8 Haziran 2015 Pazartesi

08.06.2015 Genel Gündem

08.06.2015 Pazartesi

GÜNDEM 
3 Formül 
Seçmen, Kasım 2002'den beri 13 yıl boyunca kesintisiz ülkeyi yönetme görevini üstlenen AK Parti'nin tek başına iktidarına son verdi. Yeni dönemin hükümet formülleri arasında üç temel seçenek bulunuyor. Türk siyaseti, bugünden itibaren, "koalisyon, azınlık hükümeti ve geçici seçim hükümeti" ihtimallerini deneyerek yeni bir yol arayacak. İlk seçenek AK Parti öncülüğünde, bir koalisyon için yeni arayışın başlatılması olacak. Bunun için AK Parti, 276 güvenoyunu alabilecek ortak arayacak. Koalisyon hükümeti kurulamazsa o zaman "dışarıdan" bir ya da iki partinin desteğiyle azınlık hükümeti kurabilecek. Bunlardan sonuç alınamaması durumunda son seçenek ise partilerin güçleri oranında temsil edileceği "geçici Bakanlar Kurulu" ile erken seçime gidilmesi olacak. Türk siyasetinin önündeki seçenekler şöyle: Cumhurbaşkanı, teamüle göre, ilk olarak en çok oyu alan partinin genel başkanına hükümeti kurma görevini verecek. AK Parti, ana muhalefet partisinden başlayarak tüm partilerle görüşüp, iktidar formüllerini sunacak. AK Parti'nin, çözüm süreci işbirliği nedeniyle HDP; siyasi çizgisi nedeniyle de MHP ile koalisyon kurulması formülleri ağırlıklı olarak gündeme geliyor. Ancak Türkiye'nin bir normalleşme süreci yaşaması talebi nedeniyle AK Parti ile CHP'nin sürpriz bir koalisyon kurabileceğini iddia edenler de bulunuyor. Ancak bu arayışlarda, "yeni Anayasa'nın parametreleri, başkanlık sistemi talepleri, yolsuzlukla mücadele ve Çözüm Süreci" gibi sıkıntılı konulardaki tavır belirleyici olacak. AK Parti'nin koalisyon turundan olumlu mesaj alamaması durumunda muhalefet kanadında ikili veya üçlü koalisyon seçenekleri bulunuyor. AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun hükümeti kuramaması durumunda Cumhurbaşkanı'nın ikinci görevi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na vermesi gerekiyor. CHP, MHP ve HDP'nin sandalye sayısı 276 şartını geçerek 290'ı aşıyor. Ancak siyaseten MHP ve HDP'nin uzlaşma olasılığı zayıf görünüyor. Uzlaşma yolu tıkanırsa "azınlık" seçenekleri gündeme gelecek. Bu olasılık, muhalefet partilerinden birinin AK Parti'yi veya iki muhalefet partisini dışarıdan desteklemesi şartına dayanıyor. AK Parti, belirli şartlarla MHP veya HDP'nin dışarıdan desteğini alarak kendi kabinesini oluşturmak isteyebilir. Aynı şekilde CHP, MHP veya HDP'den biriyle anlaşıp diğer partinin dışarıdan desteğini talep edebilir. Bu uzlaşma, şartlara bağlanmış bir program temelinde olabileceği gibi erken seçimi hedef alan bir işbirliği de olabilir. Böyle bir azınlık hükümeti, anlaştığı partinin desteğiyle 276 oyla güvenoyu alabilir. Ancak iktidar, kendisine destek veren partinin taleplerini ve hassas dengeleri dikkate alarak politika yürütebilir. Azınlık hükümetleri genellikle bir erken seçim takvimi esas alınarak kuruluyor. Bu olasılığın ancak çerçevesi çizilmiş bir seçim takvimiyle mümkün olabileceği ifade ediliyor. Bütün bu hükümet kurma senaryolarının dışında, Cumhurbaşkanı'na tanınan geniş yetkiler, sürpriz gelişmelere zemin hazırlıyor. Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre Erdoğan; Bakanlar Kurulu'nun güvenoyu alamaması, güvensizlik oyuyla düşürülmesi, 45 gün içerisinde yeni hükümet kurulamaması veya kurulduğu halde güvenoyu alamaması halinde seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. Bu durumda güvenoyu alamayan hükümet Anayasa'ya göre çekilecek. Koalisyon ve azınlık gibi tüm seçeneklerin tükendiği bu olasılıkta, ülkeyi seçime "geçici Bakanlar Kurulu" götürecek. Seçime giden kabine, partilerin sandalye dağılımı dikkate alınarak oluşacak. Geçici Bakanlar Kurulu'nda Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları yine bağımsız olacak. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine de bağımsızlar atanacak. Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmuyor. Geçici Bakanlar Kurulu yeni Meclis toplanıncaya kadar görev yapabiliyor.
Hürriyet
 
Yeni Bir Türkiye 
7 Haziran sonuçları, Türkiye'ye yeni bir siyasi tablo çıkardı. HDP, Türkiye partisi olmak için ilk adımını attı. Yıllardan beri yüzde 5'e indirilmesi veya tamamen kaldırılması tartışılan seçim barajı da, "kendilerine koruma sağladığı" için sesini çıkarmayan büyük partilere zarar verdi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Hürriyet'e "Bizi engellemek için korudukları seçim barajı, kendilerini vurdu" dedi. Seçim sonuçları, hem partilerin hem de liderlerin 2011 genel seçimlerine kıyasla başarı ve başarısızlıklarının fotoğrafını da ortaya koydu. AK Parti, seçimin en çok oy kaybeden partisi oldu. CHP, 2011 seçimlerindeki oyunu kılpayı korurken, HDP 6.3 puan, MHP ise 3.5 puan artırdı. Resmi olmayan sonuçlara göre, 13 yıl tek başına iktidar olan AK Parti'nin 2011 genel seçimlerinde yüzde 49.95 olan oyu yüzde 40.70'e düştü. AK Parti'nin oyu 9.25 puan geriledi. Aldığı vekil sayısı 327'den 255'e düşen AK Parti, 2011'e göre 72 sandalye kaybetti. Başbakan Ahmet Davutoğlu, girdiği ilk genel seçimde partisine en çok oy kaybettiren lider oldu. "Halkla Buluşma" adı altında mitingler düzenleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın desteği de dikkate alındığında, AK Parti seçimin "çifte kaybedeni" oldu. AK Parti'nin oy oranındaki düşüşte, hem HDP'ye hem MHP'ye hem de SP ile BBP'nin kurduğu milli ittifaka oy kaptırması etkili oldu. Daha önceki seçimlerde bu partiye oy veren muhafazakâr Kürtlerden bir bölümünün bu kez HDP'yi tercih ettiği ortaya çıktı. Orta Anadolu'daki "rahatsız" seçmenin de bu kez AK Parti yerine MHP'yi tercih ettiği görüldü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomik vaatleri ve farklı seçim kampanyasına rağmen oy toplamında ilerleme kaydedemedi. Yüzde yarımlık bir farkla CHP, 2011'deki oyunu korudu. CHP, özellikle büyük kentlerde HDP'ye kayan seçmeni, yeni projeleri ve vaatlerle gelen diğer seçmenle telafi etti. Oy oranında önemli değişim olmayan CHP, önceki seçime göre üç milletvekili kaybetti. Vekil sayısı 135'ten 132'ye düştü. CHP'nin 2011'de yüzde 25.94 olan oyu, yüzde 25.17'de kaldı. Bu sonuçlar kendisine yüzde 35 hedef koyan Kılıçdaroğlu'nu da istediği başarıya götüremedi. 2011'de yüzde 12.98 oy alan MHP, bu seçimlerde oyunu yaklaşık 3.52 puan artışla yüzde 16.50'ye çıkardı. MHP'nin yükselişinde çözüm süreci karşıtlığı ile AK Parti'den memnuniyet duymayanların etkisi oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yıllardan beri değişmeyen politikalarıyla yüzde 18 hedefine ulaşamasa da HDP'den sonra seçimin başarılı ikinci partisi oldu. 2011 seçimlerine bağımsız listelerle giren ve Meclis'te Barış ve Demokrasi Partisi olarak grup kuran Kürt hareketi, 4 yıl gibi kısa bir sürede farklı bir noktaya evrildi. BDP destekli bağımsızlar grubu 2011'de yüzde 6.58 oy oranıyla 35 milletvekiline sahipti. Hareketin eş başkanlığını yürüten Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçiminde bölge milletvekilliğinden çıkarak Türkiye'yi kapsayan dönüşümünü genel seçimde güçlendirdi. İlk kez parti olarak seçime giren HDP, riskli tercihinden başarıyla çıktı.
Hürriyet

Kim Seçildi, Kim Seçilmedi?  
7 Haziran 2015 milletvekili seçimlerine adaylıkları sürecinde bazı isimler damga vurmuştu. O isimlerden mecliste koltuk bulanlar da oldu, bulamayanlarda. AKP, CHP, HDP ve MHP'nin gündeme damga vurup yer bulan ve bulamayan adayları şöyle: AKP adaylarından biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'tı. Albayrak mecliste yer buldu. Bu durumda eski Başbakan yardımcısı Emrullah İşler'in yanısıra, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde TBMM'deki özel kalemi olan, şu anda da TİKA Başkanlığını yürüten Serdar Çam'ın eşi Selva Çam TBMM'ye girmeye hak kazanıyor. AKP İstanbul 1. bölgeden kesin girecekler arasında Anayasa Mahkemesi eski raportörü Osman Can ile Merve Kavakçı'nın kardeşi Ravza Kavakçı da yer alıyor. AKP'nin mecliste yer bulamayan iki adayından biri Ağrı'dan 2. sıra aday gösterilen Yılmaz Ensaroğlu ve İstanbul 3. bölge adayı Mahmut Övür oldu. AKP'nin İstanbul 3. bölge adaylarından, şarkıcı Uğur Işılak, Abdürrahim Boynukalın ve Özlem Zengin seçilmeyi garantilemiş isimler olarak öne çıktılar. Çatı aday olarak cumhurbaşkanları seçimlerinde gördüğümüz Ekmeleddin İhsanoğlu MHP'nin adayı olarak yer aldığı seçim sürecinden meclise girmeyi başardı. İlk sonuçlara göre, MHP'nin, Ankara 1. bölgede 4. sıradan aday gösterdiği eski CHP'li vekil Mehmet Haberal'ın oğlu Erkan Haberal da seçilemeyenler arasında oldu. Mevcut sonuçlara göre 8 vekil çıkarması beklenen CHP'nin İstanbul 2. bölge 9 sıradaki adayı Mustafa Sarıgül ve alt sıralarda gösterilmesiyle CHP'nin eleştiri oklarına sebep olan adayı Melda Onur mecliste yer alamadı. CHP'den İstanbul 2. bölgeden Balyoz Davası sanıklarından Dursun Çiçek, gazeteci Enis Berberoğlu da seçilmeyi garantileyen isimlerden. CHP İstanbul üçüncü bölgede Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu bıçak sırtında yarıştı. HDP'den öne çıkan isimler olan eş başkan Selahattin Demirtaş, Hüda Kaya ve Erdal Ataş mecliste yer bulabildi. Pervin Buldan da mecliste yer bulan kadın milletvekillerinden biri oldu. HDPAnkara 1. bölgede tek vekil çıkarıyor. Bu durumda liste başı olan Sırrı Süreyya Önder yeniden TBMM'ye girmeye hak kazandı. Ancak sanatçı Pınar Aydınlar milletvekili olarak yer alamadı. Öte yandan HDP İstanbul 3. bölgeden 5 aday çıkarabilirken 6. sırada yer alan KCK İstanbul davası kapsamında 2 yıl 3 ay tutuklu kalan, kadın hakları savunucusu çevirmen- yazar Ayşe Berktay mecliste yer alamadı. Mecliste yer alması LGBTİ hakları açısından önemli olan HDP'nin Eskişehir adayı Barış Sulu da seçilemeyen adaylardan oldu. AKP, CHP ve HDP Meclis'e üç Ermeni milletvekili gönderdi. AKP'den 2. Bölge 12. sıradan aday gösterilen gazeteci Markar Esayan; CHP'den 2. Bölge 1. sıradan aday gösterilen Selina Uzuner Doğan ve HDP'den 3. Bölge 2. sıradan aday gösterilen Garabed (Garo) Paylan yeni dönemde Meclis'te olacak.
Cumhuriyet

EKONOMİ 

Gram Altın 100, 1515-100, 2470
ABD Doları 2, 6579-2, 6598
Euro 2, 9547-2, 9587
İngiliz Sterlini 4, 0575-4, 0673

Statotil Çıkıyor 
Norveçli enerji devi Statoil, Türkiye ofisini 15 Haziran'da kapatıyor. Kararın arkasında Statoil'in Şahdeniz Projesi'nden ayrılmasının etkili olduğu kaydediliyor. Statoil, TANAP'ı da beslemesi öngörülen Azerbaycan'ın Şahdeniz doğalgaz havzasındaki hisselerini Malezyalı Petronas'a satmıştı. Söz konusu proje kapsamında, Azerbaycan'dan çıkarılacak gazın Gürcistan'dan geçip Türkiye üzerinden Avrupa'ya transfer edilmesi planlanıyor. Türkiye irtibat bürosunu 15 Haziran'da kapatma kararı alan Statoil'in bu kararında, Şah Deniz Projesi'ndeki tüm hisselerini Malezyalı Petronas şirketine satmasının etkili olduğu öğrenildi. Söz konusu hisse satışının 1 Mayıs'ta tamamlanmasıyla beraber Statoil'in Şahdeniz Üretim Paylaşımı Anlaşması, Azerbaycan Gaz Tedarik Şirketi ve Güney Kafkaslar Boru Hattı Şirketindeki ortaklıkları sona ermişti. Enerji sektöründen bir temsilci şu yorumu yapıyor; "Statoil 2001 yılında Türkiye'ye geldiğinde Azerbaycan'da sahaları ve ortaklıkları; Azerbaycan'da üretilen gazın, Türkiye doğalgaz piyasasında satılmasına yönelik hedefleri vardı. Total ve Statoil daha sonra o sahalardan çıktı. Statoil dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) oyuncularından biri. Türkiye'de bu alanda büyümeyi hedeşiyordu. Koç Grubu ile ortaklık yaptılar, LNG ticareti yapmaya başladılar. Fakat Koç Grubu, bu ortaklıkta daha sonra Statoil'in hisselerini satın aldı. Zaten geriye bir tek irtibat bürosu kalmıştı. Doğalgaz ithalatı ve toptan satışı, LNG ithalatına yönelik planlarını rafa kaldırdılar." Statoil, Türkiye'den bazı şirketlere ilettiği veda mektubunda, "Statoil, özellikle son yıllarda enerji sektöründe farklı segmentlerde yatırım için çeşitli girişimlerde bulunduysa da, ana faaliyet konusu olan doğalgazın arzından çekilmesiyle büronun Türkiye'deki varlığının sürdürülemeyeceğine karar verilmiştir. Türkiye piyasası uzun yıllar boyunca Statoil'un LPG ve LNG ihracatında önemli bir yere sahiptir. Şirketimiz Türkiye'yi dinamik, cezbedici ve daha fazla büyüme potansiyeli olan bir enerji piyasası olarak görmeye ve gelişimini ilgiyle izlemeye devam edecektir" denildi.
Hürriyet

Senaryolar Yön Verir 
Genel seçimlerin resmi olmayan sonuçlara göre HDP'nin barajı aşması ile 13 yıl aradan sonra ilk kez Türkiye'de tek parti iktidarı dönemi sona erdi. Meclis'te temsil gücünün artmasına neden olan bu sonuç demokrasi açısından önemli bir kazanım olarak görülse de, ilk etapta nasıl bir hükümet kurulacağı, erken seçime gidilip gidilmeyeceği konusundaki belirsizliğin piyasalara olumsuz etki yapması bekleniyor. Belirsizlik ile bugün borsada düşüş, döviz kurlarında da yükseliş olacağı öngörülüyor. Olası hükümet modellerine ilişkin partilerden gelecek açıklamalara göre şekillenecek piyasada hafta boyunca dalgalanma yaşanacağını öngören uzmanlara göre, Borsa İstanbul'un 80 binin üzerinde tutunup tutunmayacağına bakılacak. Teknik analizlere göre borsada endeks 80 binin altına düşerse yeni direnç noktası 76- 77 bin olacak. Hükümet netlik kazanıncaya kadar borsanın 76- 77 bin seviyesinde gidip gelmesi bekleniyor. Meksa Yatırım Stratejisti Zeynel Balcı, doların 2.72-2.74 lirayı geçmesi durumunda 2.81 liraya kadar yükselebileceğini öngörüyor. HDP'nin barajı aşmasının beklendiğini ve piyasaların bunu fiyatladığını belirten Balcı, "Piyasa belirsizliği sevmez. Erken seçim dahil tüm olasılıklar değerlendirilerek çeşitli fiyatlamalar olacaktır. Hükümet kurma açıklamaları gelirse, piyasanın belirsizliğe verdiği tepki sınırlı olur. Kısa sürede toparlanma başlar ve piyasa dengesini bulur" dedi. ALB Forex Analisti Enver Erkan bu sonucun piyasalarda karışık reaksiyonlara neden olacağını belirterek "Seçim öncesi senaryolardan biri gerçekleşti, dördüncü parti Meclis'e girdi. Şimdi ise bu senaryonun çizmiş olduğu yolu analiz etmek gerekiyor. Sonuç olarak bir görüşmeler silsilesinin başlaması bekleniyor." Piyasa uzmanları, "Koalisyon beklentisi ilk etapta borsada düşüşe, kurda da artışa neden olur. Demokratik kazanım algısı orta ve uzun vadede piyasalara olumlu etki eder. Kısa vadede satış yaşanır" diyor.
Hürriyet

Akkuyu 2016'da Vitrine Çıkacak 
Mersin'de inşa edilecek olan Akkuyu Nükleer Santral projesinde Ruslar, 2016'yı bekliyor. Rus devlet şirketi Rosatom'un inşa edeceği Akkuyu Nükleer A.Ş.'nin Genel Müdürü Fuad Akhundov, tamamı Rosatom tarafından yapılacak olan projede gelecek yıl hisse satışı düşündüklerini söyledi. SABAH'a konuşan Akhundov, "Yüzde 100'ü Rusya'ya ait Akkuyu'da ana hissedar Rosatom olacak. Ama 2016'da planımız yüzde 49'u satmak. Türk şirketlerinin de olacağı uluslararası yatırımcıların davet edileceği bir çalışma planlıyoruz" diye konuştu. 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak Akkuyu Nükleer Santrali yaklaşık 20 milyar dolara mal olacak. Akhundov, "Türk şirketlerine 6-8 milyar dolarlık bir iş hacmi yaratacak" dedi. Fuad Akhundov, Rusya'nın şimdiye kadar 3 milyar dolarlık bir yatırım yaptığını söyledi. Projenin ekipman maliyetinin 1.7 milyar dolar olacağını söyleyen Akhundov, "Akkuyu Nükleer Santrali son nesil teknolojiyle çalışacak. Bu santral, Rusya'nın şu ana kadar yaptığı en son proje olan Novovoronej Nükleer Santrali'nden daha güvenli olacak" diye konuştu. Akhundov, Akkuyu'da özellikle güvenlik konusunda çok hassas davranıldığını dile getirdi. Akhundov, "Novovoronej, 7 büyüklüğünde depreme göre yapıldı. 20 tonluk bir uçağın çarpması o santralde tehlike oluşturabilir. Ancak Akkuyu'da Fukushima'da yaşananları göz önüne alarak daha tedbirli çalışacağız. Akkuyu Nükleer Santrali, 9 büyüklüğünde bir depreme dayanıklı bir proje olacak" dedi. Risk analiz çalışması yapan Rus şirket Rosatom'un terör saldırılarını da göz önüne aldığını dile getiren Akhundov, "Akkuyu, 400 ton ağırlığında bir uçağın çarpma ihtimalini bile kaldıracak güçte. Bu da bir yolcu uçağının ağırlığından daha fazla" diye konuştu. 2020-2023 yıllarında tamamlanması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali her biri bin 200 megavat olmak üzere 4 ayrı üniteden oluşacak. Türkiye'nin bölge ülkelerine de model olduğunu dile getiren Akhundov, şöyle konuştu: "Rosatom, bölgede birçok projede yer almak için çalışıyor. Enerji zengini Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler dahi artık nükleer santral konusunda çalışma başlatıyor. Ermenistan ve Bulgaristan'da Rosatom var. Ürdün ve Mısır'da da çalışma yapılacak."
Sabah

Peugeot Türkiye'de Satışlarını İki Misli Artırdı 
Yeni teknolojileri barındıran modelleri ve tam otomatik dizel versiyonları ile dikkat çeken Peugeot, bu farklılıkların meyvesini topladı. Peugeot Türkiye, mayıs ayında 2 bin 739'u binek, bin 978'i de hafif ticari olmak üzere toplam 3 bin 696 adet satış gerçekleştirdi. Böylece Peugeot, bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlarını yüzde 90 artırarak, yüzde 4.5 oranında pazar payı elde etti. Bu arada şirket, tüketicileri haziranda yeni fırsatlarla buluşturuyor. 15 bin TL için 15 ay yüzde 0 faizli kredi veya 45 ay vade ve ayda 500 TL taksitler ile Peugeot 208'e sahip olma imkanı sunuluyor. Peugeot 308, 3008 ve 5008 modellerinin standartlarını yeniden belirleyen BlueHDi EAT6 Tam Otomatik Dizel versiyonlarına ise 4 yıl garanti ile sahip olunabiliyor. Peugeot Bipper Tepee ve Partner Tepee modellerinde de 20 bin TL'ye varan kredi ve 20 aya varan vade ile yüzde 0 faizli kredi imkânları bulunuyor.
Türkiye

Sandıktan Belirsizlik Çıktı 
Genel seçimlerden piyasaların korktuğu sonuç çıktı. Piyasa dostu olarak gösterilen tek parti iktidarının devam ettiği bir sonuç yerine, bölünmüş bir tablonun çıkması, piyasaların hiç sevmediği 'belirsizlik' ortamına neden olacak sonuçların sert dalgalanmalar yaratması belirtiliyor. Kesin olmayan seçim sonuçlarına da ilk tepki dolardan geldi. Kesin olmayan sonuçları gören dolar, dün 2.7996'ya kadar yükseldi. Özellikle cuma günü ABD'de faiz artışlarının tahminlerden hızlı olabileceğini gösteren istihdam verisinin ardından satışların arttığı bir dönemde, sandıktan çıkan sonucun piyasalarda 'belirsizliği artıracağı belirtiliyor. Analistler, piyasaların pek ihtimal vermediği 'koalisyon' tablosunun borsada düşüşe, dolar ve faizde de tırmanışa neden olacağını belirtiyor. Analistlere göre koalisyon tablosunun oluşması, hükümetin hangi partilerden oluşacağı ve bu sürecin ne kadar hızlı ve pürüzsüz gerçekleştirileceği merak edilecek. Bu süreç de piyasaların hiç sevmediği belirsizlik ortamını artıracak. Faizlerin tek haneye düşmesine, borsanın tarihi rekorlar kırmasına neden olan siyasi ve ekonomik istikrar yerine 'koalisyon' ortamı doğuran seçim sonuçlarından sonra yabancı yatırımcıların da Türkiye'deki pozisyonlarını yeniden değerlendireceğini belirten uzmanlar, Türkiye piyasalarına geçmiş 12 yılda olduğu gibi fon girişi yaşanmasının zor olduğunu belirtiyorlar. Hatta, ilk etapta bırakın fon girişini, fon çıkışının hızlanabileceği kaydediliyor. Bu durumun da yurt dışında zaten güçlenen dolar nedeniyle Türk Lirası'nda değer kaybına neden olması, faizlerin tekrar çift haneleri görmesine neden olacağını belirten piyasa uzmanları, borsa cephesinde de sert tepki satışlarının gelebileceğini belirtiyorlar. Seçim öncesi piyasaların 'koalisyon' ihtimalini adeta provasını da yaptığını hatırlatan analistler, o dönemde doların tarihi zirveye ulaştığını, faizlerin çift haneye çıktığını, borsanın da hızla gerilediğini kaydettiler. Türk Lirası, dolardaki küresel değer kazancının yanı sıra seçim gibi Türkiye'ye özgü siyasi gelişmelerin de etkisiyle, yılbaşından bugüne gelişmekte olan para birimleri arasında dolar karşısında yaklaşık yüzde 11 değer kaybederek en çok değer kaybeden ikinci para birimi oldu. Aynı dönemde hisse senetleri ve bonolarda da benzer trend yaşandı ve TL cinsi tüm yatırım araçları gelişmekte olan ülke piyasalarından negatif ayrıştı. Uzmanlar bu negatif ayrışmanın şimdi daha da fazlaşacağına dikkat çekiyorlar.
Star

E-Ticaret Yapan KOBİ'lerin Sayısı 11 Bine Yükseldi 
Türkiye'nin önde gelen e-ticaret altyapı sağlayıcılarından IdeaSoft tarafından yapılan analize göre, e-ticaret paket yazılımlarını kullanarak e-ticaret yapan KOBI sayısı haziran ayı itibarıyla 11 bine ulaştı. 5 bini aşkın KOBİ üzerinden yapılan araştırmaya göre, KOBİ'lerin yüzde 75'i sahip oldukları fiziki işyeri-mağaza dışında aynı zamanda e-ticaret sitesi üzerinden de ürün satışı gerçekleştiriyor. Bu çalışmaya göre son 5 yıl içinde KOBİ'lerden yüzde ortaya kondu. E-ticaretten önemli kazanç elde eden bu KOBİ'lerin başarısında ise, sadece iç çamaşırı, butik pasta, düğün ürünleri, tasarım yüzük gibi tek bir alana odaklanan işletmeler ön plana çıkıyor. IdeaSoft Genel Müdürü Seyhun Özkara, son yıllarda hızlı büyüyen e-ticaret pazarının KOBİ'ler için önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekerek, "2015 yılı baslarında yaptığımız KOBİ e-ticaret araştırmasında e-ticaret yapan KOBİ'lerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 30 büyüdüğünün ortaya çıkması da bunu net biçimde destekliyor" ifadelerini kullandı.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
Ak Parti Türkiye'nin Omurgasıdır 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde 'balkon konuşması' yaptı. Davutoğlu AK Parti'nin destan yazdığını ve seçimlerde birinci parti olduğunu vurguladı. İşte Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarından satır basları: Bu balkonu bir demokrasi makamı yapan cumhurbaşkanımıza selam olsun. Her bir AK Parti teşkilatı üyesini alnından öpüyorum. Bugün AK Parti bir kez daha destan yazmıştır. AK Parti bu seçimin galibi ve birincisidir. Kimse kaybettiği seçimden zafer çıkarmaya kalkmamalıdır. 76 ilde vekil çıkardık. 6 bölgede birinci olan parti AK Parti'dir. Türkiye'nin omurgası AK Parti'dir. Buradan mesaj olması nedeniyle herkese sesleniyorum. Bu siyasi tablodan istikrarımıza zarar gelmemesi için her türlü tedbiri alacağız. AK Parti olarak milletin refahı için nöbette olduk, olmaya devam edeceğiz. Milletimiz rahat olmalıdır. 12-13 yılın sınavlarından geçmiş kadrolarımız bu ülkeye zara verilmesine asla izin verilmeyecektir. Herhangi bir çevre kriz senaryolarına yatırım yapmaya kalkarlarsa bilsin ki AK Partinin kadroları dimdik ayaktadır, ayakta olacaktır. Kendi değerlendirmemizi yapacağız ama bu değerlendirmeyle birlikte atılması gereken adımları, atılması gereken zamanda atacağız milletimizin huzuru için milletin omurgası AK Parti görev basındadır, olacaktır da. Paralel yapılar AK Partiyi zaafa düşürmek istediler. Buradan diğer partilere mesajımız sudur. Küçük hesaplarla zafer üretmeye kalkmasınlar. Değerlendirmemizi yapacağız. Yeni bir sivil anayasası yapma konusunda bütün partilere tekrar çağrı yapıyoruz. Her partinin şiddetle, terörle arasına mesafe koyması gerekir. Her türlü fikre açığız ama darbi fikre kapalıyız…
Akşam

Türkiye Uçurumun Kenarından Döndü 
HDP'nin barajı aşmasının kesinleşmesinin ardından partinin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, ortak bir basın açıklaması yaparak oy veren herkese teşekkür etti. Demirtaş ve Yüksekdağ, gece saat 22.00 sıralarında İstanbul Galatasaray'da bir restoranda basın mensuplarının ve canlı yayınlar aracılığıyla da halkın karşısına çıktı. Konuşmalarına, salondaki kalabalığın "Onu başkan yaptırmadık" sloganları eşliğinde başlayan Demirtaş, "Bizler Türkiye'nin ezilenleri olarak, Türkiye'nin yoksulları, emekçileri olarak barıştan, adaletten ve özgürlükten yana olanlar olarak muhteşem bir zafer ve muazzam bir başarı elde ettik. Hepimize ve bütün Türkiye'ye şimdiden hayırlı uğurlu olsun" dedi. Seçimin demokratik ve eşit bir ortamda yapılmadığını söyleyen Demirtaş, "Bu kadar saldırına karşı Türkiye'nin yoksulları, emekçileri olarak barıştan, özgürlükten, adaletten yana olarak muhteşem bir zafer elde ettik. Herkese hayırlı olsun" dedi. "Bu saat itibariyle Türkiye'de artık başkanlık tartışması ve diktatörlük tartışması son bulmuştur. Türkiye uçurumun kenarından dönmeyi başarmıştır" sözleriyle konuşmasına devam eden Demirtaş, "Bu seçimde özgürlükten, barıştan yana olanlar kazandı; baskı, otoriterlik ve kibirden yana olanlar kaybetti. Ülkede demokratik ve özgürlükçü bir Anayasa isteyenlerin, yüzde 10 seçim barajına karşı duranların ortak zaferidir. Barış isteyenlerin ama en çok da bu ülkenin kadınlarının ortak zaferidir" diye konuştu. "Artık HDP gerçek bir Türkiye partisidir. Türkiye HDP'dir, HDP Türkiye'dir. Bu seçimde bize emanet oy veren kimseyi mahcup etmeyeceğiz. Onları gönülden HDP'li yapmak için daha çok çalışacağız" diyen Demirtaş sözlerine şöyle devam etti: "Önümüzdeki dönem hedefi tek başına iktidara yürümek olacaktır. HDP Türkiye'ye yeni bir yaşamı, büyük insanlığı armağan ediyor. HDP'nin güneşi 81 vilayete yeter. Bütün Türkiye'ye hayırlı uğurlu olsun diyorum. AKP ile içeriden dışarıdan koalisyon yapmayacağız demiştik, sözümüzün arkasındayız." Demirtaş konuşmasının sonunda da Abdullah Öcalan'dan seçim şarkılarını besteleyenlere kadar emeği geçen herkese tek tek teşekkür etti. Figen Yüksekdağ ise yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: "Barajın aşılmış değil kuvvetle yıkılmasıyla karşı karşıyayız. Barajı bu halkın akan coşkun seli yıktı. Yıkılan bu antidemokratik enkazın altında kalanlar bu barajı kuran ve savunan zihniyettir. Yeni bir yaşam yeşerebileceği bir Türkiye'yi hep birlikte yaratacağız. Türkiye'de yüzde 10 barajının yıkılması aynı zamanda topraklarımızda, yurdumuzda yeni bir demokrasi bilincinin geliştiğini de gösteriyor."
Milliyet

Milli İttifak Hüsran Yaşadı 
7 Haziran seçiminde, Meclis'te bulunan dört parti dışındaki partiler varlık gösteremedi. BBP-Saadet partisi ittifakı, iki partinin bir önceki genel seçimdeki toplam oylarının gerisinde kaldı. İki partinin oy oranı, kesin olmayan seçim sonuçlarına göre 2011 genel seçimlerindeki yüzde 2,02'lik oranı aşarken 2014 yerel seçimindeki yüzde 4,35'lik oranın altında kaldı. CHP'nin tabanına oynayan ulusalcı- sol partiler de istedikleri çıkışı yakalayamadı. Vatan Partisi, "İşçi Partisi" adı altında girdiği seçimlerden bu yana bir miktar seçmen artırmasına karşın, binde 3'ün altında kaldı. Vatan Partisi, yüzde 1'in altında oy alan partiler arasında en yüksek oy oranına ulaşan parti oldu. CHP'den kopan Emine Ülker Tarhan'ın Anadolu Partisi de hayal kırıklığı yaşadı. Anadolu Partisi, yaklaşık 20 bin oyla yüzde 0,06'lık orana ulaşabildi. Merkez sağı temsil etme iddiasındaki Demokrat Parti ve Doğru Yol Partisi gibi partiler de yüzde 1 çizgisinin çok altında kaldı. Bir diğer merkez sol parti olan DSP, CHP'ye alternatif olamayarak binde 1'lik oranda kalırken, kadınlardan kurulu aday kadrosuna sahip olan Komünist Parti de binde 1'in altında kaldı.
Milliyet

'Memnunum İstifa Yok' 
CHP lideri Kılıçdaroğlu istifa etmeyeceğini söylerken, parti kurmayları hükümet kurma görevinin CHP'ye verilmesi gerektiğini söyledi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün seçim sonuçları belli olduktan sonra saat 22.00 sıralarında partisini8n genel merkezine gitti. Kılıçdaroğlu, bina önünde bekleyen kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada kısaca "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı kısa açıklamada, Demokratik yollarda baskıcı bir dönemi sona erdirdik. Demokrasi kazandı" dedi. Kılıçdaroğlu, Hürriyet'e yaptığı açıklamadaysa "Şimdilik detaylı bir yorum yapmama kararı aldım. Genel hatlarıyla bir değerlendirmeyi ilerleyen günlerde yapacağım. Ancak bizim açımızdan bir sorun yok. Memnunum; istifayı gerektiren bir sonuç da değil. Şimdilik değerlendirmem bu kadar" sözleriyle özetledi. CHP Sözcüsü Haluk Koç, sonuçlar belli olduktan sonra parti merkezinde yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Demokrasi yolunda yorucu bir gün. İktidar bugün sandık başında düşürülmüştür. Ülke 7 Haziran'da zorba yönetimden kurtulmuş bulunmaktadır. Bu büyük bir demokrasi zaferidir. Bu seçimlerin asıl galibi demokrasidir, Türkiye'dir. Bu seçimin asıl kaybedeni Sayın Erdoğan'dır. Türkiye kazanmıştır, Erdoğan kaybetmiştir. Sayın Erdoğan şu an siyasetten sorgulanan bir boşluktadır. CHP şu andan itibaren demokrasimizin tüm kurulları ile çalışması için hazırdır. Bekleme odasına alınan parlamenter demokrasi kazanmıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP hükümeti kurabilecek en önemli aktör haline gelmiştir. CHP demokrasimiz için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırdır. Tüm yurttaşlarımıza ve milletimize teşekkür ediyoruz. AKP ile bir araya gelme ihtimalimiz yoktur.
Vatan

Bahçeli'den İki Koalisyon Önerisi 
MHP Lideri Devlet Bahçeli sonuçlar açıklandıktan sonra yaptığı konuşmada MHP seçimlerden alnının akıyla çıktığını belirterek şunları söyledi: "Genel seçimlerin ilk sonucu, hiçbir partinin tek başına iktidar kuracak sayısal çoğunluğa ulaşamamaktadır. AKP için sonun başlangıcı görünmüştür. Gerilime dayalı siyaset anlayışı yenilgi almıştır. Dahası algı operasyonlarının tutmayacağı net olarak algılanmıştır. Erdoğan görevine devam edecekse ya anayasal sınırlarda kalmalı ya da istifayı düşünmeli. Davutoğlu nasıl bir hükümet oluşturacağına dair çalışmalar başlatmalı. AKP çözümü koalisyonda aramıştır, çözüm sürecini sürdürmüştür. Çözüm sürecinin bir kanadı 79 vekille TBMM'de bulunmaktadır. AKP VE HDP arasındaki örtülü işbirliğini gizlemek Türkiye'yi erken seçime bırakacak bir dayatmaya başka partileri katmak siyasi ahlaksızlıktır. İkinci olarak çözüm süreciyle ilgilenen Türkiye'de ileri demokrasinden yana olan siyasetini sürdüren partiler ortak koalisyonu düşündüğünüzde alın size 2. Model. AKP CHP HDP'yi bir araya getirebilirsiniz. Söz gelimi AKP-HDP koalisyona 258+79 toplam 337 vekile dayalı güven oyu alabilecek bir koalisyon modeli olarak ortaya koyulabilir. Oransal temsili 53.9'dur. İkinci modeli esas alacaksınız çözüm süreci için, ileri demokrasi için bir model arıyorsanız, uluslararası destek de arıyorsanız. 78.9 orana dayalı geniş tabanlı bir koalisyon olur. MHP böyle bir koalisyon içerisinde şerefi ve haysiyetiyle, ilkeli ve dürüst davranışıyla çok güzel ve mecliste denetimi görev alan bir ana muhalefet görevini almaya hazırdır. Eğer hiçbirinizden sonuç alınamıyorsa Türkiye'yi AKP'nin azınlığına mahkum etmeye kimsenin hakkı yoktur. Olursa ne zaman olursa erken seçim olur."
Vatan

DÜNYA 

'Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Fren' 
Türkiye'de dün yapılan ve iktidardaki AK Parti hükümetinin Meclis çoğunluğunu kaybetmesiyle sonuçlanan genel seçimler dış basında geniş yankı buldu. "Erdoğan'a fren" başlığıyla verdiği haberinde Alman Bild gazetesi, "HDP'nin barajı geçmesi, AKP'nin planlarını değiştirdi" dedi. Yorumlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık hedefinin darbe yediğine işaret edildi. Yabancı basında seçimlere dair yorumlar şöyle: Bild (Almanya): Erdoğan'a fren. AK Parti kaybetti. Yüzde 40 ile birinci parti oldu ama, 2011 seçimlerinde yüzde 50'ye yakındı. HDP'nin barajı geçmesi, AKP'nin planlarını değiştirdi. Bunların başında başkanlık sistemi geliyor. AK Parti anayasayı referanduma götürecek 330 milletvekili hedefliyordu." Spiegelonline (Almanya): "İslami- muhafazakâr AKP yine en güçlü parti, ama oy kaybını göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu herşeyden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan için yenilgi. AK Parti'ye 330 milletvekili hedefi koymuştu. Bu başkanlık sistemi için gerekli anayasa değişikliği referandumu için gerekli çoğunluk sayısı." Süddeutsche Zeitung (Almanya): "Seçimlerin Türkiye Cumhurbaşkanı için zaferle sonuçlanması umuluyordu. İlk sonuçlara bakıldığında, sadece anayasayı değiştirecek çoğunluk değil, tek başına iktidar da zor görünüyor." New York Times (ABD): Türkiye'nin iktidar partisi parlamenter çoğunluğu kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin anayasasını yeniden yazarak gücünü artırma ihtirası darbe aldı. 10 yılı aşkın bir zaman zarfında, Erdoğan, yargıyı daha fazla kontrol altına almaya, kendisini sosyal medyadan eleştirenleri kovuşturmaya kadar tüm eleştirilere göz açtırmamaya çabaladı ancak görünen o ki, çabaları Pazar günü karaya oturdu. AP (ABD): "Seçmen iktidar partisinin anayasa yapma girişimini reddetti." AFP (Fransa): "Türkiye'nin iktidar partisi seçmen desteğindeki keskin düşüşün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yetkilerini artırma çabalarına darbe vurarak parlamentodaki mutlak çoğunluğunu yitirdi." BBC (İngiltere): "Kürt yanlısı HDP yüzde 10'luk seçim barajını geçti. Sonuç AK Parti'nin 2002'den beri gördüğü en büyük 'meydan okuma'." Ria Novosti (Rusya): "AKP için yenilgiye benzeyen zafer."
Hürriyet

İtalya'ya 5 Ayda 50 Bin Göçmen 
Avrupa'ya kaçak yollarla girmek için Libya'dan açılan 15 teknedeki yaklaşık 3 bin 500 kadar göçmen, hafta sonu Avrupa ülkelerinin ortaklaşa düzenlediği bir operasyonla kurtarıldı. Libya ile İtalya arasında kalan Sicilya Kanalı'ndan 15 yardım çağrısı geldiği bildirildi. Kapasitesinden fazla yolcu taşıyan balıkçı teknelerindeki göçmenlerin büyük bir tehlikenin eşiğinde olduğu tespit edildi. Sicilya Kanalı'nda önceki günlerde kurtarılan 650 göçmenin bugün içinde Palermo'ya getirileceği ifade edildi. Sene başından beri Akdeniz'den kurtarılarak İtalya'ya varmayı başaran göçmenlerin sayısı ise 50 bini buldu. İtalya hükümeti, bu sayının sene sonuna kadar 200 bini bulabileceğini açıkladı. Geçtiğimiz yıl İtalya'ya toplamda 170 bin mülteci çıkmıştı.
Sabah

İlk Defa Rusya Olmadan Toplandılar 
Dünya liderleri, Almanya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen G7 Zirvesi'ne katılmak üzere dün bir araya geldi. Almanya'nın Krün kentindeki Elmau Sarayı'nda başlayan zirveye, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Konseyi Genel Başkanı Donald Tusk ile birlikte ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Japonya, İtalya ve Kanada liderleri katıldı. Rusya'nın Ukrayna krizi nedeniyle gruptan çıkarılması üzerine; önceden G8 ismiyle yapılan zirvenin ismi bu sefer G7 olarak geçti. Kente gelen liderler özel uçaklarından inerken geleneksel üniformalı askerlerle karşılandı. Merkel ile ABD Başkanı Barack Obama özel bir görüşme yaptı. Krün'deki bir köyde geleneksel bir etkinliğe götürülen Obama, kendisine ikram edilen kraker ve biranın keyfini çıkardı. Obama ile Merkel'in zirveden önce Ukrayna krizi üzerine konuştuğu ve bu konuda Rusya'ya yönelik yaptırımların sürmesine dair aynı düşüncede oldukları bildirildi. Zirve bugün son bulacak.
Sabah

Çin'de 431 Cesede Ulaşıldı 
Çin'de meydana gelen gemi kazasının ardından başlatılan arama çalışmalarında şu ana kadar 431 cesede ulaşıldığı bildirildi. Şinhua ajansının haberine göre, ülkenin ortasında bulunan Yangzı nehrindeki kazadan sonra arama çalışmalarında kayıp 11 kişi için arama çalışmaları devam ediyor. Çin'de son 70 yılda en fazla kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasından sadece 14 kişi kurtarılmıştı. "Doğu Yıldızı" adlı 534 kişilik tur gemisi, ülkenin doğusundaki Ciangsu eyaletinin başkenti Nancing'den güneybatıda bulunan Çongçing'e seyahat ederken 1 Haziran akşamı kasırgaya yakalanarak kısa süre içinde batmıştı.
Türkiye

Kıbrıs'ta Ümit Veren Yakınlaşma 
Kıbrıs'ta Türk ve Rum kesimi liderlerinin yakınlaşması müzakerelerin olumlu neticelenmesi için ümit veriyor. Daha önce bir araya gelerek iki bölgede ziyaretlerde bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, pazartesi akşamı birlikte Güney Kıbrıs Rum Kesiminde Limasol'da tiyatroya gidecek. KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu'nun yaptığı açıklamaya göre, Akıncı ile Anastasiadis, Kıbrıs'lı Şair Faize Özdeğirmenciler'in yazdığı ve Kıbrıs'lı Tiyatrocu Yaşar Ersoy'un yönetip oynadığı Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nun sahnelediği "Rumca Küstüm Türkçe Kırıldım" oyununu izleyecek. İki lider önümüzdeki günlerde, tarihi daha sonra belirlenecek KKTC'de de benzeri bir kültürel etkinlikte bir araya gelecek.
Türkiye

SPOR 
Sezonun ikinci "grand slam" tenis turnuvası Fransa Açık'ta (Roland Garros) tek erkeklerin şampiyonu Stanislas Wawrinka oldu. Paris'teki tek erkekler finalinde Novak Djokovic ilk seti 6-4 kazandı. 2. sette oyuna ağırlığını koyan Wawrinka, 6-4'lük galibiyetle durumu 1-1'e getirdi. 3. sette de iyi servis karşılayan Wawrinka 6-3'lük galibiyetle 2-1 öne geçti. 4. sette ilk üç oyunu Djokovic alsa da, rakibinin servislerini başarıyla kıran Wawrinka zor da olsa 6-4'lük galibiyetle maçı 3-1 kazandı ve şampiyonluğa uzandı. 30 yaşındaki Wawrinka, 2014 Avustralya Açık'tan sonra 2015 Fransa Açık'ta da şampiyon oldu ve kariyerinin 2'nci "grand slam" zaferini elde etti.
Türkiye

Beşiktaş günler süren arayışlar sonrasında yeni hocasını belirledi. Siyah-beyazlı yönetimin çoğunluğunun Teknik Direktör Mustafa Denizli'yi istemesine rağmen tecrübeli teknik adama kırgın olan ve "Bana yapılanı unutmam" diyerek Denizli'yi takımın başına geçirmeyen Başkan Fikret Orman, Şenol Güneş'le her konuda anlaşma sağladı. Birkaç ismin "Şenol hoca Trabzonspor'a mal olmuş bir isim. Bu durum bize zarar verebilir" diyerek Güneş'e karşı çıkması üzerine Ahmet Nur Çebi'nin muhalif isimleri büyük ölçüde ikna ettiği öğrenildi. Şenol Güneş'le bir araya gelen Başkan Orman'ın başarılı teknik adamla 2 yıllık anlaşma sağladığı belirtiliyor. Fikret Orman'ın Şenol Güneş'e yıllık 1.4 milyon avro teklif ettiği, deneyimli çalıştırıcının da ücreti kabul ettiği ifade edildi. Başarıl teknik adamla her konuda anlaşılmasına rağmen resmiyet kazanmadan önce alternatiflerini silmeyen siyah-beyazlı yönetimin yabancı teknik adam ilgisi de devam ediyor. Bu arada UEFA'nın mali denetimi altında olduğu için yıldızları Demba Ba ve Gökhan Töre'yi gözden çıkartan Beşiktaş'a Şenol Güneş'ten izin çıkmadı. Teklif gelmesi halinde gönderilmesi düşünülen iki ismin yanı sıra listede adı bulunan Mustafa Pektemek ve Pedro Franco için Şenol Güneş'in "İmzalar atılana kadar bekleyelim" dediği ifade edildi. Hiçbir oyuncunun gönderilmesini istemeyen Güneş'in takımın başına geçip oyuncuların durumuna karar vereceği ve gidecek oyuncular için son sözünü söyleyeceği belirtildi.
Türkiye

Milli Takım, Euro-2016 elemelerindeki Kazakistan sınavı öncesi bugün hazırlık maçında Bulgaristan ile karşılaşacak. Mücadelenin oynanacağı Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı ilk kez bir milli maça ev sahipliği yapacak. 525. kez sahaya çıkacak Ay-Yıldızlılar, Bulgaristan ile de 23. kez karşı karşıya gelecek. Milliler Euro-2016 elemelerinde ise A Grubu'ndaki 6. maçında Kazakistan ile cuma günü deplasmanda karşılaşacak.
Star

Timsah sol gösterip, sağ vurdu. Sözleşmesi biten Şenol Güneş'le yollarını ayırdıktan sonra hoca arayışlarına başlayan ve Mustafa Denizli'yi kente davet eden Bursaspor, Ertuğrul Sağlam'la el sıkıştı. Kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı, Futbol Şube Sorumlusu Necmettin Kocaman, Genel Sekreter Kemal Güler ve Başkan Danışmanı Mesut Mestan, önceki gece İstanbul'da 2009-2010 sezonunda tarihindeki ilk ve tek şampiyonluğu yaşadığı Sağlam ile bir araya geldi. Uzun süren görüşmenin ardından 3 yıllık anlaşmasına varıldı. Ertuğrul Sağlam 15 Haziran Pazartesi günü Bursa'ya giderek Yeşil-Beyazlı kulüple sözleşme imzalayacak. Bu arada Timsah, Karabük'ün sağ beki Erdem Özgenç'le de 1 yılı opsiyonlu 3 yıllığına anlaşmaya vardı.
Star

Juventus-Barcelona finalini yöneterek tarihe geçen Çakır, mükemmel not ile göğsümüzü kabarttı. Çakır, UEFA gözlemcisi ünlü eski İskoç hakem Hugh Dallas tarafından oldukça başarılı bulundu. Dallas, Çakır'a mükemmel ve övgüye değer performans olarak değerlendirilen 8.6 notunu verdi. Daha önce kariyerinde 8.8 puan alıp UEFA tarihine geçen Çakır, Şampiyonlar Ligi finallerinin de en yüksek notunu alan hakemlerinden birisi oldu. Dallas, Çakır'ın Neymar'ın, Lichtsteiner'in eline çarpan ortasında penaltı vermemesini ve yine Neymar'ın elle attığı golü iptal etmesini 'tam isabet' olarak değerlendirdi. Bu 2 karar yüksek not getirmekte en önemli faktördü. Pogba'nın penaltı ve faul beklediği iki pozisyon için, '%100 doğru yorum' değerlendirmesi yapan, UEFA Hakem Komitesi Hakem Atama Başkanı Dallas maçın zorluk derecesi nedeniyle 0.1 ekstra puan verdi. Çakır'ın oyuncu yönetimi ve maça tempo kazandırmasını övüp su detayları rapor etti.1- Otoriter yönetimini 90 dakika kaybetmedi. 2- Yardımcıları ile uyumu da mükemmeldi. 3- Süper avantaj uygulamalarıyla maça yüksek tempo kazandırdı. 4- Mükemmel iletişim kurdu, oyuncuları yönetimi süperdi. 5- Maç kondisyonu harikaydı.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme