30 Temmuz 2015 Perşembe

30.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Diyarbakır'da 1 Polis Şehit 
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde dün Ağrı Dağı eteklerindeki Yaygınyurt köyü yakınında konuşlanan jandarmalara, bir grup PKK'lı terörist tarafından ateş açıldı. Çatışmada 1'i ağır 3 asker yaralandı. Operasyonlarda 2 PKK'lı öldürüldü. Diyarbakır Çınar'da devriye görevi yapan polis otomobiline silahlı saldırıda 1 polis ile 2 vatandaş yaralandı. Polis memuru Mehmet Uyar hastanede şehit oldu. Erzurum Horasan'dan görevli olduğu 9. Kolordu Komutanlığı 34. Mühimmat Bölüğü'ne gitmek için yola çıkan Astsubay Üstçavuş Nazım Altun'un otomobili sabah arıza yaptı. Altun'a, bir otomobilden ateş açıldı. Saldırganlara karşılık veren Altun, sağ böbreğine isabet eden bir kurşunla yaralandı. Evli ve 3 aylık bebeği olan Altun önce Horasan Devlet Hastanesi'ne ardından da Erzurum'a götürülerek tedaviye alındı. Genelkurmay 'terör örgütü saldırısı' derken Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak, Twitter'dan "Horasan'da bir TSK mensubu personelimiz silahla yaralanmıştır, terör saldırısına bağlı bir yaralanma olmadığı değerlendirilmektedir" duyurusu yaptı. Batman Sason'da, Kelhasan köyü ile Binoni Mezrası arasında, korucuları taşıyan aracın geçişi sırasında, yol kenarındaki çilek kasalarının içine yerleştirilen bomba, teröristlerce uzaktan kumandayla patlatıldı. Saniye farkıyla ölen, yaralanan olmadı. Hakkâri Yüksekova'da önceki gece 22.15'te adliye lojmanları ile merkeze 2 kilometre uzaklıktaki Esentepe Mahallesi'nde polislerin kaldığı TOKİ konutlarına teröristlerce roketatarlı saldırı düzenlendi. Bitlis Tatvan'da 2 zırhlı polis aracına mayınlı ve silahlı saldırı düzenlendi. PKK'lı teröristlerin yaralı olarak kaçtıkları belirtildi.
Hürriyet
 

Operasyonun Kod Adı: Şehit Arslan Kulaksız 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) önceki gece Kuzey Irak'taki PKK kampları ve Kandil'i hedef aldığı, son günlerde yapılanlar içindeki en kapsamlı hava operasyonuna, Malazgirt'te kızı ve eşinin yanında pusu kurularak haince şehit edilen Binbaşı Arslan Kulaksız'ın ismi verildi. Bombaların üstüne şehit asker ve polislerin isminin yazıldığı operasyonda, örgütün kamufle edilmiş baraka ve mağaraları bile vuruldu. Operasyonun ismini Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun verdiği ve bu talimatı operasyondan önce görüştüğü askeri yetkililere ilettiği kaydedildi. IŞİD, PKK ve DHKP-C'ye yönelik operasyonlardaki gözaltı sayısı da bin 302'ye ulaştı. Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'nden yapılan açıklamada IŞİD, PKK ve DHKP-C terör örgütlerine yönelik operasyonların yurtiçinde ve sınır ötesinde sürdürüldüğü vurgulandı. Önceki gece yapılan en kapsamlı hava harekatına Başbakan Davutoğlu'nun talimatı ile "Şehit Jandarma Binbaşı Arslan Kulaksız" adı verilirken, PKK'nın Zap, Metina, Gara, Avaşin-Basyan, Hakurk ve Kandil'de kullandığı önceden tespit edilen sığınak, barınak, depo, lojistik nokta ve barınma alanları ile mağaralar vuruldu. Yurtiçindeki operasyonların da sürdüğü ifade edilen açıklamada, "Devam eden soruşturmalar çerçevesinde; 29 Temmuz 2015 tarihi itibarıyla DAEŞ terör örgütü, PKK terör örgütü ve bağlantılı yapılanmalar ile diğer yasadışı sol örgütlere karşı yapılan çalışmalarda, 39 ilde operasyon yapılmıştır. Bu kapsamda şu ana kadar terör örgütleri ile ilişkili görülen toplam bin 302 kişiye gözaltı işlemi uygulanmıştır. Gözaltına alınanların bir kısmı hakkında adli süreç tamamlanmış olup bir kısmı hakkında halen devam etmektedir" denildi. NATO'nun Türkiye'nin talebi üzerine toplandığını da ifade edilen açıklamada, "Toplantıda, ülkemize yönelik son terör saldırıları ve artan tehditler ile ülkemizce bu kapsamda alınan tedbirler hakkında müttefiklerimiz bilgilendirilmiş ve bu temelde istişareler yapılmıştır. Toplantı sonrasında, NATO Konseyi söz konusu saldırıları net ifadelerle kınayan, şehitlerimiz için başsağlığı dileklerini ileten ve ittifakın güvenliğinin bölünmezliği ilkesi çerçevesinde ülkemizle sağlam dayanışma içinde bulunulduğunu beyan eden bir açıklama yayımlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti terör örgütlerinin tehditlerine boyun eğmeden haklı mücadelesini ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde meşru bir zeminde sürdürecektir" ifadelerine yer verildi. Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nden dün de saat 23.00 sıralarında 181. Pars Filo'ya ait F-16 savaş jetleri havalandı. 6 savaş jetinin havalandığı belirtilirken jetlerin PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki kamplarını hedef aldığı ileri sürüldü.
Milliyet

'Esad Gitmeden İstikrar Gelmez' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin'e giderken Türkiye'nin başta DAEŞ ve PKK olmak üzere terör örgütlerine karşı düzenlediği operasyonlara ilişkin bilgilendirme çerçevesinde bazı devlet liderleriyle telefon görüşmeleri de yaptı. Ürdün Kralı Abdullah bin Hüseyin ile görüşen Erdoğan, Türkiye olarak BM şartının 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullandıklarını söyledi. Erdoğan, Beşar Esad'ın görevde kaldığı sürece Suriye'ye istikrar gelmeyeceğini vurguladığı, çatışma ortamının sona ermesi için "Cenevre Bildirgesi" temelinde bir geçiş hükümetinin oluşturulmasının şart olduğunu dile getirdiği de öğrenildi. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, Pekin'de konaklayacağı otele ulaşmasının ardından kendisini arayan Renzi ile telefon görüşmesi yaptı. Renzi, terörizme karşı verdiği mücadelede Türkiye'nin yanında olduklarını vurgulayarak, hayatını kaybeden vatandaşlar ve şehitler için taziyelerini iletti. Erdoğan, Renzi'ye de Esad görevde kaldığı sürece Suriye'ye istikrar gelmeyeceğini belirtti.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 97, 5217-97, 6824                                               
ABD Doları 2, 7653-2, 7686/ Euro 3, 0349-3, 0387/İngiliz Sterlini 4, 3101-4, 3209                          

1 Nisan'da Havada 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya 5G'yi konuşuyor. 4G ile zaman kaybetmemize gerek yok. 3G'de 2 yıl daha sabredersek, 5G'ye geçeriz. Aksi takdirde 4G'ye geçersek Türkiye çöplük haline döner" sözlerinden sonra 26 Ağustos'a ertelenen yeni iletişim teknolojisi 4G frekans ihalesi için yeni şartname yayınlandı. Bu kez Resmi Gazete yerine mobil iletişim operatörlerine bizzat dağıtılan 4G frekans ihalesi şartnamesinde en çok dikkat çeken nokta ise yerlilik oranının arttırılması oldu. Uluslararası Mobil Telekomünikasyon (IMT) hizmet ve altyapılarına ilişkin mobil elektronik haberleşme şebekesinin kurulması, geliştirilmesi, işletilmesi ve şebekenin yetkilendirme' ihalesinin yeni şartnamesinde yer alan bilgilere göre yeni mobil iletişim teknolojisinin altyapısında ilk yıl en az yüzde 30 yerlilik oranı aranıyor. Bu oran ikinci yıl yüzde 40, üçüncü yıl yüzde 45 olacak. Bu da yaklaşık 3 milyar Euro'luk asgari bedele sahip olan 4G teknolojisini kullanacak olan mobil iletişim operatörlerinin taktik değiştirmesini sağlayacak. Yerli üreticiler ise yeni ihalede bu kez şanlı olan taraf olacak. Dün yayınlanan ihale şartnamesinde farklı olan noktalardan bir diğeri ise Ar-Ge. Bir önceki şartnameye göre mobil iletişim operatörlerinin 4G altyapısında daha fazla yerli Ar-Ge kullanması isteniyor. Böylece Türkiye'deki Ar-Ge istihdamının arttırılması ve 4G teknolojisinin daha fazla yerlileştirilmesi öncelikli olarak hedefleniyor. Türkiye'de şu anda olan 183 Mhz olarak bulunan toplam bant genişliği ihale sonrasında 574 Mhz seviyesine kadar çıkacak. Bu da önümüzdeki dönemlerde yaşanacak veri sıkışmasının önününe geçilmesini sağlayacak. 4G ihalesi ile fiber altyapı yatırımlarının da artması bekleniyor. 4G'nin 1 Nisan 2016'dan itibaren kullanılması planlanıyor.
Hürriyet

Ette Tansiyon Yükseldi 
Kurban Bayramı öncesi kırmızı et fiyatlarındaki artış dikkati çekiyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi rakamlarına göre, ülke genelindeki kesimhanelerde ocak ayında 20 lira olan yağsız dana eti, temmuz ayı sonunda 25 liraya ulaştı. Afyon, Elazığ, Edirne ve Tokat'ta ise fiyatlar 26 lirayı da aştı. Perakende piyasasında da fiyatlar ortalama 40 liranın üzerine çıktı. Fiyatların yükselmesinde ithalata rağmen hayvan açığının olması, ramazan ayında talebin artması ve kurban bayramı öncesi besicilerin hayvanlarını elinde tutmayı tercih etmesinin etkili olduğu ifade ediliyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkanı Mustafa Bılıkçı, besi hayvanı ithalatına belli oranda yerli hayvan besleme şartı getirilmesi nedeniyle ithalatın düştüğünü, mayıs ayında kısıtlamaların kaldırıldığını ancak tüketim artışıyla fiyatların yükselmesinin önüne geçilemediğini belirtti. Bılıkçı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kısıtlama nedeniyle yılın ilk yarısında toplam 40 bin baş olan besi hayvanı ithalatı, kısıtlamanın kalkması sonrası 2 ayda 80 bine çıktı. Ancak bu yeterli değil. Bizim tahminlerimize göre 140 bin başlık hayvan açığı var. Kısa sürede piyasaya denge getirebilecek bir mekanizma olarak ithal et seçeneği değerlendirilmeli." Bılıkçı, etteki artışın kurbanlık fiyatlarını da artıracağını belirterek, "Artan fiyatlar nedeniyle kurbanlıkta büyükbaş yerine küçükbaş tercih edilecek. Küçükbaş hayvan sayısında bir sıkıntı gözükmüyor" dedi. İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Arman ise her yıl iki bayram arası dönemde talep artışı nedeniyle fiyat baskısının oluştuğunu, besicinin kurbanlık piyasasını görmek için elindeki yetişmiş hayvanı tuttuğunu, bunun da fiyatları artırdığını söyledi. Kesimhanedeki et fiyatlarının Kurban Bayramı öncesi 30 lirayı bulacağını savunan Arman, perakende de 40 lirayı aşan fiyatlar nedeniyle tüketimin azaldığına dikkati çekti. Kurbanlık büyükbaş fiyatlarının yüksek olacağını ifade eden Arman, "Kurbanlıkta talebin küçükbaşa yönelmesi bu hayvanların da fiyatını artıracaktır. Bize göre fiyat artışına kesin çözüm karkas et ithalatının yapılması ve yetiştiriciye de olumsuz etkilemeden piyasaya denge getirilmesidir" dedi.
Türkiye

İşKur İşsiz Gençleri 'Yazılımcı' Yapacak 
Herhangi bir işte çalışmayan ancak bilgisayar ve yazılım konusunda ilgili genç işsizlere yeni bir fırsat kapısı açılıyor. Yazılım konusunda dev ülkelerle yarışmak için kapasitesini artırmak isteyen Türkiye, İŞKUR yoluyla birçok genci iş sahibi yapacak bir eğitimden geçirmeyi hedefliyor. Yazılım sektöründe istihdam edilmek üzere İŞKUR tarafından verilmesi beklenen eğitimle birlikte hem işsizlik rakamlarının azaltılması hem de uluslararası yazılım sektöründe ilerlemek için kapasite artırılmış olacak. İŞKUR tarafından verilecek bu eğitimlerin yanı sıra uzmanlık alanı yazılım olan birçok profesyonel yazılımcının ilgili kişilere yönelik eğitim vermesi de planlanıyor. Bu kişilerin konferans, seminer ve sempozyumlarda vereceği eğitimlerle yazılım sektörünün teknolojik olarak daha doğru yönlendirilmesi sağlanacak. Yazılım uzmanları tarafından verilecek bu eğitimlerle, yazılım sektöründe iş yapan firmalar sektörün ne yönde geliştiği ve yatırım yapılması gereken alanlar gibi çeşitli konularda bilgi sahibi edilecek. Bu çalışmada TÜBİTAK'ın görev alması beklenirken üniversite ve STK'lar da bu konuya destek verecek. TÜBİTAK'ın gerçekleştireceği bir diğer konu ise yazılım geliştirme yarışmaları olacak. Erken yaşlardan itibaren yazılım geliştirmeyi teşvik etmek için birçok yarışmanın düzenlenmesi hedefleniyor. Henüz taslak aşamasında olan bu hedeflerin gerçekleştirilmesinin netleşmesi durumunda çalışmalara 2016 yılında başlanması bekleniyor.
Türkiye

Demirbank HSBC'ye İyi Günler Diler! 
Londra merkezli bankacılık devi HSBC'nin Türkiye operasyonunu satın almak için İngilizlerle masaya oturan Hollandalı ING Bank, 'Demirbank'a takıldı. Bankacılık sektörünün yakından takip ettiği HSBC Türkiye satışının tamamlanmak üzere olduğunu, geçen hafta İngiliz Reuters ajansı duyurmuştu. Ancak aynı günlerde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 2001 bankacılık krizinde HSBC'ye 350 milyon dolara satılan Demirbank'a ilişkin alınan önemli karar, pazarlık masasındaki ING Bank'ta soru işaretlerine yol açtı. HSBC Grubu ile Londra'da anlaşmak üzere olan ING Bank'ın son gelişmelerden sonra ek süre istediği öğrenildi. Bankacılık çevresinden edindiğimiz bilgilere göre, ING Grubu, AİHM'nin Demirbank'ın 2000'de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesi kararını haksız bulmasını hukuksal olarak mercek altına aldı. Grubun son kararında AİHM kararının HSBC Türkiye'ye hukuksal yansıması etkili olacak. 2001'de yaşanan bankacılık krizinde devletin el koyduğu ilk banka olan Halit Cıngıllıoğlu'nun bankası Demirbank, TMSF'ye devrolmuştu. O dönem Türkiye'nin 5'inci büyük bankası olan Demirbank piyasa değerinin (1.2 milyar dolar) altında bir fiyatla (350 milyon dolar) Türkiye'de büyümek isteyen HSBC Grubu'na satılmıştı. Banka halen 'Demirbank iyi günler diler' spotlu reklamlarıyla hatırlanıyor. AİHM ise geçtiğimiz hafta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) Demirbank hakkında aldığı Fon'a devir kararını haksız bulduğunu açıkladı. Demirbank'ı satın alan HSBC Türkiye ise Türkiye'den çıkmak için alıcılarla masaya oturduğunda böyle bir durumla karşı karşıya değilken, son gelişmeden sonra masada kalan tek alıcı olan ING Grubu'nun ek süre talebiyle karşılaştı. Anlaşmak üzere olan taraşar AİHM'nin kararıyla yeniden düşünme sürecine girdiler.
Milliyet

Kredi Risk Artışında Konutta Van, Taşıtta İstanbul İlk Sırada 
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, kredi riski ve kredilerin sektörel dağılımı; bireysel kredilere ilişkin kredi riski, kişi adedi, büyüme hızı, il bazında dağılım ve limit miktarları; çeklere ilişkin detaylı bilgiler ve protestolu senet bilgileri yer aldığı aylık bülten yayınlamaya başladı. Dün yayınlanan ilk rapora göre Türkiye'de mayıs sonu itibariyle banka, finansman şirketleri faktörün ve leasing şirketleri tarafından kullandırılan toplam krediler 1 trilyon 613 milyon liraya ulaşırken, aynı dönemde tasfiye olunacak alacak tutarı da 43.8 milyar oldu. Bültende, bireysel kredilerle ilgili çarpıcı istatistikler yer aldı. Konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartından oluşan toplam bireysel krediler mayıs sonu itibariyle 392 milyara ulaşırken, 24.7 milyon kişi bu kredileri kullandı. İl bazında analizde bireysel kredi riski en yüksek il 135.1 milyar lirayla İstanbul açık ara önde yer aldı. İstanbul'u 40.1 milyarla Ankara izledi. Bireysel kredi riski son 12 ay içerisinde en hızlı büyüyen on ilin tamamının doğu illerinden olması dikkat çekti. Risk artışı yüzde 87.7 olan Van, kredi riski büyümesinde ilk sırada yer alırken, Van'ı yüzde 27.8 ile Iğdır ve yüzde 23.8 ile Adıyaman izledi. Kişi başına ortalama bireysel kredi riskinde de 17 bin 809 lira ile Van ilk sırada yer aldı. Bireysel kredilerin alt kalemlerine bakıldığında mayıs sonu itibariyle konut kredisi 142 milyara çıkarken, kullanan kişi adedi de 2.2 milyon oldu. Aynı dönemde toplam taşıt kredisi tutarı 25.6 milyar lira, kullananların sayısı da 747 bin kişi olarak gerçekleşti. İhtiyaç kredisi ise 1.543 milyar lira, krediyi kullanan kişi sayısı 17.5 milyon oldu. Konut ve ihtiyaç kredilerinde son 12 ayda risk artışında ilk sırada yine Van yer aldı. Taşıt kredisinde son 12 ayda artış oranında liderlik koltuğuna yüzde 27.7 ile İstanbul oturdu. Mayıs sonu itibariyle bireysel kredi kartlarında toplam tutar 70 milyar lira, bireysel kredi kartı kişi adedi 20.5 milyon oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi kartı riski de 3.420 lira olarak hesaplandı. Kredi kartı riski son 12 ay içinde en hızlı büyüyen il ise yüzde 23.3 ile Adıyaman oldu.
Star

Çinli Firmalara Özel Serbest Bölge Planı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve 100 işadamı ile Çin'e çıkarma yapan Türk heyeti ile Çinli bakan ve işadamları arasında görüşmelerde somut projeler ortaya çıkıyor. Zeybekci, Çin programı kapsamında Çin Ticaret Bakanı Gao Hucheng ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesi için bir araya geldi. Toplantı sonrası yapılan görüşme hakkında bilgi veren Zeybekci, Çin ile ticaretin daha da gelişmesi için Türkiye'de yalnızca Çinli firmaların ticaret ve üretim yapacağı bir serbest bölge yapımı planlandığını söyledi. Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret açığını kapatmanın en hızlı yolunun Çinli firmaların Türkiye'de yatırım yapmaları olduğunu belirten Zeybekci "Çin'in çok önem verdiği İpek Yolu projesini sonuna kadar destekliyoruz. Bu projenin en önemli kavşak noktalarından biri de Türkiye. Çinli firmaların Türkiye'deki en önemli yatırımları, kuracakları lojistik merkezler olabilir. Ayrıca gıda ve enerji alanlarında da yatırıma davet ediyorum" dedi. Türkiye ile Çin arasındaki ticaretin önündeki tüm engellerin kaldırmak üzere bir süreç başlatmak istiyoruz. Türkiye'de Çinli firmaların her türlü ticaret ve üretim yapacakları özel bir Çin serbest bölgesi öneriyoruz. Bütün bu konuların takip etmek üzere bakanlıklarımız arasında kuracağımız yüksek düzeyli memurlar heyetiyle de çalışmaları derhal başlatmak istiyoruz" diye konuştu. Çin Ticaret Bakanı Gao Hucheng ise iki ülke arasındaki yüksek işbirliği potansiyeline işaret ederek, Türkiye'de bir Çin serbest bölgesi kurulmasının bu yönde etkin bir destek olacağını belirterek, ayrıca turizm alanında da işbirliğinin güçlendirilebileceğini söyledi.
Star

42 Milyon Hayal 
Geçen yıl Türkiye'nin 46.5 milyar dolarlık cari açığının yüzde 53'ünü finanse eden turizm sektörü bu yıl sıkıntılı bir tablo çiziyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan verilere göre, Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı Haziran'da yüzde 4.89, ilk 6 ayda yüzde 2.25 düştü. Ruslar kriz yüzünden, Avrupalılar da IŞİD korkusuyla gelmeyince Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı yılın ilk yarısında 14 milyon 894 bin kişide kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, 2015 sonu itibarıyla Türkiye'ye gelecek toplam ziyaretçi sayısının 42 milyonu aşmasını, turizm gelirinin ise 35-36 milyar dolar civarında olmasını tahmin ettiklerini açıklamıştı. Ancak rakamlar bu hedeflere ulaşmanın mümkün olmayacağını gösteriyor. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır ise Mayıs ayı verilerinin ardından Reuters'a yaptığı değerlendirmede, Rus turist sayısındaki düşüşün önümüzdeki aylarda da devam etmesinin beklendiğini; Avrupalı turistlerin de IŞİD meselesinden tedirgin olduğunu söylemişti. Bakanlık verilerine göre yılın ilk 6 ayında Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 14.16 paya denk gelen 2.11 milyon kişi ile birinci, Rusya yüzde 9.77 paya denk gelen 1.45 milyon ile ikinci, İngiltere ise yüzde 6.38 pay ve 950,313 kişi ile üçüncü sırada yer aldı.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

HDP Baraj İçin Süreci Feda Etti 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP'nin barajı geçmek için çözüm sürecini feda ettiğini belirterek, gelinen noktada sürecin türbülansa girdiğini söyledi. Anadolu Ajansı Editör Masası'nın toplantısına konuk olan Akdoğan, özetle şunları söyledi: "HDP'nin hiçbir karşılığı yok. Görülüyor, koalisyon denklemlerinde yeri yok, çözüm süreci konusunda herhangi bir yaptırımı yok, hiçbir anlam ifade etmeyen bir pozisyonu var. Seçimden önce ben defalarca 'AK Parti varsa çözüm süreci var' dedim. 'AK Parti güçlü bir şekilde iktidar olursa bu meseleler hızlı bir şekilde yoluna girer' dedim. Ama oyu sen alacaksın, bütün her şeyi de AK Parti yapacak. Ben diyorum ki, HDP tabanı Kürtler, bunlara sebep olan yöneticiler hakkında çok ciddi şekilde bunlara hesap sormaları lazım, sıkıştırmaları lazım. Çözüm sürecinin düşmanları olarak adlandırabileceğimiz statüko cephesi bu son seçimden önce HDP'yi bir proje olarak, taşeron şekilde kullandı. HDP barajı geçmek için bu bloku kaldıraç olarak kullandı ve karşılığında da süreci de havayı uçurmuş oldu. Güveni tamamen yıktılar. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, bu aktörlerle bu kadar alavere dalavere yapan sürece ihanet eden aktörlerle bu sürecin nasıl devam ettirileceği bu bir muammadır. Onların bir gücü, yetkisi varsa örgüte çağrı yapsınlar, örgüt Türkiye'yi terk etsin, silahları bıraksın. Ondan sonra konuşulacak bir şey varsa konuşulur. Terör örgütü, HDP, Öcalan'ın silahları bırakma çağrısına hep ayak diremiştir ve Öcalan'ın şubat başında verdiği 'Silahları bırakmak için kongre toplayın' çağrısını üç hafta geciktirmiştir. Öcalan sözlü, yazılı, imzalı her türlü mesajını vermiştir ancak HDP bunu açıklamaktan imtina etmiştir. Sürekli Öcalan adına yalan söylüyorlar. 'Öcalan başkanlık sistemine karşı, Öcalan AK Parti'yle koalisyona karşı'. Külliyen bunlar yalan. Öcalan'ın adını kullanarak sürekli toplumu kandırıyorlar. Öcalan ile görüştükleri dönemde koalisyon diye bir konu var mıydı ki Türkiye'de, Öcalan 'onunla yapın şununla yapın' desin. Öcalan bunları muhtemelen yakalasa sopayla kovalar diye düşünüyorum, 'Her şeyi mahvettiniz' diye. HDP eksen kayması yaşadı. HDP, Diyarbakır'dan Cihangir'e istikameti çevirdi. Cihangir sokağına girdiklerinde bütün bu çözüm süreci başka bir yere savrulmuş oldu.
Hürriyet

Ölümleri Durduralım 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın "HDP Çözüm Süreci'ni feda etti. Öcalan'ın imkanı olsa sopa ile kovalar HDP'lileri" sözlerine anında yanıt vererek, "Ben, polemiğe girmek istemiyorum. Kendi düşünceleridir. Kendisi aynı zamanda Dolmabahçe mutabakatı okunurken orada oturan bakanlardan biridir. Açıklamayı da kendisi yapmıştır. İsmi, Dolmabahçe mutabakatıdır. Niye ismi mutabakattır o zaman? Birbirimizi suçlayarak, birbirimizi zan altında bırakarak hiçbir yere varamayız" sözleriyle karşılık verdi. Demirtaş, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy'u ziyareti sonrasında bir açıklama yaptı. Demirtaş, özetle şunları söyledi: "Nereye giderseniz gidin yurttaşlarımız bütün bu ölümlerden, eylemlerden, silahlardan rahatsızdır. Fakat halkın bu barış hakkını, isteğini siyasette kurucu bir unsur olarak hayata geçirmek cesaret ister. Siyasetteki cesaret şudur. Halkın hakkı, hukuku için koltuklarınızdan vazgeçebiliyor musunuz? Yeri geldiğinde canınızdan vazgeçebiliyor musunuz halkınız için? Bunu yapan siyasetçiler ancak barış kurabilirler. Aksi takdirde koltuk sevdasına, makam hırsına kapılmış olanlar siyasette sınırsız bir güç, sınırsız para, sınırsız bir rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık batağına bulaşmış olan zihniyetler, barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlayamazlar. Bizim derhal karşılıklı çatışmasızlık ve yeniden diyalog müzakere sürecine dönüş koşullarını yaratmamız lazım. Gençlerimiz ölüyorlar. Asker, polis, gerilla, sivil, bunların hepsi bu toplumun insanları, bizim kardeşlerimiz. Bir an önce karşılıklı, silahların susacağı demokratik bir basıncı yaratmamız lazım. Bunun için çaba sarf eden her siyasetçi ile biz birlikte hareket etmeye hazırız. Ben barış için kardeşim, elimi taşın altına koymaya hazırım. Şu silahları tekrar bir daha susturalım. Öncelikle karşılıklı silahlar sussun, ölümleri durduralım. En acil olanı budur. Biz konuşurken insanlar ölüyorsa konuşmamızın ne anlamı var. AK Parti'deki bazı yetkililer, eğer çözüm ve barış konusunda yeniden çaba sarf etmek istiyorlarsa daha ciddi rol üstlenmelerini, öne çıkmalarını özellikle rica ediyorum. CHP'de, AK Parti'de barış isteyen herkesin sesi yükselmelidir. Partiler üstü bir barış duruşu sergileyelim. Yukarıdan kışkırtıyorlar, hedef gösteriyorlar. Aldanmayın bunlara. Sizler, kardeşsiniz, bizler kardeşiz. Bu topraklarda bir arada yaşayacağız ve bunu birilerinin saltanatı, birilerinin tek başına bu ülkeyi yönetme hevesine feda etmeyeceğimizi de her gün sesimizi yükselterek göstermek durumundayız. Hırsızlık mı yaptık, yolsuzluk mu yaptık, vatandaşın parasını mı çaldık, derhal yargılanmamız gerekiyor. 550 milletvekili tıpış tıpış gidelim hep birlikte dokunulmazlığımızı kaldıralım. Bak, yargı da onların elinde. Buna rağmen biz yargılanmaktan korkmuyoruz. Eğer kendinden şüphesi yoksa milletvekillerinin Sayın Davutoğlu başta olmak üzere hep birlikte dokunulmazlıkları kaldıralım. Bir girişimimiz yok ama ben eş başkanımızla birlikte, Kılıçdaroğlu ile başka parti yetkilileriyle bir araya gelip ülkenin içinde bulunduğu durumu değerlendirebiliriz, diye düşünüyorum. Diyaloğa kapalı değiliz."
Hürriyet

Terör Araştırma Önergesine Ret 
TBMM Genel Kurulu, Suruç saldırısıyla başlayan, IŞİD, PKK ve DHKP-C'ye yönelik operasyonlarla devam eden terör olayları ve gelişen süreçle ilgili CHP'nin verdiği, "Toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasına" ilişkin önergesini Ak Parti ve MHP'nin oylarıyla reddetti. Ak Parti'nin "ret" oyu kullandığı oylamada MHP önce "nötr" kaldı. Ak Parti Grup Başkanvekil Mahir Ünal'ın uyarısı ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve bazı milletvekilleri "ret" yönünde el kaldırdı, bazıları tepkisiz kaldı. Gergin anlar yaşanan görüşmede Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP ve MHP'nin çözüm sürecine ilişkin eleştirilerinde büyük ölçüde haklı olduğunu söyledi. Arınç'ın HDP'li Nursel Aydoğan'a yönelik sarfettiği "Bir kadın olarak sus" sözleri HDP ve CHP'li kadın vekillerin tepkisine yol açtı. Arınç'ın özür dilemesi talebi ise Genel Kurul'u ilk kez yöneten Başkanvekili Şafak Pavey tarafından hakaret olmadığı gerekçesiyle geri çevrildi. HDP adına konuşan Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in "Sayın Cumhurbaşkanı'nın, Davutoğlu'nun yaptığı konuşma birlikte yaşama suikast girişimidir" sözleri de gerilime yol açarken Pavey "Bu ülke sizin egonuzdan çok daha değerlidir. Egolarımızı terbiye edelim" uyarısında bulundu. Olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nda ilk olarak CHP'nin önergesi okundu. Hükümet adına konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, Suruç katliamı ve ardından yaşanan saldırılara değindi, geçen dönem Meclis'te bu konularda kurulan komisyonları anımsattı. HDP ve örgüt bileşenlerinin dezenformasyon oluşturmaya çalışmasına rağmen süreci başlatan ve bugüne getiren temel iradenin hükümet olduğunu belirten Arınç, ancak sürece uygun hareket etmeyen terör örgütünü STK'lara, siyasi partilere saldırma, iş makinalarını yakma, işçileri alıkoyma, yol ve baraj yapımlarına engel olma, 'vergi' adı altında haraç toplama ve iş adamlarını kaçırma gibi eylemlerini sürdürdüğünü söyledi. Arınç "Ayrıca HDP'li siyasetçilerin, süreç boyunca tehditkâr söylemlerde geliştirdikleri 'ayrılıkçı ve bağımsız devlet kurma' yönünde açıklamalarda bulundukları görülmüştür. Örgütün gerçekleri yansıtmayan çeşitli bahanelerin ardına sığınıp üzerine düşenleri yapmadığı, samimi davranmadığı ve süreci istismar ettiği açık şekilde görülmektedir" diye konuştu. IŞİD'e operasyonların sürdüğünü, hükümetin IŞİD'le iç içe geçtiği iddialarını nefret ve lanetle reddettiğini ifade eden Arınç, "Bu hiçbir Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'ne yakışmaz" dedi. "Çözüm süreci konusunu ağızlarında sakız gibi çiğneyenlere karşı. Ta başlangıçtan bu yana bu süreç istismar edilmiştir ve istismar edildikçe CHP'den, MHP'den bazen politik söylemlerle bazen de esasa yönelik eleştiriler gelmiştir. Bugün görüyoruz ki bu eleştiriler büyük ölçüde haklıdır" diyen Arınç'ı MHP'liler alkışladı. Arınç, "Sadece şiddetle, silahla terörle baş etmek mümkün değildir. Mutlaka siyasal, sosyal, psikolojik tedbirleri de almak suretiyle hem PKK terörünü hem de bütün terörleri ancak bitirebiliriz. Dolayısıyla, çözüm süreci, ismi de değişebilir, şartları da değişebilir ama Türkiye'nin son şansıdır, böyle bir sürece ihtiyacımız var" diye konuştu.
Milliyet

'Silah Bırakana Kadar Böyle Devam' Mesajı! 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti grup toplantısında şöyle konuştu: "Hepimizin görmesi gereken bir tablo var. 7 Haziran'dan bugüne kadar bilinçli terör tırmanmasıyla karşı karşıyayız. DAEŞ, PKK ve DHKP-C eş zamanlı olarak Türkiye'yi hedef almıştır. 20 Temmuz'da Suruç'ta DAEŞ'ın saldırsıyla 32 vatandaşımız katledildi. DAEŞ'a dönük de alacağımız tedbirleri konuşmaya başladık. Tam bir DAEŞ mücadelemizin nasıl olacağı yönünde planlamalar yaparken, aynı gün 20 Temmuz'da bu sefer Adıyaman'da PKK uzman çavuşumuzu şehit etti. Hani bugün PKK ve DAEŞ savaşıyor diye düşünenler var ya, zamanlamaya dikkat etsinler." "Suruç'ta katledilen vatandaşlarımızın nakli esnasında İstanbul'da DHKPC'liler harekete geçti. Perde gerisindeki bir odak, üç örgütü birden harekete geçirdi. Türkiye son yılların en büyük saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Türk demokrasisi tehdit edildiği için, ben ilk gün ortak deklerasyon çağrısında bulundum. Çağrımız CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dışında yanıt bulmadı. HDP'li yetkililere söylüyorum, neredeydiler, ortak tavır sergileyelim derken neredeydiler? Kandil'den alacakları talimatı bekliyordu. Madem ki talimat aldıkları bir yer var, talimat aldıkları yeri gerektiği zaman gerektiği anda cezalandırırız." "DAEŞ, Türkiye'ye hem güvenlik açısından bir tehdittir, hem de aziz dinimize verdiği zarar bakımından aynı zamanda inancımıza yönelik de bir tehdittir. Türkiye için en büyük tehdittir. Aynı şekilde PKK, bu kez etnik istismar üzerinden faaliyet yürütüyor. DHKP-C ise, Alevi vatandaşlarımızı istismar etmeye kalkıyor. Bu terör örgütleri, hedefleri aynı olan şer odağının maşalarıdır. Madem ki üç ayaklı, üç hedef vardı, DAEŞ, PKK, DHKP - C. Biz de üç ayaklı üç hedefe dönük operasyonu başlattık. Mesajı aldık ve mesajın gereğini o odaklara gönderdik. 3 değil 33 terör örgütüyle mücadele etmeye kudretimiz yeter. Bu süreç, silahlı unsurlar silahı bırakana, Türkiye'yi terk edene kadar bu süreç devam edecektir."
Vatan

DÜNYA 

El Nusra, Eğit-Donat'a Katılan 18 Muhalifi Kaçırdı 
El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra'nın eğit-donat programı çerçevesinde eğitilen, Suriye içlerine giden ilk birlikten 18 muhalifi Azez kentinde kaçırdığı öne sürüldü. Sputnik Türkiye sitesinin haberine göre, Halep'e bağlı Azez kenti yakınlarında IŞİD ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşanırken, dün akşam saatlerinde sıcak bir gelişme yaşandı. Suriye Türkmen Milli Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tarık Sülo Cevizci, El Nusra'nın ABD'nin organize ettiği eğit-donat projesinde eğitim gören, Albay Nedim Hasan'ın da aralarında bulunduğu 18 muhalifi, "ABD ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle Azez'de önlerini keserek tutukladığını" söyleyerek "Tutuklananlar Suriye vatandaşı ve hepsi eğit-donat projesi kapsamında eğitilen kişilerdir. Tutuklananlar kısa bir süre önce ailelerini görmek için Türkiye'ye gitmişlerdi." dedi. Cevizci, 18 muhalifin nereye götürüldükleri konusunda ise herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. ABD ve Türkiye tarafından ortaklaşa hazırlanan eğit-donat programına katılan Suriyeli muhaliflerden 54'ü temmuz ayı başında programı tamamladıktan sonra 13 Temmuz'da Suriye içlerine geçmeye başlamıştı.
Hürriyet

İncirlik, İsrail Ve Mısır Hariç Her Ülkeye Açık 
ABD ile Türkiye arasında varılan mutabakat çerçevesinde, İncirlik dahil 4 üs IŞİD'le mücadele uluslararası koalisyonunun kullanımına açıldı. Dışişleri Sözcüsü Tanju Bilgiç, İncirlik'in kullanımına dair Bakanlar Kurulu'nun gizli nitelikteki kararında imzaların tamamlandığını açıkladı. Türkiye ile ABD arasındaki mutabakat çerçevesinde İncirlik ile birlikte Malatya, Diyarbakır ve Batman'daki askeri üsler de koalisyon ülkelerinin kullanımına açık olacak. İncirlik'in operasyonel olarak diğer üslerin ise acil iniş ve bakım gibi durumlarda kullanılması öngörülüyor. Ankara, "IŞİD'e karşı mücadele, Irak ile Suriye halkına yardım için uluslararası girişim" grubunda yer alan Mısır ve İsrail ile herhangi bir işbirliği yapmayacak ve üslerini de bu iki ülkeye kullandırmayacak. ABD Dışişleri Sözcüsü John Kirby'nin "İncirlik'in kullanılmasının YPG'ye destekte daha zamanlı ve hatta daha etkili olmasına imkan sağlayacak" açıklamasına cevap veren Dışişleri sözcüsü Tanju Bilgiç, Kirby'nin açıklamalarının Türkiye ile ABD arasındaki mutabakatı yansıtmadığının altını çizdi. Bilgiç, "YPG'ye havadan destek mutabakatın unsurlarından değil" karşılığını verdi. Öte yandan IŞİD'e karşı geçtiğimiz hafta tek başına havadan operasyon yapan Türkiye artık uluslararası koalisyonun şemsiyesi altında hareket edecek. Bu adımla da ortaya çıkabilecek teknik problemlerin önüne geçilmiş olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Çin ziyareti öncesinde yaptığı güvenli bölge açıklamasıyla ilgili sözlerinin perde arkasını dan anlatan Bilgiç, ABD ile varılan mutabakatın IŞİD'den arındırılmış bölge olarak uygulanacağını ve geri dönüş imkanlarını sağlayacağını belirterek, sınırın IŞİD'den temizlenmesi sonrasında doğal olarak bir güvenli bölgenin oluşacağına dikkati çekti.
Türkiye

Fransa, Tahran'la 'Buzları Eritti' 
Nükleer müzakerelerde İran'a karşı en sert tavrı alan Batılı devlet olan Fransa, Tahran yönetimiyle ilişkileri sağlama almak için atağa kalktı. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Tahran ziyaretinde İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi Cumhurbaşkanı François Hollande adına kasım ayında Paris'e davet etti. Ekonomik fırsatlara değinen Fabius, "İki büyük, bağımsız ülkeyiz, iki büyük medeniyetiz. Geçen yıllarda herkesin bildiği sebeplerden oturu ilişkilerin soğuduğu doğru ama şimdi nükleer anlaşma sayesinde işler değişecek" dedi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise ikili görüşmeden sonra Fransa'dan yaz sonuna kadar bir ticaret heyetinin geleceği bilgisini verdi. İki ülkenin ortak önceliklerine değinen Zarif; aşırılık, terör ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve çevreyle ilgili alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade etti. Ortadoğu'da gerekli barış ve istikrarı sağlama konusunda çok istekli olduklarını dile getiren Fabius, nükleer anlaşmayı 'bölgenin barış ve istikrar anlaşması' olarak niteledi ve anlaşmanın tüm ülkeler tarafından uygulanacağını vurguladı.
Milliyet

Taliban Lideri Molla Ömer Bu Kez Gerçekten Öldü 
Afganistan, Taliban lideri Molla Muhammed Ömer'in 2-3 yıl önce öldüğüne dair yeni bilgilerin ortaya çıktığını açıkladı. Afganistan hükümeti ve istihbarat ajansı, uzun süredir haber alınamayan Molla Ömer'in 2-3 yıl önce öldüğünü açıkladı. Yapılan resmi açıklamada ayrıntılı bilgi verilmezken, Taliban tarafından henüz herhangi bir doğrulama yapılmadı. Taliban sözcüsü örgütün konuyla ilgili açıklama yapacağını bildirdi. Taliban liderinin öldüğüne dair açıklama, Taliban ve Afganistan hükümeti temsilcileri arasında gerçekleştirilen barış müzakereleri sürecinde yapıldı. Molla Ömer Taliban'ın Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan çekilmesinin ardından çıkan iç savaşta Afganistan'a karşı zafer kazanmasını sağlamıştı. 11 Eylül saldırılarının ardından Molla Ömer'in El Kaide lideri Usame Bin Ladin'i sakladığı bilgisi ABD'nin 2001 yılında Afganistan'a girmesine yol açmıştı. Molla Ömer, ABD'nin başına 10 milyon dolar ödül koymasının ardından bir süredir kayıplara karışmıştı.
Star

Varoufakis'e 'Vatana İhanet' Suçlaması 
Tarihinin en büyük mali krizlerinden birisini yaşayan Yunanistan'da kreditörlere karşı olumsuz tavırları nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kalan eski Maliye Bakanı Yanis Varoufakis'in başı şimdi de yargıyla dertte. Yüksek Mahkeme Savcısı Efterpi Koutzamani, halihazırda hakkında 5 dava dosyası bulunan Varoufakis'in dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasının incelenmesi için parlamentoya resmi çağrıda bulundu. Varoufakis'e dava açanların başında Teleia Partisi lideri Apostolos Gletsos ve avukat Panayiotis Giannapoulos geliyor. Gletsos eski Bakan'ın yürüttüğü müzakerelerle ülkesini kötü bir duruma sürüklediğini öne sürerken Giannapoulos Varoufakis'i vatana ihanetle suçluyor. Varoufakis hakkında açılması beklenen son dava ise 5 milletvekilinin ortaya attığı suçlamalara dayanıyor. Vekiller, Varoufakis'in görevde olduğu dönemde hazırladığını açıkladığı 'B Planı'yla birçok yasayı çiğnediğini öne sürüyor. Varoufakis, Yunanistan'ın ortak para birimi Euro'dan çıkarak Drahmi'ye dönmesi halinde kullanmayı planladığı paralel bankacılık sistemi kapsamında bir arkadaşından Maliye Bakanlığı'nın online vergi sistemini hacklemesini ve memurların kişisel bilgilerini özel bir bilgisayarda toplamasını istediğini açıklamıştı. Varoufakis bu sayede Drahmi'ye geçilmesi durumunda maaş ödemelerinde bir aksama yaşanmamasını sağlamayı amaçladıklarını kaydetmişti. Varoufakis, Başbakan Aleksis Çipras'ın onayı olmadan hazırladığı planla, görevini kötüye kullanmakla, kişisel bilgileri ihlal etmekle, mevcut para yasalarını çiğnemekle ve suç amaçlı örgüt kurmakla suçlanıyor. Koutzamani suçlamalara ilişkin soruşturma açılması talimatı verirken parlamentoda da önümüzdeki günlerde bir araştırma komitesi kurulması bekleniyor. Varoufakis Yunanistan'ın Enformasyon Sistemleri Genel Sekreterliği'nin Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası'nın kontrolünde olduğunu iddia etmiş, sistemi bu nedenle hacklemeyi planladıklarını söylemişti. Avrupa Komisyonu önceki gün bir açıklama yaparak vergi sisteminin kontrolünün kendilerinde olmadığını duyurdu.
Vatan

SPOR 

Transferde bu sezon genç isimlere yönelen ve taraftarın beklentisinden uzak kalan Galatasaray'da Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu "Paniğe gerek yok" dedi. Takıma yıldız olarak sadece Podolski'yi ekleyen sarı-kırmızılılarda İnter'e gitmeye hazırlanan Melo'nun yerine 20 yaşındaki Jose Rodriguez'in alınması taraftarları tatmin etmedi. Sarı-kırmızılı taraftarlar sosyal medyada genç oyuncunun Melo'nun boşluğunu dolduramayacağı yorumları yapılırken, Nice karşısında alınan 4-0'lık mağlubiyet de endişeye sevk etti. Ancak Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu Nice maçı sonrası gazetecilere yaptığı değerlendirmede transferde geciktikleri yönündeki eleştirilere katılmadığını söyledi. Takımın henüz hazırlık döneminde olduğunu ve alınan sonuçların çok da önemli olmadığını ifade eden genç teknik adam, "Biz bu maçları eksiklerimizi görmek, yeni oyuncuları ve oyun sistemini test etmek için oynuyoruz. Transfer konusundaki girişimlerimiz de sürüyor. Taraftarımızın içi rahat olsun. Kulübe mali yük getirmeyecek, sahada da takıma katkı yapacak oyuncular peşindeyiz. Transferin bitmesine daha 1 ay var. Görüştüğümüz bazı yabancı oyuncular var. Fazla aceleci davranmaya gerek yok" diye konuştu. Sezona iyi bir başlangıç yapmak için çalıştıklarını belirten Hamzaoğlu, "Burak ve Sneijder Süper Kupa maçına yetişecektir. Muslera'yı da İnter maçına hazırlıyoruz" dedi.
Türkiye

2 yıl aradan sonra çıktığı ilk Avrupa kupası maçında sahasında Shakhtar Donetsk ile golsüz berabere kalan Fenerbahçe turdan ümitli. Maçtan sonra basın mensuplarıyla yaptığı sohbette taraftardan çok etkilendiğini söyleyen Teknik Direktör Vitor Pereira, "Onlara kendimizi borçlu hissediyoruz" dedi. Sarı-lacivertli taraftarların Saracoğlu'nda büyüleyici bir atmosfer oluşturduğunu ifade eden Portekizli teknik adam, "Böylesine büyük bir taraftarı olan kulübün sırtı kolay yere gelmez. Şimdi sorumluluğumuzun daha da arttığını hissediyorum. Bizim taraftara bir maç için değil sezon boyunca ihtiyacımız var. Onları mutlu etmek için rövanştaki maçta ruhumuzu sahaya yansıtacağız" şeklinde konuştu. Şükrü Saracoğlu'ndaki taraftar desteği Fenerbahçe'nin yenileri Josef de Souza ve Nani'yi de mest etti. Daha önce oynadıkları hazırlık maçında Kadıköy'de boş tribünlere oynayan yeni transferler, Şampiyonlar Ligi maçında stadın hınca hınç dolmasından duydukları mutluluğu dile getirdi. Josef, "Taraftarımıza sezon sonunda şampiyonluk hediye etmek istiyoruz. Her şeyin yerine oturması için biraz zamana ihtiyacımız var. Tur bize uzak değil" derken, Nani "Böylesine ateşli taraftarımız olduğu için çok şanslıyız. Manchester'da, Lizbon'da birçok önemli maça çıktım ama böylesine bir taraftar desteğini az gördüm. Bizden beklentileri biliyoruz. Shakhtar'ı eleyip onlara tur hediye edeceğiz" diye konuştu.
Türkiye

Avrupa Genç Erkekler Basketbol Şampiyonası'nda Türkiye, 2. tur 3. maçında Litvanya'yı 73-67 yenerek grubunu lider bitirdi ve çeyrek finale yükseldi. Karşılaşmanın ilk çeyreği 18-16 Litvanya üstünlüğüyle geçilirken, milliler, soyunma odasına 43-37 önde gitti. 3. çeyrekte de farkı koruyan ay-yıldızlılar, son 10 dakikada da hata yapmadı ve maçı 73-67 kazandı. Milli takımda 22 sayı, 12 ribauntla oynayan Furkan ve 14 sayı, 12 ribaunt ile geceyi noktalayan Ömer double double yaptı. Türkiye'nin çeyrek finaldeki rakibi ise Sırbistan oldu.
Milliyet

Trabzonspor Sportif Direktörü Süleyman Hurma, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Kaleci Onur Kıvrak'ın kadro dışı bırakılması kararını veren Hurma, Makedonya'dan apar topar İstanbul'a döndü. Havalimanında basın mensuplarının, "İstifa ettiğiniz söyleniyor" sözleri üzerine Hurma, "Evet doğru" dedi. Hurma, sözlerine şöyle devam etti: "Trabzonspor için doğru olanı yaptığımı düşünüyorum. Trabzonspor taraftarı kendisi için başka bir durum arz ediyorsa, onu da kendileri bilir. Yapabileceğim bir şey yok. Kişiliğim gereği bu kararı almalıydım." Başkan Hacıosmanoğlu ise Hurma'yı telefonla arayarak "İstifanı kabul etmiyorum. Derhal kampa geri dön" çağrısında bulundu. Bunun üzerine Hurma, dün akşam yeniden Makedonya'ya gidip kampa katıldı. Hurma ile Onur'un arasındaki gerginlik Milosevski'nin mezar ziyareti öncesi başladı. Onur, alana gelen Mercedes'e bindi. Hurma "Bu araç başkan ve bana ayrıldı. Sen takım otobüsüne" dedi. Onur, "Siz sportif direktörseniz, ben de kaptanım" restini çekince ipler koptu.
Star

Demba Ba'nın Çin'in Şangay Şenhua takımına transferi sonrası forvet arayışlarını sürdüren Beşiktaş, uzun süredir transfer çalışmaları yürüttüğü Mario Gomez'in transferine mutlu sona ulaştı. Fiorentina'nın Alman golcüsü ile görüşmelere başlandığını borsaya (KAP) bildirdi. İtalyan kulübü ve Mario Gomez ile anlaşma sağlanmasının ardından; 30 yaşındaki yıldız oyuncu bugün 14.00'te özel uçakla İstanbul'a gelecek. Gomez, daha sonra sağlık kontrolünden geçecek. İmza töreni ise yarın. Beşiktaş'ın Hoffenheim'dan transfer ettiği Andreas Beck, 2007'de Stutgart'ta Mario Gomez ile birlikte lig şampiyonluğu yaşamıştı. İki eski takım arkadaşı, bu sefer siyah- beyazlı forma için ter dökecek. Kartal'ın, Fiorentina ile Mario Gomez için 1 yıllık kiralama anlaşması yaptığı belirtiliyor. Yaklaşık 9 milyon euro'luk alış opsiyonunun da Siyah-Beyazlılar'da olacağı öğrenildi. Golcü oyuncunun İtalyan kulübünden alacakları nedeniyle, Beşiktaş'tan bu sezon alacağı ücret 5 milyon euro'yu bulacak. İspanyol asıllı Mario Gomez, 2009'da Bundesliga'nın en yüksek bonservis bedeli olan 35 Milyon euro'ya Stuttgart'tan Bayern Münih'e transfer oldu. Bayern ile 2013'te Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. Aynı yıl Fiorentina'ya 15 milyon euro'ya satıldı. Mario Gomez, Floransa temsilcisinde 29 maça çıktı ve 7 gol attı. 2007'den beri formasını giydiği Almanya Milli Takımı'nda 60 maçta 25 gol kaydeden 30 yaşındaki yıldız oyuncu, 431 maçlık total futbol kariyerinde sadece bir kez kırmızı kart gördü.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme