8 Temmuz 2015 Çarşamba

08.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

İlk Oturumda Aç Kapa!..
TBMM Başkanı İsmet Yılmaz seçilmesinin ardından ilk oturumunda CHP'li Mahmut Tanal ve Musa Çam'ın tepkisi ile karşılaştı. Başkanlık Divanı'ndaki yerine ilk defa oturan Yılmaz'a Meclis Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu mikrofon sesini açma konusunda yardımcı oldu. Bu sırada TBMM oturumunu eline tokmağı alarak açmak isteyen Yılmaz'ı, Neziroğlu ikaz ederek gongu çalması gerektiğini hatırlattı. Yılmaz'da tokmağı bırakarak gongu çalarak oturumu açtı. Yılmaz, 25. Dönem Başkanlık Divanı oluşmadığı için Genel Kurul oturumunu kapatacağına yönelik sözler söylerken CHP sıralarında oturan 17 CHP'li milletvekili tepki gösterdi. Bu sırada CHP'li Mahmut Tanal ve Musa Çam, Başkanlık Divanı oluşumunda yaşanan gecikme için tepkilerini sürdürürken İsmet Yılmaz, tepkiler arasında oturumu kapatarak dışarı çıktı. Mahmut Tanal ise "Allah belanızı versin, meclisi çalıştırmıyorsunuz" diye bağırdı. Tanal, boş olan Ak Parti sıralarını da gazetecilere göstererek, "Hep diyoruz ya Ak Parti'lilerin aldığı para haram, işte görün, sıraları bomboş" dedi. Çam da, "Bir aydır Meclis'i çalıştırmıyorlar. Meclis'i çiftliğe çevirdiler" diye tepki gösterdi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 99, 9021-99, 9677                            
ABD Doları 2, 6867-2, 6880/ Euro 2, 9555-2, 9580/İngiliz Sterlini 4, 1520-4, 1548                  

Ya Uzlaş Ya Çık
Yunanistan'daki referandum sonucuna yönelik bir gecelik bayram havasının yerini 'acı gerçekler' almaya başladı. Ülke ekonomisinin bir şekilde ayakta kalabilmesi için tek dayanak noktası olan Avrupa Birliği'nde Başbakan Aleksis Çipras'ın siyasi manevralarının karmaşıklaştırdığı ortamdan çıkmanın yolları aranıyor. Referandumdan önce Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkışını (Grexit) tercih etmeyen AB'de hava tamamen değişmiş durumda. Topu tamamen Yunanistan'a atan Euro Bölgesi, "İnanılır öneriler getir aksi takdirde Grexit ihtimal dışı değil" mesajı verdi. Ayrıca Euro Bölgesi, politikasını "ne kadar reform o kadar dayanışma" denklemi üzerine kurdu. Gerek Eurogroup gerekse Euro Bölgesi Zirvesi, karar toplantısı olmaktan ziyade değerlendirme toplantısı niteliğiyle dikkat çekti. Referandumdan çıkan "hayır" olası 'Grexit'in önlenmesini sağlayacak yolları iyice daraltırken AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, "Amacımız bu değil ama eğer güven yeniden inşa edilmezse, inanılır bir reform planı sunulmazsa Grexit ihtimal dışı tutulamaz" diyerek günün en net mesajlarından birini verdi. Yunanistan'ın yaklaşımına Euro Bölgesi'ndeki diğer 18 ülke içinde net şekilde sadece Fransa, İtalya ve Kıbrıs destek verirken Grexit olasılığının 5 Temmuz'a oranla daha yüksek olduğu ülke bazlı mesajlara da yansıdı. Slovak Maliye Bakanı Peter Kazimir, "Dürüst olmak gerekirse Yunanistan'ın çıkışını ihtimal dışı göremem" derken Malta Maliye Bakanı Edward Scicluna, Grexit'in gerçekçi bir ihtimal olduğunu söyledi. AB kanadına göre olası bir çözüm ihtimalinin belirmesi için Yunanistan'ın önerilerinin kapsamlı, somut ve inanılır olması gerekiyor. Eurogroup Başkanı Jeroen Dijsselbloem, "Baskı büyük ölçüde Yunanların üstünde, bankalar kapalı ve durum zor. Ciddi ve inanılır önerilerle gelmenin Yunan hükümetinin çıkarına olduğunu tahmin ediyorum" diye konuştu. Beklenti Yunanistan'ın yeni öneri sunması yönündeydi ancak bu gerçekleşmedi. Euro Bölgesi Zirvesi'nde ise yoğun tartışmaların ardından Yunanistan'a yeni ve detaylı önerilerini sunması için yarına kadar süre tanındı. Pazar günü 19'lu formatta Euro Bölgesi Zirvesi yerine 28'li formatta AB Zirvesi yapılacak. Zirve, "nihai karar" alınacak nitelikte bir toplantı olacak. Yunanistan kısa ve orta vadeli detaylı öneriler sunmaması halinde Grexit devreye sokulacak.
Hürriyet

İhracatçılar Yurt Dışında 365 Gün Tanıtım Yapacak
Türk ihracatçıları artık sadece yurt dışı fuarlar aracılığıyla değil, bütün yıl tanıtım yapabilecek. İstanbul Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Mete, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) iş birliği ile Türk Ticaret Merkezleri kuracaklarını söyledi. New York'ta düzenlenen Fancy Food Show'da bir araya geldiğimiz Mete, "Yurt dışı ofis ve mağaza desteği diye yola çıktık. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle Türk Ticaret Merkezleri şekline soktuk. İlki Dubai'de açılacak. Dubai'de yılda sadece iki fuara katılıyorduk. Şimdi 12 ay açık kalacak bir merkezimiz olacak" dedi. İlk etapta TİM dahil 32 şirketin başvurduğunu belirten Mete, şunları söyledi: "Bin metrekarelik merkezde 12 ay fuar ve ofis alanları olacak. 1 milyon dolar bütçemiz var. Farklı sektörlerden de talep geldi ama biz ilk etapta kendi sektörümüzden şirketlere yer vereceğiz. İsteyen şirket gelecek ve burada kendini tanıtacak. Dubai'yi seçmemizdeki neden, orada birçok ülkeye hizmet veriliyor. Çok fazla alım heyeti geliyor. Dubai'deki merkez açıldıktan 6 ay sonra Los Angeles'ta bir tane daha Türk Ticaret Merkezi açmayı düşünüyoruz" Bu projenin 5 yıl süreceğini belirten Mete "Zaten Dubai'de 4 yıldır 23 firmayı alıcılarla buluşturuyorduk. Bu projeyle bunu 12 aya yayacağız" diye konuştu.
Türkiye

Türkiye'yi Ayrıştıran 3 Sır Petrol, Koalisyon Ve İskonto
Yunanistan'da referandumdan 'hayır' çıkmasının ardından dünya borsalarında satışlar artarken petrol fiyatlarındaki düşüş, koalisyon beklentileri ve iskontolu fiyatlar nedeniyle Türkiye'de piyasalar nispeten sakin. Yunan referandumu sonrası küresel piyasalarda hâkim olan olumsuz havaya rağmen yurtiçinde dolar kuru 2.69'lu seviyelerde seyrederken, faiz tek haneli rakamlarda ve bir ara 83 bin sınırına yaklaşan BİST 100 endeksi 81.500'ün üzerinde. Satışların etkisiyle endekste gevşeme görülmesine rağmen, Türkiye'de para piyasaları küresel piyasalardan olumlu ayrışıyor. Türkiye'nin küresel piyasalardan pozitif yönde ayrışmasının birkaç nedeni var. Bunların başında Yunanistan'daki gelişmelerin de etkisi ile Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım sürecini yavaşlatmasının gündeme gelebileceği öne çıkıyor. Öte yandan petrol fiyatlarındaki sert düşüşler ve TL'nin olumlu seyri Türkiye'de piyasaları olumlu etkiliyor. Petrol fiyatları, Yunanistan'daki gelişmelerle birlikte Çin'in büyümesine yönelik endişelerinin artması ve İran'la devam eden nükleer müzakerelerle birlikte düşüş trendine girdi. Diğer taraftan yurtiçinde, olası koalisyon beklentilerinin fiyatlanmaya devam etmesi şu an için sabit getirili tarafta satışları sınırlayan en önemli etken olarak göze çarpıyor. Bunların yanında seçim sonuçları sonrasında aşırı düşen fiyatlar nedeniyle Türkiye'de hisse senetlerinin diğer gelişmekte olan ülkelere göre iskontolu işlem görmesinin de etkisi yüksek. Verilere baktığımızda Yunanistan'a ilişkin gelişmeler piyasaların odağında olmaya devam edecek. Bu süreçte volatilitesi yüksek hareketler görülebilir. BİST 100'de aşağı hareketler hisse biriktirmek için fırsat yaratabilir.
Milliyet

Protestolar Çinli İthalatçıyı Ürküttü
Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Uygur Bölgesi'ndeki Uygur Türklerine yönelik tavırları nedeniyle son günlerde Türkiye'nin çeşitli illerinde gerçekleştirilen protesto eylemleri ve Çinli turistlere yapılan saldırılar, ihracatı da olumsuz etkilemeye başladı. Çin hükümeti Türkiye'ye gelecek vatandaşlarını uyarırken, Çinli firmalar da seyahatlerini iptal etmeye başladı. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, "Protestoların dozunun kaçırılması ve saldırı şeklini alması doğru değil" dedi. Kahyaoğlu, Sultanahmet'teki eylemlerde Çinli zannedilerek Koreli bir gruba saldırıda bulunulduğunu, Çin Restoranlarının taşlandığını ve insanlara saldırıldığını hatırlattı. Türk doğal taş sektörünün en çok ürün sattığı ülkelerin arasında Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk sırada geldiğini belirten Kahyaoğlu şunları söyledi: "Son zamanlarda ihracatta yüzde 45'lere varan gerileme yaşanıyordu. Eylemlerin ve saldırıların başlamasının ardından, alım yapmak için Türkiye'ye gelecek olan Çinli firmalar da bir bir randevularını iptal etmeyle başladı. İhracatçı firmalarımızdan sürekli bu konuda şikayetler geliyor. Bu şekilde devam ederse bu ülkeye yapılan ihracatın durma noktasına gelmesinden endişeliyiz. Sağduyulu olmalıyız."
Milliyet

Yerli Turiste Tatil Yüzde 20 İndirimli
Turizmciler Rusya ve Avrupa'da yaşanan ekonomik kriz nedeniyle yaşadığı yabancı turist kaybını yerli turist ile telafi etmeyi planlıyor. Yerli turistte sezonu geç açan turizmcileri Ramazan Bayramı ve sonrasında yoğunluk bekliyor. Yerli turisti tatile çekmek isteyen turizmciler bu kapsamda tatil programlarından indirime gidiyor. Geçen yıla göre fiyatlarda yüzde 20 indirim olduğu görülüyor. En çok indirimi yüzde 35'leri aşan indirimle Side'de bulmak mümkün olacak. İndirim yapan bölgeler geleneksel olarak Ruslar'ın tercih ettiği Antalya'daki tatil bölgeleri olarak dikkat çekiyor. Buna karşılık Bodrum'da ise neredeyse hiç indirim olmadığı göze çarpıyor. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Temmuz sonuna kadar turizm sektörünün yeniden toparlanacağına inandığını belirterek "Bu da fiyatların yeniden normale dönebileceği anlamına geliyor" dedi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) 'Bayram Tatili ve Turizm Sezonu Raporu'na göre, sınav, seçim ve havaların ısınamaması gibi nedenlerle düşük seyreden satışlarda bayram ve sonrasında hareketlilik bekleniyor. Özellikle Rus turistteki düşüşü telafi etmek isteyen Antalyalı turizmci, yerli turiste indirim imkanları sunuyor. Ramazan Bayramı tatilinin kısa olmasına rağmen izinlerini kullanmamış olanların bu haftayı birleştirerek tatil süresini uzatması bekleniyor. Bayramlara yönelik erken rezervasyon oranı yüzde 80'leri buluyor. Bu yıl fiyatlardaki düşüşün de etkisiyle son dakika rezervasyonlarında artış gözlenirken, fiyatların esnekliği bakımından Antalya tercihte açık ara önde. Bodrum ve Çeşme ise Antalya'ya göre biraz daha pahalı. Yerli turistin yüzde 35'i tatilini peşin parayla yaparken yüzde 65'e yakın bölümü kredi kartını tercih ediyor. Bu trend rakamlarda da kendini gösteriyor. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, konaklama sektöründe kredi kartı kullanımı son 5 yılda yüzde 180 oranında arttı. 2010'da konaklama sektöründe kredi kartı kullanımı 2.9 milyar lira düzeyindeyken bu rakam 2014'te 8.3 milyar liraya ulaştı. Aynı dönemde banka kartı kullanımındaki artış da dikkati çekti. 2010'da banka kartıyla 210.7 milyon konaklama bedeli ödenirken, bu rakam 2014 sonunda 1 milyar lirayı aştı. Türk tatilcilerin, konaklama harcamalarının yüzde 65'ini kartla yaptığı göz önünde bulundurulursa, 2014 yılında 8.3 milyar TL'lik kart harcamasıyla kapatan yerli turistlerin yaklaşık 4 milyar TL'nin üzerinde de nakit harcama yaptığı ortaya çıkıyor. Yani 2014 yılı için konaklamada nakit ve kart aracılığıyla yapılan toplam harcamanın 13 milyar TL'ye yaklaştığı hesaplanıyor.
Star

Rulet Yoksa Foreks Var
Hisse senedi eski cazibesini kaybederken, Türk yatırımcısının yeni merakı foreks oldu. Riskin maksimumda olduğu foreks piyasasına olan ilgi işlem hacmi rakamlarında da kendini belli ediyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) verilerine göre, bu yılın Mart sonu itibarıyla aracı kurumların pay senedi işlemleri yüzde 50 artarak 587 milyar TL'ye, foreks hacmi de yüzde 116 artarak 3.4 trilyon TL'ye ulaştı. Sektörün en önemli gelir kaynağı olan aracılık gelirleri, pay senedi işlemlerinden 162 milyon TL ve kaldıraçlı işlemlerden 168 milyon TL elde edilen gelirlerin etkisiyle yüzde 66 artarak 374 milyon TL'ye ulaştı. Aracı kurumların toplam gelirleri, bir önceki döneme göre yüzde 59 artarak 567 milyon TL'ye çıktı. Böylece sektörün net dönem kârı da 2.5 katına çıkarak 245 milyon TL oldu. SPK'ya üye aracı kurumlar arasında 46 şirketin kaldıraçlı alım satım işlemi yetkisi bulunuyor. Bunlardan en az 10 tanesi sadece kaldıraçlı işlem yapıyor. Foreks işlemleri, hisse senedi komisyon gelirlerinin azalması ve hisse senedi yatırımcı sayısının yetersiz olmasına bağlı azalan gelirler için aracı kurumlar için can simidi konumuna geldi. Foreks işlemleri yapısı itibarıyla oldukça riskli. Kaldıraçlı işlem olarak tanınan bu işlemlerde yatırımcılara paralarının 100 katına kadar risk alma imkanı tanınıyor. Böylece alınan pozisyonun tersi gerçekleştiği takdirde, ana paranın tamamı yanabiliyor hatta eksi bakiyeye de geçilebiliyor ve ilave teminat yatırmak gerekiyor. SPK'nın 1 Temmuz 2014 tarihinde yürürlüğe giren tebliğine göre, aracı kurumların yapabilecekleri faaliyetler dar yetkili, kısmı yetkili ve geniş yetkili olarak üçe ayrıldı. Bu faaliyetlerin yerine getirilmesi için bir yıl süre verildi ve sermayelerinin asgari 2, 10 ve 25 milyon liraya yükseltilmesi istendi. Mevcut 96 kurumun ancak 65 tanesinin borsaya doğrudan müşteri emirlerini iletebilir durumda olduğunu söyleyen TSBP Genel Sekreteri İlkay Arıkan, "Geri kalanların sermayelerini yükseltmeleri gerekecek, 2 milyon liranın altında kalanlar yükseltmezse ya 2 yıl faaliyetlerini durduracaklar, ya da sektörden çıkacaklar" dedi.
Vatan

DÜNYA

İncirlik Pazarlığı
ABD Başkanı Barack Obama'nın "IŞİD'e karşı verilen mücadeleyi derinleştireceğiz" açıklamasının ve Türkiye-Suriye sınır hattında kritik gelişmelerin yaşanmasının hemen ardından dün Ankara son yılların en uzun Türk-Amerikan görüşmelerinden birisine ev sahipliği yaptı. Obama'nın IŞİD'le Mücadele Özel Temsilcisi Emekli Orgeneral John Allen başkanlığındaki ABD heyeti ile Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu başkanlığındaki Türk heyeti, IŞİD'le mücadele ve olası Musul operasyonu için İncirlik Üssü'nün kullanılmasını içeren yaklaşık 8 saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı'nda başlayan görüşme, akşam çalışma yemeğinde de devam etti. Kalabalık ABD heyetinde ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Christine Wormuth'un da yer alması dikkat çekti. ABD heyeti Genelkurmay Başkanlığı'na gitmedi ancak Dışişleri'ndeki görüşmelerde askerin de temsil edildiği ileri sürüldü. Dün öğlen saat 14.00'de başlayan görüşme öncesi Müsteşar Feridun Sinirlioğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile biraraya geldi. 1.5 saati bulan bu görüşmede Sinirlioğlu, Suriye sınırındaki gelişmeler, IŞİD'le mücadele ve olası Musul operasyonuyla ilgili hükümetin aktüel tutumuyla ilgili bilgi aldı. Kulislerde Sinirlioğlu'nun masaya, "Ankara, Suriye'de IŞİD'le mücadelede uluslararası koalisyona açık destek vermeye hazır" mesajıyla oturduğu ileri sürüldü. Sızan bilgilere göre, Türk ve ABD heyetleri arasındaki görüşmede ele alınan en önemli konulardan birisi, İncirlik Üssü oldu. Washington yönetimi, Suriye ve Irak'ta IŞİD'le mücadelede İncirlik Üssü'nün kullanılmasının önemini gündeme getirirken, Türk tarafı bunun için öncelikli şartları sıraladı. Bu şartlardan birisi, hem silahlı insansız hava araçları (İHA), hem de savaş uçakları İncirlik'i kullanmaya başladıklarında yapılacak operasyonla ilgili önceden Türkiye'yi koordinat paylaşımı ile bilgilendirmek oldu. Bununla, İncirlik çıkışlı olası hava operasyonlarında sivil halkın bulunduğu yerlere taarruz yapılmaması, böylece Türkiye'ye yoğun göçün önlenmesi hedefleniyor. Bir diğer şart ise PKK'nın Suriye kolu PYD'nin sınırda "Kürt kuşağı" kurmasını önlenmek için Fırat'ın batısına yani Cerablus-Azez hattına giriş yapmasının önlenmesi. Ankara, bölgenin Özgür Suriye Ordusu ve İslami Cephe gibi grupların elinde kalmasını, IŞİD veya PYD'nin eline geçmemesini istiyor. Sıkı pazarlığın sürdüğü İncirlik'te halen üç adet silahsız İHA konuşlu durumda. ABD bu İHA'ları Türkiye'yi önceden bilgilendirerek bölgedeki hareketliliği tespit edebilmek için keşif amaçlı kullanabiliyor. Haziran ayında Washington yönetimi, bu İHA'ların ikisini silahlandırma talebini Ankara'ya iletmişti. Türkiye'nin ısrarla üzerinde durduğu Suriye sınırında güvenli ve uçuşa yasak bölge yaratılması ile PYD'nin Suriye'nin kuzeyinde demografik yapayı değiştirme ısrarından vazgeçmesi görüşmenin diğer başlıkları oldu. ABD tarafının güvenli ve uçuşa yasak bölge konusunda Türkiye'yi dinlediği, ancak bu doğrultuda bir adım atma sinyali vermediği bildirildi. Görüşmede, Suriyeli muhalifler için yapılan "eğit-donat programı" da ele alındı. Obama, önceki gün Pentagon'da yaptığı açıklamada "Suriye'deki ılımlı muhalefeti eğitip donatmak için daha fazla çalışacağız" demişti. ABD heyetinin bugün Türkiye'den ayrılması bekleniyor.
Hürriyet

Afganistan'da Işid Operasyonu: 49 Ölü
Afganistan'ın doğusundaki Nangarhar şehrinde ülkedeki ABD güçlerine ait insansız hava aracı saldırılarında 49 IŞİD militanının öldürüldüğü bildirildi. Nangarhar Valiliği Sözcüsü Ahmad Ziya Abdulzai, kentin Açin ilçesinde ABD'nin insansın hava aracının iki saldırı düzenlediğini söyledi. Sözcü Abdulzai, "Saldırılar militanların toplantı için bir araya geldiği sırada düzenlendi. İlk saldırıda 12 militan, ikinci saldırıda ise 37 militan öldürüldü" diye konuştu. Son iki ayda Afganistan'ın doğu bölgesinde IŞİD'in faaliyetleri artmış, örgüt sık sık Taliban ile çatışmaya girmeye başlamıştı. Bu arada İsrail de IŞİD'e kendi topraklarında operasyon düzenlediğini açıkladı. İsrail Emniyet Sözcüsü Micky Rosenfeld, güneydeki Negev çölünde yer alan Çuha köyünde IŞİD üyesi 5 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. İsrail basınında yer alan haberlerde, söz konusu kişilerin "İsrail vatandaşı Arap" ve 4'ünün öğretmen olduğu yazıldı.
Türkiye

"Malezya Başbakanı Devletten 700 Milyon Dolar Hortumladı"
Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomilerinden Malezya'da iktidara ilişkin yolsuzluk iddiaları büyüyor. ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Başbakan Necip Razak'la bağlantılı hesaplara kamu kurumlarına ait fonlardan 700 milyon dolar aktarıldığının soruşturulduğunu öne sürmüştü. WSJ, Necip'in birkaç gün önce yalanladığı iddialarını dün yayınladığı belgelerle doğrularken Malezya makamları da harekete geçti. Malezya Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, Başsavcılık, Merkez Bankası ve Emniyet'in yaptığı ortak açıklamayla iki ayrı bankada, Necip'le bağlantılı toplam 17 hesabın inceleme altına alındığı duyuruldu. Soruşturma kapsamında altı banka hesabı donduruldu. Dört gün önce Başbakan Yardımcısı Muhiddin Yasin, iddiaları doğrulayabilecek belgelerin incelenmesini istemişti. İddialar, Malezya hükümetine ait kalkınma fonu "1Malaysia Development Berhad" (1MDB) üzerinde yoğunlaşıyor. Malezyalı makamların yürüttüğü araştırmada çeşitli kalkınma ajansları, bankalar ve şirketlerden 1MDB'ye aktarılan paradan 700 milyon doların Necip'e ait kişisel hesaplara geçip geçmediği inceleniyor. 2009'dan beri başbakanlık görevini yürüten Necip, partisi Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO) içerisinde kuvvetli bir desteğe sahip. Necip'in altı yıllık iktidarında karşılaştığı en büyük kriz karşısında önemli avantajları var. Muhalefetin kendi içerisinde birlik görüntüsü verememesi ve Necip üzerinde baskı oluşturmaktan şu an için aciz kalması Başbakan'ın işine yarıyor. Yolsuzluk iddiaları bir süredir gündemde olsa da halkın önemli bir kısmı skandalın boyutlarını bilmiyor. Bir kamuoyu araştırma şirketinin mart ayında yaptığı ankete göre seçmenlerin yüzde 69'u 1MDB'yle ilgili iddiaların ne olduğundan habersiz; yüzde 75 ise Necip'in oynadığı rolden habersiz. Malezya Ulusal Üniversitesi'nden Şamsul Amru Baharuddin, Bloomberg'e yaptığı açıklamada iktidarın nakit yardımları nedeniyle toplumun en yoksul yüzde 40'lik kesiminin Necip'e kayıtsız şartsız destek verdiğini belirtti.
Milliyet

Kktc'li Bakanların Araçlarına Haciz
Kıbrıslı bir Rum, Kuzey'de bıkraktığı mülkü için Taşınmaz Mal Komisyonu'ndan (TMK) alması gereken parayı alamayınca, KKTC'li bakanların araçlarına haciz koydurdu. Edinilen bilgilere gören Kıbrıslı Rum, 60 dönümlük arazisi için TMK ile yaklaşık 2 milyon 100 bin sterline anlaşmaya vardı. Edinilen bilgilere göre; anlaşmadan sonra parasını tahsil etmek isteyen Rum, "kaynak yetersizliği" nedeniyle parasını alamadı. Bunun üzerine KKTC'de bir avukat tutan Rum, süreci mahkemeye taşıdı. Mahkeme de paranın ödenmesi kararını verdi. Avukat da, bakanların araçlarına haciz kararı çıkarttı. Kıbrıslı Türk haciz memurları da, Maliye ve Tarım Bakanı'nın araçlarına el koydu. TMK bugüne kadar yapılan anlaşmalar sonucunda Rumlara 200 milyon (800 milyon TL) sterlin ödedi. TMK'nın yaptığı ödemeyi Türkiye karşıladı.
Milliyet

Fransa, Filistin Sözünden Vazgeçti
Daha önce Filistin meselesine uluslararası ortamda destek vereceğini duyuran Fransa, verdiği sözü tutmadı. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Fransa'nın bölgedeki sorunun çözümü için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) sunmayı planladığı karar tasarısından İsrail ve ABD'nin baskısı nedeniyle vazgeçtiğini savundu. Maliki, "Fransa Dışişleri Bakanı Laurant Fabius'un Filistin karar tasarısını BMGK'ye sunma eğiliminin artık olmadığı açık bir şekilde belli oldu. Bunun yerini, yeniden başlaması halinde, müzakereleri destekleyecek bir komisyon kurulması aldı" dedi. Fransa'nın söz konusu değişikliğe, "Karar tasarısına ilişkin BMGK'den çıkacak görüşleri bekleme ve ABD dahil konseyin tüm üyelerinin onayını alma isteğini" gerekçe gösterdiğini aktaran Maliki, "(Fransa'nın kararından dönmesi) İsrail ve ABD'nin baskısından kaynaklandı" dedi.
Star

O Suriye Toplantısını Amerikan Nsa Dinledi
Alman Focus dergisi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın üst düzey görevlilerle yaptığı ve Süleyman Şah Türbesi bombalanarak Suriye ile savaş çıkarma planlarının konuşulduğu iddia edilen görüşmeyi Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) dinlediğini öne sürdü. Focus, MİT ajanlığı iddiasıyla Almanya'da tutuklu bulunan Muhammed Taha Gergerlioğlu'nun görülmeye başlanan davasına sayfalarında yer verirken, bu iddiayı dile getirdi. Josef Hufelschulte imzalı haberde, Gergerlioğlu'nu Almanya'da görevlendiren kişinin MİT Müsteşarı Hakan Fidan olduğu iddiası da yer aldı. ABD'nin en önemli istihbarat kurumlarından NSA, dinleme skandallarıyla dünyanın gündemine oturmuştu. NSA eski çalışanı Edward Snowden'ın sızdırdığı belgelerle NSA'in 2010'da Toronto'daki G-20 zirvesine katılan tüm liderleri dinlediği ileri sürülmüştü.
Vatan

POLİTİKA
Vallahi Dedikodulardan Bıktım
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP ve MHP sözcüleri arasındaki TBMM Başkanlığı seçimleriyle ilgili söz düellosuna "Vallahi bıktım, dedikodudan bıktım. Yeter artık, bunları bitirmemiz lazım" diye isyan etti. Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Meclis Başkanlığı seçimi bitti. Artık 'O bunu, şunu' dedi, bu eski hastalıklardan bizim, siyasetin kurtulması lazım. Ben de aradım kutladım Meclis Başkanı'nı seçildi diye. Meşruiyeti tartışılıyor mu, hayır. Gerisini milletin takdirine bırakmak lazım. Koalisyon için 14 maddelik ilkelerimizi açıkladık. İlk kez bir siyasi parti koalisyon öncesinde 'Ben hangi ilkelerden yola çıkarak koalisyonu kurarım' dedi. Dolayısıyla görüşmeye gelen partilere 'Biz ilkelerimizi açıkladık, siz de açıklayın, oturalım konuşalım' diyeceğiz. Dört siyasi parti liderine düşen koalisyonu kurmak ve gereğini yapmak. Eğer seçime gidilecekse, uzun uzun beklemenin de manası yoktur. Koalisyon kurulmazsa hızla seçime gidilir. Geçici hükümet sağlıklı kararlar alamaz. Hem içerde hem dışarda devasa sorunumuz var. Her sorun çözülür. Neyle çözülür, akılla mantıkla çözülür. Devlet önyargıyla, kinle yönetilmez. Devlet akılla, mantıkla yönetilir. Biz aklın, mantığın egemen olmasını istiyoruz. Seçimse sandık gene konur, vatandaşın tercihi başımızın üstünedir. Ama aslolan bir an önce hükümeti kurmak. Eski kavgalar, Meclis Başkanı, şu şunu söyledi, bu bunu söyledi. Bunlar bitti artık, Meclis Başkanı seçildi. Tartışmayı vatandaşın takdirine bırakmamız lazım. Biz geleceğe bakacağız, geleceğe. Hedefimiz gelecek olmalı. Daha güzel bir Türkiye olmalı."
Hürriyet

Süreç Tavizsiz Sürdürülecek
Başbakan Davutoğlu, Van'da, Tuşba Belediyesi'nin düzenlediği iftara katıldı. "Seçim sonuçlarından hareketle herkes sağlıklı değerlendirme yapmak durumdadır" diyen Davutoğlu, şunları söyledi: "Bir kez daha vurguluyorum ki kamu düzeni, milli birlik ve kardeşlik projemiz, hiçbir taviz vermeden sürdürülecektir. Önümüzdeki dönemde, herhangi bir şekilde kamu düzenini, milletimizin huzurunu, vatanın birlik ve beraberliğini tehdit eden kim olursa olsun bunun karşısında tedbirde hiçbir kusur edilmeyecek, gereken her türlü adım atılacak. (Siirt'te bir polisin şehit edilmesi) Görevi başında saldırıya uğrayan, şehit olan değerli polis kardeşimiz Bünyamin Torğut'a da Allah'tan rahmet diliyorum. Bu cinayetin hesabının sorulacağını Van'dan seslenerek ifade ediyorum. Bütün ilgili taraflara, özellikle de dilinden barış sözcüğünü düşürmemekle birlikte burada bölücü terör örgütüne karşı net tavır almayan, saldırılara karşı sesiz kalan HDP'ye sesleniyorum; bilsinler ki şu veya netice dolayısıyla herhangi bir şekilde vatanın huzurunu bozmak isteyenler çıkarsa onların karşısında tedbir alacağız ve hiçbir şekilde vatandaşlarımızın huzurunun bozulmasına izin vermeyeceğiz. Eğer gerçekten demokrasiden yanaysalar, eğer gerçekten şu ülkede barış istiyorlarsa her şeyden önce demokrasi ile terör arasına net bir çizgi ve tavır koymak durumdadırlar. Artık çatışmasızlıktan bahsetmek yeterli değildir. Gerçekten demokrasiye inanlar, gerçekten özgürlükten, barıştan, insan haklarından bahsedenler artık silahsızlanmadan bahsetmek durumdadırlar. Bundan sonra çözüm süreci söz konusu olacaksa milli birlik kardeşlik süreci söz konusu olacaksa bilinsin ki 2013 Mayıs'ında verilen sözler yerine getirilmek durumundadır. Türkiye'nin her yerinde gayrimeşru şekilde taşınan her silah, Türkiye'nin barışına, kardeşliğine yönelen bir saldırı aletidir. TBMM'de bu milleti temsil eden herkes her şeyden önce bu şekilde saldırılara karşı, teröre karşı net tavır sergilemek durumundadır. Çatışmasızlıktan tam anlamıyla silahları terk, silahları değil toprağa, magmaya kadar gömme vakti gelmiştir. (Koalisyon görüşmeleriyle ilgili) Biz Türkiye'nin bir saniye daha hükümetsiz kalmaması, Türkiye'nin her köşesinde istikrarın, barışın, huzurun devamı için her tür görüşmeye açığız. Herkesle gönül açıklığı, zihin açıklığı içerisinde müzakerelere başlayacağız. Hiçbir şekilde gecikme, erteleme sözkonusu olmayacak. İnşallah önümüzdeki günlerde bu görüşmeler başladığında eğer muhalefet partileri açık yüreklilikle birlikte bir hükümet kurma çabası içerisine girerlerse ilk fırsatta bir hükümeti kuracağız. Erken seçimi zorlamaya kalkarlarsa da milletin önüne gitmekte bir an dahi tereddüt etmeyeceğiz."
Hürriyet

Önce Divan Sonra Görevlendirme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Beştepe'deki iftarda çeşitli kesimlerden vatandaşlarla bir araya geldi. Türkiye'nin değişik kentlerinden farklı meslek gruplarına mensup yaklaşık 400 vatandaşın iftarda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlandı. Davetliler arasında öğrencilerden öğretmenlere, işçilerden memurlara, çiftçiden esnafa, mühendisten mimara, bankacıdan doktora bir çok meslek grubu vardı. Erdoğan iftarda şu mesajları verdi: Bizim en kıymetli hazinemizi heba etmeye hakkımız yok. Bunun için öncelikle 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan belirsizlik durumunu en sağlıklı şekilde geride bırakmak mecburiyetindeyiz. Bu kritik dönemde Türkiye'nin önündeki meselelerin çözümü için inisiyatif alan fedakarlık yapan herkes bu milletin gönlünde değer kazanır. Şu anda hükümet kendi Meclis Başkanvekilini ve Grup Başkanvekillerini onlar da açıklayacaklar ve Meclis'te başkanlık divanı oluşacak. Bunlar bittikten sonra da Cumhurbaşkanı olarak ben görevlendirmeyi yapacağım. Ondan sonra da hükümet kurma süreci başlayacak. Görevi vereceğim de tabii ki en fazla milletvekiline sahip olan partinin genel başkanı olacaktır. Bunu da süratle en kısa zamanda başkanlık divanı belli olduktan sonra bu görevlendirmeyi yapacağım. Temenni ederim ki tüm siyasi partilerimizin ve onların genel başkanlarının bir sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri ve bir an önce hükümetin kurulmasıdır. Meclis Başkanlık Divanı'nın kurulmasının ardından başlayacak olan koalisyon görüşmelerinin yapıcı bir şekilde yürütülmesini ve sonuçlandırılmasını temenni ediyorum. Bu şevkle, azimle yolumuza devam ederken sürekli ahlaka, vicdana, insafa sığmayacak saldırılara maruz kalıyoruz. İçinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de en çok istismar ettikleri konulardan biri. Biz burada Türkiye Cumhuriyeti tarihine, kültürüne vizyonuna yakışır bir devlet binası inşaa etme niyetiyle yola çıktık. Sonuçta ortaya her vatandaşımın gönül huzurluğuyla işte burası benim devletimi temsil eder diyebileceği bir eserin ortaya çıktığına inanıyorum. Bu benim şahsı mülküm değil burası sizin, milletin. bugün biz varız yarın başkaları gelecek. Temsilde asla israf olmaz. Temsil çok önemli. Yabancılar gelince burayı görünce bu devlet büyük devlet diyorlar. Ankara'da kaç tane gezdirebileceği yer var. Parmak sayılarını bulur mu? Beştepe Millet Camiini yaptık. Her gün dolup taşıyor. Gelip gidiyorlar. Türkiye'nin değişik yerlerinden geliyorlar.
Milliyet

'Dinsiz Partinin Adayı' Derlerdi
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın Meclis Başkanlığı seçimiyle ilgili gündeme getirdiği iddialara sert tepki göstererek, "Grubumuz serbest bırakılacak" ifadesini kullanmadığını belirtti. Halaçoğlu, görüştüğü CHP Grup Başkanvekili Levent Gök'e, "Siz bu konuları gidip Sayın Devlet Bahçeli ile görüşün" dediğini aktardı. Halaçoğlu, Baykal'ın Tarafsız Bölge programında ortaya attığı, kendisinin CHP'li Gök'le görüşerek CHP adayını destekleyebileceklerini söylediği iddialarını gerçeği yansıtmadığını savundu. Halaçoğlu, "Biz eğer Sayın Baykal'ı desteklemiş olsaydık, kamuoyuna şunlar yansıtılacaktı: AKP'nin tabiriyle, 'Siz Baykal'ı seçtiniz, muhalif adı altında dinsiz, inançsız bir partinin adamını seçtirdiniz' diye yine bize yükleneceklerdi. Biz de kendi adayımızı ortaya koyduk. Madem muhalefetten birisi desteklenecekse Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekleselerdi. Yani aslında İsmet Yılmaz'ı seçtiren MHP değil CHP'dir" diye konuştu. Halaçoğlu, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ile ikinci turdan sonra yaptığı görüşmede, ağzından hiçbir zaman "Grubumuz serbest bırakılacaktır" gibi bir söz çıkmadığını, "Siz bu konuları gidip Sayın Bahçeli ile görüşün" dediğini aktardı. "Halaçoğlu, MHP'nin koalisyona açık olduğunu, ilkelerini benimseyen partilerle bu konuları konuşabileceklerini bildirdi.
Milliyet

SPOR

Avusturya kampında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi ve kafile başkanı Cüneyt Tanman, hem takımın durumu, hem transferlerle ilgili konuştu. Sağ kanat için transferi gündemde olan Maxi Pereira ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Tanman, "İnsanlar Maxi Pereira gelse mutlu mu olacak? Siz Pereira'yı izlediniz mi? Sabri'den ne artısı ya da eksiği var? Sabri genç takımdan çıkmış, nedenini bilmediği yerden haksızlığa uğramış. Sebat edip şampiyonlukta pay sahibi olmuş. Eksikleri var mı, var Maxi Pereira'nın yok mu? Elimizde var olan kıymeti bilmeden yeni yüzler arıyoruz" dedi. Tanman, diğer soruları yanıtlarken de şunları söyledi: "Yeni sağ bek alternatifi Tarık Çamdal Geçen yıl vereceğinin altında verdi. Üzerine koyarsa yeni sağ bek transferi o olur. Yasin öyle değil miydi? Neler söyleniyordu ama son maçlarda takımın değişilmez oyuncusu oldu." "Sneijder ile gelince görüşeceğiz. Menajeri ile görüşmeler, olumlu geçti. Mevcutun üzerine 2 yıl daha kontrat yapmak istiyoruz." "Melo için teklif yok. Kampa gelecek inşallah. Gelmezse ayrı bir süreç başlar. Kaleci Hakan Arıkan ile ilgimiz yok."
Hürriyet

Fenerbahçe, Robin Van Persie transferini noktalamak için son atağını yaptı. Sportif Direktör Guiliano Terraneo, Hollandalı yıldızı getirmek için İngiltere'ye gitti. İtalyan futbol adamı, Ada'da Van Persie ve menajeri Cornelis Jacobus Vos'un yanı sıra, kulübü Manchester United ile masaya oturdu. Görüşmelerde taraflar arasındaki son pürüzlerin de giderildiği öğrenildi. Pazarlıklar sonunda Manchester United kulübü ile 7 milyon euro bonservis bedeli karşılığında anlaşma sağlandığı bildirildi. Robin Van Persie'nin de 3 yıllık sözleşme, yıllık 3.5 milyon euro garanti para, başarı primleri ve maç başı ücreti kabul ettiği kaydedildi. Kanarya'nın, Hollandalı futbolcunun menajeri Kees Vos ile de yapacağı ödeme konusunda anlaştığı vurgulandı. Fenerbahçe'nin kısa süre içinde Van Persie ile anlaştığını KAP'a bildirmesi bekleniyor. Sportif Direktör Terraneo'nun da Hollandalı yıldız ile birlikte yarın İstanbul'a geleceği öğrenildi. Sarı- Lacivertliler'in Van Persie için de Şükrü Saracoğlu'nda imza töreni düzenleyeceği ifade edildi.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Almanya kampındaki basın toplantısında hedeflerini ve planlarını anlattı. Güneş "Herkesin keyif alacağı ve taraftarın gurur duyacağı bir takım oluşturmak istiyoruz. Beşiktaş zaten şampiyonlukları olan ve bundan sonra da şampiyon olacak bir takım. Ligde ve Avrupa'da iyi bir takım olacağız. Rakiplerimizle ama öncelikle kendimizle yarışacağız. Her maça yüzde 100 çıkacağız ve pes etmeyeceğiz" dedi. Kartal'ın hocası forvet transferi beklediğini söylerken "Mustafa, Cenk ve Ömer'in farklı yönleri var. Hiç biri istediğimiz gibi değil. Santrforumuzun golcülüğünün yanı sıra hava hakimiyeti ve top saklama özelliği olmalı. İsmi de olabilir. Benim beklentilerimi karşılaması ve isminin olması önemli. Demba Ba, Beşiktaş'a çok katkı verdi. Onun gidişinin ardından ismi altında ezilecek bir oyuncu almak istemiyoruz" diye konuştu. Şenol Güneş, Galatasaray'ın Podolski ve Fenerbahçe'nin Nani transferleriyle ilgili sorulara "Rakiplerin güçlü olması bizim daha çok çalışmamızı sağlar. Durumları var ki alabiliyorlar. Kimi alırlarsa alsınlar, herkes 11 kişi ile oynayacak" karşılığını verdi. Beşiktaş'ın hocası. Kartal'ın geçen sezon iyi oynadığını ama sürekliliği sağlayamadığı için hedefe ulaşamadığını da belirtti.
Star

Galatasaray'da Huntelaar transferi ile ilgili görüşmeler sürerken, iç transferde sürpriz bir hamle geldi. Avusturya kampında konuşan Cüneyt Tanman, 30 Haziran 2016'da sözleşmesi sona erecek olan Wesley Sneijder ile 2 yıl daha mukavele imzalayacaklarını söyledi. Tanman, "Menajeri Albers ile daha önce görüştük. Şimdi kendisi ile de görüşmek istiyoruz. Artı 2 senelik yeni bir sözleşmeye sıcak bakıyoruz" dedi. Hollandalı yıldızın, Galatasaray'dan yıllık aldığı 3 milyon 200 bin euro'luk sabit ücrete 'evet' dediği öğrenildi. Buna göre Sneijder, 30 Haziran'dan sonra 2 sene için 6 milyon 400 bin euro daha gelir elde edecek. 4. yıldızda büyük katkısı bulunan Sneijder, geçen sezon ligde 31 maçta forma giydi. 10 gol, 2 asistlik performans sergileyen Hollandalı star, Ziraat Türkiye Kupası'nda 3, Şampiyonlar Ligi'nde de 1 kez fileleri havalandırdı. Tanman, Muslera'ya teklif olmadığını belirterek; "Maxi Perreira'nın Sabri'den çok daha iyi oyuncu olduğunu düşünmüyorum" ifadesini kullandı. Stoper Doria iddialarını yalanlayan Galatasaraylı yönetici, Fransız sol bek Lionel Carole'un ise ikinci kampta aralarında olacağını ifade etti. Arda Turan'ın Barcelona'ya transferine de değinen Tanman, "Barcelona öylesine adam almaz. Arda kendisini çok geliştirdi" dedi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme