7 Temmuz 2015 Salı

07.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Yorgun Askerler Suçlu Çıktı
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 14 Temmuz 2011'de 13 askerin şehit edildiği saldırıdan sonra Silvan 4. Taktik Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Murat Toprak, 4. Taktik Jandarma Tabur Komutanı Binbaşı Milbay Şahin, 1. Bölük Komutanı Üsteğmen M.Emin Karagöz ve 2. Bölük Komutanı Üsteğmen Necmettin Erdoğan hakkında 'İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak'tan iki yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Komutanlar tutuksuz yargılandıkları davada geçtiğimiz günlerde beraat etti. Diyarbakır 7. Kolordu Askeri Mahkemesi verdiği beraat kararının gerekçelerini açıkladı. Gerekçeli kararda, 13 askerin ihmal sonucu öldüğüne dair, sanık ve mağdur ifadelerine, bilirkişi raporu ve savcılık görüşüne yer verildi. Anlatım ve belgelere göre askerler çok yorgun, uykulu olmalarına rağmen operasyona götürüldü. Mahkeme, Albay Toprak'ın birliğin plan dışında bir yerde kalmasını üst komutanlığa bildirmemesinin 'ihmali davranış' olarak nitelendirdi ancak şu gerekçeyle ceza vermedi: "Birliğin yerinin bildirilmemesi nedeniyle sonucun meydana geldiğini ileri sürmek hukuken mümkün değildir." Mahkeme kararında ayrıca sanık Binbaşı Milbay Şahin'in 9 kusurunun tespit edildiği bilgisine de yer verildi. Tüm bu bilgilere karşın mahkeme sanıkların beraatine hükmetti. Kararda yer alan ihmallerden biri üslenme yapılan Şorik Tepe'nin korunaklı olmaması. Ancak kararda, bu eksikliğin personelin iyi gözetleme yapması ve silahların verimli kullanılmasıyla kapatılabileceği belirtildi.
Vatan

İstihbaratın 1 Numarası Bombalı Minibüsü Anlattı
Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun, Sıhhiye'deki çok katlı otoparkta, 11 Eylül 2007'de bomba yüklü minibüs bulunmasına ilişkin davada 21 yıl 10 hapis cezasına çarptırılan İdris Nakçi'nin avukatının "yargılamanın yenilenmesine" yönelik talebi kapsamında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ifade verdi. Avukatı Refik Ali Uçarcı ile sabah saatlerinde Ankara Adliyesine gelen Uzun'un ifadesi, kapalı oturumda alındı. Uzun, daha sonra adliyeden ayrıldı. Nakçi'nin avukatı Faruk Duran, "Onun anlatımları doğrultusunda, belki de soruşturma genişleyecektir" dedi. Sıhhiye'deki çok katlı otoparkta, 11 Eylül 2007'de cep telefonu düzenekli bomba yüklü minibüs bulunmasının ardından 4 kişi hakkında dava açılmıştı. Mahkeme, sanıklardan İdris Nakçi'yi, ''PKK terör örgütü üyesi olmak'' ve ''tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak ve taşımak'' suçlamalarından toplam 20 yıl 11 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edilmişti. Sanıklardan Ali Sayan ''PKK terör örgütü üyesi olmak'' suçlamasından 8 yıl 9 ay, Alpaslan Özkan ise aynı suçlamadan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, Mustafa Bayar'ın beraatına karar vermişti. Sabru Uzun, yazdığı kitapta, bomba yüklü minibüsün "polis haber elemanı" tarafından çok katlı otoparka getirildiğini iddia edince, halen cezaevinde bulunan Nakçi'nin avukatı Duran, müvekkilini mahkum eden Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine "yargılamanın yenilenmesi" başvurusunda bulunmuştu. Uzun, olayın failinin emniyet teşkilatı içinde örgütlü Gülen cemaati mensubu polisler olduğunu iddia etti. Uzun'un iddiasına göre dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a düzmece bir suikast planı olan olayda bomba yüklü minibüs Emniyet İstihbarat Dairesi'nin kapalı garajında bekletildikten sonra 11 Eylül'de bulunmak üzere bir polis tarafından otoparka götürüldü. Olayda kullanılan bir polis muhbirine de 30 bin dolar ödeme yapıldı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 100, 7088-100, 8356                        
ABD Doları 2, 6790-2, 6818/ Euro 2, 9602-2, 9633/İngiliz Sterlini 4, 1752-4, 1856                  

'Hayır'lı Olmadı
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın referandumdan çıkan 'hayır' yanıtının ülkenin elini güçlendireceği yönündeki tezi sonucunun üzerinden 48 saat geçmeden çökme sinyalleri veriyor. Almanya referandum öncesi sert tavrından bir santimetre bile geri adım atmadığını net ortaya koyarken AB'deki genel kanı diğer 18 Euro Bölgesi'ni ikna etmek durumunda olanın Yunanistan olduğu yönünde. Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in istifası memnuniyetle karşılansa da Atina'nın talep ettiği yapılandırma ve 'saç tıraşı' konularında yeşil ışık yakılacağına dair en küçük bir olumlu sinyal bile gelmiyor. Yunan halkının seçimine saygı göstermekle birlikte 'hayır' cevabını Pirus Zaferi olarak gören Brüksel, tavır değiştirmemesi halinde Çipras açısından çok zor şartlarda geçmesi beklenen yeni müzakerelere başlanabilmesi için yeni önerileri bekliyor. Brüksel yeni önerileri beklerken Almanya'dan gelen ilk sinyaller ise Atina'nın işinin çok zor olacağının kanıtı niteliğinde. Sabah saatlerinde Almanya Maliye Bakanlığı Sözcüsü Martin Jaeger, borçlarda kesintiye gidilmesinin söz konusu olmadığının altını çizerken Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir araya gelen Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yunan halkının kararına saygı duyduklarını belirtmekle birlikte yeni bir yardım programını görüşmek için gerekli şartların oluşmadığını söyledi. Yunanistan'dan acilen yeni öneriler beklediklerini ifade eden Merkel, "Şimdiye kadar birçok kez dayanışma gösterdik. Yaptığımız son öneri cömertti. Her ülke sorumluluğunu üstlenmeli" dedi. Hollande da görüşmelere kapının açık olduğu mesajını yineleyerek, "Çipras hükümeti şimdi Euro Bölgesi'nde kalma isteğini kanıtlayacak inanılır ve ciddi önerilerle gelmeli" dedi. Hollande, hem Yunanistan hem de Avrupa için acil bir durumun söz konusu olduğunun altını çizdi. Yunanistan ile ilgili süreçte gözlerin çevrildiği ana kurumlardan olan Avrupa Merkez Bankası (ECB), Atina'dan gelen çağrılara ragmen Yunan bankalarına yönelik devrede tuttuğu Acil Likidite Desteği'nin (ELA) seviyesinde değişikliğe gitmedi. ECB kredi sağlanmasının yeterli teminat halinde mümkün olduğunu ancak bunun Yunanistan'daki mali durumun kötüleşmesi nedeniyle zayıfladığını belirtti.
Hürriyet

Hisse Başına 75 Kuruş
HSBC'nin global olarak başlattığı ikinci yeniden yapılanma programı kapsamında Türkiye'deki biriminin satış sürecinde son dönemece girildi. Bu süreçte ilgili bankalar arasından Hollanda merkezli ING Grubun 9 Haziran'da verdiği teklifle öne çıktığı, anlaşmanın çok yakında sağlanabileceği belirtiliyor. Hürriyet hali hazırda Türkiye'de faaliyette olan ING Bank'ın teklifine ilişkin yeni detaylara ulaştı. ING Bank'ın HSBC Türkiye için hisse başına 75 kuruş teklif verdiği öğrenildi. Buna göre anlaşmada farklı koşulların gündeme gelmemesi durumunda 3 milyar TL'nin (1.1 milyar dolar) biraz üstünde özkaynağı bulunan HSBC Türkiye'nin 2 milyar 250 milyon TL (yaklaşık 850 milyon dolar) civarında bir değere satılabileceği tahmin ediliyor. Ancak nihai fiyatın müzakereler sonucunda netleşmesi bekleniyor. HSBC'nin global faaliyet raporunda yer alan bilgiye göre, HSBC Türkiye'nin geçen yılki zararı 64 milyon dolar oldu. Aynı dönemde bireysel bankacılık tarafındaki zararı 155 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye Bankalar Birliği'nin verilerine göre, HSBC'nin 2014 Mart ayında 316 olan şube sayısı 2015 Mart itibariyle 291'e gerilerken, aynı dönemde 5 bin 967 olan personel sayısı da 5 bin 536'ya indi. Türkiye pazarına 2007 yılında Oyakbank'ı satın alarak giren ING ise, 2015 Mart itibariyle toplam 319 şube ile faaliyet gösteriyor. Geçen hafta Reuters da, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı bir haberde, HSBC'nin görüşmelerini tek bankaya indirdiğini ve bu bankanın ING olduğu bilgisi yer aldı. HSBC Türkiye ile ING'nin yanı sıra Bahreyn merkezli Arab Banking Corporation (ABC) ve Fransa merkezli BNP Paribas'nın bağlayıcı olmayan teklif verdikleri bilgisi daha önce kamuoyuna yansımıştı. HSBC'nin Türkiye birimini alması durumunda 2008 yılında Hollanda hükümetinden yardım almak zorunda kalan ING için bir geri dönüş niteliğinde olacak. AB kuralları devlet desteği alan bankaların bazı varlıklarını satmasını gerektirirken ve yeni satın almalar yapmasını da engelliyordu. ING üzerindeki bu blokaj Mayıs ayında kalkmıştı. ING CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkanı Ralph Hamers analistlere yaptığı açıklamada, halen faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki varlıklarını satın almalar yoluyla artırmak istediklerini söylemişti.
Hürriyet

Turkcell Ve Aselsan 5g'de Güçlerini Birleştirdi
5. nesil mobil iletişim teknolojileri alanında Türkiye'nin yazılım ve donanım Ar-Ge kapasitesini güçlendirecek en somut adım Turkcell ve Aselsan'dan geldi. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve Aselsan Genel Müdürü Faik Eken, yapılacak çalışmaların kapsamına ilişkin bir çerçeve anlaşması imza attı. İş birliğinin ana hedefi, Türkiye'nin 5G teknolojisinde üretici ülke haline getirilmesi. Bu plan doğrultusunda iki yerli marka 5G yol haritası üzerinde çalışmaya başlayacak. Uluslararası standartlaşma süreçlerine birlikte katılım sağlayacak olan Turkcell ve Aselsan, geliştirilecek ürünlerle yerel ve uluslararası pazarlarda ticari başarı için ortak çaba sarf edecek. Hedeflerinin Türkiye'nin 5G'de merkez üs haline getirmek olduğunu dile getiren Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, "Öncülüğümüzü ve yeni nesil mobil iletişim teknolojilerini Türkiye ile tanıştırma konusundaki liderliğimizi 5G'de de sürdürmek Turkcell için olmazsa olmaz nitelikte. İmzaladığımız çerçeve metin ile uzun soluklu bir çalışmanın ilk adımını atmış olduk" dedi. Aselsan Genel Müdürü Eken de askeri teknolojilerde elde ettikleri teknoloji ve bilgi birikimini ULAK projesi ile 4G'de hayata geçirdiklerini ifade etti. Eken, "Aselsan, bu birikimini 5G gibi kritik teknolojik alanlarda da değerlendirerek, ülkemizin teknolojik altyapı ihtiyaçlarının milli olarak karşılanmasını hedeflemektedir" diye konuştu.
Türkiye

Maraşlı Yerli Yerinde, Yalovalı Göçmen
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılı doğum yeri istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye'de ikamet eden Türk vatandaşlarının yüzde 65.5'i doğduğu ilde, yüzde 31.3'ü ise başka bir ilde ikamet ediyor. Bir başka ifadeyle her 10 kişiden 3'ü doğduğu ilden farklı bir yerde yaşıyor. Doğduğu ilde ikamet eden nüfus oranı en yüksek il yüzde 90.4'le Kahramanmaraş. Bu ili yüzde 89.7 ile Şanlıurfa ve 89.6'yla da Adıyaman izledi. İkamet ettikleri ilde doğan kişilerin oranının en düşük olduğu il yüzde 30.4 ile Yalova oldu. Yalova'yı sırasıyla yüzde 42.9 ile Kocaeli ve yüzde 43.7'yle Tekirdağ izledi. İstanbul'da yaşayan ama doğum yeri farklı olanlar arasında Sivas doğumlular ilk sırada yer alırken, bunu, Ordu ve Tokatlı doğumlular izledi. Ankara'da, ilk sırada doğum yeri Çorum olanlar geliyor. İzmir'deyse en çok Manisa doğumlular bulunurken, bu ili yurtdışı ve Erzurum doğumlular takip etti. Türkiye'de oturan Türk vatandaşlarının doğum yerleri incelendiğinde yüzde 9.5'inin İstanbul doğumlu olduğu görüldü. Ankara yüzde 4.3 ile ikinci sırada yer alırken, Ankara'yı yüzde 3.3'le İzmir, yüzde 2.8'le Konya ve Şanlıurfa izledi. Türkiye'de ikamet eden ancak yurtdışında doğan T.C. vatandaşlarının, doğdukları ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ilk sırada yüzde 37.6 ile Bulgaristan doğumlular var.
Milliyet

Kadın Girişimciler İçin Kamp
İş dünyasında kadın girişimcilerin sayısı hızla artıyor. Dünyada ve ülkemizde ekonomik kalkınmanın yolu girişimcilikten geçerken kadınların güçlendirilmesinin bir yolu da yine girişimcilikten geçiyor. Bu bilinç doğrultusunda hem ekonomik kalkınma hem de kadınların güçlendirilmesi amacıyla TÜBİTAK, Marmara Teknokent A.Ş (MARTEK A.Ş) ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) işbirliği ile kadın girişimciler kampı düzenleyecek. 31 Ağustos- 4 Eylül 2015 tarihlerinde gerçekleşecek kadın girişimcilik kampına 'Bir Fikrim Var' diyen tüm kadın girişimciler davetli. TÜBİTAK MARTEK ve KADEM işbirliğinde gerçekleştirilecek olan kadın girişimciliği kampı ile kadınlarımızın girişimcilik yeteneklerinin arttırılması, girişimcilerin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri amacına hizmet ediyor. Bu amaca yönelik olarak TÜ- BİTAK MARTEK ve KADEM işbirliğinde gerçekleştirilen girişimcilik kampı üç aşamalı olarak gerçekleşecek. Birinci aşamada Ar-Ge, bilim, teknoloji ve yenilik içeren iş fikri projelerinin başvuruları 31 Temmuz 2015 tarihine kadar kabul edilecek. İkinci aşamada TÜBİTAK MARTEK hakemlerinin yapacağı değerlendirmeler sonucunda finale kalan 30 proje seçilecek. Üçüncü aşamada finale kalan projeler kampa davet edilecek ve 31 Ağustos- 4 Eylül 2015 tarihleri arasında girişimciler için fikirden plana, plandan teşebbüse uzanan yolda bir platform oluşturularak beş gün boyunca eğitim, tecrübe paylaşımı ve uygulamalar yapılacak. Kamp sonrasında belirlenecek olan bir tarihte seçilecek başarılı projelere, ulusal ve uluslararası resmi kurum ve kuruluşlar tarafından verilen finansal desteklerden birini almaya hak kazanılması halinde, proje başına 25 bin lira ilave destek verilecek. "İnovasyonda Kadın" temalı girişimcilik kampına Ar-Ge, bilim, teknoloji ve yenilik içeren bir iş fikrine sahip tüm kadın girişimciler
Star

Sen Taş Atarsan O Da Taş Almaz
Türkiye büyüme ile ilgili ciddi tehditler yaşarken, Çin'in Sincan Uygur Bölgesi politikalarına yönelik gösterilerin yöntemindeki hatalar, hesapta olmayan bir krizin tetikleyicisi oldu. Türkiye zaten Rus turist sayısındaki düşüşten dolayı parlak bir turizm sezonu geçirmiyorken, Uzakdoğu'dan da tur iptalleri başladı. Asıl kötü haber Çinli mermer alıcısından geldi. Türkiye'nin mermer ihracatının neredeyse yarısını yaptığı Çin'deki alım heyetleri Türkiye ziyaretlerini iptal etmeye başladılar. Demokrasilerde protestoların bir hak olduğunu belirten İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, "Ancak bunun dozunun kaçırılması ve saldırı şeklini alması doğru değil" dedi. Sultanahmet'teki eylemlerde Çinli zannedilerek Koreli bir gruba saldırıda bulunulduğunu, Çin Restoranları'nın taşlandığını ve insanlara saldırıldığını hatırlatan Ali Kahyaoğlu, "Tepkiyi bu şekilde göstermek olumsuz sonuçlara da neden olabiliyor. Sağduyulu olmalıyız. Bu tür sorunlar devletlerarası görüşmelerle çözümlenebilir. Cumhurbaşkanımızın 28 Temmuz'da Çin'e gideceği belirtiliyor. Bu tür sorunlar orada masaya yatırılır ve çözüm yolları aranır. Hükümetimiz bu konuda gerekli girişimleri yapacaktır. Sokak eylemleri ve saldırıların oradaki insanlara faydası olmayacağı gibi, kendi ülkemize de zararı oluyor" diye konuştu. Türk doğal taş sektörünün en çok ürün sattığı ülkelerin arasında Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk sırada geldiğini belirten Kahyaoğlu şunları söyledi: "Son zamanlarda ihracatta yüzde 45'lere varan gerileme yaşanıyordu. Eylemlerin ve saldırıların başlamasının ardından, alım yapmak için Türkiye'ye gelecek olan Çinli firmalar da bir bir randevularını iptal etmeyle başladılar. İhracatçılarımızdan sürekli şikayetler geliyor. Bu şekilde devam ederse bu ülkeye yapılan ihracatın durma noktasına gelmesinden endişeliyiz. Sağduyulu ve dikkatli olmalıyız. Tepkimizi daha demokratik yöntemlerle ortaya koymalıyız."
Vatan

DÜNYA

Dünyada Ses Getirdi
Çin'in batısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Pekin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik baskıcı uygulamaları ve sonrasında yaşananlar dünya basınında yankı buldu. Amerikan CNN, yerel yönetim ve okulların internet sitelerinde bölge sakinlerinin ramazan dolayısıyla dini vecibelerini yerine getirmemelerinin istendiğini belirtti. İngiliz BBC de bölgede kontrol noktalarının kurulduğuna dikkat çekti. CNN'in haberinde Pekin'in Uygur Türklerine ramazanda baskı uyguladığına yönelik suçlamaları reddettiği açıklamasına rağmen yerel yönetimlerin ve okulların internet sitelerinde, öğrenci, devlet memuru ve Çin Komünist Partisi üyelerinin ramazan dolayısıyla dini vecibelerini yerine getirmemeleri istendiğine yer verildi. Örneğin Şincan'ın Jinghe bölgesindeki Gıda ve İlaç Yönetimi, çalışanlarından Komünist Parti ilkelerine uyacakları, öğrencilerin oruç tutmayacağı, dini etkinliklere katılmayacağına dair yazılı taahhütte bulunmalarını istiyor. Amerikan yayın kuruluşu, Türkiye'de Doğu Türkistan'daki olaylarla ilgili Çin hükümetine karşı düzenlenen protestolar ile Pekin'in vatandaşlarına bu gösterilerden uzak durmalarına dair uyarılarına da yer verdi. BBC de haberinde Pekin yönetiminin Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde bazı yerlerde Uygur Türklerinin bıçak taşıması ve kadınların peçe takmalarını yasakladığını belirtti. İngiliz yayın kuruluşu bölgede yollarda ve alışveriş merkezlerinde kontrol noktalarının kurulduğunu duyurdu. Gerilimden ötürü Şincan'da son yıllarda yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken BBC, Çin hükümetinin şiddetten cihatçı grupları sorumlu tuttuğu, Uygur gruplarının ise huzursuzluğun Pekin yönetiminin baskıcı politikalarından kaynaklandığına dair görüşlerini aktardı. Çin Dışişleri Bakanlığı, ülkenin batısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde herhangi bir "etnik sorun" olmadığını ileri sürdü. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, başkent Pekin'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Uygurların Çin'deki 56 etnik azınlıktan biri olduğuna dikkati çekerek, Şincan'da yaşayan 10 milyonu aşkın Uygur'un mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamlarını devam ettirdiğini iddia etti. Sözcü Hua, bu kişilerin anayasanın teminat altına aldığı din ve inanç özgürlüğüne sahip olduğunu öne sürdü.
Hürriyet

Müzakerede Kritik Gün
Nükleer müzakerelerin sona ermesine bir gün kala dün Almanya ve Birleşmiş Milletlerin (BM) beş daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa'nın oluşturduğu P5+1 grubu ile İran'ın dışişleri bakanları, Avusturya'nın başkenti Viyana'da yeniden bir araya geldi. 10 gündür süren görüşmelere AB yetkilileri de katıldı. Dünya güçleri, yaptırımların kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer programını atom bombası elde edemeyecek seviyeye geriletmesini, İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunurken yaptırımların kaldırılmasını istiyor. İngiliz Reuters ajansına dün konuşan ismini açıklamayan bir Batılı yetkili, "İranlılar, balistik füze yaptırımlarının kaldırılmasını istiyor. Nükleer mesele ile balistik füzeyi birlikte değerlendirecek neden olmadığını söylüyor. Ancak bizim tarafta bu yönde istek yok" dedi. İranlı bir yetkili ise İran'ın hakları konusunda ısrar ettiğini söylerken "BM yaptırımları kalkarken balistik füze yaptırımı dahil tüm yaptırımlar kaldırılmalı" dedi. 27 Temmuz'dan beri Viyana'da olan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, nükleer müzakerelerle ilgili nihai tarih olan 7 Temmuz'a kadar anlaşmaya varılamaması halinde masayı terk edeceklerini söyledi. Müzakerelerin yürütüldüğü Coburg Oteli'nin önünde basın toplantısı düzenleyen Kerry, samimi ilerleme kaydettiklerini ancak halen anlaşmaya ulaşma noktasında olmadıklarını belirterek "Anlaşmaya hiç bu kadar yakın olmadık. Ancak henüz ihtiyacımız olan noktada değiliz. Çok zor sorunlar var. Bu yüzden müzakereler her iki yöne de gidebilir. " dedi. Gazetecilerin, İranlı yetkililerin "Tahran için 7 Temmuz'un nihai tarih olmadığını, müzakerelerin 9 Temmuz'a uzayabileceği" yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine Kerry, "Tüm tarafların söyleyeceği tarih 7 Temmuz. Evet son gün 7 Temmuz" dedi. Görüşmelere katılan üst düzey bir Alman yetkili de Fransız AFP ajansına yaptığı açıklamada, müzakerelerin çökebileceği uyarısında bulundu. Öte yandan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu yetkililerinin Tahran'da, İranlı muhattaplarıyla olası bir nükleer anlaşmanın askeri boyutlarına dair görüştükleri belirtiliyor.
Hürriyet

Suriyeli Muhaliflerden Kıran Kırana Savaş
Suriye'de muhalifler bir taraftan Halep'teki oprerasyona devam ederken diğer taraftan da Lübnan sınırına yakın Zebadani bölgesinde çetin bir mücadele veriyor. Muhalifler sadece Esad rejinime karşı değil aynı zamanda Hizbullah ve İranlı Şii milislerle de savaşıyor. Halep vilayetini ele geçirmek için 20 bin kişilik güçle operasyon başlatan muhaliflerle rejim güçlerinin yoğun hava saldırılarına rağmen 2 noktada devam ediyor. Şam Cephesi'nin basın sorumlusu Yasir Ebu Ammar, Halep'in Fethi ile Ensar al- Şeria operasyon merkezince koordine edilen operasyonların Cemiyetu'z Zehra ile Bilimsel Araştırmalar Merkezi bölgesinde devam ettiğini söyledi. Muhaliflerin Lübnan sınırına yakın son kalesi olan Zebadani ise Hizbullah ve rejim güçleri tarafından kıskaca alındı. Muhalifler kente hafta sonu 130 hava saldırısı yapıldığını açıkladı. Muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi son çatışmaların Cumartesi günü Hizbullah ve Suriye Ordusu'na bağlı 14 kişi ile 11 muhalifin öldüğünü söyledi.
Star

'F-16'lar Ürdün'e Konuşlandırılsın'
Irak ile ABD arasında yılan hikayesine dönen 'F- 16 satışıyla ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Irak Parlamentosu'ndaki Şii Bloğu'na bağlı vekillerden Abid İsavi, Washington'ın teslimatını sürekli ertelediği F-16 tipi savaş uçaklarının Irak dışındaki bir üste konuşlandırılmasını istediğini öne sürdü. İsavi, ABD'nin teslim edeceğini açıkladığı ilk parti F- 16'ların, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarına karşı yürütülen operasyonlara Ürdün topraklarındaki bir askeri üsten katılmalarını istediğini belirtti. ABD'nin Irak Büyükelçisi Stuart Jones, Irak'ın satın aldığı 36 adet F-16'nın 3 tanesinin bu yaz sonuna kadar teslim edilmesinin planlandığını duyurmuştu. Jones, uçaklar için ABD ordusunun yeni üsler açmayacağını, bunun yerine Bağdat'ın kuzeyindeki Balad Üssü'nün kullanılmasının planlandığını kaydetmişti. ABD'li yetkililerin, F-16'ların geçen yazdan bu yana ülkenin üçte birlik bölümünde kontrolü ele geçiren IŞİD militanlarının eline geçmesinden endişe ettikleri için uçakların teslimatını geciktirdikleri söyleniyordu. Militanlar son aylarda Irak ordusuna ait Amerikan yapımı binlerce araç ile yüklü miktarda mühimmatı ele geçirmişti. Bağdat'a teslim edilecek F- 16'ları kullanacak Iraklı pilotlar ABD'nin Arizona eyaletinde eğitiliyordu. Pilotlardan birisi, geçen ay eğitim uçuşu sırasında uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
Vatan

İngiliz Polisine Işid Tepkisi
İngiltere'nin başkenti Londra'da cumartesi günü Parlamento Meydanı'nda üzerinde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü bayrağıyla dolaşan bir kişi yerel basında tartışma yarattı. İlk olarak Güney Kore merkezli bir turist forumunda görüntüleri paylaşılan adam, parlamento binası yakınlardaki caddede bir süre yürüdü. Omuzlarında yine elinde IŞİD bayrağı olan küçük bir kız çocuğunun bulunduğu görülen kişi bir süre sonra polis tarafından durduruldu, ancak gözaltına alınmadı. Olayı duyuran İngiliz gazeteleri, polisin IŞİD taraftarı olduğu ortada olan bir kişiyi gözaltına almamasına tepki gösterdi. Gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapan Londra Polis Teşkilatı, her ne kadar üzerinde bir terör örgütüne ait bayrak bulunsa da adamın yasalara aykırı bir eylemde bulunmadığını, bu nedenle de tutuklanmadığını duyurdu. Olayın Londra'yı kana bulayan 7 Temmuz 2007'deki bombalı saldırıların yıldönümü öncesinde yaşanması dikkati çekti. Express gazetesi, İngiliz yönetiminin yakın zamanda terör saldırısı yaşanması ihtimalinin artması nedeniyle ülkedeki terör alarmı seviyesini 'kritik' düzeye çıkarmaya hazırlandığını yazdı. Hükümet yetkililerinin konuyla ilgili iç istihbarat servisi MI5 yöneticileriyle bir araya geldiği belirtiliyor. Güvenlik kaynakları, başta IŞİD militanları olmak üzere teröristlerin olası hedefleri arasında Londra ve Manchester kentlerinin yanı sıra Batı Midlands bölgesini gösteriyor.
Vatan

POLİTİKA

Millet Dedi Ki
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'da Kepez İlçe Teşkilatı'nın Kent Ormanı'nda önceki akşam düzenlediği iftar yemeğine katıldı. Şahin, tek başına iktidarı kaybeden partisiyle ilgili ilginç değerlendirmelerde bulundu. Siyasetle ilgili genellikle futboldan yola çıkılarak çözümleme yapılırken Şahin bu kez bir araç örneğini tercih ederek konuşmasında şunları söyledi: "Seçmen sandıkta dedi ki bize, 'Yola çıkarken bize ne söylediyseniz onları yeniden bir hatırlayıp gözden geçirin. Biz demokrasi, adalet, kalkınma ve dürüstlüğü esas alan dört hususu vadederek yola çıktık. Siyasetin özgürlük alanını genişlettik. Şu anda yanılmıyorsam 21 başörtülü milletvekili var Meclis'te. Bize seçmen diyor ki, 'İçinizde hata yapanlar var ise bunları derhal bünyenizden uzaklaştırmalısınız.' Bize millet 7 Haziran seçimlerinde bunları hatırlattı. 2011'de oy verenlerin 7 Haziran'da niçin oy vermediğini araştırdık. 10 bine yakın denekle bir araştırma yapıldı. Milletin beklentilerini yeniden gözden geçirerek son seçimde oy vermemiş olanların gönüllerini yeniden kazanacağız. Bize seçmen dedi ki, 'Sizin arabanın çekişinde düşme var. Şöyle buji, platin ayarını filan bir yaptırın. Belki vantilatör kayışı gevşemiş olabilir. Karbüratörü de bir temizleyin. Araba sağa sola da çekiyor. Bir rot balans ayarı da yaptırın' dedi 7 Haziran'da seçmen. 'Sizin egzozdan birtakım çatlak sesler geliyor. Bir egzozu da tamir ettirin' dedi. Biz bu mesajları aldık. Biz samimi olarak koalisyonun kurulmasını arzu ediyoruz. Bizimle koalisyon kuracak olan siyasi parti bizden yararlanır. Çünkü 13 yıldır Türkiye'yi idare ediyoruz. Tabii ki koalisyon ortağımız olacak siyasi partinin de kendi programı, projeleri olacaktır. Ondan da yararlanacağız. Bir kıskançlık içinde olmayacağız. Biz kurulması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz."
Hürriyet

Divan Krizinde 'Taktik' Savaşı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti kurma görevini vermek için oluşumunu şart koştuğu Meclis Başkanlık Divanı muamması sürüyor. MHP'nin HDP'den 1 fazla üyelik talebi nedeniyle yaşanan krizde iki parti arasında uzlaşma sağlanamazsa, Meclis'in kilitlenmesi, divanın oluşamamasına bağlı olarak da görevlendirme ve koalisyon görüşmelerinin bayram sonrasına kalması ihtimali gündeme gelecek. TBMM Başkanı seçiminin ardından çalışmalarına ara veren Meclis Genel Kurulu, alınan karar uyarınca bugün 15.00'te toplanacak. Meclis Başkanlık Divanı oluşmadığı için Genel Kurulu TBMM Başkanı İsmet Yılmaz açacak. Genel Kurul yarın UNILEF tezkeresini ele alacak. Tezkere görüşmeleri öncesi dışarıdan Milli Savunma Bakanlığı'na atanan Vecdi Gönül yemin edecek. Meclis'te bugün gözler Genel Kurul öncesi Yılmaz'ın başkanlığında toplanacak Danışma Kurulu'nda olacak. Partilerin grup başkanvekilleri ya da temsilcilerinin katılacağı toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümet kurma görevini vermek için oluşumunu şart koştuğu Meclis Başkanlık Divanı'nın üye sayısının ne olacağına ilişkin yaşanan kriz aşılmaya çalışılacak. CHP kendisine 4, HDP 3 üye düşecek şekilde Divan'ın geçen dönem olduğu gibi 18 üyeden oluşmasını isterken, MHP ise TBMM Kanunlar ve Kararlar Daire Başkanlığı'nın hazırladığı dağılıma göre kendisine HDP'den 1 fazla üyelik düşmesini sağlayacak 17 üyeli divanı savunuyor. Ak Parti ise 19 üyeli divan önermekle birlikte 18 üyeli divana da itiraz etmiyor. Kulislere yansıyan iddiaya göre, Yılmaz sayı krizinin aşılması için MHP'ye, "17 üyeli divan istiyorsanız, 1 üye kura ile belirlenir" görüşünü iletecek. MHP'nin kuraya itiraz etmesi halinde ise, 21. dönemde 85'er milletvekiline sahip olan DYP ile ANAP arasında da benzer sorunun yaşandığını, o dönem Meclis'in üniversitelerden görüş olarak kura yöntemine karar verdiğini anımsatacak. Kura işine sıcak bakmayan MHP ise Siyasi Partiler Kanunu'nun (SPK) 35. maddesi çerçevesinde oy oranı dikkate alınarak kendisine 1 fazla üyelik isteyecek. Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamazsa kriz grup önerileri yoluyla Genel Kurul'a taşınacak. Grup önerilerinin görüşmelerinin taktik savaşının parçası olması bekleniyor. Genel Kurul 15.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı için, kavgalı geçmesi beklenen grup önerileri görüşmelerinin bir sonuca bağlanamadan Genel Kurul'un kapanması gündeme gelebilecek. Ancak CHP ve HDP'nin Başkanlık Divanı oluşumunu geciktirebilecek bu duruma karşı grup önerisi vermeyerek Genel Kurul'un karar almasının önünü açabileceği belirtiliyor.
Milliyet

Grup Serbest Kalacak Dediler
CHP'nin TBMM Başkanı adayı Deniz Baykal, TBMM Başkanlığı seçiminin ardından dün CNN Türk yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Baykal, şunları kaydetti: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığım görüşmeyi gerçek niteliği ile önce kendi partime sonra da Türkiye'ye anlatmak ihtiyaç oldu. Genel Başkan bana, Meclis Başkanlığı'na kimlerin müracaatta bulunduğunu söyledi, bunların hiçbirisinin olmayacağını söyledi, 'Siz, bizim adayımızsınız' dedi. Görüşmede, Meclis Başkanlığı pazarlığı yapıldığı yönünde asılsız karalamalar yapıldı. Benim aklımdan görüşmek bile geçmezken, bir gece saat 12.00'ye yakın bir saatte bir telefon geldi. 'Cumhurbaşkanı, sizinle meclisin geçici başkanı olarak bulunduğumuz durumu istişare edecekler' dediler. Genel başkanla görüşmeliyim dedim, cumhurbaşkanlığı programında resmi olarak ilan edilmesi gerekir dedim. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın uygun olmayacağını, daha uygun bir mekan bulunması gerektiğini söyledim. Genel Başkanı aradım, üç kez çaldırdım. Cumhurbaşkanlığı yetkililerine 'Ulaşamadım, sabah ola hayrola' dedim. Benim aradığım telefon sabit telefonuymuş, onu kullanmıyormuş. Özel Kalem Müdürü'nü aradım, temas kurmamız lazım dedim. İlk reaksiyonu, Saray'da olmasın oldu. Tereddüt olmadığını söyledim. 'Aleyhinizde kullanırlar, bunu istismar ederler' dedi. Haklı çıktı. Genel başkan, 'Açıklama yaparken koalisyon konuştuğunuz izlenimi vermeyin' dedi. Cumhurbaşkanlığı yetkililerine, 'neden acele ediyorsunuz, yarın da olabilir' dedim. Onlar, 'Yarın önemli bir konuşma yapacak. Bu konuşmadan önce sizinle konuşmak istiyor' dedi. Genel Başkan hoşlanmadı bu işten. 'Aleyhine bunu kullanırlar' dedi. Genel Başkan 'gitme' deseydi, bir an bile tereddüt etmez, hiç kuşkum yok gitmezdim. Ben çıkardım hangi numarayı aradığımı gösterdim. Yanlış muamele olunca tepem attı. Erdoğan'a 'Her bir araya gelişimizde kıyamet kopuyor, şimdi de kopacaktır. Hatırlar mısınız bir kere daha buluştuk, orada pazarlık yapıldığına inananlar var' dedim. 'Boşver. Bırak ne halleri varsa görsünler' dedi. Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmenin benim aday olmamı ortadan kaldırdığı yorumlarını okuyunca aday olmaya karar verdim. O sözün bir itham içerdiğini gördüm, o iddianın sahipleriyle hesaplaşmak istedim. Ben, bunu ahlaki meydan okuma olarak yaptım. Muhalefet partileri CHP'ye ortak aday çıkarma konusunda bir öneride bulunmamıştır. Gelse bırakırdım. 3. tura gireceğimiz gece, MHP'den 'HDP'nin destek vereceğini ifade etmesi halinde oy vermeyiz' dendi. Ekmeleddin Bey, Kemal Bey'i ziyaret ettiği zaman, 'Adaylar azalınca gereği yapılır' dedi. O ana kadar Baykal nasıl aday olur diye bir şey yok. Gece bizim bir grup başkanvekilimiz, MHP'nin bir resmi yetkilisinin, 'Bir sorun, sıkıntı yok, Baykal seçilebilir çünkü biz serbest bırakacağız grubu' dediğini evime gelerek bana söyledi. (Israrlı sorular üzerine MHP Grup Başkanvekili Halaçoğlu ile CHP Grup Başkanvekili Gök'ün görüştüğünü anlattı) Tarihi bir hayal kırıklığıdır. MHP'nin CHP ile birlikte başkan seçme arayışı yoktu, dayatma içindeydi. Bahçeli'nin anlayışı bu süreci yönlendirmiştir. Yeni bir siyaset dönemi açma şansı ortadan kalkmıştır. Anamuhalefeti etkisizleştirmek, anamuhalefetin yönlendirici, belirleyici bir rol oynayabileceği gerçeğinin ortaya çıkmasını Türkiye için elzem de olsa partisi açısından yararlı görmeyen bir anlayış yapabilir bunu.
Milliyet

Yılmaz Ve Erdoğan'a Gecikme Tepkisi
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, dün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında. Hükümet kurma görevinin hala hiçbir partiye verilmediğini belirterek, Cumhurbaşkanının görevini yapmadığını savundu. Meclis Başkanlık Divanı'nın oluşturulmasının da geciktirildiğini, Danışma Kurulu'nun toplantıya çağrılmadığını ifade eden Gök, "Meclis, iktidardan düşmüş bir partinin geçici hükümetiyle sürdürülmek ve çalışmalar bu şekilde AKP'nin oldu bittiye getireceği bir sürece yayılmak istenmektedir" dedi. Gök, şöyle konuştu: "Sayın Meclis Başkanı'na sesleniyorum; derhal Başkanlık Divanı'nın ve komisyonların oluşumunu sağlayınız. Meclis, çalışma düzenine henüz geçememiştir. Her türlü gecikme, Meclis Başkanlığı'nın da saygınlığını gölgeler. AKP'den olmayan bir Meclis Başkanı seçilmesi yönündeki CHP'nin izlediği tutumun ne kadar haklı olduğunun görüldüğü günleri yaşıyoruz. Elbette bundan, Meclis Başkanlığı'nı, oy vermemek suretiyle AKP'li bir üyeye altın tepside sunan bir diğer partinin de çıkaracağı dersler vardır. Bu tablodan onlar da sorumludur." Gök'ün açıklamalarının ardından, TBMM Başkanı Yılmaz'ın bugün saat 13.30'da TBMM Danışma Kurulu'nu toplantıya çağırdığı haberi geldi. Parti gruplarına gönderilen yazıya göre, toplantının tek gündemi, "TBMM Başkanlık Divanı üye sayısı ve görev dağılımı."
Vatan


SPOR

Türk futbolunun göğsü kabardı Barcelona'da yönetim 10 üyesiyle Ramon Adell başkanlığında toplandı. Bu toplantıdan, Arda Turan transferine onay çıktı. 2 saatten fazla süren toplantı sonrası yapılan duyuruda Arda'nın 18 Temmuz'daki başkanlık seçimi beklenmeden transfer edilmesi kararı çıktı. Barcelona'nın, Atletico'ya Arda için 34 milyon Euro bonservis ödeyeceği öğrenildi. Katalanlar, Devler Ligi çeyrek ya da yarı finaline çıkar, lig şampiyonu olursa Arda için 7 milyon Euro daha verecek. Yıllık ücret ve menajer parasıyla Arda'nın maliyeti 100 milyon Euro olacak. Barcelona'dan yapılan duyuruda ilginç bir madde de yer aldı. Buna göre 17 Temmuz tarihinde Barcelona kulübüne başkanlık edecek kişinin onayının da alınması şartı getirildi ve onaylanmaması halinde Barcelona'nın 20 Temmuz tarihine kadar Arda Turan'ın tekrar Atletico Madrid'e satılması hakkı tanındı. Arda'nın transferine başkan adaylarından üçü onay verirken biri ise gerek olmadığını düşünüyordu. Barcelona başkanı iken yaklaşan seçimler nedeni ile görevinden istifa eden Bartomeu, Arda'nın teknik direktör Luis Enrique'nin isteği üzerine transfer edilmesini istemiş ve bu operasyonun hemen yapılmasını talep etmişti. Barcelona Kulübü'nün 17 Temmuz 2015 Cuma günü yapılacak seçimin ardından belli olacak yeni başkanı Arda'yı istemediği takdirde transferden vazgeçme hakkına sahip olacak. Barcelona Kulübü'nün seçilecek olan yeni başkanı, milli yıldız Arda Turan'ı 20 Temmuz günü saat 00:00'a kadar yüzde 10 indirimle 30.6 milyon Euro bonservis karşılığında Atletico Madrid Kulübü'ne geri satabilecek.
Hürriyet

DEMBA ve Atınç Nukan'ı 18.5 milyon euroya satan Beşiktaş, kadrosunu takviye için arayışlarını sürdürüyor. Önce İngiltere'ye giderek Loic Remy için Chelsea ile masaya oturan Başkan Fikret Orman, birkaç önce uçtuğu Rusya'da da Douglas Teixeira ve Balazs Dzsudzsak için görüşmelerde bulunuyor. Orman'ın Teknik Direktör Şenol Güneş'in ilk tercihi olan 27 yaşındaki Brezilyalı stoper Teixeira için Dinamo Moskova ile el sıkıştığı bildirildi. Kartal'ın Başkanı'nın, Douglas Teixeira için 4 milyon euroya ikna ettiği Rus kulübünü 28 yaşındaki Macar sol açık Dzsudzsak için de anlaşmaya çalıştığı kaydedildi. Bu arada Chelsea'de Falcao transferi sonrası Loic Remy'nin de Beşiktaş'a yeşil ışık yaktığı iddia edildi. Yönetimin, Rusya'dan Teixeira ve Dzsudzsak'ı, Ada'dan da Remy'yi kadrosuna katıp Şenol Güneş'e "Üçlü paket hediyesi" olarak sunacağı ifade ediliyor.
Star

Arda Turan, Türk futbol tarihinin en büyük transferine imza attı. Milli yıldız, 34 milyon euro bonservis bedeli karşılığı Atletico Madrid'den Barcelona'ya transfer oldu. Katalan kulübünde 18 Temmuz'da yapılacak başkanlık seçimlerine kadar yönetimde bulunan idari kurulun, dün yaptığı olağanüstü toplantı sonrasında, transfere oybirliğiyle onay verdiği duyuruldu. Arda, Rüştü Reçber'den sonra Barcelona'da forma giyen ikinci Türk oyuncu oldu. Arda'yı 5 yıllığına kadrosuna katan Barcelona, sezon içinde elde edilecek başarıların şartlarına bağlı olarak Atletico'ya 7 milyon euro daha ödeyecek. Geçici yönetim, bonservis bedelinin yüzde 10'unu seçime kadar ödeyecek. Geri kalan kısım ise yeni başkan tarafından 20 Temmuz tarihinden itibaren 24 saatlik süre zarfında yapılacak. Barcelona Teknik Direktörü Luis Enrique'nin özel isteğiyle takıma dahil edilen Arda'nın sezon başına net 7 milyon euro kazanacağı iddia ediliyor. Atletico Madrid, Arda'nın satışından gelecek 34 milyon euro'nun yüzde 5'ini (1.7 milyon euro) Galatasaray'a ödeyecek. Başkent ekibi, milli yıldızı 2011'de 12 milyon euro'ya renklerine bağlamıştı. Galatasaray'ın yanı sıra, Fenerbahçe de Arda için kutlama mesajı yayınlarken; milli yıldızın menajeri Ahmet Bulut "Bu hafta imza töreni olacak. Yaklaşık 1.5 aydır Barça ile görüşüyoruz. Kiralanacağını düşünmüyorum ama teknik olarak mümkün. Bu konuda kimseyle görüşmedik" açıklamasını yaptı.
Star

Şota Arveladze, "Trabzonspor Teknik Direktörü" unvanıyla yaptığı ilk basın toplantısında camiadan destek istedi. Gürcü hoca, "42 yaşındayım. Uzun yıllar Trabzon'a hizmet etmek istiyorum. Bırakın çalışalım 25 sene Alex Ferguson gibi de burada bırakalım" dedi. Transfere de değinen Şota," Kesinlikle şampiyonluk yarışının içinde olmak istiyoruz. 2-3 transfer yapıp güçlenerek yolumuza devam edeceğiz. Forvet transferi de düşünüyoruz. Hemen fayda sağlayacak çok kaliteli bir oyuncu arıyoruz" diye konuştu. Trabzon'un hocası, rakiplerin Podolski ve Nani transferlerinin kendisini endişelendirmediğini de belirtirken "Hücum oynayacağız ve çok gol atmaya çalışacağız. Her yerde 1 numara olmaya çalışacağız" dedi.
Star

y

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme