19 Haziran 2015 Cuma

19.06.2015 Genel Gündem



19.06.2015
GÜNDEM  
Yemin Töreni 23 Haziran'da
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 25. dönem milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarını açıkladı. Ak Parti yüzde 40.87, CHP yüzde 24.95, MHP yüzde 16.29, HDP yüzde 13.12 oy aldı. Buna göre Ak Parti 258, CHP 132, MHP ve HDP ise 80'er milletvekili ile Meclis'te temsil edilecek. YSK, kesin seçim sonuçlarını dünkü mükerrer sayıda yayımlanmak üzere de Resmi Gazete'ye gönderdi. Buna göre TBMM, salı günü saat 15.00'te yemin töreni için toplanacak. YSK, dün CHP ve MHP'nin Malatya'daki itirazlarını reddettikten sonra seçim kesin sonuçlarını açıkladı. Açıklamayı YSK Başkanı Sadi Güven yaptı. Güven, "7 Haziran 2015 günü yapılan 25. dönem milletvekili genel seçimi sonuçları kesinleşmiştir. Seçimin ülkemize, siyasi partilerimize, milletvekillerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Olağan itiraz sürecinin dün (önceki gün) 17.00 itibarıyla sona erdiğini kaydeden Güven, "Şu an itibarıyla biz itirazları değerlendirdik ve sonuçları tespit ettik. Seçimde milyonlarca kişi emek sarf etti. Şahsım ve YSK adına emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seçim akşamı sandık bazlı sayım döküm cetveli, sandık sonuç tutanağı ve ilçe birleştirme tutanaklarını siyasi partilerle paylaştıklarını belirten Güven, "Şu an itibarıyla vatandaşlarımız kendilerinin oy kullandığı sandıklar dahil olmak üzere tüm Türkiye sandıklarını ıslak imzalı olarak görebileceklerdir. Ayrıca yine vatandaşlarımız bu sandık sonuç tutanaklarının dayanağı olan sayım döküm cetvellerinin, sandık sonuç tutanaklarının birleştiği ilçe seçim kurulunun tuttuğu birleştirme tutanağının, il birleştirme tutanağının görülme imkanı da mevcuttur. Seçim şeffaf ve güvenli bir biçimde yapılmıştır" diye konuştu. Güven, daha sonra kesin seçim sonuçlarını özetledi. Güven'in açıkladığı kesin seçim sonuçlarına göre, yurtiçi, yurtdışı ve gümrük sandıkları dahil kayıtlı 56 milyon 608 bin 817 seçmenden 47 milyon 507 bin 467 seçmen oy kullandı. Kullanılan oyların 46 milyon 163 bin 243'ü geçerli, 1 milyon 344 bin 224'ü geçersiz sayıldı. Seçime katılma oranı yüzde 83,92 oldu. Yurtdışı ve gümrük kapıları dahil geçerli oyların seçime katılan siyasi partilere dağılımına göre, Ak Parti 18 milyon 867 bin 411 oy ile yüzde 40,87, CHP 11 milyon 518 bin 139 oy ile yüzde 24,95, MHP 7 milyon 520 bin 6 oy ile yüzde 16,29, HDP 6 milyon 58 bin 489 oy ile yüzde 13,12 oranında oy aldı. Ak Parti 258 milletvekili, CHP 132, MHP ve HDP ise 80'er milletvekili ile Meclis'te temsil yetkisi aldı. YSK, kesin seçim sonuçlarını dünkü mükerrer sayıda yayımlanmak üzere Resmi Gazete'ye gönderdi. Seçim kesin sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte TBMM, 23 Haziran salı günü milletvekili yemini için toplanacak.
Milliyet


EKONOMİ
Gram Altın 104, 8644-104, 9596                        
ABD Doları 2, 7146-2, 7165
Euro 3, 0905-3, 0956
İngiliz Sterlini 4, 3149-4, 3202                  

Çifte Rest Çekildi
Yunanistan'ın iflasa doğru adım adım ilerlediği bir ortamda Lüksemburg'da yapılan Euro Bölgesi maliye ve ekonomi bakanları toplantısından yine anlaşma çıkmadı. Atina'nın kreditörlerine ödeme yapması için son tarih olan 30 Haziran'a iki haftadan az süre kalmasının da etkisiyle IMF ve AD'den gelen mesajların dozu da hiç olmadığı kadar sertleşti. IMF Başkanı Christine Lagarde Yunanistan'ın 30 Haziran'da kendilerine 1.6 milyar Euro'luk borç taksidini ödemesi gerektiğini, herhangi bir uzatma ya da erteleme yapılmayacağını açıkladı. Yunanistan tartışmasında "odada yetişkinlere ihtiyaç olduğunu" belirterek Yunan hükümetini eleştiren Lagarde, ödeme yapılmaması halinde 1 Temmuz'da Yunanistan'ı iflas etmiş sayacaklarını söyledi. Benzer bir tepki Euro Bölgesi Başkanı Jeroen Dijsselbloem'dan geldi. Ay sonunda mali destek programının sona ereceğini ve o aşamadan sonra Yunanistan için hayati önemdeki 7.2 milyar Euro'luk yardım diliminin iptal olacağı uyarısında bulunan Dijsselbloem, "Top net şekilde Yunanistan'ın sahasında. Kolay çıkış yolu yok. Halka doğrular söylenmeli" dedi. Dijsselbloem'un Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nde kalmasını tercih ettiklerini ancak kendilerini her türlüğü olasılığa karşı hazırladıklarını söylemesi de Atina açısından kritik aşamaya gelinmeye başlandığının göstergesi olarak algılandı. Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nikos Çakalotos, "Mali açıdan ayakta durabilecek bir anlaşma sağlayamazsak, Euro'dan çıkmak konusunda halka danışacağız. Halktan sadece Euro Bölgesi içinde müzakere ve çözüm için yetki aldık" derken seçimlerden bu yana ilk kez "Euro yanlısı" gösteri düzenlendi. Atina'da dün akşam "Avrupa'da kalalım" sloganıyla, düzenlenen gösteriye binlerce Yunanlı, AB ve Yunan bayrakları taşıyarak katıldı. Pazartesiden düne kadar Yunan bankalarından çekilen para miktarı ise 3.2 milyar Euro'yu buldu.
Hürriyet

Erken Seçim Belirsizliği Arttıracak
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), erken seçime gidilmesi durumunda politik belirsizliğin yıl sonuna kadar yüksek kalacağını belirterek, "Bu da potansiyel büyümeye zarar verebilir ve iş yatırımlarının ertelenmesine yol açabilir" açıklamasını yaptı. Kuruluş ayrıca, mali performası zayıflatan gelişmeler ve beklentilerden sapan borç dinamikleri olması durumunda not indiriminin düşünülebileceği uyarısında bulundu. S&P'den yapılan açıklamada, kuruluşun 7 Haziran seçimleri sonrasında olası hükümet formları ve bu formlara göre hükümet politikalarının Türkiye'nin kredi notuna etkilerine yönelik değerlendirmelerine yer verildi. Türkiye'de 7 Haziran'da gerçekleştirilen seçimlerin hiçbir partinin mutlak çoğunluk sağlayamadığı bir parlamentoyla sonuçlandığı anımsatılan açıklamada, "İdeolojik farklılıklar göz önüne alındığında MHP, CHP ve HDP arasında bir koalisyonu muhtemel görmüyoruz. Eğer AK Parti koalisyon oluşturamazsa, hükümeti kurması için ilk olarak CHP yetkilendirilecek. Eğer CHP de hükümeti kurmada başarısız olursa, erken seçim çağrısı gelebilir" ifadeleri kullanıldı. S&P açıklamasında, not değerlendirmesi yapılan gelişen ülkeler arasında, Türkiye'nin cari açığı en kırılgan olan ülke konumunda bulunduğuna işaret edilerek, "Eğer hükümet 45 gün içerisinde oluşturulamazsa, bu yılın kasım ayında muhtemelen erken seçime gidilecek. Bu senaryoda, politik belirsizliğin yıl sonuna kadar yüksek kalmayı sürdüreceğini düşünüyoruz. Bu durum potansiyel büyümeye zarar verebilir ve iş yatırımlarının ertelenmesine yol açabilir" denildi. Seçimden bu yana TL'nin dolar karşısında yüzde 2.8 değer kaybettiğine vurgu yapılan açıklamada, TL'deki daha fazla oynaklığın tüketici güvenini ve enflasyonu olumsuz etkileyebileceği dile getirildi.
Hürriyet

Faiz Oranı Da Kurlar Da Düşmeye Başlayacak
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Millet 'uzlaşın' dedi. Bu uzlaşmayı sağlamak için baştan itibaren son derece yapıcı davrandık, bunun gereğini sonuna kadar da yapacağız" diye konuştu. Zeybekci, EXPO Milano kapsamında 'Türkiye Pavyonu'nun resmi açılışı için gittiği İtalya'dan dönerken açıklamalarda bulundu. Son bir yılda 3 defa seçim yapıldığı, bunlara rağmen söz konusu dönemde bütçe, cari açık gibi konularda başarılı bir performans sergilendiğini hatırlatan Zeybekci, "Türkiye ekonomisinden zayıflık, kırılganlık beklemek haksızlık. Birkaç gün içerisinde, milletin verdiği talimatın yerine getirilmesi ile ilgili olumlu adımları karşılıklı olarak atmaya başladığımız anda ekonominin buna hızlı bir şekilde olumlu cevaplar vereceğini göreceğiz. Önümüzdeki haftadan itibaren, faizler ve kurla ilgili olumlu yansımaları görmeye başlayabiliriz" ifadelerine yer verdi. Faizle ilgili bakış açılarında bir değişme olmadığını da vurgulayan Zeybekci, şöyle devam etti: "Merkez Bankasının bizim beklentilerimiz doğrultusunda bir adım atması belki bu toplantıda gerçekleşmeyebilir ama Türk ekonomisi bu yıl olumlu anlamda önemli gelişmelere gebe olacak. Bunlarla ilgili görüntü netleşmeye başladığında Merkez Bankası için faiz indirimleri sürdürülebilir hale gelcek. 63. Hükümetin ortaya çıkması, onları da rahatlatacaktır, çünkü piyasalar rahatlayacak, enflasyonla ilgili rakamlar daha iyi gelmeye başlayacak."
Türkiye

Güvercin Kanat Çırptı Türkiye 3 Ay Kazandı
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizi piyasaların beklediğinden daha yavaş artıracağı sinyalini vermesi ve beklentilerin altında artan ABD enflasyonu doların Türk Lirası karşısında sert gerilemesine neden olsa da hükümetin kurulma sürecine ilişkin devam eden belirsizlikler kurdaki düşüşü sınırladı. Önceki gece yapılan açıklamalara göre Fed, ilk faiz artırımının gerçekleşmesi için istihdam piyasasındaki iyileşmenin devam etmesinden ve enflasyonun orta vadede yüzde 2 hedefine yaklaşacağından emin olmak istiyor. Fed Başkanı Janet Yellen, bu yıl içinde yapılması beklenen ilk faiz artışı için ekonominin iyileşme sürecine ilişkin daha fazla ikna edici kanıt görmek istediklerini belirtti. Ekonomiye yönelik tahminlerin düşürülmesi ve Yellen'in açıklamaları ekonomistler tarafından güvercin olarak yorumlandı. Gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilemesi beklenen faiz artışının önceki günkü toplantıda gelebileceğini düşüşen ekonomistler vardı. Ancak artık faiz artışı için beklentiler artık 16 - 17 Eylül'deki Fed toplantısına ötelendi. Hükümet kurmak için 18 Ağustos'a kadar süresi olan Türkiye, bu anlamda 3 aya yakın bir süre kazanmış oldu. Fed'in 17 yetkilisinin 15'i şu anda sıfır ile yüzde 0.25 aralığında bulunan politika faizinin bu yıl artırılacağını tahmin ediyor. Konuyla ilgili Akbank Ekonomik Araştırmalar biriminin hazırladığı bilgi notunda, "Güncellenen politika faiz projeksiyonlarına bakıldığında 2015 yıl sonu için 62 baz puan öngörülüyor. Geçmiş tahminle aynı. Ancak 2016 yüzde 1.88'den yüzde 1.68'e, 2017 yüzde 3.13'ten yüzde 2.88'e revize edildi. Bu gerileme, piyasanın toplantı sonuçlarını nette güvercin algılamasını getirdi. 2015 için 62 baz puan medyan faiz tahmini yıl sonuna kadar 2 tane 25 baz puanlık artırıma işaret ediyor. Bundan sonra 4 tane Fed toplantısı gerçekleşecek. Temmuz, eylül, ekim, aralık. Eylül toplantısı, veriler desteklediği ve güven verdiği takdirde, ilk faiz artırımı için en uygun tarih gözüküyor" denildi. Northern Trust başekonomisit Carl Tannenbaum ise, "İlk hareket eylülde olacaktır. Sonrasında Fed oldukça temkinli olacaktır" dedi.
Milliyet

Tehlikedeki Gemiyi Önce Yatırımcılar Terkediyor!
Yunanistan ile kreditörler arasındaki görüşmelerin sonuçsuz kalması ve ülkenin euro bölgesinden çıkması ihtimalinin iyiden iyiye dillendirilmesi, bankalarından mevduat kaçışının hızlanmasına neden oldu. Son 4 gün içinde Yunan bankalarından 2 milyar euro mevduat çekildiği belirtiliyor. IMF'ye olan borç ödemesi nedeniyle iyice zora giren ve gerekli yardımları, şartlarda anlaşamadığı için bir türlü alamayan Yunanistan, ciddi kriz yaşamaya devam ediyor. Kreditörleriyle yaptığı görüşmelerden olumlu bir sonuç alamayan Yunanistan'da hükümet de, Avrupa Birliği'ne karşı tavrını sertleştirirken, IMF ve kreditörler de şartlar konusundaki ısrarlarını koruyor. AB çevrelerinde, özellikle de kreditörler nezdinde Yunanistan'ın "euro bölgesi dışına çıkarılması" seçeneğinin de ciddi şekilde masaya getirildiği haber veriliyor. Uzmanlar, Avrupa ülkelerinin yanı sıra Yunanistan'da da bu yönde bazı işaretler görülmeye başlandığını ifade ederken, ülkedeki bankacılık kaynakları, hafta başından bu yana Yunan bankalarından mevduat çıkışlarının giderek arttığını, bu miktarın yaklaşık 2 milyar euro'yu bulduğunu ifade ediyor. Yunan bankalarında nisan sonu itibariyle 133.6 milyar euro'luk mevduat bulunduğu, son günlerde çekilen miktarın ise bunun yaklaşık yüzde 1.5'ine karşılık geldiği hesaplanıyor. Sonuçsuz kalan müzakereler öncesi Yunanistan'dan mevduat çıkışı günde 200-300 milyon euro düzeyindeydi. IMF Başkanı Lagarde, Yunanistan'ın borç ödemesi için verilen sürenin uzatılması veya tarihin ertelenmesi gibi bir seçeneğin bulunmadığını belirtirken, Yunan Başbakanı Aleksis Çipras da, sert tavrını sürdürüyor. Nitekim uluslararası basın organlarına verdiği söyleşilerde sert bir dil kullanan Çipras, IMF'nin durumu bu aşamaya getirerek "katil gibi davrandığını" ima ederken, kreditörlerin sunduğu şartlar arasında yer alan emekli maaşlarına ilişkin düzenlemeye de kesin olarak karşı çıktı. Çipras, Yunan halkının büyük kısmının, bu maaşlarla geçindiğini hatırlattı. Başbakan Çipras, bununla birlikte Yunanistan'dan istenen "öldürücü" isteklere karşı direnmeyi sürdüreceğini, kararlı şekilde karşı çıkacağını belirterek, "Sonuna kadar direneceğim. Şayet teslim olursam, hayat arkadaşım ve çocuğumun annesi, beni ilk terkedecek kişi olur!" ifadesini kullandı.
Milliyet

Güney Sahilleri Ruslara Hasret
Ekonomik kriz nedeniyle Rus turist sayısı azalınca güney sahillerindeki yaz otellerinde geçen yılki hareketlilikten eser kalmadı. Rusya'nın yanısıra Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi ülkelerden gelenlerin ayağı da kesildi. Rusya'dan 2014 yılında gelen turistlerin sayısı 5 milyona dayanmış ve Alman turistlerin ünvanına göz dikmişti. Alman turistlerin sayısında da her geçen yıl bir miktar düşüş olsa da yıl toplamında 5 milyon kişi Almanya'dan Türkiye'ye geliyor. Ancak yılın ilk 4 aylık verilerine bakıldığında Fransız ve İsrailli turistlerin sayısında önemli miktarda düşüş olduğunu görülüyor. 2015'in ilk 5 ayında yüzde 0.51 oranında azalan turist sayısı 6 milyon 967 bin kişide kaldı. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) verilerine göre, Antalya'ya gelen yabancı turist sayısı ocak-mayıs döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.3 azalarak 2 milyon 495 bin kişi oldu. Antalya'ya 2014 yılının ocak-mayıs döneminde 2 milyon 784 bin yabancı turist gelmişti. Böylece Antalya, yılın 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 290 bin yabancı ziyaretçi kaybetti. İlk 5 ayda Rus turist sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32.4 gerileyerek 802 bin kişiden 542 bin kişiye düştü. Antalya'nın önemli pazarları arasında yer alan Hollanda, İsveç, Belçika, Ukrayna, Danimarka, Norveç, İran, Fransa, İsviçre, Kazakistan gibi ülkelerden gelişler azaldı. Turist sayısındaki azalma Antalya'da haziranın ilk yarısında da devam etti. AKTOB verilerine göre, Antalya'ya 2014 yılının haziran ayı ilk haftasında 470 bin turist gelirken bu yılın aynı döneminde gelen turist sayısı 410 AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Rusya'daki ekonomik kriz nedeniyle yurtdışına çıkan Rus vatandaşı sayısında azalma olduğunu, bunun da Türk turizmini olumsuz etkilediğini söyledi. Rus turist sayısında geçen yıla göre yüzde 30 oranında azalma olacağını tahmin ettiklerini kaydeden Hacısüleyman, "Bu da 900 bin ile 1 milyon arasında turist demek. Bu azalma nedeniyle 2 milyar dolar gelir kaybı olur" diye konuştu.
Milliyet

DÜNYA

Mülteci Krizi Daha Da Kötüleşecek
BM'nin mültecilerden sorumlu ajansı UNHCR, yıllık Küresel Eğilimler raporunu dün İstanbul'da basın toplantısıyla açıkladı. Raporu açıklayan BM Yüksek Komiseri ve eski Portekiz Başbakanı Antonio Guterres, "Bir paradigma değişimine şahit oluyoruz. Dünya çapındaki zorla yerinden edilmelere karşı, gereken müdahalenin geçmiş tecrübelere göre çok küçük kaldığı bir çağa kontrolsüz bir şekilde sürükleniyoruz" dedi. Dünya Mülteciler Günü olan yarın Mardin'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir iftara katılacak olan Guterres Hürriyet'e verdiği röportajda şunları söyledi: Suriye-Irak krizi, yakın tarihin en kötü insani krizi haline geldi. Bölgesel istikrara korkunç bir tehdit olmasının yanında, küresel barış ve güvenliği de tehdit ediyor. Türk yetkililerin bize verdiği son bilgiye göre Türkiye'de şu anda 1.8 milyon Suriyeli mülteci kayıtlı. Bir miktar da kayıtsız Suriyeli olduğunu düşünüyoruz. Öteki ülkelerden gelenleri de katınca Türkiye'de mülteci sayısı 2 milyonun üstüne çıkmış durumda. İşlerin düzelmeden önce daha da kötüleşeceğine inanıyorum. Türkiye'nin Suriyeli ve Iraklı mültecilere yönelik çok cömert politikası nedeniyle son derece minnettarız. Türkiye, dünyada en çok mülteci alan ülke haline geldiği dönemde bile sınırlarını açık tuttu. Dahası, Türkiye'deki mülteci kamplarında Suriyelilere yardım için çok iyi standartlar tutturuldu. Elbette bunun Türkiye'ye maliyeti çok yüksek oluyor. Genelde daha az zengin olan ülkelerin cömertliğinin sınırı bulunmazken, maalesef en zengin ülkeler aynı cömertliği sergilemiyor. Bu nedenle uluslararası topluma, özellikle de Avrupa, Kuzey Amerika ve Körfez ülkeleri gibi yükselen ekonomik güçlere, Türkiye ile dayanışma göstermeleri için bu güçlü çağrıyı yapıyoruz. Türkiye bir ölçüde yalnız bırakılmıştır. Mültecilerin Türk toplumu ve ekonomisi üstündeki etkisi düşünüldüğünde, Türkiye'nin daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyacı var. Örneğin Avrupa daha çok mülteci alabilir, vize politikasını gevşetebilir. Türkiye'de yeni hükümetin, yapısı nasıl olursa olsun, mültecilerin korunması yönündeki çok olumlu yaklaşımı sürdüreceğini umuyoruz. (Ankara'nın tampon bölge önerisi konusunda) Kelimeler yanıltıcı olabilir. Ama Suriye içinde güvenli bölgeler oluşursa, elbette mültecilerin büyük bir çoğunluğu geri dönecektir. Bu savaşta kimse kazanmıyor. Bir siyasi çözüm bulunması çok önemli. Tüm küresel aktörler bir araya gelip bu saçmalığa son vermeli.
Hürriyet

Esad'ın Güçleri Daha Da Zayıfladı
ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey Temsilciler Meclisi'nde, ABD'nin Ortadoğu'daki stratejisi üzerine düzenlenen oturumda konuştu. Dempsey konuşmasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın gücünü kaybettiğine ve artık savunmaya geçtiğine işaret etti. Silahlı Hizmetler Komitesi'nde konuşan Dempsey geçen hafta İsrail'e yaptığı ziyarette Esad'ın görevi bırakmasını ya da rejimin çökmesini içeren senaryoların tartışıldığını belirtti. Dempsey, "Orada genel olarak fikir birliği var. O da şu: Yakın gelecekte rejim savunmaya çekilecek kendisini Alevi, Şii ve bazı azınlık grupların korunmasıyla sınırlandıracak" dedi. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter da vekillerin Suriye'de Esad'ın gücünü kaybettiğine dair haberlerin bulunduğunu hatırlatması üzerine, Esad'ın içinde yer almayacağı bir dönüşümü görmek istediklerini ve bunun da mümkün olduğunu söyledi. Carter, "Esad'ın güçleri daha da zayıfladı, büyük kayıplar yaşadılar, kaynakları tükenmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.
Hürriyet

Tırlara Saklanan Mültecilere Müdahale
Fransa'nın İngiltere'nin karşısında bulunan liman kenti Calais'de, polis tırlara saklanarak İngiltere'ye geçmeye çalışan mültecilere müdahale etti. Polis, saklanan mültecileri tırlardan çıkarırken limana doğru kaçmaya çalışan mülteciler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Calais'de İngiltere'ye geçme umudu ile şu an yaklaşık 3 bin mülteci bulunuyor. Avrupa'dan İngiltere'ye gitmeye çalışan kaçak göçmenlerin şansını denediği en önemli sınır kapısı olarak bilinen liman kenti Calais'de, yıl başından bu yana 8 binden fazla göçmenin İngiltere'ye kaçmasının engellendiği bildirilmişti. Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Fransa'da sayıları giderek artan göçmenler için 2 yıl içinde 10 bin 500 yeni barınma yerleri inşa edileceğini duyurmuştu. Ülkede şu an mülteciler için 25 bin yatak bulunuyor. Fransa'nın yaklaşık 66 bin sığınma talebi aldığını bildiren Cazeneuve, diğer AB ülkelerinin de kendi sorumluklarının farkında olması gerektiğini savunmuştu.
Milliyet

Abd'de Tarihi Siyahi Kiliseye Irkçı Saldırı: 9 Kişi Öldü
Silahsız siyahi gençlerin beyaz polisler tarafından vurulduğu vakaların artması nedeniyle gerilim yaşanan ABD'de, Güney Carolina eyaletinde tarihi bir siyahi kilisesine silahlı saldırı düzenlendi. Kimliği Dylann Roof (21) olarak açıklanan saldırgan, 9 kişiyi öldürdükten sonra kaçmayı başardı. FBI, saldırgan için insan avı başlatırken, Roof yaklaşık 10 saat sonra yakalandı. Roof'un geçen mart ayında uyuşturucu ile ilgili bir suçtan gözaltına alındığı aktarıldı. Charleston kentindeki 150 yıllık Emanuel African Metodist Episcopal Kilisesi'ni hedef alan saldırı çarşamba akşamı yerel saatle 21.00'de gerçekleşti. Saldırı sırasında, kilisenin bodrumunda her çarşamba olduğu gibi İncil dersi düzenlenmekteydi. Kent emniyet amiri Gregory Mullen, ölenlerin altısının kadın olduğunu aktardı. Kilisenin rahibi ve eyalet senatörü olan Clementa Pinckney'nin de hayatını kaybettiği açıklandı. Mullen, "Bunun bir nefret suçu olduğuna inanıyorum" dedi. 1816'da inşa edilen kilise, mezar alanları konusunda yaşanan anlaşmazlık sonrasında Methodist Episcopal Kilisesi'nden ayrılan siyahiler tarafından kuruldu. ABD'nin güneyindeki ilk Metodist siyahi kilise Emanuel, köleliğe karşı isyanda önemli bir yere sahip.
Milliyet

Danimarka'da Başa Baş Seçim
Danimarka'da halk dün, 179 sandalyeli parlamentonun yeni üyelerini belirlemek için sandık başına gitti. Seçim öncesi yapılan son anketler, Başbakan Helle Thorning-Schmidt liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti ile muhalefetteki Liberal Parti'nin arasındaki oy farkının az olacağını gösteriyor. Sol partilerin yüzde 49, sağ partilerin ise yüzde 50 civarı oy alması beklenen seçimlerden koalisyon hükümeti çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Değişik partilerden 10 Türk kökenli adayın da yarıştığı seçimlerden önce hem sağ hem de sol partiler Danimarka'nın göçmen politikalarını daha sıkı hale getirme vaadinde bulundu.
Vatan

POLİTİKA
Erken Seçım Içın Oyun Yapmak Milletvekillerine Saygısızlık
Başbakan Ahmet Davutoğlu, erken seçim için oyun içine girmenin "milletvekillerine saygısızlık olacağını" söyledi. Davutoğlu, önceki gün Habertürk-Show TV'de katıldığı canlı yayında erken seçim ve koalisyon ihtimallerine ilişkin soruları yanıtlarken, "Şu anda herkesin yapması gereken tabloyu realist bir şekilde okumak, ülke çıkarını öne almak ve bu ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için hangi opsiyonlar var bunu birer birer denemek. Denerken de 'bunu deneyim de sonunda bu iş başarılmasın, tekrar seçime gidelim' gibi bir oyun içine girmemek. Bu, şu anki milletvekillerine de saygısızlık olur yani seçilen milletvekillerimize de bizim için, bütün partiler için. Bırakalım Meclis açılsın milletvekillerimiz görevlerini yapmaya başlasınlar ve bu arada da biz o milletvekillerimizle bir istişare, güvenoyu alacak bir hükümetin üzerinde duralım" dedi. Davutoğlu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başdanışmanı Ahmet Sever'in kitabına ilişkin soruları da yanıtladı. İyi bir hatırat kitabında üç unsurun olması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti: "Bunun bir anekdotlar yekunu olması değil, sürecin anlatılması Bir olayı verip o olaydan hüküm çıkarmak değil, süreç içinde iniş çıkışların, çok olaylar yaşanır, bunların iyi anlatılması. İki, sahici olması. Yani selektif olmaması, 12, 15 yıl içerisinde yaşanmış binlerce olayın içinden bazılarını seçip, o da tek taraflı anlatım, test edilmesi mümkün olmayan bir anlatım. Üçüncüsü de bu hatıratın gerçekten hatırat olduğu konusunda herkesi inandırması lazım. Yayınlanma zamanlaması, muhtevası, takdimi ile Bu üç unsur olmadı mı ben o hatıratı ciddiye almam. Bu hatıratta bu üç unsur da yok. Süreç değil, bir anlatım olarak anekdotlar ve tek taraflı, bir kısmı da gerçeği yansıtmayan anekdotlar, selektif, insanların ruh halinin bütünüyle tek yönde seyretmesi mümkün değil."
Hürriyet

Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'ye 'Başbakan Sen Ol' Önerisi
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, resmi koalisyon görüşmeleri başlamadan önce MHP lideri Devlet Bahçeli'ye "Birlikte hükümet kuralım, Başbakan sen ol" çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu, MHP'nin çözüm süreci konusundaki katı tutumuyla HDP'nin desteğini nasıl alacağı yönündeki soruya da "Türkiye'nin dünya kadar sorunu var. Bunların çözülmesi lazım. Siyaset sanatı da çözüm üretme sanatıdır" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, CHP, MHP ve HDP'nin seçim bildirgelerindeki vaat ve projelerin belli olduğunu ve bildirgelerdeki ortak unsurlar üzerinden Türkiye'nin sorunlarının çözümünde çok önemli adımlar atılabileceğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, yolsuzluk konusunda hem CHP'nin hem milletvekillerinin hassasiyeti olduğunu belirterek şunları söyledi: "İlkelerimizden biri yolsuzlukla mücadele. İktidarın da yolsuzlukla mücadele etmesi gerekiyor. Sayın Başbakan 'Baltaları gömün gelin' diyor. Bizim elimizde hiçbir zaman balta olmadı. Ancak 17-25 Aralık soruşturmalarını balta olarak görüyorsa yanlış yaklaşıyor. İktidar bu dosyalar konusunda aklanmak için bizden daha çok çaba sarfetmeli. Hem 'Hırsızlık yapan kardeşim bile olsa kolunu keserim' diyeceksiniz, hem 'bu dosyalar yeniden açılmaz' diyeceksiniz. Sağlıklı bir yargılama süreci olsaydı, biz de karara saygı duyardık. Ancak olmadı. Erken seçim konusunda bizde tereddüt yok. Ancak erken seçim liderlerin görevini yerine getirmemesi demektir. 7 Haziran'da siyasi parti liderlerine bir yetki verildi. Bunu değerlendirmemiz lazım. Hepimiz uzlaşmak zorundayız. Bizim kişisel bir Tayyip Erdoğan düşmanlığımız, karşıtlığımız yok. Biz diyoruz ki herkes 'hukukun içinde kalsın. O da hukuk içinde kalırsa bir sorunumuz yok."
Hürriyet

Başbakan'ın Aydınlarla 'Gri Alan' Toplantıları
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun akademisyen, gazeteci, yazar, sanatçı bazı aydınlarla hafta sonundan bu yana Başbakanlık Konutu'nda özel toplantılar yaparak seçim sonuçlarını ve oy düşüşlerini değerlendirdiği belirtildi. Milletvekili genel seçimlerinde bir önceki genel seçimlere göre yaklaşık 9 puan, 2014 yerel seçimlerine göre de yaklaşık 3 puan kaybeden Ak Parti'de seçimin analizi yapılırken Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da Başbakanlık Konutu'nda bazı "özel" ekiplerle ayrı ayrı toplantılar yaptığı ortaya çıktı. Davutoğlu'nun görüşmelerde seçimlerdeki tabloyu değerlendirdiği ifade edildi. Görüşülen aydınlar arasında Ak Parti'ye muhalif olan bazı isimlerin de olduğu ve bu davetler karşısında şaşırdıkları da kaydedildi. Aydınlarla sohbette de 2007 ve 2011 seçimleri örneğinin değerlendirildiği ifade edilerek, 2007'de, "oy verebilirim" diyen kitlenin yüzde 56 olduğu ve buradan yüzde 45 oy alındığı, 2011'de ise yüzde 55 olan "oy verebilirim" diyen kitleden yüzde 49 oy alındığı değerlendirildi. Aradaki gri alanın 2007'de 11, 2011'de 6 puan olduğu değerlendirilirken 2015 seçimlerinde bu alanın daha da daraldığı analizi yapıldı. Davutoğlu'nun, aydınlarla sohbetinde bu, "gri alan"- daki daralmanın nedenlerini konuştuğu vurgulandı.
Milliyet

Mhp'yle Uyumlu İsim Olursa Destekleriz
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, koalisyon arayışlarının sonuç verip vermeyeceği konusunda önemli eşik olacak TBMM Başkanı seçiminde ilk etapta ortaya çıkacak adaylara bakacaklarını, MHP ile uyumlu bir aday olması durumunda onu destekleyeceklerini, değilse kendi adaylarını çıkarıp arkasında duracaklarını bildirdi. Yalçın, Meclis'te 25. dönem için kayıt yaptırdı. Kızları Erva ve Beyza ile gelen Yalçın, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Yalçın, en kısa zamanda kurulması muhtemel hükümet ile birlikte ülkenin meselelerini çözmek adına Meclis çatısı altında mücadele edeceklerini kaydetti. TÜSİAD'ın ziyaretinin ardından atılacak adımlar konusunda değişiklik olup olmadığı sorusuna Yalçın, "Onları parti olarak dinleme durumundayız. Nitekim öyle yaptık. Görüş ve düşünceleri, MHP'nin koalisyon ile alakalı görüşmeleri sürecinde dikkate alınacaktır. Kendileri sadece kendi örgütleri tarafından neyin, nasıl olması gerektiğini ifade ettiler. Bunlar, bir siyasi parti olmamız sebebiyle kararlarımıza ışık tutacaktır" karşılığını verdi. MHP'nin kırmızı çizgileri ile ilgili sorularına Yalçın, hâlâ seçim akşamı Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıkladığı temel noktada olduklarını ifade etti. Millete verdikleri sözün peşinde olduklarını ve bunlardan vazgeçme lüksleri bulunmadığını anlatan Yalçın, "Çözüm süreci, 17-25 Aralık ve Cumhurbaşkanı'nın sınırları" denilmesi üzerine, şunları söyledi: "Siz çok önemli olanları öne çıkarıyorsunuz. Tabii ki bunlar önem arz ediyor ama emekliye verdiğimiz söz, iki ikramiye veya asgari ücreti de ihmal etmemek lazım diye düşünüyorum. Şöyle kabul edilebilir; partiler arasında bunlar problem olmaz, halka verilecek hizmetler noktasında karşı durulacağını zannetmiyorum ama her biri önem arz ediyor. Olmazsa olmaz şekliyle illa mütalaa edecekseniz MHP, öncelikle koalisyonun diğer partilerin kendi aralarında kurulmasının daha doğru olacağını ifade etti. Buna rağmen olmuyorsa MHP'nin görüş ve düşünceleri ve temel ilkeleri bellidir. Koalisyon kuracak siyasi irade, o ilkeleri irdelemek, onları kabul etmek suretiyle ancak masa başına oturabilir. Biz bu noktadayız." Yalçın, "Ak Parti'nin ilkeleri de tartışılıyor; (Saray'ı tartışmaya açtırmayız, Başbakanlık dönüşümlü olmaz, ancak bakanlıklarda dönüşümlü olur) deniliyor. Bunlara nasıl yaklaşırsınız" sorusuna, bunların masaya oturulduğunda, görüşmeler başladığında şekilleneceğini söyledi.
Milliyet

'İşlerini Kolaylaştırırız'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün Diyarbakır'dan AK Partili bir iktidara yeşil ışık yaktı. Demirtaş, soruları yanıtlarken, seçimden koalisyon çıktığını belirtti ve "Koalisyonları felaket olarak görmek yerine bundan sonuç çıkarmamız gerekiyor" dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun HDP ile ilgili sözlerini de değerlendiren Demirtaş, "Sayın Davutoğlu'nun artık seçim öncesi dili ve üslubu bir kenara bırakması lazım. Rijit ve ötekileştirici dil AKP'ye kaybettirmiştir. Doğru bir yöntemle kapımız çalınırsa olumlu bulduğumuz yöntemleri destekleriz. Sadece koalisyonun tarzı değil, çözüm süreci, yeni anayasa konusunda her türlü olumlu işin yanında oluruz" diye konuştu. İçeriden veya dışarından AKP'ye destek vermeyeceklerini ifade eden Demirtaş, bir heyetin hızlı bir şekilde İmralı'ya gitmesi gerektiğini de söyledikten sonra şöyle konuştu: "Koalisyon hükümetleri çözüm sürecini es geçerek ilerlemenin olmayacağını görmelidir. AKP ile CHP bizim ilkelerimizi içerecek şekilde koalisyon kurarsa işlerini kolaylaştırırız, destek veririz. Bizim için önemli olan sorunların çözümüdür. Temel ilkelerde buluşmayı tartışırlarsa bu Türkiye açısından rahatlatıcı olur. Birlikte hareket etmeyi başarırız. Ekonomide güven ve istikrar ortamının sağlanmasını sağlayacak. HDP her türlü sorun çözme konusunda kolaylaştırmaya hazır olduğunu teyit etmiştir. Artık koalisyonlar dönemi başlamıştır. Bu büyük bir kucaklaşmayı ve helalleşmeyi de beraberinde getirir. Çözüm süreci istemiyorum diyen kan ve çatışma istiyor demektir. Savaş hükümeti, çözümsüzlük hükümeti Türkiye'de kurulamaz."
Vatan

SPOR

Trabzonspor'un her konuda anlaşmaya vardığı Kamerunlu Stephane M'bia, dün sağlık kontrolünden geçirildi. Bonservisi elinde olan M'bia, bugün de kendisini 3 yıllığına bordo mavili renklere bağlayacak sözleşmeyi imzalayacak. Son olarak Sevilla ile bu sezon UEFA Avrupa Ligi Kupası'nı kaldıran M'bia, uzun bir sürecin ardından geçen hafta Trabzon'a gelmeye ikna edildi. Milli takım kampı sonrası eşyalarını toplamak üzere Paris'e giden Stephane M'bia, önceki gece geç saatlerde Trabzon'a geldi. BORDO mavili yönetimin, Kamerunlu oyuncuya yaklaşık 1.5 milyon Euro imza parası ve yıllık 2.4 milyon Euro garanti para verileceği ileri sürülürken, sözleşme şartlarıyla ilgili açıklamanın da imza töreninin ardından borsaya bildirileceği vurgulandı. M'bia böylece yıllık 2.5 milyon Euro alan Oscar Cardozo'dan sonra en çok kazanan futbolcu olacak. Bu arada Kayserispor'dan transfer edilen Okay Yokuşlu da sağlık kontrolünden geçirildi. Okay için ayrı bir imza töreni düzenleneceği belirtildi.
Hürriyet

Galatasaray'da Felipe Melo krizi giderek büyüyor. Bir yıllık daha sözleşmesi bulunmasına rağmen üç yıllık yeni bir sözleşme isteyen Brezilyalı futbolcu konusunda kesin karar verildi. Cim-Bom, Melo'yla yeni sözleşme yapmayarak geçerli protokolün devamını isteyecek. Sarı-kırmızılı yetkililerin Brezilyalı futbolcunun İstanbul'a gelecek olan menajerlerine, "Melo'dan memnunuz ama yeni bir sözleşme de yapmak istemiyoruz. Zaten sözleşmesi devam eden bir futbolcudan bahsediyoruz. Melo gelip oynamak isterse bundan memnuniyet duyarız. Ama bize dayatma olursa da bunu kabul etmeyiz. Gelecek sezon sonunda şartlara göre oturur yeniden konuşuruz" demeye hazırlandıkları öğrenildi. Galatasaray'ın 31 yaşındaki futbolcu ile ilgili aldığı bu karar sonrası Melo'nun nasıl bir tavır takınacağı ise merakla bekleniyor. Sarı-kırmızılı takımda oynamaktan ve İstanbul'da yaşamaktan çok mutlu olan Brezilyalı uzun bir süre daha Türkiye'de kalma planları yapıyordu. Hatta pazarlık masasına güçlü girmek için de menajerleri aracılığıyla İnter ve Sevilla'nın başında bulunan eski hocaları Roberto Mancini ve Unai Emery'ye haber göndermişti. Galatasaray'ın Melo'ya yeni sözleşme sunmama kararı ile beraber Brezilyalı futbolcunun ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Milliyet

Transferde kesenin ağzını açan Fenerbahçe, Nani için de servet dağıtacak. Sarı-Lacivertliler önceki gece İstanbul'a gelen Portekizli futbolcunun menajerleri Federico Pasterello ve Luca Bascherini ile dün görüşerek el sıkıştı. Başkan Aziz Yıldırım ve Sportif Direktör Terraneo'nun kulüpte yaptığı görüşmede Sporting Lizbon'da kiralık oynayan Manchester United'lı oyuncu için eski takımından aldığı ücret olan 5 milyon euro teklif edildi. Nani ile de telefonda görüşen Terraneo, "Fenerbahçe bu sezon çok güçlü bir kadro kuruyor. Senin de bu ekibin bir parçası olmanı istiyoruz. Sen de aramıza katılırsan, Şampiyonlar Ligi'nde çok önemli başarılara imza atabiliriz" dedi. Yıldız futbolcunun Fener'in sportif direktörüyle yaptığı görüşmeden etkilendiği ve tekilf edilen 5 milyon euroyu da kabul ettiği belirtildi. İki menajer yaptıkları görüşmenin ardından açıklama yapmadan İstanbul'dan ayrıldı. Futbolcu ile söz kesen Kanarya ardından rotayı Manchester United'a çevirdi. Terraneo, İngiliz yöneticilerle bonservis pazarlığına girişirken, ManU kapıyı 8.5 milyon euro'dan açtı. 2007'de bu oyuncuyu 25 milyon euro'ya kadrosuna katan Manchester United'ın istediği bu rakam Fenerbahçe cephesi tarafında fazla bulundu. Sarı-Lacivertliler'in 5 milyon euro civarında bir rakamı kabul ettirmeye çalıştığı öğrenildi.
Star

Beşiktaş'ın yıldızı Demba Ba, Siyah-Beyazlılar'dan ayrılmak için düğmeye bastı. Katar ve Çin'den cazip teklifler almasının yanı sıra Premier Lig ekibi West Bromwich'in da listesine giren Senegalli oyuncu, Türkiye'den ayrılmak istediğini açıkladı. Senegal'in başkenti Dakar'da çocuklar yararına düzenlenen geceye katılan Demba Ba burada World Soccer'a konuştu. Yıldız futbolcu, "Türkiye'de futbolun kalitesi İngiltere'nin çok altında. Chelsea'den ayrılmak benim pek de istediğim bir şekilde gerçekleşmedi, ama bu hayat. Henüz gencim ve kariyerimde bir büyük transfer daha yapacağıma inanıyorum. Premier Lig'den benimle ilgilenen takımlar var. Ben de önümdeki seçeneklere açığım. Bakalım önümüzdeki günler neler getirecek" ifadesini kullandı. Bu arada İngiliz basını da transferle ilgili gelişmeleri gündeme taşıdı. Birmingham Mail Gazetesi, "West Bromwich'in teknik direktörü Tony Pulis kadrosunu Demba Ba ve Matt Phillips gibi isimlerle güçlendirmek istiyor. Pulis, Cyrstal Palace ve Stoke City'deyken Ba'yı iki kez almak istedi ama başaramadı. Bu kez golcü oyuncuyu transfer ettirebilmek için tüm imkanlarını kullanacak" yorumunda bulundu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme