16 Ağustos 2015 Pazar

16.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

%50 Etkisiz
İstihbarat birimleri, son olaylar ışığında terör örgütü PKK'nın bölgedeki yapılanmasıyla ilgili ayrıntılı bir rapor hazırladı. Rapora göre, PKK uzun dönemli stratejisinin son aşaması olan 'Dördüncü Stratejik Dönemi' olarak tanımladığı 'Devrimci Halk Savaşı'nı başlatmaya hazırlanıyor. Örgüt amaca dönük olarak şehirlerde silah ve patlayıcı yığınağı yapıyor. Özellikle Hakkâri'nin Yüksekova ilçesine dikkat çekilen raporda, örgütün burada kırsala dayalı 'Şehir gerillacılığı'nda önemli bir aşama kaydettiği belirtildi. PKK'nın faaliyetleriyle ilgili bazı önemli tespitler şunlar: Asıl ve öncelikli tehdit, il ve ilçelerdeki KCK yapılanmasıdır. Son 4 yıldan bu yana KCK tarafından ciddi miktarda silah ve mühimmat depolaması yapıldığı istihbaratı alınmaktadır. Yüksekova'da 70-80 kişilik PKK mensubu olduğu istihbaratı alınmıştır. Yüksekova'daki gelişmelere bütüncül bir gözle bakıldığında, PKK şehir ve kırsalda yürüttüğü faaliyetlerle kırsala dayalı 'Şehir gerillacılığında' önemli bir aşama kaydetti. PKK uzun dönemli stratejisinin son aşaması olan Dördüncü Stratejik Dönemi (Devrimci Halk Savaşı) kapsamında faaliyetlerine Yüksekova'da da başladı ve teşkilatlanmasını büyük ölçüde tamamladı. İlçede aynı anda 'özerklik' ilan edebilecek yeterliliğe ulaştı. Gerekli tedbirler alınmazsa bunun diğer ilçelere de sıçrayabileceği değerlendirilmektedir. Raporda, Kuzey Irak'taki hava operasyonları sonucu örgütün uğradığı kayıpla ilgili bilgiler de yer aldı. Buna göre, örgütün Kuzey Irak'ta Kandil başta olmak üzere diğer yerlerdeki kamplar, tesis ve yığınakları yüzde 80 oranında tahrip edildi, personelin yüzde 50'si etkisiz hale getirildi, ikinci derece lider kadro tasfiye edildi. Üst düzey kadronun ise İran, Suriye ve Kuzey Irak'taki normal yerleşim bölgelerine kaçtığı belirtildi.
Hürriyet


Ata'ya Çelenge 3 Yıl Hapis İstemi
Antalya'da geçen yılki Cumhuriyet Bayramı töreninde bazı kurumlara ait çelenklerin engellenmeye çalışılması nedeniyle çıkan arbedenin ardından 3 polisin şikâyeti üzerine, sendika ve oda başkanlarının da aralarında olduğu 6 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. CHP, MHP, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Eğitim-İş ve Antalya Barosu'nun temsilcileri, yönetmeliğe aykırı çelenk sunmak isteyince arbede çıkmıştı. "Cumhuriyet coşkusu engellenemez", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları atan grup üyeleri, kargaşa arasında engellemelere rağmen çelenklerini anıta koymuştu. Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde görevli 3 polis memuru, 4'ü başkan 6 kişi hakkında şikâyetçi oldu. Savcılık soruşturması sonrasında hazırlanan iddianamede sanıkların, bazı polislerin yakasından tutup yaraladıkları suçlamasına yer verildi. Hazırlanman iddianame doğrultusunda da Antalya 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde 6 kişi hakkında, 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. ADD Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş, Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Mehmet Balık, Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) İl Başkanı Burhan Çalışkan, Diş Hekimleri Odası Başkanı Hüseyin Tunç ile aynı odadan Adil Ilgın ve Ahmet Erdem Erciyeslioğlu, önümüzdeki günlerde hâkim karşısına çıkacak.
Hürriyet

Polis, Işid Operasyonlarında 30 İntihar Yeleği Ele Geçirdi
Üst düzey bir hükümet yetkilisi, güvenlik güçlerinin son 1 yılda terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyonlarda 30 intihar yeleği ele geçirdiğini, bunların bir kısmının kullanılmaya hazır durumda olduğunu söyledi. Hürriyet Daily News'in haberine göre, İstanbul'da bir grup yabancı gazeteciye konuşan yetkili, "Size teknik detayları veremem ama bu sayıyı verebilirim" dedi. Bulunan yeleklere ilişkin bazı şüphelilerin gözaltına alındığını aktaran yetkili, yeleklerin bazılarının hangi potansiyel intihar eylemcileri tarafından kullanılacağının tespit edildiğini, böylelikle Türkiye'de IŞİD'in 30 muhtemel saldırısının önlendiğini aktardı. Yeleklerin ve gözaltıların yerleri hakkında bilgi vermekten güvenlik nedenleriyle kaçınan yetkili, "Bu yeleklerin bazıları belirli kişilere ayrılmıştı" dedi. Son dönemdeki operasyonlarda 2 bin 500'ün üzerinde şüphelinin gözaltına alındığını ve bunların büyük çoğunluğunun terör örgütü PKK ile ilgili olarak gerçekleştirildiğini söyleyen yetkili, IŞİD şüphelileri arasında hakkında dava açılanların oranının ise PKK'dan daha yüksek olduğunu söyledi. IŞİD şüphelileri arasında haklarında dava açılanların oranının yüzde 22, PKK şüphelileri arasında ise yüzde 16 olduğunu anlatan yetkili, kaç kişinin tutuklu olduğunu konusunda bir bilgi vermedi. Gözaltına alınan DHKP-C şüphelilerinin sayısının ise çok daha düşük olduğunu aktardı.
Hürriyet

40 Günde 42 Şehit
Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde önceki gece 3 askerin şehit edilmesinin ardından dün de Bingöl'den acı haber verdi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, dün 15.00 sularında Bingöl'ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünde mevkisinde bir grup terörist tarafından yapılan yol kapamasına müdahale amacıyla bölgeye intikal eden Jandarma Özel Harekat birliğine ait araçlarından birinin geçişi esnasında, önceden yola döşenmiş uzaktan kumandalı el yapımı patlayıcının infilak etti. Saldırıda astsubay Muhammed Gürlek, Uzman Çavuş Musa Saydam ve Uzman Çavuş Haşim Dirik şehit düşerken 6 asker de yaralandı. DHA'nın haberine göre saldırının gerçekleştiği yerde, PKK'lı teröristler 17 Eylül 2012'de Bingöl Emniyet Müdürlüğü'ne ait çevik kuvvet polislerini taşıyan servis aracının geçişi sırasında yola tuzakladığı bombayı yine uzaktan kumanda ile infilak ettirmişti. Saldırıda sekiz polis memuru şehit olmuştu. Yetkililer, Bingöl- Karlıova arasındaki karayolunun 4 ayrı noktasının patlayıcı döşenmesi konusunda riskli olduğunu belirtti. Hacılar köyü mevkisinin de patlayıcı tuzaklanması konusunda 'kırmızı nokta' olarak işaretlendiğini ifade edildi. AA'nın haberine göre, son 40 gündeki saldırılarda asker, polis ve korucuların da aralarında bulunduğu 42 güvenlik görevlisi şehit edildi, 13 kişi de yaşamını yitirdi. Şehit Dirik'in annesi Huma Dirik'in "Sabahtan bu yana içimde bir sıkıntı vardı. Ağzıma bir lokma ekmek koymadım. Meğer oğlum şehit olmuş" sözleri yürekleri dağlarken, Gürlek ise Osmaniye'nin verdiği 5. şehit oldu. bu arada Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bingöl ve Hakkari valililerini arayarak çatışmalarla ilgili bilgi aldı. Davutoğlu'nun, valilere terörle mücadelenin demokratik hukuk kuralları çerçevesinde tavizsiz sürdürülmesi talimatını verdiği belirtildi.
Milliyet


EKONOMİ

Gram Altın 101, 5926-101, 7696                             
ABD Doları 2, 8338-2, 8371/ Euro 3, 1448-3, 1562/İngiliz Sterlini 4, 4311-4, 4423                  

Seçim Öncesi Gündem Emekli Ve Dar Gelirli
Erken seçimin zamanı ve yöntemi tartışılırken AKP, bu sürenin kendi lehine sonuçlanması için hazırlıklara başladı. Binlerce öğretmeni yakından ilgilendirilen bir dizi karar art arda alınırken, mevcut hükümetle seçime gidilmesi durumunda, emekliler ve dar gelirlilerle ilgili yeni adım atma planı yapılıyor. 7 Haziran seçimlerindeki 9 puanlık oy kaybıyla ilgili analiz ve anketler yapan AKP, özellikle partiye oy vermekten vazgeçen kesimlerle ilgili saptamalar yaptı. Mevcut hükümetle seçime gitmenin yollarını zorlayan parti, bu kesimlerle olan ilişkisini düzeltmek için de çalışma başlattı. Tüm bakanlıklar, hayata geçirilebilecek sosyal ve ekonomik taleplerle ilgili hazırlık yapıyor. Seçimlerde, özellikle ekonomik vaatlerin yetersizliğinin etkili olduğu saptaması yapılmıştı. AKP kurmayları, bu seçimlerde farklı bir yol izlemeyi planladıklarını dile getirerek, "Seçimlerde, yapacaklarımızı değil, yaptıklarımızı anlattık. Seçmenin beklentisine yanıt veremedik. Özellikle CHP bu konuda ön aldı. Bunu tersine çevirmek gerekiyor" değerlendirmesi yaptılar. AKP, seçimden avantajlı çıkmak ve tek başına iktidarın yollarını zorlamak için özellikle, emeklilerin durumu, taşeron işçiler ve alt gelir grubundaki toplum kesimlerine sosyal ve ekonomik yeni haklar verebilmek için 'vaatlere' hazırlanıyor. Bunun ilk işaretleri ise eğitim alanından geldi. Binlerce öğretmen ve ailesini ilgilendiren ve uygulandığı dönemlerde tepki çeken rotasyondan vazgeçildi. Eş tayini kolaylaştırıldı. 7 Haziran seçim kampanyasında, emeklilere 100 lira seyyanen zam veren hükümet üyeleri, bunun vatandaşa yeterince anlatılamadığı değerlendirmesini yaptı. Seyyanen zammın CHP'nin emekliye iki ikramiye sözünün gölgesinde kaldığı, olası bir erken seçimde bu miktarın artırılması veya ödemenin ikramiye gibi yapılmasının da tartışıldığı belirtiliyor. Ayrıca Kurban Bayramı'nda, emeklilere bir kurban parası ödenmesi de gündemde bulunuyor. Seçim kararı alınmasının ardından, ilgili bakanlıklar tarafından dar gelirlilerle ilgili yeni paketler de gündeme gelecek.
Hürriyet

Seçim Hazine'ye Ek Yük Getirmeyecek
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Siyasi Partiler Kanunu uyarınca, devlet yardımı almaya hak kazanan partilere ocak ve şubat aylarında ödemelerinin gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu yıl içerisinde, herhangi bir tarihte yapılacak genel seçim için hiçbir partiye ek bir ödeme yapılmayacak" dedi. Konuyla ilgi açıklamalarda bulunan Şimşek, Siyasi Partiler Kanunu gereğince, Hazine yardımı ödemesinin, ilgili şartları taşıyan partilere her yılın ocak ayında, katlı ödemelerin ise Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimine dair kararını izleyen 10 gün içinde yapıldığını ifade etti. Bu kapsamda, Ocak 2015 itibarıyla gereken şartları taşıyan AK Parti, CHP ve MHP'ye, yılın ilk iki ayında toplamda 531,1 milyon lira ödeme yapıldığını anlatan Şimşek, 7 Haziran'da yapılan seçimlerin sonucunda hazine yardımı almaya hak kazanan siyasi partilere ise hazine yardımının ancak 2016 yılının ocak ayında yapılabileceğini bildirdi. Bakan Şimşek, söz konusu kanunda ayrıca, bir yıl içinde birden fazla genel seçim yapılması halinde siyasi partilere hazine yardımı yapılabileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığını da vurguladı. Söz konusu gerekçelerle, 2015 yılı içinde herhangi bir tarihte yapılacak genel seçim için hiçbir partiye hazine yardımında bulunulmasının mümkün olmadığını altını çizen Şimşek, "Böylece, kasım ayında veya yıl içerisinde herhangi bir tarihte yapılacak muhtemel bir erken seçim, bütçeye ek bir maliyet getirmeyecek" dedi. Öte yandan, genel seçime ilişkin gerçekleştirilecek katlı ödemelerin, ocak ayında yapılan ödemenin katı olarak belirlendiğine işaret eden Şimşek, "Dolayısıyla, ancak ilgili yılın ocak ayı itibarıyla hazine yardımı alan siyasi partilere katlı ödeme yapılabilmektedir. 2015 yılı için kanunun öngördüğü üst sınırda ödeme de tamamen yapılmıştır" diye konuştu.
Türkiye

Durum Ciddi Beyler!
Piyasalar, olumsuz sonuçlanan AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sonrasında, gelişmekte olan piyasalar ile olumsuz ayrışmaya başladı. En az 90 gün sürecek siyasi belirsizlik ortamına girilmesi Türk lirası varlıklarda fiyatlanıyor. Türkiye'nin risk primini gösteren CDS oranı 260'a tırmanırken dolar kuru 2.84'e, faiz oranı ise 10.18 seviyesine çıktı. Borsa şirketlerinin piyasa değerleri dolar bazında 2006 yılındaki seviyelere geriledi. Doların değer kazanması bir anda şirketlerin piyasa değerlerindeki erimeyi artırdı. Gelişmelere baktığımızda FED'in parasal sıkılaştırmaya gideceğini açıkladığı 23 Mayıs'tan bu yana dolar, TL karşısında yüzde 36 değer kazandı. Aynı dönemde altın yüzde 17 yükselirken euro ve mevduattaki artış yüzde 11 seviyesinde gerçekleşti. Borsada parası olanlar ise dolar bazında yüzde 25 kaybetti. Aracı kurumların araştırma bölümleri şimdilerde açıklanan anket sonuçlarını takip ederek ileriye dönük olası gelişmeler hakkında öngörüde bulunmaya çalışıyor. Kamuyla paylaşılan anketlere göre AKP'nin oylarında iki puanlık bir artış söz konusu. Aynı şekilde HDP'nin oylarının da yüzde 10 barajının hayli üstünde bulunduğu gözleniyor. Mevcut anket sonuçlarına göre ilerleyen süreçte kayda değer bir değişimin yaşanmaması halinde meclis profilinde ciddi bir değişim beklenmiyor. Bu noktada AKP'nin beklentisi kritik bölgelerdeki seçimlerde alabileceği milletvekilleri ile tek başına hükümet kurma gücüne ulaşabilmek. Hal böyle olunca da adım adım seçim sathına doğru gidiliyor. Piyasaların kaygısı ise gerçekleştirilecek yeni bir seçim sonrasında mecliste benzer bir kompozisyonun gerçekleşmesi halinde, yine partilerin uzlaşma noktasında sert yaklaşımda bulunarak oluşacak belirsiz sürecin bir siyasi krize dönüşebilme olasılığı.
Milliyet

Yunanistan Ab'ye Yeniden Güven Verdi, Krediyi Kaptı
Euro Grubu Başkanı ve Hollanda Maliye Bakanı Jeroen Dijsselbloem, Euro Grubu'nun Yunanistan ile siyasi olarak anlaştığını söyledi. Dijsselbloem, anlaşmanın Yunanistan ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine izin vereceğini belirterek, "Yunanistan'ın son dönemdeki yasal düzenlemeleri güvenin tekrar inşasına yardım etti" dedi. Uygulanacak paketin kamu finansmanı, yapısal dönüşüm, finansal istikrar, büyüme ve özelleştirmeyi içerdiğine dikkati çeken Dijsselbloem, programın 86 milyar euro değerinde olduğunu söyledi. Dijsselbloem, Yunanistan için borç sürdürülebilirlik değerlendirmesinin yapıldığını, reform programının borçlarda bir silme olmadan sürdürülebileceğini belirtti. Programa, IMF'nin de katılmasını öngördüklerini ifade eden Dijsselbloem, gerekli süreçlerin 19 Ağustos Çarşamba tamamlanacağını ve ilk kredinin serbest kalacağını söyledi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Euro ve Sosyal Diyalogdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis de AB Komisyonu adına bu yeni 3 yılık ESM programını memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bu, Yunanistan'a güveni tekrar sağlamak için somut ve kapsayıcı bir anlaşma" dedi. Dombrovskis, geçtiğimiz 6 aydaki belirsizliklerin Yunanistan ekonomisine ciddi zarar verdiğine dikkati çekerek, tekrar güven ortamının sağlanmasıyla Yunanistan ekonomisinin büyümeye başlayacağını kaydetti. Dombrovskis, programa tam anlamıyla uyumun önemli olduğunu söyledi. Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) Başkanı Klaus Regling de Yunanistan'ın yeni programına siyasi destek sağlandığını belirterek, "Bu program Yunanistan ekonomisini önümüzdeki 3 yılda yeniden şekillendirecek. Piyasalara istikrar ve büyüme sağlayacak" diye konuştu.
Vatan

Partiler Yeni Seçime Parasız Girecekler
Koalisyon görüşmelerinden olumlu sonuç çıkmamasıyla erken seçimin gündeme gelmesi, bunun bütçeye ek maliyet getireceği tartışmalarını gündeme getirdi. Eleştirelere yanıt veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Siyasi Partiler Kanunu uyarınca, devlet yardımı almaya hak kazanan partilere Ocak ve Şubat aylarında ödemelerinin gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu yıl içerisinde, herhangi bir tarihte yapılacak genel seçim için hiçbir partiye ek bir ödeme yapılmayacak" dedi. Bakan Şimşek, Siyasi Partiler Kanunu gereğince, hazine yardımı ödemesinin, ilgili şartları taşıyan partilere her yılın Ocak ayında, katlı ödemelerin ise Yüksek Seçim Kurulu'nun seçim takvimine dair kararını izleyen 10 gün içinde yapıldığını ifade etti. Bu kapsamda, Ocak 2015 itibarıyla gereken şartları taşıyan AK Parti, CHP ve MHP'ye, yılın ilk iki ayında toplamda 531.1 milyon lira ödeme yapıldığını anlatan Şimşek, 7 Haziran'da yapılan seçimlerin sonucunda hazine yardımı almaya hak kazanan siyasi partilere ise hazine yardımının ancak 2016 yılının Ocak ayında yapılabileceğini bildirdi. Bakan Şimşek, söz konusu kanunda ayrıca, bir yıl içinde birden fazla genel seçim yapılması halinde siyasi partilere hazine yardımı yapılabileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığını da vurguladı. Söz konusu gerekçelerle, 2015 yılı içinde herhangi bir tarihte yapılacak genel seçim için hiçbir partiye hazine yardımında bulunulmasının mümkün olmadığını altını çizen Şimşek, "Böylece, Kasım ayında veya yıl içerisinde herhangi bir tarihte yapılacak olası bir erken seçim, bütçeye ek bir maliyet getirmeyecek" diye konuştu.
Vatan

Son 75 Metre Kaldı
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Asya ve Avrupa'yı deniz tabanı altından geçen karayolu tüneliyle birbirine bağlayacak Avrasya Tüneli Projesi'nde en önemli aşamanın başarıyla tamamlanmak üzere olduğunu belirterek "Projede deniz altında kazılan tünelde son 75 metreye gelindi" dedi. Bilgin, doğu ve batı yönünde karada inşa edilen tünellerin kazı işleminin tamamlandığını, deniz altındaki tünelde ise yüzde 97 ilerleme sağlandığını, tünelin kazı işlemlerinin bu ay sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Dünyanın en iyi mühendislik projelerinden biri olan Avrasya Tüneli Projesi'nde (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi) tarihi günün yaklaştığına dikkati çeken Bilgin, TBM (tünel açma makinesi) diye adlandırılan makineyle deniz altında delinen tünelde, 19 Nisan 2014'te Asya yakasında başlayan kazı çalışmalarının bu ay sonuna kadar Avrupa yakasında tamamlanacağını kaydetti. İstanbul Boğazı altında 3 bin 344 metrelik alanı kazarak ilerleyen tünel açma makinesiyle iki kıtanın deniz tabanı altında birleştirilmiş olacağına işaret eden Bilgin "Türkiye, tünelcilik teknolojisinde çığır açan Avrasya Tüneli ile dünyanın en başarılı mühendislik eserlerinden birine sahip olacak" diye konuştu. Her iki yakadaki karayolu tünellerinde de kazı çalışmalarının tamamlandığını belirten Bilgin, proje kapsamında yol ve sanat yapı çalışmalarının sürdüğünü, Kazlıçeşme- Göztepe hattında hizmet verecek tünel ile İstanbul'da trafiğin çok yoğun olduğu güzergahta yolculuk süresinin 15 dakikaya kadar ineceğini söyledi. Bakan Bilgin "Proje, yap-işlet-devret modeliyle, 1 milyar 245 milyon dolarlık finansmanla gerçekleştiriliyor. Projenin tasarım ve inşaatını gerçekleştirecek ATAŞ, tünelin 24 yıl 5 ay süreyle işletilmesini üstlenecek" dedi.
Star

İranlı Şirketler Türkiye'de Yatırım İçin Ders Alıyor
Türk şirketler Tahran'a yatırım planlarken, İranlı işadamları da Türkiye için sıraya girdi. İranlı girişimcilere Türkiye'deki yatırım fırsatları anlatılacak. İran'da faaliyet gösteren tek yabancı denetim şirketi olan Güncel Bağımsız Denetim Danışmanlık ve YMM ile İran devletinin kuruluşu olan Industrial Management Institue karşılıklı yatırım fırsatlarını anlatmak konusunda işbirliği anlaşması imzaladı. Tahran'da 8-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek toplantı için basın yoluyla ilana çıkan İran İndustrial Management'e şimdiden yoğun talep geldi. Kurum, şu ana kadar yapılan başvuruları dikkate alarak, eğitimin birkaç kez tekrarlanması yönünde görüş bildirdi. İran dışında Rusya, Azerbaycan, KKTC, Kırım ve Yemen'de şubeleri bulunan Güncel Denetim Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Sezer, ambargonun kalkması sonucu oluşan büyük fırsatın iki taraf için de olumlu sonuç doğuracağını ancak bunun hiçbir şekilde istismar edilmemesi gerektiğini söyledi. Sezer, 8-9 Ekim'de gerçekleştirilecek eğitim toplantısına, şimdiden İranlı işadamlarının yoğun kayıt yaptırdığını kaydetti. İran'da Türkiye için büyük ilgi olduğunu belirten Sezer, Industrial Manegement Instute ile yaptıkları görüşmelerin mutabakatla sonuçlandığını söyledi. Bu mutabakat uyarınca, İran ve Türkiye'deki işadamı ve uygulayıcıların karşılıklı eğitim ve bilgilendirmesinin yapılacağını belirten Sezer, ilk toplantının ise 8-9 Ekim 2015 tarihlerinde İran'da yapılacağını bildirdi. Bu toplantıda Güncel AŞ'nin uzmanları tarafından Türkiye'deki yatırım fırsatları başlıklı iki günlük eğitim verileceğini belirten Sezer, bunun aynı zamanda iki ülke arasındaki ilk eğitim olacağını kaydetti. Yılmaz Sezer, Türkiye'deki yabancı sermaye yatırımları, şube ve irtibat bürosu kurulması, çalışma ve oturma izni alınması gibi konular hakkında bilgi vereceklerini, ayrıca yatırım teşvik mevzuatı ve Türkiye'deki bankacılık işlemlerine ilişkin bilgilerin de eğitim çalışması çerçevesinde aktarılacağını söyledi.
Star

DÜNYA

Işid 'Güvenli Bölge'de İlerliyor
Türkiye'nin ABD ile birlikte güvenli bölge oluşturmak istediği Suriye'nin Halep kentinin kuzeyindeki köylere yönelik saldırılar düzenleyen Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) Mare kasabası yakınlarındaki köylerden biri olan Tilaylan'ı ele geçirdi. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) IŞİD'in Mare'yi "tam olarak kuşattığını" duyururken, dün akşam saatlerinde IŞİD kaynakları, kente girdiklerini ileri sürdü. SOHR Başkanı Rami Abdül Rahman, IŞİD militanlarının kenti "doğudan, kuzeyden, güneyden ve güneybatıdan sardığını" kaydetti. Gözlemevine'ne göre bir haftadır süren çatışmalarda ise 76 Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) savaşçısı ve 45 IŞİD üyesi öldü. Geçen pazar gününden beri IŞİD'in, kontrolüne giren yerler Türkiye'ye giden anayolun üzerinde yer alıyor. Bunun yanısıra IŞİD hedefindeki Mare, Türkiye'ye 20 kilometre uzaklıkta. Güvenli bölge planı ise Suriye'nin içine 30 kilometre kadar girmeyi öngörüyor. Bu durumda IŞİD'in kontrolündeki yerler ile Türkiye'nin planı çatışıyor. IŞİD'in Mare'ye yönelik taarruzu kapsamında geçen hafta ele geçirdiği Um Hoş köyü de güvenli bölgenin içinde kalıyor. Türkiye-Suriye sınır hattında uzunluğu doğudaki Cerablus'tan batıdaki Azez'e kadar kuş uçuşu 90 kmlik bir çizgiyi kapsayan güvenli bölge halihazırda 70 kilometrelik IŞİD bölgesini de içine alıyor. Güvenli bölge olması planlanan topraklardaki köy ve kasabaların yüzde 65'ten fazlası IŞİD'in kontrolünde. Ancak IŞİD, Mare'yi alırsa Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı'nın karşısında bulunan Bab es-Selam sınır kapısından Halep'e uzanan yolları kontrol altına alabilecek. Bölgedeki gruplar için, Türkiye'den ikmal hattı kritik önemde.
Hürriyet

'Yolsuzluk Hindistan'ı Karınca Gibi Kemiriyor'
Yaklaşık bir yıl önce değişim vaadiyle iktidara gelen Hindistan Başbakanı Narendra Modi, yolsuzluğun arz ettiği tehlikeyi kabul etti. Bir milyarı aşkın nüfusla dünyanın en kalabalık demokrasisi konumundaki Hindistan, son dönemde Modi'nin partisinde Dışişleri Bakanı Suşma Swaraj ve büyük eyaletlerin valillerin yolsuzluk skandallarıyla sarsılmıştı. Başkent Yeni Delhi'nin meşhur Kırmızı Kale'sinde binlerce kişiye bir saat hitap eden Modi, "Bu ulusun yolsuzluktan kurtulacağını tekrar açıklıyorum. Yolsuzluktan kurtulmak için mücadeleye en tepeden başlamalıyız. Yolsuzluk bir termit (akkarınca ya da beyaz karınca) gibidir; yavaş yavaş yayılır, her yere ulaşır fakat zamanında yapılan müdahalelerle yenilebilir" ifadelerini kullandı. Hindu milliyetçisi Modi, aynı zamanda toplumların kendi içerisine kapanması tehlikesine de dikkat çekti. Yılda yüzde 7,5 büyüme kaydeden Hindistan'da yoksulluktan kurtulamayan alt sınıflar da Modi'nin konuşmasında yer buldu. Modi bin gün içerisinde Hindistan'ın bütün köylerine elektrik ulaştırma sözü verdi.
Milliyet

Bin Ladin'in Oğlundan 'Batı'yı Vurun' Çağrısı
El Kaide'nin kurucusu Usame bin Ladin'in oğlu Hamza bin Ladin, Batılı ülkelere yönelik saldırı çağrısı yaptı. 20'li yaşlarda olduğu tahmin edilen Bin Ladin'in El Kaide yönetimi tarafından 'yeni lider' olarak tanıtılmak istendiği iddia edildi. Hamza bin Ladin'in Kabil, Bağdat ve Gazze'de yaşayan kişilere seslenen saldırı çağrısında Washington, Londra, Paris ve Tel Aviv gibi Batılı şehirler adres gösterildi. El Kaide'nin Usame bin Ladin'in 'gözde oğlu' olarak bilinen Hamza bin Ladin ile örgütü yeniden canlandırmak istediği öne sürüldü. Örgütün, Irak ve Suriye'de etki alanını genişleten IŞİD'in gölgesinde kalmaktan rahatsız olduğu biliniyor. Hamza bin Ladin, 2001 yılında El Cezire tarafından ele geçirilen görüntülerinden sonra ilk kez görüntülendi. 'Yeni bin Ladin', video kaydında kendisini 'demirde dövülmüş' olarak adlandırarak babası Usame'nin yolunda zafer ve şehitlik peşinden yürüyeceğini açıkladı. Bin Ladin'in, 2001 yılından sonra ABD'den kaçarken İran'da birkaç yıl boyunca ev hapsinde kaldığı belirtildi. Video mesajı El Kaide lideri Ayman el Zawahiri'nin bir yıl sonra yayınladığı videodan bir gün sonra servis edildi. Usame bin Ladin, 2011 yılında ABD'li askerlerin Pakistan'da düzenlendiği operasyon sonucunda öldürülmüştü. Ladin, 11 Eylül saldırılarının sorumlusu olarak gösteriliyor.
Milliyet

'İsrail Ürdün'e Silahlı İha Sattı'
Gectiğimiz haftalarda Ürdün'ün IŞİD militanlarına yönelik operasyonlarına helikopterlerle destek veren İsrail'in şimdi de Ürdün ordusuna insansız hava araçları (İHA) sattığı öne sürüldü. İsrail basınında çıkan haberlere göre Tel Aviv Ürdün'e 12 adet silahlı Heron TP ve Skylark tipi İHA satma konusunda anlaşma imzaladı. Geçtiğimiz hafta ABD'deki Nellis Hava Üssü'nde iki ülke pilotlarının ortak eğitim tatbikatı gerçekleştirdiği iddia edilmişti. İsrail'in sattığı İHA'ların Ürdün'e ne zaman teslim edileceği ve Ürdünlü pilotlara İHA uçurma eğitimini kimin vereceği henüz bilinmiyor.
Vatan

Güvenli Bölgeye Bizim Suriyeliler Yerleştirilecek
Avrupa Birliği (AB) ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Suriye'de sığınmacıların geri dönebileceği bir güvenli bölge oluşturmak istediklerini belirterek, "Bunun için ABD ile bir anlaşma var" dedi. Bozkır, Alman Tagesspiegel gazetesine verdiği röportajda, Türkiye'nin Suriye ve Irak'tan 2 milyon sığınmacıyı kabul ettiğini belirterek, bunun sadece Türkiye'nin sorunu olmadığını ifade etti. Avrupa'nın mülteciler için oluşturulan kampları takdir etme döneminin bittiğini, buradaki sorunla kaynağında mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkır, 2 milyon mülteci alan Türkiye'nin 6 milyar dolar harcadığını, ancak Türkiye'nin hiçbir zaman bunun için para talep etmediğini hatırlattı. Bozkır, insanların sonsuza dek kamplarda kalamayacağını ifade ederek, "Partnerlerimiz bugüne kadar bu sorunun üstesinden gelmek için yükümüzü yeterince taşımadı" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'ye gelen Suriyelilerin ne iş ne de iyi bir ev aradığını, onların her şeyi geride bırakarak savaştan kaçtıklarını anımsatan Bozkır, "Suriye'de sığınmacıların geri dönebileceği bir güvenlik bölge oluşturmak istiyoruz. Orada evler, okullar tüm bunları inşa edeceğiz. Bu yola koyuldu. Bunun için ABD ile bir anlaşma var" ifadesini kullandı. Türkiye'nin DAEŞ ile mücadele ettiğini, ABD savaş uçaklarının ve insansız hava araçlarının DAEŞ mevzilerinin bombaladığını belirten Bozkır, ABD ile görüş ayrılığının olmadığını kaydetti. Bakan Bozkır, Avrupa'da bazı ülkelere yaptığı ziyaretler kapsamında, Almanya'da da 3 gün önce temaslarda bulunarak, Almanya AB Bakanı Michael Roth, Alman- Türk Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Michelle Müntefering ve Federal Almanya Meclis (Bundestag) Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen ile görüşmüştü.
Star

Esad'ın Yardımına Yine Pyd Koştu
Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin, Esad'a destek olmak için Deyr Ezzor'a birlik gönderdiği bildirildi. Rûdaw'ın Haseke'deki kaynaklarından aldığı bilgiye göre, kentten önceki gün bir YPG birliği, Esad rejimine bağlı Suriye ordusuna destek amacıyla Irak sınırındaki Deyr Ezzor'a gönderildi. Kaynaklar, sözkonusu birliğin, Esad rejimi askerleriyle birlikte DAEŞ'e karşı savaşmak üzere gönderildiğini aktardı. Edinilen bilgiye göre, karar, Suriye Baas Partisi Genel Sekreter Yardımcısı'nın Haseke'ye giderek, PYD ve Cezire kantonu yetkilileriyle yaptığı toplantıda alındı. YPG ile Suriye Ordusu, geçtiğimiz ay, DAEŞ'e karşı savaş konusunda bazı maddeler üzerinde anlaşma yapmıştı. Bu arada, Esad karşıtı örgütlerden Ahrar-uş Şam, Zabadani, Fua ve Kefraya'da 12 Ağustos'ta Hizbullah ile varılan ateşkesin bittiğini açıkladı.
Star

POLİTİKA

Erken Seçim İstemiyoruz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, pazartesi günü Başbakan Ahmet Davutoğlu ile gerçekleşecek görüşme öncesinde dün MHP Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplayarak partisinin stratejisini belirledi. Parti İç Tüzüğü'ne göre tam yetkili olan, MYK'dan da bir kez daha koalisyon görüşmeleri konusunda yetkisini teyid eden Bahçeli, siyasi tabloyu özetledi. Türkiye'nin seçeneksizliğe mahkum edilmemesi gerektiğini bu nedenle Ak Parti-CHP hükümetinin kurulmasını istediklerini belirten Bahçeli, "Maalesef bu fırsatı kaçırdılar. Yine de böyle bir koalisyon hükümetinin denenmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. Ülkenin ekonomik ve güvenlik açısında kaosa sürüklendiğini belirten Bahçeli, dövizin tırmandığını, terör ve çatışma ortamının da ülke güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Askerin ve polisin güvenliğini sağlayamayan bir iktidarın, seçimin güvenliğini sağlamasının mümkün olmadığını belirten Bahçeli, "Böyle bir ortamda seçime gidilmesine karşıyız. Bu nedenle erken seçim taleplerine destek vermeyeceğiz" dedi. Ak Parti'nin CHP ve MHP ile sözde görüşmeler yaparak "oyalayıcı" bir strateji izlediğini öne süren Bahçeli, Ak Parti'nin HDP ile birlikte erken seçim kararı alabileceğini ifade etti. Bahçeli, MHP'nin Anayasa Komisyonu'na üye vereceğini, ancak seçim kararına ret vereceğini belirtti. Bahçeli, seçim sonrasında Ak Parti ile CHP'nin hükümet kurmasını savunduklarını, ancak Erdoğan'ın görüşmelere çomak sokarak koalisyonun kurulmasını engellediğini iddia etti. Cumhurbaşkanı'nın seçim istediğinin açıkça belli olduğunu vurulayan Bahçeli, memleketi Rize'de anayasayı askıya alan ve sistemin değiştiğini iddia eden açıklamalar yaptığını kaydetti. Bahçeli, Erdoğan'ın "muhatap almıyorum" sözüne de esprili bir şekilde tepki göstererek, "Sanki biz seni muhatap alıyoruz. Sen bizi dinleseydin başına keklik değil, devlet kuşu konardı. Konan kuş da bizim Osmaniye'de firik derler, daha olgunlaşmamış" dedi. Bahçeli, şunları kaydetti: "Bize ne ile geleceklerini bilmiyoruz. Hangi şartlı azınlık hükümeti olursa olsun destek isterlerse vermeyeceğiz. Seçim hükümetinin de içinde olmayacağız. Meclis'ten erken seçim kararına da karşıyız. Kendisine bugüne kadar açıkladığımız şartlarımızın kabul edilmesi halinde bir koalisyon hükümeti için masaya oturabileceğimizi, taşın altına elimizi değil, gövdemizi koyacağımızı söyleyeceğim. Ama bunların sözüne güven olmaz. Şartlarımıza evet der, koalisyon protokolü hazırlanırsa, Kuran'a el bas diyeceğiz. Yoksa bunlar 'süllümden (merdivenden) indim, sözümden döndüm' derler." Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Ülkede sembolik değil fiili gücü olan Cumhurbaşkanı var. İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir" açıklamasına Twitter üzerinden tepki gösterdi. Bahçeli şunları kaydetti: "Yönetim sistemimizin harcı savaş meydanlarında karıldı. Değişti demekle değişmez, değiştirilemez. Hayırdır, bu ülkede savaş veya darbe oldu da biz mi kaçırdık? Yönetim sistemi bir kişinin eline kaldıysa vay halimize! Bizim yerli üretim Hitler'e, Stalin'e, Kaddafi'ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline."
Milliyet

Atama İle Değil Seçilerek Geldim
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün memleketi Rize'nin Büyükköy Belediyesi ziyareti sırasında toplanan vatandaşlara balkondan şöyle seslendi: Kimse bize siyasi milliyetçilik, siyasi ırkçılık yapmasın. Bunu yapan kaybedecektir. Şahsım üzerimde spekülasyon yapabilirler ama ben atama ile gelmiş bir Cumhurbaşkanı değilim, ben milletimin oylarıyla gelmiş bir Cumhurbaşkanıyım. Ben sizin yani halkımın bana verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırım. Fakat birileri şunu söyleyebiliyor. 'İşte Beştepe yasal çizgileri içine çekilsin' filan deniliyor. Yo ben yani gayri yasal mı çalışıyorum? Eğer sussun, otursun, hiç konuşmasın deniliyorsa ben alışılmış cumhurbaşkanı değilim. Onun için de olması gereken ne ise onu yapmaya mecburum. Çünkü cumhurun başı olmak bunu gerektiriyor. Bizi sus diye oraya (cumhurbaşkanlığına) çıkarmadılar, çalış diye çıkardılar. Biz orada çalışıyoruz, çalışacağız. Ben şuanda yetkiyi sayın Başbakan'a verdim. Sayın Başbakan birinci görüşmeyi yaptı, ikinci görüşme yapılıyor. Bütün mesele nedir? İnanmak, Bütün mesele nedir? Azim, azim. Bir kere azmettin mi ondan sonra Allah'a tevekkül et, yoluna devam et. Bizim planımız bu. Şimdi bu plana göre, Rize'ye yakışan neyse onu yapması gerekir. Tamam? Onu yapması gerekir. Onun için de şu anda öyle zannediyorum ki önümüzdeki hafta filan artık bu sürecin bir karar haftası olacaktır. Öyle görünüyor. (Seçim istiyoruz, seni başkan yapacağız sloganları üzerine) Eyvallah, sizler ne derseniz o olur zaten. Bütün burada olması gereken bir şey var, biz mali istikrardan, milli birlikten yanayız. Bize ayrılık, gayrılık yakışmaz. Terörle mücadelemiz amansız sürecek, en ufak bir rehavet, en ufak bir gevşeme olmayacak, sonuna kadar devam edecek. Bu mücadelenin maalesef böyle bedeli oluyor. Şimdi Türkiye çok farklı konumda nerede başladık, nereye geldik. Türkiye artık gücü kıskanılan ülke. Türkiye'nin gücünü kimse test etmeye kalkmasın, bedelini ağır öderler. Birileri gücünü YPG'den, PKK'dan alıyormuş. Gücünü terör örgütlerden alanlarla beraber mi yürüyeceksiniz? Kürt kardeşlerimin onların samimiyetini istismar edenlere gereken dersi vermesi gerekir. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını ayaklarının altına alan biz olduk. İş makinelerini, kamyonları nasıl yaktıklarını görüyorsunuz. Bunlar insan değil, insanlıktan nasibini almamış. Bunlar böyle bir konumda. Ondan sonra da utanmadan, sıkılmadan söyledikleri ne? 'Devlet gelmiyor.' Devlet geldi de siz neredesiniz? Siz Brüksel'desiniz. Bakıyorsunuz kimisi saz çalıyor, kimisi bilmem ne yapıyor, gelin de bir şey üretin. Belediyelerine bakın hiçbir şey ürettiklerini göremezsiniz. Her türlü sıkıntı orada var. Şu paralel yapı ile mücadelede sizden özel gayret bekliyorum. Bunlara gereken dersi vermemiz, vermeniz lazım. Çünkü bunlar bu milleti parçaladılar. Bunlar ki bu söylediğim terör örgütüne oy verecek kadar şuurdan, izandan uzak hale geldiler. Cezayir'i gittim, o malum grup benim için ne dedi? 'Kaçtı' dedi. O zaman Başbakanım, geldim İstanbul'da havalimanında hamdolsun 100 bini aşkın insan karşıladılar bizi. Bunu söyleyenler nerede? Bakıyorsun Gürcistan'a kaçtı, oradan Ermenistan'a kaçtı, şimdi de Almanya'da. Nasıl ki Romanya'ya kaçanları alıp geldiysek, bunları da nereye kaçarlarsa kaçsınlar daha önce dedim ya inlerine gireceğiz alıp çıkaracağız. Almanya, kırmızı bülten çıktığı andan itibaren bunları bize ya verecek, vermediği takdirde Almanya'nın istediği suçluları hiçbir zaman onaylamayacağım. Çünkü her şey bir hukuk içerisinde yürüyecek. Bizi eğer saygın görüyorlarsa bize saygı duyacaklar, bu böyle yürüyecek.
Milliyet

'Masaya Ön Yargısız Oturacağız'
Başbakan Ahmet Davutoğlu önceki gece TRT'deki 'Başbakan ile Özel Yayın' programında koalisyon görüşmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hükümet kurma sürecinde vakit kaybı yaşanmadığını, CHP'ye yapılan görüşmenin önemli olduğunu belirten Davutoğlu, MHP'yi de şu sözlerle eleştirdi: "Peki biz bunları yaparken siz ne yaptınız? Sadece bize görev verdiniz. 'Sen şunu yap, sen şunu yap' diye. Siz ne yaptınız? Siz ne yapacaksınız? Millet hepimize görev vermiş. Ne teklif ettiniz? 'Ben de şunu yaparım' diye neyi önerdiniz? Şartlar öne sürmek, bir takım şeyleri zikretmek doğru değil. Dikte etmek de doğru değil. 'Şunlar olursa konuşuruz.' Olmaz. MHP'yle konuşacağız ama bu arka planın bilinmesi önemli ki önemli gördüğüm için söylüyorum." Yola çıkarken zihninde 9 senaryo bulunduğunu aktaran Başkakan Davutoğlu, şunları söyledi: "En iyi senaryo sürdürülebilir hükümet kurmaktı. CHP'yle senaryoların değişik versiyonlarını denedik, olmadı. MHP'yle de benzer versiyonlar vardı zihnimizde ama bunların bir kısmını MHP en başında kendisi devre dışına çıkardı. 'Ben bu işte yokum' anlamına gelen o kadar çok söz sarf edildi. Pazartesi hiçbir ön yargı olmadan oturup konuşacağız. Birbirimizi rencide etmeden, ortak şeyler etrafında, hükümet kurmak ve seçime gitmek de dahil her şeyi konuşmaya hazırız."
Vatan


SPOR

Avrupa faciasından taraftarlarıyla barışmak için ideal bir maçtı Trabzonlular için. Onlar da bu fırsatı güzel futbolla olmasa da günü kurtaran skorla değerlendirdi. İlk tehlike qBursa'dan geldi. Josue'nin pasında Onur'la karşı karşıya kalan Advincula vurdu, top direkten döndü. Bu dakikadan sonra orta sahada kilitlenen maç, devrenin sonlarına doğru hareketlendi. 37'de Erkan'ın pasında Mbia'nın şutunu tokatlayan Mert, maçın ilk isabetli şutunu kurtardı. 45+2'de ise Sercan savunmanın zincirleme hatasını değerlendiremese de Trabzon'da iç savaş çıkarttı ve Özer ile Medjani'nin kavgasına neden oldu. Şota'nın hayalet gibi gezinen Cardozo'yu almasıyla hareketlenen Trabzon oyuna ağırlığını koydu. Özer'in pasında 2. yarı giren N'Doye ağır kalınca top Mert'te kaldı. 67 ise gol dakikası oldu. Geçen sezon 27 duran top golü bulan Trabzon, karambolde topu topukla ağları bulan Erkan'la 1-0 öne geçti. 82 ve 86'da gecenin yıldızı MBai'nın denemeleri sonuçsuz kalırken, 90+5'te de golden sonra özgüven kazanan Erkan'ın pasında yanlış tercih yapan Yusuf'la 2. golden olan Trabzon, sezona istediğini alarak başladı.
Vatan

Orta sahada sakatlıklarla boğuşan Beşiktaş, hem bu bölgeye takviye, hem de forvete destek için aradığı kanı buldu. Siyah-Beyazlılar geçen sezon da almak için çaba harcadıkları ancak Wolfsburg'a kaptırdıkları Aaron Hunt için yeniden devreye girdiler. 28 yaşındaki oyuncu hücuma dönük orta saha, santrfor ve sol açık mevkilerinde forma giyebiliyor. Werder Bremen'den Wolfsburg'a geçtikten sonra geçen sezon istediği kadar forma şansı bulamayan ve hayal kırıklığı yaşayan Alman futbolcu ayrılmak istediğini yönetime bildirdi. Ligde sadece 15 maçta oynayıp 2 gol atan Hunt, Alman baba ve İngiliz bir annenin oğlu olarak her iki ülkenin milli takımında da oynama hakkına sahipti. Ancak yıldız futbolcu tercihini Almanya'dan yana kullandı ve 3 kez de bu forma altında mücadele verdi. Piyasa değeri 3.5 milyon euro olan Hunt için İtalyan ekibi Palermo'nun da devrede olması nedeniyle Beşiktaş bonservis için umduğu indirimi yapamazken, bu rakamı ödemeye razı oldu. Türk kızı Semra Polatlıgil ile evli olan Alman oyuncu bu nedenle Süper Lig'de yerli statüsünde oynayabilecek. Kartal, Hunt ile yaptığı pazarlıkta sonuca ulaşırsa bu transferi gerçekleştirecek.
Star

Trabzonspor Süper Lig'de 2015- 2016 sezonuna Bursa'yı yenerek başladı: 1-0. 11. dakikada Josue'nin nefis pasıyla hareketlenen Advincula, uzak köşeye bıraktı, top direkten döndü. 35. dakikada Sercan'ın pasında topla bulaşan Jouse'nin vuruşunda top yandan auta çıktı. 37'de M'Bia topun gelişine harika vurdu, Mert aynı güzellikle kornere çeldi. 64'te N'Doye kaleciyle karşıya kaldı ancak çıkardığı topu defans uzaklaştırdı. 67. dakikada Özer'in kullandığı korner vuruşunda M'Bia kafasıyla indirdi, Erkan topuğuyla topu filelere gönderdi: 1-0. 76'da Josue'nin pasında kaleyi karşıdan gören bir noktadan topla buluşan Jorquera'nın şutu dışarıya gitti. 89'da Erkan'ın şutunda savunmaya çarpan top yükseklik kazandı ve N'Doye'nin vuruşu başarısız oldu. 90'da M'Bia, Mert'le karşı karşıya kaldı, ağır kalınca topu Mert kontrol etti. Trabzon, tek golle 3 puanı kaptı.
Star

Galatasaray, 2014-15 sezonunun ilk maçında Sivasspor deplasmanında beraberliğe razı oldu: 2-2. 10. dakikada Aatıf, ceza alanı dışından Olcan'ı ekarte edip şutunu çekti. Muslera topu kontrol etmek isterken elinden kaçırdı: 1-0. 19'da Aatıf bu kez üstten auta yolladı. 27'de Burhan'ın pasında, Taouil şutunu çekti, top Muslera'da kaldı.31'de Hakan ceza alanı dışından aşırdı, top auta çıktı. 45+2'de Batuhan ile verkaça giren Aatıf'un vuruşu, savunmaya çarpıp kornere çıktı. 53'te Burak'ın şutunu kaleci kornede çeldi. Kornerden gelen topu Burak kafa ile kaleye yolladı, direkten döndü. Bilal'in darbesiyle ceza alanı içinde yerde kalan Aatıf 55. dakikada penaltıdan farkı ikiye çıkarttı: 2-0. 60'da Selçuk'un serbest atışında, Burak topa yakın mesafeden vurdu: 2-1. 64'te kaleci Setkus önce Selçuk, ardından Podolski'ye gol imkanı tanımadı. 81'de Telles ortaladı, Podolski'nin kafa vuruşu skoru eşitledi: 2-2.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme