1 Temmuz 2015 Çarşamba

01.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Azınlık Hükümeti Sıkıntılara Çare Olmaz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen iftar programında eski milletvekilleri ile bir araya geldi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: Türkiye 7 Haziran seçimleri ile birlikte yeni bir döneme girdi. 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından başlayan tek parti iktidarları dönemi 7 Haziran'da sona erdi. Her seçim gibi bu seçimde milletimizin takdir ettiği şekilde neticelendi. Bize düşen bu takdire saygı göstermek ortaya çıkan fotoğrafa uygun şekilde yolumuza devam etmektir. Bugün Meclis'te temsil edilen siyasi partilerimiz işte böyle bir imtihan ile karşı karşıyadır. Bu imtihanı başarı ile verenlerin önümüzdeki dönemde milletimizden hakkettiği mükafatını alacaklarına inanıyorum. Bu süreçte kendi siyasi ve kişisel hesaplarını ülkenin ve milletin ihtiyaçlarının önüne koyanlar da hiç şüphesiz milletimizden gerekli karşılığı göreceklerdir. Bir azınlık hükümetinin Türkiye'nin sıkıntılarına çare olamayacağı kanaatindeyim. Bu sürecin en sağlıklı şekilde yürümesini arzu ediyorum. Cumhurbaşkanı sıfatıyla bu konuda üzerime düşen görevleri yapıyorum, yapmaya devam edeceğim. Millet bizi işte böyle günlerde ülkeyi sağ salim bir şekilde güvenli limanlara ulaştırmamız için getirdi. Anayasanın verdiği yetkiler çerçevesinde ve milletimizden aldığımız güçle Türkiye'nin bu dönemi ya yeni hükümeti kurarak ya da kurulmaması halinde seçime giderek en sıkıntısız, hasarsız şekilde geçirmesini inşallah sağlayacağız. Bugün Meclis Başkanlığımız için birinci tur seçimleri yapıldı. Birinci turda beklenen neticeler ortaya çıktı. Yarın temennimiz o ki Meclis Başkanımız belirlenmiş olacak. Ondan sonra da Meclis'teki idari yapılanma süratle komisyonlarla birlikte onlar da gerçekleşmiş olacak. Daha sonraki süreçte bizler de üzerimize düşen görevi inşallah yapacağız. İşlerimizi istişare ile yürütmek en önemli bizim en önemli ayırt edici vasfımızdır. Türkiye'nin önümüzdeki dönemin mimarisini sizlerle beraber oluşturmak arzusundayım. Bugün Türkiye bilhassa Suriye Irak ve Ukrayna'daki gelişmelerden doğrudan ve çok derin şekilde etkileniyoruz. Yine küresel ekonomik krizin komşumuz Yunanistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki olumsuz etkilerini hep birlikte takip ediyoruz. Seçim döneminde şahit olduğumuz hadiselerin vehametinin farkındayız. Tüm bunlar Türkiye için iyi fotoğraflar değildir. Kapımıza dayanan sıkıntıların aşılmasında hepimize düşen görevler var. Bilhassa eski milletvekillerimizin tecrübesini birikimini değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Milliyet


LYS'de Üç Soru İptal 
Üniversite adaylarının merakla beklediği LYS sonuçları açıklandı. ÖSYM iki kimya, bir de İngilizce sorusunun Yönetim Kurulu kararı ile iptal edildiği ve bu sorulardan en az birini işaretleyen adayların soruları doğru cevapladığı kabul edilerek puanlama yapıldığı belirtildi. ÖSYM'nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Adaylar, sınav sonuçlarını https://sonuc. osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekler. Sınav sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 20 Haziran 2015 tarihinde yapılan fen bilimleri sınavının (2015-LYS-2) kimya testinin temel soru kitapçığında yer alan 8 ve 14'üncü sorular ile 14 Haziran'da yapılan yabancı dil sınavının (2015-LYS-5) İngilizce testinin temel soru kitapçığında yer alan 49'uncu soru, ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile iptal edildi. 2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme (ÖSYS) Kılavuzu'nun 4.6.1. LYS Puanları Nasıl Hesaplanacaktır? maddesinde yer alan 'Sınavdan sonra yapılan analizlerde bir testteki sorulardan herhangi biri, biçimsel veya bilimsel bir nedenle ÖSYM tarafından geçersiz sayıldığı takdirde, ilgili testte yer alan sorulardan herhangi birini işaretleyen tüm adayların bu soruyu doğru cevapladığı kabul edilecektir' hükmü gereği; kimya ile İngilizce testinde en az bir cevabı bulunan tüm adayların bu soruları doğru cevapladıkları kabul edilerek değerlendirme işlemi yapıldı."
Vatan


EKONOMİ 

Gram Altın 100, 8864-101, 2280                              
ABD Doları 2, 6801-2, 6833
Euro 2, 9812-2, 9881
İngiliz Sterlini 4, 2056-4, 2114  
                
Altınsız Olmuyor 
Petrol fiyatlarındaki düşük seyrin dış ticaret açığının daralmasına katkısı sürerken yılbaşından beri 6 milyar dolar destek sağlayan altın ihracatının mayısta düşük gerçekleşmesiyle dış ticaret açığındaki iyileşme yavaşladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre dış ticaret açığı mayısta yüzde 6.1 azalarak 6.7 milyar dolar olurken, ilk beş ayda yüzde 9.7 daralarak 26.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracat mayısta yüzde 18.8 azalarak 11.1 milyar dolar, ithalat yüzde 14.4 azalarak 17.8 milyar dolar olurken, ihracat ilk beş ayda yüzde 8.4 azalarak 61.5 milyar dolar, ithalat yüzde 10.6 azalarak 88.5 milyar dolar oldu. Yılın ilk dört ayında ihracattaki parite ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı düşüşü telafi edebilecek boyuta ulaşan altın ihracatı, mayısta ilk kez düşük gerçekleşti. TÜİK verilerine göre, aralarında altının da yer aldığı ve yılın ilk aylarında aylık bazda 2 milyar dolara ulaşan kıymetli metal ihracatı mayısta 500 milyon dolarda kaldı. İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, "Yılın ilk dört ayında, altın ihracatındaki artış 12 aylık dış ticaret açığını 5.9 milyar dolar aşağı çekerken, mayısta kıymetli maden ticaretinin ihracata katkısı sonlandı. Yılın kalanında altın katkısının devam edip etmeyeceği yakından izlenecek" dedi. Dış ticaret dengesindeki iyileşmede önemli rol oynayan enerji ithalatında mayısta yıllık daralmanın sürdüğünü belirten Kömürcüoğlu "Net etki yaklaşık 1 milyar dolar. Böylece enerji faturamızdaki azalma 12 aylık dış ticaret açığımızı mayıs itibariyle 5.8 milyar dolar azalttı." Mayıs ayında enerji ithalatı yüzde 24 azalarak 3.3 milyar dolar, ocak-mayısta yüzde 24 azalışla 17.3 milyar dolar oldu. Avrupa Birliği'nin ihracattaki payı 2014 Mayıs ayında yüzde 43.8 iken, 2015 Mayıs ayında yüzde 42.5 oldu. AB'ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 21.3 azalarak 4.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. En çok ihracat yapılan sektör olan otomotiv ihracatı mayısta yüzde 30 düşüşle 1.2 milyar dolar olurken ilk beş aydaki ihracat yüzde 9.7 düşüşle 7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ilk beş kalemde en düşük gerileme yüzde 20 olurken, demir çelik ihracatı mayısta yüzde 40 gerileyerek 520 milyon dolar oldu. Kömürcüoğlu, "Avrupa Birliği'ne yapılan ihracatta yıllık bazda yüzde 21'lik bir gerileme görülüyor. Ancak aynı rakama Euro cinsinden bakıldığında gerilemenin sadece yüzde 3 olduğu görülüyor. Yılın ilk beş ayına da ise dolar cinsinden ihracatta görülen yüzde 11'lik daralmanın Euro bazında yerini yüzde 10'luk genişlemeye bırakması aslında Avrupa'daki canlanmanın ihracatımızı olumlu etkilediği gösteriyor" dedi.
Hürriyet

'Yardıma Hazırız' 
Yunanistan'ın borçlarını Türkiye'nin ödemesi önerileri ortaya atılıp tartışılırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin dünkü ilk Meclis grup toplantısında, "Yunanistan'ın krizi aşabilmesi için elimizden ne gelirse yapmayız hazırız" mesajı verdi. Son ziyaretinde Çipras ile görüştüğünü kaydeden Davutoğlu, "Biz Yunanistan'ın güçlü olmasını isteriz. Ege'nin barış gölü olmasını isteriz. Kıbrıs'ın çözülmesini isteriz. O yüzden Türkiye her türlü işbirliği teklifine olumlu yaklaşacaktır. Ama tabi Yunanistan'ın iç şartları nedeniyle bu mümkün olmadı. Yunanistan'ın krizi aşabilmesi için elimizden ne gelirse, turizm, enerji, ticaret işbirliği alanlarında ne yapmak gerekiyorsa yapmaya hazırız. Yunanistan'ın sorunları karşısında birlikte atabileceğimiz adımları karşılıklı konuşmak üzere, hükümet kurma çalışmaları sonrasında ilk fırsatta yüksek düzeyli işbirliği konseyini yapmak üzere temasa geçeceğiz" dedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de grup toplantısında, Yunanistan'ın borçlarını Türkiye'nin ödemesi önerilerinin anımsatılması üzerine, "Teklif gelirse değerlendiririz" dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da dün bir televizyon kanalında Yunanistan'la ilgili soruları da yanıtladı. Yunanistan Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin içeriği ile ilgili olarak, ''Ekonomik konuları konuştuk. Fakat bizden bir talebi olmadı" dedi. Yunanistan'a borçları konusunda yardımcı olabileceklerini söylediklerini de kaydeden Çavuşoğlu şöyle konuştu: "Tabi Yunanistan'ın talep etmesi gerekiyor. Yunanistan'ın da bu ekonomik krizden çıkmasını canı gönülden arzu ederiz. Yunanistan'a borçlarını ödeyelim teklifinin doğru olmadığını düşünüyorum. Bizim bakışımızla, Yunan halkının bakışı aynı düzeyde değil. Savunma Bakanı'nın işte Ege adalarında yapmaya çalıştığı şeyler… Biz çağdaş devlet olarak aynı karşılığı vermedik. Gerekirse tedbirimizi alırız. Onlar bizden talepte bulunursa biz üzerimize düşeni yaparız. Yardım etmek isteriz Yunanistan'a."
Hürriyet

Çipras İflas 
Yunanistan için yolun sonuna gelindi. Avro Bölgesi maliye bakanları, iflas etmek üzere olan Yunanistan'ın son çare olarak sunduğu teklifi de reddetti. Telekonferans toplantısında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın Avro Bölgesi'nin kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması'nın (ESM) kreditörlüğünde 2 yıllık mali program ve borçların yeniden yapılandırılmasını içeren teklifini görüşen Avro Bölgesi maliye bakanları teklifi kabul etmedi. AB kaynakları, Yunanistan'ın vadesi dün gece dolan mali programın uzatılması ve borçlarının kırpılması önerisinin kabul görmediğini ve kurtarma fonu başvurusunda normal prosedürün takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Avro Bölgesi maliye bakanlarının bugün tekrar telekonferans toplantısı yaparak Yunanistan'la ilgili yol haritasını tartışacakları bildirildi. Bu arada Avrupa İstikrar Mekanizması'ndan yapılan açıklamada, Yunanistan'a mevcut mali yardım programının vadesinin dün gece dolduğu için kalan 1,8 milyar avroluk kredi diliminin ve bankalara sermaye ilavesi için ayrılan 10,9 milyar avronun iptal edileceği belirtildi. Uluslararası Para Fonu'na vadesi dolan 1,5 milyar avroluk borç taksitini ödemeyeceğini açıklayan Yunanistan bu durumda temerrüte düştü ve teknik olarak iflas etti. Avro Bölgesi maliye bakanlarının, ek süre talebini kabul etmemesi sebebiyle borcunu ödeyemez hale gelen Yunanistan hükümeti son bir hamle ile referandum kozunu oynadı. Borcunu ödemeyeceği tehdidinde bulunan Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, pazar günü yapılması kararlaştırılan halk oylamasından "evet" çıkması durumunda ise başbakanlıktan istifa edeceğini açıkladı. Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis ise Yunanistan'ın Avro Bölgesinden çıkarılması durumunda yargı yoluna gideceklerini ifade etti
Türkiye

Milyon Dolar'lık 1 Saniye 
Dünyanın güneş etrafından dönüş hızının yavaşladığını tespit eden astronomların isteğiyle, dün gece yarısını bu sabaha bağlayan saatlerde "dünya saatine" 1 saniye eklenirken, bu işlemin, ABD ve Asya borsalarının açık olduğu bir zamanda yapılması hayli korkuttu. Nitekim tüm dünyada "1 saniye içinde" borsalarda yaklaşık 5 milyon dolarlık alım-satım işlemi gerçekleşiyor. 30 Haziran'ı 1 Temmuz'a bağlayan gece gerçekleştirilen "ayarlama" gerçekleşti. Uluslararası Dünya Rotasyon ve Referans Sistemi'nin (IERS), dünyanın güneş etrafındaki dönüşünün yavaşlamasından kaynaklanan 1 saniyelik fazla zaman oluştuğunu, bunun da 2015 yılına 1 saniye eklenmesiyle çözüleceğini bildirmişti. Yani gezegen yavaşlamış, ancak saatler aynı hızda ilerlemeye devam etmişti. İşte, bilim adamları, bu problemi çözmek belirli zamanlarda saatleri "uyumlu" hale getirmek için bu işlemleri tekrarlıyor. 1972'den bu yana da 25 kez yapıldı. IERS'in 2015 yılına 1 saniye daha eklemesinin, siber dünyayı olumsuz etkileyeceği konuşuluyordu. Nitekim son olarak 2012 yılında gerçekleşen saniye eklemede, teknoloji devlerinin siteleri ve internet dünyası olumsuz etkilenmiş, bazı şirketler problemlerle karşılaşmıştı. Aynı gerginlik, para piyasaları için de söz konusu oldu. Bir önceki uygulama hafta sonunda gerçekleşirken, bu kez hafta arası ve ABD'nin yanı sıra Asya borsalarında da işlem saatine denk geldi. Tüm dünyada bir saniyede 4.6 milyon dolarlık işlem gerçekleştiği belirtilirken, sadece Kore, Japonya ve Avustralya borsalarında bir günde 3.7 milyar dolarlık işlem yapıldığı hatırlatılıyor. Yine Amerikan borsalarına hisse alım-satımı için 1 saniyede 1.4 milyon mesaj gittiği belirtiliyor. Hal böyle olunca da, endişe pek de yersiz görünmüyor. Bunun için Amerikan borsalarında işlemler 5 dakika kadar durdu. Asya ve Avustralya borsaları ise, zaman ayarlamasını önceden yaparak, işlem gerçekleştiğinde "saatleri eşitlemiş olmayı" planladı. Tabii tüm bunlara rağmen ters giden bir şey olup olmadığını da "zaman" gösterecek! Bununla birlikte Amerikan ordusunun da bu tehlikeyi nasıl savuşturduğu şimdilik belirsiz. Çünkü yetkililer, büyük bilgisayar ağlarının söz konusu işlemi "hıçkırık" olarak algılayacağını, sorunun, bir dakikanın "61 saniye" olmasından kaynaklandığını vurguladılar.
Milliyet

Sanayinin Devleri Enerji Şirketlerinden 
Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun yer aldığı 'Fortune 500' listesi yayınlandı. TÜPRAŞ, Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin belirlendiği listede 39.7 milyar liralık net satışla listenin ilk sırasında yer aldı. BOTAŞ'ın 37.5 milyar liralık net satışla ikinci sırada olduğu listede üçüncü 32.9 milyar lira net satışla OMV Petrol Ofisi oldu. İlk 3 şirketinde enerji sektörü ile ilgili olması dikkat çekti. Listenin dördüncü sırasında Türk Hava Yolları, beşinci sırasında ise Türkiye Elektrik İletim A.Ş yer aldı. Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin net satışları bir önceki yıla göre yüzde 19.55 oranında artarak 791.7 milyar TL'ye çıktı. Türkiye'nin en büyük şirketlerinin ihracatları da yüzde 19.98 oranında artışla 186.8 milyar TL olarak gerçekleşti. Listede yer alan şirketlerin faiz ve vergi öncesi kârlarının toplamı yüzde 1.38 artışla 59 milyar TL olarak gerçekleşti. Toplam net kârları ise yüzde 1.96 oranında değer kaybederek 26.8 milyar TL'ye geriledi. İlk 500'de şirket sayısı en çok azalan il İstanbul olurken, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Kayseri'den listeye giren il sayısında azalma yaşandı. Ankara, Mersin, Hatay ve Antalya'dan listeye giren şirket sayılarında ise artış gerçekleşti. Ankara'da artış yaşanmasında inşaat şirketlerinin etkisi oldu. Ayrıca önceki yıl listede yer almayan Samsun, Sakarya, Aksaray ve Tokat'tan şirketler de ilk 500'de kendine yer buldu. Öte yandan bu yıl 14 sektörde özkaynak karlılığı azaldı, 24 sektörde ise arttı. Fortune 500 listesinde sektörel dağılımlar incelendiğinde 2013 yılına oranla üretim sektörünün net satışlarında yüzde 15.03 düşüş, ticarette yüzde 17.26 düşüş, hizmet sektöründe yüzde 38.90 ve inşaatta yüzde 17.60 artış yaşandı. Listede yer alan firmaların sektörel dağılımlarına bakıldığında ise üretim sektöründe 263, hizmette 74, ticarette 130, inşaatta ise 33 şirket yer aldı.
Star

3. Havalimanına 3.5 Milyar Euro 
İstanbul'a yapılacak 3'üncü havalimanının ilk etap yatırımı için bankalardan kullanılacak toplam 4.5 milyar euroluk kredinin 3.5 milyar euroluk kısmı üç kamu bankasından sağlanacak; Yapı Kredi Bankası'nın çekilmesiyle krediye katkı sağlayacak toplam banka sayısı altıya inecek. Konu hakkında bilgi sahibi bir bankacı, finansman paketinin Ağustos ayı sonuna doğru tamamlanabileceğini ancak proje sahiplerinden istenen belgelerin tamamlanmasının uzun sürmesinden dolayı kapanışın Kasım ayını bulabileceğini söyledi. Aynı bankacı, "Fiyatlama konusunda kamu bankaları çok daha agresif oldukları için bu finansmanın 3.5 milyar eurosu üç kamu bankasından gelecek. Yapı Kredi Bankası'nın çekilmesinin ardından krediye katkı sağlayacak özel bankalar ise Garanti Bankası, Finansbank ve Denizbank olacak" dedi. Yapı Kredi Bankası konu ile ilgili açıklama yapmadı. Finansman paketinde kamu bankaları Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank yer alacak. Cengiz-Limak-Kolin-Kalyoncu-Mapa konsorsiyumu İstanbul üçüncü havalimanının 25 yıllık işletme hakkı için Mayıs 2013'te yapılan yap-işlet- devret ihalesini kira bedeli olarak 22.1 milyar euro+KDV teklif ederek kazanmış ve İGA Havalimanı İşlemesi A.Ş'yi kurmuştu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

En Kötü Senaryoya Hazırız 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 45 dakika gecikmeli geldiği partisinin dünkü ilk Meclis grup toplantısında, "Sınamalar siyasetin doğasıdır. Siyaset, gerektiğinde risk alabilecek iradeyi gösterebilecek kişilerin işidir. Tarihe yön verenlerin işidir. Türkiye hiçbir tarihi olayı izlemekle yetinmedi, hepsine müdahil oldu" dedi. Davutoğlu, özetle şu mesajları verdi: "Biz Sayın İsmet Yılmaz'ı aday gösterdiysek, kazansa da kazanmasa da son ana kadar 258 desteğin arkasında olmasını talep ediyorum. Bir senaryo gündeme getiriliyor. Üçüncü turda bizim bazı arkadaşlarımızın başka bazı arkadaşlara yöneleceği, iki adayın kalmasını sağlayacağı Bizde siyasetin ahlakına aykırı tek bir davranış olmayacak. Burada nasıl Meclis Başkanlığı koalisyon ile irtibatlı değilse, Cumhurbaşkanlığı makamı da koalisyon görüşmelerinin parçası değildir, olmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamını rencide edecek hiçbir müzakerenin içinde olmayız. Herkesin Cumhurbaşkanlığı makamına saygıda kusur etmemesini istiyoruz. Sınır ötelerimizde ortaya çıkacak gelişmeler karşısında da kayıtsız kalmayız. Değil bir yıl, bir gün, bir ay, bir dakika, bir saniye dahi yürütmek için imkân varsa, alınması gereken kararları alırız. DEAŞ (IŞİD) terör örgütüne de Suriye rejimine de karşı çıktık. DEAŞ'ı ilk terör örgütü ilan eden ülke Türkiye'dir. Şimdi Türkiye'ye karşı uluslararası bir algı oluşturmak isteyenler, bizim bu örgütle adımızı yan yana zikretmeye kalkıyorlar. Ama bu iddialarda bulunanların, terör örgütleriyle adları yan yana yazılmıştır. Biz DEAŞ'a, El Kaide'ye, her terör örgütüne karşıyız. Asıl onlar Kandil'e seslensinler ve 'Teröre karşıyız' desinler. Herkes kendi etnik grubuna dönük çağrı yaparsa, o zaman parçalanma başlar. Biz Suriye'ye baktığımızda ne Kürt, ne Arap, ne Alevi, ne Sünni görürüz. Sadece Suriye halkını görürüz. Birileri haritayı değiştirmeye kalkarsa buna açık tutum sergileriz. Biz ne Türkiye'nin oldu bittilerle karşı karşıya bırakılmasına izin veririz ne de maceraya sürükleriz. Etrafımızda bir ateş çemberi var, doğru. Her türlü riskle karşı karşıyayız, doğru. Ama Allah aşkına, 4 yıldır, hatta Irak savaşından sonra 12 yıldır etrafımız ateş çemberi. Bu ateş çemberi İstanbul'u, Muğla'yı, Trabzon'u yakmamışsa, kalkınma, huzur devam etmişse arkasında AK Parti yönetimi vardır. Biz Suriye'deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Her türlü senaryoya hazırız. En kötü olabilecek senaryoya da hazırız. Bunun olmaması için alınması gereken tedbirlere de hazırız. Milletimiz 7 Haziran'da tercihini yapmıştır. Acelemiz, paniğimiz yok. İlkelerimiz belli. Meclis Başkanı'nı seçeceğiz, hükümeti kuracağız, kaldığımız yerden devam edeceğiz."
Hürriyet

Bugüne Kaldı 
TBMM Başkanlığı seçiminin dünkü ilk iki turunda her parti grubu kendi adayının arkasında durunca ikinci turda AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz'a 256, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a 128, MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu'a 80, HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'a 80 oy çıktı. CHP'den Baykal'a destek konusunda ilk turda 6, ikinci turda 3 fire olması dikkat çekti. Bugünkü üçüncü tur oylamada 276; en yüksek oyu alan iki adayın yarışacağı dördüncü turda basit çoğunluk aranacak. Dünkü oylamalara geçmeden kuralları açıklayan Baykal, "Sayın milletvekillerinin oylamanın gizliliği hususunda gerekli hassasiyeti göstermesini rica ediyorum" dedi. Kabinlere aynı renk tükenmez kalemler konulduğunu vurgulayan Baykal, başka renkte kalem kullanılırsa veya pusulada çarpı dışında işaret bulunursa oyun geçersiz sayılacağı uyarısında bulundu. 545 vekilin katıldığı ilk turda AK Partili Yılmaz 256, CHP'li Baykal 125, HDP'li Fırat 81, MHP'li İhsanoğlu 81 oy aldı. Fırat ve İhsanoğlu, 80 olan sandalye sayılarından fazla oy alırken, 132 sandalyeli CHP grubu ilk turda 6 fire verdi. CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel'in ziyaretçileriyle görüşürken oylamayı kaçırdığı öğrenildi. İlk tur, 5 CHP'liden ikisinin boş oy kullanmış, üçünün ise HDP ve MHP'li adaya oy vermiş olabileceğini gösterdi. Baykal da kendisine oy veremedi. 258 sandalyesi olan AK Parti'den ise iki vekil mazeretli olduğundan oylamaya gelemedi. İkinci turda ise Yılmaz yine 256, Baykal 128, Fırat 80, İhsanoğlu 80 oy aldı. Baykal'ın bu turdaki firesi 3'e indi. HDP'den iki mazeretli oylamaya katılmadığından Fırat dışarıdan yine iki oy aldı. Boş oy ise 1'e düştü. Sonuçlar, partilerin "Meclis Başkanlığı seçimi koalisyon hesaplarından bağımsız" yaklaşımını doğrular nitelikte geçti. Parti gruplarından adaylara olası koalisyon senaryolarını işaret eden bir kayma olmadı. MHP'nin kilit konumda olduğu görüldü. HDP dışındaki adaylar son iki turda MHP'lilerin oyunu almaya dönük arayışlarını sürdürüyor. MHP, zorunlu elemenin olacağı son tura kadar İhsanoğlu'nun çekilmeyeceğini açıklamıştı. Son turdan önce taktik olarak 60 AK Partili'nin HDP'li Fırat'a oy verip Baykal'ı safdışı bırakacağına dönük senaryolar ise karşılık bulmadı. AK Parti, MHP'den 18 oy alarak üçüncü turda 276'ya ulaşıp yarışı bitirme çabasına girişti. AK Parti yöneticileri, bu olmazsa Baykal'a soğuk yaklaşan HDP'li isimler ile MHP'den kaymalarla dördüncü turdan Yılmaz'ın çıkmasını umut ediyorlar. Buna karşın Baykal'ın da son turlardan önce köklü siyasi ilişkileri ve politik tecrübesini ortaya koyması sürpriz olmayacak. Bahçeli'nin bugün grubunu serbest bırakması durumunda yaşanabilecek ayrışmalar yarışı kritik noktaya getirebilir. Baykal'a CHP'nin milletvekili sayısı kadar oy çıkmaması CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu kızdırdı. MYK'yı toplayacak olan Kılıçdaroğlu'nun ilk tepkisinin, "Sayın Baykal'ın adaylığının ve kazanmasının önemine yaptığımız vurguya rağmen hâlâ anlamamış bazı milletvekillerimizin olması kabul edilebilir değil" olduğu öğrenildi
Hürriyet

Anayasal Sınır İçinde Kalacaksın 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MGK'nın da gündemine gelen Suriye sınırındaki hareketliliğe ilişkin Başbakan Ahmet Davutoğlu'na, "Senin adına başkaları konuşmasın" derken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da 'anayasal sınırlarını' hatırlattı. Kılıçdaroğlu, 25. Dönem'in ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: TBMM, bir kanun fabrikası değildir. Yasama organı, yürütme organının arka bahçesine dönüşmemeli. Bazıları umredeyken burada sahte oy pusulası kullanıldı. Umuyoruz ve diliyoruz, az önce saydığım gariplikleri, haksızlıkları, TBMM'nin itibarına gölge düşüren uygulamaları Baykal'ın başkanlığı döneminde yaşamayız. Parlamento yeniden itibar kazanır. Şimdi, 'Acaba Suriye'ye girelim mi girmeyelim mi? Tampon bölge oluşturalım' diyorlar. Geçici hükümetin başbakanı olan Davutoğlu'na yine seslenmek istiyorum. Senin adına başkaları konuşmasın. Suriye konusunda önce sen konuşmalısın. Niye gireceğiz Suriye'ye? Hangi gerekçeyle? Akan kan yetmedi mi? Şimdi sıra Mehmetçiğin kanına mı geldi? Kurulacak koalisyonun, demokrasiyi onarma hükümeti olduğunu da herkesin bilmesi gerekiyor. 13 yılda yaşanan tahribatın onarılması gerekiyor. 14 ilke belirledik. Makul şüpheyle insanların hapse atıldığı bir düzeni asla kabul etmiyorum. 12 Eylül darbe hukukundan Türkiye'nin arındırılması lazım. Değiştirilmesi için teklifler verdik, demokrat geçinenler arkasında kapı gibi durdu. Darbe hukukunu savundular. Güçlü bir sosyal devlet oluşturmak zorundayız. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı anayasal sınırlar içine çekilmek zorundadır. Anayasamız hiçbir kişiye, sınıfa, aileye, zümreye imtiyaz tanınamaz diyor. Kimse kendisine imtiyazlı alan yaratmamalıdır. Bizim olmazsa olmazımızdır. Tarihimize, teamüllerimize bakın. Bir cumhurbaşkanı az konuşur, öz konuşur. Yerinde ve zamanında konuşur, sabah akşam konuşmaz. 'Meşruiyetimi tartıştırmam.' O zaman anayasal sınırlar içinde kalacaksın. Hem anayasayı çiğneyeceksin, tarafsızlığı inkar edeceksin, 'bana saygı gösterin' diyeceksin.
Milliyet

'Sınıra Asker Değil Siyasetçi Gönderelim' 
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, "Rojava bölgesinde bir siyasi oluşumlardan kaygı duyuyorsa, bunun yolu tampon bölge değildir. Oraya asker göndermek yerine oraya siyasetçilerimizi gönderelim" dedi TBMM'de başkanlık yarışında ilk tur oylamadan sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Demirtaş, sınırda yaşanan olaylara ilişkin şunları söyledi: "HDP olarak biz grup oluşturmaya hazırız. Rojava bölgesinde bir siyasi oluşumlardan kaygı duyuyorsa, bunun yolu tampon bölge değildir. Oraya asker göndermek yerine oraya siyasetçilerimizi gönderelim. Bütün o bölgeyi ziyaret edelim. PYD yönetimine iletelim. PYD yönetimini Ankara'ya davet edelim. Bütün bu kaygıları korkuları giderecek, gelecekte de stratejik bir işbirliğine dostluğa yol açacak girişimleri yapalım." "PYD'nin de çekinceleri varsa bunların giderilmesini sağlayabiliriz. HDP Türkiye için bir barış şansıdır. Suriye'nin Irak'ın bir HDP'si yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu siyasi imkanları bu siyasi imkanları hiç kullanmadan, ciddi bir siyasi faaliyeti yürütmeye tenezzül bile etmeden bir anda Türkiye'yi savaşa sürükleme kararı alamaz. Biz bunu çok hatalı gördüğümüzü belirtmek istiyoruz. Çağrımız bütün Türkiye toplumunadır. Savaşsız da silahsız sorunlarımız çözülebilir." "Biz HDP olarak sorumluluk üstlenmeye hazırız. Türkiye korkularıyla kaygılarıyla hareket eden devlet olmaktan çıkmalıdır. Bu şizofrenik ruh halinden çıkılması lazım. Orada yaşayan insanlar Türkiye'nin düşmanı değil kardeşlerimizdir. Oradaki asıl tehdit IŞİD barbarlığıdır. Biz oraya tabur tank göndermeyelim, siyasetçi gönderelim. Asker anaları, çocukları askerlik yapan analar babalar, sizler bizlere oy verdiniz. 550 vekil gönderdiniz. Biz işimizi yapmadan, sizin evlatlarınız cepheye sürülürse, acı sonuçla karşılarşırsa, bunun karşısında ezilmiş oluruz. Herkesin cesur davranmasını bekliyoruz."
Vatan

DÜNYA 

Işid Tel Abyad'a Saldırdı 
Suriye'nin Türkiye sınırındaki Tel Abyad kentine dün öğleden sonra terör örgütü IŞİD saldırı düzenledi. Merkezi Londra'da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, kentin doğusundaki bir mahallenin IŞİD güçlerinin eline geçtiğini açıkladı. Gözlemevi Başkanı Rami Abdülrahman yaptığı açıklamada, "Bir IŞİD hücresi Tel Abyad'a sızdı ve kentin doğusundaki bir mahalleyi ele geçirdi. Kürt savaşçılar cihatçıları çembere alıp daha fazla ilerlemelerini önlemeye çalışıyor" dedi. Abdülrahman kentte çatışmaların sürdüğünü de ekledi. Suriyeli Kürtlerin siyasi oluşumu PYD'nin silahlı kanadı YPG ile müttefiği Burkan el Fırat güçleri 16 Haziran'da Tel Abyad'ı IŞİD'den almıştı. Öte yandan Suriye'nin Deyr ez Zor Vilayeti'nde büyücülük yapmakla suçlanan iki kadın ve eşleri IŞİD tarafından başları kesilerek öldürüldü. Gözlemevi, bunun IŞİD'in 'sivil kadınların kafasını kestiği' ilk vaka olduğunu belirtti. IŞİD bundan önce genellikle zina yapmakla suçladığı kadınları taşlayarak öldürüyordu.
Hürriyet

Uçak Otele Düştü: 116 Ölü 
Endonezya ordusuna ait C-130B Hercules tipi nakliye uçağı, Sumatra Adası'ndaki otel ve evlerin üzerine düştü. Askeri üsten havalandıktan iki dakika sonra otel ile evlerin üzerine düşen uçaktaki 12 mürettebat ve 101 yolcudan kurtulan olmadı. Dev uçağın düştüğü yerde ise üç kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, şu ana kadar 55 kişinin cesedine ulaştıklarını ve bina enkazının altında daha fazla ceset bulunabileceğini belirtiyor. Görgü şahitleri havada yanmaya başlayan uçağın otelin üzerine düştüğünü belirtirken, Ordu Sözcüsü Fuad Basya, kazanın sebebinin bilinmediğini kaydetti. Genelkurmay Başkanı TNI Dr. Moeldoko da kazayla ilgili soruşturma açılmasını istedi. Öte yandan, facia 10 yıl içinde meydana gelen ikinci uçak kazası oldu. Eylül 2005'te Mandala Hava Yolları'na ait Boeing 737 tipi uçak havalandıktan kısa bir süre sonra düşmüş, kazada düştüğü alandaki vatandaşlar da dahil olmak üzere 143 kişi hayatını kaybetmişti.
Türkiye

Amman'dan Suriye Sınırına Güvenli Bölge 
Ürdün'ün, Suriye'nin güneyinde cihatçı grupların zaferini önlemek adına bir tampon bölge kurmayı planladığı aktarılıyor. Amman yönetiminin planları hakkında bilgisi olan kişilerin Financial Times gazetesine verdiği bilgiye göre Ürdün'ün temel amacı, sınırında güvenli bir alan yaratmak. Deraa ve Süveyda'ya insani koridor açılması da gündemde. Zira IŞİD'in sınır bölgesinde alan ele geçirmesi olasılığı Ürdün'ü kaygılandırıyor. Ürdün sınırı boyunca güney Suriye eyaletleri Deraa ve Süveyda bulunuyor. Deraa'da baskı altında olan Esad güçlerinin, onları Şam'a bağlayan dar bir koridorun kesilmesinden önce geri çekilmeleri muhtemel. Tarihi Palmira kentinin IŞİD'in eline düşmesi, Ürdün'e açılan yolu IŞİD'e açmıştı.
Milliyet

ABD İsrail'in Korsanlığını Memnuniyetle Karşıladı 
İsrail ordusunun Gazze ablukasını delmeyi hedefleyen 3. Özgürlük Filosu'na uluslararası sularda korsanca müdahalesi için ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, İsrail ordusunun, Gazze ablukasını delmeyi hedeşeyen 3. Özgürlük Filosu'na uluslararası sularda müdahalesiyle ilgili olarak memnuniyet açıklamasında bulundu. Toner, günlük basın toplantısında konuyla ilgili soru üzerine, "olayın barışçıl şekilde ve herhangi bir hadise olmadan sonuçlandığını" söyledi. Kimsenin yaralanmamasının "iyi bir haber" olduğunu belirten Toner, "Teknenin kontrolünün uyumlu yapılmasından, herhangi bir olay ve şiddet yaşanmamasından ve konunun barışçıl şekilde çözülmesinden memnunuz" diye konuştu. İsrail'in tekneye uluslararası sularda müdahale ettiğinin hatırlatılması üzerine Toner, müdahalenin tam olarak nerede yapıldığını bilmediği yanıtını verdi. "Teknedeki barışçıl aktivistlerin gözaltına alınmasını da olayın barışçıl şekilde sonuçlanması olarak mı gördükleri" sorusunu yanıtsız bırakan Toner, gazetecileri konuyla ilgili İsrail hükümetine yönlendirdi. Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye, İsrail ordusunun Gazze ablukasını delmeyi hedeşeyen 3. Özgürlük Filosu'na uluslararası sularda müdahale etmesini "korsanlık" olarak nitelendirdi. Heniyye, "Özgürlük filosunda yer alan üst düzey siyasetçi ve parlamenterlere yönelik saldırı, İsrail'in uluslararası ve diplomatik normları aştığına işaret ediyor" değerlendirmesinde bulundu. Gazze'ye 3. Özgürlük Filosu'nda bulunan bir tekneye müdahale eden İsrail, teknede bulunan Tunus'un eski cumhurbaşkanı Munsif El Marzuki'yi sınır dışı ederek Paris'e gönderdi. İsveç Dışişleri Bakanlığı, Gazze'ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan 3.Özgürlük Filosu'na öncülük eden İsveç bandıralı Marianne gemisine İsrail silahlı kuwetleri tarafından uluslararası sularda müdahale edilmesini kınayarak tepki gösterdi. Katar da İsrail ordusunun 3. Özgürlük Filosu'na uluslararası sularda müdahale etmesi ve Tunus eski Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Marzuki'nin alıkonulmasını "şiddetle" kınadı
Star

AİHM'den Türkiye'ye 'İğneden Ölüm' Cezası 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), özel bir hastanede tedavi görürken, penisilin iğnesinin alerjik reaksiyon vermesi sonucu hayatını kaybeden bir hastanın yakınlarının yaptığı başvuruda Türkiye'yi haksız buldu. Bursa'da özel bir hastanede tedavi gören 74 yaşındaki Ruhsar Keşoğlu, kendisine yapılan penisilin iğnesinin alerji yapması sonucu hayatını kaybetmişti. Keşoğlu'nun çocukları ve torunları toplam 11 kişi, Türkiye'de yaptıkları başvurunun sonuçsuz kalmasının ardından 2007 yılında AİHM'e başvurmuştu. AİHM, 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşam hakkı ile ilgili 2. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine' hükmetti. Türkiye, başvuru sahiplerine mahkeme masrafları da içinde olmak üzere toplam 21 bin 650 avro maddi tazminat ödeyecek. AİHM gerekçeli kararında, 'hastanın, ölüm nedeni konusunda sağlık ekibinin rolüyle ilgili değerlendirme yapmanın mahkemenin görevi olmadığı ancak, Türkiye'de yetkililerin hastanın yaşam hakkının korunmasıyla ilgili yasal mevzuatın uygulanmasının garanti altına alması konusunda başarısız olduğuna' hükmetti. Kararda, yasal mevzuatta belirtilmesine rağmen, sağlık uzmanlarının ve Türkiye'deki mahkemenin, alerjik reaksiyon olasılığına karşı hastanın geçmişteki sağlık kayıtları ile ilgili soruları, sağlık ekibinin yöneltme zorunluluğunu sorgulamamalarının, insan haklarına aykırılık teşkil ettiği' yorumunda bulunuldu.
Vatan

SPOR 

Son yıllarda basketbolda Avrupa'nın söz sahibi ülkelerinden biri haline gelen Türkiye, gelecek sezon THY Euroleague'e de damga vuracak. Avrupa'nın kulüpler bazında hem ekonomik, hem de rekabet anlamında 1 numaralı organizasyonunda Türkiye 2015-16 sezonunda tam 4 takımla temsil edilecek. Anadolu Efes ve F.Bahçe A Lisansı'na sahip olduğu için organizasyonda direkt olarak yer alıyor. Geçen sezon Türkiye Basketbol Ligi'nde şampiyonluğa ulaşan Pınar Karşıyaka ile finansal yükümlülükleri yerine getiren Darüşşafaka Doğuş'un 'wildcard' almasıyla, Türkiye, İspanya ile birlikte organizasyonda en fazla takımla temsil edilen ülke oldu. Euroleague yönetiminin Türkiye'yi 4 takımla organizasyona almasında, kulüplerimizin basketbola yaptığı ciddi yatırımlar öne çıkıyor. Kadrosunu geniş tutarak yıldız oyuncularla dolduran ve Avrupa'nın kariyerli teknik adamları ve basketbolcularının öncelikli tercihlerinden biri haline gelen Türkiye böylelikle yaptığı yatırımların meyvelerini toplamaya başladı. Bir diğer faktör ise F.Bahçe Ülker'in geçtiğimiz sezon THY Euroleague'de Final Four oynaması oldu. Basketbola olan ilginin ülkede giderek artması, bunun da televizyon reytingleri ve satılan maç biletleriyle ispatlanmış olması da Euroleague yönetiminin kararında etkili oldu.
Türkiye

Bu sene alışık olmadığı bir transfer sezonu geçiren Beşiktaş, Demba Ba ve Atınç'ın satışının ardından elde ettiği 18 milyon avro gelirle rahat nefes aldı. Yıllardır oyuncu transfer eden ancak futbolcularından kara geçemeyen siyah-beyazlılar, geçen sene yaptıkları yatırımların karşılığını hızlı şekilde almaya başladı. Ligin sona ermesinin ardından sadece Dusko Tosic'i transfer eden Beşiktaş, böylelikle bu sezonki transferler için beklediği kaynağa ulaşmış oldu. Ligin sona ermesinin ardından birçok isimle görüşmelere başlayan siyah-beyazlı yönetim, artık transferler için düğmeye basmaya karar verdi. KAP'ı dün açıklama yağmuruna tutan siyah- beyazlılar, ilk önce Demba Ba'nın 13 milyon avro karşılığında Şangay'ın yolunu tuttuğunu, daha sonra Atınç'ı 5 milyon avroya Red Bull Leipzig'e verdiklerini duyurdu. Leipzig Bundesliga'ya yükselirse Beşiktaş ekstradan 1 milyon avro daha alacak. Beşiktaş, anlaşmaya vardığı Andeas Beck'i de borsaya bildirirken siyah-beyazlı kulüp önümüzdeki kısa sürede takıma katmak için beklettiği isimleri açıklamaya başlayacak. UEFA'nın dayattığı mali kriterler yüzünden bu sene bonservisi ile futbolcu satmadan oyuncu alamayacak olan Beşiktaş, Demba Ba ve Atınç'ın satışı sayesinde bu yükten de bir nebze kurtulmuş oldu. Kara Kartalların transfer piyasası iki oyuncunun satışıyla bitmiş değil. Beşiktaş Yönetimi'nin masasında Gökhan Töre, Ersan, Pedro Franco, Tolgay Arslan ve Oğuzhan Özyakup için de yapılan teklişer duruyor. Düne kadar aldığı oyuncularla ve ödediği bonservis bedelleriyle rekorlar kıran ve futbol gündeminde yer alan Beşiktaş, iki yıllık 'kemer sıkma' politikasının ardından 'oyuncu satan' kulüp haline geldi. Kasayı doldurarak giden oyuncuların yanına yenilerinin eklenmesi de an meselesi. İşte Beşiktaş'ın elinde 'paraya çevrilmeye hazır' o isimler ve transfer ihtimalleri…
Türkiye

Yeni sezona iddialı bir kadro ile girmenin uğraşını veren Fenerbahçe özellikle Teknik Direktör Vitor Pereira'nın büyük önem verdiği orta saha transferinde sona geldi. Sarı-lacivertli yönetim hem Portekizli hocanın raporu, hem de Sportif Direktör Terraneo'nun araştırmaları sonucu belirlediği 4-5 isimle görüşmelerde önemli yol katetti. Shakhtar Donetsk'in Brezilyalı yıldızı Fernando'yu listenin başına koyan Fenerbahçe, takımdan ayrılması kesinleşen 23 yaşındaki sambacının bonservisi için pazarlıklarını sürdürüyor. Yönetimin ilgilendiği bir diğer isim ise geçtiğimiz sezon Augsburg kulübünde kiralık oynayan Bayern Münih'in 19 yaşındaki genç yıldızı Pierre Höjbjerg. Danimarkalı oyuncu konusunda Alman kulübü ile kurulan ilk temasların olumlu sonuçlandığı, takımda forma şansı bulamayan Höjbjerg'in gerekirse kiralanabileceği de belirtildi. Fenerbahçe'nin geçtiğimiz sezon da gündemine giren bir diğer Danimarkalı Christian Eriksen için de nabız yokladığı ancak kulübü Tottenham'ın belirlediği astronomik bonservis ücretinin ciddi engel teşkil ettiği kaydedildi. Sarı-lacivertliler Cagliari'nin İsveçli orta saha oyuncusu Albin Ekdal için de girişimde bulundular. Trabzonspor'un da listesinde yer alan 25 yaşındaki futbolcunun Fenerbahçe'ye yeşil ışık yaktığı ifade edildi. Fenerbahçe'nin Belçikalı Kevin Mirallas için de Everton Kulübü ile masaya oturduğu ortaya çıktı. Avrupa'da birçok kulübün talip olduğu 27 yaşındaki oyuncuya 10 milyon euro bonservis ücreti öneren sarı-lacivertli ekibin İngiliz ekibinden yanıt beklediği kaydedildi.
Milliyet

Galatasaray'ın transfer listesinin birinci sırasında yer alan Lukas Podolski'den müjdeli haber geldi. GSTV'nin muhabirlerinden Serbay Şenkal'a tatil yaptığı Kemer'deki otelde açıklamalarda bulunan Alman yıldız, sarıkırmızılı kulübe yeşil ışık yakarak, "Galatasaray ve muhteşem taraftarlarıyla birlikte olmayı çok isterim. Görüşmelerin sonucunu bekliyorum" ifadesini kullandı. Cim-Bom, senelik 3.5 milyon euro talep eden Podolski'ye 2.2 milyon euro önerdi. Yapılan pazarlıklarda Galatasaray, 2.5 milyon euro'ya çıkarken, 30 yaşındaki Alman golcü de 3 milyon euro'ya kadar indi. Yönetim, iki taraf arasında sözleşmenin süresi konusunda yaşanan küçük pürüzü aşıp, Arsenal'i de 3 milyon euro'ya ikna ederek Podolski'ye imza attıracak. Cim-Bom, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'nun raporu doğrultusunda gençlerden Endoğan Adili ve Kaan Baysal'ı, Erdal Keser'in çalıştırdığı FC Wil'e kiraladı. Sarı- Kırmızılılar, bugün Florya'da topbaşı yapıp 2015-2016 sezonunun hazırlıklarına resmen start verecek. Bugün ayrıca saat 10.00'da Türk Telekom Arena'da Ergin Ataman için 2 yıllık imza töreni düzenlenecek.
Star

Ve Arda Turan'ın Premier Lig hayali gerçekleşti. Atletico Madrid'de 4 sezon oynayan ve yolunu ayırma kararı alan milli futbolcumuz, Mourinho'nu çalıştırdığı Chelsea ile anlaştı. Atletico Madrid'in CEO'su Angel Gil, dün İngiltere'ye giderek bonservis konusunda Chelsea Yönetimi ile görüşmeler yaptı. 41 milyon euro'luk bonservis bedeli fazla bulunurken anlaşmaya takas formülü dahil oldu. Buna göre Chelsea geçen sezon Atletico Madrid'den aldığı Filipe Luis'i İsanyol takımına geri verecek. Ayrıca 25 milyon euro civarında da bir bonservis bedeli ödeyecek. Arda Turan'a Chelsea dışında Manchester United, Milan ve Paris Sanit Germain de talip olmuştu. Ancak daha sonra İtalyan ve Fransız kulüpleri devreden çıkarken, iki İngiliz kulübü milli yıldız için rekabet içerisine girmişti. Arda transferiyle ilgili menajeri Ahmet Bulut da şu açıklamayı yaptı: "Arda'nın yeni kulübü ile yapılan 'gizlilik' anlaşmasından dolayı resmi olarak yeni kulübü açıklayamam. Ön protokol imzalandı, Atletico Madrid gereken açıklamayı cuma günü yapacak. İki resmi teklif alındı, Atletico bunları da açıklayacak. Paris Saint Germain ise hiçbir zaman bizim gündemimizde yer almadı."
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme