25 Ağustos 2015 Salı

25.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Sel 7 Can Aldı
Önceki gün Trakya ve Marmara'yı vurduktan sonra meteoroloji yetkililerinin özellikle Karadeniz Bölgesi'ni etkileyeceği uyarısında bulunduğu şiddetli yağış nedeniyle ne yazık ki korkulan oldu. Özellikle Doğu Karadeniz'i vuran yağış Artvin'de faciayla sonuçlandı. Vali Kemal Cirit, şunları söyledi: "Bazı köylerimizde bazı vatandaşlarımız evlerinde mahsur. Onlarla da AFAD ekiplerimizle birlikte çalışma yürütmekteyiz. Görüş mesafesi çok düşük olduğu için helikopterlerle hizmet verme şansımız yok. AFAD, TSK ve sahil güvenlik bir çalışma yürüttüler. Arhavi ilçemizde geri dönmek durumunda kaldı ama mahsur kalan vatandaşlarımıza karadan ulaşarak yardım yakında götürürüz. Birkaç saate kurtarmış oluruz umarım. Hopa merkez, Orta Mahalle'de çöken evimizde 3 vatandaşımız, Yoldere'de ikisi ana-kız 3 vatandaşımız, Yeşilköy'de 1 vatandaşımız olmak üzere 7 vatandaşımızı kaybettik. 1 kayıp aranıyor. Kamunun bütün birimleri ve Trabzon gibi illerimizle, hatta Samsun'dan çeşitli iş makinelerimizle desteklenecek."
Hürriyet


Türkiye, Yarbay Alkan'ı Konuştu
Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde şehit olan Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan'ın cenaze töreninde şehidin ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan'ın isyanı gündem oldu. Şehit yüzbaşının yakınları sosyal medyada aileye yönelik saldırı ifadelerini üzüntü ile karşıladıklarını söyledi. Jandarma Yarbay Mehmet Alkan'ın kardeşi şehit Yüzbaşı Ali Alkan'ın evine taziyeye gelenlere, şehit olmadan önce babası Hasan Alkan'dan istediği ancak yiyemediği bayram kömbesi (yöresel kurabiye) dağıtıldı. Şehit yüzbaşının yakınları, sosyal medyada aileye yönelik olarak inanmak istemedikleri birçok saldırı ifadesi bulunduğunu üzüntü ile gördüklerini belirterek bazı 'mezhepçi yorumlar' ile büyük saygısızlık yapıldığını ancak söylenenin aksine Alkan ailesinin Sünni olduğunu söyledi. Kardeşinin Türk bayrağına sa rılı tabutunun başında isyan eden Yarbay Mehmet Alkan, dün taziyeleri kabul etti. Yarbay Alkan'ın acı içinde olduğunu belirten yakınları, sosyal medyada yazılanları olabildiğince kendisine intikal ettirmediklerini, bunlardan suç unsuru olanların hukuki takibinin yapılacağını belirtti. Mehmet Alkan'ın bir arkadaşının sosyal medyadaki bir iddiası da dikkat çekti. İddiaya göre Yarbay Alkan, bir komutanın eşinin ricasını yerine getirmediği için göreve başladıktan 1 hafta sonra Kemer İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan Denizli Çivril ilçesine sürgün edildi. Yarbay Alkan'ın bunun üzerine dava açtığı için yeniden sürüldüğü, arkadaşlarının da bu olaylar nedeniyle kendisine 'Mazlum Mehmet' lakabını taktığı öne sürüldü.
Milliyet

Askere Bombalı Tuzak: 2 Şehit!
Dün sabah saat 07.10 sıralarında Şemdinli'ye yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan Tekeli Köyü bölgesinde meydana gelen bombalı saldırı ile ilgili Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde açıklama yapıldı. Saldırıda Astsubay Üst Çavuş Kenan Ceylan ile sözleşmeli er Ahmet Bıçakçı şehit oldu. 5 asker ise hafif yaralandı. saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şehit haberleriyle Kahramanmaraş'ın Andırlı ilçesiyle Ankara'ya ateş düştü. Mardin'den önceki gün haftalık iznini geçirmek üzere gittiği Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerin açtığı çapraz ateş sonucu şehit olan polis memuru Yakup Mete için Mardin Emniyet Müdürlüğü bahçesinde tören düzenlendi. Türkçe bilmediği için tören boyunca Kürtçe ağıtlar yakan şehit polisin annesi Sivi Mete, törene katılan polisleri göstererek, "Hepinize kurban olayım, sizin yerinize ben öleyim. Daha evlendirecektim. Çocuk sahibi olacaktı. Söyleyin bana oğlumun ne suçu vardı?" diye ağıt yakması yürekleri dağladı. Acılı annenin, oğlunun cenaze arabasının ardından koşması da herkesi ağlattı. Törenin ardından şehit Mete'nin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Nusaybin'e gönderildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 109, 1485-109, 3728                            
ABD Doları 2, 9438-2, 9500/ Euro 3, 4103-3, 4152/İngiliz Sterlini 4, 6402-4, 6502                  

Fırtına Soslu Belirsizlik
Dün 'kelebek etkisinden küresel fırtınaya' kapı açılabileceğini yazmıştım. Hiç sektirmeden, zaman geçmeden dün hemen hayata geçmeye başladı. Türkiye'yi yöneten siyasi kadrolar, uzunca süredir yapılan uyarılara kulak asmayıp, ekonominin koruma kalkanları olmadan küresel bir fırtınanın kucağına düşüvermesine seyirci kalmış oldu. Şimdi de iç belirsizliğe dış belirsizlik eklenmiş oldu. Cuma günkü New York borsasının sert düşüşü, dünkü küresel fırtınaya açılış idi. Dün önce Çin'de iki aydır toplam yüzde 30 gerileyen Şanghay borsası resmen ilave bir 'çöküş' yaşadı; yüzde 8.5 düştü. Ama Japonya'da Nikkei de yüzde 4.6'lık sert bir düşüşle takip etti. Bunu zaman diliminde Avrupa takip etti; yüzde 6-7'lik düşüşler izlenirken, sonra ABD borsaları yeniden yüzde 4'e yakın ama belli bir anda 1000 puana ulaşan düşüşler gösterdi. Küresel piyasalar kavurucu bir fırtınanın içine düştü. Tüm bunlar, zaten siyasi belirsizlik içinde mali piyasa göstergeleri bozulmaya devam eden Türkiye'ye de sert yansıdı. İçeride TL'deki değer kaybı; döviz sepeti bazında günlük yüzde 3.2 olurken, dolarda yüzde 1.4, euroda yüzde 4.8 oldu. Bu bir günlük kur artışı için çok sert bir artış. Böylece Mayıs sonundan bu yana kur artışı yüzde 15'i buldu; bu yıpratıcı bir artış. Tahvil faiz artışı ve borsa düşüşü ise görece daha az sertlikte oldu. Örneğin Avrupa borsaları yüzde 6-7 düşerken Türkiye'de BİST endeksi yüzde 4.23 oldu. Birincisi, özellikle borsada hisse değerlerini dolar bazında kıyaslayan oyuncular 'ucuzladığı' değerlendirmesinde bulunuyorlar. İkincisi ise hem borsa, hem de tahvil piyasasındaki düşüşün diğer borsalara göre daha sınırlı olmasının nedeni, Türkiye piyasasındaki enstrüman likiditesinin az olması. Hem satmak isteyen karşısında alıcı bulamayabiliyor. Hem de satmak istedikleri kâğıtları, döviz borçlanmalarında teminat olarak rehinli duran oyuncular var. Bunlar da kâğıt likiditesini azaltan unsurlar arasında. Oyuncular, piyasa risklerini azaltmak için kâğıt satamadıkları için döviz alarak risklerini azaltmak istiyorlar. Bu yüzden 2013 ortasından bu yana, mali piyasada döviz kurunun sert hareket etmesinin en temel nedeni bu. Döviz kuruna karşı TL silahını kullanmak istemeyen bir Merkez Bankası var. Muhtemelen seçimlere giderken faiz artışının siyasetçilere 'alerjik' geleceğini düşünerek kaçınıyor. Oysa piyasa faizleri çoktan arttı. Merkez Bankası yine çok geride kaldı. Küresel fırtınanın çıkış nedenleri arasında gelişen ülkelere dair kaygıların da olduğu hesaba katılırsa 'seyretmenin' sonu hiç de hayırlı olmayacak. Bu hareketsizlik Türkiye'nin kredi notunun indirilmesine kapı açıyor. Belki de en önemlisi, bu hareketsizlik; Türkiye'nin dış kreditörler nezdindeki risk algısını yükseltiyor. Bunun en iyi göstergesi; Türkiye'nin iflas riskine karşı sigorta poliçesi niteliği olan 'kredi iflas takası' (CDS) kontratlarının fiyatı, 'yatırım sınıfı' fiyatının çok üzerinde işlem görüyor.
Hürriyet

'Ev'de Huzursuzluk
Türkiye genelinde temmuzda 96 bin 589 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), verilerine göre geçen ay satılan konut sayısı bir önceki aya göre yüzde 12.7 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.5 artış gösterdi. Her yıl yaz tatilinde ve Ramazan ayına denk gelen dönemde konut satışlarının azaldığına dikkat çeken gayrimenkul sektör temsilcileri, bu yıl siyasi belirsizlik ve terör olaylarının da satışları olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Ülke genelinde konut satış sayısı son 5 ayın en düşük seviyesini gördü. İpotekli konut satışları olarak bilinen kredili satışlar temmuzda, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.5 azalış göstererek 30 bin 754'e geriledi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 31.8 oldu. Senetli ya da peşin gibi diğer satış türleri sonucunda el değiştiren konut sayısı ise temmuzda 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 21.5 artarak 65 bin 835'e ulaştı. İlk defa satılan konut sayısı temmuzda, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10.8 artarak 43 bin 623'e yükseldi. İkinci el konut satışları ise temmuzda, 2014'ün aynı ayına göre yüzde 15.8 arttı ve 52 bin 966'ya ulaştı. Konut satışlarında, İstanbul 17 bin 182 konut satışı ile ilk sırada yer aldı. Satış sayılarına göre İstanbul'u, 10 bin 722 konut satışı ile Ankara, 5 bin 769 konut satışı ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 14 konut ile Hakkari, 16 konut ile Ardahan ve 33 konut ile Şırnak oldu. Yılın ilk 8 ayında yabancılara toplam 12 bin 475 ev satıldı. Yabancılara yapılan konut satışları, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37.6 artarak 2 bin 27 oldu. Bu alanda ilk sırayı 686 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya'yı 541 konut ile İstanbul, 127 konut ile Yalova, 119 konut ile Aydın, 112 konut ile Bursa, 89 konut ile Muğla izledi. Irak vatandaşları geçen ay 362 konut satın aldı ve bu alanda ilk sıraya yerleşti. Söz konusu ülke vatandaşlarını 233 konut ile Suudi Arabistan, 195 konut ile Rusya, 147 konut ile Kuveyt, 101 konut ile İngiltere vatandaşları takip etti.
Hürriyet

Çip Fabrikası Devletin Desteğiyle Büyüyecek
Savunma, uzay, haberleşme ve enerji sektörlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji ürünlerinin üretileceği Türkiye'nin ilk çip fabrikası ekonomik yükü hafifletecek teşviklerle desteklenecek. Söz konusu yatırım için yüzde 90 vergi indirimi uygulanacak, yüzde 50 yatırım katkısı sağlanacak. Tesis üzerindeki vergi yükü de büyük oranda ortadan kalkacak. Fabrika, KDV istisnası ve Gümrük Vergisi muafiyetinden yararlanacak. ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında çalışmaları sürdürülen Türkiye'nin ilk çip fabrikası AB Mikro Nano'da yılda 28 bin 800 galyum nitrat transistörlü tümleşik devre üretilecek. Fabrika için 60 milyon 908 bin liralık yatırım yapılacak. Üretim sürecinde kullanılacak makina ve teçhizatların ithalatına 12 milyon 595 bin 308 dolar ödenmesi öngörülüyor. Tesis binasının tamamlanmak üzere olduğunu belirten AB-MikroNano Genel Müdürü Prof. Dr. Ekmel Özbay, 2016 yaz aylarında çip üretimine başlayacaklarını belirtti.
Türkiye

Faiz % 1'i Görünce 'Ev'i Senetle Aldılar
Türkiye genelinde konut satışları 2014'ün temmuz ayına göre yüzde 13.5 oranında artarak 96 bin 589 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, yıllık bazda artan satış, aylık satış adedi olarak 5 ayın en düşük seviyesini gördü. Konut satışları yılın başından itibaren artışını sürdürürken temmuzda seçim ertesi, Ramazan ayı ve tatilin izleri daha çok görülerek, frene basıldı. Ancak bunun dışında konut kredi faizlerinin 1 puanın üzerine çıkması da konut alıcısının iştahını kaçırdı. Yılın başında 0.85 bandından başlayan faiz oranlarıyla konut almaya yönelenler, mart ayında 0.88 bandına güvenerek satın almayı hızlandırdı. Mayısta faiz oranları 0.90'ın üzerini gördü fakat asıl kredi faiz oranlarındaki artış haziran ortasından itibaren kendini hissettirerek, 1.20'lere kadar dayandı. Bunun üzerine konut alıcısı firmaların kendi bünyelerinde ve daha sık düzenledikleri 'senet'li kampanyalardan faydalanarak konut alma yoluna gitti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0.5 oranında azalarak 30 bin 754 oldu. Diğer konut satışları ise Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21.5 oranında artarak 65 bin 835 oldu.
Milliyet

Çin Çarpması
Piyasalar Amerikan Merkez Bankası'nın faiz kararıyla yatıp kalkarken, tedirginliğe bir de Çin eklendi. Dünya piyasalarını dün adeta Çin çarptı ve 'Kara Pazartesi' yaşandı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin'den yavaşlamanın gittikçe ivme kazandığına yönelik sinyaller gelmesi, küresel piyasaları vurdu. Asya'dan ABD'ye tüm borsalarda panik satışları yaşanırken, petrol fiyatları son 6.5 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Kara Pazartesi'ni tetikleyen Çin'de hisse senedi piyasası dün 2007'den bu yana en büyük günlük düşüşünü yaşadı. Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 8.5 değer kaybederek 3.209 puana geriledi. En son 27 Şubat 2007'de yüzde 8.8 günlük düşüş yaşayan endeks, Haziran'dan bu yana gördüğü zirvenin ardından yüzde 38 değer kaybetti. Asya Pasifik borsalarını izleyen MSCI Endeksi yüzde 4.6 gerileyerek 3 yılın en düşük seviyesine indi. Tokyo Nikkei Endeksi de yüzde 4 düştü. Küresel hisse senetlerinin toplam değeri, Çin'in yuanı beklenmedik bir şekilde devalüe etmesinin, dünyanın ikinci en büyük ekonomisinde yavaşlamanın düşünülenden daha derin olabileceği endişelerini artırmasının ardından 5 trilyon doların üzerinde eridi.
Vatan

Ticaret Tıkandı
Ticari alacak sigortasında önde gelen Fransız Coface şirketinin Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Belkıs Alpergun, artan siyasi belirsizlikle kurda ani ortaya çıkan dalgalanmaların şirketlerin alacak tahsilatlarını zorlaştırdığını söyledi. Hasar prim oranının alacak sigortaları için yüksek kabul edilen sınırları aştığını kaydeden Alpergun, özellikle Eylül ayından sonra ödeme problemlerinde daha fazla artış beklediğini belirtti. Reuters'ın sorularını yanıtlayan Alpergun, içinde bulunduğumuz dönemde alacak tahsilatında artan sorunların kur hareketi açısından 17-25 Aralık 2013'te yaşanan siyasi gerilim dönemine benzediğini belirterek, ani kur hareketlerinin olduğu dönemlerde volatilite arttığı için alacak tahsilatlarında sorun yaşandığını söyledi. Alpergun, "Şimdi bu trendi izleyip baktığımızda 2015 yılındaki 7 aylık dönemde hasar toplamı yüzdesel olarak 2014'ün tamamına göre yüzde 10'lar seviyesinde daha düşük olmasına rağmen beklentimiz ödenmeyen alacaklara bağlı ortaya çıkacak sigorta hasarının Eylül-Ekim aylarında yükseleceği" dedi. Alpergun şunları söyledi: "2014 yılı, 2013'teki 17-25 Aralık'taki gelişmelere bağlı ani kur hareketi nedeniyle hasar prim oranının yüzde 55'in üzerine çıkan yüksek olduğu bir yıldı. Bunun anlamı ticari alacak sigorta şirketi olarak siz topladığınız her 100 liranın 55 lirasını hasar olarak ödüyorsunuz demektir. Kredi alacak sigortasında 45-55 bandı normal bir banttır. Toplanan her 100 liranın 45 ile 55 lirasını hasar olarak geri ödediğimiz düşünürüz. 2014 bunun üzerine çıkan yüzdedeydi. Bizim 'recovery' dediğimiz yani hasar ödemesinden sonraki dönem yapılan tahsilatlar sonradan bu oranın yüzde 20'lerin bile altına düşmesine neden olur ama 2014'te bu olmadı. Bunun devamı olarak 2015 yılı eklendi. Giderek riskimiz artmış durumda."
Vatan

Memur Zammı Enflasyonu Nakavt Etti
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, hükümetle sendikalar arasında imzalanan toplu sözleşmenin tarihi nitelikte olduğunu belirterek, "Toplu sözleşme göstermiştir ki kamu görevlileri enflasyon canavarını güreş tabiriyle 'tuş', boks diliyle 'nakavt' etmiştir" dedi. Yalçın, memur ve memur emeklilerinin 2016-2017 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını içeren toplu sözleşmeyle ilgili Memur-Sen Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Cumartesi günü imzalanan toplu sözleşmenin, hem toplumsal uzlaşıya hem de çalışma barışına çok önemli katkılarda bulunduğunu belirten Yalçın, sözleşmenin sadece mali, sosyal ve özlük hakları alanında değil toplumsal alanda da kazanımlar sağladığına dikkati çekti. Yalçın, diğer memur konfederasyonlarının kendilerine yönelik eleştirilerini de anlamsız bulduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Kamu görevlileri için tarihi bir başarı olan toplu sözleşme kazanımlarını tembel konfederasyonların karalamaya çalışmasını yadırgamadık, çünkü tembel, vaktini meyveli ağacı taşlayarak geçirir. Enflasyonu ezen kazanımlarımıza çamur atan sözde rakip konfederasyonların ekonomiyi de bilmediği bir kez daha ortaya çıkmıştır." Kamu çalışanlarının 213 kazanım elde ettiği toplu sözleşmenin tarihi bir niteliğe sahip olduğunu ifade eden Yalçın, "İmzalanan toplu sözleşmeyle, 2016 yılı için kümülatif olarak yüzde 11.3 zam alınmıştır" dedi. Toplu sözleşmeden kamu görevlisi emeklilerinin de yararlanacağı anımsatan Yalçın, emekli kamu görevlileri maaşlarına 2016 için yüzde 6+5 oransal zammın yanında ilave 100 lira seyyanen zam yapıldığını anımsattı. Yalçın, sözleşmeyle, cuma namazı saatlerinde kamu çalışanlarının izinli sayılacak olmasının da ibadet özgürlüğü açısından büyük bir değer taşıdığını belirtti.
Star

DÜNYA

Işid, 2 Bin Yıllık Mirası İmha Etti
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Suriye'de yine bir tarih katliamına imza attı. Terör örgütü IŞİD, geçen mayıs ayından beri elinde tuttuğu Suriye'nin antik kenti Palmira'da (Tedmur) İslam öncesi dönemden kalma bir tapınağı patlayıcılarla havaya uçurdu. 2 bin yıllık Baalşamin Tapınağı "Fenike fırtına ve yağmur tanrısına" ithaf edilerek inşa edilmişti. Tapınağın ne zaman imha edildiği konusunda ise farklı tarihler verildi. Bölgedeki aktivistler, IŞİD militanlarının tarihi yapıyı önceki gün yok ettiğini söyledi. Hüseyin el-Humusi, "Patlamanın şiddetiyle tapınağın çevresinde bulunan pek çok tarihi sütun da zarar gördü" dedi. Humusi, IŞİD'in Palmira'daki başka tarihi yapıları da yıkma hazırlığı içinde olduğunu ifade etti. Suriye Antik Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Mamun Abdülkerim de Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'ya yaptığı açıklamada Baalşamin Tapınağı'nın önceki gün havaya uçurulduğunu doğruladı. Ancak İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, IŞİD militanlarının tapınağı yaklaşık bir ay önce patlattığını bildirdi. IŞİD, Palmira'da yakınlarındaki iki türbeyi de geçen haziran ayında havaya uçurmuştu. Militanlar, tarihi yerleşimde aralarında bin 900 yıllık El Lat Aslanı heykelinin de olduğu diğer antik eserleri de parçalamıştı. Terör örgütü, geçtiğimiz hafta da Palmira antik kentinin bakımından sorumlu 82 yaşındaki Suriyeli arkeolog Halid Esad'ı öldürmüştü. IŞİD, ocak ayında Irak'ın Musul kentindeki merkez kütüphanesini basmış ve binlerce kitabı yakmıştı. Terör örgütü, mart ayında da Irak'ın Nemrut ve Hatra kentlerindeki tarihi eserleri patlayıcılar ve buldozerlerle yok etmişti. IŞİD'in birçok eseri de kaçakçılar yoluyla yurtdışına gönderdiği ve bu sayede kendisine para geliri sağladığı da biliniyor. Öte yandan Türkiye, Baalşam'in in yıkılmasını kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ''Saldırılar, IŞİD'ın insanlığa ve evrensel medeniyete karşı düşmanlığını bir kez daha gözler önüne sermiştir'' denildi.
Hürriyet

Ermenistan-Azeri Sınırında Çatışma: 5 Ermeni Askeri Öldü
Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çıkan çatışmada Ermenistan ordusundan 5 asker öldü. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Ermeni güçlerinin 22 Ağustos akşam saatlerinden itibaren Ağdam ve Hocavend bölgesinde Azerbaycan mevzilerine yüksek kalibreli silahlar ve havan topları ile ateş açtığı ifade edildi. Açıklamada, Ermenistan'ın saldırısına karşılık verildiği, ilk belirlemelere göre Ermenistan ordusundan 5 askerin öldüğü, 8 askerin yaralandığı kaydedildi. Azeri yetkililer, çatışmada Azerbaycan ordusundan da 3 askerin şarapnel parçası isabet etmesi sonucu hafif yaralandığını bildirdi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında "Cephe hattında durumun gerginleşmesinin ve can kayıplarının sorumlusu Ermenistan yönetimidir. Ermenistan yönetimindeki eli kana bulanmış görevlileri dizginlemek amacıyla bundan sonra daha etkili ve amansız darbe vuracağımıza dair uyarıda bulunuyoruz" denildi.
Hürriyet

İran İçişleri Bakanı Kandil Dağı'na Çıktı
İran'ın kuzeybatısında incelemelerde bulunan İran İçişleri Bakanı Abdulrıza Rahmani Fazli, asker kıyafeti giyerek İran-Irak sınırında yer alan Kandil dağlarına çıktı. Bakan Rahmani Fazli, kişisel Instagram hesabı üzerinden paylaştığı fotoğraflarda dağın 3000 metre yüksekliğindeki zirvesinden kareler yer aldı. İranlı bakanın paylaştığı fotoğrafların birinde Batı Azerbaycan Eyaleti Valisi sivil kıyafetle bakanın yanında yer alıyor. İran ve Irak arasında yer alan Kandil Dağları, PKK terör örgütü tarafından örgütün ana merkezi olarak kullanıyor. PKK'nın İran kolu PJAK da İran'a yönelik saldırılarını buradan organize ediyor.
Milliyet

Barak'ın Tapeleri İsrail'i Karıştırdı!
İsrail'in Kanal 2 televizyonu, Tel Aviv yönetiminin geçmiş yıllarda İran'ın nükleer tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlediğini ortaya koyan bir dizi ses kaydı yayınlaması, Başbakan Benjamin Netanyahu'yu zor durumrda bıraktı. Eski Savunma Bakanı Ehud Barak'ın, piyasaya çıkan yeni biyografisini hazırlayan Danny Dor ve Ilan Kfir ile yaptığı görüşmelere ait ses kayıtları, Netanyahu yönetiminin 2010 yılından bu yana en az 3 kez İran'ı vurmaya hazırlandığını, ancak her seferinde farklı nedenlerle operasyonların iptal edildiğini ortaya koyuyor. Barak'ın ifadelerine göre Netanyahu yönetimi ilk olarak 2010 yılında İran'ı vurmaya karar verdi. Ancak operasyon, ordu yetkililerinin yeterli askeri kapasite olmadığını söylemesi üzerine ertelendi. Kayıtlara göre bir yıl sonra yeniden gündeme gelen İran operasyonuna, bu kez de dönemin Stratejik İlişkiler Bakanı Moşe Ya'alon ve Maliye Bakanı Yuval Steinitz çekince koydu. 2012'de bir defa daha ortaya atılan İran operasyonu, bu kez de ABD ile düzenlenecek ortak tatbikatla aynı tarihlere denk geldiği için iptal edildi. İran'a yönelik askeri seçeneğin masada olduğunu sık sık dile getiren Başbakan Netanyahu'nun, Tahran'la Batılı ülkeler arasında varılan nükleer anlaşmanın ardından İran'a saldırı düzenlemesinin 'neredeyse imkansız' olduğu yorumları yapılıyor.
Vatan

Cami Kundaklandı, Hollande Kınadı
Fransa'da bir cami ateşe verilerek kundaklandı. Cumhuriyet Savcısı Pierre Aurignac yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinde yer alan Auch kentindeki Auch Camii'nde dün meydana gelen yangının kasten çıkarıldığını tespit ettiklerini bildirdi. Yürütülen soruşturma sonucu caminin yüzde 70'inin benzinle yakıldığının belirlendiğini ifade eden Aurignac, olayın faillerinin bulunması için araştırmaların sürdürüleceğini kaydetti. Olayla ilgili savcılık açıklamasından sonra Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da olayı kınadı. Elysee Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamada, yangının kasten çıkarıldığı vurgulanarak, "Cami saldırısı Cumhuriyet değerlerine yapılan açık bir saldırıdır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Müslüman toplumunun inançlarını özgür şekilde ve bir güven ortamında yaşaması gerektiğine dikkat çekildi.
Vatan

'Kapsamlı' Daeş Operasyonu Yolda
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'nin Türkiye sınırında bulunan terör örgütü DAEŞ'in bölgeden çıkarılması için ABD ile Türkiye'nin "kapsamlı" hava operasyonlarına başlayacağını söyledi. Reuters'a konuşan Çavuşoğlu, "Teknik görüşmeler Pazar günü tamamlandı. Yakında DAEŞ'e karşı bu kapsamlı operasyonlara başlayacağız" dedi. Washington ve Ankara hükümetlerinin Pazar günü planları tamamladığını söyleyen Çavuşoğlu, bölgesel müttefikler Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün'ün yanı sıra İngiltere ve Fransa'nın da operasyonlara dahil olabileceğini söyledi. Söz konusu kapsamlı operasyon planına göre, Suriye'nin kuzey sınırındaki 80 kilometrekarelik dikdörtgen bir alanda ABD ve Türkiye'nin hava desteği vereceği Suriyeli muhalifler, DAEŞ'i bölgeden çıkarmak için savaşacak. Çavuşoğlu ayrıca operasyonların Suriye rejimi lideri Beşşar Esad'a mesaj vereceğini ve Esad rejimine karşı müzakere masasında ve Suriye iç savaşının siyasi çözüm yönünde bir baskı unsuru olarak kullanılabileceğini söyledi. Terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü için mücadele etmediğini belirten Çavuşoğlu, politikalarında radikal değişiklik yapmadığı sürece PYD'nin DAEŞ'ten temizlenecek bölgede rolü olmayacağının altını çizdi. Çavuşoğlu, Kuzey Irak'ta PKK'ya yönelik hava saldırılarının da örgüt silah bırakana kadar devam edeceğini belirtti. 'İran'ın Batı ile ilişkilerini normalleştirmesinden memnunuz' diyen Çavuşoğlu "Ancak İran'dan Yemen, Irak ve Suriye gibi bölgesel politikalarında daha yapıcı rol bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Star

POLİTİKA

'Hükümet Kurulamayacağı Ortaya Çıkmıştır'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan koalisyon arayışında 45 günün dolması üzerine dün Meclis Başkanı İsmet Yılmaz'la görüşerek "seçimlerin yenilenmesine" karar verdi. Erdoğan, seçimden 79 gün sonra, bu kez "geçici bakanlar kurulu" oluşturmak amacıyla Ahmet Davutoğlu'na bugün ikinci kez hükümeti kurma görevini verecek. Saray'daki zirve beklenenden uzun sürdü. Yaklaşık 4.5 saat süren görüşmenin ardından Cumhuriyet tarihinde ilk kez uygulanacak seçim yenilenmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığınca şu açıklama yapıldı: "7 Haziran 2015 tarihindeki 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri sonrasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı seçiminin tamamlandığı 9 Temmuz 2015 tarihinden itibaren, Anayasada öngörülen süre zarfında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptıkları görevlendirme akabinde, tüm siyasi partilerle gerçekleştirilen temaslara rağmen Bakanlar Kurulu kurulamamış, mevcut şartlarda da kurulamayacağı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, seçimlerin yenilenmesi kararının alınması zarureti hasıl olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın İsmet Yılmaz ile istişare ederek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. ve 116. maddelerinin kendisine verdiği yetkiye istinaden, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermişlerdir." Karar dün jet hızıyla Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Anayasa'ya göre "geçici" hükümetin 5 gün içinde kurulması gerekiyor. Yasaya göre 90 gün içinde seçime gidilmesi gerekiyor. Bu konuda seçim tarihini Yüksek Seçim Kurulu (YSK) belirleyecek. Anayasa gereği, oy oranlarına göre AK Parti'nin 11, CHP'nin 6, HDP ve MHP'nin 3'er bakanlık hakkı var; 3 bakanlık için de (ulaştırma, adalet, içişleri) bağımsız isim gerekiyor. CHP ve MHP, bakanlıklar için isim vermeyeceklerini ilan etmiş, Ahmet Davutoğlu, parti liderleriyle görüşmek yerine milletvekillerine kişisel teklifte bulunacağını açıklamıştı. Geçici hükümetin kurulmasının ardından yeni Bakanlar Kurulu'nun bildirilmesi ve dışarıdan atanan isimlerin yemin etmesi amacıyla Meclis'te olağanüstü toplantı yapılması bekleniyor.
Hürriyet

Gözler Davutoğlu'nun Oluşturacağı Kabinede
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan seçim hükümetini kurma görevini alması beklenirken, gözler Başbakan'ın oluşturacağı kabineye çevrildi. Erdoğan, dün TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ile görüşerek seçimi yenileme kararını değerlendirdi. Davutoğlu'nun da bugün Erdoğan ile bir araya gelerek, "geçici seçim hükümeti"ni kurma görevini alması bekleniyor. Davutoğlu'nun 5 günlük süreyi sonuna kadar kullanmayacağı, çarşamba ya da perşembe günü kabine listesini Erdoğan'a sunması bekleniyor. Davutoğlu'nun hazırlamayı planladığı ve CHP, MHP ile HDP'lilerin de içinde olduğu Bakanlar Kurulu listesinin muhalefet partilerinde tartışma yaratması bekleniyor. Davutoğlu, CHP ve MHP'nin seçim hükümetinde yer almayacaklarını açıklamalarına rağmen, bu partilerdeki milletvekillerine teklif götürecek. Yapılacak davete ret yanıtı gelmesi halinde ise Davutoğlu, dışarıdan bağımsız isimlere yönelecek. HDP, her şartta kabinede yer alacak. HDP, Merkez Yönetim Kurulu toplantısında, Davutoğlu kimleri belirlerse belirlesin gelecek isimleri kabul etme ve tepki verilmemesi kararı aldı. CHP'den altı, MHP'den de üç isim seçim hükümeti kabinesi listesinde yer alacak. Bu dokuz ismin de görevi kabul etmemesi bekleniyor. Partilerden isim sormayacak olan Davutoğlu, CHP, MHP ve HDP'li isimleri kendisi belirleyecek. HDP'den kabineye alınacakların Celal Doğan, Mithat Sancar, Sırrı Süreyya Önder, Ayhan Bilgen, Leyla Zana gibi isimler olabileceği değerlendiriliyor. CHP ve MHP'den de, her ne kadar partiler kabul etmeyeceklerini açıklasa da; genel merkez yönetimleriyle ters düşmüş ve "bakanlık" isteyebilecek isimlere teklif gidecek. Kulislerde daha önce bakanlık ve üst düzey kamu yöneticiliği yapmış isimlere de teklif gidebileceği konuşuluyor. Bu durumda CHP'den daha önce bakanlık yapmış olan Deniz Baykal, Fikri Sağlar, Erdoğan Toprak gibi isimler gündeme gelebilecek. Ayrıca kamu kurumlarında üst düzey görevlerde bulunmuş olan İlhan Kesici, Akif Hamzaçebi, Faik Öztrak gibi isimlere teklif gidebileceği kaydediliyor. Yine MHP'den bir dönem bakanlık yapmış Oktay Vural, Ahmet Kenan Tanrıkulu ile Meral Akşener'in adı da kulislerde konuşulan isimler arasında. CHP ve MHP'lilerin kabul etmemesi durumunda dokuz yeni "bağımsız" bakan seçim hükümetinde yer alacak. Ak Parti kurmaylarınca, "Akil İnsanlar Komisyonu"nda yer alan bir veya iki ismin de kabineye alınabileceği ve böylece Doğu ve Güneydoğu'lu seçmene mesaj verilebileceği ifade ediliyor. Bir veya en fazla iki bakanlıkta da müsteşara da görev verilebileceği belirtiliyor. Davutoğlu'nun CHP'nin istikşafi görüşmeleri yürüten heyetinde yer alan isimler ve MHP ile yapılan ilk görüşmedeki isimlere de bakanlık teklifi götürebileceği kaydedildi. CHP'nin hem Davutoğlu'nun ziyareti hem de istikşafi görüşmeleri yürüten heyetinde Faik Öztrak, Selin Sayek Böke, Haluk Koç, Akif Hamzaçebi ve Rasim Bölücek yer almıştı. MHP'de de İsmet Büyükataman, Oktay Vural, Kenan Tanrıkulu, Semih Yalçın Mustafa Kalaycı isimleri Ak Parti ile görüşme heyetinde yer almıştı.
Milliyet

'Onlar Şehitlerimizin Ruhuna Zarar Veriyor'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu üyelerine hitap etti. Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "Sizler Anadolu'nun ve Mezopotamya'nın yiğit insanlarısınız. Sizler bu toprakların emin olması için gönüllerin koruyucusunuz. Terör örgütünün asker ve polisimize yaptığı saldırılar bütün Türkiye'ye yapılmış saldırılardır. Bir tarafta demokratik olmayan uygulamaların getirdiği bir birikim ama diğer tarafta insan onurunu hiçe sayan bir terör örgütünün önce Kürt vatandaşlarımıza uyguladığı çağ dışı davranışlar var. Doğu'daki çocuklarımızı terör örgütünün kan ve ölüm makinesi haline getirenler bir insanlık suçu işliyor." "90'lı yıllarda yapılanların aynısının farklı bir cihetten yapılması için faaliyetler yürütülüyor, insanlar göçe zorlanıyor. İster DEAŞ şeklinde olsun, ister PKK şeklinde olsun, Anadolu'nun ve Mezopotamya'nın çocuklarını kendi kör ideolojileri adına tutsak etmeye çalışanlara karşı mücadelemiz sürecek. DEAŞ adı altında dinimizi istismar ederek çocuklarımızı Suriye'ye götürenler de PKK adı altında Kürt kardeşlerimizin hissiyatını istismar ederek gençlerimizi Kuzey Irak'a götürenler de aynı şekilde devletimizin kararlı tutumu karşısında boyun eğmek zorunda kalacaktır." "Ne tuzak kurarsanız kurun, dışarıdaki ağababalarınız neyi söylerse söylesin bu topraklardaki Türk, Kürt, Zaza kardeşliği, Sünni, Alevi kardeşliği ebediyen sürecek. Bugün şehit cenazelerini istismar edenler, bu ülkenin birliği beraberliği için bir damla alın terini dahi dökmemiş olup şimdi ahkam kesenler var ya onlar da o şehitlerimizin ruhlarına büyük bir ızdırap veriyorlar. Masum Anadolu Mezopotamya çocuklarını dağa kaldıran terör örgütü, aynı anlarda Türkiye'nin diğer köşelerinde büyüyüen gençleri tehdit eden terör saldırıları, diğer taraftan da çatışmalardan siyasi menfaat uman ve şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapmaya kalkan bazı bedhahlar Türkiye'deki şiddetten, terörden kim besleniyorsa, onlara karşı biz, sizler birlikte omuz omuza muhabbetin sözcülüğünü yapacağız. Zor bir yoldayız. Fedakarlık gerektiren bir aşamadayız. Şimdi bizler fedakarlık yapmazsak gelecek nesillere barış içinde bir Türkiye bırakamayız."
Vatan

Chp'den Kürt Meselesi İçin 'Tarihi' Çağrı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında önceki gün toplanan Parti Meclisi (PM) tarafından hazırlanan sekiz maddelik bildiri yayınlandı. Bildiride, partinin Kürt sorununa ilişkin 'inisiyatif' alması gerektiği vurgulandı. Bildiride, şunlar kaydedildi: 8 Haziran'dan itibaren "önce Türkiye" diyerek son derece yapıcı bir siyaset izledik. İlk günden itibaren halkımızın verdiği mesajı çok iyi anladık ve bunun gereğini yapan tek parti olarak son derece kararlı davrandık. Hiçbir ön şart, koşul ve kırmızı çizgi öne sürmeden masaya oturduk. Ancak Cumhurbaşkanı milletin iradesini tanımadığını her fırsatta açıklamış ve bir koalisyon kurulmasını engellemiştir. Kaçak Saray'ın vesayeti altında olduğu anlaşılan AKP, Türkiye'yi hükümetsiz bırakmak, içinde bulunduğu ateş çemberinde ülkemize bir yıl daha kaybettirmek pahasına bir inat seçimine gitme kararı almıştır. Yaşadığımız kaosun, şiddetin ve terörün arkasında bu inat bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı'nın genel başkanımıza hükümet kurma görevi vermemesi milli iradenin gaspıdır. Bu tavrı kınıyoruz. AKP, ülkemizi yeniden terör ve şiddet ortamına sürüklemiştir. Türkiye'nin en temel meselesini, her gün gençlerimizi toprağa vermemize neden olan meseleyi kısa vadeli siyasi çıkarından ibaret gören bir zihniyet var karşımızda. Şimdi partimize tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Biz bu sorumluluğun bilincindeyiz. Terörü ve şiddeti bir an önce sonlandırmak, Kürt meselesinin demokrasi ve adalet zemininde kalıcı biçimde çözülmesi için inisiyatif almak, bu konuda kararlı olmak, net tavır almak, cesur davranmak zorundayız ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda sonsuz bir kararlılık içindeyiz. Çünkü biz bu meseleye siyasi çıkar odaklı bakmıyoruz. Barışın, demokrasinin ve gençlerimizin yaşam hakkının her şeyin, her türlü siyasi kaygının üzerinde olduğunu biliyoruz." AKP ülkemizin iç ve dış barışını dinamitlemektedir. CHP olarak, teröre, şiddete, gençlerimizin yaşamını kaybetmesine asla izin vermeyeceğiz. Şehitlerimizin cenazelerinde yükselen feryadı duyuyor ve bu konuda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Seçime hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. AKP iktidarına sandıkta son vereceğiz."
Vatan

SPOR

Trabzon maçında gördüğü kırmızı kartla yenilgide başrol oyuncusu olarak gösterilen Quresma konusunda Beşiktaş yönetiminde yer alan üst düzey bir isim, bomba etkisi yaratacak açıklamalar yaptı. DHA'ya konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen yönetici, gelişmelerden Başkan Fikret Orman'ı sorumlu tutarak "Aldıkları ve yüzde yüz düzeldi dedikleri Quaresma'nın haline bakın. Taraftardan korktukları için ceza bile veremiyorlar" dedi. Quaresma'nın 2 yıl önce giderken tesislere küçük abdestini yaptığını iddia eden siyah- beyazlı yönetici "Bu adam mı düzeldi? Bursaspor'un aldığı Dzsudzsak'ı bitirmiştik. Ama Orman sürekli beni arayıp 'Quaresma'yı alalım' diye tutturdu. Tüm yabancılara araba verdik, Quaresma anahtarları yere attı. Hala cici çocuk muamelesi görüyor. Ama artık yeter. Olan biteni tüm ayrıntıları ile açıklayacağım" şeklinde konuştu. Yaşananlar nedeniyle toplantılara katılmadığını söyleyen yönetici, "Kulüpten gönderilen, görev değişikliği yapılan kim varsa Orman beni adres gösteriyor. Mete Vardar, Önder Özen bunlardan birkaçı. Yönetime dışardan maddi destek verecektim, bir anda kendimi içeride buldum. Başkan, Divan Kurulu'nda stat inşaatı için 837 işçi çalışıyor demiş. O kadar insan çalışsa inşaatı göremezsiniz. Bu kadarı da olmaz" dedi.
Star

CNN Türk'te özel bir programa katılan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, gündemi değiştirecek açıklamalar yaptı. Yıldırım transfer konusuda "Yandex ile tarihi anlaşma yaptık. 150 bin kişi arama yapmış. 118 bin önceden kullanan var. 1 milyonun üzerine çıkalım, 36 milyon dolar gelir. Messi ve Ronaldo'yu transfer edebiliriz. Bu Türkiye'de yapılmış en büyük proje. 3 milyonu bulursak, o zaman Yandex düşünsün vereceği parayı" dedi. Kanarya'nın patronu, İbrahimoviç ile ilgili de şu açıklamayı yaptı: "1.5 ay önce görüştüğümüz 3 oyuncudan biriydi. Shakhtar maçına gittiğimizde de Terraneo ile menajeri bir kez daha görüştü. 'Türkiye'ye gelirsek sadece Fenerbahçe'ye geleceğiz. Başka bir kulübe gidersek, size 10 milyon euro tazminat öderiz' sözünü verdi. 14 milyon euro yıllık geliri var. Galatasaray işinin olmayacağını biliyorduk." Yıldırım, Robben konusunda da "Terraneo, kendisi ve kulübü Bayern Münih ile görüştü. Bayern vermedi" ifadelerini kullandı.
Star

Galatasaray, Osmanlıspor karşısında ummadığı bir darbe aldı: 2-1. 3. dakikada ceza alanına giren Burak rakibinden sıyrılıp, plaseyi yaptı. Top az farkla auta çıktı. 8'de Sneijder ceza alanı dışından şansını denedi, isabet bulamadı. 17'de Podolski ceza alanı dışından şutunu çekti, kaleci Ahmet topu kontrol etti. 19'da Sabri'nin ortasında Burak kafayı çaktı, kaleci kornere çeldi. 29'da Musa'nın ara pasında Serdar savunmanın arkasına sarkıp vuruşunu yaptı: 0-1. 32'de Burak, Podolski'nin önüne indirdi, bu futbolcunun şutu auta çıktı. 41'de Sabri'nin ortasında Selçuk kafa vuruşuyla skoru eşitledi: 1-1. 50'de Torje solda topu kontrol etti, herkes orta yapmasını beklerken o Muslera'nın önde olduğunu görünce topu kaleye gönderdi: 1-2. 65'te Sneijder ile paslaşan Yasin'in şutu farklı dışarı gitti. 67'de Podolski, Selçuk'tan pası aldı. Ceza alanı içinde dönüp vurdu, üstten dışarı. 71'de Podolski soldan ceza alanına girdi, vuruşu kaleciden kornere çıktı. 72'de kornerden gelen topa Podolski kafayı çaktı, Ahmet gole izin vermedi. 81'de Yasin ortaladı, Selçuk kafayı vurdu, kaleci kornere çeldi.
Star

Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, gerekli görmesi halinde görevi bırakabileceğini söyledi. Osmanlıspor maçından sonra açıklamalarda bulunan Sarı-Kırmızılı teknik adam "Eğer takıma kötü etki ettiğimi düşünürsem, durmam Kötü başlangıç yaptık. Ama lig devam ediyor. Daha 32 hafta var. Toparlandığımızda bu ligde neler yapacağımızı herkes görecek. Tüm istatistikler bizi gösteriyor ama yenildiğimize göre bir eksik var" dedi. Hamzaoğlu şöyle devam etti "İki haftadır şanssız goller yiyoruz. Muslera'nın geçen sezon neler yaptığı ortada. İki maçtır hata yapıyor ama bir hata var ve gol yiyorsak suçlu sadece Muslera değil. Oyuncularım iyi mücadele etti ve ellerinden geleni yaptı ama bazı maçlar vardır, top içeri girmez. Rakip iyi kapandı ama bizim kazanmayı becermemiz lazımdı. Taraftarın doğal olarak verdiği tepki vardı. Bunları normal karşılıyoruz.." Galatasaray'ın hocası oyuncu değişikliklerilyle ilgili eleştirilere de "Mağlupken santrfor çıkarmadım. Burak önündeki savunma pozisyonunu almaması nedeniyle rakip üzerimize fazla gelmeye başladı. Umut daha çok koşan, rakibi bozan, arkadan gelenlere gol yolu açacak bir isimdi. Yasin hareketli, oralara girebilir diye oyuna aldım. Sneijder'in, Podolski'nin çok şutu var ama sonuç gelmedi" dedi. Hamzaoğlu 1 kaleci ve 2 oyuncu alacaklarını da belirtti.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme