13 Temmuz 2015 Pazartesi

13.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Önleyici Dinleme İle Dövmüşler
Polis Başmüfettişi Zeki Acar'ın hazırladığı disiplin soruşturması raporunda üniversite öğrencisi Tevfik Caner Ertay'ın cep telefonunun önleyici dinleme kapsamında takip edildiği ve saklandığı yerin de böyle bulunduğu ifade edildi. Kanıt olarak eski İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık'ın ifadesi gösterildi. Arık, ifadesinde, "Ertay'ın iletişim aracına önleme amaçlı iletişime müdahalenin yapıldığını, yer tespitiyle ilgili bilgilerin yardımcısı Ahmet Bilici tarafından ilgili birimlere bildirilmiş olduğunu" söyledi. Polis Mevlüt Saldoğan da Terörle Mücadele Şubesi'nden (TEM) Komiser Yardımcısı Murat Umutlu'yu kastederek "Arkadaşlar Tevfik Caner otoparkın içinde saklanıyormuş, onu bulup gözaltı yapacağız, talimat bu şekilde" dediğini anlattı. Raporda Ertay'ın çevik kuvvetin müdahalesine ve darbına maruz kaldığı, eski otoparka sığındığı, polisin çekilmesini beklediği anlatıldı. Yarım saat sonra binaya TEM polisleri Adem Arslan, Ahmet Kızıl ve İzzet Erkan'ın gelip Ertay'ı yakaladığı ve 'darp ederek' eski otoparkın avlusuna indirdikleri belirtildi. Avluda Murat Umutlu ile polisler Mevlüt Saldoğan, Ömer Faruk Albayrak, Emre Koç, Mehmet Nuri Eliaçık ve Adil Çavdar'ın beklediği kaydedilerek, "Bu noktada üçüncü darp olayının yaşadığı iddiasının mevcut olduğu" ifade edildi. Gözaltı aracıyla hastaneye götürülen Ertay'ın iddiaya bakılırsa Saldoğan, Albayrak ve Koç tarafından hakaret ve tehdide uğradığı anlatıldı. Son olarak aracın AKP il binasının önünde durdurulduğu, eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün ile şube müdürleri Mustafa Arık, Ayhan Karayel ve Halil Kısalar'ın burada beklediği ve dördüncü darbın bu anda gerçekleştiğinin iddia edildiği vurgulandı. Raporda, "Darp eyleminin de vatandaşın canını koruma görevini yasalarla üstlenmiş olan görevliler tarafından hiçbir mukavemet yaşanmaksızın yakalandıktan sonra ve tekerrür halinde gerçekleştirildiği ve sorumlu amirlerin de bilgisinin bulunduğu öğrenilmiştir" denildi. Arslan, Erkan ve Kızıl'a 'Emniyet binalarına getirilenleri dövmek'ten 12 ay süreli, 4 polis hakkında 'amirlerden bilgi saklamak'tan 4 ay kısa süreli, Aygün, Karayel ve Umutlu hakkında ise 'Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'tan 16 ay süreli kıdem durdurma cezası talep edildi. Rapor, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na da gönderildi.
Hürriyet


Vali Bana Çapulcu Diyemez
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Samistal Yaylası'nda iş makinesinin önüne atlayan, askerlere karşı direnerek Yeşil Yol Projesi'ne karşı duruşun simgesi haline gelen 'Havva Ana' lakaplı 4 çocuk annesi 63 yaşındaki Rabiye Bekar, yaşadıklarını anlattı. Dedelerinin, 'yaylaların birleştirilmemesi' vasiyeti olduğunu dile getiren ve bu yolda mücadeleyi durmaksızın sürdüreceğini kaydeden Rabiye Bekar şunları söyledi: "Eskiden katırlarla yaylaya çıkar yaşardık. Sonradan turistler yaylalara gelmeye başladı. Büyüklerimiz, 'Her türlü olay olabilir' diyerek yaylaların birbirine kavuşmasını istemedi. Torunlarımız da yaylanın taşını toprağını gezecek, çiçeğini koklayacak. Ama yaylalar birbirine bağlanırsa torunlarımızın işi biter. Dedelerimizin sözleri kulaklarımda çınlıyor. O nedenle isyanlardayım." Rize Valisi Ersin Yazıcı'nın kendileri için 'çapulcu' benzetmesi yapmasına çok üzüldüğünü kaydeden Rabiye Bekar, şöyle tepki gösterdi: "Bizler için, '3-5 çapulcu bu yolu durduramaz' ifadelerini kullanmış, 'Bu yolu yapacağız' demiş. Bunu bana anlatacak. Bu halkı nasıl çapulcu yapabilir? Taşına toprağına kurban olanı, çapulcu yapamaz. Vali kim? Sen benim sayemde o koltukta oturmuşsun. Sen bana nasıl çapulcu dersin? Bana nasıl çapulcu olduğumun cevabını verecek. Biz olmazsak devlet olamaz. Bizi çileden çıkartmasınlar. Ben o gün kimseyi de dinlemezdim, o iş makinesini yakardım. Ama böyle insanlar değiliz. Vali bey bizi bilememiş. Çapulcu lafının hesabını bana nasıl verecek merak ediyorum."
Hürriyet

EKONOMİ

Gram Altın 99, 7501-99, 8607                             
ABD Doları 2, 6670-2, 6692/ Euro 2, 9725-2, 9779/İngiliz Sterlini 4, 1379-4, 1479                  

Vergide En Riskli İl Hakkâri
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Vergi Denetim Kurulu (VDK) bünyesindeki Risk Analiz Merkezince geliştirilen yeni program sayesinde riskli mükellef ve illerin tespit edileceğini bildirdi. Şimşek, "Artık, son 5 yıl içinde ikiden fazla zarar beyan eden veya vergi cenneti ülkelerle yüksek miktarlı işlem yapanlar yüksek risk grubunda değerlendirilecek" dedi. VDK, vergide kayıp kaçağın ve kayıtdışılığın önüne geçmek için önemli bir adım atarak, Türkiye'nin risk haritasını çıkarma çalışmalarına başladı. Geliştirilen yeni yazılım ile her mükellefin, her sektörün ve her ilin risk puanlaması yapılacak. Kurul, denetimlerini bu risk puanına göre yoğunlaştıracak. Bu sayede kayıp kaçağın büyük oranda azaltılması hedefleniyor. Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Şimşek, VDK'nın vergi denetiminde etkinliği ve verimliliği arttırmak, kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmek için denetim süreçlerinin elektronik ortamda gerçekleştirdiğini ifade etti. Kurulun, söz konusu çalışmaları kapsamında yeni bir uygulamaya daha geçmeye hazırlandığını aktaran Şimşek, "VDK bünyesinde kurulan Risk Analiz Merkezi tarafından geliştirilen yeni program sayesinde mükelleflerin risk profilleri ve Türkiye geneli risk haritası hazırlanabilecek" diye konuştu. Şimşek, VDK'nın bu amaçla kullandığı veriler arasında her türlü dış kaynaktan elde edilen bilgiler, Gelir İdaresi Başkanlığı, SGK, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, gümrük idareleri, bankalar ve finans kuruluşları gibi kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarından alınan veriler ile çeşitli istatistiksel yöntemlerin bulunduğunu bildirdi. Yapılan değerlendirme çalışmaları neticesinde, tüm illerin risk puanının çıkarıldığını açıklayan Şimşek, vergisel açıdan en riskli illerin Hakkâri, Kocaeli, Siirt, Diyarbakır ve İstanbul, riski en düşük olan illerin ise Ardahan, Bayburt, Muğla, Aydın ve Edirne olduğunu bildirdi. Yeni programın, elde edilen verileri vergi kayıp ve kaçağına yol açtığı düşünülen 500'den fazla risk senaryosu ile test ederek tespit yaptığını anlatan Şimşek, süreci ise şöyle özetledi: "Örneğin; şirket ortakları ile yoğun ekonomik ilişkide bulunmak, son 5 yıl içinde ikiden fazla zarar beyan etmek, 36 ay boyunca sürekli olarak devreden KDV beyan etmek, vergi cenneti olan ülkelerden yüksek alım/satımı olmak gibi hususlar yüksek riskli unsurlar olarak değerlendiriliyor. Söz konusu senaryolar tüm mükellefler için ayrı ayrı uygulanırken, her bir mükellef her bir senaryo itibari ile belli ağırlığa sahip risk puanı alıyor."
Hürriyet

20 Bin Kişi Bayramda Yurtdışına Çıkacak
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, bu yıl Ramazan Bayramı'nda seyahat acenteleri kanalıyla yurtdışına tatile çıkacak kişi sayısının 20 bin civarında olacağının tahmin edildiğini söyledi. AA muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Ulusoy, bayram döneminin cuma, cumartesi ve pazar günlerine denk gelmesi nedeniyle talebin düşük seyrettiğini, ancak yıllık iznini bayram ile birleştiren tatilcilerden kaynaklanan bir hareketlilik beklediklerini kaydetti. Ulusoy, bu yıl Ramazan Bayramı'nda seyahat acentelere kanalıyla yurtdışında tatile çıkacak olan kişi sayısının 20 bin civarında olacağının tahmin edildiğini dile getirdi. Türk turistlerin bu bayram tatilinde 200 ile 250 milyon lira civarında para harcaması gerçekleştireceği kanısında olduklarını aktaran Ulusoy, yurtdışı turlarda kişi başı ortalama 190 Eurodan başlayıp 4 bin 900 Euro'ya kadar farklı fiyat aralığında tur seçeneklerinin bulunduğunu, yerli turistin ise bayramda ortalama harcamasının bin lira civarında olacağının tahmin edildiğini ifade etti. Prontotour Pazarlama Müdürü Sarp Özkar ise ramazanın yaz dönemine denk gelmesi nedeniyle son bir kaç yıldır Ramazan Bayramları'nın normal yaz tatilleri kapsamında değerlendirilmeye başlandığını söyledi. Seyahat severlerin yurtdışına çıkacakları zaman ilk tercihlerinin genellikle İtalya olduğunu aktaran Özkar, ancak son yıllarda İtalya'nın tahtını zorlayan Orta Avrupa turları sattıklarını kaydetti. Budapeşte- Viyana ve Prag'ı içeren, 1 haftada 3 ülkenin bir arada ziyaret edilebildiği tur paketinin en çok satanlar arasında ikinci sırada olduğu bilgisini veren Özkar, bu yıl İspanya tur paketleri için önemli bir satış patlaması yaşandığını, İspanya'nın bu sıçrama ile Balkanlar'ı yerinden indirdiğini ve üçüncü sıraya oturduğunu dile getirdi. Yine aynı sıçramanın Benelüks ülkelerinde de yaşandığını, aynı seyahatte 5 ülke görülebilen Benelüks tur paketlerinin en çok satan dördüncü turlar olduğunu bildiren Özkar, "Hırvatistan'ın vize talep etmeye başlaması dolayısıyla Balkanlar'daki talep bir miktar azaldı. Komşumuz Yunanistan ve gemi turları da son yıllarda olduğu gibi bu yıl da yükselen bir ivme ile altıncı sırada yer alıyorlar" şeklinde konuştu.de 30'lara varan fiyat avantajı ile satılıyor" Özkar, geçmiş yıllara göre bazı tur paketlerinin yüzde 30'lara varan fiyat avantajı ile satıldığını söyledi. 1 haftalık İtalya-Orta Avrupa-İspanya seyahatlerinin 299 Euro ile 599 Euro arasında değiştiğini, Avrupa'da deniz tatili düşleyenlere Rodos, Sicilya, Amalfi sahilleri, Malta ve Halkidiki'nin ise 139 ile 499 Euro arasında satıldığı bilgisini veren Özkar, sıra dışı yurtdışı tur seyahatlerinden İzlanda'nın 2 bin 999 Euro, Tanzanya-Zanzibar turunun ise 3 bin 499 Euro'ya alıcı bulduğunu kaydetti.
Hürriyet

Euro'yu Bozdu Güveni Harcadı
Avrupa Birliği'nin (AB) Yunanistan'a ne sabrı, ne de güveni kaldı. Son 5 yılda toplam 240 milyar euro'luk 2 kurtarma paketine karşın ekonomisini düzlüğe çıkaramayan Yunanistan 3 yıllık üçüncü bir kurtarma paketi için AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası'ndan oluşan alacaklılardan 80 milyar euro'ya yakın bir para daha talep ediyor. Atina'nın bunun karşılığında taahhüt ettiği emeklilik reformu, vergileri artırma ve yeni özelleştirmeler dahil bir dizi kemer sıkma önlemini içeren reform paketi ise gecikmiş ve yetersiz bir adım olarak değerlendiriliyor. Önceki gün Euro Bölgesi maliye bakanları yeni bir kurtarma paketi için başvuran Yunanistan'ın reform taahhütlerini yetersiz buldu. 9 saatlik toplantı sonuçsuz kalırken dün görüşmelere devam edildi. Maliye bakanları borç silinmesi dışında Yunanistan'ın ödemelerini kolaylaştıracak önlemleri tartıştı. Hararetli geçen tartışmada bir an Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schauble'nin Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'ye "Ben aptal değilim" diye bağırdığı iddia edildi. Euro Grubu Başkanı Jeroen Dijsselbloem, "Yunanistan'ın teklifini derinlemesine konuştuk. Kredibilite ve güven meselelerini tartıştık. Hâlâ çok zor fakat çalışmalar hâlâ ilerliyor" dedi. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, dün 28 AB üyesi ülkenin liderlerinin katılımıyla düzenlenecek zirveyi iptal etti. 28 üyenin bir araya gelecek olması, piyasalara Yunanistan'ın euro'dan çıkışının oylanabileceğini düşündürüyordu. Ancak dün geniş katılımlı zirve yerine Euro Bölgesi'ne üye 19 ülke lideri toplandı. Yunan Başbakanı Aleksis Çipras, Brüksel'deki toplantı öncesi, "Buraya uzlaşmak için geldim. Bunu, Avrupa'yı bölünmüş değil birlik olarak görmek isteyenlere borçluyuz. Eğer bütün taraflar uzlaşırsa bir anlaşmaya varırız" dedi. Toplantı öncesi Almanya Başbakanı Merkel, ise "Tedavüldeki en önemli değer kaybedildi, o da güven. Bu yüzden sert tartışmalar yaşanıyor. 'Ne pahasına olursa olsun' bir anlaşma yapılmayacak" açıklamasını yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Yunanistan'ın euro'dan çıkmasının Avrupa'nın bütünlüğünü tehdit edeceğini söyledi. Çipras'ın reformları Meclis'ten geçirip AB'yi ikna etmek için yaklaşık 72 saati var.
Milliyet

Yerli Tablet Harekatı
Cep telefonunda yeniden gündeme gelen yerli üretim tartışması tablete de taşınıyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin yerli tabletle ilgili çalışmalar yaptığını da öğrendik. Bu çalışmaların ilk etapta Fatih Projesi'nde 2016, 2017 ve 2018 yıllarında alımı yapılacak 10 milyon 600 adetlik dördüncü ihalede uygulamaya konulması bekleniyor. Zeybekci, Türkiye'deki 13 sanayi odasından yazılı olarak bilgi talebinde bulundu. Bakanlık, yazılı bir bildiriyle tablet ve bileşenleriyle ilgili yatırım ve üretim yapan firmalar hakkında sanayi odalarından bilgi topluyor. 13 odadan üyeleri arasında tabletlerin konfigürasyonları, bileşenleriyle ilgili yatırım yapan olup olmadığı, yeni yatırım planları ve yatırım yapılacaksa hangi yıl tamamlanmasının planlandığı gibi konularda bilgi talep etti. Yazılı talep sanayi ve teknoloji üretiminin yoğun olduğu ve il ve ilçelerdeki odalara gönderildi. Bunlar arasında İstanbul Sanayi Odası, Ankara Sanayi Odası, Adana Sanayi Odası, Çerkezköy Sanayi Odası gibi odalar bulunuyor. Odalara gönderilen dört sayfalık belgede şu talep yer aldı: "Eğitimde Fatih Projesi kapsamında öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından eğitim öğretime destek olarak kullanılması amacıyla 10 milyon 600 bin adet tablet bilgisayar seti alımı planlanmaktadır. Sözkonusu tablet bilgisayar setlerinin ekli formda belirtilen parçalarının hangilerinin 4 yıl sürecinde ülkemizde yerli üretilebileceği bilgilerine ivedi olarak ihtiyaç duyulmaktadır."
Milliyet

Rekor Garanti
Türk otomotiv sektörü tarihi yıllarından birini yaşıyor. Otomotiv, üretim, ihracat ve satış olmak üzere 3 kulvarda rekora koşuyor. İlk 6 ayda ortaya çıkan tabloyla, otomotiv daha şimdiden rekorları garantiledi. Üretim 6 ayda yüzde 18 artışla 668 bine, ihracat yüzde 8 büyüyerek 486 bine ve satışlar yüzde 49 artarak 455 bine ulaştı. Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Kudret Önen, 6 aylık verilerin rekorun habercisi olduğunu belirterek, "Nazar değmesin diyoruz. Rekorlarla dolu bir yıl olma ihtimali çok yüksek. Geçen yıl gerçekleştirilen 4.5 milyar dolarlık yatırımların meyvesini topluyoruz" dedi. Önen, 2015 yılı hedeflerini şöyle aktardı: "Bu tempo sürerse 2011'deki 1 milyon 190 binlik üretim ve 2008'deki 910 bin adetlik ihracat rakamları geçilecek. Üretim 1 milyon 225 bin adede, ihracat da 925 bine ulaşacak. Türkiye 2015'te 1 milyonluk satışı görmeyi hak etti. En kötü ihtimalle bu hedefler yakalanacak. Olumlu rüzgarla daha yüksek rakamlar elde edebiliriz."
Vatan

Siesta'ya Son, Pazar Da Çalışacaklar
Avrupa, Yunanistan krizinin çözüleceğine dair tam umutlanırken, Brüksel'den gelen haber yine moralleri bozdu. Uluslararası Para Fonu (IMF), Euro Bölgesi ve Avrupa Merkez Bankası'nın oluşturduğu kreditörler, Yunanistan'ın iflastan kurtulmak için özelleştirmeden emeklilik yaşının yükseltilmesine, vergi oranlarının arttırılmasından savunma harcamalarında tasarrufa kadar birçok kemer sıkma reformunu içeren paketini beğenmedi. Euro Bölgesi Maliye Bakanları 3 yıllık yeni bir kurtarma paketi için başvuran Yunanistan'ın reform taahhütlerini yetersiz buldu. Maliye bakanlarının Brüksel'de 8 saatlik toplantısı sonuçsuz kaldı. Eurogrup maliye bakanları Yunanistan'dan daha sert önlemler almasını istedi. İşte Avrupa'nın masaya koyduğu şok maddeler: KDV hemen yükseltilecek. 2018 yılına kadar faiz dışı fazla hedefi GSYH'nin yüzde 3.5'i olacak. Emekli aylıklarında sert reformlar yapılacak. Pazar günleri çalışma, reçetesiz ilaç uygulaması, temel gıdaların üretimi dahil olmak üzere piyasanın reformu gerçekleştirilecek. Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan'ın güven vermediğini belirterek Başbakan Alexis Tsipras'a yeni kemer sıkma önlemlerini parlamentodan geçirmesi ve 'euro'da kalma şansını canlı tutması için 3 gün süre verdi. Euro Bölgesi, en az 74 milyar euroluk yardım paketinin detaylarını meclis onayından sonra görüşecek. Yaşanan bu gelişmeler üzerine Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, dün 28 AB üyesi ülkenin liderlerinin katılımıyla düzenlenlenmesi planlanan zirveyi iptal etti.
Vatan

DÜNYA

'Hacker' Rum Gizli Servis Şefini Götürdü
Kıbrıs Rum yönetimi istihbarat örgütü KİP'in başkanı Andreas Pentaras, aralarında Türk emniyetinin de bulunduğu çok sayıda ülkenin güvenlik örgütlerine sipariş üzerine hacker'lik hizmeti sunan İtalyan Hacker Team şirketinin müşterileri arasında yer aldığı gerekçesiyle istifa etti. Rum lider Nikos Anastasiadis, "Türk istilasının ortaya çıkardığı (KKTC) asimetrik tehlikeye karşı mücadele ediyorum" diye kendini savunan Pentaras'ın istifasını kabul etti. Uluslararası boyuttaki skandal, adı her ne kadar güvenlik firması olsa da devletlere ısmarlama bilgisayar korsanlığı ve sanal saldırı hizmeti veren İtalyan Hacker Team (HT) şirketinin geçen hafta bizzat kendisinin hack'lenmesiyle patladı. İtalyan şirketten sızdırılan 400 megabaytlık, yazışma, ses kaydı ve müşteri ödemeleri belgelerinde, emniyet ve istihbarat servisleri gibi uluslararası müşterilerinden bazıları deşifre oldu. Şirketin hizmet verdiği kurumlar arasında Türk emniyeti ve Kıbrıs Rum istihbaratı da bulunuyordu. Rum kesimindeki skandal, Sigma televizyonunun, istihbaratın İtalyan hacker şirketine, 1 Aralık 2014 tarihli fatura ile cep telefonlarının her türlü haberleşme verilerinin kopyalanmasına olanak veren casus programlara 35 bin Euro ödediğini gösteren banka dekontunu yayınlamasıyla tırmandı. Ardından İtalyan şirkete 'Da Vinci' adı verilen korsan yazılıma en az 325 bin Euro ödendiği belirlendi. Rum istihbarat şefi, önceki gün yazılı bir açıklama yaparak, teknik takip için ne tür faaliyetlerde bulundukları konusunda bilgi vermeyeceğini ancak 'Türk işgali' sonucu oluşan durum ve uluslararası terörizmle mücadele amacıyla anayasanın verdiği yetkiyle faaliyet gösterdiklerini duyurdu. Rum istihbaratı takiplerinin hukuki olduğunu savunması geçerli kabul edilmedi. AB üyesi Güney Kıbrıs'ta herhangi bir şekilde veri ve haberleşme takibinin yapılması yasak. 2005 yılında Rum meclisi, bu tür teknik takiplere özel şartlarda izin veren bir yasa taslağı hazırladı. Ancak yasa henüz Rum meclisinde onaylanmadı. İstihbarat şefi Pentaras hafta sonu sessiz bir şekilde Rum lider Nikos Anastasiadis'e istifasını verdi. Rum hükümet sözcüsü de Pentaras'ın istifasının hemen kabul edildiğini kısa bir açıklamayla duyurdu.
Hürriyet

Işid'den Kosova'yı 'Zehirleme' Planı
Kosovalı yetkililer, IŞİD terör örgütünün su şebekelerini zehirlediği şüphesi ile başkent Priştine'de on binlerce kişinin suyunu kesti. Polis olayla ilgili, IŞİD bağlantılı beş kişiyi gözlatına aldı. Kosova'da şebeke suyunun içme suyu olarak da kullanılması nedeniyle planın başarılı olması durumunda bir felaket yaşanacağı aktarılırken, Avrupa'da IŞİD militanlarının olası planları hakkında endişeler arttı. Polis yetkilileri, IŞİD'in su şebekesini zehirleme planının, nüfusu 200 binin üzerinde olan Priştine'nin yarısına hizmet veren Badovac reservuarında üç kişinin "şüpheli davranışlarda bulunurken görülmesi" üzerine ortaya çıktığını aktardı. Priştine su idaresi, cumartesi günü sabahı "güvenlik nedeniyle" suların kesildiğini, test edilmek üzere su örneklerinin alındığını doğruladı. Polis, reservuarda görülen üç kişinin yanı sıra Kosova'da belirtilmeyen bir yerde iki kişinin daha gözaltına alındığını açıkladı. İki şüphelinin geçen yıl Suriye'ye gittikleri şüphesi ile gözaltına alındıkları, ancak daha sonra somut kanıt bulunamaması nedeniyle serbest bırakıldıkları belirtildi. Gözaltındaki beş kişinin terör suçlaması ile yargılanacağı aktarıldı. El Cezire Balkanlar, Kosova Ulusal Sağlık Enstitüsü'nde ilk örnek üzerinde yapılan test sonucunda suda zehirli madde bulunmadığını belirtirken, Enstitü testlerin devam edeceğini açıkladı. Test sonuçlarına göre kente kontrollü şekilde yeniden su verilecek. Priştine yönetimi, geçen haftalarda IŞİD terör örgütünün Kosovalı üyelerinin propaganda videolarında yer alarak su kaynakları dahil bazı hedeflere saldırı düzenlenleme tehdidinde bulunması üzerine alarma geçmişti. Videolardan birinde bir IŞİD militanı destekçilerine "Eğer yapabilirseniz yemeklerine ya da içeceklerine zehir koyun. Onları öldürün, zehirlenerek ölmelerini sağlayın, nerede olursa olsun onları öldürün" diye sesleniyordu. Kosova'da geçen yıl Ağustos ayında Suriye'deki iç savaşa katılmalarını önleme amacıyla 40 kişi tutuklanmıştı. Suriye ve Irak'ta IŞİD örgütü altında 100 ila 200 Kosovalının savaştığı düşünülüyor.
Milliyet

Başlarında Çuvalla Çin'e Götürüldüler
Tayland'ın 16 aydır elinde tuttuğu yaklaşık 1000 Uygur Türkünün, iadelerinin gerçekleştirildiği Çin'e başlarına çuval geçirilmiş halde götürüldükleri ortaya çıktı. Uygur Türklerinin görüntüleri Çin'in devlet televizyonu CCTV'de yayınlandı. Tayland hükümeti 9 Temmuz'da yasa dışı giriş yaptıkları suçlaması ile ülkede tutulan 100 civarındaki Uygur Türkünün yapılan incelemeler sonucunda vatandaşları oldukları belirtenen Çin'e iade edildiğini açıklamıştı. Çin devlet televizyonu CCTV'de dün yayınlanan görüntülerde Uygurların ülkeye iade edildiklerine dair görüntüler yayınlandı. Görüntülerde Uygurların başlarına siyah örtü geçirilmiş halde yanlarında polislerle uçakta bulundukları görülüyor. Çin hükümeti, Tayland tarafından iade edilen Uygurların "IŞİD terör örgütüne katılmak için Ortadoğu'ya gitmek üzere olduklarını" iddia etti. Çin'in resmi haber ajansı Şinhua, Kamu Güvenliği Bakanlığı'na dayandırdığı haberinde, "109 yasadışı göçmenin cihada katılmak üzere Türkiye, Suriye ya da Irak'a gitmekte olduğunu ve içlerinden 13'ünün terör faaliyetlerine katıldığı gerekçesi ile hakkında suçlama yapılmasının ardından Çin'den kaçtığını" yazdı. Türkiye, ABD, Bileşmiş Milletler ve birçok insan hakları örgütü Tayland'ın Uygur Türklerini kaçtıkları Çin'e geri göndermesini kınamıştı. Tayland önceki gün 8 Uyguru daha Türkiye'ye göndermişti.
Milliyet

Nükleer Müzakelerde Umut Var Çözüm Yok
Avusturya'nın başkenti Viyana'da devam eden İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere ile Almanya'dan oluşan 5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakerelerde verilen son takvim bugün doluyor. Müzakeler için Viyana'ya giden Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, "Müzakere maratonunun son aşamasına girdiğimizi umuyorum" dedi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise bazı ciddi sorunların halen çözülemediğini ifade ederek "Umudumu koruyorum" açıklamasında bulundu. İranlı bir üst düzey yetkili ise anlaşamaya ulaşılacağını savunarak, "Dışişleri bakanları tarafından çözülmesi gereken bazı sorunlar var" diye konuştu. ABD ve AB, müzakerelerin devam edebilmesi için İran'a yaptırımları kısmen donduran anlaşma için Cuma dolan süreyi 13 Temmuz'a uzatma kararı almıştı.
Star

Musul İçin 'Son'bahar
Musul İl Meclisi Başkan Yardımcısı Nurettin Kaplan, Musul operasyonunun sonbahara mevsimine ertelendiğini açıkladı. Kaplan, " Musul operasyonu sonbara kaldı. Çünkü merkezi Irak hükümeti her fırsatta Ramadi DAEŞ'ten temizlenmeden 'Musul'a geçiş yok' diyor. Ramadi'nin kurtarılması için yapılması gereken çok şey varken Musul operasyonu yakın zamanda başlamayacaktır. Ramadi operasyonu sonrası ordunun toparlanması ve ciddi bir plan yapması mutlaka zaman alacaktır. Ayrıca Musul operasyonu sanıldığı gibi kolay olmayacaktır" dedi Kaplan, Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'u kurtarmak için ABD'den destek istediklerini dile getirerek, "6 ay önce ABD Kara Kuvvetlerinin Musul operasyonunda aktif rol almalarını istedik. Bu yöndeki talebimizi ABD Bağdat Büyükelçiliğine resmi olarak ilettik. Şu ana kadar yanıt almadık. Amerikalılar, 2003 yılı sonrası Irak'ta kaldıkları için araziyi çok iyi biliyor. Ülkenin coğrafyasını, etnik ve mezheplerini tanıma noktasında iyi bir bilgi ve birikime sahipler. Bugün Musul ve DAEŞ'in kontrolündeki bölgelere hava saldırısı düzenleyen ABD Hava Kuvvetleri yerel istihbarattan ziyade geçmişteki kaynaklarına itimat ediyor. Bu yüzden Amerikan kuvvetlerinin desteğine ihtiyacımız var" değerlendirmesinde bulundu. Irak'ın ikinci büyük kenti Musul 10 Haziran 2014'te terör örgütü DAEŞ'in eline geçmişti.
Star

Blair Hamas'la Arabulucu Oldu
İsrail ile Filistin arasında kalıcı barışın sağlanması için kurulan 'Ortadoğu Dörtlüsü'nün eski üyesi Tony Blair'in Gazze'de geçen yıldan beri rehin tutuldukları düşünülen 2 İsrail vatandaşı için Hamas örgütüyle görüşmelerde bulunduğu iddia edildi. Hamas kaynakları, eski İngiltere Başbakanı Blair'in Eylül 2014'te Gazze tarafına geçtikten sonra kayıplara karışan Etiyopya kökenli Avraham Mangisto ve Bedevi kökenli bir İsrail vatandaşının serbest bırakılmaları için örgütün üst düzey isimleriyle görüşmelerde bulunduğunu söyledi. İddiaya göre Blair geçtiğimiz aylarda Katar'ın başkenti Doha'da 2 kez Hamas lideri Halid Meşal ile bir araya geldi. Hamas kaynakları, Almanya'nın taraflar arasındaki görüşmelere arabuluculuk ettiği iddiasını yalanladı. Bu arada İsrailli bir yetkili de, Mısır yönetiminin, daha önce rehin asker Gilat Şalit için yürütülen müzakerelerde olanın aksine bu kez arabuluculuk rolü üstlenmediğini ifade etti. İsrail, bir yıla yakın süredir kamuoyundan gizli tutulan rehine krizinde Filistin tarafıyla anlaşma yapmaya yanaşmıyor. Güvenlik yetkilileri, kayıp vatandaşlarına karşılık İsrail hapishanelerinden tek bir Filistinli mahkumun bile serbest bırakılmayacağını vurguluyor.
Vatan

POLİTİKA
'Birlikte Olursak Bizi Yıkamazlar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nün bahçesinde sanatçılara ve sporculara iftar yemeği verdi. Erdoğan, burada konuşmada, birlik ve beraberliğin her zamankinden çok daha büyük önem arz ettiğini vurgulayarak, şöyle dedi: "Bakın bir terör mücadelesi şu anda bizim için en önemli sıkıntıdır. Ve bu terörün kaynakları bellidir. Hele hele sanat camiamız bunu çok çok iyi bilir. Spor camiamızdaki dostlar, arkadaşlar bunu çok çok iyi bilir. Çünkü eğer bu ülke teröre kurban edilirse, yazık olur. Şunu bilin ki, Türkiye'nin birliği, beraberliği sadece Türkiye için değil, bölge için ve dünyadaki mağdur, mazlum milletler için bir örnek teşkil edecektir. Türkiye ciddi bir sıçramanın içinde. Bunu dahi hazmedemeyenler var; 'Türkiye nasıl bu noktaya geliyor?' Benim bir Cumhurbaşkanı olarak hep arzum, isteğim şu: Diyorum ki, biz birlikte olursak, biz iri, diri, kardeş olursak hep birlikte Türkiye olursak, o zaman bizi kimse yıkamayacaktır. Bunu başarmamız lazım. Çünkü Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Bizim ikide bir önümüze getirilen, bu Türk'tü, Kürt'tü, Laz'dı, Çerkez'di, Gürcü'ydü, Abaza'ydı Millet bir çeşnidir. Bunu farklı yerlere çekmenin hiçbir anlamı yok. Ve Allah bizleri farklı kavimler halinde yarattı. Ama birbirimizle daha iyi tanışalım, anlaşalım diye yarattı. Yoksa ne Türk'ün Kürt'e, ne Kürt'ün Türk'e bir üstünlüğü yoktur. Ne Arap'ın beyaza, ne beyazın Arap'a üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece Allah'a ne kadar yakın olursak, o kadar. Onun için, Hacı Bektaş-ı Veli'nin dediği gibi, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım."
Milliyet

Kılıçdaroğlu'nun İki Önceliği
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu bugün Genel Merkez'de ağırlamaya hazırlanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti ile olası koalisyonda kamuoyuna açıkladığı 14 ilkenin dışında "dönüşümlü başbakanlık" ve "Dışişleri Bakanlığı"nı "öncelikleri" olarak masaya getirmeye hazırlanıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün saat 14.00'te CHP Genel Merkezi'ne gelerek, koalisyon görüşmeleri için ilk teması gerçekleştirecek. Görüşme, Davutoğlu'nun 13 aylık bir aradan sonra yeniden CHP Genel Merkezi'ne gitmesi anlamına geliyor. Davutoğlu, Dışişleri Bakanı sıfatıyla Haziran 2014'te kaçırılan Musul Başkonsolosluğu personeline ilişkin bilgi vermek üzere Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etmişti. Görüşmelere Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu dışında her iki partiden dörder kurmayın daha katılması planlandı. Ancak, dün saat 16.00 sıralarına kadar Ak Parti'den CHP yönetimine bir isim listesi sunulmadı. Bu nedenle CHP yönetimi de görüşmede bulunacak isimleri henüz belirlemedi. Kılıçdaroğlu'nun bazı kurmaylarını arayarak "Pazartesi günü Ankara'da olun, görüşmelere katılabilirsiniz" mesajı verdiği öğrenildi. Alınan bilgilere göre görüşmede Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra MYK üyeleri Selin Sayek Böke, Sezgin Tanrıkulu ve Gürsel Tekin ile Grup Başkanvekili Engin Altay'ın olması bekleniyor. Görüşmeye katılabileceği belirtilen isimler arasında MYK üyeleri Murat Özçelik, Faik Öztrak, Tekin Bingöl, Haluk Koç, grup başkanvekilleri Özgür Özel ve Levent Gök ile İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray da sayılıyor. Kılıçdaroğlu'nun heyetin kompozisyonunu Ak Parti'den gelecek listeye göre şekillendireceği ifade ediliyor. CHP kurmayları; Davutoğlu'nun 7 Haziran sonrası tabloyu nasıl okuduğunu, Ak Parti'nin ilk defa bir çoğunluk hükümeti kuramamasına ilişkin özeleştiri yapıp yapmadığını ve Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan 14 ilkeyi nasıl değerlendirdiğini görmek istiyor. İki parti arasında bir koalisyon kurulması olasılığını düşük olarak değerlendiren CHP yönetimi, görüşmelerde "iyi niyetli" tutumunu sürdürecek ve "masadan kalkan taraf olmamaya" özen gösterecek. Kulislerde, heyetler arası görüşmelere geçilmesi durumunda, hükümet protokolünün yazımı, bakanlıkların paylaşımı gibi teknik konularda daha sert müzakereler yürütüleceği konuşuluyor. Alınan bilgilere göre CHP yönetiminin olası bir koalisyonda vazgeçmeyeceği iki öncelik bulunuyor. Bu öncelikler, "dönüşümlü başbakanlık" ve "dışişleri bakanlığı" nın CHP'li biri tarafından yönetilmesi olarak sıralanıyor. CHP'nin dönüşümlü başbakanlık modelinde 63. Hükümetin Kılıçdaroğlu başkanlığında kurulmasının önem arz ettiği vurgulanıyor. Bu durumda hazırlanacak hükümet protokolü çerçevesinde istifa edecek Kılıçdaroğlu'nun ardından 64. Hükümet'in Davutoğlu başkanlığında oluşturulabileceği değerlendiriliyor.
Milliyet

'Koalisyon İyi Olur'
TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Sivas'ta yerel yayın yapan Kanal 58 televizyonunun programına katıldı. Meclis başkanlığının kendisine sürpriz olup olmadığının sorulması üzerine, Yılmaz şunları söyledi: "Doğrudur. Beklemediğim bir şeydi. NATO savunma bakanları toplantısı vardı bende o toplantıdaydım. Üç gün orada kaldım. Döndükten sonra TBMM başkanları arasında benim de ismimin geçildiği ifade edildi. Benim için de beklenmedik bir şey oldu" dedi. Meclis Başkanı Yılmaz daha sonra Ak Partinin kırmızı çizgileri olmadığını belirterek, şöyle dedi: "Çevremizde ateş çemberi var. Bu ateş çemberi içerisinde bu ülkeyi esenlikle, güvenlikle limana ulaştırmak lazım. Kırmızı çizgi koyarsanız kendinizi kısıtlarsınız, bu milleti hizmetten alıkoyarsınız. Bence seçim yapıldıktan bu zamana kadarki sürede o kırmızı çizgileri olanların bir çoğunun kırmızı çizgisinin de farklı bir söyleme düştüğünü gördük. Bu aranın dahi faydalı olduğunu düşünüyorum. İlk başta biz koalisyona girmeyiz, koalisyona katılmayız diyenler şimdi en azından her birisi şunlar olursa koalisyona katılırız diye bir açıklamada bulundular. Ben koalisyon olursa bu ülke için iyi olacağını düşünüyorum. Bu millete bir hükümet koymak lazım, bu ülkeyi hükümetsiz bırakmamak lazım." "Türkiye'de sorumluluğu ağır olanların daha geniş olması lazım, şu ana kadar gördüğüm birinci partinin daha geniş davrandığıdır. Meclis başkanlığı seçimi de gösterdi ki mecliste bir blok yok. Yani her parti bir diğeriyle uzlaşabilir, bir araya gelebilir."
Vatan

Ak Parti'ye Koalisyon Değil Tek Başına İktidar Yakışır
Manisa'da önceki akşam partisinin iftar yemeğine katılarak koalisyonla ilgili söylemlere değinen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, tek başına iktidar olmaları gerektiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti kurma görevini geç verdiğine yönelik eleştirilere cevap veren Başbakan Yardımcısı Arınç şunları söyledi: "Neden hükümet kurulmuyor diyenler bahane arıyorlar. Bunların anayasayı bildikleri falan yok. Süreç başlamıştır. Türkiye'nin şartları içerisinde bir hükümet kurulacağına ve bu hükümetin mutlaka dinamosunun Ak Parti olacağına yürekten inanıyorum." Arınç, seçimlerin ardından eksikliklerini konuştuklarını anlatırken şöyle konuştu: "Biz bu işin neden böyle olduğunu anladık arkadaşlar. Siz de anlamışınızdır. Artık bize düşen bunun gereğini yapmak. Erken seçim ne zaman olacaksa yine tek başımıza iktidar olmaktır. Ak Parti'ye iktidar olmak yakışır. Koalisyon ortağı olmak değil. Dolayısıyla önümüzdeki seçimlerde elimizden geleni yapacağız. Eksiklerimizi gidereceğiz. Yanlışlarımızı, hatalarımızı, telafi edeceğiz daha sıkı birbirimize dayanacağız ve inşallah Manisa başta olmak üzere bütün illerden milletvekillerini alacağız. Elbette HDP'nin, barajı açma gayretlerine içeriden ve dışarıdan bu kadar destek olunması Ak Parti'yi aşağıya çekmek için bu formüle sıkı sıkıya sarılmalar, CHP'nin de, bizden giden oylar, diğer partilerden de kaçan oylar belirli sebeplerle ona oy verilmesi sureti ile 80 milletvekili kadar çıkaran proje başarılı olmuştur. Tek sözleri 'Seni başkan yaptırmayacağız' Peki anladık. İkinci sözü yok."
Vatan

SPOR

Sezonun üçüncü grand slam turnuvası olan Wimbledon'da tek erkeklerin en büyüğü Novak Djokovic oldu. Dünya iki numarası Roger Federer ile bir numara Novak Djokovic'in buluşması büyük çekişmeye sahne oldu. Federer'i geçen yılki finalde yenen Sırp tenisçi rakibini bu kez 7-6, 6-7, 6-4 ve 6-3'lük setlerle 3-1 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Wimbledon'da geçtiğimiz sezonun şampiyonu olan Novak Djokovic unvanını korumak, Roger Federer ise Wimbledon'daki sekizinci zaferini alarak en yaşlı şampiyon olma hedefiyle korta çıktı. Maç karşılıklı alınan sayılarla başladı. Federer beşinci oyunda rakibine puan vermeden servis kırarak 3-2 öne geçti. Kalan oyunlarda ise denge bozulmadı ve ilk setin kazananını tie-break belirledi. Djkovic tie-break'i 7-1, seti de 7-6 aldı. İkinci set de büyük çekişmeye sahne oldu ve adeta bitmek bilmedi. İki sporcunun birbirine servis kırma şansı vermediği bu sette bir kez daha tie-break oynandı. Baş baş giden tie-break'i 12-10 alan Federer, seti 7-6 hanesine yazdırarak setlerde durumu 1-1 yaptı. Bir kez servis kırdığı üçüncü seti 6-4 alarak yeniden setlerde üstünlüğü sağlayan Djokovic, ritmini bulduğu ve oyunu domine ettiği son seti 6-3, 2 saat 55 dakika süren maçı da 3-1 kazanarak turnuvada üçüncü kez şampiyon oldu. Djokovic'in bu toplamda 9. büyük şampiyonluğu oldu.
Milliyet

Galatasaray'ın yeni transferi Lukas Podolski, kamp yaptıkları Avusturya'nın Windischgarsten bölgesinde soruları cevaplandırdı. Podolski şunları söyledi: "Kamp çok iyi geçiyor. Günler geçtikçe çok daha iyi olacağız. Ben de takıma daha adapte olacağım. Galatasaray'ın sadece 4-5 ay önce değil, birkaç yıl önce de ilgisi vardı. Bu yaz tatildeyken bu ilgi daha da arttı. Bazı şartları konuştuk ve bunun üzerine Galatasaray kariyerime başladım." "Galatasaray ile ilgili küçük bir şey söyleyemem. Çünkü Şampiyonlar Ligi'nde oynuyor, Türkiye'nin en büyük kulübü. Burada olmak çok iyi. Galatasaray'dan küçük bir takımmış gibi bahsedemem. Türkiye Ligi, dışarıdan bakıldığında Almanya veya İngiltere liglerinden aşağı seviyede görünüyor. Bu bir gerçek ama bu takım, geçen sezon hem ligi hem de kupayı kazandı. Bizim de hedefimiz bu başarıyı tekrarlamak ve Şampiyonlar Ligi'nde de üst turlara çıkmak." "Löw'le 10 yıldır çalışıyorum. Ancak kararımda etkili olmadı. Gelmemde taraftarın büyük ilgisi ve Devler Ligi etkili oldu. Fenerbahçe'nin Nani dahil kimleri aldığı, hangi transferleri yaptığı benim için hiç önemli değil. Ben sadece kendi takımıma konsantre oluyorum. Kendimi 'burada Hagi gibi efsane olacağım' diyerek baskı altına da almam. Bir takımda efsane olmak kendiliğinden gelişen şeyler. Dolayısıyla benim tek yapmak istediğim şey fit bir şekilde çalışmak. Takımıma faydalı olmak istiyorum."
Star

Fenerbahçe'nin son bombası Robin Van Persie dün saat 20.00'de özel uçakla İstanbul'a getirildi. Burada Fenerbahçeli taraftarların yoğun ilgisiyle karşılaşan Van Persie, Sarı-Lacivertli atkı ile poz verdi. Bin kişilik F.Bahçeli taraftar mesale yakıp marşlarla Hollandalı yıldızı karşıladı. Taraftarların "Uçan Hollandalı" tezahüratları dikkat çekti. Van Persie, bugün sağlık kontrolünün ardından saat 18.00'de Saraçoğlu Stadı'nda 3 yıllık imzayı atacak. RVP, senelik 4 milyon 500 bin euro alacak. Hollandalı yıldız "Gerçekten kendimi çok iyi hissettiğimi söyleyebilirim, Ailem ile çok güzel saatler geçirdik. Burada beni karşılamaya gelen Fantastik taraftarlar var, onlarla buluşmak için sabırsızlanıyorum. "Dirk Kuyt ile uzun süredir bir arkadaşlığımız var, milli takımdan da arkadaşım, fikirlerini sordum ve bana çok olumlu görüşler bildirdi. Buraya gelen herkese çok teşekkür ederim, taraftarlarımızdan çok etkilendim. Sizleri mutlu etmek için elimden gelen herşeyi yapacağım, buna söz veriyorum" dedi. Hollandalı yıldız isim "Türkiye'den ve başka takımlardan teklif aldın mı? " sorusuna, "Benim için önemli olan şu an burada olmam, Türkiye'deki tüm takımlara saygı duyuyorum. Ama ben dediğim gibi Fenerbahçe taraftarını, bu fantastik taraftarı mutlu etmek istiyorum. Antrenmanlarda ve maçlarda tüm gücümle mücadele edip takıma katkı sağlayıp taraftarları sevindirmek istiyorum. Büyük bir kulüp ve büyük bir camiaya geldiğimin farkındayım. Umarım her şey istediğim gibi olur" yanıtını verdi.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, transferde şu anda ezeli rakipler Fenerbahçe ve Galatasaray'dan geride olduklarını söyledi. Almanya kampında Lig TV'ye konuşan Kartal'ı hocası, "Rakiplere saygı duymak lazım. Gündem transfer ve herkes elinden geleni yapıyor. Burada Fenerbahçe iyi atılım yaptı, önde gidiyor. Peşinden de Galatasaray geliyor. Onların gücünü artırması lig için renktir. Ama kimi alırlarsa alsınlar onlarla yarışacağız" dedi. Kadrosundaki oyuncuları yıldızlaştırdığıyla ilgili soru üzerine Güneş, "Bir başarı varsa o işi yapan oyuncu yapmıştır. Bizim işimiz rehberlik. İltifatlara teşekkür ediyorum ama gereğinden fazla bu misyonu yüklemek doğru değil. İnsan kendisi istemeli. Yetenekli ve karakterli oyuncular çalışırsa istediği yere gelebilir. Burak, Selçuk ve Volkan Şen karakterli oyuncular, başarılı oldular. Beşiktaş'ta da Türkiye'nin en iyi oyuncusu olabilecek isimler var" diye konuştu. Güneş şöyle devam etti: "Ben teknik patronum. Kulübün patronu başkandır. Kulübün sahibi ise taraftardır. Türkiye'de genel menajer, sportif direktör, idari menajer var. Burada mühim olan takımın işlerini yürütmek. Zaten benim her konudan bilgim oluyor. Bu mevkilerde çalışan isimler Beşiktaşlı. Gelip gitseler de Beşiktaşlılık devam eder. Burada kimsenin arasında sorun yok. Mete Bey için üzüldüm. İyi Beşiktaşlı olanlar arasında küçük nüansların aşılması gerekiyor."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme