24 Temmuz 2015 Cuma

24.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Önce Kaza İhbarı, Sonra Çapraz Ateş
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde önceki gün iki polisin kaldıkları evlerinde şehit edilmelerinin ardından dün Diyarbakır'da iki polis saldırıya uğradı. Şehitlik semtinde devriye görevi yaparken teröristlerce çapraz ateşe tutulan iki trafik polisi ağır yaralandı. Polislerden Tansu Aydın kurtarılamayarak şehit düşerken hayati tehlikesi devam eden Ali Karahan, yaşam mücadelesi veriyor. Olay dün saat 15.00 sıralarında Şehitlik Semti'nde meydana geldi. Kaza ihbarı alıp Şehitlik Semti'nde Dedaş Mevkii'ndeki DSİ Kavşağı'na giden polis ekibi, bir otomobilin çöp konteynerine çarptığını gördü. Trafik aracından inen polisler inceleme yaparken, 30 metre uzaklıktan peş peşe ateş açıldı. Göğüs ve başlarına isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Tansu Aydın ile Ali Karahan, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Doktorların tüm çabasına karşın yaralı polislerden Tansu Aydın şehit oldu. Ağır yaralı polis Ali Karahan'ın tedavisi sürüyor. Diyarbakır valiliği saldırıyı maskeli iki teröristin yakın mesafeden tabancayla gerçekleştirdiğini açıkladı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, çöp aracının karıştığı trafik kazasıyla ilgili tutanak tutan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı ekibe 14.43'te saldırı gerçekleştirildi. Açıklamada "Ara sokaktan çıkan ve ilk belirlemelere göre siyah tişörtlü 20-25 yaş grubunda bulunan maskeli iki terörist tarafından yakın mesafeden tabancayla saldırı düzenlenmiştir. Silahlı saldırı neticesinde ekipte bulunan polis memurları Aydın kafasından, Ali Karahan ise ayak ve kasık bölgesinden yaralanmıştır. Hastaneye kaldırılan yaralı polis Tansu Aydın şehit olmuştur. Diğer yaralı memurun tedavisine devam edilmektedir" denildi.
Milliyet


Pkk Yine Yol Kesti, Araç Yaktı
Suruç'ta 31 kişinin öldüğü katliamın ardından bölgedeki yol kesme faaliyetlerini artıran PKK dün de üç TIR ve iki otomobili ateşe verdi. Genelkurmay Van'ın Çaldıran ilçesinde, üç adet TIR durdurularak yakıldığını, olay yerine gelen jandarmaya PKK militanları tarafından silahlı saldırıda bulunulduğunu açıkladı. PKK militanları Diyarbakır'ın Lice ilçesi Duru mahallesinde, Diyarbakır-Bingöl karayolunu trafiğe kapattı. Militanlar bir kamyoneti yakılacağı esnada, sürücünün kaçmaya çalışması üzerine, arkasından silahla ateş etti. Ayrıca, bir kurtarıcı da molotof kokteyli atılarak yakıldı. Diyarbakır-Hani karayolunda PKK'lılar 60 aracı durdurdu. Araçların kontak anahtarları alındı ve iki özel otomobil yakıldı. Otomobilinin anahtarı gasp edilen Hasan Yakışır "Al sırtına silah, bana daya, beni öldür, arabamı yak, beni dağa kaçır sonra 'barış' de. Silahların gölgesinde barış sağlanmaz" dedi. Tabancalı ve maskeli iki kişi tarafından, Ağrı Doğubayazıt'ta elektrik dağıtım şirketi çalışanı iki vatandaş tehdit edildi. Siirt'in Şirvan ilçesinde bir hidroelektrik santrali HES baraj inşaatında bir kamyon, iki mikser ve bir iş makinesi yakıldı.
Milliyet


Sınıra Duvar, Ağaç Ve Kayalara Gizli Kamera
Suruç'taki patlama ve polislerin şehit edilmesinin ardından Bakanlar Kurulu'nda 7.5 saat süren güvenlik toplantısı yapıldı. Toplantıda sınır güvenliğinin artırılması ve yeni önlemlerin alınması kararı çıktı. Bu önlemlerin başında ise 2014 yılında planlanan 'Suriye sınırına güvenlik duvarı projesi' geliyor. Buna göre, 911 kilometrelik Türkiye-Suriye sınırının sorunlu ve kaçak geçişinin olduğu noktalarına 'Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi' (SFGS) kurulacak. Projesi hazırlanan SFGS'ye göre sınır entegre bir sistem ile kontrol altına alınacak. Sınırın tamamına duvar örülmeyecek ancak 110 kilometrelik bölüme duvar, hendek, dikenli tel ve kulelerden oluşan sistem inşa edilecek. Güvenlik sistemine göre modüler duvar inşa edilecek, tel kafesler ile kuvvetlendirilecek, aydınlatma sağlanacak. 5 metrelik bir yol yapılacak ve sınır yolunda askerler devriye görevi üstlenecek. Duvar, tel ve yol yapımı için ortaya çıkan maliyet ise 233 milyon TL. SFGS, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin illerini kapsayacak. Güvenlikten ise bu illerdeki Sınır Hudut Alayı sorumlu olacak. Gaziantep sınırında 51, Hatay sınırında 36, Şanlıurfa sınırında 18, Mardin sınırında 44 km'lik modüler duvar planlanıyor. Benzer şekilde Gaziantep sınırında 103, Hatay sınırında 58, Şanlıurfa sınırında 84 ve Mardin sınırında 32 km'lik yol yapılacak. Bunun dışında Şanlıurfa sınırında 32 ve Mardin sınırında da 24 km alanda tel kafesler güçlendirilecek. Gaziantep sınırında 72, Hatay sınırında da 46 km bölüm aydınlatılacak. Duvar yapılmayan doğal ortamlarda ise kaya ya da ağaç içine yerleştirilen özel kameralar kullanılacak. Bu kameralardan alınan görüntüler ile güvenlik sağlanacak. Birbirine entegre olan sistem tamamlandığında ise güvenlik güçleri sınır ihlali durumunda 5- 10 dakika arasında olay yerinede olup müdahalede bulanabilecek.
Vatan

Işid Ateşine Cehennem Topu!
Kilis'te 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı'na bağlı Dağ Hudut Karakolu sorumluluk alanı karşısına 1 pikapla gelen ağır silahlı 5 IŞİD militanı sınırdaki askerlere ateş açtı. Ateşe karşılık veren güvenlik güçleriyle, IŞİD militanları arasında çatışma çıktı. Bir astsubay şehit oldu, 2 asker ise yaralandı. Şehit astsubayın Yalçın Nane, yaralı askerlerin isimlerinin ise Fatih Kurt ve Necef Çakmaktepe olduğu öğrenildi. IŞİD militanının üzerinden 1 roketatar, 1 Kalaşnikof ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi. IŞİD militanının ait ceset, sınırdan alınarak karakolun bahçesine getirildi. IŞİD'e ait pikap ise tank atışıyla imha edildi. Suriye Türkmen Cephesi Hareketi Başkan Yardımcısı Tarık Sülo Cevizci, VATAN'a şu bilgileri verdi: "Aldığımız bilgilere göre 5 IŞİD militanı yaralıları olduğunu söyleyerek sınırı geçmek istiyor. Ancak güvenlik güçleri izin vermiyor. Bu esnada IŞİD militanı ateş ederek saldırıyor. Askerler hemen karşılık veriyor ve orada bir IŞİD'ci öldürülüyor." "Diğer 4'ü de hemen sınırdaki Türkmen Köyü olan Ayyuşa'ya kaçıyor. Bunun üzerine Türk sınırındaki askerler megafonla köyün boşaltılmasını istiyor. Türkmenler köyü boşaltıp başka köye gidiyorlar ve ardından da Türk tarafındaki tanklardan IŞİD safları bombalanıyor." Bölgeden aldığımız bilgilere göre de saldırının ardından angajman kuralları gereği 4 tank derhal misilleme atışı yaptı. Daha sonra IŞİD mevzileri cehennem topu olarak da bilinen obüslerle top atışına tutuldu.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 95, 7999-95, 9517                                
ABD Doları 2, 7324-2, 7356/ Euro 3, 0021-3, 0053/İngiliz Sterlini 4, 2375-4, 2460                  


Rekolte Oyunları
Geçen yıl don ve kuraklık felaketlerini bir arada yaşayan fındıkta rekolte düşmüş, üretici fiyatları 21 liraya kadar çıkmıştı. Ürünün az olmasından dolayı fiyatlar bir anda tavan yapmıştı. Elinden fındık olan üretici 2013'te fındığın kilogramını 10 liradan satarken, 2014'te neredeyse 2 katına satma fırsatı yakalamıştı. Bu yüzden fındık üreticinin bir kısmı sevinirken, fındığı işleyen sanayici ve ihracatçılar maliyetleri yükseldiği için zor bir yıl geçirmişti. Fındıkta yeni sezonun açılmasına sayılı günler kala rekolte tahminleri gelmeye başladı. İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Haydar Gören, yaptırdıkları araştırmaya göre fındık rekoltesinin 733 bin ton olmasını beklediklerini söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ise bu yıl 590 bin ton fındık rekoltesi bekliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 585 bin, Tarım Bakanlığı da 646 bin ton fındık rekoltesi beklediklerini açıkladı. Sektör temsilcileri durumu şu şekilde değerlendiriyor: "Üretici tarafı da, sanayici ve ihracatçı da rekolte üzerinden iyi fiyatı belirlemeye çalışıyor. İhracatçılar yüksek rekolte açıklayarak üretici fiyatlarını düşürmeye çalışırken, üretici birlikleri de rekolte tahminlerini çok yüksek tutmuyor. İşin aslı herkes kendini düşünüyor. Dünyanın en büyük fındık üreticisi Türkiye'yi kimse düşünmüyor." Fındık rekoltesini bu yıl 550 bin ton civarında beklediklerini söyleyen Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, "700 bin ton olması mümkün değil. Sanayici ve ihracatçı fındık fiyatının düşük olmasını sağlamaya çalışıyor. Olmayan fındık üzerinden anlaşma yaptıkları için beklenti oluşturuyorlar. Bu politika fındık üreticisine zarar verir" diye konuştu.
Hürriyet

Piyasalar Sınırdaki
DÜN Türkiye piyasaları tarihi bir gün yaşadı. Koalisyon ihtimalinin zayıfladığına, erken seçim ihtimalinin arttığına yönelik söylemlerden olumsuz etkilenen piyasalar dün öğleden sonra ülke güvenliğini tehdit eden gelişmelerle kaybını hızlandırdı. Özellikle polis merkezine yapılan saldırının ardından IŞİD'in Türkiye askerlerine yönelik saldırısı gün içinde yükseliş trendini koruyan doları 2.7320 TL'ye kadar taşıdı. Borsa ise tam anlamıyla bir şok yaşayarak günü yüzde 3.55'lik düşüşle tamamladı. Borsa İstanbul dün dünyanın en çok düşen borsası oldu. Olumsuz hava faizlere de yansıdı. Gösterge tahvilin faizi 9.95'e çıktı. ABD'den gelen 1973'ten bu yana en düşük işsizlik maaşı başvurusu verisi de içerdeki olumsuz gelişmelere tuz biber ekti. Bu veri FED'in faiz artırımında elini rahatlatan Türkiye gibi piyasaları olumsuz etkileyecek bir gelişme olarak yorumlandı. Borsa İstanbul son 1.5 ayın dibine indi ve 78 bin 336 puandan kapandı. Dolar serbest piyasada 2.7260 liradan günü tamamladı ve bankalararası piyasada saat 17.53 itibariyle 2.7350 liraya kadar tırmandı. Türkiye'nin 2 yıllık gösterge tahvillerinin faizi yüzde 9.95'e çıktı ve Suruç saldırısından bu yana yüzde 3.6 artış gözlendi.
Hürriyet

Piyasalar Alt Üst
Suruç'ta meydana gelen patlamanın ardından dün Diyarbakır'da ve Suriye sınırında yaşanan olaylar üzerine kur ve faiz yükselirken, borsa yüzde 3.5'in üzerinde değer kaybetti. Piyasaların alt üst olmasında Türkiye'de koalisyon yerine erken seçim olasılığının öne çıkması ve iyi gelen Amerikan işsizlik verilerinin bir faiz artışının göstergesi olarak algılanması da etkili oldu. Dün TL ise dolar karşısında yüzde 2.5'e yakın değer kaybı ile seçimden beri en yüksek haftalık değer kaybını yaşarken gösterge iki yıllık tahvilde bileşik faiz ise yeniden çift haneye yaklaştı. Siyasi parti liderlerinden erken seçimin biraz daha ön plana çıktığı yönünde açıklamalar piyasayı olumsuz etkilerken ABD'den de güçlü ekonomik sinyaller geldi. ABD'de işsizlik maaşı başvuruları 18 Temmuz'da sona eren haftada 255.000'e gerileyerek beklentilerin altında ve Kasım 1973'ten bu yana en düşük seviyede açıklandı. BIST-100 endeksi dün 78.164 puana kadar gerilemesinin ardından, günü yüzde 3.55 düşüşle 78.336 puanda tamamladı. Ata Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Murat Barışık, Reuters'a, "Bundan dolayı piyasalar baskı altında. Endekste de 79.000 destek noktası, bunun altında satışlar hızlanabilir" yorumunu yaptı. Önceki gün dolar karşısında yüzde 1'in üzerinde değer kaybederek bir ayın zirvesi olan 2.7227'yi test eden, dün ise güne 2.71'in altında başlayan dolar/ TL gün içinde 2.7320'ye kadar yükseldi. Tahvil-bono piyasasında ise iki yıllık gösterge olan 14 Haziran 2017 itfalı tahvilde bileşik faizi dün spot kapanışta yüzde 9.77, valörde son işlem yüzde 9.78 seviyesinde gerçekleşti. Dün spot kapanış yüzde 9.83 seviyesinden gerçekleşirken valörde son işlem yüzde 9.95 oldu. Bu arada Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Hükümet kurulamazsa kötü olur diye Türkiye'ye kimse haksızlık yapmasın. Türkiye bir seçim daha yapar, ekonomimize de hiçbir şey olmaz" dedi.
Milliyet

Memura Zam Pazarlığı % 3+3 İle Başlayacak
Maliye memura vereceği zam oranı ile ilgili çalışmalarını tamamladı. Maliye'den edinilen bilgilere göre, memura Merkez Bankası'nın 2016 ve 2017 yılları için açıkladığı yüzde 5'lik enflasyon hedefi, enflasyon farkı ve refah artışı formülü ile oturulacak. Milyonlarca memur için yüzde 3+3 teklifinin önerileceği belirtiliyor. Sendikaların ise asgari ücrete verilen yüzde 12.3'lük zam oranını göz önünde bulundurarak pazarlık masasına geleceği ifade ediliyor. Maliye'den edinilen bilgilere göre, sendikaların talep ettiği refah artışı, taban aylığı ve enflasyon farkı da göz önünde bulundurularak yapılan pazarlık sonrası zam oranının yüzde 4+4 seviyesine çıkabileceği dile getiriliyor. Koalisyon hükümeti görüşmeleri ve erken seçim ihtimalinin de memurun zam pazarlığında elini güçlendirmesi beklentisi hakim. Özellikle büyümeden refah artışı bekleyen düşük gelirli memurlara ilave desteklerin sağlanabileceği ifade ediliyor. Maliye Bakanlığı'nın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı bürokratları da toplu sözleşmeye ilişkin gelişmeleri yakından takip ediyor. 2015 yılının ilk altı ayında bütçeden personel giderleri için yapılan harcamanın 63 milyar Türk Lirası'nı bulduğunu belirten üst düzey bir yetkili "2016 yılı için resmi enflasyon hedefi yüzde 5 olsa da, son açıklanan enflasyon raporunda Merkez Bankası gelecek yıl için orta noktası yüzde 5.5 olan enflasyon tahmininde bulundu. Bütçe bürokratları da bu oranları göz önünde bulundurup yüzde 3+3 zam oranı ile masaya oturacaktır. Ancak seçimler, koalisyon görüşmeleri memurun elini güçlendiriyor" dedi. 1 Temmuz itibariyle kamuda en düşük memur maaşı 2 bin 191 Türk Lirası.
Star

'Fortune 500'de Tek Türk Şirket Koç Oldu
Dünyada en yüksek net ciroya sahip 500 kurumun sıralandığı 'Fortune Global 500' listesi açıklandı. Küresel en büyük 500 şirketin geliri 2014 yılında sadece yüzde 0.3 artışla 31.2 triyon dolar olarak gerçekleşti. 500 devin kârı yüzde 15 oranında düşüşle 1.7 trilyon dolara geriledi. Fortune Global 500 listesinde yer alan şirketler dünya çapında 36 ülkede 65 milyon kişiyi istihdam etti. Fortune Global 500'ün birincisi ABD'li perakende devi Wal-Mart Stores oldu. Fortune 500 listesine tek Türk şirket girmeyi başardı. Koç Holding 31.3 milyar dolarlık net satış geliriyle sıralamada 381'inci sırada yer aldı. Koç, 2013'te 341'inci sıralı almıştı. Wal-Mart'ın 485.6 milyar dolarlık ciroyla birinci olduğu Fortune 500 listesinin ilk 10'u şöyle tamamlandı: Sinopec Group (446.8 milyar dolar), Royal Dutch Shell (431.3 milyar dolar), China National Petroleum (428.6 milyar dolar), Exxon Mobil (382.5 milyar dolar), BP (358.6 milyar dolar), State Grid (339.4 milyar dolar), Volkswagen (268.5 milyar dolar), Toyota (247.7 milyar dolar) ve Glencore (221.1 milyar dolar).
Vatan

Ham Petrolü Var Ama Benzini Yok
Irak'ın en büyük petrol rafinerisi Beyci'nin DAEŞ'in eline geçmesinden sonra birçok kentte akaryakıt sıkıntısı yaşanıyor. Irak merkezi hükümeti ve bölgesel hükümet, İran ve Türkiye'den rafine edilmiş petrol ithal ederek akaryakıt açığını kapatmaya çalışıyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Parlamentosu Petrol ve Gaz Komisyonu Başkan Yardımcısı Roza Mahmut, akaryakıt sorununu çözmek için Erbil, Süleymaniye ve Duhok'ta üç rafineri kurulacağını bildirdi. Mahmut, "Bu rafinerilerin her birinde günlük 50 bin varil ham petrol rafine edilecek. Kısa bir süre içinde bu rakam 100 bin varile çıkacak. Bu projeyle devlet hazinesine yılda milyonlarca dolar gelir sağlanacak" dedi. Mahmut, hazırlık aşamasında olan projenin kısa bir süre içinde tamamlanacağını ifade etti. Kuzey Irak'taki Kürt bölgesinde 3 büyük rafineri bulunduğunu aktaran Mahmut, "Yaklaşık 500 de ruhsatsız küçük rafineri bulunuyor. Bunların kapatılması için Doğal Kaynaklar Bakanlığı'na dilekçe yazdık" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA

Abd'den Ukrayna'ya Kritik Radar Desteği
Ukrayna'daki krizde ABD'den Rusya'yı tedirgin edecek bir adım geldi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Ukrayna ordusuna, Rusya destekli milislerin tank ve top ateşi yaptığı noktaları belirlemesini ve bu sayede bu noktaları vurmasını sağlayacak gelişmiş radarlar verme hazırlığında. Ancak bunun için Beyaz Saray'ın onayı gerekiyor. ABD'nin daha önce Ukrayna'ya verdiği radarların tarama alanı 10 km ile sınırlıyken, yeni AN/ TPQ-36 ve 37 Firefinder radarlarının etki alanı 25 ila 50 kilometre arasında değişiyor. Bunun yanısıra ABD'nin, Romanya'ya yerleştirme çalışmalarına başladığı füze kalkanı da Rusya'yı rahatsız etmiş durumda. Rus haber ajansı Interfax'a konuşan Rusya Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynak, buna karşılık Kırım'a Tu22M3 tipi bombardıman uçaklarını konuşlandıracaklarını söyledi. Rus yetkili, Rus hipersonik savaş uçakları 4202'lerin de ABD füze savunma sisteminin etkisiz hale getirilmesinde kullanılacağını kaydetti.
Hürriyet

Mısır'da 40 Bin Kişi Gözaltında Kayboldu
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Mısır'da gizlice gözaltına alınan 40 binden fazla kişiden bir daha haber alınamadığını açıkladı. HRW'nin hazırladığı raporda, darbe yönetiminin, bazı olaylar sebebiyle gözaltında tuttuğu kişilerin başına ne geldiği hakkında açıklanma yapmadığı da belirtti. Mısır yetkililerinden gözaltında tutulan kişilerin nerede alıkonduklarının açıklanmasını isteyen örgüt, bu olayların sorumlularından da hesap sorulmasını talep etti. Adı açıklanmayan Mısırlı bir yetkili, "Bu rapor, doğru bilgi ve veriye sahip olmayan kaynaklara dayandırılarak hazırlanmış. Raporda adları geçen kişilerin çoğu hüküm giymiş suçlular veya mahkemeye çıkarılacakları için gözaltında tutulan şahıslar" dedi. HRW'nin Orta Doğu bölgesi müdürü Joe Stork, 2013'te Muhammed Mursi'yi darbeyle cumhurbaşkanlığından uzaklaştıran askeri lider Abdülfettah el Sisi'nin kurduğu yönetim altında Mısır güvenlik güçlerinin hareketlerinin hemen hemen hiç ceza görmediğini söyledi.
Türkiye

Müslümanlara Büyük Baskı
İngiltere, Müslümanlara yönelik ayrımcı ve ırkçı uygulamalarda sınır tanımıyor. Son olarak, Müslümanlaın kurduğu sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri, medyanın da yönlendirmesiyle terörle ilişkilendirilerek engelleniyor. Bunun en büyük sebebi ise geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Terörle Mücadele yasası gösteriliyor. İngiltere'de bir gazete geçen yıl Müslümanların kurduğu Hayırsever Müslümanlar Forum'una (MCF) üye olan bazı kişilerin terörle bağlantısı olduğuna dair bir iddia ortaya attı. Altı gün sonra İngiliz Hükümeti, bu kuruluşa bütçesi 250 bin dolara ulaşan toplumsal entegrasyon projesini iptal etmesi talimatını verdi. Aralık ayında ise kuruluşun projeler için ayırdığı bütçeye el konuldu. Kuruluş üyeleri terörizm ile bağlantı iddialarını sert bir dille reddettikleri halde kuruluş hakkında belirsizlik sürüyor. Bu tarihten itibaren İngiltere'deki Müslüman yardım kuruluşlarının 4'te birinden fazlası incelemeye alınmakla kalmadı, onlara bağlı camilere soruşturma açıldı ve uluslararası banka hesapları donduruldu.
Türkiye

'Işıd Terör Aracılığıyla Yarı Devlete Dönüştü'
New York Times gazetesi, ABD ve müttefiklerinin IŞİD'le mücadele yöntemlerinin cihatçı örgütün edindiği yeni yapı karşısında etkili olup olmayacağını sorguladı. Foreign Policy dergisine yazdığı "Eğer IŞİD kazanırsa ne yapmalıyız?" makalesiyle tartışılan Harvard Üniversitesi Profesörü Stephen M. Walt, cihatçı örgütün ABD önderliğindeki koalisyonun sınırlı askeri müdahalesi karşısında ayakta kalacağını öngörüyor. Walt, "Radikal bir şekilde devlet inşası organisazyonu oluşturdular. Bir yıldır süren hava saldırılarının ardından IŞİD halen Suriye ve Irak'ta büyük toprak parçalarını kontrol ediyor. IŞİD'in zaferi, 'gerilet ve yok et' çabalarına meydan okuma olur. Ancak büyük çaplı bir dış müdahale, IŞİD'in kökünü kazır" dedi. Walt'la beraber az sayıda Amerikalı uzman; IŞİD'in vahşetlerinin sonunu getireceği yönündeki inanca karşı şüphelerini açıkça dile getiriyor. Düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü'nden William McCants ise pek çok devlet benzeri yapıların zorbalık üzerine kurulduğunun unutulmasına dikkat çekiyor. McCants, "Batı'da biz, isyancılar ve karşı mücadelenin kalplerde ve zihinlerce gerçekleştiğini düşünüyoruz. Yale Üniversitesi'nden bir grup akademisyenin yaptığı araştırma, IŞİD'in zamanla 'normal' bir devlete dönüşebileceğine dair işaretlerin bulunduğunu ortaya koydu. NYT'ye konuşan, Rakka sakini Bilal kimsenin rüşvet almaya cesaret edemediğini öne sürdü. Bilal'e göre 'Rakka'dan Musul'a yanınızda bir milyon dolar bile taşısanız, durdurulmadan devam ederseniz. Kimse sizden bir dolar bile almaya cesaret edemez'. Uzmanlara göre Irak ve Suriye rejimlerindeki yolsuzluk ve istikrarsızlıktan bıkmış halk için bu belli bir derecede memnuniyet yaratabiliyor. Hava saldırılarından kaçmak için Rakka'yı terk eden Ahmed'in gözünde IŞİD ve Suriye rejimi arasında çok derin bir fark bulunmuyor. Bir dönem Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrol ettiği topraklarda yaşamış olan Ahmed, ÖSO için "Rejim gibiler, onlar da hırsız" diyor.
Milliyet

Partisi Çipras'a Kazan Kaldırdı
Yunanistan'da Başbakan Aleksis Çipras, hükümeti için 'dayanıklılık testi' olarak gösterilen, ikinci kemer sıkma paketi için de parlamentodan destek almayı başardı, ancak siyasi analistler, iktidar partisi Syriza'nın içinde Çipras'ın politikalarına karşı çıkan grubun harekete geçmeye hazırlandığını düşünüyor. Son oylamada Syriza'dan pakete karşı oy kullanan vekillerin sayısı 36 oldu. Bir önceki oylamada bu rakam 39 çıkmıştı. Partideki 'hayırcı' kanada katılan isimler Nina Kasimati, Danae Tzikas Costopoulos ve Aleksandra Tsanaka da var. Yerel basın partideki kadın vekillerin Çipras karşıtı kanadın başını çektiğini belirtiyor. Alman Bild gazetesi ise, birkaç hafta öncesine kadar Çipras'ın en büyük destekçilerinden olan eski Ekonomi Bakanı Yanis Varoufakis'in taraf değiştirdiğini öne sürdü. Haberde 'hayır' kanadına mensup Syriza vekillerinin Varoufakis'in liderliğinde partiden ayrılma planları yaptığı iddia edildi.
Vatan

Sonunda Sözünü Tutuyor
Göreve gelmesinden bu yana Küba'daki Guantanamo Üssü'nde bulunan tutukevini kapatacağını söyleyen ABD Başkanı Barack Obama sözünü tutmaya çok yaklaştı. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Obama yönetiminin Guantanamo tutukevinin kapatılmasına yönelik çalışmalarını tamamlamak üzere olduğunu söyledi. Earnest, "Yönetim Guantanamo tutukevinin güvenli şekilde kapatılmasına yönelik planın son aşamasında" diye konuştu. Planın daha sonra Kongre'ye sunulacağını belirten Earnest, tutukevinin kapatılması için ulusal güvenlik yetkililerinin uzun süredir çalışma içinde olduğunu hatırlattı. Earnest, tutukevinin kapatılmasının Başkan Obama'nın öncelikleri arasında bulunduğunu dile getirerek, "Başkan, Guantanoma tutukevinin kapatılmasının net bir şekilde ulusal güvenlik çıkarımıza olduğunu düşünüyor" diye konuştu. Küba'nın Guantanamo Körfezi'ndeki Amerikan donanma üssünde yer alan tutukevi, 11 Eylül 2001'deki terör saldırılarının ertesinde ABD'nin Afganistan'ı işgalinin ardından kurulmuştu. Eski Başkan George W. Bush tarafından ilan edilen 'terörle küresel savaş' kapsamında yakalanan ilk terör zanlıları 11 Ocak 2002'de buraya getirilmişti. Obama, 2008'de seçildikten sonra Guantanamo tutukevini kapatacağını ifade etmişti. Obama, cezaevinin kapatılması sürecini hızlandırması için bugüne kadar üç özel temsilci atadı. Yönetim, uzun süredir tutukevinin kapatılmasını istese de Kongre'nin her iki kanadını kontrol eden Cumhuriyetçi Parti üyeleri buna karşı çıkıyor. Tartışmalı tutukevinde şu anda 100'den fazla kişi bulunuyor.
Vatan

Çocukları Suruç'a Götürenleri Bulun
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suruç'taki saldırılarla ilgili teşkilatına "Ne idüğü belirsiz kişi tarafından bir bombayla masum insanlar hayatlarını kaybetti. Lanetliyoruz. Fakat bunlara sebebiyet verenler ayrılmalıdır. Devlet o çocukları İstanbul'dan Suruç'a getirenleri de bulmak zorundadır" dedi. Bahçeli, önceki gün Kırıkkale ve Kırşehir'de düzenlediği Genişletilmiş İl Başkanları toplantısına dün de Nevşehir, Aksaray ve Niğde'de devam etti. Basına kapalı toplantılarda Bahçeli'nin şunları söylediği öğrenildi: "HDP çözüm sürecinin ürünüdür ve AKP'nin beslemesi olarak İmralı-Ankara arasında bulunan bir trafikte cesaretlendirilmiş olan bir zavallılar grubudur. Öyleyse birbirlerini tamamlayanlar hangileridir? AKP ile HDP'dir. Yani bir araya gelirlerse 338 milletvekiliyle TBMM'de temsil edilebilirler. AKP ile tabanlarımız aynıymış. Görevimiz hırsızları aklamak mı? AKP ile benzerliğimiz neresi? 17-25 Aralık'ın hesabını sormak dururken o hesaba ortak olmak, hırsızları aklamak mıdır görevimiz? AKP ile benzer tarafımız yok ama onların içinde inançlı, muhafazakâr olanlar var. Bunlara kapımız da penceremiz de açık. Nerden girerlerse girerler. İstanbul'da masum kız çocuklarını toplamışlar, oyuncak götürüyorlarmış Kobani'ye. Kobani'de çocuk mu kaldı ki? Akçakale'de, Suruç'ta, Urfa'da Sonra bu oyuncaklar nerede, gördünüz mü? Nerede bunların her türlü eyleminde bulunanlar, onlar da yok. Ama ne idüğü belirsiz kişi tarafından bir bombayla masum insanlar öldü. Lânetliyoruz. Fakat bunlara sebebiyet verenler ayrılmalıdır. Devlet canlı bombayı aradığı kadar o çocukları İstanbul'dan Suruç'a getirenleri de bulmak zorundadır."
Hürriyet
Erken Seçim İçin 'Önerge' Formülü
Ak Parti bir yandan hükümet kurmak için çalışmalarını sürdürürken diğer yandan da koalisyon müzakerelerinin sonuçsuz kalması halinde zorunlu hale gelecek seçime yönelik stratejisini netleştiriyor. Bu çerçevede önerge yoluyla Meclis'ten çıkarılacak bir kararla seçime gidilmesi formülü üzerinde duruluyor. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, bir koalisyon kurulamaması durumunda anayasadaki yetkisi çerçevesinde seçimin Cumhurbaşkanı'nca yenilenmesinin gündeme geleceği bu durumda dört partinin yer alacağı Geçici Bakanlar Kurulu'nun iş başına geleceğine dikkat çekiliyor. Kulislerde yurtiçinde ve dışında pek çok olumsuz gelişmenin yaşandığı böylesi kritik bir süreçte, "Geçici Bakanlar Kurulu"nun, aslında Türkiye'nin, "hükümetsiz kalması" anlamına geleceği konuşuluyor. Parti kulislerinde, bu nedenle Cumhurbaşkanı'nın kararıyla seçimin yenilenmesi yerine, mevcut hükümetin iş başında kalmasına imkan tanıyacak şekilde seçimin Meclis kararıyla gündeme getirilmesi formülü ağırlıklı olarak dillendiriliyor. Bu noktada da seçime gidilmesi için bir yasa teklifi verilmesi yerine, grup önerisi yoluyla Meclis'ten seçim kararı çıkarılması formülü üzerinde duruluyor. Yasa yerine Meclis kararının tercih edilme nedenleri arasında yasalar için Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusu yapılabilmesi ancak kararlar için itiraz yolunun kapalı olması da gösterilirken, 2007'de önerge yoluyla seçime gidilmesinin sağlandığı anımsatılıyor. 22 Temmuz 2007 seçimlerine de, yasa çıkartılmadan Ak Parti'nin verdiği seçim önergesinin Genel Kurul'da kabulü yoluyla Meclis kararıyla gidilmişti. Ancak sözkonusu önerge, yasa teklifi gibi Genel Kurul'da ele alınmadan önce Meclis Anayasa Komisyonu'nda da görüşülmüştü. Ak Partili kurmaylar, önergenin görüşülmesi için en azından Anayasa Komisyonu'nun kurulmasının gerekip gerekmediğine ilişkin soru üzerine ise, "Geçmişte seçim önergeleri komisyonda görüşülmüş ancak Meclis yeni bir içtihat oluşturabilir. Eğer bu mümkün olmuyorsa, komisyon görüşmesi gerekmeyecek şekilde grup önerisi olarak getirilerek de Meclis'ten seçim kararı çıkarılabilir" ifadesini kullanıyor. Parti kurmayları, yasa çıkarma yoluna gidilse bile bunun komisyon ve Genel Kurul aşaması dahil en fazla üç günlük bir mesai gerektireceğinin de altını çiziyor. Ak Parti kurmayları, "Yasa teklifi Meclis'e sunulur ve ardından TBMM olağanüstü toplantıya çağırılır. Genel Kurul toplandığında partilere komisyon üyelerini bildirmeleri için çağrı yapılır. Herkes seçim istediğine göre herhalde hiçbir parti bu konuda engelleyeci bir tavır içinde olmaz. Komisyon üyeleri aynı gün ya da ertesi gün TBMM Başkanlığı'na sunulur. Üye seçimi Genel Kurul'da yapıldıktan sonra hemen komisyon toplanır ve seçim tarihini belirleyen teklif ele alınıp benimsenir. Ertesi gün de Danışma Kurulu kararıyla düzenleme Genel Kurul'a getirilip yasalaştırılır" görüşünü dile getiriyor.
Milliyet

Chp'den Olağanüstü Toplantı Çağrısı
CHP, Suruç saldırısı ve son günlerde artan terör saldırılarıyla ilgili olarak, tatildeki TBMM'nin olağanüstü toplanması için çağrı yaptı. Terör saldırısı ve terör eylemlerinin araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önerge hazırladıklarını açıklayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "116 milletvekilimizin imzasıyla bu önergemizi görüşmek üzere TBMM'yi 29 Temmuz 2015 Çarşamba günü saat 15.00'te olağanüstü toplantıya çağırıyoruz. İçtüzük'e göre Meclis Başkanlığı konuyu değerlendirecek, talebimizi de göz önünde bulundurarak, 7 gün içinde Meclis'i toplantıya çağıracaktır" dedi. İç ve dış politikada izlenen yöntemlerle bugüne kadar alındığı belirtilen tedbirlerin tehlikeyi azaltmadığını savunan Özel, herkesin bu acının son bulmasını, barışın yeşermesini istediğini dile getirdi. Özel, şunları söyledi: "Son günlerde ülkemizde yaşanan terör olaylarının, Suriye politikası başta olmak üzere son yıllardaki dış politika tercihlerinden kaynaklandığına ilişkin yaygın ve ciddi kanaat oluşmuştur. Ülkemizde giderek tırmanan terör olaylarının nedenlerini araştırmak ve gerekli etkin tedbirleri bir an önce almak için parlamentoda bütün siyasi partilerin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu meselenin TBMM'de ele alınması artık bir zorunluluktur. Tüm partilerin bu çağrımıza olumlu yanıt vereceğine, 550 milletvekilinin eksiksiz olarak toplantıda bulunacaklarına ve komisyonun da büyük uzlaşı ile kurulacağına inanıyoruz."
Vatan

POLİTİKA

Çocukları Suruç'a Götürenleri Bulun
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suruç'taki saldırılarla ilgili teşkilatına "Ne idüğü belirsiz kişi tarafından bir bombayla masum insanlar hayatlarını kaybetti. Lanetliyoruz. Fakat bunlara sebebiyet verenler ayrılmalıdır. Devlet o çocukları İstanbul'dan Suruç'a getirenleri de bulmak zorundadır" dedi. Bahçeli, önceki gün Kırıkkale ve Kırşehir'de düzenlediği Genişletilmiş İl Başkanları toplantısına dün de Nevşehir, Aksaray ve Niğde'de devam etti. Basına kapalı toplantılarda Bahçeli'nin şunları söylediği öğrenildi: "HDP çözüm sürecinin ürünüdür ve AKP'nin beslemesi olarak İmralı-Ankara arasında bulunan bir trafikte cesaretlendirilmiş olan bir zavallılar grubudur. Öyleyse birbirlerini tamamlayanlar hangileridir? AKP ile HDP'dir. Yani bir araya gelirlerse 338 milletvekiliyle TBMM'de temsil edilebilirler. AKP ile tabanlarımız aynıymış. Görevimiz hırsızları aklamak mı? AKP ile benzerliğimiz neresi? 17-25 Aralık'ın hesabını sormak dururken o hesaba ortak olmak, hırsızları aklamak mıdır görevimiz? AKP ile benzer tarafımız yok ama onların içinde inançlı, muhafazakâr olanlar var. Bunlara kapımız da penceremiz de açık. Nerden girerlerse girerler. İstanbul'da masum kız çocuklarını toplamışlar, oyuncak götürüyorlarmış Kobani'ye. Kobani'de çocuk mu kaldı ki? Akçakale'de, Suruç'ta, Urfa'da Sonra bu oyuncaklar nerede, gördünüz mü? Nerede bunların her türlü eyleminde bulunanlar, onlar da yok. Ama ne idüğü belirsiz kişi tarafından bir bombayla masum insanlar öldü. Lânetliyoruz. Fakat bunlara sebebiyet verenler ayrılmalıdır. Devlet canlı bombayı aradığı kadar o çocukları İstanbul'dan Suruç'a getirenleri de bulmak zorundadır."
Hürriyet
Erken Seçim İçin 'Önerge' Formülü
Ak Parti bir yandan hükümet kurmak için çalışmalarını sürdürürken diğer yandan da koalisyon müzakerelerinin sonuçsuz kalması halinde zorunlu hale gelecek seçime yönelik stratejisini netleştiriyor. Bu çerçevede önerge yoluyla Meclis'ten çıkarılacak bir kararla seçime gidilmesi formülü üzerinde duruluyor. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, bir koalisyon kurulamaması durumunda anayasadaki yetkisi çerçevesinde seçimin Cumhurbaşkanı'nca yenilenmesinin gündeme geleceği bu durumda dört partinin yer alacağı Geçici Bakanlar Kurulu'nun iş başına geleceğine dikkat çekiliyor. Kulislerde yurtiçinde ve dışında pek çok olumsuz gelişmenin yaşandığı böylesi kritik bir süreçte, "Geçici Bakanlar Kurulu"nun, aslında Türkiye'nin, "hükümetsiz kalması" anlamına geleceği konuşuluyor. Parti kulislerinde, bu nedenle Cumhurbaşkanı'nın kararıyla seçimin yenilenmesi yerine, mevcut hükümetin iş başında kalmasına imkan tanıyacak şekilde seçimin Meclis kararıyla gündeme getirilmesi formülü ağırlıklı olarak dillendiriliyor. Bu noktada da seçime gidilmesi için bir yasa teklifi verilmesi yerine, grup önerisi yoluyla Meclis'ten seçim kararı çıkarılması formülü üzerinde duruluyor. Yasa yerine Meclis kararının tercih edilme nedenleri arasında yasalar için Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusu yapılabilmesi ancak kararlar için itiraz yolunun kapalı olması da gösterilirken, 2007'de önerge yoluyla seçime gidilmesinin sağlandığı anımsatılıyor. 22 Temmuz 2007 seçimlerine de, yasa çıkartılmadan Ak Parti'nin verdiği seçim önergesinin Genel Kurul'da kabulü yoluyla Meclis kararıyla gidilmişti. Ancak sözkonusu önerge, yasa teklifi gibi Genel Kurul'da ele alınmadan önce Meclis Anayasa Komisyonu'nda da görüşülmüştü. Ak Partili kurmaylar, önergenin görüşülmesi için en azından Anayasa Komisyonu'nun kurulmasının gerekip gerekmediğine ilişkin soru üzerine ise, "Geçmişte seçim önergeleri komisyonda görüşülmüş ancak Meclis yeni bir içtihat oluşturabilir. Eğer bu mümkün olmuyorsa, komisyon görüşmesi gerekmeyecek şekilde grup önerisi olarak getirilerek de Meclis'ten seçim kararı çıkarılabilir" ifadesini kullanıyor. Parti kurmayları, yasa çıkarma yoluna gidilse bile bunun komisyon ve Genel Kurul aşaması dahil en fazla üç günlük bir mesai gerektireceğinin de altını çiziyor. Ak Parti kurmayları, "Yasa teklifi Meclis'e sunulur ve ardından TBMM olağanüstü toplantıya çağırılır. Genel Kurul toplandığında partilere komisyon üyelerini bildirmeleri için çağrı yapılır. Herkes seçim istediğine göre herhalde hiçbir parti bu konuda engelleyeci bir tavır içinde olmaz. Komisyon üyeleri aynı gün ya da ertesi gün TBMM Başkanlığı'na sunulur. Üye seçimi Genel Kurul'da yapıldıktan sonra hemen komisyon toplanır ve seçim tarihini belirleyen teklif ele alınıp benimsenir. Ertesi gün de Danışma Kurulu kararıyla düzenleme Genel Kurul'a getirilip yasalaştırılır" görüşünü dile getiriyor.
Milliyet

Chp'den Olağanüstü Toplantı Çağrısı
CHP, Suruç saldırısı ve son günlerde artan terör saldırılarıyla ilgili olarak, tatildeki TBMM'nin olağanüstü toplanması için çağrı yaptı. Terör saldırısı ve terör eylemlerinin araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önerge hazırladıklarını açıklayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "116 milletvekilimizin imzasıyla bu önergemizi görüşmek üzere TBMM'yi 29 Temmuz 2015 Çarşamba günü saat 15.00'te olağanüstü toplantıya çağırıyoruz. İçtüzük'e göre Meclis Başkanlığı konuyu değerlendirecek, talebimizi de göz önünde bulundurarak, 7 gün içinde Meclis'i toplantıya çağıracaktır" dedi. İç ve dış politikada izlenen yöntemlerle bugüne kadar alındığı belirtilen tedbirlerin tehlikeyi azaltmadığını savunan Özel, herkesin bu acının son bulmasını, barışın yeşermesini istediğini dile getirdi. Özel, şunları söyledi: "Son günlerde ülkemizde yaşanan terör olaylarının, Suriye politikası başta olmak üzere son yıllardaki dış politika tercihlerinden kaynaklandığına ilişkin yaygın ve ciddi kanaat oluşmuştur. Ülkemizde giderek tırmanan terör olaylarının nedenlerini araştırmak ve gerekli etkin tedbirleri bir an önce almak için parlamentoda bütün siyasi partilerin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu meselenin TBMM'de ele alınması artık bir zorunluluktur. Tüm partilerin bu çağrımıza olumlu yanıt vereceğine, 550 milletvekilinin eksiksiz olarak toplantıda bulunacaklarına ve komisyonun da büyük uzlaşı ile kurulacağına inanıyoruz."
Vatan

SPOR

Beşiktaş'a yeniden dönen ve dün Avusturya'daki kampa katılan Ricardo Quaresma, en büyük hayalinin siyah beyazlılarda şampiyonluk olduğunu söyledi. Dün medya karşına geçen Portekizli, "En önemli hedefim burada kupalar kazanabilmek. Bana büyük sevgi ve saygı var. En büyük hayalim şampiyonluk. Burada kupalar kazanmadan kariyerimi bitirmek istemiyorum" dedi. Beşiktaş için "Benim evim" diyen Ricardo Quaresma, "Artık geçmişi tamamen unuttum. Şu anda buradayım ve sadece başarılı olmayı istiyorum. Bunun için tamamen hazırım. Takıma katkı sağlama noktasında çok büyük bir isteğim ve kararlılığım var" şeklinde konuştu. Transfer sürecine dair de konuşan Quaresma, "Başkanımız ile bir görüşme yaptım ve geçmişte olan geçmişte kaldı. Yeni bir sayfa açtım. Beni en çok üzen Beşiktaş'ta şampiyon olamamak" dedi. Şenol Güneş'i de öven Quaresma şöyle sonlandırdı: "Onunla çalışmak benim için eşsiz bir deneyim olacak. İlk izlenimim iyi, genç ve kaliteli bir kadromuz var. Hep birlikte çok iyi bir takım oluşturacağız ve elimizden geleni yapacağız."
Hürriyet

Trabzonspor UEFA Avrupa ligi ikinci ön eleme rövanş maçında Lüksemburg temsilcisi Differdange'yi deplasmanda 2-1 yenerek bir üst tura adına yazdırdı. Eksik oyuncularının çokluğuna rağmen Şota Arveladze'nin öğrencileri Salih'in 19. dakikada attığı golle öne geçti. Lüksemburg temsilcisi 80. dakikada Omar ile eşitliği sağlarken, Soner uzatma dakikalarında skoru belirledi: 2-1. Kaleci Onur kritik anlarda yaptığı müdahaleler ile sonuca etki etti. 14. dakikada Medjani'nin pasıyla ceza alanında topla buluşan Waris kötü bir vuruş yapınca, kaleci Weber mutlak bir gole engel oldu. 19. dakikada Trabzonspor lehine verilen serbest vuruşta Mehmet Ekici geçti topun başına Ceza alanına yaptığı ortaya ilk kafayı vuran Mustafa Yumlu oldu. Kaleci Weber bir kez daha meşin yuvarlığı çeldi, pozisyonu iyi takip eden Salih zor bir kafa vuruşuyla takımını öne geçiren golü kaydetti: 1-0. 23. dakikada Rodrigues'in orta şut karışımı vuruşunda kaleci Onur son anda yaptığı hamleyle topun ağlara gitmesine izin vermedi. 30. dakikada Yeye soldan etkili geldi, Mustafa Yumlu'nun kritik müdahalesi tehlikenin büyümesini engelledi. İkinci yarıda da görüntü değişmedi. Differdange bu bölümdeki en tehlikeli atağını 48. dakikada yakaladı. Omar bir anda kaleci Onur ile karşı karşıya kaldı. İyi vurdu, tecrübeli file bekçisi eşitlik sayısına izin vermedi. 65. dakikada Constant'ın pasıyla buluşan Sefa vurdu, kaleci çıkardı, boşta kalan topu Constant kaleye gönderdi, direğe çarpan meşin yuvarlak dışarı çıktı. 80. dakikada Differdange'nin beraberlik golü geldi. Ani gelişen atakta Gauthier kesti, savunma ıskaladı, arka direkte Antonio dokundu, Omar altı pasta golü kaydetti: 1-1 90+4. dakikada Erkan soldan kesti, topla ceza alanında buluşan Soner sağ ayağı ile skoru belirleyen golü kaydetti: 2-1.
Milliyet

Galatasaray, Avusturya'nın Velden kasabasında sürdürdüğü yeni sezon hazırlıklarına devam ederken dünkü idmana yeni transfer Lukas Podolski ile Burak Yılmaz arasında yaşanan gerginlikler damga vurdu. Podolski, çift kale maçta kendisine sert giren Burak Yılmaz'a tepki gösterdi. Alman yıldız, Kral'ın ortamı yumuşatmak için omzuna attığı kolunu itti. Burak bunun üzerine tercüman takımın menajer yardımcısı ve tercümanı Mert Çetin'den yardım istedi. Ancak Podolski sinirli bir şekilde oradan uzaklaştı. Alman futbolcunun daha sonra twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yaparak, "Gazetelerin saçmalıklarını dinlemeyin. Antrenman maçını kaybettiğim için sinirliydim olay bu" demesi dikkat çekti. Felipe Melo da, bir mücadelede Umut Bulut'un kendisine sert girdiği gerekçesiyle tepki gösterdi. Teknik direktör Hamzaoğlu'na, "Hocam ne oluyor?" diye seslenen Melo'ya Sarı-Kırmızılı teknik adam, "Ne oldu? Ben görmedim" diyerek karşılık verdi. Burak Yılmaz'la girdiği ikili mücadelede yerde kalan Jem Paul Karacan, sol dirseğinden sakatlık yaşadı.
Star

TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ta dünyanın önde gelen kadın raketlerinin şampiyonluk mücadelesi devam ederken, Türk Ekonomi Bankası (TEB) turnuvanın gerçekleştiği Akbatı'da düzenlediği çeşitli aktivitelerle izleyicilerin de tenis oynayarak keyifli vakit geçirmesini ve oyuncularla biraraya gelmesini sağlıyor. Bu kapsamda, turnuva alanına kurulan TEB Çadırı önündeki mini kortları ziyaret eden ABD'li yıldız oyuncu Venus Williams çocuklarla tenis oynadı. 26 Temmuz Pazar gününe kadar sürecek olan TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ta şampiyonluk mücadelesi devam ederken, Türk Ekonomi Bankası (TEB) da tenisseverlerin keyifli vakit geçirmeleri amacıyla turnuvanın düzenlendiği Akbatı'da çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Kurduğu dev çadırda misafirlerini ağırlayan TEB, oluşturduğu mini kort alanında izleyicilerin de tenis oynayarak turnuva heyecanına ortak olmasını sağlıyor. Oyuncuların da ziyaret ettiği aktivite alanında tenisseverler, yıldız raketlerle tanışıp turnuva hakkında sohbet ederken birlikte tenis oynama fırsatı da elde ediyor. TEB turnuva boyunca, mini kortlarda tenis oynanmasının yanı sıra diğer birçok eğlenceli aktiviteye de ev sahipliği yapıyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme