18 Temmuz 2015 Cumartesi

18.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Kaderin Cilvesi 

Daha önce 2009'da ve 2013'te peş peşe terfi alan 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, bu yılki YAŞ'ta Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na en yakın iki isim olarak öne çıkıyor. Ancak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yükselen orgeneral, 2 yıl sonra zorunlu olarak emekli olacak, Genelkurmay Başkanlığı'na yükselemeyecek. SURİYE sınırındaki gelişmeler nedeniyle büyük öneme sahip Yüksek Askeri Şûra'nın (YAŞ) bu yılki yaz dönemi çalışmaları, geçmiş yıllarda olduğu gibi 1-4 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Olağanüstü bir gelişme olmadığı takdirde, yasa gereği bu yıl emekliye ayrılacak olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar gelmesi bekleniyor. Akar'ın boşaltacağı Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yapılacak atama ise YAŞ'ın üst şifrelerinde önemli bir konuma sahip. Bunun nedeni, yapılacak atamanın TSK'nın üst kademesinin geleceği açısından belirleyici bir etki yaratacak olması. Kara Kuvvetleri'nde en kıdemli orgeneral Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Galip Mendi. Eski teamüller işleseydi, 2012 YAŞ'ında orgeneralliğe yükselmiş olan Orgeneral Mendi'nin kıdemi itibarıyla Kara Kuvvetleri'nin başına gelmesi gerekirdi. Ancak son yıllarda teamüller önemli ölçüde esnetildiği için orgenerallikte son yılına giren Mendi'nin, bu yıl görev süresi dolacağı için emekliye ayrılacak olan Orgeneral Abdullah Atay'ın yerine Jandarma Genel Komutanı olması bekleniyor. Ege'ye ise bu yıl 'or' olacak komutanlardan birisinin gelebileceği belirtiliyor. Bu durumda Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yakın iki isim bulunuyor. Bunlar, her ikisi de 2013 YAŞ'ında orgeneralliğe birlikte terfi etmiş olan mevcut 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile Genelkurmay İkinci Başkan Orgeneral Yaşar Güler. 2013'te Çolak birinci, Güler ise ikinci sırada terfi etmişti. Keza 2009'da tümgenerallikten korgeneralliğe terfi ederken de yine Çolak birinci, Güler de ikinci çıkmıştı. Buradaki ilginç durum, bu iki isimden Kara Kuvvetleri Komutanı olacak ismin Genelkurmay Başkanlığı yolunun kapanabilecek olması. Çünkü kuvvet komutanlığında görev süresi 2 yıl. Orgeneral Hulusi Akar ise yaş durumu nedeniyle 2019 yılına kadar 4 yıl Genelkurmay Başkanlığı yapabilecek. Bu durumda 2013 devresinden olup bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yükselen orgeneral, 2 yıl sonra zorunlu olarak emekli olacak. Buna karşılık bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanı yapılmayan diğer orgeneral, 2 yıl sonra zorunlu olarak emekli olan devre arkadaşının yerine gelebilecek. Bu atama onun iki yıl sonra Akar emekli olduğunda Genelkurmay Başkanlığı'nı ondan devralmasının da önünü açabilecek. Bir başka anlatımla, teorik açıdan bakıldığında bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanı olmamak ileride Genelkurmay Başkanlığı'na yükselebilmek bakımından daha şanslı bir seçenek olarak beliriyor. 

Hürriyet 

EKONOMİ 

Gram Altın 96, 7673-96, 8550 
ABD Doları 2, 6519-2, 6536/ 
Euro 2, 8707-2, 8771/
İngiliz Sterlini 4, 1368-4, 1441 

Sınırda 'Baz' Savaşı 

Sınıra yakın yere gidenlerin en çok sık karşılaştığı sorunların başında cep telefonlarının komşu ülkelerdeki baz istasyonlarına bağlanması geliyor. Birçok kullanıcı bu durumun farkına bile varmadan tüm görüşmelerini diğer ülkedeki mobil operatörler üzerinden gerçekleştiriyor. Böylelikle abonelerin görüşmeleri 'roaming' olarak adlandırılan bir tarifeye giriyor ve komşu ülkelerdeki mobil iletişim operatörleri bu görüşmeler üzerinden gelir elde ediyor. Türk aboneler de 'roaming' nedeniyle yurtdışı tarife üzerinden ödeme yapıyor. Bu durum da Türk abonelerinin görüşmelerde dakika başına 7 TL, internet kullanımında ise megabayt başına 25 TL, mesaj ücreti olarak 1 TL ödemesi anlamına geliyor. Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan ve İran mobil iletişim operatörleri, Türk abonelere bu tuzağı en çok kuran ülkeler arasında. Durum böyle olunca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sınırdaki baz istasyonlarının kapsama alanına el attı. BTK yetkililerinden aldığımız bilgilere göre sınırda yapılan ölçümlerle Türkiye'deki ve komşu ülkelerdeki baz istasyonlarının çekim alanı sık sık kontrol ediliyor. Bu kontroller sonucunda komşu ülkelerin baz istasyonlarının Türkiye sınırlarına girdiğinde kapasitesinin arttırıldığı tespit edildi. Bu tespitler ışığında BTK yetkilileri de Türkiye'deki mobil iletişim operatörlerinin de kapasitelerini en az komşu ülkelerin operatörleri kadar yükseltmesini tavsiye etti. Türk operatörler de bu tavsiyeye uyup Türk abonelerin yüksek faturalarla karşılaşmaması için kapasite yükseltmeye başladı. Bunun yanı sıra BTK'nın, Türkiye'deki abonelerin komşu ülkelerdeki mobil iletişim operatörlerine bağlanmaması için aldığı farklı önlemlerde var. Anlık olarak abonelerin komşu ülkelerdeki mobil iletişim operatörlerine bağlanması halinde 'roaming gatewave' (roaming kapısı) adındaki teknoloji devreye giriyor. Bu teknoloji sayesinde kullanıcıların cep telefonunun komşu ülkeye bağlanmasının önününe geçiliyor. Ancak roaming kapısı sınırlı bir süre devrede kalıyor. Paylaşılan bilgilere göre komşu ülkelerin mobil iletişim operatörlerine istemeden bağlanan kullanıcılar, 10 dakika boyunca Türkiye'deki baz istasyonlarına bağlı kalmaya devam ediyor. Bu da faturalara yansıyacak ücretlerin önüne geçmeye devam ediyor. 

Hürriyet 





Turizme Bayram Bereketi 

Turizm tesisleri bayram tatili patlaması yaşıyor. Başta kıyı şeritleri olmak üzere dört günlük bayram tatili otellerin doluluklarını yüzde 100'lere çıkardı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜ- ROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık, bayram tatili nedeniyle iç pazarda talep patlaması yaşandığını belirterek, bütün tesislerde dolulukların zirve yaptığını söyledi. Antalya başta olmak üzere kıyı bölgelerinin tamamında ciddi yoğunluk olduğunu dile getiren Ayık, "Tesislerin büyük bölümü dolmaya başladı. Bayramla başlayan doluluk eylül ayı ortalarına kadar gider. Ancak bu doluluklar dönemsel. Rus turistin etkisini azaltması çok zor. Rus turistteki azalmanın etkisi yılın geneline yansıyor" diye konuştu. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ali Kızıldağ da, otellerde yüzde 100 doluluk oranının görüldüğünü söyledi. Otelcilerin yüzünün bayram nedeniyle güldüğünü dile getiren Kızıldağ, "Hem sıcak hem de yoğun bir oruç dönemi sonrası iç pazarda yoğun talep var. Ege ve Akdeniz kıyıları çok hareketli" şeklinde konuştu. Bu bayramda yaklaşık 150 bin kişinin sahilleri tercih ettiğini dile getiren Kızıldağ, 4-5 yıldızlı otel fiyatlarının ise gecelik 250 ile 750 TL arasında değiştiğini hatırlattı. Akdeniz Turistik Otel İşletmecileri Birliği (AKTOB) Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise, doluluklara Ramazan bereketi geldiğini kaydetti.

Milliyet 





Gençlerden 'Bes'leniyor 40 Milyar Tl'ye Koşuyor 

Bireysel emeklilik (BES) sistemindeki fon büyüklüğü Temmuz ayı itibariyle 38.5 milyar lirayı aştı. Sistemdeki katılımcı sayısı 5 milyon 574 bini buldu. Yılbaşından bu yana fon büyüklüğü yüzde 11 oranında arttı. Sisteme üye olan kişi sayısı ise 600 bine yakın yükselişe imza attı. Sektör yetkilileri katkı payı sistemiyle 2020 yılında 120 milyar liralık fon büyüklüğü hedefliyor. Devletin yüzde 25'lik katkı payı sistemine geçmesi sonrası katılımcı sayısında artış dikkat çekerken, toplam katkı payı tutarı da 4 milyar TL'yi yakaladı. Bireysel emeklilikten emeklilik hakkı kazanan katılımcı sayısı ise 21 bini aştı. Türkiye ekonomisinin en büyük problemlerinden biri olan cari açığın azaltılması için tasarrufların artırılması gerekiyor. Uzun vadeli tasarruflar için en doğru kaynak olarak da bireysel emeklilik sistemi gösteriliyor. Sistemdeki fonların büyütülmesiyle birlikte Hazine daha uzun vadeli borçlanabilecek. Özel sektör borçlanma araçları da çeşitlenecek. Şu anda fonlar ağırlıklı olarak kamu borçlanma araçlarına yatırım yapıyor. Hisseye de ağırlık verilmesiyle birlikte sermaye piyasalarının derinliği de artabilir. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, sürekli olarak Türkiye'de tasarruf oranının GSYH'ya oranının yüzde 12'ye düştüğünü, bunun tarihi en düşük seviye olduğunu söylemişti. 2002 yılında tasarrufun GSYH'la oranı yüzde 18'li seviyelerde bulunuyordu. 

Milliyet 





Milli Yolcu Uçağının Motoru Da Yerli Olacak 

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 27 Mayıs'ta İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde tanıttığı Türkiye'nin ilk yerli uçağının motoru da yerli olacak. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı kontrolünde bilim adamlarına yaptıracağı yerli motoru tamamen gizlilik dahilinde tasarlayıp üreteceği belirtildi. Davutoğlu'nun yeri uçağı tanıtımında 29 Ekim 2019 tarihi için temsili bilet kesilen milli bölgesel yolcu uçağına yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye 2023 yılına kadar 70 yolcu kapasiteli milli bölgesel yolcu uçağının tüm parçaları yerli olacak şekilde üretilecek. Uçağın en önemli parçası olan motoru ise tamamen Türk mühendisler tarafından tasarlanacak ve Türkiye'ye ait olacak olan bu teknoloji devlet sırrı gibi saklanacak. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, motor teknolojisi üzerinde Türk mühendislerini bir araya getirerek çalışmalara başladı. Ankara'nın Kazan ilçesinde tasarımına başlanan uçak motorunun en önemli kısmı kompresör, yanma odası ve türbinden oluşan çekirdek motor ile ana motordan oluşan kısımlar yapılacak. Motor üretildikten sonra Bakanlık bir sonraki aşamaya geçerek bu motoru Türkiye'de geliştirilecek milli yolcu uçağı, milli İHA-İnsansız Hava Aracı ve milli helikopterimizde de kullanmaya başlayacak. Böylece Türkiye artık havada tamamen milli imkanlarla üretilmiş araçlarını kullanmaya başlayacak. 

Star 





Denetim Arttı Kömür Azaldı 

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), ocaklarından yılın ilk yarısında çıkarttığı 531 bin 329 ton kömürle 6 yılın aynı dönemine göre en düşük üretimini yaptı. Kuruma bağlı Armutçuk, Kozlu, Karadon, Amasra ve Üzülmez müessese müdürlüklerinde işçilerin kazma ya da hava basınçlı kazıcılarla emek yoğun çalıştığı maden ocaklarında, geçen yılın Ocak-Haziran döneminde üretilen 676 bin 43 ton kömür, bu yılın aynı döneminde 144 bin 714 ton azaldı. Kömür ocaklarından 2010'un ilk 6 ayında 953 bin 9 ton olan üretim, 2011'in aynı döneminde 701 bin 535, 2012'de 753 bin 171, 2013'te 681 bin 527, 2014'te 676 bin 43 tona, bu yılın aynı döneminde 531 bin 329 tona geriledi. Yılın ilk yarısı için programladığı 1 milyon 80 ton kömür üretimini yakalayamayan TTK, en fazla üretimi 99 bin 613 tonla Ocak'ta, en azını 69 bin 660 tonla Mayıs'ta yaptı. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, havzadaki kömür ocaklarında üretimin emek yoğun sürdürüldüğünü söyledi. İşçi açıkları nedeniyle kurumda yeraltında çalışan sayısının 9 binin altına düştüğüne dikkati çeken Demirci, şöyle konuştu: "Üretimimiz işçi sayısıyla doğru orantılıdır. Kurumda son yıllarda özellikle emeklilikler hızla arttı. Çalışan sayısının azalmasının yanı sıra geçen yıl Soma faciasının ardından çıkarılan 'torba yasa' kapsamında yapılan sıkı denetimlerin süreci nedeniyle üretimimizde düşüş yaşandı. Kurumun tarihinde ilk defa bu kadar düşük bir üretim gerçekleştirildi. Üretimin artması için işçi açıklarının giderilmesi gerekiyor." Demirci, TTK'nın 14 bin norm kadrosu bulunduğunu vurgulayarak, kurumun tarihi boyunca çalışan sayısının ilk kez 9 binin altına indiğini söyledi. 

Vatan 





DÜNYA 



Ab'den Türk Ve Rumlara Geçmişi Unutun Çağrısı 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker tarihi Kıbrıs ziyaretinde Türk ve Rumlara geçmişi unutmaları çağrısında bulundu ve "İkinci Dünya Savaşı'nda ben de ailemden çok kayıplar verdim. Avrupa ülkeleri barıştı, Kıbrıs neden olmasın? Geçmiş, ilerlemenin önünde engel olmamalı" dedi. İki günlük resmi ziyaretinde Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis'le bir dizi görüşme yapan Juncker, Rum parlamentosunda dün yaptığı konuşmada, "Kıbrıs sorununun çözülmesiyle elde edilecek ekonomik kazanımları anlatmayacağım. Bu konuda Türk ve Rum liderler ellerinden geleni yapıyor. Kıbrıs sorununu şimdi çözün ve gelecek nesillere bırakmayın" diye konuştu. Juncker temasları sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) geçen ilk Avrupa Komisyonu Başkanı oldu. KKTC'de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile bir araya gelen Juncker, Kıbrıs sorununun çözüm maliyeti konusunda da garanti verdi. Çözümün zorlu ve maliyetli olacağına dikkat çeken Juncker, "Müzakerelerin son aşamasında çözümün maliyeti gündeme geldiği zaman AB Komisyonu devrede olacak. AB Komisyonu olarak üzerimize düşeni yapacağız" dedi. Juncker'dan sonra Kıbrıs'ta garantör ülkelerden İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Philip Hammond da dün Lefkoşa'ya gelerek Akıncı ile görüştü. Çözümün maliyeti Kıbrıs sorununda en önemli konulardan biri kabul ediliyor. Mülkiyetten doğan tazminatlar için 40 milyar, KKTC'nin çoğu Türkiye'ye olmak üzere 10 milyar dış borcu, Rum yönetiminin 25 milyarlık dış borcu ve yer değiştirerek mülklerinden olacaklar için 5 milyar dolar olmak üzere toplamda 80 milyar dolarlık bir maliyet hesaplanıyor. 

Hürriyet 





Ucm Soruşturması Sil Baştan 

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) yargıçları, Mavi Marmara gemisine baskının soruşturulmasına 'gerek olmadığına' hükmeden ön kararın yeniden incelenmesini istedi. Lahey merkezli UCM'den yapılan açıklamada, ön büro mahkemesinin savcılardan; Komor Adaları adına açılan davada verdikleri soruşturma yapmama kararını yeniden incelemeleri talebinde bulunduğu bildirildi. Açıklamada, suçun ağırlık derecesinin belirlenmesinde maddi hataların yapıldığı kaydedildi. UCM başsavcısı Fatou Bensouda, kasım ayında davayla ilgili yaptığı açıklamada, İsrail'in Mavi Marmara saldırısında savaş suçu işlediğinin tespit edildiğini ama bunun mahkemenin soruşturma yapması için 'yeterli yoğunlukta' olmadığını ifade etmişti. İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı avukatları mahkemenin verdiği bu karara 29 Ocak tarihinde itirazda bulunmuştu. Avukatlar, Mavi Marmara'ya saldırının UCM'nin yetki alanına girdiğini savunarak kararın kaldırılması talebinde bulunmuştu. Türkiye ve İsrail'in taraf olmadığı UCM, Mavi Marmara gemisi üye Komor Adaları'nda kayıtlı olduğu için başvuruyu kabul etmişti. İHH ile mağdur aileler UCM'ye yaptıkları suç duyurusunda, saldırıda rol oynayan İsrailli yetkililerin yargılanmasını istemişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kararın yeniden incelenmesine yönündeki isteğe tepki gösterdi. Netanyahu, yaptığı yazılı açıklamada, UCM'nin kararının 'siyasi ve gülünç' olduğunu öne sürerek "İsrail askerleri, BM Genel Sekreteri'nin atadığı ve uluslararası gözlemcilerle yargıçlardan oluşan bir komisyonun aldığı deniz ablukası kararını delmeye yönelik bir saldırıyı durdurmak için uluslararası hukuka uygun olarak savunma pozisyonunda hareket etmiştir" ifadesini kullandı. Netanyahu, UCM'yi 'Suriye'de Esad halkını katlederken, İran yüzlerce kişiyi infaz ederken ve Hamas çocukları Gazze'de insani kalkanı olarak kullanırken kalkıp İsrail'le uğraşmakla' suçladı. İs- Başbakan 'ikiyüzlülüğe karşı askerleri uluslararası alanda savunma sözü' verdi.

Milliyet 





'İran Halkı Ümitli Ama İhtiyat Payı Da Mevcut' 

İran ve P5+1 ülkeleri arasından uzun süredir devam eden müzakerelerin olumlu sonuçlanmasıyla, haftalardır Viyana'dan gelecek habere odaklanan İranlılar rahat bir nefes aldı ve coşkuyla kutladı. Anlaşma, İranlılar için yeni bir umut doğursa da halk batıya karşı olan ihtiyatlı tavrını elden bırakmadı. Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, anlaşmanın İranlılarda bir zafer ve mutluluk hissi yarattığını ancak geçmişte batıyla yaşananlardan dolayı halkta bir ihtiyat payının olduğunu ifade etti. Yaptırımların kalkmasıyla İran'ın bölgede Türkiye'ye rakip olacağına ilişkin basında çıkan haberleri de değerlendiren Tekin, Türkiye'nin istikrardan menfaat sağlayan bir ülke olduğunu belirterek, böyle bir komplekse kapılmaya gerek olmadığını, anlaşmanın iki ülke arasında yeni işbirliği kapılarını açacağını söyledi. Yıllardır uygulanan yaptırımların ekonomik yükünü sırtında taşıyan İran halkı, anlaşma haberini milli bir maç kazanmışçasına Tahran'ın geniş caddelerinde toplanıp danslar edip arabalarıyla geçit yaparak kutladı. Anlaşmanın ertesi günü ise reformist ya da muhafazakar tüm gazetelerin manşetlerinde tarihi anlaşma yer aldı. Yaptırımların ekonomik etkilerinden yorulan halkın umutları anlaşma ile yeniden canlanırken, "Şimdi ne olacak?", "Anlaşmanın etkileri nasıl olacak" soruları üzerine tartışmalar yoğunlaştı. Anlaşmanın İran için olumlu sonuçlar doğuracağına ilişkin görüşler çoğunlukta olsa da anlaşmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inananlar ya da batıyla anlaşma yapılmasına karşı olanlar da mevcut. Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran ve P5+1 ülkeleri arasındaki anlaşma sonrası İran'daki gözlemlerini Milliyet'le paylaştı. Anlaşma sonrası İran'da mutluluk ve zafer hissi olduğunu belirten Tekin, genel olarak İran'da anlaşmaya yönelik kayda değer bir olumsuz tepki olmadığını belirtti. Ancak Tekin, anlaşmanın daha çok yeni olduğunu ve zaman geçtikçe aşırı muhafazakar kesimden bir takım olumsuz tepkiler gelebileceğini, böyle bir durum halinde bu tarz olumsuz tepkilere şaşırılmaması gerektiğini ifade etti. Konuyla ilgili İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in henüz net bir açıklama yapmadığını ama resmi twitter sayfası üzerinden müzakere heyetine yönelik tebrik ve takdir mesajı paylaştığını kaydeden Tekin, Hamaney'in bu tweet'inin olumlu bir yaklaşım olarak görülebileceğini dile getirdi. 

Milliyet 





İslam Dünyası Bayram Namazında Tek Yürek Oldu 

Ramazan Bayramı'nı dün kutlamaya başlayan ülkelerde yaşayan Müslümanlar, bayram namazında bir araya geldi. Dünyanın dört tarafında semaya kalkan eller Müslümanlara yönelik zulümlerin son bulması ve savaşların bitmesi için Allah'tan yardım istedi. Balkanlar'da, Avrupa'da, Afrika'da ve Ortadoğu'da camiler doldu taştı. Kudüs'teki MüslümanlarMescid- i Aksa'ya akın ederken Ramallah'ta bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, "Gelecek bayramda işgalin sona erdiğini ve Filistin Devleti'nin kurulduğunu görmeyi ümit ediyoruz" mesajını verdi. Balkan şehirlerinde de bayram coşkusu vardı. Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, sabahın erken saatlerinden itibaren tarihi Gazi Hüsrev Bey Camisi'nde toplanmaya başladı. Sırbistan, Karadağ ve Arnavutluk'ta da camiler doldu taştı. Avrupa başta olmak üzere Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanlar sabahın erken saatlerinde camilere koştu. Almanya, Fransa ve İtalya'daki Müslümanlar bayram sevinci yaşadı. Ortadoğu'da ise DAEŞ terörünün yoğunlukta yaşandığı çatışma bölgelerinde bayram sevinci savaşın gölgesinde kaldı. 

Star 





Yine 'Yalnız Kurt' Dehşeti 

ABD, 2 ay aradan sonra yeni bir terör saldırısıyla sarsıldı. Tennessee eyaletine bağlı Chattanooga kentinde yaşayan Kuveyt asıllı Muhammed Yusuf Abdülaziz, kentteki iki askeri tesise düzenlediği saldırılarda 4 donanma askerini öldürdü, 1 askeri ve 2 güvenlik görevlisini de yaraladı. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dedektifleri, ölü ele geçirilen 24 yaşındaki Abdülaziz'in yapılan ilk incelemelerde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ya da başka bir terör örgütüyle bağlantısının tespit edilemediğini duyurdu. Genç saldırganın, güvenlik yetkililerince 'yalnız kurt' olarak nitelenen, terör eylemi düzenleyen bağımsız bir kişi olduğu düşünülüyor. Başkan Barack Obama da Abdülaziz'in, 'üzücü' olarak nitelediği eylemi tek başına gerçekleştirdiğini belirtti. Tennessee Üniversitesi elektrik mühendisliği bölümü mezunu olan Abdülaziz'in geçen yıl bir aylığına Ürdün'e gittiği, bu dönemde Yemen'i de ziyaret etmiş olabileceği belirlendi, ancak ziyaretlerin ne amaçla yapıldığı konusuna açıklık getirilmedi. Abdülaziz'in yerel polis teşkilatında görevli babasının da bir dönem terör örgütlerine para yardımında bulunduğu iddiasıyla FBI tarafından soruşturulduğu, ancak delil yetersizliğinden soruşturmanın kapatıldığı kaydedildi. ABD'de son olarak mayıs ayında Garland kentinde Hazreti Muhammed konulu karikatür yarışmasının düzenlediği binaya IŞİD sempatizanı 2 'yalnız kurt' saldırı düzenlemişti. Eylemciler güvenlik güçlerince öldürülmüştü.

Vatan 





Mcdonald's İran'a Ne Zaman Açılacak? 

Tahran yönetimiyle 5+1 ülkeleri arasında varılan nükleer anlaşma kapsamında Batılı ülkelerin İran'a uyguladığı ambargoları kaldırma kararı, ülkeye yabancı firma akını yaşanması ihtimalini de güçlendirdi. İranlılar, yakın zamanda başta Amerikan firmaları olmak üzere pek çok yabancı markanın başkent Tahran'da şube açmaya başlamasını bekliyor. Bu markaların başında Amerikan fast food zinciri McDonald's da yer alıyor. İranlı gençler, anlaşma haberinin duyulmasının ardından sosyal medyada yayınladıkları mesajlarda, ünlü fast food zincirinin ülkelerinde de şube açmasını desteklediklerini belirtti. McDonald's'ın resmi internet sitesinde de İran'da şube açmak isteyenler için başvuru formu yayınlanması, fast food zincirinin Tahran'a geleceği ihtimalini güçlendirdi. McDonald's yetkilileri, İran'a şube açma konusunda henüz ellerinde belirli bir tarih olmadığını açıkladı. McDonald's firması, ABD'nin yakın ilişki kurmaya başladığı eski 'düşman' ülkelerde şube açmasıyla ünlü. Firma Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1990'da Rusya'da ilk şubesini açmıştı. Rusya'yı, aynı yıl Çin, geçen yıl ise Vietnam takip etmişti. 

Vatan 



POLİTİKA



Yüzde 60'lık Blok Çöktü 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bayramın ilk gününü İstanbul'da geçirdi. Güne Sultanahmet Camii'nde bayram namazı ile başlayan Davutoğlu, ardından Ak Parti İstanbul İl Teşkilatı'nda partililer ile bayramlaştı. Cami çıkışı basın mensuplarının sorularına "Bugün bayram. Siyaset konuşmamak gibi bir prensibimiz var" diyen Davutoğlu, parti bayramlaşmasında ise siyaset konuştu. Sultanahmet Camii'nde kıldığı bayram namazının ardından 1 saatten fazla süre camidekilerle bayramlaşan Davutoğlu, daha sonra Edirnekapı'da bulunan aile kabristanına basına kapalı kısa bir ziyaret gerçekleştirerek bayramlaşma için Ak Parti İl Teşkilatı'na geçti. Davutoğlu il teşkilatında ise koalisyon çalışmalarına dair daha net mesajlar verdi. Davutoğlu şu açıklamalarda bulundu: "Birileri yüzde 41 gibi yüksek bir oran almamıza rağmen 4 partili bir Meclis oluşması sebebiyle, tek parti iktidarı olmamamız dolayısıyla neredeyse bayram ettiler, şenlik yapmaya kalktılar 8 Haziran sabahı. Ama bir aylık süreç gösterdi ki Türkiye'de siyasetin de Türkiye'nin de gönül coğrafyasının kaderi, anahtarı hala ve bundan sonra da daima AK Parti'nin elinde olacak." "Yüzde 60'lık bir bloktan bahsettiler" diyen Davutoğlu, "Sanki bu üç partiye oy verenlerin hepsi ortak bir hedef için oy vermiş gibi hayali bir vehimden, bir yüzde 60'lık bloktan bahsettiler. Sonuç ne oldu? Meclis Başkanı yine Ak Parti'den seçildi ve yüzde 60'lık blok iddiası olduğu yerde çöktü" dedi. Davutoğlu, diğer yüzde 60'lık bloktan bahsedenlerin Meclis Başkanı ve Başbakan'ın başka partilerden çıkarak, Cumhurbaşkanı'nı izole edeceklerini hesap ettiklerini söyleyerek, "Milli irade şunu gösterdi: Yüzde 41 ile Meclis Başkanlığı'nı da Başbakanlığı da hak eden ve bu sorumluluğu da hakkınca taşıma kudretine sahip yegane parti Ak Parti'dir" diye konuştu.

Milliyet 





Bahçeli, Tavrını O Anketle Belirledi 

Başbakan Ahmet Davutoğlu koalisyon hükümeti için ilk tur görüşmeleri tamamlarken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koalisyon konusundaki katı tutumu ve Meclis Başkanlığı seçiminde etkili olduğu öne sürülen ilginç bir anket ortaya çıktı. MHP'nin yaptırdığı ankette partinin oyu olası erken seçimde yüzde 19 olarak gösterildi. Koalisyon hükümeti için Davutoğlu'nun Ramazan Bayramı sonrasında ikinci tur görüşmelere başlaması beklenirken, kulislerde Bahçeli'nin koalisyona girmeme konusunda neden bu kadar katı tutum sergilediği merak ediliyor. Bugüne kadar açıklanan anketlerde olası erken seçimde MHP'nin oylarının düşeceğine ilişkin veriler açıklanırken, Bahçeli'nin de 25-27 Haziran tarihlerinde sessiz sedasız kapsamlı bir anket yaptırdığı ortaya çıktı. Her fırsatta kamuoyu araştırmalarının halkı yönlendirmek için kullanıldığını belirten Bahçeli, bu nedenle kendi yaptırdığı anket sonuçlarının açıklanmasını istemiyor. Ancak Milliyet'in edindiği bilgiye göre Bahçeli'nin, Meclis Başkanlığı seçimi ve koalisyon görüşmelerinde izlediği stratejinin parametrelerinden birini de bu anketler oluşturuyor. MHP'nin yaptırdığı ankette ilginç verilere ulaşıldı. Ankette, olası erken seçimde MHP'nin alacağı oy başta olmak üzere, koalisyon alternatifleri içinde MHP'nin kiminle hükümet kurabileceğine ilişkin sorulara da yanıt arandı. Ankette bugüne kadar açıklanan diğer kamuoyu araştırmalarının tam aksine MHP'nin oyu olası erken seçimde yüzde 19 olarak çıktı. Ak Parti'nin oyunun ise 39'da kaldığı belirlendi. Ankette, seçmene, "CHP-MHP-HDP" koalisyon hükümetine destek verir misiniz? sorusu da yöneltildi. Söz konusu koalisyona destek oranı yüzde 7'de kaldı. Böylece Bahçeli, CHP'nin Başbakanlık'ı bile teklif ettiği yüzde 60 Blok'a HDP faktörünün yanısıra halkın desteği çok düşük olduğu için yanaşmadı. MHP anketinde de seçmen Ak Parti ile koalisyona sıcak bakıyor. Koalisyon alternatifleri içinde en güçlü desteği Ak Parti-MHP koalisyonu alırken, Ak Partili seçmenin ise yüzde 54'ü MHP ile koalisyonu istiyor. MHP'li kaynaklar, olası erken seçimde MHP'nin oy kaybedeceği Ak Parti'nin oyunun artacağı algısının bilinçli şekilde yaratılmak istendiğini belirtirken, bunun tersi bir tablonun da yaşanabileceğini kaydettiler. MHP Genel Başkanı Bahçeli bu konuda her fırsatta, ana muhalefet görevini üstlenmek isteyen MHP'nin erken veya zamanında yapılacak bir seçimle tek başına iktidara geleceğini dile getiriyor. MHP'li yetkililer konuya ilişkin şunları kaydetti: "MHP Türkiye'nin hükümetsiz kalmasını istemiyor. Parti politikaları doğrultusunda önce denenmesi gereken hükümet modellerinin hayata geçirilmesini istiyor. İlkelerini şartları açık ve net olarak ortaya koyuyor. Gerektiğinde taşın altına sadece elini değil gövdesini koyacağını beyan ediyor. Ne var ki, bütün alternatifler tükendikten sonra MHP seçimden de kaçmıyor. MHP tüm teşkilatlarıyla olası bir erken seçime hazırdır. Ve gireceğimiz seçimden başarıyla çıkacağımıza, oylarımızı artıracağımıza inanıyoruz. Erken seçim olursa MHP'nin oyları 3 puan 5 puan düşecek diye yaygara yapılıyor. Anketler açıklanıyor. Bunların hepsi halkın zihnini bulandırmaya dönük, kafa karışıklığı yaratmak için yapılıyor. Algı operasyonu yapılarak MHP tuzağa çekilmek isteniyor. Kanaatimize göre MHP'nin oyunun azalacağı algısının tam aksi bir tabloda çıkacaktır olası bir seçimden."

Milliyet 





Bir Kez Daha Dolmabahçe Tepkisi: Böyle Şey Olmaz! 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün bayram namazını Ataşehir'deki Mimar Sinan Camii'nde kıldıktan sonra, koalisyon süreciyle ilgili açıklamalar yaparken PKK ve HDP'ye tepkisini dile getirdi. PKK'nın TIR'ları, sivil vatandaşları taradığını, iş makinelerini, termik santralleri yaktığını ve Silvan Barajı'nı bombalayarak engellemeye çalıştığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabi bu şartlar altında parlamentoda temsil kabiliyeti bulmuş olan uzantının kalkıp elinden geleni yapması gerekir. Şunu söylüyorlar: Bizim organik bağımız yok. Organik bağın olmayacak tabi, ama inorganik bağınızın olduğu ortada. Bunu bölgede dolaştığımızda görüyoruz. Organik olmasa da inorganik bağınızın olduğunu biz bütün istihbari bilgilerle biliyoruz." Erdoğan, seçimde yüzlerce köylerde HDP dışındaki partilere sıfır oy çıktığını da anlatarak, "Demek ki burada kaleşlerle, silahlarla tehditler var" dedi. "HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın örgüte silah bırakma çağrısı oldu. AK Parti ve HDP arasındaki koalisyon görüşmelerinde Dolmabahçe Mutabakatı'nın da gündeme geldiğini biliyoruz. Bütün bunları düşündüğünüzde çözüm sürecinin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan şunları söyledi: "Burada şunu vurgulamak durumundayım. Ben Dolmabahçe Mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum. O toplantı, bir mutabakat toplantısı olamaz. Niye? Çünkü ortada bir hükümet vardır. Öbür tarafta grubu olan bir siyasi parti vardır. Burada neyin mutabakatını, kimle, niçin sağlıyorsunuz? Böyle bir şey olmaz. Eğer adayla ilgili bir çalışmaysa böyle bir şey asla olmaz. Burada ülkemizin geleceğine yönelik atılacak adımsa, bu mutabakatın yeri parlamentodur. Parlamentoda, diğer siyasi partiler de hükümet de müşterek çalışmasını yapmak suretiyle orada kalkar Türkiye Mutabakatı gibi, böyle bir değerler silsilesini ortaya koyarlar ve bu parlamentodan çok güçlü bir şekilde çıktığı zaman onun bir karşılığı olur, bir değeri olur. Yoksa bölücü terör örgütüne sırtını dayamış olanlarla bir mutabakat asla yapılamaz. Böyle bir şey düşünülemez. Burada yan yana durup, orda bir fotoğraf karesi içersinde yer almak doğru bir şey değildir. Bunu bir defa bu şekilde değerlendirmek gerekiyor."

Vatan 





'Artık Uzlaşma Zamanı' 

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bayram namazını oğulları Ahmet Münir ve Mehmet Emre Gül ile birlikte Süleymaniye Camii'nde kıldı. Gül, namazın ardından cami çıkışında bayram mesajı verdi. Gül, "İnşallah bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine bütün milletimizin geleceği iyi olsun" dedi. Gül koalisyon görüşmeleriyle ilgili, "Bunu yürüten arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. İnşallah hep hayırlısıyla bayram zaten sevgi, muhabbet, diyalog ayıdır. Seçimlerden sonra da böyle bir diyalog ortamının başladığını görüyorum. Bundan da büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnşallah hayırlısı neyse o olsun memlekette" diye konuştu. "Koalisyon hükümeti kurulması konusunda umutlu musunuz? şeklindeki soruya Gül, "Artık onu arkadaşlarımız bilir. Hayırlısı neyse o olsun. Artık görüşme konuşma, uzlaşma dialog zamanı. Ümit ediyorum ki hayırlısı neyse o ortaya çıkar" diye yanıt verdi. Gül'ün bayram namazını kılacağı cami, iki kez değişti. Önce Gül'ün Kavacık Hasan Yavuz Camii'nde kılacağı bildirildi. Daha sonra Başbakan Davutoğlu'nun da bayram namazını kıldığı Sultanahmet Camii'ndeki namaza iştirak edeceği belirtilen Gül'ün bu programı da değişti. 

Vatan 



SPOR 



Avrupa'da bu sezon mücadele edecek takımlarımızdan Fenerbahçe'nin, Şampiyonlar Ligi ve Medipol Başakşehir ile Trabzonspor'un UEFA Avrupa Kupası ön elemelerindeki rakipleri belli oldu. Sarı lacivertliler, Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk ile eşleşti. Galatasaray ve Beşiktaş'ı şampiyon yapan teknik direktör Mircea Lucescu'nun çalıştırdığı Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk ile ilk maç 28 Temmuz'da İstanbul'da, rövanş ise 4 Ağustos'ta Ukrayna'da yapılacak. Fenerbahçe turu geçmesi durumunda UEFA Şampiyonlar Ligi'ne kalabilmek için son etap olan play off turunda mücadele edecek. Sarı lacivertli ekip, rakibine elenmesi durumunda ise yoluna UEFA Avrupa Ligi play off'unda devam edecek. UEFA Avrupa Ligi'ndeki temsilcilerimizden Medipol Başakşehir, 3. ön eleme turunda Hollanda'nın AZ Alkmaar takımıyla karşılaşacak. Lacivert turunculu ekip, ilk maçı deplasmanda oynayacak. 2. eleme turunda Lüksemburg temsilcisi Differdange 03'ü 1-0 yenerek avantaj elde eden Trabzonspor'un rakibini elemesi halinde 3. ön eleme turundaki olası rakipleri de belli oldu. Bordo mavililer Jelgava (Letonya)-Rabotnicki (Makedonya) eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak. Temsilcilerimizin ilk maçları 30 Temmuz, rövanşları ise 6 Ağustos'ta. İki takım da turu geçerse play off'taki rakiplerini bekleyecek. 

Hürriyet 





Barcelona'ya 41 milyon euroluk bedelle transfer olarak futbol kamuoyunda büyük etki bırakan Arda Turan konusunda yeni açıklamalar gelmeye devam etti. Atletico Madrid Başkanı Enrique Cerezo Arda transferi ile ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. İspanyol Cadena Cope radyosuna özel bir röportaj veren İspanyol başkan, farklı durumların öne çıktığını ima etti. Arda'nın transferinde Türkiye'deki bazı büyük firmaların rol oynadığını vurgulayan başkan Cerezo "Arda'nın gönlünde aslında İngiltere'de Premier Lig'de futbol oynamak yatıyordu. Ancak ticari çıkarlar, reklam anlaşmaları bu isteğin önüne geçti. Olaylar öylesine hızlı gelişti ki bunun karşısında duramadık" dedi. Enrique Cerezo konuyu daha da farklı bir yöne çekerek, "Türkiye büyük bir ülke ve Arda bu ülkede tam anlamı ile bir idol haline getirildi. Bazı çevreler Arda Turan'ın Barcelona'da oynamasını istedi ve başarılı da oldular" diye konuştu. Arda'nın çok kaliteli bir karaktere sahip olduğunu vurgulayan Cerezo, Barcelona'nın cezası nedeni ile bir başka takıma kiralık verilmesinin artık kendilerinin sorunu olmadığını da aktardı. Barcelona'ya başkan olacak kişinin bu konuyu halletmesi gerektiğini söyleyen Başkan Cerezo, Arda'nın bunların dışında yeni takımına katkı yapacağına da inandığını kaydetti. Atletico Madrid başkanı, "Yıldızlar topluluğu olan Barcelona, Arda'yı transfer ettiğine göre o da bir yıldızdır. O yüzden takıma kazandırdılar" sözleriyle açıklamalarını noktaladı. 

Milliyet 





Beşiktaş Demba Ba'nın ayrılmasından sonra forvet arayışlarına dünyanın dört bir yanından hız verdi. Mario Gomez için İtalya'da görüşmelerini hızlandıran Kartal için İngiltere'nin The Sun gazetesinden bir iddia geldi. Ada'nın en yüksek trajlı gazetesinde yer alan habere göre, Beşiktaş Leicester City'nin Arjantinli forveti Leonardo Ulloa'yı listesine aldı. 28 yaşındaki forvetin İngiliz ekibiyle sözleşmesi 2018'de sona eriyor. Geçen sezon 40 maçta forma giyen Ulloa, 13 gol atma başarısı göstermişti. 8 milyon euro bonservis değeri olan Arjantinli golcüye Beşiktaş'ın önerebileceği en yüksek rakam 8 milyon euro. Brezilya basını, transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş'ın Palmeiras forması giyen Dudu ile ilgilendiğini yazdı. Sol kanatta forma giyen Brezilyalı oyuncu Palmeiras altyapısında yetişirken kariyerinde Cruzeiro, Coritiba ve Dinamo Kiev tecrübeleri bulunuyor. Yönetici Ürkmezgil, Gomez transferiyle ilgili olumlu konuştu. "Arkadaşlarımız bu transferle ilgili uğraşıyorlar" diyerek Gomez transferini doğrulayan Ürkmezgil, "Sanırım işlemlerle ilgili, anlaşılması gereken detaylarla uğraşıyorlar. Hayırlısı ise gelsin. Kendisini merakla bekliyorum. Bütün konuşulanlar bu transferin bitme aşamasına geldiği yönünde. Benim de yorumun böyle" dedi. 

Star 





Fenerbahçe, yeniden Avrupa sahnesine Shakhtar Donetsk ile dönüyor 3 Temmuz sürecinde aldığı cezalar nedeniyle son yıllarda Avrupa'nın uzağında kalan Sarı-Lacivertli takım, Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Ukrayna'nın başarılı temsilcisi ile karşılaşacak. Takımı Türk futbolunu yakından tanıyan Galatasaray ve Beşiktaş ile Süper Lig şampiyonlukları yaşayan Mircea Lucescu çalıştırıyor. Kanarya,muhtemel 5 rakibi arasında en tehlikelisi olan 2009 UEFA şampiyonu ile temsilcimiz ilk maçı 28-29 Temmuz'da Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapacak. Rövanş ise 4-5 Ağustos'ta deplasmanda oynanacak. Nyon'da gerçekleştirilen kura çekimine Fenerbahçe adına Sportif Direktör Terraneo ile Dış İlişkiler Sorumlusu Salih Ozan Balaman katıldı. Kura sonrası değerlendirme yapan İtalyan direktör, "Esas endişeyi onlar duyuyor" dedi. Terraneo, "Ukraynalılar'la kura sonrası konuştum. Bana 'Keşke sizi çekmeseydik' dediler. Herkes saygı duyacak rakiplerimiz vardı diyor. Benim için şu ya da bu olsun diye bir seçim yoktu. Biz Fenerbahçeyiz ve tüm saygımızla turu geçeceğiz" diye konuştu. Balaman da şunları söyledi: "Bizim için ilk tercih Shakhtar değildi. Ukraynalılar da en zor takımı çektiklerini söylüyor. İlk maçın Kadıköy'de oynanacak olması bana göre avantaj." 

Star 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme