31 Temmuz 2015 Cuma

31.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

 'Çocuğumu Niye Koruyamadınız?'
Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde önceki gece PKK'lı teröristler tarafından şehit edilen polis memuru Mehmet Uyar'ın (30) aynı zamanda meslektaşı olan hamile eşinin ve annesinin feryatları yürekleri dağladı. Rahatsızlanan şehit eşi hastaneye kaldırıldı. Önceki gece devriye görevi yaparken, bir vatandaşın soru sorması üzerine araçtan inen polis memuru Uyar'a, teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Hain saldırıda Mehmet Uyar ile birlikte orada bulunan Osman Caran ve İbrahim Turan adlı vatandaşlar da yaralandı. Polis memuru Uyar Selahaddin Eyyubi Hastanesi'nde şehit olurken, Osman Caran da Bölge Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. İbrahim Turan'ın tedavisi ise sürüyor. Şehit polis Uyar için dün ilk tören Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlendi. Törene Vali Hüseyin Aksoy, Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, askeri ve sivil erkan, şehit polisin Manisa'dan gelen babası Hüseyin, annesi Meryem Uyar ile Çınar İlçe Emniyet Amirliği'nde görev yapan 4 aylık hamile eşi Nedime Uyar ve meslektaşları katıldı. 4 aylık hamile olan ve törene üzerinde İngilizce 'Merhaba anne' yazılı bebek resimli tişörtle katılan şehit eşi Nedime Uyar, tabuta bakarak gözyaşı döktü. Şehidin babası Hüseyin, annesi Meryem ve eşi Nedime Uyar'ı Vali Hüseyin Aksoy, Emniyet Müdürü Halis Böğürcü ve komutanlar teselli etti. Emniyet Müdürü Böğürcü törende yaptığı konuşmada, polis Uyar'ın şehit edilmesiyle ilgili Çınar ilçesinde düzenlenen operasyonlarda 13 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Vali Hüseyin Aksoy da vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü hedef alan terör eylemlerinin son günlerde artarak devam ettiğini söyledi. Törende dua edilmesinin ardından, Uyar'ın tabutu meslektaşlarının omzunda cenaze aracına taşındı. Cenaze arabası tören alanından ayrılırken şehit polis memurunun eşi Nedime Uyar ise arkasından bakarak gözyaşı döktü. Hıçkırıklara boğulan şehit annesi Meryem Uyar ise tabutun arkasından "Niye koruyamadınız çocuğumu?" diyerek feryat etti. Törenin ardından şehit polisin cenazesi askeri uçakla Uşak'a oradan da memleketi Salihli'ye gönderildi. Polis memuru Uyar'ın ölüm haberiyle, baba ocağı Salihli ilçesi bir hafta aradan sonra yine hüzne büründü. Geçen hafta da Salihlili Astsubay Başçavuş İsmail Yavuz. Lice'de şehit olmuştu. Şehit Uyar'ın ailesinin evi ve mahalle Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehidin kız kardeşi Ummuhan Pınar, "Ağabeyimin eşi Nedime Uyar ile iki gün önce konuştum. Tayinleri Salihli'ye çıkmıştı. Kısa bir süre sonra geleceklerdi" dedi. Uyar'ın cenaze namazı Salihli'deki Hamidiye Camii'nde kılındı. Ağabeyinin tabutuna kapanan astsubay Murat Uyar, "Ben senin evini taşıyacaktım tabutunu taşımak nasip oldu" dedi. Törene katılan Ak Parti İstanbul Milletvekili Uğur Işılak'a da tepki gösterildi. Şehidin cenazesi, Salihli Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Milliyet


3 Şehidimiz İçin 30 F-16!
Dün üç kara haber de Şırnak'tan geldi. Akçay'da bulunan Kara Kuvvetleri 6'ncı Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı Görmeç ve Seslice üs bölgelerine izinden dönen personeli götüren konvoya yol emniyeti sağlayan askerlere PKK'lı teröristler ateş açtı. Adıyaman nüfusuna kayıtlı şehit Üsteğmen İbrahim Tanrıverdi, Ankara nüfusuna kayıtlı erbaş Hamza Yıldırım ve Denizli nüfusuna kayıtlı er Ömer Kaan Kandemir'in şehit olduğu saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'ndan kalkan kobra helikopterler, Küpeli Dağı'nda PKK'lı teröristlerin bulunduğu noktaları havadan bombaladı. Operasyon bölgesine gönderilen İ- HA ile de saldırıyı yapan terörist grubun izi sürüldü. Bölgede başlatılan operasyon sürerken, bombalanan bölgelerden dumanların yükseldiği görüldü. Yurt içinde operasyonlar sürerken, Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üssü'nden kalkan 30 Türk savaş jeti bir kez daha PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki kamplarını havadan bombaladı. Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (IKYB) internet sitesinde verilen habere göre, savaş uçakları PKK'nın Zap, Metina ve Haftanin bölgelerindeki kamplarını bombaladı. Türk savaş uçaklarının Gare Dağı üzerinde de uçuş yaptığı, Haftanin'deki bombardımanın Uludere'den de görüldüğü belirtildi. Şırnak'ta PKK'lı teröristlerin uzun namlulu silahlarla saldırdığı Dağkonak Jandarma Karakolu üs bölgesinde 2 asker yaralandı. Askerlerin anında karşılık vermesi sonucu çatışma çıkan bölgede hava destekli operasyon başlatıldı.
Vatan

Ekonomi
Bankaların Kazancı Sisli Havada Da Arttı
Bu yılın ilk 6 ayında küresel piyasalarda yaşanan durgunluk, artan jeopolitik riskler ve seçim sürecine rağmen bankacılık sektörü büyümeye devam etti. Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü haziran sonu itibarıyla 2 trilyon 223 milyar liraya ulaştı. Sektörün dönem net kârı da geçen yılın ilk 6 ayına göre yüzde 11 artarak 13 milyar 755 milyon lira oldu. Toplam kredi hacmi 1 trilyon 373 milyar liraya, toplam mevduatlar ise 1 trilyon 192 milyar liraya ulaştı. Mevduat bankalarındaki tüketici kredileri 285 milyar liraya, taksitli ticari krediler yüzde 181 milyar liraya çıktı. Tüketici kredilerinin 126 milyar lirası konut, 5.7 milyar lirası taşıt, 153 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. Yıllık bazda bakıldığında, 24 Temmuz ile biten haftada bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 9.5, yabancı para mevduatı da yüzde 38.75 arttı.
Türkiye

Sade Faiz Defansı
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eylül ayında faiz artışına gideceği beklentisinin kuvvetlenmesiyle dolar dün 2.7905 TL'ye kadar yükseldi. Fed'in önceki gün ABD ekonomisine ilişkin olumlu bir görünüm çizmesi ve faiz artırımına açık kapı bırakmasıyla piyasalarda dolar talebi arttı. Güne kayıpla başlayan TL ve borsa, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıklamaları sonrası birlikte toparlanmaya başladı. Merkez'in para politikasında sadeleştirmeye gideceğini açıklaması dolar/TL kurunda kısa süreli gevşeme yarattı. Ancak Fed'in faiz artıracağı beklentisiyle doların küresel olarak değer kazanması, kurun yönünü yeniden yukarı çevirdi. Güneydoğu'dan gelen şehit haberleriyle artan güvenlik endişelerinin baskısı da borsaki kazanımların büyük kısmını geri aldı. Güne 2.77 seviyesinden başlayan dolar/ TL, 2.7905'e kadar çıktıktan sonra 2.78 civarına geriledi. Borsa ise gün içinde kazanımları bir ara yüzde 1'e çıkartasa da BIST-100 endeksi günü yüzde 0.25 yükselişle 78.271 puandan tamamladı. Erdem Başçı, dünkü Enflasyon Raporu sunumunda, önümüzdeki dönemde küresel para politikalarının normalleşmeye başlamasından sonra sözle yönlendirme politikaları sayesinde uzun vadeli faiz oranlarındaki oynaklığın kalıcı olarak düşebileceğini ve Türkiye'de para politikasını sadeleştirebileceklerini söyledi. Başçı, "Bu baz senaryo altında ülkemizde de geniş bir faiz koridoruna olan ihtiyaç zaman içinde azalabilecektir. Böyle bir durumda, faiz politikasının operasyonel çerçevesini kademeli olarak sadeleştirmeyi değerlendirebileceğiz" diye konuştu. Para politikasında sadeleştirmeyi ağustosta teknik bir raporla başlatacaklarını belirten Başçı, şunu söyledi: "Bu sıkılaştırıcı ya da genişleyici bir çalışma değil. Tek faizle mevcut para politikamızı devam ettirseydik bu faiz ne olurdu çalışmasıdır." Başçı, Fed'in faizleri 25 ya da 50 baz puan puan artırmasının beklendiğine de işaret ederek, "Fed faiz artırırsa Türk bankalarına ödenen zorunlu karşılık faizlerini Fed seviyesine yükselteceğiz" dedi. Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekci, Reuters'a, "Sadeleştirme dendiğinde daha dar bir faiz koridoru ve politika faizinin daha fazla öne çıktığı bir politika anlıyoruz. Bu da yabancı yatırımcıların istediği bir çerçeveydi" açıklamasını yaptı.
Milliyet

Tl Ve Yuanla Ticaret
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping'in görüşmelerinde ekonomi de önemli gündem maddesi olurken, iki lider 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ortaya koydu. İki lider milli paralarla yani yuan ve TL ile ticaret konusunda da etraflıca görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'de gerçekleştirilen TürkiyeÇin İş Forumu'na katıldı. Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerde son yıllarda karşılıklı güven temelinde önemli mesafeler katedildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerde 2010'da kurulan stratejik iş birliğinin büyük katkısının olduğunu söyledi. Başkan Şi ile dün gerçekleştirdikleri görüşmelerin ticari ve ekonomik iş birliğinin dengeli bir şekilde geliştirilebilmesi konusunda çok verimli olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan "Görüşmeler sonunda bu çerçevede aldığımız kararların hayata geçirilmesi için ilgili kurumlarımızı talimatlandırma konusunda mutabık kaldık" dedi. Erdoğan, Çin'in, Türkiye'nin Uzak Asya'daki en büyük, dünyada ise Almanya ve Rusya'dan sonra üçüncü büyük ticaret ortağı olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "2002 yılında 2 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizin 2014 yılında 28 milyarı bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticarette kazan-kazan ilkesinin sağlıklı ve güvenli ekonomik ilişkinin önemli bir paydası olduğuna inanıyorum. Ancak Çin ile ticaretimizde 2000 yılında 1.24 milyar dolar olan dış ticaret açığı bugün yaklaşık 22 milyar dolara çıkmış durumda. Bu rakamın dengeli ve sürdürülebilir bir hale kavuşturulması için beraberce çaba göstermemiz gerekiyor bunu da aramızda değerlendirdik. İnanıyorum ki bu konuda Çin'in Türkiye'de yapacağı yatırımlar bu açığı kapama açısından büyük önem arz ediyor. Biz bu konuda kolaylaştırıcı her türlü adımı atmaya hazırız." "Özellikle döviz kuru baskısından kurtulmak için bir adım atmamız gerekiyor" ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "O da yuan ve TL ile yani milli paralarımız ile alışverişi, ithalatı ve ihracatı yapma sürecidir ki bunu da dün aramızda etraflıca görüştük. Hazine Müsteşarlığımız ile Çin Kalkınma Bankası arasında imzalanan mali iş birliği anlaşması ülkemizde gerçekleştirilecek büyük çaplı projeler için finansman kaynağı sağlıyor. Çin Merkez Bankasının Türk borçlanma araçlarından yararlanmaya başlaması, Türk Merkez Bankasının da Çin tahvil ve bono piyasasında yatırım yapmak için başlattığı süreç sevindirici gelişmelerdir." Erdoğan, "Kurulan siyasi ve hukuki altyapıyı değerlendirecek olan siz değerli işadamlarısınız. Türk ve Çin devletleri olarak her türlü teşviki, desteği size vereceğimizden emin olmalısınız" diye konuştu.
Star

4.5g'ye Geçiyoruz
Türkiye, 4G teknolojisini pas geçerek 26 Ağustos'ta 4.5G ihalesi yapacak. Böylece dünya ülkeleriyle aynı anda 4.5G'ye geçilmiş olacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanvekili Ömer Fatih Sayan, 26 Ağustos'ta yapılacak 4G ihalesinin şartnamesinde değişiklik yapıldığını belirterek, "Değişikliklerin ardından bu ihaleyle Türkiye'de kamuoyunda bilinen adıyla 4.5G teknolojisiyle hizmete başlanacak. 5G teknolojisine yerli teknolojiyle geçilmesinin önü açılacak" dedi. Sayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çizdiği vizyona dikkati çekerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyon bizim için önemli. Türkiye'nin haberleşme sektöründe kendi ürünlerini üretmesi büyük önem taşıyor. İhaleye katılacak operatörlerin de bu vizyona uygun hareket etmelerini arzu ediyoruz" dedi. Yapılacak ihalenin bir frekans tahsis ihalesi olduğunu vurgulayan Sayan, 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz bandında 20 ayrı frekans paketinin ihaleyi kazanan işletmecilere tahsis edileceğini, ihale sonrasında bu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G'de dahil yeni teknolojilerin sunulabileceğini belirtti. Vatandaşların dünyada gelişen en yeni teknolojilerden istifade edebilmelerini sağlamak maksadıyla işletmecilere IMT yetkilendirmesi kapsamında önceki şartnameden farklı olarak kurulacak yeni altyapılarda asgari 4.5G olarak tabir edilen 'IMT-Advanced' teknolojisini kullanmaları şartı getirildiğini anlatan Sayan "Kullanılacak teknolojiler ve kapsama alanına ilişkin şartlarda yapılan düzenlemelerle işletmecilerin gelişmekte olan teknolojileri ve özellikle 5G ve benzeri daha yeni teknolojileri kurumdan herhangi bir izin alma gereği olmaksızın kullanmalarının ve şebeke planlamalarını daha esnek bir şekilde yapabilmelerinin sağlanmasını amaçlıyoruz. Amacımız 5G'ye yönelik Ar- Ge'si Türkiye'de yapılmış patentlerin oluşması, standartizasyon çalışmalarına etkin katılım ve yerli haberleşme ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır. İhale şartnamesinde yapılan değişikliklerle bu ihaleyle Türkiye'de kamuoyunda bilinen adıyla 4.5G teknolojisiyle hizmete başlanacak, 5G teknolojisine yerli teknolojiyle geçilmesinin önü açılacak. 5G teknolojisine ilk geçen ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Star

Endişelenmeyin Silahlarımız Hazır
Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) ülkenin ekonomisi ve istihdam piyasasında güçlenmenin devam ettiğini açıklayıp, Eylül'de faiz artışı için açık kapı bırakması, Türkiye başta olmak üzere gelişmekte olan ülkeleri tedirgin etti. Dolar/TL, rekor seviye olan 2.80'e dayanırken, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, Eylül'de Fed'den gelebilecek faiz artışı konusunda kimsenin endişelenmemesi gerektiğini, hazırlıklı olduklarını söyledi. Yılın üçüncü enflasyon raporunun açıklandığı toplantıda konuşan Başçı, Fed'in faizleri 25 ya da 50 baz puan puan artırmasının beklendiğine işaret ederek, "Fed faiz artırırsa Türk bankalarına ödenen zorunlu karşılık faizlerini Fed seviyesine yükselteceğiz" dedi. Başçı, şunları kaydetti: "Hiç kimsenin Eylül ayında olması muhtemel fiyatlanan faiz artışından endişe duymasına artık gerek kalmayacak. Gerek Fed'in kendi yaptığı iletişim bu konuda çok yapıcı gerek TCMB'nin kendi yaptığı iletişim ve aldığı tedbirler bu konuda kaygıları birer birer gideriyor ve son olarak da sadeleşme politika belgesi ile kalan herhangi bir kaygı varsa onları tamamen gidermiş olacağız. Normalleşme konusunda biz hazırız. Artık normalleşme kaygısı Türkiye için yerini normalleşme arzusuna bırakabilir." Başçı, döviz zorunlu karşılıklarında yaptıkları değişiklikler ile bankaların uzun vadeli borçlanmalarını da gerçekleşmeye başladığına dikkat çekti.
Vatan

Avm'ler Boşalmadı Cirolarda Düşüş Yok
Alışveriş merkezleri; Suruç'ta canlı bomba eylemiyle birlikte başlayan terör eylemleri ve canlı bomba uyarıları etkisi ile azalan tarifiği artırmak için harekete geçti ve güvenlik önlemlerini artırdı. AVM ziyaretlerinde ve tüketimde geçtiğimiz yıllara göre çok büyük bir düşüş olmadığını dile getiren Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sami Kariyo, "Bu olaylar yaşanana kadar AVM'lerde güvenlik kontrollerinin kaldırılmasını konuşuyorduk. Olaylar başlayınca AVM'ler güvenliği daha fazla artırdı. Şimdi güvenliğin kaldırılması bir yıl daha uzayacak" açıklamasını yaptı. 100'e yakın ülkede 4 bin 200'den fazla satış noktasına sahip 150'ye yakın markayı temsil eden BMD'nin Başkanı Kariyo, İngiltere, İsrail gibi ülkeleri örnek göstererk o ülkelerde zaman zaman yaşanan güvenlik sorunlarına rağmen insanların günlük yaşamlarına devam ettiklerini anlattı. Türkiye'de de benzer bir dönemin yaşandığını dile getiren Kariyo, sözlerini şöyle sürdürdü: "Terör olaylarının olduğu ülkeler, gündelik hayatın koruma konusunda cesur davranmış ve sorunları aşmışlar. İngiltere'de metrolardaki olaylara rağmen metro ile yolculuklarda düşme yaşanmadı. İsrail'de her gün yaşanan patlamalarına rağmen cafeler sokaklar dolu. Insanlar normal hayatlarını yaşamaktan vazgeçmiyor." BMD'nin de iş dünyasındaki pek çok sivil toplum kuruluşu gibi bir an önce hükümetin kurulmasını beklediğini kaydeden Kariyo, perakende sektörü açısından dolardaki artış ve maliyet dengesinin olası bir erken seçimden çok daha fazla etkili olduğuna dikkat çekti. Son aylarda düşüşe geçen Tüketici Güven Endeksi'nin de kendileri için mesaj olduğunu anlatan Kariyo, "Düşüşün en büyük sebebi kur. Harika bir ortam yok fakat bunu düzeltme şansına sahibiz. Uzun süredir devam eden yüzde 70'e varan indirimler tüketici güvenini dengelemenin bir yolu. Tüketim devam etsin yeter, o zaman çarklar döner" diye konuştu
Vatan

DÜNYA

Kktc'de Mülkiyet Kaosu
Kıbrıs'ta Türk ve Rum tarafı arasındaki görüşmelerde Rumların 1974 öncesi mülkiyet haklarının tanınarak, mahkeme niteliğinde özel komisyon kurulması kararı alınması, topraklarının yüzde 80'i eski Rum mülkü olan KKTC'de telaşa yol açtı, Kuzey Kıbrıs'taki mülk sahipleri endişeye kapıldı. Mülkiyet krizi, hafta başında Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis'in görüşmesi sonrası ortak açıklamayla başladı. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs özel temsilcisi Espen Barth Eide, "Liderler, 1974 öncesi bireylerin mülkiyet hakkını tanıdı. Çözümden sonra mahkeme niteliğinde mülkiyet komisyonu kurulacak" dedi. İlk söz hakkı Rumların mı? Bireysel mülkiyet hakkı ve özel komisyon, Rumların bireysel mülk haklarının, 'tazminat, takas ve iade' yöntemiyle çözüleceği Kıbrıs sorununda yerleşmiş parametreler arasında bulunması nedeniyle ilk başta tepki çekmedi. Ancak Rum medyasının "Mülkiyetle ilgili ilk söz hakkı Rum mülk sahibinde olacak. Rumlar 1974 öncesi mülklerine dönecek" diye yazması KKTC'de mülk sahibi Kıbrıslı Türkler, TC vatandaşları ve yabancılar arasında paniğe neden oldu. İlk söz hakkının Rumlarda olması, Rumların tazminat ve takas yerine mülklerinin iadesini tercih edeceği sonucunu doğurdu. Rum mülkleri, 2 milyon 400 bin dönümden oluşan KKTC topraklarının 1 milyon 550 bin dönümünü oluşturuyor. Bunun 30 bin dönümünün takas ve tazminatla el değiştirmesini kabul eden Rumlar, geri kalan 1 milyon 520 bin dönümün doğrudan iadesini istiyor. Bu da KKTC topraklarının yüzde 76'sı demek. Muhalefetteki Demokrat Parti Ulusal Güçler (DPUG) Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, mülkiyetle ilgili ilk söz hakkının Rumlara bırakılmasının 'iç savaşa' neden olacağını ileri sürdü. Ulusal Birlik Partisi Genel Başkan adayı Ersin Tatar ise Türkiye'nin garantörlüğü ve mülkiyet konusunda Akıncı'yı açıklama yapmaya çağırdı.
Hürriyet

Kaçırılanlar Türkmen Muhalif
Türkiye'de eğitim gördükten sonra Suriye içlerine doğru giderken El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra tarafından kaçırılan 18 muhalifin Türkmen olduğu öğrenildi. Kaçırılan muhaliflerin başındaki Türkmen Albay Nedim Hasan'ın da Esad rejimine karşı savaşan birlikler içinde tanınan bir komutan olduğu belirtildi. Ankara'ya ulaşan bilgilere göre muhaliflerin kaçırılması, ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin İdlib'in kuzeyinde Reyhanlı'nın karşısındaki Selkin kırsalı yakınlarında El Nusra mevzilerine havadan bomba yağdırması sonrası gerçekleşti. El Nusra militanları, Türkmen muhalifleri, "ABD'ye siz koordinat verdiğiniz için hava operasyonlarının hedefi oluyoruz" gerekçesiyle alıkoydu. Kırşehir-Hirfanlı'daki Jandarma Eğitim Merkezi'nde Türk ve Amerikalı Özel Kuvvetler'den eğitim alan Türkmen muhaliflerin, geçtikleri bölgede El Nusra'dan bu tür davranış beklemedikleri için gafil avlandıkları bildirildi. Türkmen muhaliflerin kurtarılması için Özgür Suriye Ordusu'nun girişimlerini sürdürdüğü ifade edildi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden yapılan açıklamada ise Albay Nedim Hasan ile 30'uncu Bölük diye bilinen silahlı güçlerden yedi kişinin kaçırıldığı belirtildi. Gözlemevi'ne göre grup, Türkiye sınırına 7-8 km uzaklıkta olan Azez'den yaklaşık 45 km kuzeyde olan Halep'e dönerken durduruldu. Toplantıda, Azez'in kuzeydoğusunda uluslararası koalisyonun desteğinde saldırı başlatılmasıyla ilgili görüşme yapılmıştı. Tarif edilen bölge Türkiye'nin planladığı fiili güvenli bölgenin batı bölgesine denk geliyor. Ancak toplantının bu bölgeyle alakalı olup olmadığı açıklık kazanmadı. Kaçırılan 8 kişinin, Türkiye'de eğitilen 54 kişilik muhalif güçten olduğu ve iki hafta önce ülkelerine geri döndükleri belirtildi.
Hürriyet

Cameron Göçmenleri İnsan Olmaktan Çıkardı
Kıta Avrupası'nı İngiltere'ye bağlayan Manş tüneline çıkan Fransa'nın Calais kentindeki mülteci dramı alarm verirken, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın krizi ele alış biçimi tepki çekti. Güneydoğu Asya turunun Vietnam ayağında yaptığı açıklamada Başbakan Cameron, tünelde yaşanan kaçak göçmen sorunuyla ilgili, "İngiltere'nin kaçak göçmenlerin sığınacağı bir liman olmadığını" söyledi. Cameron, Fransa'nın kuzeyindeki Calais şehrine kaçak göçmenlerin geçişlerini önlemek için 120 polis daha gönderdiğini belirtti. "Daha iyi bir yaşam için, insanların sürü halinde Calais'ye gittiğini" ifade eden Cameron, İngiltere'ye giren kaçakların ülkeden çıkarılacağı ve her türlü önlemin alınacağı uyarısında bulundu. Muhalefetteki İşçi Partisi'nin geçici lideri Harriet Harman, "Cameron, böcekler değil insanlar hakkında konuştuğunu hatırlamalı" dedi. "Göçmen düşmanı" olarak anılan, partisinin politikalarını Avrupa Birliği ve göçmen karşıtı politikalar üzerine kuran UKIP lideri Nigel Farage "kendisinin Cameron ile benzer bir dili kullanmayacağını" söyledi. İngiltere'deki mültecilerle çalışan Mülteci Konseyi adlı hayır kurumu, Cameron'ın "sürü halinde" sözlerine tepki göstererek "Bir dünya liderinin zor koşullarda yaşayan ve ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanlarla ilgili böyle bir dil kullanmaması gerektiğini" bildirdi. Mülteci Konseyi, Cameron'ın dilinin "korkunç olduğunu" ve göçmenleri insan olmaktan çıkardığını belirtti. Her gün tünelden geçmeye çalışan binlerce kaçak göçmen, iki ülke arasındaki tren seferlerinin aksamasına neden oluyor. Önceki gün 1500 kişi tünelden geçmeye çalışırken, 25 ila 30 yaşlarında olduğu belirtilen Sudanlı bir göçmen kamyonları taşıyan trenden çıkan bir kamyon tarafından ezilerek yaşamını yitirmişti. Fransa olayda yaralanan bir göçmenin de dün yaşamını yitirdiğini açıkladı. Göçmenin tünele girmeye çalıştığı sırada platforma kafasını çarptığı belirtildi. Böylece bu yaz tünelde ölen göçmenlerin sayısı 10'a çıktı. Tünel yetkilileri, pazartesi gecesi yaşanan olayın, son aylarda yaşanan en ciddi "hücum" olduğunu belirtmişti. İngiliz ve Fransız yetkililer, bu hafta Londra'da konuya ilişkin toplantı yapmıştı. İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May ile Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Calais'de güvenliğin artırılması için 7 milyon sterlin ek kaynak sağlanması konusunda anlaşmıştı. Avrupa'ya kaçak yollarla giren göçmenler, Calais'de kurdukları kamplarda kalıyor ve tırlara saklanarak ya da tünele gizlice girerek İngiltere'ye geçmeye çalışıyorlar. Fransa bugüne kadar 37 bin kişinin İngiltere'ye geçmesini engelledi.
Milliyet

Syrıza'da Olağanüstü Kongrede Bölünme Riski
Yunanistan'da kemer sıkmaya karşı mücadele sözü vererek iktidara gelen fakat Avrupa Birliği'nin taleplerine boyun eğen radikal sol blok SYRIZA parçalanabilir. SYRIZA lideri Aleksis Çipras, partinin merkez yönetim kurulunda yaptığı konuşmada, eylül ayında olağanüstü kongreye gidilmesi çağrısı yaptı. Parti içerisinde yükselen eleştiri dalgasına karşı Başbakan Çipras, "SYRIZA'nın birliği için herkesi siyasi sorumluluk almaya çağırıyorum" derken yaklaşık 30 bin üyesi bulunan partinin bu pazar günü kongre için referandum düzenlemesini istedi. 13 Temmuz'da Yunan meclisindeki oylamada otuzun üzerinde SYRIZA'lı vekil reform paketlerine red oyu vermişti. Çipras, parti içerisindeki bölünmeyi 'absürd ikilik' olarak tanımlarken "Partimizde daha az, daha çok solcu ya da büyük devrimcilere karşı daha küçük devrimciler yok. Eğer amaç ortak değilse beraber varolmanın anlamı yok" dedi. 41 yaşındaki Başbakan, SYRIZA'nın Avrupa solu için üstlendiği tarihi rolü de vurgulayarak "Yunanistan'daki kriz Avrupa'yı değiştiriyor. Solun önünde cevap vermesi gereken şu soru var: Bu mücadelede savaşacak mı? Neoliberal hegemonyaya karşı ilk red bizden gelmeli" ifadelerini kullandı. Çipras'ın sözleri partide olası bir kırılmanın işareti olarak yorumlandı. Çipras, içerideki isyanın devam etmesi üzerine erken seçim kararı alınabileceğini de belirtti. Olağanüstü kongreden parti içerisindeki aşırı sol kanata karşı elini güçlendirerek çıkmayı uman Çipras, böylelikle sonbahar aylarından itibaren reform paketlerinin uygulanmasında SYRIZA içi muhalefeti bertaraf etmeye çalışacak.
Milliyet

Öldürmeyi İyi Biliyor!
İsrail parlamentosu Knesset'te, Filistinli tutuklu ve mahkumların "zorla beslenmesine" imkan tanıyacak yasa tasarısı onaylandı. Yasaya göre hapishane yetkililerinin, açlık grevindeki mahkumların "zorla beslenmesi" için mahkemeye başvurarak izin alması gerekiyor. Mahkemenin onay vermesi halinde mahkumlar kendi iradelerinin dışında zorla beslenecek. Knesset'teki tartışmalar esnasında "zorla besleme" yasasını "zalimce, tehlikeli ve lüzumsuz" olarak niteleyen Birleşik Arap Listesi milletvekillerinden Dov Khenin, yasanın amacının, iddia edildiği gibi mahkumların hayatını kurtarmak olmadığını belirtti. Khenin, "İsrail'de şimdiye kadar açlık grevinden ölen bir mahkum olmadı ancak zorla beslemeden dolayı 50 mahkum öldü. Bu yasa öldürüyor ve uluslararası normlara aykırı eylemlere izin veriyor" ifadesini kullandı. Hamas'tan yapılan açıklamada, "Yasa, esirlerin, İsrail hapishanelerine bağlı sağlık ekipleri tarafından öldürülmesinin yasallaştırılması anlamına gelmektedir" denildi. İslami Cihad Hareketi'nden yapılan açıklamada da "Hapishanelerdeki esirlerin, yaşadıkları sıkıntıları protesto etmek için açlık grevi yapma hakkı vardır. İsrail, dünya önünde insani bir profil çizmeye çalışıyor. Ancak bunun aslı yok" ifadeleri kullanıldı. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ise söz konusu yasa tasarısının onaylanmasını, "İsrail, Filistin direnişine karşı ahlak ve insanlık dışı araçlar kullanmaya çalışıyor" ifadeleriyle eleştirdi. Filistin Esirler Bakanlığı verilerine göre, İsrail hapishanelerinde 7 binden fazla Filistinli tutuklu bulunuyor.
Star

Trump'ın Önlenemez Yükselişi
ABD'de, başkanlık kampanyasının başından bu yana gaflarıyla gündemden düşmeyen emlak kralı Donald Trump'ın anketlerdeki yükselişi devam ediyor. 2016'da yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olmak için kampanya yürüten Trump, son ankete muhafazakar seçmenlerin yüzde 25'inden destek aldı. İngiliz haber ajansı Reuters'in Ipsos araştırma şirketiyle ortaklaşa yaptığı ankette Trump'ın ardından yüzde 12'lik oy oranıyla eski Florida Valisi Jeb Bush yer aldı. Trump, Washington Post gazetesinin ABC kanalıyla yaptığı bir önceki ankette de yüzde 24'lük oy oranıyla birinci çıkmıştı. Trump'ın seçmen desteği, adaylığını açıkladığı mayıs ayında yüzde 4 oranındaydı. Kampanyasının başında Meksikalı göçmenler için 'cani' ve 'tecavüzcü' ifadelerini kullanarak Latin kökenli vatandaşların tepkisine yol açan Trump, muhafazakar kesimin beğenisini toplamıştı.
Vatan

POLİTİKA
Arınç'a Tepki Eğitim Şart!
HDP, Diyarbakır Milletvekilleri Nursel Aydoğan'a "Bir kadın olarak sus" diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a başta kadın milletvekilleri olmak üzere birçok kesimden tepki yağdı. HDP'nin önerisi Arınç'a, ayrımcılığa karşı eğitim vermek oldu. AK Partili kadınlar ise Arınç'ı savundu. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, önceki günkü Meclis oturumunda yaşanan olayın ardından düzenlediği basın toplantısında Arınç'ı, 'cinsiyetçi yaklaşım'la eleştirerek, "Arınç'ı, bundan sonra konuşmasına, kadınlara yaklaşımına dikkat etmeye, kadınlarla ilgili konuşurken, sataşırken, hakaret ederken bir değil bin kez düşünmeye davet ediyorum. AKP'nin aslında kadına yaklaşımı ortadadır. Tüm AKP'li erkek milletvekillerini kadın konusunda eğitime davet ediyoruz. İsterlerse Sayın Arınç da bu eğitime katılabilir, biz kendisine bir eğitim verebiliriz" dedi. Arınç'ın susturmaya çalıştığı Nursel Aydoğan ise Hürriyet'e, HDP olarak parti içinde milletvekilleri de dahil erkek üyelere ve çalışanlara yönelik erkek egemen anlayışa karşı eğitim verildiğini söyledi. Aydoğan, "Partimizdeki erkekler kadın meclislerimizin verdiği bu eğitimden geçerler. Şüphesiz partimizdeki erkekler de erkek egemen anlayışın altındadır, herkesin bu eğitime ihtiyacı var. Tabii, en çok da bu anlayışın en iyi temsilcisi Arınç'ın ihtiyacı var" diye konuştu. CHP Ankara Millletvekili Aylin Nazlıaka da Hürriyet'e şu değerlendirmeyi yaptı: "Arınç'ın amacı Meclis disiplini değil erkek disiplini kurmaktır. Kendisi daha önce Meclis kürsüsünden hesap sorduğum bir anda bana da benzer bir tavır göstermişti. 'Bana bakmadan konuşun, bir kadın milletvekilinin yüzüme bakarak konuşmasından mahçup oluyorum' demişti. Yani bakış sansürü uygulamıştı. Dün de kendi çapında konuşma sansürü uygulamaya çalıştı. Utanmasa kadınları kırmızı biberle terbiye edecek. Bir kadın olarak ne yapacağımızı özgül ağırlığı sıfır olanlardan öğrenecek değiliz. Onlar kadınları susturacaklarına silahları sustursunlar." CHP Kadın Kolları Başkanı Hilal Dokuzcan da, "Emeğimiz de bedenimiz de sözümüz de bizimdir. Bu kaçıncı, anlayın artık susmuyoruz, siz susun" diye konuştu. AK Parti ise HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan'a, Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç'e yönelik, "Kadınlığından utan biraz" sözleri üzerinden yüklendi. Buldan'ın, "Çok ayıp bir şey, çok ayıp. Vır vır vır sabahtan beri. Kadınlığından utan biraz" sözlerini Twitter'dan paylaşan AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, "Pervin Buldan özür dile, tüm kadınlardan, demokrasiden ve Arınç'tan", İstanbul Milletvekili Belma Satır da "Biz de susmayacağız, sizi her daim afişe edeceğiz" tepkisini verdi. Enç de Hürriyet'e şunları söyledi: "Bülent Bey'in sözleri karşısında herkes ayağa kalktı, bu çifte standart; ben de kadınların desteğini bekliyorum. 'Kadınlar konuşsun, özgür olsun, cinayetler dursun' deniyor. Bakın, cinayetlerin nedenlerini araştırıp duruyoruz, kadınlığından utan zihniyeti değişmediği sürece bu cinayetler devam eder. Bülent Bey'in o sözü, oradaki ortamı sakinleştirme, konuşmasını dinletebilme adına kullandığını düşünüyorum. Pervin Hanım'ın sözü ise Bülent Bey'in söyleminin ötesinde çok ciddi, sıkıntılı bir dil, bu cinayet dili." Arınç'a kadın örgütlerinden de tepki geldi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, "Sayın Arınç sürekli kadınlara sansür vuracağına, kendi diline sansür koysun" dedi.
Hürriyet
Terör Gladyosu Unsurları Sizsiniz
Başbakan Ahmet Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Bu oyunlar saray gladyosunun eseri" sözlerine, "Haddini bilmez. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı makamı da diğer makamlar da anayasal sistem içinde yüce bir görev ifa etmektedirler ama sizler terör gladyosunun unsurlarısınız" yanıtını verdi. Davutoğlu, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında özetle şunları söyledi: Bardağı taşıran son damla, 22 Temmuz'da erken bir vakitte İçişleri Bakanımızın aramasıyla geldi, iki polisimiz Ceylanpınar'da gece uyurken enselerinden vurularak şehit edildiler. Hala TBMM kürsüsüne çıkıp barıştan bahseden HDP sözcüleri var ya önce bunun hesabını versinler, verecekler. Çatışmasızlıktan anladıkları buysa, önce neyi konuşacağımıza karar verelim. PKK'nın telsiz konuşmalarında açıkça hem bu saldırı üstleniliyor hem bu talimatın verildiği ortaya konuluyor. Haddini bilmez eşbaşkanlardan biri, 'Bütün bu oyunlar saray gladyosunun eseridir' diyerek, Cumhurbaşkanımıza hakaret etmeye cüret ediyor. Buradan sesleniyorum. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı makamı da diğer makamlar da anayasal sistem içinde yüce bir görev ifa etmektedirler ama sizler terör gladyosunun unsurlarısınız. PKK'nın soğuk savaşta kimler tarafından niye kullanıldığı çok iyi biliriz. PKK'nın ASALA ile Lübnan'da nasıl işbirliğini yaptığını biz iyi biliriz. PKK'nın hangi istihbarat birimlerince kullanıldığını da biliriz. Sizlerin TBMM'de sergilediğiniz demokrasi oyununun arkasındaki perdeleri de biliriz. İlk gün söyledim. Suruç saldırısı da Türkiye'yedir, polislerimizin şehit edilmesi de Türkiye'yedir. Herkesedir. Kamu düzenine olan her saldırı, herkesedir. Siyasi partiler de kamunun asli unsurlarıdır. O saldırı hepimizeyken, siz saldırıyı yapanlara karşı, saldırıya muhatap olanların yanında değil de, 'Saldırıyı yapanlara sırtımızı dayıyoruz' derseniz, o sırtınızı dayadığınız duvarları, dağları yerle bir ederiz. Kimse, Türkiye'nin 90'lı yıllara döneceği vehmine kapılmasın. Aslında 90'lı yıllara PKK ve bunu destekleyen bu siyasi unsurlar götürüyor. Ak Parti döneminde faili meçhulleri bitirdik. Peki iki polisimizin failinin meçhul olarak kalacağını mı düşünüyorlar. İşte yakaladık. Yakalacağız. Mağaralarına, inlerine kadar girip şehitlerimizin faillerini bulacağız. Şimdi faili meçhullerin adresi PKK'dır. Meclis kürsüsünden rabbimize seslenerek konuşan HDP sözcüsüne de hatırlatırım. Biz o seslenişleri bütün milletle yapa yapa buralara geldik. Ama sizlerin eli semaya yükselmeli, Kandil Dağı'na yükselmemeli. (Davutoğlu'un konuşmasının sonuna doğru kürsüye Şırnak'ta üç şehit haberi bir bilgi notu geldi) Şırnak'tan üç şehit haberi geldi. Ama bilinsin ki bu mücadele bu şekilde bedel ödememiz gereken bir sathı mahalde seyredebilir ama ne olursa olsun Türkiye'nin geleceğini karartmak isteyenlere karşı bir millet olarak dimdik ayakta durmaya ve bu milletin kutlu yürüyüşünün öncüsü olmaya devam edeceğiz.
Milliyet

İki Taraf Da Elini Tetikten Çekmeli
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Reuters'ın sorularını yanıtladı. Demirtaş, "Çözüm süreci zaman zaman duraksamalar, gerilemeler ve gerilimlerle tıkanabilir ama biz şu anda içinde bulunulan vahim durumun sürecin bittiği gibi yorumlanmaması gerektiği kanaatindeyiz. Bir an önce çatışmasızlık hali sağlanmalı ve yeniden müzakerelere dönebilmenin güven koşulları yaratılmalı" dedi. Demirtaş, bundaki tek sorumluluğun AKP'de olmadığını çünkü AKP'nin artık tek başına iktidarda bulunmadığını belirterek, şunları kaydetti: "İlk yapılması gereken iki tarafın da ellerini tetiklerden çekmesi. Parlamento bir bütün olarak sorumluluk almalı ve PKK bütün bu olup bitenlerle ilgili karşılıklı yapılan eylemsizlik çağrılarına olumlu yanıt verecek iyi bir değerlendirmeyi mutlaka yapmalı." Demirtaş, son günlerde sürekli çatışmasızlık çağrısı yaptığını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Her gün neredeyse her konuşmamda çağrı yapıyorum; 'karşılıklı olarak silahlar derhal susturulsun' diyorum. Ülkenin Başbakanı bunu söyleyebilir mi? Başbakan 'silahları bırakın ve ülkeyi terk edin, teslim olun' çağrısı yapıyor. Yani gerçekleşmesi imkansız bir çağrıyı bilerek yapıyor. Bunun gerçekleşme şansı yok. Bunun hayata geçmesinin ne kadar imkansız olduğunu kendisi benden daha iyi biliyor. Samimi ise bizim gibi o da 'biz her türlü operasyonu durdurmaya hazırız, PKK da silahlarını sustursun, karşılıklı çatışmasızlığa hazırız' desin. Bakın o zaman işler nasıl kolaylaşacak." Hükümet ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın HDP'ye yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Demirtaş, şöyle konuştu: "Tek suçumuz yüzde 13 oy alarak barajı geçmek. AKP iktidarı kaybetmenin intikamını ülkeyi yeniden çatışmalı döneme sürükleyerek almaya çalışıyor." Demirtaş, Erdoğan'ın ülkeyi yeniden bir seçime götürmeye hazırlandığını ve kesinlikle koalisyon taraftarı olmadığını savundu. HDP'ye yönelik saldırıların devam etmesi durumunda erken seçimde halkın HDP'nin etrafında kenetleneceğini belirten Demirtaş, "Tabii bu kez 7 Haziran kadar kolay olmayacak, zor olacak. Ama biz zoru başaran partiyiz. Baraj altında kalmayacağımızı düşünüyorum" dedi. Öte yandan Demirtaş Fransız ajansı AFP'ye verdiği mülakatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisi için yaptığı "Abisi dağda yetişmiş biridir halen de dağda. Kendisi de fırsatı bulunca oraya koşar" açıklamasına yanıt verdi. Demirtaş, "Dağa gitmek hiç zor değil. Burada seninle yüz yüze mücadele etmek daha zor ve biz zor olanı seçtik" dedi. Erdoğan'la kişisel bir husumetinin olmadığını söyleyen Demirtaş, "Ben (abimin) yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyorum. Haber alamıyorum." diye konuştu.
Milliyet
'Hesabını Verecekler'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada sert mesajlar verdi. Hem DAEŞ hem PKK üzerinde yapabileceğimiz çalışmalar yürürken, üçüncü maşa devreye çıktı. Suruç'ta katledilen bir vatandaşımızın cenazesini bahane ederek İstanbul sokaklarında yüzleri maskeli ve silahlı şekilde gösteri yapmaya kalktılar. İki polisimiz Ceylanpınar'da uyurken enselerinden vurularak şehit edildiler. Hani dün şimdi hâlâ TBMM kürsüsüne çıkıp barıştan bahseden HDP sözcüleri var ya önce onun hesabını versinler, verecekler. 'Acaba başka bir komplo, hani birileri bir oyun mu oynuyor' diye istihbarat birimlerimize araştırma talimatı verdim. PKK'nın telsiz konuşmalarına açık şekilde hem bu saldırı üstleniliyor hem de bu talimatın onlar tarafından verildiği ortaya konuyor. 23 Temmuz'da Güvenlik Zirvesi yapma ihtiyacı hasıl olduğunda şunu gördük, birileri piyonları sahneye sürüyor. 'Piyonlar değil, arkasındaki şahlar, vezirler hedef edilecek' dedik ve eş zamanlı PKK'nın merkezlerine, DAEŞ'e ve DHKP-C'ye operasyon yapma kararı aldık. Haddini bilmez bu eş başkanlardan biri 'bütün bu oyunlar Saray gladyosunun eseridir' diyerek Cumhurbaşkanımıza hakaret etmeye cüret ediyor. Cumhurbaşkanlığı makamı anayasal sistem içerisinde yüce bir görev ifa etmektedir. Ama sizler terör gladyosunun unsurlarısınız, terör gladyosunun Dün, Rabbimize seslenerek TBMM kürsüsünden konuşan HDP sözcüsüne de hatırlattırım. Sizlerin eli semaya yükselmeli, Kandil Dağı'na yükselmemeli."
Vatan
Hdp Özentili Vekillerin Tahrikinden Kurtulmalı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genişletilmiş il istişare toplantısına katılmak için Tokat'a gitti. Toplantı soruları yanıtlayan Bahçeli terör olaylarıyla ilgili şunları söyledi: "Her gün üzülerek bazı emniyet güçlerinin, silahlı kuvvetli mensuplarının ve vatandaşlarımızın şehit haberleri gelmektedir. Üzüntümüz büyüktür ama Türk milleti güçlüdür ve bunun altından mutlaka kalkacaktır. Terörü yerle bir edecektir ve bütün milletimizin arzuları istikametinde terör belasından Türkiye'yi kurtaracaktır." CHP'nin terör oylarıyla ilgili Meclis'te araştırma komisyonu kurulması önergesini eleştiren Bahçeli, "Bununla ilgili olarak da TBMM'nde önceki gün bir terörün tekrar gözden geçirelim, teröre bazı konularda yeni ilkeler, yeni tedbirler ilave edelim diyerek CHP ve HDP'nin işbirliğinin ne kadar yanlış olduğunu bugünkü acı haberle milletimiz bir daha görmüş oldu. Özellikle CHP'ye sesleniyorum. HDP özentili milletvekillerinin tahrikinden kurtarılmalıdır Cumhuriyet Halk Partisi" diye konuştu. HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili açıklamasını hatırlatılarak görüşü sorulan Bahçeli, "O Yargıtay Başsavcılığı'nın başlatacağı bir yargı süreci sonrasındadır. Hiç kimse kalkıp kahramanlık yapmasın. Günü geldiğinde, dokunulmazlık Meclis'e geldiğinde MHP ne yapacağını bilir" yanıtını verdi.
Vatan

SPOR

Son yıllarda yaptığı büyük çıkış ile A Milli Takım kadrosunda kendisine yer açan ancak geçtiğimiz sezon hazırlık kampı sırasında sakatlanarak Dünya Kupası'nı kaçırdığı gibi uzun süre salonlardan uzak kalan Birkan Batuk, Avrupa Şampiyonası öncesinde Milliyet'e konuştu. Talihsiz bir sakatlık geçirdim. Ancak kendime çok çalışıp daha iyi dönmek için söz verdim. Allah yardım etti, beklenenden iyi döndüm. Zor bir süreçti ama çok çalıştım, sabah terapiye gidiyordum, öğlen havuz antrenmanı yapıyordum, akşam kulübe gidip halterimi koşularımı tamamlayıp, bacağımı kuvvetlendiriyordum. Ameliyat sonrası ilk 6 haftayı saymazsak, 1-2 ay tam basamadığım dönem de dahil antrenmanlarımı aksatmadım. Sonuçta döndüm salonlara. Benim iyi oynamam, finali kaybetmemizin tesellisi olamaz. Şampiyon olamadıktan sonra bireysel performanslar konuşulmuyor. Hem ben iyi oynayıp, hem takım şampiyon olsa, işte o zaman benim için sezon muthiş tamamlanacaktı. Turkiye Kupası'ndan yeni donmuştum ve kupayı kazanmıştık, arkadaşlarımın bana verdikleri muthiş bir hediye olmuştu. Coach hep benim yanımda oldu. Üzerimde baskı kurmadı. Buradan ona tekrar teşekkur ediyorum. Sakatlık sonrası şut performansımın yükseldiğine katılıyorum. Çünkü her zaman çalışabiliyorsunuz. Ama maç ve idman yorgunluğunda 100-150 tane atıyorsunuz. Bu dönemde ise benim konsantre olmam gereken ayağımdı. Ondan sonra fazla efor sarfetmiyordum. Böyle olunca da kulüpte sürekli şut attım Şut makinesini kurup, artık kollarım atamaz hale gelinceye kadar şut çalışıyordum. Bunun da faydasını gördüm. İnşallah bu performansımı milli takımda da sergileyebilirim. Bu takım hucum sıkıntısı çeker mi soruları bize de soruluyor. Benim dışımda Melih de formda gozuktu ve yuzdeli şut soktu playoff 'ta. Diğer arkadaşlarımız da formda. Dixon'ı zaten soylemeye gerek yok, ligin tartışmasız MVP'si, playoff 'ta ben de dahil butun savunmacıları mahvetti. Hiçbir tereddut duymadan kaldırıp atmamız gerekiyor, bu konuda da sıkıntı yaşamayız. Yeni kurulmuş olmamıza rağmen enerjisi yüksek bir takımız. Antrenmanlar sert geçiyor. İlk maç önemli. İtalya'yı yener ve o havayı yakalarsak, Berlin'de Türk seyircinin vereceği destekle devamını getiririz. İspanya en zor maç olacaktır. Ben gruptan çıktıktan sonra önümüzün açık olacağını düşünüyorum. Olimpiyat vizesini alıp bir de madalya kazanırsak müthiş olur.
Milliyet

UEFA Avrupa Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Trabzonspor, deplasmanda Makedonya'nın Rabotnicki takımına 1-0 mağlup oldu. 6. dakikada Ilievski'nin ceza alanı dışı sol çaprazından kullandığı serbest atışta, kaleci Uğurcan Çakır, topu yatarak kornere çelmeyi başardı. 23. dakikada Petrovikj'in ara pasında savunmanın arkasında topla buluşan Ilijoski, karşı karşıya kaldığı Uğurcan Çakır'ın üstünden topu filelere gönderdi: 1-0. 37. dakikada Yusuf Erdoğan'ın sağdan kullandığı serbest atışta, kaleye giden topu Bozinovski kontrol etti. 42. dakikada Waris'in pasında ceza alanında topla buluşan Yusuf Erdoğan'ın şutunda, savunma topu uzaklaştırdı. Karşılaşmanın ilk yarısı Rabotnicki'nin 1-0'lık üstünlüğüyle tamamlandı. 51. dakikada Yusuf Erdoğan'ın kullandığı serbest atışta, top direğin az farkla üzerinden auta gitti. 60. dakikada Yusuf Erdoğan'ın soldan ortasında, ceza alanı içinde Cardozo'nun kafa vuruşunda, top az farkla yandan auta çıktı. 69. dakikada Yusuf Erdoğan'ın soldan yerden ortasında, arka direkte Medjani önünden geçen topa dokunamadı.
Milliyet

Beşiktaş "Süper" Mario Gomez'e kavuştu. Kartal, Alman yıldızı Fiorentina'dan satın alma opsiyonu ile 2 yıl kiraladı. KAP'a gönderilen açıklamada Gomez'e 1 yıl için 3.5 milyon euro garanti ücret ödeneceği bildirildi. Dün İstanbul'a gelen ve 500'e yakın taraftarın karşıladığı 30 yaşındaki yıldız uçaktan iner inmez "Burada olduğum için çok mutluyum. Takıma katılmak için sabırsızlanıyorum" dedi. Alman golcü bugün sağlık kontrolünden geçtikten sonra takımın kampına katılacak. Kulüp televizyonuna konuşan Gomez "Yeni maceram için heyecanlıyım. Türkiye'ye gelmeden önce burada oynayan isimlerle konuştum. Hilbert bana dünyanın en büyük taraftar grubuna sahip olduğumuzu söyledi. Beni karşılamalarına teşekkür ederim. Onların önünde oynamak ve Vodafone Arena'ya çıkmak için sabırsızlanıyorum. İstatistiklerimi burada da göstermek istiyorum. Son 2 yıl gol sayım düştü ama sakatlıklar yaşadım. O dönemden kurtuldum. Kendimi çok iyi hissediyorum" dedi. Alman yıldız "Fiorentina ile Temmuz ayında çalışmalara başladım. Özel idmanlarla adapte olmayı, lig başlayınca yüzde 100'ümü vermeyi hedefliyorum. 2016 Avrupa Şampiyonası'nda olmak için Beşiktaş'ta başarı gösterip Almanya formasını giymek istiyorum. Kariyerimde hiç 20-25 gol atarım diye düşünmedim. Ama 25 gole ulaşmak isterim. Önemli olan şampiyonluk. 33 numarayı istiyorum. Messi ve Ronaldo bu dünyadan değiller. Onları izlerken hala kendimi çocuk gibi hissediyorum" diye konuştu.
Star

Sebepsiz sonuç olur mu? Epureanu'nun milli takımda sakatlanması nedeniyle daha lig tecrübesi tam oluşmamış Gencer sol stoper oynadı. Oradan gelen, ortaklaşa bir takım hatasıyla oluşan pozisyon da turu adeta elimizden uçurdu. OYSA gole kadar iyi başlamıştı Medipol Başakşehir. Geçen yıldan kalan sistemi bozmayan, sadece en ileri uçta değişiklik yapan Avcı taburu, her şeye kaldığı yerden devam ediyor görüntüsündeydi. HAKEMİN ağır kararı ve Volkan'ın atılması kalan 165 dakikayı çok zor hale dönüştürdü. Hoca, Ufuk'u kaleye alabilmek için Mossoro'yu oyundan çıkardı. Buradaki niyeti yine geçen yılın özel işlerini yapan Doka-Edin Visca kanatlarını 10 kişi de olsa etkin kılmaktı ancak takım hiç reaksiyon veremedi. Mossoro ile önde daha çok top tutabilirdi belki! 26'DA Badji'nin pozisyonu dışında kaleye gidemedik. Rakip 75 dakika bol topa sahip oldu, 46-63 arasındaki baskının sonucunu da 2-0 ile aldı. Turdan umudum yok. Rövanşta Volkan'ın olmaması yine sorun. Ufuk dün akşam goldeki hatası dışında iyiydi ama yetmez ki! HOCANIN Emre-Bekir'li eyyam planları yerine 2014-15 model eylem planlarını uygulaması sevindirici. Avrupa macerası kısa sürecek belki ama yılgınlık yok, direnişe devam. İyi bildiğini iyi yapmaya devam Başakşehir. Grev kırıcılara şimdiden dikkat!
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme