13 Ağustos 2015 Perşembe

13.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

İadelerı İçin Kırmızı Adım
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) meslekten ihraç ettiği savcılar Zekeriya Öz ile Celal Kara'nın haklarında yakalama kararı verilmeden 12 saat önce Gürcistan'a geçtiklerinin anlaşılması üzerine adli makamlar harekete geçti. Savcı Öz ve Kara hakkında uluslararası arama amacıyla Interpol aracılığıyla "Kırmızı Bülten" çıkarılması için de hazırlıklar başlatıldı. "Kırmızı bülten ne anlama geliyor, nasıl çıkarılıyor ve yakalanan şahıs hangi koşullarda iade ediliyor" soruları ışığında Öz ve Kara için izlenebilecek yöntem özetle şöyle: Interpol, terör, mali, adli, kaçakçılık suçlarıyla mücadele ve suçluların yakalanması için 190 ülke polisinin ortak hareket ettiği bir kuruluş. Merkezi Fransa'nın Lyon kentinde. Bu merkezde 80'den fazla ülkenin personeli görev yapıyor. Resmi yazışmalar İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Arapça yapılıyor. Bir suçlunun uluslararası düzeyde aranması, yakalanması ve akabinde iade edilmesi amacıyla Interpol'e üye ülkelerin talebi üzerine, Interpol Genel Sekreterliği tarafından çıkartılarak 190 üye ülkeye dağıtılan 'Kırmızı Bülten', önemli bir bülten olarak kabul ediliyor. Savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara hakkında Kırmızı Bülten talebinde bulanabilmek için haklarında mahkemelerce verilmiş bir tutuklama kararı ya da yargılanıp mahkûm olmaları ve cezanın infazına yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı'nca haklarında yakalama müzekkerelerinin olması gerekiyor. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'ndaki bilgiler ve gerekli belgeler hazırlandıktan sonra dosya Lyon'daki merkeze ulaştırılıyor. Interpol İcra Kurulu'nda dosya incelendikten sonra şahıs hakkında Kırmızı Bülten çıkarılıp çıkarılmayacağına karar veriliyor. Kırmızı Bülten'le uluslararası seviyede aranan bir kişinin yakalanması durumunda iade işlemleri başlıyor. Böyle bir kişi yakalandığı ülkeden arandığı ülkeye, işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle yargılanmak veya hakkında verilen cezanın infazını sağlamak amacıyla mevcut iade sözleşmesi veya karşılıklılık ilkesi uyarınca teslim ediliyor. Bu nedenle kişinin yakalandığı ülkenin kanunlarına göre suçlu sayılması halinde iadesi mümkün oluyor. Aksi durumda sadece takibe alınıyor.
Hürriyet
 

Karakola Roketle Saldırı!
Son günlerde artan terör saldırılarına bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'da Hani yolu üzerindeki Özerkli Köyü Jandarma Karakolu'na dün saat 13.05 sıralarında PKK'lıların roketatar ve uzun namlulu silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda karakoldaki askerlerin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Fatih Gökşen (40) adlı Osmaniyeli uzman çavuş şehit oldu. Yaralı 4 er ile korucunun tedavisi sürüyor. Gökşen, Osmaniye'nin son 12 günde verdiği 4'üncü şehidi oldu. Babasının şehit olduğunu öğrenen 10 yaşındaki Kutay Gökşen, amcası Mehmet'e sarılıp 'Babam gitti' diyerek ağladı. Gökşen'in Yediocak Mahallesi'nde kısa bir süre önce ev aldığı, ailesini yeni eve yerleştirip Ramazan Bayramı'ndan sonra Diyarbakır'a gittiği öğrenildi. Saldırının ardından bölgeye taarruz helikopterleri, insanlı keşif uçağı, kara ve havadan takviye birlikler sevk edildi. Saldırıyı gerçekleştiren PKK'lılardan 2'si öldürüldü. Diyarbakır'da canlı bomba eyleminde bulunmak üzere kente geldiği değerlendirilen B.D. adlı şüpheli gözaltına alındı. Şırnak'ın Cizre ile Güçlükonak ilçelerindeki Küpeli ve Kilise dağlarında önceki gün Akdizgin Jandarma Karakolu'na yapılan saldırıdan sonra başlatılan operasyonlar sürüyor. Sikorsky helikopterlerle bölgeye sürekli asker taşınırken, Kobra helikopterleriyle PKK'lıların bulunduğu bölgeler bombalanıyor. Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lılar Hükümet Konağı önünde nöbet tutun polislere saldırdı. 2 polis yaralandı, bir PKK'lı öldürüldü. Iğdır İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen pusu ve dinleme faaliyeti sırasında PKK'lı grupla çatışmada bir terörist öldürüldü. Çıkan çatışmanın ardından Iğdır-Doğubayazıt karayolunu ulaşıma kapatan PKK'lılar bir TIR'ı ateşe verdi. Van'ın Edremit ilçesinde 'hendek' kazılması olayıyla ilgili gözaltına alınan Edremit Belediyesi Fen İşleri Müdürü U.C. ve garaj amiri İ.K. tutuklandı.
Milliyet

Paralel Davasına Kapalı Duruşma
Emniyetteki "Paralel Devlet Yapılanması" iddialarına ilişkin, aralarında siyasetçi, gazeteci ve polis müdürlerinin de bulunduğu bazı kişilerin yasa dışı dinlendiği gerekçesiyle haklarında dava açılan 54 kişinin yargılanmasına başlandı. Mahkeme, sanıkların talebi doğrultusunda duruşmanın kapalı yapılmasına karar verdi. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Durmaz, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Hami Güney'in de aralarında bulunduğu 10'u tutuklu, 14'ü tutuksuz 24 sanık ve avukatları ile müştekilerden bazıları katıldı. Kimlik tespitinin ardından söz alan sanık avukatlarından Mustafa Kocadağ, sanıkların emniyet mensubu olduğunu, önleyici dinleme faaliyetlerinde bulunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: "İstihbarat faaliyetleri önleyici tedbirler olması nedeniyle bazı isimleri deşifre edecekler, çalışma şeklini anlatacaklar. İstihbarata karşı koyma olayı ifşa edilecektir. Bu da terör örgütünün yeni taktikler geliştirmesine neden olacaktır. İçeride gazeteciler de olabilir, bazı izleyiciler sosyal medyadan bunu paylaşılacaktır. Bunun için CMK'nın 182/1 maddesinde öngörülen şekilde duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasını talep ediyoruz." Cumhuriyet savcısı da mütalaasında, sadece sanıkların savunmalarının alınmasında duruşmanın kapalı yapılmasını talep etti. Mahkeme Başkanı Veyselgarani İsmailoğlu ise duruşmanın kapalı yapılacağını bildirdi. Bunun üzerine salondaki izleyiciler ve gazeteciler dışarı çıkarıldı. CMK'nın 182/1. maddesi, mahkemenin, genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verilebileceğini düzenliyor. İddianamede sanıklardan, istihbarattan sorumlu eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Durmaz, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Hami Güney ile eski İstihbarat Şube Müdürü Zeki Güven'e "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", emniyet mensubu 48 kişiye de, "suç örgütüne üye olma" suçlamaları yöneltiliyor. Sanıkların tamamının "resmi belgede sahtecilik", "haberleşmenin gizliliğini ihlal", "özel hayatın gizliliğini ihlal", "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "iftira" suçlarından da cezalandırılmaları istenen iddianamede, TİB görevlileri Fikret Özdemir, Adem Altındağ ve Yaşar Yılmaz'ın da "suç örgütüne üye olmak" ve "görevi kötüye kullanmak" suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 100, 3522-100, 4864                            
ABD Doları 2, 7751-2, 7793/ Euro 3, 0980-3, 1027/İngiliz Sterlini 4, 3360-4, 3427                  

Büyük Tehlike
Alınan önlemlere rağmen kredilerin takibe düşen kredilerde alarm zilleri çalıyor. Takipteki krediler 2014 yıl sonunda 36 milyar lirayken, haziran ayı itibariyle 42 milyar liraya çıktı. Artış KOBİ ve tüketici kredilerinden kaynaklandı. KOBİ'lerin yıl başında 11 milyar lira olan takipteki kredileri 13 milyara, tüketici kredileri de 12 milyardan 15 milyara çıktı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre takipteki krediler 2010 yılında 20 milyar liraydı. 2011 yılında gerileyerek 19 milyar lira oldu. 2012 yılında 23 milyar lira olan takipteki krediler, 2013 yılında 30 milyar lira, 2014 yılında da 36 milyar liraya yükseldi. Son 6 aylık dönemde artış yüzde 16.6 oldu. 2014 yılının sonundan itibaren KOBİ kredileri ile tüketici kredileri ve kredi kartlarında takibe dönüşüm artış gösterdi. KOBİ kredilerinde takibe dönüşen krediler yüzde 12, tüketici ve kredi kartlarındaki artış da yüzde 25 oldu. Ticari kredilerde ise bir değişim olmadı. Kredilerin takibe dönüşüm oranı da son 5 yılın en yükseğinde. 2010 yılında yüzde 3.66 olan takibe dönüşüm oranı yıllar itibariyle geriledi. Ancak 2014 yılı itibariyle tekrar artışa geçti. 2011 yılında yüzde 2.70, 2012 yılında yüzde 2.86, 2013'de yüzde 2.75 olan takibe dönüşüm oranı 2014 yılında yüzde 2.85 oldu. 2015 yılının mart ayında biraz gerileyen oran 2.84'tü. Ancak 2015 yılı haziran ayı itibariyle takibe dönüşüm oranı yüzde 2.89 oldu. Haziran ayı itibariyle kredi kartının da dahil olduğu tüketici kredilerindeki takibe dönüşüm oranı yüzde 3.84 oldu. 2010 yılında bu oran yüzde 4.13'tü. 2011 yılında yüzde 2.88'e gerileyen oran, 2012 yılında yüzde 2.95, 2013 yılında yüzde 2.87, 2014 yılında da yüzde 3.38 oldu. 2015 yılının mart ayında yüzde 3.51'e gerileyen oran, sonraki üç aylık dönemde yüzde 3.84'e yükseldi. Konut ve taşıt kredilerinde önemli bir değişiklik olmazken, 2014'den itibaren kredi kartları ile ihtiyaç kredilerinde artış gözlendi. Kredi kartlarında oran 2014 yılı sonunda yüzde 7'lerdeyken, 6 ay sonra haziran itibariyle yüzde 8'lere yükseldi. İhtiyaç kredilerinde ise yüzde 4'ler civarındaki oran yüzde 4.5'lara yükseldi.
Hürriyet

Çin Etkisi Dünya Borsalarını Vurdu, Endişeleri Artırdı
Çin Merkez Bankası'nın, ülkenin para birimi yuanın değerini iki günde toplam yüzde 3.5 düşürmesi, dünya borsalarında düşüşlere neden olurken, endişeleri de artırdı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin'in, devalüasyon ile kendi ihracatını artırmaya çalıştığı ve durgunluğu yenmeye çalıştığını belirten uzmanlar, bunun, dünya ekonomileri için, özellikle de gelişlmekte olan pazarlar açısından tehlike arzedebileceğini ifade ediyor. Nitekim Amerikan Merkez Bankası Fed'in faiz operasyonu ile birlikte Çin'in yaptığı devalüasyonun, gelişmekte olan pazarlar için zorlayıcı olacağına dikkat çekiliyor. Aynı şekilde bu operasyonun, Fed'in faz operasyonunu zora soktuğunu düşünenler de var. Devalüasyonla birlikte faiz indiriminin de geldiğine dikkat çeken uzmanlar, ucuzlayan yuanın, özellikle Çin'in doğrudan ticari rakibi olan ülkeleri de güç duruma sokacağını, Güney Kore ve Japonya'nın da buna uyum sağlamak için paralarının değerini düşürmek zorunda kalabileceğini kaydediyor. Çin mallarının ucuzlamasının ise, bazı ülkelerin ithalatını artıracağı ve bu ülkelerde üretimleri yavaşlatacağı yorumları da yapılıyor.
Milliyet

10 Liradan 700 Liraya
Gebze-İzmir Otoyolu Projesi kapsamında yapımına devam edilen ve gelecek yıl Mart ayının sonuna doğru açılması planlanan İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü sayesinde Yalova'da arsa fiyatlarında 2-3 kat artış oldu. 10 yıl önce metrekaresi olan lira olan sanayi arsaları için şimdi 300-400 liralar konuşulurken, köprüyü gören arsalarda 50 lira olan metrekare fiyatı 700 lirayı buluyor. Altınova Belediye Başkanı Metin Oral, önceleri gemi tersanesi kurulan bölgelerin çevrelerinde artan arsa fiyatlarının, asma köprüyle yeniden yükseldiğini vurguladı. Arsa sahiplerinin, dolayısıyla bölge insanının bu durumdan memnun olduğunu belirten Oral, "Asma köprü ile en azından şu anda bölgede arsa olarak ciddi bir değer artışı var ve bu devam edecektir" dedi. Oral, konut sektöründe hareketliliğin son iki yılda artmaya başladığının, hem kendilerinin hem de çevre belediyelerin verdiği yapı ruhsatlarından anlaşılabildiğini söyledi. Yoğunluğun karşılanması bakımından sosyal, kültürel, eğitim ve sağlık gibi konularda duyarlı olmaları gerektiği için bu konuda planlama yürüttüklerini aktaran Oral, "Bölgemiz cazibe merkezine dönüşecektir çünkü burası Kocaeli, Bursa ve İstanbul üçlüsünün tam ortasında. Bu bölgelerdeki hengame, kargaşa ve trafik yoğunluğu burada yok, burası daha sakin. Doğası güzel, bir yeşillik orman alanı var. Tarım alanlarımız var ve toprağımız verimli. Ayrıca burası büyük kentlere ulaşım bakımından hem çok yakın hem de buraya gelenler oranın o kargaşasını görmemiş olacak. Buranın en büyük cazibe olma sebebi de bunlardır. Yani burası insanların gürültü ve kirlilikten kaçacağı bir mekan" diye konuştu. Bölgede inşaat işleri ve emlakçılıkla ilgilenen Cevdet Karataş da köprünün kente sağladığı avantajları şöyle anlattı: "Alıcılar olsun satıcılar olsun yani iki taraf da kazançlı oluyor. Sonuçta gayrimenkulünü bekleten kişi daha çok kazandığı gibi alan kişi de beklediği süre kadar 2-3 katı bir prim yapacaktır. Bu bölgedeki gayrimenkul satışlarında birçok kez tapuların 3-5 kez peş peşe el değiştiğini görebiliyoruz. Yatırım yapmak isteyenler, Altınova, Kaytezdere ve Yalova çevresini tercih edebilir. Buradaki fiyatlara bakıldığı zaman ilk tersaneler 2005 yılında yapıldı. Metrekaresi 10 lira olan sanayi imarlı arsalar, 300-400 lira oldu. Şu an bu bölgeler için 600-700 liradan bahsediliyor. Bugün, köprüyü gören deniz manzaralı arsaların eskiden 50-100 lira olan metrekare fiyatları da yine 600-700 lirayı buldu. Mesela 100 bin liralık bir gayrimenkulün, 250-300 bin liraya satıldığını görebiliyoruz."
Vatan

İlk Düdükten Önce Gong
Borsa İstanbul'da bugüne kadar yalnızca halka açılan şirketler tarafından yapılabilen gong töreni, dün ilk kez futbol sezonu açılışı için düzenlendi. "Hasan Doğan Hoşgörü, Dostluk, Saygı Sezonu" olarak belirlenen 2015-2016 Spor Toto Süper Ligi, dün Borsa İstanbul'da çalınan gongla sembolik olarak açıldı. Lig, 14 Ağustos Cuma günü başlayacak. Önümüzdeki yıllarda gelenekselleşmesi hedeflenen gong töreninin hem fair playe hem de borsadaki futbol kulüplerine katkı sağlaması bekleniyor. Borsa İstanbul'da gerçekleştirilen törene Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ, Borsa İstanbul Genel Müdürü Tuncay Dinç ile TFF Başkan Vekili Ali Dürüst katıldı. Gongu çalan Demirören, Gümüşdağ ve Dinç, hem yeni sezonu hem de hem de Borsa İstanbul'da işlemleri başlattı. Törende bir konuşma yapan TFF Başkanı Yıldırım Demirören, "Hasan Doğan Hoşgörü Dostluk Saygı Sezonu" olarak belirlenen 2015-2016 sezonunu sembolik olarak açtıklarını belirterek, "Dünya çapında bilinen Türk markalarını saysanız, ilk sıralarda muhakkak kulüplerimiz geliyor. Dört kulübümüz borsaya kayıtlılar. Amacımız, Süper Lig'deki bütün kulüpleri bu genişliğe, bu hacme getirip, borsaya sokabilmek" dedi. Yeni sezonun tüm kulüplere hayırlı olmasını dileyen Demirören, "İnşallah bu gong da bugün yatırımcılarımıza hayırlı olur" temennisinde bulundu. Borsa İstanbul Genel Müdürü Tuncay Dinç, yeni sezonun centilmence, fair-play ruhuna uygun geçmesini dilediklerini kaydederek, "Futbolumuzun uluslararası arenada üstün başarılar elde edeceği, rekabetin dostluklara ve kardeşliğe gölge düşürmeyeceği, bol gollü bir sezon temenni ediyoruz" dedi. Türk takımlarının özellikle Avrupa ve dünyada kupalar kaldırmalarını beklediklerini dile getiren Dinç, "Takımlarımız kupalarını aldıktan sonra üzerimize düşeni yaparak kupalarını buradan kaldırmalarını ve gong töreni yapmayı vadediyoruz" diye konuştu. Dinç, Türkiye'de büyük kulüplerin, diğer kulüplere öncülük ederek borsada işlem gördüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Kulüplerimizin sahip olduğu bu vizyonun ülkemizdeki diğer takımlar ve bütün şirketler tarafından sahiplenilmesini, kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik açısından artan sayılarla halka arzların gerçekleşeceğini ümit ediyoruz."
Vatan

Mobius: Türkiye Kırılgan Değil
Uluslararası piyasalarda 'yatırım gurusu' olarak bilinen Templeton Gelişmekte Olan Piyasalar Grubu Başkanı Mark Mobius, gelişmekte olan piyasalarda kullanılan 'kırılgan beşli' tanımlamasına katılmadığını belirterek Türkiye'de yatırımcılar için fırsatların olduğunu söyledi. Mobius, "Kırılgan beşli terimine içerisinde bulunan ekonomilerin karmaşık yapılarını basitleştirdiği için katılmıyorum. Türkiye örneğine bakarsak, bu terim ülkenin gerçek ekonomik gücüne gölge düşürüyor. Türkiye'de hala özellikle de tüketici alanında birçok yatırım imkanı bulunuyor. Türkiye iyi yetişmiş iş gücü ve mükemmel yöneticileri ile küresel piyasalara giriş yapabilen son derece dinamik bir ekonomi. Kırılgan olduğunu söyleyemeyiz" dedi. Yaklaşık 40 yıldır gelişmekte olan piyasalara yatırım yapan Mobius, ABD Merkez Bankası FED'in faiz artışı olasılığının gelişmekte olan ekonomilere olası etkilerini de değerlendirerek, "ABD'den gelecek faiz artışının gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki risk algısı aslında kısmen azaldı. Çünkü faiz artışının küçük bir oranda yapılacağı beklentisi var. Asıl risk eğer piyasaların beklentisinin üzerinde bir faiz artışı yaşanırsa oluşur. Böyle bir durumda gelişmekte olan piyasalar dahil tüm piyasalar etkilenir" ifadelerini kullandı.
Star

İstanbul'a İki Yeni Metro
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ataköy-İkitelli ve Dudullu-Bostancı metroları için eylül ayında ihale yapılacağını söyledi. Topbaş "İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakalarında iki önemli hat için ihale aşamasına geldik. Ataköy- İkitelli ve Dudullu-Bostancı metroları için eylül ayında ihaleler yapılacak" dedi. Ataköy-İkitelli hattı ile Basın Ekspres yolu güzergahının Marmaray ve Olimpiyatköy-Bağcılar metrosu ile entegre raylı sisteme kavuşmuş olacağına dikkat çeken Topbaş "Böylelikle Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir ilçelerimiz bu hattan istifade edecek" açıklamasını yaptı. Topbaş, Dudullu-Bostancı metrosunun ise Maltepe, Kadıköy, Ataşehir ve Ümraniye'den geçeceğini ve bu hattın Marmaray, Karıtöy-Kartal metrosu ve Üsküdar-Ümraniye-Sancaktepe-Çekmeköy metrosu ile entegre olacağını belirtti. Ataköy-İkitelli hattının uzunluğu 13.3 kilometre, kapasitesi saatte tek yönde 45 bin yolcu taşımalı olacak. İhale tarihi 14 Eylül olan hatta istasyonlar; Ataköy, Yenibosna, Çobançeşme, Kuyumcukent, Doğu Sanayi, Mimar Sinan, Evren Mahallesi, İkitelli Kavşak, Mehmet Akif, Bahariye, Masko, İkitelli Sanayi. Dudullu-Bostancı hattının uzunluğu 14.2 kilometre, kapasitesi saatte tek yönde 45 bin yolcu taşımalı olacak. İhale tarihi 10 Eylül olan hatta istasyonlar; Bostancı, Suadiye, Üst Bostancı, Kozyatağı, Küçükbakkalköy, İçerenköy, Kayışdağı, Türk-iş Blokları, İmes, Modoko, Dudullu, Yukarı Dudullu. Ataköy-İkitelli arasını 19.5 dakikaya indiren hatla Yenikapı-Çobançeşme arası 20 dakika, Kirazlı-Ataköy arası 15 dakika, İkitelli-Bahçelievler arası 20 dakika sürecek. Dudullu-Bostancı arasını 21 dakikaya indirecek hatla ise İçerenköy- Taksim arası 38 dakika, İMES-Kadıköy arası 23 dakika, Modoko-Eminönü arası 26 dakika, Kayışdağı-Kadıköy arası 18 dakika tutacak.
Star

DÜNYA

Bölgeden Çekilin Kandil'i Vuracağız
Lucas Tomlinson ve Jennifer Griffin imzalı 10 Ağustos'ta yayınlanan habere göre Türkiye, geçen ay İncirlik Üssü'nün IŞİD'e karşı savaşta kullanılmasına izin veren anlaşmadan saatler sonra Amerikalı askeri liderleri şaşırtan bir hamle yaptı ve IŞİD'e karşı savaşta iki ülkenin ittifakı konusunda soru işaretleri arttı. Sitenin ismi açıklanmayan askeri bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Türkiye, 24 Temmuz'da Kuzey Irak'ta PKK hedeflerine yönelik hava saldırısını, bölgede IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenleyen koalisyona liderlik yapan müttefiki ABD'ye sadece 10 dakika öncesinde haber verdi. Geç bildirimle ilgili terör örgütü IŞİD'e karşı savaşan uluslararası koalisyonun karargâhı Birleşik Ortak Görev Gücü Merkezi'nde (BOGGM) gerilim yaşandığını öne süren askeri kaynak, Fox News'a yaptığı açıklamada, "Bir Türk yetkili geldi ve 10 dakika içinde hava saldırısının başlayacağını söyleyerek müttefik kuvvetlere ait uçakların hızlıca Musul'un kuzeyine çekilmesini talep etti. Büyük öfkeye kapıldık. ABD kuvvetlerinin Türk bombalarıyla vurulması riskini alamazdık" dedi. Bu gerilimin yaşandığı merkezin hangi ülkede bulunduğu gizlilik sebebiyle açıklanmadı, sadece Ortadoğu'da olduğu biliniyor. ABD'li yetkililerin, Türk ordusunun ani kararının IŞİD'e yönelik düzenlenen hava saldırıları nedeniyle "dost ateşi" riskini artırdığına inandığını söyleyen kaynak şöyle devam devam etti: "Türklerin hava saldırısı düzenlediği bölgeye yakın bir yerde Peşmerge güçlerine eğitim veren ABD Özel Kuvvetleri'ne ait birlikler var. Türk savaşçıların kim olduğu, sinyallerinin ne olduğu, hangi frekansı kullandıkları, irtifaları vb. konularda hiçbir fikrimiz yoktu." Habere göre ayrıca ertesi gün Türk istihbarat subayı yeni bir saldırıyı haber vermek için uluslararası partnerlerini bilgilendirmeye gittiğinde ABD'li askeri yetkililerin itirazlarıyla karşılaştı. Amerikalılar, Türk subayından Türk savaş uçaklarının uçuş planlarının isterken Türk yetkilisi ise ABD'li eğitmenlerin yerini öğrenmek istedi. Merkezdeki koalisyon yetkilileri önce bilgileri paylaşmayı reddetti. Askeri kaynak, "Eğer bizim çocuklardan biri vurulsaydı, Türkler bizi suçlardı. Türklere koordinatları verdik. ABD kuvvetlerinin Türkler tarafından bombalanması riskini göze alamazdık" dedi.
Hürriyet

İsrail, Mescid-İ Aksa Yanına Sinagog Yapacak
İsrail, Orta Doğu'da gerginliğe yol açacak yeni bir projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Mescid-i Aksa ve Kudüs İşleri Basın Merkezi, İsrail'in yakın bir zamanda Mescid-i Aksa'nın yakınında büyük bir sinagog inşa etmek için ihale açacağını iddia etti. Basın merkezinden yapılan açıklamada, "Elde ettiğimiz haritalar, 'İsrail'in Mücevheri' ismiyle büyük bir sinagog yapılacağını gösteriyor. İsrail yönetimi gerekli bütçe ve projelerle ilgili işlemleri tamamladı. İlgili kurumların onayını aldı ve projenin başlaması için geriye sadece ihalenin ilan edilmesinin kaldı" denildi. Haritalardan sinagogun 6 katlı inşa edileceğinin anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, 1'inci katta Hz. Süleyman tapınağının kalıntıları olduğu ileri sürülen tarihi eserler sergilenecek. Sinagog, İsrail'in 1967 yılında işgal ederek "Yahudi Mahallesi" ismiyle Yahudi yerleşim birimine dönüştürdüğü "Şeref Mahallesi" arazisi üzerine inşa edilecek ve Mescid'i Aksa'ya onlarca metre mesafede bulunacak. Ayrıca, eski Kudüs'ün ortasında kutsal Yahudi yerleri oluşturmak için İsrail hükümetinin desteğiyle 13 milyon dolara mal olacak sinagog, kubbeli olarak inşa edilecek. 1400 metrekarelik alana yapılacak sinagogun yüksekliği 23 metre olacak.
Türkiye

Kos Adasında Mülteciler Stadyuma Kilitlendi
Yunanistan'ın Kos adasında sığınma arayan yaklaşık 2 bin göçmen, barınak yokluğu nedeniyle adadaki futbol stadyumuna kilitlendi. Gölge almayan bir oyun alanına polis gözetiminde hapsedilen göçmenler, uzun süre güneş altında bekledi. The Guardian gazetesine konuşan Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü yetkilisi Constance Theisen, her 15 dakikada bir kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle bayıldığını açıkladı. 2 bin kişilik gruba ilave olarak stadyumun korunaklı bir bölgesine 1,500 kişilik göçmen grubunun yerleştirildiği ifade edildi. MSF'nin stadyumdaki sözcüsü Julia Kourafa, polisin olayları bastırmak için ses bombası kullandığını ve durumun kontrolden çıktığını aktardı. Sayıları az olan Yunan polisinin, çoğunluğunu Suriyeli ve Afganların oluşturduğu göçmenlerle başa çıkmakta zorlandığı biliniyor. 30 bin nüfuslu adada 7 bin göçmen bulunuyor.
Milliyet

İsrail Askeri Önce Havaya Ateş Açacak
İsraıl'de son dönemde yaşanan Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının ardından artan gerilim Savunma Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Savunma Bakanı Moşe Ya'alon ve Genelkurmay Başkanı Gady Eisenkott'un getirdiği yeni 'çatışma kuralları' gereğince askerlerin, kendileri ya da İsrailli siviller için ölüm tehlikesi bulunmaması halinde 'teröristlere' karşı önce havaya uyarı ateşi açmaları isteniyor. Batı Şeria'da son haftalarda yaşanan kundaklama olayları nedeniyle Filistinlilerle İsrail güvenlik güçleri arasında sık sık çatışmalar yaşanıyor. Yetkililer taraflar arasında gerilimi daha fazla artırmamak için askerlerin daha dikkatli davranması gerektiğini düşünüyor. İsrail askerleri ise yeni çatışma kurallarının Filistinlilerin şiddet eylemlerini daha da körükleyeceği görüşünde.
Vatan

SURİYE'DE ARABULUCULU ATEŞKES
Suriye'de muhalif gruplar ve hükümete bağlı birlikler üç bölgede 48 saatlik kısmi ateşkes kararı aldı. Ateşkes ilan edilen bölgeler, Lübnan sınırı yakınlarındaki Zabadani Kasabası ile İdlib vilayetinde ordu kontrolünde bulunan Fuaa ve Kefraya köyleri olarak belirlendi. Dün sabah yerel saatle 06.00'da yürürlüğe giren ateşkes kapsamında kasabalardaki sivillerin ve militanların tahliye edileceği, ayrıca bahsi geçen bölgelere gıda ve tıbbi malzeme sevkedileceği belirtiliyor. Reuters haber ajansına konuşan Şam kaynakları, ateşkes için Türkiye ve İran'dan yetkililerin devreye girdiklerini öne sürdü. Haberde Suriye'de farklı tarafları destekleyen bölge ülkelerinin 4 yıldır devam eden iç savaşı sona erdirmek ve dikkatlerini Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne çevirmek için yollar aramaya başladığı yorumu yapıldı. Müzakerelerde muhalif grupları Nusra Cephesi'nin müttefiki Ahrar'üş Şam'ın yürüttüğü söyleniyor. Bu arada muhaliflerin kuzeybatıda Alevi bölgelerine doğru ilerlediğine dair haberler geliyor. Suriyeli bir askeri kaynak, ordunun Sahl el Ghab Ovası'nda yeni savunma hattı oluşturduğunu söyledi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad geçen ay yaptığı açıklamada, ordunun asker sayısının azaldığını, bu nedenle bazı bölgelerden çekildiğini duyurmuştu.
Vatan

İran'dan Diplomatik Nankörlük
2010 yılında İran üzerindeki uluslar arası baskıyı önemli ölçüde azaltan bir adımla Brezilya ile birlikte Tahran'a yönelik ambargonun kalkması için harekete geçen Ankara'ya karşı Tahran'ın son dönemde izlediği politikalar, "diplomatik nankörlük" olarak nitelendiriliyor. İran basınında yer alan Türkiye karşıtı haber ve yorumlarla desteklenen anti-Ankara algı operasyonu, Türk diplomatlarının tüm uyarılarına karşı son bulmak bilmiyor. Son olarak İran resmi haber ajansı tehditvari ifadeler içeren bir "Türkiye haberi" kaleme aldı. Akşam gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye'nin ABD ile işbirliğine başlamasının Kürt eylemcilerle yapılan Dolmabahçe görüşmelerine son vereceği, Türkiye devleti ile Kürtler arasında yeni savaş başlayacağı, Türkiye'nin Libya'ya döneceği, bu durumda Türkiye'nin tüm altyapısının hedef alınacağı tehditkar biçimde ifade edildi. İran'ın Şiiliği merkeze alan katı mezhepçi tutumu, yayılmacı dış politika geleneği ve bölge sorunlarına karşı sergilediği aşırı pragmatik yaklaşımı komşu ülkeler için endişe ve güvensizlik kaynağı olmaya devam ediyor.İran, uyguladığı dış politikayla hem güneyde körfez komşuları Kuveyt, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin hem de kara sınırının bulunduğu Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Türkiye, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin güvensizlik ve endişe duymasına neden oluyor. Uzmanlar, bölge ülkeleri ve halklarının İran yönetimine duyduğu güvensizliğin nedenlerini, Tahran yönetiminin halkın yüzde 90'ını oluşturan Şii nüfusu diğer ülkelerde etkisini artırmak için kullanması ve bölgede yaşanan siyasi istikrarsızlığı besleyici adımlar atması şeklinde sıralıyor.
Star

POLİTİKA
'Seçim Sakıncalı Varsanız Varız'
Ak Parti ile CHP arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinde çıkacak karar için, gözler bugün yapılacak görüşmeye çevrilirken, iki partiden olumsuz sinyaller gelmesi üzerine ibre yeniden MHP'ye döndü. MHP ise Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ikna edemediği için kendileriyle görüşmenin de, "usulen" gerçekleşeceğini düşünüyor. Seçim isteyen Erdoğan'ın, "Bakın CHP ve MHP ile masaya oturduk bizimle koalisyon yapmadılar. HDP ise zaten terör örgütünün sözünden çıkmıyor" diyerek seçim meydanlarından muhalefeti kötüleyeceği ve Ak Parti'nin tek başına iktidar olması için propaganda yürüteceği inancında olan MHP, ziyarete gelecek olan Davutoğlu'na, "Bu ortamda seçim sakıncalı. Şartlarımız ortada, varsanız varız" diyecek. Gezilerini iptal ederek Ak Parti ve CHP arasındaki görüşmeleri yakından takip eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ak Parti'den gelecek randevu talebini bekliyor. Cuma günü beklenen görüşme konusunda Bahçeli, 7 Haziran'da ana hatlarını açıkladığı partisinin şartlarını Davutoğlu'na bir kez daha sıralayacak. MHP, CHP ile yürütülen ve haftalar süren bir uzun boyutlu görüşme stratejisi izlemeyecek. İki liderin gerçekleştireceği görüşmede koalisyona ilişkin gidişat netleştirilecek. Hergün bir şehit haberinin geldiği bir terör ve çatışma ortamında seçime gidilmesinin sakıncalı olacağı düşüncesini dile getirecek olan Bahçeli, CHP ile olumsuz bir noktaya gelinmesi halinde MHP'nin koalisyon şartlarının belli olduğunu ifade edecek. Çözüm sürecinin noktalanması, 17-25 Aralık yolsuzluk olaylarından kime uzanırsa uzansın hesap sorulması, Cumhurbaşkanı'nın anayasal sınırlar içine çekilmesi ve anayasanın değişmez ilk 4 maddesine dokunulmamasını istediklerini bir kez daha yineleyecek olan Bahçeli, "Terör kol geziyor. Bu ortamda seçime gitmek sakıncalı. Bizim şartlarımızda ve konumumuzda bir değişiklik yok. Kabul ediyorsanız varsanız, varız" diyecek. 'Yakınlaşıyorlar' Siyasi kulislerde Ak Parti'nin MHP'nin şartlarına yaklaştığı ifade ediliyor. Çözüm sürecinin bitirilmesi konusunda MHP ile benzer noktaya gelen Ak Parti'nin, Doğu ve Güneydoğu bölgesine yönelik sorunların ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik önlemlerle sürdürülmesi konusunda Bahçeli ile uzlaşı zemini bulabileceği dile getiriliyor. 17-25 Aralık yolsuzluk olaylarının üzerine Meclis'te kurulacak bir komisyonla üzerine gidilmeye başlanmasına Ak Parti'nin de "onay" verdiği kulislere yansırken, MHP'nin "kime uzanırsa uzansın sonuna kadar gidilmeli" şartının ise yargı sürecine bırakılmasıyla yerine getirilmiş olacağı vurgulanıyor. Kulislerde Anayasa'nın değişmek ilk dört maddesi konusunda Ak Parti'nin de benzer bir fikirde olduğu, Cumhurbaşkanı'nın da son dönemde sınırlarına çekilme sinyali verdiği değerlendirmeleri yapılıyor.
Milliyet
'Koalisyona Yüzde 1 Bile Olsa İhtimal Var'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bugün Ankara Palas'ta yapacağı kritik görüşme öncesi, 131 milletvekilini parti genel merkezinde topladı. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede açış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu'nun şu mesajları verdiği öğrenildi: AKP ile yaplan koalisyon görüşmelerinde heyetimiz tüm açıklığı ile şeffaf olarak partimizin görüşlerini paylaştı. Karşılıklı beyanların tamamı kayıt altına alındı. AKP ile koalisyon konusunda iki temel sıkıntı var. 13 yıldır bu ülkeyi tek başına yöneten parti yanına ortak istemiyor çünkü bugüne kadar o ne isterse yapabiliyordu. Koalisyon ne demek, ne isterse yapamayacak, ne derse olmayacak demek. Bizim açımızdan ise zorluk, 13 yıldır kıyasıya eleştirdiğimiz bir parti ile ortaklığa girmektir. Ama kimse unutmasın, biz öncelikle Türkiye'yi düşünüyoruz. Pazartesi günkü görüşmede Ahmet Bey'e sürecin uzamasından duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. Yarın (bugün) yeniden buluşacağız. MYK'mızda dün alınan kararı Başbakan'a aktaracağım. 14 ilkemiz ve açıkladığımız beş ana sorun alanı ortada. Bunlara rağmen koalisyon kurulamazsa, neden kurulamadığını öğreneceğiz. Karşı tarafın önerdiği azınlık hükümetine de kısa süreli koalisyon önerisine de sıcak değilim. Böyle bir şey olamaz. Hiçbir CHP'linin koltuk ve plaka derdi yoktur. İlk günden itibaren, önce CHP değil, önce Türkiye dedik. Bunu da söylemeye devam edeceğiz. Yüzde 60'lık muhalefet blokundan hükümet çıkarmak yaptığımız çalışmalar doğrultusunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Başbakanlık teklifimiz de buna örnektir. 1991 yılında kurulan DYP-SHP koalisyonu döneminde bürokrat olarak görev yapıyordum. O günlerde koalisyonun SHP'de yarattığı zaafları gördüm. Aynı ortamın yaratılmasına izin veremem. Koalisyon konusunda Davutoğlu samimi, hakikaten kurmak istediğini görüyorum. Anlaşılıyor ki aşmakta zorluk çektiği duvarlar var. Bazı medya organları CHP'nin imam hatipleri kapatmayı düşündüğü yazılıyor. Böyle bir şey yok. Aksine imam hatiplerde okuyan çocuklar, bizim çocuklarımız. O çocuklarımızın da iyi eğitim almalarını isteriz. Bu okullarda okuyan çocuklarımızı siyasete malzeme yapmak doğru değil. Seçim bölgelerinizde ve görevlendirildiğiniz alanlarda sivil toplum örgütleri ile vatandaşlarla temas edin. Kimseyi suçlamadan, CHP'nin çözüm önerilerini anlatın. Ama koalisyonun önündeki en büyük engelin Erdoğan olduğunu da anlatın. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, bir milletvekilinin "Hiç koalisyon ihtimali yok mu" sorusuna, "Yüzde 1 bile olsa koalisyon ihtimali hâlâ var. Ama düşük ihtimal bizden kaynaklanmıyor. Parti olarak elimizden geleni yaptık" yanıtını verdi.
Milliyet
'İntihar Edecek Hali Yok'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Trabzon, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Sakarya, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat ve Artvin'den gelen muhtarlarla gerçekleştirilen sekizinci Muhtarlar Buluşması'nda birçok konuda açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında devam eden koalisyon görüşmelerine ilişkin şunları söyledi: Birileri zaman zaman çıkıyor, 'Sayın Başbakan bir koalisyon hükümeti kurmak istiyor ama Cumhurbaşkanı bunu engelliyor' gibi yalan yanlış, iftira kokan ifadeler kullanıyorlar. Ben şu ifadeyi sürekli kullandım, kullanıyorum, sorunların çözümü için irade ortaya koyabilecek bir koalisyon hükümetinin oluşması konusunda ümidimizi biz muhafaza etmeye çalıştık, çalışıyoruz. Niye, çünkü bu ülke hükümetsiz kalamaz. Cumhurbaşkanı olarak şahsıma düşen görev nedir? Anayasa'da belirtilen süreci işletmektir. Ben şu anda bu süreci işletiyorum. Seçimde en çok oyu alan partinin genel başkanı da halihazırdaki Başbakanımızdır. Anayasa'da belirtilen süreç içinde Başbakan, 45 gün içerisinde, kendisinin de partisinin de inandıklarıyla mütenasip olabilecek bir ortak bulabilirse, ama bir tekrar seçim, ama farklı bir anlayışla bir ortaklık için adım atabilir. Ama o tabii kendi ilkeleri, kendi düşünceleriyle karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa, intihar edecek hali de yoktur. Bunu tabii bu şekilde görmek lazım. Anayasa'da belirtildiği şekilde bir seçim hükümeti teşkili yoluyla seçimlerin tekrarı yoluna, bunlar denendikten sonra gidilecektir. Türkiye'nin önündeki sorunlar güçlü bir siyasi iradenin gerekliliğini her geçen gün daha açık şekilde gösteriyor. Demokrasinin ve siyasetin en önemli özelliği bu tür durumlarda millet iradesine dayalı çözümü daima masada tutuyor olmaktır."
Vatan

'Chp İle Görüşmemiz Büyük Kazanç'
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası Beşir Atalay, "CHP ile görüşmeler ülkemiz için büyük kazanç" dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında 5 saat 40 dakika süren toplantı sonrası konuşan Ak Parti Sözcüsü Beşir Atalay şu açıklamaları yaptı: Tüm seçeneklerin analizi yapıldı, kamuoyu araştırmaları incelendi. Yarın (bugün) tekrar bir araya gelecekler. Yarınki (bugünkü) görüşmenin en geniş çerçevede olmasını istiyoruz. Ak Parti olarak biz sorumlu yapıcı bir politika izledik. Bugüne kadar izlediğimiz çizgide de devam ediyoruz. Bütün partilerle görüşeceğiz dedik ve görüşmelerde yapıldı. Türkiye'deki siyasi partiler arası diyaloglar kolay kurulmuyor. Özellikle genel başkan seviyesinde bir araya gelişlerin az olduğunu bir siyaset kültürümüz var. Kurulan diyalog kamuoyuna da rahatlık getirdi. CHP ile görüşmeler ülkemiz için kazanımdır. Genel Başkanımız yarın (bugün) olumlu sonuç için gayret gösterecek. Bütün partilere kapımız açık bu politikamızı sürdüreceğiz. Toplantının olumlu geçmesi için gayret göstereceğiz, görüşme önemli. Biz bütün partilerle görüşeceğimizi söyledik. Biz buna sadığız. Başbakanımız CHP ile görüşmeden sonra MHP ile de görüşeceğiniz açıklamıştı. Görüşüp görüşmeme her genel başkanın kendi takdiridir. Bahçeli'nin değerlendirmesini yanlış bir ifade olarak görüyorum. Biz Ak Parti olarak partiler arası gerginlik politikası istemiyoruz. Yarını görmeden sonrasıyla ilgili bir adım söz konusu olmaz.' Atalay, bugün gerçekleşecek Ak Parti-CHP görüşmesi hakkında "Görüşmede tüm seçenekler masada olacak" dedi.
Vatan

SPOR

A Milli Basketbol Takımımız, Abdi İpekçi'de özel maçta konuk ettiği Bosna Hersek'i 66-58 yenmeyi başardı. Hazırlık döneminin 3. maçını oynayan milliler'de ilk periyotta üç sayı çizgisinin gerisinden sağlanan isabet, dış atıcılara fazlasıyla ihtiyaç duyan milliler için umut verici gelişmeydi, ancak devler savunmada aksayınca ilk periyot 20- 19 bitti. İkinci çeyrekte Melih art arda üçlüklere devam ederken, Kenan da ona eşlik etti, Ay-yıldızlı ekibimiz devreyi 37-28 galip bitirdi. İlk çeyrekte potasında 20 sayı gören ekibimizin ikinci periyotta rakibini 8 sayıda tutması olumlu bir gelişme olarak göze batarken, 8 faul atışının kaçması ise (11'de 3) tedirgin ediciydi. İkinci yarıda hazırlık döneminde sıkça çalışılan tam saha pres, rakibi zorladı, Cedi'nin 4 numara pozisyonuna geçişiyle baskı artınca rakibin top kayıplarını iyi değerlendiren milliler, 3. çeyreği de 54-40 galip tamamladı. Son çeyrekte önce Semih, ardından Furkan ile boyalı alandaki üstünlüğünü artıran A Milli Takım, genç oyuncularıyla tamamladığı maçı 66-58 galip bitirmeyi bildi. Milliler'de en skorer isim 10 sayıyla Boby Dixon olurken, Semih Erden de 9 sayı, 12 ribauntla galibiyette önemli rol oynadı.
Milliyet

Üç kupalı şampiyon Galatasaray, dünkü antrenman öncesinde şovunu yaparken, bu başarıda emeği geçen herkese fotoğrafta yer verdi. Daha sonra basının karşısına geçen Hamza Hamzaoğlu, geçen sezon takımı Prandelli'den devraldığında zor şartlar olduğunu belirtti. Hamzaoğlu, "En çok emek harcayan oyuncularımı tebrik ediyorum. Onların emekleri sayesinde bizler de bu gururu yaşıyoruz. Yola çıktığımızda bunların hayalini kurduk ama kolay olmayacağını biliyorduk. Sonunda hedeflediğimiz 3 kupayı da müzemize getirdik. 'Hedefler ulaşıldıkça uzaklaşır ve zorlaşır' diye bir laf vardır. Bugün 3 kupa ile bir fotoğraf veriyoruz ama bu bize yetmeyecektir. Mutlaka bunlara yenilerini ve daha iyilerini eklememiz gerekecek. Biz de bu bilinçle çalışmalara devam edeceğiz. Takımımızın ve Galatasaray camiasının daha iyi başarıları yakalayacağına inanıyorum" dedi. Hamza hoca, elde edilen başarılara rağmen hâlâ eleştirilmesini ise şöyle yorumladı: "Fatih hoca, UEFA Kupası'nı kazandığında da eleştirildi. Maalesef ülkemizde böyle. İsterseniz 5 kupa birden kazanın, ne kazanırsanız kazanın futbolda her zaman iyi olamazsınız. Bir gün gelecek mağlup olacaksınız, kötü oynayacaksınız. Kimse sizin geçmişinizi düşünerek konuşmayacak. Herkes, o günkü duruma göre eleştirilerini yapacak. Bu işin doğasında var ama maksatlı olanlara karşıyım. Gerçek ortada. Sezonu 3 kupayla tamamladık. Oyuncularımın emeklerinin yok sayılmasına, bizlerin emeklerinin küçümsenmesine karşıyım. Bunu hep yaşıyoruz. Mütevazı olduğumuz için insanlar da sanki her şey tesadüfmüş, çok basitmiş gibi algılıyor. Biz çalışmaya devam ediyoruz. İşimizle ön planda olmayı seven insanlarız." Şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin önemli transferler yaptığını anlatan Hamzaoğlu, geçen sezona göre daha çekişmeli bir lig beklediğini dile getirdi. Sarı-kırmızılıların teknik patronu, "Geçen sezon bizim şampiyonluğumuzdan sonra diğer takımlar kadrolarını inanılmaz güçlendirdi ama takım olmak çok önemli. Diğer kulüplerde iyi transferler yapıldı. İddialı ve sürpriz takımlar çıkacak. Geçen sezondan daha iyi ve daha çekişmeli bir lig bizi bekliyor. Ligin başından sonuna kadar sürecek bir yarış olacaktır" dedi.
Milliyet

Beşiktaş'ta Veli Kavlak ve Tolgay Arslan'ın sakatlanmasının ardından orta saha için yürütülen transfer çalışmaları çıkmaza girdi. Geçen ay gündemden düşmeyen Gökhan İnler'in, Schalke ile pürüz çıkmasının ardından anlaşamaması Siyah-Beyazlılar'ı yeniden harekete geçirdi. Yönetici Erdal Torunoğulları, Gökhan'a senelik 2 milyon 500 bin euro teklif etti ve gurbetçi yıldız 'evet' dedi. Napoli ise bonserviste sorun çıkartıyor ve görüşmeler sürüyor. Başkan Fikret Orman'ın, Teknik Direktör Şenol Güneş ile görüşme halinde olduğu defans ile orta saha arasına alınacak oyuncunun kaliteli bir isim olması için titiz davrandığı öğrenildi. Orman, Gökhan İnler'in yüksek kalitede bir isim olmasından dolayı bu transfere sıcak bakıyor. Torunoğulları, daha önce İtalya'da masaya oturduğu Napolili yöneticilerle bu hafta ikinci kez bir görüşme yapacak. Görüşme sonrası transferde yol çizilecek. Ukrayna basınının iddia ettiği Dinamo Kiev'li Denys Garmash'ın transferinde herhangi bir pürüz yok. 25 yaşındaki Ukraynalı, Beşiktaş'ta oynamak istediğini menajerler vasıtasıyla Erdal Torunoğulları'na iletti. Beşiktaş'ta önceliğin Gökhan İnler olduğu ve bu transferde aksilik çıkması halinde Garmash ile görüşeceği bildirildi. Şenol Güneş, tam bir takım oyuncusu olan Garmash'ın transfer edilmesine onay verdi.
Star

Polis raporuna göre Fenerbahçeli Mehmet Topal'ın aracına "yorgun mermi" isabet etti. Sarı-lacivertli futbolcunun Sancaktepe gişeleri yakınında uğradığı saldırıyla ilgili kriminal inceleme tamamlandı. Hazırlanan raporda Mehmet Topal'ın aracına isabet eden kurşunun, uzaktan ve hedef gözetilmeden ateşlenen bir silahtan çıkan "yorgun mermi" olduğu ifade edildi. Araçta kurşun geçirmez cam olduğu iddialarının da doğru olmadığı belirtildi. Rapora göre saldırıda Mehmet Topal ve araçta bulunan takım arkadaşı Uygar Mert Zeybek'e suikast girişiminde bulunulmadı, çok uzaktan ateşlenen bir mermi düşerken tesadüfen araca isabet etti. Olayın planlı bir saldırı veya terör olayı değil, bir maganda eylemi olduğu izlenimi veren rapor, Fenerbahçeli yöneticileri memnun etmedi. sarı-lacivertli yetkililer, "Böyle bir olay 'tesadüf' şeklinde açıklanamaz. Olayın aydınlatılmasını bekliyoruz" diye görüş bildirdi. 4 Nisan'da gerçekleşen saldırının da aydınlanmadığına vurgu yapan Fenerbahçeliler "Her iki saldırınının da faillerinin bir an önce bulunmasını istiyoruz" dediler. Mehmet Topal'ın bugün saat 14.30'da bir basın toplantısı düzenleyeceği öğrenildi. Yorgun mermi, "Havaya doğru ateşlenen bir kurşunun namlu çıkış hızını kaybettikten sonra, yer çekiminin etkisiyle tekrar hız kazanarak ama daha dengesiz bir şekilde yere düşmesi" diye tanımlanıyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme