23 Ağustos 2015 Pazar

23.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

2 Günde 41 Pkk'lı Etkisiz
Terörist saldırıların artması üzerine perşembe ve cuma günü hem sınır dışında hem de yurtiçinde hava harekâtı düzenlendi. Kuzey Irak ve Şırnak'ın Uludere ilçesinde düzenlenen operasyonlarda iki günde 41 terörist etkisiz hale getirildi. Terör örgütü PKK'nın saldırılarının artması üzerine Kuzey Irak ve Şırnak'ın Uludere ilçesinde hava operasyonları düzenlendi. Genelkurmay'ın internet sitesinde perşembe ve cuma günkü operasyonlarla ilgili şu açıklama yapıldı: "Şırnak Uludere ilçesi Karaçalı Tepe Bölgesi'ndeki emniyet unsurlarına, Irak kuzeyinden bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce yapılan saldırıda bir jandarma uzman çavuş yaralanmıştır. Bölgede karadan ve havadan operasyon sonucunda 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Irak kuzeyinde bulunan bölücü terör örgütü hedeflerine, 20-21 Ağustos 2015 tarihlerinde düzenlenen hava harekâtları sonucunda ilk tespitlere göre toplam 29 bölücü terör örgütü mensubu terörist etkisiz hale getirilmiştir." Tunceli'nin Ovacık ile Pülümür ilçeleri arasındaki karayolunu yaklaşık 5 gündür sık sık kesen ve gece araç trafiğini engelleyen PKK'lılara yönelik hava operasyonu düzenlendi. İlk olarak insansız hava araçlarıyla (İHA) terör örgütü PKK'lıların barındığı mağaralar ve uçaksavar bataryaları tespit edildi. Ardından Diyarbakır ve Malatya'dan kalkan dört F-16 savaş uçağı dün 03.30 ile 04.30 saatleri arasında operasyon düzenledi. Tunceli ile Ovacık arasında bulunan Veng Köprüsü yakınındaki dağlık alanda bulunan teröristlere ait uçaksavar bataryası ile PKK'lıların bulunduğu mağaralar bombaladı. Savaş uçakları, ayrıca Tunceli ile Pülümür arasındaki Alacık ve Büyükyurt köylerinin dağlık alanında bulunan PKK'lılara ait 2 uçaksavar bataryası ile yine teröristlerin gizlendiği mağaraları bombaladı. Bombalanan iki bölgedeki 3 uçaksavar bataryası imha edildi. Hakkâri'nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinde önceki gece Yüksekova-Esendere karayolunun ulaşımını sağlayan Zerel Köprüsü'ne, PKK'lı teröristler bombalı saldırı düzenledi. Patlamada can kaybı ve yaralanma olmadı. Köprünün hasar görmesi nedeniyle yol trafiğe kapanırken, sürücüler ise ulaşımlarını köprünün yanından geçen patika yollardan sağlıyor. Erzurum'un Tekman ilçesi Hacıömer Mahallesi'nde özel şirket tarafından yapımı sürdürülen Işıklar Yolu Çevirme mevkisindeki şantiyeye gelen PKK mensupları, işçileri dövüp cep telefonlarına el koyduktan sonra 18 iş makinesi ve 6 konteyneri ateşe vererek kaçtı. Yangında iş makineleri ve konteynerler kullanılamaz hale geldi.
Hürriyet


Askerleriyle Birlikte Çatıştı Şehit Düştü
Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde 5. Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı'na bağlı Ayvalık Jandarma Karakolu'na önceki akşam PKK'lılarca roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Beytüşşebap'a yaklaşık 40 kilometre mesafede bulunan jandarma karakolunda nöbet tutan askerlerin karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Yaklaşık bir saat süren çatışmada, biri ağır olmak üzere 3 asker yaralandı. Helikopterle Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan durumu ağır olan 30 yaşındaki Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan, tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Yüzbaşı Ali Alkan'ın şehit olduğu haberini aileye Osmaniye Garnizon Komutanı Albay Şefik Atak verdi. Mahallesi'nde kız kardeşinin evinde kalan babası Hasan Alkan'a ve yakınları acı haberle yıkıldı. Evin bulunduğu cadde girişine Türk bayrağı asıldı. Şehit Alkan'ın 8 kardeşten en küçüğü olduğu, iki yıldır görev yaptığı Şırnak'tan bir yıl önce Osmaniye'ye izinli geldiği öğrenildi. Baba Hasan Alkan şunları söyledi: "En son üç gün önce görüşmüştüm, yiyecek istemişti. Bir koli yapıp gönderdim, paket henüz ulaşmamıştı. Oğlum, vatan uğruna şehit oldu. Onun cennette yeri var. Bu işe bulaşanların Allah belasını versin. Ocaklarına ateş düşsün. Ben bu kadar derim. Allah onları da bu durumlara düşürsün inşallah."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 108, 7182-109, 0065                            
ABD Doları 2, 9155-2, 9222/ Euro 3, 3189-3, 3257/İngiliz Sterlini 4, 5774-4, 5879                  

Fed'in Baskısı Sürüyor
Piyasalarda yüksek tansiyon devam ediyor. Koalisyon hükümeti kurulması mümkün olmayınca Türkiye yeni seçime hazırlanmaya başladı. Muhtemel seçim tarihi 1 Kasım. Yeni seçimin yeni hükümeti beraberinde getirip getirmeyeceği konusundaki belirsizlik, devam eden terör olayları, dış piyasalardaki düşüş, Çin'deki devalüasyonların tedirginliği, son açıklanan FED tutanaklarında "Faiz artışı yaklaşıyor" vurgusu piyasalar üzerinde baskı yapmaya devam ediyor. Beklentisizlik ve zor gündem kısa dönem için belli ölçüde fiyatlandı. Borsada geri çekilmelerde zayıf da olsa tepki alımlarının görülmesi ve döviz kurlarındaki kâr satışları sinyal olarak görülebilir. Bu açıdan piyasalar üzerindeki genel baskı korunmakla birlikte olağan dışı bir gelişme olmazsa daha sakin bir piyasa görülebilir. Borsada kısa dönem desteklerin kırılmasıyla birlikte devam eden düşüş hareketi endeksi önemli destek seviyelerine yaklaştırdı. 73.500 ve 72.600-71.500 yakından izlenmesi gereken seviyeleri olarak görülürken 72.600-71.500 daha önemli. Bu seviyelerin üzerinde tepki alımları görülebilir. 71.500 seviyesinin altına gelinmesi ise telafisi daha zor alacak düşüşleri beraberinde getirebilir. Olası tepki alımlarında direnç noktaları 75.000 ve 77.500 seviyelerinde. Tepki alımlarının güç kazanması için ise 77.500 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Henüz bu güç oluşmuş değil. Geri çekilmelerde tepki alımlarının görüldüğü ancak direnç seviyelerinin geçilmekte zorlanıldığı bir görünüm öne çıkabilir. Dolar/TL paritesinde teknik ve psikolojik direnç olarak görülen 3.00 seviyesi test edildi ve satışla karşılaştı. Yukarı yönlü hareketlenmelerde bir süre bu direnç seviyesi geçerliliğini koruyabilir. Orta ve uzun dönemli sonraki dirençlerin gündeme gelmesi için bu seviyenin geçilmesi önemli olacak. İlk destekler ise 2.90-2.89 seviyelerinde bulunuyor. Bu seviyelerin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacaktır. Aksi takdirde sonraki destekler 2.865 ve 2.81 seviyelerinde. Kısa süreli kâr satışları etkili olabilir.
Hürriyet

Dolar Daha Nereye Kadar Yükselecek?
Elinde herhangi bir yatırım enstrümanı bulunan yatırımcıların en büyük beklentisi o enstrümanın sürekli değer kazandığını görebilmektir. Şimdilerde elinde dolar bulunanlar tam da bu heyecanı yaşıyor. Zira kur yükseldikçe kârları da artıyor. Bununla birlikte yaşanan çıkıştan dolayı tedirgin olanlar da yok değil. Onlar, bir anda gerçekleşebilecek gerilemeyle birlikte yakalanan kazancın kaybedilme ihtimali olup olmayacağını merak ediyor. Fiyat hareketine baktığımızda ise 2.90 seviyesinin üzerindeki kalıcı hareketlerin dolardaki yükseliş ivmesini destekleyeceğini, altına kayılması halinde 2.80-2.90 bandında taban oluşumu beklenmesi gerektiğini gösteriyor. Teknik olarak kurda belli bir çıkış akımı görülüyor. Çıkış akımının en önemli özelliği, her yeni zirvenin bir önceki zirvenin üstündeki fiyat seviyesinde oluşması ve fiyat düzeltmesi hareketinde de dip noktasının bir önceki dip noktasından daha yüksek bir fiyatta oluşmasıdır. Dip noktalar birleştirildiğinde yukarıya doğru bir eğim oluşur. Yukarı doğru akım çizgisi ne kadar çok test edilir ve aşağı kırılmazsa o kadar güçlü olduğu sonucuna varılır. Dolar kurunda da yukarı eğilimin gücünü koruduğunu, sürekli destek seviyelerde tutunduğunu görüyoruz. Çıkış akımı içerisinde fiyatın gerilemesi ya da yatay seyir halinde dahi sıkışma ve neticesinde enerji toplama imkanı bulabilmekte. Teknik olarak çıkış akımı ne kadar uzun sürede oluşursa o denli kuvvetli olduğu kabul edilir. Dolar kurunun seyrine baktığımızda uzun vadeli bir çıkış trendinin oluştuğunu görebilmekteyiz. Aşağı doğru geri çekilmeler olsa da dip seviyelerin daha üstlerde oluşacağı anlaşılıyor. Dolardaki bu konjonktürün değişmesi Fed'in faiz politikasının değişmesiyle yakından alakalı. Ancak kasıma kadarki süreçte hem Fed faiz artırım baskısı, hem de seçim öncesi yaşanacak süreç kurun ateşinin sönme olasılığını düşürüyor. Merkez'in 'normalleşme' süreci ve öncesinde yapacağı döviz likiditesi artırımına dair politikaların ise geçici etkiler yaratması beklenmeli.
Milliyet

Taksit Sınırı Esneyebilir
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, kredi kartları ve tüketici kredilerinde taksit sınırlamasının, Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini, konu üzerinde çalışıldığını belirterek, "Acaba bunu biraz esnetebiliriz miyiz diye konuştuk" dedi. Burada daha çok tüketicilerin borçlanmasını kontrol altına almanın amaçlandığını anlatan Akben, bununla tüketicinin kendi gelirinin çok üzerinde bir borçlanmaya gitmemesinin ve birtakım sıkıntılar yaşanmamasının istendiğini ifade etti. Akben, limitleri daha düşük, bir bedel ödenmeyen temassız kartlara, düşük limitler nedeniyle talebin sınırlı olduğunu söyledi. Kredi kartlarındaki borçlanma ve taksit sayısı azaltıldığında hacmin daraldığına dikkati çeken Akben, şöyle devam etti: "Şimdi biz burada bunları kontrol altına aldığımızı düşündük ama bunun yanında bu defa kredi kartı kullanmadan başka alanlarda borçlanmalar başladı. Bu çek, senet veya diyelim ki mobilyacı, beyaz eşyacı kendi taksit yapıyor. Bu defa şöyle bir şeyle karşılaşıyoruz, en az eskiden bunları görerek yönetebiliyordunuz, şu anda yönetiminiz dışına çıkıyor. Bireylerin ne kadar borçlandığı ayrı bir çalışma konusu o. Regülatör olarak ne kadar çok bilgiye sahipseniz, yönetimi daha doğru yapabiliyorsunuz. Bu defa onu düşünüyoruz." Bu konuda esnetme düşünülüp düşünülmediğinin sorulması üzerine Akben, "Esnetme diyemem şu anda. Onu bir Finansal İstikrar Komitesi kararı ile yapmıştık. Ancak o kararın yine oradan çıkması lazım, orada bir rakamları, gecikme oranlarını ortaya koymamız lazım" dedi. Mehmet Ali Akben, "Konuyu Finansal İstikrar Komitesi'ne taşımayı düşünüyor musunuz?" şeklinde soru üzerine, şunları kaydetti: "Geçen toplantıda aslında kısmen onu konuştuk taksit sayısı, acaba biraz bunu esnetebiliriz miyiz şeklinde veya tüketici kredilerindeki pay 36 taksit gibi Fakat orada da onları artırdığınızda bu defa cari açığa olumsuz etki yapıyor. Bilhassa ithal cep telefonu gibi ya da pahalı ürünler konusunda bunu esnettiğinizde cari açığa olumsuz etki yapıyor. Yani birbirini orta bir yerde buluşturmak lazım. Yönetebilir bir seviyeye getirmek lazım. Etkilerini azaltıcı tedbirlerle yapmak lazım." Konunun Finansal İstikrar Komitesi'nin gündeminde olup olmadığının sorulmasına karşılık da Mehmet Ali Akben, konunun üzerinde çalışıldığını belirtti.
Vatan

Altın Türk Takıları İranlı'nın Gözdesi
Türkiye'nin İran'a yönelik kıymetli metallerle kaplı altın takı ihracatı, geçen yılın 6 ayında 1 milyon 834 bin dolar iken bu yılın 6 ayında 453 milyon dolara yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, İran'a yönelik toplam ihracat, bu yılın Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30.4 artışla 1 milyar 894 milyon dolar oldu. Söz konusu artışta özellikle altın takı ihracatının önemli etkisi oldu. İran'a yılın 6 ayında yapılan altın takı ihracatı 453 milyon dolara çıktı. Söz konusu rakam geçen yılın aynı döneminde 1 milyon 834 bin dolar düzeyinde bulunuyordu. Böylece, bu dönemde gerçekleştirilen altın takı ihracatı İran'a yönelik toplam ihracatın yüzde 24'ünü oluşturdu. Son 10 yıllık döneme bakıldığında da altın takı ihracatında önemli artışlar görüldü. Buna göre, 2005 yılında 1.3 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşen ihracat, 2012 yılına kadar 1 milyon dolar seviyelerinin altında kaldı. 2012 yılında 11.8 milyon dolara ulaşan ihracat, 2013'te 17.7 milyon dolara, 2014 sonu itibarıyla da 818.5 milyon dolara çıktı. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner, geçen yıl sonuna kadar bu ülkenin altın ithalatına izin vermediğini belirterek, İranlı müşterilerin mal satın almak için Dubai'yi tercih ettiklerini söyledi. Birlik olarak İranlı müşterileri İstanbul'daki fuarlara davet ederek ağırladıklarını dile getiren Güner, "Bu ziyaretlerin ardından İranlılar, Türkiye'nin mücevher üretim konusunda asıl merkez olduklarını gördüler ve İstanbul'da toplama merkezleri açtılar. Bu gelişmeler de ihracat rakamlarına yansıdı" dedi. Ambargo nedeniyle İran'ın altın ithalatını, bu konuda karne verilen kişiler üzerinden yaptığını belirten Güner, ticaretin daha serbest hale gelmesiyle İran gibi büyük bir pazara 3-4 katı daha fazla ihracat gerçekleştirilebileceğini dile getirdi.
Vatan

Avrasya Tüneli İki Kıtayı Birleştirdi
Avrasya Geçişi Projesi'nin (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi) İstanbul Boğazı altındaki tünel açma çalışmaları tamamlandı. Proje için özel olarak üretilen ve İstanbul Boğazı'nın altında, 3 bin 344 metrelik güzergahı kazarak ilerleyen Tünel Açma Makinesi (TBM) ile iki kıta, deniz tabanı altında birleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 19 Nisan 2014'te Asya yakasında başlayan kazı çalışmaları, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Fatih Turan, Yapı Merkezi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Arıoğlu, ATAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu, ATAŞ Üst Yöneticisi (CEO) Seok Jae Seo ve proje çalışanlarının katılımıyla düzenlenen törenle Avrupa yakasında sonlandırıldı. Klasik madencilik yöntemi ile açılan karayolu tünellerinin de tamamlandığı proje kapsamında yol ve sanat yapı çalışmaları sürüyor. Kazlıçeşme-Göztepe hattında hizmet verecek olan "Avrasya Geçişi" ile, İstanbul'da trafiğin çok yoğun olduğu güzergahta yolculuk süresi 15 dakikaya kadar inecek. Avrasya Tüneli Projesi, Yap-İşlet-Devret modeliyle yaklaşık 1 milyar 245 milyon dolarlık finansmanla gerçekleştiriliyor. Yatırım için 960 milyon dolarlık uluslararası kredi sağlanırken, 285 milyon dolarlık öz kaynak da Yapı Merkezi ve SK E&C tarafından temin edildi. Toplam 14,6 kilometrelik üç ana bölümden oluşan Avrasya Geçişi Projesi'nin en önemli aşamasını 3,4 kilometre uzunluğundaki Boğaz Geçişi oluşturuyor. 2 bin 124 çalışanın görev aldığı, toplam 250 iş makinesinin kullanıldığı projenin tasarım ve inşaatını gerçekleştirecek olan Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım AŞ, tünelin 24 yıl 5 ay süreyle işletilmesini üstlenecek.
Vatan

Memur Ve Emekliye Yüzde 6+5 Zam
Üç milyona yakın kamu çalışanı ile 2 milyon memur emeklisini ilgilendiren zam pazarlığı, görüşmelerin son gününde anlaşmayla sonuçlandı. Anlaşmaya göre kamu görevlileri ve memur emeklilerine 2016 için yüzde 6+5, 2017 için ise yüzde 3+4 oranında zam yapılacak. Yapılan zamla birlikte en düşük memur maaşı ocakta 2 bin 344 lira, Temmuz 2016'da ise 2 bin 461 lira olacak. Kamu İşveren Heyeti'ne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti'ne Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın başkanlık ettiği dünkü toplantıdan sonra verilen bilgiye göre, toplam zam oranı 2016 yılı için yüzde 11.3, 2017 yılı için ise yüzde 7.1 oldu. Enflasyon rakamlarının zamların üzerinde olması halinde ilave fark ödemesi de yapılacak. Emekli memur maaşlarında ayrıca bu yılın eylül ayından itibaren 100 TL'lik seyyanen artışa gidildi. Böylece en düşük memur emekli aylığı 2016 yılında yaklaşık olarak yüzde 19.1 oranında artmış olacak. Yapılan zam emekli maaşlarını artırırken, emekli ikramiyelerinde de artışa neden olacak. 2016 yılından itibaren emekli olacak kamu görevlileri 3 bin 765 TL ek kazanım elde edecek. Memurlar ayrıca genel toplu sözleşme kapsamında 42, hizmet kolu sözleşmelerinde ise 170 olmak üzere 212 kazanım elde etti. Memur- Sen Başkanı Yalçın, 3 Ağustos'ta müzakerelere başlanan toplu sözleşme sürecinin, kamu görevlilerini mutlu edecek kazanımlarla tamamlandığına dikkat çekti. "2016 için 6+5, 2017 için 3+4 zam oranları, enflasyonun kamu görevlilerini değil, kamu görevlilerinin enflasyonu rahat bir şekilde ezmesini sağlamıştır" tespitini yapan Yalçın "Kamu görevlilerine, ailelerine ve milletimize hayırlı ve bereketli olsun. Bu toplu sözleşmenin önemli bir başka yönü, ilk gün 3 kazanımla başlaması ve son gün 'mali ve sosyal kazanım paketi' olarak sonuçlanmasıdır" diye konuştu. Toplu sözleşme sürecinde kamu görevlisi emeklilerine özel bir paragraf açıldığının altını çizen Yalçın, emekli kamu görevlilerinin maaşlarına, oransalın yanı sıra ilave 100 TL zam yapıldığını belirterek "Bu zammın kaynağını oluşturan özel hizmet tazminatı yansıtma oranlarında artış, emekli maaşı yanında emekli ikramiyelerinde de hatırı sayılır düzeyde artış oluşturacaktır. Beklentimiz olan 3600 ek göstergeyle elde edilebilecek ilave artış, bu kazanımla hayata geçirilmiştir" dedi. Hükümet ilk teklifinde memura 2016 yılı için yüzde 4+4, 2017'nin her iki yarısında ise 3+3 oranında artış önermişti. Hükümet daha sonra teklifini 2016'nın ilk yarısı için yüzde 5 olarak revize etmiş, 2017 zam oranını ise değiştirmeden yüzde 3+3'te bırakmıştı.
Star

Pakistan'dan Türkiye'ye Enerji Yatırımı Daveti
Enerji sektöründe önemli yatırım ve projelere imza atan Türkiye, bilgi birikimini dost ve kardeş ülkelere aktarıyor. Türkiye hidroelektrik santralleri (HES) başta olmak üzere enerjideki tecrübelerini Pakistan ile paylaşacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye olarak Pakistan'ın enerjideki hedeflere ulaşmasına destek olunacağını söyledi. Bu kapsamda Yıldız, Pakistan Pencap Eyaleti Enerji ve Maden Bakanı Sher Ali Khan ve beraberindeki heyetle Bakanlıkta bir görüşme gerçekleştirdi. Heyet, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağustos ayı başında Pakistan'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamındaki görüşmelerdeki enerji işbirliği konularını geliştirmek amacıyla ziyarette bulundu. Toplantıda Türkiye enerji sektörünün Pakistan'daki başta kömür ve hidroelektrik olmak üzere çeşitli enerji projelerine davet edilmesi konusu da görüşüldü. Söz konusu görüşmede, Pakistan heyeti Pencap Eyaleti'ne ilişkin kömür ve hidroelektrik alanlarında teknik bilgi verdi. Pakistan heyetinin verdiği bilgilere göre, Pencap Eyaleti'nde 600 milyon ton taşkömürü (4500-5200 kalori/kg) ve 400 milyon ton linyit (2500-3000 kalori/kg) rezervi bulunuyor ve yılda 2.5 milyon tonluk üretim gerçekleştiriliyor. Eyalette 588 tane maden ocağı faaliyet gösteriyor. Pakistan, yerli kömür madeninin ağzında 1500 MW potansi-yele sahip Salt Range Bölgesi'nde 2x150 MW kapasiteli bir kömür yakıtlı elektrik santrali kurmak istiyor ve Türk yatırımcıları davet ediyor. Pakistan'ın hidroelektrik açısından oldukça zengin olduğu, Pencap Eyaleti'nden de geçen Indus Nehri üzerinde toplam 35.000 MW'lık bir hidroelektrik potansiyelin mevcut olduğu ve bunun henüz sadece yüzde 10'unun kullanıldığı görüşmede heyet tarafından aktarıldı. Pencap Hükümeti'nin özellikle küçük HES projeleri için yabancıların yatırım yapmasını teşvik etmeyi amaçladığı, alım garantisi sağladığı ve kuraklık gibi olumsuzluklar için her türlü önlemin alındığı belirtildi. 135 MW kapasiteli bir projenin fizibilite ve iç onay süreçlerinin tamamlandığı ifade edilerek Türk yatırımcılar bu projede yer almaya davet edildi.
Star

DÜNYA

Kalpazanla Temas Takibe Yol Açmı
Almanya'da Milli İstibarat Teşkilatı (MİT) adına casusluk yapmakla suçlanan üç Türk'ün Alman polisinin izlediği bir kalpazanla temas kurmaları üzerine takibe takıldıkları öne sürüldü. Buna göre Almanya'nın Hessen Eyaleti Asayiş Şubesi bir kalpazanı takip ediyordu. Muhammed Taha Gergerlioğlu ile Ahmet Duran Y., farkında olmadan Asayiş Şubesi'nin takibindeki kalpazanı kullanmak istedi. Kalpazanla telefon görüşmeleri Asayiş Şubesi'nin dinlemesine takıldı. Ahmet Duran Y. dinlenen telefon görüşmesinde, Gergerlioğlu için "başkan" sözcüğünü kullanınca şüpheleri üzerine çekti. Bu sözcük üzerine Asayiş Şubesi onların da peşine düştü. Buluşmalarını takibe aldı ve telefon görüşmelerini dinledi. Öte yandan mahkemenin kabul ettiği iddianameye göre Gergerlioğlu, Almanya'nın Wuppertal kentinde seyahat acentesi işleten Ahmet Duran Y. ve Göksel G. ile birlikte bir ekip kurdu. Göksel G., Bad Dürckheim'da Türk ve Alman şirketlerine sözde danışmanlık hizmeti veren bir işyeri açtı. İddiaya göre üçlü, Köln, Ehrenfeld'teki Diyanete bağlı DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) Merkez Camisi'ni casusluk çalışmalarının merkezi olarak kullandı. Sanıklar Ahmet Duran Y. ve Göksel G. iddianameye göre Gergerlioğlu'nun talimatları doğrultusunda, Şubat 2013 tarihinden itibaren özellikle Almanya'daki PKK militanları, Alevilerin etkinlikleri ve Fethullah Gülen Cemaati hakkında bilgi topladı. Gergerlioğlu'nun ise bu bilgileri MİT'e aktardığı iddia edildi. Gergerlioğlu, 17 Aralık 2014'te Frankfurt Havalimanı'nda gözaltına alındığında üzerindeki akıllı telefonda çok sayıda fotoğraf bulundu. İddianameye göre bulunan 112 fotoğraf, pasaport ve vesikalık resimlerden oluşuyordu. Bunların kimlere ait olduğu bilinmiyor. Gergerlioğlu da bugüne kadar konuşmadı. Üç Türk, 9 Eylül'de casusluk suçlamasıyla Koblenz Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde yargılanacak.
Hürriyet

Katliamı Önlediler
Önceki akşam Hollanda'nın başkenti Amsterdam'dan Fransa'nın başkenti Paris'e sefer yapan, 554 yolcu taşıyan trene saldırı düzenleyen teröristin kimliği belli olurken, büyük bir katliamdan dönüldüğü ortaya çıktı. İki kişiyi yaralayan Faslı saldırgan; Alek Skarlatos ve Spencer Stone isimli ikisi asker üç ABD'li yolcu tarafından durduruldu. Kalaşnikof, otomatik tabanca ve falçata taşıyan saldırganı bilincini yitirene kadar döven yolcular, daha sonra ellerini arkadan bağladı. Arbede sırasında saldırgan, ABD'li askerlerden birini bıçakla yaraladı. Katliam, tatillerini seyahat ederek geçiren ABD'li askerlerin, eylemine tuvalette hazırlanan saldırganın kalaşnikofuna şarjör takmasının sesini duyması ve harekete geçmeleriyle önlendi. Dün 26 yaşındaki saldırganın isminin Eyüp El Khazani olduğu ortaya çıktı. Saldırganın Fransız istihbaratının kayıtlarında 'cihatçı' olarak yer aldığı belirtilirken, Fransız basını Eyüp'ün geçen mayıs ayında Almanya'nın başkenti Berlin'deki Tegel havaalanından İstanbul'a uçtuğunu, daha sonra Suriye'ye gitmiş olabileceğini yazdı. Soruşturma sürerken Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, yolcuları kurtaran kahraman ABD'li askerlere teşekkür etti.
Hürriyet

Midilli'de Mültecilerin İnsanlık Dramı
Yunanistan'ın Midilli Adası, turizmin en hareketli olduğu bugünlerde sayıları 10 bine yaklaşan kaçak göçmenlerin oluşturduğu trajik görüntüler sebebiyle tarihinin en büyük insanlık dramına şahit oluyor. Suriye ve Afganistan başta olmak üzere pek çok ülkeden insan, Avrupa'ya açılan kapı olarak gördükleri adaların başında ise Midilli geliyor. Adaya her gün yasa dışı yollardan ulaşmayı başaran yüzlerce göçmenin büyük bir bölümü insani olmayan şartlarda hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ada sahilleri, her sabah umut yolculuğunda kullanılan çok sayıda bot ve can yelekleri mezarlığına dönüşmüş durumda. Adanın Gümrük Sahası'nda kabul işlemleri yapılan kaçak göçmenler, otobüslere bindirilerek adadaki Moria ve Pikpa Kampları ile Kartepe Çadır Kenti'ne taşınıyor. Her geçen gün artan kaçak göç sebebiyle adadaki 3 kampta tamamen doldu. Buralarda yer bulamayan kadın, çocuk ve yaşlılar, mecburen şehrin cadde ve sokaklarını, parklarını, deniz kenarlarını, en kötü ihtimalle de bir ağaç gölgesini kendilerine mesken ediniyor. Şanslı olanlar kurdukları küçük çadırlarda kalıyor.
Türkiye

Biden, 2016 Seçimlerinde Clinton'a Rakip Olabilir
Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, 2016 seçimleri için Demokrat Parti'nin öne çıkan adayı Hillary Clinton'ın anketlerde düşüş yaşanmasından cesaret alarak, başkanlığa adaylığını koymayı düşünmeye başladı. Yakın çevresinin aktardığına göre, Biden, uzun süredir birlikte çalıştığı danışmanları ve aile üyeleri ile Delaware'deki evinde olası adaylığını görüşüyor. Adını açıklamayan kaynaklara göre, Biden ve yardımcıları şimdiden bağış toplama ve ön seçim stratejileri üzerinde çalışmaya başladı. Biden'ın kesin kararını, 1 Eylül-1 Ekim arasında açıklayacağı aktarılıyor. New York Times gazetesinin haberine göre, eski dışişleri bakanı Hillary Clinton'ın son dönemde kritik eyaletlerde puan kaybetmesi, uzun yıllardır bir gün başkan olmak istediğini gizlemeyen 72 yaşındaki Biden'ı Demokrat Parti içindeki yarış için umutlandırdı. Gazeteye göre, Biden kampanyasına yardım edebilecek bağışçılarla görüşmelere başladı. Biden'ın hedefinde ise Başkan Barack Obama'ya en büyük katkıyı yapan isimler ve kendi fon ağı bulunuyor. Başkan Yardımcısı'nın destek aldığı ağı, dava avukatları, Yahudi liderler ve Yunan kökenli Amerikalılar oluşturuyor. New York Times'ın aldığı bilgiye göre, Biden perşembe günü, Obama ve Biden için 2012'de 750 bin dolar toplayan Long Island'lı iş adamı George Tsunis ile bir araya geldi. Aynı zamanda, Hillary Clinton'a destek veren bazı Demokratlar, Biden'ın yarışa girmesi durumunda kararlarını yeniden değerlendirebilecekleri sinyalini veriyor. Washington'da etkili bir isim olan ve Clinton'a destek veren eski Senato lideri Tom Daschle, Biden'ın aday olması durumunda konumunu değiştireceğini bildirdi. Biden'ın yakın çevresine göre, Başkan Yardımcısı yarışa girmesi durumunda kendini daima sadık kaldığı Obama'nın mirasının"gerçek varisi" olarak sunacak. Ancak Biden'ın halihazırda büyük ölçüde bağış toplayan adaylara yetişmesi gerekiyor.
Milliyet

S-300'ler Nükleer Tesisleri Koruyacak
Rusya, İran'a gönderilecek S-300 hava savunma sistemlerinin barışçıl nükleer tesislerin güvenliğini sağlayacağını açıkladı. Rusya Devlet Başkanlığı Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov, RİA Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada, S-300'lerin İran'da Moskova'nın yardımıyla inşa edilen nükleer tesislerin güvenliği açısından önemli olduğunu ifade etti. Kabulov, Tahran'dan bir heyetin önümüzdeki hafta Moskova'ya geleceğini ve konuyla ilgili görüşmeler yapılacağını söyledi. Rus yetkili, anlaşmanın haftaya imzalanmasını beklediklerini kaydetti. Rusya Dışişleri, S-300 hava savunma sistemlerinin sevkiyatı konusunda taraflar arasında anlaşma sağladığını duyurmuştu. Yetkililer, sevkiyatıyla ilgili geriye sadece teknik detayların kaldığını belirtmişti.
Vatan

Rusya Topraklarını Genişletti
Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev, ülkenin Okhotsk Denizi'ndeki kıta sahanlığını 50 bin kilometrekare genişleten bir kararname imzaladığını açıkladı. Kuril Adaları'nı ziyaret eden Medvedev, katıldığı Iturup Rusya Gençlik Forumu'nda "Okhotsk Denizi kıta sahanlığındaki sınırlarımızın düzenlenmesine yönelik bir kararname imzaladım. Bununla kıta sahanlığımız 50 bin kilometre kare genişleyecek" dedi. Medvedev, bölgede yüksek miktarda hammadde ve enerji kaynağı bulunduğuna dikkat çekti. Medvedev, kararnamenin BM Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu ile müzakere edildiğini, ayrıca Japonya dahil, bölge ülkelerinin onayıyla imzalandığını vurguladı. Japonya Dışişleri ise, Medvedev'in, 2. Dünya Savaşı sonunda Ruslar tarafından işgal edilen Japon adalarından Iturup'u ziyaret etmesine tepki gösterdi. Tokyo yönetimi, Kuril Adaları'nın Japonya'ya ait olduğunu öne sürüyor.
Vatan

Pyd İle Daeş Masa Altında İttifak İçinde
Suriye'deki muhalif gruplardan Cephetul Şam'ın Türkmen komutanlarından Zekeriya Karslı, PYD ve DAEŞ'in ittifak halinde' olduğunu söyledi. PYD ile DAEŞ'in "masa altında" ittifak içinde olduğunu belirten Karslı, "PYD'nin Ayn el Arap ve Fırat bölgesini bir mermi atmadan DAEŞ'in elinden nasıl aldığını biliyoruz. DAEŞ bölgeden çekildikten sonra ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon uçakları, Arap ve Türkmen köylerini bombaladı. Böylece PYD'nin bölgeyi DAEŞ'in elinden savaşarak aldığı algısı oluşturulmaya çalışıldı" dedi. Karslı, bir süre önce PYD'nin kontrolüne geçen Tel Abyad ilçesine bağlı 12 köyde yaşayan Türkmenlerin, PYD ve PKK tarafından tehcire tabi tutulduklarını, boşalan yerleşim birimlerine ise Irak'ın kuzeyinden Kürtlerin yerleştirildiğini söyledi. Türkmen köylerinin bir plan dahilinde boşaltıldığını ifade eden Karslı, "Rojava projesi kapsamında, Suriye'nin kuzeyinde Kürdistan kurulmak isteniyor, ÖSO olarak buna kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu. Suriye'nin Batılı güçler tarafından bölünmek istendiğini ileri süren Karslı "Uygulamaya konan bölünme projesi, tüm hızıyla hayata geçirilmeye çalışılıyor. PYD ile DAEŞ masa altında ittifak içinde. PYD'nin Ayn el Arap ve Fırat bölgesini bir mermi atmadan DAEŞ'in elinden nasıl aldığını biliyoruz. DAEŞ bölgeden çekildikten sonra ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon uçakları, Arap ve Türkmen köylerini bombaladı, böylece PYD'nin bölgeyi DAEŞ'in elinden savaşarak aldığı algısı oluşturulmaya çalışıldı." ifalerini kullandı.
Star

POLİTİKA

Halk Yetki Verseydi Çözecektik
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Çankaya Köşkü'nde, kahvaltıda Alevi kanaat önderleriyle bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre, başında ve sonunda Alevi geleneklerine göre destur ve şükür duaları edilen kahvaltının basına kapalı bölümünde, Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Dinçer Türkmen, Aleviliğe yönelik övgüleri nedeniyle teşekkür ettiği Davutoğlu'na, "Çok mutlu olduk, ama bu kadar övgüyle bahsettiğiniz Alevilerin talep ve istekleri neden karşılanmıyor" dedi. Davutoğlu, "Hiçbir şey hemen olmuyor" deyince Dinçer de "Tabanınızın tepkisinden mi çekiniyorsunuz" sorusunu yöneltti. "Hayır, tabanımızın bir tepkisinin olmasını beklemiyoruz" diyen Davutoğlu, "Meclis açık olsaydı hemen bu konuları ele alabilirdim" diye devam etti. Derviş Cemal Ocağı'ndan Zeynel Demir de "Vergimizi veriyor, askerliğimizi yapıyoruz. Ancak iş hakların verilmesine geldiğinde geri duruluyor" eleştirisini getirdi. Davutoğlu, bu hakların gerçekten verilmesi gerektiğine inandıklarını belirterek, şunları söyledi: "AİHM nedeniyle veriliyor denmesini zillet kabul ederim. Normalde seçimden sonra bu iş olacaktı ama olmadı, halk yetki vermedi, tek başımıza iktidara gelemedik. İktidara geldiğimiz takdirde üzerinde duracağım en önemli konulardan biri bu olacak, bu hakları vermek için azami gayret içinde olacağız. Koalisyon görüşmeleri sırasında Sayın Kılıçdaroğlu ile de bu konuyu hemen ele alabileceğimizi aramızda konuşmuştuk. Tunceli aşık olduğum bir yer, oy alamıyoruz diye sorunlarını çözmeyeceğiz diye bir şey yok."
Hürriyet

Tezkere Ve Yeminin Tarihi 1 Ekim Olacak
Cumhurbaşkanı'nın oluşturacağı seçim hükümetinde HDP'li bakanların yer almasının yaratacağı olası krizi önceden gören hükümetin TBMM'ye jet hızıyla sevkettiği Irak ve Suriye tezkeresinin Genel Kurul görüşmelerinin 1 Ekim'de yapılması planlanıyor. TBMM'nin anayasal zorunluluk nedeniyle açılacağı 1 Ekim'de kabineye dışarıdan atanacak isimlerin de yemin edebileceği ifade ediliyor. Yine de bu konuda nihai kararın siyasiler tarafından verileceği belirtiliyor. Sonuç çıkmayan koalisyon görüşmelerinin ardından TBMM Başkanlığı'nın yaptığı hazırlıklara göre, tarihte kurulacak ilk, "seçim hükümeti"nde CHP ve MHP yer almayacağı için dokuz isim dışarıdan atanacak. Ulaştırma, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına da dışarıdan bağımsız isimler getirilecek. Yapılan çalışmaya göre dışarıdan atanacak bağımsızlar için, "siyasi partiye üye olmama" şartı aranacak. Bu durumda ilgili bakanlıkların müsteşarları veya üst düzey bürokratlarının seçim hükümetinde bakan olarak atanmasının yanı sıra akademisyen veya herhangi bir partiyle siyasi bağı olmayan isimler de seçim kabinesine girebilecek. Davutoğlu'nun bürokratlar dışındaki alternatiflere ağırlık verebileceği ifade ediliyor. Seçim hükümetinin güvenoyu almasına gerek olmaması nedeniyle, hükümet programının hazırlanıp Meclis'e sunulmasına da gerek olmadığı düşünülüyor. Dışarıdan atanan bağımsız bakanların ise yemin etmesi gerekiyor. Ancak yemin için TBMM'den olağanüstü toplanmasına gerek görülmüyor. Zaten 1 Ekim'de açılması anayasal zorunluluğu olan TBMM Genel Kurulu'nda bağımsız bakanların yemin edebileceği ifade
Milliyet

'Masayı Erdoğan'ın O Sözleri Devirdi'
CHP kurmayları, 7 Haziran genel seçimlerinin ardından Ak Parti ile başlatılan koalisyon görüşmelerinde CHP'nin tüm iyi niyetiyle masada kaldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 12 Ağustos günü sarfettiği, "Herhalde örtüşmüyorsa, intihar edecek hali de yoktur" sözlerinin koalisyon masasını fiilen dağıttığını savunuyor. Milliyet'in aldığı bilgilere göre 12 Ağustos'ta Erdoğan'ın ifade ettiği sözler, 13 Ağustos'ta yapılan son görüşmede de gündeme geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı'nın demeçlerinin süreci olumsuz etkilediği yönündeki görüşüne Davutoğlu'nun, "Cumhurbaşkanı ile aramda çok farklı bir hukuk var" sözleriyle yanıt verdiği öğrenildi. 7 Haziran seçimlerinin ardından 63. Hükümet'in kurulabilmesi için anayasada öngörülen 45 günlük sürenin sonuna girilirken, CHP kurmayları 7 Haziran sonrası partinin tutumunu ve koalisyon görüşmelerini mercek altına aldı. CHP yönetimi; CHP'nin 7 Haziran'dan bu yana yüksek profilli bir hükümet kurabilmek için en yapıcı değerlendirmeleri yapan parti olduğuna inanıyor. CHP'nin hem muhalefet partilerine koalisyon önerdiğini hem de iktidar partisiyle hükümet kurabilmek için masaya oturduğuna işaret eden CHP kurmayları, "istikşafi görüşmeler uzun sürdü" eleştirilerine ise katılmıyor. Kurmaylar, "istikşafi görüşmeler" olarak adlandırılan sürecin sadece 10 gün sürdüğüne dikkati çekse de, Davutoğlu'nun görevi aldıktan sonra koalisyon kurma sürecini uzattığına inanıyor. Parti kurmaylarının, Davutoğlu'nun süreyi uzatmasının, görevin Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na verilmemesinin en önemli gerekçesi olduğu konusunda da hemfikir oldukları belirtiliyor. CHP kurmayları, hem istikşafi görüşmeler de hem de iki genel başkanın görüşmesinde CHP heyetinin iyi niyetli tutumunu sürdürdüğünü vurguluyor. CHP kurmayları, masayı Erdoğan'ın 12 Ağustos'ta muhtarlarla yaptığı toplantıda kullandığı, "Başbakan şu anda hükümeti kurma görüşmelerini devam ettiriyor. Ama bu süreç içerisinde yine farklı farklı yaklaşımlar ortaya konuluyor. İşte, 'ana muhalefetle iktidar birlikte koalisyon hükümeti kursunlar' diyenler var. 'Ondan sonra görüşelim' diyenler var. Anayasa'da belirtilen süreci işletiyorum. Şimdi bu anayasada belirtilen süreç içinde Başbakan, 45 gün içerisinde, kendisinin de partisinin de inandıklarıyla mütenasip olabilecek bir ortak bulabilirse, ama bir tekrar seçim, ama farklı bir anlayışla bir ortaklık için adım atabilir. Ama o tabii kendi ilkeleri, kendi düşünceleriyle karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa, intihar edecek hali de yoktur" sözlerinin devirdiğine dikkati çekiyor. CHP kurmayları, 13 Ağustos'ta yapılan görüşmede Davutoğlu'nun yalnızca 3 aylık bir hükümet önermesi ve daha uzun vadeli önerileri dikkate almamasında da Erdoğan'ın bu tutumunun olduğuna işaret ediyor.
Milliyet

Pkk'ya 'Amasız' Dur Çağrısı!
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İzmir ziyaretinde medya temsilcileriyle bir araya gelerek, mesajlar verdi. "Yaşım 42 ve bu zamana kadar tek bildiğim 'Türkiye kritik bir süreçten geçiyor' sözüdür" diyen Demirtaş, özetle şöyle konuştu: "6 Haziran ile 8 Haziran arasında değişen tek şey var. HDP'nin aldığı yüzde 13 oydur. 6 Haziran'da AKP tek başına iktidardı neden savaş kararı almadı da 8 Haziran'da aldı. PKK şehirlerde silahlandı diyorlar. 7 Haziran gecesi mi silahlandılar? 'Anneler ağlamasın', bundan kıymetli söz yoktur. Kürt, Türk, asker, gerilla, polis daha fazla ölmeden önce bunu ancaksız, amasız kurmalıyız. Sözümüz buydu önce ölümler, durdurulmalı. Yarını değil, seçime kadar değil, şu anda İzmir'den çağrı yapmak istiyorum. Ölümlerin durması lazım. PKK'nın amasız olarak silahlı eylemelerini, durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazereti yoktur. AKP'nin hataları suçları, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz." "Onların tamamı bu ülkenin çocukları. Bizim çocuklarımız. AKP'nin işlediği bütün suçları, Kürt çocukları dağlarda şehirlerde öldürerek çözemez. Buna da izin vermeyiz. Bütün şehirlere cenaze göndererek üzerindeki sıkışmışlığı şiddet yoluyla ülkeye ihraç edemez. Buna izin vermeyeceğiz. Bu topluma dayatma politikasıdır. Saray darbesidir. Bu savaş vatan savunması değil, saray savunmasıdır. Şunu gördüler, silahları istedikleri zaman çıkartacakları, kullanacakları bir süreç bitecek ti. Savaş opsiyonunu ellerinde tutmak için silahsızlanma takviminin önüne geçtiler." "Eğer erken seçim olacaksa bu partiler arası bir tercih değildir. Türkiye iç savaş tehlikesiyle karşı karşıya, bunu söylemek için uzun süre dikkatli oldum. Ama artık bunu söylüyorum. Türkiye'de bir iç savaşta kazanacak kimse yoktur. Suriye, Irak'a bir baksınlar. İç birliktelik ve barışla, savaş isteyenlere cevap vermeliyiz. 7 Haziran'a göre farklı bir ortam çıkacak. AKP birinci parti bile çıkamayabilir. Bizim için en acil konu seçim değil, barıştır. Derhal, uzatmadan, ateşkes ilan edilmeli. Türkiye'nin her yerinde barışa ses gelmeli. Türk anaları K anaları evlatlarınızın cenazeleri gelmeden, oğullarınızı toprağa vermeden çağrılar hemen gelmeli. Asla silahlara ve şiddete yönelmeden biz AKP'yi durduracak güce sahibiz. Barışın bir an önce hayata geçmesi için şehir şehir dolaşıp görünür hale getireceğiz. AKP bu savaşın, ölümlerin altında kalacaktır. Bu çocuklar dağda yetişmiyor, tarlada yetişmiyor, her biri ana baba evladı, candır."
Vatan

Gül Ailesi'nin Mutlu Günü
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün oğlu Ahmet Münir Gül hayatını Zehra Ayşe Karadere ile birleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konvoyları peş peşe düğünün yapılacağı Yeşilköy'deki WOW Otel'e saat 20.15 civarında geldi. Hacettepe Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi Ahmet Münir Gül ile Zehra Ayşe Karadere çiftinin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve Meclis Başkanı İsmet Yılmaz yaptı. Çiftin nikahını ise İBB Başkanı Kadir Topbaş kıydı. Son günlerde yaşanan şehit olayları nedeniyle eğlencenin olmadığı düğünde Abdullah Gül, konuklara kısa bir konuşma yaparak katılımlarından dolayı teşekkür etti. Genç çiftin de, nikah merasimine çelenk ve çiçek gönderilmemesini bunun yerine Kayseri'deki Abdullah Gül Üniversitesi'nin yeni kampüsünün ağaçlandırılmasına katkıda bulunulmasını istediği öğrenildi. Yaklaşık bin beş yüz davetlinin katıldığı nikah töreni Kuran-ı Kerim tilaveti başlayıp nikah töreni ile son buldu. Davetlilere nikah şekeri yerine Hz. Muhammed'e sevgi, bağlılık ve özlemi ifade eden Hilye- i Şerif'ler dağıtıldı. Düğün törenine saat 20.15 sıralarında gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan nikahın kıyılmasının hemen ardından saat 21.00 civarında otelden ayrıldı. ş ni Kenikah re şekemmed'e de Hildı. akika aat sıurbaşkanı lmasının ldı.
Vatan


SPOR

2015 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 100 metre erkekler elemelerinde ABD'li Justin Gatlin 9.83'le en iyi zamanı elde ederken, şampiyonluğun en büyük adayı Usain Bolt ise 9.96'yla 5. oldu. Ama asıl heyecan bugün Bolt, Gatlin ve 22 atlet saat 14.10'da yarı final, sonra da 16.15'te altın arayacak. Elemelerin gösterdiği verilerin en çarpıcı olanı Bolt'un, 2011 Daegu'daki diskalifiyeyi saymazsak, 8 yıl sonra ilk kez bir büyük şampiyonada 100 metre finalinde geçilebilme ihtimali. Tabii şunu da belirtmek lazım. Bolt, 2013'te de elemeleri 7. sırada tamamlamış ama bu zafere gitmesine engel olamamıştı. Bakalım son iki senesi sakatlıklarla geçen Jamaikalı rekortmen, tahtı başta Gatlin olmak üzere diğer taliplilerine bırakacak mı?
Hürriyet

Nani ve Cüneyt Çakır yeniden aynı sahada Fenerbahçe'nin bu sezon kadrosuna kattığı Nani, Manchester United formasını giyerken 5 Mart 2013 tarihinde Real Madrid ile oynanan Şampiyonlar Ligi 2. tur maçında oyundan atılmıştı. Karşılaşmayı yöneten Cüneyt Çakır, maçın 56. dakikasında bir pozisyonda ayağını gereğinden fazla kaldırmış ve Arbeola'nın midesine vurmuştu. Çakır da tereddütsüz kırmızıyı çıkarmıştı. İngiliz ekibinin elendiği bu karşılaşmadan sonra Çakır'ın kararı başta Manchester United'ın efsane teknik direktörü Alex Ferguson olmak üzere birçok kesim tarafından eleştirilmiş, İngiliz basını da uzun süre Çakır'ın aleyhine haberler yapmıştı. Yaklaşık 2,5 yıl önce oynanan maçtan sonra Cüneyt Çakır, ilk defa Nani'nin forma giydiği bir takımın maçını yönetecek.İkili böylece o tarihten sonra ilk kez bir araya gelmiş olacak. Yaklaşık 2.5 yıl önce maçtaki olayın kahramanı Portekizli futbolcu Fenerbahçe'ye imza attığı gün kendisine bu konuda yöneltilen soruya, "Olabilir futbolun içinde böyle şeyler olabilir. Ben bunu unuttum aklımda yok. Futbol böyle bir şey. Hakemler bazen hatalar yapabilirler. Benim için bu geçmişte kalmış bir durum. Benim için öncelik Fenerbahçe'nin başarıları ben buna odaklandım." cevabını vermişti.
Star

Beşiktaş son günlerde yaşanan terör olaylarına duyarsız kalmadı Futbolcular, maç öncesi sahaya "Şehitler Ölmez" yazısını oluşturan tişörtlerle çıktı. Son dönemdeki terör saldırılarında yaşamlarını yitiren şehitlerimizin acısına ortak olan Beşiktaşlı yıldızlar, özel yaptırdıkları tişörtlerle anlamlı bir davranışa imza attı. Ayrıca TFF'nin bu hafta yürürlüğe soktuğu 1 dakikalık saygı duruşu maç öncesi yapıldı. Heri iki takım futbolcuları da müsabakada siyah kol bandı takarak, teröre karşı birlik mesajı verdi. Takımlar seremoniye çıktığında Olimpiyat Stadı'nın en dolu bölümü olan kapalı tribünde dev bir Türk bayrağı açıldı. Bayrakta "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" yazısı yer aldı. 27 bin taraftar, hep bir ağızdan tezahüratlarla teröre öfke kustu. Öte yandan, Olimpiyat Stadı'nın dolmaması dikkat çekti. 75 bin kapasiteli Olimpiyat'ta 27 bin seyirci yer aldı. Beşiktaş 10 bin bilet satarken, 17 bini ise kombineli taraftar takımlarını destekledi.
Star

Beşiktaş, evinde yaptığı sezonun ilk maçında Trabzonspor'a teslim oldu: 1-2. 8'de Erkan'ın uzaktan şutu kalecide kaldı. 17'de Yusuf sağdan hızlı çıktı, ortasını yaptı, N'Doye'nin çaprazdan kafa vuruşu dışarıya çıktı. 18'de Olcay ceza alanı dışından sert vurdu, kaleci Onur kornere çeldi. 26'da Erkan'ın şutu farklı auta çıktı. 33'te Yusuf'un arka direğe gönderdiği kornerde Okay'ın kafa vuruşu yandan auta gitti. 39'da Constant'ın uzaktan çektiği şuttan sonuç çıkmadı. 45+1'de Olcay topu önce düzeltti ve vuruşunu yaptı ancak etkili bir vuruş olmadı. 48'de Quaresma'nın klas vuruşunda top üstten autu boyladı. 49'da Cenk, Gökhan'a "Al da at" dedi. Gökhan topu düzeltmek isteyince avantajını kaybetti, savunma çabuk toparlanırken yine de vurdu, Onur çeldi. 53'te N'Doye, sağdan gelen ortayı kafayla indirdi, Yusuf rüzgün vuruşla fileleri havalandırdı: 0-1. 57'de Quaresma sağdan orta yapmak istedi, ancak uzak direğin içine çarpan top ağlara gitti: 1-1. 62'de Gökhan'ın vuruşu direğin dibinden auta gitti. 78'de Erkan vurdu, Tolga, topa sahip oldu. 84'te Erkan Zengin yaklaşık 25 metreden vurdu, kaleci çaresiz kaldı: 1-2. 90+3'te Mbia'nın şutu direkten döndü.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme