3 Ağustos 2015 Pazartesi

03.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

90'lara Dönüş Yok 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son operasyonların ardından yapılan "Tekrar 90'lara dönüldü" değerlendirmelerine "Artık o dönemlere yer yok. 2013'te bize silahı bırakma sözü vermişlerdi ama terör saldırılarına tekrar başladılar. Devlet tabii ki seyirci kalmaz, kalamaz. Cumhurbaşkanı olarak bizler de seyirci kalamayız" diye yanıt verdi. Çin, Endonezya ve Pakistan ziyaretlerinin ardından dönüş yolunda uçaktaki gazetecilere konuşan Erdoğan, şunları söyledi: 22 Temmuz'da Sayın Obama ile özellikle DAİŞ (IŞİD) eksenli bir telefon görüşmesi yaptık. Bu hususta oluşturulacak koalisyon güçleriyle alakalı çalışmaları değerlendirdik. Onun akabinde, bir astsubayımızın da şehit olmasıyla birlikte, tehdit unsurlarına karşı, DAİŞ'e karşı operasyonumuzu da yapmış olduk. O sırada Kandil'deki gelişmeler de farklı bir tehdit unsuruydu. İçeride de bazı tehdit unsurları vardı. Bunlara yönelik olarak da adımlarımızı atmak durumunda kaldık. Polislerimize ve askerlerimize yönelik saldırılar, güvenlik güçlerimizin şehit edilmeleri bu süreci ciddi manada tetikler hale geldi. Bölücü terör örgütünün yaptıkları, demokratik bir ülke için kabul edilebilir şeyler değil. Bu yapılanlara karşı, hükümet, devlet elbette gerekli adımları atmak durumundaydı. Bu konu, Kobani'de DAİŞ'le çatışmaların yaşandığı süreçte, Obama'yla yaptığımız bir telefon görüşmesinde gündeme gelmişti. Obama, 'Kobani 2 güne kalmaz düşebilir' demişti. Ben de kendisine, 200 bine yakın Kobanilinin zaten bizim ülkemizde olduğunu hatırlatarak, orada sadece 3 bin civarında savaşçı bulunduğunu söylemiştim. Özgür Suriye Ordusu'nun ve peşmergelerin desteğiyle Kobani'nin düşmesinin pekâlâ engellenebileceğini belirtmiştim. 'Oraya indireceğiniz silahlar sadece PYD'ye değil DAİŞ'e de gidebilir' demiştim. PYD'nin içinde PKK terör örgütünün unsurlarının da yer aldığından, PYD'nin adeta PKK'nın farklı bir yapılanması olduğunu anlatmıştım. Ama bunu pek anlamak istemediler, o gece malum oraya silah da indirdiler. Ama süreç bizi haklı çıkardı. Müteakip süreçte de Türkiye'deki Kobanililerin yaklaşık 120 bini geriye döndü. Burda kalanların sayısı da 70-80 bin civarında. Bizim özellikle Kuzey Suriye'de terör yapılanmasına sıcak bakmamız mümkün değildir. NATO'daki müttefikimiz ve stratejik ortağımız olan ABD de söz konusu bölgede Türkiye'ye karşı oluşturulabilecek bir tehdide sıcak bakmayacaktır. O dönemde sizin 'Kobani düştü düşecek' sözünüzü, bazı kesimler sanki buna seviniyormuşsunuz gibi algıladı Bunu daha önce de defalarca söyledim. O ifadelerimi çarpıtanların kimler olduğu belli. Kobani'nin düşmesini arzulamamız asla söz konusu olmamıştır. Nitekim Kobani'nin düşmesini istemediğimiz için Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) ve peşmergelerin Kobani'nin imdadına koşmalarına imkân sağladık. O esnada, ABD'nin havadan yapmış olduğu harekâtı, karadan destekleyecek güç yoktu. O güç hangi güç olmuştur? İşte topraklarımızdan geçerek oraya ulaşmalarını sağladığımız peşmergeler ve ÖSO. 
Hürriyet 

Traktörle İntihar Saldırısı: İki Şehit 
Doğubayazıt'a 15 kilometre uzaklıkta Iğdır karayolu kenarında bulunan Karabulak Jandarma karakol binasına dün sabah saat 03.00 sıralarında PKK'lılarca yaklaşık 2 ton patlayıcı yüklü traktörle intihar saldırısı düzenlendi. Patlamanın ardından roketatar ve uzun namlulu silahlarla karakol ateş altına alındı. Jandarma Karakolu harabeye dönerken, traktörün parçaları yüzlerce metre uzaklıktaki evlere de isabet etti. O sırada karakolda nöbette olan askerlerden Jandarma Er Mahsur Cengiz ile Medet Mat şehit oldu, 24 asker de yaralandı. Sağlık ekiplerinin karakola ulaşmasını engellemek için karayoluna pusu kuran PKK'lı teröristler takviye güçlerin gelmesiyle birlikte, gecenin karanlığından yararlanarak Ağrı Dağı'na doğru kaçtı. Takviye birlikler yol güvenliğini sağladı ve yaralılar ambulanslarla Doğubayazıt Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından durumu ağır olanlar, askeri helikopterlerle Erzurum'a nakledildi. Ağır yaralı askerlerde bazıları Erzurum'daki Mareşal Çakmak Asker Hastanesi'nde, bazıları da Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı. 
Vatan 

Özel'e Veda, Akar'a Görev 
Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında bugün toplanacak. TSK komuta kademesini yeniden şekillendirecek YAŞ toplantısına, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel son kez katılacak. 4 yıllık görev süresinin sonuna gelen Özel emekliye ayrılacak. TSK'daki teamüllere göre Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar Genelkurmay Başkanı olacak. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay'ın da görev süresi dolduğu için emekli olacağı YAŞ'ta, bir sürpriz olmazsa iki isim orgeneralliğe terfi edecek. Akar'dan boşalacak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ise 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ya da Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in geçmesi bekleniyor. Görev süresi bitecek olan Jandarma Genel Komutanı Atay'ın yerine Ege Ordu Komutanı Orgeneral Galip Mendi'nin getirilmesi bekleniyor. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk'ün görevlerine devam etmesi bekleniyor. Bu yılki YAŞ'ı ilginç kılan durumlardan biri, Kara Kuvvetleri Komutanı olacak ismin Genelkurmay Başkanlığı yolunun kapanacak olması. Çünkü kuvvet komutanlığında görev süresi 2 yıl. Hulusi Akar yaş durumu nedeniyle 2019 yılına kadar 4 yıl Genelkurmay Başkanlığı yapabilecek. Bu durumda bu yıl onun yerine yükselen orgeneral, 2 yıl sonra emekli olacak. Buna karşılık bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanı yapılmayan diğer orgeneral, 2 yıl sonra zorunlu olarak emekli olan devre arkadaşının yerine gelebilecek. Bu atama onun iki yıl sonra, Akar emekli olduğunda Genelkurmay Başkanlığı'nı ondan devralmasının da önünü açabilecek. 
Vatan 

EKONOMİ 
Gram Altın 97, 5010-97, 6747 
ABD Doları 2, 7681-2, 7725
Euro 3, 0424-3, 0464
İngiliz Sterlini 4, 3255-4, 3390 

'Cep'te Harç Zammı Kapıda 
Cep telefonlarına gelmesi beklenen ek gümrük vergisinden sonra şimdi de yolcu beraberinde yurtdışında getirilen telefonlardan alınan harçlara da (IMEI kaydı) zam gündeme geldi. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ekşi'nin ilave verginin gelmesiyle yolcu beraberinde getirilen cihaz sayısının yüzde 33 artmasını beklediklerini ve bu yüzden yolcu beraberinde getirilen cihazlardan alınan 131.5 liralık harcın 600 liraya çıkarılmasını talep ettiklerini dile getirdi. Geçen yıl 750 bin olan yolcu beraberinde getirilen cep telefonu sayısının bu yıl 1 milyona, geçen yıl 800 bin olan kaçak yollarla ülkeye sokulan cep telefonu sayısının da 1 milyon 100 bine yükselmesini beklediklerini dile getiren Ekşi, "Bu yıl 14 milyon 100 bin yeni cep telefonu satılacak. Bunların yüzde 50'den fazlası bin liranın üzerindeki modellerden oluşuyor" dedi. Türkiye cep telefonu pazarının fiyat aralığına göre adetsel oranları hakkında da bilgi veren Ekşi, "2014 yılı ocak-haziran döneminde yüzde 33 olan bin 500 lira ve üzerindeki cep telefonu oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 40'a yükseldi. Cep telefonu pazarının cirosal oranına bakıldığında ise bin 500 lira ve üzerindeki cep telefonları için söz konusu dönemde oran yüzde 63'ten yüzde 67'ye çıktı" dedi. 
Hürriyet 

Memur Zam Da İsteyecek Evlilik Ve Kreş Yardımı da 
Hükümet ile memurlar arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri bugün başlıyor. Ağustos ayı içerisinde tamamlanması beklenen görüşmelerde maaş zammının yanı sıra doğum ve ölüm yardımından kreş desteğine, evlilik yardımından cuma namazı iznine kadar birçok konu ele alınacak. Hükümet masaya yüzde 3+3 zam teklifiyle oturacak. Sendikaların ise yüzde 16'dan yüzde 25'e kadar zam talepleri bulunuyor. Memur- Sen, 2016 için yüzde 8+8, bir sonraki yıl için yüzde 7+7 zam teklif edecek. Türkiye Kamu- Sen, 2016 yılında toplam maaş artış talebi, telafi zammı, büyüme ve refah payı dahil olmak üzere yüzde 22 ve taban aylığa 2016 için 100 lira, 2017 için 150 lira zam isteyecek. KESK de yüzde 25 zam istiyor. Yüksek enflasyon, taleplere temel olacak. Memur enflasyondan doğan maaş ve gelir kaybının telafisini, fazla çalışma ücretlerindeki dengesizliğin giderilmesini, 2015'ten sonra göreve başlayanlara 1 derece verilmesini de talep listesine yazacak. Memurlar, bütün memurlara kreş yardımı verilmesini talep ediyor ve "Kreş yardımı büyük şehirlerde 300, diğer illerde 250 lira olsun" diyor. Memur sendikalarının listesinde cuma namazı izni, ölüm, doğum, giyecek, yiyecek, yol yardımı, bayram ikramiyesi talepleri de bulunuyor. Ayrıca 4/B ve diğer sözleşmeliler, 4/C'li personel, KİT sözleşmeli personel, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışan yüksek öğrenimli personelin kadroya geçirilmesi gündemde olacak. 
Türkiye 

Dış Ticareti Avro İle Açıklasak Düşüş Değil Yükseliş Görürüz 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, dış ticaretteki gelişmelerin beklentilerle uyumlu olduğunu bildirdi. Türkiye'nin 6 aylık ihracatında yüzde 8.2 gerileme olduğunu, ithalatın ise yüzde 10.9 azaldığını ifade eden Zeybekci, şunları söyledi: "Geçen yıl ilk ayda avro/dolar paritesi 1.37 iken, bu yıl 1.12'nin altına geriledi. Yani yaklaşık yüzde 19 düştü. Sadece bu sebeple ihracatta ciddi bir gerileme göründü. Bunun miktar bazında bir gerileme olmadığını özellikle belirtmek gerekir. Miktar bazında ihracatta artış devam ediyor. Fakat dolar bazında gelirler geriliyor. Türkiye'nin dış ticaretini avro cinsinden hesaplıyor ve açıklıyor olsaydık; 58.4 milyar dolardan 65.9 milyar dolara yükseliş olacaktı. Yani yüzde 8 gerileme yerine yüzde 13'e yakın artış görecektik. İthalatımızda da benzer bir seyir görüyoruz. Yıl genelinde paritedeki gerileme ihracatımızı 12.6 milyar dolar azaltıcı etki yapacak. Aynı şekilde ham madde fiyatlarındaki gerileme, 10.7 milyar dolar civarında azaltıcı etki yapacak. Her ikisi toplamda 23 milyar dolar ediyor. Biz bu etkiyi yüzde 70- Nihat Zeybekci 80 oranında telafi ediyoruz." 
Türkiye 

Borsası Açılıyor Gözler Bankalarda 
Yunanistan' da uzun bir aradan sonra borsa bugün açılıyor. Ülkedeki kriz nedeniyle yaklaşık bir aydır kapalı olan borsanın açılışından sonra gözler ülkenin güç durumda olan bankalarında olacak. Bankalar, geçen altı ayda müşterilerin paralarını çekmesi sonucu, milyarlarca euro'luk çıkış nedeniyle çok kırılgan bir pozisyona geldi. Bankalar birliğine göre, aralık ayından beri ülkedeki bankalardan 40 milyon euro'luk çıkış yaşandı. Ülkenin dört büyük bankası; National Bank, Piraeus Bank, Alpha Bank ve Eurobank, bu ayın sonunda aktif değer kalitesi konusunda bir denetlemeye tabi tutulacak. Bu sonbaharda da, her bir banka ne kadar sermaye artırımı gerektiğinin tespiti için de stres testinden geçirilmesi gerekiyor. Yunanlı yetkililer, 1 Ocak'ta yürürlüğe girecek olan yeni Avrupa regülasyonlarından önce bu operasyonu tamamlamak istiyor. 2016 yılıyla beraber banka hissedarları ve mudiler sermaye artırımının bedelini ödemek zorunda kalacak. Ülkede borsa, Başbakan Çipras'ın uluslararası kreditörlerin istedikleriyle ilgili referanduma gitme duyurusunun ardından 26 Haziran'da kapanmıştı. Ana endeks 797.52 puandaydı. 
Milliyet 

'Türk Malı Toyota'yla 50 Binlik Rekor Yolda 
Türkiye tüm zamanların en yüksek otomotiv satışlarına doğru koşuyor. Otomotiv pazarı yılın ilk yarısında beklentilerin üzerinde performansa ulaşırken, Toyota Türkiye 23 bin 307 adetlik satışla yüzde 94'lük büyümeye imza attı. Şirket yerli Corolla'nın rüzgarıyla satış hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Yıl sonu için 41-42 bin adetlik rekor satış hedefi belirleyen Toyota, bu çıtayı daha da yükseltti. Marka 2015'te 50 bin adetlik satışla rekor kıracak. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış CEO'su Ali Haydar Bozkurt, yılın ilk yarısında çok başarılı bir performans gösterdiklerini ve satış öngörülerini yükselttiklerini açıkladı. Bozkurt, "Bu yıl 50 bin adetle tüm zamanların en yüksek satışını elde edeceğiz. Böylece 2011 yılı için verdiğimiz 50 bin adetle rekor kırma sözünü tutmuş olacağız" dedi. Bozkurt, şöyle devam etti: "Corolla satışları çok iyi gidiyor. Corolla'nın satışlarımızdaki oranı yüzde 70'i buldu. İlk yarıda 16 bin 651 adetlik satışa ulaştık. Bu satış rakamları ile Corolla'nın toplam satışlarımızdan aldığı pay da rekor seviyeye çıktı. Toyota satışları tarihinde en yüksek yerlilik oranını elde ettik. Corolla, Türkiye pazarında filo hariç perakende satışlarında en çok satan otomobil. Bu başarıda filonun payı büyük. Önceki yıllarda toplam satışlarımız içinde yüzde 10 olan filonun payı yüzde 25'e kadar yükseldi. Filonun payının artmasında sadece özel sektör değil kamu alımlarının büyük rolü var. Filoda kamunun payı yüzde 15 oldu. Corolla Türkiye'de yeniden üretilmeye başladığı zaman bu başarıyı elde edeceğimizi söylemiştik." 
Vatan 

Turkcell Ailesinin ve Medyanın Acı Günü 
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu'nun eşi Tulu Gümüştekin, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Gümüştekin'in vefatı, Turkcell ailesi başta olmak üzere yazarlığını yaptığı sabah ve Daily sabah gazetelerinde, basın ve iş dünyasında büyük üzüntüye neden oldu. Yaklaşık bir haftadır annesi ve Turkcell Genel Müdürü olan eşi Kaan Terzioğlu ile birlikte İtalya'nın sardunya Adası'nda olduğu öğrenilen Tulu Gümüştekin, önceki akşam saatlerinde otelinde aniden rahatsızlandı. Gümüştekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Gümüştekin'in uzun süreden beri karaciğer rahatsızlığından dolayı tedavi gördüğü öğrenildi. Gümüştekin, son yolculuğuna bugün Fatih Camii'nde ikindi namazından sonra kılınacak cenaze namazından sonra ulus Mezarlığı'nda uğurlanacak. Dünya ekonomik Forumu (World Economic Forum) tarafından "Geleceğin 100 Global lideri" ödülüne layık görülen ve kurduğu AB konularında ilk uluslararası danışmanlık şirketi Corporate and Public Strategy Advisory Group'un (cPs) genel müdürlüğünü yürüten Tulu Gümüştekin, Sabah Gazetesi'ndeki köşesinde özellikle Avrupa Birliği ve dış politika konularında önemli analiz ve makalelere imza atmıştı. 1 Temmuz 1968 doğumlu Tulu Gümüştekin, 1991 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Brüksel'de Avrupa Birliği müktesebatı konusunda Avrupa Komisyonu'nda gerçekleştirdiği stajını takiben, şirket birleşmeleri ve gümrük ve rekabet konularında çeşitli uluslararası firmalarda görev yaptı. 1999 yılında kendi şirketi cPs'i (Corporate and Public Strategy Advisory Group) kuran Tulu Gümüştekin, merkezi Brüksel'de olmak kaydıyla, İstanbul ve Washington D.C.'de cPs'in ofislerini açtı. Gümüştekin, Avrupa Politikaları Merkezi/Brüksel (ePc), "Amcham" Amerikan Ticaret odası, "Avrupa Dostları", "De Warende" Derneği üyesi olmakla beraber uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) bünyesinde AB çalışma Grubu Başkanlığı da yapmaktaydı. Tulu Gümüştekin ayrıca Amerikan-Türk Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği ve Avrupa Komitesi başkanlığı görevini de icra etmekteydi. Gümüştekin, 2001 yılında da "yılın en başarılı iş kadını" seçilmişti. 
Star 

Tarla-Market Arası Fiyat Farkı Lideri Maydanoz 
Üretici ve market arasında en fazla fiyat farkı bulunan iki ürün maydanoz ve kuru incir oldu. Tarlada 18 kuruş olan maydanoz markette 5.5 kat artarak 98 kuruşa, 5.5 lira olan kuru incir ise 5.7 kat artarak 31.4 liraya market rafına çıkıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaz ayları ve tarla üretiminin artmasıyla özellikle sebze fiyatlarında düşüş görüldüğünü bildirdi. Bayraktar, yaptığı açıklamada, temmuzda markette 35 üründen 14'ünde fiyat artışı, 18 üründe fiyat düşüşü olurken 3 ürünün fiyatının değişmediğini belirtti. Üretici-market fiyat farkının temmuzda da bir türlü azalmadığını bildiren Bayraktar, şunları söyledi: "İncir ve maydanoz üretici-market fiyat farkında ilk iki sırayı bir türlü bırakmıyor. Temmuzda üretici ve market arasında fiyat farkının en fazla olduğu ürün yüzde 470.91 ile kuru incir oldu. Fiyat farkında kuru inciri yüzde 446.91 ile maydanoz izledi." Temmuzda markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 17.13 ile kuru soğanda meydana geldi. Kuru soğanı yüzde 9.75 ile kırmızı mercimek ve yüzde 8.73 ile çilek, yüzde 7.09 ile nohut izledi. 
Star 

SİYASET/POLİTİKA
Silahlar Susmalı 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Anında PKK silahları susturmalı, ellerini tetikten çekmelidir. Buna karşılık hükümet de operasyonları durdurduğunu, ölümlere yer vermeyecek bir yaklaşımla diyaloğa ön açtığını ifade etmelidir" çağrısı yaptı. Partisinin il başkanları toplantısı öncesi gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Demirtaş, şunları söyledi: "Şunun altını çizerek ifade ediyorum. Çarpıtacak birileri Ben 'Devlet silah bıraksın' demiyorum. Devlet, silah bırakır mı? Silahsız devlet olmaz. Devlet kendini koruyacak. Ama elini tetikten çekmek başka bir şeydir. Karşılıklı ateşkes durumundan, birbirine ateş etmeme durumundan söz ediyorum. Bu çağrı, aynı zamanda ve acil olarak PKK'yedir. Her gün evlatlarımızı yitiriyoruz, her gün bu ülkenin anneleri ağlıyor. 'Analar ağlamasın' diye yola çıkılmış süreçte, bugün iktidar uğruna her gün anaların ağlatıldığı bir süreci yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bu ülkeye, bunları yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bir an önce bu çatışmaların durması ve yeniden diyalog ve müzakere süreciyle sorunların kalıcı bir şekilde birbirini aldatmaya, kandırmaya değil, iktidar hırsına dayalı değil, samimi bir şekilde çözümü için gayret sarf ediyoruz. Benim herkesten ricam şudur: Şu günlerde ısrarla AKP yanlısı çevreler toplumu kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Toplumda şiddet yanlısı olanlar bir de AKP gibi barış sevdalısı olanlar varmış gibi. Hayır, Türkiye toplumunun tamamı barış istiyor. Saray ve çevresi, onu iktidarda tutmak isteyenler dışında bu ülkede çatışma, savaş isteyen yok. O nedenle hiç kimse birbirine karşı asla düşmanlık, kin besleyecek duygularla yaklaşmamalıdır. Bugünler geçecek. Elbette bütün bu zorlu, zahmetli, sıkıntılı günleri atlatacağız ve ülkemizde barışı hâkim kılacağız. O nedenle asla kimse kimseye kinle öfkeyle yaklaşma konusunda tahriklere kapılmamalıdır. Neredeyse her gün çağrı yapıyorum. Sayın Başbakan da her gün iki veya üç defa konuşuyor ve her seferinde 'Bitirene kadar biz devam edeceğiz' diyor. Bu mudur yani barış anlayışı? Çıkıp diyecek ki 'Bize silah sıkmayana biz de silah sıkmayacağız.' Bu kadar net. 'Hepsi silahlarını teslim edecek, hepsi ülkeyi terk edecek ama son terörist kalıncaya kadar bilmem Kandil'i dümdüz edinceye kadar' Bu söylemler çok eskide kaldı artık. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım. Ölen insanların hepsi, bizim evladımız. 
Hürriyet

Vicdan Parçalanamaz 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumartesi Anneleri'nin kayıplarına gözünü kapatanlar kadar Diyarbakır annelerinin acısına gözlerini kapatanların da suçlu olduğunu belirterek, "Her şey parçalanabilir ama vicdan parçalanamaz" dedi. Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu'dan sivil toplum kuruluşları temsilcilerine şöyle seslendi: Biz son 13 yıl içinde tektipleştirme ve ayrıştırma çabalarına karşı hep birleştirmeyi, farklılıklar üzerinden çatışma çıkarmadan gönülleri birleştirmeyi hedefledik. Yasaklar vardı. Ben dahi kendi çocuğuma ismini koyarken Meymune isminin Türkçe olmaması sebebiyle nüfus müdürünün 1988 yılında nasıl gözümün içine bakıp 'Bunu değiştirmeniz gerekir' dediğini halen hatırlıyorum. Her şey parçalanabilir ama bir insanın vicdanı, yüreği parçalanamaz. Bir insan her şeye farklı bakabilir ama masum iki çocuğun birinin Türk, birinin Kürt, birinin Kafkas, birinin Mezopotamya çocuğu olduğuna bakmaz. Ama 13 yıl içinde neler gördük. Cumartesi annelerini dinleyip Diyarbakır annelerini unutanları gördük. Suruç'taki katliamları lanetleyip Ceylanpınar'da gece yarısı uykusunda şehit edilen polisleri gözardı edenleri gördük, Suriye'den gelenler Türkmense onlara sahip çıkıp Kürtleri unutanları gördüğümüz gibi Suriye'den gelenler Arap ve Türkmense onlara bakmayıp Kobani'den gelenlere ağıt yakanları gördük. Allah aşkına herkes elini vicdanına koysun. Eğer ortak vicdanı savunmaktan imtina edersek Cumartesi annelerinin yaşadığı kayıplara günlerce, yıllarca gözünü kapatanlar ne kadar suçluysa Ankara'ya gelip gözyaşlarıyla 'Oğlumu, kızımı kurtarın' diyen Diyarbakır annelerinin acısına gözlerini kapatanlar da o derece suçludur. Ortak vicdanı temsil eden herkese sesleniyorum: Diyarbakır annelerinin gözyaşlarına sebebiyet veren çocukların dağa kaldırılmasına seslerini yükseltebilecekler mi? Barıştan bahsedenler Ceylanpınar'da iki polisimiz ensesinden şehit edilmişken onu yapanlara dönüp herhangi bir kınamada dahi bulunamadılar. Bazı aydınlar 'İki polis için böyle bir operasyona değer miydi?' diyerek iki polisin katlini küçük görmeye, iki polisin annesinin, bacısının, eşinin, çocuklarının acısına vicdanlarını kapatmaya çalıştılar. HDP eş genel başkanlarının yaptığı her açıklama yukarıdan bir yerlerden tekzip edildi, şu denilmeye çalışıldı; 'Sen siyaset oyunu oynayabilirsin ama aklı ben üretirim, senin söz söyleme hakkın yok'. Her açıklama ertesi gün Kandil'den tekzip edildi. HDP'lilerin buna isyan etmesi lazım. Ha 12 Eylül rejimi partilere dönüp 'hizaya girin' demiş, ha Kandil'den birileri HDP'ye dönüp 'hizaya girin' demiş. Sıralamayı veriyorum, 7 Haziran seçimlerinden 3-4 gün sonra açıklama yapıldı, 'Çatışmasızlık konusunda sadece biz karar veririz'. 9 Temmuz Sayın Cumhurbaşkanımız bana hükümeti kurma görevi verdi, 11 Temmuz'da KCK açıklama yaptı; 'ateşkes bitmiştir' diye. Daha ortada Suruç yok, operasyon yok. 
Hürriyet

PKK'yı Çamaşır Makinesinde Yıkayacağız 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK'yı eskiden kullanılan merdaneli çamaşır makinesinde, Ak Parti'yi de içi su dolu havuzda Omo ve Tursil dökerek yıkayacaklarını söyledi. Bahçeli, "Türkiye'de Kürt sorunu yoktur. Siz Kürt ve Türk kökenli olup kız alıp veren ailede 7 çocuğun hangisi Kürt hangisi Türk diye ayıracaksınız" diye sordu. HDP'ye oy verenlere yüklenen Bahçeli, yalılarında içkilerini yudumlarken HDP'ye oy verenleri "şerefsizlikle" suçladı. Bahçeli, MHP'nin Genişletilmiş İl İstişare Toplantılarında ilginç anekdotlar anlatarak ve çarpıcı örnekler vererek konuşmalarını sürdürüyor. Alınan bilgiye göre; Bahçeli kapalı toplantılarda şu ifadeleri kullandı: Türkiye'de Kürt sorunu yoktur. Bin yıllık hukukumuzla yaşadığımız, kız alıp kız verdiğimiz, 4 milyon 200 bine yaklaşan yuvalar kurduğumuz, kız ya da oğlan tarafı Kürt kökenli olarak kurduğu yuvalarda, 5, 6 veya 7 çocuğun bulunduğu bir Türkiye'de Kürt sorunu vardır diyerek, bir ayrımcılığa giderek bu yuvaları mı yıkacaksınız? 7 çocuğun hangisini Kürt, hangisini Türk diye ayıracaksınız. Bize 'Sivas'tan öteye gidemezsiniz' dediler. Niye gidemeyeceğiz; ne var Sivas'tan öte Peki Erzurum, Sivas'tan öte değil mi? Elazığ, Erzincan, Malatya Sivas'tan öte değil mi? Bunları niye söylüyorsun? Başbakan, 'Elazığ'da güzel bir miting yaptınız, devletin imkanlarıyla şu şu illerde de yapsanız ne güzel olur' diyeceği yerde 'Sivas'tan öteye gidemiyorlar' diyor. Bu söylem, hattı zatında Kuzey Kürdistan'ı kurmak için PKK'ya verilmiş bir taviz olarak karşımıza çıkmıştır. Bugünkü gerçek budur. PKK denen ihanet örgütü kendisini lağvedecek. Çözüm süreci denen ihanet ortadan kaldırılacak. Bugüne kadar HDP benzer şekilde meşrulaştırılmış hain siyasiler tamamen siyaset dışında bırakılacak. Dağda ovada ne kadar PKK'lı varsa gelecek silahını Türkiye güvenlik güçlerinin önüne birer kol dizilecek teslim edecek, TSK envanterine kaydolunacak. Eskiden merdaneli çamaşır makinesi vardı. O merdaneli çamaşır makinesine hepsini sokacak. Kim katil, kim Türk milletine zarar vermiş onlar adalete cezaevine gönderilecek, masumlar da anasının babasının yanına gidecek. 
Milliyet

Kan Siyasetinin Bedeli Ağır Olur 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Habertürk TV'de katıldığı programda özetle şu mesajları verdi: Gerçekten içimiz kan ağlıyor. Yola "analar ağlamasın" diye başladık. Geldiğimiz noktada analar ağlıyor. 2 ton patlayıcıyla karakola saldırılıyor. Bu ülkenin istihbaratı nerde? Sürecin bozulmasındaki en önemli aktör Erdoğan. Hangi gerekçeyle karşı çıktığını anlatması, her bir şehidin hesabını vermesi lazım. Kan siyaseti yapılarak seçime gidilmek isteniyorsa, bedeli çok ağır olur. Analara sesleniyorum, geleceğini öngöremeyen siyasetçi, sizin çocuğunuz üzerinden siyaset yapmasın, buna izin vermeyin. Kimin evladını feda ediyorsunuz, kendi evlatlarını mı? Asarız, keseriz diyen siyasetçilerin çocuklarına bakın, hangisi evladını askere gönderdi? Ne oldu da süreç bu hale geldi? 'Ben tek başıma iktidar olamadım, ülkede kaos çıktı, yeniden bana oy verin tek başıma iktidar olayım' diye yola çıkacaksanız, şehit kanları üzerinden yeniden iktidar olma yolunu arayacaksanız, bu doğru değil. Vatandaşın çocuğu üzerinden, kanı üzerinden siyaset yapılmaz. Gelecek seçimleri düşünmeden ülkenin yüksek çıkarları için politika oluşturan sadece biziz. 32 gencimiz yaşamını yitirdi. Toplanalım, 4 parti bir araya gelsin, araştırsın dedik. MHP ve AKP 'hayır' dedi. MHP, seçim sonrası bir hayal kırıklığı benim için. Hem teröre karşı en sert demeçleri vereceksiniz, hem de araştırmaya gerek yok diyeceksiniz. Bunun adı siyaset olamaz. Davutoğlu, '4 parti biraraya gelelim, ortak bildiri yayınlayalım' dedi. Ben 'olur' dedim. HDP ve MHP 'imza atmayız' dedi. Ben bu siyaseti anlayamıyorum. Ülkemizin çıkarlarını mı, kendi ikbalimizi mi savunacağız? G e n c e c i k çocuklar hayatını kaybederken, koltuk derdine mi düşeceğiz? AKP'li bir koalisyonun bizim için ağır bir bedel olduğunun farkındayız. Ama ülkenin çıkarlarını öne alıyorsak, ülkenin bu bataklıktan çekip çıkarılması gerekiyorsa, sorumluluk üstleneceğiz. Karşı taraf bize bir öneri getirmedi. Ortada bir müzakere alanı yok zaten. Sağlıklı işleyen demokraside cumhurbaşkanının görevleri vardır. Görevi verir, sonra karışmaz. Görev verdikten sonra "koalisyon kurulamaz" diye konuşmaya başlıyor. Başbakanın görev alanına niye müdahale ediyorsun? Davutoğlu, bir koalisyon kurmak istiyor fakat cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi izin vermiyor. Sabah akşam niye konuşuyorsun arkadaş sen? Bütün sorunların kaynağı oldu. Kendi koltuğu için ülkeyi ateşe atmak gibi. Bu mantığa bakarsanız tek başına iktidar olana kadar sabah akşam seçim olacak. 
Milliyet

DÜNYA 
Suudi Arabistan İhvan Yakınlaşması 
Suudi Arabistan, yıllardır iktidarına rakip gördüğü Müslüman Kardeşler'e şüpheyle yaklaştı. Hatta bu nedenle Müslüman Kardeşler destekli Muhammed Mursi'nin 2013 yılında Mısır Cumhurbaşkanlığı'ndan devrilmesini bile memnuniyetle karşıladı. Ancak Ortadoğu'da Şii ekseninin başı olan İran'ın Batı ile mutabakata varması Suudi Arabistan'ı da Sünni eksenini güçlendirecek yollar aramaya sevk ediyor. Geçen perşembe, Suudi Arabistan'ın ikinci Veliahtı ve Savunma Bakanı Prens Muhammed bin Selman, Kahire'de darbe sonrasında seçimle işbaşına gelen Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi ile bir araya geldi. İki büyük Sünni Arap ülkesi, askeri, ekonomik ve kültürel işbirliğini arttırma, ortak bir Arap askeri gücü kurulması konusunda anlaşmaya vardı. Mısır ile ilişkileri güçlendirici adımlar atmaya karar veren Riyad yönetimi, öte yandan ise rakip gördüğü Müslüman Kardeşler'le ilişkilerini gözden geçiriyor. Müslüman Kardeşler destekli Hamas lideri Halid Meşal, Temmuz ortasında Riyad'a gidip Kral Selman ile görüştü. Bu yıllar sonra Hamas ile Suudi Arabistan arasında doğrudan yapılmış ilk temastı. Oysa Suudi Arabistan bir yıl önce İhvan'ı terör örgütü ilan etmişti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakı Abil El-Cubeir, Hamas'ın ziyaretinin dini içerikli olduğunu söylese de, umreye giden yetkililerin Kral Selman ile de görüşmesi dikkat çekiciydi. 
Hürriyet 

İsrail'e Karşı Stratejik Formül Geliştirmeliyiz 
İsrail'in son dönemlerde yaptığı baskılara karşı Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye'den yeni bir teklif geldi. Heniyye, İsrail'in tekrarlanan saldırılarını püskürtmek için bütün tarafların üzerinde mutabık kalacağı "stratejik formül" geliştirme çağrısında bulundu. Hamas Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Heniyye'nin, "Bütün Filistinli gruplar ve güçler, İsrail'in tekrar eden saldırılarına karşı koyabilmek ve direnişi güçlü kılmak için milli vizyon ve strateji üzerinde fikir birliğine varmalı" ifadelerine yer verildi. Birliğin ve ortak hareket etmenin gerekliliğine vurgu yapan Heniyye, Filistin yönetimini de İsrail ile arasındaki güvenlik koordinasyonunu durdurmaya çağırdı. Yahudi yerleşimcilerin Nablus şehrinde bir bebeğin ölümüne yol açan saldırısını hatırlatan İsmail Heniyye, Batı Şeria'da gerçekleştirilen söz konusu uygulamaların Filistin halkının öfkesini artıracağını belirterek, "Ateşi yakan onunla yanar" ifadesini kullandı. Yahudi yerleşimcilerin önceki gün Nablus kentinin güneydoğusundaki Duma beldesinde Filistinlilere ait bir evi ateşe vermesi sonucu çıkan yangında Ali Devabişe isimli bir bebek hayatını kaybetmiş, anne, baba ve 4 yaşındaki diğer oğulları da ağır yaralanmıştı. Saldırı, Filistin ve uluslararası toplumda büyük infiale yol açmıştı. Saldırıları protesto eden Filistinlilere ateş açılması üzerine ise bir Filistinli daha hayatını kaybetmişti. 
Türkiye 

Işid Haseke'den Tamamen Çıkartıldı 
Suriye'nin kuzeydoğusunda rejim ve Kürt güçlerinin farklı bölgelerini kontrol ettiği Haseke'ye 25 Haziran'da başlayan IŞİD saldırısına karşılık; ordu ve YPG'nin kimi zaman ortaklaşa yürüttüğü mücadele sonuç verdi. BBC Türkçe Servisi'ne konuşan Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) ilan ettiği Cizir Kantonu Yasama Meclisi Başkanı Hakem Zalo, Cizir'e bağlı Haseke'de IŞİD'in YPG tarafından dün öğlen itibariyle kentten çıkartıldığını belirtti. Zalo, "IŞİD kentte en son dün sadece güney tarafında bir mahallede kalmıştı, YPG oradan da çıkarttı. IŞİD artık Haseke'de kalmadı bunu rahatlıkla diyebiliriz. YPG güçleri şimdi kentte mayın ve bomba arama tarama faaliyetleri yapıyorlar" dedi. 
Milliyet 

Merkel'in Siyaseti Bırakmaya Niyeti Yok 
Alman medyasında zaman zaman siyaseti bırakacağı iddiaları gündeme gelen Şansölye Angela Merkel'in başbakanlık koltuğu için dördüncü kez yarışa girmeye hazırlandığı öne sürüldü. Spiegel dergisinin haberine göre Merkel, 2017'de yapılacak genel seçimlerde dördüncü dönem için adaylığını koymaya karar verdi. Geçtiğimiz günlerde Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi yetkilileri Peter Tauber ve Klaus Schüler ile bir araya gelerek seçim kampanyasını görüşen Merkel'in, görüşmede kampanyanın bir şirkete havale edilmemesini, doğrudan CDU genel merkezi üzerinden idare edilmesini istediği kaydedildi. Merkel'in bir süre önce de kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Partisi'nin lideri Horst Seehofer ile 2017 genel seçimlerine yönelik hazırlıkları görüştüğü belirtiliyor. Merkel, geçen yıl yapılan kongrede yüzde 96,7 oy oranıyla sekizinci kez CDU genel başkanlığına seçilmişti. 2000 yılından bu yana CDU'ya liderlik eden Merkel, 22 Eylül 2013'te yapılan genel seçimlerin ardından üçüncü dönem başbakanlık koltuğuna oturmuştu. 
Vatan 

Türkmenlerden Esad Güçlerine Operasyon 
Yeni yapılanmaya giden Bayırbucak Türkmen birlikleri, Esad rejimine karşı saldırı başlattı. Pazar sabahı 05.00 sıralarında başlayan saldırılara Türkmen gruplardan Sultan Abdülhamit Tugayı, 1. Sahil Tümeni, 2. Sahil Tümeni ve Ketibetul Mustafa katıldı.Rejim güçlerinin elinde olan Sinan Tepesi, Fırınlık, Mahmiyye, 32. Tepe, 45 ve 46 tepeleri Türkmen gruplar tarafından vuruluyor. Al Jazeera Türk'e konuşan Sultan Abdülhamit Tugay i komutanı Ömer Abdullah Kesep kasabasına açılan yol üzerinde başlayan operasyonla rejim güçlerini bölgeden sökmeyi hedeflediklerini belirtti. İlk olarak 20 kilometrelik alanı kapsayan operasyonun rejim güçlerinin elinde olan stratejik noktaları alana dek süreceğini ifade eden Ömer Abdullah, "Türkmenler Esad bölgeden gidene kadar burada yurtlarını savunacak" dedi. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa da Star'a yaptığı açıklamada Türkmen birliklerinin Esad rejimine karşı başlattığı operasyonu teyit etti. Yeni bir yapılanmaya giden Bayırbucak Türkmen birliklerinin bu saldırıları gerçekleştirdiğine dikkat çeken Abdurrahman Mustafa stratejik tepelerin ele geçirilmeye çalışılacağına dikkat çekti. 
Star 

SPOR 
FIBA Genç Erkekler Avrupa Şampiyonası'nda mücadele eden Türkiye, finalde ev sahibi Yunanistan'a 64-61 yenilerek Avrupa ikincisi oldu. Ay-yıldızlılar ilk çeyreği 19-12, devreyi de 37-25 önde geçti. Millilerimiz ikinci yarıya iyi bir başlangıç yapamadı ve Yunanistan ilk 5 dakikalık bölümde farkı 4 sayıya kadar düşürdü. Ay-yıldızlılar Furkan'ın üç sayılık basketi ile karşılaşmada farkı 8 sayıya çıkardı. Bu bölümlerde oyun üstünlüğünü ele geçiren taraf milliler oldu. oldu. Üçüncü çeyrek Genç Devler'in 48-41 üstünlüğü ile sona erdi. Son çeyrekte 3 dakika geride kalırken Yunanistan eşitliği sağladı. Millilerimiz son dakikaları başa baş geçen mücadeleden 64-61 mağlup ayrıldı ve son 2 sezonda şampiyon olduğu turnuvada bu defa ikincilikle yetinmek zorunda kaldı. Furkan Korkmaz kaydettiği 15 sayı ile millilerin en skorer ismi oldu. 
Türkiye 

Beşiktaş ile Bursaspor arasındaki Ozan Tufan gerginliği tavan yaptı. Tolgay Arslan'ın Almanya kampındaki beklenmedik sakatlığının ardından bir anda orta sahaya takviye yapmak zorunda kalan Beşiktaş, Bursaspor'un genç yıldızı Ozan Tufan için ısrarını sürdürüyor. Teknik Direktör Şenol Güneş'in "Alınırsa takıma çok faydalı olur. Tolgay'ın eksiğini aratmaz" şeklinde görüş belirtmesi üzerine Ozan için ilk teklifini yapan siyah-beyazlılar Bursaspor Yönetimi'ni ikna edemedi. Beşiktaş'ın ilk olarak Mustafa Pektemek ve 5 milyon avro para teklifini geri çeviren Bursaspor yönetimi siyah-beyazlılardan Cenk Tosun ve 6 milyon avro istedi. Bu teklife 'biraz düşünelim' cevabını verdikten sonra Başkan Fikret Orman'ın direkt Ozan'la görüşmesi ise ipleri iyice gerdi. Bursaspor'un kadrosunda tutmak için çaba göstermesine rağmen takımında mutlu olmadığını ve ayrılmak istediğini belirten Ozan Tufan ise Beşiktaş'ta oynamaya sıcak bakıyor. Bursaspor'un bırakmak istemediği Ozan için bütün seçenekleri değerlendiren siyah-beyazlılar, Başkan Recep Bölükbaşı'yı ikna etmek için yeni arayışlara başladı. Siyah-beyazlıların, Avrupa'da pazarı bulunan ve Atletico Madrid, Valencia gibi takımların göz hapsinde olan genç oyuncu için Bursaspor'a Mustafa Pektemek'le birlikte bir futbolcunun yanı sıra 5 milyon avro ve bir sonraki satıştan pay verecek bir formül üzerinde çalıştığı belirtildi. Beşiktaş bu hafta yapacağı girişimlerle Bursaspor'u ikna etmeye çalışacak. Ancak siyah-beyazlılar, tüm çabasına rağmen Ozan Tufan konusunda olumlu bir gelişme yaşayamazsa, listesinde yer alan diğer isimlere öncelik verecek. Napoli ile Gökhan İnler'in bonservisi için pazarlıklarını sürdüren transfer komitesi, 6 milyon avro isteyen İtalyan kulübünü 3 milyon avroya ikna edemezse bonservisi elinde olan Aquilani'ye imza attırarak transferi noktalayacak. 
Türkiye 

Bordo-mavili takımda yaşanan Onur Kıvrak-Süleyman Hurma krizi ile ilgili Asbaşkan Ali Kemal Başaran açıklamalarda bulundu. Kulübün tarihindeki en sıkıntılı dönemlerden birini yaşadığını söyleyen Başaran, "Elbette hatalarımız oluyor. Ama üzüldüğüm şu; hatalar tenkit edilir, yönetimler hatalardan ders çıkarır. Onur hepimiz için gurur vesilesi olan bir futbolcudur. Onur'u hepimiz çok seviyoruz. Onur bizim her şeyimizdir. Ama bir insan kulüpte hata yapıyorsa cezası da olmalıdır. Yoksa Trabzonsporlu futbolcuları disipline etmek mümkün olmaz. Bir hiyerarşi var. Bu hiyerarşide en alt seviye ama baş tacı edeceğimiz insanlar sporcularımızdır. Yürürken bir sporcu başkanın yanında, hocanın yanında saygısızca bir davranışta bulunursa, ben derim ki bunun cezası verilmelidir. Benim kişisel kanaatim; Onur'u süresiz kadro dışı bırakıp cezasını vermezsek kulüpte disiplini sağlamamız mümkün değildir. Yönetim bu konuda henüz karar almış değildir. Bu benim kişisel kanaatim" ifadelerini kullandı. 
Vatan 

Galatasaray sezon öncesi ilk ciddi hazırlık maçında, eski hocası Roberto Mancini'nin çalıştırdığı İtalyan devi İnter'i 1-0 mağlup etti. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, ideale yakın kadrosunu sahaya sürdü. Sakatlıkları bulunan Hamit Altıntop ile Semih Kaya kadroda yer almazken; kampa geç katılan Fernando Muslera, bu sezon ilk kez forma giydi. Yeni transferlerden Podolski ve Bilal Kısa ilk onbirde sahaya çıkarken; diğerleri ikinci yarıda şans buldu. Karşılaşmanın tek golünü, ikinci yarıda Podolski'nin pasında Sneijder attı. Bu iki oyuncu, bir dönem İnter'de forma giymişti. Sarı-Kırmızılılar'da Melo gibi defansif orta saha eksikliği maç boyu hissedilirken; savunma çok açık verdi ama Muslera kalesinde yine güven verdi. Hakem Serkan Çınar; 9. dakikada Burak'ın, 17'de de Yasin'in attığı golleri; elle oynama ve faul gerekçeleriyle iptal etti. Türk Telekom Arena'nın zemininin ilk maçta kötü oluşu dikkat çekti. 
Star 

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi yolunda 0-0'ın rövanşında Shakhtar Donetsk ile deplasmanda oynanacak maça kilitlendi. Dün Teknik Direktör Pereira ile Başkan Aziz Yıldırım, kahvaltıda buluştu. Yıldırım'ın, Ukrayna ekibiyle oynanacak rövanşı düşündüklerini ve takım hakkında bilgi aldığı öğrenildi. Portekizli teknik adam da, "Rahat ol başkanım. Shakhtar'dan bir gömlek üstünüz" ifadelerini kullandı. Portekizli hoca, ardından Samandıra'ya geçerek takımın antrenmanına katıldı. İdmanın ardından futbolcularla bir toplantı yapan Pereria, "Rövanş maçına giderken kendinden emin, özgüveni yüksek bir takım olarak gideceğiz. Yüreğimizle ve disiplinle oynayacağız. Zaferle dönecek güce sahipsiniz. Gücünüzü ve karakterinizi sahaya yansıtın. Siz Devler Ligi'ne yakışan oyuncularsınız. Hepimiz bu formanın hakkını verelim" diye konuştu. 
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme