14 Ağustos 2015 Cuma

14.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM 

190 Hedef Vuruldu 
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başta PKK ve DAEŞ olmak üzere terör örgütlerine yönelik 24 Temmuz'da başlayan hava operasyonlarında, Anadolu Ajansı'nın derlediği bilgilere göre bugüne kadar 190 civarındaki hedef imha edildi. Irak'ın kuzeyinde PKK terör örgütünün kullandığı Zap, Metina, Gara, Avaşin-Basyan, Sinath Haftanin, Hakurk ve Kandil'deki sığınak, barınak, depo, lojistik nokta ve barınma alanları ile mağaraların da vurulduğu operasyonlarda, 390 terörist etkisiz hale getirilirken, 150'si ağır olmak üzere 400'ün üzerinde terörist de yaralandı. 120'den fazla savaş uçağının yer aldığı operasyonların örgütün üst düzey yönetiminden bir kısmının Kandil kampını terk etmesine neden olduğu ifade edildi. Yöneticilerden bir kısmının kampta kaldığı, aralarında Murat Karayılan'ın da bulunduğu bir kısmının İran topraklarına geçtiği, geri kalan yöneticilerin ise Suriye'nin Cezire bölgesinde saklandığı belirtildi.
Hürriyet
 

Erivan'dan Almanya'ya 
Ergenekon ve 17-25 Aralık soruşturmalarının savcıları Zekeriya Öz ile Celal Kara'nın haklarında yakalama kararı çıkmadan 12 saat önce Gürcistan üzerinden Ermenistan'a gittiklerinin ortaya çıkmasının ardından dün de güzergâha Almanya eklendi. Zekeriya Öz'ün salı akşamı Erivan'dan uçakla Almanya'ya gittiği, hakkında yakalama kararı bulunmadığı için de vizeden muaf yeşil pasaportla rahat bir şekilde kontrolden geçtiği belirtildi. Havaalanı kayıtlarına geçmeyen Öz'ün başka bir ülkeye devam edip etmediği ise öğrenilemedi. Tuncay Özkan'ın avukatı Ahmet Çörtoğlu ise eski savcıların kaçmalarına göz yumulduğunu iddia etti. MİT TIR'ları savcılarının süreç başlar başlamaz açığa alınarak tutuklandıklarını anımsatan Çörtoğlu, şunları söyledi: "Aynı şey bu savcılar için uygulanmadı? Zira ellerinde hükümeti yıpratacak çok belge var. Silivri soruşturmalarından değil, 17-25 Aralık'ta koydukları tavır nedeniyle yakalama kararı verildi. Ancak kaçmaları için zemin hazırlandı. Bence bu yakalama kararları kaçtıktan sonra alındı. Ya da Cemaat yapılanması yargı içinde halen aktif, karar önceden bildirildi."
Hürriyet

Ağrı ve Şırnak'ta Yüksek Tansiyon 
Genelkurmay Başkanlığı Ağrı Diyadin'de ve Şırnak Silopi'de karakollara saldırıda bulunan teröristlere yönelik operasyonlarda 7 PKK'lının öldürüldüğünü açıkladı. Dün yine Doğu ve Güneydoğu'da karakollara yönelik saldırılar, yol kesme, bombalı tuzak, araç kundaklama ve adam kaçırma eylemleri gerçekleştirildi. Dünün terör günlüğü özetle şöyle: Ağrı'nın Diyadin İlçe Jandarma Karakolu'na önceki akşam 21.00 sıralarında roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla saldırı yapıldı. Güvenlik güçlerinin ateşe karşılık vermesiyle çıkan çatışmada 3 PKK'lı öldürüldü. Yerel kaynaklar ölenlerden ikisinin bir fırında çalışan Diyadin İmam Hatip Lisesi öğrencisi Muhammet Aydemir (14), ile Orhan Aslan (16) olduğunu bildirdi. Diyadin Belediyesi Eşbaşkanı Hazal Aras, iki çocuğun fırın işçisi olduğunu, eylemle ilgilerinin bulunmadığını belirterek, "Bunlar HDP'nin basın açıklamasına bile gelmeyen çocuklardı" dedi. BBC'ye konuşan anne Sevgül Aydemir de "Oğlum fırında çalışıyor. Akşam fırına gitti. Saat dokuz gibi çatışma çıkmış. Aradım, 'oğlum neredesin' dedim. 'Odunluğa girdik, burası güvenlidir' dedi. Sonra aradım ulaşamadım. Bir oğlum askerden geldi. Diğer oğlum askere gidecek" dedi. Şırnak'ın Silopi ilçesinde önceki gece saat 23.45'te bir grup PKK'lı Görümlü Üs Bölgesi'ne yakın bölgedeki güvenlik güçlerine sızma girişiminde bulundu, Doçka, Bixi, roketatar ve uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıya askerlerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada 4 PKK'lı öldürüldü. Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi yakınlarında, Kato Dağı eteklerindeki Boğazören Jandarma Karakolu'na dün öğle saatlerinde bombalı araçla saldırı düzenlendi. Sürücüsünün son anda kaçtığı bomba yüklü kamyonet karakol kapısında infilak etti. Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca köyü ile burada konuşlu tabur komutanlığına ulaşımı sağlayan Şehri köprüsü, terör örgütü mensuplarınca yerleştirilen tahrip gücü yüksek bombayla yıkıldı. Hakkari Yüksekova'dan 5 gün önce Çukurca'daki Üzümlü Sınır Kapısı'na minibüsle giderken kaybolan gümrük personelinden haber alınamıyor. Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, Durak Hudut Bölük Komutanlığı kontrol noktasına dün roketatarlı saldırı düzenlendi. Korgan köyü sakinlerinden S.T. adlı vatandaş şarapnel parçasıyla bacağından yaralandı. Hakkari'nin Kıran mahallesindeki cezaevindeki nöbetçi kulübelerinin bulunduğu bölgeye ses bombası atıldı. Kars'ın Sarıkamış ilçesinde General Kazım Orbay Kışlası'na personel taşıyan zırhlı araçların Kirpi geçişi esnasında Handere Köyü yakınlarında menfeze döşenmiş el yapımı patlayıcı patlatıldı. Patlamanın etkisiyle yol kenarına devrilen bir Kirpi'deki 3 asker hafif yaralandı.
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 101, 0374-101, 1293                                             
ABD Doları 2, 8283-2, 8247/ Euro 3, 1508-3, 1552/İngiliz Sterlini 4, 4054-4, 4173      
                 
Erken Rekor 
Dolarda yeni tarihi zirve 2.8290 lira. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faiz arttıracağı, Çin'in yuan atağı, Türkiye'nin kredi notuna ilişkin görüşmelerin yapılacağı oldukça sıkıntılı sonbahar sürecinde Türkiye ekonomisine bir kırılganlık daha eklenmiş oldu: Erken seçim. Gün boyu koalisyon görüşmelerini olumsuz bir havada bekleyen piyasa AK Parti ile CHP'nin toplantısının bittiğinin ilan edilmesiyle bir anda alt üst oldu. Saat 15.34'te 2.7840 lira olan dolar 15.35'te toplantı bitti açıklamasıyla hızla değer kazanmaya başladı. Türk Lirası'nın değer kaybı hızla devam etti, dolar önce 2.81'i aştı ardından bankalararası piyasada saat 17.45 itibariyle en yüksek 2.8290 liraya kadar çıktı. Serbest piyasada ise dolar günü 2.8240 liradan kapattı. Bir günde dolar 5 kuruşu aşkın değerlenirken Türk Lirası yüzde 2'ye yakın değer kaybetti. Borsa İstanbul'da kayıp yüzde 1.39 oldu ve borsa 77 bin 85 puandan günü tamamladı. Euro da dolarla beraber hareket etti ve 3.1465 lirayla zirveye çıktı. Sepet kur da 2.9764 lirayı aşarak yeni tarihi zirvesini gördü. Türkiye'nin 10 yıllık gösterge tahvili önceki gün son işlemde yüzde 9.64 seviyesindeyken dün yüzde 9.90 görüldü. Bir günlük yükseliş 25 baz puana kadar ulaştı. Saxo Capital Markets Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy piyasanın şimdi erken seçimin hangi tarihte ve ne şekilde olacağına odaklandığını vurguladı. Paksoy "Meclis'teki partilerin mutabakatıyla mı erken seçim kararı alınacak yoksa Cumhurbaşkanı resen mi karar alacak. Bu çok önemli. Eğer mutabakatla alınırsa bir miktar piyasadaki ateşi öteleyebilir anketler gelene kadar denge bulunana kadar yükselişe bir mola gelebilir. Ama cumhurbaşkanının kararıyla olursa negatif fiyatlama artabilir. Dolarda 2.82 lira Merkez Bankası için de kritik eşik. Bundan sonra onun adımları da önemli olacak. Piyasanın gözü daha aktif bir Merkez Bankası arayacak" dedi. Paksoy doların altı büyük para birimine göre değerini gösteren dolar endeksinin 96 seviyelerinde yani düşük olmasının lehimize olduğunu belirtirken şöyle konuştu: "Bir de dolar endeksi yükselse yani yurtdışında da dolar yükselseydi Türk Lirası'nın değeri çok daha fazla düşerdi." ALB Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan piyasaların en istemediği senaryonun gerçekleştiğini dile getirerek bu durumun Türkiye ekonomisine yönelik güven unsuru üzerinde olumsuz etki yaratacağı gibi yüksek seyreden ülke risk piriminde de siyasi kaynaklı yukarı yönlü hareket yaratacağını vurguladı. Erkan "Borçlanma araçları piyasasında çok önemli yabancı satışı olduğunu biliyoruz. Bu durumun hisse senedi piyasasına yansımalarını da görebiliriz. Kurda 2.80 lira eşiği üzerinde kalıcılıkla beraber yeni rekorlar görebiliriz. Dış şoklara karşı duyarlılık çerçevesinde 290-3.00 lira gibi seviyeleri değerlendirmemiz de gerekebilir."
Hürriyet

Memurun Gözü Teklifte 
Hükümetin, 3. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde zam teklifini bugün sunması bekleniyor. Yetkili konfederasyon Memur Sen'in 8+8'lik talebine karşın, hükümetin yüzde 3+3'lük teklifi gündemde. Bu oranın yüzde 3+4'e çıkarılabileceği kaydediliyor. Zam oranlarının açıklanması öncesi Başbakan Davutoğlu önceki akşam (Çarşamba) Çankaya Köşkü'nde Memur Sen heyeti ile bir araya geldi. Memur Sen, zam beklentisinin yanı sıra, sosyal hakları içeren dosyayı Başbakan'a sundu. Bütçe imkânları dâhilinde memurların taleplerini değerlendirdiklerini vurgulayan Başbakan'ın zam oranıyla ilgili nasıl bir insiyatif kullanacağı bekleniyor. Görüşmelerde memur emeklileriyle ilgili tekliflere de yer verildi. Memur Sen emeklilerin maaş promosyonu konusunu da masaya taşıdı. Emekli kamu görevlilerine maaş aldıkları banka tarafından promosyon ödenmesini sağlamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bankalara protokol imzalanmasını teklif edildi. Teklif gerçekleşirse ödemeler ilgili mali yılın maaş ödemesiyle birlikte gerçekleşecek. Protokol imzalanıncaya kadar SGK bütçesinden ödenmek üzere emekli kamu görevlilerine iki yılda bir 'en yüksek devlet memuru aylığı' kadar promosyon ödenecek. Memur Sen kamu kuruluşlarından emeklilerin sendika üyesi olabilmelerinin sağlanması için de teklifte bulundu. Söz konusu teklif kabul edilirse, emeklilik öncesinde üyesi oldukları sendika ile ilişkileri devam edecek, sendika üyelik aidatlar SGK tarafından ödenecek. Çalışmayan memur eşi içinde ödenen eş yardımı tutarının 275 TL'ye çıkması istekler arasında. Hem çalışan hem emekli için, her çocuğa 75 TL 'çocuk yardımı' isteniyor.
Türkiye

Otomobil Satışlarındaki Artış Millî Geliri Solladı! 
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve TÜİK verilerine göre, Türkiye'de kişi başına düşen millî gelir 2005 yılında 7 bin 53 dolar iken, bu rakam 10 yıl içerisinde yüzde 48.6 artarak 2014 sonu itibarıyla 10 bin 480 dolara çıktı. Bu dönemde trafikteki araç sayısı ise yüzde 68.9 ile kişi başına düşen gelirin üzerinde arttı. Söz konusu dönemde trafikteki araç sayısı 11 milyon 145 bin 826'dan 18 milyon 828 bin 721'e yükseldi. Araç sayısı bu yılın haziran ayı itibarıyla 19 milyon 407 bin 326 oldu. Türkiye'de son 10 yıllık periyotta kişi başına düşen araç sayısında da artış görüldü. Buna göre, 2005'te her 6.1 kişiye bir araç düşerken, 2014 yılında bu rakam 4.1 oldu. Türkiye'de 2005'te her 12 kişiye bir otomobil düşerken, bu sayı 2014 sonu itibarıyla 7.9, bu yılın haziran ayı sonu itibarıyla da 7.6 olarak belirlendi. Söz konusu dönemde trafiğe kayıtlı araç sayısı 7 milyon 683 bin arttı. Türkiye'de trafikteki otomobil sayısı yüzde 70.8 artışla 2014 yılı sonu itibarıyla 9 milyon 857 bin 915'e yükseldi.
Türkiye

KFC 100. Restoranı Açtı 400 Yeni Nokta Peşinde 
Dünyanın en büyük tavuk restoranı şirketi KFC, Türkiye'deki 100'üncü restoranını Sirkeci'de açtı. Restoranın açılışı nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan Yum! Türkiye ve KFC Ortadoğu, Kuzey Afrika, Pakistan Genel Müdürü Sabir Sami, "Fast food alanında Türkiye'de en hızlı büyüme Anadolu'da gerçekleşiyor. Türkiye'de yeni restoranlar açarak hızla büyüyoruz. Bu stratejimiz 2016 yılında da sürecek" dedi. Türkiye'de 2013 yılından itibaren kendi şirketini kurarak yeniden yapılanma çalışmalarını hızlandıran ve yatırım atağını sürdüren KFC, 5 yılda 400 yeni restoran daha açacak. 120 ülkede 20 binden fazla restoranı ile dünyanın en büyük tavuk restoran zinciri olan KFC, franchise modeli ile büyümesini hızlandıracak. Sabir Sami, dünya genelinde 13.3 milyar dolar cirosuyla Fortune 500 listesinde 228'inci sırada yer alan Yum'ın sektördeki büyüme potansiyeli nedeniyle Türkiye'yi önemli bir pazar olarak gördüğünü söyledi. Sami, 2014'ü yeniden yapılanma ve restoranların hizmet kalitesini yükseltme yılı olarak en iyi şekilde geride bıraktıklarını, 2015 yılında da aynı iş hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Sami, fast food restoranlarının toplam pazardaki payının 5 yılda yüzde 30'dan yüzde 50'ye yükseldiğini söyledi.
Milliyet

Ülker Ve Boyner'den 80 Milyon Euroluk Satış 
Yıldız Holding ile Boyner Holding'in ortak olduğu Starcity Alışveriş Merkezi satılıyor. Yüzde 60'ı Murat Ülker'in başkanı olduğu Yıldız Holding'e, yüzde 40'ı Boyner Holding'e ait olan alışveriş merkezine 80 milyon euro değer biçildi. 46 bin metrekare kiralanabilir alanı olan alışveriş merkezine talip olan iki grup ise Rönesans ve Tahincioğlu. Rönesans Optimum, Kozzy ve Piazza, Tahincioğlu ise Palladium markalarıyla alışveriş merkezi yatırımı yaptı. Boyner Holding'in geçen yıl yabancı fonlardan gelen teklifleri değerlendirerek hisselerini satacağı söylenmişti. Boyner iddialar üzerine KAP'a, "Boyner Perakende ve Tekstil Yatırımları A.Ş.'nin bağlı ortaklığı BYN Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin yüzde 40'ına sahip olduğu Starcity Alışveriş Merkezi'nin satışı ile ilgili olarak basında bazı haberler yer almıştır. Konuyla ilgili stratejik alternatiflerin değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir" açıklamasını yaptı. Yıldız Holding ise son dönemde gayrimenkul satışlarıyla gündeme geldi. Son olarak Yıldız Holding, Murat Ülker, Ahsen Özokur, Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Ülker Çikolata A.Ş., SAF Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. sermayesinin yüzde 26.15'ine tekabül eden paylarını Rekabet Kurulu izni doğrultusunda Akiş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve Ali Raif Dinçkök'e devretti. İçinde Akasya Acıbadem AVM'nin de olduğu 1.8 milyar dolar aktifi olan Akasya Acıbadem Yeni Nesil Yaşam Kompleksi, SAF'ın önemli yatırımlarından biri Perakende sektörü kulislerinde Starcity'nin satılmasında Ülker'in bu alandan çıkma isteğinin de etkili olduğu belirtiliyor.
Vatan

Türkiye Kendi 'Bulut' Sistemini Üretecek 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, yerli veri depolama sistemi için Ar-Ge çalışmasını başlattı. Apple'ın 'I cloud' sistemine rakip olarak üretilecek olan yerli 'Zero Client' sisteminin yazılımı Türk mühendisler tarafından yapılacak. Sistemin yerli akıllı telefonları ve tabletlerinde kullanılmasının yanı sıra dünyaya da pazarlanacak. Kişisel video ve fotoğrafları, akıllı telefon, bilgisayar veya tabletler üzerinden veri olarak saklanması olayına bulut sistemi deniliyor. Geçtiğimiz günlerde Apple kendi cihazları için ürettiği ve dünyanın en güvenlikli bulut sistemlerinden biri olduğu düşünülen 'I Cloud' sistemi hackerlar tarafından çökertilmiş ve dünyaca ünlü birçok yıldızın sistemdeki çıplak görüntüleri elde edilerek internet üzerinden yayımlanmıştı. Bunun üzerine dünyada bulut sistemlerinin ne kadar güvenilir olduğu tartışılmaya başlandı. Dünyada birçok telekomünikasyon firmalarının bulut sistemi var. Türkiye'de bu sistemin içinde yer almak, harekete geçti. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı '2015 yılı Desteklemede Öncelikli Ar-Ge Konuları' isimli yayınladığı taslakta yerli bulut sistemi üretmek için çalışmalara başladığını duyurdu. Buna göre tamamen Türk mühendisler tarafından yazılımı geliştirilecek olan sistemde masa üstü ya da mobil cihazlar üzerinde hiç bir veri barındırmayacak ve sadece erişim amaçlı kullanılan cihazlar olacak. 'Zero Client' adı verilecek olan sistem ilk etapta yerli akıllı cihazlarda kullanılacak.
Star

THY, Lot'la Ortak Girişim Kurdu 
Türk Hava Yolları ile LOT Polonya Havayolları, ticari bağlarını genişletecek stratejik işbirliğine dair niyet mektubu imzaladı. THY'den yapılan açıklamaya göre, iki hava yolu şirketinin imzaladığı niyet mektubu çerçevesinde, şirketler Polonya, Türkiye ve diğer noktaları kapsayan pazarlarda ticari işbirliğini genişletecek. Ayrıca mevcut durumdaki işbirliği daha da derinleştirilecek. Stratejik işbirliği sayesinde yolculara daha fazla sefer ve bağlantı alternatifi sağlayacak hava yolu şirketleri, işbirliği çerçevesinde ortak girişim (Joint Venture) yolunda ilerleme kararı aldı. LOT Polonya Havayolları Genel Müdürü Sebastian Mikosz, işbirliğini güçlendirmek için en iyi zaman olduğunu düşündüklerini belirtti. Mikosz, LOT ve Türk Hava Yolları'nın uzun yıllara dayanan bir işbirliği bulunduğuna dikkati çekerek, "Bu niyet mektubunun bizi ortak ve global bir faydada buluşturacağına inanıyor ve bu sayede, yolcularımızın her iki hava yolunun geniş ulaşım ağının avantajlarından en iyi şekilde faydalanabileceğini düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. THY Genel Müdürü Temel Kotil de stratejik işbirliğinin her iki taşıyıcıya da mevcut pazarlarında etkinliklerini artırma fırsatı vereceğini aktardı. Kotil, işbirliğinin kapsamına giren güzergahlardaki etkinliklere katkı sağlayacağını vurgulayarak, "Aynı hava yolu ittifakına dahil oldukları dikkate alındığında, bu işbirliğinin Star İttifakı'na da katkı sağlayacağı düşünülebilir" dedi. Her iki hava yolu şirketi mevcut durumda İstanbul-Varşova hattında haftalık 5 sefer icra ediyor.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Rehavet Yok Ara Vermek Yok 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, baba ocağı Güneysu'da son dönemde başlatılan terör örgütüne yönelik operasyonların aralıksız devam edeceğini söyledi. ANA uçağıyla Trabzon Havalimanı'na inen Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı'na ait otobüsle Güneysu'ya geçti ve otobüsten halka seslendi: "Yarın Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camisi'nin açılışı vesilesiyle bir araya geldik. İnşallah bu ziyarette burada iki üç gün ana baba ocağında dinleme fırsatı buluruz diye düşünüyorum. Son dönemlerde özellikle ülkemizdeki terör belası hususunda biliyorum ki sizler de rahatsızsınız. Ama sevgili hemşehrilerim şunu unutmayın. Bilesiniz ki korkaklar için hiçbir zaman zafer yoktur. Bunların sakın güçlü olduğunu filan zannetmeyin. Alçaklığın çıkacağı tümsek düşüştür. Bunlar da düşmeye mahkûmdur. Son dönemlerde yaptığımız operasyonlar geçici değildir. Bu operasyonlar inşallah başarabildiğimiz noktaya kadar devam edecektir. Rehavet yok ara vermek yok, aynı kararlılıkla devam edecek. Onların arkasında terör örgütleri var. Bizim arkamızda ise Allah var, halk var. Er veya geç mağlup olacaklardır."
Hürriyet

'Tek İhtimal Erken Seçim' 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP ile yapılan görüşmelerde hükümet ortaklığı yapmanın zeminin oluşmadığını açıklayarak, "Çok derin görüş ayrılıkları var. Ülkemizin kalıcı bir istikrar ve bütün bu yollar ve yöntemler denendikten sonra tekrar milli iradeye başvurma zarureti ihtimal olarak çok yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir diyebiliriz. Erken seçime gidilmesi felaket senaryosu değildir" dedi. Davutoğlu, "23 Ağustos'a kadar, Cumhurbaşkanımızın inisiyatif kullanmasına gerek kalmadan, Meclis'te bu meseleyi kendi aramızda halletmeliyiz. Biz başarısız olursak Cumhurbaşkanı yetkisini kullanabilir" dedi. Davutoğlu, Ankara Palas'taki görüşmenin ardından şunları söyledi: Başta dış politika ve eğitim olmak üzere bazı alanlarda da çok derin görüş ayrılıkları olduğu, reform, restorasyon ve onarım hükümetleri kavramları arasındaki farktan da kaynaklanan, bir yeni ortaklık kurmak bakımından bazı temel anlayış farklılıklarının olduğu ve bunun da doğal olduğu aşikar. Dürüstçe bir istişarede bulunduk, sonucunda geldiğimiz husus şudur; bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı yönünde bir kanaat hasıl olmuştur. Şu aşamada bir koalisyon ortaklığı, bir hükümet ortaklığı yapmanın zemininin oluşmadığı kanaatine vardık. Ülkemizin hükümetsiz kalmaması çerçevesinde çabaları sürdüreceğiz. Ayrıca buradan çıkan bir sonuç eğer hükümet çalışmalarının sürmesiyse, ikinci bir sonuç da görünen o ki bütün bu değerlendirmeler ve Sayın Bahçeli'nin erken seçim yönündeki genel açıklamaları göz önüne alındığında, ülkemizin kalıcı bir istikrar ve bütün bu yollar ve yöntemler denendikten sonra tekrar milli iradeye başvurma zarureti ihtimal olarak çok yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir diyebiliriz. Milletimizin, siyasi iç ve dış çevrelerin bunu olumsuz bir gelişme olarak telakki etmemesini istiyorum. İki parti, iki genel başkan olarak karşılıklı anlayış içinde yeni bir siyasi kültür örneği sergileyecek bir tutum ortaya koyduk. Anlaşmak ve anlaşmamak yürütülen müzakerelerde doğal iki sonuçtur. Önemli olan bu sonuca ulaşırken sergilediğiniz tavırdır. Yapılan temaslarda CHP ile oluşturamadığımız hükümet ortaklığı çerçevesi de göz önüne alındığında erken seçim önümüzde görünen güçlü bir ihtimaldir. Demokratik hukuk devleti kuralları içinde atılması gereken adımlar neyse o adımlar atılarak gerektiğinde Türkiye'yi suhuletle, güvenlik ve huzur ortamı içinde erken seçime götürme sorumluluğu da üzerimizdedir. Koalisyon mümkün değilse erken seçimin ama aramızda konuşarak, prensipleri doğru konularak, meşruiyet çizgisi içerisinde TBMM'nin kendi sorununu çözmesinin daha doğru bir yöntem olacağı kanaatindeyim. Erken seçimden, açık söyleyeyim en fazla faydalanacak parti AK Parti'dir. Çünkü, 18 milletvekilini daha kazanırsa, tek parti iktidarı var ama görünen siyasal gelecekte diğer partilerin tek parti olma şansı yok. Olabileceği, koalisyon ortaklığıdır.
Milliyet

'Türkiye Tarihi Fırsatı Kaçırdı' 
AK Parti ile CHP arasında koalisyon masasının dağılmasının ardından MYK'yı toplayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı yaptı. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: 13 Temmuz'da Davutoğlu CHP'yi ziyarete geldi. Sıcak, entelektüel derinliği olan bir görüşme oldu. Yüksek profilli, reform yapabilecek, anayasayı değiştirebilecek bir parlamento olması lazım. Türkiye ekonomi, dış politika açısından sorunlarla karşı karşıya. Hükümetin 4 yıllık hükümet olması lazım. Bu konuları Davutoğlu'na ifade ettim. Davutoğlu bunlar üzerine, 'o zaman biz koalisyon görüşmelerine başlayabiliriz' dedi. 'Hay hay' dedim. Siz 'Ben koalisyonu oluşturamıyorum, seçime gideceğim' derseniz, o zaman siz milli iradeden siz nasıl söz edeceksiniz? Türkiye'nin tarihi bir fırsatı kaçırdığını düşünüyorum. Türkiye'nin bir ateş çemberinden geçtiğini söyledim. Biz milli iradenin gereği olarak, bir koalisyon müzakeresi sonucunda, iyi niyetle hükümetin kurulması ve sorunların çözülmesinden yanaydık. Bu gerçekleşmedi. Bize şu ana kadar bir koalisyon önerisi gelmiş değildir. Bir seçim hükümeti önerisi gelmiştir. Üç aylık bir süre içinde gündemimizi oluşturalım, bunları yaptıktan sonra da seçime gidelim. Bunlar MYK'nın aldığı karara uygun değil. Sözlerimi noktalarken şunu da ifade edeyim. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye büyük bir ülkedir, güçlü bir ülkedir. Biz halkımıza da güveniyoruz. Verdiği oyları başımızın üstünde taşıyoruz. Bu çerçevede yola çıktık, bu çerçevede geldiğimiz nokta bu. Bundan sonraki takdir yüce milletimize ait. Teamüllere göre, Cumhurbaşkanı görev verdikten sonra, kendisi hükümet kuramıyorsa görevini dönüp iade etmiyorsa, buna biz yetki gaspı deriz. Bu, demokrasiyi zedeler. Çoğunluğu sağlayacak hükümet kuruyorsa buna söyleyecek bir sözümüz yok. 'Hükümet kuramıyorum, iade etmiyorum' derseniz bu ahlaki değil. Biz anlaşamayacağımız bir başlık görmedik. Onu açıkça ifade edeyim. Sayın Cumhurbaşkanının etkisi olmuş mudur? Buna yanıtı kamuoyunun ve Davutoğlu'nun vermesi lazım. Görüşmelerde hiçbir kırmızı çizgimiz yoktu. ana başlıklar halinde, anayasa, dış politikada CHP ne düşünüyor, anlattık. Dolayısıyla bir koalisyon müzakeresi söz konusu olmadı. Birbirimizi dinledik karşılıklı. Ben bu rahatsızlığımı sayın Davutoğlu'na ifade ettim. Perşembe günü noktalamamız konusunda mutabakat sağladık. Önce bir erken seçim olacak mı, olmayacak mı onu göreceğiz. Çıkan sonuçlar nasıl olacak onu göreceğiz. Bizim ülke yönetiminde esas aldığımız bir nokta var, Türkiye'nin çıkarları. Neyi gerektiriyorsa, bizim insanımızın çıkarları neyi gerektiriyorsa, biz o çıkarların yanında olacağız. Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir. Demokrasi kendi sorunlarını çözebilecek bir kurumdur aynı zamanda. Demokrasiyi çözümsüz görmek doğru değil. Hele hele bugünden erken seçimi tek seçenek olarak ifade etmeyi doğru bulmuyorum.
Vatan

AKP İle Görüşürüz Ama 
AK Parti ile CHP arasındaki koalisyon görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması üzerine kurmaylarını genel merkeze çağıran Bahçeli, "Elbette Milliyetçi Hareket Partisi, AKP ile görüşmeye daha önceki şartları saklı ve baki kalmak kaydıyla açıktır" açıklaması yaptı. Bahçeli, CHP ile AK Parti arasında koalisyon hükümeti kurulamayacağının ortaya çıkması üzerine, kurmay ekibiyle yaptığı toplantıdan sonra yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamadan satır başları şöyle: AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 9 Temmuz'da hükümeti kurma görevini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan almış ve 13 Temmuz'da da CHP'yle temaslarını başlatmıştır. İki partinin genel başkanları arasında bu hafta başında 4 saat 20 dakika süren görüşmeden sonuç çıkmayınca, final niteliğindeki toplantı bugüne (düne) ertelenmiştir. Hem AKP hem de CHP genel başkanları yetkili kurullarının kanaat ve eğilimini alarak bir araya gelmişlerdir. Nihayetinde Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında süren koalisyon görüşme zincirinin son halkası sonuçlanmıştır. Beklentiler suya düşmüş ve AKP ile CHP millet nezdinde hayal kırıklığı yaratmıştır. Milletimizin arzu ve arayışı hiçe sayılmıştır. İki partinin bir koalisyon hükümeti kurma iradesinde buluşamadıkları net olarak ortaya çıkmıştır. Böylece Türkiye önemli bir fırsatı göz göre göre kaçırmıştır. MHP, istikrarlı ve tutarlı bir şekilde AK Parti ile CHP arasında bir koalisyon hükümeti kurulmasını devamlı önerdi ve ısrarla gündemde tutmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi, 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' ilkesinden taviz vermeden siyasetini temellendirmiştir. Ancak özellikle Sayın Davutoğlu'nun koalisyon görüşmelerini kasten ağırdan aldığı, bunca süreyi boşa geçirip zamana oynadığı objektif bir bakışla ileri sürülebilir. Erdoğan'ın çekim alanından bir türlü kurtulamayan, sarayın güdümüne çaresizce girmekten başka bir davranış gösteremeyen Davutoğlu, koalisyona baştan itibaren gönülsüz yaklaşmıştır. Sonuç itibarıyla Türkiye 35 gündür fütursuzca vakit kaybetmiş, pişkince oyalanmıştır. Başbakan Davutoğlu'nun CHP'ye bir koalisyon hükümeti teklifi yerine, kısa süreli seçim hükümeti veya azınlık hükümetine destek verilmesi yönündeki talebi ahlaki görülemez. 7 Haziran seçimlerinin yenilenmesi başından beri Davutoğlu'nun gizli ve esas gündemidir. AKP, 13 yıllık rezalet ve hezimet dolu tek başına iktidar yıllarını kaybetmeyi bir türlü hazmedememiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta koalisyon hükümetlerini kötülemiş, milli iradenin kararını tartışmaya açmış, dedikodu kazanını kaynatarak Davutoğlu'nun zihnine ipotek koymuştur. Türkiye tek bir kişinin egosuna, tatminsiz iktidar hastalığına ve koltuk hırsına adeta boyun eğmiştir. Erdoğan'ın, Sayın Davutoğlu'na bir gün önce; 'Kendi ilkeleriyle de karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa, intihar edecek hali yoktur' diyerek çektiği ihtar ve yaptığı ayar bugünkü bunalım tablosunun asıl nedenidir.
Vatan

DÜNYA 

PYD'yi Hedef Almıyoruz 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün katıldığı bir TV programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Çavuşoğlu, terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı Demokratik Birlik Partisi PYD'yi hedef almayacaklarını belirterek "ABD ile yapılan mutabakatta PYD'yi hedef alan bir operasyon yok. PYD, IŞİD'le çatıştığı için destek gördü. Ancak PYD, Suriye'de barış için mücadele eden bir unsur değil. Biz şu anda doğrudan PYD'yi hedef almıyoruz, fakat PYD'ye yaptığımız eleştiriler net. Şu anda doğrudan hedefimiz DAEŞ'le mücadele. Ancak PYD'ye uyarılarımızı yapıyoruz. " dedi. Çavuşoğlu, programda özetle şunları söyledi: (PYD'yi kastederek) Suriye'nin sınır bütünlüğü ya da Suriye'de barış için mücadele eden unsurlarla işbirliği yapmaları gerekiyor, bir. İkincisi, işgal ettikleri bölgelerde diğer etnik unsurları, yani Türkmenleri, Arapları ve diğerleri göçe zorladılar. Bu insanların geri dönmesi lazım. DAEŞ'e karşı yapılan mücadelede ister istemez güvenlikli bölgeler oluşacak. O bölgelere de girmeye tevessül etmemesi gerekiyor. Biz ne DAEŞ'in ne PYD'nin burada olmasını isteriz. Çünkü bu durum orayı güvenli bölge olmaktan çıkarır. Bu noktada ABD ile bir görüş ayrılığımız yok. Müttefikimiz ve dostumuz ABD ile anlaşmamız da bu yönde. Amaçlarımız aynı. Biz güvenlikli bölgeye PYD'nin girmesini istemeyiz Son zamanlarda PKK'nın Türkiye'deki terör saldırılarından dolayı görüyoruz ki aldığımız bilgilere göre PYD de rahatsız" DAEŞ'e karşı kara operasyonu gündemde mi? Şu anda kara operasyonu öngörülmüyor. Ama ileride DAEŞ ile mücadelede ne gerekiyorsa kara operasyonu dahil ki, bu benim kendi fikrim, yapılması gerekiyor. Irak'taki Sünnilerin güveninin tekrar kazanılması ve onların da DAEŞ'le mücadele etmesi gerekiyor. Ancak henüz bu konuda somut adımlar atılamadı. Eğit-donat sürekli devam ediyor. Yeni gruplar Türkiye'ye geliyor. İkinci aşamada 100 civarında yine ılımlı muhalefetin güçleri geldi. Güvenli bölge nasıl kurulacak? DAEŞ'in bize etkisini artık görmüyor yaşıyoruz. Sınırımızın öte tarafından bir terör örgütü var. Bunu hep söylüyorduk. Şimdi bu görünmeye başladı. DAEŞ bölgeden temizlendikten sonra ortaya güvenli bir bölge kendiliğinden çıkacak. Biz bu bölgeyi oluşturduktan sonra herkesin meşru gördüğü ılımlı muhalefet güçlerinin yerleşmesini istiyoruz. Bu sadece Türkiye'nin değil Suriye'nin geleceğini ve istikrarını isteyen herkesin temennisi PYD'nin de Nusra'nın da diğer radikal unsurların da o bölgeye gelmesini istemeyiz çünkü orada olmaları, o bölgeyi güvenlikli bölge olmaktan çıkarır. Çok açık, net politikamız bizim. ABD ile bu konuda herhangi bir görüş ayrılığı olduğu için söylemiyoruz. Tutumumuzun ne kadar net olduğunu vurgulamak için söylüyoruz. ABD ile Türkiye farklı düşünüyor gibi bir algı yaratılmaya çalışılmasın. Zaten farklılıklarımız olsaydı böyle bir mutabakatımız olmazdı." Son ateşkeste İranla işbirliği var mı? İran son dönemde her tarafta ateşkesi destekliyor. Biz de siyasi çözümü, ateşkesi destekliyoruz. Ancak Suriye'deki ateşkes konusunda bizim İran'la birlikte arabulucu olduğumuz haberleri doğru değil.
Hürriyet

Çin'de Asrın Faciası 
Çin'de önceki gün Tiencin şehrindeki liman bölgesinde bulunan bir lojistik firmasının deposunda meydana gelen patlamalarda şu ana kadar 50 kişi öldü, 710 kişi yaralandı. Yangını söndürmeye çalışan 12 itfaiye eri öldü, 36'sı kayboldu. Patlama sonrası meydana gelen yangında alevlerin boyu 100 metreyi geçti. 14 milyon insanın yaşadığı Tiencin şehrinde sanki "atom bombası" patlamış etkisi yapan kazada ölü sayısının 1000'e ulaşmasından endişe ediliyor. Çin Deprem Merkezi'nden yapılan açıklamada ilk patlamanın 3 ton, ikincisinin 21 ton TNT infilakıyla eşdeğer olduğunu belirtti. Binhay'ın Çin'in önemli limanlarından olması sebebiyle maddi kaybın da yüksek olması bekleniyor. Limandaki depo ve konteynerlerde bulunan ürünlerin büyük bölümü kullanılamaz hâle geldi. Patlamanın şiddeti sebebiyle limandan bazı parçalar 3 kilometre uzaklıktaki alana yayıldı. Civardaki çok sayıda ev ile iş yerlerinde ağır hasar meydana geldi. Bir lojistik firmasının kimyasal maddelerinin saklandığı depoda meydana gelen patlamanın sebebi açıklanmadı. Çin medyası nakliye sırasında patlayıcıların infilak etmesi sonucu facianın yaşandığını öne sürdü. Patlamada limanda bulunan yüzlerce araç da yandı. Bu arada uzaydan bile görülen patlamanın Japonya'da da hissedildiği bildirildi.
Türkiye

Işıd, Bağdat'ta Pazar Yerine Saldırdı: 76 Ölü 
Irak'ın başkenti Bağdat'ta Şii mahallesi Sadr'da bir pazar yerine bombalı araçla düzenlenen saldırıda, Reuters'a konuşan hastane kaynaklarına göre, 76 kişi öldü, 212 kişi yaralandı. Saldırının sorumluluğunu terör örgütü IŞİD üstlendi. IŞİD'e yakın sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan ve örgüte bağlı "Vilayet-i Bağdat'ın" imzasını taşıyan açıklamada, IŞİD mensuplarının, Irak ordu güçlerini ve Şii milisleri hedef almak için bomba yüklü tırı Bağdat'ın doğusundaki Sadr'a bıraktığı belirtildi. Pazar yerinde düzenlenmesi nedeniyle sivillerin ölümüne yol açan olay, Başbakan Haydar el-Abadi'nin Eylül 2014'te başa gelmesinden bu yana başkentte düzenlenen en büyük saldırı oldu. Kentin en büyük sebze meyve pazarı olan Camila'da gerçekleşen saldırı ile ilgili Reuters haber ajansına konuşan polis memuru Muhsin el-Saydi, dondurucu kasalı kamyonun yerel saatle sabah 6.00'da infilak ettiğini söyledi. Saydi, yaşanan dehşeti "Çok sayıda kişi öldü, ceset parçaları çevredeki binaların üstüne fırladı" sözleri ile anlattı. Olay yerindeki Reuters muhabirine göre, yardım görevlileri enkazın altından cesetleri çıkarırken, pazar yerine toplanan insanlar yakınlarının isimlerini bağırıyor, kimileri ise hükümeti suçluyordu. Reuters'a konuşan görgü tanığı Ahmed Ali Ahmed, "Hükümeti sorumlu tutuyoruz, tüm sorumluluk hükümette" dedi. Ahmed, yetkililerden ordunun dağıtılmasını ve Şii milislerin başkentte kontrol noktaları kurmasını istedi. Yetkililer, perşembe günleri çevre bölgelerden gelenler olduğu için pazarın daha kalabalık olduğunu söyledi. Başbakan Abadi, geçen yıl Musul'un IŞİD tarafından ele geçirilmesinin ardından göreve gelmişti. Ordunun IŞİD karşısında işas etmesi nedeniyle, Irak örgüt ile savaşta daha çok İran tarafından eğitilen Şii milislere dayanıyor. Halkın memnuniyetini artırmak için çalışan Abadi, yolsuzlukla mücadeleye yönelik büyük bir reform planı açıklamıştı. Abadi'nin siyasi yetkililerin mezhep kotalarına göre seçilmesini de iptal eden reform paketi, Irak'ta ABD işgalinden bu yana siyasi sistemde yapılan en büyük değişikliği teşkil ediyor.
Milliyet
 
Peşmergeye Kimyasal Saldırı 
Almanya Savunma Bakanlığı, Kuzey Irak'ta IŞİD'le savaşan peşmergelere karşı birkaç gün önce kimyasal silah saldırısı düzenlendiğini açıkladı. AFP'ye konuşan Almanya Savunma Bakanlığı Sözcüsü, saldırının Erbil'in güneybatısında gerçekleştiğini kaydetti. Alman askerlerinin saldırıdan yara almadan kurtulduğunu, ancak bazı peşmergelerin solunum zorluğu yaşadığını belirten sözcü, "ABD ve Iraklı uzmanlar, ne olduğunu anlamak için Bağdat'tan yola çıktı" dedi. Erbil'de yaklaşık seksen Alman askeri, peşmergeleri IŞİD'e karşı savaş için eğitiyor. Almanya Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında saldırının kim tarafından düzenlendiğine dair bir ayrıntı verilmezken, IŞİD'in 23 Ocak ve 21-22 Haziran tarihlerinde peşmerge güçlerine karşı, 28 Haziran ve 22 Temmuz'da da Suriye'deki YPG güçlerine karşı kimyasal silah kullandığı iddia edilmişti. Bu eylemlerden dolayı saldırının baş şüphelisi olarak yine IŞİD görülüyor.
Vatan

Yunan Ölüme Terk Etti, Türk Kurtardı 
İzmir'in Karaburun ilçesi açıklarında, Türk karasularına giren Yunan Sahil Güvenlik ekibi, üzerinde 58 sığınmacının bulunduğu lastik botu patlatarak, aralarında bebek, çocuk ve kadınların da bulunduğu göçmenleri acımasızca ölüme terk etti. Can pazarının yaşandığı olayda, boğulmak üzere olan göçmenleri ise son anda balıkçılar kurtardı. Karaburun ilçesindeki Eğri Limanında, lastik botlarla Avrupa'ya çıkmak isteyen göçmenleri Türk karasularında durduran Yunan Sahil Güvenlik ekibinin acımasızlığı bu kadar da olmaz dedirtti. Dehşete düşüren olayda, 58 sığınmacı lastik botlarla Eğri Limanı önlerine kadar geldi. Yasak olmasına rağmen Türk karasularına giren Yunan askeri, göçmenleri durdurarak bulunduğu yerde botlarını patlattı. Bu sırada tesadüfen olay yerinde bulunan Türk balıkçılarsa, yaşananları saniye saniye cep telefonuna kaydederek duruma tepki gösterdi. Çekilen görüntüler, Yunan askerinin acımasızlığını bir kez daha gözler önüne sererken, balıkçılar hemen durumu Türk Sahil Güvenlik ekiplerine bildirdi. O sırada Yunan askerinin kendilerine zarar verebileceği düşünen balıkçıların korkusu da görüntülere yansıdı. Göçmenlerin botlarını patlatan Yunan askeri, daha sonra hızla askeri botla bölgeden uzaklaştı. Öte yandan Yunan Sahil Güvenlik ekibinin uzaklaşmasıyla balıkçılar hemen sığınmacıların yardımına koştu. Sığınmacıların bazıları su alan bottan denize düşerken, çığlık çığlığa yardım istedi. Harekete geçen balıkçılar, önce deniz üzerindeki bebek ve çocukları kurtararak kendi teknesine aldı. Daha sonra ise toplamda 58 sığınmacı boğulmak üzereyken tek tek kurtarıldı. Ölümle burun buruna gelen göçmenlerin bazılarında ise can yeleğinin bulunmaması dikkat çekti.
Star

SPOR 

Uluslararası Atletizm Federasyonu Birliği'nin 2005 ve 2007 Dünya Şampiyonaları'nda doping şüphesiyle soruşturduğu 28 atletten birinin Elvan Abeylegasse olduğu iddiası doğru çıktı. IAAF, milli atletimiz Elvan Abeylegesse'den savunma istedi. Elvan Abeylegesse ise iddialarla ilgili olarak, "Böyle bir maddeyi kullanmadım ve kullanmayı hiçbir zaman düşünmedim. Konu sonuçlanıncaya kadar yarışmalardan çekiliyorum. Daha da ileri giderek IAAF'tan 2008 Olimpiyatları'ndaki numunelerimin de yeniden test edilmesini talep edeceğim" ifadesini kullandı. İngiliz Daily Mail gazetesi, Abeylegesse'nin, IAAF tarafından cezalandırılacağını ve 2007 Osaka'da elde ettiği dünya ikinciliğinin geri alınacağını iddia etmişti
Türkiye

Son 1.5 aydır Melo kriziyle meşgul olan Galatasaray, Brezilyalı yıldızla 3 yıl daha sözleşme uzattı. Roberto Mancini'nin çalıştırdığı İnter'e gitmek isteyen ve bunun için yönetimden izin isteyen Melo, iki kulübün anlaşmaya varamaması üzerine kalmaya karar verdi. Galatasaray'ın kazandığı kupalarla poz verip sosyal medya hesabından taraftarlara "Kalbim Galatasaray için çarpıyor" diye mesajlar gönderen Melo, sarı-kırmızılı yönetimin "Kalacaksan yeni sözleşme imzalayalım" teklifini de kabul etti. Melo'ya karşılık İnter'den Gary Medel'i isteyen, İtalyan kulübünün "O olmaz Nagatomo'yu verelim teklifini de reddeden Galatasaray, son olarak Brezilyalı yıldızın aldığı yıllık 3.1 milyon avroyu istemiş ve beklemeye koyulmuştu. İtalyan ekibinin Melo için bu parayı vermeye yanaşmamasıyla İnter rüyası sona eren Felipe Melo da Galatasaray'la yola devam etmeye karar verdi. Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, "Melo'nun durumu cuma günü netleşecek. Ya gidecek ya da bizimle devam edecek. Kalacaksa da bizim sözleşmeli oyuncumuzdur. Kadroda yeri hazırdır" açıklamasını yapmıştı. Melo'nun menajeri Jose Rodriguez de İtalyan basınına yaptığı açıklamada, "Durum değişti. Galatasaray'ın yeni sözleşmesini değerlendireceğiz. En iyi çözüm şu anda bu. Yalan söylemeyeceğim" ifadelerini kullandı Sarı-kırmızılılarla 2019 yılına kadar sözleşmesi uzatılan 32 yaşındaki oyuncu yıllık 3.1 milyon avro ve maç başına da 25 bin avro alacak.
Türkiye

Futbolseverlerin lig hasreti sona eriyor. Spor Toto Süper Lig'de, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) merhum başkanı Hasan Doğan'ın adının verildiği 2015- 2016 sezonu, 75 günlük aranın ardından bugün başlayacak. 30 Mayıs 2015'te Galatasaray'ın şampiyonluğuyla tamamlanan 2014-2015 sezonunun ardından 2,5 ay ara verilen Süper Lig'de, 58. sezonun perdesi Fenerbahçe-Eskişehirspor maçıyla açılacak. Türkiye'nin 7 bölgesindeki 13 ilden 18 takım, 9 ay sürecek toplam 306 maçlık sezonda, yeni transferlerle güçlendirdikleri kadrolarıyla belirledikleri hedeflere ulaşmaya çalışacak. 57. yılını Galatasaray'ın şampiyonluğuyla geride bırakan Süper Lig'de geçen sezon ligden düşen Balıkesirspor, Kayseri Erciyesspor ve Kardemir Karabükspor'un yerlerini bu sezon Kayserispor, Osmanlıspor ve Antalyaspor aldı. Spor Toto Süper Lig'de 2015-2016 sezonu yarın başlayıp, 27 Aralık 2015 tarihinde yapılacak 17. hafta maçlarıyla devre arası tatiline girecek. İkinci yarı, 17 Ocak 2016'da yapılacak 18. hafta maçlarıyla başlayacak ve sezon 22 Mayıs 2016'da tamamlanacak. Yeni sezonda futbolseverler dünyaca ünlü yıldızları seyretme şansı bulacak. Fenerbahçe, Hollandalı Robin van Persie ve Portekizli Luis Nani, Galatasaray, Polonya asıllı Alman Lukas Podolski, Beşiktaş, Alman Mario Gomez ve Portekizli Ricardo Quaresma, Trabzonspor Kamerunlu Stephane M'Bia, Antalyaspor Kamerunlu Samuel Eto'o gibi yıldız isimlerle kadrosunu takviye etti. Takımlarında sözleşmeleri süren Galatasaraylı Wesley Sneijder ve Fernando Muslera, Beşiktaşlı Jose Sosa, Fenerbahçeli Moussa Sow, Raul Meireles ve Diego Ribas, Trabzonsporlu Oscar Cardozo ile Türk oyuncularla birlikte Süper Lig, seyir zevki yüksek bir sezon vadediyor.
Milliyet

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, Spor Toto Süper Lig'de yeni sezon öncesi; yazılı ve görsel basının spor servisi müdürleriyle Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde bir araya geldi. Demirören konuşmasında "Yaklaşık 1 yıl önce yine bir araya gelmiştik. Sıkıntılı günlerdi. Türk futbolunun üzerinde adete kara bulutlar dolaşıyordu. O günden bu yana çok önemli mesafe kat ettik. En zor günler geride kaldı. Kara bulutlar artık dağılıyor. Önümüzdeki sezonda birlik ve beraberlik özümüz, hoşgörü, dostluk ve saygı sözümüz olsun" ifadelerini kullandı.
Star

Türk futbolunun duayen ismi, Beşiktaş Onursal Başkanı Süleyman Seba, vefatının ilk yılında önce Şairler Parkı'ndaki heykeli, ardından da Firuzköy'deki kabri başında anıldı. Törenlere Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, çok sayıda yönetici, Teknik Direktör Şenol Güneş, futbolcular Tolga, İsmail, Ersan, Necip ve taraftarlar katıldı. Fenerbahçe formalı futbolseverler de törende yer aldı. Orman "Seba, Beşiktaş'a çok güzel hizmetlerde bulundu. Beşiktaş onların üzerine koyduğu taşlarla dünyanın en büyük kulüplerinden biri olsun" dedi. Orman, Kartallar Beşiktaş Motosiklet Kulübü üyelerinin Seba'nın memleketi Sakarya'dan getirdiği toprağı mezarın üzerine serpti. Seba, Beşiktaş Belediyesi Fulya Kültür Merkezi'nde düzenlenen gecede de anıldı. Etkinlikte "Beşiktaş'ın dervişi Seba" belgeselinin gösterimi yapıldı.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme