2 Temmuz 2015 Perşembe

02.07.2015 Genel Gündem



02.07.2015 Perşembe
GÜNDEM 

İpi Yılmaz Göğüsledi 
TBMM Genel Kurulu'nda, 26. Meclis Başkanlığı için yapılan seçimde İsmet Yılmaz TBMM Başkanı seçildi. En çok oy alan iki adayın yarıştığı 4. turda Yılmaz, 258 Ak Partili'nin oyu ile Meclis Başkanı oldu. CHP'nin adayı Deniz Baykal'a 182 oy çıktı. TBMM Başkanlığı seçiminin ilk iki turunda dört aday arasından hiçbirinin 367 oy desteğine ulaşamaması nedeniyle TBMM Genel Kurulu, dün Meclis Geçici Başkanı Deniz Baykal'ın başkanlığında 3. ve 4. turlar için açıldı. Bahçeli'nin, MHP grubunda geçersiz oy kullanacaklarını açıklamasının ardından Ak Parti adayı Yılmaz'ın kazanacağının neredeyse kesinleşmesi nedeniyle CHP ve MHP arasında soğukluk yaşandı. Gergin atmosfer seçimin yapıldığı Genel Kurul'a yansırken, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli arasında herhangi bir temas yaşanmadı. Daha oylamalar başlamadan Ak Partili milletvekilleri yarışı kazanmasına kesin gözüyle bakılan Yılmaz'ı kuliste tebrik ederek, "hayırlı olsun" dileklerini iletti. 276 oyun arandığı 3. tur oylamada ilk iki turda olduğu gibi hiçbir aday çoğunluğu sağlayamadı. 548 milletvekilinin katıldığı bu oylamada Ak Parti adayı İsmet Yılmaz, 259, CHP Adayı Deniz Baykal 129, MHP adayı Ekmeleddin İhsanoğlu 80 ve HDP adayı Dengir Mir Mehmet Fırat ise 78 oy aldı. İki de boş oy çıktı. 3. tur oylamaya sadece HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ yurtışında olduğu için katılmadı. Baykal ise Genel Kurul'u yönettiği için oy kullanamadı. İki boş oy da dikkate alındığında CHP iki, HDP ise bir fire verdi. 259 oy alan Yılmaz'a, 258 Ak Partilinin yanı sıra CHP veya HDP'den bir milletvekili oy verdi. 4. tura ise en çok oy alan Yılmaz ile Baykal katıldı. Bu turda başkanlık ipini göğüsleyen isim Yılmaz oldu. 547 oyun kullanıldığı son turda Yılmaz 258 Ak Partilinin oyu ile Meclis Başkanı seçildi. Son oylamada Yılmaz'a 258, Baykal'a 182 oy çıktı. 29 boş, 78 geçersiz oy kullanıldı. MHP, Bahçeli'nin açıklamaları doğrultusunda oy pusulalarına, "Ekmeleddin İhsanoğlu" yazarak "geçersiz" oy verdi. İki MHP milletvekilinin Bahçeli'nin açıklamalarına aykırı tavır sergilediği görüldü. İki MHP'linin Baykal'a oy vermiş ya da boş oy da kullanmış olabileceği belirtildi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, iki MHP'linin şaşırarak boş oy kullandığını öne sürdü. HDP ise tavrını çoğunlukla Baykal'ı desteklemek şeklinde ortaya koydu. Son turda Yüksekdağ'ın yanısıra, Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız oylamaya katılmadı. 182 oy alan Baykal'a 3. turda iki CHP'linin destek vermediği dikkate alınırsa, HDP'den Baykal'a 51 oy gitti. 25 HDP'linin ise boş oy kullandığı hesaplandı.
Milliyet


Devlet Soma Faciasında Sorumluluğu Reddetti 
Manisa Barosu Başkanı Avukat Ali Arslan, 301 madencinin yaşamını Soma faciasının ardından, bazı kamu kurum ve kuruluşlarına tazminat talebiyle başvurduklarını; ancak kurumların sorumluluğu kabul etmediğini söyledi. Arslan, yaptığı basın toplantısında şunları söyledi: "Kamu kurumlarının aynı zamanda şehit olan madencilerimizin ailelerine maddi ve manevi tazminat sorumluluğu var. Bir yıllık yasal süre içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne müracaat ettik. Türkiye Kömür İşletmeleri ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı uzun süre cevap vermedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 'Olayın meydana gelmesinde bakanlığımız yönünden hiçbir illiyet bağı ve bakanlığımıza atfedilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını' savundu. " Avukat Arslan, "Kamu Denetçiliği Kurumu'nun 2014 tarihli raporunda bakanlıkların sorumluluğu açıkça ortaya konulmuştur. Manisa İdare Mahkemesi'nde tazminat davaları açacağız."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 101, 0893-101, 2063                              
ABD Doları 2, 6913-2, 6937/ Euro 2, 9732-2, 9774/İngiliz Sterlini 4, 1997-4, 2051       
            
Bayiden Satılık 
2015 yılı akaryakıt piyasası için kritik bir yıl, intifa yılı. Yani dağıtım şirketleri ve bayiler arasındaki intifa sözleşmeleri yenilenecek. Dağıtım şirketleri, sözleşmeleri biten bayilerle yeniden masaya oturmanın hesabını yaparken, bayiler transfer ücreti ve kar payı karşılığında yeni dağıtıcılar arıyor. 2010 yılında toplam bayi sayısının yaklaşık yüzde 12-13'ü farklı şirkete geçmişti. Bu yıl da yüzde 10-15 arası bir bayrak değişimi bekleniyor. İnternetteki ilan sitelerinde ise satılık ve kiralık akaryakıt istasyon ilanları dikkat çekiyor. İstanbul'dan, Uşak'a, Türkiye'nin dört bir yanından verilen ilanlar aracılığıyla istasyonunu satmaya çalışan da var, kiraya vermeye çalışan da… Kimisi 50 bin TL isterken, ücretler 60 milyon dolara kadar çıkıyor. Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmran Okumuş, "Binlerce istasyonun satılığa çıkmasının sebebi zarar etmesinden. Bunun bir sebebi maliyetin altına yapılan satışlar" yorumunu yapıyor. 2009'da alınan kararla, akaryakıt sektöründe yeni bir dönem başlamış ve bayi ile dağıtıcı arasında genelde 20 yıl gibi uzun süreli olarak yapılan sözleşmeler 5 yıl ile sınırlandırılmıştı. Böylece yaklaşık 13 bin bayinin faaliyet gösterdiği sektörde, bayinin dağıtıcısına karşı pazarlık gücünün artması, rekabetin artması ve tüketicinin seçebileceği alternatiflerin çoğalması hedeflendi. 2015, bu çerçevede ikinci 5 yıllık sözleşme süresinin başlayacağı yıl. Ancak düşük karlardan şikâyet eden gerek dağıtıcı, gerek bayiler, bu sürece karamsar girdi. PÜİS Başkanı Okumuş, "Binlerce istasyonun satılığa çıkmasının sebebi zarar etmesinden. Beş yılda bir Eylül ayı bayilerin düğünü, bayramı, neşesi. Düğününü, arabasını 18 Eylül'e bağlayanlar var" diyor.
Hürriyet

İlaca 5 Kuruşluk Zam 
İlaç sektörünün uzun süredir beklediği ilaç kurundaki artış sembolik düzeyde kaldı. Kurda sadece 5 kuruşluk artış yapılmasıyla kamunun ilaç alırken kullandığı ve uzun yıllardır 1.95 TL'ye sabitlediği Euro kuru 2 liraya yükselmiş oldu. İlaç sektörü 1.95'lik Euro kurunun değişmesi için dava açmıştı. Kamunun en büyük alıcısı olduğu ilaç sektörüyle 2009 yılında masaya oturulmuş ve alımlarda kullanılan Euro kuru 1.95 TL'ye sabitlenmişti. Ancak aynı dönem içinde Euro'nun 3 TL sınırına dayanması üzerine sektör "Kuru revize edelim" teklifinde bulunmuştu. Uzun süren pazarlıklarda, bürokratlar yeni bir fiyatlama yapmanın 5 milyar TL'den fazla yük getireceğini belirterek sektörün önerisini reddetmişti. Bunun üzerine İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası konuyu yargıya taşıma kararı almıştı. Sektörün sabit kur nedeniyle yüzde 40 kayba uğradığını belirten sendika, sektörün toplam zararının da 19 milyar TL olduğu tezini savunmuş ve uzun bir sürece yayılan dava mayıs ayında sendika lehine sonuçlanmıştı. Danıştay "Kurun düzeltilmemesi yanlıştır" kararı vermişti. Bu gelişmeler sonrasında ekonomi yönetiminin kuru yeniden belirlemesi gerekiyordu. Ancak ekonomi yönetimi bir sürpriz yaptı ve 2015 yılı için 17 milyar 755 milyon TL düzeyinde olan ilaç alım bütçesinde geçerli kuru sadece yüzde 2 oranında artırdı. 1 Haziran itibariyle yürürlüğe giren karara göre, Euro kuru artık 1.95 değil 2 TL olarak uygulanıyor. İlaç sektörü geçtiğimiz yıl pazarlıklarda ilk aşamada kurun 2.2 TL'ye, daha sonra ise kademeli olarak 2.7 TL'ye çıkarılmasını talep etmişti. Belirlenen yeni kur söz konusu talebi karşılamanın da çok uzağında bulunuyor. Kamunun belirlediği 2 TL'lik kura karşın, şu anki Euro kuru 2.97 TL düzeyinde bulunuyor.
Hürriyet

İhracatta Parite Etkisi Sürüyor 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2015 yılı Haziran ayı ihracat verilerini Gebze Ticaret Odası'nda gerçekleştirilen basın toplantısında açıkladı. TİM verilerine göre, haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4 gerileyerek 11 milyar 703 milyon dolar oldu. Yılın ilk yarısında ihracat yüzde 8.1 düşüşle 73 milyar 261 milyon dolara geriledi. Son 12 aylık ihracat ise yüzde 3.6 düşüşle 150 milyar 807 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziranda dolar bazında ihracat yüzde 6.4 gerilerken, ihracatın kilogram değeri yüzde 5.4 artış gösterdi. Yine haziran ayında AB'ye ihracat dolar bazında yüzde 5.5 gerilerken, kilogram bazında yüzde 8.4 artış yakalandı. Avro bazında AB'ye ihracat ise haziran ayında yüzde 14.7 artış gösterdi. Haziran ayında baz etkisi nedeniyle ihracattaki düşüş hızı azaldı. Bunun yanı sıra birim fiyatlardaki gerileme ve parite etkisi haziran ayında da sürdü. Haziran ayında avro/dolar paritesinin geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 18 gerilemesinin aylık bazda ihracata 1.2 milyar dolar negatif etkisi oldu. İlk 6 aylık toplam parite etkisi ise toplamda 6.8 milyar dolara ulaştı. Bunda bir önceki yılın ilk yarısına göre ortalamada yüzde 19 gerileyerek 1.117 seviyesine inen parite etkili oldu. Sektörel bazda haziran ayında en fazla ihracatı 1 milyar 975 milyon dolarla otomotiv endüstrisi yaparken, bu sektörü 1 milyar 463 milyon dolarla hazırgiyim ve 1 milyar 426 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti. Haziran ayında en fazla ihracat yapılan 5 ülke; Almanya, İngiltere, Irak, İtalya ve Fransa oldu.
Türkiye

MAPIC'te İran Ticaret Köprüsü 
Dünyanın en büyük uluslararası perakende ve gayrimenkul fuarı MAPIC, 18 - 20 Kasım'da Fransa'da 21. kez düzenlenecek. MAPIC'e ilk kez katılacak ve İran Mall aracılığıyla temsil edilecek İran'a yoğun uluslararası ilgi olması bekleniyor. MAPIC 2015'in Türkiye'den katılımcılar ile İran arasında yeni bir ticari köprü kurması güçlü beklentiler arasında yer alıyor. MAPIC 2015'te Türkiye'yi temsil etmeye hazırlanan dernekler arasında yer alan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sami Kariyo, MAPIC'te BMD aracılığıyla İstanbul'da İranlı yatırımcıyla başlattıkları temasları ilerleteceklerini ifade etti. MAPIC Türkiye temsilcisi Alkaş'ın Genel Müdürü Yonca Aközer Türk markalarının yurtdışı açılım sürecinde MAPIC'in en önemli platformlardan biri olduğuna dikkat çekti.
Milliyet

Komşu'da Ticaret De Resmen Durdu 
Uluslararası Para Fonu'na (IMF) 1.6 milyar Euro'luk borç taksitini ödemeyen Yunanistan'da bankaların kapalı olması nedeniyle nakit sıkıntısı doruk noktasına ulaşırken, ülkede ekonomik ve ticari yaşam durma noktasına geldi. Bankaların kapanmasıyla ihtiyaç maddelerinde sıkıntı yaşanabileceği endişesine kapılan Yunanlar'ın market ve benzin istasyonlarına hücum ettiği ilk günün ardından çarşı ve pazarlarda büyük durgunluk yaşanıyor. ATM'lerden çekebilecekleri para miktarına günlük 60 Euro limiti konulan vatandaşlar, harcamalarını tamamen zorunlu ihtiyaç maddeleri üzerinde yoğunlaştırırken, kara, deniz ve hava taşımacılığında yüzde 50'ye varan düşüş yaşandığı, bazı yerlerde otel rezervasyonlarındaki iptallerin ise yüzde 90'a ulaştığı belirtiliyor. Yunan turizm işletmecileri, ülkede bankaların kapalı olmasının iç turizmi olumsuz etkilediğini, tatilini Yunan adalarında geçirmek isteyen turistler için caydırıcı etken olduğunu belirterek, bazı adalardaki iptallerin yüzde 90 oranında olduğunu açıkladı. Yunanistan Pansiyon İşletmecileri Birliği Başkanı Kostas Vretos, televizyonlarda ATM ve benzin istasyonlarındaki kuyrukları gören turistlerin ülkeye geldiklerinde sıkıntı çekeceğinden endişe ettiklerini için rezervasyonlarını iptal ettiğini belirtti. Diğer yandan, ülkedeki nakit sıkıntısı nedeniyle birçok market ve benzin istasyonunda ikmal sıkıntısı yaşandığı, referandum günü yakıt sıkıntısı nedeniyle şehirlerarası otobüslerin çalışmayacağı belirtildi. Bu arada Yunanistan'da faaliyet gösteren aralarında büyük otomotiv firmalarının bulunduğu birçok uluslararası şirketin de ülkeyi terk etme hazırlığı içinde bulunduğu iddia edildi. Büyük şirketlerin ekonomik belirsizlik nedeniyle faaliyetlerini askıya aldıkları ve ülkenin durumunda herhangi bir değişiklik olmaması halinde komşu ülkelere taşınma kararı aldıkları ifade edildi.
Star

Sigortalı Sayısı 13.3 Milyona Çıktı 
Sigortalı ücretli çalışan sayısı, bu yılın Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.9'luk artışla 13 milyon 328 bin oldu. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İstihdam İzleme Bülteni'nin 40'ıncı sayısı yayımlandı. Bültene göre, Mart ayındaki sigortalı ücretli çalışan sayısındaki artış, 2012 yılının Ağustos- Eylül aylarından bu yana saptanan en yüksek artış oldu. Sektörel bazlı değişimlere bakıldığında yıllık en çok artış, 135 bin ile bina ve çevre düzenleme faaliyetlerinde belirlendi. Bina ve çevre düzenleme faaliyetlerindeki sigortalı ücretli çalışan sayısı 136 bin kişi artarak 623 bine ulaştı. Bu sektörü, 115 bin artışla bina inşaatı, 96 bin artışla eğitim, 66 bin artışla yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri, 63 bin artışla perakende ticaret sektörleri takip etti. Söz konusu yükselişler sonucu sigortalı ücretli çalışan sayısı bina inşaatında 1 milyon 178 bine, eğitimde 612 bine, yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetlerinde 572 bine ve perakende ticarette 1 milyon 243 bine ulaştı.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

CHP'ye de MHP'ye de Aynı Uzaklıktayız 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümeti kurma görevini aldıktan sonra bütün süreci şeffaflıkla ve kamuoyunun önünde yürüteceklerini, gizli protokol yapmayacaklarını kaydetti. İsmet Yılmaz'ın Meclis Başkanlığı'na seçilmesini kutlamak üzere verilen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, şu mesajları verdi: "Meclis başkanlığı koalisyonla ilgili bir mesaj vermez. MHP'nin tutumu iç karar sürecinin sonucudur; biz buna saygı duyarız. Başka karar alsalardı da tartışmazdım. Başkanlık seçimi öncesinde CHP ve MHP'ye ne kadar uzaklıktaysak bugün de o kadar uzaklıktayız. HDP'nin savaş gibi bir ifadeyi hem de Meclis çatısı altında kullanması sorumsuzluktur. Dillerinde barış var ama bilinçaltlarında demek ki hâlâ savaş var. Hangi hakla bizi savaşla itham edebilir? Kimle koalisyon yapacağımız belli değilken nasıl itham edebilir? Koalisyon görüşmelerini yürütmek için 3 komisyon kurdum: Mehmet Ali Şahin başkanlığından Hukuk Komisyonu. Koalisyon kurma sürecindeki hukuki prosedürleri inceledi ve raporlaştırdılar. Ekonomi komisyonu kurduk Ali Babacan başkanlığında. Üçüncü komisyonun başında ben vardım, siyasi bir komisyon kurduk, MHP ve CHP ile koalisyon olasılıklarını çalışan iki alt komite kurduk. Yöntem, muhteva ve yol haritası ne olacak onu çalıştık. Tüm partilere kapıyı açtık ama tavırları nedeniyle süre konusunda iyimser olamıyorum. Türkiyenin bir saat bile hükümetsiz kalmaya tahammülü yok. İlk turda edineceğim intiba yol gösterebilir. Bir koalisyona en az ihtiyaç hisseden parti AK Parti'dir."
Hürriyet

Başbakanlık MHP'ye Tuzaktı 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun koalisyon için başbakanlık teklifiyle ilgili eleştirilerini dün de sürdürerek "CHP'nin Genel Başkanı tuzak kuracak başka bir parti bulamamıştır da gözünü bize mi dikmiştir? Kılıçdaroğlu olası koalisyon seçeneklerini sinsice tahrip ederek AKP'nin karanlık limanına kaşla göz arasında yanaşmıştır" dedi. Bahçeli, dün partisinin grup toplantısında özetle şunları söyledi: "Bize verilen ana muhalefet görevi koalisyon arayışlarına kapalı durmak, peşinen ve önyargılı bir tavırla muhtemel görüşmelere yüz çevirmek demek değildir. Koltuk merakıyla ne ilkelerimizden cayarız ne de makam mevki tutkusuyla inançlarımızı pazarlık konusu yaparız. Muhtemel koalisyon hükümetinin uyum ve işbirliği temelinde bina edilmesi gerektiğini dikkate aldığımızda, ilk formül olarak AKP ile HDP'nin bir araya gelmesi akla en yatkın seçenektir. AKP-HDP olmazsa, AKP-CHP koalisyonu kurulabilecektir. CHP Genel Başkanı, AKP dışındaki hükümet seçeneklerini kurnazca sıfırlayarak önünü açmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu, Başbakanlık makamını şahsıma lütfetme yetkisini kimden ve nasıl almıştır? Milletin bize vermediği yetkiyi Sayın Kılıçdaroğlu nasıl sunabilmektedir? Bu ne pişkinliktir? CHP'nin Genel Başkanı tuzak kuracak başka bir parti bulamamıştır da gözünü bize mi dikmiştir? Kılıçdaroğlu olası koalisyon seçeneklerini sinsice tahrip ederek AKP'nin karanlık limanına kaşla göz arasında yanaşmıştır. Bu manevrasıyla sözüm ona bizi zorda bırakmayı, 'Her şeyi denedim, ama olmadı' uyduruk gerekçesini imal etmeyi hesaplamıştır. MHP, PKK'nın siyasi acentesi olan HDP'yle hiçbir şart altında bir araya gelmez, gelemez. HDP'ye oy verenlere saygı duymak demek, HDP'yi muhatap almak demek değildir. Eğer ki tüm alternatişer tüketilir ve siyasi istikrarsızlık baş gösterirse, Türkiye'yi Allah'ın izniyle namerde muhtaç etmeyiz, sorumluluktan kaçmayız. Fakat bunun için ilkelerimizin kabulü ön şarttır. İlk olarak süreç ihaneti tamamen askıya alınmalıdır. İkinci olarak 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk karanlığının üzerine tavizsiz şekilde gidilmeli. Üçüncü olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan kesinlikle anayasal sınırlarına çekilmelidir. Hiçbir şart altında hükümet kurulamazsa, şüphe yok ki, milli irade tek adrestir."
Hürriyet

Ne Zaman Sıkışsa Yardıma Koştular 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında dün toplanan Merkez Yönetim Kurulu devam ederken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gazetecilere yaptığı, "4. turda 80 geçersiz oy olur" açıklaması toplantı katılımcılarını şoke etti. Alınan bilgilere göre, toplantıya iletilen açıklamalar üzerine CHP'li üç grup başkanvekili, MHP ile temas etmek üzere TBMM'ye gönderildi. Kılıçdaroğlu'nun, "AKP her sıkıştığında MHP yardıma koşuyor" diye serzenişte bulunduğu, "Bundan sonraki tüm sorumluluk MHP'ye ve Devlet Bahçeli'ye aittir" dediği öğrenildi. Parti kulislerinde önceki gece CHP'li yöneticilerin hem MHP'li hem de HDP'li yöneticilerle temas ettiği, her iki partinin de gayrı resmi olarak Baykal'a destek vereceklerini ilettikleri konuşuldu. CHP yöneticilerinin, MHP hassasiyetini gerekçe göstererek HDP temsilcilerinden açıklama yapmamalarını da özellikle rica ettiği iddia edildi. Bu gayrı resmi temaslara rağmen MHP'den böyle bir açıklama gelmesi sürpriz olarak değerlendirildi. Açıklamanın iletilmesinin ardından MYK'da bulunan üç grup başkanvekili MHP ile temas etmek üzere TBMM'ye gönderildi. Bu isimlerden biri telefonla MYK'ya bilgi vererek, "açıklamanın taktik bir açıklama olmadığı" nı, MHP grubunun 4. turda geçersiz oy kullanma eğiliminde olduğunu bildirdi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, "MHP, daha önce de bunu yaptı. 23. ve 24. dönem boyunca AKP ne zaman sıkışsa yardıma koştu. Bu hamlesini de böyle okumak gerekiyor. AKP'li olmayan bir Meclis Başkanı çıkarma ihtimalinin önünde engel oldular. Bundan sonraki tüm sorumluluk MHP'ye ve Devlet Bey'e aittir" ifadesini kullandı. MYK üyelerinin ise MHP'nin bu hamlesiyle Ak Parti-MHP koalisyonuna kapı araladığını işaret ettikleri öğrenildi. Oylama öncesinde Bahçeli'nin "4. turda MHP'liler geçersiz oy verecek" şeklindeki açıklaması sorulan ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP'nin de desteklediği İhsanoğlu'na oy verip vermeyecekleri sorusu yöneltilen Kılıçdaroğlu, "Çatı mı kaldı?" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, "Sizin CHP olarak adayınızı geri çekmek gibi bir ihtimaliniz olur mu" sorusu üzerine "Sanmıyorum" dedi.
Milliyet

'Sorunların Çözümü İçin Aynı Masada Otururuz' 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, parti genel merkezine girişinde MHP'nin kendilerine yönelik tavrı ve Meclis Başkanlığı seçimleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Demirtaş şunları söyledi: AKP politikalarının bir kez daha Türkiye'de hakim olması için MHP örtülü bir destek sunuyor. Fakat bunu aleni ve açık bir şekilde AKP için yapıyoruz diyemedikleri için HDP'ye saldırarak, düşmanlık, ötekileştirici bir dil kullanarak yapma gayreti içerisindeler Söyledikleri her şeyin altında AKP sevdası yatıyor. Bu çok iyi anlaşılıyor. Kendi siyasetlerini ya da siyasetsizliklerini biz belirleyecek değiliz. HDP bildiği, inandığı ve arkasında durduğu ilkeler doğrultusunda dürüst siyasetini yapmaya devam edecektir. Bütün bu ağır ithamlara rağmen bizim duruşumuz şudur; Ülke sorunlarının çözümü için, yurttaşlarımızın özgürlüğü için biz MHP ile ülkenin her sorununu aynı masada oturup konuşmaya hazırız. Bizim siyasetimiz budur. Ucuz bir politika partimize yakışmaz. Meclis'te bulunduğumuz her dakika barışı, kardeşliği, eşitliği, adaleti ve bu duyguları büyütecek politikayı halkımızın hizmetine sunmak istiyoruz.
Vatan

DÜNYA 

'Soykırım' Önerisinde Türk İmzası 
Belçika Federal Meclisi'ne 1915 olaylarının "soykırım" olarak tanınması için hükümeti oluşturan partilerin destek verdiği belgenin ardından muhalefet tarafından da bir karar tasarısı sunuldu. Valon Soyalist Parti (PS) tarafından sunulan tasarıdaki dört imzadan biri Türk kökenli federal parlamenter Özlem Özen'e ait. Tasarıda Osmanlı İmparatorluğu'nun son hükümetinin sorumlu olduğu 1915-1917 arasındaki trajik olayların, "soykırım" olarak nitelendirilmesi gerektiği savunuluyor. "Ermenilerin mağdur olduğu katliamların 1948 sözleşmesindeki soykırım tanımına uyduğunun" vurgulandığı metinde yargı yetkisi olan ulusal ve uluslararası makamlar bu konuda görüş bildirmeye teşvik ediliyor. "Türklere ve Ermenilere yönelik destek ve dostluk ruhuyla hazırlandığı" vurgulanan taslak belgede, "100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde gerçekleşmiş olaylarla ilişkilendirilemeyecek topluluklara yönelik tüm damgalama girişimleri" kınanıyor. Metinde, iktidar partileri tarafından sunulan belgede olduğu gibi, Türk sivil toplumunda bu konuda gösterilen çaba ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun taziye mesajları ve Osmanlı Ermenileri'nin çektiği acılara yönelik atışarı öne çıkarılıyor.
Hürriyet

IŞİD, Mısır'ı Kana Buladı 
Mısır'da Sina Yarımadası'nın Şeyh Züveyd şehrindeki askeri kontrol noktalarına düzenlenen saldırılarda en az 60 asker hayatını kaybetti. Mısır Ordusu, 70'den fazla militanın bomba yüklü araçla saldırdığını, 24'ünün öldürüldüğünü duyurdu. Saldırıları üstlenen IŞİD'in Mısır'da faaliyet gösteren kolu Sina Vilayeti tarafından yapılan açıklamada, "Mısır ordusuna ait 15 askeri noktaya eş zamanlı saldırı düzenledik" dedi. Saldırılarda ağır silahlar, roket ve havan toplarının kullanıldığı belirtilen açıklamada, birçok askeri noktada kontrolün sağlandığı ve orduya ait cephaneye el konulduğu öne sürüldü. Militanların çok sayıda Mısır askerini de esir aldığı bildirildi. Çatışmalar üzerine İsrail Kerm Ebu Salim Sınır Kapısı'nı kapattı.
Türkiye

Patrik'in Güvenliğini Yakından Takip Etmiş 
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Hillary Clinton'un bakanlık yaptığı döneme ait yayınladığı yeni e-posta yazışmalarında Türkiye ile ilgili detaylar gün ışığına çıktı. 3 bin sayfa yazışmaya göre Fener Rum Patriği Bartholomeos, 2009'da Amerikan CBS televizyonuna verdiği röportajda "Çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum" dedikten sonra can güvenliğinden endişe etmeye başladı. Clinton gelişmelerden haberdar edildiğinde konunun yakından takip edilmesini istedi. Yayınlanan belgelere göre, Patrik'in güvenlik endişesinin Clinton'a iletilmesini sağlayan mesajı Amerika Yunan Ortodoks Kilisesi Halkla İlişkiler Sorumlusu Peder Alex Karloutsos yazdı. Karloutsos, 20 Aralık 2009'da Clinton'a en yakın isimlerden olan John Podesta'ya attığı e-postada röportaja Türkiye'de şovenist tepkiler yağdığını ifade etti. Dışişleri Bakanlığı'nın Patrik'i arayarak rahatsızlığını bildirdiğini hatırlatan Karloutsos, gazetelerin de saldırıya geçtiğini, Patrik'i Haç'a asılmış şekilde gösteren bir fotoğrafın yayınladığını yazdı. Karloutsos "Bizim endişemiz bir milliyetçinin Patrikhane'ye zarar vermeye çalışması ya da daha kötüsü milliyetçi Bozkurtlardan bir delinin Patrik'e zarar vermesine ya da onu öldürmesine izin verilmesi" dedi. Podesta bu mesajı Clinton'ın sağ kolu Cheryl Mills'e "Ekümenik Patriğin çevresindekiler röportajdan sonra tutuklanabileceği ya da saldırıya uğrayabileceği konusunda çok endişeliler" notuyla iletti. Mills mesajı aynı gece Clinton'a gönderirken Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Philip Gordon'un konuyu takip ettiğini ekledi. Clinton yanıtında "Röportajın bir kısmını izledim. Sorun çıkarıp çıkarmayacağını merak etmiştim. Bunu yakından takip etmeliyiz. John bunun bir yerlerde yazılmasını sağlayabilir mi?" dedi. Aynı yılın ekim ayında da Clinton'a Patrik'in Türkiye içinde ve dışında sürekli tehlikeyle yüz yüze olduğunu belirten bir mesaj ulaştırıldı. Clinton bu mesajda yer alan ancak yayınlanan belgelerde görülmeyen fotoğraf ve belgelerin çıktısının alınmasını istemişti.
Milliyet

Türkmenlere Saldırı 
Suriye'de Beşşar Esad rejimine bağlı birliklerin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesine saldırdı. Saldırıda yaralanan 3 kişi, Türkiye'de tedavi altına alındı. Suriye Türkleri Derneği yetkililerinden alınan bilgiye göre, rejim birlikleri, muhaliflerin kontrolündeki Türkmen Dağı mevkisine savaş uçakları, helikopter, havan ve füzeyle saldırdı. Murtlu, Dervişen, Çukurcak, Kepir ve Göğdağ köyleri ile çevrelerinin hedef alındığı saldırılarda yaralanan 3 kişi, yakınlarının yardımıyla Hatay'ın Yayladağı ilçesi sınırına getirildi. Öte yandan, Suriye Savunma Bakanı Fahad Casim el-Freyc'in ülkenin kuzeyindeki Haseke kentine bağlı Kamışlı ilçesinde PYD'nin üst düzey yöneticileriyle görüştüğü iddia edildi. Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen yerel bir aktivist toplantı için "PYD heyeti, Haseke'deki 123'üncü Alay'daki tüm silahların kendilerine verilmesini istedi. Rejimin bunu kabul edip etmediğini bilmiyorum" açıklamasında bulundu.
Star

Netanyahu Gizlice Hastaneye Yatınca Muhalefeti Kızdırdı 
İsrail'de Kanal 2 Televizyonu'nun hafta başında ortaya attığı bir iddia, muhalefetle Başbakan Benjamin Netanyahu arasında iplerin gerilmesine yol açtı. Kanalın pazartesi günü verdiği haberde Başbakan Netanyahu'nun 17 Mart'taki erken seçimler öncesinde ve sonrasında 2 kez gizlice hastaneye yatarak operasyon geçirdiği belirtilmişti. Başbakanlığın düzenli olarak yayınladığı sağlık raporlarında duyurulmayan operasyonlar için Bnei Brak'taki Ma'ayanei Hayeshua Hastanesi'ni tercih eden Netanyahu'nun ilk seferde hastaneye bir ekmek kamyonu içerisinde girdiği, ikinci seferde ise gizlenmek için bir böcek ilaçlama aracını kullandığı belirtildi. Netanyahu'yu korumakla görevli güvenlikçilerin dikkat çekmemek için hastaneye böcek ilaçlamacılar gibi giyinerek girdiği kaydedilirken, prostat büyümesi teşhisi konulan Başbakan'a uygulanan deneysel tedavinin de İsrail Sağlık Bakanlığı'nca yasaklandığı vurgulandı. Haberin duyulmasının ardından bir açıklama yapan Netanyahu'nun kişisel doktoru Tzivi Berkovitz, Başbakan'ın rutin kontrolleri olduğunu ve sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Buna karşın hastane ziyaretlerinin başbakanlığın yayınladığı raporda belirtilmemesi kamuoyunda tartışma yarattı. Muhalefetteki Siyonist Birliği, Netanyahu'nun bir an önce kendisine yardımcı ataması için önerge sundu. Birliğin başkanı Merav Michaeli, Netanyahu'nun 2 kez genel anestezi altında operasyona girdiğinin altını çizerek, başbakanlık koltuğunun boş kalmaması için bir an önce bir başbakan yardımcısı atanması gerektiğinin altını çizdi. Netanyahu daha önce İçişleri Bakanı Silvan Şalom'u fiili olarak başbakan yardımcısı atamıştı ancak bu atamanın yasal bir hükmü bulunmuyor.
Vatan

SPOR 

Wimbledon Tenis Turnuvası'nda milli tenisçi Marsel İlhan, dünya 14 numarası Kevin Anderson'a mağlup olarak, turnuvaya ikinci turda veda etti. Karşılaşmanın birinci setini 7-5'lik tie-break neticesinde kazanan İlhan daha sonraki setleri 7-6, 6-4, 6-4 kaybederek maçtan 3-1 mağlup ayrıldı. Turnuvada 1 numaralı seri başı Novak Djokovic, Finlandiyalı Jarkko Nieminen'i set vermeden mağlup ederek üçüncü tura yükseldi. Djokovic karşılaşmadan 6-4, 6-2, 6-3'lük setlerle 3-0 galip ayrıldı. Sırp raket bu galibiyetle Grand Slam'lerde üst üste üçüncü tur oynama serisini 28 maça çıkardı.
Türkiye

Trabzonspor'da yönetimde yaşanan istifaların depremi henüz dinmemişken şimdi de hoca krizi baş gösterdi. Zaten yaklaşık son 1.5 aydır Ersun Yanal'ın bordo-mavili yönetimle fikir ayrılıkları yaşadığı dillendiriliyordu. Özellikle Constant konusunda geçen sezon yaşanan gerginlik dün tavan yaptı ve kulübe bomba düştü. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ve Genel Menajer Süleyman Hurma yeni sezon hazırlıkları için Kevin Constant'ın kampa gelmesini istedi. Ersun Yanal buna şiddetle karşı çıktı. Karşılıklı inatlaşma büyüyünce Yanal, "Constant kampa gelirse, ben orada olmam" şeklinde çıkış yaptı. Yanal'ın bu tepkisi bordo-mavili takımda karşılıklı iplerin kopmasına sebep oldu. Ersun hocanın yönetime sunduğu istifa kabul edildi. Kulüp başkan yardımcısı Ali Uzunay, "Yanal ile bir araya geldik, anlaşarak yollarımızı ayırdık" şeklinde kısa bir açıklama yaptı. Bordo-mavili yönetim, Yanal'ın bırakmasının yaklaşık 5 saat sonrasında yeni hocasını göreve getirdi. Kayserispor ve Kasımpaşa'yı çalıştıran, futbolculuk kariyerinde ise Trabzonspor forması giyen giyen Şota Arveladze bordo-mavili takımın teknik patronu oldu. Uzunay, "Şota Arveladze de düşündüğümüz teknik adamlardan bir tanesiydi, kulübümüze hayırlı olsun" ifadesini kullanarak gelişmeyi resmileştirdi. Trabzonspor'da 25-26 Mayıs 2013 tarihlerinde yapılan genel kurulda göreve gelen Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde 5 teknik adam görevinden ayrıldı.
Türkiye

Fenerbahçe Yonetimi, Emre Belözoğlu için bir veda töreni düzenleyecek. Takımdan ayrıldığını televizyondan öğrenen ve bu duruma bir hayli içerleyen tecrübeli futbolcunun hoş olmayan gidişi ne taraftarın, ne de yöneticilerin içine sinmeyince hemen gerekli adımlar atıldı. 2008'den bu yana Fenerbahçe'nin menfaatleri için büyük savaş veren, birçok kesimle kotu olmaktan çekinmeyen Emre'nin sarı-lacivertli camiadan kırgın kopmasını istemeyen yönetim eski kaptanının gönlünü almaya çalışacak. Emre ile Terraneo'nun basın toplantısı sonrası hemen konuşan Başkan Aziz Yıldırım, oyuncusuna Fenerbahçe adına yurtdışında eğitim alıp idari kadroda ve kulüpte görev alabileceği teklifini sunmuştu. Emre'ye bugün olmasa bile aktif futbol hayatını noktaladıktan sonra istediği taktirde tekrar Fenerbahçe çatısı altında idari olarak göreve soyunabileceği mesajı verilmişti. Bunun yanısıra daha kısa vadede ise tecrübeli futbolcuya yakışır bir veda töreni yapılacak. Diğer ayrılan isimlerden farklı olarak Emre ile yönetim biraraya gelecek, kendisine bir plaket verilecek. Ayrıca yonetimin de katılacağı bir basın toplantısı üzerinde çalışmalar devam ediyor. Böylelikle Giuliano Terraneo'nun krize yol açan açıklaması bu şekilde telafi edilmeye çalışılacak.
Milliyet

Beşiktaş'ta Demba Ba ve Atınç'ın transferlerinden 19 milyon euro'luk gelir elde edilmesinin ardından transfer çalışmalarına hız verildi. Geçen sezonu Olympiakos'ta kiralık olarak geçiren Konstantinos Mitroglou için Fulham ile görüşmelere başlayan Siyah-Beyazlılar, Yunan basınına göre anlaştı. 27 yaşındaki forvete senelik 2 milyon euro ödenecek. Mitroglou, geçen sezon Olympiakos'ta 34 maçta 19 gol kaydetmişti. Teknik Direktör Şenol Güneş'in ısrarla alınmasını istediği 1 defans oyuncusu için de yönetici Erdal Torunoğulları, Brezilya'ya gitti. Torunoğulları, Gremio'da forma giyen 28 yaşındaki stoper Luiz Rhodolfo ile masaya oturdu. 1.93 boyundaki deneyimli savunma oyuncusunun Beşiktaş'a sıcak baktığı ve hafta sonu oynanacak Santos maçından sonra imzaların atılabileceği öğrenildi. Rhodolfo ile anlaşma olursa, Brezilyalı Almanya kampına katılacak. Öte yandan Siyah-Beyazlılar'ın, Loic Remy'ye olan ilgisi, İngiliz basınında da geniş şekilde yer almaya başladı. Daily Star Gazetesi, Beşiktaş'ın eski Chelsea'li Demba Ba'yı gönderdikten sonra bir diğer Chelsea'li golcünün peşinde olduğunu yazdı. Haberde Diego Costa'nın gölgesinde kalan 28 yaşındaki forvetin İstanbul'a gitmeye hazır olduğu da vurgulandı. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın, Chelsea Yönetimi ile ilişkisinin iyi olduğu da belirtildi.
Star

Fenerbahçe'nin bitirme aşamasına geldiği Nani transferinin henüz tamamlanmamasının perde arkası ortaya çıktı. Portekizli futbolcunun 3.5 milyon eurosu garanti ücret olmak üzere maç başları ve bonuslarla birlikte yıllık 5 milyon euroyu bulan parası için banka teminatı istediği belirtildi. Nani, Sportif Direktör Terraneo'dan 3 yıllık alacağı olan 15 milyon euronun garanti edilmesini istedi. Terraneo da yönetimle bu konuyu konuşarak bir an önce halledilmesi talebinde bulundu. Yönetim bunun üzerine değişik bankalarla irtibata geçti ve 5 ayrı bankadan toplam 15 milyon euroluk teminat mektubu alındı. İtalyan direktör bu mektupları Nani'ye ulaştırdıktan sonra yıldız futbolcunun hafta sonuna kadar İstanbul'a geleceği ve son anda pürüz çıkmazsa önümüzdeki hafta imza atacağı kaydedildi. Öte yandan Nani, transferindeki gecikmenin bir diğer nedeninin ise Portekizli starın eşi Daniela olduğu öğrenildi. Nani'nin eşinin Suriye'de yaşanan olayların uluslararası medyada geniş yer bulması nedeniyle korkuya kapıldığı belirtildi. Ancak Nani'nin menajerleri, Suriye'deki durumun kendilerini etkilemeyeceğini ve İstanbul'a uzak olduğunu Daniela'ya anlatarak ikna ettiler.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme