21 Temmuz 2015 Salı

21.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Türkiye'ye Bomba 
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde Amara (Güneş) Kültür Merkezi'nin bahçesinde dün saat 11.50 sıralarında, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu mensubu yaklaşık 300 kişi 'Kobani'nin yeniden inşası' konusunda basın açıklaması yaparken, büyük bir patlama meydana geldi. 18 yaşlarında olduğu sanılan bir kadın canlı bombanın yol açtığı patlamada, aralarında canlı bombanın da bulunduğu 10'u kadın 21'i erkek 31 kişi yaşamını yitirdi, 104 kişi yaralandı. Korkunç patlama, kamerayla saniye saniye tespit edildi. Buna göre, basın açıklamasının sürdüğü sırada, kalabalığın tam ortasında meydana gelen patlamayla, ortalık bir anda savaş alanına döndü. Patlamanın şiddetiyle çevredeki binaların camları da kırıldı. Suruç Belediyesi'ne ait araçlardan Türkçe ve Kürtçe "İkinci bomba ihtimali var" denilerek halkın patlamanın meydana geldiği çay bahçesi çevresinden uzaklaşması istendi. Bu arada eş zamanlı olarak Kobani merkezde de patlama meydana geldiği, ölen ve yaralananlar olduğu belirtildi. Sağlık Bakanlığı, patlamanın ardından olay yerine 33 ambulans, 3 UMKE ekibi ile helikopter ambulans sevk etti, çevre illerdeki hastanelerin yoğun bakım üniteleri de alarma geçirildi. Katliamda 23 kişi olay yerinde, 8 kişi hastanelerde hayatını kaybetti. 104 yaralıdan 34'ü ayakta tedavi görüp taburcu edilirken, Şanlıurfa ve çevre illerdeki hastanelerde tedavisi süren 20 yaralının hayati tehlikesi devam ediyor. İlçede kan bağışı ve olası ikinci bir patlama ihtimali anonslarının ardından Suruç'taki esnaflar kepenk kapattı. Devlet hastanesinde kan bağışı kuyrukları oldu. Bu arada yaralılar hastaneye taşınmaya çalışılırken, kültür merkezi bahçesinde bulunan çok sayıda cesedin üzerine gazete kâğıdı örtüldü. Jandarma da olay yerinin çevresinde güvenlik önlemi alarak polis ekiplerine destek verdi. Olay yerindeki cesetler otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kültür merkezinde uzman ekiplerin incelemeleri gece boyu sürdü. Patlamayla ilgili soruşturmayı 4 savcı yürütüyor. Kanlı saldırıyı düzenlediği belirlenen canlı bomba kadının MİT'in, "canlı bomba veya bombalı eylem yapabilir" uyarısı yaptığı 3 kadın eylemciden biri olma ihtimali bulunduğu belirtiliyor. IŞİD'in eylem talimatı verdiği 3'ü kadın 7 militanın Türkiye'ye sızdığı ve eylem hazırlığında olduğu bilgisinin, 22 Haziran ve 3 Temmuz'da, devletin güvenlik güçleri arasında paylaşıldığı öğrenildi. Polis ve jandarmayla 7 militanın bilgilerinin paylaşılması üzerine birçok ilde operasyon düzenlendi, 97 kişi gözaltına alındı ancak eylemcilere ulaşılamadı. MİT'in bilgi notunda, IŞİD'in, haziran başında eylem alanlarını genişletme kararı aldığı, karar doğrultusunda koalisyon güçlerine destek veren Türkiye, Mısır, Ürdün gibi ülkelere militanlarını göndererek eylem talimatı verdiği belirtildi. Saldırının ardından Ankara'dan bölgeye istihbarat, terör, olay yeri inceleme, kriminal ve bomba uzmanlarından oluşan ekip gönderildi. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi gençlerin ilçeye gelişiyle birlikte bölgede üst düzey güvenlik önlemleri alındığı öğrenildi. İlçe giriş ve çıkışında kontrol noktası oluşturan güvenlik birimlerinin, arama ve kimlik kontrolleri yaptığı kaydedildi. Patlamanın meydana geldiği kültür merkezinde de polis ekibinin görevlendirildiği öğrenildi. Tüm bu güvenlik önlemlerine rağmen canlı bombanın nasıl "gözden kaçırıldığı" araştırılıyor. Saldırganın önceden gelip eyleme hazırlandığı ihtimali üzerinde duruluyor.
Hürriyet
 

Teröre Lanet 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 41'inci yıldönümü törenlerine katılmak üzere Lefkoşa'ya gitti. Suruç saldırısını ANA uçağına bindiğinde öğrenen Erdoğan, ardından bir dizi telefon görüşmesi yaptı. Bakanların yanı sıra Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük'ü de arayarak olay yerinden bilgi alan Erdoğan, Lefkoşa'da KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüştükten sonra şunları söyledi: "Bugün saat 13.00 sıralarında Şanlıurfa Suruç'ta bir terör eylemi sonucunda vatandaşlarımızın ölümü ve ciddi sayıda yaralıların oluşu bizleri teessüre boğmuştu. Uçağa bindiğimizde haberi almış olduk. Bu vahşeti işleyenleri şahsım adına lanetleyip kınıyorum. Uçağa bindiğimizde haberi almış olduk. Bakanlarımız bölgeye hareket etti. Başbakanımız da Ankara'dan takip ediyor. Terörün nereden gelirse gelsin lanetlenmesi gerek. Terörün dini, dili, ırkı, vatanı yoktur. Teröre karşı uluslararası mücadele verilmesi gerektiğini ifade ettik, ediyoruz. Terör insanlığın huzuruna kasteden bir olaylar silsilesidir. İnsanlığın mutluluğuna kasteden bir olaylar silsilesidir. Buna karşı da mücadeleyi dünyanın her yerinde hep birlikte vermeye mecburuz. Ben bir kez daha kınıyor ve bu terör eyleminde ölen vatandaşlarımızın ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum." Kayseri'de bulunan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise saldırıya ilişkin "Daha önce dikkat çektiğimiz konular bunlar. Çok üzücü bir olay" dedi.
Hürriyet

Adıyaman'da Çatışma: 1 Asker Şehit 
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Adıyaman'ın Merkez ilçesine bağlı Doğanlı ve Çatalağaç bölgelerinde PKK'ya yönelik gerçekleştirilen operasyonda bir personelin şehit olduğu, iki personelin ise yaralandığı bildirildi. Bölgeye bir insanlı keşif uçağının sevkedildiği belirtilirken, operasyonun Adıyaman Valiliği'nin, "oluru" ile gerçekleştiği vurgulandı. Şehit olan TSK personelinin, "onbaşı" rütbesindeki Müsellim Ünal (22) olduğu belirtiliyor. Çözüm süreci nedeniyle uzun bir süredir çatışma yaşanmıyordu. PKK'nın geçen hafta baraj ve kalekollara yönelik olarak eylemsizliğini sonlandırdığını açıklamasından sonra gerçekleştirilen operasyon ve yaşanan çatışma endişe yarattı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün saat 17.25 sıralarında yapılan açıklamada, "Alınan bir duyum üzerine ve Valilik oluru ile Adıyaman İl Jandarma Komutanlığı'nca, 20 Temmuz 2015 tarihinde Adıyaman Merkez / Doğanlı ve Çatalağaç bölgesinde bir operasyon başlatılmıştır. Saat 10.30'da bölücü terör örgütü mensuplarının ateşi ile ilk temasın sağlanması üzerine bölge takviye edilmiş, bu temasta herhangi bir zayiat verilmemiştir. Ancak saat 15.20'de bölücü terör örgütü mensuplarının açtığı ikinci ateş neticesinde bir kahraman personelimiz şehit olmuş, iki personelimiz hafif şekilde yaralanmıştır. Ünal'ın, Kayseri'nin Develi ilçesindeki baba ocağına ateş düştü. Acılı baba Yusuf Ünal, tek oğlunun ardından, "Yaktın beni oğlum. Ben bu acıya nasıl dayanacağım?" diye feryat etti.
Milliyet
 
EKONOMİ 

Gram Altın 95, 2161-95, 3232                                              
ABD Doları 2, 6933-2, 6952/ Euro 2, 9173-2, 9195/İngiliz Sterlini 4, 1906-4, 1976                          

Setur Rekabete Takıldı 
Rekabet Kurulu, Beta Marina ve Pendik Turizm Marina'nın hisselerinin tamamının Koç Holding şirketlerinden Setur tarafından devralınmasına izin vermedi. Rekabet Kurulu tarafından yapılan açıklamada, "Beta Marina Liman ve Çekek İşletmesi A.Ş. ve Pendik Turizm Marina Yat ve Çekek İşletmesi A.Ş.'nin tüm hisselerinin Setur Servis Turistik A.Ş. tarafından devralınması işleminin Koç Holding'in İstanbul City Port Marina bakımından tanımlanan ilgili pazarda hâkim duruma gelmesine ve böylece piyasadaki rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol açacak nitelikte olması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca işleme izin verilmemesine oyçokluğu ile karar verildi" denildi. Setur Rekabet Kurulu'na konuyla 2014 Temmuz ayında başvuru yapmıştı. Rekabet Kurulu'nun Beta ve Pendik Marina'nın devrine izin vermeme kararı, Koç Holding'in ihaleden vazgeçse de, halen Kalamış Marina'yı işletiyor olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlandı. İstanbul'da Kalamış Marina'yı 1998'den bu yana işleten Koç Grubu geçen yıl mayıs ayında yapılan ihaleyi de 664 milyon dolar vererek 30 seneliğine almıştı. Ancak Koç Grubu ihaleden sonra sürpriz bir açıklama yaparak bu hakkından vazgeçtiğini duyurmuştu. Koç Holding, konuyla ilgili 27 Temmuz'da KAP'a yaptığı açıklamada marinanın imar planıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmadığına vurgu yapmıştı. Koç Holding, Yıldız Holding'in Marintürk adlı şirketiyle işlettiği İstanbul City Port (Pendik), Göcek Village Port ve Göcek Exclusive marinalarının işletmesinin Koç Grubu'na geçmesi konusunda anlaşmıştı. Mayıs 2014'te yapılan anlaşma kapsamında devir için de 100 milyon Euro'luk bir bedel belirlenmişti.
Hürriyet

Kiralık Kasalar Boşalır Korkusu 
Yunanistan'da, sermaye çıkışı denetimi nedeniyle 29 Haziran'dan beri kapalı olan bankalar dün açıldı. 3 haftadır ATM'lerden günde sadece 60 Euro çekebilen Yunan halkı, sermaye çıkışı denetiminin devam etmesi nedeniyle bankalara sadece kiralık kasaları ve banka kartı çıkarmak için gitti. Sermaye çıkışı denetimine dahil edilip edilmeyecekleri tartışma konusu olan, daha sonra ise uygulama dışında bırakıldıkları açıklanan kiralık kasa sahiplerinin bankalara hücum edeceği korkusuyla randevu sistemi uygulandı. Yurtdışına para transferi yasağının sürdüğü Yunanistan'da ATM'lerden para çekme işlemlerinde de bazı değişikliklere gidildi. Değişiklikler şöyle: Daha önce her banka kartı için günde azami 60 Euro nakit çekilmesi uygulamasına son verildi. Artık her mevduat hesabı sahibi 1 bankadan günde 60 Euro çekebilecek. Yeni uygulama ile mevduat hesabı sahibi 1 haftalık toplanan 420 Euro'yu bir defada ATM'den çekebilecek. Bankalar Birliği Başkanı Nora Kaçeli, Yunan halkına bankalardan çektiği paraları yeniden yatırması çağrısında bulundu. Kaçeli, böylece bankalardaki nakit sıkıntısının aşılabileceğini belirtti. Yılbaşından bu yana bankalardan yaklaşık 50 milyar Euro çekildiği belirtiliyor. Bu paranın yaklaşık 8 milyar Euro'sunun yurtdışına gönderildiği, 40 milyar Euro'dan fazla nakitin ise evlerde tutulduğu söyleniyor. Bu arada Yunanistan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu'na (IMF) olan borcunun bir kısmını ödedi. ECB tarafından ödeme miktarı ile ilgili bilgi verilemezken, ECB'ye 4.2 milyar Euro ödediği tahmin ediliyor. IMF Basın Sözcüsü Gerry Rice de dün, Yunanistan'ın vadesi 30 Haziran ve 13 Temmuz'da dolan 2 milyar Euro civarındaki borçlarını ödediğini açıklamıştı.
Hürriyet

Piyasaya Canlı Bomba 
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde meydana gelen olay, para piyasalarını da sarstı. Borsa ve altın düştü, dolar yükseldi. Dün sabah saatlerinde sakin başlayan piyasalarda dolar, ABD Merkez Bankası FED'in kademeli faiz artışına başlayacağı açıklamasının ardından güne yükselerek başladı. 2.6555 liradan işlem gören dolardaki yükselme, Suruç'taki patlamanın etkisiyle hız kazandı ve son 2 haftanın en yükseği olan 2.70 TL sınırına dayandı. Güne yatay başlayan Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri yüzde 2 değer kaybetti. Bayram öncesine göre 1500 puan düşen BIST 100 Endeksi günü 81 bin 200 puandan tamamladı. Uluslararası piyasalarda doların güç kazanmasıyla gerilemeye başlayan altına bir darbe de Çin'den geldi. Haftanın ilk işlem gününe 1133.7 dolardan başlayan ons, gün içinde 1073 dolara kadar geriledi. Çin piyasalarında gerçekleştirilen 5 tonluk altın satışı ile Çin'in beklentilerin çok altında altın rezervi tuttuğunu açıklaması, altın fiyatında düşüşü hızlandırdı. 1073 dolara kadar gerileyen ons, gün sonunda gelen tepki alımlarıyla 1085 dolara kadar yükseldi. Altın ve para piyasaları uzmanı Ali Yıldırımtürk, altın fiyatlarının Yunanistan'ın ödemeler problemini ötelemesi ve İran'a uygulanan ambargonun kalkması gibi sebeplerle düşüşe geçtiğini, Çin'deki büyümenin yavaşlaması ve yine Çin'in altın satışı sebebiyle gerilediğini ifade etti. Altında aşağı yönlü seyrin hakim olduğunu dile getiren Yıldırımtürk, onsun 1050 dolara, gram altının 89 dolara kadar gerilemesinin mümkün olduğunu ifade etti. Ziraat Yatırım Ekonomisti Tamer Yılmaz da küresel piyasalarda doların FED'in faiz artıracağı beklentisiyle güçlendiğini hatırlatırken, "Yunanistan belirsizliği kalkınca dolar, avro karşısında güç kazanmaya başladı. İran'a yönelik yaptırımlar konusunda yapılan anlaşma petrol fiyatlarını düşürdüğü için doların güçlenme eğilimine destek verdi. Bu olayların da etkisiyle 2.74 seviyesi görülebilir. Bu seviyeden dönüş halinde tekrar 2.62-2.66 TL'ye kadar geri çekilme mümkün" dedi.
Türkiye

Güneydoğulu İşadamı Teröre Karşı Tek Vücut 
Güneydoğulu işadamları, Suruç'taki saldırıyı 'katliam' olarak nitelendirdi. "Bölgede ciddi bir tedirginlik var. Çok endişeliyiz. Moralimiz bozuldu. Kepenkler kapatılıyor" diyen işadamları, faillerin bir an önce bulunmasını istiyor. İşadamları, her kesimin sağduyulu olması ve kenetlenmesi gerektiği görüşünde Tarkan Kadooğlu /TÜRKONFED Başkanı: "Tesadüf olarak ben de Urfa'da bulunuyorum. Yaşananlar tam bir felaket, katliam. Bu kadar planlı, programlı bir olay oluyor, kimsenin haberi yok. Bu saldırılara kim göz kırpıyor, bu ülkenin istihbaratı yok mu? Bu gençlerin buraya geleceği bilinirken herhangi bir önlem alınmayışı manidar. Bölgede ciddi bir tedirginlik oldu. Kepenkler kapatılıyor. Barış sürecine zarar verecek her şeyden kaçınmak lazım. Bir daha kanın ve gözyaşının akmaması lazım. Her kesimin sağduyulu davranması gerek. Sorumluların bir an önce yargı önüne çıkarılması lazım." Şah İsmail Bedirhanoğlu DOGÜNSİFED Başkanı: "Haince saldırıyı kınıyoruz. Saldırıyı Kürt toplumunun kazanımlarından haz etmeyenlerin yaptığını biliyoruz. IŞİD benzeri barbar örgütlerin işi olduğunu biliyoruz. Bu tip saldırıların olacağı öngörülmeliydi. Gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekirdi. Failler biran önce bulunmalı."
Milliyet

Komşu'ya Ticari Çıkarma 
Avrupa Birliği (AB) ile yaptırımları ağır bir anlaşmaya imza atan Yunanistan için Türk iş dünyası seferberlik ilan etti. Türkiye'nin önde gelen şirketleri Yunanistanlı firmalar ile ortak ticaret yapmak için bir araya geliyor. Her iki ülkede düzenlenecek 'İş Forumu' ile hem karşılıklı yeni yatırım hem de ortak olarak 3. ülkelerdeki fırsatlar gündeme gelecek. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, turizm, tarım, tarıma dayalı sanayi, inşaat ve taşımacılık alanlarında ortak iş yapılabileceğini söyledi. Yunanistan'ın bir an önce üretim ekonomisine geçmesi gerektiğine dikkat çeken Bakan Zeybekci "Bu ülkenin büyümesi için üretmesi gerekiyor. Türk firmaları Yunanistan için çok büyük dinamizm olur. Hemen temasımız var, Türk firmalarının girip yatırım üretim yapması için tarım, tarıma dayalı sanayi, turizm inşaat ve taşımacılık sektörlerinde. Yunanistan'la üçüncü ülkelerde de işbirliğine gidebiliriz" dedi. İki ülke arasında turizm sektöründe önemli işbirlikleri yapılabileceğini ifade eden Bakan Nihat Zeybekci, Ege Denizi'nin birlikte kullanılabileceğini söyledi. Zeybekci "Ege Denizi'nin birlikte kullanılması turizm havzalarının birlikte planlanması, aynı dağların ortamın dünyanın turizm merkezi haline getirilebilir. Ege ekonomik anlamda da herkesin mutlu olabileceği bir mutluluk denizi olabilir" diye konuştu. Türkiye ile Yunanistan arasında ticaretteki yeni dönemi değerlendiren Zeybekci, önceki hükümet döneminde başlayan görüşmelerin olduğunu söyledi. Çipras'tan önce Ekonomi Bakanıyla iki defa toplantı yapıldığını anlatan Zeybekci "Bir de Sayın Başbakanla ziyarete gittik. 'Birçok üründe dünyada birbirine benzeriz, rekabet ediyoruz. Rekabet etmeyelim işbirliği yapalım, dünyada şart koyan iki ülke haline gelelim. Standartları belirleyen ülke haline gelelim' diyorduk. Çok iyi gidiyordu sonra bu dönem yaşandı" şeklinde konuştu.
Star

Türk Bankalarına 'Kur' Yapamadı 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P) Finansal Kuruluşlar Kredi Analisti Magar Kuyumcuyan, son dönemde yaşanan kur volatilitesi sürecinde Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların varlık kalitesinin önemli ölçüde etkilenmediğini belirterek, "Son birkaç yıldır yavaşlamış olsa da bankacılık sektörü halen göreceli olarak güçlü bir büyüme ve kazanç görünümü sunuyor" dedi. Kuyumcuyan, döviz cinsinden olan ticari kredilerin mevcut seviyesinden dolayı kurdaki hareketlenmelerin endişe aynağı oluşturabildiğini, öte yandan son dönemde yaşanan kur volatilitesine karşı bankaların varlık kalitesini büyük ölçüde koruyabildiğini söyledi. Para biriminde uzun süreli bir değer kaybının bankacılık sektörü için gelecekte varlık kalitesi problemlerinin oluşmasına neden olabileceği uyarısında bulunan Kuyumcuyan, "Pozitif bir not olarak şunu belirteyim; Türkiye'de perakende bankacılığında döviz cinsinden borçlanma sınırlanmış durumda. Bunun uygulanmadığı bazı Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde özellikle İsviçre frangı üzerinden verilen mortgage kredileriyle ilişkili sorunlar yaşandı" diye konuştu. Kuyumcuyan, bankacılık sektörüne ilişkin şu öngörülerde bulundu: "Türk bankalarının performansı güçlü bir şekilde hızlı büyüme ile ilişkili. Son birkaç yıldır bu yavaşlamış olsa da bankacılık sektörü halen göreceli olarak güçlü bir büyüme ve kazanç görünümü sunuyor. Yüksek seviyede kredi büyümesi gelecekte finansman ve varlık kalitesinde sorunların birikmesine neden olabileceğinden, sektörünün büyümesinin ılımlı hale gelmesini pozitif görüyoruz."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Bu Saldırı Türkiye'yedir 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çankaya'da üst düzey yetkililerle Suruç saldırısıyla ilgili zirve düzenledi, ardından açıklamalar yaptı. Davutoğlu, özetle şunları söyledi: Son derece acı ve hüzün verici iki terör saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Her türlü soruşturma başlatıldı. Olayın oluş seyri, açık bir terör olayı. Vahşice, lanet ettiğimiz, lanet etmeyle kalmayıp sorumluları bulup cezalandırma iradesine sahip olduğumuz terör olayıyla karşı karşıyayız. Gerek Suruç'ta söz konusu olan saldırı, gerek Adıyaman'da askerlerimize dönük saldırı ve Türkiye'ye dönük terör örgütlerinin mahiyetleri hedefleri ne olursa olsun, hepsinin hedefi Türkiye'dir. Bu saldırı Türkiye'yedir. Türkiye'nin huzurunadır, kamu düzenine, halkımızın refahınadır. Saldırıyı sadece şu veya bu grup, toplum kesimine olarak vurgulamayı doğru görmüyorum. Saldırının zamanlamasına bakıldığında, tam bayram sonrasında, Türkiye'de çevre ülkelerinin hepsinde görülmemiş olan, 7 Haziran sonrası ortaya çıkan tablo çerçevesinde bir çalışma yürütülecekken, hükümet ortaklığı çalışmaları varken, bu saldırının yapılması bütün ülkeye yapıldığının göstergesidir. "Bütün terör örgütlerine karşı ortak bir tutum sergilemenin tam vaktidir. Başka ülkelerde DEAŞ'ın Paris'te saldırısı söz konusu olduğunda, nasıl birliktelik söz konusu olmuşsa, kimse kimseyi suçlamadan omuz omuza gelmişse, bu saldırı karşısında herkesin omuz omuza vermesi gereken bir andayız." Bütün partilere çağrıda bulunuyorum. Birkaç gün önce, ilk tur görüşmelerinden sonra yaptığım çağrıda, teröre karşı ortak bir deklarasyona çağrı atalım diye çağrıda bulunmuştum. Bu saldırının hedefi Türkiye'dir, Türk demokrasisidir diyorsak, şimdi dört genel başkanın da bir araya gelerek ortak deklarasyona imza atmamız lazım. Daha ilk andan itibaren, partimi ve hükümetimi suçlayanlara da sesleniyorum. Nerede ne tavır almamız gerekiyorsa alacağız. Bütün parti liderlerine gün bugündür diyorum. Grup başkanvekilleriyle görüşecekler yarın (bugün). Bu deklarasyonla, hem terör örgütlerine hem dünyaya en doğru mesajı vermiş oluruz. Ümit ederim ki bu çağrımız karşılıksız kalmaz." "Gün, uluslararası bazı çevrelerin istekleri doğrultusunda AK Parti ve Türkiye Cumhuriyeti hükumetlerini DEAŞ ile yan yana gösterme çabası içine girme günü değil, AK Parti ile diğer bütün partilerle omuz omuza vererek teröre karşı güçlü bir ses ve irade çıkarma günüdür.
Vatan

Halka 'Kendi Güvenlik Tedbirini Al' Çağrısı 
HDP Eş Genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, Suruç'taki saldırıyı kınarken, hükümeti de eleştirdi. Ortak açıklamada, insanlık onurunu yitirmiş barbarlık ve tecavüz ordusunun neler yapabileceğine tanıklık edildiği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: "Özellikle de Rojava Devrimi'nin hemen yıl dönümü sonrasında ve Kobani ile dayanışmak için yola çıkmış Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, Kobani etrafındaki enternasyonal dayanışmanın kırılması çabasıdır. Bu, halklarımıza, Kobani etrafındaki devrimci dayanışma ruhuyla kenetlenen yiğit insanlara, 'Bu dayanışmadan vazgeçin' mesajıdır. IŞİD ve benzeri tecavüz ordularının destek aldığı bütün ülkeler ve rejimleri bu barbarlığın ortağıdırlar. IŞİD'e karşı sus pus olanlar, sesini bile yükseltmeye cesaret edemeyenler, HDP'ye bile her gün tehdit savurup IŞİD'in başını okşayan Ankara'daki yöneticiler bu barbarlığın suç ortağıdırlar." "Biz herkesi, Edirne'den Hakkari'ye kadar bütün yurttaşlarımız ve kardeşlerimizi IŞİD ve türevlerine karşı, Türkiye'de IŞİD zihniyetini savunan ve temsil edenlere karşı, IŞİD'e sessiz kalarak ya da doğrudan destek sunarak büyütenlere karşı barış bloğunda bir araya gelmeye çağırıyoruz."
Vatan

Ortak Çağrıyı Reddetti 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör saldırılarının tahammül sınırlarını çoktan aştığını belirterek, "Mübarek Ramazan ve bayram günlerini geride bırakır bırakmaz sanki düğmeye basılmışçasına felaketler baş göstermiştir" dedi. "Türkiye'de yardım edilecek yer ve insan bitmiştir de geriye bir tek Kobani mi kalmıştır?" diyen Bahçeli şunları kaydetti: "IŞİD ve PYD arasındaki çatışmayı Türkiye'ye taşımak isteyenlere koz verircesine, dört siyasi partinin genel başkanın bir araya gelerek teröre karşı ortak bir deklarasyona imza çağrısı samimiyet ve gerçeklerden uzaktır. Eğer Davutoğlu, teröre karşı tavır alacaksa ve de imza atacak bir ortak arıyorsa çözüm sırdaşı HDP'nin kapısını çalmalı ve bu PKK imalatını ikna etmelidir. MHP'nin duruşu deklarasyonlara bağlı olmayıp Türk milletinin vicdanıyla temellenmiştir.
Milliyet

DÜNYA 

Kıbrıs'ta Bu Fırsat Kaçmamalı 
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 41'inci yıldönümüne katılmak üzere Lefkoşa'ya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'dan Rumlarla 2 aydır süren müzakerelerle ilgili birebir bilgi aldı ve tam destek verdi. Erdoğan, "Sayın Akıncı ve Türk müzakere heyetinde büyük azim gördüm. Dilerim Kıbrıs sorununa noktayı koyarlar. Garantör ülke olarak desteğimiz tamdır" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'yla Lefkoşa'ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 21 pare top atışı ve askeri törenle karşıladı. Törenler için Ada'da bulunan Meclis Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da görüşmeye katıldı. Erdoğan, ortak basın toplantısında, "Sayın Akıncı ile müzakere sürecini birebir değerlendirdik. Gelinen aşamada bu fırsat kaçırılmalı. Temennim bu süreçte son noktayı konulur" dedi. Erdoğan, Akıncı'yla Cumhurbaşkanı seçildiği mayıs ayında yaşanan 'Anavatan-kardeş vatan' polemiği ve Ankara ziyaretinden sonra ikinci kez bir araya gelmiş oldu. Akıncı'nın 'kardeş vatan' tutumuna rağmen Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs Türk yönetimine anavatandan yavruvatana desteğimizi sürdüreceğiz. KKTC'nin modern bir ülke olmasına yönelik katkılarımız sürecek" diye konuştu.
Hürriyet

Okullarda 'Domuz Etli' Yemeğe Tepki 
Bulgaristan'da okullarda Müslüman öğrencilerinin dikkate alınmadan yemek listelerinin hazırlanması büyük tepki çekti. Ülke çapında gelen şikayet üzerine Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) okul ve kreşten çocukların dinlerine uygun beslenmelerini teklif etti. Çocukları Koruma Yasasına değişiklik önergesini meclise sunan HÖH, Müslüman çocuklarının okul ve kreş beslenme listesinden domuz etinin kaldırılmasını istiyor. Teklif şimdi meclis komisyonlarında incelenecek ve yaz tatili ardından, sonbaharda mecliste gündeme alınacak. Ancak HÖH dışındaki partiler, çocukların dinlerine göre beslenmektense, yemeklerin kalitesinin önemli olduğunu düşünüyor ve bu teklife itiraz ediyor. Öte yandan Kırcaali'de kreş ve okullarda Müslüman öğrencilere domuz eti yedirilmesine karşı imza kampanyası başlatılmıştı. Ramazan günlerinde süren kampanyada iki bine yakın imza topladı. Organizatörlerden altı aile, "çocuklarına okullarda halel et verilmediği ve domuz eti yedirildiği gerekçesiyle, Türkiye, Kanada ve Avustralya'dan dini sığınma hakkı için başvurmuştu. Diğer taraftan, okul ve kreş yönetimleri de, bu uygulamanın yemekhane masraşarını arttıracağından endişe ediyor ve "helal et" talebine karşı çıkıyor.
Türkiye

Haseke İçin Suriye'de İlk Üçlü Koordinasyon 
Suriye'de dört yılı deviren iç savaşın farklı aktörleri arasındaki ilişkiler IŞİD tehdidi nedeniyle değişime uğruyor. Suriye'nin kuzeydoğusunda rejim ve Kürt güçlerinin farklı bölgelerini kontrol ettiği Haseke'ye 25 Haziran günü cihatçı örgüt IŞİD taarruz başlatmıştı. Bir aydır devam eden şiddetli saldırılar karşısında Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı ordu Kürt güçleri ilk kez, IŞİD'e karşı beraber hareket etmeye başladı. Haseke'nin iki ayrı bölgesindeki ortak mücadeleyi AFP haber ajansına, Geveyran bölgesindeki cephede bulunan bir rejim askeri "Haseke'de yalnız savaşamazdık çünkü IŞİD çok fazla sayıda militanla saldırdı" sözleriyle anlattı. 18 yaşındaki YPG savaşçısı Didar da AFP'ye, "Bizim için tek bir düşman var, o da IŞİD. IŞİD vahşilerinin toprağımı ihlal etmesine asla izin vermem" diyerek 'ortak düşmana' karşı savaşı özetledi. AFP'ye göre, rejim ve YPG'nin 'gayriresmi ittifakı' olumlu sonuç veriyor. YPG güçleri kentin güneyinde IŞİD'in kontrolündeki alanları geri alıp militanların etrafını sardı. Rejim güçleri ise Haseke'nin iç kısımlarında ilerleme sağladı. Mahalli kaynaklara dayanan Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, ordu ve YPG'nin IŞİD militanlarının neredeyse tamamen etrafını sarmış durumda olduğunu belirtti. Geveyran'daki birlikleri denetlediği sırada AFP'ye açıklama yapan üst düzey bir ordu komutanı, "IŞİD'i Geveyran'dan çıkardık. Sadece çok az kaldı. Kürtler, onlara verdiğimiz silahlar olmasaydı IŞİD militanlarının etrafını saramazdı" dedi. Kürt güçleri Suriye ordusundan silah aldıkları iddiasını reddetse de AFP muhabiri ordunun kullandığı Rus yapımı silahların aynısını YPG savaşçılarında da gördüğünü teyit etti. Muhabirin aktardığına göre, YPG'nin üs olarak kullandığı okulun ilk katında; kadın birliği YPJ'nin üyeleri, tüfeklerindeki dürbünlerle IŞİD mevzilerine doğru ilerleyen rejim güçlerini izliyordu. Bir YPG yetkilisi ise ABD liderliğindeki koalisyon güçleriyle rejim ordusu arasında bir Kürt aracı üzerinden koordinasyon sağlandığını öne sürdü.
Milliyet

ABD İran İçin Kolları Sıvadı 
ABD Dışişleri Bakanlığı, İran ile 5+1 ülkeleri arasında sağlanan nükleer anlaşmayı ABD Kongresi'nin onayına sundu. Kongre 60 gün içinde anlaşmayı oylayacak. Kongre 60 günün sonunda anlaşmayı reddederse, ABD Başkanı Barack Obama kararı veto edecek. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Ortak Kapsamlı Eylem Planı'nın (JCPOA), anlaşmanın eklerinin ve ilgili diğer materyallerinin yanı sıra, istihbarat servisince hazırlanan gizli değerlendirme raporunun da kongreye sunulduğunu söyledi. Kongre'nin anlaşmayı Eylül ayı başlarında oylaması bekleniyor. Kongre, ABD hükümetinin yaptığı bu anlaşmayı reddederse, bunu belirten bir yasa teklifi hazırlaması gerekiyor. ABD Başkanı Barack Obama, Kongre'nin anlaşmayı reddetmesi halinde bu yasa teklifini veto edeceğini söylemişti. ABD parlamentosundaki lobi gücüyle bilinen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'li vekillere anlaşmayı reddetme çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Kongre'nin İran'la varılan nükleer anlaşmayı keyfi ve tek taraşı reddetmesi halinde başka müzakere olmayacağını belirterek, "Sonra da İran serbest olduğunu hissedecek ve anlaşmanın önlediklerini yapabilecek" dedi. İran'la nükleer anlaşmayı Kongre'ye sunan ABD, müttefiklerine güven turu düzenliyor. Bu amaçla Ortadoğu'da bir dizi temaslarda bulunmak üzere tura çıkan ABD Savunma Bakanı Ashton Carter'ın ilk durağı İsrail oldu.
Star

'Işid Sizi Harcayacak' 
İngiltere Başbakanı David Cameron radikal İslamcı tehditlerle mücadele için hazırlanan beş yıllık yeni bir plan açıkladı. Cameron dün yaptığı konuşmada, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi örgütlere katılmak isteyen gençlere, "Siz hareketin değerli bir üyesi olmayacaksınız. Harpte harcanan bir asker olacaksınız. Erkekseniz beyninizi yıkayacaklar, vücudunuza bomba sarıp patlatacaklar. Kızsanız, sizi köle gibi kullanıp, taciz edecekler" dedi. Cameron konuşmasında, bundan böyle Müslüman toplumunun entegrasyonu konusunda yaşanan başarısızlıklarla ve radikalleşmenin kökenindeki nedenlerle mücadele edileceğini vurguladı. Başbakan konuşmasında, İngiltere'de doğup büyüdüğü halde 'İngiltere ile özdeşleşmeyen ve diğer insanlara çok az bağlılık hisseden veya hiç hissetmeyen' insanlar olduğunu kaydederek, "Bu trajik gerçekle yüzleşmemiz gerekli" diye konuştu. Pek çok insanın, İngiltere'nin Irak Savaşı'ndaki rolü nedeniyle teröre hedef olduğunu düşündüğünü, ancak bunun yanlış olduğunu ifade eden Cameron, 11 Eylül saldırılarının Irak'ın işgalinden önce gerçekleştiğini hatırlatarak, "Müslümanları öldüren IŞİD, Boko Haram ve El Kaide gibi örgütler" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Theresa May de, hükümetin stratejisinde yeni bir yasanın da yer alacağını söyledi. May genel amacın 'ortak değerleri paylaşmaya teşvik için göçmen kökenli topluluklarla olumlu bir çalışma yürütmek' olduğunu belirtti. May, 'İngiltere'yi birlik içinde bir ulus haline getirmek için, fırsat eşitliğini ve entegrasyonu artırmayı hedeşediklerini sözlerine ekledi.
Vatan

SPOR 

TEB BNP Paribas İstanbul Cup dün Garanti Koza Arena'da başladı. Turnuva öncesinde basının karşısına çıkan 1 numaralı seribaşı Venus Williams, "İstanbul'a aşığım, kardeşim Serena Williams gibi ben de burada kupa kazanıp, unutulmazlar arasına girmek istiyorum" dedi. Tekler kariyerinde 7 grand slam şampiyonluğu bulunan ABD'li tenisçi Venus Williams, İstanbul'un olimpiyatlara ev sahipliği yapma arzusuyla ilgili soruya, "İstanbul favori şehirlerimden. Hava, insanlar, yemekler harika! İstanbul'a aşığım. 10 yıl sonra tekrar İstanbul'a gelmek mutluluk verici. Geçen gelişimde göremediğim birçok tarihi yeri bu kez görmek istiyorum. İpek Şenoğlu ile de anılarımızı canlandıracağız" cevabını verdi. "Şampiyonluk kazanmanın en büyük motivasyonu" olduğunu söyleyen 35'lik ABD'li raket, "İstanbul'a şampiyonluk yaşamaya geldim ama kendime baskı oluşturmak da istemiyorum. Burada büyük rekabet yaşayacağız" diye konuştu. Venus Williams, "Zirveye çıkmak mı, orada kalmak mı daha zor?" sorusuna, "Zirvede kalmak bir numara olmaktan daha zor. Başarı her zaman tutarlı performans bekler. Zihinsel olarak güçlü olmak zorundayız. Gençlerin de başarı için çok çalışmaları lazım" cevabını verdi. Tenisin, Türkiye'de bir numaralı spor olmadığını dile getiren Williams, ancak gitgide daha popüler hale geldiğini ifade etti. Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş da, 2005 yılından beri tenisi geliştirdiklerini belirtirken, "Geçmişte İstanbul Cup'ı yer değiştirerek düzenlemeye çalıştık. Şimdi ülke kendi sponsorlarını oluşturdu, kendi tesislerimizde yapıyoruz. Williams, İstanbul'a gelince tüm gözler Türkiye'ye çevrilmişti. O günden beri düzenlemiş olduğumuz turnuvalarla dünyanın en önemli organizasyonları içine girdik. Şu anda en fazla turnuva düzenleyen ülkeyiz. Dünyada Türk tenisine bakış değişti" açıklamasını yaptı.
Türkiye

Veli Kavlak'ın bitmeyen sakatlığının yanı sıra Tolgay Arslan'ın da Almanya kampında sakatlanarak 6 ay sahalardan uzak kalacak olması Beşiktaş'ı yeni orta saha arayışlarına itti. Orta sahanın merkezinin Oğuzhan, Atiba ve Necip Uysal'a kalması üzerine yönetimden bir ön libero talep eden Şenol Güneş'in isteği üzerine siyah-beyazlılar, Napoli'de top koşturan Gökhan İnler'in peşine düştü. Geçen sezon Beşiktaş'ın transfer listesinde yer alan ancak Napoli'nin şartları yüzünden suya düşen transferde bu sefer önemli gelişmeler yaşandı. İtalyan kulübü, tecrübeli orta sahanın takımdan ayrılışı için kolaylık yapacağını bildirirken, siyah-beyazlıların Gökhan İnler'le yaptığı ilk temas da olumlu sonuçlandı. Beşiktaş'ta oynamaya sıcak baktığını belirten Gökhan'a siyah-beyazlı kulüp 1 yılı opsiyonlu 3 yıllık anlaşma teklif etti. Bu hafta içinde transfere son noktayı koymaya çalışacak olan Beşiktaş'ın imzaların atılması halinde Gökhan İnler'i Avusturya kampına yetiştireceği öğrenildi. Siyah- beyazlı kulüp geçen sezonun devre arasında yine Gökhan İnler'le temas kurmuş ancak Napoli'yle anlaşılamaması yüzünden son anda rotasını Tolgay Arslan'a çevirerek, genç oyuncuyu kadrosuna katmıştı. İsviçre'de Basel, Aarau, Schaffhausen ve Zürih takımlarının formasını giyen Gökhan İnler daha sonra Udinese'ye transfer olmuş, 2011 yılında ise Napoli'ye imza atmıştı.
Türkiye

Türk Basketbolu alt yapılarda madalyaya doymuyor. Kısa süre önce Genç Milli Basketbol Takımı'nın Dünya Şampiyonası'nda elde ettiği bronz madalyanın ardından, Ümit Milliler de İtalya'daki Avrupa Şampiyonası'nda aynı dereceye ulaştı. Yarı finalde, turnuvayı yenilgisiz şampiyon bitiren Sırbistan'a kaybederek final hakkını yitirse de, üçüncülük maçında Fransa karşısında üstün bir oyunla galibiyete ulaşan Ümit Milli Takım, bronz madalyaya ulaştı, dün de Türkiye'ye dönüş yaptı. Ümit Milli Basketbol Takımı Antrenörü Taner Günay, 1995 jenerasyonunun son alt yapı organizasyonunu madalya ile bitirmesinin sevindirici olduğunu söyledi. Günay, "Son üç senedir madalyanın rengi altındı ama bu sene çok ağır ve zorlu şartlar altında hazırlandık. Çok karakterli ve düzgün oyuncularla beraber oynadık ve çok büyük bir ekip desteği gördüm. Hiçbirinin hakkını ödeyemem. Çok zor bir turnuva oldu ve çok ciddi bir karakter koyarak, hücumumuz kötü olduğunda savunmamıza güvenerek maçları kazandık. Karar verebilen ve iş yapabilen oyuncularımız var. 95 jenerasyonu için bu şampiyona son altyapı turnuvası. Yozgat ve Samsun'da düzenlediğimiz kamplarla başladığımız yol, buraya kadar geldi. Onları yetiştiren ailelerine, okul öğretmenlerine, kulüplerine ve kulüp antrenörlerine teşekkür ederim." ifadelerini kullandı.
Milliyet

Shakhtar Donetsk, Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira'nın gözünü korkuttu. Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda karşılaşacakları Ukrayna ekibini, ligin ilk haftasındaki Oleksandria karşılaşmasında izleyen Portekizli çalıştırıcı, teknik ekibiyle birlikte mücadele boyunca sürekli notlar alırken, rakibin artı ve eksi yönlerini tespit etti. Pereira'nın özellikle Alex Teixeira'nın performansından etkilendiği öğrenildi. İki gol kaydeden Brezilyalı futbolcunun ceza alanı içinde çok tehlikeli olduğunu ve son vuruşlarını da etkili bulduğunu belirten Kanarya'nın hocası, yardımcılarına "Teixeira'yı iki oyuncu ile kontrol etmemiz gerekiyor. Ona göre planlarımızı yapalım" dedi. Fener'in hocası yaptığı değerlendirmede, "Rakibin en büyük artısı sezonu bizden önce açmaları ve lige başlamaları. Bu onlar için avantaj. Bizimle yapacakları maça kadar daha da hazır hale gelecekler. Teixeira dışında Srna çok iyi bir pasör, Fred de takımı çok iyi yönetiyor. Rakitsky ise savunmada hatasız oynuyor" ifadelerini kullandı.
Star

Galatasaray'ın futbol şubesinden sorumlu yöneticisi Cüneyt Tanman, transfer çalışmaları hakkında bilgi verdi. Forvet ve defans bölgesi için birçok oyuncuyu takip ettiklerini belirten Tanman, "Bir golcü ve bir de stoper alacağız. Santrfor bölgesi için 7-8, stoper için de takip ettiğimiz 4-5 oyuncu var. Temaslarımız sürüyor. Kısa zamanda sonuca ulaşmak istiyoruz. Alacağımız forvet en iyisi olacak" dedi. PSG'de forma giyen İsveçli yıldız Zlatan İbrahimovic'in gündemlerinde olmadığını kaydeden Sarı-Kırmızılı yönetici, "Söylediğim gibi forvet için çeşitli isimlerle görüşüyoruz. Ancak Galatasaray olarak şu ana kadar İbrahimovic'le bir temasımız olmadı. Burak Yılmaz'ın transfer konusunda en ufak bir şikayeti olmadı. Galatasaray öncelikle kendi değerlerine, kendi yıldızlarına sahip çıkıyor. İkinci kamp dönemi daha belirleyici olacak" dedi. Tottenham Hotspur'da forma giyen Roberto Soldado'nun listelerinde olan bir oyuncu olduğunu hatırlatan Cüneyt Tanman, "Niasse, Gomez ve Huntelaar da basının bildiği isimler" şeklinde konuştu. Tanman, Melo konusuyla ilgili; "Melo'nun kampa katılmasını bekliyoruz. Katılmaması durumunda başka bir süreç olacak. İkinci kamp dönem çok daha önemli. Melo sanırım ülkesinde hazırlık yapmıştır" diye konuştu.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme