23 Temmuz 2015 Perşembe

23.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

O Da 'Terör Nitelikli Şahıs'
Suruç Amara Kültür Merkezi'ndeki canlı bomba saldırısını, Adıyaman nüfusuna kayıtlı Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün (20) yaptığı kesinleşti. Olay yerinden bulunan ceset parçaları ile Alagöz'ün ailesinden alınan DNA örnekleri eşleşti. 32 kişinin öldüğü saldırı sonrası olay yerinde bulunan ceset parçalarından bir kafatasının yarısı ile kol, DNA incelemesi için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Şüpheli Alagöz'ün ailesinden de doku örnekleri alındı. Yapılan karşılaştırmada doku örnekleri eşleşti ve canlı bombanın Adıyaman Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisiyken IŞİD'e katıldığı iddia edilen Şeyh Abdurrahman Alagöz'e ait olduğu kesinleşti. Emniyet birimlerinden, Alagöz'ün, ağabeyi Yunus Emre Alagöz ile birlikte 2014'te Adıyaman'dan ayrıldığı, önce Gaziantep ve Kilis'e geçtikleri bilgisi alındı. Emniyet, aradığı iki kardeşin izine Ocak 2015'te tekrar rastladığında Şeyh Abdurrahman ve Yunus Emre Alagöz Suriye'de IŞİD'e katılmışlardı. Suriye'de bomba eğitimi aldıkları değerlendirilen Alagöz ile ağabeyi Yunus Emre Alagöz'ün daha sonra yasadışı yollardan Türkiye'ye giriş yaptıkları belirlendi. Ailenin başvurusu üzerine her iki kardeşin de emniyette 'terör nitelikli kayıp' olarak kayıtlarının bulunduğu bildirildi. Baba, kasımdan sonra çocuklarından haber alamayınca hem Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'ne hem de Cumhuriyet Başsavcılığı'na ikinci kez başvurdu. İki kardeşin bilgileri, UYAP ve GBT'de (Genel Bilgi Taraması) arama kayıtlarına girdi. Bu arama kaydı olduğu sırada canlı bomba Alagöz'ün iki kez Adıyaman'a giderek ailesiyle görüştüğü de ortaya çıktı. Alagöz'ün arandığı süreçte Gaziantep ve Kilis'te kaldığı belirlendi. Alagöz ile HDP Diyarbakır mitinginde bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder'in aynı gruba bağlı oldukları, aynı dönemde Suriye'ye geçerek IŞİD'e katıldıkları bilgisine de ulaşıldı. Gönder'in Gaziantep'te kaldığı hücre evine baskın yapıldığı, ancak Alagöz'ün bulunamadığı öğrenildi.
Hürriyet


Pkk, Kağızman'da 12 Aracı Yaktı
Kars'ın Kağızman ilçesinde PKK'lı teröristler, Iğdır- Erzurum karayolunu barikat kurarak kesti. Teröristler yoldan geçen 12 TIR, kamyon ve otomobili ateşe vererek yaktı. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sayfasında yapılan açıklamada, bir grup PKK militanı, Erzurum- Iğdır karayolunu Kars-Kağızman Gavalık Tepe mevkisinde kesti. Militanlar, burada Erzurum'dan Iğdır'a giden 12 aracı durdurarak yaktı. Jandarma unsurlarının sevki üzerine PKK militanları kaçtı ve yol yeniden trafiğe açıldı. Şırnak'ın Silopi ilçesi Görümlü beldesinde, 3 PKK militanı, Silopi Termik Santrali tarafından işletilen kömür ocağında iki işçiyi alıkoyarak bir iş makinesini uzaktan komutalı el yapımı patlayıcıyla tahrip etti. Alıkonulan işçiler, bir süre sonra serbest bırakıldı. Terör örgütü PKK son bir ay içerisinde yol kenarında durdurdukları 11 aracı ateşe vererek büyük çapta maddi zarar oluşmasına neden oldu. Tunceli'nin Hozat ilçesine bağlı Yenibaş Jandarma Karakolu'na dün öğlen saatlerinde bir grup terörist tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Atılan roketatar mermileri ise karakol binasının yakınlarına düştü. Ölen ve yaralananın olmadığı saldırıyı TKP/ ML TİKKO örgütünün yapmış olabileceği belirtildi.
Milliyet

Pkk, 'Misilleme' Diye İki Polisi Şehit Etti!
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde görevli iki polis memuru kaldıkları evde başlarından kurşunlararak öldürülmüş halde bulundu. Şoke eden olayın nasıl gerçekleştiği araştırılırken, terör örgütü PKK iki polise suikast düzenlediklerini duyurdu. Ceylanpınar Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli polis 25 yaşındaki Okan Acar ile Çevik Kuvvet Şubesi'nde görevli 24 yaşındaki Feyyaz Yumuşak, dün sabah görevlerine gitmedi. Cep telefonlarının da yanıt vermemesi üzerine mesai arkadaşları, iki polisin Kepez Mahallesi TOKİ Konutları'nda ortak kiraladıkları daireye gitti. Kaldıkları iki ayrı odada başlarına tabancayla birer el ateş edilerek öldürülen Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar'ın cesetleri yataklarında kanlar içinde bulundu. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük de haber üzerine ilçeye gitti. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, bir daire dışında binadaki diğer dairelerde oturanların tamamının tatilde olduğu belirlendi. Binada oturan ailenin de silah sesini duymaması, çifte cinayetin susturuculu silahla işlendiğini gündeme getirdi. Daire kapısında herhangi bir zorlama tespit edilmedi. Önce, polislerden birinin arkadaşını öldürdükten sonra intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, olayda kullanılan silahın evde bulunmaması üzerine, çifte cinayeti üçüncü bir kişinin işlediği ve bu kişinin de tanıdık olduğu ihtimalini güçlendirdi. Savcılık polislerin cep telefonu kayıtlarını incelemeye aldı. Tüm ihtimaller üzerinde durulurken, PKK olayı üstlendi. PKK'ya yakın internet sitelerinde yer örgütün silahlı kanadı HPG'nin açıklamasında, şunlar kaydedildi: "22 Temmuz günü Bir Apocu fedai timi, Suruç katliamına misilleme olarak bugün (dün) sabah 06.00 sularında Ceylanpınar'da DAEŞ çeteleriyle işbirliği içinde olan 2 polise karşı bir cezalandırma eylemi gerçekleştirmiştir. Gerçekleştirilen eylem sonucunda polislerin silah ve kimliklerine el konulmuştur."
Vatan


Sınıra Fiziki Güvenlik Sistemi Kurulacak!
Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısı devam ederken gazetecilerin karşısına geçen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Suriye sınırında fiziki güvenlik sistemi kurulacak" dedi. Arınç'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: Acı olaylar yaşadık. Bunlardan biri Suruç'taki saldırı diğeri polislerimizin alçakça şehit edilmesi. Hem Suruç'ta katledilen hem de Adıyaman ve Ceylanpınar'da şehit edilen görevlilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Polisleri şehit edilmesini PKK ile bağlantılı 'Apocu Fedai Timi' üstlendi. Bunun bir misilleme olduğu anlaşıldı. Ama neresinden bakarsak bakalım, bu terör örgütünün işlediği bir terör suçu. Kan dökülmüştür. Dökülen kan, polislerimizin aziz kanıdır. Bunu yapanlar karşılığını görecektir. Bakanlar Kurulu'nda güvenlik yetkililerimiz, sınır güvenliği ile ilgili sunum yaptı. Özellikle Suriye sınırımızda entegre bir sınır güvenlik sistemi masaya yatırıldı. Burada asıl önemli olan IŞİD tehdidine karşı fiziki önlemlerin alınması ve geçişlerin önlenmesi için tedbirlerin alınmasıdır. Kara Kuvvetleri Komutanı, Milli Savunma Bakanı ve diğer güvenlik yetkililerimizin verdiği bilgiler doğrultusunda sınır güvenliği için risk sıralaması kaçakçılar, sığınmacılar ve teröristler şeklindedir. IŞİD tehdidine karşı sınırda fiziki güvenlik sistemi kurulacaktır. Teröristlerin giriş çıkışları engellenecek, insani amaçlı geçişler devam edecektir. Kritik olan bölgeler tespit edilmiştir. Bir entegre sınır güvenlik sistemi kurulacaktır. 910 kilometrelik sınırın kritik bölgeleri tespit edildi. Özellikle giriş çıkışlar için tespit ettiğimiz noktalarda bir entegre sınır güvenlik sistemi kurulacaktır. Bu hiçbir zaman duvarlar örmek şeklinde değil, özellikle kaçakçı ve terörist geçişleri önleyecek bir sistem, entegre olarak düşünülmüştür. İçinde ASELSAN ve başka kurumların da olduğu bir çalışma ile mükemmel bir çalışma yapılmış. Türkiye'nin hem IŞİD'e karşı hem de diğer olaylara karşı tavrı en başından beri bellidir. Türkiye'de bir algı operasyonu var. Son yaşadığımız olaylardan sonra yanlış algıların oluştuğunun farkındayız. Propoganda amaçlı fevkalade etkili bir kampanya yürütülüyor. Son derece alçakça bir kampanya. Türkiye için IŞİD lanetli bir terör örgütüdür. Terörün her türüyle olduğu gibi IŞİD'le mücadeleye de kararlıyız. IŞİD, 2 yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla terör örgütü listesine alındı. IŞİD ile ilgili 600 kişi gözaltına alındı, 102 kişi tutuklandı. Türkiye, uluslararası koalisyonda yerini almıştır. Bu koalisyon hava harekatı yapıyor ve Türkiye, üzerine düşeni yerine getirmektedir. Fakat etkili ve sonuç alıcı olması için uçuşa yasak bölge talebimiz vardır.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 95, 2794-95, 4058                                
ABD Doları 2, 7074-2, 7101/ Euro 2, 9591-2, 9659/İngiliz Sterlini 4, 2283-4, 2323                  

Bankalar Ve Ortakları 329 Dava Açtı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Demirbank ile ilgili kararının ardından, "Demirbank geri verilecek mi?", "Emsal olur mu?" soruları ortaya çıktı. Türk bankacılık sisteminde şimdiye kadar 5 bankanın faaliyet izni kaldırıldı, 20 banka ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildi. TMSF'nin 2014 yılı faaliyet raporuna göre, banka hakim ortakları ve yöneticileri ile ilgili Fon'a devredilmelere ilişkin 2 bin 189 dava var. Fon tarafından 666 dava açılırken, Fon'a karşı 329 karşı dava açıldı. 82 de ceza davası bulunuyor. Uluslararası alanda ise yönetimi devralınan şirketler tarafından 7 dava açıldı. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan dava sayısı ise 18. 1997 yılında Türk Ticaret Bankası, 1998 yılında Bank Ekspres, 1999 yılında Egebank, Yurtbank, Yaşarbank, Sümerbank, İnterbank ve Esbank, 2000 yılında Bank Kapital, Etibank ve Demirbank, 2001 yılında Ulusalbank, Sitebank, Toprakbank, Bayındırbank, Kentbank, EGS Bank ve İktisat Bankası, 2002 yılında Tarişbank ve Pamukbank Fona devroldu. Marmara Bank, TYT Bank, Impexbank, Kıbrıs Kredi Bankası ve İmar Bankası'nın da faaliyet izni kaldırıldı. TMSF Fon kapsamına alınan bankalarla ilgili daha sonra birleştirme, satma gibi kararlar verdi. Egebank, Yurtbank, Yaşarbank, Bank kapital, Ulusal Bank ve Sümerbank çatısı altında birleştirildi. Sümerbank hisseleri Oyak Grubuna devredildi. Oyakbank'taki hisse değişikliği sonucu banka 2008 yılında ING Bank oldu. İnterbank, Esbank Etibank bünyesinde birleştirildi. Daha sonra da Bayındırbank adı altında birleştirildi. Bayındırbank çatısı altında birleştirilen diğer bankalar İktisat Bankası, Kentbank, EGS Bank ve Toprakbank oldu. Bayındırbank yani Birleşik Fon Bankası şu anda Fon bünyesinde bulunuyor.
Hürriyet

Mutfaktan Depoya!
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), motorine biyodizel harmanlanmasına ilişkin tebliğ taslağını yayınladı. Sektörün görüş bildirebildiği taslak uyarınca, rafinerici ve dağıtıcı lisansına sahip firmalar, motorin türlerinin toplamına 1 Ocak 2016'dan itibaren en az binde 1 oranında bitkisel atık yağdan üretilmiş YAME (yağ asidi metil esteri) ilave etmek zorunda olacaklar. Ancak Tüpraş ve dağıtım şirketlerinin EPDK'ya "Bu uygulamaya hazır değiliz" şeklinde görüş bildirdiği ve EPDK'dan ek süre talep ettiği öğrenildi. EPDK'nın hazırladığı "Motorin Türlerine Yağ Asidi Metil Esteri (YAME/ Biyodizel) Harmanlanması Hakkında Tebliğ Taslağı" ilgili taraflar ve kamuoyunun görüşüne sunuldu. Taslak, piyasaya arz edilen motorine yüzde 0.1 oranında bitkisel atık yağlardan elde edilen biyodizelin harmanlanmasını zorunlu kılan hükümler içeriyor. Edinilen bilgilere göre, akaryakıt sektörü EPDK'ya, 1 Ocak 2016'da devreye girmesi öngörülen düzenlemeye hazır olmadığı şeklinde görüş bildirdi. Tüpraş'ın EPDK'ya ilettiği görüşte, bitkisel yağlar ve atıklardan elde edilen biyodizelin boru çeperlerinde kalıntı oluşturduğu ve ondan sonra geçen jet yakıtı veya benzini bozabildiği, bu nedenle biyodizelin farklı bir tankta harmanlanması gerektiğini söyleyerek, tankları ayırmak ve buna uygun işlemleri gerçekleştirebilmek için 2017'ye kadar süre talep ettiği öğrenildi. Bir EPDK yetkilisi, tebliğin henüz taslak halinde olduğuna işaret ederek, "Biyodizelin normal dizel içerisinde binde bir buçuk veya ikiye kadar katılmasına zorunluluk getiriyoruz. Zorunluluk olunca herkesin katması gerekecek. Tüpraş da, diğer dağıtım şirketleri de 'hazır değiliz' diyorlar. Tebliği hazırlarken, altı ay gibi bir süreç planlamıştık. 1 ay içerisinde tebliği yayınlayacak aşamaya geliriz. Hem Tüpraş'ın, hem dağıtım şirketlerinin hazır olması gerekiyor" şeklinde konuşuyor. Aynı yetkili, 23 firmanın biyodizel üretimi yapmasına karşın, atık yağları toplayarak üretim yapan yalnızca 2 firma olduğuna işaret ederek, sektörün bu alanda rekabetin henüz oluşmamış olmasından rahatsız olduğunu dile getiriyor. Bu iki firmanın da aynı kişiye ait olduğunu ekleyen EPDK yetkilisi, "Acaba zorunluluk geldiğinde, bunu fiyat yükseltme unsuru olarak kullanır mı noktasında soru işaretleri var. Bu konuları yakın zamanda çözmeye çalışacağız" diyor. Kamuoyunda yakıtların atıktan elde edilmesiyle alakalı olumsuz bir algı olduğunu da vurgulayan yetkili, "Niye normal dizel varken, atıktan elde edilmiş dizeli aracıma koyayım' şeklinde bir önyargı var. Dağıtım şirketleri normal şartlarda almıyor. O zaman da bu atıkları yasadışı şekilde elden çıkarılması durumu ortaya çıkıyor. Ya denize, ya toprağa dökülecek ve ekonomiye kazandırılmamış olacak. Atık yağların çevreye zarar vermeden ekonomiye kazandırılması lazım" diyor.
Hürriyet

Genç Girişimciler Zirvesi İstanbul'da
G20 Genç Girişimciler İttifakı'nın dünya çapında ortak bir girişimcilik ekosistemi oluşturulmasına destek vermek amacıyla hayata geçirdiği G20 YEA Zirvesi, altıncı yılında Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin (TÜGİAD) ev sahipliğinde, 7-9 Eylül 2015 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. Dünyada ve Türkiye'de girişimcilik ekosistemine kılavuzluk eden isimleri biraraya getirecek zirvede 20'nin üzerinde oturumda, 50'den fazla konuşmacı yer alacak. Zirvenin katılımcıları arasında Coca-Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent, Philip Morris SA Genel Müdürü Enrique Jimenez, ünlü yatırımcı ve Scaale Capital Yönetim Kurulu Üyesi Kaushal Choksi, Avrupa'daki binlerce girişimciyi temsil eden JEUNE'un Başkanı Patrik Kovacs, Avrupa Komisyonu Girişimcilik Birimi Başkanı Michel Catinat ile JCI 2015 Dünya Başkanı İsmail Haznedar da bulunuyor.
Milliyet

Ab İle Engellerin Kalkması 39 Bin Kişiye İş Yaratacak
Türkiye ile AB arasında 2016 başında başlatılması beklenen 'Gümrük Birliği Güncelleme Müzakereleri' öncesinde Avrupa Komisyonu tarafından itiraf gibi rapor geldi. Avrupa Komisyonu'nun yaptırdığı 'AB ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir anlaşmanın ekonomik etkileri üzerine bir çalışma' başlıklı araştırmanın sonuçları, 'tam serbestleşme' halinde Türkiye ile AB arasındaki ticaretin 3.5 milyar Euro artacağı ve 39 bin kişiye ilave istihdam yaratılacağını ortaya koydu. Rapor; kotaların sadece ülkemiz ekonomisine değil aynı zamanda Avrupa Birliği ekonomisine de zarar verdiğini tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdi. Azalan maliyetler ile birlikte satış fiyatı düşen ürünler ile AB tüketicisi yılda 145 milyon Euro tasarruf edecek. Taşıma maliyetlerindeki düşüş sonucunda Türk taşımacılarının Avrupa'ya yapacağı sefer sayısında yüzde 11 artış ile 40 bin ilave sefer gerçekleşecek, gidiş- dönüş yaklaşık 200 milyon Euro ilave hizmet ihracatı yapılarak döviz kazandırılacak. UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu "Kotaların kaldırılmasıyla hem Türkiye hem de AB ekonomisinin kazanç elde edeceğini savunan ve bu yönde girişimde bulunan UND'nin söylemlerinin doğruluğunu kanıtlar nitelikteki Komisyon raporu, Gümrük Birliği revizyon görüşmeleri öncesinde ülkemiz adına tarihi bir önem taşıyor. Avrupa Birliği Komisyonu'nun dışında da yine UND'nin geçmiş dönemde yaptırdığı araştırmaların ışığında, AB ve Türkiye'nin ithalat ve ihracattaki toplam kazancının en az 10 milyar Euro olacağını öngörüyoruz" dedi.
Star

Abd'de Çöpü Olanın Bilgisi Maliye'ye
Türkiye ile ABD arasında finansal bilgi paylaşımına ilişkin kritik anlaşma bugün imzalanıyor. Anlaşmadan, Türkiye'de ABD ile ilişkisi bulunan gerçek kişiler (ABD vatandaşları, doğum yeri ABD olanlar, Greencard sahipleri, ABD iletişim/ikametgâh adresi veya ABD telefon numarası olanlar) ve ABD ile ilişkisi bulunan tüzel kişiler etkilenecek. ABD'de vergi mükellefi olan Amerikan vatandaşı, ABD'de yerleşik olan, Green kart sahibi müşteriler, bu durumlarını Türkiye'deki ilgili finans kuruluşlarına bildirecekler. Bu bilgiler, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) aracılığıyla ABD'ye iletilecek. Aynı şekilde, ABD finansal kuruluşlarındaki Türkiye mukimi hesap sahiplerine ilişkin belirli bilgiler de Türkiye'ye iletilecek. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ile ABD hükümetleri arasında, finansal açıdan karşılıklı bilgi değişimi yapılmasını öngören anlaşmanın bugün imzalanacağını açıkladı. Açıklamaya göre, anlaşma uyarınca, Türk finansal kuruluşlarındaki ABD'li hesap sahipleri hakkındaki belirli bilgiler ABD'ye, ABD finansal kuruluşlarındaki Türkiye mukimi hesap sahiplerine ilişkin belirli bilgiler de Türkiye'ye iletilecek. ABD tarafından vergi konularında bilgi değişimi yapılmasına yönelik, farklı ülke politikaları ve hukuk sistemlerini gözeten anlaşma modellerinin hazırlandığını ifade eden Şimşek, bu kapsamda "Model 1"in karşılıklılık esasına dayandığını, "Model 2"nin ise sadece ABD'ye bilgi verilmesine yönelik olduğunu anlattı. Şimşek, yapılan değerlendirmeler sonucunda ABD ile "Model 1" kapsamında karşılıklılık esasına dayalı olarak anlaşma akdedilmesi yönünde politika oluşturulduğunu söyledi. Şimşek, Türk finansal kuruluşlarının ABD'li hesap sahipleri hakkında belirli bilgileri tespit ederek Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB) yıllık olarak bildireceğini ve bu bilgilerin GİB aracılığıyla ABD'ye iletileceğini söyledi. Şimşek, aynı şekilde ABD Gelir İdaresi (IRS) tarafından da ABD finansal kuruluşlarındaki Türkiye mukimi hesap sahiplerine ilişkin belirli bilgilerin Türkiye'ye bildirileceğini kaydetti. Türkiye ile ABD arasında imzalanacak söz konusu anlaşma ile vergi kayıp ve kaçağıyla etkin mücadele edileceğini dile getiren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tarafların düzenli bilgi değişiminde bulunmasını sağlayacak anlaşmanın TBMM'de onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceğini sözlerine ekledi.
Vatan

Güçlü Dolarla Eriyip Gittiler
Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl içerisinde faiz artıracağına ilişkin beklentilerin güçlenmesi, uluslararası piyasada dolara olan talebi artırırken, bu durum emtia fiyatlarında düşüşü beraberinde getirdi. Fed Başkanı Janet Yellen'in faizlerde bu yıl kademeli bir artışa gidebileceklerini açıklamasıyla, uluslararası piyasada dolar endeksi yükselişe geçerek 98,1 ile yaklaşık 3 ayın zirvesini gördü. Bu durum emtia fiyatlarında satış baskısı yaratırken, başta Çin ve Rusya olmak üzere emtia üreticisi ülke ekonomilerinde gözlenen yavaşlama, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması gibi gelişmeler bu düşüşe ivme kazandırdı. Analistler, dolardaki güçlenmenin yanı sıra hava koşullarının hasat ve mahsul açısından olumlu seviyelere geldiğine işaret ederek, bu nedenle de tarım emtia fiyatlarında gerileme yaşandığını kaydetti. 12 emtianın fiyat hareketinden derlenen verilere göre, geçen yıl sonundan bu yana geçen sürede mısır ve pamuk dışındaki tüm emtia fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu dönemde pamuk yüzde 9.3 ile yatırımcısına en fazla kazandıran emtia olurken, bunu yüzde 2'lik getiriyle mısır izledi. Paladyum yüzde 23.9'la en fazla değer kaybeden emtia sıralamasında başı çekti. Paladyumu yüzde 23.5 düşüşle geçen yılın en fazla kazandıran emtiası olarak kayıtlara geçen kahve takip ederken, üçüncü sırada yüzde 19 gerileyen platin yer aldı. Bakırda geçen yıl sonundan bu yana yüzde 14.1 düşüş görülürken, buğdayda yüzde 9.7'lik, alüminyumda da yüzde 8.9'luk gerileme yaşandı.
Vatan

DÜNYA

El Kaide Şefine Havadan Suikast
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), terör örgütü El Kaide bağlantılı Horasan Grubu lideri Muhsin el Fadli'nin ABD güçlerinin Suriye'de düzenlediği hava saldırısında öldürüldüğünü bildirdi. Pentagon sözcülerinden Yüzbaşı Jeff Davis yaptığı yazılı açıklamada, Horasan Grubu lideri Fadli'nin 8 Temmuz'da Suriye'nin Türkiye ile sınır İdlib vilayetindeki Sarmada kenti yakınlarında araçla seyahat ederken ABD uçaklarının hava saldırısında öldürüldüğünü kaydetti. Açıklamada, "Fadli'nin ölümü El Kaide'nin ABD'ye, müttefiklerimize ve ortaklarımıza yönelik devam eden operasyonlarını kesintiye uğratacaktır" değerlendirmesine yer verildi. Sözcü Davis, saldırıyı insansız hava aracı mı yoksa pilotlu bir savaş uçağının mı gerçekleştirdiğini söylemedi. Ancak 'kinetik saldırı' yapıldığı ifadesini kullandı. Bu tip saldırılarda kullanılan mermiler bilinen anlamda patlayıcı içermedikleri için bomba olarak nitelendirilmiyor. Metalden üretilen mermi ya da mermiler çok yüksek hızla hedefe gönderiliyor ve onu tahrip ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, 34 yaşındaki Fadli'nin yakalanması ve öldürülmesi için 2002 yılında başına 7 milyon dolar ödül koymuştu. Örgütün lideri Fadli aynı zamanda Ekim 2002'de Kuveyt'e bağlı Feyleke adasında ABD donanmasına yönelik terörist saldırıda rol almıştı. Horasan Grubu'nun lideri Fadli'nin geçen sonbaharda ABD'nin hava saldırısında öldürüldüğü öne sürülmüş ancak Pentagon bu bilgiyi o zaman doğrulamamıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da Horasan Grubu'nu, "militan yetiştirme, savaşçı ve para akışına yardımcı olma, ABD ve Batılı hedeflere saldırılar planlama faaliyetlerini içeren bir geçmişi paylaşan El Nusra Cephesi ve çekirdek El Kaide'ye bağlı aşırıcılardan oluşan şebekeye verilen ad olarak" tanımlamıştı.
Hürriyet

Birleşik Kıbrıs Federasyonu
Kıbrıs'ta Türk ve Rum liderler arasında devam eden müzakerelerde yeni kurulacak devletin özellikleri ortaya çıkmaya başladı. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yeni devlet için 'Birleşik Kıbrıs Federasyonu' adının gündemlerinde olduğunu belirterek, mayıs ayından bu yana devam eden müzakerelerde garantörlük sistemi dışında tüm konuları ele aldıklarını açıkladı. Yeni devletin, 2004'te Rumların reddettiği Annan Planı'ndaki adı, 'Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti'ydi. Akıncı Rumlarla kurulacak federasyonun özelliklerini, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 41'inci yıldönümü törenlerine katılmak üzere Ada'ya gelen yabancı gazetecilerle önceki gün buluşmasında anlattı. Müzakerelerin bu hızla devam etmesi halinde aylar içinde Kıbrıs sorununa çözüm bulabileceklerine dikkat çeken Akıncı, gizli yürütülen pazarlıklarda ilk kez ayrıntı verdi. Yeni devletin belirgin hâle gelen özellikleri şöyle: Müzakerelerde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin oluşturduğu garantörlük dışında her konu konuşuldu. Ancak hassas olan toprak konusunda Türk ve Rumlara bırakılacak yüzdelik oranlar ve paylaşılacak yer isimleri sona bırakıldı. Federasyonu Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletleri oluşturacak. Her kurucu devletin kendi içinde ayrı bir vatandaşlığı olacak. Yeni federal devletin alt ve üst olmak üzere iki parlamentosu olacak. Kıbrıslı Türk ve Rumlar istedikleri bölgede ikamet edebilecek. Türk kurucu devletine yerleşecek Rumlar ya da tam tersi Rum tarafına gidecek Türklerin, yaşadıkları kurucu devlette, yerel ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde seçme ve seçilme hakları olacak. Ancak bulundukları kurucu devletten federal parlamentoya gidecek milletvekilleri için seçme ya da seçilme hakkı olmayacak.(Rumların nüfusu Türklerden 4 misli fazla) Nüfus çoğunluğuna sahip Rumların iki kesimliliği ve siyasi eşitliği bozmaması için konuşulan kısıtlama AB kurallarına aykırı. Bu nedenle varılacak anlaşma, AB mahkemelerine yapılacak bireysel başvurularla delinmemesi için üye ülkelerinin tümünde parlamento onayından geçmesi ve 'AB'nin birincil hukuku' olması gerekiyor.
Hürriyet

Türkiye İle İsrail'i Ortak Düşmanları Yakınlaştırır.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold, ortak tehditlerin Türkiye ile İsrail'i tekrar yakınlaşmasını sağlayabileceğini söyledi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun başdanışmanı olan Gold, terör örgütü IŞİD ile İran'ın Türkiye ve İsrail için büyük tehdit oluşturduğunu belirterek, "Terör örgütünün yanı sıra İran, Türkiye'nin altını oyma konusunda çok aktif" dedi. Bu ortak tehditlerin iki ülkenin anlaşmazlıklarını geride bırakıp eski güçlü ilişkilerini tekrar kurmasında katkı sağlayabileceğini belirten Gold, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili iki tarafın heyetlerinin İsrail'in ödeyeceği tazminat konusundaki çalışmalarına ilişkin soru üzerine de, tarafların yeni bir sayfa açıp ilişkileri geliştirmeye dönük çaba gösterdiğini söyledi. Gold, geçtiğimiz ay Roma'da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile bir araya gelmişti.
Türkiye

'İran, Işid'e Karşı Pkk İle Görüştü'
İran Devrim Muhafızları'nın ülke dışındaki operasyonlarından sorumlu Kudüs Güçleri'nin komutanı Kasım Süleymani'nin, IŞİD ile mücadele kapsamında Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ve Kürdistan Demokratik Partisi yetkilileriyle bir araya geldiği iddia edildi. Süleymaniye merkezli 'Sbay' haber sitesinin iddiasına göre Süleymani, Mesut Barzani ile bölgede yaşanan son gelişmeleri konuşmak için bir araya geldi. Siteye konuşan ismi açıklanmayan bir kaynağın aktardıklarına göre, Süleymani, görüşme sırasında Barzani'ye ABD'yle imzalanan nükleer anlaşmanın İran'ın bölgesel politikası üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını, Tahran'ın Bağdat ve Erbil arasındaki petrol ve bütçe krizine çözüm bulmak için aracılık yapmaya hazır olduğunu belirtti. Süleymani'nin daha sonra Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde yer alan Süleymaniye kentine hareket ettiği burada da Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve PKK üyeleri ile bir araya gelerek IŞİD'e karşı izlenilmesi gereken politikaları konuştuğu aktarıldı. PKK'nın İran kolu PJAK ile mücadele eden Tahran yönetimininden ise PKK ile görüştükleri iddiasına ilişkin bir açıklama gelmedi.
Milliyet

'Kimyasal Esad' Durmuyor
Suriye İnsan Hakları örgütü (SNHR) tarafından yapılan açıklamada, rejim güçleri ülkenin çeşitli kentlerinde yönetim karşıtlarının denetiminde olan yerlere havadan savaş uçakları ve helikopterlerle karadan ise havan topu ve füzelerle saldırdığı belirtildi. Saldırılarda başkent Şam'ın banliyölerinde 11, Halep'te 8, Dera'da 5, Hama ve Humus'ta ikişer ile Deyru'z Zor ve Rakka'da birer sivilin yaşamını yitirdiği kaydedilen açıklamada, ölenler arasında 8 çocuk ile 4 kadının bulunduğu ve 4 kişinin de rejimin tutuklu merkezlerinde işkenceden hayatını kaybettiği vurgulandı. Suriye Genel Devrim Konseyi (SRGC) de rejim güçlerinin başkent Şam'ın doğusunda yer alan Haresta bölgesine "zehirli gazla" saldırmasında çok sayıda kişinin boğulma tehlikesinin geçirdiğini duyurdu. Zehirli gazlardan etkilenenlerin bölgedeki sahra hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını aktaran SRGC, Şam yönetimine bağlı güçlerin söz konusu bölgeye de ağır silahlarla da saldırdığını iletti. Suriye'nin kuzeydoğusunda yer alan Haseke'de koalisyon uçakları ve PYD güçleri destekli rejim güçleri ile terör örgütü DAEŞ arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bildirildi. Haseke'deki yerel medya aktivistlerden Ebu Salih el Telli, ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Haseke kentinin güney kesimlerindeki Doğu Nişva mahallesinde PYD güçleri destekli Esad güçleri ile terör örgütü DAEŞ arasında şiddetli çatışmaların yaşandığını söyledi. Rejim güçlerinin DAEŞ militanlarının bulunduğu Batı Nişva mahallesine top ve havan topuyla saldırdığını ifade eden Telli, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının da Nişva mahallesinde DAEŞ merkezlerini yoğun bir şekilde bombaladığını ve bombardımanda terör örgütünün büyük zayiat verdiğini dile getirdi.
Star

'Siyasetciler Bizi Savaşa Suruklediler'
ABD Başkanı Barack Obama, İran ile varılan nükleer anlaşmaya karşı çıkanları sert bir dille eleştirdi. Pensilvanya eyaletinde, yurt dışında görev yapmış askerler için düzenlenen programda konuşan Obama, "Diplomasi ihtimalini masadan kaldıran siyasetçiler, 'Bir kaç ayda çıkarız' diyerek bizi yıllar süren Irak Savaşı'na sürükleyen kişilerdir" dedi. ABD'nin çatışma içine sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Obama, "Çocuklarımızı savaşa yollamak son çaredir. Onların hayatlarını tehlikeye atmadan önce, elimizden gelen bütün alternatifleri masaya yatırmalıyız" şeklinde konuştu. Obama, diplomasiyle çözülmeyen bir krizin bedelinin kan dökülmesi ve ülke ekonomisinin zarara uğraması olduğunu vurgularken, "Ülke güvenliğini sağlamanın daha zekice ve sorumluluk gerektiren yolları var, biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Dünyanın ortak fikre vardığı bir noktada kalkıp tek başına hareket etmek doğru değildir" dedi.
Vatan

POLİTİKA

Harita Net
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hafta sonu başlaması beklenen ve gerek görülmesi halinde genel başkanların da katılımıyla sürdürülecek koalisyon müzakereleri öncesinde yol haritasını netleştirdi. Kulislerde, AK Parti'nin ağır toplarıyla masaya oturacağı konuşulurken, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik başkanlığında 3 ya da 4 kişiden oluşacak heyet için Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ekonomi Bakanı Cevdet Yılmaz, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve Ankara Milletvekili Ali İhsan (Mücahit) Arslan'ın isimleri öne çıktı. Biriki gün içinde netleştirilecek heyetlerin bu hafta sonu ya da en geç önümüzdeki hafta başında ilk görüşmelerini Meclis'te yapmaları bekleniyor. Heyetler arasındaki görüşmelerde, müzakere süreci öncesi ortaklığa ilişkin ilkeler ele alınacak. Öncelikler arasında Çözüm Süreci'nden IŞİD, PKK, PYD ve "Paralel Yapı" ile mücadeleye kadar birçok sıcak konunun bulunduğu, iç ve dış politikanın yanı sıra hukuk, ekonomi ve eğitim konularının ele alınacağı belirtilen AK Parti kulislerinde, "Bu zor başlıklar öyle ya da böyle aşılabilirse gerisi daha kolay olacaktır. İki parti açısından da 'Olurlar' ile 'Olmazların' ortaya çıkacağı bu süreçte yaşanacak tıkanmalarda genel başkanlar devreye girebilecektir" değerlendirmesi yapılıyor. Yeni anayasayla birlikte seçim barajının indirilmesinin de yine bu ilk görüşme masasının konuları arasında yer alacağı kaydedilen kulislerde, "Tabii en önemli konuların başında ise Cumhurbaşkanlığı geliyor. Çünkü bu AK Parti için en önemli kırmızı çizgi. Doğal olarak bu konuda karşı taraftan rahatlatıcı bir tutum bekleyecektir, yani belki bu resmi koalisyon protokolüne açık açık yazılmaz ancak sözlü protokole girer" değerlendirmesi de öne çıkıyor. Kılıçdaroğlu başkanlığında önceki gün toplanan MYK'da, Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç'un, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile yaptığı görüşme değerlendirildi. Bunun ardından Kılıçdaroğlu, bizzat hazırladığı öğrenilen yol haritası hakkında bilgilendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu'nun "Ben ev ödevimi yaptım, hazırım. Masaya koyacağım metin hazır" dediği öğrenildi. Ancak Kılıçdaroğlu yol haritasının içeriğine ilişkin detay vermedi. Yol haritasının içeriğinin CHP'nin 14 maddelik koalisyon ilkelerinin detaylarıyla, olası bir koalisyonun "Etik İlkeleri ve Tarafların Uyması Gereken Kuralları" içerdiği iddia ediliyor. AK Parti'yle koalisyon görüşmelerini yürütecek CHP Heyeti'nde yer alacak isimler de konuşulmaya başlandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun CHP Genel Merkezi'ne ziyaretinde, Kılıçdaroğlu'nun heyetinde yer alan Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ve İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin koalisyon görüşmelerini yürütecek heyette de yer alabileceği belirtiliyor. En geç 12 gün içinde koalisyon görüşmelerinin tamamlanmasını öngören CHP tarafı, Başbakan Davutoğlu'nun hükümeti kuramaması halinde MHP'den "Erken seçim şartıyla AK Parti Azınlık Hükümeti'ne destek vermesi" isteğinde bulunabileceğini de öngörüyor. Bu bağlamda AK Parti'nin MHP'den istediği desteği alması halinde ise olası bir erken seçimin 2016 ilkbaharına kalabileceği ihtimaller arasında değerlendiriliyor. Bir başka iddia ise Kılıçdaroğlu'nun koalisyon görüşmelerinin geleceğine bağlı olarak MYK değişikliğine gidebileceği yönünde.
Hürriyet

'Sessiz Kalınması Utanç Verici'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yaşanan gelişmelerle ilgi bir yazılı açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada Şanlıurfa'daki terör saldırılarına İlişkin şu mesajları verdi: Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde terör örgütü PKK tarafından iki polisimizin öldürülmesini şiddetle lanetliyorum. Şehit polislerimiz Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar'a Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. PKK ve DAEŞ de dahil olmak üzere terörün her türüne karşı olan devletimiz, Suruç'ta 32 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yol açan terör saldırısının faillerini ve Ceylanpınar'da iki polisimizi şehit edenleri ortaya çıkarmak için tüm imkanları seferber etmiş durumdadır. Bazı kesimlerin, iki polisimizin şehit edilmesini üstlenen PKK'nın alçakça cinayetlerini görmezden gelmeleri, söz konusu terör örgütünü neredeyse şirin göstermeye yeltenmeleri, niyetlerinin ne olduğunu açıkça göstermektedir. Terörün dininin, mezhep ve milliyetinin olmadığına, vahşetin hiç bir bahaneyle haklı gösterilemeyeceğine inanan aziz milletimiz, herhangi bir terör örgütünün yekdiğerine tercih edilemeyeceğinin de bilincindedir. Sırtını terör örgütüne dayadığını alenen ifade eden çevrelerin PKK'nın vahşi terör eylemleri karşısında sessiz kalması, yaptığı saldırıları kınayacak cesareti bile gösterememesi, utanç verici bir durumdur. Ülkemizin huzur ve istikrarına, milletimizin birlik ve beraberliğine kastedenlere ne adına olursa olsun asla izin verilmeyecektir. Son terör saldırılarını bu vesileyle bir kez daha lanetliyor; saldırılarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Milliyet


Heyetler 'Oluru' 'Olmazı' Konuşacak
AK Parti ve CHP arasında süren koalisyon görüşmeleri çerçevesinde, iki partinin "ilkelerini" masaya yatıracak heyetlerin oluşumu aşamasına geçildi. AK Parti adına Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile CHP adına Haluk Koç'un önceki gün bir araya geldiği görüşmenin ardından, her iki parti de görüşmeleri yapacak isimleri belirlemek için harekete geçti. Genel Başkanlar tarafından belirlenecek heyetlerin, 3 veya 4 kişiden oluşması bekleniyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun isimleri belirlemek için henüz çalışmaya başlamadığı ifade edilirken, heyete, Genel Başkanlar düzeyinde yapılan görüşmeye katılan isimlerin seçilmesi olası görülüyor. Heyetlerin oluşturulmasının ardından ise "ilkelerin" masaya yatırılacağı görüşmelere geçilecek. Görüşmelerin ise TBMM'de gerçekleştirileceği öğrenildi. Bu görüşmelerde her iki partinin koalisyon için önerileri değerlendirilecek. CHP'de masadaki konular daha önce açıklanan 14 ilke olurken, AK Parti'nin önceliklerinin ise anayasa, seçim sistemi, ekonomi, eğitim, güvenlik ve dış politika ağırlıklı olacağı belirtiliyor. CHP'nin "torbasında", "demokratik kurum ve kurallarda oluşan aşınmaların nasıl giderileceği", "sosyal ve ekonomik politikalarda nelerin ortaklaşılabileceği" ve "dış politika konusunda nelerin masada bulunabileceği" konuları da bulunuyor. Yetişmesi halinde hafta sonuna doğru, aksi durumda ise hafta başında görüşmesi beklenen heyetler, "olurları" ve "olmazları" belirleyecek.
Vatan


SPOR

Favorilerin bir bir havlu attıkları TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ta İpek Soylu ikinci turu gördü. Önce Svitolina, ardından Venus Williams ve Jankovic'in ilk turda elendikleri organizasyonda Türk raket İpek Soylu ikinci tura uzandı. Juniorlarda ABD Açık çiftler zaferinin ardından büyükler kategorisine terfi eden milli tenisçi, kariyerinin ilk WTA galibiyetine imza attı. Koza Arena'da Gürcü asıllı ABD'li Anna Tatishvili ile karşı karşıya gelen 19 yaşındaki tenisçi, oyunu üstün götürdüğü sırada rakibinin mücadeleden çekilmesiyle tur atladı. WTA sıralamasının 124. basamağında yer alan Tatilshvili ilk seti 7-5 ile aldı. İpek ikinci sete de iyi başlayamadı. Milli tenisçi, 5-2 geri düştüğü sette iki kez rakibinin servisini kırdı ve 4 oyun arka arkaya alarak 6- 5 öne geçti ve durumu 1-1'e getirdi. Son sete başlamadan önce sağ omzundan sorun yaşayan Tatishvili, son sette de sağlık sorunları yaşadı ve maçtan çekildi. İpek ikinci turda ise Slovak Magdalena Rybarikova'nın karşısına çıktı. Dünya sıralamasında 49. basamakta bulunan 26 yaşındaki tenisçi karşısında oyun dahi alamayan İpek, 6-0'lık iki setle yenildi ve ikinci turda turnuvadan elendi. Öte yandan Polonyalı Urszula Radwanska, Sırp Bojana Jovanovski'yi 2-0 yenerek adını çeyrek finale yazdırdı.
Milliyet

Fragman muhteşem Avusturya'daki kampının ikinci etabında Galatasaray, ilk maçında İspanyol ekiplerinden Celta Vigo'yu 2-1 yenerken, flaş transfer Lukas Podolski maça damga vurdu. Alman yıldız, 45 dakika sahada kalırken gelecek için olumlu sinyaller verdi. Podolski 1 gol atarken, kazanılan penaltının da kahramanı oldu. Hamza Hamzaoğlu Burak'ın yokluğunda 11 numaralı Podolski'yi en önde oynattı. Sol bek orijinli yeni transfer Carole ise maça ön liberoda başladı. 20 dakikalık bölümde İspanyollar oyunun hakimiydi. Celta Vigo iki net pozisyon harcarken, 1 top ise direğe takıldı. Kaleci Eray dün özellikle ilk devre iyi görüntü ortaya koydu. 24'te Podolski'nin ceza sahasına girdikten sonra düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı Emre Çolak "Panenka" vuruşuyla ağlara gönderdi. 38'da de Eray'ın uzun pasında savunmanın hatasıyla topu önünde bulan Podolski düzgün bir vuruşla skoru 2-0'a getirdi. Hamza Hamzaoğlu Podolski, Carole, Yasin, Semih ve Sabri isimleri kenara alırken Umut, Hakan, Sercan, Jem ve Tarık'ı ikinci yarıda sahaya sürdü. 59'da Aspas sahneye çıktı: 2-1. Celta Vigo organize ataklar geliştirirken sonuca gidemedi. Yaşanan pozisyonlar sonrasında 84'te Olcan'ın müthiş füzesi direkte patladı. Ve karşılaşma 2-1 Galatasaray üstünlüğüyle sonuçlandı.
Milliyet

Kanarya hazırlık maçlarındaki galibiyet serisini Marsilya karşısında da sürdürdü. Sarı-Lacivertliler, Afyon Summer Futbol Fest 2015 turnuvasındaki ikinci maçında Fransa'nın Marsilya takımını 3-1 yendi. 8. karşılaşmasında 7. galibiyetini alan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön eleme ilk maçında salı günü karşılaşacağı Teknik Direktör Lucescu yönetimindeki Shakhtar Donetsk'e de hazır olduğu mesajını gönderdi. Moussa Sow, attığı gol ve yaptığı asistle maça damgasını vurdu. Fenerbahçe 15. dakikada Diego'nun nefis frikik golü ile 1-0 öne geçti. 35'te Caner'in soldan yaptığı ortayı Sow kafayla filelere gönderdi. Devreyi 2-0 önde kapatan Kanarya, 60'ta farkı üçe çıkardı. Sow'un pasıyla ceza alanına giren Fernandao, kaleciyi avladı: 3-0. Marsilya tek golünü 68'de Thauvin'in ayağından buldu. Afyon'daki ilk maçında da Olympiakos'u 3-2 yenen ve İstanbul'a dönen Fenerbahçe, Shakhtar mücadelesinin hazırlıklarını sürdürecek.
Star

Sezonu yaklaşık 20 gün önce açtı Beşiktaş. Birçok oyuncu çalışmalara geç katıldı. Henüz ne oyuncular hazır ne de kadro tam. Hoca yeni, 2 yeni bek oyuncusu var, belki diziliş değil ama strateji değişecek. Bunun ilk sinyalleri siyah-beyazlı takımın dün Sturm Graz'la oynadığı ilk hazırlık maçında görme fırsatı bulduk. Belli ki Beşiktaş geçen sezona oranla daha riskli oynayacak. En başta iki bekini de daha çok rakip ceza sahası civarında göreceğiz. Ayrıca stoperler de orta çizgiye iyice yaklaşacak. İlk yarıda 4-1-4-1 dizilişiyle izledik Güneş'in takımını. Çıkışlarda basit hatalar pozisyon olarak döndü. İkinci yarıda ise 4-2- 3-1 şeklinde dizildi Beşiktaş ve bu 45'te daha az pozisyon verdiler. Yenen 2 gol de bireysel hatalardan geldi. İlkinde topu ceza yayında Milosevic kaybedince Franco rakibini düşürdü. Kırmızı kart görebilirdi ama hakem sarı çıkarttı. 37'de bu faulle kazanılan frikikte Hadzic'in ayağından çıkıp ağlara giden topu sadece izleyen Cenk, 72'de de Klaric'in ayağından seken topu yumruklayamadı, skor 2-0 oldu. Beşiktaş'ın daha yolun çok başında olduğu aşikar. Dün 32 derece sıcakta etkisizdi siyah-beyazlılar ve bu normal. Katılacak yeni isimler ve oynanacak hazırlık maçlarıyla takım ve bireyler hakkında daha sağlıklı konuşabileceğiz.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme