16 Temmuz 2015 Perşembe

16.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Kışlaya Vize
Danıştay 6'ncı Dairesi, Gezi Parkı'na Topçu Kışlası yapılmasını, ağaçların kesilmesini içeren ve bu nedenle Türkiye çapında eylemleri ateşleyen Taksim Yayalaştırma Projesi'ne ilişkin geçen yıl verdiği iptal kararını, örneğine çok az rastlanır şekilde karar düzeltme aşamasında oyçokluğu ile kaldırdı. Danıştay, yeni bir bilirkişi görevlendirilerek keşif ve inceleme yapılmasını istedi. Karara, Başkan Habibe Ünal ve üye Ünal Demirci muhalefet etti. Onama kararında imzası olan Daire Başkanı Ünal, karar düzeltme talebinin reddini istedi. Topçu Kışlası Projesi'nde, Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmesi gündeme gelince, Mayıs 2013 sonunda Gezi eylemleri başladı. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, "Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi"ne ilişkin imar planı değişikliklerini, 6 Haziran 2013 tarihinde iptal etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin temyizi üzerine Danıştay 6'ncı Dairesi, 29 Nisan 2014 tarihinde mahkemenin iptal kararını onadı. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 6'ncı Daire'ye karar düzeltme talebiyle başvurdu. Yapısı ve üyeleri değiştirilen Danıştay'da, 6'ncı Daire'nin, karar düzeltme talebini 31 Mart'ta oyçokluğuyla kabul ettiği ortaya çıktı. Buna göre Danıştay 6'ncı Dairesi, daha önce Taksim Yayalaştırma Projesi'ne ilişkin verdiği iptal kararını kaldırdı ve davanın esasına girdi. Daire, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin verdiği iptal kararını oy çokluğuyla bozdu. Danıştay 6'ncı Dairesi'nin bozma kararında, "İstanbul 1'inci İdare Mahkemesi'nce uzman yeni bir heyetle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ve İstanbul 6'ncı İdare Mahkemesi'nin daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği" belirtildi. Bu kararla Taksim Topçu Kışlası için hem "Tarihi kışlalar taşınmaz kültür varlığı denilerek" korunması gerektiğinin altı çizildi hem de iptal kararı kaldırılıp yeni bilirkişi incelemesiyle karar verilmesi talep edilerek, projenin önü açıldı. Plan notlarında birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak Taksim Kışlası'nın yer alması gerektiği vurgulanan kararda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kanunu'nun 6. maddesinde 'tarihi kışla'ların korunması gereken taşınmaz kültür varlıkları olduklarının "hiçbir yoruma mahal bırakmayacak şekilde açıkça belirtildiği" vurgulandı. Danıştay kaynaklarının verdiği bilgiye göre, kanundaki değişiklik nedeniyle istinaf mahkemelerinin fiilen yürürlüğe girmesiyle artık Danıştay'da karar düzeltme yolu ortadan kalkacak. Ancak şu anda istinaflar yürürlüğe girmediği için geçiş sürecinde Danıştay daireleri fiilen karar düzeltme talepleri üzerine dosyaları yeniden inceliyorlar. Karar düzeltme taleplerinin yüzde 99'u reddediliyor. Yüzde 1 gibi çok küçük bir oranda bu başvurular heyet değişikliği, daire değişikliği gibi hallerde kanundaki şartların taşınması halinde kabul ediliyor.
Hürriyet


Bolu'da Katliam Gibi Kaza
Bolu TEM yolunda dün sabaha karşı meydana gelen ve aynı firmaya ait iki otobüsün karıştığı kazada, altı kişi yaşamını yitirdi, 40 kişi de yaralandı. Kaza nedeniyle TEM'in İstanbul yönü 7 saat trafiğe kapalı kaldı. Yaralıların kaldırıldığı hastanelerde acil durum ilan edildi. Niğde'den İstanbul'a giden otobüsün sürücüsü Tuncay Sütçü, saat 04.15 sularında Asarsuyu mevkiinde yağıştan kayganlaşan yolda direksiyon kontrolünü yitirdi. 50 metre kayan otobüs bariyerlere çarptıktan sonra devrildi. Ortalığın kan gölüne döndüğü kazada, aracın kırılan ön camından fırlayan sürücü Sütçü, yardımcısı Murat Karakaya ve yolcular Aycan Efkan, Şahin Kanak, Ahmet Polat, Adem Kılıç ve Gülay Akarsu hayatını kaybetti. Trafik ve sağlık ekipleri yaralılara müdahale ederken, yaklaşık 20 dakika sonra aynı yönde seyreden ve aynı firmaya ait olduğu belirtilen başka bir otobüs, sürücüsünün kazayı görüp ani fren yapması sonucu kayarak, sol şeritteki bariyerlere çarptı, ardından beton bariyerin üzerine çıktı. Bu otobüste ise yaralananlar oldu. Kazada yaralanan 40 kişi Bolu ve Düzce'deki hastanelerde tedavi altına alındı. Yaralılardan 15'inin durumunun ağır olduğu ve ölü sayısının artmasından korkulduğu belirtildi. Kaza nedeniyle TEM'in İstanbul yönü 7 saat boyunca kapalı kaldıktan sonra 11.30'da ulaşıma açılabildi. Hayatını kaybeden yolcular, Niğde'de otobüse binerken MOBESE kamerasınca kaydedildi. Otobüsün hareketinden önce, kazada hayatını kaybeden muavin Rıdvan Karakaya, yolculardan Ahmet Kaplan, Şahin Konak, Gülay Akarsu ve Aycan Kefken ile diğer yolcuların otobüse binmeleri kameraya yansıyor. Öte yandan, ikinci otobüsün kaza anı olay yerinde AA kameramanı tarafından kaydedildi.
Milliyet


Silvan'da Pkk'dan Bombalı Tuzak
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde, bölücü terör örgütü mensuplarının güvenlik güçlerinin araçlarının geçişi sırasında el yapımı patlayıcıyla düzenlediği saldırıda can kaybı yaşanmadı. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer verilen açıklamaya göre, bir grup PKK militanı, Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde, Bayrambaşı yolu Fiğ Tarlası mevkisinde, Silvan 4. Jandarma Komando Alay Komutanlığı'nca Silvan baraj bölgesindeki işçilerin bayram nedeniyle Silvan ilçe merkezine dönüşlerinde emniyet tedbiri almak maksadıyla görevlendirilen, iki taktik tekerlekli zırhlı araç (kobra) ve üç mayına karşı korumalı araçtan (kirpi) oluşan jandarma emniyet unsurunun geçişi esnasında, el yapımı patlayıcı patlattı.
Milliyet

Kacmadım Hicret Ettim!
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan eski İstanbul belediye başkanlarından ve Yeditepe Üniversitesi'nin kurucusu Bedrettin Dalan, tüm suçlamaları reddetti ve neden yurt dışına çıktığını anlattı: "Suçsuz olduğumu biliyordum. Siyasi bir figür olduğum için iftiralara uğradım. Ergenekon davasının Türk mahkemeleriyle ilgili olmadığını biliyordum. O yüzden Türk yapısını temsil etmeyen davanın tümüyle siyasi olduğunu bilen birisi olarak bu dava bana dokunur diye düşünerek gittim. Kaçmadım. Hicret ettim. Ülkemi terk etmek zorunda bırakıldım. Bu davada sanık olmak şereftir. Suçum olsaydı gelirdim. Yasal hakkım olarak kendimi korumaya aldım." "Ergenekon davası Ortadoğu'yu şekillendirmek isteyen projenin bir parçasıdır. Paralel yapı da bu projenin bir parçasıdır. 30 yıldır bu projenin ızdırabını çektim. Bu büyük projenin amacı Türklüğü ve Müslümanlığı bitirmektir. Türklüğe komplo kuruyorlar dedim. Bana deli dediler. Keşke bugün haklı çıkmasaydım da deli deselerdi. Bana verilebilecek en son vasıf darbeciliktir. Ben seçimle iş başına gelmiş bir insanım. Bu dava bir oyun, bir kumpas bir facia. Ergenekon isminin davaya kullanılması Türk kültür tarihine karşı suçtur. Ergenekon Türk milleti için kutlu doğum anlamındadır. Kendisini hukukçu zannedenler yargı karşısına çıkacaklardır."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 97, 7352-97, 7928                                
ABD Doları 2, 6482-2, 6501/ Euro 2, 8976-2, 8997/İngiliz Sterlini 4, 1406-4, 1433                  

Bu Yıl Faiz Arttırabiliriz
Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen, faizleri bu yıl içinde artırma planında bir değişiklik olmadığını belirterek, istihdam piyasasının istikrarlı olarak iyileştiğini ve dünya üzerindeki çalkantıların ABD ekonomisini yoldan çıkarmasını beklemediğini ifade etti. Yellen Temsilciler Meclisi finansal hizmetler komisyonuna yaptığı konuşmanın metninde, "Ekonomi beklediğimiz şekilde gelişmeye devam ederse, ekonominin içinde bulunduğu koşullar bu yıl içinde bir noktada faiz oranını artırmayı uygun hale getirecek" diyerek, FED'in faizleri kademeli olarak artırma planına sadık kaldığını belirtti. Konuşma metninde, istihdam piyasasının "henüz azami istihdam düzeyi ile tutarlı" durumda olmadığı kaydedilerek "Yunanistan zor bir konu. Çin ise yüksek borç, zayıf gayrımenkul piyasası ve oynak finansal koşulların getirdiği zorluklarla baş etmeye çalışıyor" denildi. Yellen'in konuşma metninde, "Önümüzdeki dönemde, ABD istihdam piyasasının ve ekonominin geniş çapta iyileşmesi için koşullar olumlu" değerlendirmesi yer aldı. Yellen'in konuşmasıyla dolar Türk Lirası'na karşı değer kazandı ve bankalararası piyasada 2.65 liraya kadar çıktı.
Hürriyet

Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak
Tartışmalı nükleer programından dolayı İran'a karşı başlatılan Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının kapsamı 2010'dan itibaren genişletilirken, ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere diğer aktörler de müstakil yaptırımlar uygulamaya başladı ve sonucunda İranlıların günlük yaşamı oldukça zor hale geldi. Bazı tahminlere göre, yaptırımlar sonucu İran'ın petrol ihracatı yarı yarıya düşmüş, ekonomisi yüzde 20 kadar küçülmüştü. İran ve Batı arasındaki görüşmelerin anlaşma ile sonuçlanmış olması önceki gün Tahran sokaklarında İranlılar tarafından sevinçle kutlandı. 80 milyon nüfusa sahip İran, yıllardır yeniden dünyanın bir parçası olmanın hayalini kurarken, anlaşmanın insani yanı belki de tüm gelişmeler içinde en önemlisi Yıllardır uygulanan yaptırımlarla dünyadan izole edilen İran'da, ekonomi neredeyse durma noktasına geldi. Batı ülkeleriyle varılan nükleer anlaşmanın sonuçları bugünden yarına görülmeyecek olsa dahi, İranlılar şimdiden kutlamalara başladılar bile Garanti Yatırım Strateji Direktörü Tufan Cömert'in analizine göre, İran hisseleri şimdiden yükselmeye başladı bile. Cömert, anlaşmanın İran ekonomisine etkisine yönelik şunları kaydediyor: "Nihai anlaşma İran'ın kapılarını açacak ve ekonomistlere göre bu açılımın iç tüketim, yatırımlar ve ticaret üzerindeki etkisi çok büyük olacak. Her şey piyasalardan ibaret değil hayatta. Mesela son 25 yılda İran'da 200'den fazla uçak kazası olduğunu biliyor muydunuz? İran'da bindiğiniz uçağın düşmesi olasılığı, herhangi bir Avrupa havayoluna oranla 100 kat daha fazla. Çünkü yaptırımlarla geçen yıllar boyunca uçaklar yenilenemediler, parçaları eskidi, çağdaş teknolojiden yoksun kaldılar. Bu yıllar boyunca birçok ilaç sağlanamadı, bazı gıda ihtiyaçları hiç karşılanamadı. Gıda fiyatları doğal olarak korkunç bir hızla arttı. Mesela 2007-2013 arasında pirinç fiyatı yaklaşık 72 kat arttı. Petrol, piyasa bir yana, bu anlaşma ile İran halkının rahatlayacak olması bile yeterince güzel bir sonuç." Ayetullah Humeyni'nin "Devrim kavunun ücretiyle ilgili bir şey değildir" sözü çok ünlüdür. Ancak İranlılar izolasyona ve ekonomik sıkıntılara sürüklendikçe, son yıllarda ülkelerini belki de hiç olmadığı kadar "kavunun ücretine" göre yargılamaya başladı. Hasan Ruhani'nin 2013 yılında Cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmış olmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazın da önemli rol oynadığı belirtiliyor. Milyonlarca İranlı, Batı ülkeleriyle yürütülen nükleer müzakereleri aylardır yakından takip ediyor ve anlaşmanın ekonomiyi istikrara kavuşturması ve günlük yaşamı kolaylaştırmasını umuyordu. İran'ın başkenti Tahran'da, nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanması üzerine sokaklara çıkan vatandaşlar sevinç gösterilerinde bulundu. Sevinç gösterilerine katılan 47 yaşındaki Fatma Hanım, "Söz konusu anlaşmayla tüm dünyayla ilişkilerimiz daha iyi olacak. Bu anlaşma tüm dünya için faydalı olacaktır. Çok mutluyum" dedi. Özellikle son üç yılda İran'ın uluslararası bankacılık sisteminden de dışlanmasıyla, ilaç ve gıda gibi en temel ihtiyaçlarda bile sıkıntılar yaşanıyor.
Hürriyet

Çipras'ın En Uzun Gecesi
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Yunanistan'ı Euro Bölgesi'nde tutmak ve iflasını engellemek için gerekli olan kurtarma paketine destek bulmak için çaba harcarken, IMF de Yunanistan'ın kreditörlerini büyük bir borç indirimi yapmaları konusunda ikna etmeye çalıştı. Tereddütlü bir şekilde uluslararası kreditörlerle üçüncü bir kurtarma paketi görüşmelerine başlamak için anlaşmaya varan Çipras şimdi kendi ülkesindeki kemer sıkma karşıtı Syriza yetkililerinin muhalefetinin üstesinden gelip piyasa yanlısı reformlar ve harcama kesintilerini kabul ettirmeye çalışıyor. Üst düzey Syriza yetkilileri ve hükümetin küçük koalisyon ortağı da dahil olmak üzere onlarca milletvekili ya tamamen ya da kısmen kurtarma paketini reddedebilir ve Çipras'ı Avrupa yanlısı milletvekilleriyle işbirliği yapmaya zorlayabilir. Başbakanın çoğunluğunun çökmesi durumunda erken seçime gidilebilir. Yunan hükümetinin Avro Bölgesi liderleriyle yeni bir kurtarma paketi konusunda anlaşmasını protesto eden Antikapitalist Cephe üyeleri, Klafthmonos Meydanı'nda toplanarak parlamento binasının bulunduğu Sintagma Meydanı'na doğru yürüdü. Yaklaşık 500 gösterici, "Halkın daha çok fakirleştirilmesine hayır", "Çipras her şeyi mahvetti" ve "Yeni kemer sıkma politikalarına hayır" ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşıyarak, Sintagma Meydanı'nda hükümet karşıtı sloganlar attı. Yoğun güvenlik önlemleri altında yaklaşık bir saat meydanda kalan göstericiler daha sonra olaysız dağıldı. Yunanistan'ın kreditörleriyle yaptığı anlaşma bu akşam Yunanistan parlamentosunda oylanacak. Çeşitli sol gruplar ve sendikaların oylama yapılacağı saatlerde ülke çapında gösteriler düzenlemesi bekleniyor.
Türkiye

Sabancı'nın Tekno Kolu Akıl Saçtı
Teknosa, Preo markasıyla kendi akıllı telefon markasını ve saatini piyasaya sundu. Şirket ilk etapta 'P1' model akıllı telefonu ve 'Pwatch' akıllı saati satışa çıkardı. Teknosa Genel Müdürü Bülent Gürcan, kendilerine ait markalı ürünlerle yeni bir dönem başlattıklarını söyledi. Gürcan, Preo P1 akıllı telefon ve Pwatch akıllı saat modelinin Türkiye'nin 81 ilindeki TeknoSA mağazalarında ve online alışveriş sitesi teknosa.com'da satışa sunulduğunu belirterek, TeknoSA'nın kendine ait özel markalı ürünlerle Türkiye'de teknolojiye erişimi daha da kolaylaştırmayı hedeflediğini vurguladı. Gürcan, mağazalarında, internet sitelerinde ve mobil uygulamalarında yılda 200 milyonu aşkın ziyaretçi ağırladıklarını, 4.5 milyonu aşkın Turuncu Kart sahibinin bulunduğunu dile getirdi. Gürcan, Türkiye'de teknoloji ihtiyaç ve eğilimlerini en iyi analiz eden şirketlerden biri olduklarını, bu birikimi de tüketicilerin beklentilerine göre tasarlanan akıllı telefon ve saat ürünleriyle taçlandırmak istediklerini anlattı. Gürcan, daha sonra şunları söyledi: "Emarketer.com tahminlerine göre 2015 için Türkiye'de cep telefonu kullananlar içinde akıllı telefon penetrasyonu yüzde 50 seviyelerinde. Batı Avrupa'da bu oran yüzde 66'yı geçiyor."
Milliyet

İşsizlik Yeniden Tek Hane
Türkiye'de işsizlik oranı, teşvik paketinin etkisiyle nisanda bir önceki aya göre 1 puan azalarak, yüzde 9.6 oldu. Böylece işsizlik rakamları Temmuz 2014'ten beri ilk kez tek haneye geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki döneme göre 0.1 puanlık azalış göstererek yüzde 9.9 oldu. Verilere göre işsiz sayısı ise nisanda geçen yılın aynı dönemine göre 242 bin kişi artarak 2.82 milyon kişi oldu. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 1.5 puanlık artış ile yüzde 17 olurken, 15- 64 yaş grubunda bu oran 0.7 puanlık artış ile yüzde 9.8 olarak gerçekleşti. TÜİK'e göre istihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 444 bin kişi artarak 26.64 milyon kişiye, istihdam oranı ise 0.1 puanlık artışla yüzde 46.2'ya çıktı. İşsizlik oranının nisanda tek haneye düşmesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun teşvik paketinin etkisi de büyük oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, yatırımları ve istihdamı artırmak için yıllık maliyeti 7.5 milyar lira olarak hesaplanan vergi dahil teşvik paketini 2 Nisan'da açıklamış ve paketin toplum yararına çalışma kapsamında 120 bin yeni istihdam sağlanacağını belirtmişti. İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, "Alt detaylara bakıldığında aylık istihdam yaratımında martta başlayan artışın 101 bin ile devam ettiği ve bu artışa en büyük katkının 93 bin ile hizmet tarafından geldiği anlaşılıyor. Bu artışta nisan ayında açıklanan istihdam ve yatırım paketinin etkili olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Star

Türk Markası 3 Yılda İran'da 500 Mağaza Açacak
İran ile batılı ülkelerin müzakerelerde anlaşmaya varması sonucu yaptırımların kalkacak olması, Türkiye ile İran ticaretinde yeni bir dönem açıyor. İran ile Türkiye arasında yapılan ticaretin ikiye katlaması bekleniyor. 420 milyar dolarlık iş hacmi ve 130 milyar dolarlık özelleştirme projeleri Türk şirketlerinin iştahını kabartıyor. Başta müteahhitlik, perakende ve turizm sektörü olmak üzere birçok firma İran'da yatırım fırsatlarını kolluyor. İran'a ilk çıkarmayı perakendeciler yapacak. 1-4 Eylül tarihleri arasında 30 Türk perakende firması İran'da görüşmeler yapmaya gidecek. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Karin Şamo " BMD Başkanı Sami Kariyo, 1-4 eylül tarihleri arasında Tarhan'a ticaret turu organize ettiklerini belirterek "27 markamızdan 35 temsilcimiz ile İran'a gidecek ve bu ülkedeki fırsatları inceleyeceğiz. Burada Türk markaları için büyük bir pazar var. Öngörülerimize göre 20 Türk markası 3 yılda 500 mağaza açacak. Penti olarak biz en az 20 mağaza açacağız" dedi. BMD Başkan Yardımcısı Cüneyt Yavuz ise şunları söyledi: "27 markamızdan 35 temsilci Tahran'a gidecek ve AVM'leri ve önemli caddeleri inceleyecek, AVM yatırımcılarından ve yöneticilerinden bilgi alacak, ticaret ataşeliğimizden ve büyükelçilikten İran'a dair somut bilgiler alacak, "Master franchisee" adayı yatırımcılarla toplantılar gerçekleştirecek, İran'da iş yapan Türk markalarının yerel yöneticileri de toplantılara katılacak, bölgede iş yapmanın kolaylıkları ve zorlukları konuşulacak. Katılımcı markalarımız arasında Avva, Aydınlı Grup, Boyner, Chakra, Çilek, Deichmann, Derimod, Desa, E-bebek, Gizia, İGS, İmza, İnci, İpekyol, Mavi, Mudo, Penti, Perspective, So Chic, Tekzen, Tudors, Twigy, Orka Group, Vakko, Ziylan olacak" dedi.
Star

Tek Çıpa Mali Disiplin Seçime Rağmen Çok İyi
Hemen hemen tüm dünya milli gelirin yüzde 10'unu geçen bütçe açıkları ile boğuşurken, seçim ayı olan Haziran'da çok iyi performans gösteren Türkiye 6 aylık dönemi de artıda kapattı. Bütçe Haziran ayında 3 milyar 223 milyon TL, Ocak-Haziran dönemini kapsayan 6 ayda 804 milyon TL fazla vermeyi başardı. Şimşek, düzenlediği toplantıda Haziran ayı ve 6 aylık döneme ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Bütçe disiplininin önemine dikkati çeken Şimşek, çevresel olumsuzluklar ve Türkiye'deki belirsizliklere rağmen ekonominin yara almamasının altında bütçe disiplininin yattığını söyledi. Şimşek, bu durumun öneminin farkında olduklarını kaydederek, "Türkiye ekonomisinin uzun bir süredir çıpası, mali disiplin oldu. AB ile ilişkilerin güçlü devam etmediği IMF programının olmadığı bir dönemde bütçe disiplini temel değişken olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu. Bütçe performansını, giderleri kontrol altında tutarak yakaladıklarını, gelirlerde de ekonomideki yavaşlamaya rağmen ciddi bir artışın söz konusu olduğunu belirten Şimşek, "İlk 6 aya bakarsak giderler yüzde 10.7 arttı ve 236.7 milyar lira olarak gerçekleşti. Bu rakam, yılın tamamı için öngördüğümüz giderlerin yüzde 50'sine karşılık geliyor. Hedeflerle uyumlu şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bu anlamda giderlerde bir kontrol söz konusu" şeklinde konuştu.
Vatan

DÜNYA

'Abd, Şiilerin Tarafını Tuttu'
İngiliz Independent gazetesinin Ortadoğu yazarı Robert Fisk, İran'la varılan nükleer anlaşmayı "Şiilerin zaferi" olarak yorumlarken ABD'lilerin Ortadoğu'nun mezhep savaşında Şiilerin tarafını tuttuğunu" yazdı. Fisk yazısında şu ifadeleri yer verdi: "Oğullarını, 11 Eylül'de insanlığa karşı suç işlemeye gönderen, önce Taliban'ı sonra Irak ve Suriye'deki Sünni aşırı dincileri destekleyen Usame bin Ladin'i yaratan Sünni Müslüman devletlerin baskın etkisine ve nihayetinde IŞİD'i destekleyen emir ve prenslere güle güle. Washington, Körfez'in köhne prenslerinden ve onların bağnaz öğretilerinden, (ABD silahlarına para vermedikleri sürece) sinir bozucu zenginliklerinden ve Yemen'deki berbat içsavaşlarından bıktı. Şimdi blokta iyi adam Şii İran İran, Obama yönetimini kendileri gibi Sünni Vahabi IŞİD'i yok etmek istiyorlarsa Esad'ı desteklemeleri konusunda ikna etmeye çalışacak. Arap kaynaklarına bakılırsa, Kerry ve Zarif beyler, Viyana'da tam da bu konu üzerinde saatlerce görüşme yaptı" New York Times gazetesi (ABD): "Anlaşma, tehditlerin askeri eyleme dönüşmesini engelledi. İran'ın nükleer silah üretme imkânını en az 15 yıl erteledi ve Ortadoğu'nun politikalarını yeniden şekillendirebilir." Financial Times gazetesi (İngiltere): "Mükemmel olmayan tarihi bir anlaşma. Tahran'ın düşmanı Suudi Arabistan, nükleer faaliyetlerini hızlandırabilir." Times gazetesi (İngiltere): Anlaşma, İran'ın komşuları ve ABD'nin gelecekteki başkanları için hayatı daha tehlikeli hale getiren bir kumar Bild gazetesi (Almanya): bama'nın İran ile yaptığı anlaşmaya yönelik en büyük eleştiri; İran'ın 15 yıl sonra istediği kadar nükleer materyal üretebilecek olması. Lübnanlı El Ahbar gazetesi, İran'ın başarısını Farsça "Yapabiliriz" başlığı atarak kutladı. Obama'nın zaferle çıktığı 2008 seçimlerindeki kampanya sloganı da buydu. Gazete, "İran'ın nükleer savaşı kazandığını" yazdı. Suudi El Vatan gazetesi: "Nükleer anlaşma İran terörüne para akıtacak." Suudi El Hayat gazetesi: "IŞİD korkusu, ABD ile İran'ın anlaşma yapmasına neden oldu. Anlaşmanın başarıya ulaşmasında üçüncü bir kişinin daha katkıları oldu. (IŞİD lideri) Ebu Bekir El Bağdadi."
Hürriyet

Bir Yanda Sevinç Bir Yanda Endişe
İran ile Almanya ve BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'in arasında önceki gün varılan nükleer anlaşmanın yankıları sürüyor. Viyana'da varılan uzlaşmayı önceki akşam iftarda kutlayan İranlıların sevinçli olduğu gözlendi. Birçok İranlı, Batı ile yapılan anlaşmanın ülkeye refah getireceği görüşünde. Başkent Tahran'da Vali Asr Bulvarı'nda araçlar geçit yaparken 42 yaşındaki Giti isimli bir kadın, "Mutluyuz. Belki ekonomik durum iyileşir, özellikle de gençler için. ABD ve Kanada'da yaşadım. Geri dönmeyi planlıyordum. Ama şimdi görmek için bekleyeceğim" dedi. Behnam Arian da, "Bunlar harika gelişmeler, ekonomi patlayacak" diye konuştu. Bununla beraber anlaşmadan hiç memnun olmayan taraflar da bulunuyor. Bunların başında da İsrail geliyor. Nükleer anlaşmanın içeriği en sert tepkilerin geldiği İsrail'de de tartışılıyor. Yedioth Ahronoth gazetesi İsrailli yetkililerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) müfettişlerinin İran'ın nükleer faaliyetlerini denetlemelerinin güçlüğü üzerinde durduğunu belirtti. Yetkililer, İran'ın bir tesisin denetiminden 24 gün öncesine kadar uyarılabileceğini, bunun da Tahran'a denetimler öncesinde zaman kazandıracağını ifade etti. Jerusalem Post (JP) gazetesi ise BM yaptırımları kaldırıldıktan sonra İran'a önleyici saldırının daha zor olacağını yazdı. "Ya çabuk saldır ya da hiç yapma" başlığını atan JP, İsrail'in İran'ı daha da güçlenmeden aralık ortalarına kadar vurma vakti olduğunu öne sürdü. Gerekçe olarak da UAEK'nin aralık ortalarında tüm geçmişteki ve mevcut tamamlanmamış mevzuların "nihai değerlendirilmesi" ni sunana kadar, BM'nin çoğu yaptırımı kaldırmamış olacağını belirtti. İran basınında hükümete yakın gazeteler, anlaşmayı "yüzyılın anlaşması" diye nitelerken, muhafazakâr çizgideki basın organları ise anlaşmaya ihtiyatlı yaklaştı. Ülkenin en büyük gazetelerinden yarı resmi "İttilaat Gazetesi" anlaşma için "tarihi anlaşma" manşeti attı. Reformcu kanada yakın gazetelerden "Yezd", "Kilit döndü İran güldü" başlığını manşete taşıyarak İran'ın anlaşmadan kazançlı çıktığı yorumunu yaptı. Reformcu Şark Gazetesi ise Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve ABD'li mevkidaşı John Kerry'nin müzakerelerdeki bir fotoğrafını kullandı ve "Savaşsız bir zafer" manşetini attı. Aşırı muhafazakâr çizgisiyle tanınan ve zaman zaman Ruhani hükümetini ağır dille eleştiren Keyhan gazetesi ise "180 derece ihtilaf, bir anlaşmada iki rivayet" manşetini atarak, İran ve ABD'li yetkililerin nükleer anlaşma sonrası farklı şeyler söyledikleri görüşünü savundu. Almanya Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sigmar Gabriel'in Pazar günü İran'ı ziyaret edeceği bildirildi. Resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Alman iş dünyası, rakipler anlaşmalar imzalamak için İran'a akın ederken bu yarışta geri kalmaktan endişe ediyor. Bu sebeple de Sigmar Gabriel'i İran'a hızlı bir ziyaret gerçekleştirmeye ikna ettiler.
Hürriyet

Kuzey Kıbrıs'ta İlk Kez 'Büyük Koalisyon'
KKTC'de yıllarca birbirleri ile mücadele ederek siyasi yaşamlarını sürdüren Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ile Ulusal Birlik Partisi (UBP) koalisyon kurdu. Böylece Kuzey Kıbrıs'ta ilk kez farklı ideolojiden iki büyük rakip partinin koalisyon kurması anlamına gelen 'büyük koalisyon' oluşturuldu. CTP ile UBP'nin hükümet kurması, sorunların çözülmesi noktasında önemli bir şans olarak görülüyor. UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün ile milletvekili olmayan CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise kabinede görev almadı. İki parti bugüne dek hep farklı politikalar izlemişti. CTP, Annan Planı döneminde 'evet'in en büyük savunucusuydu. UBP ise plana şiddetle karşı çıkmıştı. Kabineyi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya sunduktan sonra Milliyet'e konuşan yeni Başbakan Ömer Kalyoncu, "Kıbrıs Türk halkının dönüşmesi için yola çıktık" dedi. CTP ile UBP'nin 'halkın refahını ve gelişimini savunan bir koalisyon hükümeti olacağını' kaydeden Kalyoncu, Türkiye ile ilişkiler konusunda ise, "İlişkilerimizin iyi olması lazım" dedi. CTP'de genel başkan olduktan sonra koalisyonun kurulmasında büyük çaba harcayan Talat, önemli reformların yapılacağını belirtti. Kıbrıs'ta devam eden liderler görüşmesine de atıf yapan Talat, "Koalisyon hükümetinin çözüm sürecine güçlü destek vereceğini" kaydetti. Özgürgün ise, "Yıllardır iki parti arasında süren ciddi mücadelenin sonunda siyasette barışı sağlamış olduk" dedi.
Milliyet

Işid'in Çaldığı Tarihi Eserler Tekrar Irak'ta
ABD, mayıs ayında Suriye'de IŞİD'e karşı gerçekleştirdiği operasyon sırasında örgütten geri almayı başardığı tarihi eserleri Irak'a iade etti. Irak tarihi mirasına ait kalıntıların Suriye'deki operasyonda ele geçirilmesi, örgütün tarihi eser kaçakçılığını finansman olarak kullandığına dair kanıt oluşturdu. Tarihi kalıntıların arasında silindir mühür, çini, metal bilezik, renkli bir vazodan kalan cam parçaları ve birçok farklı mücevher yer alıyor. Ebu Sayyaf isimli IŞİD komutanına karşı düzenlenen operasyonda ele geçirilen tarihi eserler arasında İslami akçeler de bulunuyor. IŞİD, ele geçirdiği Nemrut ve Musul gibi tarihi şehirlerde 'putperestliği' çağrıştırdığı için paha biçilemez tarihi kalıntıları yok etmişti. Örgüt, eserlerin yok oluşunu gösteren videolar yayınlamıştı. Iraklı yetkililer, IŞİD'in tarihi eser ticaretinin üzerini örtmek için bu tip görüntüler yayınladığını belirtti.
Milliyet

Sisi Şaşırtmadı
Mısır'da emniyet güçlerinin 2013'te darbe karşıtlarına gerçekleştirdiği kanlı müdahale ile dünya gündemine gelen Rabiatul Adeviyye Meydanı'nın ismi Bakanlar Kurulu'nun kararıyla "Hişam Berakat" olarak değişti. Başsavcı Hişam Berekat, devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile aralarında Müslüman Kardeşler liderinin de bulunduğu kişiler hakkında idam talep eden başsavcı olarak tanınıyordu. Berekat, geçen ay, konvoyunu hedef alan bombalı saldırının ardından yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Star

Doğal Müttefikler
İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Batılı ülkelerin İran'la anlaşmaya varmasının ardından İsrail ve Suudi Arabistan'ın Tahran'a karşı ortak cephede yer aldığını yazdı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, önceki gün yaptığı açıklamada, anlaşmanın 'tarihi bir hata' olduğunu öne sürmüş ve ülkesinin bu anlaşmaya bağlı olmadığını vurgulamıştı. İran'ın her zaman İsrail'e direkt bir tehdit oluşturduğunu kaydeden Netanyahu, "İran bizim yıkımımız için uğraşmayı sürdürecek, biz de kendimizi savunmaya devam edeceğiz" demişti. Suudi Arabistan Kralı Salman da, Batılı ülkelerin Tahran'a yönelik ambargoları kaldırmalarına karşı çıkıyordu. İran'ı bölge liderliği için kendisine rakip olarak gören Riyad yönetimi, Tahran rejiminin ambargoların kalkmasıyla birlikte etkinliğini artırmasından endişeli.
Vatan

POLİTİKA

Chp İle Kurun Destekleyelim
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk tur koalisyon görüşmelerinin son durağında HDP'lilerle bir araya geldi. 1 saat 58 dakika süren görüşmeye, Çözüm Süreci'nin geleceği ve Abdullan Öcalan'ın durumu damga vurdu. HDP'li Sırrı Süreyya Önder, ziyaretin ardından "AK Parti-CHP koalisyonuna yapıcı muhalefet anlayışıyla destek veririz" dedi. AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, HDP Genel Merkezi'ndeki 'koalisyon müzakeresi'ne Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile birlikte gitti. HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'a ise HDP'nin İmralı Heyeti üyeleri Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken ve Pervin Buldan ile HDP MYK üyesi Zeynep Karaman eşlik etti. Koalisyon olasılıklarının Çözüm Süreci kapsamında ele alındığı görüşmede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Kürt sorunu yoktur ve Kürt sorununda karşı karşıya oturulan masa yok" çıkışıyla kesintiye uğrayan 28 Şubat tarihli 'Dolmabahçe Mutabakatı' da ele alındı. Davutoğlu ve ekibinin mutabakatın kesintiye uğramasıyla görüşlerini paylaştıkları, bu kapsamda PKK'ya da eleştiriler yönelttikleri vurgulandı. Demirtaş ise PKK'ya silah bırakma çağrısına atıfla, "Salt silah boyutuna indirgeyerek demokrasiyi ele almak meseleyi gözardı etmek demektir" eleştisini yöneltti. HDP'nin olası koalisyon ihtimallerine ilişkin izlenimi, "CHP ile bir koalisyon mümkün olmaması halinde yeniden HDP'ye gelebilirler" şeklindeydi. HDP'nin bu izlenimi görüşmenin ardından Sırrı Süreyya Önder'in basın açıklamasına da yansıdı. Önder, "AK Parti- CHP Koalisyonu'na yapıcı muhalefet anlayışıyla destek veririz. Bu ülkede en çok oy alan iki siyasal partinin anayasal çoğunluk zemininde bir koalisyon seçeneği olarak yetkili kurullarımız, bütün kurumlarımızla paylaşır, yeni bir değerlendirme yaparız" dedi. Görüşmede Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanı'na 2 kez "Selahattin Bey" diye seslendi. Mitingler sırasında Davutoğlu, polemik yaşadığı Demirtaş için"Artık ona Selahattin demeyeceğim" demişti.
Hürriyet

Mhp'de Ağır Basan Görüş Erken Seçim
MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin Başbakan Ahmet Davutoğlu'na koalisyon hükümeti için "yokum" yanıtını vermesinin ardından gözler bundan sonra atılacak adımlara çevrildi. Ak Parti'nin görüşmelerin sürdürülmesi teklifini geri çevirmeyen, ancak bunun için özel bir heyet de oluşturmayan MHP, "gerektiğinde randevulu diyalog" tavrı sergileyecek. MHP'de Ak Parti-CHP hükümeti kurulamaması halinde erken seçime gidileceği görüşü ağırlık kazanıyor. Kulislerde, bu durumda MHP'nin ülkeyi seçime götürecek bir azınlık hükümetine destek verebileceği iddiası konuşuluyor. Ağustos başında hükümetin kurulup kurulmayacağının renginin belli olacağını bekleyen MHP yönetimi, olumsuz bir tablo çıkması halinde Cumhurbaşkanı'nın hükümeti kurma yetkisini CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na vereceğini ancak CHP liderinin yapacağı görüşmelerin de nafile tur niteliğinde olabileceğini düşünüyor. Meclis kulislerinde seçime nasıl gidileceği konusunda çeşitli iddialar konuşuluyor. Ağırlıklı görüş MHP'nin, Ak Parti hükümetini dışarıdan destekleyebileceği yönünde. MHP'de bu senaryo kabul görmüyor, ancak Genel Başkan Bahçeli'nin hükümet alternatiflerini sıralarken azınlık hükümetinden de söz etmesine dikkat çekiliyor. MHP'de, "MHP olmayabilir belki ama Ak Parti azınlık hükümetini dışarıdan destekleyen bir formül de yabana atılmamalı" ifadeleri kullanılıyor. Önceki gün yapılan görüşmeye ilişkin bilgiler de gün ışığına çıkmaya devam ediyor. Alınan bilgiye göre Bahçeli, Davutoğlu'na ilginç bir soru yönelterek, "Bizimle koalisyon kurarsanız, çözüm sürecinde atılan bu adımları ne yapacaksınız? Dolmabahçe'deki bu görüşmeyi şimdi nereye koyacaksınız?" diye sordu. Davutoğlu ise, çözüm sürecinin demokratik açıdan kazanımlarını olduğunu, önemli adımlar atılarak değişimler olduğunu gerekirse daha ayrıntılı bilgi verebileceklerini anlattı. Bahçeli ise, "Siz bizim misafirimizsiniz, biz de evsahibiyiz. Düşüncelerimiz belli" demekle yetindi. Davutoğlu'nun, "tabanımız sizi istiyor" çıkışının ardından Bahçeli, Ak Parti ile MHP arasında kurulacak bir koalisyonun çözüm sürecinin devamını isteyen çevreler tarafından, "savaş koalisyonu" olarak adlandırıldığını belirerek, bu durumun, "toplumsal yarılmayı" da derinleştirebileceğine dikkati çekti.
Milliyet

'Tek Vatan, Tek Devlet!'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. Havalimanı Merkez Şantiyesi'nde işçilerle bir araya geldiği iftar programında yaptığı konuşmada, "Bizim birliğe, beraberliğe çok ihtiyacımız var. Bizi bölmek isteyenlere, ayırmak isteyenlere karşı bu birliğe, beraberliğe çok ihtiyacımız var. 78 milyonuyla bir, beraber, diri, kardeş olacağız" dedi. Millet kavramının, her türlü etnik kimliği barındırdığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi: Tek millet olacağız, tek bayrak olacağız. Tek vatan, tek devlet Böyle yürüyeceğiz. Millet kavramı, içinde her türlü etnik kimliği barındıran bir kavramdır. Bunu farklı yerlere çekmenin hiçbir anlamı yok. Onun için de şu anda bizim kalkıp da burada vatandaşlık bilincini bir kenara koymamızın anlamı yok. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bilinci, bu çok önemli. Bundan niye güceniyor, niye utanıyoruz? Bizim ikinci bayrağımız olamaz. Kanal İstanbul'u bitirdiğimiz andan itibaren İstanbul farklı bir cazibe merkezi haline gelecektir. 2018'in ilk çeyreğinde Türkiye'nin kazanacağı bu havalimanı, dünyanın her yerinde iftihar vesilesi olacak. Pistlerde, anaterminal bölgesinde, otoparkta inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Helikopterle yukarıdan dolaşırken aşağıda baktık karıncalar dolaşıyor. Ne o karıncalar, bütün iş makineleri kamyonlar adeta birer karınca gibi gözüküyor. Yoğun bir çalışma var. Bana verilen son bilgilere göre bu projede 5 bin 328 işçi 533 mühendis olmak 5 bin 861 kişi görev yapıyor. İlerde 30 bine çıkacağı bana bildirildi. Buradan bütün milletime sesleniyorum, 'İşsizim' diyen operatörlere ve 'İşsizim' diyen kamyon şoförlerine sesleniyorum. Bakın şu anda şu şantiyede şoför aranıyor. Vietnam'dan buraya şoför getirildi. Sigortası vs. her şeyi olduğu halde gelmiyorlar. Ondan sonra da işsizim diye dolaşıyorlar. Buyur işte iş burda var, hadi gel. Maalesef yan gelip yatarak para kazanmaya alışanlar var. Ben karşımda terleyenleri görüyorum. Onun için de sizi kutluyorum. Sendikaysa sendika var, sigorta var. Ücretleri de sordum, fena değil. Buyur çalış kardeşim.
Vatan

SPOR
Trabzonspor'un dün ilk kez görücüye çıkardığı 2015-2016 sezonu formaları taraftarları isyan ettirdi Daha önce basına sızan ve Ofspor'un geçen sezon giydiği formalara benzetildiği için sosyal medyada tartışmalara neden olan formalar dün resmi olarak tanıtılınca taraftarlar adeta hayal kırıklığına uğradı. Tasarımı Nike tarafından yapılan ve TS Clup'larda 119 liradan satışa sunulan yeni formalar bordo mavili taraftarlar tarafından 'tişört' benzetmesi yapılarak eleştirilerin hedefinde kaldı. Bordo mavi iç saha, mavi ve beyaz olmak üzere 3 ana forma olarak seçilen koleksiyona Ofspor'dan farklı olarak sadece bordo formanın eklenmesi dikkat çekti. Bu karşıklığın altında ise yönetimde yaşanan bir kaygı olduğu ortaya çıktı. Nike ile geçen sezon sözleşmesi sona eren ve yeni sezon anlaşması yapmayan TS Clup yönetiminin başka firmalarla görüştüğü ancak daha sonra yeni sezona yetiştirememe kaygısıyla bundan vazgeçtiği öğrenildi. Sezon başlangıcına az bir zaman kalan Nike'ın Trabzonspor için hazırladığı yeni bir tasarım olmadığı için de formaların mecburen katalogda yer alan hazır tasarımlardan seçildi.
Hürriyet

Avusturya'daki ilk etap kamp çalışmasını dün tamamlayan Galatasaray'da bu dönem, özellikle gençler ve kiralık gönderildikleri takımdan dönenler için çok önemliydi. Çünkü milli futbolcular ve yıldız isimler geç katılacak, o süreçte teknik direktör Hamza Hamzaoğlu da onlarla ilgilenme fırsatı bulacaktı. Ancak geçen 11 günden geriye bakıldığında, bu isimlerden sivrilen var mı? Biz göremedik! Cim-Bom'un Avusturya serüveni, 19 futbolcu ile başladı, ekstra izin verilen milli futbolcular Selçuk, Burak, Hakan Balta, Semih Kaya ve Umut Bulut'un yanı sıra özel izinli Olcan ve Dzemaili ile yeni transferler Podolski, Jem Karacan ve Lionel Carole'un katılımıyla bu sayı 30'a kadar yükseldi. Ama Futbol Federasyonu'na 28 futbolcu bildirileceği göz önünde bulundurulduğunda ve yeni isimlerin de geleceği varsayıldığında, işlerin çok zor olduğunu söylemeye bile gerek yok. Fakat Hamza Hamzaoğlu'nun bütün iyi niyeti ve adaletli yaklaşımına karşın, başta isteksiz görünen Dany olmak üzere, geçen sezonu başka takımlarda kiralık olarak geçiren Sercan Yıldırım, Umut Gündoğan, Furkan Özçal'ın yeni sezonda da kadroda yer alması zor görünüyor. Ayrıca genç futbolcuların da 28 kişilik kadroda kalabilmeleri neredeyse imkansız Berk İsmail, Yavuzhan ve Sinan Gümüş'ün kiraya verilmeleri bekleniyor. Avusturya kampında teknik heyetten geçer not alamayan diğer iki önemli isim ise Yekta Kurtuluş ve Tarık Çamdal Özellikle teknik kadro, yeni sezonda Tarık'tan büyük beklenti içindeydi. 4.7 milyon euroya transfer edilen oyuncu, Avusturya kampındaki performansı ile sınıfı geçmedi. Hamzaoğlu'nun bu yüzden sağ bek transferini ciddi şekilde yeniden gündeme alabileceğini düşünmek için niyet okumaya da gerek yok. Tarık gibi diğer hayal kırıklığı ise Yekta Kurtuluş oldu.
Milliyet

Uzun bir süredir Mario Gomez'in transferi için uğraşan Beşiktaş'a Alman oyuncudan kötü haber geldi. Fiorentina Teknik Direktörü Paulo Sousa ile görüşen Mario Gomez, bu görüşmenin ardından Floransa'da kalmaya karar verdi ve Beşiktaş'ın yıllık 4 milyon euroluk teklifini geri çevirdi. Gomez'e güvendiğini dile getiren Sousa, "Gomez büyük bir deneyime sahip bir futbolcu, çok gol atabileceği bir pozisyona yerleştirebilmek bizim işimiz" ifadelerini kullandı. Mario Gomez, Fiorentina'da kalmaya karar verirken; Alman oyuncunun planlarını bozabilecek bir açıklama da Fiorentina'nın Genel Menajeri Andrea Rogg'dan geldi. Rogg, "Birden fazla teklif var ve her türlü ihtimali onunla değerlendiriyoruz. Kendisi şu an idmanlara çıkıyor. Mario'nun kariyerine paralel olarak bir maaşı ve bir fiyatı var. Mario'nun satışı ile birlikte kadronun rekabetçiliğini koruyacak bir şans yakalarsak, satışı düşünebiliriz" dedi. Gomez'in senelik talep ettiği ücretin 6 milyon euro olduğu öğrenildi. Beşiktaş'ın maksimum vereceği ücret ise 4 milyon euro. Başkan Fikret Orman'ın ısrarla kadroda görmek istediği Gomez için görüşmeler sürüyor. Fiorentina'dan 'ret' yanıtı gelmesine rağmen menajerin olumlu açıklamaları Beşiktaş'ı heyecanlandırdı. Orman'ın bu hafta içinde transferde sonuca ulaşmak için yoğun çaba harcayacağı ifade edildi.
Star

Fenerbahce, son Avrupa Ligi finalisti, Ukrayna'nın Dnipro takımıyla yaptığı hazırlık maçını 1-0 kaybetti. 37. dakikada Boyko'nun uzun degajında kendi yarı sahasında topa kafa vurmak isteyen Kjaer meşin yuvarlağı sektirdi. Kalinic'ten önce topa müdahale eden Alves'in ters vuruşunda meşin yuvarlak kalesini terk eden Volkan'ı geçip ağlarla buluştu ve skor belirlendi. Kanarya, flaş transferleriyle ilk kez taraftarının önüne çıkarken; bilet fiyatlarının 70-220 lira olması ve tatilin başlaması nedeniyle tribünler boş kaldı. Van Persie'nin imzasını 15 bin, dünkü maçı ise 10 bin kişi izledi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme