10 Temmuz 2015 Cuma

10.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM
Görev Onda
Fedakârlığa Hazırız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun hükümeti kurmak için görevlendirilmesinden hemen önce partisinin beklenti ve taleplerini dört maddede özetledi. PKK'nın lağvedilmesini, çözüm sürecinin rafa kalkmasını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasal sınırlarına çekilmesini isteyen Bahçeli, 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının hesabının sorulması gerektiğini kaydetti. Bahçeli, dünkü yazılı açıklamasında, siyasi dokusu birbirine uygun partilerin koalisyon kurması gerektiğini belirtirken, Türkiye'nin bugünkü badirelerden çıkarılması için sorumluluk mevkiinde bulunanların elbirliğiyle hareket etmesinin mecburiyet olduğunu kaydetti. MHP'yi uzlaşmaz ve oyunbozan şeklinde göstermeye çalışanların kendi siyasi geçmişlerini sorgulamasını isteyen Bahçeli, "Özellikle TBMM Başkan seçiminde partimizin doğru ve isabetli tercihini AKP'ye destek olarak yorumlayan zekâ ve samimiyet özürlülerinin ciddiye alınacak herhangi bir yanları da bulunamayacaktır" dedi. Koalisyonun öncelikle AKPHDP, değilse AKP-CHP ve kafi gelmezse AKP-CHP-HDP arasında kurulması gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye'de şayet siyasi bunalım doğarsa bundan bu üç parti ve seçim hesabı yaparak ikbal ve koltuğunu emniyete almaya çabalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumlu olacağını kaydetti. "Artık kaybedecek bir saniyemiz bile yoktur" diyen Bahçeli, derhal ve acilen diyalog ve mutabakat zeminleri oluşturularak Türkiye'nin güçlü bir hükümete kavuşturulması gerektiğini söyledi. Talep ve beklentilerini "PKK'nın lağvedilmesini, çözüm sürecinin rafa kalkması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasal sınırlarına çekilmesi ve 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının hesabının sorulması" başlıkları altında sıraylayan Bahçeli şöyle devam etti: "MHP, bu dört maddeye hürmetle beraber riayet ve refakat gördüğü takdirde Türkiye'nin siyasi istikrarsızlık yaşamaması için beklenilen fedakârlıkları çekinmeden gösterecektir. İhtiyaç duyulan hoşgörü ve diyalog atmosferi demokratik sabır ve uzlaşma dinamiklerinin aktif hale getirilmesiyle kalıcı sonuçlarını kısa zaman içinde verecektir. Bize göre doğal ve doğru olanı da budur" ifadelerini kullandı.
Milliyet


Emeklilere Vaatlerimiz İçin Hazırlığımız Var
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün parti genel merkezinde Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Veli Beysülen ile Türkiye Emekli Öğretmenler Derneği Genel Başkanı Erdoğan Kadir Karadeniz ile ayrı ayrı görüştü. Beysülen, görüşmede Kılıçdaroğlu'na, CHP'nin seçim öncesi vaatlerini hatırlatarak, emeklilere iki ikramiye verilmesi, gerçek bir intibak yasası çıkarılması, çalışan emeklilerden alınan destek priminin kaldırılması ve emeklilerin sendikalaşmasına ilişkin yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini talebini iletti. Kılıçdaroğlu ise bu talepler üzerine sürpriz bir çıkış yaparak, "Sözümüz söz. Arkadaşlarım, gerekli yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Koalisyon görüşmelerini beklemeden, TBMM'de komisyonlar oluşur oluşmaz, kanun tekliflerimizi TBMM Başkanlığı'na sunacağız. Emekliye iki ikramiye başta olmak üzere vaatlerimizin yasalaşması için TBMM'de gerekli çoğunluk var. Tekliflerimiz T BMM Genel Kurulu'na gelecektir ve kabul göreceğini düşünüyorum" ifadesini kullandı. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, koalisyon görüşmelerine ilişkin olarak ise, "Gerekli hazırlıklarımızı yaptık. Koalisyon ortaklığında emeklilerin sorunları önceliğimiz olacak" mesajını verdi.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 99, 8553-100, 0232                          
ABD Doları 2, 6762-2, 6801/ Euro 2, 9597-2, 9682/İngiliz Sterlini 4, 1137-4, 1233                  

Bağımsız Kürt Petrolü
Irak'ta merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında petrol satışları konusunda varılan anlaşma çökme noktasına geldi. Erbil, Bağdat'a bağlı Irak Milli Petrol Şirketi'ne (SOMO) petrol teslim etmeyi durdurdu ve ihraç edilen petrolü kendisi satmaya başladı. IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani, daha önce, merkezi hükümetin bütçedeki paylarını göndermemesi halinde bölgelerindeki petrolü Bağdat'tan bağımsız satabileceklerini açıklamıştı. Konuya yakın kaynaklar, Erbil'in her ay Bağdat'tan 1 milyar dolar civarında para almayı beklerken, SOMO'ya teslim ettiği petrol karşılığında ortalama 400 milyon dolar gibi bir para aldığına işaret ederek, "Beklentileri 1 milyar dolardı. 'Ürettiğimizi satarsak, ayda 800-900 milyon dolar eder, kendi yağımızda kavruluruz' diye düşünüyorlar" dedi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre ise Irak Parlamentosu Doğalgaz ve Petrol Komisyonu Başkanı Arez Abdullah, "Kürdistan bölgesi, 1 Temmuz'dan itibaren Irak Milli Petrol Şirketi'ne (SOMO) petrol teslim etmedi. Üretilen ve ihraç edilen petrolün tamamını Erbil yönetimi sattı" dedi.
Hürriyet

Komşu Malı Götürüyor!
Yunanistan'da mali krizin çözüldüğüne ilişkin henüz somut işaretler bulunmaması ve gelecekte ülkenin daha kötü senaryolarla karşılaşma ihtimali, halkı alışverişe itti. Elinde parası olan ve birikimi bulunan Yunanistan vatandaşlarının, son dönemde gerek nakit gerekse de para kartları aracılığıyla dayanıklı tüketim mallarından altına hatta lüks giyim eşyalarına yönelmeye başladığı belirtiliyor. Ülkedeki ekonomik durumun ve krizin daha da derinleşeceğini, drahmiye geçilmesi durumunda ellerindeki paranın değer kaybedeceği, hatta banka hesaplarındaki paranın bir kısmına, tıpkı Rum Kesimi'nde olduğu gibi el konulacağını düşünen Yunan vatandaşlarının, alışverişe ağırlık vermeye ve mal almaya başladığı belirtiliyor. Yunan vatandaşların yüzde 44'ünün yoksulluk içinde yaşadığı, 50 bine yakın kişinin işten çıkarıldığı vurgulanırken, halkın büyük bölümünün, bankalardaki "para çekim sınırı" nedeniyle kazançları ve birikimlerini "geleneksel" yöntemlerle sakladığı bildiriliyor. Bunun için yastık aldı, hatta buzdolaplarında bile para biriktirenler olduğu söylenirken, elinde parası olanların, şimdilerde dayanıklı tüketim malları, lüks giyim eşyaları hatta altın ve mücevher satın almaya başladığı haber veriliyor. Yunan bankalarından çekilen paraların yüzde 40'ının yabancı hesaplara aktarıldığının tahmin ediliyor. Bununla birlikte Yunan bankalarında parası olanların da, geceleri ATM avına çıktığı, boşalmamış birini bulmak için uğraştığı haber veriliyor. Bununla birlikte bazı Yunan vatandaşlarının, daha kötü duruma düşmemek için vergi borçlarını hesaplattıkları ve erken ödeme yapma yolunu tercihn ettiği de verilen haberler arasında. Bazı vatandaşlar, otomobillerini ellerinden çıkarıp motosiklet alırken, ilkbaharda lüks otomobil satışlarında patlama yaşandığı, bunun Rum Kesimi ve Rusya'daki gibi "krizden önce alma" isteğinin rol oynadığı öne sürülüyor.
Milliyet

Yaklaşan Bir Kriz Dalgası Falan Yok
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, erken seçim olması halinde Türkiye'nin bir yıl daha kaybedeceğini belirtirken, "Bir yıl daha yaşlanmış oluruz" dedi. Zeybekci, Yunanistan'ın devlet tahvillerinin uluslararası piyasada tefeci mantığı ile yüzde 25 indirimle kırıldığını belirtirken, cep telefonuna ithalatta getirilen vergiler konusunda Samsung ve iPhone gibi markalara dokunmadıklarını, alt tabakadan Türkiye'ye giriş yapanların soruşturulduğunu kaydetti. Zeybekci, TBMM'deki sohbetinde, koalisyon arayışlarının ekonomiye etkisini değerlendirirken, "Ekonomide bir şey olmaz. Reel sektör, özel sektör tedirgin bir şekilde beklemeye devam eder" ifadelerini kullandı. Hükümetin kurulamaması halinde ekonomide kriz olacağına ilişkin iddiaları da yanıtlayan Zeybekci şunları kaydetti: "Seçimler sonrasında TÜSİAD ve TOBB'un başlangıçta yaptığı açıklamalar vardı. 'Yaklaşan dalgaları görüyor musunuz' şeklindeydi. 'Çabuk olun hükümeti kurun' dediler. Aynı gün söyledim. Dedim ki 'yapmayın.' Türkiye'de yaklaşan dalga falan demeyin. Demeyin böyle bir şey. Yok yani. İlla kriz mi çıkarmak istiyorsunuz. Elinize ne geçecek? Yaklaşan dalgalarla ilgili yok böyle birşey kardeşim. Yaklaşan dalga Yunanistan işte. Vuracağı sahiller belli dalganın. Bize etkisi olur mu, olur tabii ki. 1.5 milyar dolar ihracat, 4 milyar dolar ithalat var komşu ülkeyle. İthalatımızda ilk 6 ayda yüzde 40 düşme yaşandı."
Milliyet

Demir Leydi'den Kırmızı Kart
Dev şirketlerin belalısı haline gelen Avrupa Komisyonu'nun Rekabetten Sorumlu Üyesi Margrethe Vestager, şimdi de Amerikan ödeme sistemleri devi Mastercard'ın ensesinde. Avrupa Birliği'nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, Mastercard'la işlem yapan müşterilerden ve perakendecilerden fazla para alındığından şüpheleniyor. 2013 yılından beri devam eden Mastercard davasıyla ilgili dün yapılan ön açıklamaya göre, Mastercard'ın AB'nin rekabet kurallarını çiğnediği düşünülüyor. Margrethe Vestager, "Çok sayıda tüketici her gün ödemelerini kartla yapıyor. Şu anda Mastercard'ın kartlı ödemelerle ilgili masrafları yapay olarak artırdığından şüpheleniyoruz. Bu, AB bünyesindeki tüketicileri ve perakendecilere zarar verebilecek bir durum" dedi. Avrupa Komisyonu'nun başlıca endişesini 'takas komisyonu' oluşturuyor. Bu komisyon, perakendecinin kullandığı bankanın, Mastercard'ını kullanan müşterinin bankasına ödediği para. Komisyonların miktarı ülkeden ülkeye değişiyor ancak Mastercard'ın kuralları gereği perakendeciler başka ülkedeki düşük komisyondan yararlanamıyor. Mastercard'ın takas komisyonunun Avrupa Birliği'nde alışveriş yapan Avrupa dışı müşterileri de etkilediği belirtiliyor. New York Times gazetesi, bir Çinli Belçika'da kartını kullandığında bir Avrupalı bankanın ödediği komisyonun, aynı işlemi bir Belçikalı yaptığında ödediğinin 5 katına kadar çıktığını yazdı. Komisyon bu durumun bütün müşteriler açısından fiyatları artırdığından endişe ediyor. Eğer son karar Mastercard aleyhine çıkarsa, şirket dünya genelindeki gelirinin yüzde 10'u kadar cezaya mahkum edilebilir ve iş yapma biçimini değiştirmek zorunda kalabilir. Şirket geçen yıl 10 milyar dolar gelir elde etmişti. Mastercard, yapıcı diyalog kapsamında konuyla ilgili Avrupa Komisyonu'yla çalışmayı sürdürdüklerini ve resmi kanallardan gerekli girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. 2013 yılında da Mastercard'ın rakibi Visa benzer bir soruşturma sonucunda, komisyonlarını yüzde 60'a yakın düşürüp, kurallarını sınır ötesi rekabete uygun hale getirmişti.
Milliyet

İzinsiz E-Posta Ve Sms Çilesi Bayramda Bitiyor
Milyonlarca tüketiciyi ilgilendiren izinsiz SMS ve e-posta gönderimlerine ilişkin süreç tamamlanıyor. 1 Mayıs'ta yasaklanmasına rağmen bazı firmaların izinsiz ticari ileti göndermeye devam etmesi üzerine gündeme alınan düzenlemeye yönetmelikle son şekli veriliyor. Edinilen bilgilere göre Başbakanlık Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik için teknik düzeltme talebinde bulundu. Bakanlık bürokratlarının teknik düzeltmeyi tamamlamasının ardından yönetmeliğin 1 hafta 10 gün içerisinde yayınlanması bekleniyor. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgilere göre tüketicileri izinsiz gönderilerden kurtaracak yönetmeliğin bayrama yetiştirilmesi planlanıyor. Teknik düzeltme sürecinin uzaması halinde ise bayramın hemen ardından milyonlarca tüketicinin beklediği SMS yasağındaki belirsizlik giderilmiş olacak. Ticari elektronik iletilerde hizmet sağlayıcının tüketicinin onayını alması gerekiyor. Bu durum alıcı reddetme hakkını kullanıncaya kadar geçerli. Alıcının herhangi bir cevap vermeyerek sessiz kalması halinde ise onay talebi reddedilmiş sayılacak. Tüketiciler her onay talebine ret cevabı yollamak zorunda kalmayacak. İlgili kanun 1 Mayıs'ta yürürlüğe girmesine rağmen bazı konuların çerçevesi net olarak çizilmediği için vatandaşlar ileti almaya devam ediyordu. Yönetmeliğin yayınlanması ile birlikte hem şirketler hem de vatandaşlar mesaj ve e-posta yağmurundan kurtulmuş olacak. Onay almadan mesaj ve ileti göndermeye devam eden işletmelere bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. İzinsiz iletilerin birden fazla kişiye gönderilmesi halinde ise ceza miktarı 10 katına çıkacak. Tüketiciye Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri üzerinden gönderilen ticari içerikli mesajlar da takip edilecek. Üst düzey bir yetkili "Yönetmelik birkaç haftada içerisinde yayınlanacak. Vatandaşlar SMS ile ilgili durumu açık bir şekilde öğrenmiş olacak" dedi
Star

Gurbetten Türkiye'ye Euro'lar Gelmez Oldu
Almanya'da faaliyet gösteren İşbank AG'nin Genel Müdürü Nevzat Burak Seyrek, Almanya'da yaşayan Türkler'in Türkiye'ye havale işlemlerinin yıllar içinde azaldığına dikkat çekti. Havale işlem hacmindeki azalmanın Almanya'daki 2. ve 3. jenerasyon ile Türkiye arasındaki bağların gerilemesine işaret ettiğini dile getiren Seyrek,"Bundan 15 yıl önce bizim yaptığımız havale hacmi 1.5-2 milyar euro seviyelerindeydi. Şimdi bu 500 milyon euro seviyesine düşmüş durumda. Bu jenerasyon değişikliğini gösteren en önemli göstergelerden bir tanesi" şeklinde konuştu. Seyrek, 2. ve 3. jenerasyonla birlikte yatırım ihtiyaçlarının da değiştiğini, Türk vatandaşların artık Almanya'da ev almaya ve yatırım yapmaya başladığını ekledi. Türk işletmelerin Alman ekonomisine katkı sağladığını söyleyen Seyrek, "Türkler, buraya işçi olarak geldiler ama biz gittiğimiz hiçbir yerde işçi kalmamışızdır. Birinci nesil tamamen işçiydi, ikinci nesil yavaş yavaş ufak işleri yapmaya başladı. Şu anda 90 bine yakın Türk işletmesi var. Bunlar yıllık yaklaşık 30 milyar euro ciro oluşturuyorlar. Alman ekonomisi için son derece değerli veriler bence bunlar ve 450 bine yakın kişiyi istihdam ediyorlar" diye konuştu. Almanya'da 1992 yılında İş Bankası'nın yüzde 100 iştiraki olarak kurulduklarını belirten Burak Seyrek, Alman bankalarının sağladığı her türlü bireysel ve internet bankacılık hizmetini sağladıklarını ifade etti. Seyrek, Türkiye'nin bankacılık sektöründe teknolojik altyapının Almanya'dan en az 5-10 yıl ileride olduğuna da dikkat çekti.
Vatan

DÜNYA

Suriyeli Mültecilerin Yarısı Türkiye'de
Suriye'de 2011 yılında başlayan içsavaş sonrası ülkelerini terk etmek zorunda kalanların sayısı ilk kez 4 milyonu geçti. BM Mülteci Örgütü'nün (UNHCR) Haziran 2015 verilerine göre tüm dünyada Suriyeli mülteci sayısı 4 milyon 13 bin oldu. Bu rakam içinde en fazla Suriyeli mülteciye sahip ülke Türkiye. Resmi verilere göre Türkiye'ye 1 milyon 805 bin 255 Suriyeli sığınmış durumda. Bu dünyadaki Suriyeli mülteci sayısının yüzde 45'ine denk geliyor. Türkiye'den sonra ikinci sırada ise 1 milyon 172 bin 753 Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Lübnan geliyor. Suriye, son yılların en çok mülteci üreten ülkesi olurken, Türkiye, dünyanın en çok sığınmacı ağırlayan ülkesi ünvanına sahip oldu. UNHCR yetkilileri, 4 milyon 13 bin rakamı içinde Avrupa ülkelerinde sığınma başvurusu yapmış olan 270 bin kişi ile Avrupa'dan üçüncü ülkelere yerleştirilmiş binlerce Suriyelinin dahil olmadığını söylediler. UNHCR, 2015 sonu itibariyle resmi verilere göre dünyadaki Suriyeli mülteci sayısının 4 milyon 270 bini bulmasının beklendiğini, kayıt dışılar da dikkate alındığında rakamın 4.5 milyonu bulabileceğini tahmin ediyor.
Hürriyet

Mülteci Dalgası Bizi De Aşabilir
Türkiye'deki seçimler öncesinde gerginliğin tavan yapıp olumsuz algıların hiç olmadığı kadar yükseldiği Ankara- Brüksel hattının özellikle Avrupa Birliği kanadında yeni döneme ilişkin ciddi bir merak söz konusu. 40 günlük bir aranın ardından Strasbourg ve Brüksel'de temaslarda bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Hürriyet'e konuştu. Olası bir AK Parti-MHP ya da AK Parti-CHP koalisyonunun AB konusunda çizgisinin farklı olmayacağı görüşünde olan ve süreç açısından hiçbir sıkıntı görmeyen Bozkır, "Türkiye'de hangi hükümet göreve gelirse gelsin hangi formatta bir hükümet olursa olsun Türkiye'nin AB süreci devam edecektir. AB üyeliği Türkiye için stratejik hedef olmayı sürdürecek" dedi. Son dönemde Suriye'den gelen mülteciler konusunda AB'yle temasların yoğunlaştığına dikkat çeken Bozkır, "Suriyeli mülteciler konusunda AB'den maddi yardım beklentimiz yok. Şu ana kadar 6 milyar dolar harcadık. AB'nin sağladığı bütün imkan da 70 milyon Euro o da elimize geçmedi, taahhüt bazında. Türkiye artık kapasitesini kullanmış durumda. Öyle bir an gelebilir ki, yeni bir büyük göç dalgası oluşabilir ve o zaman bu Türkiye'yi aşar, taşar ve AB'yi çok daha fazla göçmenle karşı karşıya bırakır" ifadelerini kullandı. Son dönemde özellikle Avrupa Parlamentosu'ndaki olumsuz Türkiye algısı en üst düzeyde. "Bunca kadın ve adamın Ankara'yı hep yanlış anlaması" ise Bozkır'a göre kurumun bu dönem "çok renkli" olmasından ve bazı önemli isimlerin Türkiye karşıtlığından kaynaklanıyor: "Türkiye'nin utanacağı, sıkıntı duyduğu hiçbir şey yok. Yeter ki konuşalım anlatalım. Bazı algıların hâlâ devam ettiği bir gerçektir. Türkiye'nin bütün enerjisini de oluşmuş algıları gidermek için harcamasını yanlış buluyorum. Türkiye'nin iyi şeyler yaparak bu algıları gidermesi daha doğru olacaktır." Bozkır, AK Parti'nin Avrupa'da üye olduğu "siyasi ailenin" Avrupa Parlamentosu kanadı olan Avrupalı Muhafazakârlar ve Reformcular'ın (ECR) tavrından da hoşnut olamadığını gizlemeyerek, "Bir grubun içinde olması gereken en önemli unsurlardan biri dayanışmadır; ama maalesef ECR'da bunu göremedik" dedi.
Hürriyet

Tayland,109 Uygur'u Ölüme Gönderdi
Tayland'dan bir yıldır elinde tuttuğu Uygur Türkleriyle ilgili üzücü haber geldi. Tayland hükümet, ülkelerinde bulunan toplam 282 Uygurlu'nun 173'ü geçen hafta salı günü Türkiye'ye verildiğini kalan 109'unun dün Çin'e iade edildiğini açıkladı. Hükümet sözcüsü Verachon Sukhonthapatipak, Çinli yetkililerden söz konusu kişilerin 'güvenliğinin garanti altında olduğu' güvencesi aldıklarını kaydetti. Uygurların her birinin kimlik tespiti için titiz çalışma yürütüldüğünü kaydeden Sukhonthapatipak, "170'inin Türk olduğunu tespit ettik ve bu kişiler kısa süre önce Türkiye'ye gönderildi. Yaklaşık 100 kişi de Çinliydi ve insani ilkeler uyarınca güvenliklerinin garanti edildiği anlaşma çerçevesinde Çin'e gönderildiler" iddiasında bulundu. Tayland hükümeti, 2014 yılının Mart ayında yakalanan 200'den fazla kişinin Çin ve Türkiye arasında diplomatik bir savaşa döndüğünü ve her iki ülkenin de yakalananların kendi ülkelerine ait olduğunu iddia ettiğinin altını çizdi. Çin Dışişleri Bakanlığı da Türkiye'nin geçen hafta 173 Uygur Türk'ü' kabul etmesinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi insan hakları kuruluşları Tayland'a Uygurları koruması ve Çin'e dönmeye zorlamaması çağrısı yapmıştı. Tayland'daki İnsan Hakları Gözlemcisi Sunai Phasuk, "Tayland uluslararası hukuku çiğnedi. Çin'de o insanlar ciddi bir işkence görebilir ve hatta ortadan kaybolabilirler" dedi. Türkiye de, Uygur Türklerinin Çin'e verilmesine sert tepki göstererek Tayland Hükümetini kınandı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Tayland'da gözaltında bulunan Uygur Türkü soydaşımızın kendi istekleri ve hür iradeleri hilafına üçüncü bir ülkeye gönderilmesini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz" dendi. Geri göndermemenin, yaşam hakkı ihlali veya işkence görme riski olan herkes için geçerli temel bir uluslararası hukuk ilkelerine aykırı olduğu belirtilen açıklamada, "Soydaşlarımızın akıbeti, ülkemizce ve uluslararası toplum tarafından yakinen ve dikkatle izlenmeye devam edilecektir" ifadesine yer verildi.
Türkiye

Srebrenitsa'nın 136 Kurbanı Defnedilecek
Yirmi yıl önceki Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybeden 136 kurbanın cenazelerini taşıyan konvoy, 11 Temmuz'da cenaze töreninin düzenleneceği Potoçari'ye ulaştı. Sabah saatlerinde Visoko'dan yola çıkan tırda bulunan cenazeler, burada vatandaşlar ve kurban yakınları tarafından tırdan indirilerek, savaş esnasında BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlerin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasına taşındı. Konvoy, Han Piyesak-Vlasenitsa yolu üzerinde sözlü ve fiziksel saldırılara maruz kaldı.
Milliyet

Güney Kıbrıs'ta Casino Dönemi
Güney Kıbrıs Rum parlamentosu dün aldığı kararla, kumarhane açılmasına resmen onay verdi. Alınan bu kararın ardından Rum kesimine ilk kumarhanenin açılacağı belirtildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kısmında birçok kumarhanenin bulunması Güney kesiminde uzun zamandır tartışmalara yol açmış, ancak Kıbrıslı Rumlar ve Rum Ortodoks Kilisesi'nin kumar oynamanın sosyal tehlikelerini öne sürerek tepkilerini dile getirmişti. 22 oya karşı 29 oyla onaylanan karar ile bölgede ilk kumarhaneye izin verilerek ekonominin, turizmin ve istihdamın gelişmesi amaçlanıyor. Yasa ilk kumarhanenin kurulmasının yanı sıra işleyişlerini, kontrolleri ve denetimleri de kapsıyor. Ağustos ayında başkent Lefkoşa'ya kumarhane tanıtımı için Asya ve Las Vegas'ın büyük oyuncularının davet edilmesi planlanıyor. Kurulacak kumarhanenin 30 yıllık işletmesini almak için ihale düzenlenmesi bekleniyor. Tesisle ilgili planlarını hayata geçirmeye çalışan hükümet, kumarhanenin 2018 yılında açılmasını öngörüyor.
Milliyet

Türkmen Meclisi Ordu Kuruyor
Suriyeli Türkmenler, DAEŞ ve PYD tehlikesine karşı kendi ordularını kuruyor. Kurulacak olan ordunun Komutanlarından Abdullah Dede, "Kendi ordumuzu kurup kendimizi savunacağız. Ordumuzun merkezi Halep'in Kuzeyinde ve Cerablus bölgesinde olacak. Ordumuz, Kürtlerin kurduğu gibi bir ordu olacak" dedi. Suriyeli Türkmenler DAEŞ ve PYD tehlikesine karşı kaybedilecek tek bir dakikalarının bile kalmadığını söyleyen yeni Türkmen Ordusunun Komutanlarından Abdullah Dede, Star'ın sorularını yanıtladı. Dede, "Burası bizim bin yıllık ata topraklarımız. Şu an bizim topraklarımız üzerinde fanatik bazı unsurlar ve etnik temelli örgütler tarafından topraklarımız gasp ediliyor. Şayet bu duruma müdahale edilmez ise geri dönecek evlerimiz ve üzerinde yaşayabileceğimiz vatandan mahrum olma tehlikesi ile karşı karşıyayız" dedi. Tel Abyad bölgesi konusunda konuşan Dede, "Türkmen toprağı üzerinde inşa edilen Suriye Kürdistan'ı projesi yüzde 70 oranında sonlandırıldı ve duyarsız kalınması halinde bu topraklarda Türkmen varlığından söz edilemeyecek" dedi. Dede 'Kendi bölgemizi kurumak için biz de kendi ordumuzu kuruyoruz. Halep'in Kuzeyinde ve Cerablus bölgesinde ordunun merkezi olacak. Bu ordu sadece kendinizi savunmak için. Kürtlerle aramızda bir sorun yok.Ama onlar Telabayd'ta Türkmen köylerini saldırmışlar. Onları göçe zorladılar. Bizim kurucağız ordu kendi kendimizi koruyan bir ordu olacak" diye konuştu.
Star

POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yeni hükümeti kurma görevini vermek için beklediği Meclis Başkanlık Divanı dün oluştu. Genel Kurul'da kabul edilen listeye göre Başkanlık Divanı, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başkanvekilleri Naci Bostancı, Koray Aydın, Şafak Pavey ve Yurdusev Özsökmenler; İdare Amirleri Tufan Köse, Sırrı Süreyya Önder, Seyfettin Yılmaz, Salim Uslu ve Ahmet Gündoğdu; Katip Üyeler Emre Köprülü, Gülizar Biçer Karaca, Emin Çınar, Erol Dora, Bülent Turan, Sema Kırcı, Fehmi Küpçü ve Mücahit Durmuşoğlu'ndan oluştu. Böylece, yeni hükümetin kurulması için gereken 45 günlük süreye ilişkin de geri sayım başladı. Bu takvime göre, hükümet kurma turları 24 Ağustos'a kadar sonuçsuz kalırsa, Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre Cumhurbaşkanı'nın 90 günde ülkeyi seçime götürme olanağı doğacak. Anayasada bu ifade, "Seçimlerin yenilenmesine karar verebilir" diye olduğu için Cumhurbaşkanı isterse, partiler arasında hükümet kurma görüşmelerinin devam etmesi durumunda, seçim kararını bu görüşmelerin bitmesine kadar uzatabiliyor. Meclis'te bu gelişmeler yaşanırken Erdoğan da haftalık olağan görüşme çerçevesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ayrı ayrı görüştü. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesi saat 17.35'de başladı ve 1 saat 10 dakika südü. Hükümeti kurma görevini alan Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan ayrıldı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Cumhurbaşkanımız 63. hükümeti kurma görevini Sayın Ahmet Davutoğlu'na vermiştir. Hayırlı olsun" mesajını Twitter'dan paylaştı. Davutoğlu hükümeti kuramazsa, Erdoğan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da görev vereceğini ancak MHP ve HDP liderlerine görev vermeyi düşünmediğini açıklamıştı. Davutoğlu, iki-üç haftalık bir süre kullanırsa Kılıçdaroğlu'nun da teamüle göre buna yakın bir süre kullanması sözkonusu olabilecek
Hürriyet
12 Eylül Kapandı
ESKİ Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya, birlikte 12 Eylül darbesine imza attıkları Kenan Evren'den iki ay sonra, 90 yaşında öldü. Bir süredir Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde tedavi gören Şahinkaya, organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Tahsin Şahinkaya'nın cenazesi, yarın Selimiye Camisi'nde öğle nama zını müteakip kılınacak cenaze namazının arardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Kenan Evren ile 12 Eylül davası kapsamında yargılanan Şahinkaya'nın, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 18 Haziran 2014'te verilen kararla, 21 Aralık 1979'da 'dönemin başbakanına verdikleri muhtırayla anayasayı ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs', 12 Eylül 1980'de de 'cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men' suçunu işledikleri gerekçesiyle 'ağırlaştırılmış müebbet'e çarptırıldı. Ancak daha sonra sanıklar hakkında, zincirleme suç maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğini belirten mahkeme heyeti, takdiri indirimle bu cezayı 'müebbet hapse' çevirdi. 12 Eylül darbe davasının hayatta kalan son sanığı Şahinkaya'ydı. Şahinkaya'nın da ölümüyle, Yargıtay aşamasındaki davanın düşeceği belirtildi. 12 Eylül darbesini gerçekleştiren 5 generalden eski Genelkurmay Başkanı Kenan Evren 9 Mayıs 2015'te, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer 29 Mayıs 2011'de, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin 3 Ekim 2005'te, Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun ise 17 Temmuz 1998'de ölmüştü.
Hürriyet
Çekik Gözlü Galeyanı!
Doğu Türkistan olarak bilinen Çin'in Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Müslüman Türklere çeşitli işkence ve baskı uygulandığı yönündeki iddialar sosyal medyada hızla yaygınlaştı. Kaynağı belli olmayan fotoğraflarla da desteklenen iddialar paylaşıldıkça, Çin'e tepki yağmaya başladı. Sosyal medyadaki öfke, çok geçmeden sokağa yansıdı. İlk olarak İstanbul'daki Çin lokantaları hedef oldu. Kontrolden çıkan bazı gruplar lokantalara taş ve sopalarla saldırdı. Üstelik saldırılan restoranlardan birinin sahibi Türk vatandaşı, aşçısı ise Uygur Türkü çıktı. Geçen hafta da Topkapı Sarayı'nda Güney Koreli turistler, öfkeli bir grup öfkeli tarafından Çinli sanılarak saldırıya uğradı. Önceki gece de Doğu Türkistan Maarif Derneği üyesi 200 kişilik bir grup, Tayland'da bekletilen 200 Doğu Türkistanlının Çin'e iade edileceği gerekçesiyle, İstanbul Zincirlikuyu'daki Tayland Krallığı Başkonsolosluğu binasına saldırdı. Fahri Konsolosluk binasının kapısını ve camlarını kırarak içeriye giren eylemciler, içerideki klasör ve evrakları sokağa döktü. Dün de başkentte Doğu Türkistan'da yaşanan olayları protesto etmek amacı ile Tayland Büyükelçiliği önünde toplanan eylemci grubun önünden geçmeye çalışan çekik gözlü bir kadın turist, eylemci bir grup tarafından saçı çekilerek tartaklandı. Emniyet güçlerinin olaya müdahale edip büyük korku yaşayan kadını bariyerin arkasına almasıyla eylemciler sakinleştirildi
Vatan
15 Temmuz'da İlk Tur Bitecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet kurma görevini dün Başbakan Ahmet Davutoğlu'na verdi. Görevi almadan önce yapılan AK Parti'nin TBMM grubu toplantısında, koalisyon süreciyle ilgili bilgi verdi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız görevlendirmesini beklemeden hazır olmak için koalisyon görüşmeleri için komisyonlar kurduk. Hiç kimseye önyargılı bakmadan, seçim beyannamelerinde ne demişler diye titiz bir çalışma yürüttük, raporlarını da aldım. Diğer partiler vekillerinin sözlerine karşılık vermekle meşgul. Maalesef diğer partiler statik bir pozisyon belirlediler, kendilerini mahkum ettiler şimdi kıvranıyorlar." "Her konuyu tartışmaya açığız ama cumhurbaşkanlığı makamını konuşturmayız, tartıştırmayız. Hiç kimse cumhurbaşkanlığı için 'Fanus'a girecek' gibi bir ifade kullanamaz. Cumhurbaşkanlığı makamını tartışma konusu yapmaktan vazgeçin, size de millete de faydası yok." "('Erdoğan zaman kazanıyor' iddilarına yanıt olarak) Bunu iddia edenler sistemi bilmeyenlerdir, anayasayı bilmeyenlerdir. Başkanlık divanın gecikmesini sorumlusu Cumhurbaşkanı değildir. AK Parti değildir. CHP , HDP arasındaki anlaşmazlıktır. Önümüzdeki hafta ilk tur görüşmelerini yapmayı planlıyorum. Gelecek hafta partileri ziyaret edeceğim. Kamuoyundan hiçbir şey gizlemeyeceğiz, şeffaf görüşeceğiz. Detaylı şekilde konuşup sağlıklı bir hükümet ortaklığı için çalışacağız. Parti liderlerine seslenmek istiyorum. Gelin hep birlikte saygı dili kullanalım. Yapıcı bir yaklaşımda bulunalım. Yolları kapamak yerine açalım. Baştan önyargılı olmayan, karşı tarafı mahkum etmeyen bir yaklaşım Biz böyle bir yaklaşım için hazırlandık, dosyalarımız hazır." "Ben hamle yapayım diyerek yapılan bir görüşme, yaklaşım içine girilirse sonuç alınamaz. Birileri yukarıdan akıl vermeye kalkar, şöyle yapın böyle yapın bir dille gelirse haddini bil derse, halkımıza gideriz. Yumrukla siyaset yapılmaz, yumrukları çözelim tokalaşmaya hazır olalım. Ya Türkiye çok sağlıklı bir hükümete gidecek ya da milli iradeye gideceğiz." Başbakan Davutoğlu, akşama doğru Beştepe'ye giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan görev aldı. Başbakanlık kaynakları, CHP, MHP ve HDP'yi kapsayan koalisyon görüşmelerinin ilk turunun 15 Temmuz gününe kadar bitirilmesinin planlandığını belirtti.
Vatan

SPOR

Avrupa Basketbolu'nun kulüpler düzeyindeki en önemli organizasyonu olan Turkish Airlines Euroleague'de mücadele edecek 4 Türk ekibinin rakipleri dün Barcelona'da düzenlenen kura çekimi ile belirlendi. Geçtiğimiz sezon Final- Four'da mücadele ederek Türk Basketbolu'nun uzun süren hasretini dindiren Fenerbahçe Ülker, A Grubu'nda, son şampiyon Real Madrid ile Eurocup'ta mutlu sona ulaşan Khimki'in yanısıra Kızılyıldız, Bayern Münih ve Strasbourg ekipleriyle eşleşti. 3. torbadan Avrupa'nın en yüksek bütçeli ekiplerinden birisi olan Khimki'nin gelişi, Bayern Münih gibi önemli yatırım yapan kulübün 5. torbadan gelişi, sarı-lacivertli ekibin grubunu zorlaştıran detaylardı. Kupaya geçtiğimiz sezon çeyrek finalde veda eden Anadolu Efes ise B Grubu'nda yer aldı. Genç oyuncuların büyük tecrübe kazandığı ve kadrosuna önemli takviyeler yaparak hedefleri büyüttüğü sezonda temsilcimizin grubunda Final-Four'un gediklilerinden Olimpiakos en zorlu rakip olarak gözükürken, Laboral Kutxa, Armani, Cedevita ve Limoges da bu grupta bulundu. Türkiye Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak büyük bir başarı yakalayan ve tarihinde ilk kez THY Euroleague'de mücadele etme hakkı kazanan Pınar Karşıyaka C Grubu'na düştü. Temsilcimizin ilk 3 torbada güçlü ekipler Barcelona, Panathinaikos ve Lokomotiv Kuban ile eşleşse de, 4. ve 6. torbadan gelen takımlar Zalgiris Kaunas ile Stelmet olduğu için umutlandı. Darüşşafaka Doğuş ise en zor kurayı çeken ekip oldu. Daçka, yıllardır Final Four oynasa da, kupaya hasret kalan ve bütçe olarak Avrupa'nın 1 numarası olan CSKA Moskova, iki yıl önce zirveye çıkan Maccabi Tel Aviv, İspanyollar'ın güçlü ekibi Unicaja Malaga, Almanya şampiyonu Brose Baskets Bamberg ve İtalya birincisi Sassari ile aynı grupta yer aldı.
Milliyet

Beşiktaş'ın Kanadalı yıldızı Atiba Hutchinson, "forma aslanın ağzında" mesajını verdi. Atiba, "Kamp döneminin başlangıç aşamasındayız. Şimdiye kadar işler yolunda gitti. Yeni teknik direktörümüzden çok şey öğreniyoruz. Onun bize anlattığı bir çok şey var. Teknik direktörümüzün anlattıklarını kavramak için elimizden geleni yapıyoruz. Antrenmanlar keyifli geçiyor. Gerçekten heyecanlıyız" dedi. Kartal'ın dinamosu, "Yeni teknik direktörle çalışmak her zaman iyidir. Kariyerim boyunca ne yaptıysam aynısını yapmaya devam edeceğim. İnanıyorum ki tüm oyuncular yeni teknik direktöre kendini kanıtlamaya çalışacak ve herkes kendisine takımda bir yer bulmak isteyecek. Formayı kapmak gerçekten zor olacak" şeklinde konuştu. Geçen sezon devamlılık sıkıntısı yaşadıklarını belirten Atiba, şunları söyledi: "Statla ilgili bir çok şey duydum. Sabırsızlıkla stadımızın tamamlamansını bekliyorum. Çünkü stadımızda oynadığımızda bunun bizlere takıma çok büyük etkisi olacak, performansımıza olumlu yönde yansıyacak.. Kulüp bir çok transferde çok iyi hamleler yapıyor."
Star

Spor Toto Süper Lig Hasan Doğan Sezonu fikstürü dün Riva'da çekildi. 14 Ağustos'ta start alacak 2015-2016 sezonun ilk haftasında son şampiyon Galatasaray, Sivasspor'a konuk olacak. Fenerbahçe kendi seyircisi önünde Eskişehirspor'u ağırlayacak. Beşiktaş, Mersin İdman Yurdu deplasmanında sezonu açarken; Trabzonspor ise Hüseyin Avni Aker'de Bursaspor'u konuk edecek. Yeni sezonda tribün kapama cezası TFF tarafından uygulanmayacak. Nani'li Fenerbahçe ve Podolski'li Galatasaray'ın ilk kapışması ise Süper Lig'in 9. haftasında Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynanacak. Sezonun ilk önemli karşılaşması ise 2. haftada Beşiktaş ile Trabzonspor arasında İstanbul'da yapılacak. 6. hafta evinde Fenerbahçe'yi konuk edecek olan Kartal, 15. haftada ise son şampiyon Galatasaray'ı ağırlayacak. Beşiktaş, ilk derbilerde ev sahipliği yapacak. 27 Aralık'ta sona erecek olan sezonun ilk devresinde son şampiyon Galatasaray derbi müsabakalarını deplasmanda oynayacak. Trabzonspor da 5. hafta Galatasaray'ı kendi evinde ağırlayacak; Beşiktaş ve Fenerbahçe maçlarını deplasmanda oynayacak. Ligde ikinci devre 16 Ocak'ta g2016'da başlayacak ve sezon 22 Mayıs'ta tamamlanacak. Süper Lig'in yeni ekiplerinden Eto'o'lu Antalya siftahı Medipol Başakşehir'le İstanbul deplasmanında yapacak.
Star

G.SARAY Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, transfer konusunda yapılan eleştirilere yanıt verdi. "Sabri'ye verilen ücret ve Jem Paul Karacan transfer nedeniyle tenkit ediliyoruz" diyen genç çalıştırıcı, "Bir takım 11 tane Sneijder'den kurulmaz. 28 üst düzey oyuncu alıp burada ne yapacağız? Hangisini oynatacağız? Takım olmaya çalışıyoruz" dedi. JEM transferi için "Ben onu gördüğüm için istedim. Şanssız bir sakatlık geçirdi. Sonra iyileşti ve oynadı. Mukavelesinin bitmiş olması da cazip geldi. Orta sahanın her bölgesinde oynayabilen bir futbolcu" diyen Hamzaoğlu, kulübü düşünmek zorunda olduklarını belirtip "Aslında Sabri ile anlaşmayıp Maxi Pereira ile 2 katına anlaşsak daha iyi olurdu. İnsanlar bunu istiyor herhalde. Verelim 5 milyon Euro, getirelim o zaman. Böyle davranıldığı için şimdi hareket edemiyoruz. HİÇ borcumuz olmasaydı, 9 milyon Euro verip Mario Gomez'i gururla getirseydik buraya. Kendi oyuncularımıza da daha fazla para verip onları mutlu etseydik. Mecburuz, biz bu kulübü düşünmek zorundayız. Yoksa yönetime 'İstiyorum ben bunu, alın' derim. Almazlarsa 'Almadılar, ben ne yapayım?" derim. Bu mu doğru davranış?" açıklamasını yaptı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme