10 Ağustos 2015 Pazartesi

10.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

1 Ton Bombayla Saldırı 
Van'ın Başkale ilçesindeki Bebleşin Jandarma Karakolu'na 6 Ağustos gecesi PKK'lılar tarafından önce uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Teröristler bomba yüklü araçla karakola girmek istedi. Ancak teröristin kullandığı bomba yüklü araç, zırhlı araca çarparak infilak etti. Terör örgütüne yakın haber sitelerinde yer alan bilgide, saldırıyı yapan PKK'lının Van nüfusuna kayıtlı Nedim Gülce olduğu ve saldırının 1 ton patlayıcı ile yapıldığı belirtildi. Çeşitli illerdeki PKK saldırıları da sürüyor. Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi Koçkıran Tepesi'ndeki cephaneliği koruyan nöbetçi asker kulübesine önceki gece roketli saldırı yapıldı. Bingöl'ün Genç ilçesindeki Yeniyazı Jandarma Karakol Komutanlığı'na, büyükbaş hayvan sürüsü arasına girerek taciz ateşinde bulunuldu. Teröristler, Erzincan-Divriği seferini yapan 2'si yolcu, 9'u yük olmak üzere toplam 11 vagonlu trene dün saat 14.00'te saldırı düzenledi. PKK'lı teröristler, tren Acemoğlu Köprüsü'nü geçtikten sonra önceden raylara döşenen patlayıcıyı infilak ettirdi. 60 yolcu bulunan trende 2 kişi hafif yaralandı.
Hürriyet


Özel'e Şeref Madalyası Resmi Gazete'de 
2015 YAŞ kararlarına göre, Genelkurmay Başkanlığı'nı Orgeneral Hulisi Akar'a devredecek Orgeneral Necdet Özel'e "Devlet Şeref Madalyası verilmesi" kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararda, "Türkiye Cumhuriyetinin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için gösterdiği üstün feragat, fedakarlık, başarı ve yararlık sebebiyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'e (P.1969-1) Devlet Şeref Madalyası verilmesi, 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun 2'nci maddesinin (a) bendine göre, Bakanlar Kurulu'nca 4/8/2015 tarihinde kararlaştırılmıştır" denildi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül geçtiğimiz günlerde, "Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Özel'in programlarına uygun bir zamanda törenle Sayın Özel'e Devlet Şeref Madalyası, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından takdim edilecektir" demişti.
Hürriyet

Anadolu'nun Dili Sustu Yüzü Soldu 
Yaptığı röportaj ve haberlerle Güneydoğu'yu Türkiye'ye anlatan, iri kadın gözleri ve 'sevdalım' dediği keçilerle bezeli hayat kokan resimleri ile sanat dünyasının sevgisini kazanan duayen gazeteci ve ressam Fikret Otyam 89 yaşında hayata veda etti. Antalya'daki özel bir sağlık merkezinde 26 Ocak'ta diyalize bağlandığında fenalaşan, mide kanaması geçirince Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Fikret Otyam, son olarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görmüştü. Otyam önceki gece saat 23.45'te 89 yaşında yaşama veda etti. Filiz Otyam, eşinin gece hastalandığını, terlediğini ve tansiyonunun düştüğünü ifade ederek, sabah hastaneye götürüldüğünü söyledi. Otyam, son birkaç yıldır ömürlerinin hastanelerde geçtiğini, 2015 yılının da aynı şekilde başladığını vurgulayarak, Fikret Otyam'ın 40 yıldır şeker ve 20 yıldır da böbrek hastası olduğunu, tansiyon sorunları yaşadığını ve iki kere mide kanaması geçirdiğini kaydetti. Fikret Otyam'ın cenazesi, bugün saat 17.00'de daha önce temelini attığı Antalya Hacı Bektaş Veli Cemevi'nden kaldırılacak. Otyam hayat arkadaşına "Cemevine hediye ettiğim büyük bir resmim vardı. Onun önünden beni kaldırın" vasiyetinde bulunmuştu. Antalya'daki törenin ardından cenaze Ankara'ya getirilecek. Yarın Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Kültür Merkezi'nde saat 12.00'de düzenlenecek törenin ardından da Nevşehir'de Hacı Bektaş-i Veli dergâhında toprağa verilecek. Otyam, Aksaray'da 19 Aralık 1926'da dünyaya geldi. Mesleki hayatına yön verecek ilk fotoğraf makinesiyle ortaokulda tanıştı. Emekli albay olan Fransızca öğretmeni Lüleci Haşim Bey, ilk fotoğraf makinesini Otyam'a armağan etti. Sokak fotoğrafçısı arkadaşı ile bir dükkân kiralayıp kısa süreli fotoğrafçılığa başladı. Ancak Otyam resim yapmayı çok seviyordu. İlk çalışmaları da kutu boyalarla kontrplak üstüne resimlerdi. 1950 yılında sanat yazıları yazmak amacıyla Babıali'ye adım attı. Otyam, 1953 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nden mezun oldu. Akademiyi bitirdiğinde kendisini Falih Rıfkı Atay'ın Dünya gazetesinde Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Göğüş'ün yardımcısı ve yazarı olarak buldu. Bu yıllarda ilk kez "Hepsi tarifsiz bir serüvendi" dediği Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu gördü ve tanıdı. Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ile ilgili röportajları da oldukça ses getirdi. 1962'den itibaren de Cumhuriyet gazetesi Ankara bürosunda çalışan ve köşe yazarlığı yapan Otyam, yaptığı röportajları da kitap olarak yayınladı. Otyam, yaşamının son döneminde Antalya'ya 26 kilometre uzaklıkta olan Geyikbayırı köyünde resme ağırlık verdi.
Hürriyet
  
EKONOMİ 

Gram Altın 97, 6233-97, 8857                                               
ABD Doları 2, 7756-2, 7824/ Euro 3, 0431-3, 0485/ İngiliz Sterlini 4, 2985-4, 3090   
                      
Tekerlek Tarih Mi Oluyor? 
Japon Toyota'nın bünyesindeki lüks otomobil markası Lexus, birkaç ay önce 'Slide' ismiyle uçan kaykay (hoverboard) yaptığını tüm dünyaya duyurdu. Gelişim süreci hızla devam eden bu kaykayla ilgili paylaşılan tanıtım filmi büyük ilgi çekerken, seyredenlerin aklına hemen 'Geleceğe Dönüş' (Back to the future) film serisini getirdi. Çünkü serinin en çok dikkat çeken bölümü geleceğe gidilen ve ana karakterin uçan kaykay kullandığı son filmdi. Lexus'un tasarladığı o kaykayı görenler, hemen filmi hatırlayıp, 'Yıllar sonra gerçek oldu' yorumları yapmaya başladı. Lexus için fütürist bir reklam projesi olan bu kaykay sadece bir filmi hatırlatmakta kalmıyor aslında çok büyük bir değişimi de ortaya koyuyor. Bu değişim eğer hayata geçerse gelecekte insanlık tarihinin en büyük icatlarından biri olan tekerlek kalmayacak. 'Peki bu kaykay nasıl uçuyor ?' Lexus'un uçan kaykayı sıvı nitrojen soğutmalı süper iletkenler ve sabit mıknatıslar ile çalışıyor. Ürünün ortaya çıkan ilk handikapı önceki geliştirilen manyetik kaykaylarda olduğu gibi üzerinde gideceği manyetik bir alana ihtiyaç duyması. Sonuçta teknik detayları tam açıklanmasa da Lexus hoverboard, temel olarak manyetik raylı tren prensibine sahip. Aynı Şangay'daki MAGLEV hızlı treni gibi. Yani gideceği zemine önceden manyetik bir alan yerleştirilmesi gerekiyor. Bu sayede mıknatıslar ve süperiletkenler ikilisi ile gerçek olan uçan kaykay, bu ikilinin oluşturduğu etki ile yerçekimine meydan okuyabiliyor. Her ne kadar bu konsept uzun yıllardır bilinen bir yerçekimi tersi araç olsa da süperiletkenlerin görevini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu -191 dereceye ulaşmak başlıca zorluklardan. Lexus, bu zorluğu ise sıvı nitrojen ile aşmayı başarmış. Keza filmde izlerken kaykay üzerinden çıkan dumanların herhangi bir yakıt artığı olmadığını, sıvı nitrojenden çıkan buhar dumanı olduğunu belirtmek gerek. Profesyonel bir kaykay ekibi tarafından test edilen uçan kaykayın görüntülerini içeren tanıtım filminde daha önce vaat edilen tüm kabiliyetlerin gerçekleştirilebileceği gösteriliyor. Üstelik bu vaatler arasına su üstünde batmadan yol alabilme yetisi de dahil. Sonuçta işin teknik kısmı ve teknolojisi üzerinde birçok yorum ve spekülasyon var. Daha önce bir çok firma ve kişinin bu tip kaykaylar yaptığı söyleniyor. Hepsi doğru. Ama ben şuna dikkat çekmek istiyorum. Lexus veya ana şirketi Toyota, bu sistemi veya teknolojiyi otomobillerde kullanırsa yeni bir döneme adım atarız. Sonuçta otoyollarda manyetik bir alan oluşturulması sayesinde uçan otomobiller çok rahat bir şekilde gerçek hayata entegre olabilir. İşte o zaman insanlık tarihinin en büyük icatlarından biri olan tekerleğin pabucu dama atılmaz mı? Belki bunları söylemek için çok erken, ama Lexus'un uçan kaykayıyla gelecek artık daha yakın gelmeye başladı.
Hürriyet

Ette Çözüm İthalat Değil Üretim Artışı 
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kırmızı ette fiyatları aşağı çekmenin yolunun ithalat olmadığını belirterek, "Üreticinin girdi maliyetleri düşürülmeli, verimlilik artırılmalı. Bu sorunun çözümü besi hayvanı ve yem maliyetlerinin düşürülmesinden geçer" dedi. Perakende fiyatların, et ithalatını açtırmak isteyen lobilerin en çok kullandığı argümanlardan birisi olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Üretici maliyetlerini dikkate almayan bu kesimler, karar vericileri tedirgin ederek ithalatı açtırma, tatlı para kazanma yoluna sürekli başvurmaktadırlar. Sorunun temelinde girdi maliyetleri ve verimlilik yatmaktadır. Maliyetin yaklaşık yüzde 58-60'ını oluşturan besi hayvanı fiyatları, geçen yıla göre yüzde 50'lere varan oranlarda pahalandı. Yem fiyatları da son 5 yılda 556 liradan 919 liraya çıktı. Yemdeki yüzde 65.3 artış, yüzde 47.4'lük enflasyonun üzerinde gerçekleşti. Ucuz besi hayvanı sağlamak ve yem fiyatlarını düşürmek zorundayız. Toplam besi maliyeti içinde hayvan alımları yüzde 58-60, yem ise yüzde 28-30 oranında pay almaktadır" ifadelerini kullandı. Bayraktar, yem hammaddesi üretiminde gübre ve mazot gibi girdilerde KDV ve ÖTV yükünün azaltılması gerektiğini söyledi.
Türkiye

Türkiye, Dünyanın İlaç Üretim Merkezi Olacak 
Türkiye'de başka kanser ilaçları olmak üzere çok sayıda stratejik ilacın yerli üretimi için çalışmalar hızlanırken, ilaçta Türkiye'yi merkez yapmayı amaçlayan plan da kabul edildi. Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılıktan kurtulup sağlık merkezi haline gelmesini hedefleyen çalışma, Yüksek Planlama Kurulu tarafından kabul edildi. 2015-2018 yıllarını kapsayan Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı'na göre Türkiye'nin Ar-Ge ve üretim merkezi haline gelmesi sağlanacak. Hukuki düzenlemeler ve idari kapasiteler, toplum sağlığını koruyacak, yatırımları ihracat odaklı artıracak şekilde iyileştirilecek. Sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikli insan gücünü oluşturmak için çalışmalar, kamu, özel sektör ve üniversite üçgeninde geliştirilecek. Bilinçli hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire ve tüketici kitlesi oluşturularak, daha akılcı ilaç kullanımı sağlanacak. Katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilebilmesi için Ar-Ge faaliyetleri planlanacak, bu tarz ürünler desteklenecek. Kamu-üniversite- sanayi iş birliği ile belirlenen bu 6 stratejik hedefe ulaşmak için 36 eylem hayata geçirilecek.
Türkiye

Tek Kişinin Yoksulluk Sınırı: 2112.84 Lira 
Türkiye Kamu-Sen'in yaptığı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nda, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 2 bin 112.84 lira, 4 kişilik ailenin asgari geçim haddi ise 4 bin 284.66 lira olarak belirlendi. Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi'nce her ay yapılan araştırmanın 2015 Temmuz ayı sonuçları açıklandı. Buna göre, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 2 bin 112.84 lira, dört kişilik ailenin asgari geçim haddi ise 4 bin 284.66 lira oldu. Çalışan tek kişinin açlık sınırı temmuzda bir önceki aya göre yüzde 0.20 oranında artarak 1630.23 lira olurken, 4 kişilik ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı 1674.58 lira hesaplandı. Araştırmada, 4 kişilik ailenin sağlıklı biçimde beslenebilmesi için gerekli harcama tutarı günlük 34.26 lira olarak belirlendi. Temmuzda 4 kişilik ailenin gıda harcaması toplamı 1027.77 lirayı bulurken, ortalama 2407.22 lira ücret alan bir memurun, ailesi için yaptığı gıda harcaması maaşının yüzde 42.07'ini oluşturdu. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, memur ve emeklilerin ortalama refah seviyesine ulaşması için maaşlarının yüzde 78 oranında artırılmasını istedi.
Milliyet

Türk Traktör Yeni Yatırımla Üretimi Arttırıyor 
Türk Traktör, yıllık üretim kapasitesini artırmak için 43.6 milyon liralık yatırım yapacak. Sakarya Erenler'de 222 bin 110 metrekare alan üzerinde yıllık 50 bin kapasiteli fabrikaya sahip olan Türk Traktör, tesisteki mevcut makinelerin verimlilik artışı çalışmaları ve teşvik kapsamında alınacak ilave ekipmanlarla yıllık 4 bin traktörlük kapasite artışına gidecek. Böylece tesisin yıllık traktör üretim kapasitesi 54 bine çıkacak. Proje, Türkiye ve dünya piyasalarındaki artan ziraat makineleri talebini karşılanmasına, yerli malın üretilmesine ve ihracat potansiyelinin artışına katkı sağlayacak. Kapasite artışı, bölge ekonomisine ve istihdamına olumlu etkide bulunacak. Söz konusu yatırım için 43 milyon 608 bin 276 liralık bütçe kullanılacak. Tesiste 990 kişi çalışırken, kapasite artışıyla personel sayısının 1.400 kişiye çıkarılması planlanıyor. Tesis alanında inşaat çalışması yapılmayacak, mevcut kapalı alanlar içerisinde verimlilik artışı, ilave makine ve tesisat ile kapasite büyüyecek.
Vatan

3. Havaalanı'na Metro Geliyor 
Ulaştırma bakanı Feridun bilgin, Gayrettepe-3. Havalimanı metro hattının proje çalışmalarına başlandığını açıkladı. bilgin, İstanbul 3. Havalimanı'na kolay erişimi sağlamak, İstanbul trafiğine nefes aldırmak ve şehir içi ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla bakanlık tarafından yapımı üstlenilen Gayrettepe-3.Havalimanı metro hattının etüd-proje yapımı ihalesine çıkıldığını ifade ederek, ihalenin 27 Temmuz'da sonuçlandığını söyledi. projenin 3. Havalimanına ulaşım için çok önemli bir adım olduğunu vurgulayan bilgin "bu raylı sistem 3. Havalimanına hızlı erişimi sağlayan, şehrin merkezi noktalarından çok kısa sürelerde havalimanına İstanbulluları ulaştıran bir proje olacak" dedi. Gayrettepe-3. Havalimanı hattının 33 kilometre uzunluğunda olacağını belirten bilgin, iki nokta arasında ulaşımın 26 dakikada sağlanacağını kaydetti. Etüd-proje yapımı işinin en fazla 1 yıl içinde bitirilmesi, 2016'da da söz konusu hattın yapım ihalesine çıkılması planlanıyor.
Star

Türkiye'nin En Ucuz Otomobili Geliyor 
1990'lI yılların efsane markası Lada, yeniden Türkiye pazarına dönüyor. Lada Samara ve Niva modelleri ile büyük satış rakamlarına ulaşan ancak yaşadığı ekonomik kriz sebebiyle Türkiye'den çıkan marka, Mersa Otomotiv distribütörlüğünde Türkiye'de satışa çıkacak. Rus marka yıl sonuna kadar Granta, Kalina ve Niva Urban pazara sunacak, ardından 2016 başı itibariyle de Vesta ve X Ray modellerini piyasaya sürecek. Lada'nın en çok merak edilen markası ise Vesta Henüz satışa çıkmadan büyük yankı uyandıran modeli bu kadar dikkat çekici yapan ise uygun fiyatı. C ve B segmenti arasında konumlanan otomobilin Türkiye pazarına 27 bin ila 30 bin lira arasında bir fiyatla girmesi bekleniyor. Mevcut durumda en ucuz sıfır otomobilin bile 37 bin liradan başladığı Türkiye'de Vesta 'Türkiye'nin en ucuz otomobili' unvanını kazanmış olacak. Vesta'nın 1.4 litre 100 beygirlik bir motora sahip olduğu biliniyor. Henüz teknik detayları belli olmasa da modern çizgileri, şık tasarımı ve sportif hatları ile öne çıkacak yeni Vesta, kalitesi ile de önceki modellerden daha fazlasını sunacak.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Biz Yılan Mıyız, Çiyan Mıyız? 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin koalisyon görüşmelerinde izlemekte olduğu taktiği ilginç örneklerle açıklarken, "elimizi taşın altına koruz. Ama şartı var. O şart oluşmadan taşın altına akrep, yılan kayar bir de kertenkele girer. Biz yılan mıyız, çiyan mıyız? O taşın altına elimizi koymamız için taşın nerede durduğunu göreceğiz, baktık ki güven veriyor, değil elimizi gövdemizi koruz" dedi. Bahçeli, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının basına kapalı bölümünde, şunları kaydetti: Türkiye kritik eşiğe geldi, kaos var, bundan çıkmak için elimizi taşın altına koruz. Ama şartı var. O şart oluşmadan taşın altına akrep, yılan kayar bir de kertenkele girer. Biz yılan mıyız, çiyan mıyız? O taşın altına elimizi koymamız için taşın nerede durduğunu göreceğiz, başımıza ne geleceğini anlayacağız, baktık ki güven veriyor, değil elimizi gövdemizi koruz. Ama bunu yaparken taşın etrafındaki şartları önceden oluştururuz. Anayasanın ilk 4 maddesi değiştirilemez, çözüm süreci ortadan kalkacak, 17-25 yolsuzluğuna bulaşan herkes hesap verecek. Bu şartları kimse kabul etmez. Kabul ediyorlar mı buyursunlar gelsin. Programı ve protokolü hazırlarız ve birbirimizin gözüne bakarız. Saatlerce bakacağız ve kim gözünü başka yere çevirirse o yarın sözünden dönecek demektir. Onun için bunlar "süllümden (merdivenden) indim sözümden döndüm" dediklerinde açığa düşmeyeceğiz. İşte MHP'nin kuracağı koalisyonun yolu budur. O dönemlerde Bursa'da genişletilmiş il divan toplantısı yapıyoruz. 7 il katılmış Oradaki toplantılar sırasında, "Emekli generaller MHP'den elinizi çekiniz" dedim. Bunları da bir gün ayrıntılı bir şekilde konuşabiliriz. Şimdi de zavallı bir Selo çıkardılar sazlı sözlü ortaya. Televizyonlar bunların hiçbirisini göstermezken şimdi ekranlardan indirmiyor. Bu zavallı diyor ki "Bunlar saraya gittiler yediler içtiler", bize hakaret ediyor. Saraya kimin gittiğini herkes biliyor. Kaçak saraya da gideniniz var Dolmabahçe Sarayı'na da. Gidemediğiniz sadece Topkapı Sarayı.
Milliyet

Ateşkesi Hemen Şu Saatte İstiyoruz 
Barış Bloku tarafından Bakırköy Halk Pazarı'nda düzenlenen 'Barış Mitingi' için alana gelen katılımcılar, alana arama noktalarında arandıktan sonra alındı. Polislere, Barış Bloku görevlileri de yardımcı oldu hatta kürsü alanına girecek kişileri görevliler aradı. Miting nedeniyle İncirli'den ve Marmara Forum yanından İsmail Erez Bulvarı trafiğe kapatıldı. Bulvar üzerinde polis araçları ve TOMA'ların beklerken, Bakırköy Adalet Sarayı'nın çatısında alanı gören yerde Özel Harekat ekiplerinin görev yaptığı görüldü. Konuşmasına "Savaş nasıl olur, savaş nasıl gerçekleştirilir onu AKP'yi izleyerek anlayabiliriz. Bir savaş, nasıl bir çirkin politikayla nasıl çirkin bir rüyayla bu hale getirilir AKP'yi izleyerek anlayabiliriz" diye başlayan Demirtaş şöyle devam etti: "Ama barış nasıl yapılır, barış yapanlar barışı nasıl gerçekleştirir. Bunu da görmek isteyenler bu meydana baksınlar. İşte Kürt'ü, Türk'ü, Alevi'si, Sünni'si el ele verir size savaş yaptırmaz. Siz nasıl savaş ilan ediyorsanız, halklar barış ilen eder. Ve halkların bu duygusu, bu birlikteliği karşısında size ancak susmak düşer." Bizler ölmek veya öldürmekle, bizler kanla gözyaşıyla, her bir annenin yürek yangınıyla bu ülkede artık özgürlük, kardeşlik inşa edilmeyeceğini biliyoruz" diyen Demirtaş, "Geçmiş acı deneyimlerimiz, geçmiş kayıplarımız bunları bize öylesine öğretti ki Biz bir kez daha tarihin tekerrür etmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: "İzliyorsunuz, ne diyor? 'Bizler evlatlarımızı feda etmeye hazırız' diyor. Evlat dedikleri de sizsiniz, biziz. Asker anneleri, polis anneleri, gerilla anneleri çıkıp, 'Bizim sizin iktidarınız uğruna feda edilecek evladımız yok. Biz evladımızı siz saraylarda oturasınız, halka zulüm edesiniz, çalıp çırpasınız diye feda etmeyiz. Evlatlarımızı bunun için yetiştirmedik' demelisiniz." Toplumun barış istediğini, PKK'nın barış yapmaya hazır olduğunu da vurgulayan Demirtaş, "Hayır ille de biz savaş yapacağız diyorlar" diye konuştu. Konuşmasının devamında erken seçimden korkmadıklarını dile getiren Demirtaş şu ifadeleri kullandı: "Erken seçim mi diyorlar, korkmuyoruz. Halka, sandığa gitmekten korkan namert olsun. Barış Bloku aynı zamanda AKP'ye ders verecek en büyük siyasi blok olmalıdır. Erken seçim yaptıklarına onları pişman edeceğiz. O yüzde 41'i bir daha da bulamayacaklar. Evlatlarımızın kanı üzerinden, gençlerin kanı üzerinden her gün oy hesabı yapan, her gün anketlerle araştırmalarla 'Yeterince oy almadık. Biraz daha operasyonları tırmandıralım' diyenler bir daha 41'i rüyalarında bile göremeyecekler."
Milliyet

Koalisyon Heyecanı 
Hükümet kurma sürecinde, AK Parti ile CHP heyetlerinin, "istikşafi" görüşmeleri tamamlamasının ardından kritik zirve bugün yapılacak. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 18.00'de Başbakanlık Resmi Konutu'nda bir araya gelecek. "İstikşafi" görüşmeleri koordine eden Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç'un da katılacağı görüşmede, AK Parti-CHP koalisyonunun kurulup kurulmayacağının büyük ölçüde netleşmesi bekleniyor. AK Parti ve CHP heyetleri arasında, 5 ayrı oturumda yaklaşık 35 saat süren görüşmeler, 3 Ağustos'ta sona erdi. Görüşmelerin biri TBMM'de, diğer dördü ise Ankara Palas Devlet Konukevi'nde gerçekleşti. "Demokratikleşme, yeni anayasa, ekonomi, eğitim, sosyal programlar, Türkiye'nin iç ve dış güvenliği, dış politika, Avrupa Birliği ve Ortadoğu politikaları" başta olmak üzere farklı konuların ele alındığı görüşmelerde, ortak ajanda ve gündem maddeleri belirleyen heyetler, "iki parti arasında, bir ortaklık yapısı çıkıp çıkmayacağını" değerlendirdi. Heyetler, raporlarını kendi liderlerine sundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, iki parti arasındaki ön görüşmelerde, "koalisyon olamaz" diye bir şeyin çıkmadığını vurguladı. Bekaroğlu, şunları söyledi: "Yarın (bugün) siyasi irade konuşacak. Görüşmelerde bir problem yok, CHP böyle bir koalisyona var. Başbakan da böyle bir koalisyonu istiyor. Türkiye'nin durumu ortada, çatışma, terör, ekonominin durumu, her şey ortada. Dolayısıyla geniş tabanlı bir koalisyon hükümetinin, Türkiye için yararlı olacağını düşünenlerdenim. İki büyük partinin her konuda anlaşması gerekmiyor, zaten mümkün değil, doğru da olmaz. Ama Türkiye'nin temel sorunlarını çözme konusunda anlaşabilirler, bu konuda bir engel yok. Başlıkların hepsinde anlaşma yapılmadı ama birbirlerini keşfederken partiler, önemli işleri birlikte yapabilecekleri konusunda bir sıkıntı çıkmadı."
Vatan

'Hükümet Çalışmalarımız Saldırıdan Etkilenmeyecek' 
Beyoğlu Sütlüce'deki Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına önceki gece saat 22.00'de silahla ateş açıldı. Bir araçtan açılan ateş sonucu bir kişi hafif şekilde yaralandı. Bu arada il binası yakınında bir şüpheli paket de bulundu. Bomba imha ekipleri şüpheli paketi fünyeyle patlattı. Pakette bomba izine rastlanmadı. Saldırı haberini alan Başbakan Ahmet Davutoğlu, gece Şanlıurfa'dan İstanbul'a geldi ve il binasında inceleme yaptı. Davutoğlu, şunları söyledi: "Bu tür saldırılarla ne Türkiye'yi ne hükümetimizi ne de partimizi yıldırabilirler. Başlattığımız operasyonlarla birlikte partimize dönük saldırılarda da bir artış gözlenmiştir. Bu saldırılarda terör örgütleri bize bir mesaj vermek ve Türkiye'nin huzurunu İstanbulumuzun asayişini ve partimizin faaliyetlerini engellemeyi planlıyorlarsa ki hedefleri budur, hiçbir şekilde bunu gerçekleştiremeyecekler. Olayın terör boyutu dışında bir de siyasi mühendislik boyutu açık bir şekilde ortaya çıkıyor. İnşallah önümüzde ki hafta içerinde hükümet kurma çalışmalarını bütün bu saldırılardan hiç etkilenmeksizin sürdürmeye devam edeceğiz." Türkiye demokratik hukuk devleti olmanın gereği olarak bu süreçte soğukkanlı bir şekilde yoluna devam edecektir. Teröristler ile vatandaşlarımız arasında ki ayrımı her zaman gözeteceğiz. Bilinsin ki ister bu hükümet kurulmuş olsun, ki ümidimiz budur çalışmalarımız bu yöndedir. İsterse Türkiye bir seçime gidecek olsun, hangi şartta olursa olsun sadece ve sadece milletin iradesi milletin kararı egemen olacaktır. Bu saldırılar siyasi geleceğimizi tayin etmek bakımından herhangi bir etkide bulunmayacaktır. Türkiye'nin hiçbir köşesinde hiçbir suç faili meçhul kalmayacaktır. "
Vatan

DÜNYA 

İsrail Basından Türkiye İddiası: 'Kritik Hamas Yetkilisi Kovuldu' 
İsrail'in Channel 10 Televizyonu, Türkiye'nin ABD'nin baskısına boyun eğerek Hamas'ın üst düzey yetkililerinden Salih el-Aruri'yi sınır dışı etme kararı aldığını ileri sürdü. Haberde, ABD'nin Türkiye'nin IŞİD karşıtı koalisyona katılabilmesi için Aruri'nin Türkiye'den çıkarılması şartı koştuğu iddia edildi. Aruri'nin sınır dışı edileceği iddiaları daha önce de gündeme gelmiş, Londra'da yayın yapan El Kuds el-Arabi'ye konuşan Hamaslı bir yetkili bu iddiayı yalanlamıştı. Aruri'nin, İsrailli üç gencin kaçırılıp öldürülmesini Hamas'ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları'nın yaptığını itiraf ettiği ni gösteren bir video kaydı ortaya çıkmıştı. Aruri, Müslüman Kardeşler örgütüyle bağlantılı Dünya Müslüman Alimler Birliği'nin geçtiğimiz yıl İstanbul'da düzenlediği panelde yaptığı konuşmada İsrailli gençlerin öldürülmesini Hamas adına üstlendiği iddialarını daha sonra yalanladı.
Hürriyet

ABD'nin F-16'ları İncirlik'e Geldi 
IŞİD'e karşı yapılacak operasyonlara katılmak üzere İncirlik'te konuşlanacak ABD 480'inci Filo'ya bağlı ilk kol olan 8 adet F-16 savaş uçağı dün Adana'daki üsse intikal etti. ABD ile varılan mutabakat sonucu, IŞİD'e karşı operasyonlarda görev alacak savaş uçaklarından önce bu uçaklara yer hizmeti verecek olan 300 personel de İtalya'nın Aviano Üssü'nden uçaklarla birlikte İncirlik'e geldi. Amerikan Hava Kuvvetleri'nin 480'inci Filo'ya dahil uçakların hepsinin İncirlik'e intikalinin önümüzdeki hafta tamamlanacağı bildirildi. ABD, geçen hafta İncirlik'ten havalanan insansız hava aracı (İHA) ile IŞİD mevzilerini vurmuş, Washington yönetimi iki gün önce "Türkiye'den havalanacak insanlı hava araçlarıyla da terör örgütü vurulacak" açıklamasında bulunmuştu.
Türkiye

Azerbaycan'da Gazeteci Dövülerek Öldürüldü 
Azerbaycan takımı Kabala'nın UEFA Avrupa Ligi'nde Güney Kıbrıs ekibi Apollon'u yendiği maçın ardından Kabala'da forma giyen Hüseynov'un Türkiye bayrağı açmasını eleştiren Azeri gazeteci Rasim Aliyev, dövülerek öldürüldü. Hayatını kaybetmeden önce Azeri Turan haber ajansına konuşan Aliyev, maçın ardından Facebook hesabında Hüseynov'un "nasıl davranacağını bilmediğini" ve Avrupa maçlarında oynamaması gerektiğini yazdığını söyledi. Futbolcunun kuzeni olduğunu iddia eden bir kişinin kendisini aradığını ve çay içmeye davet ettiğini de söylemişti. Aliyev buluşmaya gittiğinde 5-6 kişi tarafından dövüldüğünü aktarmıştı. Olaydan sonra yoğun bakıma alınan Azeri gazeteci, ertesi gün hayatını kaybetti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, olayın tarafsız bir şekilde soruşturulacağını söyledi. Kabala futbol takımı ise olay aydınlanana kadar Cavid Hüseynov'un kadro dışı kalacağını açıkladı.
Milliyet

İbadi'den Yolsuzluğa Karşı Mücadele Planı 
Irak Başbakanı Haydar el İbadi, ülkede artan yolsuzlukla mücadele planı kapsamında cumhurbaşkanı yardımcılığı ve başbakan yardımcılığı pozisyonlarını lağvetme kararı aldı. Kabinesinin onayını alan İbadi'nin teklifinin hayata geçmesi için parlamentonun da onayı gerekiyor. Karar yürürlüğe girerse, koltuğunu kaybedecekler arasında eski Başbakan ve şimdiki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nuri el Maliki de var. Maliki, İbadi'nin teklifine tam destek verdiğini açıkladı. Halk, cuma günü ülkenin birçok kentinde artan yolsuzlukları ve elektrik kesintilerini protesto için sokaklara dökülmüştü. Ülkedeki Şiilerin dini lideri Ayetullah Ali Sistani de İbadi'ye yolsuzluklara karşı daha sert bir tutum alması çağrısı yapmıştı. İbadi'nin hazırladığı plan kapsamında öncelikle bir yolsuzluk araştırma komisyonu kurulacak, ardından tüm üst düzey yöneticiler, mezhepleri yerine profesyonel niteliklerine göre yeniden atanacak. Başbakan İbadi, kabinedeki 'mezhep kotası' uygulamasından da vazgeçileceğini açıkladı. Hükümette Sünni ve Şii mezheplerin temsil hakkının gözetilmesi uygulaması, yeterli donanıma sahip olmayan kişilerin yetki almasına neden olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu.
Vatan

Hamaney Daeş Konusunda İkili Mi Oynuyor? 
Anadolu Ajansı, geçtiğimiz Cuma günü İran medyasında son dönemde artan Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine yalan haberleri derledi. Önceki gün yayınlanan sadece son iki aydaki bu yayınları yapan kuruluşların resmi veya dini-politik-askeri liderlerin kontrolünde olduğunu not edelim: IRNA, İran'ın resmi haber ajansı ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye bağlı. Keyhan gazetesi, dini lider Ayetullah Ali Hamaney'e yakınlığıyla biliniyor. Fars ve Tasnim Haber Ajansı, İran rejimini ayakta tutan Devrim Muhafızları'nın kontrolünde. Press TV, yine Devrim Muhafızları kontrolünde İngilizce yayın yapan propaganda kanalı. Temel konu, İran'ın resmen 'şeytan' ilan ettiği ABD ve bazı Avrupa medyasının artık vazgeçtiği "Türkiye'nin DAEŞ'e yardım ettiği" iddiası. Bu yayınlar resmi açıklamalarla aynı yönde. Dini lider Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti ve Genelkurmay Başkanı Hasan Firuzabadi'nin verdiği iki röportaj da aynı iddiaları içeriyor. İran yönetiminin Ankara'nın yalanlara tepkilerine duyarsız kalması da yayınların 'yönetimin bilgisi dahilinde' yapıldığını teyit ediyor. 2010'da Ahmedinejad döneminde, Türkiye ve Brezilya İran'ı Batı ile nükleer krizini çözecek bir anlaşmaya ikna etti. Ancak ABD'nin istediği şartları içeren anlaşma ABD tarafından kabul edilmedi. Ahmedinejad ilk seçimde yenildi, yerine "Batı ile anlaşabilecek en uygun isim' olarak tanıtılan Hasan Ruhani geldi. İran Batı'da 'terörü destekleyen ülke' olarak tanımlanıyordu ve Suriye'de Esad'ı silah, para, asker ve Hizbullah ile desteklemesi bu imajını pekiştirmişti. (Halen 10 bin civarında İran askerinin Esad rejimine destek için bu ülkede olduğu belirtiliyor.) Ayrıca Yemen'de Batı yanlısı yönetime karşı çatışan Husiler'in arkasında da İran vardı.Buna rağmen, Ruhani Batı ile beklenen yakınlaşmayı sağladı ve İran Batı ile yeniden masaya oturdu, 2015'te yeni bir anlaşma imzalandı.
Star

SPOR 

Beşiktaş hazırlık maçında Olimpiakos'a 2-1 oldu. Siyah-beyazlıların tam olarak hazır gözükmediği karşılaşmanın ilk yarısı zaman zaman gerçekleşen hızlı ataklar dışında genel olarak orta saha mücadelesi şeklinde geçti. Beşiktaş rakibine göre topa daha çok hakim gözüktü. İlk yarıda savunmada başarılı gözüken siyah-beyazlıların hücumda zaman zaman tehlikeli oldu. Yeni transfer Mario Gomez 24'te kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu kalecinin ayaklarına nişanladı. Olimpiakos ilk yarının sonunda gole çok yaklaştı. Kornerden gelen topa iyi yükselen Jara'nın kafa şutunu Oğuzhan çizgiden çıkarınca devre golsüz sona erdi. Olimpiakos 55'te ofsayt tartışmalarının yaşandığı pozisyonda Finnbogason'un golüyle öne geçti: 1- 0. Gökhan, Quaresma ve Gomez'in yerine 64'te oyuna Frei, Olcay ve Cenk dahil olunca Beşiktaş'ın hücum hattı komple değişti. Necip'in kafa golüyle eşitliği yakalayan Beşiktaş, hemen ardından Fuster'in penaltısıyla maçı 2-1 kaybetti. Siyah-beyazlılar bu sonuçla 6. hazırlık maçında 2. mağlubiyetini yaşadı.
Türkiye

Galatasaray'da Fatih Terim sonrası Başkan Ünal Aysal'ın 'İtalyan hoca' sevdası bir proje olarak ortaya konulmuştu. Ancak hem Roberto Mancini hem de yerine getirilen Cesare Prandelli hayal kırıklığından öteye geçemedi. Yönetimde yaşanan nöbet değişimi sonrası Başkan Duygun Yarsuvat büyük bir riski göze alarak takımı genç Hamza Hamzaoğlu'na teslim etti. İşte bundan sonra Galatasaray'da yeni bir efsane doğmaya başladı. "İmparator" Fatih Terim'in takıma önerdiği yardımcısı Hamza Hamzaoğlu 'boynuz kulağı geçer' deyimini çok kısa sürede ispatladı. Terim'den de hızlı baş döndürücü bir şekilde basamakları tırmanan Hamzaoğlu, daha bir yıl dolmadan Galatasaray'da 3 kupa havaya kaldırmayı başardı. Hamzaoğlu'nun yarışıp da kazanamadığı tek kulvar ise Şampiyonlar Ligi oldu. Genç hoca takımın başına geçtiğinde Prandelli'nin Galatasaray'ı Şampiyonlar Ligi'ne çoktan havlu atmış, Hamzaoğlu'na gruptan çıkma şansı bırakmamıştı. Hüzünle sona eren Şampiyonlar Ligi macerasından sonra lige ve kupaya odaklanan Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki Galatasaray, bitime bir hafta kala evinde otururken Fenerbahçe'nin Başakşehir'e takılmasıyla şampiyonluğa ulaştı. Ligin bitiminden bir hafta sonra da Bursaspor'la Türkiye Kupası finalinde karşılaşan Galatasaray, ikinci kupayı da havaya kaldırdı. Yeni sezon öncesi yapılan TFF Süper Kupa finalinde de Bursa'yı bir kere daha alt etmeyi başaran Hamzaoğlu, sarı-kırmızılı takımın başında kısa sürede üçüncü kupayı da kazanmış oldu. Bu üç kupa Hamza Hamzaoğlu'nun tarihe geçmesini sağladı. Sarı-Kırmızılı çalıştırıcı, bir sezonda hem lig hem Türkiye Kupası hem de Süper Kupa'yı kazanan ilk teknik adam oldu. Hamza Hamzaoğlu 22 yıl önceki üçlemede de takımda oyuncu olarak bu başarıya ulaşmıştı. Böylece genç çalıştırıcı hem oyuncu hem teknik adam olarak bu gurura erişen ilk isim oldu.
Türkiye

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Ankara Şubesi Devrim Sağıroğlu Dörtlü Futbol Turnuvası'nda Osmanlıspor, normal süresi 2-2 berabere biten maçta penaltı atışları sonunda Gençlerbirliği'ni 4-3 yenerek kupanın sahibi oldu. 11. dakikada Torje'nin sol taraftan yaptığı ortada arka direkte topla buluşan Serdar, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-1. 45+2'de Gençlerbirliği skora denge getirdi. Ahmet Oğuz'un uzun taç atışında ceza alanı içinde iyi yükselen El Kabir, fileleri sarstı: 1-1 52'de Mehmet Umut Nayır, kafayla Osmanlıspor'u bir kez daha öne geçirdi: 1-2. 90+2'de El Kabir son sözü söyledi: 2-2. Normal süresi 2-2 sona eren finalde penaltı atışlarında rakibine üstünlük sağlayan Osmanlıspor kupayı kaldırdı. Öte yandan turnuvada Eskişehirspor, normal süresi 1-1 berabere biten maçta penaltı atışları sonunda Mersin İ.Y'nu 9-8 yenerek 3. oldu.
Milliyet

Trabzonspor yıllardır peşinde koştuğu Dame N'Doye'ye nihayet kavuştu. Bordo-Mavililer'in prensip anlaşmasına vardığı 30 yaşındaki Senegalli forvet, önceki gece sabaha karşı Trabzon'a geldi. Dün sağlık kontrollerine başlanan N'Doye'nin bugün Karadeniz ekibiyle resmi sözleşme imzalaması bekleniyor. Sportif Direktör Süleyman Hurma da Senegalli forvetin transferinde pürüz olmadığını açıkladı. Hurma, "N'Doye sabaha karşı kente geldi. Sağlık kontrollerinin bir kısmı yapıldı. Testler tamamlandıktan sonra kendisiyle sözleşme imzalayacağız" ifadelerini kullandı. Trabzonspor, 2012-2013 sezonu öncesinde de Dame N'Doye için görüşmelere başlandığı yönünde borsaya bildirimde bulunmuş ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu transfer gerçekleşmemişti. Teknik Direktör Şota Arveladze'nin "Golcü transferini hemen bitirin" çıkışı sonrası Trabzon'a gelen N'Doye için kulübü Hull City'ye 3.5 milyon euro bonservis ücreti ödeneceği kaydedildi. 3 senelik sözleşme imzalayacak olan Senegalli forvetin ise sezon başına 2.5 milyon euro alacağı ifade ediliyor.
Star

Süper Lig'e iyi bir giriş yapmak için Eskişehir maçına hazırlanan Fenerbahçe'de gözler, Robin Van Persie'de. Hollandalı'nın sık sık sakatlanması ve bu nedenle Shakhtar ile oynanan maçta forma giyememesi Başkan Aziz Yıldırım'ı harekete geçirdi. Fener'in patronu müzmin sakat olduğu yolunda iddiaların ortaya atıldığı Van Persie'nin check-up'tan geçirilmesi için sağlık heyetine talimat verdi. Hollandalı yıldız, ayrıntılı bir sağlık kontrolünden geçirilecek. Deneyimli oyuncunun neden sık sık sakatlandığı ve neden dinlendirilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılacak. Kontroller sonunda Van Persie'nin durumunun ciddi olduğu, devamlılık sağlayacak şekilde oynayamayacağı, rahatsızlıklarının sürekli tekrarlayacağı yönünde bir rapor çıkması haline Fenerbahçe tutum değiştirecek. Sonuçların olumsuz olması halinde Sarı-Lacivertliler, yapılan sözleşmede sağlık durumuyla ilgili olarak yer alan özel maddeleri devreye sokacak. Uçan Hollandalı'da uzun süreli bir sıkıntı çıkması halinde Fenerbahçe'nin sözleşmeyi fesih yoluna da gidebileceği belirtiliyor. Bu arada Van Persie, dün de takımla çalışamadı
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme