12 Ağustos 2015 Çarşamba

12.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

"Tabutuma Bu Fotoğrafı Koyun"
Şırnak Silopi'de yola döşenen mayının patlatılması sonucu şehit düşen dört polis, Beytüşşebap'ta helikoptere açılan ateşle şehit düşen asker ve İstanbul Sultanbeyli'de terörist ateşiyle şehit düşen İstanbul Emniyeti Bomba İnceleme ve İmha Şube Müdürü Beyazıt Çeken memleketlerinde binlerce kişi tarafından son yolculuklarına uğurlandı. Şırnak'ta yola döşenen mayının patlaması sonucu şehit edilen özel harekat polisi Şahin Polat Aydın için dün Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde tören düzenlendi. Törene; şehidin kendisi gibi özel harekat polisi olan babası Süleyman Aydın, annesi Hülya Aydın ve yakınları ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Mükerrem Ünlüer, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Emniyet Müdürü Kadri Kartal, şehidin meslektaşları, askerler ve vatandaşlar katıldı. Aydın'ın üzüntülü annesi Hülya Aydın'ı, polis arkadaşları teskin etmeye çalıştı. Aydın, törenin ardından toprağa verilmek üzere Ankara'nın Güdül ilçesinin Akbaş köyündeki baba evine getirildi. Anne Hülya Aydın, oğlunun "Ben ölürsem tabutuma bu fotoğrafı koyun" dediğini belirterek, oğlunun mezuniyetinde çekilen bir fotoğrafı tabutun üzerine koydu. Anne Aydın, zaman zaman bu fotoğrafa sarılarak ağladı. İstanbul Sultanbeyli'de Fatih Polat Merkezi'ne bomba yüklü araçla düzenlenen saldırının ardından olay yerinde inceleme yaparken, teröristlerce açılan ateş sonucu şehit olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İnceleme ve İmha Şube Müdürü Beyazıt Çeken'in cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Konya'nın Cihanbeyli ilçesine getirildi. İki çocuk babası Çeken'in cenazesine İçişleri Bakanı Sabahattin Öztürk, Adalet Bakanı Kenan İpek, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Taziyeleri kabul eden şehidin emekli polis memuru babası Mehmet Çeken, oğluyla birkaç gün önce görüştüğünü, teyakkuzda olması için uyardığını söyledi. Dua esnasında şehidin diş hekimi eşi Kübra Çeken, yakınlarının yardımıyla güçlükle ayakta durabildi. Şehidin cenazesi öğle namazının ardından Musalla Mezarlığı'nda toprağa verildi. Silopi'de şehit düşen polislerden Mustafa Yahya Mertcan'ın cenazesi Çankırı'daki dedesi Ali Yavuz Coşkuner'in evine getirildi. Cenaze yapılan duanın ardından Eldivan ilçesine götürüldü. PKK'nın 25 yıl önce Van'daki düzenlediği saldırıda şehit edilen oğlu Jandarma Astsubay Çavuş Yahya Coşkuner'i teröre şehit veren dede Ali Yavuz Coşkuner, bu kez de torunu Mertcan'ı teröre şehit verdi. Resmi tören sırasında konuşmak isteyen ve mikrofonu eline alan Coşkuner, "25 yıl önce oğlum Yahya Coşkuner'i şehit verdim. Bugün torunum Yahya'yı. Bu teröristler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacak. Bütün malımı mülkümü bu uğurda feda etmeye hazırım. Beni de askere alın ben de şehit olmak istiyorum" dedi. İlçe emniyet müdürlüğündeki törende şehidin annesi Alime Coşkuner, "Yahyam, dayın Muradıma selam söyle" diyerek gözyaşı döktü. Şehidin cenazesi kılınan cenaze namazı ardından Eldivan Mezarlığı'nda 25 yıl önce şehit olan dayısı Yahya Coşkuner'in yanına gözyaşları arasında defnedildi. Törene son anda katılan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da aileye taziyede bulundu.
Milliyet



Firari Savcılar Ermenistan'da
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin haklarında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' ve 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçlarından dolayı tutuklanmaları için 'yakalama kararı' çıkardığı üç savcı kayıplara karıştı. Savcılardan Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın önceki gece Sarp Sınır Kapısı'ndan 35 dakika arayla Gürcistan'a çıkış yaptıkları, ardından Gürcistan üzerinden Ermenistan'a geçtikleri açıklandı. Artvin Valisi Kemal Cirit, eski savcılardan Öz'ün önceki gece saat 03.46'da, Kara'nın da 04.19 itibarıyla haklarında herhangi bir yakalama kararı verilmemişken Türkiye'den çıkış yaptıklarını söyledi. Cirit, geçiş zamanında haklarında herhangi bir yakalama ya da çıkış yasağı olmadığı için Öz ve Kara'nın çıkışlarının engellenemeyeceğine dikkat çekti. Vali Cirit, "Şahısların Gürcistan üzerinden Ermenistan'a çıkış yaptıkları tespit edilmiştir. Erivan'a geçiş yapabilmeleri için pasaport kullanmak zorundalar. Bizim, Gürcistan ile aramızda kimlikle geçiş sistemi mevcut. Herhangi bir havayolu kullanılmamıştır. Karayoluyla gelmişler ve oradan da yaya olarak çıkış yapılmış durumda" dedi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın iadesi için Adalet Bakanlığına müzekkere yazılacağı öğrenildi. Türkiye ile Ermenistan arasında cezai konularda adli yardımlaşma ve suçluların iadesi sözleşmesi bulunmuyor ancak iki ülke de Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesine (SİDAS) taraf. Bu nedenle Türkiye'nin Öz ile Kara'nın iadesini, SİDAS hükümleri çerçevesinde isteyeceği belirtildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 99, 0966-99, 2679                                
ABD Doları 2, 7771-2, 7812/ Euro 3, 0698-3, 0729/İngiliz Sterlini 4, 3284-4, 3376                  

Koalisyon Aşkına!
Türkiye son haftalarda çatışma, saldırı her yerden gelen ölüm haberleriyle oldukça karanlık günler geçiriyor. Ekonomi de bu karamsar havayı yansıtıyor. Borsa İstanbul düşerken dolar Türk Lirası'na karşı değer kazanıyor ve tahvil faizleri çift haneye kamp kurdu. Pazartesi günü geç saatlerde tamamlanan AK Parti Başkanı Ahmet Davutoğlu ile CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılan koalisyon görüşmesi her ne kadar olumlu sonuçlanmasa da 'iyi habere aç' piyasalar için umut oldu. Dün Borsa İstanbul yüzde 2.87 yükseldi, dolar 2.76 liraya geriledi. Tüm bu olumlu tepkiler Çin nedeniyle düşüş yaşayan dünya piyasalarının aksine yaşandı. Ancak Saxo Capital Markets Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy uyarıyor: "Piyasa sıkışmış durumda. Nasıl olumlu habere iyi tepki verdi, henüz tam fiyatlanmamış erken seçim kararı alındığı andaki negatif tepkisi de bu kadar güçlü olur. Piyasanın tahammülü kalmadı." Dün BİST 79 bin 719 puandan günü tamamlarken, serbest piyasada dolar 2.7690 liradan kapandı. Türkiye'nin 10 yılık faiz yüzde 10.01'e düştü. Gelişmekte olan ülke borsaları yüzde 1'in üzerinde kayıp yaşarken Avrupa borsalarında da düşüş var. Saxo Capital Markets Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy Çin'in devalüasyonundan sonra global piyasalardaki satışa karşı pozitif ayrışan Türkiye'de piyasanın olumlu haberle umutlandığını kaydederek "Koalisyon olup olmaması fiyatlara ekstra girecek. Ama iyi habere o kadar aç ki piyasa ilk bulduğu haberle yükseldi. Ama borsada 77-80 bin bandında, dolarda ise 2.75-2.81 TL bandında sıkışma var. İki gün düşüyoruz bir gün geri alıyoruz" dedi. Paksoy koalisyon kurulursa piyasanın eylülde FED kararı ve Çin'in yeni uygulamasına göre harekete geçeceğini kaydederek şöyle konuştu: "Şu an kendi iç dinamiklerimize duyarlı. Piyasa Türkiye'deki durumun koalisyon kurduracağını düşünerek olumlu davranıyor. Ama temkinli durmak lazım."
Hürriyet

Komşu Yardımı Kaptı
Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Yunanistan'la yeni bir kurtarma paketi için anlaşmaya vararak, komşudaki finansal çöküşün şimdilik önüne geçti. 23 saat süren zorlu görüşmelerin ardından üzerinde anlaşılan 85 milyar euro'luk paket 3 yıl için geçerli olacak. Yunan bankaları paketin 10 milyar euro'luk diliminden hemen yararlanacak. Ancak paketin yürürlüğe girmeden Yunan parlamentosu ve AB ülkelerinin onayından geçmesi gerekiyor. Yunan Başbakanı Aleksis Çipras'a partisi Syriza'dan kabul edilen tasarruf önlemlerine yönelik tepki geldiği için, paketin muhalefet desteğiyle geçmesi bekleniyor. Euro Bölgesi maliye bakanları da cuma günü bir araya gelerek anlaşmaya son şeklini verecek. Yunan Maliye Bakanı Öklid Çakalotos, 2 - 3 pürüz dışında bir sorun gözükmediğini belirtti. Yunan borsası açıklamaların ardından yükselişe geçerken banka hisseleri yüzde 6 civarında fırladı. Yunanistan'ın haftaya ECB'ye 3.2 milyar euro'luk yüklü bir borç ödemesi bulunuyor. Bu arada Yunan hükümeti, bakanlar ve kamu üst düzey yöneticilerinin maaşlarında kesinti yapılmasını, milletvekili maaşlarındaki vergi oranlarının da artırılmasını kararlaştırdı. Başbakan Çipras, hükümetin bu konudaki kararının "sembolik" olduğunu ancak ekonomik getirileri de olacağını belirtti.
Milliyet

Hint Fakiri Doğdu Google'a Ceo Oldu
ABD'li internet devi Google yeniden yapılandı, Alphabet ('alfabe' anlamına geliyor) adlı bir teknoloji grubunun parçası oldu. Bugüne kadar Google'ın ana işi olan internet arama motoru, artık çatı şirket Alphabet'e bağlı bir firma. Google'ın üzerinde çalıştığı sürücüsüz otomobil, robot teknolojisi ve sağlık alanındaki girişimler de farklı firmalar olarak Alphabet çatısı altında yer alacak. Alfabedeki harfler birer şirket: Mesela G harfi Google Calico, X, Life Sciences, Nest gibi diğer şirketler ilgili harfi alacak. Alphabet'in internet adresi İngilizce alfabenin ilk 3 ve son 3 harfi kullanılarak www.abc.xyz olarak tescil edildi. Google'ın kurucularından Larry Page, Alphabet'e CEO, Sergey Brin ise başkan oldu. Alphabet'e bağlı bir şirket haline gelen Google, YouTube, Android ve Chrome operasyonları ise Hint kökenli CEO Sundar Pichai'ye emanet. Google'daki yeni yapılanma kadar Pichai'nin yükseliş öyküsü de tüm dünyanın dikkatini çekti. Sundar'ın yaşamı Oscar ödüllü Hint filmi Slumdog Millionaire'den sahneleri andırıyor. Şu an 43 yaşında olan Pichai, sıfırdan başlayarak Google'ın CEO'luğuna yükseldi. Hindistan'ın güneydoğusundaki Tamil Nadu'da fakir bir ailenin çocuğu olarak doğan Pichai, televizyonsuz bir evde büyüdü. Kendine ait bir odası olmayan Pichai, erkek kardeşiyle beraber oturma odasında uyudu. 12 yaşına gelene kadar ailenin telefonu olmadı. Her yere tüm ailenin bindiği bir mobiletle gidildi. Okulda kriket takımına kaptanlık yapan Pichai teknoloji eğitimi aldı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Stanford Üniversitesi'nden teknoloji dehalarına verilen bir burs kazandı. Ancak Amerika'ya uçak bileti babasının yıllık maaşından bile fazlaydı. Babası oğluna uçak bileti almak için krediye başvurdu ancak başvuru reddedildi. Ailesi bütün birikimini harcayıp oğlunu ABD'ye göndermeyi başardı. Pichai, Stanford'ın ardından Pennsylvania Üniversitesi'ndeki prestijli Wharton School'da yüksek lisans yaptı.
Milliyet

Kahraman Maraşlı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve AllWorld Network işbirliğinde yapılan Türkiye'nin en hızlı büyüyen şirketleri yarışması 'Türkiye 100' sonuçlandı. Yarışmanın birincisi 2011-2013 döneminde satış gelirlerini yüzde 8 bin 754 oranında artıran Maren Maraş Elektrik oldu. Maren Maraş Elektrik'in bu büyümesi, sesten 7 kat, yolcu uçağından 10 kat ve bir Ferrari otomobilden 26.5 kat daha hızlı Maren Maraş Elektrik'i, satış gelirlerini yüzde 2 bin 501 artıran Karbil Yazılım, yüzde 2 bin 361 artıran Emza Enerji, yüzde 1.722 artıran Lokman Hekim Sağlık Hizmetleri ve yüzde 1.196 artıran PAYTR Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri izledi. Türkiye 100 yarışmasının birincisinin Kahramanmaraş'tan çıkmasına karşın şirket sayısı sıralamasında ilk sırayı 45 şirket ile İstanbul aldı. İstanbul'u 12 şirket ile Ankara, 7'şer şirket ile Kocaeli ve İzmir, 5 şirket ile Kahramanmaraş, 3'er şirket ile de Gaziantep, Konya ve Antalya takip etti. Yarışmayı kazanan şirketlerin sektörel dağılımına bakıldığında 'Bilgi hizmet faaliyetleri' 15 şirket ile ilk sırayı aldı. 'Gıda ürünlerinin imalatı' 8 şirket ile 'Bilgisayar programlama, danışmanlık wve ilgili faaliyetler' 7 şirket ile, "Diğer imalatlar" 7 şirket ile, "Tekstil ürünlerinin imalatı" 6 şirket ile 'Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı' 6 şirket ile, 'İnsan sağlığı hizmetleri' 4 şirket ile sıralamaya girdiler. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ödül töreninde yaptığı konuşmada yarışmanın üçüncü kez düzenlendiğini anımsatarak, "Bu çalışmaya büyük önem veriyor ve geleneksel hale getiriyoruz. Çünkü büyüyen her şirket Türkiye'nin geleceğine yatırımdır" dedi. Girişimciliğin Türkiye'de daha çok desteklenmesi ve takdir edilmesi gerektiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, herkesin garanti işe baktığını, kimsenin risk almak istemediğini, bu algının değiştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Rifat Hisarcıklıoğlu, 100 şirketin toplam cirosunun 2.7 milyar dolar, ortalama şirket cirosunun 25 milyon dolar, şirketlerin 2011-2013 döneminde ortalama büyüme oranının yüzde 358 olduğunu belirterek, şirketlerin büyüme hızının Türkiye ekonomisi milli gelir artış hızından 15 kat daha yüksek olduğunu vurguladı.
Vatan

Cari Açık Azaldı Ama Finans Kalitesi Düştü
Türkiye'nin cari işlemler açığı Haziran'da, geçen yılın aynı ayına göre 812 milyon dolar azalarak 3 milyar 356 milyon dolar oldu. Bunun sonucunda, cari işlemler açığı Ocak-Haziran döneminde yüzde 7.5 azalarak 22.71 milyar dolara, 12 aylık cari işlemler açığı 45.51 milyar dolardan 44.69 milyar dolara geriledi. Bu gelişmede ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 1 milyar 429 milyon dolar azalarak 4 milyar 839 milyon dolara gerilemesi etkili oldu. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, hizmetler dengesinden kaynaklanan net gelirler geçen yılın aynı ayına göre 460 milyon dolar azalarak 2.29 milyar dolar düzeyine inerken, birincil gelir dengesi açığı 160 milyon dolar artarak 909 milyon dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre parasal olmayan altın kalemi net ithalat olarak, bir önceki yılın Haziran ayında 1.07 milyar dolar, bu yılın aynı ayında ise 196 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 147 milyon dolar artarak 822 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci yaptığı değerlendirmede, 6 ayda 1.8 milyar dolarlık iyileşmenin ülke ekonomisi için oldukça olumlu bir gelişme olduğunu vurguladı. Zeybekci, "Küresel ticarete paralel şekilde ülkemiz ihracatı ve ithalatı düşmeye devam ediyor. Ancak ülkemiz ihracatçısı bu zor küresel şartlarda rakiplerine göre daha iyi bir performans sergiliyor. Bu sayede yılın ikinci yarısında da dış ticaret açığımızdaki azalma devam edecek" dedi.
Vatan

Dünya
Zarif Ziyaretini Son Anda Erteledi
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Batı ile nükleer anlaşma sonrasında Suriye krizi ve ikili ilişkileri görüşmek için dün Türkiye'ye gelecekti. Ancak gezi son anda ertelendi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na yakın kaynaklar ziyaretin 'teknik nedenlerle' gerçekleşemediğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, Zarif'in Ankara ziyaretinin, programındaki yoğunluk sebebiyle ertelendiğini kaydetti. Gezi iptalinin İran medyasında başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Türk hükümetini Suriye konusunda suçlayıcı ve IŞİD'e destek veren politikalar yürüttüğü öne sürülen haberler sonrasına denk gelmesi dikkat çekti. Anadolu Ajansı, 7 Ağustos'ta İran'da çıkan yorumlara karşı "İran medyasında Türkiye yalanları" başlığı altında bir haber yayınladı. "İran medyasında Türkiye ve özellikle Cumhurbaşkanı aleyhinde yoğun bir kampanya gözleniyor. İran yönetiminin izni ve bilgisi dahilinde süren yayınlarda, uluslararası kamuoyunda Türk yöneticiler ve Türkiye'nin dış politikasına ilişkin olumsuz bir algı yerleştirilmeye çalışılıyor" denildi. Haberlerden rahatsızlık duyan Erdoğan'ın da Zarif'e randevu vermediği öne sürülüyor. Ancak bu iddia resmen doğrulanmadı.
Hürriyet

Meksika'da 20 Kişi Kaçırıldı
Meksika'da aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 20 kişi kaçırıldı. Yerel güvenlik gücü PCP'den yapılan açıklamada, olaydan Guerrero eyaletinin yönetimini elinde tutan Kurumsal Devrimci Parti tarafından yönetilen yerel siyasi örgüt Antorcha Campesina sorumlu tutuldu. Yerel yetkililerin, organize suç örgütleriyle ve rüşvet alan memurlarla mücadele eden PCP'yi saf dışı bırakmaya çalıştığı vurgulanan açıklamada, "Yerel polis ve Antorcha Campesina üyelerinin bölgeyi silah gücüyle yönettiği" denildi.
Türkiye

Abd Eğit-Donat Yerine Ypg İle Devam Edecek
Barack Obama yönetiminin kamu önünde Suriyeli ılımlı muhaliflerin IŞİD'e karşı eğitildiği eğit-donat'a devam ettiğini bildirirken arka planda ABD'nin bir süredir 500 milyon dolarlık programı 'rafa kaldırdığı' iddia edildi. Daily Beast haber sitesinin Obama yönetimi ve Pentagon'dan dört yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD, Suriyeli muhalifleri eğitme planının mevcut durumundan memnun olmadığı için karada YPG güçleri ile çalışmayı tercih ediyor. Habere göre, her geçen ay Savunma Bakanlığı'nda eğit-donat'ın başarısı konusunda ümitler azalırken, eğitilen 54 kişilik ilk gruptan beş kişinin El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra tarafından kaçırılması son nokta oldu. Bir diğer etken ise programa alınacak Suriyeli muhalif bulma konusunda yaşanan zorluklardı. Kaynaklara göre Obama yönetiminin gözünde, halihazırda eğitimli,organize ve IŞİD'e karşı savaşta başarısı test edilmiş olan; savaşı terk etme ya da taraf değiştirme riski bulunmayan YPG daha iyi bir ortak olarak yükseldi. Eğit-donat halihazırda Kongre'den fonunu aldığı için resmen iptal edilmeyecek, ABD "Yeni Suriye Gücü" olarak anılan bu birliğe ikinci plandaki güç gözüyle bakacak. Daily Beast'e konuşan bir Pentagon yetkilisi, "YPG Suriye'deki en etkin savaşçı güç" derken, Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Alistair Baskey "Suriyeli Kürtler ve Türkmenler dahil olmak üzere Suriye muhalefeti ve koalisyonun hava saldırıları; kuzeydoğu Suriye'de etkinliğini kanıtladı. Müttefiklerimiz ve bölgedeki ortaklarımız ile çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Milliyet

Ferguson'da Olağanüstü Hal
ABD'nin Missouri eyaletine bağlı Ferguson Kasabası'nda Michael Brown adlı siyahi gencin beyaz polis memuru Darren Wilson tarafından öldürülmesinin birinci yıldönümünde başlayan protesto gösterilerinde gözaltına alınanların sayısı 50'ye ulaştı. St. Louis bölge yöneticisi Steve Stenger gösterilerde yaşanan şiddet olaylarının ardından vatandaşların ve özel mülkiyetin zarar görme ihtimalini göz önünde bulundurarak kasabada olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. Protestolarda geçtiğimiz gün Tyrone Harris adlı 18 yaşındaki bir siyahın vurulmasından sonra durumun gergin olduğu belirtiliyor. Harris, Pazar akşamı kentte polis ile göstericiler arasında yaşanan çatışmada ağır yaralanmıştı. Savcılık, Harris'e polis memurlarına saldırmak da dahil 10 ayrı suçlama yöneltti. St. Louis polisi, iki rakip grubun çatışmaya başladığını ve bir memurun "ağır saldırı altında kalması üzerine silahını kullandığını" belirtmişti. Harris'in babası ise oğlunun olay sırasında silahsız olduğunu ve rakip çeteler arasındaki çatışmada arada kaldığını iddia etti. Öte yandan ABD Adalet Bakanı Loretta Lynch, Ferguson'da halka ve polis memurlarına yönelik şiddeti kınadığını ifade eden bir mesaj yayımladı. Ferguson'da 9 Ağustos 2014'te Michael Brown'ın öldürülmesi, ülke genelinde son yılların en şiddetli protesto gösterilerine neden olmuştu. Polis memuru Wilson'ın, Kasım 2014'te yerel makamlarca açılan soruşturmada büyük jüri tarafından suçsuz bulunması ve başka eyaletlerde de benzer olayların yaşanması üzerine protestolar ülke geneline yayılmıştı.
Vatan

Mollalar Tahran'da Mcdonald's İstemiyor
İran'da, Batı'yla yapılan nükleer anlaşma kapsamında yaptırımların kalkmasının ardından ülkeye girmesi muhtemel firmalar arasında Amerikan fast food zinciri Mc- Donald's'ın da sayılması, muhafazakar kesimi harekete geçirdi. Muhafazakar Kayhan gazetesinde birkaç gün önce çıkan bir yazıda yapılan McDonald's uyarısı, ılımlı kesim içerisinde espri konusu oldu. Yazıda başkent Tahran'da McDonald's şubesi açılması halinde restoranın İran kamuoyunu izleyen bir casus merkezi gibi çalışacağı ifadesi yer aldı. Yazıda yüksek teknoloji cihazlarıyla restorana gelen kişilerin dinlenebileceği öne sürüldü. Kayhan gazetesinin iddiası, özellikle restoranın açılmasını isteyen İranlı gençler arasında alay konusu oldu. Politika analisti Profesör Sadık Zibakalam, İranlıların yönetimden duyduğu rahatsızlıkları öğrenmek için McDonald's şubesine ihtiyaç olmadığı yorumunu yaptı. Geçtiğimiz haftalarda resmi internet sitesinde İran'da şube açmak isteyenler için başvuru formu yayınlayan McDonald's yöneticileri, şimdilik Tahran'da şube açma niyetleri olmadığını belirtmişti.
Vatan

Esad Pazar Bombaladı
Suriye ordusuna ait savaş uçaklarının İdlib'de bir pazar yerine düzenlediği saldırıda 7 kişi öldü, 23 kişi yaralandı. Pazara yapılan saldırı öncesinde, rejim güçleri İdlib'in Binniş beldesindeki tek sahra hastanesini de bombaladı. Saldırıda iki çocuk öldü. Suriye'de rejime bağlı ordu birliklerinin çeşitli kentlerde muhaliflerin kontrolündeki yerlere ağır silahlarla saldırıları sonucu 62 kişi öldü. Bu arada Suriye'de rejim güçlerine bağlı birliklerin başkent Şam'ın Arbin beldesinde, muhaliflere "klor gazı"yla saldırdığı iddia edildi. Gazdan etkilenen 5 kişi tedaviye alındı.
Star

POLİTİKA

Koalısyonda Süre Ve Model Teklifi Yarın
Hürriyet'in edindiği bilgiye göre, 4.5 saat süren toplantıda liderler, iki parti heyetlerinin yaklaşık 35 saat görüştüğü başlıklar üzerinden geçti. Anayasa, özgürlükler, Çözüm Süreci, eğitim politikaları, dış politika, başkanlık sistemi gibi konular temel görüşme başlıkları oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başörtüsü konusundaki net tutumunun memleketin önemli bir sorununun çözümüne çok büyük katkı sağladığını ifade ederek kendisine teşekkür etti. AK Parti ile CHP arasındaki en büyük anlaşmazlıklar eğitim ve dış politika konuları olarak biliniyordu. Toplantı sırasında bu konular da masaya yatırıldı. Kılıçdaroğlu, CHP'nin imam hatip okulları konusundaki tavrını şu şekilde aktardı: "Biz meseleye matematik modellerle bakmıyoruz. Biz Türkiye'yi orta gelir tuzağından kurtaracak, teknolojiyi, üretimi bir üst seviyeye çıkaracak bir altyapıyı oluşturacak eğitim modellerinin derdindeyiz. Modeliyle değil müfredatıyla ilgiliyiz. Diğer taraftan imam hatip okullarına karşı da değiliz. O okulları CHP kurdu ve biz de bugün o okulların teminatıyız." Görüşmede, Kılıçdaroğlu'nun sürecin uzamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği de öğrenildi. Kılıçdaroğlu ile Davutoğlu, dış politika konusunda da iki parti arasındaki derin görüş ayrılıklarını görüştü. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Ortadoğu konusundaki dış politikasının köklü bir şekilde değişmesi gerektiğini ifade etti. Ancak, bir koalisyon hükümetinde CHP'nin bağımsız bir şekilde davranmayacağının, MGK gibi devlet yapılanmalarının ortak akılla belirleyeceği siyasete saygı duyacaklarını vurguladı. Toplantıda anlaşılamayan en önemli konu koalisyonun modeli ve süresi oldu. Davutoğlu, Türkiye'yi erken seçime götürecek bir hükümete nasıl baktıklarını sordu. Kılıçdaroğlu erken seçim hükümetine ya da azınlık hükümetine karşı olduklarını ifade etti. CHP'nin Türkiye'nin kronik sorunlarına çözüm bulacak bir koalisyon modeli üzerinde durduğunu anlattı. Gönüllerinden de 4 yıllık iddialı bir hükümet geçtiğini söyledi. Başbakan Davutoğlu, çeşitli reformları içeren bir gündem ve protokolle süreli bir koalisyon konusunda nabız yokladı ve süre konusunda bir rakam söylemedi. AK Parti heyetinin süre teklifini ikinci toplantıda yapması bekleniyor. Kılıçdaroğlu ile Davutoğlu arasındaki görüşmede hangi bakanlıkların hangi partiye verildiği görüşülmedi. Bu aşamaya Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu'nun koalisyon hükümeti kurmaya karar vermelerinin ardından geçileceği ifade edildi. CHP lideri, bakanlıklar konusunda sayı değil nitelik konusunda hassasiyet gösteriyor. MGK'nın hükümet kanadında dengeli bir dağılımı ilk şart olarak koyuyor. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri ya da Adalet Bakanlığı CHP'nin bakanlık pazarlığının ana unsurunu oluşturacak. Dışişleri Bakanlığı'nın da teammüller gereği koalisyonun küçük ortağına verilebileceği bildirildi. İki lider yarın Ankara Palas Devlet Konukevi'nde buluşacak. Formatın aynı olması bekleniyor. Yani komisyon başkanları Ömer Çelik ve Haluk Koç'un katılacağı bir toplantı planlanıyor. Eğer daha geniş bir katılım istenirse, AK Parti'nin koalisyona karar vermiş olarak toplantıya geleceği şeklinde yorumlanabilir. CHP MYK toplantısı dün yapıldı. Kılıçdaroğlu, toplantı ile ilgili parti yöneticilerine bilgi verdi. MYK'nın Kılıçdaroğlu'na tam destek verdiği öğrenildi. Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti'nin 'geçici' bir koalisyon anlamına gelecek süreli bir koalisyon talebiyle gelmesi halinde bunun kabul edilmemesini istedi. Koalisyonun gündemli olmasına itiraz gelmezken, reform hükümetine de destek çıktı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ise koalisyon konusunda eli Kılıçdaroğlu kadar rahat değil. Parti tabanında CHP ile koalisyona bakış negatif. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve ona yakın isimlerin de itirazları sürüyor. Ahmet Davutoğlu'nun perşembe günü toplantıya 'koalisyon' kararıyla gitmek için parti yönetimini, tabanını ve Cumhurbaşkanı'nı ikna etmesi gerekiyor.
Hürriyet
5 Başlıkta Dahi Anlaşamıyoruz
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün sabah önce kurmaylarıyla bir araya geldi, saat 14.30'da da MYK toplantısına başkanlık etti. Gün boyu yapılana değerlendirmelerde Başbakan Davutoğlu'yla önceki günkü görüşmelere ilişkin bilgiler veren Kılıçdaroğlu'nun, koalisyon olasılığını düşük gördüğü belirtildi. Kurmaylarına, "Haftalar önce açıkladığımız 5 sorun başlığında dahi anlaşamıyoruz. 'Dış politika, çok sorunlu, baştan sona ele alınması gerekiyor' diyoruz, Ahmet Bey, 'Dünya bizim dış politikamızdan övgüyle bahsediyor' diyor. 'Ekonomide kırılganlık var, asgari ücret ve emekliye maaş düzeltilmeli' önerimize, 'Ekonomi rayında' yanıtını veriyor. Eğitim politikasını eleştiriyoruz, 4+4+4 sisteminin artılarını anlatıyor. Temel sorun başlıklarını sorun başlığı olarak dahi görmüyorlar" dedi. Davutoğlu'nun "Azınlık hükümetimizi destekler misiniz" önerisi getirdiği Kılıçdaroğlu'nun bu öneriyi reddettiği belirtildi. Davutoğlu'nun "Anayasa'da uzlaşılan bazı maddeleri düzenlediğimiz, seçim barajını düzenlediğimiz kısıtlı süreli bir mini reform hükümetine sıcak bakar mısınız" sorusunu da yönelttiği belirtildi. Kılıçdaroğlu, bu öneriyi MYK üyelerine, "4 yıllık yüksek profilli bir hükümet istiyoruz. Elbette koalisyon kurulduğunda süre beyan etmek doğru değildir ancak daha en başından kısıt koymak doğru değildir. Tüm fedakarlıklarımıza karşın AKP'nin koalisyon kurmak için adım atma yerine, kendi dediğini dayatma anlayışının yansımasıdır. Bize, 'Kırmızı plakalı araçları kullanın ancak ülkeyi biz yönetelim' demek istiyorlar. 4 yıllık gerçek bir ortaklık niyetleri yok. Bu bakış açısı, 'Koalisyonu kuralım, uygun gördüğümüzde, 276'yı bulma ihtimali belirdiğinde seçime gideriz' demektir. Ülke için değil, AKP için koalisyon arayışıdır" dediği ifade edildi. Kulislerde 4 yıllık hükümet teklifinin 2+2 şeklinde esneyebileceği ifade ediliyor. Görüşmenin cuma günü yapılması önerisine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu'nun "İyi niyetle uyardım. 'Niye uzatıyorsunuz' dedim" sözleri üzerine 3. görüşme yarın Ankara Palas'ta gerçekleşecek. Toplantıda bazı kurmayların, "Masayı pazartesi günü devirmek istiyorlardı, ancak deviremediler. Hükümete yakın bazı medya organlarında çıkan haberler de bunun göstergesi" ifadesini kullandığı belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin yapıcı tutumunun devam edeceğini vurguladığı ancak Ak Parti tarafından aynı oranda yapıcı sinyaller gelmediğine işaret ettiği vurgulandı. Kılıçdaroğlu'nun Davutoğlu'nu kastederek, "Genel Başkan koalisyon kurmak istiyor ama izin vermiyorlar, kurdurtmuyorlar" sözleriyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na işaret ettiği belirtildi. CHP'nin "4+4+4"e karşı önerdiği "1+8+4" önerisiyle imam hatip liselerini kapatacağı algısının parti yönetiminin rahatsızlığı, bu konuda esnenebileceği mesajını vererek, "Gerekirse 1+5+3+4 gibi bir formül buluruz. Bizim niyetimiz imam hatipleri, bölümleri, okulları kapatmak değil, eğitim sistemini reforma tabi tutmak" mesajını karşı tarafa ilettikleri öğrenildi. CHP kurmayları "Erken seçim olursa seçimden güçlenerek çıkacak partinin CHP olduğuna işaret ediyor. Ancak partimizin değil ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz. Önceliğimiz acil bir hükümet kurulması" görüşünü dillendiriyor.
Milliyet

Mhp'de Koalisyon Beklentisi Yüksek
Ak Parti ile CHP arasındaki görüşmelerin ardından liderlerin perşembe günü yeniden bir araya gelecek olmaları "koalisyon" iddialarını güçlendirirken, MHP süreci yakından izliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, partilerden gelen açıklamaların ardından parti kurmaylarıyla gece geç saatlere kadar fikir alışverişinde bulunurken, toplantıda Ak Parti- CHP hükümetinin kurulmasının zorunluluk haline geldiği değerlendirmesi yapıldı. Bahçeli'nin önceki gün yaptığı açıklamasında, "erken seçim tedavülden kalktı, ikinci plana düştü" yönündeki açıklamanın gelmesi de Ak Parti-CHP koalisyonuna zorlayıcı bir stratejik adım olduğu öğrenildi. Partilerin izledikleri taktik adımlar ve yapılan açıklamaları tek tek masaya yatıran MHP yönetimi, bu süreçte CHP'yi samimi buluyor. CHP'nin uzun süreyi bulacak yüksek profilli bir koalisyon kurarak ülkeyi yönetme isteğinin içten bir tavır olduğunu değerlendiren MHP yönetimi, Ak Parti'nin ise, "oyalayıcı" tavır sergilediğini düşünüyor. MHP, Başbakan Davutoğlu'nun süreci zamana yayan tavrının arkasında erken seçim isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ikna etme çabasının yattığına inanıyor. "Ak Parti oynuyor" düşüncesinde olan MHP yöneticileri, Davutoğlu'nun önünde liderlik sergilemesi için önemli bir fırsat bulunduğunu ve bu şansı değerlendirmesi gerektiğini dile getiriyor. Bahçeli ise Türkiye'nin ekonomi, dış politika ve terör gibi önemli konularda doğru politikaların ancak Ak Parti-CHP koalisyonuyla hayata geçirilebileceğini dile getirirken, kurmaylarına 1999'da Bülent Ecevit'le yaptığı koalisyon süreçlerinden örnekler veriyor. Bahçeli, Ak Parti-CHP koalisyonu konusunda şu görüşleri ifade ediyor: "Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi istikbali için, kendini güvene almak için bir pozisyon almaya çalışıyor. Tek başına iktidar olacağı inancıyla, bunu denemek için erken seçim istiyor. AKP ve CHP'den yapılan açıklamalara bakılırsa görüşmelerin olumlu geçtiğini görüyoruz. Biz de iyimser bakmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı rahat bırakırsa AKP-CHP hükümeti rahatlıkla kurulur. Böylece Türkiye'de rahatlama olur. Umarız Davutoğlu, Saray'a bağımlı kalmadan koalisyon için bir karar alır."
Milliyet

Silahların Üzerine Beton Dökülene Kadar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görev süresi dolarak son YAŞ'ta emekli olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'e Devlet Şeref Madalyası verilmesi töreninde konuştu. "Son dönemde yaşadığımız hadiseler, ülkemizin güçlü bir orduya olan ihtiyacını bir kez daha göstermiştir" diyen Erdoğan şu mesajları verdi: Suruç'un ardından, yeni bir terör dalgasına maruz kaldık. Maalesef hemen her gün ülkemizin değişik illerinden yüreğimizi dağlayan ve sabrımızı zorlayan hain ve kalleş saldırıların acı haberlerini almaya devam ediyoruz. Terörün amacını, hedeflerini oluşturmak istediği korku iklimini gayet iyi biliyoruz. Türkiye'yi çekmek istedikleri tuzağın farkındayız. Ve biz bu tuzağa asla düşmeyeceğiz. Terör örgütünün çok ciddi kayıplar yaşadığını biliyoruz. Bizim için terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur. Terör örgütleri ülkemiz için tehdit olmaktan çıkarılana kadar, devletimize milletimize doğrultulan silahlar bırakılıp, gömülünceye kadar… Silahların susması değil, silahların bırakılıp gömülmesi… Bunu ısrarla söylüyorum. Üzerine beton dökülene kadar, sınırlarımız içinde tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemize devam edeceğiz. bu durumun birilerini de ciddi olarak rahatsız ettiğini biliyoruz.
Vatan

Kılıçdaroğlu'na Tam Yetki
AK Parti ve CHP liderlerinin önceki günkü koalisyon görüşmesinden bir gün sonra toplanan CHP Merkez Yönetim Kurulu, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na koalisyon konusunda tam yetki verdi. CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç tarafından yapılan yazılı açıklamada özetle şöyle denildi: "Merkez Yönetim Kurulu, kurulacak hükümetin Türkiye'nin temel 5 sorun alanında çözüm odaklı olması gerektiğinin altını çizdi. Bu sorun alanlarını dış politika, ekonomi, yeni anayasa, eğitim ve toplumsal barış olarak sıraladı. Karşı karşıya bulunduğumuz bu yakıcı sorunları ancak yüksek profilli, reform odaklı ve 4 yıl ufku olan bir koalisyon hükümeti çözebilir. Seçimde en fazla oy alan iki siyasi partinin içinde yer alacağı, geniş toplumsal desteği bulunan bir koalisyon yurtiçinde ve yurtdışında herkese güven verebilir, yurttaşlarımıza umut aşılayabilir. Halkımız siyasi partilerden bir sonraki seçimleri değil, Türkiye'nin geleceğini düşünerek hareket etmesini bekliyor. CHP Merkez Yönetim Kurulu, Türkiye'nin derin ve yakıcı sorunlarının çözümü amacıyla, ülkenin yüksek çıkarlarını gözeterek, en az 4 yıl ufku olan, reform odaklı, yüksek profilli, geniş tabana dayanan bir koalisyon hükümeti kurulması yönünde iradesini bir kez daha ortaya koydu. Bu doğrultuda Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na tam yetki verdi."
Vatan

SPOR

Ozan Tufan transferi, gün geçtikçe içinden çıkılamaz bir hâl alıyor. Dün yeşil beyazlı yönetim kuruluyla bir toplantı gerçekleştiren Bursaspor Kulübü Başkanı Recep Bölükbaşı, Ozan Tufan'ı Beşiktaş'a satmayacaklarını açıkladı. Önceki gün siyah beyazlı kulübün 7 milyon Euro ve 1 futbolcu karşılığı transferi noktalamaya yaklaştığı konuşuluyordu. Galatasaray'ın yüksek bulduğu bonservis bedeli nedeniyle transfer yarışından çekildiği Ozan Tufan'ın menajeri Ahmet Bulut'un, Fenerbahçe ile görüşme yaptığı öğrenildi. Bu gelişme, siyah beyazlıların tepkisine neden oldu. Beşiktaş yönetimi, Bursaspor'un olumsuz geri dönüşü ve Ahmet Bulut'un Fenerbahçe ile de irtibata geçip görüşmesi sonrası tepkiliydi. Siyah beyazlı yöneticiler, "Beşiktaş olarak önce, oyuncunun kulübüyle görüştük. Fakat başkan Recep Bölükbaşı önce Ozan'ı verebileceklerini söyledi, ardından olumsuz yanıt verdi. Üzgünüz" ifadelerini kullandı. Siyah beyazlıların son teklifinde bir tek 7 milyon Euro'yu önerdiği ifade edilirken, kafasından Burssapor'u silen Ozan için yeşil beyazlı yönetimin en az 8 milyon Euro talep ettiği belirtildi.
Hürriyet

Tiflis'teki UEFA Süper Kupa finalinde Şampiyonlar Ligi şampiyonu Barcelona ile Avrupa Ligi'nin sahibi Sevilla'nın mücadelesi tarihe geçti. 90 dakikası 4-4 biten maçın uzatma bölümünde Messi ve arkadaşları 5-4'le kazandı, 5. kupasını aldı. Son 2 sezonda Avrupa Ligi'nde zafere ulaşan Sevilla'da Milan'a giden Bacca'nın yerini doldurmaya çalışan Gameiro, 4- 2-3-1 taktiğinin en ucundaydı. Luis Enrique ile yeni model bir 'Guardiola' takımı olan Barça, ancak 3. dakikada Banega'dan yediği gibi bir frikik golüyle geriye düşebilirdi: 0-1. Ancak 7'de Messi'nin frikik sayısı da endişeleri çabuk bitirdi: 1-1. 15. dakikada da Messi 'farklı bir dünyadan' olduğunu yine frikik noktasından kanıtladı: 2-1. İlk yarıda yüzde 66'ya 34'lük bir pozisyon üstünlüğü kuran Barça, 44'de de hızlı çıktığı atağı Suarez'in Rafinha'ya verdiği pasla bitirdi: 3-1. Sevilla'nın aksayan savunma hatalarının en büyüğüne 52'de Tremoulinas imza atınca Suarez'in gol sevinci yaşadı: 4-1. Katalanların bir anlık motivasyon kaybı, savunmada açık verince 58'de Reyes sahneye çıktı: 4-2. Hatalar veren Barcelona savunması 72'de Gameiro'nun kaydettiği penaltıya sebep oldu: 4-3. 75'de sonra satranç misali değişikliklerle oyuna müdahale eden teknik adamlar, kupaya kilitlendi. 80'de Emery'nin hamlesi ses getirdi, oyuna yeni giren Immobile 80'de Konoplyanka'ya 4-1'den 4-4'e gelen mucize golü attırdı. Tarihe geçen maçın uzatma bölümlerinde Barcelona hakimiyeti göze çarptı. 113'de frikikten dönen topta kaleyi yoklayan Messi'nin şutunu Pedro tamamladı ve Sevilla mucizesine izin vermedi: 5-4.
Milliyet

Galatasaray, lig başlangıcının yapıldığı haftada üç boşluğu üç güçlü isimle tamamlamak, sezona hazır bir şekilde girmek için son girişimlerini yaptı. Sarı-kırmızılılarda Melo'nun kalması ağırlık kazanırken, Oumar Niasse da bugün, yarın bekleniyor. Cim-Bom, yedek kaleci sorununu da Rajkovic ile bitirecek. Futbol direktörü Cenk Ergün organizasyonundaki komite, ilk olarak Melo sorununu masaya yatırdı. Bir türlü kendine takım bulamayan Brezilyalı futbolcunun kalması ihtimali güçlendi. İstanbul'a davet edilen menajer Rodriguez Baster'le görüşmelerin bugün başlaması bekleniyor. Inter'in bonservis ödemeden almak istediği ama Galatasaray'ın 2 milyon euro istediği futbolcu için taraflar anlaşamadı, Brezilyalı da Galatasaray'dan aldığı paraya yakın bir rakam verecek kulüp bulamadı. Cim-Bom'un hocası Hamza Hamzaoğlu da önceki gece Melo'yla ilgili kalabileceği yönünde mesajlar vererek, son noktayı koymuştu. Galatasaray'ın başa döndüğü noktalardan biri de forvet bölgesi Oumar Niasse transferindeki bütün pürüzleri ortadan kaldıran sarı-kırmızılılar, işi imzaya bıraktı. 800 bin euro kiralama ücreti verilecek olan 25 yaşındaki golcü futbolcuya 1 senelik 1.2 milyon euro ödeneceği belirtildi. Galatasaray'ın bitirmek istediği diğer isim ise Kızılyıldız'ın 19 yaşındaki kalecisi Predrag Rajkovic. Bu transfer için Hamza Hamzaoğlu'nun çok istekli olduğu biliniyor. 2.5 milyon euro veren Galatasaray'a karşılık Sırp kulübünün 4 milyon euro istemesi sorun yaratırken, Cim-Bom bu problemi çeşitli formüllerle aşmaya çalışıyor.
Milliyet

Spora bir kez daha şiddet bulaştı. Fenerbahçe ve Milli Takım'ın yıldız futbolcusu Mehmet Topal saldırıya uğradı. İdman sonrası Samandıra Can Bartu Tesisleri'nden Uygar Mert Zeybek ile birlikte ayrılan yıldız oyuncu, otoyola bağlanmak için Sancaktepe gişelerine yaklaştığı sırada üç el silah sesi duydu. Silah sesleri üzerine büyük bir panikle aracını sağa çeken Mehmet Topal, aracının sağ ön camının isabet aldığını görünce polise haber verdi. Olay yerine gelen polisler Mehmet'i Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürürken; yaklaşık 365 bin euro değerindeki Mercedes G 63 model aracı da incelenmek üzere parka çekildi. Aracın camının kurşun isabet eden bölümü kağıt ile kapatıldı. Mehmet'in poliste 2 saat süren ifadesinde, çevrede kimseyi görmediğini ama bir aracın yanlarından hızla geçerek uzaklaştığını söylediği öğrenildi. Ancak saldırının ormanlık alandan gerçekleşmiş olabileceği de belirtiliyor. Mehmet daha sonra savcılıkta da ifade verdi. Savcılığın "terör" ve "maganda kurşunu" ihtimalleri üzerinde durduğu belirtiliyor. Güzergahtaki MOBESE kameraları incelemeye alındı. Fenerbahçe'nin avukat yöneticisi Mosturoğlu da kulüp adına olaya müdahil oldu. Saldırı sonrası Mehmet'in aracı tartışılıyor. Mercedes G 63'ler, güvenlik paketi içeriğiyle "kurşun geçirmez" çift camla da satılıyor. Milli yıldızın aracında ayrıca en koyu renkli cam filmi de var
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme