25 Temmuz 2015 Cumartesi

25.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Torba Operasyon 
İstanbul merkezli olarak aralarında Ankara, Antalya, Bursa gibi kentlerin de olduğu 16 il, dün güne terör operasyonlarıyla başladı. İstanbul'da IŞİD üyelerine yönelik operasyon Başakşehir, Bağcılar ve Pendik ilçelerinde gerçekleştirildi. Özel Harekât Timleri, Başakşehir'de Suriye'deki savaşa gönderilmek üzere tutulan yabancı uyruklu 30 kişiyi gözaltına aldı. Diğer adreslerdeki baskınlarda IŞİD'in Türkiye'deki kilit isimlerinden Çeçen Abdullah Abdulaev ile geçmişte El Kaide davalarında adı geçen Halis Bayancuk'un da aralarında bulunduğu 6 kişi yakalandı. Bayancuk'un eşi de gözaltına alındı. Bu 6 kişinin yabancı savaşçıların yurtdışından getirilmesi ve Suriye'ye gönderilmelerini organize ettikleri belirtildi. Adreslerde pompalı tüfekler ve tabancalar ele geçtiği de öğrenildi. Polis, DHKP-C üyelerine yönelik Çekmeköy, Sultangazi, Bağcılar, Esenyurt ve Maltepe'de baskınlar düzenledi. Polisin bir süredir canlı bomba olarak aradığını açıkladığı DHKP-C'li Günay Özarslan'ın gizlendiği Bağcılar, Yenimahalle Bülbül Sokak'taki evde çatışma çıktı. İddiaya göre polis eve girmek istediği sırada Özarslan pencereden ateş açtı. Birinci katta bulunan evin kapısını kırarak içeriye giren Özel Harekât Timleri, Özarslan'ı evin salonunda vurarak öldürdü. Evde bulunan ve diğer odalarda yatan ev sahibi Mehmet Canpolat ve eşi Gül Canpolat iki çocuğuyla birlikte yara almadan kurtuldu. Aile karakola götürüldü. Öldürülen Özarslan'ın Canpolat Ailesi ile yakınlığı olduğu ve zaman zaman evlerinde kaldığı öğrenildi. Evdeki aramada tabanca bulundu. Polisin iddiasına göre; örgüt canlı bombalarını gizlemek için bir süredir farklı bir taktik uyguluyordu. Canlı bombanın hücre evleri yerine, örgüt üyelerinin tanıdığı, örgütle bağı olmayan, Emniyet'te herhangi bir kayıtları bulunmayan ailelerin yanında misafir olarak kalmaları sağlanıyordu. Çatışmanın çıktığı evdeki aile de böyle bir aileydi. Polise göre aile Özarslan'ın sol görüşlü biri olduğunu biliyordu ancak örgütün canlı bombası olduğundan bihaberdi. Polisin tespitlerine göre, örgütten 22 suç kaydı bulunan ve hakkında arama kararı bulunan Özarslan 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla 2010'da cezaevine girdi. 2014 yılının haziran ayında Bakırköy Kadın Cezaevi'nden tahliye edilen Özarslan'ın bir yıldır işsiz olduğu belirtildi. Özarslan'ın hiç evlenmediği ve ailesinden kopuk olarak yaşadığı öğrenildi. Özarslan'ın ağabeyi Hüseyin Özarslan'ın da cezaevinde olduğu belirtildi. Çatışmanın ardından polis ekipleri Bülbül Sokak'ın giriş ve çıkışlarını kapattı. Olay yerine gelen Özarslan'ın avukatları Özgür Yılmaz, Ebru Timtik ve Oya Baydak ise evde inceleme yapmak istedi. Eve alınmayan Özarslan'ın yakınları ve avukatları ile polisler arasında gerginlik yaşandı. "Adalet istiyoruz" diye slogan atan avukatlardan Özgür Yılmaz, "Günay bizim müvekkilimizdir. Öldürüldüğü yere girmemiz gerekiyor. Belki içeride delil karartılıyor. Bizi içeriye sokmayan polisler suç işliyor" dedi. Polislerin çekilmesinin ardından avukatlar ve basın mensupları çatışmanın yaşandığı eve girdi. Avukat Yılmaz, evde yaptığı ilk inceleme sonrası "Burada bir çatışma yaşanmamıştır. Polisler sabah saatlerinde, ev halkı içerdeyken, kapıyı kırarak içeri girmişlerdir. Müvekkilim Günay'ın odasına gelen polisler infazı gerçekleştirmiştir. Odada üç adet kurşun deliği bulunuyor. Delikler Günay'ın öldüğü yerin hemen arkasında. Yani kurşunların hepsi Günay'a doğru sıkılmış. Bir tane de karşı binanın penceresinde kurşun izi var. Yani Günay karşılık vermemiş" dedi. Özarslan'ın avukatlarından Ebru Timtik ise evin içerisini kamerayla görüntüleyerek "Bu infazın peşini bırakmayacağız" ifadesini kullandı. Çatışmanın yaşandığı apartmanda yaşayanlar, olayı "Sabah 05.30 sıralarında yüksek bir sesle uyandım. İlk önce ne olduğunu anlamadım" diye anlattı. Terörle Mücadele ekiplerinin hedefinde, sadece IŞİD VE DHKP-C yoktu. PKK, gençlik yapılanması YDG-H ve MLKP örgüt üyeleri de polisin hedefindeydi. Helikopter destekli operasyonda, Sultangazi, Şişli, Sarıyer, Maltepe, Esenyurt, Küçükçekmece'deki adreslerde baskınlar düzenlendi, 66 kişi gözaltına alındı.
Hürriyet


2. Dalga PKK ve IŞİD'e 
IŞİD'e yönelik hava operasyonu, Gaziantep Oğuzeli'nde, IŞİD militanlarının açtığı ateş sonucu Astsubay Mehmet Yalçın Nane'nin şehit düşmesi ve 2 uzman çavuşun yaralanmasından sonra toplanan Özel Güvenlik Zirvesi'nde kararlaştırıldı. Harekât, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu başkanlığında Başbakanlık Koordinasyon Merkezi ile Genelkurmay Harekât Başkanlığı tarafından organize edildi ve harekâta şehit astsubayın adının verilmesi kararlaştırıldı. Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nde konuşlu ve 'Pars filo' olarak bilinen, gece görüş ve vuruş kabiliyetine sahip (Lantırn) 181. Filo'ya bağlı 3 F-16 savaş uçağı, 4 adet lazer güdümlü bomba atarak IŞİD'e ait 2 karargâh ile bir toplanma yerini vurdu. Bir askeri yetkili, harekâtın neden sabaha karşı düzenlendiğini Hürriyet'e, "Bölgeyle ilgili daha önceden edinilen istihbaratlar doğrultusunda IŞİD'in üst düzey yöneticilerinin geç saatlerde toplanacağını biliyorduk. Harekât saati belirlenirken bu istihbarat dikkate alındı. Hedeşer daha önceden kendi teknik imkânlarımızla güdümlü bombalar için işaretlenmişti. Hedeşerin tamamı imha edildi. IŞİD'e ağır zayiat verildi" sözleriyle açıkladı. Askeri kaynaklara göre, Türk uçakları bu operasyonu Suriye Hava Sahası'na girmeden yaptı. GBU-12 model 500 librelik lazer güdümlü bomba, yaklaşık 10 bin feet yükseklikten bırakıldı. Uçakların üzerindeki 'Lantırn' sisteminin hedefleme podu da aynı anda hedefi lazerle işaretledi. Lazer güdümlü bomba, lazer izini takip ederek ve üzerindeki kanatçıklarla seyir ayarlarını yaparak hedefi imha etti. Suriye hava sahası kullanılmasa da başta ABD olmak üzere tüm koalisyon güçlerine bilgi verildi. ABD üzerinden de Suriye rejimi haberdar edildi. Aynı askeri yetkili, "Bu bildirim Suriye'den izin alma maksadıyla olmadı. Aksine, Suriye rejimine 'Türkiye IŞİD hedeflerine bir operasyon yapacak. Türk uçaklarına, hava savunma sistemlerini kilitlememeleri ve hava araçlarını harekete geçirmemeleri uyarısı yapıldı. Aksi durumda Türk uçakları rejime de gereken yanıtı verir' mesajı iletilmiş oldu" dedi. Operasyonla ilgili resmi yazılı açıklama da Başbakanlık'tan yapıldı. Açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti devleti ulusal güvenliğini korumak için gerekli önlemleri almakta kararlıdır" denildi.
Hürriyet

Dershane Yasağı Eğitim Hakkı İhlali 
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) dershanelerle ilgili olarak 13 Temmuz'da verdiği kararın merakla beklenen gerekçesi nihayet dün Resmi Gazete'de yayımlandı. AYM, gerekçeli kararında dershanelere ilişkin bazı sınırlamalar getirilebileceğini ama tamamen yasaklamanın Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti. Dershanelere, "eğitim ve sınav sisteminin yol açtığı" vurgulanan kararda dershanelerin doğurduğu sakıncaları önleyici tedbirler almak yerine tamamen yasaklama kararı verilemeyeceği belirtildi. Dershanelerden özel okula dönüşüme ilişkin kurallara vize veren AYM, hükümetin, "Milli Eğitim politikasını AYM belirleyemez" eleştirisine de yanıt verdi. AYM kararında, eğitim politikalarını belirleme yetkisinin Meclis'e ait olduğu, ancak bu yetki kullanılırken anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerektiği vurgulandı. AYM'nin kararı beşe karşı 12 oyla alındı. Gerekçeli kararda, Özel Öğretim Kurumları Kanunu'ndan dershane ibaresinin çıkarılması ve dönüşüm için başvurmayan dershanelerin ve özel etüt merkezlerinin 1 Eylül 2015'de kapatılmasına ilişkin hükümlerin, öğrenim görenler yönünden anayasanın eğitim hakkını düzenleyen 42. maddesi, işletenler yönünden ise çalışma özgürlüğünü düzenleyen 48. maddelerine aykırı olduğu belirtildi. Kararda, eğitim politikalarını belirleme yetkisinin Meclis'e ait olduğu, ancak bu yetkinin anayasayla sınırlı olduğu vurgulanarak şöyle denildi: "Yapılacak düzenlemelerin, anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir. Temel hak ve özgürlükler, demokratik siyasi iktidarların anayasal sınırlarını oluşturmaktadır. Kanunla bu sınırlara uyulup uyulmadığını denetleme görev ve yetkisi de hiç kuşkusuz AYM'ye aittir. Dershaneler, öğrencileri bir üst okula veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Dershaneler, okul müfredatı konularına ilişkin bilgi edinmeye yönelik bir ihtiyacı karşılamaktadır. Kişilerin bu suretle okul dışı eğitim almaları, anayasanın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır. Kişilerin eğitim ve öğrenim hakları ile teşebbüs hürriyetini ortadan kaldıracak, kullanılamaz hale getirecek ya da ölçüsüzce sınırlandıracak düzenlemeler getirilemez. Bir üst okula ve yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık ihtiyacını karşılayacak okul dışı alternatif imkânlar sağlanmadan dershanelerin kapatılarak eğitim sisteminden çıkarılması, eğitim ve öğrenim hakkına yönelik ölçüsüz bir sınırlamadır. Eğitim ve sınav sisteminin yol açtığı, devletin de yasal statüye kavuşturduğu dershanelerin doğurduğu sakıncaları önleyici tedbirler almak yerine, bu kurumları tamamen yasaklamak suretiyle dershanelerin kapatılması yoluna gidilmesi, kişilerin sınavlara hazırlık kapsamında okul dışı özel kurumlardan eğitim desteği alma imkânını ortadan kaldırmakta, bu nedenle de eğitim ve öğrenim hakkını ihlal etmektedir. Dershanelere ilişkin düzenleme yapılırken bireylerin tercihleri doğrultusunda okul dışı eğitim alma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik farklı çözüm yollarının öngörülmesi gerekmektedir.
Milliyet

İncirlik Ve Diğer Üsler Resmen Açıldı 
Dışişleri Bakanlığı, İncirlik başta olmak üzere askeri üslerin Bakanlar Kurulu onayı ile ABD ve IŞİD'e karşı kurulan koalisyonun hava kuwetlerine açıldığını resmen duyurdu. Dışişleri Bakanlığı'ndan dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye ve ABD, kollektif savunma ve ulusal güvenlik üzerinde birlikte düşünme ve hareket etme tecrübesine sahip iki NATO üyesi müttefiktir. İlişkilerimizin bu dokusu çerçevesinde, müşterek tehditlere karşı yine müşterek çabalarla cevap vermek iki ülke bakımından bir öncelik oluşturagelmiştir. Bu meseleler, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile ABD Başkanı Obama arasında 22 Temmuz günü gerçekleşen telefon görüşmesinde olduğu gibi, gerektiğinde devlet başkanları düzeyinde de ele alınmaktadır. DEAŞ meselesi Türkiye için öncelikli bir ulusal güvenlik tehdididir. Bu tehdidin boyutları giderek büyümektedir. Nitekim, Suruç'ta 20 Temmuz günü 32 vatandaşımızı aramızdan alan menfur terör saldırısının açtığı yara daha tazeyken, bu terör örgütü 23 Temmuz günü de Elbeyli'deki Hudut Karakolunda görevli Türk askerlerine silahlı saldırıda bulunmuş ve bir Astsubayımız şehit düşmüştür. Ulusal güvenliğimize yönelik bu tehdit ve saldırılara hakedilen karşılığın verileceği açıktır. Bakanlar Kurulu, TBMM'den 2 Ekim 2014 tarihinde aldığı yetkiye dayanarak, DEAŞ'a yönelik hava harekatlarına katılan ABD ve tarafımızdan uygun görülecek bazı bölge ülkeleri de dahil diğer Koalisyon ülkelerinin insanlı ve insansız hava unsurlarının ülkemizdeki üslerde konuşlandırılmasına onay vermiştir."
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 96, 6968-96, 7824                                              
ABD Doları 2, 7368-2, 7386/ Euro 3, 0034-3, 0084/İngiliz Sterlini 4, 2438-4, 2579   
                      
E-Ticaretin Zaferi 
Her şey 2010 yılında Ama-zon'daki iki yöneticinin ellerindeki 6 sayfalık dosyayla şirketin CEO'su Jeff Bezos'un odasına girmesiyle başladı. Şirketin yöneticileri, internetten çocuk bezi satışı yapan 'Quidsi' isimli şirketi satın almak isteyen bir rakipleri olduğunu söylüyordu. O şirket Walmart'tan başkası değildi. Perakende dünyasına e-ticaret ile meydan okuyan Amazon ile 53 yıllık perakende devi Walmart'ın yolları ilk kez o gün kesişti. Quidsi'yi satın almak için Walmart, 600 milyon dolar, Amazon ise 540 milyon dolar teklif etmişti. Ancak Quidsi'nin kurucuları Bezos'un tehdit dolu tavırlarından dolayı şirketlerini daha az paraya Amazon'a satmaya karar vermişti. Walmart ile Amazon arasındaki bu rekabetin üzerinden yaklaşık 5 yıl geçti. Bu yıl başında ise biri online diğeri fiziksel mağazalarda dev olan iki şirket arasında piyasa değeri rekabeti başladı. Bu rekabeti kazanan da tıpkı 5 yıl önce olduğu gibi Amazon oldu. Dün 2015 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıklayan, Amazon 23.1 milyar dolar gelir ve 92 milyon dolar kâr ettiğini duyurdu. Bu haberin ardından ise Amazon hisseleri yüzde 22 arttı. Bu artışla beraber Walmart ile Amazon arasındaki piyasa değeri savaşının kazanını da belli oldu. Walmart'ın değeri 233 milyar dolara kadar gerilerken, e-ticaret devinin piyasa değeri 264 milyar dolarla kendi rekorunu kırdı. İki şirket arasındaki ilk rekabetin başladığı yıllara baktığımızda ise e-ticaret devinin nasıl büyüdüğünü anlamak mümkün. 2010 yılında Walmart'ın piyasa değeri 200 milyar dolar civarındaydı. Amazon ise 2010 yılını 60 milyar dolar değerle kapatmıştı. Başka bir deyişle Amazon piyasa 4 kattan daha fazla artarken Walmart'ın değeri ise sadece yüzde 12 yükselmiş durumda. Amazon'un Walmart'ı piyasa değerinde geride bırakmasının sebeplerinin başında e-ticaret devinin gelirlerindeki büyüme ve buna bağlı olarak önümüzdeki yıllardaki şirketin ulaşabileceği potansiyel. 2014 yılında yüzde 20 büyüyen Amazon'a karşın Walmart, sadece yüzde 2 büyüyebildi. Bu aradaki farkın 2015 yılında daha çok açılacağı da analistlerin paylaştıkları bilgiler arasında. Madalyonun diğer yüzünde ise gelirler bulunuyor. Bu konuda Amazon, Walmart'ın oldukça gerisinde seyrediyor. Geçen yıl, Walmart 473 milyar dolar gelir elde etti. Bu rakam, Amazon'da 88.9 milyar dolar civarında kaldı.
Hürriyet

'Ev'imizi Seçtik 
Haziranda ülke gündemi seçimlerdi. Seçim sonrası ise hükümet nasıl kurulacak tartışmaları başladı. Haziran ayının 2. yarısı Ramazan ayına da denk gelince ev alıcısının bekleme dönemine geçeceği öngörüldü. Ancak ev sahibi olmak ya da gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler haziranda da beklemedi. Haziranda ev satışı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19.1 arttı ve 110 bin 657 konut satıldı. Yılın ilk 6 ayı değerlendirildiğinde ise 2014 rekorunun kırılacağı yorumları yapıldı. Geçen yıl ülke genelinde 1 milyon 165 ev satılırken, bu yılın ilk 6 ayında 635 bin 80 ev alıcı ile buluştu. İnşaat şirketlerinin eylül ayında yeni markalı konut projelerini satışa sunması ile satışların daha da artacağı öngörülüyor. Türkiye genelinde banka kredili satışlar haziranda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26.5 artış göstererek 40 bin 503 oldu. Toplam konut satışları içindeki banka kredili satışların payı yüzde 36.6 oldu. Peşin ya da şirket içi ödeme planları olarak kabul edilen diğer satış türlerinde ise 70 bin 154 konut el değiştirdi. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.1 arttı ve 51 bin 202 ev 1. el olarak sahibine ulaştı. İkinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18.2 arttı ve 59 bin 455 oldu. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Rakamlara göre büyüme var ama biz bunu hissetmiyoruz. Çünkü konut alıcısı 2. el konuta yöneldi. 1. el ile 2. el ev fiyatlarında makas açılınca alıcı yeni projelerden uzaklaştı" dedi. Yabancıya konut satışının arttığını ancak yeterli olmadığını belirten Çelik, toplam satış içinde yabancı payının yüzde 10-15 seviyesine gelmesi halinde gerçek anlamda bir yabancı pazarından söz etmenin mümkün olacağını söyledi. 2015'in 2014'e kıyasla daha pozitif geçtiğini söyleyen DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya da, yılın 2. ayrısı için de umutlu. Yıl sonu 1 milyon 250 bin satışın aşılacağını öngören Dumankaya, "Hükümet kurulur ve ülkenin içinde bulunduğu durum olumlu yönde ilerlerse eylül, ekim, kasım ve aralık aylarından umutluyuz" diye konuştu. Konut satışlarının beklenenin üzerinde olduğunu belirten Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas ise, "Ülkenin içinde bulunduğu siyasi durum alıcıyı etkiler. Ama alıcı için önemli olan faiz oranları" dedi.
Hürriyet

Bir Yıldır Bekliyoruz Belirsizlik Artık Bitsin 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye'ye ve ekonomiye katkı sağlayacak bir hükümetin bir an önce kurulması gerektiğini söyledi. Koalisyonun kurulup bir an önce hayatın normal akışına dönmesini istediklerini bildiren Büyükekşi, şu değerlendirmede bulundu: "Bizim birinci tercihimiz, bir an önce dengeli ve Türkiye'ye katkı sağlayacak hükümetin kurulması. Seçim olursa 2015 yılını kaybederiz. Bütün hedef, bundan sonra 2016 yılı olur. Biz halbuki geçen sene bu zamanlar, '2015 yılında yapılacak seçimden sonra 4 yıl seçimsiz bir dönem yaşayacağız. Türkiye için çok önemli 2023 hedeflerine ulaşacağız. Bu 4 yılı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor' diyorduk. Kurlardaki iniş çıkışlar da bize büyük zarar veriyor. Türkiye'de istikrar ve güven çok önemli. Sadece döviz açısından değil faizin düşmesi açısından da Bir yıldır yatırımlarda büyük düşüş var. Sanayici ve müteşebbis yatırım yapmıyor. Bu da belirsizlikten, istikrar ve güven ortamındaki bozulmadan kaynaklanıyor. İstikrar ve güven ortamı olursa, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yabancı sermaye daha fazla geliyor." Son olaylara da değinen Büyükekşi, "Bu hadiselerin ihracatta yansımaları hissedilecek. Eylül ayından itibaren ihracat rakamlarında kayıp bazında artış olacağını düşünüyorum" dedi.
Türkiye

Türkiye'nin Enerjisi Yüzde 3 Yükseldi 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu yılın ilk yarısında yaklaşık 10 milyar liralık yatırımla 2 bin 84 megavat yeni kurulu gücün devreye girdiğini bildirdi. Yıldız, Türkiye'nin 2015'in ilk 6 ayı elektrik kurulu gücüne ilişkin yaptığı açıklamada, 2 bin 84 megavatlık yeni kapasitenin neredeyse tamamının yenilenebilir kaynaklardan sağlanmasının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Haziran sonu itibarıyla kurulu güçte yüzde 3 artış gerçekleştiğine dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti: "Enerji yatırımlarında, 2015 yılının ilk 6 ayında hedeflenen seviyede gidiyoruz. Bu yılın ilk yarısında yaklaşık 10 milyar liralık yatırımla 2 bin 84 megavat yeni kurulu güç devreye girdi. 2014 yılı sonunda 69 bin 520 megavat olan Türkiye enerji kurulu gücü, Haziran 2015 sonu itibarıyla yüzde 3 artışla 71 bin 605 megavat değerine ulaştı. Santral sayısı ise aynı dönemde yüzde 9.5 artışla bin 126'dan bin 234'e çıktı. Elektrik üretimi, geçtiğimiz yılın ilk 6 ayına oranla bu yılın ilk 6 ayında yüzde 2.9 arttı. Aynı dönemde elektrik tüketimi ise yüzde 2.5 arttı. Haziran ayları baz alındığındaysa elektrik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1.4, tüketim yüzde 1.1 arttı." 2015'in ilk yarısında sisteme giren enerji kaynakları arasında en fazla kapasite bin 413 megavatla hidrolikten sağlandı. Hidrolik kaynaklarını 395 megavatla rüzgar, 165 megavat ile de termik takip etti.
Milliyet

Dolarda 2.75'lik Dalga 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve milletvekili Deniz Baykal'ın perşembe günü erken seçimin biraz daha ön plana çıktığı yönündeki açıklamaları, Suruç'ta meydana gelen patlamanın ardından saldırı olaylarının devam etmesi ve son olarak dün sabaha karşı Türk savaş uçaklarının Suriye'deki DAEŞ hedeflerini vurmasının ardından dün kur ve faiz sert dalgalandı. Dolar sabah 2.75'i geçince Merkez Bankası'ndan (TCMB) müdahale geldi. Merkez Bankası'nın sabah saatlerinde attığı adımlar satış baskısını bir miktar azaltsa da öğlen saatlerinde doların küresel değer kazancının gelişmekte olan ülkeleri baskılamasıyla piyasadaki satış baskısı yeniden arttı. Merkez Bankası'nın dolar depo faizini indirip, zorunlu karşılık faizini artırmasıyla dolar 2.75 lira sınırından dönerek, 2.74'ün altını gördü. Ancak, yurt dışından da güç alan dolar, öğlen saatlerinde tekrar 2.75'i geçerek 2.7535 ile 5 haftanın en yüksek seviyesini gördü. Daha sonra kötü gelen ABD verileriyle akşam saatlerinde tekrar 2.74 seviyesine geriledi. ABD'de haziranda yıllık bazda 482 bin adet ile yedi ayın en düşük seviyesinde gerçekleşen yeni konut satışları beklentilerin altında kaldı. Haftaya 2.6550 civarında başlayan dolar hafta boyunca hem koalisyon görüşmelerine, hem de Suruç'taki patlamanın ardından artan güvenlik endişeleriyle neredeyse her gün gelişmekte olan para birimlerinden negatif ayrışarak yukarı yönlü bir trend izledi. TL ilk tepkilerin ardından bir miktar toparlanmaya karşın hâlâ haftalık bazda dolar karşısında yüzde 4'e yakın değer kaybı ile seçimden bugüne en yüksek haftalık değer kaybını yaşadı. Tahvilbono piyasasında ise iki yıllık gösterge olan 14 Haziran 2017 itfalı tahvilde bileşik faizi perşembe günü spot kapanışta yüzde 9.83, valörde son işlem yüzde 9.95 seviyesinde gerçekleşti. Gösterge bileşik faiz bugün işlem bazında yüzde 10.05'e kadar yükselerek haziran ortasından beri en yüksek seviyeyi test etti. On yıllık gösterge olan 12 Mart 2025 itfalı tahvilde ise önceki gün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 9.48 seviyesinden gerçekleşirken, valörde son işlem yüzde 9.60 oldu. Dün spot piyasada bileşik faiz yüzde 9.76'ya kadar yükseldi. Güvenlik endişeleri ve erken seçim olasılığının artmasıyla önceki gün sert düşen Borsa İstanbul ise dün dolardaki yükselişe rağmen gelen tepki alımları ve yatırımcıların bu ortamda bir AK Parti-CHP koalisyonunun kurulması olasılığını fiyatlamasıyla hafif yükseldi. Borsa dün yüzde 0.48 artışla 78.712 puandan kapandı.
Star

Bilgide Teknosa, İletişimde Türk Telekom Lider Oldu 
Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketi açıklandı. M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri tarafından yapılan araştırmada ilk 10'da yer alan şirketler sırasıyla Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, Teknosa, Gen-pa, İndeks Bilgisayar, KVK, Brightstar, Penta ve Hewlett-Packard oldu. Bilgi teknolojileri lideri Teknosa, iletişim teknolojileri lideri Türk Telekom oldu. Araştırmada ayrıca şirketlere donanım, yazılım ve hizmet gelirlerinin yanı sıra faaliyet alanlarına göre 9 temel kategoride plaket verildi. M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri Genel Müdürü Özlem Unan, "Araştırmanın Türkiye bilişim pazarına ilişkin ortaya koyduğu verilere göre, 2015 yılında bilgi teknolojileri pazarının yüzde 15, iletişim teknolojileri pazarının ise yüzde 11 büyüyeceğini öngörüyoruz" diye konuştu. Türkiye Bilişim Pazarı'nın 2015 yılında 78 milyar TL olmasının beklendiğini kaydeden Unan, sözlerine şöyle devam etti: "2015 yılında toplam pazarın üzerinde gerçekleşecek büyümenin, 2014 yılında olduğu gibi yazılım ve hizmet pazarında olacağını, 2015 yılında yazılım pazarının 7,8 milyar TL, hizmet pazarının ise 4.3 milyar TL büyüklüğe ulaşmasını bekliyoruz. Telekom hizmetleri 2015 yılında toplam pazar içindeki yüzde 50 olan payını koruyacak, yazılım pazarının toplam bilgi teknolojileri pazarındaki payı ise yüzde 33'e ulaşacak." Ödül töreninde konuşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) eski Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye'de teknolojik alt yapı yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkati çekti. Acarer, "Mobilde yılsonuna doğru beklediğimiz tıkanmalar şimdiden başladı. Mobildeki alt yapıyı geliştirmezsek 2016 yılında daha kötü beklemeler ve yavaşlıkla karşılaşacağız" diye konuştu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

'Çözüm Çığırından Çıktı Farklı Bir Adım Gerekti' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün cuma namazı sonrası, Suriye içindeki askeri operasyon ile Türkiye'deki birçok ilde eş zamanlı yapılan gözaltı operasyonlarıyla ilgili mesajlar verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Öncelikle ben şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 13 yıllık bir iktidar süreci içerisinde öncelikle demokratik açılım süreciyle başlayan bir adım vardı. Daha sonra bunu milli birlik ve kardeşlik projesiyle geliştirdik, ardından bir çözüm süreciyle taçlandıralım istedik. Çözüm süreciyle taçlandırmak istediğimiz bu anlamlı yaklaşım istismar edilmek suretiyle hiçbir zaman bölücü terör örgütü bu attığımız adımlara olumlu yaklaşım vermediği gibi ülkemizdeki demokratik yaklaşımı temel insan hak ve özgürlükleri noktasındaki olumlu yaklaşımımızı her zaman istismarla karşıladı. Ve bu noktada işte 6-7 Ekim süreci bizler için bir üzüntü süreci oldu. Bundan öte yine yol kesmelerle Bunlar bizim için olumsuz gelişmeler oldu. Bunlar ötesinde özellikle Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde vatandaşlarımız kendi demokratik haklarını dahi, kendi isteklerinde kullanamadıkları gibi, devamlı tehditlerle karşı karşıya kaldılar." "Son aşamada ise artık bu iş çığırından çıkmış durumdaydı ve güneydeki gelişmeleri de şöyle değerlendirdiğimiz zaman yani kuzey Suriye'deki gelişmeler, oradaki yapılanmalar Türkiye'nin bu noktada çok daha farklı bir adımı atmasını gerekli kılıyordu. Çarşamba akşamı Sayın Obama ile görüşmemiz oldu. Bölücü örgütün yanında DEAŞ terör örgütüyle mücadele kararlılığımızı teyit ettik. Bu hassasiyetimizin gereği bu gece ilk adım kararlı bir şekilde atıldı. Eş zamanlı olarak 16 ilde yapılan operasyonlarla bir süreç başlatıldı." "Çok sayıda zanlı gözaltına alınmış vaziyette. Bu sadece bu geceye yönelik bir operasyon değildir. Bundan sonraki süreçte de kararlı bir şekilde devam edecektir. Hedefler bellidir. DEAŞ başta olmak üzere bölücü terör örgütü PKK olsun, DHKP-C olsun. Adlarının ne olduğu önemli değildir. Bunlar terör örgütüdür. Devletin olduğu yerde biz farklı bir devlet yapılanmasına izin vermeyiz. Bunun adı paralel devlet olur, şu olur bu olur, hiç fark etmez. Bunların hepsi milli güvenliğimizi tehdit eden yapılanmalardır. Devletimiz bu adımı atacaktır. Sadece bu akşam atılsın sonra dursun, yok. Atılması gereken adımlar neyse atılacaktır. Bu gece bunun çok önemli bir başlangıç noktası olmuştur."
Vatan

Ak Parti-CHP Ortaklığı İçin Bir Adım Daha Atıldı 
İki parti arasındaki görüşmelerde varılan mutabakat çerçevesinde, daha önce açıklanan heyetlerin katılımıyla ilk görüşme dün saat 14.00'te yapıldı. Ankara Palas Devlet Konukevi'ndeki görüşmeye, AK Parti'yi temsilen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile milletvekilleri Taha Özhan ve Osman Can katıldı. CHP heyetinde ise Genel Başkan Yardımcıları Haluk Koç, Selin Sayek Böke, Faik Öztrak, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi ve Genel Başkan Başdanışmanı Rasim Bölücek yer aldı. CHP Sözcüsü Haluk Koç, toplantı sonrası "Müzakere başlıkları belirlendi, önümüzdeki hafta görüşmeler devam edecek. Amaç ülkenin çözümsüz, hükümetsiz kalmaması, bu çalkantalı dönemde ülkenin önünü görebilmesi. Pazartesi ilk konu başlığı ele alınacak. Her şey samimiyetle görüşülüyor" diye konuştu. Haluk Koç'un ardından Turizm Bakanı Ömer Çelik de açıklamada bulundu. Çelik, "Gün aşırı toplanacağız. Her görüşmeden sonra genel başkanları aratıp, onları bilgilendireecğiz. İlk toplantı verimli oldu diyebiliriz. Bundan sonra pazartesi veya salı günü heyetlerle oturup her bir konuya göre ek katılımlar olabilecek. Partilerin uzman kişileri katılabilecek. 4-5 toplantıda bu maddeleri bitirmeyi düşünüyoruz. Herkesin açıklıkla konuştuğu bir görüşme oldu. İki ayrı partiden bahsediyoruz. AK Parti dönüşmeyecek kendisi olarak kalmaya devam edecek. CHP de öyle. Yeni bir parti oluşturmuyoruz. Koalisyonun mantığı belirli konularda ne kadar yakınlık kurabiliyoruz ve ortak bir hükümet kurulması gündeme gelebilir mi. 10-12 maddeyi görüşeceğiz. Hükümetin ortaya çıkması yüzde 50-50'dir" dedi.
Vatan

DÜNYA 

Esad, Rusya Ve İran'ı Geçişe Yönlendirmeliyiz 
ABD Başkanı Barack Obama, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'ni (IŞİD) yenmek için Suriye'de siyasi bir geçişin önemini vurgulayarak, "Türkler, Ürdünlüler ve diğerleriyle birlikte sadece IŞİD'in etkili olduğu çevreyi küçültmeye çalışmıyoruz, aynı zamanda Suriye'ye sınırdan giren yabancı savaşçı akışını durdurmak için bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz" dedi. Obama, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye özel mülakat verdi. Suriye konusunda İngiltere ile yakından istişarelerde bulunduklarını kaydeden Obama, şöyle devam etti: "İngiltere, IŞİD ile mücadele eden 60 ülkeli koalisyonun önde gelen bir üyesi. Türkler, Ürdünlüler ve diğerleriyle birlikte sadece IŞİD'in etkili olduğu çevreyi küçültmeye çalışmıyoruz, aynı zamanda Suriye'ye sınırdan giren yabancı savaşçı akışını durdurmak için bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Bu konuda bir ilerleme kaydettik, ama daha fazlasını yapmamız lazım, bu anlamda İngiltere'nin katılımı yardımcı olacaktır. Ancak bunun ikinci kısmı, Esad'ı, Rusları ve İranlıları bölge daha uzun ve kanlı bir çatışmaya sürüklenmeden Suriye'de siyasi bir geçiş yaşanması gerektiğinin farkına varmaya itmektir." Dışişleri Bakanı John Kerry ise Dış İlişkiler Konseyi'nde yaptığı konuşmada "DAEŞ'i yok etmek için Suriye'deki dinamiği değiştirmek zorundayız. Bu son haftalarda Türkiye ile yürüttüğümüz müzakerelerin de bir sebebi bu. Ve şimdi Türklerin yapmaya hazırlandıkları işlerde bir kayma oldu. Ve bizim de angaje olduğumuz bazı şeylerde yine bir kayma var. O yüzden benim kanaatim, orada ihtimaller var ama söz vermeyeceğim. Nereye varacağını söyleyemem ve bunun üstüne bahse girmem. Umutluyum." dedi.
Hürriyet

Irak'tan Kanlı Misilleme 
Irak'ta Anbar eyaletinin Felluce ilçesinde terör örgütü IŞİD'in 22'si asker 23 kişiyi idam etmesi üzerine emniyet güçlerinin düzenlediği saldırılarda 56 militan öldürüldü. Aşiret Liderleri Meclisi Sözcüsü Ahmed Dera el-Cemili, IŞİD'in Kerme'deki çatışmalarda esir aldığı 22 askeri Felluce'nin güneyindeki Es-Sanai Mahallesi'nde idam ettiğini söyledi. Irak ordusundan Binbaşı Visam el-Fellahi de "IŞİD, Felluce'den çocuklarıyla kaçmaya çalışan Hüseyin Ali el-Carisi adlı vatandaşı, eşini ve 5 çocuğunu da idam etti" dedi. Felluce'den kaçmaya çalışan 19 kişinin ise IŞİD tarafından hapsedildiklerini kaydeden Fellahi, "IŞİD örgütü, Felluce ve çevresinde yaşayan 100 binden fazla kişinin bölgeden ayrılmasını engelliyor. Terör örgütü, militanlarını korumak için bu kişileri canlı kalkan olarak tutuyor. Aynı zamanda insanların yüzerek kaçmasını önlemek için Fırat Nehri kıyılarındaki militan desteğini artırdı" diye konuştu. Terör örgütü IŞİD, 2014 yılı başından beri Felluce'yi kontrolü altında tutuyor. Öte yandan Irak güçlerinin Anbar vilayetinin merkezi Ramadi'nin doğusunda ciddi ilerleme kaydettiğini anlattı.
Türkiye

Rum Ortodoks Kilisesi'nden İlk Tam Destek 
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in, Kıbrıs görüşmeleri konusunda Rum Ortodoks Kilisesi Sen Sinod Meclisi'ne bilgi vermesi, Kilise'de büyük memnuniyet yarattı. Kıbrıs görüşmelerine yönelik sert eleştirileri ile bilinen Başpiskopos II. Hrisostomos, ilk kez görüşmelere tam destek verdi ve 'Anastasiadis'in bilgilerinden dolayı tüm konsey üyelerinin etkilendiğini' söyledi. Rum Kilisesi, Annan Planı'na "Hayır" kampanyası yapmıştı. Anastasiadis'in anlattıkları karşısında Sen Sinod Meclisi üyelerinin memnun olduğunu ifade eden Hrisostomos, 'toplantıya başlarken çok endişeleri bulunduğunu ancak Anastasiadis'in müzakerelere ilişkin verdiği ayrıntılı ve net cevaplarla bu endişeleri dağıttığını' belirtti. Hrisostomos, 'Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türkleri atalarının topraklarında mutlu bir şekilde yaşamalarına dayalı bir çözüme ulaşılması için Anastasiadis'i destekleyeceklerini' söyledi. Anastasiadis de, Sen Sinod Meclisi'ni bilgilendirmekten ve endişeleri gidermekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İran ile yapılan nükleer müzakerelerde uzlaşıya varılmasında önemli bir rol oynayan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de, Ada'da temaslar yaptı. KKTC lideri Mustafa Akıncı ve Anastasiadis'i 'çözüm konusunda cesaretlendirmek' amacıyla Kıbrıs'a giden Mogherini, AB'nin devam eden süreci desteklediğini açıkladı. İlk önce Anastasiadis'le bir araya gelen Mogherini, görüşmelerle ilgili bilgiler aldı. KKTC'ye geçerek Akıncı'yı da ziyaret eden Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı, Akıncı'nın çözüm yönündeki isteğini takdir etti ve 'AB'nin görüşmelere desteğinin artarak süreceğini' belirtti. Akıncı da görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, 'Mogherini'yle Kıbrıs Türk halkının duygu ve düşüncelerini paylaşma fırsatı bulduğunu' söyledi. Milliyet'in edindiği bilgilere göre Mogherini'nin Rum ve Türk sivil toplum örgütleriyle yaptığı toplantıda ise, "Korkularınız olabilir ama çözüm sonrasında oluşacak ekonomik fırsatlara bakın" dediği öğrenildi. Mogherini, çözüm yolunda Türk ve Rum sivil toplum örgütlerine büyük görev düştüğüne işaret etti.
Milliyet

Dünya Medyası Daeş Operasyonunu 'Flaş'dan Duyurdu 
Türkiye'nin Suriye'de DAEŞ hedeflerine ilk sınır ötesi hava operasyonu gerçekleştirmesi dış basında geniş yer buldu. Uluslararası basın, Türkiye'nin DAEŞ'i vurmasını son dakika gelişmesi olarak duyurdu. AP, TRT'ye dayandırdığı haberinde, "Türk savaş uçakları, Suriye'de DAEŞ hedeflerini vurdu" ifadesini kullandı. Türk savaş uçaklarının Suriye hava sahasını ihlal etmediğinin belirtildiği haberde, operasyonun, DAEŞ militanlarının Suriye'den açtığı ateşle bir Türk askerini öldürmesinden bir gün sonra geldiği" vurgulandı. AP sonraki haberlerinde, Başbakanlık tarafından yapılan açıklamaya yer verdi. Reuters ise bir Türk güvenlik yetkisine dayandırdığı haberi, "Türk savaş uçakları, Cuma günü erken saatlerde, sınırı geçmeden Suriye'deki dört DAEŞ hedefini vurdu" ifadesiyle geçti. Reuters da haberinde hava harekâtının bir askerin şehit edilmesinden bir gün sonra yapıldığını hatırlattı. Fransız Haber Ajansı, Başbakanlık'ın açıklamasını baz aldığı haberinde, "Türkiye jetleri, Cuma günü erken saatlerde ilk kez Suriye'deki DAEŞ cihatçılarını bombaladı" ifadesini kullandı. Haberde, harekâtın, 2013 yılında DAEŞ'in Irak ve Suriye'de alan kazanmaya başlamasından bu yana Türkiye tarafından düzenlenen ilk operasyon olduğu vurgulandı. İngiliz yayın kuruluşu BBC de operasyonu Başbakanlık'ın açıklamasının ardından duyurdu. "Türkiye hükümeti, Suriye'deki DAEŞ'in hedeflerini bombaladığını açıkladı" spotuyla geçtiği haberde BBC, önceki gün bir askerin hayatını kaybettiği DAEŞ saldırısına ve pazartesi günü yaşanan Suruç katliamına vurgu yaptı. The Times gazetesi de "Türk jetleri Suriye'deki İslam devletine savaş açtı" başlıklı haberinde, Türkiye jetlerinin Suriye'de DAEŞ hedeflerine ilk kez sınır ötesi hava operasyonu gerçekleştirdiğini yazarak, üç F- 16'nın Diyarbakır'dan havalanarak terör örgütüne karşı bir operasyon başlatıldığını, Havar sınırı yakınında üç menzilin hedef alındığını belirtti. Gazete bunun DAEŞ'e karşı gerçekleştirilen en geniş operasyon olduğunu ifade etti. Focus dergisi Türkiye'nin ilk kez DAEŞ hedeflerini bombaladığını duyururken, Başbakan Davutoğlu'nun operasyonla ilgili açıklamalarına yer verdi. Hedeflerin Kilis yakınlarındaki Havar köyü civarında olduğunu bildiren dergi, Erdoğan- Obama telefon görüşmesi sonrası İncirlik Havaüssü'nün DAEŞ'e karşı operasyonlara açıldığını belirtti. Almanya'nın sayılı gazetelerinden Die Zeit ise Türk jetlerinin DAEŞ hedeflerini bombalamasını haberde başlık olarak kullanırken, Ankara hükümetinin ulusal güvenlik konusundaki kararlılığını vurguladı. Gazete, Suruç katliamının Türk hükümetinin durumu yeniden değerlendirmesine yol açtığına dikkat çekti. Katar merkezli yayın kuruluşu Al-Jazeera, "DAEŞ'in Türkiye sınırında bir astsubayı şehit etmesinin ardından Türk savaş uçakları Halep kırsalında DAEŞ mevzilerini bombalıyor" ifadelerini kullandı. Al-Jazeera, Türkiye'nin İncirlik askeri üssünü ilk kez koalisyon güçlerinin DAEŞ'i vurmak için kullanmasına izin verdiğine de vurgu yaptı. Suud merkezli yayın yapan El- Arabiya, Türkiye'nin DEAŞ operasyonunu şu sözlerle duyurdu: "Türkiye, ulusal güvenliği için her şeyi yapıyor. Dün yapılan toplantı sonrası Türk jetleri, DEAŞ mevzilerini vurmaya başladı." İngiliz The Guardian gazetesi, DEAŞ tarafından düzenlenen bir saldırıda bir Türk askerin şehit edilmesinin ardından, DEAŞ karşıtı koalisyonun İncirlik üssünün ABD güçleri tarafından kullanmasına ilk kez izin verildiğini yazdı.
Star

İsrail'den Ürdün'e Cobra Yardımı 
Türkiye gibi IŞİD'e karşı harekete geçen Ürdün, Irak topraklarında düzenlediği operasyon için İsrail'den helikopter yardımı aldı. İsrail basınında çıkan haberlere göre Irak'ın sınır vilayeti olan Anbar'da askeri operasyona girişen Ürdün'e İsrail'den 16 adet Cobra tipi savaş helikopteri gönderildi. Böylece İsrail ilk kez kamuoyuna açık şekilde, bir Arap ülkesine askeri yardımda bulunmuş oldu. Adı açıklanmayan ABD'li bir askeri yetkili, helikopterlerin Ürdün'ün sınır güvenliğinde kullanıldıklarını söyledi. Ürdün Kralı Abdullah'ın helikopter yardımı konusunda ilk olarak ABD'nin kapısını çaldığı, Washington'un ise elinde yeterli helikopter olmadığı için Ürdün'ü İsrail'e yönlendirdiği söyleniyor.
Vatan

SPOR 

Bu yıl 27.'si düzenlenecek olan Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı için geri sayım sona eriyor. Yarın gerçekleştirilecek olan dev organizasyonun basın toplantısı Olimpiyat Evi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya Samsung Türkiye Genel Müdürü Yoonie Joung, TMOK Başkan Yardımcısı Nihat Usta, yüzücü Adam Walker ve TMOK Yöneticisi Neşe Gündoğan yer aldı. 7 okyanusu yüzerek gçen açık deniz sporcusu Adam Walker, yarışa davet edildiği için çok heyecanlandığını belirterek, "Dünyanın her yerinde yüzdüm ve buraya geldiğim zaman insanların neden buraya defalarca gelmek istediğini anladım. Bu organizasyona katıldığım için onur duyuyorum" dedi. Samsung Türkiye Genel Müdürü Yoonie Joung ise olimpiyatların da resmi sponsoru olan Samsung olarak, 11 yıldır Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne destek verdiklerini belirterek, "Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı bizim için ayrı bir prestij ve gurur kaynağı. Türkiye'nin tanıtımı için çok güçlü bir katkı yaptığımıza inanıyoruz. Yarışın ruhuna uygun çarpıcı bir senaryoyla kurguladığımız bir de tanıtım filmi hazırladık. 3 milyonu aşkın kişi tarafından izlenen filmimiz dünya çapında sosyal medyada çok güzel yorumlar aldı. Filmin sonunda, herkese "Boğaz çok güzel, gelsene" diyerek bu ortak coşkuya çağrı yapıyoruz" diye konuştu.
Türkiye

Galatasaray'da mayıs ayında yapılan seçimlerde başkan seçilen Dursun Özbek'in yönetim kurulunda yer alan ve futbol şubesinden sorumlu yönetici olarak görev yapan Cüneyt Tanman, görevini bırakma kararı aldı. Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan Tanman, "Başkan bundan sonra kendisi müdahil olmak istedi. Bu sürpriz bir durum değil. Galatasaray için attığı imzalar ve verdiği nakitlerle birlikte 60-70 milyon dolarlık bir yükün altına girdi. Ben de işimi yapamayacağım yerde kalamazdım. Bugüne kadar kardeşi Mehmet Özbek ile işleri yürütüyorduk. Ancak bir takımda etkili görev yapabilmenin iki yolu vardır. Forma dağıtan isim ki burada teknik adam bu görevi üstlenir. İkincisi de para ilişkisini sağlayan isim. Bu ikisinin dışında bu sorumluluklarda yer almaya çalışırsanız ancak 'yancı' olursunuz. Ben yancılığı kabul etmedim" dedi. "Ben primi konuşamayacaksam, topa girmeyeceksem, benim kampa gitmemin ve görevi sürdürmemin de bir anlamı yok" diyen Tanman, Başkan Özbek'e bu konudaki rahatsızlığını ilettiğini ve "Sen gitme kampa Mehmet gidecek" cevabını aldığını söyledi. Tanman, futboldan sorumlu yönetici olarak görevine devam etmeyeceğini açıklamasına rağmen, yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmeyeceğini de sözlerine ekledi. Görevde bulunduğu süre içerisinde Fenerbahçe'nin yaptığı şaş transferlerin üzerlerinde baskı oluşturduğunu kabul eden Tanman, "Elbette bir baskı oluştu. Fenerbahçe yeni yabancı kuralından da faydalanarak takımı yenilemeye gitti. Ama ciddi bir mali yükün altına girdiler. Keşke benim de o kadar bütçem olsaydı ama yine de bu kadar harcama yapmazdım. Bizden Podolski için 6 milyon avro istediler ama biz acele etmeyerek bu transferi 2.5 milyon avroya bitirdik. Transfer yaparken kulübün içinde bulunduğu yapıyı dikkate almak lazım" iadelerini kullandı.
Türkiye

Beşiktaş'a ikinci kez gelen ve bundan da büyük bir mutluluk duyduğunu her fırsatta dile getiren Ricardo Quaresma'nın, yeni sezonda 7 numaralı formayı giymesinin zor olduğu ortaya çıktı. Formanın şu an ki sahibi Gökhan Töre'nin, takım arkadaşlarına "Bu numarayı ben de çok seviyorum. Yıllardır hayallerimi süsleyen bir numara. Geçtiğimiz sezon 7 numaralı formanın bana çok uğurlu geldiğini düşünüyorum. Ricardo henüz benden bu numarayı istemedi ama bu sezon da 7 numarayı giymek istediğimi söylediğimde, bana anlayış göstereceğine inanıyorum" dediği öğrenildi. Quaresma ile Chelsea'den tanıştığını da anlatan yıldız oyuncunun, "Biliyorum, Q7 neredeyse onunla özdeşleşmiş bir kısaltma. Fakat Quaresma başka numara giyse bile yine insanlar onu Q7 diye çağıracak. Fakat ben de Beşiktaş'ta 7 numara denildiği zaman akıllarda Gökhan Töre isminin öne çıkmasını isterim. Beşiktaş gibi bir takımda 7 numarayı giymek gibi bir şerefe kaç kişi erişebilir. Quaresma ile aramda forma numarası konusunda sıkıntı olmaz. O çok büyük bir futbolcu aynı zamanda çok da iyi bir insan. İkimizin ortak hedefi bu takıma şampiyonluk kazandırmak" ifadelerini kullandığı belirlendi. Öte yandan, takımda 77 numaraya sahip olan Ömer Şişmanoğlu'nun da aynı numarayı önümüzdeki sezon da taşımak istediği ortaya çıktı. 77 numaranın özel bir anısı olduğu için bu formayı önümüzdeki sene de giyeceğini belirten Ömer Şişmanoğlu'nun, Quaresma'nın bu formayı istemesi durumunda ise ne yapacağını bilmediğini yakın çevresine söylediği öğrenildi. İstediği forma numaralarını alamaması durumunda, Porto'da 17 numara giyen Quaresma'nın Beşiktaş'ta da bu formayı giyebileceği iddia edildi.
Milliyet

TEB BNP Paribas İstanbul Cup kapsamında TEB'in davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Seles, Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, TEB Grup Başkanı Ömer Yenidoğan ve basın mensuplarıyla Ayasofya'yı gezdi. 9 grand slam zaferi yaşayan dünya tenisinin eski 1 numarası 41 yaşındaki Sırp asıllı ABD'li raket, İstanbul'un dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu ve kentin tenisin gelişebilmesi için gerekli tesisleri barındırdığını aktarıp şunları söyledi: "Türkiye'de tenisin yıllar geçtikçe daha da gelişeceğine inanıyorum. İstanbul'da Madrid, Roma, Indian Wells gibi birçok önemli turnuvadaki gibi erkekler ve kadınlar turnuvalarının bir arada yapılmasının da buna katkı sağlayacağını düşünüyorum. İstanbul Cup sürprizlere sahne oldu. Tenisin güzelliği burada, ne zaman ne olacağı belli olmuyor. Çağla Büyükakçay çiftlerde Jankovic ile birlikte mücadele ediyor. Turnuvada yollarına devam ediyorlar. Umarım başarılı olurlar." "Kadınlar tenisi Williams kardeşler, Hingis ve Davenport'un ardından bir duraklama dönemine girdi. Erkekler tenisi ise Nadal, Djokovic, Federer ve Murray ile altın çağını yaşıyor. Ben Navratilova'yı beğeniyordum. Uzun süre Serana gibi bir oyuncu göremeyeceğiz. Onunla 15 yaşındayken karşılaşmıştım. O zaman da muhteşem olduğunu anlamıştım. Ayasofya ziyareti hayatımda birkaç kez yaşayabileceğim tecrübelerden biri, kendimi bir filmde gibi hissettim."
Star

Robin Van Persie'nin Fenerbahçe forması ile sahaya çıkması rötar yapacak. Teknik Direktör Vitor Pereira, Şampiyonlar Ligi'ndeki Shakhtar Donetsk maçının kadrosunu belirlemeye başlarken, ilk 11'de Hollandalı yıldızın yer almayacağı öğrenildi. Kadroya geç katılan Van Persie, dün takımdan ayrı idman yaptı. Antrenman eksiği bulunan ve hafif bir sakatlık yaşayan yıldız oyuncu bu nedenle ilk Shakhtar maçında riske edilmeyecek. Pereira, Ukrayna ekibi ile salı günü oynanacak maçta forvet hattını Moussa Sow ve Fernandao ikilisinden oluşturacak. Bu sezonki şaş transferlerden Nani, orta sahanın sağında görev alacak. Kaleyi Volkan Demirel'e emanet etmeyi planlayan Fenerbahçe'nin hocası Vitor Pereira, savunma kurgusunu Gökhan, Alves, Kjaer ve Hasan Ali dörtlüsüyle oluşturacak. Savunmanın önünde Meireles ve Mehmet Topal ikilisi görev alacak. Hazırlık döneminin parlayan isimlerinden Diego ise orta alanın solunda ve forvet arkasında takıma katkı yapacak. Yeni transferlerden Josef ile kaleci Ribeiro ise yedek soyunacak. Öte yandan yönetim, Devler Ligi'nde gruplara kalınması için kesenin ağzını açtı. Futbolculara Shakhtar'ı elemeleri ve play-off turunu geçmeleri halinde toplam 3 milyon euroyu bulacak prim dağıtılması planlanıyor.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme