22 Ağustos 2015 Cumartesi

22.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Terör Kamyonu
Son günlerdeki eylemlerinde kullanılan el yapımı uzaktan kumandalı bombaları infilak ettirerek eylem yapan PKK'nın bomba yapımında kullandığı maddelerin benzeri bir belediye aracında ele geçirildi. Operasyonda iki kişi de gözaltına alındı. Van'da 9-18 Ağustos tarihleri arasında polisin yaptığı çalışmalar Van Emniyet Müdürlüğü tarafından yazılı açıklama ile duyuruldu. Yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tarihlerde Van'da Hacıbekir Mahallesi'nde iş makinalarının yola hendek kazdığının görülmesi üzerine olaya müdahale edildiği, bu sırada polise atmaya çalıştığı el yapımı patlayıcı elinde patlaması sonucu yaralanan O.Y. isimli örgüt mensubu ile bağlantılı olduğu tespit edilen 5 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada 14 Ağustos'ta da Çatak ilçesinde PKK'ya patlayıcı yapımında kullanılacak malzeme aktarıldığı yönünde bilgiler üzerine operasyon yapıldığı kaydedildi. Açıklamada, "Van Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir kamyon içinde iki şahıs yakalanmış ve araç içinde yapılan aramada, 100 kilogram amonyum nitrat, 26 adet patlayıcı yapımında kullanılacağı değerlendirilen fitil ve 20 adet büyük pil" ele geçirdildiği belirtildi. Açıklamada, 18 Ağustos'ta da üç kişinin gözaltına alındığı, bu kişilerle birlikte de iki adet tabanca ele geçirildiği, 18 Ağustos'ta Ak Parti İl Başkanlığı binası önündeki Van Büyükşehir Belediyesi'ne ait konteyner noktasının bahçesinde görülen üç şüpheli şahsın ikaz edilmeleri sonrucu kaçarak uzaklaştıkları, şüphelilerin görüldüğü yerde yapılan aramada çanta içinde bir adet anti tank mayını ele geçirildiği kayedildi.
Milliyet


El Kaide Taktiğiyle Saldırı
PKK son günlerde ele geçirdikleri kamyon, tanker, TIR gibi nakliye araçlarına bomba düzeneği kurarak emniyet güçlerine saldırılar düzenlemeye başladı. Perşembe akşamından beri bu şekilde üç olay yaşandı. Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde 16 ton sıvılaştırılmış doğalgaz taşıyan tanker karakola sürülmek istendi. Bu saldırı tankerin şoförü tarafından engellendi. İkinci olay Silopi'de yaşandı. YDG-H'liler gasp ettikleri bir TIR'ı karakola sürerken, çatışmayla durdurulabildiler. Van'daysa içi patlayıcı dolu bir kamyon yakalandı. Güvenlik uzmanları, bu taktiğin El -Kaide tarafından Irak'ta ABD ordusuna karşı kullanıldığına dikkat çekti. El Kaide Irak'ta ABD ordusuna karşı yol kenarına yerleştirdiği bombalar ve kritik merkezlere bomba yüklü araçlarla düzenlediği saldırılar ile büyük kayıp verdirmişti. PKK'nın son günlerdeki saldırıları El Kaide'nin bu taktiklerini andırıyor.
Vatan



EKONOMİ
Gram Altın 108, 7182-109, 0065                            
ABD Doları 2, 9155-2, 9222/ Euro 3, 3189-3, 3257/İngiliz Sterlini 4, 5774-4, 5879                  

5.1 Milyar Dolarlık Savunma
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneğince (SASAD), sektörün toplam performansının yüzde 90-95'ini oluşturan 78 firmanın verilerini açıkladı. Buna göre, sektörün geçen yılki toplam cirosu 5.1 milyar dolar oldu. Sektörün önceki yılki cirosu 5.07 milyar dolardı. Sektörün geçen yıl kişi başına cirosu ise 163 bin 273 dolar oldu ve yurtdışı satışlardan 1 milyar 860 milyon dolar gelir sağladı. Sektörün geçen yılki ithalat miktarı ise 1 milyar 35 milyon dolar oldu. SASAD Yönetim Kurulu Başkanı Kurt, en yüksek ciro yapan alt sektörlerin, elektronik-elektrik ve havacılık-uzay olduğunu belirterek, "Elektronik-elektrik alt sektöründe 1.45 milyar dolar, havacılık-uzay alt sektöründe 1.2 milyar dolar, kara araçları alt sektöründe 521 milyon dolar, deniz araçları alt sektöründe 298 milyon dolar, bilişim alt sektöründe 219 milyon dolar ciroya ulaşıldı" dedi. SASAD Başkanı Kurt, sektörün, son dönemde ciddi büyüme yakaladığını, son 5 yılın ortalama büyümesinin yıllık yüzde 21'i bulduğunu söyledi. Bu büyümede, Savunma Sanayii Müsteşarlığının sektörle ilgili gelişme ve büyüme stratejileri ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin sektöre duyduğu güvenin çok fazla etkisi olduğunu vurgulayan Kurt, "Son dönemde sektörde Ar-Ge'ye yapılan harcamaların yüksekliği, ortaya çıkartılmakta olan yeni ürünler, üniversitesanayi işbirliğine verilen önem ve bu alanda başlatılan çalışmalar, alt yüklenicilere verilen önem ve destekler, sektörümüzün teknolojik alt yapısının daha da gelişeceğinin göstergesidir" diye konuştu.
Hürriyet

Yüzde 100 Kusurlu
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın hemen ardından ocağa giren SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) müfettişlerinin hazırladığı rapor ortaya çıktı. Raporun sonuç bölümünde, 22 madde halinde eksiklikler anlatıldıktan sonra, "13.05.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası olayının oluşumunda işveren Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin kusur oranının yüzde 100 olarak kabul edilmesinin yerinde olacağı müfettişlerimizle değerlendirilmiştir. Öte yandan iş kazası olayının meydana gelmesinde işverenin kastının varlığına dayanak teşkil edecek bir tespit yapılamamıştır" denildi. Soma'da geçen yıl 13 Mayıs'ta meydana gelen ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciadan hemen sonra Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş İzmir Grup Başkanlığı müfettişleri inceleme yapmak üzere bölgeye gitti. Müfettişler de incelemelerini tamamladıktan sonra raporlarını, 6808 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 417'nci maddesine (İşveren, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü tedbiri almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür) istinaden hazırlandığı öğrenildi.
Hürriyet

Turizmci Çifte Bayram Yapacak
Okulların açılış tarihinin Kurban Bayramı'ndan sonra, 28 Eylül'e alınması, okul ve bayram tatili arasında tercih yapmak zorunda kalacak aileleri rahatlatırken, turizmcileri de sevindirdi. 2015 yaz sezonu başında seçim, Ramazan ve üniversite sınavları nedeniyle iç turizmde tatil süresinin kısalması ve Rusya krizi nedeniyle zor bir dönem geçiren turizm sektörü, okulların açılış tarihinin bayramdan sonraya alınmasıyla kayıplarının bir kısmını telafi etme imkanı bulacak. 2013'te 34 milyon 910 bin, 2014'te 36 milyon 837 bin turistin geldiği Türkiye'de, 2015 sonunda 40 milyona yakın turist hedefleniyordu. Ancak, ilk altı ayda rakamlar hedefin altında kaldı. 2013'ün ilk 6 ayında 14 milyon 349 bin, 2014'ün ilk 6 ayında 15 milyon 238 bin olan turist sayısı 2015'in ilk 6 ayında ise yüzrde 2.2 oranında azalarak 14 milyon 894 bin kişide kaldı. Yılda 5 milyona yaklaşan turist sayısıyla Almanların ardından ikinci sırada gelen Rus turistler, ülkelerindeki ekonomik kriz nedeniyle ayağını Türkiye'den kesince Türk turizmciler de iç pazara yöneldi. 2013'ün ilk 6 ayında 1 milyon 695, 2014'ün ilk yarısında 1 milyon 923 bin olan Rus turist sayısı kriz nedeniyle 2015'in ilk 6 ayında yüzde 24 oranında azalarak 1 milyon 454 bine geriledi. Rezervasyonlardaki azalma üzerine Türkiye, Bağımsız Devletler Topluluğu ile İran'dan turist getiren uçaklara 6 bin dolar yakıt teşviği verince turist sayısı biraz toparladı. Hatta teşviğin, ekim ve kasım aylarında tekrarlanması kararı alındı. Bütün önlemlere karşın turizmdeki rakamların 2014'ün altında kalması üzerine turizmciler Kurban Bayramı'nın da yaz tatiline eklenmesi talebini dillendirmeye başladı. Hükümetin de öneriyi kabul etmesiyle turizmciler rahat bir nefes aldı.
Milliyet

Tüketiciye 'Taahhüt' Oyunu!
Özellikle telekom ve teknoloji sektöründe uygulanan 24 ve 36 ay vadelerdeki taahhütlü satışlarda tüketicilerin mağdur edildiği ortaya çıktı. Türkiye'deki aboneliklerin yaklaşık yüzde 70'i uzun süreli taahhütle alınıyor. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bir buçuk yıldır yürürlükte olan 6502 sayılı kanunun 52'inci maddesine göre 12 ayın üzerinde taahhütlü satışların yasak olduğunu belirterek, bu sürenin üzerindeki taahhütlü satışlarda tüketicilerin vazgeçmesi durumunda ceza ödemeden cayma hakkı bulunduğunu kaydetti. Ağaoğlu, başta telekom olmak üzere, elektrik, doğalgaz ve diğer sektörlerde 24 ve 36 ay gibi sürelerde taahhütlü satış seçenekleri bulunduğunu aktararak, "Uzun süreli vadelerde alınan hizmet biraz daha düşük fiyatlı oluyor. Hem de firmalar tüketiciyi uzun süre elde tutmaya çalışıyor. Ancak ayrılmak istediğinizde ise size zorluk çıkartıp ceza parası ve önceki indirimleri ödemenizi istiyorlar. Sözleşme imzalanmış olsa da bu isteklerinin yasal dayanağı yok" dedi. Tüketicilerin 12 ayın üzerindeki taahhütlerde istediği an ceza bedeli ödemeden vazgeçebileceğinin altını çizen Ağaoğlu, son dönemde uzun vadeli taahhütler konusunda tüketici hakem heyetlerine gelen şikayetlerde artış olduğunu, ancak tüketicilerin çoğunun bu konudaki haklarının farkında olmadığını ifade etti. Aydın Ağaoğlu, kullanıcıların adres değişikliklerinde de abonelikleriyle ilgili sorunlar yaşayabildiklerine de değinerek, "Abonenin taşındığı adreste o firmanın altyapısı bulunmayabiliyor. Ancak firmalar bu durumda bile sistemden çıkmak isteyenden ceza ücreti talep ediyor. Oysa bu yasal değil. Bunun da çok mağduru var. Bu konularda tüketici hakkını arayabilir. Ayrıca tüketiciler kendilerinden kaynaklı nedenlerle de aboneliklerini sona erdirmek isteyebilir. BTK'nın yönetmeliğine madde eklettik. Abonelerin taahhütten kendilerinden kaynaklanan nedenlerle caymaları halinde taahhüt sonuna kadar ödemeleri gereken fatura toplamı ile o ana kadar aldıkları indirim toplamından hangisi tüketici lehineyse o bedel talep edilebiliyor" diye konuştu.
Milliyet

Hapı Yuttuk, İlaca Yüzde 5 Zam Geliyor
Resmi Gazete'de Temmuz ayında yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair düzenleme 4 Eylül'de devreye giriyor. Fiyat Değerlendirme Komisyonu'nun (FDK) 20 Temmuz'da aldığı kararla yeni fiyatlandırmalar bir önceki yılda kaydedilen euro/TL kurunun yüzde 70'i esas alınarak gerçekleştirilecek. 14.6 milyar liralık ilaç pazarını yakından etkileyecek yeni fiyatlandırma kuru çarpanı 4 Eylül'den itibaren fiyatlara yansımaya başlayacak. Yeni düzenlemenin, ilaçların depocuya satış fiyatlarında yüzde 3 ile 5 arasında bir artış getirmesi bekleniyor. Beşeri ve Tıbbi ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar'ı değerlendiren Esin Avukatlık Ortaklığı avukatlarından Ozan Haşmet Güner, şunları söyledi: "İlaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan euro/TL kuru, 2015 sonuna kadar 11 Mayıs- 9 Haziran ortalaması üzerinden hesaplanacak. 2016 yılı başından itibaren ise bir önceki yıl ortalaması esas alınacak. Bu ortalamalar da 0.7 ile çarpılarak bulunan değer, ilaçların fiyatlarının belirlenmesinde temel alınacak. İlaç şirketleri, kurdaki düzenlemeye rağmen geçmiş dönem ortalamasının alınması ve bunun da 0.7 ile çarpılması nedeniyle fiyatlandırmada baskı hissetmeye devam edecek." Türkiye'deki ilaç harcamalarının 85 milyar TL civarında olduğunu hatırlatan Güner, yeni kararın genel resmi önemli ölçüde etkileyebileceğinin altını çizdi. 2009'da Fiyat Değerleme Komisyonu ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan euro döviz kurunu 1.9595'e sabitlemiş ancak bu oran TL karşısında güçlenen euro nedeniyle fiyatlandırmada ilaç sektörünü sıkıntıya sokmuştu.
Vatan

Kriz Gelmez, Allah Aşkına Ben Söylüyorum
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ekonomisinde kriz olmayacağını belirterek, "Türkiye büyük, güçlü bir ülke. 'Vay şu olmazsa kriz gelir'. Gelmez arkadaşlar. Allah aşkına ben söylüyorum" dedi. Zeybekci, Türkiye'de son günlerde kurda yaşanan değişimlere değinerek, "Türkiye'de kurun bu spekülatif zıplamaları veya hareketlenmeleri ve yaratılan olumsuz ortamın bir gerekçesi yoktur" diye konuştu. Zeybekci, şunları kaydetti: "Gerekçesi vardır diyen bana 'Şu şu gerekçelerden dolayı Türkiye'de şöyle bir olumsuz beklenmektedir'demek zorundadır. 'Ekonomi yorumcuları' diye adı geçen ama 'finans yorumcuları' yani borsa ve kur yorumcuları, ne olur spekülatörlere çanak tutmasınlar. Şu andaki durum normal midir? Normal değildir. Ama dediğim gibi anormalliğin gerekçesi yoktur. Sadece ortam olarak son günlerde yaşadığımız, hiçbirimizin istemediği, gerek siyasi gerek terör gerekse toplumda yaratılmaya çalışılan olumsuz bir ortam vardır. Yani gerekçesi, tabanı yoktur." Türkiye'nin özel ve kamu sektörü borcunun 400 milyar dolar, özel sektörün kısa vadeli borcunun 120 milyar dolar olduğunu dile getiren Zeybekci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Vay şu olmazsa Türkiye'ye kriz gelir. Gelmez arkadaşlar. Bankalarımızın sermaye yeterlilik oranı Avrupa'nın en iyisi. Bütçe açığı dünyanın en iyilerinden. Cari açığa bakıyorsunuz, son 2 yıldan beri muhteşem bir iyileşme var. Dış ticaret açığı iyileşmede tarihi zirveye doğru gidiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı yıl sonunda yüzde 80'ler seviyesine gelecek. İhracattaki gerileme dünyada bütün hızıyla devam ederken ilk defa burada söylüyorum, Ağustos'ta Türkiye olarak ihracatta o söylediğimiz iyileşme yani artı değeri bekliyoruz."
Vatan

Dünya Liginde 43 Türk
Uluslararası inşaat sektörü dergisi Engineering News Record'ın (ENR) müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayınladığı 'Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi' listesinde 2013 verilerine göre 42 olan Türk müteahhitlik firması sayısı 2014 yılı verilerine göre 2015 yılında 43'e yükseldi. Bu sayı ile Türkiye, 65 firma ile listede birinci sırada yer alan Çin'in ardından dünyada ikinci sıradaki yerini korudu. Üçüncü sırada ise 32 firma ile ABD bulunuyor. Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerin başında yer alan uluslararası inşaat sektöründe, önümüzdeki döneme ilişkin belirsizliğin gün geçtikçe artması ve denge noktasının sağlanamamasının etkileri görülmeye başladı. En büyük 250 uluslararası inşaat firmasının pazar büyüklüğü 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4.1 azalarak 521.6 milyar dolara geriledi. Böylesi bir konjonktürde Türk müteahhitlik firmalarının yurtdışında gösterdiği performans kayda değer oranda arttı. ENR listesindeki 43 Türk firmasının 2014 yılı gelirleri toplamı geçen yıla göre yüzde 43.4 artışla 29.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla Türk firmalarının toplam gelirde 2013 yılı rakamları ile yüzde 3.8 olan payı 2014'te yüzde 5.6 olarak gerçekleşti. Türk müteahhitlerin bölgesel gelirlerdeki payı tüm dünyada artış gösterdi. Bu yıl listeye 18. sıradan giren Öztürk Holding'in yönetim kurulu başkanı Yusuf Öztürk, son 10 yılda Afrika'da yaptığı yatırımlarla 'Afrika fatihi Türk' olarak nitelendiriliyor. Bu yıl Öztürk'ün haricinde 3 firma daha listeye ilk kez girdi.
Star

DÜNYA

Işid'in İki Numarası Hayali Öldürüldü
Beyaz Saray, terör örgütü IŞİD'in iki numaralı ismi Fadıl Ahmet el- Hayali'nin öldürüldüğünü açıkladı. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Ned Price, yaptığı yazılı açıklamada, "Hacı Mutaz" olarak da bilinen Hayali'nin, 18 Ağustos'ta Irak'ta Musul yakınlarında aracında seyahat ederken, ABD'nin hava saldırısıyla öldürüldüğünü bildirdi. Hayali'nin yanında IŞİD'in medya operatörü Abu Abdullah'ın da bulunduğunu belirten Price, büyük çaptaki silahlar, patlayıcılar, araçlar ve örgüt elemanlarının Irak ve Suriye'de yer değiştirmesini koordine eden Hayali'nin, IŞİD lideri Ebu Bekir El-Bağdadi'nin kıdemli yardımcısı olduğunu kaydetti. Price, Hayali'nin öldürülmesinin IŞİD'in operasyonlarında olumsuz etki yapacağını ifade etti.
Türkiye

'Babanızı Öldürmek Çok Pis Bir Şey'
Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Cephe'den (Front National) kızı Marine Le Pen tarafından ihraç edilen Jean-Marie Le Pen'in öfkesi dinmiyor. Kurucularından olduğu partiyi 2011'de kızının liderliğine bırakan Le Pen'in, Yahudi karşıtı açıklamaları sonrasında partiden ihraç süreci beş ay önce başlamıştı. Perşembe günü partinin merkez yürütme kurulu toplantısı sonucunda Ulusal Cephe'ye üyeliği ve onursal başkanlığı sonlandırılan Le Pen, kızını 'kirli taktiklerle' suçlayıp aşırı sağcı hareketi tekrar 'fethetme' sözü verdi. 87 yaşındaki politikacı RTL radyosuna verdiği demeçte; "İnsanın kendi babasını öldürmesi pis bir şey. O yüzden babasını doğrudan öldürmedi, tetikçileri aracılığıyla yaptı. İnfaz mangasına telefondan emir verdi. Kendisi yapmış gibi gözükmek istemedi" dedi. "Ben Ulusal Cephe'nin ta kendisiyim" diyen Le Pen, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin Yahudi soykırımında kullandığı gaz odaları için 'tarihin bir ayrıntısı' ifadesini kullanmıştı.
Milliyet

İsrail Golan'ı Vurdu
Saldırıyla ilgili İsrail ve Suriye'den farklı açıklamalar geldi. İsrail, 'sınırları içine gerçekleştirilen roket saldırısından sorumlu Filistinli militanların öldürüldüğünü' savundu. İsrail Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili Reuters'a "Beş veya altı Filistinli İslami Cihad teröristinin öldüğünü biliyoruz" dedi. Suriye ordusu ise "İsrail uçaklarının Golan'daki bir köydeki bir sivil aracı vurduğunu ve saldırıda beş sivilin öldüğünü" belirtti. Erken saatlerde Suriye, İsrail'in Golan Tepeleri'nde gerçekleştirdiği hava saldırısında bir Suriyeli askerin öldüğünü açıklamıştı. İsrail ordusu Perşembe günü, "Suriye tarafından atılan roketlere karşılık olarak, Golan Tepeleri'ndeki Suriye ordusu mevzilerinin topçu atışıyla ve hava operasyonuyla vurduğunu" açıklamıştı. Bu roketlerin bir İsrail köyünün yakınına düştüğü, yangına neden olduğu olayda ölen ya da yaralanan olmadığı belirtilmişti. Uzmanlar, İsrail'in Suriye'ye yönelik ilk hava saldırılarının Suriye krizinin başladığı 2011'den bu yana gerçekleştirilen en yoğun hava saldırıları olduğunu belirtiyor. İsrail basını, dün gece karşılıklı top ateşlerinden yola çıkarak, Suriye'nin 1973'ten bu yana ilk kez İsrail'e top ateşi açtığını aktarıyor. Ayrıca İsrail'in dün geceki top ateşlerinin, yine bu tarihten itibaren Suriye'ye yönelik topçu saldırılarının en yoğunu olduğu belirtildi.
Vatan

Abd: Türkiye Havadan Vurmalı
ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Türkiye'nin İncirlik hava üssünü IŞİD karşıtı koalisyona açarak önemli bir adım attığını söylese de 'Daha fazlasını bekliyoruz' mesajını verdi. Washington'da bir basın toplantısı düzenleyen Carter, "Ankara daha fazlası yapılması gerektiğini dile getiriyor. Oldukça gecikmiş bir yaklaşım çünkü koalisyon bir yıldır mücadele veriyor. Ancak yine de ciddi bir çaba sarf ediyorlar. Fakat bu yeterli değil. Daha fazlasını görmeliyiz" dedi. İncirlik üssünün ABD jetlerine açılmasının memnuniyet verici olduğunu belirten Carter, Türkiye'den IŞİD'e karşı harekatlara aktif olarak da katılmasını istedi. Carter, "Hava operasyonlarına katılmalılar ve sınır kontrolü konusunda daha fazla çalışmalılar" diye konuştu. Türkiye- Suriye sınırının denetimi konusunda Türkiye'deki yetkililerle 'aktif biçimde' temas halinde olduklarını da ifade eden Carter, "IŞİD lojistik ve savaşçı geçişleri için bu sınırı kullanıyor" dedi. IŞİD'e karşı geliştirilen askeri stratejiyi de savunan Carter, stratejinin bir ayağının hava operasyonları, diğer ayağının ise eğit-donat programı olduğunu söyleyerek "IŞİD'i yenilgiye uğratma konusunda başarıya ulaşacağımızı düşünüyorum. Doğru stratejiyi uyguluyoruz" dedi.
Vatan

Partisi Dağıldı
Yunanistan Başbakanı Aleksis Cipras'ın 20 Eylul'de erken secim kararı alması ve istifasını sunmasının ardından, partisi Syriza'daki 25 vekil ayrılarak yeni bir parti kurma kararı aldı. 'Halk Birliği' adı verilecek yeni partinin başına, Cipras'ın ucuncu kurtarma paketini kabul kararına en sert karşı cıkan isim olan eski Enerji Bakanı Panagiotis Lafazanis gececek. 25 vekilli parti, 300 milletvekilli Yunan Parlamentosu'nda ucuncu buyuk parti olacak, 17'şer vekilleri olan To Potami ve aşırı sağcı Altın Şafak partilerinin onunde yer alacak. Syriza'dan ayrılan isimler arasında eski Maliye Bakanı Yannis Varufakis ve Meclis Başkanı Zoi Konstantopulu yer almıyor. İktidardaki sol parti Syriza, katlanarak artan borc krizine ve hukumetin kemer sıkma politikalarına toplumsal yanıt olarak iktidara gelmişti. Ancak Cipras, ulkesine kredi veren IMF ve AB'nin reform taleplerini uzun suren muzakereler sonucu kabul etmiş ve 86 milyar Euro yeni kredi icin anlaşmıştı. Halkın referandumda yeni kurtarma paketine hayır demesine rağmen Cipras'ın uzlaşma hamlesi Syriza vekillerinin tepkisini cekmişti.
Vatan

İkiyüzlü Bbc'ye Ankara Tepki Gösterdi
Dışişleri Bakanlığı, terör örgütünün yazılı ve görsel propagandasını yapan BBC'ye tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Birleşik Krallık yayın kuruluşu BBC'nin 20 Ağustos 2015 tarihli yayınında PKK terör örgütünün yazılı ve görsel propagandasına yer veren söz konusu yayının kabul edilemez olduğu belirtilerek, "Başta AB ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin terörist olarak adlandırdığı bir örgüt hakkında bu şekilde yayın yapılması terörizme açık bir destektir'' denildi. Açıklamada, ''Birleşik Krallık yayın kuruluşu BBC'nin 20 Ağustos 2015 tarihli yayınında PKK terör örgütünün yazılı ve görsel propagandasına yer verdiği görülmüştür. Başta AB ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin terörist olarak adlandırdığı bir örgüt hakkında bu şekilde yayın yapılması terörizme açık bir destektir. İngiltere dahil olmak üzere AB ülkeleri tarafından terörist niteliği tespit ve teslim edilmiş olan bu yasa dışı örgütü, bir başka terör örgütü ile mücadele eden masum bir örgütmüş gibi göstermeye çalışan ve PKK'ya katılımı teşvik eden bu yayın hiçbir şekilde kabul edilemez. Yayın bu alandaki BM ve Avrupa Konseyi kararlarını da ihlal etmektedir. Terörizmi teşvik etmek ve övmek suçtur. PKK terör örgütü, sadece son bir ay zarfında 64 insanı katletmiş, 350 kişiyi yaralamış, 16 kişiyi kaçırmış, demir yolları ve barajlara sabotaj yapmış, ulaşım altyapılarına ve araçlara saldırmıştır. Terör örgütleri, terörizm konusunda sergilenen bu sorumsuz ve ikiyüzlü yaklaşım ve destekten beslenmektedir. Söz konusu yayın bunun somut bir göstergesi ve kanıtıdır." ifadelerine yer verildi. BBC'nin geçen günlerde Kuzey İrlanda'da bir polis karakoluna bombalı saldırıda bulunan IRA hakkında izlediği yayın politikasını PKK terör örgütü için de uygulamasının beklendiği vurgulanan açıklamada, bu tür yayınlar terör örgütlerinin mağdurlarının haklarının da vahim bir ihlali olduğuna işaret edildi. BBC'de yer alan söz konusu haberde PKK teröristlerinin DAEŞ terör örgütüne karşı etkili bir güç oldukları belirtilerek teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açıklamalarına yer verilmişti.
Star

POLİTİKA

22 Saat 23 Dakikalık Vekiller
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 1 Kasım tarihini verdiği seçime hazırlanan bu parlametoyu oluşturan 7 Haziran, yakın tarihin en sıkıntılı seçimlerinden biri olarak öne çıktı. Erdoğan'ın da meydanlara inmesiyle büyük çekişmeye sahne olan bu seçimlerde önemli ilkler yaşandı. AK Parti, 2002'den bu yana kesintisiz sürdürdüğü tek başına iktidarını kaybederken, Kürt siyasi hareketi de tarihinde ilk kez seçimlere kendi partisiyle katıldı. Seçim barajını aşan HDP, MHP ile aynı sayıda, 80 vekille Meclis'e girdi. Seçimlerden sonra yeniden sertleşen siyasi iklim ve tırmanan terör olaylarının ise muhtemel 1 Kasım seçiminin daha da zorlu geçmesini sağlayabileceği belirtiliyor. 7 Haziran seçimleriyle oluşan Meclis'te geçen yasama döneminden farklı olarak 369 yeni isim yer aldı. AK Parti'den 151, CHP'den 85, MHP'den 61, HDP'den de 72 yeni isim geldi. Bu Meclis kadın vekil sayısının yanı sıra AK Parti, CHP ve HDP'den seçilen Ermeni, Süryani, Ezidi ve Roman vekilleriyle de tarihin en renkli dönemlerinden biri oldu. 100'e yakın kadın vekilin yer aldığı Meclis'te 21 türbanlı vekil ilk kez yemin etti. Ermeni vekiller HDP'den Garo Paylan, CHP'den Selina Doğan ve AK Parti'den Markar Eseyan, Süryani HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ve Ezidi HDP'li Feleknas Uca'nın yan ısıra CHP'li Özcan Purçu da Meclis'in ilk Roman vekili oldu. Ancak bu vekillerden bir kısmı 24'üncü dönemden önce Meclis'te görev yapmış kişilerden oluştu. Kısa süreli bu dönemde bir başka ilk de, milletvekili makam odalarının bulunduğu yeni Halkla İlişkiler Binası'nda yer bulunamadığı için odasız kalan vekillerin daha koltuğa oturmadan seçime gidecek olmalarıyla ortaya çıktı. Bu dönem yeni seçilen isimlerden 30 kadarına oda bulunamadı. Bu vekillerden bazılarının sorunu komisyon odalarındaki yer ayarlamalarıyla aşılırken 10 vekil için ise uygun bir yer bulunamadı. 7 Haziran seçimlerinin ardından 23 Haziran'daki yemin töreniyle iş başı yapan bu Meclis araya giren uzun hükümet çalışmaları nedeniyle en kısa süre mesainin yapıldığı dönem olarak da tarihe geçti. 25. dönem Meclis Genel Kurulu sadece 8 kez toplandı. Bu 8 birleşimde de Genel Kurul toplam 22 saat 23 dakika çalıştı. En uzun süreli birleşim, yemin töreninin yapıldığı ilk birleşim oldu. Bu birleşim 9 saat 42 dakika sürdü. Meclis Başkanlığı seçimlerinin yapıldığı 30 Haziran tarihindeki birleşim 2 saat 36 dakika, 1 Temmuz tarihindeki birleşim de 2 saat 13 dakika sürerken, Meclis'in 7 Temmuz'daki "aç-kapa" birleşimi muhalefetin tepkisine karşın sadece 2 dakika sürdü. UNIFIL tezkeresinin görüşüldüğü 8 Temmuz'taki 5. birleşim 2 saat 6 dakika, Meclis Başkanlık Divanı üyelerinin oluşumunun sağlandığı 9 Temmuz'daki 6. birleşim 39 dakika, 14 Temmuz'daki 7. birleşim 2 saat 12 dakika, CHP'nin olağanüstü toplantı çağrısıyla yapılan 29 Temmuz'daki 8. birleşim de 2 saat 53 dakika sürdü. AK Partili İsmet Yılmaz da, Meclis tarihinin en kısa süreli başkanlarından biri olarak tarihe geçecek.
Hürriyet

Koalisyon Çağrıları Tiyatrodan İbaret
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun CHP ve MHP'ye 45 günlük süre dolmadan yeniden bir araya gelme çağrısı ve Cumhurbaşkanı'nın erken seçim tarihini 1 Kasım olarak açıklamasına MHP'den sert tepki geldi. Başbakan koalisyon için çağrıda bulunurken Cumhurbaşkanı'nın seçim tarihi açıklamasını, "bu ne garabet?" diye değerlendiren MHP yöneticileri, Ak Parti'nin, sorumluluğu muhalefet atmak için tiyatro oyunu sergilediğini öne sürdü. MHP'liler, "hile hurda ile sorumluluğu muhalefete yıkmaya çalışıyorlar" ifadesini kullandı. Milliyet'in görüştüğü MHP'li yöneticilerin konuya ilişkin değerlendirmeleri özetle şöyle: Koray Aydın (TBMM Başkanvekili): AKP neden MHP'nin çözüm süreci ve yolsuzlukla mücadeleyi içeren dört şartını kabul etmedi. Bunu topluma açıklama mecburiyetindedir. AKP çözüm sürecini noktalamayı, yolsuzlukla mücadele etmeyi kabul etmiyor. Niye kabul etmediğini AKP açıklasın, dokunan ne var? Kaçıyorlar, çünkü işin ucu Saray'a ve ailesine dayanıyor. Bu şartlarımızın ne manaya geldiğini biliyorlar ve önünü kesip halktan gizliyorlar. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı, Öcalan'la, Sırrı Süreyya Önder'le ve hükümetle art arda görüşmeler yapıyor. Şehitler bir bir gelirken, akan kan devam ederken, terör örgütüyle el altından görüşmeler yapılıyor. MHP olarak bunu biliyoruz. Saray kendi tiyatro oyununu sergilemek istiyor. Davutoğlu'nun çıkışı seçime gidecek olan iktidarın manevrasından ibaret. Sözlerin kıymeti harbiyesi yok. Cumhurbaşkanı, 1 Kasım diyerek senaryoyu itiraf etti. İsmet Büyükataman (MHP Genel Sekreteri): Hangi hakla ve sıfatla bunu yapıyor? Samimi teklif değil. Kurmuş oldukları tuzak belirginleşti. Millet işin hakikatini kavradıkça bunlar da farkına varınca telaşa kapıldılar. Gidilecek bir seçimde tahmin etmedikleri ölçüde olumsuz sonuç alacaklarını hissetmeye başladıkları için son anda, 'Bakın biz sonuna kadar bütün şartları zorladık. Herkese şartsız birlikte olmayı bir araya gelmeyi teklif ettik. Yanaşmayan, uzlaşmadan kaçan istikrarsızlığın, hükümetsizliğin müsebbibi muhalefettir' algısı oluşturma telaşındalar. Teklif samimi olmadığı gibi işgüzarlıktan başka bir şey değil.
Milliyet

Seçim Hükümetiyle 1 Kasım'da Sandığa
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet kurma görevini ikinci parti olan CHP'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na vermeyeceğini ve bir seçim hükümetiyle 1 Kasım'da seçime gidilmesi için yetkisini kullanacağını açıkladı. Erdoğan, dün soruları yanıtlarken özetle şunları söyledi: "Seçim sürecine giriyoruz. Cumhurbaşkanının yetkileri bellidir. Cumhurbaşkanı olarak yetki alanlarımı biliyorum ve bu alanlarımı sonuna kadar kullanmak durumundayım, zaman kaybetme peşinde olmadım olamayacağım. Ben görevi verdim; netice alabildiler mi? Alamadılar. 'Ana muhalefet partisine yetki verilmeli' Bu görüşmeler yapıldı, o zat Beştepe'yi tanımıyorum, gitmem derken, Beştepe'yi tanımayanı Beştepe'ye niye çağırayım? Zaman kaybetmeye gerek var mı? Cumhurbaşkanı seçime götürebilir mi? Götürebilir. Cumhurbaşkanı olarak, pazartesi 45 günün sonu. Meclis Başkanımla bir görüşme daha yapacağım, sonra da hayırlısıyla ülkemizi erken seçime götüreceğiz." "Kimi görevlendirirsem, görevlendireceğim kişi de burada seçim hükümetini parlamento içinden, gerekirse dışında almak suretiyle kabineyi oluşturur ve seçime gideriz. Şu andaki süreç budur. Güvenlik güçlerimiz bütün önlemlerini aldı, YSK bütün hazırlıklarını yaptı. Bu süreç içerisinde kim ön süreç yapacaksa, hazırlıklarını yapacak. Şu an açıklanan tarih 1 Kasım. 1 Kasım'da inşallah Türkiye seçimi yaşayacaktır." Başbakan Davutoğlu, daha önce Meclis'in seçim kararı alması yönünde partilere çağrıda bulunmuştu. Seçim kararı Meclis'te alınsaydı, mevcut hükümetle seçime gidilme olanağı vardı. Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı tarafından seçim kararı alınması durumunda ise bir seçim hükümeti oluşturulması gerekecek. Türkiye'de ilk kez bu yol kullanılmış olacak. AKP 11, CHP 6, MHP ve HDP 3'er bakanlık alacak. İçişleri, Ulaştırma ve Adalet bakanlıklarına ise bağımsızlar atanacak. MHP, seçim hükümetine üye vermeyeceğini açıkladı. Buna göre MHP kontenjanına da Meclis içinden veya dışından bağımsız isimler bakan atanacak. Seçim hükümetine gireceğini açıklayan HDP'ye 3 bakanlık verilecek. Geçici Bakanlar Kurulu, seçimlerin yenilenmesi kararının Resmi Gazete'de ilanından itibaren 5 gün içinde kurulacak. Bu hükümet için güvenoyuna başvurulmayacak ve yeni Meclis toplanıncaya kadar görev yapacak. Seçim kararı alınmasıyla birlikte YSK devreye girecek. YSK, seçim takvimini belirleyecek. YSK, en erken 18 Ekim, olmazsa 1 Kasım, en geç ise 22 Kasım'da seçimin yapılabileceği ifade etmişti.
Vatan

Chp'de Yine Ön Seçim Heyecanı
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) partilere gönderdiği Seçim Takvimi Taslağı'nda ön seçim için 8 Eylül önerildi. CHP, 7 Haziran'da gerçekleştirilen milletvekili genel seçiminde 362 adayını ön seçimle, kalan adaylardan 35'ini kontenjan, diğerlerini de merkez ve eğilim yoklamalarıyla belirlemişti. İstanbul 1. Bölge'de 1,3,5,7 ve 9'uncu sıralar, 2. Bölge'de 1,3,5 ve 7'inci sıralar, 3. Bölge'de 1,3,5,7 ve 9'uncu sıralar, Ankara'da 1. Bölge'de 1,3,5 ve 7'inci sıralar, 2. Bölge'de 1 ve 3'üncü sıralar, İzmir'de ise 1. ve 2. bölgelerde 1,3 ve 5'inci sıralar merkez adaylarına ayrılmıştı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir 2. Bölge'den ön seçime girmiş ve ikinci sırada yer almıştı. Erken seçimin gündeme gelmesiyle, CHP'de yeniden ön seçim konuşulmaya başlandı. CHP, sürenin kısıtlı olması nedeniyle Meclis'te erken seçime ilişkin çıkartılacak yasaya bir madde eklenmesini sağlayarak ön seçim yapmamayı düşünüyordu ancak bu durum zora girdi. Çünkü seçim kararının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından alınması durumunda, bir tüzük değişikliği için süre daha kısa olacağından, CHP'ye yeniden ön seçim yapma zorunluluğu doğuruyor. Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl "YSK'nın önerisini partinin yetkili kurullarında değerlendireceğiz" dedi. Önceki seçimlerde kendisi de ön seçime giren Kılıçdaroğlu'nun, seçim sürecinde "kontenjan hakkını 1 kez kullananların bir daha kullanamayacağı" yönündeki açıklaması listelerde önemli değişikliklerin olacağı şeklinde yorumlanıyor. Kılıçdaroğlu'nun ön seçimden yana olması, "CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun büyük çoğunluğunun ön seçime girebileceği" şeklinde yorumlanırken, Genel Başkanın Selin Sayek Böke, Ercan Karakaş, Sezgin Tanrıkulu ve Murat Özçelik gibi isimler için ise kontenjan hakkını kullanacağı belirtiliyor. "A Takımını" korumak adına bu sayının artabileceği de değerlendirilirken, söz konusu isimlerin İstanbul, Ankara ve İzmir yerine farklı şehirlerden de aday yapılabileceği aktarılıyor.
Vatan


SPOR

Beşiktaş'ta gözler tamamen Trabzonspor maçına çevrilmiş durumda Siyah beyazlıların, zorlu maç öncesi tek hedefi 3 puan Hafta içinde taktik antrenmanlarla kadroyu belirlemeye çalışan teknik direktör Şenol Güneş'in, Trabzonspor karşısına da Mersin İdmanyurdu mücadelesinde ilk 11'de yapacağı tek değişiklikle çıkması bekleniyor. Tedavisine devam edilen ve idmanlarda takımdan ayrı kalan sol bek Dusko Tosic'in yerine, İsmail Köybaşı'nın görev yapması yüksek ihtimal Geçen hafta antrenman eksiği nedeniyle kadroya alınmayan Sosa ise tamamen iyileşmiş durumda ve kulübede olacak. Son taktik idmanlarda farklı dizilişler deneyen ancak memnun kalmayan Şenol Güneş'in, ileri uçta Mersin İdmanyurdu karşılaşmasında oynayan isimlere yer vereceği belirtildi. Beşiktaş'ta ilk 11 çıkmaya tamamen hazır olan Alman golcü Mario Gomez'in, Trabzonspor mücadelesine yedek başlayacağı öğrenildi. Yani Güneş, Gomez'i 'ikinci yarı kozu' olarak yanında tutacak ve Mersin'e karşı hat-trick yapan Cenk Tosun'u takımdan kesmeyecek.
Hürriyet

A Milli Basketbol Takımı, Almanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen Super Cup'ın ilk maçında Polonya'ya boyun eğdi: 83-73. Polonya karşısında maça Dixon'ın hücumdaki performansıyla başladı millilerimiz, 5'te 5 üç sayı isabeti, Karşıyaka'daki rolünü aldığında yine etkili olabileceğini gösterdi. Ancak hem onun bireysel, hem de takım halindeki savunma performansı iç açıcı değildi, Polonya 21 sayı üretince, ilk çeyrek millilerimizin 23-21 üstünlüğüyle geçildi. İkinci çeyreğin başında daha savunmacı bir beşle başladı millilerimiz. Rakibi art arda top kayıplarına zorlayan Türkiye, 35-27'de 8 farkı yakaladı, devreyi de 39-35 galip tamamladı. İlk yarıda hiç süre almayan Barış Hersek, 2. yarıya başlayan beşte bulunurken, 25. dakikada skoru 49-42'ye getiren üçlüğü de attı. Ancak rakibin ikili sıkıştırmaları etkisini gösterince, 29. dakikada skor üstünlüğü Polonya'ya geçti, Cedi'nin üçlüğü 3. periyodun da 58-56 bitmesini sağladı. Kartal'ın iyi oyunu ile son çeyreğin başında 65-61 öne geçen Türkiye, Cedi'nin sakatlığı ile oyundan düştü. Son dakikalarda Banvit'in yeni transferi Slaughter ile oyuna ağırlığını koyan Polonya, salondan 83-73 galip ayrıldı.
Milliyet

Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından doping kullandığı gerekçesiyle 8 yıl men cezası verilen milli atlet Aslı Çakır Alptekin, geçmiş döneme ilişkin biyolojik pasaportundaki değerler nedeniyle hakkında haksız bir ceza uygulamasına gidildiğini ifade etti ve "2012 Londra Olimpiyat Oyunları esnasında verdiğim doping numunelerinin hiçbirinde yasaklı bir maddeye rastlanılmadı" dedi. Milli atlet açıklamasında şunları söyledi: "Biyolojik pasaport, sporcuların eski tarihlerdeki kan değerlerindeki artış ve düşüşlerden dolayı testlerde yasaklı maddeye rastlanmamasına rağmen doping cezası ile karşı karşıya kalmalarına neden oluyor. Yıllar öncesindeki kan değerlerine dair açıklama yapma imkanı bulunmayan, o dönemlere ait elinde normal olarak hiçbir belge ve delil olmayan sporcular kolaylıkla cezalandırılmıştır." "2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda doping yaptığım asılsızdır. Suçlandığım kan örnekleri 2010 yılına aittir. Olimpiyattaki altın madalyamın geri verilmesini istiyorum. Ülkemin ve şahsımın bu şekilde anılmasından dolayı son derece üzgünüm. Halen antrenmanlarıma devam ettiğimi ve pistlere dönmek için hukuki mücadeleyi de sürdürdüğümü belirtir, aynı başarıları ülkemize tekrar yaşatmak için en yüksek çabayı sarf edeceğimi bildirmek isterim."
Star

UEFA Avrupa Ligi Play-Off turu ilk maçında Fenerbahçe'yi Atromitos karşısında 1-0'lık galibiyete taşıyan Robin van Persie'den mutlusu yok. Yıldız futbolcu, attığı golün kendisini rahatlattığını söylerken, zamanla daha iyi olacağını ifade etti. Sakatlıktan yeni kurtulduğunu dile getiren Van Persie "Takıma, arkadaşlarıma ve oyun sistemine giderek alışıyorum. Yavaş yavaş form tutmaya başladım. İlk 11'e girdikten sonra performansım artacak. Arkadaşlarımı daha iyi tanıdıkça da skora katkım artacak" dedi. Zamanla form tutacağını ve gerçek Robin Van Persie'yi herkese göstereceğini ifade eden Hollandalı yıldız, Atromitos maçında alınan sonucu yorumlarken "Aldığımız sonuç önemli ama henüz hiçbir şey bitmedi, daha turu geçmedik, sadece yolunu yarıladık. Taraftarlarımızın inanılmaz desteğiyle de önümüzdeki hafta turu geçeceğimize eminim" diye konuştu. Van Persie, Fenerbahçe'nin Avrupa'daki 100. deplasman golünü attığı için de ayrıca mutlu olduğunu sözlerine ekledi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme