19 Temmuz 2015 Pazar

19.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

20 Yıl Aradan Sonra Ortaya Çıkan Liste!
İçişleri Bakanlığı'nın 20 yıl önce "devlet sırrı" gerekçesiyle mahkemeye göndermediği "PKK ilişkili sakıncalı işadamları listesinin", Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı arşivlerinde "Müteahhit Çizelgesi" adıyla yer aldığı ortaya çıktı. Listenin ortaya çıkış süreci şu şekilde gelişti: Yeni Yüzyıl Gazetesi, 26 Eylül 1995'te, Tansu Çiller başbakanlığındaki 50. hükümette Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Ziya Halis'le ilgili "Çalışma Bakanı'na PKK suçlaması", "Ziya Halis'in adı İçişleri Bakanlığının PKK ilişkili sakıncalı işadamları listesinde yer alıyor" başlıklarıyla haber yayımladı. Halis'in açtığı davada İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık genelgesi ve MİT Kanunu uyarınca alınan duyumlar ve Genelkurmay Başkanlığı'nca intikal ettirilen bilgiler doğrultusunda raporun hazırlandığını, ancak bilgi ve belgelerin devletin güvenliğine ve yüksek menfaatine ilişkin olması nedeniyle mahkemeye gönderilemeyeceğini bildirdi. 1995'teki dava sürecinde mahkemeye gönderilmeyen bu rapor, 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturma kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı'ndan soruldu. Dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı (emekli) Tümgeneral Mehmet Çörten, Jandarma Genel Komutanlığı Adli Müşavirliği'ne verdiği yanıtta, söz konusu raporun komutanlık tarafından hazırlanmadığını, istihbarat başkanlığı arşivinde yapılan araştırmada içerik açısından raporla benzerlik gösteren "Müteahhit Çizelgesi" başlıklı "gizli" gizlilik dereceli 14 sayfalık çizelgenin bulunduğunu söyledi. Çörten, çizelgede 220 kişinin isminin yer aldığını, 26 Eylül 1995'teki Yeni Yüzyıl gazetesinde yer alan haberdeki 176 kişinin isminin ilk 106'sı aynı sıra ile olmak üzere tamamının adının da çizelgede yer aldığını kaydetti.
Milliyet


Hacker Programlarına Ağır Ceza Geliyor
Adalet Bakanlığı'nın iş yükünün azaltılması amacıyla hazırladığı taslakta bilişim suçlarına ilişkin ağırlaştırıcı düzenlemeler yer aldı. Taslağa göre telefon dinlemesi için tasarlanan cihazlar ve programlar, bilişim suçlarında kullanılan diğer her türlü hacker programı veya cihazlarının üretimini yapanlar, satanlar ve satın alanlar, bulunduranlar, bilgisayarına bu tür programları indirenlere hapis cezası verilecek. Ayrıca bilişim sistemlerine girmeksizin izlemeye alanlara da ceza verilecek. Düzenlemeye göre, "Sisteme girmeksizin verilerin izlenmesi de suç haline getiriliyor. Buna göre bilişim sistemlerine girmeden yapılan izlemeye de bir yıla kadar hapis verilecek. Telefon, faks, e-posta ya da dosya transferlerinin korunması amaçlanan veri iletişiminin gizliliği kapsamında kaldığı belirtildi. Bilişim sistemine girme suçu 'şikayete bağlı' bir suç haline getirildi. Taslakta ayrıca 'yasak cihaz ve programlar' başlıklı bir düzenleme de yer aldı. Buna göre bir cihazın bilgisayar programının, şifrenin veya güvenlik kodunun; bilişim suçları ile bilişil sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için tasarlanması veya uygulanması suç haline getirildi. Bu tür cihaz ve programları imal eden, ithal eden, sevk eden, depolayan, kabul eden, satan, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis verilecek. Ayrıca alt sınırı belirtilmeden 5 bin güne kadar yani 500 bin TL'ye kadar adli para cezası verilmesi öngörüldü. Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişiye verilen 1-5 yıl arası hapis cezası artırılarak 3-7 yıl hapse yükseltilecek. Taslağa göre bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişiye halen 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olacak. Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumunu ya da bir kamu kurum ve kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek cezanın yarı oranında artırılmasına ilişkin mevcut düzenleme de değişecek ve bu durumlarda ceza bir katı oranında artacak
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 96, 7673-96, 8550                                
ABD Doları 2, 6519-2, 6536/ Euro 2, 8707-2, 8771/İngiliz Sterlini 4, 1368-4, 1441                  

Gözler Koalisyon Turunda
Koalisyon hükümeti kurma çalışmalarının resmen ve fiilen başlamasıyla siyaset gündemin ilk sıralardaki yerini koruyor. Piyasaları taşıyan yeni hükümet beklentisi devam etmekle birlikte süreç başlayınca hükümetin kolay kurulamayacağı izlenimi arttı. Bu durum yatırımcıları daha temkinli olmaya itti. Ancak Başbakan Davutoğlu'nun "CHP ile yöntem konusunda anlaştık, görüşmelere CHP ile devam edebiliriz" açıklaması piyasaların daha sıcak baktığı CHP'li bir koalisyon için sinyal olup olmayacağı konusu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Düşük gelen Haziran enflasyonu sonrası 23 Temmuz'daki Merkez bankası faiz kararı, AB ve Yunanistan'ın anlaşması ile tansiyonun düşmesi, İran konusundaki anlaşma, FED başkanı Yellen'in faiz artışına vurgu yapan açıklamaları sonrası ABD Dolarının dış piyasalarda değer kazanması ve bu gelişmenin iç piyasalara yansımaları, Çin borsası başta olmak üzere dış piyasaların seyri yakından öne çıkan diğer önemli konu başlıkları. Hükümet kurulma olasılığının artması piyasalarda iyimserlik, belirsizlik ve erken seçim olasılığı ise olumsuz algıya neden olacak. Siyasi gelişmelere göre piyasalarda dalgalı seyir sürebilir.
Hürriyet

3 Milyon 'E-Vize'den 70 Milyon Dolar Geldi
S ınır kapıları ve havaalanlarındaki kuyrukların önüne geçilmesi için hayata geçirilen Elektronik Vize Başvuru Sistemi (e-Vize) ile yılın ilk yarısında 3 milyondan fazla yabancı 3 dakika içinde Türkiye vizesi aldı. 2015 yılının ocak-haziran döneminde e-Vize'ye 3 milyon 516 bin başvuru yapıldı. Başvuruların 3 milyon 79 bini, yani yaklaşık yüzde 87'si kabul edilip e-Vize olarak düzenlendi. Uygulamanın hizmete girdiği 2013 yılı Nisan ayında haftada 2 bine yakın e-Vize verilirken, bu rakam yaz aylarının gelmesiyle birlikte günde 40-45 binlere ulaştı. En çok vize düzenlenen ülkeler İngiltere, Hollanda, Irak, Belçika ve ABD olarak sıralandı. Bu dönemde e-Vize kapsamında toplanan vize harcı 70.5 milyon dolar oldu. Uygulamanın başladığı 17 Nisan 2013'ten bu yana 9 milyon 700 bin civarında e-Vize düzenlenirken, 10 milyonuncu e-Vize'nin sahibine ödül olarak THY bileti verilecek. Bu arada e-Vize başvurusunun yapıldığı 'www.evisa.gov.tr' Çince, Hollandaca ve Arapça dillerinde de hizmet vermeye başladı.
Türkiye

Yastık Altından 45 Ton Altın Çıktı
İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Alternatif Satış Kanalları Altın Bankacılığı Müdürü Enver Yaşar, altın toplama projesi kapsamında, 1 milyar 670 milyon dolar değerinde toplam 45 ton altının, yastık altından ekonomiye kazandırıldığını bildirdi. Yaşar, 2010 yılında bir bankanın işbirliği ile başlayan altın toplama projesinde, birlikte çalışılan banka sayısının 11'e çıktığını belirtti. Türkiye'de yastık altında değeri 200 milyar dolara ulaşan 5 bin ton altın bulunduğunun tahmin edildiğini ifade eden Yaşar, bu süreçte, çözüm ortaklığı yapılan bankalarla toplam 45 ton altının yastık altından ekonomiye kazandırıldığını açıkladı. Merkez Bankası'nın 2011 yılında TL zorunlu karşılıklar yerine altını kabul etmeye başlamasının, dünyada bir ilk olduğunu ve çok başarılı sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Yaşar, şunları anlattı: "Halkın altın ve altına dayalı yatırım ürünleri konusundaki bilgisi yeterli değil. Bankada tutulan altınların, 150 bin liraya kadar olan kısmı devlet garantisinde. Fiziki olarak getirilen altınlar hesaba geçerken bir kur kaybına maruz kalmıyor. Bunun üzerinden faiz ya da kar payı almalarının mümkün olduğu gibi konularda müşterilerin bilgilendirilmesi önemlidir. Böylelikle daha fazla sayıda altın bankacılığı müşterisine ulaşılması sağlanacaktır."
Milliyet

Dünyanın En Uzun 2. Tüneli Gün Sayıyor
Dünyanın en uzun ikinci tüneli olan Ovit tünelinde sona yaklaşıldı. Rize'yi Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine bağlayacak, Rize-Erzurum karayolu güzergahındaki 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı'nda yapımı süren Ovit Tüneli'nin Rize-Erzurum yönünde 5 bin metre, Erzurum-Rize yönünden ise 3 bin 800 metre ilerleme sağlandı. Tünel bu hızla devam ettiği takdirde 2016 yılı içinde bitmesi planlanıyor. Rize'nin İkizdere ilçesi 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı'nda yapımı planlanan tünel, Tamamlandığında Çin'deki 18 bin 40 metre uzunluğundaki dünyanın en uzun çift tüplü tünelinden sonra dünyanın ikinci uzun tüneli olacak. Çift tüp şeklinde inşa edilen tünel projesinin 800 milyon TL'ye mal olması planlanıyor. Tünel sayesinde Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri arasında kış aylarında aşırı kar ve çığ tehlikesi nedeniyle aksayan ulaşım, kesintisiz ve daha güvenli hale gelecek. Tünelin giriş kotu 1919 metre, çıkış kotu 2 bin 236 metre ve tünel içi boyuna eğim yüzde 2.13 olacak. 2016 yılı içinde bitirilmesi planlanan tünelle, 250 kilometre olan Rize-Erzurum karayolu, 200 kilometreye düşecek. Ulaştırma Bakanlığı'nın verilerine göre uzunluğu 14 bin 300 metre olan tünelin 12 bin 600 metresi kapalı olarak yapılıyor. Ovit Tüneli'nin Rize-Erzurum yönünde 5 bin metre, Erzurum-Rize yönünden ise 3 bin 800 metre ilerleme sağlandı. Tünelin bağlantı yollarında da çalışmalar devam ediyor ve yüzde 80 oranında yollar tamamlandı. Tünel bu hızla devam ettiği takdirde 2016 yılı içinde hizmete açılması planlanıyor.
Star

65 Trilyon $'Lık Zirve
Küresel ekonominin yüzde 85'ini, bir başka deyişle 65 trilyon dolarlık büyüklüğünü oluşturan G-20 zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya'nın dünyaca ünlü turizm bölgesi Belek'te gerçekleştirilecek. Zirve için ayrılan 5 yıldızlı 30 otelin bulunduğu alan, 'Kırmızı bölge' ilan edildi. Belek'e sözkonusu tarihlerde akredite olmayan hiç kimse alınmayacak. Dışişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde devletin ilgili tüm kurumlarının yoğun çalışma yürüttüğü G-20 Antalya zirvesi nedeniyle Belek, 'yüksek güvenlikli bölge' olarak belirlendi. Özellikle Antalya Havalimanı ile Belek arasındaki yaklaşık 40 kilometrelik karayolu, Belek ve Kadriye bölgesi, yüzlerce Mobese kamerayla donatılacak. Yüz ve plaka tanıma özellikli kameraların yanı sıra bölgede binlerce polis görevlendirilecek. Antalya'nın ev sahipliği yapacağı zirveye ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Antalya Valisi Muammer Türker, Dışişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde olağanüstü, çok detaylı bir hazırlık çalışması yürütüldüğünü söyledi. Zirve nedeniyle bazı günler bu bölgeden uçakların geçişine dahi izin verilmeyeceğini belirten Vali Türker, G-20 sekretaryasının hava sahası oluşturulmasını talebini dile getirdi. Olağanüstü çaba gösterdiklerini anlatan Türker, telefon hatları, internet, elektrik sorunu olmasın diye ekstra bir trafo daha kurulduğunu kaydetti.
Vatan

Beşlinin En Kırılganıyız
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye, Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Güney Afrika'dan oluşan 'kırılgan beşli'nin ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artış sürecine girmesinden kaynaklanan sermaye çıkışlarına beklenenden daha fazla direnç gösterdiğini bildirdi. Fitch Ratings'in resmi sitesinde yer alan açıklamada, Fed'in beklenen faiz artırımının en fazla tehdit edeceği ülkelerin 'kırılgan beşli' olmayabileceği belirtildi. Kuruluşun yükselen piyasa ekonomilerini kamu finansmanı, dış borçlanma ve bankacılık sektörüne ilişkin 11 farklı kırılganlık konusunda değerlendirdiği raporuna dayandırılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Brezilya, Hindistan, Endonezya, Türkiye ve Güney Afrika sermaye girişlerindeki azalmaya karşın daha küçük emsallerine kıyasla daha az kırılganlık gösteriyor. Bu, 'kırılgan beşli' olarak adlandırılan bu ülkelerin, Fed'in sıkılaştırmasından en fazla riske maruz kalacak ülkeler olmayabileceğine işaret ediyor." Fed'in faiz artışına bu yıl sonlanmadan başlayacağı öngörüsüne yer verilen raporda ayrıca 'kırılgan beşli' arasında sermaye çıkışları konusunda riskli ve gergin seviyelere işaret eden kırmızı göstergelerden 3 ya da daha fazlasına sahip olan tek ülkenin Türkiye olduğu belirtildi. Raporda, bunun 'kırılgan beşli'nin Fed'in faiz artışından ötürü en yüksek riske tabi ülkeler olmadığını ortaya koyduğunu belirtirken, "yükselen piyasa ekonomilerinden ani sermaye çıkışları olacağına yönelik korkunun abartılmış olabileceğini" ifade edildi. Yükselen piyasa ekonomilerinde sistematik bir kriz çıkmasının beklenmediği vurgulanan raporda, ülkelere özgü bazı risklerin koşulları zorlaştırabileceği uyarısında bulunuldu.
Vatan

DÜNYA

En Kanlı Katliam
Irak'ın doğusundaki Diyala vilayetinin Han Beni Saad kasabasında bir pazar yerine düzenlenen en az 115 kişinin öldüğü katliamı terör örgütü IŞİD üstlendi. Ramazan bayramının ilk gününün kutlandığı akşam saatlerinde patlayıcı yüklü bir kamyonetle düzenlenen saldırı çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açarken dün geride korkunç bir manzara ortaya çıktı. Katliam, Irak'ta son 10 yılda düzenlenen ve aynı anda en çok kişinin öldüğü kanlı saldırı oldu. Diyala'dan AP Ajansı'na konuşan Sayif Ali isimli bir vatandaş, "Han Beni Saad, devasa patlama nedeniyle felaket bölgesi ilan edildi. Bayramın ilk günü, yüzlerce kişi öldü, birçok kişi yaralı ve hâlâ ceset arıyoruz" dedi. Bayram neşesinin büyük bir faciaya dönüşmesinden ise yeterli önlemi almadığı gerekçesiyle devlet yönetimi suçlandı. Türk Dışişleri Bakanlığı saldırıyı kınayarak, hayatını kaybedenlere başsağlığı dileğinde bulundu. Açıklamada "terör örgütlerine karşı mücadelesinde Irak'a desteğimiz sürecektir" denildi.
Hürriyet

Yunanistan'da Dhkp-C'ye Üç Tahliye
Yunanistan'ın başkenti Atina'nın Gizi semtindeki bir hücrevinde geçen yıl şubat ayında yakalanan Özdemir Sabancı suikastı zanlısı İsmail Akkol ile DHKP-C üyeleri Mehmet Ali Yılmaz ve Bilgehan Karpat hafta içinde tahliye edilecekler. Atina Ağır Ceza Mahkemesi'nde bakılan davada, Mehmet Ali Yılmaz ile Bilgehan Karpat'ın beraatine, İsmail Akkol ve Hüseyin Fevzi Tekin'in ise 8'er yıl hapsine, ancak, başvuracakları bir üst mahkemenin kararına kadar şartlı tahliyelerine karar verildi. Hüseyin Fevzi Tekin, önceden başka bir mahkumiyet kararı olduğundan cezaevinde kalmaya devam edecek. Mahkeme, davanın terör kapsamında bakılması talebini reddetti. Cezalar "silah ve patlayıcı madde bulundurmak" suçlamasıyla verildi. Hürriyet'e konuşan DHKP-C'lilerin avukatı Yanis Rahiotis, Yılmaz ve Karpat'ın muhtemelen yarın, ayda 2 kez karakola giderek imza vermesi gereken Akkol'un ise hafta içinde tahliye edileceklerini söyledi. Avukat Rahiotis, Hüseyin Fevzi Tekin'in 2-3 ayda cezaevinden çıkacağını belirtti. Rahiotis "Mahkemenin kararı adil. Aslında 17 ay hapiste tutulmaları da gereksizdi" dedi. Yunan terörle karşı mücadele birimleri, 10 Şubat 2014'de Atina'nın Gizi semtindeki Genadiu sokağında 43 numaralı apartman dairesine yaptıkları baskında, 1 adet kalaşnikof tüfek ve 3 şarjör, 1 adet UZİ tipi ve 1 adet Scorpion tipi silah, 1 adet Browning tipi tabanca, 1 adet 7.65 mm'lik tabanca, 1 adet CZ tipi tabanca, 1 adet susturucu, 2 adet F1 tipi el bombası, 6.35 kg jelatin dinamit, mermi, 3 bilgisayar, Atina, Dedeğaç ve Türkiye haritaları ve bazı fotoğraflar ele geçirmişti. Larisa Temyiz Mahkemesi, Akkol'un Türkiye'ye iade edilmemesini kararlaştırmıştı.
Hürriyet

82 Yıl Önceki Nazi Selamı İngiltere'de Şok Yarattı
Eylül ayında kraliyet tahtında en uzun süre geçiren hükümdar olmaya hazırlanan İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in çocukluk yıllarından bir video infial yarattı. İngiliz tabloid basınının yüksek tirajlı gazetelerinden The Sun, dünkü kapağında 1933 yılında 7 yaşındaki Elizabeth'in annesi Elizabeth Bowes-Lyon ve amcası 8. Edward'la Nazi selamı verirken gözüktüğü bir videodan alınmış görüntüyü yayınladı. 17 saniyelik videoda kraliyet ailesinin İskoçya'daki köşkü Balmoral'ın bahçesinde Elizabeth bir köpekle oynarken görülüyor. Ana Kraliçe Elizabeth Nazi selamı verirken, annesini taklit eden küçük kıza bir süre sonra amcası da eşlik ediyor. Buckingham Sarayı'ndan yapılan açıklamada, The Sun'ın görüntüleri yayınlaması nedeniyle duyulan 'hayalkırıklığı' vurgulandı. Saray'a göre 82 yıl öncesinde çekilmiş görüntülerin 'bağlamı dışına çıkarılarak sömürüldüğü' öne sürüldü. The Sun gazetesi görüntüleri nasıl ele geçirdiğini açıklamayı reddederek haberin 'önemli olduğunu ve kamuoyunu ilgilendirdiğini' belirtti. BBC'ye konuşan yakın bir kaynak, 1933 yılı civarında Almanya'da Naziler iktidara geldiğinde 'yaşanacakların bilmediğini, imada bulunmanın yanlış yönlere çekeceğini' belirtti. Adı açıklanmayan kaynak, "Kraliçe ve ailesinin, savaş yıllarında bu milletin esenliği için hizmeti ve adanmışlığı; Kraliçe'nin 63 yılı halklar arasında ilişkileri inşa ederek geçirmesi gereken cevabı veriyor" dedi. BBC'nin Kraliyet muhabiri Peter Hunt, İngiliz kraliyetinin 'mahremiyet ihlali' ve 7 yaşındaki bir çocuğunun ne yaptığının farkında olmamasına odaklansa da görüntülerde Ana Kraliçe'nin varlığının yarattığı soruna dikkat çekti. 1930'lu yıllarda, Nazilerin iktidarının ilk dönemlerinde İngiliz kraliyeti içerisinde faşizme sempati duyulduğu biliniyor. Geçtiğimiz haftalarda Almanya'yı ziyaret eden 89 yaşındaki Kraliçe, Nazi toplama kamplarını ziyaret etmiş ve soykırım kurbanı Anne Frank'in mezarına çiçek bırakmıştı.
Milliyet

Merkel'in Ağlattığı Reem'e Müjde
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in bir okula yaptığı ziyarette, Filistinli mülteci bir ailenin kızı Reem'in ağlamasına neden olması dünyada büyük yankı bulmuştu. Dört yıl önce Lübnan'daki mülteci kampından gelerek Almanya'ya sığınan Reem, Merkel'in 'bazıları gitmek zorunda' cevabıyla gözyaşlarına boğulmuştu. Entegrasyon Bakanı Aydan Özoğuz, "Bu genç kız anadili gibi Almanca konuşabiliyor ve burada uzun süredir yaşadığı aşikar. Bu sebeple, gençlerin entegre olmasını sağlayabilmek için var olan kanunu değiştiriyoruz" dedi.
Star

Seçim Yarışına Göbekleme Daldı
Başkan adaylığını açıklayacağını söylemesinin ardından yine diğer yıllarda olduğu gibi kaale alınmayan 69 yaşındaki Donald Trump yarışa girdiğini ilan ederken yaptığı konuşmada 'Meksika ABD'ye tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı ve suçlular gönderiyor' sözleri ve göçmen karşıtı açıklamasıyla bir anda gündemin orta yerinde yer almayı başardı. New Yorker dergisinin kapağındaki tabirle, havuza göbekleme atladı ve bir anda diğer Cumhuriyetçi Parti adayları çil yavrusu gibi dağıldı. Partinin diğer başkan aday adayları ifadelerinden dolayı 4 milyar dolar serveti olan Trump'ı eleştiren açıklamalarda bulundu. Florida Valisi Jeb Bush, Trump'ın Meksikalı göçmenlerle ilgili bakışını anlayışla karşılamadığını ifade ederek, sözleri "olağanüstü çirkin" bulduğunu söyledi. Trump, 'Jeb Bush ihtiyacımız olan son kişi' diye yanıt verdi. Teksas eski Valisi Rick Perry, Trump'ın sözlerinden rahatsız olduğunu vurguladı. Trump'ın yanıtı gecikmedi. Trump, daha önceki kampanyası sırasında 'Türkiye terörist bir hükümet tarafından yönetiliyor' diye gaf yapıp sonra özür dileyen Perry'nin IQ testinden geçmesi gerektiğini söyledi. Bir başka başkan adayı Florida Senatörü Marco Rubio, Trump'ın açıklamaları için, "sadece saldırgan ve yanlış değil, aynı zamanda bölücü" ifadesini kullandı. Ancak Rubio'nun bu ifadesi onu anketlerde yukarı değil aşağı taşıdı. Adaylardan Teksas Senatörü Ted Cruz, diğer adayların aksine Trump'un önemli bir soruna değindiğini ifade ederek, "Trump, benim konuşmadığım bir şekilde, renkli bir yolla yasa dışı göçmenlik sorununu gündeme getirdi" dedi. Cumhuriyetçi seçmenler arasında yapılan anketler de Amerikalı sağcıların çoğunun göçmenlerle ilgili Trump'un görüşlerini desteklediğini gösteriyor.
Vatan

POLİTİKA

Ak Parti Yerine Millet İradesini Arzularız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partinin Genel Merkezi'nde partililerle bayramlaştı. Partinin yönetim kadrosuyla birlikte misafirleri ağırlayan Bahçeli, koalisyon görüşmelerinin sonuç vermemesi durumunda AK Parti'nin kuracağı bir azınlık hükümetine destek verip vermeyeceklerine ilişkin soruya, "Azınlık hükümetine neden destek verelim? Azınlık hükümetine destek vermek demek sadece Adalet ve Kalkınma Partisi'ni arzuluyoruz demektir. Onu arzulayacağımıza millet iradesini arzularız" diye yanıt verdi. Bahçeli, olası erken seçimde oylarının artıp artmayacağı sorusunu ise "Onu milletimiz bilecektir. 7 Haziran seçimlerini denemiştir, 80 milletvekili ile TBMM'de temsil yetkisi verilmiştir. Zannediyorum erken bir seçimde milletimiz, 'MHP'ye ihtiyaç var ve MHP'yi iktidara getirmek istiyoruz' diyecektir" sözleriyle cevapladı. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dolmabahçe Mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum. Çünkü o toplantı bir mutabakat toplantısı olamaz" sözlerinin hatırlatılması üzerine de "Cumhurbaşkanı'nın Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan görüşmeleri inkârları, sağlıklı bir yaklaşım değildir. Sarayın en küçük konularına kadar eğilen, AKP'yi çok yakından takip eden, her gün konuşan bir Cumhurbaşkanının, Dolmabahçe Sarayı'ndaki görüşmelerden haberinin olmaması kanaatimizce mümkün değildir" dedi.
Hürriyet

Cumhurbaşkanı'nın Bayram Mesajı Farklı Olmalıydı
Ak Parti heyetini kabulde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, bayramdan sonra yeni bir sürecin başlamasını beklediklerini belirterek, "Hükümetin hemen kurulmasını elbette ki istiyoruz. Çözüm süreci hızla gündeme gelmeli, birinci önceliğimiz olmalıdır diye düşünüyoruz" dedi. AK Parti milletvekili Erol Kaya ise "Temenni ediyoruz ki ikinci tur görüşmeleri içerisinde bir koalisyon kurulur" diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu başkanlığındaki CHP heyetini kabulde heyette bulunan Ankara Milletvekili Nazlıaka ile Aydoğan arasında Ankara'nın suyu, havası ve Belediye Başkanı Melih Gökçek konuşuldu. Aydoğan, Nazlıaka'ya, "Meclis'in renkli simaları vardır. Siz de Melih Gökçek nedeniyle epey Türkiye gündeminde kaldınız, renkli sima oldunuz" diyerek espri yaptı. Araya giren Tanrıkulu, Aydoğan'a, "Gökçek olmasaydı da biz de gündem olmasaydık" sözleri ile yanıt verdi. Nazlıaka, "Bayramda havadan sudan konuşulur fakat Ankara'nın suyu bir başka dert, havası deseniz; geçen yıl hava kirliliği limiti 389 kez aşılmış" diye konuştu. Aydoğan, Meclis'te CHP ile birlikte daha fazla ortak çalışma sergileyebileceklerini kaydederek, "HDP olarak, sizlerle ve AKP ile birlikte yeni bir anayasayı en kısa zamanda yapmak gerektiğini düşünüyoruz. Sizin 'Kürt sorunu Meclis'te çözülmelidir' tanımınızı son derece önemsiyoruz. İmralı'da kapılar açılırsa, görüşmeler başlarsa, paralelinde sorunun çözümü ile ilgili gerekli anayasal ve yasal düzenlemeler yapmak, Meclis'te çözmek son derece iyi olacak" dedi. Tanrıkulu'nun, "Resmi görüşümüzü söyleyelim, sonra, diğer görüşümüzü söyleriz" sözü gülüşmelere neden oldu. Tanrıkulu, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın bayram namazından çıkarken onun da aklına bir vesile ile parlamento geldi nihayetinde. 'Bu mesele parlamentoda çözülmelidir' dedi. Şimdi anlaşılıyor ki CHP'nin önerdiği yöntem neredeyse bütün siyasi partilerin ortak bir söylemi haline geldi" dedi. Saadet Partisi heyetini kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bayram namazı çıkışında "Dolmabahçe mutabakatını kabul etmiyorum" açıklamasını eleştiren Aydoğan, açıklamanın insanlarda süreçten geri dönülecek hissiyatı yarattığını söyledi. Aydoğan, "Cumhurbaşkanı'nın Türkiye gibi bir ülkede bayram sabahında vereceği mesajlar çok daha farklı olmalıydı, insanların morallerini yükselten mesajlar olmalıydı. Daha barış dolu, daha fazla kardeşliğe, dayanışmaya esas teşkil edecek mesajlar olmalıydı. Ne yazık ki öyle olmadı" dedi. Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya ise "CHP-MHP ve HDP koalisyonu bugün ülkeyi rahatlatan koalisyon olacaktır" dedi. Programda olmamasına rağmen DSP'li bir heyet HDP'ye geldi. CHP heyetini bekleyen HDP yönetimi, DSP heyetini bir üst katta kabul ederek, bayram çikolatası ikram etti. Belirlenen program dahilinde CHP heyeti ile yapılacak görüşme sonrası DSP heyeti ile görüşme yapılacağı aktarıldı. Bunun üzerine DSP heyeti binadan ayrıldı.
Milliyet

Chp Ziyaretinde 'Bayram' Atışması
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik başkanlığında CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen partiler arası bayramlaşma gergin geçti. CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma heyetlerini CHP adına Özçelik ile PM üyeleri Yaşar Seyman, Cemal Canpolat ve Elif Uzunşimşek ağırladı. Ak Parti İstanbul Milletvekili Erol Kaya'yı kabulde Özçelik, "Allah büyük, ben sonucundan ümitliyim" dedi. Gazetecilerin yüksek sesle konuşulmasını istemesi üzerine, Kaya ve Özçelik'in "koalisyon gizli görüşülür" açıklaması gülüşmelere neden oldu. Özçelik halkın, 7 Haziran'da "Bu tek parti hükümeti artık iyi gitmiyor" dediğini belirterek, "Cumhurbaşkanı'nın biraz fazla işe karışmasından dolayı da 'bir dakika biz bu işi daha fazla uzlaşmayla götürmemiz lazım' dediler. CHP olarak, belli bir umutla bu görüşmeleri götürmek istiyoruz" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı ile ilgili eleştirilere katılmadığını belirten Kaya, "Cumhurbaşkanımızın bu tür koalisyon görüşmelerine tartışma konusu yapılmasının çok şık olmadığını ifade edeyim" dedi. Özçelik de amaçlarının Cumhurbaşkanı'nı eleştirmek olmadığını vurgulayarak, "Halk bizlerin muhafazakar arkadaşlarımızla gayet güzel hükümet edebileceğimizi, birlikte memleketin sorunlarına çözüm bulabileceğimizi söylüyor." dedi. Karakaya'yı kabulünde Özçelik, MHP ile koalisyon arzu ettiklerini belirterek, "Hayırlısı başka şekildeymiş" dedi. Karakaya'nın, "'Hayırlısı başka şekildeymiş' derken O zaman hayırlı olsun diyelim" sözleri üzerine Özçelik, "Başka şekilden kastettiğim, sizin kendinizi kenara çekmeniz" karşılığını verdi. Özçelik, "Sizin kadar, şiddetten ve PKK'dan nefret eden bir partiyiz ama eğer halk oyunu verip de Meclis'in içerisine bir parti gönderdiyse, o zaman o halkı yok sayamazsınız" dedi. Karakaya'nın itirazlarının milli iradenin yanlış kullanımına olduğunu vurgulaması üzerine Özçelik, "Daha öyle bir şey yok. Ellerinden tutup doğruyu göstermek bizim görevimiz" dedi. Karakaya da "Olmaz mı? Seçimin ertesi günü 'Burayı terk edin, keleşler bu tarafa dönecek' dediler" karşılığını verdi. Özçelik, Karakaya'nın, "Ben bunu şöyle bağlayayım mı?" demesi üzerine, "Bağlamayın, çünkü pek bağlayamayız bunu" karşılığını verdi. MHP'nin "PKK'yı vuralım, öldürelim" demek dışında başka bir öneri getirmediğini savunan Özçelik, Karakaya'ya, "Başka bir şey var mı?" diye sordu. Karakaya'nın, çözüm sürecinin proje sahiplerinin AK Parti ve HDP olduğunu söylemesi üzerine, Özçelik, "Biz, yeni bir aktörüz. Yeni aktör olarak da kendi projemizi sunarız" ifadesini kullandı. Özçelik, "Sonunda, siz, AKP'ye dışarıdan destek verir seçime götürürsünüz olur mu?" dedi. Karakaya'nın "Koalisyon size hayırlı olsun" sözleri üzerine, Özçelik, "Tabii, dışarıdan destek verir, İsmet Yılmaz'ı seçtirir" karşılığını verdi.
Milliyet

Chp'li Akaydın: Türel Zamanının Ayıpları!
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, Sayıştay'ın kendisi hakkında kesinleşmiş tazminat kararı olmadığını savundu. Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki spor kompleksi inşaatı ve toplu taşıma ücretlendirme otomasyonu işlerinde kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle Sayıştay tarafından yaklaşık 10 milyon lira tazminat ödemeye mahkum edildiğine ilişkin çıkan haberleri değerlendirdi. Alnının açık olduğunu ifade eden Akaydın, şöyle konuştu: "Belediyenin hiçbir personeli hakkında ranta yönelik bir şey iddia edemezler ama Sayıştay tarafından yıllardır sorgu geçiriyoruz. Sorguların hepsi benden önceki belediye başkanı olan Menderes Türel'in zamanının ayıplarına aittir. Ama faturasını bana çıkarmak gibi bir hamlesi var Sayıştay'ın. Böyle kesinleşmiş bir karar, tebligat yok. Birisi zannediyorum durumdan değerlendirme yapıp, beni itibarsızlaştırmak için bu haberi pompalamış. O kişinin kim olduğunu da biliyorum. Ama ispat edemediğim için burada söyleyemem. Ben bekliyorum ki Sayın Türel, 'Bu borçların ayıbı bana ait' desin, kendisi ödesin. Çünkü belediyenin ödemesi gereken borçlar bunlar. Eğer kamu zararı varsa, ödemesi gereken borçlar. Benim zırha büründüğüm yok. Başkaları gibi ranta dayalı olarak yükselen bir adam değilim.
Vatan



SPOR

Tam 1.5 aydır yılan hikayesine dönen 'Pitbull çıkmazı'nda Brezilyalı, son dakikada fikrini değiştirdi. Hamza Hamzaoğlu'na, "Dönmeyeceğim ve kampa gelmeyeceğim" diyen Melo, istediği teklifleri alamayıp, bir de G.Saray'ın çektiği rest üzerine dün geri adım attı. 20 Temmuz'a kadar karar alması adına süre verilen Melo, cuma günü G.Saray'a, "Kariyerimi Türkiye'de sürdürmek istemiyorum" mesajını iletti. Yükümlülüklerini yerine getiren yönetim rest çekti. Inter dahil hiçbir kulübün 3.1 milyon Euro'luk bonservisi ödememesi üzerine G.Saray, "Bonservisini Brezilya'da oynarsan veririz. Ama Avrupa'da oynayamazsın. Bunun için 3.1 milyon Euro ödenmeli" dedi. Melo'ya talip olan Cruzeiro ve Flamengo, Pitbull'a yıllık 1.3 milyon Euro önerdi. Brezilya'da transfer döneminin 21 Temmuz'da bitecek olması üzerine köşeye sıkışan Melo'nun menajeri dün kulübü aradı. Menajer Jose Rodriquez, "Melo kararını değiştirdi. Galatasaray'da kalmak istiyor. Görüşebilir miyiz" dedi. Rodriquez'in yarın İstanbul'a gelip, yönetimle görüşeceği öğrenildi. Kontrat uzatma talebinde bulunması beklenen Melo ve menajerlerine astronomik bir istekte bulunmaları hâlinde taviz verilmeyecek. Melo'nun, Hamzaoğlu'nun verdiği izin süresi bittiği için 20 Temmuz'da kampa katılması gerekiyor.
Hürriyet

Kıbrıs'ta Türk ve Rum kesimi arasında yaşanan fikir ayrılıkları, Kadınlar Basketbol Ligi'ni de etkiledi. Bu yıl ilk kez Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde boy göstermeye hazırlanan Yakın Doğu Üniversitesi, siyasi nedenlerden ötürü maçlarını Türkiye'de oynamak zorunda kalacak. İkinci Lig'de oynadığı dönemde maçlarını Kıbrıs'ta oynamasında bir sıkıntı yaşanmasa da, Süper Lig'e çıkışıyla birlikte ciddi bir problem ile karşılaşan Yakın Doğu Üniversitesi, şimdi iç saha maçları için şehir ve salon bakıyor. Yakın Doğu Üniversitesi'nin lige yükselmesinin ardından Rum tarafından FIBA'ya şikayette bulunulurken, diğer ekiplerde bulunan örneğin Yunan oyuncuların KKTC'ye girişlerinde sıkıntı yaşayacakları gerekçe gösterildi. FIBA da, Türkiye Basketbol Federasyonu'na, kendisine üye olmayan bir ülkede, kendi organizasyonlarında mücadele eden takımların bulunduğu lig maçının oynanamayacağını bildirdi. Bunun üzerine basketbol Federasyonu, Yakın Doğu Üniversitesi yetkilileri ile görüşerek, ligde yer alabilmeleri için maçlarını Türkiye'de bir ilde oynamaları zorunluluğunun bulunduğunu iletti. Bu gelişmenin ardından ligin yeni ekibi, Adana ve Mersin seçeneklerini masaya yatırdı. Ulaşım olarak daha kolay olacağını düşündükleri için bu iki ilde maçlarını oynamayı hedefleyen Yakın Doğu Üniversitesi'ne, bu illerde kadın basketbol takımı sayısının fazla olması nedeniyle Basketbol Federasyonu Antalya'yı önerdi ve kendilerine bazı kolaylıkların sağlanacağını bildirdi. Yakın Doğu Üniversitesi'nin maçlarını Kıbrıs'ta oynayamayacak olmanın üzüntüsünü yaşasa da, önümüzdeki günlerde ev sahipliği yapacağı il ve salonu seçeceği öğrenildi.
Milliyet

Quaresma'da mutlu son. Porto ile yollarını ayırma kararı aldıktan sonra Beşiktaş'ta oynamak istediğini bildiren Portekizli starın dileği gerçekleşirken, Siyah-Beyazlı taraftarlar da "Trivela ustası"na kavuşmanın sevincini yaşıyor. Kartal'daki mutlu buluşma için artık geri sayım başladı. Başkan Fikret Orman'ın da olur vermesinden sonra yapılan girişimlerde Q7 1.6 milyon euroya oynamayı kabul etti ve kendisiyle önceki gece 2 yıllık ön mukavele yapıldı. Porto da bonservis bedelini 1.2 milyon euroya vermeyi kabul edince tranfserin önünde hiçbir engel kalmamış oldu. Yıldız futbolcunun işlemlerini tamamlaması durumunda bugün İstanbul'a geleceği bildirildi. Aksilik halinde ise buluşma yarın gerçekleşecek. Quaresma İstanbul'da sağlık kontrolünden geçtikten sonra kendisini 2 yıllığına Beşiktaş'a bağlayacak olan resmi sözleşmeyi de imzalayacak. Portekizli oyuncu 2010- 11'de geldiği Beşiktaş'da 2 sezon oynadı. Son olarak 11 Mayıs 2012'de 1-1'lik Trabzonspor karşılaşmasında İnönü Stadı'nda Beşiktaşlı taraftarların karşısına çıkan Quaresma 1164 gün sonra hasreti bitirecek. Q7 Beşiktaş'ta ligde 2 sezonda 46 karşılaşmaya çıkarken, 8 gol attı, 16 asist yaptı.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Türk futbolunda yıllardır söylenen 'Marka değeri' ve sürekli tekrarlanan 'Yeni yapılanma' ile ilgili düşüncelerini aktardı. Güneş, "Marka değeri yaptıklarınızın karşılığı olarak ortaya çıkar. Bunu yapanlar zaten takım veya oyuncu olsun kendi değerleri ile kabul edilirler. O konuda Türk futbolu henüz istenen seviyede değil. Her ne kadar Dünya Kupası'nda, Avrupa Şampiyonası'nda milli takımlar bazında iyi sonuçlar alsak da kulüpler bazında uluslararası başarımızın henüz istendiği şekilde sağlandığını söyleyemeyiz. Oyuncularımızın daha fazla ve Avrupa'nın her takımında olması gerekir. Arda Turan'ın Barcelona'ya gittiği gibi yine o şekilde oyuncular üretmemiz gerekir. Henüz o konuda istediğimiz seviyede değiliz. Türkiye'de futbol adına tesislerin, oynanan sahalarının daha güzel olması sevindirici. Ama altyapılar henüz düşündüğüm manada yeterli değil. Yurtdışındaki sahaları görüyorsunuz. Biz ise 1 şehirde 1-2 tane olduğu zaman yeterli görüyoruz. Sadece futbol değil bütün spor alanlarının daha fazla olması önemli. Bunlar olmadan bu dediğimiz markalaşmayı yapamayız. Takımların çoğunda Türk olanlar da dahil Avrupa'dan gelen oyuncular var. Hepimiz yapıyoruz. Transfere bağlı olarak çok yabancı alıyoruz, yarışta önde olmak için, futbolun ekonomisi ön plana çıktığı için dışardan oyuncu alıyoruz. Bunların yapıldığı bir dönemde o dediğiniz yarışta marka değerini tam yakalayamayız. Yani dışarıdan aldığımız pahalı oyuncularla takımın ve ülkenin marka değerinin olacağını düşünmüyorum. Evet, gündeme gelebiliriz ama bizim daha fazla oyuncu üretmemiz gerekiyor. Futbolcuların da uluslararası alanda olabilmesi için daha çok çalışması gerekiyor" dedi.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme