6 Temmuz 2015 Pazartesi

06.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Efes de Artık Kültür Mirası 
Almanya'nın Bonn şehrinde toplanan Dünya Miras Komitesi, Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri'ni UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak tescilledi. Dünya Kültür Mirası listesine Türkiye'den giren 14. yer olan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, Prof. Dr. Öcal Oğuz'un ifadesine göre 20 üyenin tamamı Diyarbakır'ın lehine söz alarak hem koruma planının hem mirasın insanlık için çok önemli olduğunu vurgulaması sonucunda büyük bir uzlaşma ve alkışlar arasında listeye kabul edildi. 8 bin yıllık Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır'ı çevreleyen surların doğu kısmında ve Dicle Nehri kıyısında bulunuyor. 10 bin dönümlük arazideki bahçeler, Dicle nehrinin debisinin azalmasıyla oluşmuş deltanın verimli bahçe ve bostanlara evrilmesiyle ortaya çıktı. İsmi ise 1960'lı yıllarda ağaçlı alan anlamına gelen Kürtçe 'Hoser'den Hevsel'e dönüştü. Bahçeler, Antik dönemlerden beri Diyarbakır'ın tahıl ambarı. Burada hâlâ meyve ve sebze yetiştiriliyor. Diyarbakır karpuzunun yanı sıra soğan, roka ve marul da bahçelerin mamulleri arasında. Bahçelerin bir özelliği de kuşların göç yolu üzerindeki olması. Dolayısıyla bu bölgede 180'den fazla kuş türünün gözlemleniyor. Susamuru, kirpi, sansar, kızıl tilki, yabandomuzu, sincap, kertenkele, yılan ve kurbağa gibi hayvanlar türleri de görülüyor. Diyarbakır'ın simgeleri arasındaki bahçeler, türküler, rivayetler ve edebiyata konu oldu. Sultanların bülbül sesi dinlemek için geldiği Hevsel Bahçeleri'nin bir hayranı da Mustafa Kemal Atatürk. Diyarbakır ziyaretlerinde Hevsel Bahçeleri'ni gören Gazi Köşkü'nde kalması ve konuklarını burada ağırlaması Atatürk'ün bahçelere hayranlığının işaretleri. Bahçelere Evliya Çelebi, Şemsedin Sami, Mehmed Uzun ve Yaşar Kemal'in de aralarında olduğu isimler de eserlerinde yer verdi. Ünlü 'Suzan Suzi' türküsünde adı geçen Kırklar Dağı da Hevsel Bahçeleri'nde bulunuyor. Geçen yıl bahçelerin, TOKİ yapılması ve HES projeleriyle zarar görmesi gündeme gelmiş, Diyarbakırlılar bahçeleri korumak için nöbet tutmuştu. Bahçelerle birlikte Kültür Mirası listesine giren Diyarbakır Surların uzunluğu 5.7 km, yüksekliği 10-12 metre. Surların tarihi ise MÖ.3.000 - 4.000 yıllarına uzanıyor.
Milliyet

Davutoğlu'ndan 'Silüet' Tepkisi 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Topkapı Sarayı'nda düzenlenen "Şehir-İnsan Projesi'nin tanıtımına katıldı. Başbakan Davutoğlu yaptığı konuşmada, şehirleri ziyaret ettiğinde her birini bir isimle anmaya çalıştığını dile getirerek "Kızıltepe'den Mardin'e doğru baktığınızda bütün bir Mezopotamya'nın ve farklı devletlerin izlerini bıraktığı o tarihi birikimin bütün özelliklerini şehrin siluetinde görebilirsiniz. Amasya'nın suyla buluşmasında yine bütün tarihi şehir özelliklerini Anadolu'da yakalayabilirsiniz. Konya'da tepede yapılan Kelebekler Vadisi üzerinden baktığınızda Konya'daki ovayla bütünleşen fiziki dokuyu görmeniz mümkün olabilir" diye konuştu. Davutoğlu, hem mekan hem tarih hem de insan unsuru ahenk içinde buluştuğunda şehirlerin doğduğunu belirterek, "Mekan ile o mekanın üzerindeki mimari çatışmaya, kavga etmeye başladığı zaman, yani yedi tepenin üzerindeki güzel mimariye şirk koşacak şekilde bir dikey mimariyi tarihi yarımadaya yaklaştırdığınız zaman, kim, hangi gerekçeyle yaparsa yapsın, kabul edilemez" diye konuştu. İstanbul kadar bütün kaynakları bütünleşik olarak bulunduran herhangi bir şehir bulunmadığını ifade eden Davutoğlu, "Boğaziçi ile tarihi yarımadanın buluşması, toprakla suyun buluşması gibi. Yedi tepenin gökyüzüne doğru yükselişi, toprakla havanın buluşması. En güzel manzaraların şafak ve grup vaktinde olması da ateşle bütün tabiatın buluşması" diye konuştu. "Tarihi akışın dışında kalamaz İstanbul, tarihi akışın içinde olacak" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarihi akışın içinde olmak acaba tarihi yok ederek mi sağlanabilir ya da tarihi birikime zarar vererek mi sağlanabilir? İşte can alıcı soru bu. İstanbul üzerinde yaşanan her şey aslında bu can alıcı soruya negatif cevap verenlerin yaptığı tahribatla, ona karşı şehrin dokusunu, ruhunu korumaya çalışanlar arasındaki mücadeleyle geçti 100 yıl. İstanbul, dünyanın en büyük havalimanına sahip olmak durumunda çünkü tarihin aktığı merkezlerden biri. İstanbul, büyük bir ticaret ve finans merkezi olmak durumunda çünkü hep öyleydi. Osmanlı zamanında da öyleydi, Roma zamanında da öyleydi. Bütün yollar İstanbul'a çıkar, bütün yollar İstanbul'dan giderdi. Onun için Marmaray olacak ya da o günün teknolojisi neyse bugünkü teknolojide onun karşılıkları olacak. Acaba bunun olması, şehrin o tabiatla, mekanla ruhun buluştuğu mimariyi yok etmekle mi olur ya da şehrin tarih ve metafiziğin buluştuğu güzel eksenini tahrip etmekle mi olur? İşte bizim üzerimizde taşıdığımız en ağır sorumluluk bu."
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 101, 0170-101, 2741                             
ABD Doları 2, 6872-2, 6925/ Euro 2, 9841-2, 9929/İngiliz Sterlini 4, 1874-4, 1953   
              
10 Kuruş İsyanı 
Akaryakıt dağıtım şirketleri düşük kârlılıktan şikayetçi oldu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) tavan fiyat ve fiyat takibi kararının kârları erittiğine dikkat çeken sektör temsilcileri 2014'ün ardından 2015 yılını da zararla kapatacaklarını öngörüyor. Dağıtım şirketleri akaryakıt fiyatlarındaki kâr marjında 10 kuruşluk artış olması gerektiğini belirtiyor. Petrol Sanayi Derneği (PETDER) Yönetim Kurulu Başkanı Martin Thomsen, 4 liralık akaryakıt fiyatı içerisinde dağıtım şirketlerinin marjının yüzde 10 olduğunu belirterek sanayi, endüstri ve yatırım maliyetlerinin bu oranla karşılandığını aktardı. Türkiye'deki marjların İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya ile karşılaştırıldığını belirten Thomsen, bu konuda EPDK'dan farklı düşündüklerini söyledi. Bu pazarlarda Türkiye'deki maliyetlerin olmadığını aktaran Thomsen, "Tavan fiyat zarara neden oldu. İstasyon çalışanlarının yanı sıra banka teminat mektubu, ulusal marker ve sayaç yatırımı gibi ilave maliyetler var. Türkiye'de litre başına o ülkelere kıyasla 10-12 kuruş daha fazla maliyet var" dedi. Şu anda sektörün para kaybettiğine dikkat çeken Thomsen şunları söyledi: "Biz şimdi burada otururken sektör para kaybediyor. 41 kuruş marj kesinlikle yeterli değil. Örneğin Türkiye'de istasyonlarda pompa görevlileri istihdam ediliyor. Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya'da pompa görevlileri yok. Sektörün faaliyetlerine devam edebilmesi için litre başına 10 kuruş daha fazla marja ihtiyacı var." Thomsen, "Dünyada genellikle ürün fiyatı ve vergiler toplam fiyatın yüzde 90'ını oluşturuyor. Marjlar çok az. Petrol sanayisi bu marjı maliyetlerini karşılamak ve yatırımlarını finanse etmek için kullanıyor. Geriye bir kâr kalırsa ne âlâ. Dolayısıyla dağıtım firmalarının fiyatlar üzerinde belirgin bir fark yaratma şansı oldukça düşük. Milyonlarca dolar kâr eden bir sektör değiliz" dedi.
Hürriyet

Fatura Şokuna Dikkat! 
Geçtiğimiz ay okulların tatil olmasıyla beraber gençlerin daha fazla internet kullanımı evlerdeki veya mobil cihazlardaki kotayı daha hızlı bitirmeye başladı. Fatura şokları yaşamamaları konusunda aileleri uyaran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkan Vekili Ömer Fatih Sayan, yaptığı açıklamada akıllı telefonların, tabletlerin ve bilgisayarların okul dönemine kıyasla daha çok kullanılması ve internet hizmeti için alınan paketlerin bitmesini takiben veri kullanımlarının farklı fiyatlardan ücretlendirilebildiğinin unutulması nedeniyle ailelerin fatura şokları yaşanabileceğine dikkati çekti. Boş vakitleri tatil dönemlerinde artan ilk, orta ve lise öğrenimi çağındaki çocukların, yüksek veri kullanımı gerektiren oyunları ya da videoları daha fazla indirebildiklerini ifade eden Sayan, "Bu durum da ailelerin, evlerinde abone oldukları genişbant internet, ADSL, fiber, kablo veya mobil cihazlarında kullandıkları internet hizmeti için ayrılan aylık kotanın normalden daha çabuk bitmesine sebep olabilmektedir. Ödeme tipinin faturalı veya ön ödemeli olmasına göre değişmekle birlikte internet hizmetinin normalden daha fazla kullanılması durumunda, aileler paket aşım ücretleri temel alınarak hesaplanan beklenmedik ücretlerle karşı karşıya kalabilmektedirler" dedi. BTK olarak tüketicileri koruma ve uyarma görevlerinin bulunduğunu anımsatan Sayan, cep telefonu veya evdeki genişbant internet aboneliğinde beklenmedik yüksek faturalarla karşılaşmamaları için anne ve babaların alabileceği önlemleri şöyle sıraladı: "Paket/ kota aşımı halinde işletmeciniz tarafından uygulanacak paket aşım birim ücretleri hakkında bilgi sahibi olun. İnternet hizmetini aldığınız işletmeci tarafından, size ayrılan kotanın yüzde 80'ne ve yüzde 100'ne ulaştığınızda hizmet kullanımınız hakkında gönderilen bilgi mesajlarını dikkate alın. Bilgilendirme mesajında yer alan limite mesajı aldığınız anda değil de daha önce ulaşmış olabileceğinizi unutmayın. Örneğin 'son 12 saatlik kullanımlarınız dahil değildir' şeklinde bir bilgilendirme olabilir. İnternet hizmetini aldığınız işletmecinin sunduğu internet kullanımınızı takip etmenizi sağlayacak araçlar, uygulamalar hakkında bilgi edinin ve bu araçlardan, uygulamalardan faydalanın. Çocuğunuzun internetten indirdiği ve kullandığı uygulamaların kotanıza etkisini takip edin. Eğer kotanız, paketiniz bitmek üzere ise internet hizmetini aldığınız işletmeci ile görüşün ve paket/kota aşım ücretlerini nasıl azaltabileceğiniz ya da nasıl daha ucuza hizmet almaya devam edebileceğiniz hakkında bilgi sahibi olun."
Hürriyet

Ekonomi 'Ufak Ortak'ta Olmaz 
Bu hafta başlayacak koalisyon görüşmeleri piyasalar tarafından da yakından takip edilecek. Özellikle yeni oluşacak ekonomi yönetimi, "mali disiplinin ve sağlam bütçe performansının devamını isteyen" piyasa cephesinde önemini koruyor. Uzmanlar, son 13 yılda elde edilen ekonomik kazanımların kolay kolay göz ardı edilmeyeceğini, bu sebeple AK Parti'nin "ekonominin dümenini küçük ortağa bırakmayacağını" öngörüyor. Piyasaların durumunu değerlendiren Yardımcı Doçent Doktor Murat Turgut, seçim sonrası piyasanın dengeli seyrettiğini belirterek, dengenin sebebinin AK Parti'nin birinciliği olduğunu söyledi. Turgut, "Açık ara birinci parti çıkılmış olması yatırımcıların ciddi pozisyon değişimlerine girmemesinin ana sebebi gibi görünüyor" dedi. Bir diğer sebebin ise seçim sonuçlarının şu veya bu şekilde ekonomi yönetiminde major bir değişiklik getirmeyeceği beklentisinin genel bir kanı olması olduğunu ifade eden Turgut, "Kurulacak koalisyonun adı ne olursa olsun AK Parti'siz olmayacağı beklentisi, bu konuda etken. Ekonomi yönetiminin muhtemel koalisyonda ufak ortağa verilecek olması ihtimal dışı nitelendiriliyor" diye konuştu.
Türkiye

20 Bin Yabancı Öğrenci 800 Milyon Dolar Bırakacak 
Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) Başkanı Mustafa Aydın, 2016'da 20 bin yeni uluslararası öğrenci beklediklerini, her öğrencinin yıllık ortalama 40 bin dolar harcadığı düşünülürse 800 milyon dolarlık bir döviz kazancından bahsetmenin mümkün olduğunu söyledi. Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısında artış görüldüğünü belirten Aydın, bugün ülkemizde uzaktan eğitim alanlarla birlikte yaklaşık 80 bin uluslararası öğrenci bulunduğunu, 2016 yılında bu sayının 100 bine ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti. Türkiye'ye en çok öğrenci gönderen 3 ülkenin ise Türkmenistan, Azerbaycan ve İran olduğu bilgisini veren Aydın, "Bu sayıyı artırmak için devlet kurumlarının burs verdiği uluslararası öğrenci sayısını artırması gerekiyor. Özerk bir tanıtım ajansı kurulmalı. Bu ajans yoluyla hem ülkenin hem de 'Study in Turkey' markasının yükseltilmesi gerekiyor" dedi. Aydın, 2014 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 4.5 milyondan fazla öğrencinin kendi ülkesi dışında başka bir ülkede üniversite eğitimi aldığını kaydetti. UNESCO'nun tahminlerine göre 2020 yılında yüksek öğretimdeki uluslararası öğrenci sayısının 7 milyona ulaşacağını, bunun da yıllık 280 milyar dolarlık bir bütçeye tekabül edeceğini anlatan Aydın, Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkelerden giden öğrenci sayısının bütün uluslararası öğrencilerin yüzde 53'ünü oluşturduğunun altını çizdi.
Milliyet

Antalya Expo İçin 1.500 Kişi Çalışıyor 
Dünyanın en önemli sosyal etkinlikleri arasında yer alan ve 2016'da Antalya'da açılacak çiçek ve çocuk temalı botanik EXPO için yapılan hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Haşmet Suiçmez, Aksu ilçesinde bulunan EXPO alanında altyapı işlerinin Mart ayı itibarıyla tamamlandığını, Şubat ayında başlayan üstyapı işlerinin ise sürdüğünü söyledi. Suiçmez, üstyapı işlerinin bu yılın sonuna kadar, EXPO Kulesi'ni ise 2016 Şubat ayına kadar bitirmeyi planladıklarını kaydetti. Suiçmez "EXPO için bugüne kadar inşaatın yanı sıra personel, operasyonel ve kültürel etkinlikler dahil yaklaşık 300 milyon lira harcama yapıldı. Bundan sonra yaklaşık 1.2 milyar liralık daha harcama yapılması planlanıyor. Projede 1.500 kişi çalışıyor" dedi.
Star

Ege'ye Koç Vizesi 
Tofaş'ın 520 milyon dolar yatırımla yarattığı yeni modeli Fiat Aegea (Ege), Koç Ailesi'nden 'tam not' aldı. Fiat'ın Aegea proje ismi ile İstanbul Autoshow'da dünya lansması yapılan yeni kompakt sedanı, Koç Ailesi ve holding üst düzey yöneticilerine detaylı olarak tanıtıldı. Koç Holding'de gerçekleştirilen etkinlikte; Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding ve Tofaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu, Ege'yi yakından inceledi, test etti. Tofaş yeni bebeği Aegea'yı kullanan Rahmi Koç, otomobile tam not verdi. Yeni modelin Rahmi Koç'un onayını alması, Tofaş için büyük önem taşıyor. Çünkü duayen işadamı uzun yıllardır Tofaş ve Ford Otosan'ın ürettiği araçlarla yakından ilgileniyor, hatta test ediyor. Koç Holding'in otomotiv şirketlerinde 'Rahmi Koç' kriterleri 2002 yılına dayanıyor. O dönemde Transit Connect'i seri üretim öncesinde test eden Koç'un boşta kalan sol ayağını dayamak için yeterli alan bulunmadığı eleştirisi üzerine, Ford Otosan mühendisleri hafif ticari araçta rötuş yapmıştı. Mühendisler kalıpları değiştirerek bu alanı genişletmişti. Mustafa Koç yeni sedan aracın üretileceği Tofaş'ın Bursa fabrikasının Fiat Chrysler Automobiles'in (FCA) EMEA Bölgesi'ndeki en gelişmiş üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Aegea projesinin dünya çapında önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi. Aegea'nın FCA ve Tofaş için önemli bir hamle olacağına inandığını kaydeden Koç, şöyle devam etti: "Koç Topluluğu olarak, ülkemize ve sanayimize olan inancımız ile yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ar-Ge gücümüzü artırmak için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bunun en güzel örneklerinden biri de Tofaş'ın yeni projeleridir. Aegea, Türkiye'nin binek otomobil Ar-Ge'sinde rüştünü global anlamda ispat ettiği, bizlere yeni ufuklar açacak bir girişimdir. Tofaş, bu otomobil ile başarılarını daha da öteye taşıyacak."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

MHP Savaş Lobisi Mi 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP'lilerin olası bir AK Parti-MHP koalisyonunu 'savaş kabinesi' olarak değerlendirmesine tepki göstererek, "MHP savaş lobisini mi temsil ediyor? HDP ile CHP koalisyon yapsa 'terör kabinesi' mi olacaktı? Bunlar çirkin yakıştırmalar" dedi. Kanal 24'te soruları yanıtlayan Akdoğan şunları söyledi: Neticede AK Parti, CHP'yle de görüşecek, MHP'yle de görüşecek. Türkiye'nin gerçekleri ortadadır, ulusal çıkarları, menfaatleri ortadadır. Süreç bağlamında birçok başlık var. Terör örgütü 'Silah bırakacağım' derse, MHP 'Bırakma' mı diyecek? MHP, 'Terör devam etsin, şehitler gelsin' bunu mu istiyor? Yani bunlar doğru şeyler değil. AK Parti olarak bizim önceliklerimiz bellidir, hassasiyetlerimiz bellidir. AK Parti'nin kırmızı çizgileri yok ama ilke ve değerleri var. Bunlardan da biz taviz vermeyiz. Siyasi söylem olarak yeni bir sayfa açılacaksa, müzakere süreci başlayacaksa burada o zaman daha farklı bir dil kullanmak gerekir. Bakın Sayın Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasına, ne değişti? Yine hırçın, yine dikte eden, yine tepeden bakan, yine şartlar koşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ve MHP'nin tavrını bu anlamda doğru buluyorum. Siz HDP'ye o kadar laf söyleyeceksiniz, sonra birlikte aynı çuvala girme görüntüsü, aynı kişiyi destekliyor görüntüsü bütün inandırıcılığı ortadan kaldırırdı. Bu açıdan MHP'yi çok eleştiriyorlar ama kendi açısından doğru olanı yaptı. HDP seçim kampanyasını Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine kurdu. Diğer partiler de benzer şeyleri yaptı ve bunu seçimden sonra da sürdürmeleri doğru olmaz. Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden bir ajitasyon yapması ve onu hedefe koyması kabul edilebilir bir tablo değildir. Bu bizim için müzakere ve tartışma konusu değildir.
Hürriyet

Yolsuzluklar Görmezden Gelinemez 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, koalisyon tartışmalarına ilişkin, "Türkiye'de yaşanan ve çeşitli siyaset sınıfının bulaştığı yolsuzluk iddialarının soruşturulmadan üzerinden geçilmesi, görmezden gelinmesi, unutturulması, CHP'nin sürecin içinde aktif olması gereken bir nokta isteniyor ise asla mümkün değil. Bu bir devr-i sabık değil ama hesap sorulmayacağı anlamına gelmez" dedi. Koç, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde düzenlenen, Keçiören CHP İlçe Başkanlığı Danışma Kurulu Toplantısı'nda şunları kaydetti: "Biz duruşumuzu ortaya koyduk. Bugün kamuoyu önünde çeşitli denklemlerle, hesaplarla, davranışlarını izah etmeye çalışanlar düşünsün. 'Ver Bilal'i, al iktidarı' dediniz. Yolsuzluklarla ilgili ağzınıza geleni saydınız. O yolsuzluk dosyaları geçen dönem Meclis'e gelirken, Meclis Başkanının nasıl bir engelleme içinde olduğunu unuttuk mu? Şimdi siz dolaylı olarak bir AKP'liyi meclis başkanlığına getirdiğiniz zaman, meydanlarda millete verdiğiniz söz nerede kalıyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'bedeli ne olursa olsun savaş' diyor. 7 Haziran'da millet 'otur sen yerine kardeşim, sınırların içerisinde görevini yap' dedi. Bu savaş naraları, iç tüketime dönük, iç siyasette ihtiyaca binaen ortaya atılıyor ve sürdürülüyorsa, bunun vatan hainliğine kadar gidecek boyutları vardır."
Hürriyet

MHP: CHP, İhsanoğlu İçin Hesap Vermeli! 
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Celal Adan, AK Partili yeni Meclis Başkanı'nın MHP sayesinde seçildiği yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Meclis Başkanlığı seçim sürecinde ve sonrasında MHP'ye yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü savunan Adan, yaptığı yazılı açıklamasında CHP'nin tutumunu eleştirdi. Adan, şöyle dedi: "Cumhurbaşkanlığına layık gördükleri Sayın İhsanoğlu'nu Meclis Başkanlığına layık görmeyip, üstelik kendi adaylarını olmadık kapılarda icazete gönderenler; nasıl bir akla, siyasete, ahlaka hizmet ettiklerini hangi yüzle izah edeceklerdir? Hem kendi çatı adayını harcamak için kumpas kuracaksın, hem Cumhurbaşkanından icazet alacaksın, hem de bölücülerle iş tutup gizli ittifak yapacaksın. CHP her şeyden önce hangi gerekçeyle Sayın İhsanoğlu'nu desteklemediğinin, kendi adaylarını neden Cumhurbaşkanına gönderdiğinin, bölücülerin birkaç oyu için onlarla hangi pazarlığı yaptığının ve kendi adaylarının Cumhurbaşkanı ile kapalı kapılar ardında ne konuştuğunun hesabını açıkça vermelidir." MHP'ye ve Bahçeli'ye yönelik linç kampanyası yürütüldüğünü öne süren Adan, şu ifadeleri kullandı: "Meclis Başkanının MHP sayesinde seçildiğini ileri sürenlerin, bu yönde çok yönlü bir algı ve siyaset mühendisliği yürütenlerin aklından şüphe ederiz. Bize göre bu akıl sahipleri ruh hastasıdır. Hem kendi çatı adayını harcamak için kumpas kuracaksın, hem Cumhurbaşkanından icazet alacaksın, hem de bölücülerle iş tutup gizli ittifak yapacaksın. Bu arada kendi eski genel başkanını harcatıp timsah gözyaşı dökeceksin. Yok öyle yağma."
Vatan

Meclis'in İlk İşi Tezkere 
Meclis, yemin ve TBMM Başkanı seçiminin ardından ilk çalışma haftasında önemli konuları ele alacak. Meclis'in en önemli gündemi, TBMM Başkanlık Divanı üye sayısı ve görev dağılımının belirlenmesi olacak. TBMM Danışma Kurulu, Meclis Başkanı İsmet Yılmaz başkanlığında 7 Temmuz Salı günü toplanarak konuyu ele alacak. TBMM Başkanlık Divanı, İçtüzük uyarınca 15 üyeden oluşuyor ancak Danışma Kurulunda grupların uzlaşısıyla idare amiri ve katip üyeliklerde artış yapılarak bu sayı artabiliyor. Bu dönemde AK Parti, CHP, MHP ve HDP'ye birer Meclis Başkanvekilliği düşüyor. Danışma Kurulu 15 üyeden oluşursa AK Parti'ye TBMM Başkanı da dahil 7, CHP'ye 4, MHP ve HDP'ye ise 2'şer üyelik, sayı 16'ya çıktığında AK Parti'ye 8, CHP'ye 4, MHP ve HDP'ye 2'şer üye düşecek. Ancak sayı 17 olduğunda dağılımda sorun çıkıyor. Bu durumda AK Parti'ye 8 ve CHP'ye 4 üyelik düşecek, kalan 5 üyelik HDP ve MHP arasında dağıtılırken kura çekilmesi gerekecek. Geçmişte 1961 yılında uluslararası bir komisyonda kendilerine düşen üyelik için CHP ve AP arasında, ayrıca 2004 yılında Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bağımsız milletvekilleri ile CHP'ye düşen üyelik için kura çekimi yapıldı. Ancak MHP Grubu, kura çekilmesine karşı çıkıyor ve seçimdeki oy oranını göstererek kendi sayısının fazla olmasını talep ediyor. Başkanlık Divanı'nın belirlenmesinin ardından Genel Kurul'da Lübnan Tezkeresi görüşülecek. Lübnan'da Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında bulunan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi'nin, 8 Temmuz Çarşamba günü görüşülmesi bekleniyor.
Vatan

DÜNYA 

Tunus'ta Bir Ay Ohal 
Arap Baharı'nın fitilinin ateşlendiği Tunus'ta turistik tesislere yönelik 26 Haziran'da IŞİD'in düzenlediği terör saldırısının ardından ülke çapında olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. Tunus Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi, Susa kentinde geçen hafta düzenlenen terör saldırısının tekrarlanması halinde devletin çökeceğini belirtti. Sibsi önceki gün, devlet televizyonunda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında, ülkede 30 günlük olağanüstü hal ilan ettiğini açıkladı. Söz konusu kararı, Meclis Başkanı Muhammed en-Nasır ve Başbakan Habib es-Sayd ile yaptıkları istişarenin ardından aldığını ifade eden Sibsi, "Eğer geçen hafta Susa'da meydana gelen olaylar tekrarlanırsa devlet çöker" dedi. Susa kentindeki bir otele 26 Haziran'da düzenlenen saldırıda 38 kişi ölmüştü. Saldırının sorumluluğunu IŞİD üstlenmişti. Bu arada hükümetin, terörle mücadele çalışmaları kapsamında ülke genelinde 80 camiyi kapatma kararı yargıya taşınıyor. 50 imam, hükümetin kararının toplu cezalandırma anlamına geldiğini ve kararın iptali için hukuki girişimde bulunacaklarını açıkladı.
Hürriyet

Filistin Yönetimi, Mısır'daki Saldırıda Hamas'ı Suçladı 
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el- Maliki, Hamas'ın Sina olaylarına karıştığını iddia etti. Maliki'nin, "Kahire yönetimi bize, Hamas'ın Sina'daki saldırıya karıştığını gösteren delillere sahip olduğunu bildirdi" açıklamasına Hamas'tan yalanlama geldi. Bakana sert tepki gösteren Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, "Dışişleri Bakanı Maliki, Filistin yönetiminin Hamas'ın Sina'daki saldırılara karıştığı yönünde kanaat sahibi olduğundan bahsediyor. Bu, yönetimin Filistin halkına karşı kışkırtıldığının ve bir grupla karşı karşıya getirildiğinin göstergesidir. Maliki'nin suçlamaları gerçekle alakası olmayan asılsız ve yalan iddialardır" ifadesini kullandı. Mısır'ın Sina Yarımadası'nda askeri kontrol noktalarına düzenlenen saldırılarda 100'e yakın kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıları, IŞİD'in "Sina Vilayeti" adlı uzantısı üstlenmişti.
Türkiye

İzlanda'da Dine Hakaret Yasal 
İzlanda'da Korsan Partisi'nin 'dine ve kutsal değerlere hakaretin' suç sayılmamasını öngören yasa teklifi kabul edildi. Yürürlükten kaldırılan 1940 tarihli kanun, kutsal değerlere hakaret suçuna para ya da üç ay hapis cezası öngörüyordu. Ocak ayında Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle cihatçıların Charlie Hebdo dergisinde katliam düzenlemesi Korsan Parti'yi harekete geçirmişti. İnternette ifade ve paylaşma özgürlüğünü savunan parti, İzlanda'nın en büyük siyasi güçlerinden biri olarak ağırlığını koymuştu. Parti üyeleri, İzlanda meclisindeki oturumda söz alıp kürsüden katliam sonrası ifade özgürlüğünün sloganına dönüşen "Je suis Charlie (Ben Charlie'yim)" cümlesini söylediler. Kararın alınmasının ardından, Korsan Partisi "İzlanda meclisi, özgürlüğün kanlı saldırılar karşısında pes etmeyeceğine dair güçlü bir mesaj verdi" açıklamasını yaptı. Karara, İzlanda halkının yüzde 80'inin bağlı olduğu İzlanda Lutheran Kilisesi de destek verdi. Nüfusun küçük bir kısmının bağlı olduğu İzlanda Katolik Kilisesi ise, yeni düzenlemeye itiraz eden tek kesim.
Milliyet

Bağdat'la Devam Edemeyiz 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, bütçe paylarını eksik ödeyen merkezi Irak hükümetiyle yola devam edemeyeceklerini, farklı çözüm arayışlarına gideceklerini belirtti. Barzani, Kürdistan İslami Hareket Partisi (Bizotnewe) Lideri İrfan Abdulaziz ile Süleymaniye ilinde görüştü. Toplantıdan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Barzani, Irak merkezi hükümetinin bütçedeki paylarını eksik gönderdiğini belirterek şöyle konuştu: "Boru hatlarıyla ihraç edilen petrol geliri aylık 850 milyon dolar ederken, Bağdat'ın bize ödediği para sadece 400 milyon dolardır. Maalesef Bağdat bizi başka arayışlar içerisine girmeye mecbur ediyor. Bu şekilde Bağdat ile devam edecek durumumuz kalmadı. Dayatılan şartlardan dolayı farklı çözüm arayışlarına girmek zorunda kalıyoruz." Erbil ile Bağdat ilişkilerinin tamamen kesilmesinden ya da zarar görmesinden yana olmadıklarını dile getiren Barzani, "Hiçbir siyasi sorunumuz yok. Sadece iktisadi bir sorun söz konusu. Bağdat'a hiçbir zaman kapılarımızı kapatmadık ve şimdi de görüşülmek istenirse hazırız" diye konuştu.
Star

Komşu 'Oxı' Dedi 
Yunan vatandaşlar kreditörlerin nakit akışının yeniden sağlanması karşılığında öne sürdüğü koşulları hükümetin kabul edip etmemesi konusunda karar vermek üzere sandığa gitti. Saat 07.00'de başlayan oy verme işlemi 19.00'a kadar sürdü. Kayıtlı 9 milyon 855 bin 29 seçmenin olduğu Yunanistan'da 20 bine yakın sandıkta oy kullanıldı. Seçmenlerden 108 bini ise belki de ülke tarihinin en kritik referandumunda ilk kez oy kullandı. 'Hayır oyu verin müzakere masasında elimi güçlendirin. Onurumuzu kırmalarına izin vermeyin' diyen Başbakan Çipras sabah saatlerinde oyunu kullandı ve 'Halkın iradesinin önünde kimse duramaz' dedi. Eski Başbakan Samaras ise yakasında 'Evet' yazılı bir yapıştırma ile sandığa geldi. Yunan basını da büyük çoğunlukla 'Evet' manşetleriyle çıktı. Sadece sol görüşlü birkaç gazetenin 'Hayır' çağrısı yaptığı görüldü. Nitekim Çipras da medya patronlarının 'Evet' için baskı yaptığını ve kendisine medyada yer verilmediğini savunmuştu. Başbakan Çipras da referandumdan "evet" kararı çıkarsa istifa edeceğini açıklamıştı. Tsipras'ın bu açıklamasından sonra ülkenin Maliye Bakanı Yanis Varufakis de 'evet' kararı çıkarsa istifa edeceğini belirtti. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schultz'un 'Hayır çıkarsa kendinize yeni bir para birimi bulun' sözleri Yunanistan'a referandum günü yapılan son uyarı oldu. Öğle saatlerinde Rus Haber ajansı Ria Novosti'ye düşen bir haber bomba etkisi yarattı. Seçim devam ederken sandık çıkış anketi yayınlamak yasak olduğu için anket sonucu Rus medyasına sızdırılmış ve Ria Novosti tarafından da yayınlanmıştı. Buna göre 'hayır' diyenlerin oranı 'evet' diyenlere göre yüzde 4 ila 8 oranında daha fazlaydı. Ria Novosti'ye konuşan ancak adı belirtilmeyen bir kaynak, 'Hayırcıların zafer kazandığını kesin olarak söyleyebiliriz' dedi. Saatler sonra sandıklar kapandığında bu bilginin doğru olduğu anlaşıldı. 'Oxi' cephesinin %61,45 oyla zafer kazandığı görüldü. Evetler ise %38,55'te kaldı. Çipras'ın partisi 'Elimiz güçlendi' açıklaması yaptı.
Vatan

SPOR 

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 9. yarışı Büyük Britanya Grand Prix'sini seyircisi önünde Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazandı., sezonun 5. galibiyetini elde etti. Yarışa 3 ve 4. sıradan başlayan Williams- Mercedes sürücüleri, startta iyi bir kalkış gerçekleştirdi ve ilk tur sonunda Massa liderliğe, Bottas da 3. sıraya yükseldi. Lotus'tan Grosjean ile McLaren'den Button'ın karıştığı kaza nedeniyle ilk turda piste giren güvenlik aracının 4. turda pisti terk etmesi sonrası Bottas, ikinciliği Mercedes sürücüsü Hamilton'dan aldı. İlerleyen turlarda diğer isimlerden kopan ilk 4 sıradaki Massa, Bottas, Hamilton ve Rosberg'in ilk "pit stop"larını tamamladığı 21. tur sonunda Hamilton, Williams pilotlarının önünde liderliği ele geçirdi. 37. turda başlayan yağmur sonrası 39. turda Bottas, 41. turda ise Massa'yı geçen diğer bir Mercedes pilotu Rosberg, takım arkadaşının arkasında 2. sıraya yerleşti. Yağmurun şiddetini arttırmasına rağmen pite girmekte geciken Williamslar, mücadeleye 6. sırada başlayan Ferrari'den Vettel'in de arkasına düştü. Üstünlüğünü yarışın sonuna kadar koruyan Hamilton, 1:31:27.729'luk derecesiyle sezonun 5'inci, kariyerinin 38'inci birinciliğini elde etti. Takım arkadaşının 10.9 saniye gerisinde bitişe gelen Rosberg 2'nci, liderin 25.4 arkasındaki Vettel ise 3'üncü oldu. Sezonun 10. yarışı Macaristan Grand Prix'si 26 Temmuz'da yapılacak.
Türkiye

Kadrosuna bir defans, bir hücuma yönelik kanat oyuncusu ve bir de forvet katmayı planlayan Beşiktaş, transfer çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Başkan Fikret Orman Rusya'ya giderek Dinamo Moskova kulübü ile görüşmelerde bulunmuştu. Brezilyalı stoper Douglas ve Macar kanat oyuncusu Balazs Dzsudsak için teklifte bulunan Orman, transferde önemli aşama kaydetti. İki oyuncuyu da bonservisi ile almayı planlayan yönetim, Moskova ekibinin cevabını bekliyor. Dinamo Moskova'nın teklifi kabul etmesi durumunda iki oyuncu da birkaç gün içinde sözleşme imzalayacak. Orman, Rusya'daki temaslarının ardından Londra'ya gitti. İngiltere'de Chelsea'nin forveti Loic Remy için görüşmeler yapan Orman, Fransız oyuncunun bonservisi konusunda İngiliz ekibi ile pazarlıklara devam ediyor. Demba Ba transferinde iyi ilişkilerkurulan Chelsea kulübü ile 7 milyon avro seviyelerinde anlaşmaya çalışan siyah-beyazlılar, bu transferi de önümüzdeki hafta sonuçlandırmayı hedeşiyor. Bu arada geçen sezon yaşadığı sakatlıktan bir türlü kurtulamayan ve kamp kadrosuna da alınmayan Veli Kavlak'ın durumu teknik heyeti düşündürüyor. Tecrübeli oyuncunun sezon başı hazırlıklarına başlayamaması üzerine Şenol Güneş'in yönetime "Biraz daha bekleyelim. Gerekirse orta saha oyuncusu alırız" dediği öğrenildi.
Türkiye

19 Yaş Altı Milli Takım, Yunanistan'ın Girit Adası'nda düzenlenen Dünya Şampiyonası'nın üçüncülük maçında ev sahibi ile karşılaştı, rakibini 80-71 yenerek bronz madalya kazandı. Türk Basketbolu'nun altın jenerasyonu olarak kabul edilen Genç Milli Takım, yarı finalde Hırvatistan karşısında aldığı ağır yenilgiye rağmen sahaya büyük bir güvenle çıkmayı başardı. Coach Ömer Uğurata'nın öğrencilerini mental olarak da maça iyi hazırlamasının etkisi de hemen kendisini gösterdi. İlk çeyreği 16-16 biten maçta, ev sahibinin yıldızı Charalampopoulos'un da sakatlanarak oyuna devam edememesini fırsata çeviren millilerimiz, ikinci çeyrekte kontrolü ele aldı ve boyalı alandan ürettiği sayılarla devre sonunda 36-31 öne geçmeyi başardı. Yarı finalde ABD karşısında yorulan Yunanistan'a karşı savunmadaki sertlik sonuç verdi, ev sahibi 5 dakika potayı göremezken, Türkiye farkı 15 sayıya yükseltti. 4. çeyreğe kadar sadece 1 üç sayı isabeti bulunan Yunanistan, son 10 dakikada 5 üçlükle farkı azaltmaya çalışsa da, karşısında hep Furkan Korkmaz'ı buldu. 9 sayıya inen farkı, 35. dakikada hücum ribauntu sonu basket, 38. dakikada faul de çalınan pozisyondaki üçlük, son dakikada ise top çalma ve ardından bulduğu smaç ile çift hanelere çıkaran genç yıldız, Egemen'in de devleştiği maçta kazaya izin vermedi, millilerimiz bronz madalya ile bir kez daha gönülleri fethetti.
Milliyet

Fenerbahçe dünya starı Nani'ye kavuştu. Portekizli yıldız, dün gece 23.00'te özel uçakla Sabiha Gökçen Havalimanı'na iniş yaptı. Nani'nin gelişini kutlamak için bin kişilik Fenerbahçe taraftarı Sabiha Gökçen'e akın yaptı. Meşalelerle havalimanı çevresini karnaval yerine çeviren coşkulu grup, "I Love you Nani" diye tempo tuttu. Çıkan izdihamda güvenlik görevlileriyle korunan Portekizli star, özel araçla zar-zor kurtulup, otele doğru yol aldı. Fener'in Manchester United'dan transfer ettiği ve maliyeti 70 milyon lira olan yıldız oyuncu, bugün sağlık kontrolünden geçtikten sonra kendisi için Saracoğlu Stadı'nda saat 17.00'de imza töreni düzenlenecek. Başkan Aziz Yıldırım'ın da katılması beklenen törende Portekizli star, 3 yıllık sözleşme imzalayacak. Senelik 3 milyon 750 bin euro alacak olan 28 yaşındaki yıldız, imza törenin ardından Topuk Yaylası'ndaki kampa dahil olacak. Portekizli, 17 numaralı formayı giyecek. Nani, İstanbul'a iner inmez şunları söyledi: "Gerçekten çok mutluyum burada olmaktan. Yeni bir fırsat olarak görüyorum, kendimi yeniden göstermek istiyorum. Fenerbahçe her zaman bildiğim bir takım ve her zaman yüksekleri hedeflemiş bir takım olmuştur. Muhteşem taraftara sahip bir kulüp. Ben de bu taraftarlara güzel futbolu sergilemek istiyorum. Portekiz Milli Takımı'ndan arkadaşlarım Bruno Alves ve Meireles'le birlikte oynayacağım. Kendimi ailemde gibi hissedeceğim."
Star

Galatasaray Lukas Podolski'nin maliyetini neredeyse kasasından para çıkmadan karşılayacak. Sarı-Kırmızılı kulüp, bonservisi için Arsenal'e 2.5 milyon euro, kendisine de 3 yıl için 9 milyon euro ödeyeceği Alman futbolcunun tüm gelirini, gönderdiği 7 oyuncudan sağlayacağı tasarrufla finanse edecek. Podolski, Aslan'a toplamda 11.5 milyon euroya malolurken, yolların ayrıldığı 7 futbolcudan 12.5 milyon euro tasarruf edilecek. Cim-Bom, Nordin Ambarabat'ı Malaga'ya 3.5 milyon euro bonservisle satarken, oyuncunun yıllık 1.2 milyon euroluk alacağından da kurtuldu. Toplamda 4.7 milyon euroluk bu gelir, Podolski'nin maliyetinin önemli bir kısmını karşılayacak. Yıllık 1'er milyon euro alan Gökhan Zan, Engin Baytar ve Aydın Yılmaz, 2.3 milyon euro ödenen Goran Pandev ve 2.1 milyon euro verilen Emmanuel Eboue ile sözleşme yenilemeyen Aslan, 7.4 milyon euroluk harcama kapısı kapatıldı. Trabzonspor'a kiralanan Salih Dursun'a da yıllık 400 bin euroluk ödeme artık yapılmayacak. Bu arada Lukas Podolski'nin Galatasaray ile sözleşme imzalaması Alman basınında geniş yer buldu. Tüm gazeteler, haber siteleri ve televizyon kanalları törenden görüntü ve fotoğraflarla imzayı takipçilerine duyurdu. Podolski ise imzadan sonra tatiline devam için Antalya'ya geri döndü. Alman yıldızın Avusturya kampına 10 Temmuz'da katılacağı bildirildi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme