6 Ağustos 2015 Perşembe

06.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Doktoralı Komutan
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 2015-2016 komuta kademesini belirleyecek Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak kamuoyuna duyuruldu. Alınan kararlara göre emekliye ayrılacak olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in yerine Orgeneral Hulusi Akar, Akar'dan boşalan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na Orgeneral Salih Zeki Çolak getirildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na Orgeneral Abidin Ünal getirilirken, kuvvet komutanlığındaki görev süresinin uzatılması beklenen Orgeneral Akın Öztürk ise YAŞ üyeliğine atandı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun görev süresi bir yıl uzatılırken, Jandarma Genel Komutanlığı'na Orgeneral Galip Mendi getirildi. YAŞ'ta, uzun yargılama süreçlerinden sonra beraatlerine karar verilen, yargılamaları sürecinde terfi alamayan 45 Balyoz mağduru albayın durumu da görüşüldü. YAŞ, bu isimlerin mağduriyeti konusunda simgesel öneme sahip kararlara imza atıp üçünü general ve amiralliğe yükseltti. Ancak sayının üçle sınırlı kalması diğer mağdurlarda hayal kırıklığına ve eleştirilere yol açtı. 13 yıl 4 ayla yargılanan Piyade Kurmay Albay Levent Ergün ile 16 yılla yargılanan Deniz Kurmay Albay İbrahim Özdem Koçer ile Jandarma Kurmay Albay Ahmet Hacıoğlu terfi aldı. 2012'de İzmir merkezli Askeri Casusluk davası kapsamında tutuklandıktan sonra ilk itirazda çıktığı için yalnızca 5 gün cezaevinde kalan Koramiral Veysel Kösele oramiralliğe terfi ederek, koramiral rütbesiyle yürüttüğü Donanma Komutanlığı'na oramiral olarak da devam edecek. Yargılandığı dava halen devam eden Kösele'nin hakkındaki suçlamalar devam etmesine rağmen bu görevin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanı olması bekleniyor.
Milliyet

Yer Gök Feryat!
Şırnak Uludere'de, askerlerin yol güvenliği aldığı sırada yola döşenen mayının patlaması ve hemen ardından da PKK'lıların uzun namlulu silahlarla ateş açması sonucu şehit olan askerlerden Jandarma Er Abdülkadir Pektaş ise İzmir'de son yolculuğuna uğurlandı. Diyarbakırlı olan ancak ailesiyle İzmir'de yaşayan 21 yaşındaki Abdülkadir Pektaş'ın terhisine 10 gün kalmıştı. Bostanlı Beşikcioğlu Camisi'ndeki töreninde şehit askerin babası Celal Pektaş, annesi Maile Pektaş ile kardeşleri Uğur Pektaş, Hakan Pektaş, Orhan Pektaş ile Gurbet Pektaş'ı, AB Bakanı Volkan Bozkır, İzmir Valisi Mustafa Toprak, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti ve CHP milletvekilleriyle, askerler yalnız bırakmadı. AB Bakanı Volkan Bozkır'ın aileye taziyelerini sunduğu sırada anne Maile Pektaş, "Ben de Diyarbakırlıyım, Kürdüm. Bu anneler niye ağlıyor? Bir sinek bile öldürmedim. Bunlar ne yapmaya çalışıyor" dedi. Abla Gurbet Pektaş, AB Bakanı Volkan Bozkır'a "Ne olur bu ateşi durdurun artık" dedi. Cenaze töreni sırasında, ağabeyleri de kardeşlerinin tabutuna kapanıp ağladı. Cenaze aracı geçerken şehit askerin annesi el salladı, bir kardeşi de onu asker selamıyla uğurladı.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 97, 0677-97, 2824                                 
ABD Doları 2, 7848-2, 7882/ 
Euro 3, 0369-3, 0468/
İngiliz Sterlini 4, 3502-4, 3562                  

Sağlık Sektörüne 'Yerli' Dopingi
Sağlık Bakanlığı, sağlık sektöründe uygulanacak Sanayi İşbirliği Programı (SİP) kapsamında gerçekleşecek alımlarla ilgili çerçeveyi tamamladı. Düzenleme kapsamında Sağlık Sanayi Geliştirme Komisyonu kurulacak. Komisyon Sağlık Bakanlığı'nın üst yöneticisi başkanlığında en az beş kişiden oluşacak. Üye tam sayısıyla toplanacak komisyon oybirliğiyle karar alacak. Kurumlar maliyeti en az 10 milyon dolar olan mal veya hizmetlere ilişkin, en az 5 yıllık ihtiyaç listesini her yılın başında bakanlığa iletecek. Bakanlık, yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferi içermesi durumunda Sağlık SİP kapsamında alım yapılması uygun bulunan mal veya hizmetlere ilişkin dokümanları şubat ayı sonuna kadar Sağlık Sanayi Geliştirme Komisyonu onayına sunulacak. Yüklenici tarafından, ihtiyaç duyulan mal veya hizmetlerin tedariki kapsamında sanayide yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferinin sağlanması, yerli sanayinin katma değerinin artırılması, ihracat imkanlarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulan SİP kategorileri kapsamındaki taahhütlerin yerine getirilmesi zorunlu olacak. İhaleye katılan istekliler, sağlık SİP uygulamasıyla hedeflenen amaçlara göre asgari SİP taahhüt oranı değerindeki yükümlülüklerini, kategoriler kapsamında yerine getireceğini taahhüt edecek. Sanayi işbirliği oranının, Sağlık Ana Tedarik Sözleşmesi toplam bedelinin en az yüzde 50'si olması esas olacak. Bu oran her proje için ayrı ayrı değerlendirilecek. Kategori-A kapsamında yerli katkı oranının asgari yüzde 50 olması, Türk Ticaret Kanunu'na tabi olmayan ortaklık yapılarında, yerli üreticinin herhangi bir şekilde Yüklenicinin fiilini taahhüt yükümlülüğünde bulunmaması esas olacak. Kategori-B kapsamındaki yatırımlarda yeni üretim tesisi kurulması durumunda ve yerli üreticilerle yapılacak ortak girişim anlaşmaları yoluyla yeni üretim tesisi kurulması durumunda yatırım tutarı, üretim miktarı ve tutarının gerçek piyasa değeri temel alınarak hesaplanması gerekecek. Kategori-C kapsamındaki teknolojik işbirliği faaliyetlerinin Ar- Ge veya teknoloji merkezi kurulması, bu durumda Ar-Ge yatırım tutarı ve çalıştırılacak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı uzman ve mühendis sayısının her program döneminde Sağlık SİP Planında öngörülen hedeflere uygunluk sağlaması şart olacak. Bununla birlikte Ar-Ge yatırımında çalıştırılacak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı uzman ve mühendis sayısının yabancı uzman ve mühendis sayısının 4'te 3'ünden az olmaması gerekecek. Kategori-D çerçevesindeki ihracat faaliyetlerinde de tedarik konusu mal veya hizmet kapsamında yapılması taahhüt edilen ihracat tutarının, her program döneminde Sağlık SİP Planındaki hedeflere uygunluk sağlayacak şekilde planlanması şartı aranacak.
Hürriyet

Üreticinin Alacağını Hızlandıran Anlaşma
Üretici ile ilgili çalışmalarını 'Tarım Bankacılığı' kapsamında yeniden yapılandıran Vakıfbank, yeni kart ile üreticinin emeğinin karşılığını daha hızlı almasını sağlayan bir yeniliği imza attığını bildirdi. VakıfBank, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) buğday, arpa, mısır veya çeltik gibi ürün satan üretici ya da tüccarlara büyük kolaylık sağlayan TMO Kart'ı üreticinin kullanımına sundu. Üreticiye veya tüccarın, TMO'ya sattığı ürünün bedelini daha hızlı almasını sağlayan VakıfBank TMO Kart, diğer bankacılık işlemlerinde de kullanılabiliyor. TMO Kart'ın avantajlarından yararlanmak isteyen kişilerin ürün teslimi sırasında VakıfBank TMO Kart'ı yanında bulundurması yeterli olacak. Vakıf- Bank TMO Kart ile işlem yapanlar, ürün ödemelerinin hesaplarına geçip geçmediğini en yakın VakıfBank şubesine giderek, ATM veya internet bankacılığını kullanarak öğrenebilecekleri gibi kurumun internet adresinden alım ödeme listelerini takip ederek de kolay şekilde bilgi sahibi olabiliyor. TMO Kart'dan hesap işletim ücreti almayan Vakıfbank, havale ve EFT'den, çek karnesine kadar birçok bankacılık hizmetini de kart sahiplerine 3 ay boyunca ücretsiz verdiğini açıkladı. Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı M. Lütfü Çelebi, Cumhuriyet tarihinin en yüksek buğday rekoltesinin beklendiği bu yıl, TMO ile iş birliğine giderek üreticinin hayatını kolaylaştırmak istediklerini ifade etti.
Türkiye

Dolar Kuru 2.80 Tl'yi Zorluyor
Dolar 2,79'un üzerine çıktı. Önceki gün 2.77'li seviyelerde seyreden dolar kuru, dün güne 2,79'un üzerinde hızlı bir başlangıç yaptı, gün sonunda 2.78'de tutundu. ABD Merkez Bankası'nın 10 yıllık bir aranın ardından ilk faiz artışını önümüzdeki ay başlayabileceğine ilişkin güçlenen açıklamalar küresel piyasalarda doların geniş çapta değer kazanmasını sağlarken dolar/ TL'de buna paralel yükseldi ve gün boyunca bu yüksek seviyesini korudu. Analistler 2.80 değerinin aşılması halinde doların yeni bir yükseliş trendi başlatabileceğine işaret ediyor. Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi günlük bazda 100,54 puan azalışla, yüzde 0.13 değer kaybederek 78.134,32 puandan kapandı. BIST 30 endeksi de günlük bazda yüzde 0.20 ve 192,22 puan geriledi. Uluslararası piyasalarda dün akşam saatleri itibariyle altının onsu 1.084,69 dolardan işlem gördü. Uluslararası piyasalarda, saat 17.54 itibarıyla euro-dolar paritesi 1.0866, sterlin-dolar paritesi 1.5622, dolar-yen paritesi de 124.96 düzeyinde seyretti. Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı ise 50.39 dolardan işlem gördü.
Milliyet

Fakir Kiraya Çalışıyor Zenginler Ev Topluyor
Türk halkı kazandığı parayı 2014 yılında da konut, gıda ve ulaştırmaya harcadı. Türkiye ortalamasında ailelere giren paranın yüzde 24.8'i kira ve ev taksidine, yüzde 19.7'si gıdaya, yüzde 17.8'i de yol masrafına gitti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 verilerine göre Hanehalkı Tüketim Harcaması istatistiklerini açıkladı. Araştırma Türkiye'deki hanelerin gelir durumlarına ve gelir kaynaklarına göre nerelere harcama yaptığını ortaya koydu. Araştırmanın 2013 ve 2014 yılı sonuçları karşılaştırıldığında; 2013 yılında yüzde 19.9 olan gıda ve alkolsüz içecek harcaması 2014'te yüzde 19.7'ye düştü. Giyim ve ayakkabı harcaması yüzde 5.3'ten yüzde 5.1'e, konut ve kira harcaması yüzde 25'ten yüzde 24.8'e, haberleşme harcaması yüzde 4'ten yüzde 3.7'ye, kültür ve eğlence harcaması yüzde 3.1'den yüzde 3'e geriledi. 2013 yılında yüzde 6.6 olan mobilya ve ev eşyası harcaması 2014'te yüzde 6.8'e, yüzde 17.4 olan ulaştırma harcaması yüzde 17.8'e ve yüzde 5.9 olan lokanta ve otel harcaması ise yüzde 6'ya yükseldi. Alkol, sigara, eğitim ve sağlık harcamaları 2013 seviyesinde kaldı. 2014'te harcama payı artmayan kalemlerden, alkollü içecek, sigara ve tütün harcaması yüzde 4.2, sağlık harcaması yüzde 2.1, eğitim yüzde 2.4, çeşitli mal ve hizmet harcaması yüzde 4.3 olarak gerçekleşti. Nüfus artışı ve ortalama harcama artışı dikkate alındığında bu kalemlere daha az para ayrıldığı ortaya çıktı.
Milliyet

Heyecana Gerek Yok Gizemli Yabancı Yok
İstanbul Borsası'nda volatilite iyice azalırken ve yabancı yatırımcıların çoğu da çıkış için hisselerde derinlik ararken, yabancı takas oranının bir günde yaptığı aşırı oynama heyecan yarattı. Merkez Kayıt Kuruluşu (MKK) yetkililerinin verdiği bilgiye göre, önceki gün Borsa İstanbul'da yabancı yatırımcıların takas toplamındaki oranının 1 günde yüzde 1.56 yükselmesinin iç yüzü anlaşıldı. Kottan çıkan TEB paylarının iptal edilmesinin sözkonusu rakam değişikliğini yarattığı anlaşıldı. Geçen hafta yüzde 63.9 seviyelerinde seyreden yabancı takas oranının, önceki gün yüzde 1.56 yükselerek yüzde 64.9'a çıkması yatırımcı ve uzmanlarda şaşkınlığa neden oldu. Detayları açıklanmayan yabancı oranındaki artışın, yabancı yatırımcıların hisse senedi alışı nedeniyle gerçekleştiğini düşünen analistler ve yatırımcılar, alımın kim ya da hangi kurum tarafından yapıldığına ilişkin araştırma içine girmişti. Yabancı takas oranı dünkü artışla yaklaşık 2 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Vatan

Kur Artacak Korkusu Otoya Hücum Ettirdi
Otomotiv satışlarını ne Ramazan ne hükümet belirsizliği ne de yaşanan terör eylemleri etkiliyor. Otomobil ve hafif ticari araç satışları Temmuz'da vites yükseltmeye devam etti. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre, geçen ay toplam satışlar beklentilerin üzerinde yüzde 40 oranında artış göstererek 83 bin 836 adet olarak gerçekleşti. Temmuz'da binek oto satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37.8 artışla 64 bin 218 adet oldu. K2 Belgesi'nde yapılan indirim ve sıkı trafik kontrollerinin hafiflemesiyle eski günlerine kavuşan hafif ticari pazarı da yüzleri güldürmeye devam etti. Hafif ticari pazarı Temmuz 2014'e oranla yüzde 47.45 büyüyerek, 19 bin 618 adet seviyesine ulaştı. Tüketici güveninin düştüğü Temmuz'da otomotiv pazarının hareketlenmesinde vatandaşın 'döviz kuru korkusu' etkili oldu. Olası erken seçim ile Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışı kararının döviz kurunu tetiklemesinden ve dolayısıyla otomobillere zam gelmesinden tedirgin olan tüketiciler, alım kararını öne çekti. Bir başka deyişle zamdan önce elini çabuk tutmak isteyen tüketici, showroom'lara koştu. Temmuz'un son haftasında yüksek volümlü filo siparişinin şirketlere teslim edilmesi de pazarın canlı kalmasını etkileyen faktörler arasında yer aldı. Yılın ilk 7 ayına bakıldığında otomobil ve hafif ticari araç satışlarının yüzde 49 artarak 516 bin 386 adede yükseldiği görüldü. Geçen yılın aynı dönemde 346 bin 768 adet araç satılmıştı. Otomobil pazarı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 43.94 büyüdü ve 392 bin 64 adede çıktı. Hafif ticari araç satışları da yüzde 67.12 oranında artarak 124 bin 322 adede ulaştı.
Vatan

Terör Saldırıları Bölgede Yatırım Ve Ticareti Vurdu
7 Haziran seçimleri sonrasında terör saldırılarına hız veren PKK, sivil ve askerlere yönelik katliamları dışında Doğu ve Güneydoğu bölgesini ayağa kaldıracak dev projeleri de hedef alıyor. Son 3 ayda baraj inşaatları ve boru hatlarına 20'ye yakın saldırı düzenleyen terör örgütü, bölgede yapılan projelere yük taşıyan TIR ve kamyonları bile hedef almış durumda. Yaşanan bu gelişmeler yatırımcıları da tedirgin ediyor. Hazirantemmuz arasında Doğu'da 54 milyon liralık 13 proje iptal edildi. Ayrıca Diyarbakır'da yapılması planlanan 3 HES projesi müteahhit firmaların vazgeçmesi sonrası askıya alındı. Bölge esnafı da yaşanan terör saldırılarından oldukça şikayetçi. Diyarbakır, Hakkari, Şırnak gibi illerde çalışan bölge esnafı terör nedeniyle aylardır iş yapamaz hale geldi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin Esnaf ve Sanatkarlar Birliği başkanları HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile bir araya geldikleri toplantıda "Polis, asker, gerilla ölümü duymak istemiyoruz. Siyasetçiler yumuşak dil kullanmalı. Türkiye geriye dönmekle bir şey kazanmaz. Barış süreci devam etmeli. Bu ülkeden kopma şansımız yok" açıklamasında bulunmuştu. Terör saldırıları çözüm süreci ile başlayan ekonomik kalkınmaya da zarar veriyor. Haziran ayında Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yatırım yapmaktan vazgeçen şirket sayısı 13'ü buldu. Yatırım teşvik belgelerini iptal eden şirketlerin bölgeye yapacağı yatırımların toplam tutarı 54 milyon 732 liraydı, ayrıca 222 kişiye de istihdam sağlanacaktı. Öte yandan Diyarbakır'da Dicle Nehri üzerinde yapılacak olan ve EPDK'nın onayladığı 3 HES projesi, projeyi yapacak firmaların vazgeçmesi nedeniyle iptal edildi.
Star

DÜNYA

Işid'in Kalbi İncirlik'ten Vuruldu
Türkiye'nin geçen ay IŞİD'e karşı savaşta kullanım izni verdiği İncirlik Üssü'nden dün havalanan silahlı predatörler, Rakka'daki IŞİD hedeflerini vurdu. Güvenilir kaynaklar, Suriye'ye yönelik ABD hava araçlarıyla yapılan operasyonun önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söylediler. Saldırı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Güneydoğu Asya Uluslar Topluluğu (ASEA) 48'inci Dışişleri Bakanları Toplantısı için bulunduğu Malezya'da yaptığı açıklama sonrasına denk geldi. Çavuşoğlu, dün Malezya'da ABD'li mevkidaşı John Kerry ile görüşmesinden sonra İncirlik'le ilgili "Şu anda ABD ile yapılan anlaşma gereği teknik olarak İncirlik Üssü'nün kullanıma açılması konusunda mesafe katettik. İnsanlı ve insansız Amerikan uçaklarının gelmeye başladığını görüyoruz. Yakın bir süre içinde DAEŞ'e karşı kapsamlı mücadeleyi de hep birlikte başlatmış olacağız" diye yanıtladı. Pentagon, hafta sonundan itibaren Amerikan insansız hava araçlarının İncirlik'ten silahlı kalktığı açıklamıştı. Çavuşoğlu yaptığı açıklamada, El Nusra örgütünün ilk eğit-donat birliğini kaçırmasıyla ilgili eğit-donatın önemli olduğunu ancak tek başına yetersiz olacağını, arazideki sorunu, gerek DAEŞ ile mücadelede gerekse rejime karşı verilen mücadelede yetersiz kalacağını söylediklerini belirtti. Bakan, "Biz şu anda ABD ile beraber Suriye'deki ılımlı muhalifleri eğitiyoruz ve donatıyoruz. DAEŞ ile mücadelemize de çok kısa süre içinde başlayacağız. Bunu takiben DAEŞ ile mücadelede ılımlı muhalifler için zemin daha güvenli hale gelecek" dedi. Çavuşoğlu, "DAEŞ'ten kazanılan yerlerin ister istemez doğal güvenli bölge haline geleceğini ve bu bölgede ılımlı muhaliflerin yer bulacağını" söyledi.
Hürriyet

Almanya'da Basın Özgürlüğü Depremi
Almanya'da cuma günü patlak veren iki gazeteciye vatana ihanetten soruşturma skandalı, ilk kurbanını verdi. Soruşturmayı açan Başsavcı Harald Range (67) görevden alındı. Ama şimdi oklar, iki gazeteciye suç duyurusunda bulunan Alman iç istihbarat teşkilatı Anayasayı Koruma Örgütü Başkanı Hans Georg Maassen'e çevrildi. Yeşiller, "Başsavcı Harald Range'nin kurban gitmesi yetmez. Şimdi tüm kartlar masaya yatırılmalı" dedi. Ana muhalefet partisi Sol Parti de, suç duyurusuyla asıl skandalı başlatan istihbarat Başkanı Maassen'i hedef gösterirken, Adalet Bakanı Heiko Maas ve İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere'i de hedefte. Parlamentonun yaz tatiline denk gelen skandal şöyle gelişti: Alman iç istihbarat teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maassen, Netzpolitik.org haber sitesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Gerekçesi: Sosyal medyayı daha sıkı kontrol için hazırladıkları gizli planı sitede yayınlamalarıydı. Cuma günü Federal savcı Harald Range haber sitesinin iki yazarı Markus Beckedahl ve Andrew Meister hakkında devletin gizli sırlarını açıklamaktan vatana ihanet suçuyla soruşturma açtı. Olay kamuoyunda yoğun öfke ve tepkiye yol açtı. Basın özgürlüğü bu soruşturmayla tehlikede tartışması başladı. Adalet Bakanlığı, 'Federal Savcıyı böyle bir soruşturma açmaması için uyardık' dedi. Federal savcılık, böyle bir uyarıdan haberleri olmadığını söyledi.
Hürriyet

'Rumlar Annan Planı Mantığına Döndü'
KKTC'de koalisyonun büyük ortağı Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanlığını üstlenen İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'ta barış görüşmelerinin çok olumlu gittiğini, Rumların da artık Annan Planı mantığına döndüğünü söyledi. Milliyet'i ziyaret eden Talat, barış görüşmeleri, CTP-UBP büyük koalisyonu ve üstlendiği genel başkanlık göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan Annan Planı için 24 Nisan 2004'te yapılan referandumun Rum kesiminde kabul edilmemesiyle Kıbrıs'ta barışın ertelendiğini hatırlatan Talat, son dönemde yapılan görüşmelerin ise umut verici olduğunu söyledi. "Rum tarafı Annan planı mantığını döndü" diyen Talat, şöyle devam etti: "Kıbrıs'taki barış görüşmelerini Ankara da destekliyor. Yunanistan'ın karşı olması için de deli olması lazım. Mülkiyet sorununun halledilmesi konusunda da olumlu aşamalar kaydedildi. Görüşmelerde Rum tarafının, garantörlük sisteminin kalkması yönünde istekleri var. Garantörün Avrupa Birliği olmasını istiyorlar. Sorun orada çıkabilir. Ancak genel olarak barışa gittikçe yaklaştığımızı söyleyebilirim." Özkan Yorgancıoğlu'nun hem başbakanlıktan hem genel başkanlıktan istifa etmesi üzerine haziran ayında yapılan kongrede CTP-BG Genel Başkanı seçilen Talat, milletvekili olmadığı için başbakan olamadı. Başbakanlığı Talat'ın partisinden Girne Milletvekili Ömer Kalyoncu üstlendi. Genel Başkan olmasına rağmen başbakan olmamasının bir sorun teşkil etmediğini aksine bazı avantajlar sağladığını ifade eden Talat, "Günlük sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıyorum. Bu sayede meselelere daha geniş perspektiften bakma fırsatı buluyorum. Parti çalışmalarına daha fazla yoğunlaşabiliyorum" dedi. Talat, KKTC'de yıllardır iktidar mücadelesi veren merkez solun en büyük partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ile merkez sağın en büyük partisi Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) oluşturduğu koalisyon hükümetinin durumunu da değerlendirdi. "Belki de cicim aylarında olduğu için" koalisyonun gayet uyumlu çalıştığını, karşılıklı anlayışla iyi bir hava yakalandığını söyleyen Talat, bunun Türkiye'de Ak Parti ile CHP arasında görüşmeleri süren büyük koalisyona da örnek olabileceğini söyledi. Talat, şöyle devam etti: "Partilerin üst kademesindeki elitler arasında ilişki her zaman olmalıdır ve vardır. Asıl rekabet ve kavga partilerin tabanında olur. Kahvehanelerini bile ayırırlar. Bizde de yıllardır birbirleriyle mücadele eden iki partinin tabanı bu koalisyona sıcak bakmadı. Ancak artık yavaş yavaş taban da alışıyor."
Milliyet

'İran'la Anlaşma Olmazsa Tel Aviv'e Füzeler Yağar'
ABD Başkanı Barack Obama'yla İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun İran'la yapılan nükleer anlaşmaya ilişkin çekişmesi sürüyor. Tahran yönetiminin tartışmalı nükleer programını durdurması karşılığında, Batılı ülkelerin uyguladığı ambargoları kaldırmalarını öngören anlaşmanın Amerikan Kongresi'nce onaylanması için kampanya yürüten Başkan Obama, önceki gün ABD'deki Yahudi lobisinin önde gelen örgüt ve derneklerinin yöneticileriyle bir araya geldi. Obama, Beyaz Saray'da gerçekleşen ve 2 saat süren görüşmede Yahudi dernek yöneticilerine, anlaşmanın Kongre'den geçmesine engel olmaları halinde ABD'nin İran'a askeri operasyon düzenlemek zorunda kalacağını söyledi. İran'la müzakerelerden önce Pentagon'dan olası savaş senaryoları konusunda hazırlık yapmalarını istediğini kaydeden Obama, "Tüm senaryoların sonunda İsrail saldırıya uğruyordu" dedi. Başkan Obama, askeri seçeneğin ABD'yi savaşa sürüklemeyeceğini, buna karşın İsrail ve Amerikan hedeflerine yönelik terör saldırılarına neden olacağını ifade etti. Obama, "Eğer Kongre anlaşmayı onaylamazsa Hizbullah füzeleri Tel Aviv'e düşmeye başlar" ifadesini kullandı.
Vatan

Moskova Bm'den Kuzey Kutbu'nu İstedi
Geçtiğimiz yıl Ukrayna'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kırım'ı topraklarına katan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin şimdi de gözünü Kuzey Kutbu'na cevirdi. Moskova'nın Arktika'daki kıta sahanlığının genişletilmesi için BM'ye başvuru yaptığı açıklandı. Rusya'nın BM'ye yaptığı başvuruda, kutup bölgesinde sınırların coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği belirtildi. Rusya, Kuzey Buz Denizi'ndeki Lomonosov Sıradağları'nın Rusya kıta sahanlığının uzantısı olduğunu savunarak, bölgedeki sınırlarının bu sıradağları kapsayacak şekilde genişletilmesi istiyor. Rusya, benzer bir başvuruyu BM'ye 2002 yılında yapmış, ancak BM yeterli veri olmadığını belirterek başvuruyu reddetmişti. Rusya Doğal Kaynaklar Bakanı Sergey Donskoy, gecen sene yaptığı açıklamada, BM'nin bu talebi kabul etmesi halinde Rusya'nın ekonomik bölgesinin 1,2 milyon kilometrekare genişleyeceğini, bu sayede Kuzey Buz Denizi'nde erişilebilir enerji kaynaklarının miktarının 5 milyar ton artacağını belirtmişti. Rusya'nın yanı sıra ABD, Kanada, Danimarka ve Norveç de Kuzey Kutbu üzerinde hak iddia ediyor.
Vatan

Koalisyon Türkiye Üzerinden Vurdu
ABD'NİN Türkiye'nin güneyinden Suriye'nin kuzeyine ilk kez hava operasyonu gerçekleştirdiği iddia edildi. NTV'nin haberine göre Amerikalı iki savunma yetkilisi, operasyonun, "silahlı insansız hava araçlarıyla" düzenlendiğini bildirdi. Ancak operasyonla ilgili ayrıntı verilmedi. Operasyonda DAEŞ'in, ya da eğit-donat programının ardından Suriye'ye dönen ılımlı muhalifleri hedef alan Nusra cephesinin hedef alınmış olabileceği belirtiliyor. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin, DAEŞ ile mücadele çerçevesinde dün Suriye ve Irak'ta 29 hava saldırısı düzenlediği bildirildi.
Star

POLİTİKA

Ak Partı'nın 4. Yol Senaryosu
AK Parti, 'koalisyon hükümeti, azınlık hükümeti ve geçici seçim hükümeti' alternatiflerine yeni bir seçenek ekledi. Partinin hukukçu kurmaylarının gündeme getirdiği dördüncü yol, AK Parti'nin hiçbir partiyle ortaklık kuramaması durumunda, geçici seçim hükümeti yerine, bugünkü hükümetle seçime gitme amacı taşıyor. Bu yaklaşımın siyasi etiğe aykırı olacağı yorumları yapılırken, AK Parti kurmayları, 'Siyaseten tartışılabilir ama anayasa aykırı değil' değerlendirmesi yapıyor. AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, hükümeti kurma görevini 9 Temmuz'da almıştı. Geçen sürede koalisyon görüşmeleri sürerken, AK Parti'nin tüm seçeneklerin tükenmesi halinde hayata geçirmeyi planladığı 4'üncü yol senaryosu şöyle: AK Parti yönetimi, koalisyon ve azınlık seçeneklerinin tıkanması durumunda, tüm partilerin milletvekili sayısına göre bakan verdiği 'geçici seçim hükümeti' ile seçime gidilmesine sıcak bakmıyor. Bu durumda, mevcut hükümetle seçime gidilmesi için düğmeye basılacak. AK Parti, muhalefet partilerinden biri ile anlaşarak ya da tek başına erken seçim yapılmasına ilişkin Meclis kararı alınmasını isteyecek. Bu konu önce Danışma Kurulu gündemine gelecek. Danışma Kurulu'nda anlaşma çıkmazsa, grup önerisi olarak TBMM gündemine indirilecek. Bu noktada MHP'nin önergeye 'evet' oyu kullanarak ya da çekimser kalarak seçim kararının alınmasına katkı sağlayacağı hesabı da yapılıyor. Meclis kararı ile yapılan seçimlerde önergenin bazen Anayasa Komisyonu'nda görüşüldüğü biliniyor. Ancak, anayasa ve içtüzüğe göre bu zorunluluk bulunmuyor. Seçim önergesinin Danışma Kurulu, ardından Genel Kurul'a indirilmesinin önünde engel yok. Anayasa Komisyonu kurulmadığı için seçim kararının yasayla alınması olasılığı bulunmuyor.
Hürriyet
Koç: İki Taraf Da Samimi Ve Açıktı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Ak Parti ile yapılan ve 29,5 saati bulan görüşmelere ilişkin olarak, "Biri 13 yıldır Türkiye'yi yönetmiş, diğeri de uygulamalara karşı anamuhalefet görevi yapmış bir partinin görüşmesinde doğal olarak görüş ayrılıkları bulunabilir. Bunları biz abartmıyoruz, onun için kişisel, partisel çıkarlar değil, ülkemizin çıkarlarının ön planda olduğu bir siyaset davranış şeklini benimsediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Koç, koalisyon görüşmeleri süresinde CHP'nin ana ilkesinin "önce ülke çıkarları" şeklinde olduğunu vurgulayarak, olumsuz tepkiler geliştirme gayretlerine rağmen, ülkenin hükümetsiz kalmamasına dönük yapıcı olmaya çalıştıklarını anlattı. Koç, Ak Parti ile aralarında kurulan ön görüşme heyetlerinin görevini tamamladığını dile getirerek, "O masada bir samimiyet sergilenmiştir, tüm açıklığımla Ak Parti heyetine teşekkür etmek istiyorum" dedi. Koç, görüşmelerde, anayasa, temel hak ve özgürlükler, ekonomik konuların tüm alt boyutlarıyla beraber, toplumsal uzlaşı gerektiren konuların ele alındığını bildirerek, "Samimiydi, açıktı, her iki tarafın da çok iyi hazırlandığı görüşmelerdi" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet
Azınlık Hükümetine Destek Vermeyeceğiz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yalılarında viskisini içerken HDP'ye oy verenlere ilişkin söylediği "şerefsizler" sözüne açıklık getirerek, "Cilo Dağı'nın eteğinde birisi HDP'ye oy vermiş bizi ilgilendiren bir konu değil. HDP'li olmayıp, HDP'yi yönlendirmek, kendi siyasal hedefleri doğrultusunda onları kullanmak amacıyla yatta, limanda, yalıda veya herhangi bir yerde viskilerini ve rakılarını içerken ortaya koymuş oldukları kanaatleri biz ele alıyoruz" dedi. Bahçeli, dün Afyonkarahisar, Burdur ve Isparta'da gerçekleştirdiği Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının ardından bazı gazetecilerle özel sohbetinde şu mesajları verdi: Cumhurbaşkanı, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu hükümet kurmak için görevlendirmiştir. O günden bugüne kadar geçen süre yaklaşık 25 günü aşmıştır. Zannediyorum dün akşam oluşturulan komisyonlar görüşmelerini tamamlamışlar ve partilerin genel başkanlarına bir rapor olarak uzlaşılan konuları bildirme kararı almışlar. Böyle bir çalışmanın sonucu alınmadan azınlık hükümeti, geçici hükümet tartışmaları yapılması zannediyorum iki büyük parti diye nitelendirilen partilerin görüşmelerinde koalisyonu sabote etmiştir. Bu saboteyi kim yapmıştır, bunun araştırılması lazım. Eğer koalisyon kurulamazsa Ahmet Davutoğlu kendisine verilen görevlerden dolayı iki yol tercih edecek. Eğer bir başka koalisyon çalışmasından sonuç alamayacağı kanaatindeyse almış olduğu görevi sayın Cumhurbaşkanı'na iade etmesi lazım. Veya Sayın Cumhurbaşkanı ikinci kez TBMM'de temsil edilen siyasi partilerden birisiyle görüşme imkanını sağlayabilecek yeni bir görevlendirme yapması lazım. Bugüne kadar geçen süre eğer boşa gitmişse geriye kalan süre de çok kısa bir süredir. Bu da boşadır. Bunun için toplumsal baskı, STK'ların talepleri ve Türkiye'nin içinde bulunduğu toplumsal yarılmanın kapatılması, tekrar toplumdaki huzurun sağlanabilmesi için katedilen 25 günü değerlendirerek Cuma günü AKP ile CHP'nin kurmasında yarar var. Bu Cuma kurulması lazım. Bu kadar uzatmalarının bir anlamı yok. Sonuç olarak herhangi bir azınlık hükümetine MHP rıza göstermemektedir. Kurulursa da destek vermeyeceğiz. Türkiye'yi anayasamızın ilgili maddesine göre seçime götürebilecek bir hükümetin kurulmasının adı seçim hükümetidir. Dört bakanlığı bize verecekler dört bakanlığı da HDP'ye verecekler. Bu aynı kuyunun içerisine girmek değil midir? Eğer bu böyleyse biz 57 yılı boşa mı geçirdik. Cilo Dağı'nın eteğinde birisi HDP'ye oy vermiş bizi ilgilendiren bir konu değil. HDP'li olmayıp, HDP'yi yönlendirmek, kendi siyasal hedefleri doğrultusunda onları kullanmak amacıyla yatta, limanda, yalıda veya herhangi bir yerde viskilerini ve rakılarını içerken ortaya koymuş oldukları kanaatleri biz ele alıyoruz. Mesela bunlardan bir tanesi yaşanmış olay olarak. Dört-beş kişi bir kotranın arka bölümünde akşamın beş altısı civarında serin bir havada üçü viskisini yudumlarken, biri rakısını yudumlarken öbürüsü su mu votka mı belli değil. Sohbet var. Bir tanesi diyor ki 'Ben HDP'ye oy verdim'. Ötekisi 'Niye böyle bir yolu tercih ettiniz?' diyor. 'Çünkü CHP'ye kırgınım' diyor. CHP'ye oy vermeyecekseniz MHP'ye oy verebilirsiniz. O da diyor ki 'MHP parti değil. O faşişt, onun için HDP'ye oy ver' diyor. Şimdi gerçek niyet bu mu değil mi? Biz bunu sorduk. Bu da yeni bir tabir değil. Bu tabiri de uyduran biz değiliz. Eskiden beri yalıda veya boğazda viskilerini yudumlayarak, toplumsal kararı alanlar hep böyle nazik bir üslupla eleştirilir. Bunun kalkıp da o ilde 13.1 oy alana, kaçak viski de getirmiş olsa Türkiye'de yetiştiremeyiz .
Milliyet
Çözüm Sürecinde Kritik Aşama Silah Bırakmadır
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, çözüm süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Kalın'ın, 'Daily Sabah'ta kaleme aldığı 'DAEŞ ve PKK Terörünü Reddetmek' başlıklı yazısı yayınlandı. Kalın'ın yazısı çeviri hatası sonucu "Öcalan'ın PKK'nın silah bırakması için Mart 2013'te ilk telefon görüşmesini yaptığı" ifadesiyle servis edildi, daha sonra "telefon görüşmesi" değil, "çağrı" olduğu yönünde düzeltme yapıldı. Kalın şunları yazdı: "Gerçek şudur ki PKK Kürt halkı, Kürtler de PKK değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2005 yılından bu yana sürdürdüğü barış süreci PKK'yı örtbas etmek ya da mazur göstermeyi değil, silahlı mücadelesine son vermeyi hedeflemektedir. Çözüm sürecindeki en kritik aşama PKK'nın silah bırakmasıdır. Fakat KCK ve PKK bunu yapmamak için bahaneler uydurmayı sürdürmekte, bunun yerine sadece 7 Haziran seçimlerinden bu yana 300'den fazla terörist saldırıda bulunurken Türk hükümetini saçma bir şekilde suçlamaktadır. PKK'nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ın PKK'nın silah bırakması için ilk çağrısını yaptığı Mart 2013'ten bu yana KCK silahsızlanma sürecini reddeden sayısız açıklama yapmış ve daha fazla sokak şiddeti ve saldırıları çağrısında bulunmuştur. Bunlardan en önemlisi, 6- 8 Ekim 2014'te HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın çağrısıyla gerçekleşen sokak çatışmalarında yaklaşık 50 sivilin ölmesidir." Kalın, HDP'yi de "Kendini PKK'nın yakın müttefiki olarak gören HDP'nin PKK'dan bağımsız bir politika izleyemediği açıktır. HDP, bu nedenle PKK'nın saldırılarını kınayamamış ve silah bırakma çağrısında bulunamamıştır. Bu da sadece HDP'nin meşruiyetinin sona ermesine neden olur" diye eleştirdi. Bu noktada, çözüm sürecinin geleceğinin PKK'nın silahsızlanmasına bağlı olduğunu vurgulayan Kalın, "Hiçbir demokrasi terörist saldırılar sürerken barış görüşmelerini kabul etmez" diye yazdı.
Vatan
Brüksel'de Kck İle Eylemsizliği Görüşecek
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, programlarını iptal ederek ani bir şekilde Brüksel'e gitti. Çözüm süreci kapsamında uygulanan 'çatışmazlık' halinin ortadan kalmasının ardından sıklıkla "PKK silahlı eylemlerini sona erdirsin, askeri operasyonlara da son verilsin" çağrısı yapan Demirtaş'ın, KCK yöneticileriyle temasta bulunacağı öne sürüldü. Demirtaş, partinin diğer Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile birlikte dün sabah gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelecekti. Ancak sabah saatlerinde katılımcılara "Planladığımız kahvaltıyı, Eş Genel Başkanımız Sayın Selahattin Demirtaş'ın programındaki acil bir değişiklik nedeniyle maalesef yakın bir geleceğe ertelemek durumundayız" içerikli bir mesaj gönderildi. HDP lideri Demirtaş'ın Brüksel'de eski DEP Milletvekilleri, Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar'ın da aralarında örgütün bazı üst düzey isimleriyle görüşeceği belirtiliyor. Öte yandan, Demirtaş'ın dün Financial Times'ta yer alan röportajında PKK'nın misilleme taktiklerini "kirli" olarak nitelediği haberi üzerine, HDP'den bir yalanlama yapılması dikkat çekti. Gazetenin Ankara Muhabiri Alev Scott'un imzasını taşıyan ve BBC Türkçe'nin de aktardığı röportajda Demirtaş'ın Doğubayazıt'taki intihar saldırısı da dahil olmak üzere PKK'nın misilleme taktiklerini 'kirli' diye tanımladığı iddia edilmişti. HDP'den yapılan açıklamada "Sözleri hatalı aktaran gazeteciden düzeltme talep edilmiştir" denildi. Açıklamada Demirtaş'ın ifadesi şöyle verildi: "Ceylanpınar'da da uyuyan, yatağında gece uyuyan 2 polis katledildi, o da çok provokasyon kokan kirli bir eylemdi ve onu da büyük ihtimalle PKK'ye yakın kişilere yaptırdılar. Ve bir anda PKK'ye karşı büyük bir saldırı dalgası başladı. Ayrıca röportajda geçen Ağrı olayı, bu röportajdan 3 gün sonra meydana gelmiştir."
Vatan

SPOR

UEFA Avrupa Ligi'ndeki temsilcilerimizden Trabzonspor ve Medipol Başakşehir bugün 3. ön eleme turu rövanş maçlarında zorlu sınavlar verecek. Makedonya deplasmanında Rabotnicki'ye sürpriz biçimde 1-0 yenilen Karadeniz ekibi, Hüseyin Avni Aker Stadı'na tur biletini kapmak için çıkacak. İskoç hakem Steven McLean'in yöneteceği karşılaşma saat 20.00'de başlayacak. Bordo-mavili takıma tur için 2 farklı galibiyet gerekiyor. Normal süre ve uzatmalar Trabzonspor'un 1-0 üstünlüğüyle biterse turu geçen tarafı penaltı atışları belirleyecek. Tarihinde ilk kez Avrupa arenasına çıkan ve Hollanda'da AZ Alkmaar'a 2-0 kaybeden Medipol Başakşehir ise güçlü rakibi ile Fatih Terim Stadı'nda kozlarını paylaşacak. İlk maçta adeta hakem kurbanı olan lacivert-turunculu temsilcimiz ile AZ Alkmaar arasında saat 20.00'de başlaacak müsabakada İspanyol hakem Carloz Gomez düdük çalacak. Medipol Başakşehir'e play-off turuna yükselmek için 3 farklı galibiyet lazım. Abdullah Avcı'nın öğrencileri normal süre ve uzatmaları 2-0'lık üstünlük kapatırlarsa penaltı atışları sonunda tur atlayan taraf belirlenecek.
Milliyet

Maç öncesi favori gösterilen Shakhtar, baskıyı üzerinde hisseden taraftı. Golü bulup maçı bir an önce koparma arzusunda olan ev sahibi henüz ilk dakika dolmadan Marlos ile sağ kanattan net bir fırsat yakaladı. Oyun kontrolünü de kısa sürede eline geçirdiler. Hemen ardından top Teixeira'nın önünde kaldı. Brezilyalı oyuncunun yakın mesafeden vuruşunu Volkan önledi. 15. dakikada bu pozisyon sonrası Fenerbahçe çıkmaya başladı. Shakhtar savunması Şener'i faul yaparak durdurabildi. Atışı 19'da Diego kullandı. Alves'in kafasında kaleci başarılıydı. Fenerbahçe organize olmakta sıkıntı yaşıyordu. Diego'nun kaptırdığı top az daha gol olacaktı. Shakhtar Donetsk topu bu dakikalarda iyi çevirmeye başladı. Taison sağ kanada açtı. Srna ortaladı, Gladkiy ön direkte dokundu: 1-0 25. dakikadaki bu gol aslında "geliyorum" demişti. İlk yarının son dakikalarında Meireles'in ortasında Sow kafayı dikkatli vurabilse devre dengede bitebilirdi. İkinci yarı daha iyi başladı Fenerbahçe adına. 57'de Diego vurdu. Kaleci Pyatov çok zor kornere çeldi. Kornerin devamında Nani müthiş kesti. Alves ilk yarıdakinden çok daha net bir kafayı dışarı atınca işler bir anda terse dönmeye başladı. Bu pozisyondan iki dakika sonra Fred ile gerginlik yaşayan Pereira tribüne gönderildi. Portekizli hoca atıldıktan 2-3 dakika sonra da Marlos, Kjaer'i hataya zorladı ve penaltıyı aldı. Topun başına geçen Srna 64. dakikada takımını rahatlattı: 2-0 Fenerbahçe'nin rakip kalede gol aradığı dakikalarda savunmayı boş bırakınca, Texeira 68'deki golüyle maçı bitirdi: 3-0 Sarı-lacivertli takım, 58-68. dakikalar arasındaki performasıyla hem maçı hem de turu kaybetti. Son bölümlerde Fernandao ve Sow ile ele geçirilen fırsatlar kaçınca skor da değişmedi.
Milliyet

Bir ay süren yurt dışı kampını geride bırakan Beşiktaş'ta Teknik Direktör Şenol Güneş, yönetimden sürpriz bir talepte bulundu. Kadrosunda Tolga, Günay ve Cenk gibi yerli kalecileri bulunan Güneş, 3 ismin performansından memnun olmadığını belirtti. Yabancı isteyen Güneş, Dnipro'nun 1.97'lik kalecisi Denys Boyko'yu listenin başına aldı. UEFA mali fair kuralları açısından sorun yaşamak istemeyen Beşiktaş için başarılı file bekçisinin kiralık olarak transferi de söz konusu. Bu transferin koşullarını oyuncunun temsilcilerinden öğrenen Başkan Fikret Orman, bu hafta yönetici arkadaşlarıyla yapacağı toplantıda kaleci konusunu karara bağlamayı amaçlıyor. Dnipro ile 2019 yılına kadar sözleşmesi bulunan 27 yaşında ve 1.97 boyundaki kaleci de Siyah- Beyazlı takıma gelmeye sıcak bakıyor. Denys Boyko geçen sezon Avrupa Ligi'nin en başarılı kalecileri arasında gösterilmişti. Transferin gerçekleşmesi durumunda Tolga dahil 3 yerli kaleciden biri kadrodan gönderilecek.
Star

Galatasaray'da Felipe Melo'nun İnter'e transferi henüz resmiyet kazanmazken, iki kulüp arasındaki pazarlıkların takasta kullanılacak oyuncular üzerinde kızıştığı ortaya çıktı. Sarı-Kırmızılılar, Başkan Dursun Özbek'in de önceki gün açıkladığı gibi Melo'yu bonservis ücreti ödemeden kadrosuna katmak isteyen İtalyan ekibinden Şili'li ön liberosu Gary Medel'i istiyor. Yönetim, Sambacı'ya karşılık Medel'i kadrosuna katmak için İnter'e baskı uyguluyor. Hatta Melo'nun menajerine de bu durum anlatılıp, 28 yaşındaki Şili'li futbolcunun Galatasaray'a gelmeyi kabul etmesi durumunda transferine onay verileceği söylendi. Cim-Bom Medel'in olmama ihtimaline karşılık ise alternatifini hem sol bek hem de stoper oynayabilen Brezilyalı Juan Jesus olarak belirledi. Aslan, Gary Medel ya da 24 yaşındaki Jesus karşılığında Melo'nun İnter'e transferine izin verecek. Bu arada İtalyan basını, Medel'in Galatasaray'a gelmesinin çok zor olduğunu ileri sürdü. Spor gazeteleri, geçen sezon İnter'de 18 numaralı formayı giyen Şili'li yıldızın, Kuzmanovic'in ayrılmasıyla 17 numaralı formaya kavuştuğunu ve takımdan ayrılmaya sıcak bakmadığını savundu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme