22 Temmuz 2015 Çarşamba

22.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Her Bedeli Öderiz 
Adıyaman'da teröristlerin açtığı ateş sonucu önceki gün şehit olan Jandarma Uzman Onbaşı Müsellim Ünal için dün Adıyaman İl Jandarma Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da katıldı. Törende konuşan Davutoğlu, şunları söyledi: "100 sene önce bu topraklarda Çanakkale Savaşı'nda ya da Sarıkamış'ta kimileri soğuktan donarak, kimileri bir adım ötesindeki şehitliğe doğru kahramanca yürürken bugün huzurunda bulunduğumuz Müsellim kardeşimizle aynı makamdır. Yüceler yücesi bu makam, Çanakkale şehitleri için hani Bedrin aslanlarıyla mukayese eder, Mehmet Akif Ersoy; aynen Müsellim kardeşimiz de Bedrin aslanlarıyla birlikte haşrolacaktır. Onların akıbeti cennettir, onların akıbeti Hz. Muhammed'ın yanıbaşıdır. Çanakkale Savaşı'nda, Sarıkamış dağlarında şehit olanlar, dışarıdan gelen işgalcilere karşı, müstevlilere karşı vatan toprağını korudular. Bu şehit kardeşimiz ise doğrudan gelmeyen yabancı müstevlilerin dolaylı maşalarına karşı bu toprağı korudu. Bu dolaylı maşalar da bilsinler ki, bölücü terör örgütü de arkasındaki güçler de bilsinler ki, 78 milyonun son ferdine kadar bu şehidimizin üstüne örttüğü şu al bayrağı bu semalarda ebediyen dalgalandırmak için her türlü fedakârlığı yapmaya hazırdır. 78 milyonun kardeşliği için çalışıyoruz. Bir tarafta Suruç'taki saldırı, diğer tarafta Adıyaman'dan gelen şehadet haberi, yüreğimizi dağladı." Törenin ardından Ünal'ın cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Kayseri'ye gönderildi. Davutoğlu ise çatışmada yaralanan Jandarma Başçavuş Yunus Vatandaş ile Jandarma Uzman Onbaşı Tanju Gülen'i ziyaret etti. Davutoğlu'nun konvoyunda trafik kazası meydana geldi. Kazada yaralanan olmadı.
Hürriyet



Her Dilden Ağıtlar Türkiye'yi Ağlattı 
Suruç'taki bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin cenazeleri, önceki akşam başlayıp dün sabah saatlerinde biten otopsilerin ardından annelerinin ağıtları, babalarının gözyaşları ve zılgıtlarla memleketlerine gönderildi. Yaşamını yitiren gençlerden yarım kalmış yaşamlarının öyküleri kaldı. Patlamada yaşamını yitiren çoğunluğu üniversite öğrencisi 32 kişiden 28'inin cenazeleri Gaziantep Adli Tıp'ta yapılan otopsi sonrası ailelerine teslim edildi. Üçü kadın dört cenazenin kimlik belirleme çalışmaları ise devam ediyor. Cenazelerin Gaziantep'teki Adli Tıp'a getirilmesi ile birlikte Türkiye'nin farklı kentlerinden aileler de Gaziantep'e geldi. Burada kurulan kriz masasında, eli yüreğinde, çocuklarının isimlerini arayan aileler listede isimlerini görmeyince buruk sevinç yaşadı. Çocuklarının isimlerini listede gören anne, baba ve yakınlarının feryatları ise Adli Tıp'ı inletti. Türkçe ve Kürtçenin yanı sıra Lazca, Çerkezce ağıtlar yakan anneler, saatler ilerledikçe acılarını diğer annelerle paylaşmaya, çocukları ile ölmeden önce yaptıkları konuşmaları anıları birbirlerine anlatmaya başladı. Otopsisi tamamlanan 5 kişi gece ve sabah erken saatlerde yakınları tarafından teslim alınıp memleketlerine götürüldü. 23 kişinin cenazeleri de otopsinin ardından Asri Mezarlık'taki Bahattin Nakıpoğlu Camii'ne getirildi. Cenaze namazı sonrasında ölen gençler için bir dakikalık saygı duruşu yapılırken aileleri, ağıtlar yaktı. Törenin ardından cenazeler sloganlar ve marşlar eşliğinde memleketlerine uğurlandı. Samsunlu Aydan Ezgi annesi Aynur Şalcı, kızının öldüğünü kabullenemiyor. Dört en büyüğü olan kızını tatil için gittiği İstanbul'da beklerken ölüm haberini alıyor. Feryadı yürek dağlıyor: "Ezgi Şaka yapma, kötü bir şaka. Sen benim ilk göz ağrım, bebeğimsin. Ben seni İstanbullarda bekliyordum."
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 94, 9006-94, 9823                                              
ABD Doları 2, 6833-2, 6851/ Euro 2, 9389-2, 9411/İngiliz Sterlini 4, 1774-4, 1809                          

İHA'lara Milli Uçuş Sistemi 
TÜBİTAK, daha çok ABD, İsrail, Rusya ve Almanya'nın kullandığı İnsansız Hava Araçları'nın (İHA) yurtdışından ithal edilmesi zor olan otomatik kontrol sistemleri yerine yerli uçuş kontrol sistemlerinin geliştirilmesi için harekete geçti. Proje hayata geçtiğinde İHA'larda çarpışma önleyici, çevik manevra kabiliyeti sağlayan, hatalara toleranslı ve ses üstü yerli uçuş kontrol sistemlerinin üretilmesi amaçlanıyor. TÜBİTAK, dünyada sivil ve askeri alanda kullanımı gün geçtikçe artan kritik teknolojiye sahip İHA'ların uçuş kontrol sistemlerinin Türkiye'de üretilmesi için yeni bir program başlattı. Program çerçevesinde İHA'lara yönelik mevcut durumda yurtdışından ithal edilmesi zor ya da imkansız olan otomatik uçuş kontrol sistemleri yerine, yurtiçinde yenilikçi otomatik uçuş kontrol sistemleri (donanım ve yazılım) ve alt bileşenlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, Türkiye'de gelişen askeri ve sivil İHA pazarkısaı gözönüne alındığında otomatik uçuş kontrol sistemleri konusunda uçuş istikrarı, ara nokta takibi, otomatik iniş ve kalkış, akıllı seyrüsefer, GPS'ten bağımsız navigasyon sağlayan SLAM benzeri algoritma gibi standart yaklaşımlara yenilikçi çözümler geliştirilecek. TÜBİTAK'ın araştırmacılarla üzerinde çalışacağı programla İHA'lar için balon, delta kanat gibi otonom uçuş kontrol sistemleri üretilecek. Ayrıca yere yakın ve alt hava sahalarında çalışan küçük İHA'ların sivil hava sahasına entegre edilmesi amacıyla çarpışma önleyici ve çevik manevra kabiliyeti sağlayan otomatik uçuş kontrol sistemleri de üretilecek. Bunun için program kapsamında İHA'ların hata tespiti yapması, hata durumunda tedbir alabilme gibi yeteneklere sahip olması da Ar-Ge faaliyetleri arasında yer alacak. Projeyle İHA'lar için ses üstü otonom uçuş kontrol sistemleri de üretilecek. Bununla birlikte yapay zeka ve istatistiksel metotlar içeren akıllı kontrol yazılımları geliştirilecek. Dünyada ABD, Japonya, AB ülkeleri, İsrail, Rusya, Çin gibi ülkelerde üretilen İHA'ların çok çeşitli askeri ve sivil uygulamalarda kullanılıyor. İHA'lar araştırma geliştirme, arama kurtarma, iletişim ve haberleşme, havadan fotoğraf, sınır güvenliği, trafik kontrolü, orman yangınlarını önleme, zehirli kimyasal gazların bulunduğu ortamlarda operasyon, kaçak avlanmayı önleme, doğal kaynakların araştırılması ve ilaçlama gibi pekçok alanda görev alıyor. Askeri ve sivil ihtiyaçların tetiklemesiyle Türkiye'de İHA'lar konusunda tasarım, üretim, araştırma geliştirme faaliyetleri son 10 yılda ivme kazandı.
Hürriyet

TÜSİAD: Saldırıyı Kınıyoruz 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde gerçekleşen saldırıya ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Suruç'ta gerçekleştirilen terör saldırısını şiddetle kınıyor, bu insanlık dışı saldırıda hayatını kaybedenlerin ve aynı gün Adıyaman'da gerçekleşen çatışmada şehit düşen askerimizin kederli ailelerine, yakınlarına ve tüm Türkiye'ye başsağlığı diliyoruz. Saldırıda ve çatışmada yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Suruç saldırısı Türkiye'nin ulusal güvenliğini, demokrasisini ve toplumsal huzurunu hedef alan ağır bir saldırıdır. Gelinen aşamada öncelikli ihtiyaç, tüm yurttaşlarımızın yaşama hakkının ve güvenliğinin garanti altına alınması ve yurttaşlarımızın giderek ağırlaşan bölgesel şartların ülkemiz sınırlarına ulaşan olumsuz etkilerinden her anlamda korunmasıdır. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı bu korkunç saldırıyla bir kez daha hep birlikte görüyoruz ki, iç ve dış politikada çözüm bekleyen ve birbirinden ayrı düşünülemeyecek sorunlarımızın acilen ortak bir siyasi akıl ile ele alınmasına ihtiyaç vardır. Suruç'taki bombalı saldırının milletçe tanık olduğumuz acı olayların son halkası olmasını diliyoruz. Güvenlik güçlerimizin bu korkunç eylemin suçlularını en kısa sürede ortaya çıkarmalarını bekliyoruz. Toplum olarak da sağduyumuzu kaybetmeden, insan hakları, demokrasi ve laiklik kavramlarına sahip çıkarak saldırganların amaçlarına erişmelerini engelleyeceğimize yürekten inanıyoruz."
Hürriyet

TOKİ Evlerinin Yüzde 20'si Emeklilere Ayrılacak 
Emeklilere düşük taksitli konut uygulaması başlıyor. Gelirleri sebebiyle konuta ulaşmakta zorlanan kesimlere düşük peşinat ve taksitle uzun vadeli konut sahibi olma imkânı sağlayan Toplu Konut İdaresi (TOKİ), bundan sonra aynı kolaylığı emekliler için de sağlayacak. "Emekliye kontenjan" uygulamasını ilk olarak Şanlıurfa ve Mardin projeleriyle başlatan idare, daha sonra 81 ilde yapılacak bütün projelerin yüzde 20'sini emekliler için ayıracak. Böylece emekliler 280 liradan başlayan taksit, 15 bin liradan başlayan peşinat ve 240 aya varan vadelerle ev sahibi olabilecek. Bu kontenjan dolduktan sonra başvuru yapanların ise kuraya katılması sağlanacak. TOKİ, yeni dönemde 81 ilde sadece emekliler için yeni projeler de üretecek. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı M. Ergün Turan, satışa sunulan bazı konut projelerinde emeklilere özel kontenjan ayrıldığını belirterek, "Emekliler başta olmak üzere konuta erişmekte zorlanan dar gelirli vatandaşlarımızı düşük taksitle ve 240 ay vade gibi seçeneklerle konut sahibi yapabilmek amacıyla çalışmalarımız yoğun şekilde sürüyor" dedi. Bu çerçevede satışa sunulan ve başvuruları devam eden Mardin ve Şanlıurfa Viranşehir konutlarında emekliler için kontenjan ayrıldığını söyleyen Turan, Kocaeli ve Bitlis'teki sosyal konut projelerine de büyük ilgi gösterildiğini ifade etti. Turan, "13 Temmuz'da kurası çekilen Kocaeli Çayırova'daki 245 konuta 5 bin 196 başvuru geldi. Bu, konut sayısının 21 katına karşılık geliyor. 7 Temmuz'da kurası çekilen Bitlis Beşminare konutlarına da yine konut sayısının 5 katı başvurdu oldu" dedi.
Türkiye

Demirbank'a Yeşil Işık 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen Demirbank'ın eski hissedarlarının yaptığı iki başvuruyu karara bağladı. AİHM, Demirbank'ın hissedarlarından Sema Cıngıllıoğlu ve Alman vatandaşı Michael Reisner'in başvurularında Türkiye'yi haksız buldu. Mahkeme, "Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkı ve mülkiyetin korunmasıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğine" hükmetti.
Milliyet

Yunanistan 20 Ağustos'a Kadar Mali Yardım Anlaşması İstiyor 
Yunanistan hükümeti, kreditörler tarafından talep edilen ikinci kemer sıkma paketinin parlamentoda bugün onaylanmasının ardından uluslararası kreditörlerle mali yardım görüşmelerinin 20 Ağustos'a kadar tamamlanacağını tahmin ediyor. Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, ülkesinin bütçe açıklarını kapatacak olan ve Euro Bölgesi'nde kalmasını sağlayacak 86 milyar Euro'luk yeni yardım paketinin üzerinde kreditörlerle uzlaşı sağlamak istediğini geçen hafta belirtmişti. Çipras hükümetinin parlamentoya sunduğu ikinci pakette tarımda vergilendirme ve erken emeklilik yok. Parlamentoya sunulan ve bugün oylanacak olan tasarıda hukuk muhakemeleri usul kanunu ve AB'nin Banka Toparlanma ve Çözüm Direktifi (BRRD) yer alıyor. Kaynaklar, Çipras'ın geçen hafta parlamentodan geçen birinci tedbir paketine itiraz eden Syriza üyesi 32 parlamenterden bir kısmını ikna etmeyi hedeflediğini belirtiyorlar.
Star

İlk Fındık Borsası Giresun'da Kuruluyor 
Dünyanın ilk fındık borsası Giresun'da kuruluyor. Giresun Ticaret Borsası'nca (GTB) hazırlanıp Avrupa Birliği'nce desteklenen Giresun Fındık Lisanslı Deposu ve Spot Borsası Projesi kapsamında, fındığın alım-satım işlemleri ilk kez elektronik ortamda gerçekleştirilecek. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Temel Yanıkoğlu, yürüttükleri projenin amacının kaliteli fındığı muhafaza etmek ve elektronik ortamda satışa sunmak olduğunu söyledi. Projede yüzde 40 seviyesine gelindiğini dile getiren Yanıkoğlu, 2016 yılında hizmete açılması planlanan lisanslı depo ve borsada 17 bin ton fındığın depolanabileceğini belirtti. Yanıkoğlu, "Türkiye'de ve dünyada, elektronik ortamda fındığın alınıp satıldığı bir borsa yok, bu işlemler burada olacak. Dünyanın ilk fındık borsası Giresun'da kuruluyor" dedi. Yanıkoğlu, bundan 100 yıl önce fındığın gemilerle Almanya'nın Hamburg limanına götürüldüğünü anlatarak, şöyle konuştu: "Burada alıcılar vasıtasıyla sanayicilere satılıyordu. Son 20-30 senedir alıcılar ve satıcılar yüz yüze geliyor. Hamburg fındık borsası şehir efsanesi, böyle bir şey yok. Borsa burada, fındığın kalbi burada atacak."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Devlette İstihbarat ve Güvenlik Zafiyeti Var 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Davutoğlu'nun 'deklarasyon' çağrısına, "Daha Dolmabahçe deklarasyonuna sahip çıkamaz durumdayken, yeni deklarasyon çağrısı yapıyor. Yarın bir gün, ortak imzaladığımız deklarasyonlara ne kadar sahip çıkabilirsiniz? Ne kadar iradeniz var?" sözleriyle karşılık verdi. TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağıran Demirtaş şunları söyledi: "Sınırdan TIR'larla silahlar geçirdiler, insanlığını yitirmiş, tecavüz ordusu rahatlıkla gidip geldiler. Ama bu devrimci gençlerin götürdüğü oyuncaklar sınırdan geçemedi. Ölümlerden memnuniyet duyanlar, oradaki katliamlar için 'elinize sağlık' mesajı yayınlayanlar oldu. Onlar, insanlık onurundan nasibini almamış olanlardır. Ancak acıyı yürekten paylaşanların sayısı Türkiye'nin dört bir yanında savaş isteyenlerden daha çok. Vicdanı olan, 'Bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyorum' diyenleri cenazelere sahip çıkmaya çağırıyoruz. Görkemli şekilde bu devrimcileri uğurlamaya davet ediyoruz. Hafta sonunda İstanbul'da IŞİD barbarlığına karşı uluslararası büyük bir yürüyüş planlanacak. Vicdanı olan herkesi davet ediyoruz." Ankara'da yaptığı açıklamanın ardından Suruç'a geçen Demirtaş saldırının meydana geldiği Amara Kültür Merkezi'nin önünde de şunları söyledi: "Görünen o ki, bu günlerden daha zor günler yaşanacak. Daha dikkatli olmalıyız. Her an başka saldırılar olabilir. Devlet içerisinde bunları destekleyenler var. Devlet içerisinde aynı zamanda istihbarat ve güvenlik zafiyeti var. Bakın bu ülkenin Cumhurbaşkanı bu katliam gerçekleştiğinde, yurtdışı gezisindeydi. Kıbrıs çok da uzak değil, yurtdışı gezisini kesip Türkiye'ye dönmedi. Aynı Cumhurbaşkanı Suudi Arabistan Kralı öldü, gezisini hemen yarıda kesip kralın cenazesine katıldı. Halen bu ülkenin Cumhurbaşkanı bu katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dilemiş değil, 'acısını paylaşıyorum' demiş değil. Çünkü IŞİD üzülsün istemiyor, IŞİD'in eli soğusun istemiyor, IŞİD Türkiye'den korksun istemiyor. IŞİD'i besleyen zihniyet işte bu zihniyet. Neredeyse HDP'yi terör örgütü ilan etmiş durumda ama IŞİD tecavüzcü ve barbarlarına toz kondurmuyor, başını okşuyor. 32 genci katleden IŞİD'e yönelik 2 gündür tek bir operasyon yapılmadı. Tutuklanan yok, gözaltına alınan yok, işte bu zihniyet, bu anlayış bu tür terör örgütlerini besleyen zihniyettir."
Hürriyet

Deklarasyona İki Parti Karşı Çıktı 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Suruç katliamının ardından 3 partiye yaptığı teröre karşı ortak deklarasyon çağrısı sonuçsuz kaldı. Önce MHP, ardından da HDP ortak deklarasyona karşı çıktı. HDP bunun yerine IŞİD'e karşı, "Barış Platformu" etrafında herkesi birleşmeye çağırırken, deklarasyon diplomasisini yürüten Ak Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "Herhangi bir terör örgütüne değil teröre karşı toptan bir ittifak oluşturulmalıdır" dedi. Ak Parti, deklarasyon fikrine sıcak yaklaşan CHP ile ikili bir deklarasyon yayımlayıp yayınlamamayı MYK'sında değerlendirme kararı aldı. Ortak deklarasyona karşı çıkan ilk parti MHP oldu. Bahçeli, önceki geceki yazılı açıklamasında, şu ifadelerle ortak deklarasyon için "yokum" dedi: "IŞİD ve PYD arasındaki çatışmayı Türkiye'ye taşımak isteyenlere koz verircesine, dört siyasi partinin genel başkanı bir araya gelerek teröre karşı ortak bir deklarasyona imza çağrısı samimiyet ve gerçeklerden uzaktır. MHP'nin şiddet ve teröre karşı nerede durduğu bellidir. Bu konuda hiç kimseye ispat yükümlülüğü yoktur. Eğer Davutoğlu, teröre karşı tavır alacaksa ve de imza atacak bir ortak arıyorsa öncelikle çözüm sırdaşı HDP'nin kapısını çalmalı ve bu PKK imalatını ikna etmelidir." Bahçeli'nin açıklaması sonrası Ak Parti'de gözler HDP'ye çevrildi. Bu konunun da değerlendirildiği HDP'nin olağanüstü MYK'sı sürerken Şanlıurfa'ya giden Davutoğlu, çağrısını yineledi. Ancak HDP'den de kısa süre sonra olumsuz mesaj geldi. Demirtaş, dün MYK sonrası yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı'nca, "yok" sayıldığını belirttiği Dolmabahçe mutabakatına gönderme yaparak, Davutoğlu'na, "Siz o deklerasyona sahip çıkamaz durumdayken yeni deklarasyon yapmanızın anlamı olmuyor. Yarın bir gün ortak imzaladığımız deklarasyona ne kadar sahip çıkabilirsiniz? Ne kadar iradeniz var, gündeminize, partinize ne kadar hakimsiniz görmek istiyoruz. Dolmabahçe deklarasyonuna karşı tavrınız nedir? Bunlarla ilgili düşüncelerinizi duymak istiyoruz öncelikle" yanıtını verdi. HDP, herkesi IŞİD'e karşı Barış Platformu etrafında birleşmeye çağırdı. Ak Parti Grup Başkanvekili Ünal, ise HDP'yi eleştirerek, "Terörün her türlüsüne neden lanet okuyamıyorlar? Teröre karşı ortak mücadele konusunda niye risk almıyorlar? Çünkü PKK'dan geldiğinde terörü adeta meşru gören, öz savunma olarak değerlendiren akıl, ortak bir dil geliştiremez" dedi. HDP'nin deklarasyon yerine IŞİD'e karşı Barış Platformu etrafında herkesi toplanmaya çağırdığını hatırlatan Ünal "Bu platform terörün her türlüsüne karşı bir duruş sergileyecek mi? Herhangi bir terör örgütüne değil, teröre karşı toptan bir ittifak oluşturulmalıdır" diye konuştu. Ünal, Milliyet'in, "CHP ile ikili bir deklarasyon söz konusu olur mu" sorusunu, "CHP bunun faydalı olacağını söylemişti. MYK'da konuyu değerlendireceğiz. İkili bir deklarasyon olabilir mi bakacağız" diye yanıtladı.
Milliyet

Yöntemde Anlaştılar! 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 13 Temmuz'da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin ardından, koordinasyon için AK Parti'den Ömer Çelik, CHP'den ise Haluk Koç görevlendirilmişti. AK Parti ile CHP arasında, koalisyon için ilk ön görüşme yapıldı. Görüşme 1 saat 40 dakika sürdü. Perşembe günü ise iki ismin CHP Genel Merkezi'nde bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşme sonrası ilk açıklama Ömer Çelik'ten geldi. İzlenecek yöntem hakkında bilgi veren Çelik, "Gayet pozitif bir havada hem de yönteme ilişkin mutabık kaldık. Bir, iki gün içerisinde bizim toplantılarımız var, onların toplantıları var, heyetlere karar verilecek ve heyetler en geç hafta sonuna doğru ya da bir aksilik olması halinde, hafta başında bir araya gelmiş olur" dedi. Başbakan Davutoğlu'nun CHP'yi ziyaretinde, "öncelikle istikşafi görüşmelerin yapılması" yönetiminin belirlendiğini ifade eden Çelik, bunun, her iki tarafın da karşılıklı birbirinin pozisyonunu görme, değerlendirme yapma, konumlarının fotoğrafını çekme anlamını taşıdığını kaydetti. Genel başkanlar görüşecekse bu görüşmeye kadar yöntemle ilgili yapılması gerekenlerin bulunduğunu vurgulayan Bakan Çelik, "Birincisi, kendi aramızda heyetler olarak, hangi ilkeler çerçevesinde görüşeceğimize dair ilkelerin belirlenmesi. İkincisi, görüşeceğimiz konu başlıklarının belirlenmesi, üçüncü olarak da hangi mekanda bir araya geleceğimizle ilgi li bir değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bunlarla ilgili bizim bugün bir toplantımız var, yarın toplantımız olacak. Aynı şekilde CHP'nin de olacaktır" diye konuştu.
Vatan

MHP: CHP Hem Kel Hem Fodul 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, bir yazılı açıklamayla CHP'ye tepki gösterdi. CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar'ın, bir gazetede yayımlanan köşe yazısında, "MHP hakkında mesnetsiz suçlama ve ithamlarda bulunduğunu" ifade eden Yalçın, Sağlar'ın, "MHP'ye oy verenlerin kitleler halinde nedamet duyduklarını" öne sürdüğünü anlattı. Yalçın, şunları kaydetti: "Fikri Sağlar'ın bu zorlama beyanları, tabanı HDP'ye kayan CHP'nin 7 Haziran'da uğradığı kayıpların muhtemel bir erken seçimde tekrarlanmaması için ortaya konan ümitsizce çabalar ve çırpınışlardır. CHP, destekçisi basınla ortak ağız kullanarak MHP aleyhinde kampanya yürütmektedir. Bu, bilinçli, maksatlı bir linç ve iftira kampanyasıdır. CHP ve bu partinin destekçileri bizimle uğraşıp çuvaldızı MHP'ye batıracaklarına önce iğneyi kendilerine batırmalıdırlar. Başka bir tabirle bizim gözümüzde kıymık aramaya çalışmak yerine kendi gözlerindeki merteği çıkarmalıdırlar. Zira CHP tel tel dökülmektedir. CHP, 2011 seçimlerindeki konumundan geriye düştüğü halde seçimin galibi gibi davranmaktadır. Öyle ki yeni kurulacak hükümetin başı veya hiç olmazsa bir parçası olmak için daha ilk günden görücüye çıkan genç kız gibi davranmaya başlamıştır." "CHP, hem kel hem de foduldur. Türkiye AKP eliyle içinden çıkılması zor bir terör batağına saplanmışken, daha dün 32 vatandaşını menfur bir terör saldırısında kaybetmişken, bazı CHP'li vekillerin işi gücü bırakıp MHP ile uğraşması çok acıdır. Nefret söylemi üzerinden MHP'yi kamuoyu vicdanında mahkum etmeye soyunanlar, kendi nefret girdaplarında boğulacaklardır."
Vatan

DÜNYA 

Türkiye'ye Dayanışma Ve Taziye Mesajı Yağdı 
ABD: Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi'nden yapılan açıklamada, "ABD, Türkiye Suruç'taki çirkin terörist saldırıyı güçlü biçimde kınar. Çoğu Kobani'nin yeniden inşa çabalarına yardım etmek için Suruç'a gelmiş olan kurbanların ailelerine başsağlığı dileriz. Ayrıca Türk Hükümeti ve Türk halkı ile dayanışma içinde olduğumuzu ifade eder ve ortak terörizm tehdidine karşı Türkiye ve diğer ortaklarla birlikte çalışma konusundaki sarsılmaz kararlılığımızı bir kez daha vurgularız" denildi. Avrupa Birliği: AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, terör saldırısının bölgeyi ve yan yana yaşayan toplulukları daha fazla istikrarsızlaştırma amacı taşıdığını vurgulayarak, AB'nin bu çok zor zamanda Türk halkı ve hükümetinin yanında olduğunu söyledi. NATO: Genel Sekreter Stoltenberg, terörizmin hiçbir gerekçesi olamayacağını belirterek, "Müttefikimiz Türkiye'nin halkı ve hükümetiyle güçlü dayanışma içindeyiz" dedi. Almanya: Başbakan Angela Merkel'in Başbakan Ahmet Davutoğlu'na gönderdiği mesajda, hayatlarını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı; yaralılara da acil şifa diledi. Yunanistan: Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, terör saldırısını kınadı. İktidardaki SYRİZA partisinin gençlik organından yapılan açıklamada da, "Toplantı hazırlıkları sırasında gerçekleşen patlamada 32 yoldaşımız öldü, 100'den fazlası da yaralandı. Zulme karşı tek silahımız, çizdikleri yolda devam etmektir" denildi. Azerbaycan: Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, saldırı şiddetle kınandı. Ermenistan: Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği başsağlığı mesajında, "Terörün her türlüsünü şiddetle kınıyoruz" dedi.. İsrail: Ankara Büyükelçiliği'nden de olaya ilişkin kınama ve dayanışma mesajı geldi. Fransa: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı arayan Fransız mevkidaşı François Hollande, Türkiye halkına taziyelerini ileterek terörle mücadele konusunda işbirliğinin önemine değindi.
Hürriyet

Haseke, YPG'ye Geçti 
Suriye'deki Kürt güçleri, ülkenin kuzeydoğusunda bulunan Haseke şehrinin büyük bölümünün kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı. YPG Sözcüsü Redur Halil, şehrin savunmasının tamamıyla kendi ellerinde olduğunu duyurdu. Haseke'nin bütün giriş çıkış yollarının kontrol altında alındığının vurgulandığı açıklamada, çok sayıda IŞİD militanının çatışmalarda öldürüldüğü öne sürüldü. IŞİD saldırılarından önce kentin güneyini kontrolü altında tutan Esad güçlerinin şehirdeki etkisini giderek kaybettiğini söyleyen. YPG Sözcüsü, "Rejim çöktü, kenti koruyamıyor. Haseke'deki varlıkları sadece sembolik hale geldi" dedi. IŞİD saldırılarından önce kentin yarısını elinde tutan Kürt güçlerinin şimdi Haseke'nin büyük bölümünde kontrolü sağladıkları belirtiliyor. Bu arada Kilis'in karşısında bulunan Suriye'nin Halep şehrine bağlı Azez'de, IŞİD ile muhalif gruplar arasında yeniden çatışmalar başladı. Türkiye sınırına yakın bölgedeki Azez ilçesine bağlı Savransoran ve Delhem bölgelerinde Ramazan ayının son 15 gününden bu yana süren sessizlik yerini yeniden çatışmalara bıraktı. Çatışma sesleri Kilis'ten de duyuluyor. Öte yandan Suriye'de son 24 saatte Esad rejiminin bombardımanı sonucu 90 kişi öldü.
Türkiye

Bağdadi IŞİD İçinde Yetkisini Dağıtıyor 
ABD'de yayımlanan New York Times gazetesinin Amerikalı ve Iraklı istihbarat kaynaklarına dayanarak yaptığı bir habere göre, IŞİD'in lideri Ebubekir el Bağdadi yetkilerini dağıtıyor. Bağdadi yakın çevresindeki yardımcılara daha fazla söz hakkı tanırken Suriye ve Irak'taki yerel komutanların da otoritesi genişliyor. Adı açıklanmayan istihbarat kaynaklarına göre, Bağdadi'nin bunu yapma nedeni; kendisi ya da üst düzey bir yetkili ölürse; cihatçı örgütün dağılıp savaş kapasitesini yitirmemesi Bağdadi'nin etrafındaki Şura Konseyi'nde savaş, finans ve din işleri bakanları da bulunuyor. IŞİD'in dar lider kadrosunda Irak El Kaidesi kökenli cihatçılar ve devrik Saddam Hüseyin yönetiminden kalma Baas partisi yetkilileri var. İki kanattan gelen farklı yeteneklerin birleştirilmesi istihbaratçılara göre örgütü bu denli güçlü kılarken, sahadaki komutanlar öldürüldüğünde kolaylıkla yerlerine yeni biri geçip örgütün adaptasyonunu sağlıyor. Mayıs ayı başında Guardian gazetesi, Bağdadi'nin 18 Mart'ta ABD önderliğindeki koalisyonun hava saldırısında ağır yaralandığını öne sürmüştü. İddiaya göre omurgasından yaralandığı için hareket kabiliyeti kısıtlanan Bağdadi, yetkilerini büyük ölçüde yardımcısı olarak atadığı Ebu Ala el Efri'ye devretmişti. Haberde, IŞİD'in Irak'taki üssüne dönüşen Musul'a gizlice giden biri kadın iki doktorun tedavi etmeye çalıştığı Bağdadi'nin bir daha cihatçı örgüte liderlik edemeyecek durumda olduğu iddia edilmişti.
Milliyet

İsrail: Suriye Omlet Haline Gelmiş 
İsrail Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Moşe Yalon, Suriye'nin yeniden birleşik bir devlet haline gelmesinin imkânsız olduğunu belirterek, "Suriye, omlet olmuş bir yumurta gibi. Omletten yumurta yapamazsınız" dedi. Tel Aviv'i ziyaret eden ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ile Suriye krizini değerlendiren Yalon, "Biz Suriye'nin eskiden olduğu gibi birleşik ve tek bir devlet haline gelmesine hiç şans vermiyoruz. Suriye'nin omlet haline gelmiş bir yumurta olduğuna inanıyoruz. Omletten de yumurta yapamazsınız" ifadelerini kullandı. Suriye'nin daha şimdiden yarı-bağımsız unsurlara bölündüğünü söyleyen İsrail Savunma Bakanı, "Dürziler güneydeki belirli alanlarda yoğunlaşırken, Suriyeli Kürtler de kuzeyde. Doğuda ise IŞİD gibi Sunni unsurlar var" dedi ve ekledi: "Gelecekte Suriye'de neler olacağından emin değilim. Bunu tahmin etmesi zor. Ancak, kronik istikrarsızlığın uzun bir süre için Suriye'nin ayırt edici özelliği olacağı kesin" dedi.
Star

Bükreş'te Türk Camisine Tepki 
Türkiye'nin, Romanya'nın başkenti Bükreş'e inşa etmek istediği mega camiye yönelik protestolar artarak sürüyor. Önceki akşam sağcı grupların başkentte organize ettiği protesto gösterisine yüzlerce kişi katıldı. Aşırı sağcı "Noua Dreapta" grubunun Facebook'ta açtığı "Bükreş'te mega cami istemiyoruz" adlı grubun üye sayısı 12 bini geçti. İnternet sitesinde kullanılan posterde, radikal İslamcı teröristler roketatarlarla Romanya Parlamentosu'nu hedef alırken gösteriliyor. Yerel gazetelerden Gandul'un 10 bin okuyucusuyla yaptığı son ankete katılanların yüzde 92'si, camiye karşı olduklarını belirtti. Noua Dreapta Başkanı Tudor Ionescu, caminin Romanya'da yaşayan Müslümanlar yerine, önümüzdeki 10 yıl içinde ülkeye girecek Müslüman göçmenler için inşa edileceğini öne sürüyor. Aralarında eski Devlet Başkanı Traian Basescu'nun da bulunduğu birçok politikacı da cami projesine karşı çıkanlar arasında yer alıyor. Yerel basın, Türk ve Romen hükümetlerinin 2009 yılında Bükreş'e cami karşılığında İstanbul'a kilise inşa edilmesi konusunda anlaştıklarını, ancak Ankara'nın daha sonra bu anlaşmadan caydığını öne sürdü.
Vatan

SPOR 

TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası'nın ilk turunda çok büyük bir sürpriz yaşandı. Turnuvanın favorisi olarak gösterilen ve İstanbul'a şampiyonluk için geldiğini açıklayan 1 numaralı seribaşı Venus Williams henüz ilk turda organizasyona veda etti. İlk tura elemelerden gelen Ukraynalı Katerina Bondarenko ile karşılaşan Williams, setleri 6-4 ve 7-6 kaybederek mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından çok üzgün olduğunu söyleyen yıldız tenisçi, "Beni buraya izlemeye gelenleri hayal kırıklığına uğrattığım için özür diliyorum" dedi. Maçın galibi Bondarenko ise mücadele sonunda gözyaşlarına hakim olamadı. Çok zor bir maç olduğunu belirten Ukraynalı raket, "Umarım galibiyetlerim devam eder" dedi. Bondarenko ayrıca her kazandığı maç gibi bu galibiyeti de kızı Karina'ya hediye ettiğini söyledi.
Türkiye

Fenerbahçe bir taraftan dünya yıldızlarını kadrosuna katarken, diğer taraftan formanın aslanın ağzında olduğunu anlayan oyuncuların ayrılık istekleriyle karşı karşıya kalıyor. Savunmaya yapılan takviyelerin sonrasında takımdan ayrılabileceğini Portekiz basınına bildiren Bruno Alves'ten sonra Moussa Sow'un da rahatsızlığı biliniyor. Miroslav Stoch'la başlayıp, Emenike ile devam eden futbolcu alış verişlerinde Fenerbahçe ile sıcak ilişkiler kuran Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al Ahli'nin şimdi de Moussa Sow'a talip olduğu öğrenildi. Dünya yıldızı Robin van Persie ve ligin gol kralı Fernandao'nun gelişiyle birlikte ilk on birdeki yeri tehlikeye giren Moussa Sow'un bu teklife ne cevap vereceği merak konusu oldu. Emenike'nin yerine Van Persie'yi, Webo'nun yerine de Fernandao'yu kadroya katan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım iseMoussa Sow konusundaki kararını verdi. Daha önce yaptığı açıklamada takımda kalıp forma için mücadele edeceğini söyleyen Sow'un ayrılmak istemesi halinde yönetim 'kal' demeyecek. Al Ain, Moussa Sow'u geçen sezon da istemiş ancak Başkan Aziz Yıldırım, satışına izin vermemişti. Al Ain'in 15 milyon avro civarında bir bonservis bedeli ödemesi durumunda Sow'un satışına bu kez izin verilecek. Senegal Milli Takımı'ndan yakın arkadaşı Demba Ba'nın Çin'in Shangai Shenhua takımıyla yaptığı astronomik kontratın Sow'un da iştahını kabarttığı belirtildi. Fenerbahçe'den yıllık 1.4 milyon avro kazanan Sow'un cazip bir teklif alması durumunda bunu değerlendirmek isteyeceği ve başkandan gitmek için izin isteyeceği belirtildi.
Türkiye

Basketbolda transfer hareketliliği devam ediyor. Fenerbahçe ile Anadolu Efes, daha önce anlaşmaya vardıkları Pınar Karşıyaka'nın yıldızlarını açıklarken, lacivert-beyazlı ekip Alex Tyus bombasını da patlattı. Önceki yıllarda Türkiye'de oynamış yabancı oyuncu transferi yaparken eski kulübüne bonservis ödenmesi kuralının değiştiği yeni kuralın 20 Temmuz'da yürürlüğe girmesinin ardından, Fenerbahçe, geçtiğimiz yıl Pınar Karşıyaka'da mücadele eden Boby Dixon'ı renklerine katarken, Anadolu Efes de aynı kulüpten John Diebler'ı transfer etti. İki ekip de, yeni kural geçerli olduktan sonra bu transferlere resmiyet kazandırdığı için Pınar Karşıyaka'ya bonservis ödemekten kurtuldu. Anadolu Efes, uzun rotasyonuna da bir takviye yaptı ve Maccabi Tel Aviv'den Alex Tyus'u renklerine kattı. 2.06 boyundaki oyuncu, son iki yılı İsrail ekibinde geçirirken, savaşçı görüntüsü ise dikkatleri çekmişti. Lacivert-beyazlı ekibin bu iki transfer sonrasında Perperoglou ve Lasme ile yollarını ayırması da kesinleşti.
Milliyet

Ve hasret bitti. Beşiktaş, 3 sene önce tribünleri coşturan eski yıldızı Ricardo Quaresma'ya kavuştu. Portekizli futbolcu dün İstanbul'a geldikten sonra BJK TV'den iddialı açıklamalarda bulunu. Q7 "Bir daha Beşiktaş'ta oynayacak olmak büyük keyif, onur. Taraftarla aramızdaki bağı herkes biliyor. Onların duygu seline nasıl cevap verebilirim diye şimdiden düşünüyorum. "Buraya gelme sebeplerimden en büyüğü taraftar. Ama yönetim ve başkanın ilgisi başroldür" dedi. Quaresma şöyle devam etti: Yeni bir sayfa açıyorum. Geçmişi ve dünü değil, bugün ve yarını konuşmak istiyorum. İnönü'deki aynı desteği yeni statta da gösterecektir taraftarlarımız. Vodafone Arena'da değişen tek şey kupa sayısı olacak. Burada en unutamadığım maç Türkiye Kupası. O maç burada kazandığım tek kupaydı. Bu sene şampiyonluk kazanıp taraftarlarımızı mutlu etmek istiyorum. Bütün oynadığım takımlar içinde Porto ve Beşiktaş'ta mutlu oldum. İkisine de geri dönmek nasip oldu." "Geçen sene Beşiktaş'ı takip ettim. Şampiyon olabilirdik. Ama artık önümüze bakmalıyız. Şenol Güneş çok tecrübeli. Büyük oyuncularla çalıştı. Ben de ondan yeni şeyler öğreneceğim. Artık 20 yaşında değilim, kendimi kontrol etmeliyim. Beşiktaş taraftarlarının futbol çılgınlığını, tutkusunu çok özledim. Malzemeci Süreyya'yı da özledim. Görür görmez sarılıp hasret gidereceğim." Quaresma, bu sabah sağlık kontrolünden geçirilecek. Portekizli yıldızla daha sonra da sözleşme imzalanacak.
Star

Galatasaray'ın yeni sol beki Lionel Jules Carole, L'Equipe gazetesine açıklamalar yaptı. Takım arkadaşlarını ve kulübü değerlendiren Fransız futbolcu şöyle konuştu: "İlk antrenmanlarda özellikle Podolski ve Selçuk İnan'da büyük bir seviye gördüm. Selçuk gerçekten çok büyük bir oyuncu. Teknik direktörümüz Hamza Hamzaoğlu'nu ben Troyes'daki hocam Furlan'a benzetiyorum. O da bizimle bir futbolcudan önce bir insan olarak konuşuyor. Onunla hızlı bir ilerleme kaydedeceğiz. Galatasaray Kulübü'nün Fransız futbol okuluna dayalı bir kültürü var. Bunun da ötesinde inanılmaz stadı ve coşkulu taraftarlarıyla büyük bir Avrupa kulübü." Carole, Fener'in transferleriyle ilgili soruya da "Bizde de büyük isimler var. Yabancı sayısının artmasını sağlayan kurallar önemli isimleri Türkiye'ye çekiyor" cevabını verdi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme