28 Temmuz 2015 Salı

28.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Işid Baskını
Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube (TEM) ekipleri, IŞİD'e Türkiye'den katılımların merkezi konumundaki bölge olarak sürekli gündeme gelen Hacıbayram Mahallesi'ne operasyon düzenledi. TEM polisinin şafak vakti, daha önce belirlenen ve IŞİD ile bağlantılı oldukları değerlendirilen 40 adrese yaptığı baskın öncesi mahalle ablukaya alındı. Takviye kuvvetler, mahallenin giriş-çıkışlarını kapatırken, çatışma ihtimaline karşı da özel harekât polisi, zırhlı araçlarla mahallede konuşlandırıldı. Polis helikopterinin de havadan destek verdiği operasyonda, 500 polis görev aldı. IŞİD militanlarının Türkiye'den Suriye'ye geçişlerde kullandığı ve yurtiçindeki aktif elemanlarının da kaldığı değerlendirilen hücre evlerin bulunduğu adreslere yapılan baskınlarda çoğu Suriyeli 11'i yabancı uyruklu 15 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin örgüte yardım, yataklık, eleman kazandırmanın yanı sıra sosyal medya sorumluluğu ile propagandalarını da yürüttükleri belirlendi. Sosyal medyayı aktif kullanan şüphelilerin IŞİD propagandasının yanı sıra tehdit mesajları da yayınladıkları ileri sürüldü. Gözaltına alınan şüphelilerin, IŞİD'in merkezi konumundaki Rakka'da bulunan örgütün üst düzey yöneticileriyle sürekli bağlantılı oldukları ve talimat aldıkları da iddia edildi. Operasyonda bir adet ruhsatsız pompalı tüfek, bir adet kurusıkıdan bozma tabanca ve çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği belirtildi.
Hürriyet


Pkk'ya 5. Dalga!
PKK ve IŞİD'e yönelik çok yönlü sınır ötesi harekâtın 5. gününde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı hudut taburları, Hakkâri ve Şırnak karşısındaki PKK mevzileri ile teröristlerin geçiş güzergahı olarak kullandığı alanlar Fırtına obüsleri tarafından hedef alındı. Akşam saatlerinde ise savaş jetlerinin Basyan, Hakurk ve Avaşin bölgelerindeki PKK mevzilerini bombardıman altına aldığı bildirildi. Önceki gece sınırlı sayıda savaş jetiyle yurtiçi ve yurtdışındaki PKK mevzilerini vuran TSK unsurları dün sabah Derecik, Aktütün ve Tekeli taburlarından sınır ötesi mevzileri hedef aldı. Operasyonda PKK militanlarının geçiş güzergâhlarının da vurulduğu ifade edildi. Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü ve İncirlik Üssü'nden de dün gündüz saatlerinde sınırlı sayıda jetin havalandığı belirtildi. Alınan bilgilere göre, havalanan jetlerin keşif maksatlı Kuzey Suriye ve Kuzey Irak'taki IŞİD ve PKK mevzilerine yönelik operasyon icra etti. Aynı şekilde insanlı keşif uçakları ile insansız hava araçları da keşif maksatlı olarak, TSK unsurlarının PKK ve IŞİD hedeflerine verdiği zayiatı tespit etmekle görevlendirildi. 8. Ana Jet Üssü'ndeki "Pars" filonun (181. Filo) daha sonra da PKK'nın yurtiçindeki mevzilerini hedef aldıkları öğrenildi. Askeri kaynakların doğruladığı operasyon dört F-16 ile yapıldı. Operasyon sabah 08.30 sıralarında başladı ve öğlene kadar sürdü. Bu operasyonda Hakkâri ve Şırnak kırsalındaki PKK kampları vuruldu. Akşam saatlerinde aynı üsten havalanan savaş jetlerinin, IŞİD kontrolündeki Öncüpınar karşısındaki Bab bölgesindeki IŞİD mevzilerini hedef aldığı belirtildi.
Milliyet

Muş'ta Hain Pusu: Binbaşı Şehit
Muş'un Malazgirt ilçesinde İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız, eşi ile birlikte evine giderken silahlı saldırıya uğradı. Binbaşı Kulaksız şehit oldu, eşi Sibel Kulaksız ise kolundan yaralandı. Olay, dün saat 19.00 sıralarında Malazgirt ilçe merkezinde meydana geldi. Malazgirt İlçe Jandarma komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız, beraberinde eşi ile birlikte arkadaşlarını ziyaret ettikten sonra kendi kullandığı otomobili ile evine dönmek üzere hareket etti. Binbaşı Kulaksız'ın kullandığı otomobile, ilçe merkezindeki Alay caddesinden geçerken pusu kuran teröristlerce otomatik silahlarla ateş açıldı. Saldırıda Binbaşı Kulaksız ağır yaralanırken, eşi ise hafif yaralandı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken kulaksız çifti ambulanslarla Malazgirt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Binbaşı Kulaksız için Muş'tan iki skorsky helikopterle Malazgirt'e doktor gönderildi. Ameliyatta bir kaç kez kalbi duran Kulaksız yapılan tüm müdahelelere karşın saat 22.30'da şehit oldu. Binbaşı Kulaksız'ın kullandığı otomobile, takip eden 2 araçtan çapraz ateş açıldığı belirlendi. Güvenlik önlemlerinin üst düzeye çıkartıldığı ilçede kaçan teröristlerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sibel Kulaksız ile bir telefon görüşmesi yaptığı, başsağlığı ve kendisine geçmiş olsun dileklerini ilettiği öğrenildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Hunharca, adice ve kalleşçe gerçekleştirilen bu saldırıyı şiddetle kınıyor, şehidimize Allah'tan rahmet, şehidimizin değerli ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza başsağlığı ve sabırlar diliyoruz."
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 97, 3428-97, 5131                                
ABD Doları 2, 7622-2, 7721/ Euro 3, 0692-3, 0734/İngiliz Sterlini 4, 3030-4, 3111                  

Dolar 2.77'yi Aştı, Faiz Çift Hanede
Türkiye'de bir türlü düşmeyen tansiyon doların 2.7770 lirayı aşmasına, gösterge tahvil faizinin çift haneye çıkmasına, borsanın da neredeyse yüzde 2 düşmesine neden oldu. Dolar en son 8 Haziran'da seçim sonuçlarına ilk tepki olarak 2.8094 lira ile rekor kırmıştı. Geçtiğimiz cuma günü Türkiye'nin iki yıllık gösterge tahvil faizleri yüzde 10'un üzerine çıkmıştı dün de 10 ayın ardından 10 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 10.10 ile çift haneyi aştı. Yine geçtiğimiz haftanın dünyanın en çok düşen borsaları arasında bulunan Borsa İstanbul yeni haftaya da yüzde 1.73'lik düşüşle başladı. Uzmanlar yabancıların Türkiye algısının çok bozulduğuna dikkat çekerek Türkiye piyasalarından çıkışı hızlandırdıklarına işaret ediyor. Serbest piyasada dolar dün günü 2.7720 liradan tamamladı. Borsa İstanbul ise yüzde 1.73 düşüşle 77 bin 351 puana geriledi. Merkez Bankası ise 30 milyon dolar olarak açıkladığı döviz satım ihalesinde dün 50 milyon dolar sattı. Geçen hafta Suruç katliamı ile başlayan yurtiçinde saldırılarla tırmanan gerginlik dolu süreç sınırdaki sıcak çatışma haberleriyle sürüyor. Üstüne Citigroup dün yayımladığı strateji raporunda haftanın işlem önerileri arasında TL'nin Euro ve dolardan oluşan sepet karşısında değer kaybının devam edebileceğine ilişkin yeni pozisyon açılmasını önerdi. TL ve ruble dün en kötü performansı gösteren iki para birimi oldu. TL yüzde 1.1; ruble ise emtia fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle yüzde 1.8 değer kaybetti. ALB Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan Türkiye'nin 5 yıllık CDS'lerinin 234 seviyesine kadar çıktığını vurgulayarak "Türkiye, risk primi çok yüksek olan Rusya ve Brezilya'dan sonraki en riskli 3. ülke konumundadır. Yükselen risk primi yabancı algısında da ciddi bozulmaya yol açmıştır. Dün de hisse senedi, tahvil piyasasından genel olarak Türk varlıklarından bir çıkış oldu. 2.75 üzerindeki her hareket TL için olumsuz. Seçimden hemen sonra görülen 2.81 seviyesi ilk hedef görünmektedir. Doların algı olarak da bu seviyeler üzerine kuvvetli bir hareket yapması 2.90 – 3.00 seviyelerinin menzile girmesine neden olacaktır" dedi.
Hürriyet

Enerjide İflas Sesleri
Türkiye'de elektrik üretim ve dağıtım sektörü, son 6-7 yılda gerek özelleştirme yoluyla gerçekleştirilen, gerek de sıfırdan yapılan yatırımlarda rekor kırdı. Uzmanların hesaplamalarına göre, bu dönemde elektrik kurulu gücü, yüzde 67 oranında arttı. Toplam kurulu güç 70 bin megavatı (MW) aştı. Anılan dönemde her yıl 6 milyar dolar olmak üzere toplamda 36-37 milyar dolar yatırım yapıldı. Bu dönem içinde elektrik dağıtım tesisleri de işletme hakkı devri (İHD) yöntemiyle özelleştirildi. Özel sektör, dağıtım bölgeleri için 13 milyar dolar borçlandı. Elektrik üretim ve dağıtım sektörlerine, bu kısa zaman diliminde yapılan yatırım tutarı 50 milyar doları buldu. Bugüne kadar enerjinin her alanına yapılan yatırımları üst üste koyarsak 100 milyar doları geçen bir yatırım söz konusu. Ancak sektördeki "pırıltılı" günler geride kalmış gibi görünüyor Dolar kurunun fırlaması, devlet tarafından baskılanan elektrik ve doğalgaz tarifeleri, çapraz sübvansiyon uygulaması, karar alma süreçlerindeki gecikme, gereği gibi yapılmayan fizibiliteler nedeniyle sektör zor günler geçiriyor. Özellikle doğalgaz yakıtlı termik santralleri portföyünde bulunduran üreticilerin bir bölümü finansal zorluklar yaşarken, bazı firmaların bankaların takip listesine girdiği konuşuluyor. Türkiye Enerji Vakfı'nın aylık yayını "Enerji Panorama"da yer alan habere göre, zordaki şirketlere, asıl büyük darbe serbest piyasada oluşan elektrik fiyatlarından geliyor. Spot piyasada elektrik fiyatları, son dönemde ciddi biçimde düştü. 2009 yılı aralık ayında 13.785 krş/ kWh olan sistem marjinal fiyatının, Mayıs 2015 ortalaması 11.301 krş/kWh oldu. Aralık 2009 sonunda döviz kuru 1.49 TL/dolarken, Mayıs 2015 sonunda 2.66 TL'ye çıktığı göz önüne alındığında ise dolar/cent bazında fiyatlar 9.22 cent/ kWh'ten 4.25 cent/kWh'e düşmüş oluyor. Bunun sonucunda çok sayıda verimi düşük eski doğalgaz santrali kapatılma aşamasına geldi. Verimsiz santrallerin devre dışı edilmeleri olumlu görülse de düşük fiyatlar, yüksek verimli olarak yapılacak olan yeni doğalgaz santrali yatırımlarının da ertelenmesine, hatta projelerden vazgeçilmesine yol açtı. Bu manzara, ister istemez kulislerde, bazı şirketlerin iflas tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun konuşulmasına yol açıyor. Elektrik dağıtımında ise 2008'de Başkent Elektrik Dağıtım AŞ'nin devriyle başlayan ve 2013'te Toroslar'ın devriyle tamamlanan süreç, önemli bir özelleştirme başarısı olarak öne çıktı. Hazine'nin kasasına 12 milyar 744 milyon dolar girdi. Ancak bazı şirketlerin dağıtım bölgesini devraldığı dönemde dolar kurunun 1.5 TL dolayında olduğu dikkate alındığında, şirketlerin artan kur nedeniyle karşı karşıya olduğu vahim tablo ortaya çıkıyor.
Hürriyet

Giden Gitsin, Türkiye Potansiyel Vaat Ediyor
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, görevini 2 Eylül itibarıyla banka genel müdür yardımcılarından Ali Fuat Erbil'e bırakıyor. Doğuş Holding'in sahibi olduğu yüzde 14.89 oranındaki Garanti Bankası hissesinin Banco Bilbao Vizcaya Argentaria'ya (BBVA) devri resmen tamamlanırken, hisse devriyle birlikte BBVA'nın Garanti'deki payı yüzde 39.9 ve Doğuş Holding'in payı ise yüzde 10 olmuştu. Hisse devrinin tamamlanması ve görev değişikliği Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Francisco Gonzalez, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen ve Garanti Bankası yeni Genel Müdürü Ali Fuat Erbil'in katıldığı basın toplantısı ile açıklandı. Toplantı da gazetecilerin sorularını yanıtlayan BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Francisco Gonzalez, HSBC Grubu'nun Türkiye'den çıkma kararına yönelik olarak bu bankaların Türkiye'deki korkulardan dolayı bu kararı almadıklarını, dünyadaki stratejilerinin sonuç vermemesinden ötürü küçülmek için bazı pazarlardan çıkmaya karara verdiklerini söyledi. Gonzalez, dünyada BBVA ve Garanti gibi teknoloji odaklı çalışan banka olmadığına dikkati çekerek, "Garanti şubesine gittiğinizde teknoloji ve insan görüyorsunuz, kağıt görmüyorsunuz. ABD'de ya da dünyanın en gelişmiş ülkelerde bunu göremezsiniz. Sadece Garanti'ye değil, Türkiye'ye yatırım yapıyoruz. Türkiye'nin büyük bir potansiyeli olduğunuz görüyoruz" dedi. Gelecekte pek çok bankanın kendisini baskı altında hissedeceğini ve dünyada bankacılık sektöründe konsolidasyon yaşanacağını öngördüğünü belirten Gonzalez, bu bankaların dijital zorlukların meydan okumalarının üstesinden gelemeyeceğini söyledi.
Milliyet

Memurlar Yüzde 8+8 Zam Talebiyle Masaya Oturacak
Milyonlarca memurun merakla beklediği toplu sözleşme için sendikaların talepleri belli oldu. 836 bin üyesiyle toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili konfederasyon olan Memur- Sen, 2016-2017 yılları için rekor miktarda zam talebinde bulundu. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın tarafından açıklanan 2016-2017 Toplu Sözleşme Talepleri'ne göre 1 Temmuz 2015 itibariyle 1.974 TL olan en düşük devlet memuru (hizmetli) maaşının 1 Ocak 2016 itibariyle yüzde 19.34 artırılarak 2.356 TL, 1 Temmuz 2016 itibariyle 2.732 olması teklif edildi. Bu teklif 2016'da yıllık yüzde 28.89 zam yapılması anlamına geliyor. Memur-Sen'in 2016 için yüzdelik zam talebi ise altı aylık dönemler halinde yüzde 8+8 oldu. 2016'da taban aylığına 150 TL zam istendi. Memur-Sen toplu sözleşmenin ikinci yılı (2017) için de yüzde 7+7, 100 TL taban aylık zammı, refah payı ve enflasyon farkı zamlarının ayrıca döneminde maaşlara yansıtılmasını istedi. Taleplere göre 1 Ocak 2016'dan geçerli olmak üzere bu yılki ekonomik büyümenin yüzde 50'si oranında aylık katsayısında artış istendi. 60 TL olan Toplu Sözleşme İkramiyesi'nin 1 Ocak 2016-31 Aralık 2017 döneminde Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti'nde temsilcisi bulunan sendikalara üye olan kamu görevlilerine yüzde 100 artırılarak 120 TL olması teklif edildi. 177 TL olan eş yardımının 275 TL'ye çocuk yardımının da 20.77 TL'den, 75 TL'ye çıkarılması istendi. Hükümet tarafı ise masaya Maliye'den edinilen bilgilere göre, Merkez Bankası'nın 2016 ve 2017 yılları için açıkladığı yüzde 5'lik enflasyon hedefi, enflasyon farkı ve refah artışı formülü ile oturacak. Yüzde 3+3 teklifinin önerileceği belirtiliyor. Görüşmeler 3 Ağustos'ta başlayacak.
Star

Büyüme Hedefi Silbaştan
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ilk yarısında seçim belirsizliği nedeniyle bir miktar yavaşlamayı normal karşıladıklarını söyledi. NTV'de konuşan Bakan Şimşek, yılın ikinci yarısı için kendilerinin böyle bir senaryoyu öngörmediklerini belirterek, "Müzakereler sonuç verir güçlü bir hükümet kurulursa, yine aşağı yönlü bir miktar revizyon gerekebilir ama çok abartılı olmayacaktır. Bu belirsizlik yılın ikinci yarısında da devam ederse, 2015'te büyümeye ilişkin aşağı yönlü riskler daha da güç kazanır" değerlendirmesini yaptı. Şimşek, bu noktada önemli olanın cari açık ve bütçe performansı olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Bütçe ayağını yılın ilk yarısında çok güçlü götürdük ve bütçede fazla var ama yılın ikinci yarısı ne getirir ne götürür, benim bu konuda yorum yapmam doğru olmaz. Bütçe disiplininin devam ettirilmesi gerekiyor. Cari açıkta iyileşme oluyor fakat gerek euronun değer kaybı, gerekse Orta Doğu'daki sıkıntılar, cari açıktaki düşüşü sınırladı. Fakat bunun sürdürülebilir olması için siyasi istikrar, reform ve mali disiplin gerekiyor. Bugün eğer Orta Vadeli Programı (OVP) revize edersek, belirsizliklerin ve aşağı yönlü risklerin arttığı bir dönem olarak tanımlayabilirim ama bunlara rağmen Türkiye ekonomisi, Çin ve Hindistan haricindeki gelişmekte olan ekonomilere oranla performansın nispeten iyi bir şekilde devam edeceğini görüyorum." OVP'de 2014 yılı büyüme hedefi yüzde 4. Ancak son gelişmelerden sonra ekonomistler büyüme tahminini yüzde 2.9'a çekti.
Vatan

DÜNYA

Konuşulan 'Fiili Güvenli Bölge'
ABD ile Türkiye arasında terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı geçtiğimiz perşembe varılan ve İncirlik Üssü'nün Amerikan uçaklarının kullanımına açılmasını da içeren mutabakatın güvenli bölge boyutu ABD basınında tartışılıyor. Özellikle kısmen IŞİD'in denetimindeki Cerablus ile Mare hattı arasında uçuşa yasak bir güvenli bölge kurulup kurulmayacağına dair tartışmalar önde gelen gazetelerde yer aldı. New York Times (NYT) gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, fiili bir güvenli bölgenin mutabakat planının bir yan ürünü olabileceğini, resmi bir uçuşa yasak bölgenin ise anlaşmanın bir parçası olmadığını belirtti. Yetkililer bu planın Esad rejimini hedef almadığını da söyledi. Bunun yerine Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar uzanan bölgeden IŞİD militanlarının temizlenmesine dair bir plan üzerinde çalışılıyor. Gazete, planın iki ülkeden yetkililerin IŞİD'den arındırılmış ve ılımlı muhaliflerin kontrolü altında, aynı zamanda Türk tarafının da ülkelerini terk etmiş Suriyeliler için güvenli bir bölge olarak tanımladığı bir coğrafyayı yaratabileceğini belirtti. NYT planın yine de iddialı bir askeri hedefi olduğuna dikkat çekerek, bu bölgelerde IŞİD'in hem stratejik olarak önemsediği hem de kutsal saydığı yerler olduğunu belirtti. Örneğin güvenli bölgenin derinliği 40 km olursa IŞİD'in kıyamet teolojisinde önemli yer tutan Dabık ile örgütün kalelerinden Manbij burasının sınırları içinde olacak. Washington Post gazetesine konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili de "Türkiye ile görüştüğümüz, kuzey Suriye'de IŞİD'e karşı koyan karadaki ortakların desteklenmesi. Amaç, IŞİD'den arındırılmış bir bölge yaratmak, Türkiye sınırında daha büyük güvenlik ve istikrar sağlamak" dedi. Ancak yetkililer, ABD'nin bu 64 km derinliğinde ve 109 km genişliğindeki coğrafyayı resmen 'güvenli bölge ilan etmeyeceğini' belirttiler. Wall Street Journal gazetesi, ABD ve Türkiye'nin bölgeyi kontrol edecek ılımlı güçler oluşturamaması durumunda bu cephenin riskli olabileceğine işaret etti. Uçuşa yasak bölge ilan edilmeyeceğini yineleyen gazete, çünkü bunun BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'in vetosuna takılabileceğine dikkat çekti.
Hürriyet

'Işid Operasyonları Göstermelik' İddiası
Türkiye'nin Suriye'de IŞİD'e, Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı başlattığı askeri operasyonları Hürriyet'e değerlendiren Suriye'deki Kürt siyasi hareketi Demokratik Birlik Partisi (PYD)'nin lideri Salih Müslim, Suriye'deki IŞİD mevzilerine yönelik yapılan operasyonun "göstermelik olduğunu" ve IŞİD üzerinde hiçbir etkisi olmadığını savundu. Türkiye'nin asıl amacının Kuzey Irak'ta Kandil Dağı'nda mevzilenmiş olan PKK'ya operasyon yapmak olduğunu savunan Müslim, "Bu, barış süreci için çok tehlikeli bir operasyondur" dedi. Hürriyet'e konuşan Müslim, Türkiye'nin IŞİD'e karşı Suriye'de düzenlediği askeri operasyon için "Suriye'de yapılan göstermeliktir, sadece bazı taraflar için göz boyamadır. Sadece ben değil, Suriye'deki bütün çevreler böyle düşünüyor. Çünkü bu durum (sahadaki) realiteye çok ters düşüyor. Bu tür göz boyamalarla bu iş olmaz. Bütün dünya IŞİD'e karşıyken kalkıp böyle göstermelik bazı adımlar atarsanız kimseyi kandıramazsınız. Bu IŞİD'e karşı ciddi ve etkili bir saldırı değildir" ifadesini kullandı. Müslim, TSK tarafından Suriye'deki IŞİD mevzilerine düzenlenen hava operasyonunda 35 IŞİD militanının öldürüldüğü iddiasına ilişkinse "Bizde öyle bir rakam yok" dedi. Müslim, Kuzey Irak'ta Kandil'deki PKK hedeflerine karşı düzenlenen hava saldırısına ilişkinse şunları söyledi: "PKK'ya karşı yapılan, yani Irak'taki Kürdistan'da (Kürdistan Bölgesel Yönetimi) yapılan operasyon Türkiye'nin asıl amacıdır. Barış süreci için çok tehlikelidir. Herkes bir barış beklerken böyle bir adım atmak çok tehlikelidir, süreci nereye götüreceği belli değildir. Sonuçları herkes için çok kötü olur. Bu noktada bir an önce Dolmabahçe Sarayı'nda açıklanan mutabakata geri dönüş herkesin lehine olur." Müslim, ayrıca Türkiye'yi IŞİD'e karşı koalisyon güçleriyle birlikte hareket etmeye çağırdı. Salih Müslim, "Eğer Türkiye DAEŞ'e (IŞİD) karşı koalisyona katılacaksa daha ciddi bir adım atmalı, bizimle birlikte çalışmalıdır. Biz de YPG silahlı güçleri olarak (IŞİD'e karşı) uluslararası koalisyonun bir parçasıyız. Bu koalisyonla koordineli çalışmak gerekiyor. Türkiye DAEŞ'e karşı gerçekten bir şey yapmak istiyorsa karşılıklı diyalog kurularak birlikte bir şeyler yapabiliriz" dedi. Salih Müslim, daha önce birkaç kez Türkiye'ye de gelmiş ve Suriye'deki durumla ilgili Dışişleri Bakanlığı'nda yetkililerle görüşmüştü.
Hürriyet

Fransız Çiftçiler, Almanya Ve İspanya Sınırını Kapattı
Fransa'da çiftçiler, ürün fiyatlarının düşmesi üzerine İspanya ve Almanya sınırını barikatlar kurarak kapattı. Öfkeli çiftçiler eylemleri ile İspanya ve Almanya'dan tarım ürünlerinin gelmesine engel olmayı amaçlıyor. Almanya ile Fransa arasındaki altı yol bağlantısı önceki gece Fransız çiftçiler tarafından traktörlerle kapatılırken İspanya sınırında da otobana girişler engellendi. Onlarca TIR'ın sınırlarda durdurulduğu aktarıldı. Bas Rhin idari ilindeki çiftçi sendikaları federasyonu FDSEA ve Jeunes Agriculteurs (JA) sendikası tarafından yapılan eylem dün öğleden sonraya kadar sürdü. Eylem boyunca barikatlarda binden fazla çiftçi nöbetleşe bekledi. Bas-Rhin FDSEA Başkanı Franck Sander, sadece Almanya'dan tarım ürünü getiren tırların durdurulduğunu söyledi. Sander şimdiye kadar Almanya'dan tarım ürünü taşıyan yaklaşık on TIR'ın geri dönmeye zorlandığını belirtti. Fransa'da çiftçi protestoları günlerdir devam ediyor. Fransız çiftçiler, düşük fiyatlar nedeniyle üretim maliyetini karşılayamamaktan şikayetçi. Özellikle Almanya, Fransız çiftçilerin tepkisini çekiyor. Yapılan açıklamalarda Doğu Avrupa'dan gelen işçiler nedeniyle Almanya'da işgücünün Fransa'dan ucuz olduğu, dolayısıyla maliyetin de düşük olduğu belirtiliyor. Fransa hükümetinden vergi indirimi ve borç silme reformu talep eden çiftçiler, düşen yiyecek fiyatları için Fransız hükümetinin yanı sıra yerli ürüne sırt çeviren süpermarketler ve dağıtım şirketlerini de sorumlu tutuyor. Ülkenin çeşitli bölgelerinde geçen hafta düzenlenen eylemlerde ise çiftçiler yolları gübre dökerek trafiğe kapatmıştı. Kapatılan yollar arasında ülkenin en turistik yerlerinden biri Mont-Saint Michel adasına giden yol ve Fransa'nın başkenti Paris ile ülkenin kuzeyini bağlayan otoyol da yer almıştı.
Milliyet

Işıd'in Üssü Rakka'ya İkmal Yolu Kesildi
Suriye'nin kuzeyinde cihatçı örgüt IŞİD'e karşı savaşan Kürt güçleri stratejik bir noktayı ele geçirdi. Londra merkezli, sahadaki muhalif haber kaynaklarına dayanan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin Direktörü Rami Abdül Rahman, YPG'nin Sirin kasabasının tamamında dün kontrolü sağladığını açıkladı. Sirin kasabasının önemi üzerinde bulunduğu yoldan kaynaklanıyor. IŞİD'in Suriye'deki üssüne dönüşen Rakka ve ülkenin ikinci büyük kenti Halep'i birbirine bağlayan "M4" adlı otoyolun üzerinde yer alan Sirin'in YPG'nin eline geçmesi cihatçıların ikmal yolunun kesilmesi anlamına geliyor. Cihatçıların ve askeri malzemelerin taşındığı yolun kesilmesi,;IŞİD'in Halep'te hem Kürt güçleri hem de farklı muhalif gruplarla savaşan cihatçılara yardım götürmesini engelleyecek. Gözlemevi Direktörü Rahman, Halep'in Kürtlere yönelik saldırıları örgütlemede bir üs gibi kullanıldığına da dikkat çekerek "Bu tarz saldırılar da azalacaktır" dedi. Fırat Nehri'nin doğu kıyısındaki Sirin'e 40 kilometre uzaklıktaki Kobani'de yaşayan Kürt aktivist Mustafa Ebdi AFP'ye yaptığı açıklamada, YPG güçlerinin intihar saldırısı şüphesiyle Sirin'de dikkatle hareket ettiğini belirtti. Kürt güçleri üç hafta önce, 6 Temmuz'da Sirin üzerine taarruzu başlatmıştı. YPG'nin ilerleme çabasına ABD önderliğindeki uluslararası koalisyon da havadan saldırılarla destek vermişti. Ocak ayında YPG, hava saldırılarının da yardımıyla Kobani'ye yönelik IŞİD saldırısını bertaraf etmişti. 16 Haziran'da da Türkiye sınırındaki Tel Abyad'ın YPG'nin eline geçmesiyle Rakka'ya yönelik silah ve savaşçı akışı kesilmişti. Suriye'nin kuzeydoğusunda rejim ve Kürt güçlerinin farklı bölgelerini kontrol ettiği Haseke'ye 25 Haziran'da başlayan IŞİD saldırısına karşılık ordu ve YPG ilerleme kaydetti. Bir aydan uzun süredir devam eden şiddetli saldırılar karşısında Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı orduyla Kürt güçleri ilk kez, IŞİD'e karşı beraber hareket etmeye başlamıştı. Suriye resmi haber ajansı SANA'ya konuşan vali, 'Haseke'nin tamamen güven altına alınması için son aşamaya gelindiğini' öne sürdü. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, IŞİD güçlerinin şehirde sadece iki küçük alana; El Zuhur ve El Şeria'ya sıkıştığını bildirdi. Gözlemevi, rejim ordusunun IŞİD mevzileri arasındaki ikmal yollarını kestiğini belirtti. Haseke'nin güneyindeki Sakan el Şababi'de ordunun rejim yanlısı silahlı güçlerin yardımıyla ilerlediği duyuruldu. IŞİD tehlikesinin püskürtülmesiyle Haseke'den kaçanlar geri dönmeye başladı.
Milliyet

Esad Suriyeli Çocukları Klor Gazıyla Vurdu
Esad güçleri, başkent Şam'ın doğusunda yer alan Cobar bölgesi ile Ayn Terma beldesinde, sivillerin bulunduğu yerlere "klor gazlı" saldırılarda bulundu. Saldırılardan aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi etkilendi. Yetkililer, hastaneye getirilen kişilerde solunum yetmezliği, göz bebeklerinde küçülme ve kusma gibi belirtilerin görüldüğünü kaydetti. Öte yandan, Esad rejimine bağlı güçlerin, başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki Duma ilçesinde yerleşim birimlerine bombalarla saldırdğı belirtildi. Saldırılarda, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 6 kişinin yaşamını yitirdiği ve 20 kişinin yaralandığı ifade edildi. Ayrıca enkaz altında çok sayıda sivilin olduğu ve ölü sayısının artmasından endişe edildiği ifade edildi.
Star

Bölgeye Zarar Veriyor
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, terör örgütü PKK'nın son dönemdeki şiddet olaylarına değinerek "Türkiye hükümeti barışçıl çözüm için olumlu adım, tavır ve hareketlerde bulunmuştur. Ancak maalesef bazı tarafların, bu imkanları değerlendiremediklerini ve bu konuda gurura kapıldıklarını gördük" açıklamasında bulundu. Barzani, "PKK'nın siyasetine ilişkin oldukça fazla eleştirim var. Özellikle de Kürdistan bölgesinin içişlerine müdahele etmesi noktasında. PKK, Kürtlerin yaşadığı diğer bölgelerde de müdahalelerde bulunuyor. Rojava'da (Kuzey Suriye) kimsenin siyaset yapmasına izin vermiyor, tekçi davranıyor" ifadelerini kullandı. Barzani, "şahsi düşünceleri" olarak nitelendirdiği yazılı açıklamasında, PKK'nın son günlerdeki terör eylemlerini ve Türkiye'nin örgüte yönelik sınır ötesi harekatına ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. "Savaşın hiçbir kazanımının olmayacağı kanaatine vardıklarını, bu nedenle barışın bütün imkanlarından yararlanmayı uygun bulduklarını" vurgulayan Barzani, "Barış ve diyalogdan yana tavır almalıyız" ifadesini kullandı. Türkiye'deki Kürt sorununun çözümünde AK Parti'nin yaptığı çalışmaların önemine vurgu yapan Barzani, "AK Parti iktidarından önce 'Kürt ve Kürdistan' ismi yasaktı. Bununla birlikte Kürtlere ait bütün işaretler de bu yasak kapsamındaydı. Türkiye'de barışçıl bir sürecin oluşması için her türlü çabayı ortaya koyduk. Uzun diyalog ve müzakerelerden sonra AK Parti ve Sayın Erdoğan'ın, Türkiye'de Kürtlerle ilgili önceki partilerden farklı bir düşünce ile siyaset tarzına sahip olduğunu gördük" dedi.
Star

İran'a Yeni Nükleer Santraller
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, ülkenin tek nükleer santraline ev sahipliği yapan Buşehr kentinde iki yeni nükleer santral inşa edileceğini açıkladı. İran devlet televizyonuna konuşan Salihi, Buşehr'de inşa edilecek reaktörlerin yaklaşık 10 milyar dolara mal olacağını belirtti. Salihi, nükleer anlaşmadaki Arak'taki ağır su reaktörünün yeniden tasarlanması konusu ve diğer nükleer projelerle ilgili Çinli yetkililerle görüşmeler yapıldığını ifade ederek, "Nükleer uzmanlarımız ve onların uzmanları hem Çin hem de İran'da birkaç kez bir araya gelerek, görüşmelerde bulundu" ifadelerini kullandı. Salihi, Viyana'da Çin ve ABD'li yetkililerle konuyu detaylıca ele aldıklarını ve Pekin'de İran, Çin ve ABD arasında üçlü görüşmeler yapılması konusunda uzlaşmaya vardıklarını kaydetti. Arak'taki ağır su reaktörü, nükleer görüşmelerde temel anlaşmazlık noktalarından birini oluşturuyordu. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya'nın oluşturduğu 5+1 ülkeleri, atom bombası yapımında kullanılabilecek ölçüde plütonyum üretebileceği endişesiyle reaktörün kapatılmasını veya hafif su reaktörüne dönüştürülmesini talep ediyordu. Avusturya'nın başkenti Viyana'da imzalanan nükleer anlaşmayla Arak'taki reaktörün restorasyonu konusunda anlaşmaya varılmıştı.
Vatan

POLİTİKA
Teşekkür Selam
Seçimlerin ardından oluşan 25'inci Dönem Başkanlık Divanı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyareti, CHP ve HDP'li üyelerin boykot işareti üzerine dün gerçekleşti. 18 kişilik Divan'da TBMM Başkanı İsmet Yılmaz'ın yanı sıra 7 AK Partili ile 3 MHP'li üye Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gitti. Basına kapalı 1.5 saat süren görüşmede Erdoğan, AK Partili ve MHP'li üyelerin güncel gelişmelerle ilgili görüşlerini dinledi. Daha sonra değerlendirme yapan Erdoğan, öncelikle geldikleri için MHP'li üyelere teşekkür etti ve "Hekesin gelmesini isterdik. Gelselerdi iyi olurdu" dedi. Görüşmenin tamamlanmasının ardından Erdoğan, MHP'li Koray Aydın'a, "Genel Başkanınıza selamlarımı iletiniz" dedi. Erdoğan, ziyarette bulunan Divan üyelerine kravat hediye etti. PKK'ya silah bıraktırmak için baskı uygulamadıkları gerekçesiyle HDP'yi eleştiren Erdoğan, PKK ve IŞİD ile mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Erdoğan, 3'üncü dalga operasyonda 8 noktanın hedef alındığını, operasyonların devam edeceğini, kanunlara uymayanların cezalandırılacağını söyledi. Erdoğan, "Devletin gücünü, kudretini hissettireceğiz" dedi. Koalisyon görüşmelerine de değinen Erdoğan, "Bu görüşmelerden uyumlu bir koalisyon yapısı ortaya çıkarsa hükümet kurulur. O zaman güçlü bir hükümet işbaşında olur. Olmazsa milletin iradesine, yine milletin kararına başvurulur. Hükümetin kurulmasını arzu ediyorum. Kurulamadığı takdirde yapacak bir şey yok. O zaman seçime gidilir" dedi. TBMM Başkanvekili Koray Aydın ise Türkiye'nin son dönemde yaşanan süreçte özenli ve dikkatli adım atması gerektiğini vurgulayarak, "Bunun için partiler doğru bilgilendirilmeli. Hükümet samimi olmalı ve hiçbir şeyi de saklamamalı. Siyasi parti liderlerinin bilgilendirilmesi Türkiye'nin faydasına olacaktır. Dikkatli adım atılmazsa Türkiye kaosa sürüklenebilir. MHP olarak bizim safımız belli. Türk milletinin birliğinden yanayız. Türk milletinin yararına olacak her adımı destekleyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. MHP'li Meclis idare Amiri Seyfettin Yılmaz da "Hükümetin operasyonlarla ilgili son dönemde attığı adımları doğru buluyoruz ve destekliyoruz. Ama Türkiye'yi bu noktaya getiren AKP iktidarıdır" eleştirisini yöneltti. Erdoğan, ziyarette bulunan Divan üyelerine birer kravat hediye etti. AK Partili İdare Amiri Salim Uslu ise CHP ve HDP'li üyelere tepki gösterdi. Uslu, "Teamüllere uygun bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımıza nezaket ziyareti yaptık. Son derece yapıcı ve istikamet verici tavsiyelerini aldık. Sayın Kılıçdaroğlu 'Muhalefet partileri bilgilendirilmelidir' derken, bu konuda teamüllere uygun olmayan tavır alması tutarsız oldu. Siyasi pozisyon kapma kolaycılığını tercih ettiler. Ama geçmişte Özal'ın elini sıkmayanlar daha sonra sıkmak zorunda kaldılar" dedi.
Hürriyet


Bizim Kaybedecek Saraylarımız Yok
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK silah bırakmadıkça, silahlı gruplar Türkiye'den çıkmadıkça ve bu hususta adım atılmadıkça Abdullah Öcalan'la yapılacak görüşmelerin fayda getirmeyeceğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu'na Dolmabahçe mutabakatını hatırlattı. Demirtaş, dün HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına katılmak için parti genel merkezine gelişinde soruları yanıtladı. Geçici başbakan ve geçici hükümetin ülkeyi adım adım büyük bir savaşa sürüklediğini iddia eden Demirtaş, Ak Parti iktidarının "boğazına kadar suça battığını, günaha ve kirliliğe bulaştığını" öne sürdü. Ak Parti'nin 7 Haziran seçimlerinin ardından yeniden tek başına iktidar olabilmenin yollarını aramaya başladığını, olup bitenlerin, hükümetin mecbur kalarak gerçekleştirdiği operasyonlar olmadığını öne süren Demirtaş, şöyle devam etti: "Barış, sadece bir adım ötemizde duruyordu. Dolmabahçe mutabakatı halen orta yerde duruyor. Sadece atılması gereken bir adım kalmıştı. Yani bu kadar şaşaalarla sınır ötesi operasyonlar, göstermelik IŞİD'e karşı operasyonlar, bunların tamamı hükümetin kendini kurtarma planlarıdır ve bunlar bir devlet politikası değil, saray politikasıdır. Saray artık yeni bir devlet kurmuş durumda. Kendisine bağlı istihbarat örgütü var, maliyesi var, kolluk gücü, yargı, medya, sosyal gücü var. Bütün bu kararları alıp uygularken geçici başbakan ve geçici hükümet de sadece devlet içerisinde devletin aldığı bu kararları uygulamakla görevli memurlardır. Bunlar, olup bitenler Türkiye'ye ağır bir fatura çıkarıyor. Bütün bu olup bitenlerin içinde bizi en çok sarsan şey gençlerin ölümleridir, insanlarımızın ölümüdür. AKP'nin hışmından korkacak halimiz yok. Türkiye toplumu da korkmasın."
Milliyet

'Herkes Ayağını Denk Alsın'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Üç örgüte eş zamanlı operasyon başlattık. Birini vurup diğerini vurmazsanız, bunlara prim verirsiniz" dedi. Atv ve ahaber'in canlı yayınında soruları yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, "Sürpriz, şok ve çok etkin bir operasyon yaptık. Mükemmel operasyonlar yapıldı. Artık Türkiye, bir hafta önceki Türkiye değil. Herkes ayağını denk almalı" diye konuştu. İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları: DEAŞ, PKK ve DHKP-C ayrı terör örgütü gibi görünüyor. Ama baktığınız zaman her üçü de toplumun belli kesimlerini teröre sevk ederek, istismar etmeye çalışıyor. Görünüşte hedefleri ayrı gibi görünüyor. Ama 7 Haziran sonrasında hepsinin hedefi Türkiye'yi kaosa sürüklemek. Bu tabloyu gördüğümüzde biz gereğini yapmazsak sonraki nesillere hesap veremeyiz. Biz de ne yaptık? Üç örgüte eş zamanlı operasyon başlattık. Bu üç örgüt eş zamanlı durdurulmazsa, birine yaptığınız şey diğerlerince istismar edilir. Birini vurup diğerini vurmazsanız, bunlara prim verirsiniz. Son eylemler neticesi DEAŞ'a yönelik caydırıcı gücümüzü göstermemiz ve onları cezalandırmak görevimizdi. DEAŞ bu eylemleri yaparken PKK da bu kaostan kendine prim çıkarmaya çalıştı. Adıyaman'da bir askerimizi, Ceylanpınar'da iki polisimizi şehit ettiler. Ceylanpınar önemli. O iki polisimiz oradaki halkın güvenliği için canını ortaya koyuyordu. Bana ilk haber geldiğinde iyice tetkik ettirilmesini istedim. Önce PKK kaynaklı web sayfaları olayı sahiplendi. Ardından MİT Müsteşarımız bana PKK yöneticilerinin konuyla ilgili irtibatlarını sundu. Ve eylemin PKK'da alınan kararla yapıldığına emin olduk. Bizim yaptığımız operasyonlar halkın, demokrasinin, meşruiyetin sesidir. Şimdi sesimiz çıktı, Kandil'i bombalarken de çıktı, DEAŞ pozisyonlarını bombalarken de, İstanbul'da, Türkiye'nin her yerinde her üç örgüte dönük olarak da DHKP-C de dahil yaptığımız operasyonlarda da çıktı. Artık Türkiye bir hafta önceki Türkiye değildir. Herkes ayağını denk almalı. Eğer birileri Türkiye'nin bir kaosa gireceğini hesaplıyorsa, hiç heveslenmesinler. Telefonla yaptığımız bilgilendirmelerdeki tavırları için iki muhalefet liderine de teşekkür ediyorum. HDP neden 4'lü deklarasyonu istemedi. Onlar PKK'dan korkarlar. PKK'nın onayı olmadan bir şey yapamazlar. Ne kadar zarar verdik biliyoruz. Sürpriz, şok ve çok etkin bir operasyon yaptık. Mükemmel operasyonlar yapıldı. Bu bir hafta çok önemliydi. Çarşamba günkü Türkiye'nin psikolojisiyle bugünkü Türkiye'nin psikolojisi çok farklı. Devlet yek vücut olmuştur. Adana'da sakallı diye DEAŞ'lı diye insan öldürüyorlar. Onu cezalandırma yetkisi devlette. Bu ancak adalet tarafından sağlanır. İşin siyasi ve hukuki yönü var. Ben siyasi olarak, partilerin kapatılmasına karşıyım. Hukuki yönüne bakıldığında ise teröre destek gibi bir çerçeve de var vebizim yetkimiz dışında bir husus. 80 milletvekiline sahip bir parti olarak HDP artık Türkiye'yi hedef alan terör örgütünün sözcülüğünü bırakmalı. Silahı değil, siyaseti savunmalı. 'Ben söyleyince bırakacaklar mı' diyor. Sen söyle. Söylediğinin hükmü yoksa neden İmralı'ya gitmek istiyorsun. Sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçeli heyet gönderme teklifimi gayet olumlu karşıladı. Bugün de heyet gitti iki partiye. HDP bize neden bilgilendirme yapılmadı diyebilir. Onlar önce safını, yerini belirlesin, bilgileri nerelere servis edebileceğinin soru işaretlerini ortadan kaldırsın, biz de gerekeni yaparız.
Vatan

SPOR

Trabzonspor, Hollanda'nın ardından Almanya kampını da tamamladı. Bordo-mavililer, Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda Rabotnicki ile yapacağı ilk maç için bugün Almanya'dan Makedonya'ya hareket edecek. Teknik Direktör Şota Arveladze ile yenilenen Karadeniz ekibi hem hazırlık maçlarında hem de UEFA Avrupa Ligi'nde oynadığı toplam 5 karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı. Karşılaşmaların yıldızı ise Hollanda ve Almanya kamplarında rakip ağları boş geçmeyen Yusuf Erdoğan oldu. Takımda ilk on bir şekillenirken, gidecek oyuncular da belirlendi. Hollanda kampının ardından 5, Almanya kampı sonrası da 3 futbolcudan kendilerine kulüp bulmaları istendi. Kamp döneminin en şanssız olayı ise yeni transfer Mbia'nın sakatlığı oldu. Sevilla'dan alınan tecrübeli oyuncu, iki kampta da takımla çalışamadı. Bordo-mavili takımla 2 Temmuz'da sözleşme imzalayan futbolcunun, ilk idmanda ayağı çime takılınca sağ dizinde ödem oluştu. Kadroya Almanya'da dahil olan Cavanda ise ilk kez önceki gün Eintracht Trier maçında görev yaptı. Karşılaşmada 90 dakika oynayan Belçikalı futbolcunun Rabotnicki maçıyla resmi bir maçta da forma giymesi bekleniyor. Okay Yokuşlu da başarılı performansıyla orta alanda Özer Hurmacı, Mehmet Ekici ve Mbia gibi oyuncuların sakatlığının bulunduğu takımda ilk on birde yer bulması beklenen diğer isim oldu.
Milliyet

Beşiktaş, Demba Ba'nın yerini yine dünyaca ünlü, hatta Senegalli'den çok daha kariyerli bir santrforla; Mario Gomez'le dolduruyor Siyahbeyazlılar, Alman golcüyle çok büyük bir aksilik olmazsa bugün resmi sözleşme imzalayacak Takımı Fiorentina ile özel bir turnuvaya katılmak için ABD'ye giden 30 yaşındaki santrfor, pazar günü Floransa'ya dönmüştü. Dün ise Fiorentina, Gomez ve Beşiktaş yetkilileri buluştu, masaya oturuldu, son görüşmeler yapıldı. Toplantıdan çıkan sonuç şu: İtalyan ekibi 30 yaşındaki santrfora 2 milyon 250 bin Euro'luk alacağını bugün ödeyecek, ardından golcü oyuncu kendisini Beşiktaşlı yapan kontrata imzasını atacak Bilindiği gibi Beşiktaş, Gomez için Fiorentina'ya bonservis bedeli ödemeyecek. Peki neden? Çünkü Gomez'in Serie A temsilcisiyle 2 yıl daha kontratı var ve bu 2 sezon için maliyeti yaklaşık 24 milyon Euro. Fiorentina, Gomez'le yollarını ayırınca bu parayı ödemekten kurtulacak. Gomez için ise değişen bir şey olmayacak. Siyah-beyazlılardan tıpkı İtalyan ekibinde olduğu gibi yine senelik 5.5 milyon Euro alacak. Kartal bu paranın 2 milyon Euro'sunu 2 taksitle imza parası olarak ödeyecek, oyuncuya ise senelik 3 milyon Euro garanti ücret ödenecek. 1.89 boyundaki santrforun bugün imzayı attıktan sonra büyük olasılıkla çarşamba günü İstanbul'a gelmesi bekleniyor.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme