2 Ağustos 2015 Pazar

02.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

'Silahlar Derhal Sussun' 
Akil İnsanlar Heyeti'nin on üyesi Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu, sinema sanatçısı Kadir İnanır ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan'ın çağrısıyla, Arnavutköy'de bir restoranda toplandı. Basına kapalı toplantının ardından ortak açıklamayı gazeteci Bayramoğlu yaptı. Toplantı sonunda Ali Bayramoğlu, heyet adına açıklama yaptı ve "Derhal silahlar susmalı, mutlak çatışmasızlık haline dönülmelidir" dedi. Bayramoğlu şunları söyledi: "2014 sonbaharından itibaren çeşitli gelişmeler, karşılıklı eksiklik ve hatalar, güvensizlikler ve sürece dahil olan yeni dinamikler, iklimi tersine çevirmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, ne yazık ki çözüm süreci ölümcül bir kopuş yaşamaktadır. Silah ve şiddet perdesi yeniden açılmış ve savaş kapımıza tekrar gelmiştir. Şu çağrıyı yapıyoruz; Derhal silahlar susmalı ve mutlak çatışmasızlık haline dönülmelidir. Meydan okuyucu, ayırımcı ve suçlayıcı tahkir dilinden uzak durulmalıdır. Siyasetin hareket alanı boğacak tüm önerilerden kaçınılmalıdır. Kopan çözüm çabalarına geri dönmek, diyalog ortamı oluşturulmalı ve diyalog kurulmalıdır. Bizler bu açıdan üzerimize düşen tüm sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu bildiririz." Bayramoğlu, "Başbakanla bir görüşme olacak mı" sorusu üzerine "Şu anda bir duyuru yaparak demokratik sorumluluğumuzu ve bize yönelik kimi beklentileri dile getirmek için bu adımı attık. Gelişmeler bize yeni kararlar almamızı gerektirirse, alırız. Ama şu anda herhangi bir plan içinde değiliz. Bu çatışmalar ve ölümler devam ederse, bizler ve bizim dışımızdaki bir çok insan bu tip adımlar atacak" diye konuştu. Barış sürecinin bitip bitmediği sorusuna da Bayramoğlu," Bitmemiş olduğunu umuyoruz. Devam etmesi için çaba göstermek istiyoruz" yanıtını verdi.
Vatan


'Yangını Söndürmek İçin Buradayız' 
CHP'NİN bölgede artan olaylarının araştırılması için TBMM'ye verdikleri önergenin AK Parti ile MHP oylarıyla reddedilmesinden sonra oluşturduğu Genel Sekreter Gürsel Tekin başkanlığındaki heyet Diyarbakır'a gitti. HDP'nin kapatılmasıyla ilgili iddia ve tartışmalara da değinen Tekin, "Bunu kabul etmemiz mümkün değildir ve CHP olarak bunu sonuna kadar reddedeceğiz. Böyle bir şeyin parlamentoya gelmesini kabul etmek bile mümkün değildir" diye konuştu. Bölgedeki gelişmelerle ilgili "Yangının söndürülmesi için yapılması gereken ne varsa hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diyen Tekin şöyle devam etti: "Yangın daha fazla büyümeye başlarsa, birliğimiz, bütünlüğümüz, iç barışımız bozulmaya kalkışılırsa o zaman telafisi çok zor olur. Tam yangının başındayken söndürmek için buradayız. Komisyon kurulmuş olsaydı Davutoğlu'nun kaygı duyduğu o karanlık güçleri kamuoyu bilmiş olacaktı. Maalesef reddedildi. Baştan itibaren sürecin parlamentoda işleyebileceğini söyledik. Süreç başlayacaksa buradan başlayacak. Muhatabımız millet iradesiyle seçilmiş HDP milletvekilleridir. Öncelikle huzur ortamının sağlanması lazım."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 97, 5010-97, 6747                                              
ABD Doları 2, 7681-2, 7725/ Euro 3, 0424-3, 0464/İngiliz Sterlini 4, 3255-4, 3390                        

İhracatta Kan Kaybı Durmuyor 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, temmuzda ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 gerileyerek 10 milyar 857,5 milyon dolar oldu. TİM, 2015'in temmuz ayına ilişkin ihracat verilerini açıkladı. Türkiye'nin bu yılın yedi ayındaki toplam ihracatı da yüzde 8.8 düşüşle 84 milyar 369 milyon 679 bin dolara indi. İhracat, 2014'ün ocaktemmuz döneminde 92 milyar 540 milyon 392 bin dolar düzeyindeydi. Son 12 aylık ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.9 azalarak 148 milyar 567 milyon 878 bin dolar oldu. Temmuzda 1 milyar 644 milyon 332 bin dolarlık ihracata imza atan otomotiv endüstrisi, bu sonuçla en fazla ihracat yapan sektör oldu. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 1 milyar 497 milyon 48 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, bunu 1 milyar 322 milyon 393 bin dolarlık ihracatla kimyevi maddeler ve mamülleri sektörü takip etti. Bu yılın temmuz ayında Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 82.4'ünü gerçekleştiren sanayi grubunda, yıllık yüzde 15.1'lik azalışla 8 milyar 948 milyon 207 bin dolarlık ihracat yapıldı. Bu dönemde toplam ihracatın yüzde 14.1'ini oluşturan tarım grubunda, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0.4'lük artışla 1 milyar 534 milyon 882 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Toplam ihracattan yüzde 3.4 pay alan madencilik grubunda da yüzde 7.4 düşüş yaşandı ve ihracat 374 milyon 418 bin dolara indi. Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan 5 ülke sırasıyla Almanya, İngiltere, Irak, ABD ve İtalya oldu. Almanya'ya ihracatta yıllık bazda yüzde 17.9 düşüş yaşanırken, İngiltere'ye ihracatta yüzde 10.2 ve İtalya'ya ihracatta yüzde 2 gerileme görüldü. Aynı dönemde Irak'a yapılan ihracat 13 aylık düşüşten sonra ilk kez yükselirken, yüzde 5.4'lük artış kaydedildi. Öte yandan, ABD'ye ihracatta da temmuzda yüzde 15.8'lik yükseliş gözlendi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Kilogram bazında baktığımızda AB'ye ihracatımız temmuzda yüzde 7.4, ilk 7 ayda ise yüzde 1.4 arttı. Dolayısıyla ihracatımız, doların tüm dünyada değerlenmesine paralel değer kaybetmiş görünse de kilogram ve Euro bazında değerlere baktığımızda ihracatımızın görünenden daha iyi bir konumda olduğunu görüyoruz. Buradan yola çıkarak eylül ayından itibaren değer bazında da ihracatın toparlanacağını tahmin ediyoruz" dedi.
Hürriyet

Arçelik'ten 2 Dönüşüm Tesisi 
Arçelik tarafından kurulan uluslararası standartlara uygun, geri dönüşüm tesisleri Eskişehir ve Bolu'da faaliyetlerine başladı. Arçelik, geri dönüşüm tesislerinde, atık elektrikli ve elektronik eşyaları (AEEE) yeniden doğaya kazandırıyor. Şirket tarafından yapılan açıklamada Arçelik'in, 2014 yılında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Avrupa Birliği'nin ilgili direktif ve Resmi Gazete'de yayımladığı yönetmelik kapsamında Bolu ve Eskişehir'de kurduğu geri dönüşüm tesisleriyle sektöründe ürün yaşam döngüsü boyunca çevresel etkileri en aza indiren ilk şirket olma özelliğini taşıdığı belirtildi. Eskişehir'de 2 bin metrekarelik kapalı alanda kurulan tesiste; buzdolabı, soğutucular ve iklimlendirme cihazları geri dönüştürülüyor. Bolu'da 2 bin 160 metrekare kapalı alanda kurulan diğer geri dönüşüm tesisinde ise buzdolabı hariç diğer büyük beyaz eşyalar ve küçük ev aletlerinin geri dönüşümü gerçekleştiriliyor. Tesisler faaliyete başladıkları günden bugüne kadar geçen süreçte yaklaşık 100 bin adet ürünün geri dönüşümü tamamlandı. Bu işlemlerle, yüksek enerji tüketen eski ürünlerin şebekeden elektrik tüketmesinin de önüne geçilmesi ile toplamda 21,5 GWh/yıl enerji tasarrufu elde edildi.
Hürriyet

Yılda 4.4 Milyar Dolar'lık İthalata Yerli Neşter! 
Türkiye'de her beş kişiden biri hayatını kansere bağlı hastalıklardan kaybederken, geçen yıl itibariyle Türkiye'nin onkoloji alanında tükettiği ilaçların yüzde 84'ünü ithal, yüzde 16'sını ise yerli üretim oluşturdu. Zor olmasının yanında, pahalı da olan kanser tedavisinde kullanılan ilaçların yerli üretimle sağlanması ve ithal ilaç bağımlılığının azaltılmasına yönelik projelere, Ankara'da yeni bir ilaç üretim de tesisi eklendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'nin eczacılık ürünleri ithalatı geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 6.6 artışla 4.4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında ise eczacılık ürünleri ithalatı 2 milyar doları aştı. Sincan'daki Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 milyon liralık yatırımla kurulacak tesis hem kanser hastalarının ilaca ulaşımına hem de ülke ekonomisine katkıda bulunacak. Kanserli hastaların ilaca ulaşımını kolaylaştıracak, katma değeri yüksek ürün gruplarının üretimini artıracak tesis için Sincan'daki Ankara Sanayi Odası 2. ve 3. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 5 bin 264 metrekarelik alan kullanılacak. Tesiste, ilaç etken maddesi değil etken maddelerden hareketle değişik prosesler kullanılarak oral ve enjeksiyon olmak üzere iki formda hücre gelişimini büyüme safhasında durdurmaya çalışan ilaç üretilecek. Fabrika koşulları ulusal ve uluslararası kılavuzlara ve direktiflere uygun şekilde oluşturulacak. Üretim, minimum insan gücü ve temasıyla maksimum makine gücüyle otomatik bir süreçte gerçekleştirilecek. Tesiste, yılda 1 milyon enjeksiyon, 90 milyon tablet, 10 milyon kapsül ilaç üretilmesi planlanıyor. İnşaat işlemlerinde yaklaşık 70, işletme aşamasında 103 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. Temmuz ayının başında da Onko Koçsel İlaçları, 100 milyon avro yatırımla Türkiye'de bulunmayan kanser ilaçlarının üretimi için fabrika kurmuştu.
Türkiye

'Türk Akımı'nı İndirim Gazlar 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rusya'nın, Türkiye'ye sattığı doğalgaz fiyatında yüzde 10.25'lik indirim yapacağı açıklamasıyla ilgili, "Bunun imza altına alınması lazım. Türk Akımı'nın özellikle bir boru hattı olmak kaydıyla yatırım izninin verilmesiyle alakalı konu vardı. Bunlar eş zamanlı hallolacak konulardı. Biz, fizibilite ön iznini verdik, çalışmaya başlayabileceklerini söyledik. Ağustos ayında artık anlaşmanın imzayla noktalanmasını ve bitmesini temenni ediyorum" dedi. Yıldız, doğalgazı düşük fiyatla sattıklarını belirterek, şunları söyledi: "Döviz fiyatlarına gelen, pariteye gelen fark bizim aldığımız yüzde 10.25'lik indirimden daha fazla. Neredeyse yüzde 20'leri bulan bir fark oldu. Dövizle gelen yüzde 7 - 8'lik farkı vatandaşımıza zam olarak yansıtmamayı düşünüyoruz, herhangi bir zam öngörmüyoruz. Dövizden gelen fark vatandaşımıza zam olarak yansıtılmayacaktır. Hem elektrik, hem de doğalgazda temmuz ayı fiyatları ağustos ayında da geçerlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Çin ve Endonezya ziyaretlerine eşlik eden Yıldız, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rusya Federasyonu Enerji Bakanı Alexander Novak'ın, Türkiye'ye sattıkları doğalgaz fiyatında yüzde 10.25'lik indirim yapabileceklerini söylediğinin hatırlatılması üzerine Yıldız, şunları dile getirdi: "13 Haziran'da Sayın Putin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşmelerinde bu tür konular zikredilmişti. Eş zamanlı konuştuğumuz fiyat indirimi konusu vardı. Sayın Novak'ın bu tür bir açıklama yapmış olmasını iki ülke arasında yapılan görüşmelere olumlu bir katkı olarak görüyorum. Hem Rusya Federasyonu hem de Türkiye kurumsal hafızası itibariyle geliştirebilecek bir enerji alt yapısına sahip. Ben, önümüzdeki süreçte bunun gerçekleşeceğine inanıyorum. 1 Ocak 2015 tarihinden geçerli olmak kaydıyla retro aktivite dediğimiz geriye dönük fiyat mekanizması çalışacak, inşallah bununla alakalı herhangi bir problemin olacağı kanaatinde değilim." Rus Enerji Bakanı Novak, Türk Akımı müzakerelerinin dondurulduğu iddialarını reddederek, çalışmalara devam ettiklerini dile getirmişti.
Milliyet

5.5 Milyar Dolar'lık 'Altın' Sıçrama 
Türkiye'nin külçe altın ihracatı yılın 6 ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 145 artarak 5 milyar 540 milyon dolara çıktı. TÜİK verilerine göre, Haziran ayı sonu itibarıyla en fazla külçe altın ihracatı yapılan ülke 3 milyar 636 milyon dolarla İsviçre oldu. İsviçre'yi 896 milyon dolarla İngiltere izledi. Bu ülkeye gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın Ocak-Haziran dönemine kıyasla 15.2 kat artış gösterdi. Miktar bazında bakıldığında da geçen yılın ilk ayında yaklaşık 64 ton külçe altın ihracatı yapan Türkiye, bu yılın aynı döneminde ihracat miktarını yüzde 121 artırarak 141.7 tona yükseltti. Türkiye 6 ayda 1 milyar 269 milyon dolarlık külçe altın satın aldı. İthalat gideri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 58 azaldı. En fazla ithalat yapılan ülke 716.7 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri olurken, bu ülkeyi 139 milyon dolarla Almanya takip etti. Geçen yıl 1 milyar 146 milyon dolar ile ithalatın zirvesinde yer alan İsviçre'den ise bu yılın 6 ayında sadece 11.6 milyon dolarlık külçe altın satın alındı. Söz konusu dönemde miktar bazında toplam ithalat da yarı yarıya azalarak 79.2 tondan 38 tona geriledi. Böylece Türkiye, külçe altın ticaretinde 4 milyar 271 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi.
Vatan

2015 Mart'ında Körfez'den Araçla Geçilecek 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık gelecek yıl mart ayının sonunda İzmit Körfez Geçişi'nden araçların geçmesinin planladığını söyledi. Bakan Işık, yapımı devam eden İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü'nde incelemelerde bulundu. Köprünün kuleleri arasındaki kopan 'kedi yolu' halatlarının yenilenmesi çalışmalarının sürdüğünü belirten Işık, halatların Japonya'dan getirilerek yenilendiğini, çalışmaların 15 Ağustos'ta tamamlanmasının planlandığını bildirdi. Köprünün ana kablolarını bağlayan tramvay bendin yapımının da 1 Eylül'de bitirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Işık, ana halatların da çekilmesiyle Gölcük'te bekletilen tabliyelerin montajına geçileceğini kaydetti. Işık, yılbaşında köprü üzerinden şantiye araçlarının geçmeye başlayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Köprünün hizmete girmesiyle önemli tasarruf sağlanacak. Çok önemli aşama ankrajlara kadar olan bölümü tamamlandı. İlk defa kullanılan bir teknolojiyle köprü imal edilip yürütülerek yerine getirildi. Son derece önemli bir teknoloji kullanılıyor hem de dünyada ilk defa bu kadar uzun. Şimdi 'kedi yolu'nun döşenmesinin tamamlanması gerekiyor, Aralık'ta tabliyelerin konmasına başlanacak. İnşallah mart ayının sonunda araçlarla geçmeyi ümit ediyoruz. Bölgemiz için son derece önemli. Bir saatten fazla süren Gebze'den Yalova'ya geçiş 6 dakikaya düşecek hem ekonomiye ciddi bir tasarruf getirecek hem zaman noktasında ciddi tasarruf olacak."
Star

SİYASET/POLİTİKA

Işid'le Savaşıyor 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, terör örgütü PKK'nın Kandil'deki üslerine düzenlenen saldırıda yaralandığı iddia edilen ağabeyi Nurettin Demirtaş'la ilgili "Doğru olma şansı yok. Çünkü, ağabeyim Kandil'de değil. IŞİD tecavüzcülerine karşı direniş ordusunun içinde direniyor ama kendisinin durumu ile ilgili bir bilgim yok. IŞİD'e karşı bedelli askerlik yapmıyor" dedi. Demirtaş, HDP'nin dünkü parti meclisi toplantısında şunları söyledi: "Son günlerde iktidarını kaybetmiş olmasına rağmen, HDP'nin başarısı ile iktidardan devrilmiş olmasına rağmen, saray darbesiyle bir cunta hükümeti kurarak devlete, hükümete el koymuş bir iktidar anlayışının, Türkiye'ye dayattığı politikalar nedeniyle maalesef umutlara gölge düşmüştür. Çözüm ve müzakere süreçlerini çürümeye terk ettiler, kendilerine oy getirdiği oranda görüşme yaptılar, arzu etmedikleri zaman da görüşmeyi kestiler. Şimdi sandıkta kaybedince savaş seçeneğini devreye koydular. Ama herkes bilsin ki şu anda ortada bir vatan savunması yok, saray savunması var. Dün 'gerekirse evlatlarımızı feda edeceğiz' diyenlerin, kendi iktidarları için evlatlarımızı ölüme gönderme zihniyeti var. Ev ev, köy köy, mahalle mahalle dolaşıp, 'Bu savaş bizlerin savaşı değil' diyeceğiz. Bunların evlatlarının hepsi bedelli yaptı, çürük raporu aldı. Evladı asker, polis olan annelerle, ailelerle temasa geçmemiz lazım. Bu savaş bizim savaşımız değil. Bu evlatların hepsi bizim çocuklarımız. Gelin, bu savaşa, AKP'ye birlikte dur diyelim. İki çatışan tarafın da mutlaka elini tetikten çekmesi lazım. Bu çağrımız, ciddi halkın talebi, toplumsal talebe dönüşmüş bir çağrıdır. KCK'nin masaya dönme, derhal müzakereye başlama iradesini ortaya koyduğunu duyduk. Hükümetten de bunu duymak istiyoruz. (Ağabeyinin Kandil'de yaralandığı iddiası) Bizim teyit edebildiğimiz bir bilgi yok. Doğru olma şansı da yok çünkü ağabeyim Kandil'de değil. Evet, DAİŞ'e karşı, IŞİD tecavüzcülerine karşı direniş ordusunun içinde direniyor ama kendisinin durumu ile ilgili bir bilgim yok. Çünkü kendisi oralarda IŞİD'e karşı bedelli askerlik yapmıyor, halkının onuru için direniyor. Ölebilir de yaralanabilir de."
Hürriyet

En Kısa Turda 4 Zorlu Madde 
Önceki üç toplantının yapıldığı Ankara Palas Devlet Konukevi'nde planlanmış bir haftasonu etkinliği olması nedeniyle Meclis'teki tören salonunda yapılan toplantının ardından Koç, bu toplantılar yapılırken her gün iç yakıp üzüntüye boğan haberler aldıklarını belirtti. 5 yaşındaki şehit çocuğunun babasına sarılır gibi tabutuna sarılıp ağladığı fotoğrafı anımsatan Koç, "Hangi anne-baba insan böyle bir manzara karşısında sessiz kalabilir. İsyan ediyoruz. Bu ülkede yaşayan kimse bu ıstırabı yaşamayı hak etmiyor" dedi ve şöyle konuştu: "Bu bedelleri ödememek daha beterlerini yaşamamak için en büyük sorumluluk siyasilere düşüyor. Siyaset Türkiye bedel ödemesin diye ödemeye razı olan insanla olur. Hepimiz bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Çok boyutlu güvenlik sorunlarıyla da karşı karşıyayız. Ekonomi alarm veriyor. İş dünyası 2015'i kaybettiğimizi açıkça söylüyor herkes 2016'yı kaybetmekten korkuyor. Devlet kurumlarında büyük sorunlar var. Yargı, emniyet ve bürokrasinin her alanında reform gerektiği açık. Fırtınalı denizin ortasındayız dalgalar kabarıyor ve gemi su alıyor. Hepimiz geminin içindeyiz, bedelini hep beraber ödeyeceğimizi biliyoruz. Böyle zamanda bizler küçük hesapların peşinde koşamayız. Türkiye'ye bedel ödetmeyi göze alamayız. Kendi çıkarlarımızı Türkiye'ninkilerin önüne koyamayız. Biz siyasete bir şey kazanmak için girmedik. Önce Türkiye diyoruz başka da bir şey söylemiyoruz. Siyaset kişisel çıkar arama aracı değildir. Sonuç istediğimiz gibi çıkmayınca haydi bir daha diyemeyiz. Kimseye kapıları kapatmadık, ötekileştirmedik, yok saymadık. Makam, mevki, koltuk pazarlığı yapmadık, yapmıyoruz. Önemli olan kimlerin hangi koltukta oturacağı değil milletimizin neler kazanacağıdır." Kültür Bakanı Çelik, iki partinin de birbirlerinin karşılıklı pozisyonlarını net şekilde görebilmesi için makro meseleler düzeyinde bütün konu başlıklarını ve alt başlıkları da görüştüklerini anlattı. CHP'den farklı bir açıklama geldiğini, genelde görüşmelerden sonra toplantıyla ilgili konuştuklarını hatırlatan Çelik, "Tabii partisinin görüşleridir. Siyasi değerlendirmelerin bir kısmına en azından bahsettiği şekliyle katılmamız mümkün değil" dedi.
Hürriyet

Davutoğlu: Terörü Cezasız Bırakmayacağız 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yazıda, Türkiye'nin, güney sınırlarında ulusal güvenliğine yönelik birçok tehditle karşı karşıya olduğunu kaydederek, "Şam'daki meşruiyetini yitirmiş bir rejim ile terör organizasyonu DEAŞ barbarlıkta yarışırken, Suriye'de yüz binlerce insanın öldüğünü, 2 milyonu Türkiye'de olmak üzere milyonlarca insanın evlerinden edildiğini" hatırlattı. Esad rejiminin, kendi vatandaşına ayrım yapmaksızın bombalar yağdırıp uluslararası hukuku gözardı ederek kimyasal silah kullanırken, DEAŞ'in de gidecek yeri olmayan masum insanları zapt edip talan ve tecavüzde bulunduğunu belirten Davutoğlu, PKK gibi diğer terör örgütlerinin de savaşın bu karmaşasından yararlanarak, terörü kendi hedeflerine ulaşmak için araç olarak gördüğünü vurguladı. Davutoğlu, "Kısacası, görünen o ki, sanki kaos ve anarşi devri güneyimizde doğmuştur. Fakat tarihten bildiğimiz gibi, gecenin en karanlık anı, şafaktan hemen öncedir. Şahit olduğumuz bu düzen bozukluğunu ele almada çaresiz değiliz" ifadelerine yer verdi. Davutoğlu, "yüzyılların devlet siyasetini inşa ederek Türkiye'nin diplomasiyi her zaman uluslararası ilişkilerde merkeze koyduğuna" işaret ederek, bu deneyimin, genç Türk Cumhuriyeti'nin eski hısımları yeni dostluğa ve müttefikliğe çevirmesini sağladığını kaydetti. Davutoğlu, yazısına şöyle devam etti: "Ama istikrarsız bir bölgede yaşayanlar olarak bizler, tüm sorunların diplomasi yoluyla halledilemeyeceğinin de farkındayız. Tıpkı iyiler olduğu gibi, kötüler de var ve gerektiğinde bunlara karşı koymak gerekiyor. Türkiye'de hepimiz, terörizme çok aşinayız. Çok büyük acılar çektik ve ağır bedeller ödedik. Kararlılığımız değişmedi; terör tehlikesi kendini nerede ve ne zaman gösterirse, onunla karşılaşmaya kararlıyız." Türkiye'nin, DEAŞ'in çirkin yüzünü gösterdiği ilk andan itibaren örgütle mücadelede tam taahhüde sahip olduğunun altını çizen Davutoğlu, Türkiye dışında hiçbir NATO ülkesinin DEAŞ ile sınır paylaşmak zorunda kalmadığına işaret etti. Davutoğlu, ABD ile en üst düzeyde varılan mutabakatın, müttefiklerle birlikte, teröristlere karşı daha etkili bir mücadele sağlayacağını kaydederek, "Sınırlarımızı DEAŞ'ten temizleyerek, sadece çirkin bir terörist mevcudiyetini zayıflatmış ve nihayetinde yok etmiş olmayacağız, aynı zamanda sahada Esed rejimi ve DEAŞ'e karşı savaşan tek aktör olan Suriyeli ılımlı muhaliflere yardım eli uzatmış olacağız" yorumunu yaptı. "ABD ile geçmişte de birçok kez yaptıkları gibi, eğer uyum içinde hareket ederlerse bölgede aşırılıkların gidişatını tersine çevirebileceklerine ve istikrar için zemin oluşturabileceklerine inandıkları için bu mutabakata vardıklarını" ifade eden Davutoğlu, makalesinde, "DEAŞ ortak düşman ve onların silahları ve ideolojileri tamamen yok edilinceye kadar, elimizdeki tüm imkanları kullanarak birlikte mücadele edeceğiz" diye yazdı.
Milliyet

Senaryoyu Oynayacak İnsanları Buldular 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün toplanan akil adamları eleştiri yağmuruna tutarken, "Nereden yazıldığı belli olmayan bir senaryoyu uygulamaya başlamışlar" dedi. Bahçeli, MHP Ankara Genişletilmiş İl İstişare Toplantısı'nda terör ve koalisyon sürecini değerlendirdi. Kapalı toplantıdan edinilen bilgilere göre, "Güneş Motel" olayını örnek göstererek milletvekillerini transfer konusunda uyardı. 1999 genel seçimlerinden sonra DSP'nin 136, MHP'nin ise 129 milletvekili çıkardığını anımsatan Bahçeli, o dönem Sabah Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal'in kendisine gelerek, "Diğer siyasi partilerin içinde MHP'ye yakın isimler var, o isimleri transfer edip, tek başına iktidar olmayı düşünmüyor musunuz?" diye sorduğunu kaydetti. Bahçeli, "O zaman da söyledik. MHP, siyasi etiği bozan, siyasi hayatı yozlaştıran her türlü anlayışı reddeder. MHP'den temin etmek suretiyle azınlık hükümeti tek başına iktidar olabilir sözüne inanarak, iktidar olmak hevesine kapılanlar, farkında olmadan MHP'ye hakaret etmektedirler. Bunu yapabilmeyi düşünen insanın da MHP'de yeri yoktur" dedi. Bahçeli, çözüm sürecine ilişkin eleştirilerini sıralarken, Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu'nun çağrısıyla yeniden bir araya gelen akil insanlar heyetine sert eleştiriler yöneltti. Ünlü sinema sanatçısı Kadir İnanır için "artist, keçi reklamı yapıyor" diyen Bahçeli, akil adamlar için şunları kaydetti: "Artist, şimdi kalkmış TV'de reklam yapıyor, keçiler diye Kendilerine göre de bir sinema oyuncusu. Bilmedikleri, nereden yazıldığı belli olmayan bir senaryoyu uygulamaya başlamışlardır. Bu sanatçı insanlar, bu tür senaryolara alışıktır. Türk sinema hayatında iki tane senarist vardır. Birincisi Bülent Oran, diğeri Sefa Önal'dır. Fakir kız, zengin oğlandan tut, köyden kente geçerken sorunlar hep bu senaristlerin oluşturduğu filmlerle sinema hayatı zenginleştirilmiştir. Bazıları vardır içlerinde iyi oğlan, bazıları vardır, fakir kız veya zengin kız şeklinde İyi oğlanlar hep baş artist olarak, söz gelimi Ayhan Işık Kötü adam da Ahmet Tarık Tekçe olmuştur. Bu senaryoların hepsi devam ediyor. Kim işine yarıyorsa Ayhan Işık, kim işine yarıyorsa Ahmet Tarık Tekçe olmuştur. İkisi de rahmetli oldu. Türk milleti böyle zehirleniyor. Hal böyle olunca küresel güçlerin, emperyalistlerin yazmış olduğu senaryoyu oynayacak insanlara ihtiyaç vardır. Bunları da buldular çıkardılar. Birçok sivil toplum kuruluşu, bunun hepsinin ortak noktası birlikte hareket ettikleri çözüm programının altında saklı fakat çözümün ne olduğunu bilen yok. Kapsamı nereye kadardır, düşünen yok. Bir çözüm türküsüdür, devam ediyor."
Milliyet

DÜNYA 

'Eğit-Donat'ta ABD Savunmaya Geçti 
ABD ve Türkiye arasında varılan İncirlik mutabakatının ardından Cerablus-Azez arasındaki bölgede koalisyon uçaklarının IŞİD'e karşı işbirliği yapması planlanan, ABD'nin eğit-donat programı mezunu ılımlı muhalifler, IŞİD'le savaşmaya başlayamadan bölgedeki diğer grupların hedefi oldu. Washinton, 600 milyon dolarlık eğit-donat programının çöpe gittiği eleştirilerine karşı savunmaya geçti. Kuzey Suriye'deki ılımlı güçlerin hafta içi uğradıkları ilk saldırı, Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı olan ve Türkiye'deki altı haftalık eğit-donat programından mezun 54 kişiyi de 14 Temmuz'dan beri bünyesinde bulunduran 30'uncu Tümen'e yönelik El Nusra Cephesi eylemiydi. Hafta içi grubun liderliğini üstlenen Türkmen komutan Albay Nedim Hasan, yaklaşık 20 adamıyla birlikte El Kaide bağlantılı El Nusra tarafından kaçırıldı. ABD'ye yakın ılımlı güçlerin uğradığı ikinci saldırı ise cuma sabaha karşı oldu. Liderleri kaçırılan 30'uncu Tümen'in kullandığı Azez'deki bir kamp yeri, yine El Nusra olduğu tahmin edilen meçhul bir grup tarafından saldırıya uğradı. Hürriyet'e açıklama yapan, bölgedeki Amerikan güçlerinin sözcüsü Albay Wayne Marotto şunları söyledi: "Yeni Suriyeli Güçler (YSG- ABD'nin eğit-donattan çıkan askerler için kullandığı ifade), ÖSO'nun 30'uncu Tümeni'yle birlikte yaklaşık 50 kişilik bilinmeyen bir kuwet tarafından cuma günü erken saatlerde saldırıya uğradı. Saldıranların kim olduklarına dair elimizde bir teyit yok. YSG ve 30'uncu Tümen, koalisyon hava saldırılarının da desteğiyle saldırıyı başarılı biçimde püskürttü." Daha sonra bölgeden gelen haberler, 30 Tümen'in karargâhını terk ettiği, Kürt bölgesine çekilmek zorunda kaldığı ve Nusra'nın da grubun bazı üyelerini esir aldığı yönünde oldu. Marotto, "operasyon güvenliğini" gerekçe gösterip çekilmeyle ilgili bir yorum yapmadı.
Hürriyet

Rus Ajanın Ölüm Emrini Putin Vermiş 
Eski Rus ajanı Alexander Litvinenko'nun ölüm emrinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından verildiği iddia edildi. Londra'daki Yüksek Mahkeme'de yürütülen soruşturmanın kapanış oturumunda konuşan Litvinenko ailesinin avukatı Ben Emmerson, "Litvinenko'nun ölüm emrini Putin vermiştir. Bu organize suçun delilleri ortadadır" dedi. Litvinenko'nun eşi Marina da, "Soruşturmayla eşinin katillerinin ve onlara ödeme yapanların foyasının ortaya çıktığını" kaydetti. Bu arada, Soruşturma Başkanı Sir Robert Owen'ın hazırlayacağı raporu bu yıl sonuna kadar İçişleri Bakanlığı'na sunması bekleniyor. Litvinenko 2006 yılında, Londra'da bir otelde iki eski Rus arkadaşları ile çay içtikten sonra, Polonyum-210 maddesinden zehirlenerek 43 yaşında hayatını kaybetmişti.
Türkiye

Filistin'de 21 Yaşındaki Leys El Halidi Öldürüldü 
Batı Şeria'da Filistinli bir bebeğin hayatını kaybettiği saldırının ardından dün düzenlenen gösteriler sırasında İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Filistinli genç için cenaze merasimi düzenlendi. Leys el-Halidi (21) isimli Filistinli gencin naaşı, büyük bir kalabalık eşliğinde Ramallah'taki hastaneden teslim alınarak, önce Cefne beldesindeki evinin önüne, daha sonra da cenaze namazı için Celzun Camii'ne taşındı. Halidi'nin ailesi, evlerine getirilen çocuklarına ağıtlarla veda etti. Cenaze merasimine katılan Filistinliler, saldırıyı protesto eden ve İsrail'in işlediği suçlara karşılık verilmesini isteyen sloganlar attı. Yahudi yerleşimcilerin, Nablus'ta Filistinlilere ait evi ateşe vererek 18 aylık bir bebeğin ölümüne yol açması bölgede büyük infiale yol açmıştı. Olayın ardından düzenlenen gösteriler sırasında İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Halidi, sabah saatlerinde hayatını kaybetmişti. Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği'yle İsrail hükümeti de saldırıyı kınayan açıklamalar yapmıştı.
Milliyet

'Başkan Barzani' Devam Etsin Mi? 
Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nde başkanlık koltuğu 2005 yılından bu yana Mesud Barzani'nin elinde. Ancak bölgedeki muhalifler görev süresi 19 Ağustos'ta dolacak olan Barzani'nin daha fazla bu görevi yürütmesine karşı çıkıyor. Daha önce 2013 yılının Temmuz ayında Barzani'nin görev süresi dolmuş ancak bölgedeki karışıklık nedeniyle Kürt Parlamentosu 'Yeni bir lider seçecek ortam yok' diyerek Barzani'nin görevini 2 yıl uzatmıştı. Şimdi Barzani'nin liderlik ettiği KDP Kürt liderin süresinin 2 yıl daha uzatılmasını talep ediyor. Ancak parlamentodaki diğer partiler buna karşı çıkıyor. KDP tarafından yayınlanan açıklamada, 'Kürdistan şu anda çok hassas bir dönemden geçiyor. Uluslalararası terörizmle mücadele ve Kürt bölgesinin içinde bulunduğu durum tüm Kürt partilerinin ulusal çıkarlarda birleşmesi gerektiği bir hal aldı' denildi. Barzani geçen yıl yeni Kürt yönetimi liderinin seçilmesi için 20 Ağustos'ta bir başkanlık seçimi yapılması çağrısı yapmıştı. Kürt meclisi şimdi başkanın halk oyu yerine meclis tarafından seçilmesi konusunda bir seçim yasası değişikliğine gidilip gidilmeyeceği konusunu tartışıyor. KDP üyeleri de, 'Başkanı uzlaşmayla belirlemek istiyoruz. Eğer bu olmazsa o zaman halkın tercihine bırakırız' diyerek bu yasa değişikliğine kısmi destek veriyor.
Vatan

ABD-Suudi Arabistan İkilisinden Darbeci Sisi'ye Destek Hamlesi 
Suudi Arabistan ile Mısır arasında imzalanan ve çeşitli anlaşmaları ve işbirliğini içeren Kahire Deklerasyonu'na göre ortak bir Arap Gücü Ordusu kurulması çalışmaları için start verilirken, ABD de Mısır'a savunma sanayi alanında desteğini yoğunlaştırıyor. ABD, darbeci Sisi liderliğindeki Mısır'a 8 adet F16 satıyor. 27 Ağustos'ta Kahire'de Arap ülkelerinin Dışişleri ile Savunma Bakanları'nın katılacağı bir toplantı yapılacak. Geçtiğimiz hafta Kahire'ye gelen Suudi Savunma Bakanı Prens Muhammed Salman Bin Abdulaziz, Mısır'ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi ile görüştü. Görüşme sonrasında iki ülke arasında önemli anlaşmaları ve işbirliğini içeren Kahire Deklerasyonu imzalandı. Görüşmeden sonra cumhurbaşkanlığı basın ofisinden konuyla ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Arap dünyasını yakından ilgilendiren kararlar alındığı ve bölgedeki büyük tehditler nedeniyle iki ülkenin birbirine ihtiyaç duyduğunu belirtildi. İki ülkenin Arap dünyasını ilgilendiren konularda sürekli birlikte hareket edeceği ifade edildi. Kahire Deklerasyonu'yla iki ülke arasında ulaştırma ve enerji sektörlerinde işbirliği anlaşmaları da imzalandığı belirtildi. ABD'nin Kahire Büyükelçiliği de Mısır'ın sipariş ettiği 8 adet F-16 savaş uçağının Mısır'a teslim edileceğini duyurdu. Yeni F-16ların birkaç gün içinde Mısır Hava kuvvetlerinin filosuna katılmasının beklendiği bildirildi. ABD'nin Kahire Büyükelçiliği'nin yüksek düzey yetkilisi General Charles Hobbs, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Ortadoğu bölgesinde istikrarsızlık yaşanırken, Sina'daki teröristler Mısır'ın güvenliğini tehdit ediyor. Yeni uçakları Mısır ordusuna terörle mücadelesinde ek bir güç olsun diye verdik. Mısır'a karşılıklı işbirliğimizi koruyarak, yetenek ve tecrübelerimizi paylaşarak desteklememiz, Mısır ile ilişkilerimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterir' şeklinde konuştu. Öte yandan uluslararası insan hakları örgütleri gözaltındaki kayıpların sayısının arttığını belirtiyor. Güvenlik güçlerinin son zamanlarda terörizm suçlaması ile gözaltına aldığı sivillerden onlarcasından bir daha haber alınamadığı ifade edildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü geçen ay yayımladığı raporunda 2013'deki darbenin ardından 40 bin kişinin tutuklandığını ve yüzlerce tutuklunun ortadan kaybolduğunu yazmıştı. Raporda, en son 4 Haziran'da 46 yaşındaki Said Rassid'in üniformalı polisler tarafından gözaltına alındığı, olaydan 3 gün sonra cesedinin ailesine teslim edildiği yer almıştı. Aktivistler, Mısır sokaklarında darbe karşıtlarının tehdit altında olduğunu belirtiyor. Mısırlı yetkililer ise suçlamaları yalanlıyor.
Star

SPOR 

Avrupa Genç Erkekler Basketbol Şampiyonası'nda son 2 yılın şampiyonu Türkiye, Bosna Hersek'i 82-77 yenerek finale yükseldi. Yunanistan'ın Volos şehrinde düzenlenen şampiyonanın yarı finalinde milliler, ilk çeyreği 20-18, devreyi de 47-31 geride bitirmesine rağmen muhteşem bir geri dönüşe imza attı. Final bölümüne 63-63 eşitlikle giren ay-yıldızlılar maçtan 82-77 galip ayrılarak üst üste 3. kez finale çıkma başarısı gösterdi. Türkiye'de 27 sayıyla oynayan Enes Taşkıran maçın en skorer ismi oldu. Milliler finalde ev sahibi Yunanistan'la bugün 21.15'te karşılaşacak.
Türkiye

Beşiktaş'ın yeni transferi Mario Gomez, Avusturya kampında medyanın karşısına çıktı. Yeni bir meydan okumaya ihtiyacı olduğu için Beşiktaş'ı tercih ettiğini belirten Gomez, "Futbolda bazen mekân değişikliğine, meydan okumaya ihtiyacınız vardır. Beşiktaş'la hedeşerim örtüştü. Son iki haftayı çok yoğun geçirdim. Herkes bana Beşiktaş'ın çok büyük bir ekip olduğunu söyledi. Geldiğim zaman da bunu görmüş oldum. Fiorentina'dan sonra şampiyonluk hedefi olan bir kulüpte oynamam benim için çok önemliydi. Umarım buradaki dönemim uzun sürer" diye konuştu. Son 2 yıldır sakatlıklar nedeniyle işlerin iyi gitmediğini söyleyen golcü futbolcu, "İtalya'da şanssız bir başlangıç yaptım, 5 ay oynamadım. Fiorentina taraftarlarına ve Floransa halkına bana verdikleri desteklerden ötürü müteşekkirim" dedi. Kariyeri boyunca hiç gol hesabı yapmadığını belirten Gomez, "Burada önemli olan maç kazandırmak ve takıma katkı sağlamak. 2-3 gol az atayım ama takım şampiyon olsun. Ceza sahasında oynamayı seviyorum" dedi. Saha içindeki başarının saha dışında iyi bir grup olmaktan geçtiğini belirten Alman oyuncu, "Genç bir oyuncu topluluğumuz var. Ben, Sosa, Quaresma genç oyunculara yardımcı olmaya çalışacağız. Teknik Direktörümüzün bana inandığını ve beklentilerini biliyorum" dedi. Beşiktaş'a gelmeden önce Fiorentina'dan ayrılmayı düşünmediğini belirten Gomez, "Şenol Güneş'in ve kulübün bana yaklaşımı karar vermemi kolaylaştırdı. Doğru seçim yaptığıma inanıyorum. Bayern Münih'te Ribery ve Robben gibi dünyanın en iyi kanat oyuncularıyla oynadım. Burada da Türkiye'nin en iyi kanat oyuncuları Quaresma ve Gökhan Töre ile oynayacağım. İyi bir işbirliği ortaya koyacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Beşiktaş'ın 7 yıldır şampiyonluk hasreti çektiği hatırlatılan Mario Gomez, "Beşiktaş gibi bir takım için bu uzun bir süre. Ben buraya buraya gelmemin sebebi de bunu dindirmek. Şampiyon olmak için 7 sene boyunca yapılan hataları yapmamak gerekiyor. Burada bize ve teknik direktörümüze çok iş düşüyor" diye konuştu.
Türkiye

Galatasaray'ın 11 gün süren 2. Avusturya kampı sona erdi. Bu kamp sarı-kırmızılı ekibe her açıdan yararlı oldu diyebiliriz. Velden'in, Avusturya'nın Bodrum'u olduğu anlatılıyordu. Evet hareketli güzel bir yerleşim yeriydi. İlk 1-2 günkü anormal sıcaklar daha sonra yerini serin ve yağışlı bir havaya bıraktı. Çalışmak için ideal hava şartları mevcuttu. Antrenmanlar kıran kırana geçti. Kemik sesleri geliyordu adeta. Medyaya açık antrenmanlarda Burak'ın 2 kez Jem Karacan'a yaptığı ve yine Emre Çolak'ın Semih Kaya'nın sakatlanmasına neden olduğu kareler gözlerimin önünden gitmiyor. Forma gerçekten aslanın ağzında bu sene. Ama gerek teknik kadro gerek futbolcuların keyfi nedense pek yoktu! Hatta gereğinden fazla gerginlik vardı. Özellikle Hamza Hoca'nın keyifsizliği dikkatlerden kaçmıyordu. Medya ile arasında bu kamp mesafe vardı. Cüneyt Tanman operasyonu sonrası Mehmet Özbek ve Cenk Ergün, Avusturya'ya gelip hoca ile başbaşa konuştular. Hamzaoğlu'nun Tanman'la çelişen transfer politikası yüzünden de gerildiği söylenebilir. Ama Mehmet Özbek ve Cenk Ergün'ün gelmesinden sonra hocanın yüzü biraz olsun güldü denilebilir. Oyuncular da kendileri ile ilgili yapılan haberlerden olumsuz etkilenmiş göründüler. Sneijder kiloları ve kontratını haber yapan medyaya çatarken, Burak ve Selçuk da "Forvet transferini oyuncular istemiyor" haberinin etkisinde gibiydi. Hatta idmanda Yekta'nın "Biz de mi sert girelim" sözleri haber olunca son idmanlar da basına kapandı. Zaten gergin olan kamp 4-0'lık Nice yenilgisi ile beraber daha da gerildi. Çünkü transferde izlenen politika bu maçtan sonra yeniden gözden geçirilecek gibi görünüyor. Bu maçta görüldü ki Melo olmadan oynamaya çalışmak kolay değil. Savunma zaafiyeti devam ediyor. Sabri ise sağ bek için soru işareti! Özetle ikinci kamp UEFA'nın Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde denetimde olan ve bu yüzden transferde frene basan Galatasaray'da belli gerçekleri göz önüne serdi. Hamza Hamzaoğlu ne kadar güven aşılasa da Tarık, Yekta, Koray gibi isimler örneğin formayı zorlayacak gibi görünmüyor. Bu yüzden bu kamp raporu özellikle futbolcuların başını ağrıtabilir. Kadronun zaafiyeti, lig ve Avrupa'yı taşıyabilecek güçte olmadığı ortaya çıktı.
Milliyet

Trabzonspor'da kaleci Onur Recep Kıvrak'la sportif direktör Süleyman Hurma arasında yaşanan kavganın ardından başlayan kriz çözülemiyor. Olay sonrası tecrübeli file bekçisinin Türkiye'ye gelmesi, Süleyman Hurma'nın benzer bir yol izleyerek istifa etmesiyle zirve yapan kriz için; Hurma'nın geri dönmesi, Onur Kıvrak'ın özür dilemesiyle aşılma umudu doğsa da Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıklamalarıyla adeta kördüğüm oldu. Onur özür diledi ve yönetime doğru bir adım attı. Ancak Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu bunu kabul etmedi. Hacıosmanoğlu ancak Selçuk İnan gibi gider diyerek, Onur'un sözleşmesi bitene kulüpte kadar kalacağını, gerekirse oynatılmayacağını vurguladı. Bordo-Mavili taraftarlar ise Onur'u destekleyenler ve yönetimi destekleyenler şeklinde ikiye bölündü. Onur Kıvrak affedilmezse kaleyi iki tecrübesiz isim koruyacak. Trabzon'un akil adamları, eski başkan ve yöneticiler, divan kurulu üyeleri bu konuda devreye girmeye hazırlanıyor. Yönetimi ikna ederek Onur'un kaleye geçmesini istiyorlar. Trabzonspor'un her şeyin üstünde olduğu görüşünü savunuyorlar. Yönetim içinde ise önemli bir grup Onur'un satılmasını istiyor. Teknik Direktör Şota Arveladze takımın iznini yarına kadar uzattı. Onur yarınki idmana katılmazsa kriz yeni bir boyut kazanacak.
Star

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu ilk maçında Kadıköy'de 0-0 berabere kaldığı Shakhtar Donetsk'le 5 Ağustos Çarşamba günü deplasmanda oynayacağı rövanş karşılaşmasının hazırlıklarını sürdürdü. Sarı-Lacivertliler'de sakatlıkları bulunan Gökhan Gönül'ün tedavisine devam edilirken, Mehmet Topal'ın özel program dahilinde çalıştığı kaydedildi. Topal'ın maça yetişeceği bildirildi. Robin Van Persie ise ilk kez takımla birlikte çalıştı. Teknik Direktör Vitor Pereira'nın Hollandalı yıldızı Lviv'de oynanacak karşılaşmada ilk 11'de sahaya süreceği kaydedildi. Van Persie'ye görev verecek olan Pereira'nın Fernandao veya Sow'dan birini yedek bırakması bekleniyor.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme