20 Temmuz 2015 Pazartesi

20.07.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

3. İnönü Savaşı
Eskişehir'in İnönü ilçesine kurulacak olan çimento fabrikası, bayram günü köylüleri isyan ettirdi. İnönü ilçesi ve çevresindeki köyler ile Bilecik'in Bozüyük ilçesi ile ona bağlı Kandilli, Kovalca ve Karaağaç gibi çevre köylerden çok sayıda kişi, İnönü'de buluştu. "Bayramlaşmayı bıraktık eyleme geldik" diyen köylüler, 300'den fazla traktör ve araçlarla ilçe merkezinde tur attı. İnönülüler Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği'nin organize ettiği eyleme katılanlar daha sonra çimento fabrikasının yapılacağı yere gitti. Köylüler, halay çekip sloganlar atarak, çimento fabrikasını protesto etti. Köylüler, atalarından devraldıkları tabiatı çocuklarına bırakmaya çalıştıklarını söyledi. Bölgenin en verimli arazilerinin ve ovasının tam ortasına yapılmak istenen çimento fabrikasının, birinci sınıf tarım arazilerini yok edeceğini belirten köylüler, on binlerce insanın bundan zarar göreceğini de ifade etti. Çimento fabrikasının kurulacağı bölgede Türkkuşu Genel Müdürlüğü'ne bağlı İnönü Eğitim Merkezi bulunuyor. Hafif uçakların iniş-kalkışı ve sportif amaçlı her türlü uçuş, atlayış eğitimlerinin verildiği ve dünyada hava akımı en uygun mekanlardan birisi olarak bilinen İnönü'ye yapılacak çimento fabrikasının, bu eğitimleri de aksatacağı belirtiliyor.
Hürriyet


Gül'den 'İstikrar' Vurgusu
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, babası Ahmet Hamdi, annesi Adeviye Gül ve akrabalarıyla bayramlaşmak için memleketi Kayseri'ye geldi. Özel uçakla İstanbul'dan Erkilet Havaalanı'na gelen Gül burada bir gazetecinin, koalisyon görüşmeleri ve hükümetin kurulmasıyla ilgili sorusuna, "Seçim neticeleri ortaya çıktıktan sonra parti başkanları görüşmeye başladılar. Bu iyi bir şey. Diyalog ortamı, uzlaşma ortamı, görüşme ortamı, Türkiye için her zaman iyidir. Bölgede birçok gerginlikler varken, Türkiye'nin istikrarının güçlü olması, huzurlu olması, hem siyasi bakımdan hem de ekonomik bakımdan kaçınılmaz bir ihtiyaç. Eminim ki herkes bunun sorumluluğu içerisinde hareket ederek nihayetinde milli iradenin de ortaya koyduğu çerçevede gerekli çalışmaları yapacaktır, zaten yapıyorlar da. Ümit ederim ki başarıyneticelenir" karşılığını verdi. Gül, "AK Parti'nin kurmayları arasında isminiz söyleniyor. Bugünkü tabloya ne diyeceksiniz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Biliyorsunuz, şu anda herkes üzerine düşeni yapıyor, yapmaya da çalışıyorlar. Ben de arkadaşlarımın başarılı olmasını arzu ediyorum. Değerli milletvekilleri, başta eski Büyükşehir Belediye Başkanımız yeni milletvekilimiz Mehmet Özhaseki'nin tecrübelerini de bu çerçevede kullanacağız. Hepsi şimdi yeni sorumluluklar aldılar. Meclis içinde de parti içinde de Türkiye'ye hizmet için ellerinden geleni yapacaklardır." Gül, Anayasa Mahkemesi'nin dershanelerle ilgili kararı hakkındaki görüşü sorulması üzerine de "Anayasa Mahkemesi kararını vermiştir" demekle yetindi.
Milliyet

Aynı Bölgede Yine Pkk Eylemi
Ağrı'nın Patnos İlçesi'nde karayolunu kesen bir grup PKK'lı, durdukları bir kamyonu ateşe verirken, sürücüsünü dövdü. Olay, önceki gün saat 22.00 sıralarında Ağrı'nın Patnos İlçesi'ne bağlı Değirmendüzü Köyü yakınlarında meydana geldi. Aralarında silahlı 8 PKK'lının da bulunduğu yüzleri maskeli yaklaşık 40 kişilik grup, Ağrı'nın Patnos ile Van'ın Erciş ilçeleri arasındaki karayolunu keserek araçları durdurdu. PKK'lı grup durdurdukları bir kamyonun sürcüsünü araçtan indirip dövdükten sonra aracı ateşe verdi. Bölgeye sevk edilen güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yol kesen grupta bulunanlar karanlıktan yararlanarak kaçtı. PKK'lı grup daha önce de Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi ve Iğdır'da yol keserek TIR yakmışlardı. Van'ın Erciş ilçesinde de yüzleri maskeli yaklaşık 40 kişilik bir PKK'lı grup karayoluna inerek M.İ. yönetimindeki 33 DDP 57 plakalı çekiciyi durdurdu. Şoför M.İ'yi araçtan indiren PKK'lılar bir süre propaganda yaptıktan sonra çekiciyi ateşe verdi. Çekici kullanılmaz hale gelirken, PKK'lı grup olayın ardından karanlıktan faydalanarak dağlık araziye kaçtı. PKK'lılar geçen 11 Temmuz'da Doğubayazıt-Iğdır karayolunda üç, 17 Temmuz'da Iğdır-Karakoyun'da 1, 18 Temmuz'da Iğdır Doğubayazıt'ta da 1 TIR'ı ateşe verdi.
Milliyet

Kazalarda 74 Kişi Öldü
Alınan tüm önlemlere ve yapılan tüm uyarılara karşın, trafik kazalarında bu Ramazan Bayramı tatilinde de bilanço ağır oldu, yollar kan gölüne döndü. Tatilciler çarşamba günü öğleden sonra yolları doldurmaya başlarken, yurt genelinden, peş peşe kaza haberleri geldi. Bayram tatili boyunca, Ankara ve İstanbul hariç 5 gündeki kazalarda saat 16.00 itibarıyla ölü ve yaralı sayıları şöyle: 15 Temmuz Çarşamba günkü 17 kazada, 16 kişi öldü, 145 kişi de yaralandı. Arife Günü olan 16 Temmuz Perşembe günü ise 21 kazada, 23 kişi öldü, 76 kişi yaralandı. Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü olan 17 Temmuz Cuma günü meydana gelen 18 kazada, 16 kişi öldü, 55 kişi de yaralandı. Ramazan Bayramı'nın 2'nci günü olan 18 Temmuz Cumartesi günü ise meydana gelen 14 kazada 12 kişi öldü, 63 kişi de yaralandı. Bayramın 3'üncü günü olan 19 Temmuz Pazar günü, dönüş yolunda meydana gelen 11 kazada da 7 kişi öldü, 38 kişi de yaralandı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 96, 7673-96, 8550                                
ABD Doları 2, 6519-2, 6536/ Euro 2, 8707-2, 8771/İngiliz Sterlini 4, 1368-4, 1441                  

Ar-Ge'de Sınıfta Kaldık
Türkiye'nin bilimteknoloji ve Ar-Ge'de karnesi zayıflarla dolu. OECD'nin 'Bilim, Teknoloji ve Sanayinin Görünümü' karşılaştırmalarını raporlaştıran Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), "Türkiye'de kamudaki Ar-Ge harcaması OECD ortalamasının altında. En nitelikli 500 dünya üniversitesindeki pay, bilimsel makale yayını, özel sektörün Ar-Ge harcamaları gibi konularda da Türkiye OECD'nin en geri ülkeleri arasında yer alıyor" saptamalarında bulundu. Türkiye'nin 39 ülke arasında özel sektörün Ar-Ge konusunda devletin doğrudan finansman desteğinden en az yararlandığı 11 ülkeden biri olduğu belirtilen raporda, "Bu hesaba vergi teşviği gibi dolaylı finansman desteği dahil edildiğinde de sonuç değişmiyor. Buna karşın 2012 yılında Türkiye'deki kamu Ar- Ge harcamalarının yüzde 16.1'i özel sektör tarafından finanse edildi. Söz konusu oranın büyüklüğü sıralamasında 38 ülke arasında 13. sırada olan Türkiye gerek AB, gerekse OECD ortalamalarının üzerinde bir orana sahip. Bu iki veri birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'de Ar-Ge alanında devletin özel sektörle ilişkisinde 'veren' değil, 'alan' taraf olduğu görülüyor. Biyo, nano gibi yeni teknolojilerle, bilgi-iletişim ve çevre teknolojilerinde hem 31 ülke karşısında, hem de OECD, AB ve BRIICS ortalamalarına kıyasla Türkiye'nin hiçbir avantajı yok. Çevre teknolojisi açısından bakıldığında Meksika ve Brezilya dahi Türkiye'den daha avantajlı" ifadeleri kullanıldı. Ulusal bilim, teknoloji ve sanayi gelişiminin altyapısını oluşturan en önemli unsurlardan birinin yükseköğretimin yapısı olduğu vurgulanırken, mühendislik, bilim ve sağlık alanlarındaki yükseköğretim birimlerinin ise bunun temel kaynağı olduğu belirtildi. Söz konusu birimlere kayıt yaptıran öğrencilerin toplam yükseköğretim kayıtlarına oranı açısından Türkiye'nin 37 ülke arasında 35. sırada geldiği belirtilen raporda, "Türkiye'de bu oran yüzde 31 iken, ön sıralarda yer alan Finlandiya, Almanya ve Kore gibi hem bilimteknolojide, hem de sanayide başarılı ülkelerde yüzde 46-54 düzeyinde" denildi.
Hürriyet

Eti Çok Pahalı Yiyoruz
Yargıtay, işverenin psikolojik baskısı sonucu istifa etmek zorunda kalan işçiye, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine hükmetti. Kayseri'de bir firmada maaş ve prim alarak çalışan işçi, kendi isteğiyle istifa etti. İstifası kabul edilen işçi, şirketin yıldırma politikası uygulayarak işten çıkarmaya zorladığını ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının tahsili için dava açtı. Kayseri 3. İş Mahkemesi, davacının sadece kıdem tazminatına hakkı olduğuna hükmederken, temyiz istemini görüşen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu kaydetti ve şunları belirtti: "Gerçekten davacının davalı işverenin psikolojik baskısı ile istifa etmeye zorlandığı, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğiyle anlaşılmaktadır. Bu halde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu sebeple, feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır."
Türkiye

İran'a Hücum Başlıyor
İran'ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında, bu ülkeye uygulanan yaptırımların hafifletilmesini öngören anlaşma, Avrupalı otomotivcileri harekete geçirdi. PSA Peugeot Citroen'in yanı sıra Renault ve Volkswagen Grubu, bu konuda ilk açıklamaları yapanlardan. İran pazarının yeniden açılması, Türkiye'deki ana ve yan sanayi firmalarını da olumlu etkileyecek. Bir dönem İran'da pazar lideri olan ve bu ülkeye uygulanan ambargo nedeniyle sürekli zarar etmeye başlayan PSA Peugeot Citroen, anlaşmanın duyurulmasından saatler sonra açıklama yaparak Khodro gibi yerel ortaklarla detaylı görüşmeler yaptıklarını, yeni teknolojilerin transferi ve model üretimi konusunda yatırıma hazır olduğunu bildirdi. DS markasının satışı konusunda da anlaşma sağlandığını açıklayan PSA, yılda 400 bin araç satışı hedefliyor. PSA markalarının, 2012 öncesinde İran'daki yıllık satışı 500 bin adedi buluyordu. PSA'nın rakibi olan ve İran'da üretimi bulunan diğer Fransız şirketi Renault, bu kadar aceleci davranmadı elbette. Ancak "İlgisiz de değilim" mesajı verdi. Geçen hafta açıklama yapan Renault Yönetim Kurulu Üyesi Jerome Stoll, İran'ın kendileri için cazip ve var olmak istedikleri bir pazar olduğuna dikkat çekerken, "Ancak biz tek değiliz. Tüketicilerin talebine bakarak bir yol alacağız" dedi. Yüzde 6 civarında pazar payı bulunan Renault, "Tondar 90" adıyla İran'da ilk nesil Logan'ı üretiyor. Volkswagen ise durumu yakından izlediğini belirterek, "Gelecekteki gelişmele- r e bakarak, sonraki adımlarımızı belirleyeceğiz" ifadesini kullandı. Daha önce burada kompakt "Volkswagen Gol" modelini üreten VW Grubu'nun, durumun iyice normalleşmesinin ardından Skoda ve Seat markalarını da devreye sokmak istediği belirtiliyor. Ford ve General Motors'un ise, ABD'nin net tutumunu beklediği, buna göre bir aksiyon alacağı ifade edilirken, Çinli markaların da harekete geçmeye başladığı yolunda bilgiler veriliyor. İran'daki gelişmeler, Türkiye'deki firmaları da umutlandırıyor. Otomotiv Sanayii Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İran'a uygulanan ambargonun kalkmasının, Türkiye'deki otomotiv sektörü için olumlu olacağını belirtti. Önen, "İran'daki gelişmeleri yakından izliyoruz. Özellikle yan sanayimiz açısından önemli bir pazar. İran, Türkiye'nin açılımında da önemli bir ülke. Türkiye'deki şirketlerin İran'a dönük yatırımları olabilir" dedi.
Milliyet

Komşu'da Normal Hayata Zamlı Dönüş
Tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşayan ve kriz nedeniyle borçlarını ödeyemeyerek temerrüde düşen Yunanistan'da 3 haftadır kapalı tutulan bankalar 7.17 milyar Euro değerindeki yeni kredi musluğu sonrası bugün yeniden açılıyor. 60 Euro günlük para çekme limitinin devam ederken haftalık limit tek seferde 420 Euro olarak çekilebilecek. Ülkeden urtdışına yasaklanan para transferi yasağı da devam edecek. Bankaların üç hafta kapalı kalması, Yunanistan ekonomisine 3 milyar Euro zarara mâl olduğu da belirtilirken, Euro bölgesinden çıkarılma endişesiyle paralarını güvence altına almak isteyen Yunanlar, hesaplarını boşaltmak ya da döviz almak için bankalara koşmuştu. Piyasada nakit sıkıntısının önüne geçmek için de bankalar süresiz tatil edilmişti. Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Para Fonu'na (IMF) olan borçlarını ödeyemeyen Yunanistan'ın 86 milyar Euro değerinde yeni kredi ve hibe alabilmek için reform şartlarını kabul etmesi sonrası AB konseyi, Yunanistan'ın yakın dönem borçlarını ödeyebilmesi için 3 ay vadeli 7.17 milyar Euro kredinin Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması yoluyla bugün ülkeye gönderileceğini açıklanmıştı. Yunanistan, bugün itibarıyla yeni kurtarma paketi görüşmelerine de başlarken Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, yeni krediler karşılığında oldukça sert şartlar sunan AB ve IMF ile uzlaşıp yeni bir anlaşma imzalamak için çalışacak. Kemer sıkma karşılığı kreditörlerin isteklerine boyun eğen Atina herşeyin fiyatını artıracak KDV zamlarını da bugün devreye sokuyor. Zammın bazı ürünlerde yüzde 20'yi bulması bekleniyor.
Star

Hayali Uçak Ve Gemiye Akaryakıt Satmışlar
Türkiye ekonomisini milyarlarca liralık vergi kaybına uğratan kaçak akaryakıtta dolandırıcıların kullandıkları yöntemlere bir yenisi daha eklendi. Son dönemde hayali uçak ve gemilere jet yakıtı ve motorin satışı yapıldığı tespit edildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) denetimlerinde ortaya çıkan bir yönteme göre bir firma jet yakıtını Türkiye'den yakıt alarak yabancı bir uçağa satıyor. Ancak fatura düzenlenen uçak ise hayal. Bu yöntem şöyle işliyor. Örneğin Rusya'dan gelen ZK 700 nolu uçak için yakıt alınarak fatura düzenleniyor. Ancak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre böyle bir uçak Türkiye'ye havaalanına iniş yapmamış. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre bir başka kaçakçılık yöntemi ise hayali gemilere satış yapılması. Yabancı gemilere ÖTV'siz yakıt satmak için alınan akaryakıt iç piyasaya satışa sunuluyor. EPDK'nın denetimde ortaya çıkardığı yönteme göre gemi için alınan yakıta ilişkin tarihi ile birlikte teslim edildiğine dair belge düzenleniyor. Ancak resmi kayıtlarda Türkiye'ye böyle bir geminin giriş yaptığı tespiti yok. Söz konusu firmaların lisansları iptal edilirken konuya yönelik denetim ve incelemeler da devam ediyor. Akaryakıt kaçakçılarının her geçen gün farklı bir yönteme başvurduklarını söyleyen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkilileri EPDK'nın dikkatli çalışmaları sebebiyle dolandırıcıların oyunlarının bozulduğunu aktarıyor. Üst düzey bir yetkili "Son önemde dolandırıcıların uçak ve gemilere hayali yakıt sattıkları bilgisi geliyor. Buna yönelik denetim faaliyetleri hem gümrüklerde hem de iç piyasada devam ediyor" dedi. Gümrüklerdeki kaçak geçişlerin önlenmesi için düzenlemeler yapılırken cezaların da artırılması gündemde. Akaryakıt taşıyan araçların da sıkı takip altına alınması planlanıyor.
Star

Pekiyi Karneye Ödül
Çıkartılan vergi aflarını 'vergi kaçakçılarına ödül' olarak niteleyip tepki gösteren dürüst mükellefler, yeni Vergi Usul Kanunu ile pozitif ayrımcı uygulamalara kavuşacak. En son geçen yıl Torba Yasa'yla 9.8 milyon mükellefin 67 milyar liralık vergi borcu için af çıkartılmış, 3.5 milyondan fazla kişi Maliye'ye başvurmuştu. 1961 yılından bu yana uygulamada olan Vergi Usul Kanunu'nu, günümüz koşullarına uyacak şekilde yenilediklerini açıklayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Mükelleflerin vergi uyum dereceleri belirlenerek, uyumlu mükelleflere pozitif ayrımcı uygulamalar yapılma imkanı getiriliyor" dedi. Vergi uyumu, mükellefin beyannamesini yasalara, vergi düzenlemelerine ve yargı kararlarına uygun olarak gelirini tam olarak beyan etmesi, gelirden çıkartılacak unsurların doğru gösterilmesi, vergi beyannamesinin zamanında doldurulması ve vergi beyannamesinin doğru olarak hesaplanması anlamına geliyor. 2008 yılında 30 ülkeyi kapsayan bir araştırmada, vergi uyumunun en yüksek olduğu ülkeler Singapur (5.05), Yeni Zelanda (5.00) ve Avustralya (4.58) olarak sıralanırken, Türkiye 2.07 ile son sıralarda yer almıştı. Gelir İdaresi Başkanlığı, yürüttüğü 'Mükellef Karnesi Projesi' ile mükelleflerin profillerini çıkartıyor. Vergi düzenlemelerine uyumlu ve uyumsuz mükellefleri ayrıştıran projeyle, uyumlu mükelleflerin vergi iadesi, tecil gibi pozitif ayrımcılığa tabi tutulması amaçlanıyor. Mehmet Şimşek, Türk vergi sisteminin temel taşlarından olan Vergi Usul Kanunu'nun yeniden yazımına ilişkin çalışmaların büyük ölçüde bittiğini, değişikliğin, büyük bir reform niteliğinde olduğunu ifade etti. Kanunun yeniden yazımıyla ilgili çalışmaların Eylül 2013'te başladığını anlatan Şimşek, şöyle konuştu: "Yazım sürecinde TÜRMOB, TOBB, üniversiteler, TÜSİAD, MÜSİAD, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Barolar Birliği gibi konunun ilgilisi olan kuruluşların görüşleri alındı. Vergi Konseyi'nce hazırlananVergi Usul Kanunu taslağı da incelendi. Ayrıca mahkeme kararları, konuyla ilgili görüş, öneri ve makaleler titizlikle değerlendirildi, vergi usul hukukuna ilişkin uluslararası uygulamalar analiz edildi. Madde yazımları neredeyse tamamlandı." Bakan Şimşek, taslağın kamuoyu ve ilgili bakanlıkların görüşlerine açıldıktan sonra Bakanlar Kurulu'na sunulacağını söyledi.
Vatan

DÜNYA

Avrupa'da Işid Üssü
Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'ya yaklaşık 100 km uzaklıktaki Osve köyünde terör örgütü Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) üs kurduğu ileri sürüldü. İngiliz Mirror gazetesine göre güvenlik servisleri, IŞİD'in köyü askeri eğitim için kullandığını ve köyün Batılı ülkelere karşı terör saldırıları için merkez olarak kullanılabileceğini düşünüyor. Haberde üst düzey cihatçı isimlerin, köyden toprak satın aldığı belirtildi. Bu isimler arasında Yasin Rizviç, Osman Kekiç, Bosna güvenlik güçleri tarafından tutuklanan İzzet Hadziç ve 1990'larda Bosna'dan kaçıp Avustralya'ya yerleşen IŞİD destekçisi Harun Mehiceviç olduğu tahmin ediliyor. Adının gizli kalması kaydıyla gazeteye konuşan bir köy sakini, düzenli olarak ormanlık alandan silah sesleri duyduklarını söyledi. Osve köyünde eğitilen 12 kişinin Suriye'ye giderek IŞİD'e katıldığını yazan Mirror, bunlardan 5'inin öldüğünü belirtti. Terör uzmanı Cevad Galijaseviç, "Bu köyden çok sayıda insan Suriye'ye gitti ve sürekli olarak gidiyor" diye konuştu. Bosna'da daha önce de bir başka köy IŞİD ile gündeme gelmişti. Köye giren Mirror muhabiri, çevrede burka giyen kadınlar gördüklerini ancak güvenlik riski nedeniyle görüntü alamadıklarını anlattı. Ülkenin kuzeyindeki Gornja Maoca köyündeki IŞİD bayrakları ve sembollerinin uluslararası basına yansımasının ardından Bosna polisi geçtiğimiz şubatta köye baskın yapmıştı. Köyde yaşayanların İslamiyetin radikal yorumlarından Vahabi inancını taşıdığı ifade edilmişti.
Hürriyet

Suriye'deki Türkmenlerden Askeri Çatı Kararı
Suriye'de Esad rejimi, IŞİD ve PYD'nin hedefi olan Türkmenler, yaşadıkları bölgeleri ve nüfus yapısını korumak için askeri olarak tek çatı altında birleşme kararı aldı. Suriye Türkmen Meclis Başkanı Abdurrahman Mustafa, Hürriyet'e, Suriye'nin değişik bölgelerindeki silahlı Türkmenleri "Sultan Murad Tugayları" adı altında toplama kararı aldıklarını söyledi. Bunun ileride "Türkmen Ordusu" olarak tanımlanabileceğini belirten Mustafa, "Suriye Türkmen Meclisi, Suriye Ulusal Koalisyonu'nun bir üyesidir. Dolayısıyla yeni askeri oluşumun Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bünyesinden ayrılması söz konusu değildir" dedi. Temmuz başında Gaziantep'te Halep, Golan, Mumbuç, Cerablus, Lazkiye- Bayırbucak, İdlib, Rakka, Tel Abyad ve Humus bölgelerindeki Türkmen kökenli askeri ve sivil temsilcilerle bir araya geldiklerini ifade eden Mustafa şunları söyledi: "Suriye'de Türkmenler'in bulunduğu bölgeler stratejik yerlerdir. Bu nedenle hem rejim, hem DAEŞ (IŞİD), hem de PYD'nin hedefi durumundalar. Eskiden her Türkmen bölgesindeki askeri güçlerimiz o bölge için çarpışıyordu. Hepsi için 'Sultan Murad Tugayı' diyorduk. Ancak Türkmen varlığına tehdit artınca askeri güçlerimizi tek çatı altında çoğul hale getirerek 'Sultan Murad Tugayları' diye toplama kararı aldık. Bir bölgedeki Türkmen varlığı tehdit altındaysa, diğer bölgedeki tugay o bölgeye yardıma gidecek. Bölgeden bölgeye Türkmen askeri gücü sevki yapacağız. İleride şartlar oluştuğunda bunu Suriye Türkmen Ordusu olarak tanımlayabileceğiz." PYD'nin IŞİD'den ele geçirdiği Tel Abyad'ta Türkmenleri bölgeden sürerek demografik yapıyı bozduğu iddiasını sürdüren Mustafa, Sultan Murad Tugayları'nın 400 bin Türkmen'in yaşadığı Halep'te benzer bir olaya müsaade etmeyeceğini söyledi.
Hürriyet

Castro'ya 'Kapitalizmi' Strauss-Kahn Öğretecek
Küba ve ABD, 54 yıl sonra karşılıklı olarak bugün büyükelçiliklerini açıyor. 1961 yılından bu yana ilk kez, Küba bayrağı Washington'da kısa bir süre önce yenilenen ve Beyaz Saray'a oldukça yakın bir konumda bulunan elçilik binasında dalgalanacak. Küba bayrağı ayrıca Dışişleri Bakanlığı'nın mermerle kaplı giriş salonundaki bayraklar arasındaki yerini alacak. Tarihi bir başka jest ile, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Kübalı mevkidaşı Bruno Rodriguez Parrilla'yı resmi bir törenle kabul edecek, iki bakan birlikte basın toplantısı düzenleyecek. ABD Başkanı Barack Obama ve Küba Devlet Başkanı Raul Castro, 17 Aralık 2014'te günümüzün en önemli donmuş krizlerinden biri için normalleşme sürecinin başladığını duyurmuştu. Elçiliklerin açılması ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde büyük bir ivme kazanacak. Ambargonun kalkması ile Amerikan şirketleri Küba'ya yatırıma başlarken, kısa bir süre önce iki ülke arasına telefon hattı yeniden çekildi, uçak ve gemi seferleri başlatıldı. Politico gazetesine konuşan Fransız yetkililere göre, Küba lideri Castro'ya ABD ile doğan iş fırsatları konusunda IMF'in eski başkanı Dominique Strauss-Kahn danışmanlık yapacak. Fransa'da Sosyalist Parti'nin başkan adayı olacağı konuşulurken patlak veren tecavüz ve fuhuş suçlamaları nedeniyle uzun bir yargı sürecinden geçen 'DSK', Küba'nın ABD ile iş ilişkilerini nasıl yürütmesi gerektiği konusunda danışmanlık hizmeti sunacak.
Milliyet

Barzani'den 'Bağımsızlık' Çıkışı
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, "Bağımsızlık ve boyunduruk seçenekleriyle karşı karşıyayız. Hiçbir şekilde boyunduruğu seçmeyeceğiz. Tercihimiz bağımsızlıktır" dedi. Barzani, Erbil ve Musul cephelerindeki Peşmergeleri ziyaretinde yaptığı konuşmada, "Kürtler için altın bir fırsat doğmuştur. Kürtler başarının zirvesindedir. Böyle bir süreçte birilerinin iki yönetimli bir Kürdistan'dan bahsetmesi çok ilginçtir. İnanıyorum ki Kürdistan halkı böylelerinin cevabını verecektir" ifadelerini kullandı. İsim vermeden Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği'ni (KYB) ve Genel Başkanlığı'nı Noşirvan Mustafa'nın yaptığı Goran Hareketi'ni eleştiren Mesut Barzani, "Kürdistan'ın iki yönetimli olmasından bahsedenler, tarihten ders almamıştır. Milletimiz bu kadar şehidi ve kurbanı, 'Kürdistan parçalansın' diye vermedi. Hiç kimse bunu hayal dahi edemez. Hiç kimse Kürdistan bölgesini bölemez, parçalayamaz. Kürdistan bölgesinin birliğinden ve bütünlüğünden razı olmayanlar, başka bir yeri tercih etmekte özgürdür. Yaşamını Kürdistan dışında sürdürebilir" ifadesini kullandı. Barzani, bağımsızlık vurgusu yaptığı konuşmasında, "Milletimizin tarih boyunca verdiği mücadele Kürtlerin boyunduruk altında kalması için değildi. Şehitleri, birilerinin emri altında kalmak için vermedik. Düşmanlar bize karşı hiçbir zulmü yapmaktan geri durmadı. Düşman elinden geleni ardına koymadı. Ancak, milletimizin iradesini kıramadı. Halkımız bundan itibaren böyle bir acı tecrübeyi yaşamak ve başkalarının ateşinde yanmak zorunda değildir. Kendimize güvenmeliyiz. Halkımızı bu sıkıntılı süreçten kurtarmak zorundayız. 'Bağımsızlık' ve 'boyunduruk' seçenekleriyle karşı karşıyayız. Hiçbir şekilde 'boyunduruğu' seçmeyeceğiz. Tercihimiz bağımsızlıktır" değerlendirmesinde bulundu. Mesut Barzani, Musul operasyonundan önce, yerel halkın kentin yönetiminde söz sahibi olmasının güvence altına alınması gerektiğini de dile getirdi. Bu konuda tarafların birbirine güvenmesini isteyen Barzani, "Musul halkı bir daha felaketle karşılaşmamalı ve baskı altında olmamalıdır" ifadesini kullandı.
Star

Avrupa'nın Göbeğinde Terör Kampı
İngiliz Sunday Mirror gazetesi, IŞİD'in Bosna'da Osve köyü yakınlarında bir yer satın aldığını yazdı. Haberde, militanlara eğitim verilen köyün, Batı'ya karşı terör saldırıları için üs olarak kullanabileceği, Osve'nin, Suriye, Irak ve Kuzey Afrika'dan gelen militanlar tarafından kullanılan Akdeniz'e yakınlığı dolayısıyla kritik önemde olduğu belirtildi. Gazeteye göre istihbarat servisleri köyün IŞİD tarafından eğitim kampı olarak kullanıldığına ve Batı'ya karşı terörist saldırılar için de üs görevi görebileceğine inanıyor. Haberde Osve'de 12 IŞİD militanın eğitim alıp savaşmak için Suriye'ye gittiği ve bunlardan 5'inin öldüğü belirtildi. Gazeteye konuşan antiterör uzmanı Cevad Galijasevic'e göre, ancak sarp yollardan araçla ulaşımın mümkün olduğu ve GPS ile bulunamayan köyden arazi alanlar arasında IŞİD destekçilikleri ile 'nam salmış' isimler var. Bunlardan biri Harun Mehicevic. Antiterör uzmanı Galijaseviç, Mehicevic'in köyden 2 hektar arazi satın aldığını söyledi. 1990'lardaki savaş sırasında Bosna'dan kaçıp Avustralya'nın Melbourne kentine yerleşen Mehicevic, ülkenin en tehlikeli suçluları arasında gösteriliyordu. Osve köyünden arazi aldığı sanılan bir diğer isim ise Yasin Rizvic ve Osman Kekic. Her ikisinin de halihazırda Suriye'de IŞİD saflarında savaştığı tahmin ediliyor. Bosna Hersek güvenlik servisi tarafından bir baskınla tutuklanan İzet Hadzic'in de köyde arazi sahibi olan isimlerden olduğu sanılıyor. Nitekim bir Osve sakini de, ormanlık alandan düzenli olarak silah sesleri duyduklarını söyleyip şunları anlattı: "Ormanlık alandan silah sesleri geldiğini duyuyoruz. Ne yaptıklarını bilmiyorum. Atış talimi yapıyor olabilirler. Gerçekten çok endişeliyiz. Çocuklarımızı burada büyütüyoruz ama belki taşınma zamanı gelmiştir."
Vatan

Lyon'da Işid'li Militana Tatbikat
Haziran ayının sonunda Tunus'ta plaj katliamının gerçekleştiği gün Fransa'nın Lyon kenti yakınlarındaki Saint-Quentin- Fallavier bölgesinde bir doğalgaz fabrikasına düzenlenen saldırıda tesisin müdürü kafası kesilerek infaz edilmişti. Saldırgan, kendisinin de çalışanı olduğu fabrikanın girişine patronunun kesik başını asmış yanına da IŞİD bayrağı koyduktan sonra yakalanmıştı. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Saldırganın Yasin Salih isimli 30 yaşında Lyon banliyösü Saint Priest şehrinde ikamet eden ve Fransız istihbaratı tarafından iyi tanınan Fas asıllı bir saldırgan olduğu açıkladı. İstihbarat kaynakları Salih'in öldürdüğü patronunun cesediyle birlikte 'selfie' fotoğraf çekerek Suriye'deki IŞİD militanlarına operasyonun 'başarıya ulaştığını' ispatlamak için gönderdiğini açıklamıştı. Ancak militanın cep telefonundan çıkan o fotoğraf yaratacağı etki nedeniyle Fransız kaynaklar tarafından yayınlanmadı. Ta ki düne kadar Salih, dün Lyon'da cinayeti işlediği yere götürüldü ve olay yerinde tatbikat yapıldı. Vücudu ve yüzü tamamen kapalı ve korumalı bir kıyafet giyen Salih nereden nasıl geldiğini ve patronunu nasıl öldürdüğünü anlattı.
Vatan

POLİTİKA

Dolmabahçe İle İlgili Haber Çarpıtılmıştır
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan, Dolmabahçe Sarayı'nda HDP heyeti ile yapılan görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bazı bilgiler verildiği, Erdoğan'ın da bazı müdahalelerde bulundu iddialarını içeren haberi yalanladı. Cumhuriyet gazetesinde, Dolmabahçe Sarayı'nda 28 Şubat'ta hükümet yetkilileri ile HDP heyeti arasında yapılan görüşmeye ilişkin yayımlanan haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a görüşme sırasında HDP'nin taleplerine ilişkin bilgi verildiği, Erdoğan'ın da bazı krizlere müdahalede bulunduğu ileri sürülmüştü. Söz konusu görüşmede yer alan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, dün, twitter'dan yaptığı açıklamada iddiaların gerçek dışı olduğunu bildirdi. Akdoğan, "Cumhuriyet gazetesinde yer alan Dolmabahçe haberi büyük bölümüyle çarpıtılmış ve uydurma bilgilere dayanmaktadır. Haberde Sayın Cumhurbaşkanımıza atfen gündeme getirilen iddialar ise gerçek dışıdır" dedi. Öte yandan, Erdoğan, İstanbul'da kıldığı bayram namazının ardından yaptığı açıklamada, "Ben Dolmabahçe mutabakatı ifadesini kabul etmiyorum. Orada bir hükümet ve bir siyasi parti vardır. Neyin mutabakatını kiminle yapıyorsunuz? Bu mutabakatın yeri parlamentodur" değerlendirmesinde bulunmuştu.
Milliyet

Sıra En Kritik Konularda
TBMM Başkanlık Divanı'nın oluşmasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet kurma görevini Başbakan Ahmet Davutoğlu'na vermişti. Davutoğlu, bayramdan önce CHP, MHP ve HDP'yi ziyaret ederek ilk tur görüşmelerini tamamlamıştı. AK Parti daha önce açıkladığı üzere koalisyon görüşmelerini iki turlu yapacak. İlk tur bir anlamda liderler buluşması olarak gerçekleşmişti, ikinci turda heyetler detaylı görüşmeler gerçekleştirecek. İlk tur görüşmede koalisyon için en güçlü adayın CHP olduğu yönünde ortak izlenim doğmuştu. İkinci turda da iki partinin kritik konuları derinlemesine ele alması bekleniyor. AK Parti adına Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve CHP'den de Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsbü Haluk Koç'un başkanlığındaki heyetlerin görüşmelerde detaylı görüşme yapacak. Koç, Bugün gazetesine verdiği röportajda, ikinci tur görüşmelerde yargı bağımsızlığı, emekli ikramiyesi, asgari ücretin yükseltilmesi gibi maddelerin takvime bağlanacağını belirterek, "İlk 100 günde atılacak adımlar protokole yazılacak" dedi. Koç şunları söyledi: "Koalisyon görüşmeleriyle ilgili yanlış anlama, ters ifade olursa bunları dengeleme irtibatta bulunma vazifesi göreceğiz. Eğer bir müzakere süreci olursa ilişkileri sürdüreceğiz. Müzakere aşamasını çeşitli alt başlıklara yazdığımızda bahsettiğimiz konuların irdelemesine geldiğinde takvimlenmesi yapılacak. İlk 100 gün içinde şunların olması lazım diyeceğiz. Protokole bağlanması gerekiyor ve bağlandıktan sonra milletin önüne çıkıp 'Söylediklerimizin şu kısımlarını hayata geçirecek anlaşmanın yapıldığı bir hükümeti kuruyoruz' diyeceğiz. Kimse bu süreçte ayar vermeye kalkmayacak."
Vatan

SPOR

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, futbolcu jübilesinde siyah beyazlı ekibe karşı oynayarak futbol hayatını noktaladığını belirterek, teknik direktörlüğe vedayı da siyah beyazlılarla yapabileceğini söyledi. Güneş,, "Aslında jübile maçım için önce Fenerbahçe ile anlaşmıştım. Daha sonra vazgeçtiler. Süleyman Ağabey ve Beşiktaş, o konuda yardımcı oldu. İyi bir jübile maçı yaptık. Tesadüf işte o zaman. Kısmet böyle bir şey. Futbolu bıraktığım gün de dahil Beşiktaş'la yollarımın kesiştiği çok zaman oldu. Camiaya yakın biriyim. Beşiktaş önemli ve büyük bir takım. İnşallah o beklentilere cevap veririz. Futbola veda günüm Beşiktaş'la oldu, bakarsınız antrenörlüğe vedayı da burada yaparız" dedi. YILDIZ oyuncu değil güzel futbolun peşinde olduğunu söyleyen Güneş, "Beşiktaş büyük bir takım. Ona ben de başta olmak üzere çalışanlar olarak hizmet edeceğiz. Sahada rakiplerine karşı üstün olmaya çalışan bir takım olacağız. Gönül istiyor ki, buradaki arkadaşların hepsi iyi olsun, onlarla yola devam edelim. Kendini aşan, kendini geliştiren, takımı büyüten her oyuncu, formayı alır. Bazı mevkilerimizde sıkıntılarımız vardı, onları söyledik" şeklinde konuştu. Hiçbir oyuncunun gitmeyeceğini vurgulayan Güneş, "Gelecek oyuncular Quaresma'dır, Gomez'dir, N'Doye'dir, Rhodolfo'dur, Douglas'tır, hepsi vardır. Son anda hiç beklemediğiniz başka bir oyuncu da olabilir. Bu da mümkün" ifadesini kullandı.
Hürriyet

Luiz Rhodolfo ve kulübü Gremio ile her konuda anlaşma sağlayan Beşiktaş Yönetimi, Brezilyalı stoperi tercih etmenin sevincini yaşıyor. Birçok stoper adayı arasından Rhodolfo'yu seçen siyah-beyazlıların kendi aralarında çok isabetli bir karar verdiklerini konuştukları öğrenildi. Brezilyalı stoperin önceki gün oynanan Flamengo maçındaki başarılı performansını değerlendiren siyah-beyazlıların, "İyi ki Rhodolfo'yu tercih ettik. Gökhan Keskin bize bu oyuncuyu çok övmüştü. Dediği kadar varmış. Uzun yıllar stoper konusundaki sıkıntımızı giderebilecek bir oyuncu. Listemizdeki diğer stoper adaylarından çok daha kaliteli bir savunmacı" diye konuştukları belirlendi. Dnipro forması giyen Douglas için Rhodolfo'yu uzun süre bekleten Beşiktaşlı yöneticiler, tecrübeli oyuncunun bu süreçte başka bir kulübe imza atmamasını da değerlendirdi. Siyah- beyazlıların, Rhodolfo'nun, Flamengo maçındaki başarılı futbolundan sonra, "Neyse ki Rhodolfo bizi beklediği dönemde kendisine talip olan başka bir takımla anlaşmadı. Gerçi ilk kez Avrupa'da oynayacak ama bu kalitedeki futbolcular gittikleri yerlerde uyum sorunu yaşamazlar. Eğer tutarsa uzun yıllar formamızı giyer. Hatta ileride satışından para bile kazanabiliriz" ifadelerini kullandıkları aktarıldı. Bu arada Rhodolfo'nun yarın İstanbul'a beklendiği öğrenildi. Brezilyalı stoperin son görüşmelerin ardından resmi imzayı atacağı vurgulandı.
Milliyet

Trabzonspor Teknik Direktörü Arveladze, Almanya kampına da espirileriyle damga vururken, pasaportunu kaybettiği için kampa gelemeyen ve yeni pasaport için ülkesi İsveç'e giden Erkan Zengin ile yaşadığı bir diyaloğu anlatarak herkesi güldürdü. Şota Arveladze, Erkan'ın kendisine ne istediğini sorduğunu belirterek şunları söyledi: "Erkan bana, 'Gelirken İsveç'ten ne getireyim' dedi. Ben de ona 'orada en meşhur şey Zlatan İbrahimovic onu getir. Orada ceviz yok' karşılığını verdim. " Bu arada Gürcü hoca, idmanın son bölümünde bazı futbolcularından şut çekerek direğe isabet ettirmelerini istedi. Bordo-Mavililer'in hocası teknik kapasitesi daha yüksek oyuncular yerine Salih Dursun birinci olunca Sportif Direktör Süleyman Hurma ile ilginç bir diyalog yaşadı. Arveladze, saha kenarında kendine doğru gelen Hurma'ya, "Süleyman ağabey, şut çalışmasında Salih birinci oldu. Gazetecilere hemen bir açıklama yapalım. Biz, UEFA'da mücadele etmeyi bırakalım" dedi. Hurma da şaşkınlığını gizlemeyerek, "Salih, yarım saat önce buraya geldi. Dedim 'Salih ne oldu, sakatlandın mı?'. O da bana 'Yok ağabey ne sakatlanması, ben birinci oldum, idmanı tamamladım' dedi" ifadesini kullandı.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'ten veda sinyalleri Kartal'ın teknik patronu, "Beşiktaş'ın başına geçmesinin taraftarlarca olumlu karşılandığının hatırlatılması üzerine, "Aslında Trabzon'dayken jübilem için önce Fenerbahçe ile anlaşmıştım. Sonra vazgeçtiler. Süleyman (Seba) ağabey ve Beşiktaş Kulübü, o konuda yardımcı oldu. İyi bir jübile maçı yaptık. Tesadüf, kısmet böyle bir şey" diye konuştu. Şenol Hoca şöyle devam etti: "Futbolu bıraktığım gün de dahil Beşiktaş'la yollarımın kesiştiği çok zaman oldu. Camiaya yakın biriyim. Beşiktaş önemli ve büyük bir takım. İnşallah o beklentilere cevap veririz. Futbola veda günüm Beşiktaş'la oldu, bakarsınız antrenörlüğe vedayı da burada yaparız. Beşiktaş büyük bir takım. Ona ben de başta olmak üzere çalışanlar olarak hizmet edeceğiz. Sahada rakiplerine karşı üstün olmaya çalışan bir takım olacağız." Almanya kampında tüm oyuncuların yetenek ve kalite olarak güçlü göründüğünün altını çizen Güneş, Avusturya kampı öncesi de şu değerlendirmeyi yaptı: "Sistem adına neler yapabileceğimizi göreceğiz Ve ideal 11'e gitmeye çalışacağız. Gönül istiyor ki, buradaki arkadaşların hepsi iyi olsun, onlarla yola devam edelim. O katkıyı görmediğimiz anda değişiklik yaparız. Rekabet olacaktır. Kendini aşan, kendini geliştiren, takımı büyüten her oyuncu, formayı alır."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme