19 Ağustos 2015 Çarşamba

19.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

3 Asker Şehit 
Diyarbakır Lice'de PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 1 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Pazartesi günü saat 20.00'de Diyarbakır-Bingöl karayolunu ulaşıma kapatan teröristlere yönelik Jandarma Özel Harekât timlerince operasyon başlatıldı. Dün saat 12.15'te teröristlerle Lice'nin Fis Ovası'nda çıkan çatışmada 4 asker yaralandı. Eskişehirli Uzman Çavuş Muhammet Tufan (35) şehit oldu. Lice'de akşam çatışmalar yeniden şiddetlendi. Saat 21.00 sıralarında çatışmada 2 asker daha şehit oldu. Şemdinli-Yüksekova karayolunun açılması için yapılan operasyon sırasında çıkan çatışmada da 2 asker yaralandı.
Hürriyet


'PKK' ve 'Paralel' Mesajıyla Devraldı 
Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki Atatürk Kültür Sitesi'ndeki törenle görevini Orgeneral Özel'den devraldı. Törene halef ve selef Genelkurmay Başkanı'nın paralel yapıyla ilgili mesajları damgasını vurdu. Orgeneral Akar, özetle şunları söyledi: "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) anayasal düzen içerisinde yasalarla belirlenmiş tek bir emir komuta yapısı vardır. Ordumuzun teşkilat ve faaliyetlerinde yasal hiyerarşi dışında hiçbir kişi ve oluşumun etkisi sözkonusu olamaz. Dün ve bugün TSK'nın herkes tarafından bilinen en önemli vasfı disiplinidir. Bunun da temeli, ruhu mutlak itaattir. Bundan asla taviz verilemez. Ülkemizin ve milletimizin bütünlüğüne, binlerce yıllık kardeşliğimize kast eden terör eylemleriyle, masum vatandaşlarımıza ve güvenlik güçlerimize karşı haince ve kalleşçe yapılan saldırılar en etkin ve en ağır şekilde karşılığını bulmaktadır, bulacaktır. TSK, dün olduğu gibi bugün de asil Türk milletinin namus ve şerefini, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak için vatan ve millet uğruna seve seve can vermeye daima hazırdır." Görevini devreden Orgeneral Necdet Özel ise paralel yapıyla mücadele konusunda özetle şu mesajları verdi: "Genelkurmay Başkanlığı şerefini devraldığım dönemde TSK muvazzafıyla, emeklisiyle tam anlamıyla bir travma yaşıyordu. TSK komuta kademeleri konunun önemine vakıftır. Gereğini yapmıştır ve yapmaktadır. TSK yüce milletimizin huzurunu bozacak, birlik, beraberliğine ve ülke bütünlüğüne kasteden, kastedecek devletimizin legal yapısı dışında oluşturulmak istenen, istenecek her türlü yapıyla mücadele etmektedir." Törene katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan da Orgeneral Akar'ı kutladığı konuşmasında şunları söyledi: "Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne kasteden tüm güçlere karşı diğer kurumlarımızla birlikte Silahlı Kuvvetlerimizin de teyakkuz halinde olmaya devam edeceği, asla rehavete kapılmayacağımız bir dönemin içindeyiz. Devlet içinde paralel devlet yapılanmalarına asla izin vermeyeceğiz. Devletin varlığına karşı sıkılan her kurşunun, atılan her bombanın hesabı sorulacak, cezası verilecektir."
Hürriyet

EKONOMİ 

Gram Altın 103, 8258-103, 9691                                              
ABD Doları 2, 8911-2, 8950/ Euro 3, 1901-3, 1943/İngiliz Sterlini 4, 5306-4, 5366
                       
'Madende Hiç Müfettiş Görmedim' 
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 46 sanıklı davanın, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmasına, öğleden sonra devam edildi. Duruşmada ilk olarak, müşteki avukatlarından Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı'nın sorularını yanıtlayan Can Gürkan, kazanın meydana geldiği ocakla birlikte bölgedeki maden sahalarına 150 milyonu öz kaynaklarından olmak üzere toplam 500 milyon liralık yatırım yaptıklarını anlattı. Ocaktaki kazanın nedeninin hâlâ belirlenemediğini sık sık ifade eden Gürkan, "Bilirkişiler, kazanın meydana geldiği ocakta delil toplasınlar diye baskı yaptık. Ancak bilirkişiler, en ufak bir delil bile almadan raporu hazırladı. Olayın nedeni bizden kaynaklandığı kanıtlanana kadar, bizim sorumlu addedilmemizi kabul etmiyoruz. Gerçek ortaya çıktıktan sonra sorumlular bulunmalı" dedi. Müfettişlerin madendeki incelemeleriyle ilgili bir bağlantısının olup olmadığına yönelik sorusu üzerine Can Gürkan, hayatının hiçbir döneminde madende kamu görevlisi görmediğini, ayrıca madenin Park enerjiden devri sırasında da herhangi bir kamu görevlisinden bir not, tavsiye almadığını ileri sürdü. Üretimin artması ve üretim baskısının olup olmadığına yönelik sorunlarını da yanıtlayan Can Gürkan, "TKİ programı kapsamında her ay 1.5 milyon tonluk üretim yapmak zorundaydık. Her ay asgari rakamı yakalayabilmek için bazı aylar 2.5 - 3 milyon tonluk üretim yapıyorduk" diye konuştu. Duruşma, yarın saat 09.00'a ertelendi.
Hürriyet

Memura Zam Teklifimiz Son Değil, Yükselebilir 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, memur maaşları için önceki gün 5+4'e çıkarılan teklifle ilgili olarak, "Teklifimiz son değil, yükselebilir" dedi. Bakan Çelik, "3 milyon memur, kamu çalışanı, 2 milyon da emekli var. 5 milyon vatandaşımızı ilgilendiren süreç, şöyle işliyor; önce yetkili konfederasyon ve diğer konfederasyonlar tekliflerini veriyorlar. O teklifler inceleniyor ve arkasından biz, kamu işvereni olarak müzakereleri sürdürüyoruz. Sendikalar teklifi verince kamu işvereni olarak bizim de teklif vermemiz gerekiyor. İlk teklifimizi 2016 yılı için 4+4 olarak verdik. Ardından ilk toplantıda bunu 5+4'e taşıdık. Amacımız, memurun talebinde arayı bulmak. Teklifimiz son değil, belki yükselebilir" şeklinde konuştu.
Türkiye

İhracat Toparlanıyor 
Yıl başından beri her ay yüzde 10-15 arasında değer kaybeden ihracat ağustos ayının ilk yarısında yükselişe geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ağustos ayının 17'si itibariyle ihracatın yüzde 5 arttığını söyledi. TİM üyesi 504 firmanın katıldığı, 2015'in ikinci çeyreğine ilişkin gerçekleşmeler ile üçüncü çeyreğe yönelik beklentileri kapsayan "İhracatçı Eğilim Anketi" sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan TİM Başkanı, "Dünya ticaretinde yaşanan daralma, avro/dolar paritesinde yedi ayda yaşanan yüzde 19'luk kayıp bize 8 milyar dolara mal oldu. Ama şu anda yüzde 5'lik artış var. İhracatımız Avrupa Birliği'ne (AB) yüzde 4, Kuzey Amerika'ya yüzde 7 ve Orta Doğu'ya yüzde 16 artış gösterdi" dedi. Büyükekşi, ihracattaki artışın sebebinin AB'de yaşanan parasal genişlemeye bağlı artan talep ile Irak olduğunu söyledi. Sanayi ihracatındaki artışın yüzde 7.5'u bulduğuna, Avrupa'ya dolar bazında da ihracat artışı yaşandığına işaret eden Büyükekşi, "Avro/dolar paritesi ihracatımızı etkiliyor. Gerçek ihracatımız azalmasa da rakamlar olarak azalmış görünüyor, o yüzden yeni pazarlara ihtiyacımız var" dedi. İhracatçı Eğilim Anketi sonuçlarını değerlendiren Mehmet Büyükekşi, üçüncü çeyrekte ihracatının artacağı ya da aynı kalacağını düşünen ihracatçı oranının yüzde 72.8 olduğunu söyledi. İhracatçının; Rusya, ABD, Almanya, Çin ve İran'ı öncelikli hedef pazar olarak seçtiğini belirten Büyükekşi, İran'ın hedef olan ilk 5 ülke arasında yer almasındaki en büyük etmenin imzalanan nükleer anlaşma olduğunu, 5-8 Ekim tarihleri arasında İran'ı bir ticaret heyetiyle ziyaret edeceklerini ifade etti. Eğilim anketine gore, ihracatçıların vurguladığı öncelikli sorunlar arasında ilk sırada yüzde 49.6 ile döviz kurları gelirken, ihracatta kârlılık düzeyinin azaldığını belirten firmaların oranını yüzde 46.8 oldu. Dünya ve Türkiye ekonomisindeki belirsizlik nedeniyle ihracatçıların yarıya yakını yatırım planı yapmadığını belirtti.
Türkiye

Dünyanın İkinci Kalabalık Ülkesine Turizm Çıkarması 
Türkiye, dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan'dan turist çekebilmek hedefiyle harekete geçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncülüğünde, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Türk Hava Yolları (THY) işbirliğiyle ekim ayında Hindistan'ın iki büyük şehrinde turizm çalıştayı düzenlenecek. Çalıştayda 1 milyar 251 milyon nüfuslu ülkenin turizmcilerine Türkiye'nin doğal, tarihi ve kültürel değerleri anlatılacak. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, potansiyel pazarları inceleyerek turizm olanaklarını geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Dünyanın değişik ülkelerinde tanıtım çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Ulusoy, 3-8 Ekim'de Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi ile Mumbai kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ev sahipliğinde, TÜRSAB ve Türk Hava Yolları işbirliğinde Türkiye temalı 'turizm çalıştayı' düzenleyeceklerini söyledi. Ulusoy, Türkiye'nin turizm potansiyelini ve ürünlerinin Hintlilere tanıtmayı amaçlayan çalıştaya Türk ve Hintli seyahat acentalarının katılacağını aktardı. Çin'in ardından dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan'ın, nüfus potansiyeliyle dikkati çektiğini söyleyen Ulusoy, ülkenin ekonomik büyüklüğünün son yıllarda artmasının, Hintlilerin yurtdışı seyahatlerindeki artışını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Ulusoy, 2000'de 4.4 milyon olan yurtdışına giden Hintli sayısının, geçen yıl 18.3 milyona çıktığını belirterek, Türkiye'ye 2000'de 10 bin, geçen yıl ise 119 bin Hintlinin geldiğini söyledi.
Milliyet

Dolandırıcılık Yüzde 90 Geriledi Türkiye En 'Güvenli' Ülkelerden 
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 25.inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor. 25 yılda bankacılık sektöründe 28 milyar kartlı işlemi gerçekleşti ve yaratılan alışveriş hacmi 1.8 trilyon dolara ulaşırken nakit yerine kart kullanıldığı için yılda 4 milyar TL tasarruf ediliyor. BKM Genel Müdürü Soner Canko, kartlı ödemelerden dijital ödemelere giden yolda, BKM'nin Türkiye'de değişimin lokomotifi olduğunu söyledi. Canko, "Son 25 yıl içinde yerel kaynaklar ve kendi altyapımız ile kümülatif olarak 28 milyar adet ödeme işlemiyle 1.8 trilyon dolara ulaşan kart harcaması hacmi yarattık. Chip&PIN ile dünyanın en güvenli pazarlarından olduk. 10 yıl öncesine göre dolandırıcılık yüzde 90 geriledi. Türkiye, gelişmiş ülkelerden bile daha güvenli" dedi. Banka kartı ile nakde "hoşça kal" dediklerini ve banka kartı gelişimi dikkate alındığında 25 yılda kart sayısının 20 kat arttığı bilgisini veren Canko, "1990'da 6 milyon seviyesinde olan banka kartlarının sayısı bugün 110 milyona ulaştı" dedi. Canko, 25 yılda kartlı işlem adedinin 420 kat, işlem tutarının 250 kat arttığını söyledi. Kartlı alışveriş işlem adedinin 1990'da 9 milyonken Haziran 2015 sonunda 3.8 milyar olduğunu anlatan Canko, kartlı işlem tutarının aynı dönemde 800 milyon dolardan 200 milyar dolara ulaştığını vurguladı. Tüketim harcamalarının içinde kartların payının yüzde 1'den yüzde 40'a yükseldiğini belirten Soner Canko, "Bugün her 100 TL'lik alışverişin 40 TL'lik tutarı banka ya da kredi kartlarıyla yapılıyor" diye konuştu.
Vatan

Merkez Yetmedi Dolar 3'ü Zorluyor 
Son aylarda ağırlıklı olarak siyasi gelişmelere göre yön bulan piyasalar, dün de Ankara'dan gelecek haberler ve Merkez Bankası'nın faiz kararıyla dalgalandı. Dolar bir ara 2.91'e yaklaştı. Borsada ise yüzde 1.25 kayıp yaşandı. Dolardaki yükselişte AK Parti'nin 12 Eylül'da kongre kararı alması da etkili oldu. Piyasalarda dün yaşanan gelişmeler özetle şöyle: Merkez Bankası'nın faiz kararını bekleyerek güne başlayan dolar günün açılışını 2.87 liranın biraz altında yaptı. Merkez Bankası yaptığı toplantının ardından faizleri sabit tutarken dövize müdahale sinyali verdi. Merkez Bankası daha sonra ikinci açıklama ile küresel para politikalarının normalleşme sürecinde izleyeceği yol haritasını da üç ana başlık altında açıkladı. Açıklama, kurdaki yükseliş trendini durdurmak için kısa vadede somut bir adıma işaret etmediği için dolar 2.89'u aştı. Euro ise analistlerin destek olarak nitelendirdikleri 3.20 seviyesini aşarak 3.2043'ü gördü. Merkez Bankası, yaşanan aşırı oynaklık nedeniyle döviz satım tutarında değişikliğe gitti. Döviz satım ihalelerindeki '30 milyon dolar fazlasına' ifadesi '70 milyon dolar fazlası' olarak değiştirildi. Değişiklik bugünden itibaren uygulanacak. Merkez Bankası'nın attığı bu adım, 2.9 lira seviyesinde olan doları yarım kuruş düşürdü. Ancak akşam saatlerinde AK Parti kongresinin 12 Eylül'de yapılacağının açıklanması sonrası dolar 2.9067'yi test etti. Dolar gün sonunda ise 2.9010 liraya indi. Dün borsadaki kayıp ise yüzde 1.25 oldu. Piyasalar bundan sonraki süreçte de siyasetin etkisinde olmaya devam edecek. Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı'nın, hükümeti kurmakla ilgili yaptığı ilk görevlendirmenin 45. gününde seçim hükümeti atayarak ülkeyi erken seçime götürme yetkisi bulunuyor.
Star

Tek Kalemde 4.3 Milyar Dolarlık Dev İhale Türk Şirketin Oldu 
Limak İnşaat, Kuveyt Uluslararası Havalimanı yeni terminal binası yapım ihalesini 4.34 milyar dolarlık teklifle kazandı. Limak İnşaat'ın kazandığı bu ihale, Türk müteahhitlerin yurt dışında tek pakette kazandığı en büyük ihale olma özelliğini taşıyor. Limak İnşaat tarafından yapılan açıklamada, Kuveyt Merkezi İhale Komisyonu (CTC), Kuveyt Uluslararası Havalimanı yeni terminal binası yapım ihalesinde Limak İnşaat'ın verdiği 4.34 milyar dolarlık teklifi onayladığı belirtildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Kuveyt yeni terminali inşaatının uzun zamandan bu yana takip ettikleri bir proje olduğunu belirterek "Yurt dışında bu ölçekteki projeyi alan bir Türk şirketi olmaktan dolayı gururluyuz" dedi. Özdemir, gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından üstün kalitede ve en hızlı şekilde terminal inşaatını tamamlayarak hizmete açacaklarını söyledi. Sabiha Gökçen Havalimanı yeni terminal binasını, Kosova'da Priştine Havalimanı terminalini inşa edip işlettiklerini, Mısır'da Kahire Havalimanı'nın da ikinci terminal binasının inşaatına devam ettiklerini ve son olarak Rusya'da Rostov Havalimanı'nda yeni terminal binası inşaat işini kazandıklarını da belirten Özdemir, dünyanın en büyük havalimanı olacak olan İstanbul 3. Havalimanı'nı inşa eden ve işletmesini yapacak olan konsorsiyumda yer aldıklarının altını çizdi. Özdemir "Limak olarak Türk bayrağını dalgalandırmaya devam edeceğiz" dedi.
Star

SİYASET/POLİTİKA

'Tek Yol Seçim' Dedi Biz De Çay İkram Ettik 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaretiyle ilgili "CHP ile görüşme sonrasında 'Tek yol seçimdir' dedi. Bize bununla geldiğinde bir çay ikram etmek düşerdi. Biz de bir çay ikram ettik" dedi. İki liderin görüşmesinde yer alan Yalçın, NTV'de şunları söyledi: "Sayın Davutoğlu ile 4 madde üzerinde konuşuldu. Bunların ilki, 'Azınlık hükümetini destekler misiniz' şeklindeki ifadeydi. Biz bunu günler öncesinde açıkladık. Halkın 7 Haziran'da düşürdüğü bir partiyi MHP nasıl halka rağmen azınlık hükümetine destek verir? Bu yanlış olurdu. İkincisi, 'Meclis'ten çıkarılacak erken seçimde bizi destekler misiniz?' denildi; 'Hayır oyu veririz' dedik. Üçüncüsü seçim hükümeti. Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre seçime götürme isteği 'MHP bu hükümet içerisinde de olmayacaktır' dedik. Kayıtsız şartsız bir MHP istiyorlardı. Anayasa'nın ilk 4 maddesi kendilerine aykırı gelmedi ama diğer üç madde üzerinde yolsuzluk, Cumhurbaşkanlığı meselesi pozisyonu, Çözüm Süreci üzerinde konuşuldu. Davutoğlu, bunları kabul edemeyeceklerini ifade etti, bundan dolayı koalisyon olmadı. Davutoğlu ve AKP çok niyetli değillerdi. MHP'ye acaba bir uğrasak mı kabilinden gelinmiş. 'Teamüllere niye uymadın' suçlamasıyla kalmamak için uğranmış bir hâl vardı. MHP'yi hükümet kurmamakla suçlamak yanlış olur. Bu ülkede koalisyon kurmayan Davutoğlu'dur, MHP değildir. Bu şartları zorlayan arka planda Cumhurbaşkanı'dır."
Hürriyet

40. Gün Görev İade 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 9 Temmuz'da aldığı hükümeti kurma görevini dün akşam 45 günlük sürenin dolmasına 5 gün kala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a iade etti. İade kararının ardından gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çevrilirken, kulislerde Erdoğan'ın yeni bir görevlendirme yapmayacağı, pazar günü sürenin bitiminin ardından seçim hükümetini kurmakla yeniden Davutoğlu'nu görevlendireceği konuşuluyor. Davutoğlu, dün partisinin MKYK'sını toplayarak sonuç alınamayan koalisyon süreçleri ile erken seçim ihtimalini değerlendirdi. Akşam saatlerinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Davutoğlu, 9 Temmuz'da aldığı hükümeti kurma görevini iade etti. Erdoğan'ın Davutoğlu'nu kabulü 1 buçuk saat sürerken, görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı'ndan yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Sayın Davutoğlu, Cumhurbaşkanımıza, tüm gayretlerine rağmen güvenoyu alacak bir hükümet kurma imkanını bulamadığını beyan ederek, kendisine verilen görevi iade etmiştir. Cumhurbaşkanımız da, Sayın Davutoğlu'na söz konusu gayretlerinden dolayı teşekkür etmiştir" denildi. Davutoğlu'nun görevi iade etmesiyle gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da çevrilirken, Cumhurbaşkanı'nın 45 günlük hükümeti kurma süresinin dolmasına 5 gün kala CHP lideri Kılıçdaroğlu'na hükümeti kurma görevini verip vermeyeceği de merak konusu oldu. Kulislerde bu ihtimalin, "çok zayıf" olduğu yorumu yapılıyor. Erdoğan'ın pazar gününe kadar bir görevlendirme yapmayarak beklemesi ve ardından hafta başında da önce TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ile görüşüp ardından da Davutoğlu'na seçim hükümetini oluşturma görevi vermesi bekleniyor. Öte yandan Ak Parti MKYK da olası seçim senaryoları ele alındı. MKYK'nın ardından basın toplantısı düzenleyen Ak Parti Sözcüsü Beşir Atalay, "Başbakanımız yürüttüğü hükümet kurma çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. Son olarak MHP ile görüşmesinden sonra bu görüşmelerden sonra ortak bir hükümet kurma çalışmalarının tamamlandığı ve mümkün olmadığı bilgisi verildi. MKYK'da arkadaşlarımız teşekkür etti. MKYK kendisine bu süreci başarı ile yürüttüğü, siyasette bir diyalog ve uzlaşma ile bir araya gelme paylaşma atmosferi oluşturduğu için teşekkür etti. Kurallara uygun iyi bir takvim yürütülmüştür. Sürecin normal kurallar ve meşruiyet içinde yürümesi esastır" dedi.
Milliyet

Kongre 12 Eylül'de 
AK Parti'de olağan kongrenin 12 Eylül 2015'te yapılması kararı alınan MKYK yaklaşık 2 saat sürdü. Ak Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Davutoğlu toplantıda, yaşanan süreci özetledi ve samimiyetle bir koalisyon arayışı gerçekleştirdiklerini, son aşamada da Meclis iradesiyle seçim formülünü gündeme getirdiklerini söyledi. Gelinen noktada buna imkan kalmadığını ifade eden Davutoğlu, bu aşamadan sonra Anayasa'nın seçimin Cumhurbaşkanı kararıyla yenilenmesini düzenleyen 116. maddesinin devreye gireceğine işaret ederek "Keşke mümkün olsaydı da Meclis iradesiyle erken seçim kararı alabilseydik. Ama Sayın Bahçeli, görüşmemizde Meclis'in bu amaçla olağanüstü toplanması halinde oylamaya katılıp hayır oyu kullanacaklarını söyledi. O nedenle Meclis iradesiyle seçime gitme imkanı elimizde kalmadı. Bir koalisyon ve Meclis iradesiyle seçim imkanı da kalmadığı için görevi iade edeceğim" ifadelerini kullandı. Toplantıda Davutoğlu'nun görevi iadesinin ardından yaşanabilecek olası gelişmeler de masaya yatırıldı. Bu çerçevede "Cumhurbaşkanı'nın görevi CHP liderine vermesi halinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun elindeki tek seçenek seçim koşuluyla kısa süreli bir azınlık hükümeti kurmak. Ama Cumhurbaşkanı sürecin en başında zaten azınlık hükümetine onay vermeyeceğini ilan etti. MHP ve HDP'den destek bile gelse Kılıçdaroğlu'nun azınlık hükümeti kabinesi Cumhurbaşkanı'nınca onaylanmaz. Bu aşamadan sonra Ak Parti iktidar koltuğuna yapıştı. CHP'ye görev verilmedi dedirtmenin anlamı yok" değerlendirmeleri yapıldı. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nca seçimin yenilenmesi kararı alınması halinde Başbakan dahil 26 üyesi bulunacak geçici Bakanlar Kurulu'nda partilere düşecek bakanlık sayısı da hesaplandı. Bu çerçevede İçişleri, Adalet ve Ulaştırma olmak üzere "bağımsızların" görevlendirileceği üç bakanlık dışındaki 23 koltuktan Ak Parti'ye 11 ya da 12, CHP'ye 5 ya da 6, MHP ve HDP'ye ise 3'er bakanlık düşeceği hesabı yapıldı. MHP'nin bu hükümette yer almayacağını deklare etmesi, bu nedenle 3 bakanlığın bağımsızlarla doldurulacak olması nedeniyle, muhalefete düşecek bakanlık sayısının en fazla 9 olacağı belirtildi.
Milliyet

'Bedellileri İptal Edeceğiz' 
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, dün yaptığı bedelli açıklamasıyla tartışmalara neden oldu. "Bir şehit annesi diyor ki özellikle siyasetçilere, 'bir araya gelin ve çözüm bulun. Acılı bir anne bu kadar duyarlı davranıyorsa siyasetçilerin buna duyarsız kalması doğru değil" diyen Tekin şöyle devam etti: "'Genel başkan çocukları askere mi gitsin?' Elbette gitsin. Niye gariban annenin çocuğu gidiyor da niye bizimkiler gitmesin kardeşim. Bütün nimetlerde bizim çocuklarımız, siyasetçilerin çocukları faydalanacak, külfetleri de yoksul ailelerin çocuklarına yükleyeceğiz. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Askerlik yaşına gelmiş, bütün o bedellileri iptal edeceğiz. Genel başkanımızın oğlu reddetti bedelliyi. Kaç tane siyasetçinin oğlu bedelliyi reddedebildi?" Tekin bu açıklamalarının tartışma yaratması üzerine ikinci bir açıklama yaptı ve "Bedelli askerlik olmasın demiyoruz. Bedellinin çıkması için CHP olarak TBMM'ye vermiş olduğumuz kanun tekliflerimiz de var. Kastımız siyasilerin çocuklarıdır. Onlar da askere gitmelidir. Bedelliyse bedelini alırsın ancak aynı şartlardan yoksulun çocuğu da bedel ödemeden yararlanmalıdır" dedi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise dün gazetecilerin bu açıklamaları hatırlatması üzerine "Ortada şu an bedelli askerlik tartışması yok. Geçmiş dönemlerde yapılan uygulamalar var. Ben bu soruya cevap vermek durumunda değilim. Ama şu anda bedelli askerlik uygulaması, böyle bir teşebbüsü olmadığını biliyoruz" dedi.
Vatan

'Seçim Hükümetinde Yer Alacağız' 
HDP, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim kararı alması durumunda kurulacak 'seçim hükümeti'nde yer alacağını açıkladı. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen dün yaptığı açıklamada seçim hükümetinde yer alacaklarını belirtti ve şöyle dedi: "Barışa dair bir program, konsept önümüzde geldiğinde kapımızın herkese açık olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Seçim hükümetinden kaçınmayacağız. Seçmen iradesinin sandığa özgürce yansıyabileceği bir atmosferde seçime gidilmesi konusunda elbette sorumluluk üstleneceğiz. Farklı siyasi partilerin öncelikleri ve Türkiye'de barışa dair yaklaşımındaki farkları çok net görüyoruz. Biz istemezuk tarzı bir siyasetten yana değiliz. Türkiye'nin güven içerisinde seçime gitmesi gerektiğiyle ilgili bir irade 23 Ağustos'ta netleşirse, önümüzdeki günlerde başka bir alternatif ortaya çıkmazsa biz güven ortamı içerisinde seçime gidilmesi konusunda üzerimize düşüneni yapacağız." Türkiye'nin fiilen darbe süreci yaşadığını ileri süren Bilgen şunları söyledi: "Türkiye fiilen darbe süreci yaşıyor. Şehirlerde olağanüstü hal ilan ediliyor. Bu ortamdan çıkmak ve bir an önce herkesin can güvenliğini sağlanması için ne gerekiyorsa onu yapmak gerektiğini düşünüyorum. Cenaze törenlerinde ailelerin feryadını duymazlıktan gelmek hiçbir siyasetçinin, hiçbir siyasi partinin hakkı değildir."
Vatan

DÜNYA 

Maliki Türkiye'yi Suçladı 
Irak Parlamentosu'nun Musul'un IŞİD'in eline geçmesiyle ilgili olarak hazırladığı raporda kusurlu bulunan Irak'ın eski Başbakanı Nuri el Maliki, dün Facebook sayfasından yazdığı mesajda parlamento araştırma komitesinin raporunun objektif olmadığını ve bu nedenle bir değer taşımadığını ifade etti. Maliki, ikinci Facebook mesajında ise Türkiye ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni suçlayarak, "Musul'da olan Ankara'dan planlanan bir komplodur. Komplo sonra da Erbil'e (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin merkezi) gitti" diye yazdı. Maliki, önceki akşam İran'ın başkenti Tahran'da bir otelde düzenlediği basın toplantısında da Türkiye'ye ağır şekilde yüklendi. Iraklı siyasetçi, "Türkiye, IŞİD'i ve El Kaide'yi destekleyen ülkelerden biridir. Eğer Türkiye ve Suudi Arabistan olmasaydı Suriye'de durum böyle olmayacaktı" diye konuştu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Maliki'in suçlamalarına sert yanıt verdi. Bilgiç, "Maliki'nin, ülkemizi DAEŞ'e destek olmakla itham eden akıl dışı sözlerinin ciddiye alınacak hiçbir yönü bulunmamaktadır" dedi. Bilgiç, "(Maliki'ye) Emrindeki 70 bin kişilik Irak ordusu ve güvenlik güçlerinin, sayısı bin 500 olduğu ifade edilen DAEŞ'e bir gün içinde Musul'u teslim ederek kaçtığını, Musul'un kaybedilmesinin sorumluları arasında en ön sırada bu zatın gösterildiğini hatırlamakta fayda vardır" diye konuştu.
Hürriyet

Suriye Sınırında Sadece İspanya Askeri Kalacak 
Türkiye'nin NATO'dan talep etmesiyle 2013'te Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep'e kurulan Patriot Hava Savunma Sistemleri, iç savaşın devam ettiği Suriye'den bölgeye gelebilecek hava saldırısına karşı konuşlandırılmıştı. ABD'lilerin Gaziantep'e, Almanların ise Kahramanmaraş'a kurduğu füze sistemleri 2.5 yıldır bölgeyi muhtemel füze tehdidine karşı koruyor. Aynı dönemde Adana'da Korgeneral Recai Engin Kışlası ve İncirlik Üssü içine de Hollanda'ya ait olan sistem konuşlandırılmıştı. Ancak Hollanda, 26 Ocak 2015'te görevi İspanya'ya devretti. İspanya, Adana'da Korgeneral Recai Engin Kışlası içine yönleri Orta Doğu'ya çevrilecek şekilde bir bataryaya bağlı 10 füze rampası kurdu. ABD'lilerin ve Almanların ayrılmasıyla, Türkiye'de Patriot Sistemi, sadece koalisyon uçaklarının da kullanımına açılan İncirlik Üssü'nün bulunduğu Adana'da olacak. İspanyolların değişiklik olmazsa, 2016 Ocak ayına kadar Adana'da kalması bekleniyor. Devir teslim sırasında İspanya patriotlarından sorumlu Yüzbaşı Luis Burgos Sanchez, 1 yıl kalacak şekilde bölgeye yerleştiklerini söylemişti. Sanchez, "10 füze rampamız var. Her rampada 4 füze bulunuyor. Balistik füze tehdidine karşı hazırız. 70 kilometreye kadar etkili bir sistem" diye konuşmuştu.
Türkiye

Can Pazarının Ortasında Bile Din Ve Sınıf Ayrımı Sürüyor 
Akdeniz ve Ege'nin suları, Balkan devletlerinin kara sınırları Avrupa'ya ulaşmaya çalışan mülteci akınına sahne olurken her mülteci eşit koşullarda bu zorlu yolculuğa çıkmıyor. Wall Street Journal gazetesinin muhabirlerinin yaptığı araştırma, mültecilerin kendi aralarında dini ve mezhepsel ayrımcılıklar yaşandığını ortaya koydu. Üstüne üstlük insan kaçakçıları da mültecilerin sahip oldukları paraya göre muamele ediyor. Göçmen kabul eden ülkelerin kabul politikalarına dini ve milliyetçi tercihler damgasını vuruyor. Mülteci piramidinin tepesinde Suriyeliler yer alıyor. Birlemiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından iç savaştan kaçtıkları için 'prima facie (ilk bakışta) mülteci' statüsünü alan Suriyelileri, Avrupalı ülkeler öncelik vererek kabul ediyor. Geçtiğimiz cuma günü, Yunanistan'ın Kos (İstanköy) adasına yanaşan 3 bin kapasiteli yolcu gemisine işlemler için sadece Suriyeli mültecilerin kabul edilmesi bu politikanın yansıması Binlerce Iraklı ve Afgan mülteci hiçbir barınma imkanı sağlanmadan adada kaderine terk ediliyor. Suriyeliler, Yunan ve İtalyan halkı tarafından kültürel açıdan yakın bulunduğu için de avantajlı. Suriyeliler insan kaçakçılarına kişi başı 2 bin dolara varan ödemeler yapabildikleri için gemilerin güvertesine yerleştiriliyor, can yeleği sağlanıyor. Gemiye güç bela 300 dolar verip binebilen Sahara altı Afrikalı göçmenler ise alt katlara tıkılıyorlar, olası bir kazada ilk boğulanlar onlar oluyor. Eritreli mültecilerin çoğu Hıristiyan olduğu için insan kaçakçıları tarafından fidye için kaçırılıyor, yolculuk parasını çıkarması için zorla çalıştırılıyor.
Milliyet

İşte 1 Milyon Dolarlık Eğit-Donat Askerleri! 
Pentagon'un Türkiye ve Ürdün'le ortaklaşa yürüttüğü 'eğit-donat' programına katılan Suriyeli muhalifleri Amerikan CNN televizyonu buldu. Ürdün'de eğitim gördükten sonra Suriye'ye geçen eğit-donat mensuplarından Ebu İskender adlı muhalifle görüşen CNN, "İşte 1 milyon dolarlık eğitim ve teçhizat alan Suriyeli muhalif böyle görünüyor" yorumun yaptı. Şu ana kadar 54 muhalifin eğitimi tamamladığı programın ABD'ye 41 milyon dolara mal olduğunu vurgulayan kanal, 'Yeni Suriye Güçleri'ne katılması öngörülen 70 muhalifin daha eğitimlerini tamamlamak üzere olduklarını kaydetti. CNN'in internet üzerinden temas kurduğu Ebu İskender, muhaliflere yönelik eğitimin hızlandırılarak 45 günden 30 güne düşürülmesi gerektiğini belirtti. Programa yaklaşık 17 bin Suriyelinin katılmak istediğini vurgulayan Ebu İskender, "Yapılan yardımlara minnettarız ama bunların daha hızlı olması gerekiyor" dedi. İskender, Suriye topraklarındaki başlıca görevinin Amerikan Hava Kuvvetleri'ne IŞİD hedeflerini belirlemede yardımcı olmak olduğunu kaydetti.
Vatan

Milli İmkanlar Devrede 
ABD'nin ekim, Almanya'nın ise Ocak ayından itibaren Türkiye'nin güneyine konuşlandırdıkları patriot bataryalarını geri çekme kararını Türkiye ile danışarak verdiğini vurgulayan diplomatik kaynaklar, "Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bir güvenlik zafiyeti oluşması sözkonusu değil" açıklamasında bulundu. Kaynaklar, Malatya'da konuşlu bulunan NATO'ya ait füze kalkanı projesi sayesinde, Türkiye'nin komşularından gelebilecek tehditlerin anında tespit edilebildiğini vurgularken, 2003 yılında patriotlar Türkiye'nin güneyine yerleştirilmeden önceki savunma taktiğinin, "Romanya'dan kalkan füzelerin, Almanya'nın komutu ile vurulması" şeklinde olduğunu hatırlattı. Bu nedenle Türkiye'nin elinde hazır bir NATO savunma taktiğinin bulunduğu belirtildi. aBd'ye ait patriotların çekilmesiyle ilgili olarak Ankara ve Washington'ın ortak yaptığı açıklamayı anımsatan kaynaklar, "Burada da belirtildiği üzere, aBd, modernizasyon sebebiyle geri çektiği patriotların altyapısını, yine Türkiye'de bırakacak. Böylece ihtiyaç halinde, bir hafta içinde, yeniden Türkiye'ye savunma sistemi konuşlandırılabilecek" bilgisini verdi. "Türkiye, bu yeniden konuşlanmanın yapılabileceği bir hafta içinde ya da aniden, herhangi bir tehdit oluşursa, kendi imkanlarıyla bu tehdidi yok etme yeteneğine sahiptir" diyen bir diplomat, "Geçmişte de Türkiye ihtiyaç halinde kendisi en iyi savunma projelerine imza atmıştır. Örneğin, İsrail'e koyduğumuz ambargoların ardından, bu ülkeden insansız hava cihazı ithaline son vermiş ve kendi insansız hava cihazını üretmişti" dedi. Kaynaklar, ABD ile ortak açıklamada sözü geçen ABD'ye ait Aegis Savaş Gemisi'nin, balistik füzeleri vurma kapasitesi ile patriotların görevini ikame edebileceğini belirtti. Kaynaklar ayrıca, Türkiye'ye daha önce düşen füzelerin Suriye'nin kuzeyinde, Esad rejimi tarafından fırlatıldığını, Esad rejiminin artık bu bölgelerde bulunmadığını, DAEŞ ve PYD'nin de elinde bu tarz füzelerin bulunmadığını vurguladı
Star

SPOR 

Türkiye, 23 Yaş Altı Kadınlar Dünya Voleybol Şampiyonası'nda adını finale yazdırdı. TVF Başkent Salonu'nda devam eden organizasyonun Yarı finalinde Japonya ile karşılaşan Türkiye maça fırtına gibi başladı. 25-20 ve 25-12'lk setlerle 2- 0 öne geçen Türkiye, başa baş geçen üçüncü seti 26-24 kaybetti: 2-1. Son sette rakibine 25-22'lik üstünlük sağlayan ay-yıldızlılar karşılaşmadan 3-1 galip ayrılarak finale yükseldi. Yarı final ilk maçında Dominik Cumhuriyeti'ni 3-2 mağlup eden Brezilya ise ilk finalist oldu. 23 Yaş Altı Kadınlar Dünya Şampiyonası, bugün yapılacak maçlarla sona erecek. Türkiye ile Brezilya'nın şampiyonluk mücadelesi saat 18.30'da başlayacak.
Türkiye

Fenerbahçe'nin yeni sezondaki ulusal maçlarda Yandex'le yaptığı forma sponsorluğunun imza törenine Başkan Aziz Yıldırım'ın açıklamaları damga vurdu. Saracoğlu Stadı 1907 Tribünü'nde düzenlenen imza töreninde Yandex Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Ali Yalçındağ ile birlikte medya mensuplarının karşısına çıkan Yıldırım, Fenerbahçeli taraftarlara Yandex arama motorunu kullanmaları çağrısında bulunurken; buradan gelecek kazançla Messi ve Ronaldo gibi isimlerin rahatlıkla transfer edilebileceğini ifade etti. Taraftarların Yandex kullanarak kulübe 100 milyon dolar katkı sağlayabileceğini vurgulayan Yıldırım, "Bu da Messi, Ronaldo transferi demektir. Başkan olduğum sürece buradan gelecek parayı Fenerbahçe taraftarının istediği transferleri yaparak harcayacağım. Ibrahimovic, Robben, bir kademe ilerisi Messi, Ronaldo. Bu projeyle bu isimler hayal değil. Fenerbahçelileri Yandex kullanmaya çağırıyorum" açıklamasında bulundu. Başkanlığı boyunca gücünü yönetiminden aldığını dile getiren Aziz Yıldırım, "Sow transferi hariç dışarıdan destek almadık. Transfer ve tesisleri kendi imkanlarımızla yaptık. Yönetim olarak bu gücü bize taraftarımız verdi. Onların maddi katkılarıyla yaptık. Bu sene de transferleri kulübün imkanlarıyla gerçekleştirdik. Ne Aziz Yıldırım'dan ne yönetimden ne de dışarıdaki zengin Fenerbahçeliler'den destek alındı. Sadece Ülker'le büyük bir anlaşma yaptık. Bazı şirketlerle de sponsorluk anlaşmalarımız var. Bunların üstüne de Yandex'le anlaşma yaptık" diye konuştu. Fenerbahçe'yle ulusal maçlar için anlaşan Yandex Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Ali Yalçındağ ise, Fenerbahçe'nin hedefinin bu yıl UEFA Avrupa Ligi'nde, gelecek yıl da UEFA Şampiyonlar Ligi'nde final oynamak olduğunu öğrendiklerini belirtirken bu projeyle sarı-lacivertlilere destek vereceklerini söyledi.
Türkiye

Avrupa Şampiyonası hazırlıklarına devam eden 12 Dev Adam, Litvanya'da katıldığı özel turnuvada, ev sahibinin ardından Hırvatistan'a da 74-66 yenildi. Maça uç sayı çizgisinin gerisinden Ersan ile iyi başlayan Türkiye, 8. dakikayı 17-9 önde geçse de, bu oyuncu kenara geldikten sonra rakibine yakalandı. Art arda yapılan top kayıplarını Bogdanovic'in hızlı hücumlarıyla cezalandıran ve farkı 14'e kadar çıkaran Hırvatistan karşısında, Melih'in skorerliği aranın kapanmasını sağladı ancak ona destek olacak bir atıcı bulunamayınca, Hırvatlar salondan farklı galip ayrıldı: 74-66 Türkiye, bugün 16.45'te Makedonya ile mücadele edecek.
Milliyet

Galatasaray, Real Madrid'le, İspanyol kulübünün efsane başkanı Santiago Bernabeu adına düzenlenen kupada karşı karşıya geldi. Sarı-Kırmızılı takım, ligdeki Sivasspor maçından farklı bir görüntü verdiği maçta Real ile başa baş mücadele etti. Aslan'da Burak, Chedjou, Semih ve Melo forma giymedi. Ev sahibi ekip karşılaşmanın 18. dakikasında Nacho'nun kafa golüyle 1-0 öne geçti. 34'te Umut, 39'da Podolski gole yaklaştı. 45'te Ronaldo dışarı attı. Galatasaray 53'te Sneijder'in nefis plasesiyle beraberliği yakaladı. 60'ta Sabri'nin harika şutunu kaleci çıkardı. 63'te Sneijder uygun durumda auta attı. 82'de Marcelo, Real'e 2- 1 üstünlüğü ve 36. Bernabeu Kupası'nı getirdi. Aslan, 2011'de de aynı kupada rakibine 2-1 kaybetmişti.
Star

Tolgay ve Veli'nin sakatlığının ardından orta saha için transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş'ta rota Liverpool'dan ayrılmak isteyen Lucas Leiva. Siyah-Beyazlılar, 31 yaşındaki Brezilyalı orta saha oyuncusu için girişimlerini hızlandırdı. Leiva'nın eski takım arkadaşı Carragher'in "Lucas artık oynayabileceği bir kulübe gitmek istiyor. 1 Eylül'de takımdan ayrılacaktır" açıklamasıyla önü açılan Kartal'ın handikapı İnter ve Juventus. İtalyan kulüpleri, Brezilyalı oyuncuyu kiralamak için Liverpool'la görüşüyor. 2007'den beri Liverpool'da oynayan Lucas, 22 kez de Brezilya forması giydi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme