26 Temmuz 2015 Pazar

26.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Mesajı Aldık Kandil'i Vurduk 
Başbakan Ahmet Davutoğlu şunları söyledi: Suriye'de 3'üncü, Irak'ta 2'nci dalga operasyonları başlatma talimatı verdik. Kararlığımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu operasyon kararı askeri yetkililer, emniyet görevlileri, Bakanlar Kurulu'nda ve Milli Güvenlik Kurulu'nda yaptığımız görüşmeler çerçevesinde hayata geçirilmiştir. Hükümet görüşmeleri sürerken nereden talimat aldıkları belli üç terör örgütü birden harekete geçirilmiştir. Bu operasyonların birinci amacı demokrasimizin korunmasıdır. Suruç katliamı Türkiye ve Türk demokrasisine yönelikti. Bunun faili DEAŞ'tı (IŞİD). Bunu bahane ederek kaos çıkarmaya çalışan PKK'dır. Demokrasi ve özgürlük alanları korunacaktır. Üç terör örgütünün de DHKP-C'nin de Kandil'in de ne yaptığını biliyoruz. DHKP-C ile PKK arasında son dönemde ortaya çıkan terör işbirliğinin de farkındayız. Bu terör örgütlerinin karargâhları, Türkiye'ye dönük planlama yaptığı bütün mekânlar, Türkiye'de kullanmak için depoladıkları bütün silahlar, yok edilene, tasfiye edilene kadar bu operasyonlar gerekirse sürer. Ne zaman biz tehdidin mahiyetinde bir azalma olduğunu veya yok olma tonunda olduğunu görürsek o zaman tekrar değerlendirme yaparız. 3'üncü dalga bu kapsamdaki bütün hedeşeri kapsamaktadır. Sizi ve sizin arkanızda, sizi kullanan çevrelerin hesapları başarıya ulaşmayacaktır. Bütün bu suçlarınızın karşılığını mutlaka ödeyeceksiniz. Onun için hiçbir şekilde Türkiye'yi tehdit etmeye kimse yeltenmemelidir. Nihayet Türkiye dışındaki bütün çevrelere dost ve müttefik ülkelere, Türkiye'ye hasmane tutum içinde olması, muhtemel çevrelere de aynı kararlılık içinde sesleniyorum. Türkiye'nin dostluğu kıymetlidir. Eğer hasmane tutumla karşılaşırsa mukabelesi de şiddetli olur. Tahammülümüzün sınırlarını kimse zorlamamalıdır. Bu açıdan eminim yürütülen operasyonlarla dost ve müttefiklerimiz bir kez daha Türkiye'nin gücünden emin olmuşlardır. Bu noktasal bir operasyon değildir, bir süreçtir. Türkiye'yi tehdit sürdüğü sürece de devam edecektir, tehdit unsurları bir şekilde Türkiye'ye başkaldırdıklarında da en sert şekilde mukabele edecek şekilde hazırlıklarımız vardır. 7 Haziran'dan bugün kadar eylem türleri itibariyle 121 silahlı saldırı, 15 adam kaçırma, 16 yol kesme, 59 araç yakma, 53 patlayıcı madde atma, 17 haraç alma dahil 281 terör eylemi yapılmıştır. Yine aynı dönemde 5 güvenlik görevlimiz asker ve polisimiz şehit edilmiştir. 3 asker ve 50 polisimiz yaralanmış, 1 polisimiz kaçırılmış, 4 vatandaşımız katledilmiş, 10 vatandaşımız yaralanmıştır. Türkiye'de sanki yönetim boşluğu varmış gibi kamu düzenini hedef almışlardır. Kimse milletin aklıyla vicdanıyla basiretiyle alay edemez. Hem çatışmasızlık diyeceksiniz, hem de ülke huzuru için görev yapan polislerimizi kalleşçe katledenlere sessiz kalacaksınız öyle mi? Siz sessiz kalabilirsiniz ama devlet sessiz kalmaz. Kamu düzeni söz konusu olduğunda faili meçhuller üzerinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da vatandaşlarımıza terör estiren bu çevrelere kesinlikle alanı boş bırakmışız. Türkiye demokratik hukuk devletidir ve hukuk devleti dışına çıkan her eylem mutlaka cezalandırılacaktır, hiçbir suç da faili meçhul bırakılmayacaktır. Kimin burada parmağı varsa hepsinin hesabı sorulur. Türkiye'nin bir cangıl, kuralsızlar ülkesi haline dönüştürülmesine izin vermeyiz. Biz Çözüm Süreci çalışmalarımızdan taviz vermeyeceğiz. HDP yetkilileri sürekli çatışmasızlıktan bahsediyorlar, artık karar verme vaktidir. Silah mı demokrasi mi? Şiddet mi barış mı?"
Hürriyet


Maskeli Kurşun: 3'ü Polis 4 Yaralı 
Güneydoğu'da polise yapılan saldırılar dün İstanbul'a sıçradı. Saat 16.00 sıralarında maskeli saldırganlar, Okmeydanı'nda Cemal Kamacı Spor Kompleksi yakınında devriye gezen polis ekiplerinin üzerine ateş açtı. Olayda, ilk belirlemelere göre 3 polis memuru ile olay yerinden geçen T.G. (23) isimli bir genç yaralandı. Yaralı polisler Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, yaralı vatandaş da Şişli Florence Nightingale Hastanesi'ne kaldırıldı. Bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Bir polis helikopteri de havadan bölgeyi abluka altına aldı. Bolu'da ise Emniyet Müdürlüğü ekipleri son günlerde yaşanan terör saldırılarının ardından önlemlerini artırdı. Gece yapılan kontrollerde trafik ekiplerine kadar herkes çelik yelek giyerken, polis merkezleri ve kontrol noktalarındaki polislere 'Silahlarınız her an atış için hazır olsun' talimatı verildi. Polislere gece nöbetlerinde çevreden geçen kişi ve araçlara karşı da daha dikkatli olmaları istenildi. Gece saatlerinde yapılan ihbarlara ise mutlaka iki ekip halinde gidilmesi talimatı verildi.
Hürriyet

Başkanlık Divanı'nda 'Saray' Krizi Yaşanıyor 
Koalisyon ortaklığı için heyetlerarası müzakere sürecini sürdüren AK Parti ile CHP arasında "saray" krizi patlak verdi. Pazartesi günü saat 14.00'te Cumhurbaşkanı'nı ziyaret için uygun olup olmadıkları sorulan CHP'li 4 TBMM Başkanlık Divanı üyesi, Saray'a gitmeme kararı alırken, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu ise Milliyet'e, "Şu kritik süreçte devletin en tepesine gitmemek için mazeret üretmek siyasi hesaptan başka bir şey olamaz. Devlet teamülleri siyasi parti hesaplarına feda edilmemeli" çıkışında bulundu. TBMM Başkanlık Divanı'nın seçiminin ardından yapılan ilk toplantıda, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na ziyaret konusu Meclis Başkanı İsmet Yılmaz tarafından gündeme getirilmiş, ancak o toplantıda CHP ve HDP'li üyeler mazeretlerini dile getirmişlerdi. Bunun üzerine Yılmaz ziyaret için ileri bir tarihin belirlenmesini ve en azından her partiden bir üyenin katılımıyla Saray'a gidilmesini önermişti. Edinilen bilgiye göre önceki gün TBMM Başkanlık Divanı üyeleri aranarak, 27 Temmuz Pazartesi saat 14.00 için görüşleri soruldu. CHP'li 4 divan üyesi Şafak Pavey, Tufan Köse, Emre Köprülü ve Gülizar Biçer Karaca parti yönetimiyle görüşerek, kararlarını netleştirdi. 4 CHP'li üye parti kararı çerçevesinde, Saray'a gitmeme tavrını benimsedi. HDP'nin de benzer tavır sergileyeceği öğrenilirken, bu durumda AK Parti ve MHP'li üyelerin katılımıyla gerçekleşecek ziyaretin ileri bir tarihe ertelenip ertelenmeyeceği merak konusu. Konuya ilişkin Milliyet'in sorularını yanıtlayan Uslu, pazartesi günü için ziyaretin planlandığını belirterek, "Ancak henüz kesinleşmedi. Olağanüstü bir süreç içindeyiz. Son dakikada bir gelişme olursa ziyaret ileri bir tarihe de ertelenebilir" dedi.
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 96, 6968-96, 7824                                               
ABD Doları 2, 7368-2, 7386/ Euro 3, 0034-3, 0084/İngiliz Sterlini 4, 2438-4, 2579                          

Kuyumculara 'Rekabet' Soruşturması 
Rekabet Kurulu, altın satış fiyatını belirlediği iddiasıyla İzmir Kuyumcular Odası hakkında soruşturma açtı. Bir ihbar üzerine yürütülen önaraştırmada elde edilen bilgileri, belgeleri ve yapılan tespitleri müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak, Oda hakkında soruşturma kararı verdi. 4054 Sayılı Kanun'un 4. maddesi, teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları ve uyumlu eylemleri yasaklıyor. Soruşturma, İzmir Kuyumcular Odasının başta altının satış fiyatını belirlemek ve fiyatlara uymayan esnafa bazı yaptırımlar uygulamak suretiyle 4054 Sayılı Kanunu ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla başlatıldı. Soruşturmanın sonucuna göre İzmir Kuyumcular Odası hakkında idari para cezası verilebilecek. Kurul'un bugüne kadar en çok ceza verdiği sektörler arasında kuyumcular başı çekiyor. İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay Baransel ise suçlamaları kabul etmedi. İzmir'de 1200 kuyumcu olduğunu bunlardan hiç birinin 'oda bize baskı uyguladı' demeyeceğini iddia eden Baransel, "sadece denetleme yetkimiz bulunuyor. bir yaptırım uygulayamıyoruz. Denetleme yaptığımızda vatandaşı kandırmaya yönelik işler yapan atölyeler tespit ettik. Bileziklerin 'ayarlarıyla' oynuyorlar. Bunları tespit edip emniyete bildiriyoruz. Vatandaş aldatılmasın diye kuyumculara elektronik tabelalar astık. 10 gram bileziğin tavsiye edilen satış fiyatı 940 lira ise en az 900 liraya satılabilir. 840 liraya kadar inen kuyumcular var. Bunlar ayarlarıyla oynanmış bileziktir. Böyle olunca dolandırıcılıklarının önüne geçtik. Onlar da bizi Rekabet Kurulu'na şikayet etti" dedi.
Hürriyet

'Yunanistan'dan Uzak Durmalı' 
Türkiye'deki yatırımcıların Yunanistan'a uzak durması gerektiğini söyleyen Türkiye- Yunanistan İş Konseyi Yürütme Kurulu Başkan Vekili Tevfik Bilgen, "Avrupalılar bile Yunanistan'a yatırım yapmak için veya borç vermek için çok istekli görünmüyorlar. Biz AB dışında bir ülke olarak rahat hareket etme imkanı bulamayacağımız bir Yunanistan pazarına gidersek zorlanacağız. AB ülkelerinin bile güvenmediği Yunanistan'a Türkiye'nin de kısa vadede biraz uzakta durması lazım" dedi. Şu an içinde bulunduğu durumdan dolayı fırsat değerlendirmek amacıyla Yunanistan'a yatırım için eğilen Türk iş adamı bulunmadığını belirten Bilgen, "Çünkü bizim dışarıdan baktığımız zaman, Yunanistan hala daha bütün AB ülkeleri arasında Türklerin gidip yatırım yapıp rahatlıkla çalışabileceği ülkeler sıralamasında sonuncu gelir. Türkiye'den gidip orada bir yatırım yapıyorsunuz, müdürünüzü Türkiye'den oraya götürüp çalıştırmak, oturma izni almak için aylarca, yıllarca izin alma peşinde koşuyorsunuz. AB üyesi olmayan ülkeler için zorlayıcı koşulları, bürokratik engelleri olan bir yer. Yunanistan Türk yatırımcının rahat hareket edebildiği bir yer değil, zaten rahat hareket edemediği bir yerde bir de kar marjları iyice daraldıysa, gidip o ülkede yatırım yapmazsınız. Onun yerine daha rahat bir yerde yaparsınız" diye konuştu.
Hürriyet

OSB'ler İstihdama Merhem Olacak 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık; organize sanayi bölgelerindeki (OSB) parsellerin tamamen veya kısmen bedelsiz tahsisleriyle ilgili 2011 yılında başlanan uygulamanın 2 yıl daha uzatıldığını, böylece yatırımcılar için parsellerin cazip hale getirilerek üretim, gelir ve istihdamı artırmayı amaçladıklarını söyledi. Bakan Işık, 2014 itibarıyla 157 OSB projesinin yol, içme suyu, kanalizasyon ve atıksu arıtma tesisleri gibi altyapı inşaatlarının bakanlık tarafından krediyle desteklenerek sanayicinin hizmetine sunulduğunu ve kuruluş işlemleri tamamlanan 283 OSB bulunduğunu bildirdi. Bugün itibariyle OSB'lerde 48 bin sanayi parselinde üretime geçildiğini ve yaklaşık 1 milyon 530 bin kişiye istihdam imkânı sağlandığını belirten Bakan Işık, "Boş parsellerin tahsisinin yapılması ve oralarda da üretimin başlamasıyla birlikte, bu sayının 2 milyon 200 bin kişiye ulaşmasını bekliyoruz" diye konuştu. Işık, 2015 yılı içerisinde OSB'lerde yatırım yapılmayan bin 653 sanayi parseli tahsisinin iptal edildiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye

'Beyaz' Eşyaya Suriyeli Dopingi 
Türkiye beyaz eşya pazarındaki satışlar, yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.3 oranında artarak 3 milyon 287 bin 725 adede yükseldi. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, iç pazar satışları, ocak-haziran döneminde son 3 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yılın 6 ayında çamaşır makinesi satışı yüzde 9'luk artışla 976 bin 636 adet olarak gerçekleşti. İkinci sırada yer alan buzdolabındaki talep artışı yüzde 7.6, satışı ise 885 bin 189 adet oldu. Bulaşık makinesi, 694 bin 783 adetle üçüncü sırada yer alırken, bunu 455 bin 273 adetle fırın, 243 bin 845 adetle derin dondurucu, 31 bin 999 adetle kurutucu takip etti. Dayanıklı Tüketim ve Beyaz Eşya Perakendecileri Derneği (BEYPER) Başkanı Şahin Mersin, "Ana müşterimiz yeni evlenenler ve eşyasını yenilemek isteyenler. Suriye'den göç edenlerin de önemli etkisi var. Maddi durumu iyi olanların ev tutması satışları artırdı. Ayrıca, boşanmalar her geçen yıl artıyor. Bu da talep yaratıyor" dedi.
Milliyet

Türk Akımı'nın İnşası İçin Şirketlerle Görüşmeler Başlıyor 
Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, Rus doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak boru hattı projesinin ilk ayağının inşaatının başlaması için şirketlerle yapılacak görüşmelerin yakın zamanda başlayacağını söyledi. Rus medyasına konuşan Medvedev, doğalgaz boru hattı projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Medvedev "Türkiye ile Rusya arasında hükümetlerarası bir anlaşma yürütüyoruz. En kısa zamanda projenin ilk ayağının inşası için şirketlerle görüşmeye başlayacağız. Şunu bir kez daha ifade etmek istiyorum ki, bu proje hem Rusya'nın hem de Türkiye'nin yararına olan bir projedir" dedi. Türkiye'nin yanı sıra Macaristan, Makedonya, Yunanistan ve Sırbistan'ın da boru hattı projesine ilgi gösterdiklerini belirten Medvedev, boru hattının planlanan takvime göre inşa edileceğini öne sürdü. Güney Akım Projesi'nin yerine yapılacağı açıklanan Türk Akımı ile toplam 63 milyar metreküp gaz taşınması öngörülüyor. Hattın toplam 910 km olması, bunun 250 km'sinin Türkiye'den geçirilmesi planlanıyor.
Star

Herkes Konuşurken Onlar İran'a 20 Bin Konut Yaptı Bile 
İran'a 12 yıldır uygulanan ekonomik ambargonun sona ermesiyle İran'ın kapısının dünya ülkelerine açılacak olması, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinde iş yapan inşaatçılar başta olmak üzere iş dünyasının gözlerinin bu ülkeye çevrilmesine neden olurken Kuzu Grup sessiz sedasız ülkede dev bir projeye imza attı. 2011 yılında İran pazarını keşfeden Kuzu Grup, 57 bin konutluk dev konut projesine imza attı. Türkiye'nin en büyük inşaat firmalarından Kuzu Grup, İran'a ambargoya rağmen girme riskini almanın ve bu riskin de altından kalkmanın keyfi ile ambargo sonrası İran pazarında daha büyük işler yapmak için de fırsat kolluyor. İran ile ilgili gelişmeleri değerlendiren Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, ekonomik ambargonun yavaş yavaş kalkmasıyla 400 milyar dolarlık pazar hacmine sahip İran'ın kapılarının dünya ülkelerine açılacağını belirterek, bunun ticaret, enerji, finans ve inşaat gibi konularda iş yapan firmalar için yeni iş imkanları ve fırsatlar yaratacağını, bu pazardan da en fazla Türkiye'nin yararlanacağını söyledi. Türkiye'nin İran ile ilişkilerde öne çıkacağını ifade eden Kuzu, "Ambargolara rağmen yaklaşık 14 milyar dolarlık ticaret ilişkimizin olduğu İran'a coğrafi açıdan da yakın olmamız, ülkemizin İran'daki normalleşme sürecinden kârlı çıkacağına işaret ediyor" dedi. İnşaat sektörü açısından İran'da önemli bir altyapı iş hacmi olduğunu da ifade eden Özen Kuzu, "Yine toplu konutlarla kentlerin yüzünün yenilenmesi sürecinde, alanında deneyimli Türk firmaları aktif olarak rol alabilecektir" yorumunu yaptı.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Müzakere Asıl Şimdi Başlıyor 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti ile CHP heyetlerinin 63. Hükümet'i kurmak amacıyla önceki gün Ankara Palas Devlet Konukevi'nde resmen başlattıkları müzakere sürecinin ardından, dün müzakere heyetindeki isimlerle bir araya geldi. Saatler süren toplantıda önceki gün gerçekleşen toplantının içeriği hakkında bilgi verilirken, pazartesi ya da salı günü gerçekleşecek ikinci görüşmede ele alınacak konular konuşuldu. Alınan bilgilere göre CHP kurmayları, "asıl müzakereler şimdi başlıyor" değerlendirmesini iletti. Görüşmede Suruç saldırısı ve sınır ötesi operasyonun müzakerelere etki edip etmeyeceği konusunun da ele alındığı belirtildi. Kılıçdaroğlu, dün genel merkezde önceki gün Ankara Palas Devlet Konukevi'nde Ak Parti heyeti ile müzakerelere katılan CHP kurmaylarının yanı sıra konu başlıklarına göre genişleyecek heyetlerde yer alması muhtemel isimlerin de bulunduğu bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Alınan bilgilere göre saatler süren toplantıda müzakere heyetinin koordinatörü Koç, 5 saat süren önceki gün görüşmeye ilişkin bilgiler aktardı, Ak Parti heyetinin bakış açısına ilişkin bilgi sundu. Toplantıda, "demokrasi", "dış politika" ve "ekonomi ve sosyal politikalar" ana başlıklarının yanı sıra "yeni anayasa", "ekonomi", "sosyal destek ağları", "sosyal programlar", "Avrupa Birliği", "Ortadoğu politikası", "Kürt sorunu" ve "çözüm süreci" gibi alt başlıklarda hangi taleplerin masaya getirileceği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Alınan bilgilere göre CHP heyeti, konu başlıklarına geçildiğinde 24. Dönem'de TBMM Başkanlığı'na sunduğu kanun teklişeri ve 7 Haziran seçimlerinde açıkladığı seçim bildirgesini masaya getirecek. Özellikle "toplumsal barış paketi" olarak sunulan ve çözüm sürecinin TBMM'ce yürütülmesini öngören önerilerin müzakerenin en önemli boyutunu oluşturacağı değerlendiriliyor. Toplantıda, "müzakereler asıl şimdi başlıyor" değerlendirmesinin yapıldığı öğrenilirken, Kılıçdaroğlu'nun, "masadan kalkmayın" uyarısını yaptığı ifade ediliyor. Alınan bilgilerde toplantıda Suruç katliamı ve iki gündür IŞİD ve PKK mevzilerine yönelik olarak devam eden sınır ötesi operasyona ilişkin gelişmeler de masaya yatırıldı. Bu iki konunun müzakere masasını etkileyip etkilemeyeceği, etkilerse ne boyutlarda etkileyeceği değerlendirildi. Partilerin hafta sonu mesaisini ilk toplantıda müzakere edilecek konu başlığının hangisi olacağı oluşturuyor. Pazartesi ya da salı günü yapılması öngörülen müzakereler, gün aşırı devam edecek. Görüşmelerin sonunda genel başkanlara bilgi sunulacak.
Milliyet

Ankara'da Yoğun Trafik 
IŞİD'e ve hemen ardından Kandil'e yönelik hava harekatları ve aynı zamanda Türkiye içinde yüzlerce kişinin gözaltına alındığı operasyonlar sırasında devletin zirvesinde de baş döndüren bir trafik yaşandı. 23 Temmuz Perşembe akşam saat 19.00 civarında 'Güvenlik Zirvesi' toplantısında IŞİD'e ve Kandil'e harekat kararı alındı. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki toplantı 2.5 saat sürmüştü. Ertesi gün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da MİT Müsteşarı Hakan Fidan'la ve ardından Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile bir araya gelmişti. Önceki gece yarısı ise Başbakan Davutolğu bir kez daha Güvenlik Zirvesi'ni topladı. Toplantıda şu isimler yer alıyordu: "Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Başbakanlık Başmüşaviri Hatem Ete, Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanı Kemal Ökem ile Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz ve Başbakanlık Basın Başdanışmanı Osman Sert." Dün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu'nu İstanbul Tarabya Köşkü'nde kabul etti. Saat 11.00'da planlanan görüşme gecikmeli yapılabildi. Ardından görüşmeye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de katıldı. Hava harekatları ve operasyonlarla ilgili gelişmeler ele alındı.
Vatan

Konuşup Çözülmeyecek Hiçbir Sorunumuz Yok 
Kandil'deki PKK alanlarına hava harekatı yapılması ve birçok ilde yüzlerce kişinin gözaltına alınması üzerine HDP'den yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada özetle şöyle denildi: "AKP Hükümeti, devlet kurumları ve ordu, çözüm ve barış sürecini, çatışmasızlık adı altındaki fiili ateşkesi ne yazık ki sona erdiren adımları attı. Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin, yeni uygulamalarla 24 Temmuz'dan sonra Türkiye'ye verecekleri zararlar da tamir edilemez yaralara yol açacaktır. Girilen yol, çözüme ve barışa yönelme imkanlarını kesinlikle tahrip edecek, ağır bir toplumsal maliyet yaratacaktır." "Bir kez daha ve güçlü bir biçimde, Türkiye'nin barışa ve çözüme ihtiyacı olduğunu vurguluyoruz. Toplumsal, tarihsel ve siyasal sorunlarımızın çözümü karşılıklı diyalog, müzakere ve demokrasinin geliştirilmesiyle mümkündür. Şiddet sarmalının büyütülmesi ve sürdürülmesi hiçbir taraf ve toplumun hiçbir kesimi için kalıcı, demokratik ve eşitlikçi bir çözümün yaratılmasına hizmet etmeyecektir. Türkiye, geleceği bakımından çok önemli bir kavşaktadır. Erdoğan- Davutoğlu ikilisi tarafından ilan edilen yeni dönem politikalarının ve uygulamalarının "hayırlı" bir sonuca varma ihtimali yoktur." "Meclis'teki çoğunluğunu kaybeden ve ölünceye kadar Türkiye'yi "tek adam" olarak yönetme hayali yıkılan Erdoğan'ın hazırladığı şiddet ortamının sınırları yoktur. Hedefi, ona eski gücünü geri verecek bir yeniden seçimin kurgusunu yapmaktır. Terörle kapsamlı bir mücadele içerisine girdiği" izlenimi uyandırarak, milliyetçi ve militarist bir iklim yaratarak yeniden seçimle tek parti iktidarına geçişin sağlanması planı, iktidar için ülkeyi yakma planıdır." "Askeri saldırılar ve bombalamalar, siyasal gözaltı operasyonları ve baskılar bir an önce durdurulmalıdır. Konuşarak ve müzakere ile çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yoktur. Türkiye demokrasi ve barış güçlerine, vicdan ve sorumluluk sahibi tüm yurttaşlarımıza bir kez daha çağrı yapıyoruz. Bugün susma ve bekleme günü değildir. Cumhurbaşkanı ve AKP'nin yaklaşımlarını kaygı ve endişe içinde izlemekle yetinemeyiz. Gelin hep birlikte barış, çözüm, adalet, demokrasi ve müzakere mücadelesini güçlendirelim. Kaybedilen her dakika atılacak adımların biraz daha zorlaşmasına yol açacaktır."
Vatan

DÜNYA 

Esad'dan Asker Kaçaklarına Af 
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, asker kaçakları ve taraf değiştirenler için dün genel af ilan etti. Esad af kararını bir genelgeyle duyurdu. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA tarafından bildirilen karar, bir yıl içinde çıkarılan ikinci af. Asker kaçaklarının iki ay içinde teslim olması gerekiyor. Binlerce genç Suriyeli, dört yıldır iç savaş yaşanan ülkede zorunlu askerlikten kaçtıkları için ceza riskiyle karşı karşıya. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan bir Suriyeli askeri kaynağa göre, "düşman saflarına" katılan ya da emirlere karşı silah kullanan asker kaçakları ise af kapsamında değil. Kaynak, affın sadece askeri faaliyetlere katılmayan ve eline kan bulaşmamışları kapsadığını söyledi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre en az 70 bin Suriye askeri ordudan kaçtı.
Hürriyet

Moskova'da Işid'e Gözaltı 
Rusya'nın Moskova Bölgesi'nin Balaşiha ilçesinde bir binanın giriş katında bulunan mescide yapılan baskında, Kuzey Kafkasya ve Asya ülkelerinden gelen 20 kişi gözaltına alındı. Rusya, terör örgütleri IŞİD ve El Nusra'yı resmen terörist örgüt ilan etti. Operasyonu doğrulayan Moskova Bölgesi Emniyet Müdürlüğü, "Gelen ihbar üzerine söz konusu vatandaşların aşırılık faaliyetine ilişkilerini tespit için operasyon düzenlendi" açıklamasını yaptı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Federal Güvenlik Servisi (FSB) ile ülkenin diğer özel servislerin, vatandaşların Rusya'da yasaklanan terör örgütü IŞİD'in saşarına çekilmesi ile ilgili durumu sürekli kontrol altında tuttuğunu söyledi. Peskov, "Terör örgütlerinin etkisi, köktencilik ve aşırılık ideolojisi, Ulusal Anti Terör Komitesi'nin ilgi alanında bulunan bir şey. Yasalar uyarınca FSB'nin çalıştığı bir şey, onların yetki alanıdır" dedi. Bunun çok ciddi bir problem, çok tehlikeli bir süreç olduğunu belirten Kremlin Sözcüsü, "Bütün özel servisler ve diğer ilgili kurumlar sürekli olarak bu konuyu dikkatle takip ediyor" diye konuştu.
Türkiye

Neo-Nazi Davası Tekrar Görülebilir 
Neo-Nazi cinayetleri (NSU) davasının baş sanığı Beate Zschape, iki yıldır kendisini mahkemede savunan üç avukatını şikayet etti. Sekizi Türk olmak üzere 10 kişiye yönelik seri cinayetler davasının önemli sanığı Beate Zschaepe'nin, avukatları Anja Sturm, Wolfgang Stahl ve Wolfgang Heer hakkında suç duyurusunda bulundu. Zscheape'nin yeni hamlesi sonucunda davanın yeniden görüşülmeye başlanması ihtimali konuşuluyor. Der Spiegel dergisi, yapılan şikayetin sonuçlarının ne olacağının belirsizliğini koruduğunu yazdı. Zchape 'özel bilgilerinin sızdırıldığı' iddiasini gerekçe gösterdi. Alman medyasında yer alan haberlere göre avukatlardan Heer'in mahkemedeki konuşmaları sırasında özel bilgileri dile getirmiş olabilir Zschaepe'ye suç duyurusunda bulunması için yeni avukatı Mathias Grasel'in yardım ettiği düşünülüyor.
Milliyet

Üs Kararı Ortak Alınacak 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, DAEŞ'e karşı yürütülecek operasyonlarda hangi üslerin kullanılacağıyla ilgili kararın ABD ile yürüten çalışmalar sonucunda verileceğini, güvenli bölgelerin ise DAEŞ tehdidinin ortadan kalkmasıyla kendiliğinden oluşacağını söyledi. Ankara'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, DAEŞ ile mücadele konusunda ABD ile işbirliğinin artık üzerinde mutabakata varılan somut bir çerçeveye dönüştüğüne dikkat çekti. "Ortaya çıkan tabloda ABD ile işbirliğimizi önemsiyor ve bunun DAEŞ tehdidi ile mücadelede etkin sonuçlar doğuracağına inanıyoruz" diyen Çavuşoğlu, konuyla ilgili gereken yöntem ve mekanizmaların tereddütsüz bir şekilde harekete geçirildiğini kaydetti. Çavuşoğlu, Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde DAEŞ ile mücadelede Türkiye'deki hangi üslerin koalisyon ülkelerinin kullanımına açılacağının sorulması üzerine kararın Türkiye ve ABD tarafından birlikte verileceğini bildirdi. Çalışmaların sürdüğünü kaydeden Çavuşoğlu, şunları aktardı: "Tabii ki daha önce de olduğu gibi, eğit-donat programında olduğu gibi tüm kararları birlikte veriyoruz. Bazı ülkelerin talepleri olabilir ama Türkiye'nin bu konuda Amerika ile birlikte ortak karar alacağını burada söyleyebilirim. Yani hangi ülkenin, ABD ve Türkiye'nin dışında hangi ülkelerin bu üsleri kullanacağı ve konuşlanacağı konusunda kararı birlikte vereceğiz." Çavuşoğlu, Suriye içerisinde güvenli bölge oluşturulup oluşturulmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, "DAEŞ ile etkin bir mücadele amacıyla bu çerçeve anlaşması yapıldı. Dolayısıyla amacımız DAEŞ tehdidini ortadan kaldırmaktır. DAEŞ tehdidini Suriye içinde ve hatta Irak'ta ortadan kaldırıldıktan sonra zaten kendiliğinden güvenli bölgeler de oluşacaktır" dedi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin her zaman DAEŞ'i ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü ifade ederek, buna rağmen Türkiye'nin ısrarlı ve kasıtlı bir şekilde konuyla ilgili çirkin ve mesnetsiz bir algı operasyonuna maruz kaldığını vurguladı. "Sayın cumhurbaşkanımızı ve çocuklarını dahi DAEŞ terör örgütü ile ilişkilendirecek kadar haddini aşan bu algı operasyonunun ulusal olsun uluslararası olsun tüm taraflarını burada bir kez daha kınıyorum" diyen Çavuşoğlu, Türkiye'nin DAEŞ'i terör örgütü ilan eden ilk ülkelerden olduğunu belirtti.
Star

'Evine Hoşgeldin Bay Başkan' 
ABD'nin ilk Afro-Amerikan kökenli başkanı Barack Obama, Afrika turuna baba memleketi Kenya'dan başladı. Başkent Nairobi'ye girişinde "Evine hoşgeldin Bay Başkan" yazılı pankartla karşılanan Obama, Kenya'daki ziyareti kapsamında iki ülke ilişkilerini daha da geliştirmeyi amaçlayan bir dizi anlaşmaya imza atacak ve Afrikalı yatırımcılara seslenecek. Bugün Kenya halkına hitap etmesi beklenen Obama daha sonra Etiyopya'ya geçerek burada Afrika Birliği'nde konuşacak. Kenya'da Barack Obama'yı ziyareti süresince 14 bin asker ve polis koruyacak. Obama, aralarında üvey kızkardeşi Auma ve "ninesi" Sarah'nın da bulunduğu akrabalarıyla Nairobi'deki bir otelde baş başa yemek yedi. 2009'da başkanlık görevine başlamasından bu yana Kenya'yı ziyaret etmeyen Obama, son olarak 2006 yılında ülkeye gelmiş, bu ziyareti sırasında babasının mezarının bulunduğu Kogelo köyünü de ziyaret etmişti. Barack Obama'nın babası Barack Hussein ABD'de üniversite okumuş, oğlunun doğumundan üç yıl sonra memleketine geri dönmüştü. Obama'nın babası, 1982 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Vatan

SPOR 

Rusya'nın ev sahipliği yapacağı 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde Milli Takımımız oldukça iyi bir kura çekti. Millilerimiz I Grubu'nda Hırvatistan, İzlanda, Ukrayna ve Finlandiya ile mücadele edecek. Ay-yıldızlılar, kuraya 4. torbadan katılmasına rağmen devlerle eşleşmedi. Almanya, Belçika, Hollanda, Portekiz, İngiltere, İspanya gibi dev takımların olduğu 1. torbadan millilerimize rakip olarak Hırvatistan geldi. İtalya ve Fransa'nın da yer aldığı 2. torbadan ise rakip olarak İzlanda çıktı. A ve G gruplarında Hollanda-Fransa ve İspanya-İtalya'nın aynı grupta olması dikkat çekti. Grup elemeleri 4 Eylül 2016-10 Ekim 2017 tarihleri arasında yapılacak. 9 grup birincisi Dünya Kupası finallerine doğrudan katılma hakkı kazanacak. En iyi 8 grup ikincisi ise play-off maçları oynayacak. Elemeler sonunda Avrupa'nın Rusya dahil 14 takımla temsil edileceği Dünya Kupası'nda Afrika'dan 5, Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler'den 3, Güney Amerika'dan 4, elemeleri devam eden Asya'dan 4 ve kıtalararası play-off maçlarının galibi 2 ülke katılacak.
Türkiye

Edirne'de 654'üncüsü düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde başa güreşen pehlivanlar dün sahne aldı. Sarayiçi Er Meydanı'ndaki başpehlivanlık müsabakalarında, 54 güreşçi tek tek anons edilerek kura için er meydanına davet edildi. Eşleşme sonrası pehlivanlar, peşrevlerinin ardından güreşe başladı. Hava sıcaklığının 32 dereceye yükselmesi Sarayiçi Er Meydanı'nda hem pehlivanları bunalttı. Seyirciler gölgelerde güreşleri izlemeye çalışırken, çayırda güreşen pehlivanlar ise tribünlerden atılan pet şişe sularını başların aşağı dökerek serinledi. Er Meydanı kıran kırana güreşlere sahne olurken, büyük sürprizler yaşanmadı. Seyircinin en çok merak ettiği güreş, 2009 ve 2010 yılları başpehlivanı Antalyalı Mehmet Yeşil Yeşil ile geçen yılın başpehlivanı Fatih Atlı'nın mücadelesi oldu. 2011 yılında finalde Fatih Atlı'ya yenilen ve "kemeri yanan" Mehmet Yeşil Yeşil, rakibinden rövanşı alamadı. Final niteliğindeki güreşte uzun süre birbirlerini tartan iki başpehlivan, 40 dakikalık normal sürede yenişemedi. Geçen yıl altın kemeri kazanan Fatih Atlı, puanlama bölümünde rakibi Mehmet Yeşil Yeşil'i açık düşürerek ikinci tura yükselmeyi başardı. İsmail Erkal'ı ikinci turda puanlama bölümünde geçen Fatih Atlı, üçüncü turda Süleyman Aykırı'yı açık düşürüp eledi ve finallere kaldı. Tarihi güreşlerde dün favoriler fire vermedi. Fatih Atlı'nın yanı sıra Recep Kara, İsmail Koç, Abdullah Güngör, Osman Aynur, Orhan Okulu, İsmail Balaban ve Serhat Balcı çeyrek finale kalan isimler oldu.
Türkiye

Türk takımlarının taraftar kâbusu yine hortladı, Galatasaray-Udinese maçı sahaya atılan yanıcı maddeler yüzünden yarıda kaldı. Avusturya'nın Klagenfurt kentindeki Sportpark Stadı'nda oynanan maçta yoğun şekilde 2 kez tribünlerden sahaya atılan maddeler nedeniyle hakem Thomas Wieser 35. dakikada maçı iptal etti. G.Saray'ın koruduğu kalenin arkasında bulunan taraş arlar ilk olarak maçın 4. dakikasında sahaya yanıcı maddeler atınca oyun bir süre durdu. 2 dakika boyunca Eray'ın koruduğu kalenin arkasında bulunan taraftarların yanıcı madde attığı gözlendi. 32. dakikada da gurbetçi taraftarlarımız yine benzer sahneler yaşanmasına neden oldu. Atılan maddelerden biri de kaleci Eray'ın gözüne isabet etti. Bunun üzerine hakem oyunu bir kez daha durdurdu. 3 dakikalık beklemeye ve hakemin maçı iptal edeceği yönündeki anonsa karşın meşaleler yakılmaya, ses bombaları atılmaya devam etti. Hakemler soyunma odasının yolunu tutarken kale arkasındaki 150-200 kişilik grubun yanıcı madde atmaya devam etmesi sarı-kırmızılı futbolcuları da çileden çıkardı. Udinese'nin hocası da, "İkinci yarıda benim kalecim o tribünlerin önünde yer alacak. O zaman ne olacak" diye olaya tepki gösterdi. Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu da takımını sahadan çekti. Yaptıkları taşkınlıklarla müsabakanın sonlanmasına neden olan taraftarlar, stadın diğer bölümlerinde yer alan sarı-kırmızılı futbolseverlerin tepkisini çekti. Diğer tribünlerdeki taraftarların protestolarına karşın taşkınlıklarını devam ettiren grup, bir süre stattan da ayrılmadı. Bu arada maça ilgi beklenen az olurken yaklaşık 2 bin taraftar tribünlerde yer aldı.
Milliyet

Beşiktaş Avusturya'da yaptığı ikinci hazırlık maçında Fransa'nın Lille takımıyla 0-0 berabere kaldı. Kartal, 2-0 mağlup olduğu Sturm Graz maçına göre Lille karşısında daha diri bir görüntü ortaya koydu. Siyah-beyazlı takım, rakibi karşısında ikinci yarıda baskı kurmasına rağmen aradığı golü bulamadı. Stat sorunu nedeniyle 1 Ağustos'taki Atalanta maçı ertelenen Beşiktaş, bugün de Fransa'nın bir başka ekibi Nice ile TSİ 19.30'da karşılaşacak. Teknik Direktör Şenol Güneş, "Fizik ve teknik olarak bir basamak daha yukardayız. Pozisyon değişikliği ve idman yorgunluğu nedeniyle henüz düşünülen yerde değiliz. Olumlu tarafı, söylenenleri yapmaya çalışıyorlar. Basit hataları bu maçta daha az yaptık. Adım adım gidiyoruz. Hazırlık maçları bizim için önemli değil. Kadroda dalgalanmalar olacak" dedi.
Star

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, transferler için harcadıkları paralarla ilgili yapılan "Gömü mü buldular!" eleştirilerine esprili yanıt verdi. Yüksek Divan Kurulu'nda açıklamalar yapan Başkan, "Transferler için Aziz Yıldırım dahil kimseden para alınmadı, Fenerbahçe'nin bütçesiyle yapıldı. Gömü de bulmadık. Ama bulmak isteyen 3. köprü ile yeni havalimanı arasındaki 50 km'lik alana gitsin. Orası gömü dolu" şeklinde konuştu. Başkan Yıldırım "Mahmut Bey (Uslu) 'Gömü buldu' sözünü bir başka kulüp için söylemişti, laf döndü dolaştı bize geldi. Geçen sezon bütün oyunculara 42 milyon euro ödedik. Bu sezon 47 milyon euro ödeyeceğiz. Van Persie'ler dahil, bonservis ücretlerine ödenen tutar ortalama 30 milyon eurodur. Giden oyuncuların bütçeye yaptığı gider 26 milyon eurodur. Gelen oyunculara ödenecek olan tutar ise 24 milyon euro. Gerekirse transfer yaparız, paramız var" dedi. Stat ve forma sponsorluğu hakkında da konuşan Yıldırım, "Adını koymayacağım. Stat ismi ve forma için görüşmeler yapıyoruz. Özellikle forma ismi konusunda ucu açık bir anlaşma yapacağız. Tamamen bizim kullanımımıza bağlı olarak gelir artacak. Kullandıkça gelir 1'se 3, 3'se 5 olacaktır." dedi. Bu arada Fenerbahçe Kulübü, KAP'a yaptığı bildirimde stat ve forma reklamı konusundaki görüşmelerin yarın başlayacağını duyurdu.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme