4 Haziran 2015 Perşembe

04.06.2015 Genel Gündem

04.06.2015 Perşembe

GÜNDEM

Basın Konseyi'nden Cumhuriyet'e Destek 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet gazetesi ve Can Dündar hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından Basın Konseyi heyeti, gazeteye ziyarette bulundu. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve yüksek konsey üyelerinden oluşan heyet, öğle saatlerinde Şişli'deki Cumhuriyet gazetesine geldi. Türenç, "Dayanışma ruhuyla geldik. Gazetecilik adına sergilediğiniz bu onurlu tavrı desteklemek için geldik. Bir de kutlamak için geldik. Sözün başladığı yerdeyiz. Bir bedel ödenecekse hep beraber ödeyeceğiz" dedi. Türenç, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet, 42 yıl hapis cezası isteminden dolayı dehşete kapıldıklarını söylerken, Dündar esprili bir şekilde, "3 kere reankarne olmam lazım. Gidip gelmem lazım yani" diye konuştu. Gazetenin genel yayın yönetmeni Can Dündar, heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek, "Bizim gazetemizde 'Alo Fatih' hattı yok. Arayayım da susturayım şeyi olmuyor. Tersine arandıkça biz daha üst perdeden tepki veriyoruz. Sizin desteğiniz de bize çok büyük güç veriyor. Yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Doğru yolda olduğumuzu görüyoruz. Gazetecilik bayrağının hala yere düşmediğini görüyoruz" diye konuştu. Daha önce de bazı gazetecilerin Silivri Cezaevi'ne koyulduğunu söyleyen Türenç, "Basın Konseyi Başkanı olarak diyorum ki bir daha hiçbir hiç bir gazeteciyi o zindanlara tıktırmayacağız" dedi
Milliyet

Menderes'e de Aynı Oyunu Oynadılar 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapımı tamamlanan tesislerin açılısını yapmak için gittiği Bingöl ve Mersin'de vatandaşlara hitap etti. "Dün Menderes'i köpek, bebek iftiralarıyla mahkeme önüne çıkarmışlardı, bugün benzer bir oyunu, altın klozet kapağı gibi iftiralarla yapmaya çalışıyorlar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hemen yazılı gönderdim; gel, gez. Eğer bir tane altın klozet kapağı bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım. Sen CHP'nin basını bırakabilecek misin? Ama bunlarda yalan çok. Bunun üzerine ne dedi? 'Ben öyle demedim.' Çark etmeye başladı. Millet boşuna 'Çarkçı Kemal' demiyor. Millete rezil oldu" dedi. Erdoğan şunları söyledi: "İşte bakıyorsunuz Şırnak'ta insanları öldürüyorlar, Siirt'te muhtarı öldürüyorlar, 6-7-8 Ekim'de ne yaptı, bu terör örgütünün arkasındaki partinin basındaki dedi ki 'dökülün sokağa.' 50 kardeşiniz öldü mü? Kimdi ölenler; Kürtler. Öldüren kim; Kürtler. Kürt'ü Kürt'e öldürttü bunlar ya." "Gençler ben de sizden bir şey bekliyorum. Siz de en güçlü, en kaliteli üniversitelere gireceksiniz. Tamam mı? Çok çalışacaksınız. Onlar zaten sizin bu kabiliyette olduğunuzu bildikleri için rahatsız oluyorlar. Dindar bir nesil gelecek diye rahatsız oluyor."
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 102, 3713-102, 4759
ABD Doları 2, 6855-2, 6865/ Euro 3, 0258-3, 0294/ İngiliz Sterlini 4, 1160-4, 1229     

Migros Seçim Sonrasına Kaldı 
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olan Tuncay Özilhan, Rekabet Kurulu'nun Migros üzerinde tek kontrolün sağlanmasına ilişkin başvurunun nihai incelemeye alınması ile ilgili herhangi bir gelişme olup olmadığına yönelik, "Büyük ihtimalle seçimden sonra olacak" dedi. Aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Özilhan, yaptığı açıklamada, Rusya'da tekrar çarklarının dönmesi ve yeniden talebin oluşmasının bir miktar daha zaman alabileceğini, tüketicinin bunu hissetmesinin ikinci yarıdan sonra artabileceğini tahmin ettiğini dile getirdi. Rublenin dolar karşısındaki değer kaybına karşın, bazı işadamlarının "Ruble ile ticareti daha pratik hale getirebiliriz" önerisi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Özilhan, "Bu öneri çok uygulanamayacak diye düşünüyorum. Bu konuda hükumetin de, Ekonomi Bakanlığı'nın da bir takım önerileri oldu, bazı anlaşmalar yapıldı. Ama o yönde aşağı yukarı hiçbir faaliyet olmadı desem doğru olur" diye konuştu. Anadolu Efes'in Rusya'da talebe bağlı olarak Moskova ve Rostov'daki bira üretim faaliyetlerini durdurması ile ilgili soruları da yanıtlayan Tuncay Özilhan, "İki fabrikayı kapattık. Ama ileride talep olduğu takdirde tekrar açma imkanımız olabilir" dedi. Migros'taki son durum ile ilgili de konuşan Özilhan, Rekabet Kurumu'nda üyelerin tayin edilmesinin beklendiğini, buna yönelik bir süre tahmininin olup olmadığı yönündeki soruyu ise "Büyük ihtimalle seçimden sonra olacak" diye yanıtladı
Hürriyet

Barcelona, 4 Yıl Boyunca 'Lassa' İsmiyle Oynayacak 
Sabancı Grubu'nun Brisa şirketinin ürettiği lastik markası Lassa, dev kulüp FC Barcelona'ya sponsor oldu. Anlaşmaya göre Lassa, 'Global Resmi Lastik Partneri' olarak anılacak olan kulübün, futsal (salon futbolu), basketbol, hentbol, ve tekerlekli paten hokeyi takımlarının ismi 'FC Barcelona Lassa' olarak kullanılacak. Her yıl sadece gezmek için 2 milyon kişinin geldiği Camp Nou stadyumunda, Lassa reklamları yer alacak. Kulübün 'Global Resmi Lastik Partneri' olarak anılacak olan Lassa ise bu anlaşma çerçevesinde Barcelona kulübüne 21.6 milyon avro ödeyecek. Ayrıca anlaşma süresince Lionel Messi, Neymar Jr, Luis Suarez, Andres Iniesta gibi ünlü futbolcular, özel araçlarında Lassa lastiklerini kullanacak. Ünlü FC Barcelona yıldızları, reklam filmleri dahil tüm Lassa iletişim çalışmalarında yer alabilecek. Söz konusu anlaşma, Brisa Genel Müdürü Hakan Bayman ve FC Barcelona Kulübü Başkanı Josep Maria Bartomeu tarafından dünyaya duyuruldu. Lassa, söz konusu anlaşmayla, FC Barcelona ile birden fazla spor branşında küresel iş birliği yapan ikinci marka oldu. 1 Haziran 2015 - 30 Haziran 2019 dönemini kapsayan anlaşmanın resmî imza töreni, 2015-16 futbol sezonunun başlangıcı olan ağustos ayında, FC Barcelona'nın stadı Camp Nou'da düzenlenen bir etkinlikle yapılacak. Brisa Genel Müdürü Bayman, "Brisa olarak, Türkiye lastik sektöründeki lider markamız Lassa'nın adının, FC Barcelona'ya çok yakıştığını düşünüyoruz. Bugün 60'ı aşkın ülkede araç sahipleri ve sürücülerle buluşan Lassa markamız söz konusu iş birliği ile yurt dışı pazarlarda Türkiye'yi temsil edecek. Büyük heyecan duyuyoruz" dedi. FC Barcelona Başkan Yardımcısı ve Finans ve Strateji Departmanı Başkanı Javier Faus i Santasusana ise "Kulübümüz için tüm branşlarda global bir partner arıyorduk. Bundan iyi bir partner edinemezdik" dedi.
Türkiye

Oto Pazarında 'Görece' Artış 
Geçen ay binek ve ticari araç satışları, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40.3 artışla 81 bin 542 adede yükselirken, toplam pazar, bu yılın ilk 5 ayında baz etkisiyle yüzde 52.8 artarak 346 bin 392 adede çıktı. Geçen ay fuarın da etkisiyle 100 bin civarında gerçekleşmesi beklenen satışlar, bu beklentilerin gerisinde kalırken, nisan ayından da düşük olması dikkat çekti. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) açıkladığı verilere göre mayıs ayında otomobil satışları yüzde 35.6 artarak 62 bin 878 adet oldu. Hafif ticari araç satışları ise, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59 artışla 18 bin 664 adede yükseldi. Geçen ay toplamda 81 bin 542 adetlik satış gerçekleşirken, nisan ayındaki 91 bin 602 adedin altında kalması dikkat çekti. Nitekim ilk 4 ayda satışlar, her ay düzenli olarak artmıştı. Bu artışın gerçekleşmemesinde, sektördeki eylemlerin ve kurlardaki düşüş yönlü oynamaların rol oynamış olabileceği belirtiliyor. ODD, fuar dönemindeki satışların etkisinin ise, daha çok haziran ayında hissedileceğini belirtmişti. Geçen ay bazı otomotiv fabrikalarında yaşanan iş bırakma eylemleri nedeniyle üretim kayıpları yapanmış, bu nedenle ihracatta da yaklaşık 500 milyon dolarlık kayıp oluşmuştu. İç pazardaki satış rakamlarında da düşüşler olmasında, eylemlerin etkisinin hissedildiği belirtiliyor. Nitekim özellikle yerli üreticilerin, eylemin sona ereceği tarihi kestirememesi, yeterli satış yapılamamasına neden oluyordu. Yine aynı verilere göre bu yılın ilk beş ayında gerçekleşen otomobil satışları, geçen yılın önceki dönemine oranla yüzde 45.7 artarak 260 bin 80 adede, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 79.1 artışla 86 bin 312 adede yükseldi. Toplamda 346 bin 392 adede ulaşan otomotiv pazarı, böylelikle aynı dönemde en yüksek satış rakamlarına ulaşılan 2011 yılını da geride bıraktı.
Milliyet

Enflasyondaki Yükselişe Gıda Freni 
Yılbaşından bu yana enflasyon üzerinde etkili olan gıda fiyatlarının mayısta düşmesi enflasyona da yansıdı. Mayısta tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 0.56 artarak beklentilerin altında kaldı. TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8.09, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 6.52 olarak gerçekleşti. Mayısta aylık en yüksek artış yüzde 10.06 ile giyim ve ayakkabı grubunda olurken, aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 2.68 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde görüldü. Tüketici fiyatları bazında mayısta en yüksek fiyat artışı görülen ürün ise yüzde 28.38 ile limon oldu. Enflasyon rakamlarını değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, aylık enflasyonun beklentilerin altında geldiğini belirterek, "Eğer dünyada yeni bir dalgalanma olmazsa, FED ile ilgili endişeler artmazsa, bugünkü stabil seyir sürerse o zaman parite etkisi de azaldıkça enflasyon aşağıya doğru inmeye devam edecek" dedi. Gıdanın enflasyondaki artış etkisinin yerini düşüşe bıraktığını, bunun enflasyon açısından sevindirici bir gelişme olduğunu vurgulayan Işık, "Önümüzdeki süreçte belki ramazan ayından dolayı bir duraksama olabilir ama ramazandan sonra gıdanın, tarımın enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi ortadan kalkacak ve enflasyon düşüşüne devam edecek" diye konuştu.
Star

722 Milyon Dolarlık Yasak Kalktı 
Türkiye'nin en büyük beyaz et pazarı Irak'a tavuk ve yumurta ihracatı yeniden başlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, kuş gribi gerekçesiyle Türkiye'den yapılan tavuk ve yumurta ithalatını durduran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bu kararını yarından itibaren kaldırma kararı aldığını bildirdi. Geçen ay bazı küçük işletmelerde kuş gribinin görülmesi üzerine bazı ülkeler, Türkiye'den yaptıkları tavuk eti ithalatını durdurmuştu. Teknik bir heyetin temaslarının yanı sıra kendisinin de IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani ile telefonda yaptığı görüşmede, Türkiye'nin bu hastalık açısından herhangi bir riski olmadığını ve alınan tedbirleri anlattıklarını kaydeden Eker, "5 Haziran tarihi itibarıyla yasağı kaldıracaklarını bildirdiler. 5 Haziran'dan itibaren ihracat tekrar başlayacak" dedi. Bakan Eker, Irak'a yapılan yumurta ve tavuk eti ihracatının çok önemli olduğunu dile getirerek, "Geçen yıl 722 milyon dolarlık tavuk eti ve yumurta ihracatı gerçekleştirdik. Tavuk eti ihracatının yüzde 71'ini, yumurtanın ise yüzde 85'ini Irak'a yapıyoruz. Bu yıl ihracatın artması da mümkün" diye konuştu. Eker, Rusya'nın da ihracatın önünü açtığını anımsattı.
Vatan

Memur İlk Altı Ay İçin Ek Zammı Garantiledi 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV'nin canlı yayınında soruları yanıtlarken, memura ödenecek enflasyon farkına yönelik de değerlendirmelerde bulundu. 5 aylık enflasyonun yüzde 5.3 çıkmasıyla memura ek zam yapılması ihtiyacının doğduğunu belirten Simsek, verdikleri söz gereği aradaki farkı telafi edeceklerini söyledi. Bakan Simsek, bunun da maliyetinin 1.5 milyar TL tutacağını kaydetti. Enflasyon hedefiyle ilgili manşet enflasyonun yükseldiğini ancak çekirdek enflasyonun iyi olduğunu vurgulayan Şimşek, bunun da birkaç ay içinde enflasyonu düşüreceğini belirtti. Enflasyonu gıda fiyatlarının yükselttiğini bunun da nedeninin Rusya'daki sıkıntı ve kuraklık olduğunu belirten Şimşek, bir diğer faktörün ise doların küresel piyasalardaki yükselişi olduğunu vurguladı.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Erdoğan'ı Hedef Alan Bizi Hedef Almıştır 
İstanbul 1. Seçim Bölgesi'ndeki ilçeleri dolaşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Beykoz'daki mitingden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a selam gönderdi. Davutoğlu, "Onu hedef alan bizi hedef almıştır. Ona yönelen her tehdit bize yönelmiştir. Onun 12 yıllık başarı hikayesiyle Cumhurbaşkanlığı'na taşıdığı miras üzerinden şimdi ikinci yarı başlıyor" dedi. Başbakan Davutoğlu önceki gün başladığı İstanbul ilçeleri turuna dün Beykoz, Ataşehir, Ümraniye, Sancaktepe, Kartal, Pendik ve Tuzla'da devam etti. Daha sonra da Yalova'da halka seslendi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "7 Haziran kritik bir dönemeç. 12 yıllık kazanımlarımızın devam edip etmeyeceğini o dönemeçte hep beraber göreceğiz. Onun için meydanlardayız. Onun için şu ana kadar 73 vilayetimizde 97 miting yaptık. Türkiye'nin her yerinde vatandaşlarımızla buluştuk. HDP Eşbaşkanı buraya gelip özgürlükten bahsediyor. Sonra Doğu'da, Güneydoğu'da halkı tehdit ediyor. HDP barajı geçemezse kan kusturacaklarmış. Kandan, terörden, şiddetten bahsedene meydanı bırakır mıyız? CHP Genel Başkanı HDP ile işbirliği halinde 'Diyanet'i kapatacağız, imam hatiplerin orta kısmını kapatacağız' diyor. İzin verir miyiz? 2002'den bu yana her türlü tuzağı kurdular. Kurucu Genel Başkanımız Erdoğan'ı siyaset yasaklısı yaptılar. Partimizi kapatmak istediler. Biz kanun dışı fiile girdik mi? Bekledik AYM kararını. Şimdi HDP'liler milletin huzurunda, milletin kararını beklemeden tehditler savuruyorlar. Biz o tehditlere pabuç bırakır mıyız? Diğer parti genel başkanları Türkiye'nin sadece bir kesiminde, bir kısmında dolaşıyor. Biz kartallar gibi göklerde, semalarda, zirvelerde uçarız. Akbabalar gibi fırsat kollamayız. Kargalar gibi sürünmeyiz. Biz birinci parti olmazsak, biz bırakırız. Siz bırakır mısınız dedik, 'Hayır' diyorlar. Çünkü onlar kartal değil, onlar sürülerle uçarlar. Etraftaki çetelerle uçarlar."
Hürriyet

Pensilvanya İle 12 Yıl Birlikte Olmadık 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik "Kandil'in, Pensilvanya'nın milliyetçisi" sözlerine sert tepki gösterdi. Seçim mitinglerine Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay'da devam eden Bahçeli, özetle şunları söyledi: "7 Haziran'da yalan gidecek, talan bitecek; Türkiye yükselecektir. 7 Haziran bayrağı tahrik sayan, Türk olmayı suç gören, haçlı heveslerine payandalık yapan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin son günü, iktidar ömrünün son nefesidir. Erdoğan her gün miting yapmaktadır. 7 Haziran yaklaştıkça Erdoğan azgınlaşmaktadır. Cumhurbaşkanlığından fiilen inmiştir. Çünkü Erdoğan bu makama layık değildir. Mizaç ve meşrebi buna uygun değildir. Erdoğan siyasetin dibindedir. Erdoğan, Davutoğlu'nun yetersizliğinden takviye güç olarak, görüntü de yedek, gerçekten asıl oyuncu olarak meydanlara çıkmış, fitnenin sözcüsü olmuştur. Her gün bize sövüyor. Be hey densiz, bey hey kanun tanımaz, ahlak bilmez; sen Cumhurbaşkanısın, sen devletin başısın. Ne geziyorsun meydanlarda, bizimle ne uğraşıyorsun? Erdoğan oyundur, yalandır, aldatmadır, tuzaktır, komplodur. Bize Kars'tan Esad'ın, Pensilvanya'nın, Kandil'in milliyetçisi diyor. Halt ettin Erdoğan. Yine çaktın Erdoğan. Yine yanlışa battın Erdoğan. Biz zalim Esad'a çok şükür kardeşim demedik, ailece tatile çıkmadık. Biz Pensilvanya'nın kuyruğunda gezmedik, 12 yıl birlikte olmadık. Hele hele Kandil'in yolunu hiç bilmedik. Ve sadece gidersek, Türk bayrağı dikmek için gideceğimizi söyledik. Erdoğan sen Esad'ın kirli bir kopyası, Pensilvanya'nın eski sevdalısı, Washington'un daimi tutsağı, Kandil'in tavizsiz havarisi, Ermeni hısmı, Türklüğün yaşayan düşmanısın. Adana'da yakalanan MİT TIR'ları yardım götürüyormuş. Türkmenler her gün ölüyor, Erdoğan ve zihniyeti selefi gruplarla düşüp kalkıyor. Biz Kerkük derken, Erdoğan Mursi'yle dört parmak hesabı yapıyordu. Biz Türkmenler için yanıp tutuşurken; Erdoğan peşmerge nifakıyla varil varil petrol anlaşması imzalıyor, sıra gecelerinde çiğ köfteli eğlenceler düzenliyor. Bayır Bucak Türkmenleri canımızdır, Türkmeneli Türk'tür, Türk kalacaktır. Erdoğan 'Hatay Pazar günü sandıkları patlatıyor mu?' dedi. Erdoğan sandığın patlayıp patlamamasıyla niçin ilgileniyor. Şereşi ve namuslu bir cumhurbaşkanı her siyasi partiye eşit mesafede durmayacak mı? Erdoğan, 'Gönlümde aslan yatıyor' diye AKP'ye gönderme yapıyor. Gönlünde yatan ampullü sırtlanı Hataylı iyi bilir. Davutoğlu'nun isim koleksiyonuna diyeceğim yok. Kimi pul biriktirir kimi unvan. Unvan serisine yenileri eklendi. Hata Ahmet, aciz Ahmet, müşis Ahmet, yalan Ahmet olarak akıllarda kalacaktır."
Hürriyet

Başbakan'ı Aradım 'Önlem Alın' Dedim 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları sırasında Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın kendisini sorumlu gösterdiği Kobani olaylarından bir gece önce Başbakan ile telefonla görüştüğünü açıkladı. Demirtaş, Kobani olayları konusunda büyük bir haksızlık, yalan, iftira kampanyası yürütüldüğünü, yaşananları kendilerinin de bildiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Ben 5 Ekim akşamı sayın Başbakan ile kapalı bir telefon görüşmesi yaptım. 10 dakika kadar. Aslında kamuoyu bu görüşmeyi bilmiyor. Fakat, ben o görüşmede 10 dakika boyunca sayın Başbakan'a şunu anlatmaya çalıştım. Biz Başbakan ile konuştuğumuzda çağrı falan da yapmamıştık. 'Şu anda insanlar sokağa çıktı' dedim, 'Her tarafta sokağa çıkıyor insanlar, durum çok kritik ve lütfen bu gece müdahale edelim, ne olur bu gece ne yapılacaksa birbirimize yardım edelim ve sınır kapısı IŞİD'in eline geçmeden gerekli desteği sunalım' dedim. Çünkü, 'Söz vermiştiniz. Üzerinden bir hafta geçti görüşmemizden söz vermiştiniz, destek olunacaktı ama olmadınız ve insanlar çok öfkeli ve şu anda sokaktalar haberiniz var mı' dedim. Çağrı da yapmamıştık. Sayın Başbakan bunu inkar edemez herhalde bütün ricalarıma, ısrarlarıma rağmen durumu anlamakta uzak, oyalamacı, ciddiyetsiz bir tavır sergiledi. Bir başbakana yakışmayan, bir başbakan sorumluluğu ile hareket etmediğini anlamıştım ve durumu okuyamadığını arkadaşlarıma belirttim ve 'Başbakan durumu okuyamıyor, durumun ciddiyetinin farkında değil' demiştim. Şimdi çıkmış beni suçluyorlar, ama kusura bakmasınlar konuşacak çok şey var ama inşallah geniş zaman bütün bunları kısmet olur Başbakan ile bir canlı yayına çıkarsak beraber tartışırız. Biz Amerika'nın, onun bunun uşaklığını asla yapmadık. Asla hiçbir yerden kirli ilişki içerisine emir talimat ilişkisi içerisine girmedik. Bir halk çocuğuyuz, bir halk hareketiyiz, bir Türkiye partisiyiz."
Milliyet

'Yaşasın Cumhuriyet!' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün memleketi Tunceli'de düzenlediği mitingde, "Kendimi Dersim'in vicdanına teslim ediyorum" dedi. Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Sizin haklarınızın teslime dilmesi için sadece CHP kanun teklifi vermiş ve arkasında durmuştur. İnşallah göreceksiniz CHP iktidarında özgür bir Türkiye'yi el birliğiyle kuracağız. Hiçbir ayrım yapmadan bu ülkeye barışı getireceğim. Tunceli'nin bir özelliği daha var. Evliyalar diyarıdır. Bir Tuncelilinin başbakan olması barışın güvencesidir. Bir Dersimlinin Başbakan olması Türkiye'ye huzurun gelmesi demektir. Anadolu'nun kuş uçmaz kervan göçmez bir köyünde doğdum. Bu topraklarda doğdum. Ankara'ya, İstanbul'a gittim. Her zaman her yerde yaşasın cumhuriyet dedim ve diyeceğim de" "Nereye gitsem bir Tuncelili kardeşim gelip iş istiyor. Ankara'da oturan beyler Tunceli'yi görmüyorlar. Kılıçdaroğlu sözü, benim başbakanlığımda işsizlik sorununu Tunceli'de sıfırlayacağım. Yine konvoy halinde itiraz edecekler? Tunceli'nin nüfusu nedir ki zaten? 13 yıldır dışladınız. Sizden bir şey, düşünmenizi istiyorum. Türkiye'nin içinde bulunduğu bataktan kurtulması lazım. Dersim'in anneleri, sizin ne kadar acılar çektiğinizi biliyorum. Anneler çocuğunuz işsizde evimizde huzur yok diyorsunuz. Ben sizden biriyim. Açlık, yoksulluk, işsizlik nedir bilirim. İşin özeti şu ne düşünüyorsunuz Dersimli diye sorarsanız bana; Dersimli'nin bir uygarlık arayışı, insan sevgisi, vicdanı vardır. Ben kendimi Dersimli'nin vicdanına teslim ediyorum." "O Ankara'da oturan beylerden birisi annelere bir şey söylemiş. Ne söylediklerini şaşırıyorlar. Tuvalet temizlemekten bahsediyorlar. Tuvaleti temizleyen insan insan değil mi? Hırsızlık yapmıyor. Tuvalet temizleyip çoluk çocuğunun rızkını kazanan o insanların gözlerinden öpüyorum. Haramilerin iktidarını hep birlikte yıkacağız."
Vatan

DÜNYA 

Sisi'ye Kırmızı Halı Tepki Çekti 
2013 darbesiyle Mısır'da Müslüman Kardeşler destekli seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi devirdikten sonra seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin Almanya'da kırmızı halıyla karşılanması tepki çekti. Cumhurbaşkanı Joachim Gauck tarafından karşılanan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ikili görüşme yapan Abdülfettah es-Sisi'nin resmi kabul görmesi hem siyaset dünyasından hem de medyadan tepki çekti. 3 günlük resmi bir ziyaret için salı akşamı Almanya'ya gelen Sisi dün Almanya Cumhurbaşkanı Gauck tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı Schloss Bellevue'nin kapısında karşıladı. Görüşme sürerken Sisi karşıtları, sarayın uzağında bir noktada, yanlıları ise Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde gösteri yaptı. Ellerinde "İdam cezalarını durdurun" ve "Askeri darbeye hayır" yazan dövizler taşıyan Sisi karşıtları, "Çocuk katili Sisi" ve "Mursi reisimiz" diye slogan attı. Es-Sisi, Gauck ile yaptığı görüşmenin ardından Başbakan Angela Merkel'le bir araya geldi. Merkel, Sisi ile basın toplantısında, Mısır'ın Ortadoğu'da barışın sağlanmasında ve teröre karşı mücadelede stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Merkel, Mısır'da istikrarın güvence altına alınması ve ekonomisinin gelişmesinde Almanya'nın elinden geleni yapacağı sözü verdi. Başbakan Merkel, Mısır'daki idam cezalarını da eleştirdi ve Almanya'nın idam cezasını reddettiğini söyledi. Toplantı sırasında bir genç kadın ayağa kalkıp "Sen katilsin. Sen Nazisin. Sen faşistsin" diye slogan attı. Mısırlı gazeteciler ise "Mısır çok yaşa" diye slogan attı. Ortalık bir anda karıştı. Almanya Federal Meclisi Başkanı Lammert, Sisi ile yapacağı görüşmeyi Mısır'daki insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek iptal etmişti. Yeşiller milletveki Franziska Brantner, "Muhalişeri Kahire hapishanelerinde zorbalığa maruz kalırken Sisi'ye kırmızı halı seriliyor" diyerek tepki gösterdi.
Hürriyet

BBC Yanlışlıkla İngiltere Kraliçesi Elizabeth'i Öldürdü! 
İngiliz yayın kurumu BBC'de çalışan bir muhabirin, sosyal medya hesabından İngiltere Kraliçesi 2'nci Elizabeth'in (89) hayatını kaybettiğini yazması paniğe yol açtı. BBC muhabiri Ahmen Khawaja Twitter hesabından attığı "son dakika" mesajında, Kraliçe'nin öldüğünü bildirdi. Khawaja, bir sonraki mesajında ise Kraliçe'nin hastaneye kaldırıldığını ve kısa bir süre içerisinde konuya ilişkin açıklama yapılacağını yazdı. Daha sonra "yanlış alarm" verdiğini bildiren Khawaja mesajlarını sildi. Ancak atılan ilk tweet hızlı bir şekilde yayıldı ve bazı uluslararası basın kuruluşları da bu bilgiyi sosyal medyadan paylaştı. BBC'den yapılan açıklamada, "Ölüm ilanıyla ilgili yürütülen teknik bir provada, bir BBC muhabirinin Twitter hesabından mesajlar yanlışlıkla gönderilmiştir. Özür dileriz" denildi. Kraliçe'nin resmi konutu olan Buckingham Sarayı'ndan yapılan açıklamada ise Kraliçe'nin herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığı belirtilerek, "Rutin sağlık kontrolü kapsamında kısa bir süreliğine hastaneye gitti ve kontrollerin ardından hastaneden ayrıldı" denildi.
Türkiye

Seçilmiş Cumhurbaşkanının Yetkisine 'Meclis Freni' 
AB üyesi Çek Cumhuriyeti'nde merkez sol hükümet, cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlamak için yasa taslağını onayladı. Yasalaşmak için meclisin iki kanadında da beşte üçünün onayını alması gereken tasarıda cumhurbaşkanının merkez bankasının yönetim kuruluna atama yetkisi kaldırılıyor. Tasarının yasalaşması halinde meclisin üst kanadı merkez bankasının yedi üyesini seçme ve veto etme yetkisini cumhurbaşkanından devralacak. Cumhurbaşkanın kabineyi atama yetkileri de tırpanlanacak. 2013'te yapılan değişiklik sonucu Çek Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanı halkoyuyla seçiliyor. 2013'te seçilen Zeman, kronun değeri ve euroya geçiş konularında Merkez Bankası'yla sık sık görüş ayrılığına düşüyordu. Yasalaşması halinde 2016'da yürürlüğe girecek uygulamanın görevdeki merkez bankası başkanının yerine seçim yapılacağı zamana hazır olması planlanıyor. Üç partinin koalisyonundan oluşan hükümet, yasayı geçirmek için mecliste muhalefetin desteğine ihtiyaç duyuyor.
Milliyet

Kürt Devleti Bombardımanı 
Koalisyon güçleri ve PKK'nın Suriye uzantısı PYD, Suriye'nin demografik ve etnik yapısını değiştirecek çirkin bir oyun için işbirliğine başladı. İki grubun, 30 ve 31 Mayıs günlerinde düzenlediği ve çoğunluğu Arap 10 bin sivilin yerinden edildiği operasyonun arkasından, Osmanlı'dan bu yana neredeyse pek de değişmemiş bölge demografisini yeni baştan yazacak sinsi bir oyun çıktı. İstihbarat kaynakları, koalisyonun, tıpkı Körfez Savaşı sonrası oluşturulan 'Kuzey Irak' gibi 'Kuzey Suriye' oluşturma planı içerisinde olabileceğine işaret ediyor. Suriye'deki Kürt nüfusu, yoğun olarak, Afrin Dağı, Ayn-el Arab-Kobani ve Cezire-Haseke bölgelerinde yaşıyor. PYD, bu bölgelerin tamamını ele geçirmesine karşın, coğrafi olarak kopuk bu kantonlar arasındaki topraklarda güçlü Arap aşiretlerinin bulunması nedeniyle, istediği siyasi kontrolü tam olarak sağlayamıyor. Koalisyon güçleri ile PYD'nin işbirliği ise Arapların, Kürt kantonları arasındaki bölgeden sürülmesine dayanıyor. Buna göre, Arapların çoğunlukta yaşadığı bölgelerinin havadan bombalanmasının ardından PYD, kara operasyonu başlatıyor. PYD milisleri, bombardımandan kaçan sivilleri, özellikle Türkiye'ye doğru göçe zorluyor. Operasyonların sürdüğü Cezire bölgesi, Haseke, Rakka, Kamışlı, Deyr- ez Zur, Mayadin ve Ebu Kemal bölgelerini içine alan, Suriye içinde Arap aşiret toplumunun en güçlü olduğu bölge olarak biliniyor. Araplar bu bölgede, Ermeni, Süryani, Türkmen gibi Arap olmayan ve politik hassasiyetleri bulunan halklar birarada yaşıyor.
Star

Yerli Çocuklara Kanada İşkencesi 
Kanada'da kiliselerin açtığı ve yerli halkın çocuklarının ailelerinden zorla alınarak asimile edildiği yatılı okullarla ilgili rapor açıklandı. 6 cilt tutan komisyon raporu için 7 in kişinin ifadesine başvuruldu. Raporun özeti bile 300 sayfayı geçti. Komisyon Başkanı, "Trajediyi anlatacak kelime yok" dedi. İlki 1840 yılında açılan ve toplam 150 bin çocuğun kaydedildiği okullarda 5 bin 995 çocuğun öldüğü açıklandı. Raporda bu okulların, devletin 1883'te "yerlileri çocukken yok edin" prensibinin uygulama merkezleri olduğu anlatıldı.
Akşam

SPOR 

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, siyah-beyazlı kulübün gündemiyle ilgili LigTV'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. Orman, teknik adam arayışlarını sürdüğünü belirterek, "Yerli de olabilir yabancı da olabilir. Ben yerliyi tercih ederim. Vodafone Arena'da bir adım önde başlıyoruz. Türkiye'yi bilince 1 adım önde. Ya da burayı iyi bilecek birisi olmalı. Buraya ne hocalar geldi geçti. Galatasaray'daki 2 hocaya bakın. Mancini, İngiltere'de City ile kupa kaldırmış, geldi ne oldu? Prandelli, İtalya'ya final oynattı ama ne oldu? Örnekleri artırabilirim, Scala, Toshack, Aragones, Löw…" diye konuştu. Sivasspor'u çalıştıran eski Beşiktaşlı yıldız Sergen Yalçın ile ilgili siyah-beyazlıların başkanı, "Sergen'in başarısını istiyorum. Şimdi başarılı olması için biraz üzerine koymalı. Beşiktaş için erken buluyorum. Burası büyük kulüp" dedi. Orman, Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Mircea Lucescu ile görüştüklerini ifade ederek, "İstanbul'a gelse başka takıma gelmez. O da söyledi. Beşiktaş'ı çok seviyor. İkilem içinde kendisi. Haber beklediğimizi söyledik ona. Ancak geleceğini bekleyecek bir kulüp değildir Beşiktaş! Araç değil, amaç oluruz. Bir toplantımız var yönetimle. Konuşacağız. Şu dakikadan sonra olma ihtimalinden fazla olmama ihtimali var. Bende de şevk kalmadı. UEFA'yı alacağım, şampiyon olacağım, o ruh konuşmalı. Öyle oldu böyle oldu şeklinde olmaz" dedi. Slaven Bilic'le devam edilmemesi konusunda açıklama yapan Orman, "Şampiyon olsak Bilic ile yollar ayrılır mıydı? Yönetim kurulundaki arkadaşlarım da önemli. Keşke şampiyon olsaydık. Beşiktaş şampiyon olsaydı yüzde 99 devam ederdik" ifadelerini kullandı
Türkiye

Anadolu Efes Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto play-off yarı final üçüncü maçında deplasmanda Trabzonspor Medical Park'ı 59-54 mağlup etti ve seriyi 3-0 kazanarak finale yükselen ilk takım oldu. Maça evsahibi ekip hızlı başladı ve ilk çeyreği 14-6 üstün geçerken soyunma odasına da 29-24 önde girdi. Anadolu Efes üçüncü periyodun başlamasıyla farkı eritmeye başladı ve 4. dakikada maçta ilk kez öne geçti: 39-37. Final bölümüne 46-37 önde başlayan Efes bitime 5 dakika kala farkı 10'a çıkardı: 50-40. Can Altıntığ'ın çabasıyla fark 52 saniyeye girilirken 2'ye düştü: 54-52. Kalan bölümde Anadolu Efes, Janning'in üçlüğü ile rahatladı ve karşılaşmadan 59-54 galip ayrılarak finaldeki rakibini beklemeye başladı.
Türkiye

Fenerbahçe'de Sportif Direktör Giualiano Terraneo'nun göreve gelmesinin ardından transfer çalışmaları hız kazandı. Fener, Shakhtar'ın Bre zil ya lı for veti Adriano için temaslara başladı. Ancak en büyük handikap Shakhtar'ın 10 milyon euro'luk bonservis bedeli istemesi. 28 yaşındaki futbolcunun Ukrayna kulübü tarafından satış listesine konulduğu bu nedenle Fenerbahçe Yönetimi'nin fiyat indirimi için pazarlıklara başlayacağı öğrenildi. Terraneo'nun, Tottenham'ın stoperi Kaboul için de İngiliz kulübü ile temasa geçtiği öğrenildi. 5 milyon 500 bin euro bonservis bedeli bulunan Fransız defans oyuncusu için Kanarya 2 milyon 500 bin euro önerdi, pazarlıklar sürüyor. Fenerbahçe taraftarlarını sevindirecek bir haber de Manchester United'in Hollandalı golcüsü Van Persie'den geldi. 31 yaşındaki forvet oyuncusu, "Artık her hafta oynayacağım bir takıma gitmek istiyorum. Bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde basın toplantısı yapacağım" dedi. Kanarya'nın Van Persie ile yakından ilgilendiği biliniyor. İtalyan devi Juventus'un da devrede olduğu belirtildi.
Star

G.Saray, Bursaspor'u 3-2 yenerek ligden sonra kupayı da kazandı. 2'de Melo, Josue'yi indirdi, Fernandao'nun şutunda top direkten döndü ama hakem faul verdi. 5'te Volkan çevirdi, Fernandao vurdu, üst direkten dönen topu Sinan çizgi üzerinden çıkardı. 10'da Volkan karşı karşıya pozisyonda Sinan'ı geçemedi. 16'da Yasin'in çıkardığı topta Sneijder vurdu, az farkla dışarı gitti. 26'da Alex Telles'i Volkan Şen'i indirdi, Fernandaou penaltıda affetmedi: 1-0. 39'da Yasin vurdu, Harun kornere çeldi. 40'da Sneijder ortaladı, Burak Yılmaz topu ağlara yolladı: 1-1. 48'de Selçuk'ın ara pasında Burak plase vuruşla fileleri havalandırdı: 1-2. 56'da Belluschi vurdu, Sinan kurtardı. 58'de Belluschi'nin pasında Volkan Şen, Sinan'ı avladı: 2-2. 60'da Selçuk'un pasında Burak bir kez daha Harun'u mağlup etti: 2-3. 61'de Fernandao kafayı vurdu, üst direkte patladı. 83'te Josue vurdu, Sinan Bolat gole izin vermedi.
Star

Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu ay sonunda yapılacak başkanlık seçimi için eski başkan Haluk Ulusoy tekrar göreve talip olduğunu resmen kamuoyuna duyurdu. Ulusoy dün yaptığı açıklamada su ifadeleri kullandı: "Bugün, maalesef Türk futbolunun iyi yönetilemediği gerçeği ve geldiği vahim durum her türlü gösterge ile apaçık ortadadır. Ülkemi çok seviyorum, Türk futbolunu çok seviyorum. Bana her ihtiyaç duyulduğunda Türk futboluna en iyi şekilde hizmet etmek için tasın altına sadece elimi değil, yüreğimi de koydum. Her zaman futboldan bir şeyler almak isteyenlerden değil, aksine futbola bir şeyler katmak isteyenlerden oldum. Bu nedenlerle; Türk futbolunu hak ettiği seviyeye tekrar çıkarmak, ileriye götürmek ve Türk futboluna hizmet etmek için göreve hazırım ve adayım." Ulusoy, 1997-2004 arasında başkanlık yapmış, Milli Takım hem Avrupa Şampiyonası'na hem de Dünya Kupası'na katılmış, dünya üçüncüsü olmuştu. Haluk Ulusoy, çeşitli futbol kulüplerinde yönetmelik de yaptı.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme