14 Ağustos 2015 Cuma

14.07.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

301-318-215-125 İçin Bm'ye Ret
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi tarafından düzenlenen Türkiye'nin insan haklarına dair durumunun son kez görüşüldüğü Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması (EPİM) toplantısının haziran ayının sonundaki son oturumunda Türkiye, insan hakları durumunun iyileştirilmesi için kendisine önerilen 278 tavsiyeden 215'ini destekledi, 199'unu kabul etti. Türkiye, aralarında TCK'nın 301'inci maddesinin ve hakaretin suç olmaktan çıkartılmasının da bulunduğu 63 tavsiyeyi ise reddetti. EPİM Çalışma Grubu'nun ocak ayında İsviçre'nin Cenevre şehrinde gerçekleştirilen Türkiye oturumu sırasında, 116 ülke söz alarak dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a sorularını ve eleştirilerini yöneltmişti. Türkiye, bu tavsiyelerden bir kısmını kabul etmiş, bir bölümünü reddetmiş, bir bölümü hakkında da pozisyonunu açıklamamıştı. Türkiye, daha önce pozisyonunu açıklamadığı ve aralarında ifade özgürlüğüne dair eleştirilerin ön plana çıktığı tavsiyelerle ilgili pozisyonunu haziran ayının sonunda Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mehmet Ferden Çarıkçı'nın da katıldığı son oturumda ortaya koydu. Çarıkçı, BM Konseyi'ne bu konuda halihazırda önemli adımlar atıldığını, Türkiye'nin EPİM'e olan güçlü bağlılığının bir göstergesi olarak kendisine yöneltilen tavsiyelerden ortalama yüzde 80'ini kabul ettiğini söyledi. Ancak Türkiye'nin kabul ettiği ve reddettiği tavsiyelerin yer aldığı rapora göre, Türkiye, hakaret suçuyla ilgili 125'inci maddenin kaldırılmasına ilişkin tavsiyeyi, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mevzuatıyla uyumlu olduğu ve bu maddenin hiçbir şekilde insan hakları aktivistlerinin ve gazetecilerin yargılanmasına yol açmadığı" iddiasıyla reddetti. Türkiye, İrlanda'nın dile getirdiği "TCK'nın ifade özgürlüğünü engelleyen 301, 318, 215 ve 125'inci maddelerini feshedin" tavsiyesini de, "Son yıllarda Türkiye ifade özgürlüğünün kapsamını genişletmek ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve evrensel standartlarla aynı seviyeye getirmek amacıyla temel kanunlarını belirgin bir şekilde geliştirdi" diyerek reddetti. TCK'nın yıllardır tartışmalı olan 301'inci maddesinin birinci fıkrasında, Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni alenen aşağılamak, suç olarak tanımlanıyor. 318'inci maddedeyse "Halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte, teşvik veya telkinde bulunmayı veya propaganda yapmayı cezalandırmaktadır" deniliyor. Türkiye'nin daha önce pozisyonunu açıklamadığı ve son oturumda reddettiği tavsiyeler arasında "internet yasasının ifade özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde uluslararası ve Avrupa standartlarına uygun şekilde değiştirilmesi" de yer alıyor.
Hürriyet

'Ateşkesin Bittiği Anlamına Gelmiyor'
PKK son iki gündür yeniden yakıp yıkmaya başladı. KCK da terör eylemlerini artıracağını açıkladı ve hedefinde barajlar, askeri yollar ve karakollar olduğunu söyledi. Bu açıklama ve eylemler ateşkesin bittiği endişesine yol açtı. Dün KCK'nın açıklaması sorulan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, şunları söyledi: "O açıklamadan anladığımız kadarıyla tümüyle bir ateşkesin bitmesi durumundan söz etmiyorlar. 'Ateşkes karşılıklı olmalıdır ve ateşkesi ihlal eden baraj, askeri yol yapımlarının durması gerektiği, durmazsa buna karşı misilleme eylemi yapacakları' şeklinde bir açıklama gibi okuduk. Tümüyle ateşkesin sonlandığı ve artık bundan sonra ateşkese uymayacakları şeklinde bir açıklama olarak okumadık. Yine de bütün gelişmeler kaygı verici." "3 aya yakındır İmralı'da kesintisiz bir tecrit uygulanıyor. Aslında 17 yıllık bir tecritten söz etmek mümkün. Ben Sayın Öcalan'ın kesinlikle çözüm sürecine çok ciddi katkı sunabilecek bir durumda olduğunu düşünüyorum. Aklı başında her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının barış sürecine destek vermesi lazım. Türkiye şu anda bir cehennemin tam orta yerindedir. Ortadoğu'da olup bitenlere bir bakalım. Bütün bu coğrafya içerisinde Türkiye'yi eğer bu yangınlarından korumak istiyorsak elimizdeki en güçlü imkan barış sürecidir, çözüm sürecidir. Kimsenin elinin tersiyle itme lüksü olmaz, olamaz. 'Çözüm süreci yoktur, çözüm süreci bitirilmelidir' diyenler, hatta bunu koalisyon kurmanın şartı olarak ileri sürenler onlara sormak lazım, ne düşünüyorsunuz KCK açıklamasıyla ilgili."
Vatan


Rtük Seçiminde Ak Parti Mhp'yi Destekleyecek Mi?
Siyasi parti grupları, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nda (RTÜK) boşalan ve kendilerine düşen üyelikler için belirlediği isimleri, TBMM Başkanlığı'na bildirdi. Ak Parti RTÜK'te kendisine düşen üyelik için eski milletvekili ve eski RTÜK üyesi İlhan Yerlikaya ile Murat Zelan, MHP ise görev süresi dolacak olan Esat Çıplak ve Hayati Bice'yi aday gösterdi. RTÜK'te boşalan üçüncü üyelik için MHP ve HDP'nin bildirdiği isimler yarışacak. TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, MHP ve HDP'den birer isim istedi. MHP, üçüncü üyelik için Arif Fırtına'yı bildirirken; HDP ise bir isim yerine Filiz Koçali ve Nevruz Uğur'un adını bildirdi. Bu durumda üçüncü üyelik için nasıl bir yol izleneceği bugün TBMM Genel Kurulunda belirlenecek. Genel Kurulda, seçim öncesinde konuyla ilgili usul tartışması açılması bekleniyor. HDP, sandalye sayısı eşit olduğunda üçüncü üyeliğin kurayla belirlenmesi gerektiğini, ancak Melcis Başkanı Yılmaz'ın bunu ihlal ettiğini öne sürerek tepki gösterdi. HDP lideri Selahattin Demirtaş, daha önce yaptıkları toplantıda Yılmaz'ın da kura yönündeki görüşe desteğini açıkladığını ancak nedense tutumunu değiştirdiğini öne sürdü. Demirtaş, "Görünen o ki AKP el altından MHP'yi destekleyerek, RTÜK üyeliğini armağan etmek istiyor" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 98, 3526-98, 4925                            
ABD Doları 2, 6471-2, 6501/ Euro 2, 9071-2, 9116/İngiliz Sterlini 4, 0984-4, 1032                  

Türkiye Sağlık Turizminde İlk 10'da
Dünyanın en çok turist çeken 6'ncı ülkesi Türkiye, sağlık turizminde de hızlı büyüyor. Tedavi görmek üzere gelen turist sayısı, son 5 yılda 5 kat artışla 583 bine ulaştı. 2017'de 1 milyonu hedefleyen hastaneler, 8 milyar dolarlık gelir bekliyor. Sektörle ilgili değerlendirmede bulunan Ege Sağlık Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Zeki Hozer, dünyada yıllık 30 milyon kişinin şifa bulmak için başka ülkelere gittiğini, toplam cironun 150 milyar doları bulduğunu, normal turizme göre 5-6 kat daha yüksek katma değerlerin konuşulduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: "Türkiye, 5 yıl önce 17'nci sırada olduğu sağlık turizmi sıralamasında geçen yılki performansıyla ilk 10'a girmeyi başardı. 2011'de 272 bin hastanın tedavi için geldiği Türkiye, geçen yıl 583 bine ulaştı. Ancak kayıtları sağlıklı tutulamayan saç ekimi, diş ve estetik operasyonlar da eklendiğinde turist sayısının 1 milyonu bulduğunu düşünüyoruz. 2020 yılında 10 milyar dolara yakın gelir bekliyoruz."
Türkiye

Ab'den Komşu'ya Düyun-U Umumiye..
Yunan hükümeti iflastan kurtulmak ve euro kullanmaya devam edebilmek için çok ağır şartlar içeren bir anlaşmaya 'evet' dedi. Euro Bölgesi liderlerinin yaklaşık 17 saatlik zirvesinin sonunda Yunanistan büyük tavizler verdi. Atina yönetiminden ihtiyaç duyduğu 86 milyar euro'luk kurtarma paketi karşılığında ülkenin bağımsızlığının büyük kısmını dış denetimlere teslim etmesi istendi. Yunanistan'ın maruz kaldığı kemer sıkma politikasını sonlandırma vaadiyle iktidara gelen Başbakan Aleksis Çipras neredeyse tüm taahhütlerinde geri adım atmaya zorlandı. 5 Temmuz'daki referandumda Yunan halkının 'hayır' dediği tekliflerin de ötesine geçen şartlar arasında Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) oluşan 'Troyka' temsilcilerinin hükümet kararlarını denetleme yetkisiyle Atina'ya dönmeleri ve değerli kamu varlıklarının 50 milyar euro'luk bir özelleştirme fonuna devredilmesi de var. Yunan borçlarını ödemek için kamu varlıklarının bir fona devredilmesi ve Yunanistan'ın bu fona müdahale edememesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde dış borçları denetleyen Düyun-u Umumiye idaresini akıllara getirdi. Euro bölgesi maliye bakanları grubu (Eurogroup) başkanı Jeroen Dijsselbloem, Yunanistan'ın borçlarını ödemek için özelleştirilecek varlıkların devredileceği fonla ilgili olarak, "Bu fon Yunan bankalarının yeniden sermayelendirilmesinde de kullanılacak. Yunan bankalarının yeniden sermayelendirilmesi için 25 milyar euro ayrılacak. Yunanistan'ın varlık fonunun 50 milyar euro büyüklüğünde olması hedefleniyor. Kapsamındaki varlıklara uzmanlar karar verecek. Fon Yunanistan'da kurulu olacak" dedi. 'Jest' olarak fondan 12.5 milyar euro Yunanistan'daki yatırımlara harcanacak. Zirve boyunca Almanya'nın özelleştirmeler için bağımsız bir dış fon için çok bastırdığı, fonun Lüksemburg'da kurulmasını istediği ancak son anda fonun Yunanistan'da kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtiliyor. Bir diplomat fon idaresinin Yunanistan'ı Almanya'nın himayesine soktuğu yorumunu yaptı.
Milliyet

Emekliye Kötü Haber
Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) üyesi İbrahim Avcı adlı emeklinin, 2000'den önce emekli olanların aylıklarına yapılan intibaktan yararlanma ve intibaka ilişkin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talepleriyle açtığı dava reddedildi. Karar temyiz edilirken, son kararı Yargıtay verecek. Ankara 3. İş Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Avcı'nın avukatı Yavuz Dersan ile davalı SGK'nın avukatı katıldı. Avukat Dersan, daha önceki dava dilekçesini tekrarladıklarını belirterek, davanın kabul edilmesini talep etti. SGK'nın avukatı ise davanın reddini istedi. Hâkim Yıldız Kübra Yavuz, davanın reddedildiğini bildirdi. Anadolu Ajansına duruşma sonsarı açıklama yapan Avukat Dersan, "Karar sürpriz olmadı. Anayasa'ya aykırılık var. Temyiz dilekçemizi hazırlayarak gelmiştik. Yargıtay'a müracaat ettik. Emekliler için hala umut var" dedi. Emekli maaşları arasındaki dengesizliği gidermek üzere hazırlanan düzenleme, 2000'den önce emekli olanların maaşlarında yeniden hesaplamayla artış yapılmasını öngörüyor. Yasa 2013 Ocak ayında uygulanmaya başlamıştı. Davanın dün görülen duruşmasında ret kararı çıktı. Dersan karar sonrası yaptığı açıklamada, kararın anayasa aykırılık olduğu gerekçesiyle temyiz edildiğini ve davanın artık temyiz mahkemesi olan Yargıtay'a taşındığını kaydetti. Davanın, yasama organını da etkileyeceğini ifade eden Dersan, "Yasama organı da bu kanunun çıkması noktasında herhalde bir an önce etkin çalışma yürütür diye bekliyoruz" dedi. Mahkeme davayı kabul ederek yasayı iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürseydi, 2000 yılı sonrası emekli olanların yaklaşık 250 TL daha fazla para alıp almayacakları konusunda son sözü Anayasa Mahkemesi söyleyecekti.
Milliyet

Imf'yi Kovma Sözüyle Geldi Atina'nın Anahtarını Verdi
Yunanistan, cuma gününden bu yana süren çetin pazarlıklar sonrasında iflastan kurtuldu. Son 5 yılda toplam 240 milyar Euro'luk 2 kurtarma paketine rağmen düzlüğe çıkamayan Yunanistan, 86 milyar Euro'luk 3'üncü bir kurtarma paketi almak için kreditörlerle ağır bir anlaşma imzaladı. 1881'de Osmanlı'nın dış borçlarını denetlemek için kurulan Duyun-u Umumuye sistemini hatırlatan anlaşma, Euro bölgesi liderlerinin 16 saat süren pazarlıkları sonrasında sağlandı. Anlaşma sonrasında Yunanistan Euro'dan çıkmamak için Euro Bölgesi ve IMF'nin dayattığı ağır şartları kabul etmek zorunda kaldı. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, yılbaşında iktidara gelirken verdiği taahhütlerin neredeyse tümünden geri adım atmaya zorlandı. Hatta Türkiye'deki muhalefet partilerinin uçuk vaatlerine de ilham kaynağı olan Çipras, IMF'yi kovmak için geldiği 6 aylık iktidarının sonunda IMF ve AB'den oluşan Troyka'ya, hükümetin mali konulardaki kararlarını veto yetkisi verdi. AB tarihinin en uzun zirveleri arasına giren toplantıda Çipras istenilen şartları kabul etmemesi halinde Euro Bölgesi'nden çıkarılmakla tehdit edildi. Çipras referandum öncesi taahhüt ettiği çalışma piyasasında ve emeklilik sisteminde reform, KDV ve vergi düzenlemeleri ile özelleştirmelere ilaveten Troyka temsilcilerinin hükümet kararlarını veto yetkisiyle Atina'ya dönmelerini ve kamu varlıklarının 50 milyar Euroluk özelleştirme fonuna devredilmesini kabul etti. Çipras'ın IMF'yi gönderme çabası sonuç vermezken bu kurumun mevcudiyetinin yeni kurtarma paketi için 'önşart' olduğu kayıt altına alındı. Üç yıl süreli kurtarma paketinin devreye girmesi için istenilen reformların çarşamba gününe kadar Yunan Parlamentosu'ndan geçmesi gerekiyor. Bu onayın ardından paket AB ülkelerininin parlamentolarında da tek tek oylanacak. İktidara geldiği 25 Ocak seçimlerinin ardından Euro Bölgesi'yle müzakereleri yavaştan alan ve reformlar konusunda vakit israfıyla suçlanan Çipras'ın Yunanistan'da bankaların kapalı tutulduğu ve ATM'lerdeki paranın bitmek üzere olduğu bir aşamada, elinin görece en zayıf olduğu dönemde en zorlu pazarlıklara girerek siyasi kariyeri açısından ağır risk aldığı belirtiliyor.
Star

3 Milyarlık Bayram Pazarı
Ramazan bayramına sayılı günler kala pazar hareketlenmeye başladı. Tekstilden yiyecek- içecek sektörüne turizmden perakendecilere kadar birçok sektör bayram alışverişinden umutlu. Ucuz alışverişin adresi Mahmutbey'de yavaştan hareketlilik başlamış durumda. Esnafın beklentisi ise büyük. Yeme-içme ve kıyafet ile birlikte 3 milyar TL'yi bulması beklenen pazarda fiyatlarda geçen yıla oranla bir değişiklik yok. AVM'lerde de bayram telaşı başladı. Birçok markada yüzde 50'lere varan indirimler dikkat çekiyor. Bu bayram sadece yurt dışına 30 bin kişinin çıkması bekleniyor. Bu rakam yurt içi seyahatler ile birlikte 1 milyonu buluyor. Perakende sektörüne de doping etkisi yapacak olan bayramda 600 milyon TL civarında giyim harcaması ve 600 milyon TL civarında market alışverişi yapılması bekleniyor. Ayrıca memleketine uçak ve otobüs ile seyahat edecek olan vatandaşlar 150 milyon TL bilet, kendi aracıyla yola çıkanlar da 100 milyon TL akaryakıt harcaması yapacak. Bu rakamların üzerine ekstra harcamalar da eklendiğinde bayram ekonomisi 3 milyar lirayı bulması bekleniyor.
Star

Digiturk'ü Katarlı El Cezire Aldı
Türkiye'nin en büyük teknolojik yayın platformu Digiturk'ü Katar merkezli El Cezire bünyesindeki beIN Media Group satın aldı. Katarlı grup, Digiturk'ün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kontrolündeki yüzde 53 hissesi ile ABD'li fon Providence Equity'e ait olan yüzde 47'lik hisseyi bünyesine katarak, şirketin tamamına sahip oldu. Katarlı beIN, dün Çukurova Grubu ile Providence Equity Partners tarafından kontrol edilen fonlara ait olan ve Digiturk markası altında faaliyet gösteren Türk Pay-TV platform grubunun holding şirketi DP Acquisitions B.V.'yi satın almak için nihai bir sözleşme imzaladığını duyurdu. beIN Media Group'un 3.5 milyon aboneli Digiturk'ü satın almasında Süper Lig'in naklen yayın haklarına sahip olması etkili olduğu belirtiliyor. beIN Media Group, satın alma fiyatını açıklamazken, rakamın 1 milyar doların üzerinde olduğu kaydediliyor. Digiturk'ün TMSF'nin kontrolünde bulunan yüzde 53 hissesi Çukurova Grubu'na ait olurken, yüzde 47'si ise ABD'li fon Providence Equity Partners'ın elindeydi. TMSF, Çukurova'nın elinde bulunan yüzde 53 hisseye grubun borçları nedeniyle 2013 yılında el koymuştu. beIN Media'nın CEO'su Nasser Al-Khelaïfi satın alma işlemine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, "Digiturk'ün satın alınması, yüksek büyüme potansiyeli olan piyasalarda ve gelişmiş piyasalarda küresel yayılma hedefimize ulaşmamız ve yüksek kaliteli yayın deneyimi sağlamaya ilişkin bağlılığımız açısından çok önemli bir adım teşkil diyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi (MENA) ile olan komşuluğu ve Asya'daki bizim için önemli piyasalara olan yakınlığı da göz önüne alındığında, Türk piyasasına girişimiz, beIN Media Group açısından doğal bir adımdır. Digiturk platformunu güçlendirmeyi ve Türk Pay-TV ve spor piyasasının heyecan verici dinamiklerini daha da geliştirmeyi iple çekiyoruz" dedi.
Vatan

DÜNYA

Müzakereciler 'Şinitzel' Sınırını Doldurdu
İran ve dünya güçleri arasında ülkenin nükleer programına ilişkin nihai anlaşmaya varmak için Avusturya'nın başkenti Viyana'da 17 gündür süren maratonun sonuna gelindi. ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya'dan oluşan P5+1 ülkeleri ile Tahran arasındaki görüşmeler için verilen süre sınırları daha önce üç kez uzatılmıştı. Son tarihin bu sabah dolması beklenirken, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, 'pazartesi günü (dün) anlaşmaya varılmasının çok düşük ihtimal' olduğunu belirterek anlaşmanın bugüne kalabileceği sinyalini verdi. Hem Washington hem Tahran'dan anlaşma olmaması durumunda masadan kalkma sinyalleri gelirken, Zarif önceki açıklamasında müzakerelerin bir kez daha uzatılmaması gerektiğini söyledi. Zarif, "Müzakerelerin uzatılmaması gerektiğine inanıyoruz. Gidebildiğimiz ve gerekli olan yere kadar müzakerelere devam etmeliyiz" dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Başmüzakereci Abbas Arakçi de görüşmelerin ne zaman tamamlanacağına ilişkin soruya "Bu gece ya da yarın gece için söz veremem ama umut var" yanıtını verdi. Arakçi, hâlâ çözüme kavuşmamış bazı sorunlar giderilmeden anlaşmadan söz edilemeyeceğini belirtti. İranlı müzakerecilere yakın bir kaynak ise Viyana'da devam eden müzakerelerin uzamasına ilişkin, "Bu noktadan sonra asıl mesele, daha fazla ne kadar müzakere etmeye dayanabilecekleri; yiyebileceğiniz şinitzelin de bir sınırı vardır" benzetmesinde bulundu. BBC'ye konuşan İranlı bir kaynak ise, yaklaşık 100 sayfalık bir anlaşma metni hazırlandığını ve bu metnin tekrar okunması sırasında tartışmalar çıktığını aktardı. Kaynak, "Bir ülke bir kelimeyi değiştirmemizi istiyor, bunun üzerine anlamın tamamen değişeceği konusunda saatlerce tartışma yaşanıyor" dedi.
Milliyet

Hesapları Donduruldu
Romanya Başbakanı Viktor Ponta hakkında dün resmen yolsuzluk davası açıldı. Hakkında yolsuzluk soruşturmasının açıldığı sırada dizindeki eski bir sakatlığı nedeniyle ameliyat olmak için Türkiye'ye gelen Ponta, ülkesinde muhalefetin eleştirilerinin hedefi olmuştu. Geçen hafta ülkesine dönen Ponta, dün savcılara ifade verdi. Savcılar, Başbakan'ın milletvekili olduğu 2007-2008 yılları arasında işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle hakkında vergi kaçakçılığı, kara para aklama ve yalan ifade verme davası açma kararı aldı. Yolsuzlukla Mücadele Kurumu savcıları ayrıca Ponta'nın banka hesaplarını geçici olarak dondurduklarını da açıkladı. Ponta dün yaptığı açıklamada, "durumun partisini etkilemesini istemediği için" Sosyal Demokrat Parti genel başkanlığından istifa ettiğini duyurdu. Ponta, suçsuz olduğunu kanıtlayana kadar başkanlığa geri dönmeyeceğini belirtti. Ancak Ponta, kendisine dokunulmazlık sağlayan başbakanlık görevinden ise istifa etmeyi reddediyor. Ponta başbakanlık görevinin "milyonlarca Rumene karşı görevi olduğunu için" istifa etmediğini belirtti. Son dönemde yolsuzlukla mücadeleyi artıran Romanya'da ilk kez bir başbakan hakkında dava açılıyor.
Milliyet

109 Uygur Türkü 'Yok' Oldu
Tayland'ın geçtiğimiz hafta Çin'e teslim ettiği, kelepçelenip başlarına çuval geçirilen 109 Uygur Türkü'nün nereye götürüldüğü ve akıbetleri hakkında herhangi bir şey bilinmiyor. Tayland'ın Çin'e teslim ettiği 85'i erkek 24'ü kadın toplam 109 Uygur Türkü elleri kelepçeli ve başlarına çuval geçirilmiş şekilde Çin'e götürülmüştü. Çin devlet televizyonunda Uygurları bu halde gösteren bir haber yayınlanmış ve Uygurların önce Türkiye'ye girip, ardından Suriye ve Irak'a giderek DAEŞ'e katılacakları öne sürülmüştü. Bu 109 kişiden 13'ünün "terör" şüphelileri olduğu da öne sürülmüştü. Şu an bu 109 Uygur'un nerede olduğu bilinmiyor.
Star

Parti Liderliğini Bıraktı
Yolsuzluk yapmakla suçlanan Romanya Başbakanı Viktor Ponta, Sosyal Demokrat Parti (PSD) liderliğinden ayrıldığını açıkladı. Yolsuzluklarla Mücadele Kurumu (DNA) tarafından yolsuzluk, para aklama ve vergi kaçakçılığı iddialarıyla yaklaşık 1 ay önce hakkında cezai soruşturma başlatılan Ponta kişisel Facebook hesabından yaptığı açıklamada, "Sosyal Demokrat Parti olarak bugüne kadar hakkında her ne nedenden olursa olsun soruşturma açılan kişiler kanuni süreç sonuna kadar görevlerinden çekilmişlerdir. Ben de partimdeki herkes gibi kanun önünde aklanana kadar parti başkanlığımdan ayrıldığımı bildiriyorum. Masum olduğum kanıtlanana kadar partide hiçbir göreve aday olmayacağım. Partimin bir üyesi olarak kalmaya ve başbakanlık görevime devam edeceğim" ifadelerini yer verdi. Yaklaşık iki yıldır başbakanlık görevini yürüten Ponta'nın adı, yolsuzluktan yargılanan eski Bakan Dan Şova'nın dosyasında geçiyor. 2007-2008 yıllarında avukat olarak çalışan Ponta, yakın arkadaşı olan Şova'dan usulsüz olarak 40 bin Euro ve lüks bir araç almakla suçlanıyor.
Vatan

Renzi'ye Gore Sisi 'Büyük Bir Lider'
Mısır'ın başkenti Kahire'deki İtalya Konsolosluğu'na düzenlenen bombalı saldırının ardından El Cezire Televizyonu'na konuşan İtalya Başbakanı Matteo Renzi, Sisi rejimine desteğini belirtti. Ülkesinin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün düzenlediği saldırı nedeniyle gözünün korkmadığını vurgulayan Renzi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi'nin IŞİD ve Müslüman Kardeşler gibi örgütlerle savaşta çok etkili olduğunu belirten. Renzi, "Mısır ancak Sisi'nin liderliğiyle kurtulabilir. Onun büyük bir lider olduğunu düşünüyorum" dedi. 1 kişinin ölümü ve 9 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırı sonrasında Sisi ile telefonda görüşen Renzi, Mısır ve İtalya'nın terörizmle birlikte mücadele etmeyi sürdüreceğini kaydetti.
Vatan

POLİTKA

Kaygı Verici
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, KCK'nın ateşkesi bitirdiği iddialarıyla ilgili, "O açıklamadan anladığımız kadarıyla tümüyle bir ateşkesin bitmesi durumundan söz etmiyorlar. Tümüyle ateşkesin sonlandığı ve artık bundan sonra ateşkese uymayacakları şeklinde bir açıklama olarak okumadık. Yine de bütün gelişmeler kaygı verici" dedi. Demirtaş, partisinin dünkü MYK toplantısı öncesinde şunları söyledi:"(Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Kandil'den onların önüne set çekildi. Hiçbir hükümette olmayın, talimatı verildi' açıklaması) Biz Halkların Demokratik Partisi olarak bütün kararlarımızı şu gördüğünüz binada alırız. Bizim için burada alınan kararlar dışında başka hiçbir karar geçerli değildir. Hiç kimse bizim adımıza karar almadı, almaz da. Fakat sen kendi partin için bunu söyleyebiliyor musun? Benim partimin bütün kararları AKP Genel Merkezi'nde alınır, diyebiliyor musun? Mesela Saray'da sizin partinizle ilgili kararlar alınabiliyor mu, alınamıyor mu? Sen onun cevabını ver. Bütün süreç boyunca 2.5 yıldır süre içerisinde gelinen en gerilimli, en kritik aşamadayız. Biz Çözüm Süreci'nin bir an önce kaldığı yerden değil, daha ileri bir aşamadan hızla başlaması ve sonuçlandırılması gerektiğini söylüyoruz. 'Süreç yoktur, Kürt sorunu yoktur, Dolmabahçe mutabakatı yanlıştır, taraflar yoktur, masa yoktur' diyen biz değiliz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı bunları söylemiştir. Şimdi süreç var mıdır yok mudur, ateşkes var mıdır yok mudur; onun kararını HDP olarak biz vermiyoruz. Ardahan'da yaşanan olay çok kaygı verici. Ardahan'dan gelen raporlara bakacağız. Arkadaşlarımız orada incelemelerde bulundular. Ateşin askerler tarafından açıldığına dair ciddi ortada bulgular var. Üç aya yakındır İmralı'da kesintisiz bir tecrit uygulanıyor. Kendisiyle istediğiniz zaman, istediğiniz kişilerin, istediğiniz kadar görüşmesine izin veriyorsunuz. Bunun adına da karşılıklı barış süreci, görüşme, müzakere diyorsunuz. Bu olmaz, bu yanlış bir yaklaşım. Açık, şeffaf bir müzakere sürecinin başlaması lazım. Türkiye şu anda bir cehennemin tam orta yerindedir. Ortadoğu'da olup bitenlere bir bakalım. Bütün bu coğrafya içerisinde Türkiye'yi eğer bu yangınlarından korumak istiyorsak elimizdeki en güçlü imkân barış sürecidir, Çözüm Süreci'dir. Kimsenin elinin tersiyle itme lüksü olmaz, olamaz."
Hürriyet

16 Yıl Sonra İlk Koalisyon Turu
7 Haziran genel seçimlerinin ardından 63. Hükümet'in kurulmasına ilişkin ilk resmi görüşme dün Ak Parti ile CHP arasında gerçekleşti. Hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kapısını çaldı. 1 saat 40 dakika süren görüşmede iki lider, "geniş tabanlı" ve "yüksek profilli" bir hükümet kurulması yönündeki temennilerini iletti. Davutoğlu'nun Ak Parti Genel Merkezi'nden CHP Genel Merkezi'ne gelirken, CHP komisyonunun koordinatörü olarak atanan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'i makam aracına alması dikkati çekti. Beşi makam aracı toplam sekiz araçlık bir konvoyla gelen Davutoğlu, görüşmenin yapılacağı Kılıçdaroğlu'nun 12. kattaki makamına çıktı. Görüşme, 15 dakika gecikmeli olarak 14.15'te başladı. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nu makam katındaki asansörün kapısında karşıladı. Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu makam odasına birlikte geçti. Fotoğraf çektirirken Davutoğlu, "Yüz ifadesinden anlamlar çıkartıyorlar" esprisini yaptı. Davutoğlu, 12. katın Ankara manzarasına atıfla, "Daha önce geldiğimde ufka bakmamıştım, çok açıkmış ufuk" dedi. Yaklaşık 1 saat 40 dakika süren gönüşmede Davutoğlu, hafta sonu Bosna Hersek'te olduğunu anımsatarak, "Muhalefet partilerinden milletvekilleri de vardı. Bundan ayrıca memnun oldum" değerlendirmesini iletti. Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu görüşmede 7 Haziran seçimlerinin verdiği "uzlaşı" mesajını aldıkları tespitini birbirlerine iletti. Her iki taraf da, "geniş tabanlı", "yüksek profilli" ve "uzun soluklu", "kısa süreliğine değil 4 yıl için" bir hükümetin kurulması konusunda görüşlerini iletti. Olası bir Ak Parti ve CHP hükümetinin bu noktaları karşıladığına vurgu yapıldı. Davutoğlu'nun, "Türkiye'yi hükümetsiz bırakmamak geliyor. Millet bizlerden hükümet bekliyor" dediği, Kılıçdaroğlu'nun da çözümsüzlüğün adresi olmayacaklarını vurguladığı belirtildi. CHP'nin müzakerelerin şeffaf yürütülmesi isteği de kabul gördü. Davutoğlu'nun, "Koalisyon kurulması için karşılıklı güvene ihtiyaç vardır. 13 yıldır biz iktidardayız, siz muhalefettesiniz. Güven konusunda sorun olmasını normal karşılıyorum. Bu güven sorununu aşabilmek için şöyle bir usul izlememiz doğru olabilir. Diplomaside iştikşafi tarzda görüşmeler vardır. Müzakere için ön görüşme heyeti oluşturalım. Birbirimizi tanıyalım. Beraber nerede ortaklaşıyoruz. Nerede farklılıklar var, heyetler bunu değerlendirsin. Arkadaşlar, görüşsünler, oluşacak pürüzleri aşmada biz genel başkanlara danışılır. Aşılırsa, görüşme devam eder. Aşılmazsa sona erer" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun bu öneriyi "Hay hay" diyerek kabul ettiği belirtildi. Davutoğlu'nun "Aynı usulü MHP ile de yürüteceğiz. Belki HDP ile de benzer bir usul izleyebiliriz. Ancak, sadece bir partiyle müzakereye başlayacağız ve sürdüreceğiz. Olmazsa, görevi iade ederim" dediği belirtildi. Davutoğlu, CHP liderine açıkladıkları 14 ilkeyi analiz ettiklerini mesajını verdikten sonra 1 yıl kadar önce genel başkan seçildiği kongredeki "Yeni Türkiye" ve "restorasyon" vurgusunu yaptığı konuşmadaki 9 ilkeyi ve seçim öncesi açıkladığı 10 maddeyi anımsattı. CNN Türk'ün haberine göre, cumhurbaşkanlığı konusu görüşmede gündeme getirilmedi ancak Kılıçdaroğlu'nun parlamenter sisteme vurgu yaparken kullandığı, "Parlamenter sistemde her kurum ve kişinin sistem içindeki yeri belli" sözleriyle cumhurbaşkanının anayasal sınırlar içinde kalması gerektiği mesajını verdiği belirtildi.
Milliyet

'Projeleri Tıkayanlar Karşısında Beni Bulur'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, bugün başlayan koalisyon görüşmelerine işaret ederek, "Siyaset meydanı er meydanıdır. Millet siyasetçilerden, partilerden hizmet bekliyor. Eğer siyasetçi kendisi meseleyi çözemiyorsa, bu meseleyi çözecek olan milletin ta kendisidir" dedi. Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Türkiye yeni bir hükümet kurma sürecinde. Cumhurbaşkanı olarak Anayasada tarafıma verilen yetkilere uygun olarak, yine Anayasada verilen yöntem çerçevesinde bu süreci kolaylaştırmak için elimden geleni yapıyorum, yapacağım. En büyük partinin genel başkanına hükümeti kurma görevini verdim. Şayet bu üç günlük ilk tur görüşmelerden sonuç alınamazsa, Ramazan Bayramı'ndan sonra süreç devam edecektir. Birbiriyle ve diğer makamlarla didişme halindeki partilerin koalisyonu, Türkiye'ye fayda değil, zarar getirir. Böyle bir zaman ve enerji kaybına milletimiz rıza gösteremez. Artık Cumhurbaşkanı, diğer görevlerinin yanı sıra millete karşı da doğrudan sorumludur. Bu gerçeği görmek, anlamak istemeyenler, en başta milletin iradesine karşı saygısızlık ettiklerini bilmelidirler. Eğer bir koalisyon hükümeti kurulacaksa, milletin burada yer alacak partilerden, geriye doğru değil, ileriye doğru neler yapacaklarını duymak, bunun emarelerini görmek istiyor. Eğer ille geçmiş 12 yıl üzerinden bir koalisyon tartışması yapılacaksa, bu sürede eksik kalmış bulunan, daha iyisi ortaya konabilecek olan işler üzerinde durulmalıdır. Türkiye'nin büyük projelerini rafa kaldırma tartışmalarıyla başlayan bir koalisyon görüşmesi, karşısında herkesten önce beni bulur. Bu söylediklerim asla koalisyon görüşmelerinin önünü tıkama veya yönlendirme amaçlı değildir. Ben burada sadece milletimin hissiyatına tercüman oluyorum. Türkiye'nin en önemli meselesini, Meclis'teki sandalye dağılımının kendilerine sağladığı avantajı kaprise, hatta şantaja dönüştürerek çözümsüzlüğe sürükleyenleri sorumluluklarını hatırlamaya davet ediyorum."
Milliyet

SPOR

Yeni sezon hazırlıklarının ilk bölümünü Hollanda'da geçiren Trabzonspor'da kampın yıldızı, tartışmasız Teknik Direktör Şota Arveladze oldu. Gürcü çalıştırıcı, futbolcuları ve taraftarlara pozitif yaklaşımıyla tam not aldı. Otelden antrenman sahasına kadar olan yaklaşık 500 metrelik yolda futbolculardan daha çok ilgi gören Gürcü çalıştırıcı, hiçbir taraftarı kırmadı, fotoğraf çektirdi, forma imzaladı. Yeni sezondaki Trabzonspor'u, "Hücum oynayacak, çok fazla gol atmaya çalışacak, herkesi zorlayacak, kazanmaya oynayacak bir takım" olarak tanımlayan Şota, "Yarıştığımız her kulvarda 1 numara olmak için çabalayacağız. Çok hareketli, tribünlere hava veren, agresif bir Trabzonspor izletmeyi amaçlıyorum" sözleriyle özetledi. Gürcü Hoca futbolcularına da bu görüşünü anlattı. Topla şık hareketler yapan Şota, gazetecilere, "Size de malzeme çıkarıyorum" diye espri yaptı. Trabzonspor, Hollanda kampına 30 futbolcu kadrosuyla geldi. Kaleci Hakan Arıkan'ın takımdan ayrılmasıyla 29'a düşen sayı, genç kaleci Yavuz, Medjani, Waris ve M'bia'nın dönüşüyle de 33'e çıktı. Yeni transfer M'bia, sadece tek antrenmana çıkarken kampın son gününde gelen Cavanda takımla birlikte Trabzon'a döndü.
Star

Hamza Hamzaoğlu'dan Avrupa için tartışılacak sözler. Galatasaray'ın teknik direktörü bu sezon Avrupa'da doğrudan başarılı olma yönünde bir hedefleri olmadığını söyledi. Hamzaoğlu, "Bu sezon ilk etapta gruplardan çıkıp, gidebildiğimiz kadar gitmeyi hedefliyoruz. Daha büyük başarıları 3-5 yıl içinde planlıyoruz. Birden o kupayı yakalayamazsınız. Geçen sezona göre avantajlıyız ama bu bizi rehavete sokmayacak" dedi. Kadroda eksiklerinin bulunduğunu kaydeden başarılı çalıştırıcı şöyle devam etti: "Üç kulvarda yarışacağız. Daha güçlü ve dirençli bir takım olmalıyız. Alternatif oyuncularımız biraz daha farklı özelliklere sahip olmalı. 'Fenerbahçe yaptı, biz de yapalım, illa yıldız alalım' dememeliyiz. Yıldız alalım da nereye koyacağız. Kimi oynatacaksın. Sahaya 11 kişi çıkıyor. UEFA şampiyonu olan takımımızda kimler vardı. Yıldız demek illa yabancı demek değildir." " Geldiğimden beri 'Türkiye'den oyuncu bulun' diyorum. Bizim oyuncularımız da kimseden aşağı değil. Jem Paul Karacan tam bir takım oyuncusu. Fiziksel olarak zayıf görünür ama sağlam çocuktur. Kemik gibidir ve sürekli oyunun içindedir. Doğru pozisyon alır, kolay top kaybı yapmaz. Pozisyonun gerektirdiği oyunu oynar. Bilal ve Jem de kadroya oturduktan sonra elimizdeki alternatif oyuncularımız olacak."
Star

Stoper arayışlarında 3 isim üzerinde uzun süredir pazarlık yapan Beşiktaş'ın kararını verdiği ve Rhodolfo'yu tercih ettiği ileri sürüldü. Brezilya ve Portekiz basınında yer alan haberlere göre Gremio kulübü, Siyah-Beyazlılar'ın 28 yaşındaki futbolcu için yaptığı 3 milyon euroluk teklifi kabul etti. Bu oyuncuyu isteyen Sporting Lizbon'un ise Kartal'ın teklif ettiği rakamın çok uzağında olduğu için transferde devreden çıkmak zorunda kaldığı vurgulandı. Beşiktaş'ın Rhodolfo ile yaptığı görüşmede ise yıllık 1.5 milyon euroya anlaşmaya vardığı ifade edildi. 3+1 yıllık imza atacağı belirtilen Brezilyalı savunmacının transferinde birkaç detay kaldığı ve resmi açıklamanın her an yapılabileceği ifade edildi. Öte yandan Beşiktaş'ın sol kanat için gündemine aldığı Dinamo Moskovalı Dzsudzsak ile Budapeşte'de bir görüşme yaptığı ileri sürüldü.
Star

Robin van Persie'nin F.Bahçe'ye transferini günlerdir yakından takip eden dünya basını, Hollandalı'nın İstanbul'a ayak basmasını manşetlere taşıdı. Golcünün resmi imza için özel jetle Türkiye'ye gelmesi Hollanda başta olmak üzere İspanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Çin ve Afrika medyasında geniş yankı uyandırdı. Deneyimli forvetin ülkesinde yayın yapan yüksek tirajlı De Telegraaf, RvP transferinin Türkiye'de kaosa yol açtığını yazarken, "İstanbul'da Persie çılgınlığı" başlığını tercih edip, kulüp tarafından özel uçakla getirilmesinin muhteşem şovun bir parçası olduğunu okuyucularına duyurdu. AD, NOS TV, De Volkskrant gibi milyonlarca takipçisi olan Hollanda kaynaklı medya kuruluşlarının yanı sıra Fransız L'Equipe "Persie, İstanbul'da kahramanlar gibi karşılandı", İtalya'dan Corriere dello Sport da "Sultanlar gibi karşılandı" yorumunu yaptıkları haberleri 1. sayfalarından verdi. İspanya'dan Marca oyuncunun ağzından "F.Bahçe'de olmak bir onur" sözünü başlık olarak kullandı, AS ise "Yılın transfer bombası" şeklindeki derlemesini RvP'nin İstanbul'daki karşılama görüntüleriyle verdi. BBC de oyuncunun bu tercihinde Dirk Kuyt'ın etkili olduğunun altını çizdi.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme