28 Ağustos 2015 Cuma

28.08.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Cumhurbaşkanı'nın 1 Yılı
Türkiye'nin halk oyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevdeki ilk yılı bugün doluyor. 12'nci Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007'deki Anayasa değişikliğinin ardından, 10 Ağustos 2014'teki seçimi yüzde 52'lik oy oranıyla oranla kazandı. 'Türkiye'nin halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı' unvanını alan Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde, yabancı devlet ve hükümet başkanlarının da katıldığı törenle, görevi 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den geçen yıl 28 Ağustos'ta devraldı. Göreve geldikten iki gün sonra 'Başkomutan' sıfatıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katılan Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde ilk resepsiyonunu verdi. Çalışmalarına bir süre Köşk'te devam eden Erdoğan, bu arada Subayevleri'ndeki konutundan daha önce Dışişleri Konutu olan Cumhurbaşkanlığı Konutu'na geçti. Erdoğan'ın göreve gelmesinin ikinci ayında cumhurbaşkanlığı makamı Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne taşındı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul eden Erdoğan, böylece yeni binayı kullanıma açmış oldu. Erdoğan, görevinin ilk yılında, 103 kanunu onayladı. 49 rektör, 9 YÖK üyesi ve yüksek yargı organlarına üye ataması yaptı, üç hükümlünün de cezasını kaldırdı. Erdoğan'ın aldığı en önemli karar 'seçimin yenilenmesi' kararı oldu. 7 Haziran seçiminin ardından, Anayasa'da öngörülen 45 günlük sürede hükümet kurulamaması üzerine, 24 Ağustos'ta TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ile yaptığı istişari görüşme sonrasında, Anayasa'nın 104 ve 116'ncı maddelerine dayanarak milletvekili genel seçiminin yenilenmesi kararı alan Erdoğan, Türk siyasi tarihine 'seçimin yenilenmesine karar veren ilk cumhurbaşkanı' olarak geçti. Seçim sürecinde farklı bir profil çizeceğini 'koşan, terleyen bir Cumhurbaşkanı' olacağını belirten Erdoğan, bir yıllık görev süresinde 54 yurt içi, 36 yurtdışı seyahat gerçekleştirdi. Erdoğan, Gaziantep'teki İslahiye Çadırkenti'nde Suriyeli sığınmacıları ziyaretiyle başladığı yurt içi seyahatleri boyunca 47 ile gitti. Görevdeki ilk yılında 36 kez yurtdışına çıkan Erdoğan, 33 ülkeyi ziyaret etti. İlk yurtdışı seyahatini KKTC ve Azerbaycan'a yapan Erdoğan, Küba'ya resmi ziyaret gerçekleştiren ilk Türk Cumhurbaşkanı oldu. 158 bin kilometre yaptı Ziyaret ettiği ülkelerde ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştiren Erdoğan, bir yıllık görev süresindeki yurtdışı seyahatlerinde toplam 158 bin 610 kilometrelik yol kat etti. İlk konuk Papa Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda kullanmaya başladığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, yerli ve yabancı birçok konuğu ağırladı. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olarak ilk yabancı konuğu, Türkiye'ye 28-30 Kasım 2014'te resmi ziyaret gerçekleştiren Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus oldu. Tarihi tören kıtası Erdoğan'ın ilk yılında, Külliye'de yabancı devlet başkanlarını karşılamak için düzenlenen resmi törenlerde de bir yenilik yapıldı. Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın ocak ayındaki ziyaretiyle başlayan uygulamada, 16 Türk devletinin savaş kıyafetlerini giyen askerler de törenlerde hazır bulundu. Tarihi üniformalı askerler, tören birliğinin karşısında, 16 Türk devletinin bayraklarını taşıyan Muhafız Alayı'nın önünde yer aldı. Muhtar toplantıları Erdoğan'ın görevinin ilk yılında hayata geçen bir başka uygulama da 'Muhtarlar Toplantısı' oldu. Seçilerek göreve geldikleri için muhtarlara büyük önem verdiğini ifade eden Erdoğan, bugüne kadar yaklaşık 4 bin muhtarla bir araya geldi.
Milliyet
  

Çatışmada Arada Kalan 2'si Çocuk 4 Sivil Öldü!..
Şırnak'ın Cizre ilçesindeki Nur Mahallesi'nde bulunan Garnizon Komutanlığı nizamiyesine dün öğleden sonra PKK'lı bir grup, roketatar ve uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Askerler de teröristlere anında karşılık verince kısa süreli çatışma çıktı. Teröristlerin açtığı ilk ateşle nizamiyede 3 asker yaralanırken, sokak aralarına kaçan teröristlerin yakalanması için bölgede operasyon başlatıldı. Çatışma sırasında 2'si çocuk olmak üzere 4 kişi daha yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi'nde görevli sağlık personeli Eyüp Ergen (27) evine giderken çatışma ortasında kaldı kurşunların isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ergen, görev yaptığı hastaneye kaldırıldı ve doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. DEDAŞ çalışanı olan 39 yaşındaki Mesut Sanrı da arıza onarırken çatışmanın arasında kalarak ağır yaralı olarak kaldırıldığı Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.Cizre'de ölenlerden 7 yaşındaki Baran Çağlı'nın da çatışmalar sırasında çöken bir duvarın altında kalarak ağır yaralandığı belirtildi. Baran Çağlı'nın da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği öğrenildi. Çatışmalarda yaralanan 10 yaşındaki Emin Yanaş'ın da hayatını kaybettiği açıklandı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 105, 3113-105, 3932                            
ABD Doları 2, 9092-2, 9105/ Euro 3, 2727-3, 2767/İngiliz Sterlini 4, 4864-4, 4921                  

Küresel Tembellik
Çin'den gelen sert fırtına gösterdi ki; mali piyasalar çalkalanırken hem bu işten para kazanan ya da potansiyel zarara uğrayacak mali piyasa yatırımcıları, hem de politikacılar ortak bir noktada buluştular. Ortak noktaları da şu; mali piyasalardaki sert düşüşler yüzünden Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faiz artırımına başlayamayacağı düşüncesi. Mali piyasalar bir taraftan Çin nedeniyle çalkalanırken, diğer taraftan 'bu çalkantıda FED faiz artıramaz' fikriyle başka bir oynaklık ortaya çıkıyordu. En iyi örnek; Euro'nun değer kazanmasıydı. Çok uzaklarda değil, Ankara'dan da 'FED faiz artıramaz' sesleri gelmekte gecikmedi. Sorun şurada; FED'in faiz artırıp artıramayacağı konusunda hassas terazisi olduğu izlenimi veren siyasetçi ve danışmanlar, bizim ne yapmamız gerektiği konusunda fikirleri yok. Hangi reformları ne zaman yapacağız? Gecikmenin ekonomiye ve topluma faturası ne? Olan fikirleri ise; 'Merkez'in faiz artırmaması' ya da 'faiz indirmesi', bir de kurun seviyesi. Oysa Türkiye 2013 Mayıs ayından bu yana çok değerli bir zamanı göz göre göre harcadı. Türkiye'nin G20'ye yol gösterdiği, akıl verdiğini anlatan ekonomiden sorumlu bakanlar, bir türlü ülkenin 'kendi yolunu' bulacak aklı bir araya getirip reformları hayata geçiremediler. Şimdi yine ve yeniden tüm kırılganlıklara ilave olarak yeni bir belirsizlik sürecinin kapısı açıldı. En erken aralık başına kadar sürecek bir siyasi belirsizlik sürecine girdik. Bu tek başına döviz kurunu yukarı iterken, ilave olarak dış çalkantının da içine düştük. İşini yapması gereken parasal otorite 'acaba FED faiz artışını erteler de, biz de faiz artırmaktan kurtulur muyuz?' havasında. Ne çare? Piyasa faizleri çoktan arttı. Merkez Bankası'nın piyasaya verdiği paranın ortalama faizi ile 2 yıllık tahvil faizi arasındaki fark 2.5 puana ulaştı. Merkez Bankası'nın 'durumu eşitlemek' için yapması gereken faiz artışının da en az bu kadar olması gerekiyor. Hem iç hem de dış tabloda, "kur dengeye gelir" bakışı, sadece şu işe yarıyor; o kur seviyesinin kalıcılığına. Kurun bugünkü geldiği yere dair "rekabetçi" tanımlaması, 'kitabi' olarak kâğıt üstünde reel kurun göreli ölçümünü gösteriyor olabilir. Temel sorun, nominal kur seviyesinden önce bugüne dek TL'nin rekabetçiliğini neden kaybettiği ile de ilgili. Sadece nominal kura bakarak TL'nin rekabetini ölçmek yanlış. Türkiye'de TL'nin rekabetçiliğini erozyona uğratan en temel yapısal sorun yüksek enflasyondur. Türkiye son 10 yıl boyunca kabaca yıllık ortalama yüzde 8.5'luk bir enflasyonla, enflasyonu en fazla yüzde 2 olan ülkelere karşı rekabetçiliğini kaybetti. 2008-2015 arası dönemde başta FED olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının olağanüstü gevşek para politikası sonucu, bizim gibi ülkelerin merkez bankaları faizleri olağanüstü düşük seviyelerde tutabildiler. Şimdi en baskın parasal gevşemeyi yapan FED, yol ayrımına geldi; faizleri önünde sonunda yükseltecek. 'Yunanistan'da kriz çıktı, erteler; Çin'de kriz çıktı, erteler' beklentileri pek de esaslı değil.
Hürriyet

Bakanlık Rekoru Kırdı
Geçici seçim hükümetini kurmakla görevlendirilen Başbakan Davutoğlu'nun Türkiye'yi seçimlere götürecek yeni kabineyi bugün açıklaması bekleniyor. AK Parti kurmayları, geçici hükümette şu anda kabinede görev yapan 3 dönemlik bakanların olmayacağını açıklamıştı. AK Parti'deki 3 dönem kuralına takıldığı için milletvekili olamayan ancak halen bakanlık görevini sürdüren isimlerden biri de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan. Babacan, bugün açıklanması beklenen geçici hükümette yer almazsa bile Türkiye Cumhuriyeti tarihinde aralıksız en uzun görev yapan bakan olacak. 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesinin ardından 58. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kuruldu. Babacan da 3 Kasım'da milletvekili seçilip, 15 gün milletvekilliği yaptıktan sonra 18 Kasım'da ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak atandı. Babacan, 59'uncu hükümette yine ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevine getirildi. 3 Haziran 2005 tarihinde, Avrupa Birliği ile müzakereleri yürütmek üzere Başmüzakereci olarak atandı. 60'ıncı Hükümette önce Dışişleri Bakanı, ardından yapılan bir değişiklikle Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı; 61'inci hükümette "Ekonomik Konularda Genel Koordinasyondan Sorumlu" Başbakan Yardımcısı olarak görevlendirildi. 62'nci hükümette de yine "Ekonomik Konularda Genel Koordinasyondan Sorumlu" Başbakan Yardımcılığı görevini yürütmeye devam etti. Babacan 7 Haziran yapılan seçimlerinde 3 dönem kuralı nedeniyle milletvekili olamamasına rağmen, yeni hükümet kurulamadığı için başbakan yardımcılığını bugüne kadar sürdürdü. AK Parti hükümetlerinde kesintisiz görev yapan üç isim Beşir Atalay, Ali Babacan ve Binali Yıldırım idi. Binali Yıldırım'ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı sebebiyle koltuğu bırakmasıyla AK Parti hükümetlerinin kesintisiz Bakanlık görevi yapan isimleri Beşir Atalay ve Ali Babacan kalmıştı. Ancak Davutoğlu'nun genel başkanlığa gelmesinden sonra kurulan yeni hükümette Beşir Atalay'ın kabine dışında kalmasıyla ilk AK Parti hükümetinden bu yana her kabinede görev alan tek isim Ali Babacan oldu. Böylece Babacan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 13 yıl kesintisiz bakanlık yapan isim oldu.
Türkiye

Türkiye'den Bu Yıl 9.3 Milyar $ Kaçtı!
Türkiye'nin risk priminin tırmanışa geçmesi yabancıların satışlarını da beraberinde getiriyor. Türkiye'nin, kredi risk primi olarak da değerlendirilen CDS (kredi temerrüt sigorta primi) 24 Ağustos'ta 295 seviyesine kadar yükseldi. Risk primi yıla başlarken 183 seviyesinde bulunuyordu. Risk primindeki artış yılbaşından bu yana 112 puan oldu. Aynı dönemde yabancıların Türkiye'deki toplam hisse senedi, tahvil ve repo stoku 125 milyar dolardan 88 milyar dolara geriledi. Fiyatlardan arındırılmış net hareketlere göre yabancılar Türkiye'deki varlıklarını 9.3 milyar dolar azalttı. Hisse senedindeki çıkış 620 milyon dolar olurken Türk Tahvilleri'nden çıkış 4.5 milyar doları buldu. ABD dolarının TL karşısında yılbaşından bu yana yüzde 26 değerlenerek 2.90 seviyesinin üzerine tırmanması, Türk varlıklarından kaçışı beraberinde getirdi. Gerek hisse senedinde gerekse tahvil ve repo piyasasında satışlar arttı. Yılbaşından bu yana yabancıların en yüksek satışları tahvil piyasasında yaptığını görüyoruz. 4.5 milyar doları bulan Türk tahvillerinden kaçış, yabancıların Türkiye'deki toplam stoklarının da erimesine neden oldu. Yabancıların güvenli liman olarak dolara yönelmeleri, TL varlıklarında da şok düşüşleri beraberinde getirdi. FED'in faiz artırım sürecinin başlaması ile kaçış devam edebilir. Kısa vadeli tahviller hala , FED, gelişen piyasalar ve yurt iççindeki gelişmelere ilişkin belirsizliklerden dolayı tahmin edilmesi çok güç olan kur hareketlerinden çok fazla etkileniyor. Yabancı raporlarındaki değerlendirmelere baktığımızda TL varlıklardan kaçış için "kur hareketliliği"ne vurgu yapıldığını görüyoruz. Ayrıca Türkiye piyasasındaki görünümümün kötüleşmesinin en büyük sebebi jeopolitik risklerdeki artışa bağlanıyor. Petrol fiyatlarının düşük kalmaya devam etmesi enflasyon ve cari açıkta iyileşme için potansiyel oluşturuyor. Ancak 1 Kasım'da yapılacak erken seçimler, yurt içerisindeki çatışmalar, FED faiz artışına ilişkin beklentiler Türkiye'de satışların sürmesine neden oluyor.
Milliyet

Faizleri Kendileri İndirdi!
Temmuz ayı konut satış verilerine göre, geçen ay konut alıcılarının banka kredisi kullanımı düşerken, senetli satışların oranı arttı. Satışlarını sürdürmek isteyen pek çok firma da faizleri düşürdüğü ve bazı vadeli seçeneklerde sıfırladığı kampanyalara ağırlık verdi. Yılın başında 0.85 bandından başlayan faiz oranlarıyla konut almaya yönelenler, mart ayında 0.88 bandına güvenerek satın almayı hızlandırdı. Mayısta faiz oranları 0.90'ın üzerini gördü fakat asıl kredi faiz oranlarındaki artış haziran ortasından itibaren kendini hissettirerek, 1.20'lere kadar dayandı. 'Serinleten kampanya' sloganı ile faiz oranlarını yüzde 0.25'e indiren Teknik Yapı, bu kapsamda yaptığı faiz uygulamasını Kurban Bayramı'na kadar uzatma kararı aldı. Uluslararası para piyasalarındaki dalgalanma, döviz kurlarındaki artış ve erken seçim nedeniyle tekrar artmaya başlayan faiz oranlarının konut alıcılarını endişelendirdiğini belirten Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, Teknik Yapı'nın bu belirsiz dönemde net adım atmaya karar verdiğini söyledi. Teknik Yapı; Evora İstanbul, Metropark ve Concord İstanbul projelerinde yer alan daireler için 'düşük faiz', 'peşinat öteleme' ve 'indirim' fırsatlarından oluşan üçlü bir avantaj paketi de sunuyor. DKY İnşaat 60 ay vadeli satışlarında faizi sıfırladı. DKY Kartal için 60 ay 0 faiz, 10 bin lira peşinat ve yüzde 12 peşin indirimi uygulanıyor. Lokum Evler için, 60 ay '0' faiz imkanının yanında peşin ödemede yüzde 15 indirim, kişiye özel esnek ödeme planı yapılıyor. Tatar Yapı'nın İstanbul Finans Merkezi bölgesinde inşaatına devam ettiği LoftUp/7.60 projesinde, yüzde 50 peşinatla 48 aya kadar vade farksız satışlar devam ediyor.
Milliyet

1 Kasım Seçimi Not Açısından Olumsuz
Türkiye'nin kredi notunu son değerlendirmelerinde 4 kez pas geçen Moody's, genel seçimlerin kısa süre ardından 1 Kasım'da seçimlere gidilmesinin Türkiye'nin kredi notu açısından olumsuz olduğunu açıkladı. Moody's'den seçimlerin tekrarlanmasına ilişkin yayımlanan değerlendirmede, kısa süre sonra tekrarlanan seçimlerin "uzayan siyasi belirsizlik döneminin dış kırılganlıkları azaltacak, yatırımcı güvenini artıracak ve ekonomik büyümeyi hızlandıracak ekonomi politikalarının uygulanmasını geciktireceği" için kredi notu açısından olumsuz olduğu vurgulandı. Moody's Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir en düşük seviye olan Baa3 düzeyinde, negatif görünümle derecelendiriyor. Raporda Türkiye'nin içinde bulunduğu ortamda jeopolitik risklerin arttığı ve yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardaki risklerden kaçındığı ifade edilerek, "Politika alanında adım atılamaması finansal istikrarsızlığa neden olabilecek bir dış şok riskini güçlendirir" denildi. Not değerlendirmesini Aralık'ta yapacak olan Moody's, Kasım'daki seçimlerin siyasi açmazı çözemeyeceğine dikkat çekti. Değerlendirmede, "Anketler farklılık gösterse de bir sonraki seçimlerde hiçbir parti tek başına salt çoğunluğa ulaşamayacakmış gibi görünüyor, yani azınlık hükümeti veya koalisyon olasılığına işaret ediyor. Böyle bir hükümet doğası gereği istikrarsız olacaktır" denildi.
Vatan

E-Tebligattan Mezara Girmeden Kaçış Yok
Elektronik tebligat uygulamasına, 1 Ocak 2016 itibarıyla başlanacak. Ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 1 Ekim 2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilecek. Sistemden çıkış ise gerçek kişiler için imkansız hale getirildi. Gerçek kişilerde ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re'sen kapatılacak. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılacak. Tüzel kişilerde ise ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılacak. Maliye Bakanlığı'nın konuya ilişkin "Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun hükümlerine göre tebliği gereken elektronik imzalı evrak, elektronik tebligat sistemi kullanılmak suretiyle muhatabın elektronik tebligat adresine tebliğ edilebilecek. Buna göre, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilen ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılabilecekler "kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar (Kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç), isteğe bağlı olarak kendilerine elektronik tebligat yapılmasını talep edenler" olarak belirlendi. Kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılabilecek olanlar, tebliğle belirlenen sürelerde bildirimde bulunarak elektronik tebligat adresi almak ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olacak. Bu mükelleflerin dışında kendilerine elektronik tebligat yapılmasını talep eden kişiler de sistemden isteğe bağlı olarak yararlanabilecek.
Vatan

17 Milyon Cep Yenilenecek
Çarşamba günü yapılan 4.5G ihalesi ile devletin kasasına yaklaşık 4 milyar Euro girerken, vatandaş da artık daha hızlı internete kavuşacak. 4.5G ihalesi ile 1 Nisan 2016 tarihi itibariyle mobil iletişimde yeni bir dönem başlayacak. Artık akıllı telefonlarımızda internet şimdikinden 12 kat daha hızlı olacak, video seyretmek, oyun oynamak daha keyifli ve kesintisiz hale gelecek. GSM operatörleri gelecek yıl nisan ayından itibaren bu hizmeti vermeye başladığında da 4.5G'nin hızında çalışacak telefonlar önem kazanacak. Şu an itibariyle bakıldığında Türkiye'de kullanımda olan yaklaşık 17 milyon cep telefonu, 4.5G'ye uyumluyken bir o kadarının da bu hizmeti almak için yenilenmesi gerekiyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun bu yılın ilk üç aylık raporuna göre Türkiye'deki toplam mobil abone sayısı 72 milyon. Bunun 2.7 milyonu makinelerde. Yani SIM kart takılı cep telefon sayısı yaklaşık 69 milyon. Tabii ki bu telefonların hepsi akıllı değil. Türkiye'de hizmet veren 3 GSM operatörünün şu an itibariyle abonelerinin toplam 33.7 milyonunda akıllı telefonu var. Bunların yarısı yeni teknolojiye yani 4.5G'ye uyumlu. Yani 1 Nisan 2016 tarihinde yaklaşık 17 milyon abone mevcut telefonları ile yeni teknolojinin getirdiklerini kullanmaya başlayabilecek. Diğer 17 milyon abone ise 4.5G'den yararlanmak isterlerse telefonlarını değiştirmek zorunda kalacak. Operatörlerin kendi markalarını taşıyan son ve bir önceki modelleri ile çoğu telefon üreticisinin piyasaya son dönemde çıkardığı telefonlar 4.5G uyumlu. Yani son dönemde akıllı telefon alanlar, 4.5G devreye girdiğinde bu hizmetlerden faydalanabilecek. Piyasada cep telefonu üreticisi markaların yaklaşık 80 modeli 4.5G'ye uyumlu. 'Dördüncü nesil' olarak adlandırılan teknoloji, yüksek mobil hız ve yüksek data kapasitesi sunacak. 4.5G'nin, sağlık ve eğitim gibi alanlarda çözümler getirmesi bekleniyor. 4.5G teknolojisi ile kesintisiz bir şekilde mobil cihazlar üzerinden yapılabilecek. İhtiyaç duyulan bilgi ve dosyalar, yüksek hızda paylaşılıp, indirilebilecek. Teknoloji ile bulut uygulaması da daha verimli kullanılabilecek. 4.5G'de hız, kullanılan cihazlara göre değişmekle birlikte veri indirmede 100-150 Mbps'ten başlayıp 375 Mpbs seviyelerine kadar çıkacak. 2GB büyüklüğündeki bir video 4.5G'de 54 saniyede indirilebilecek.
Star

DÜNYA

Işid Sınırda İlerliyor
IŞİD, Türkiye ile ABD'nin müzakere ettiği ve 'Güvenli Bölge' ya da 'IŞİD'den arındırılmış bölge' olarak tanımlanan bölgede 5 köyü ele geçirdi. Köylerden ikisi Türkiye sınırında. Diğer üç köy ise Türkiye'den 20 kilometre uzaklıktaki Mare'nin çevresinde. Bu gelişmeyle beraber Halep'teki muhalif grupların Türkiye üzerinden kurdukları ikmal hattının parçası olan Mare, neredeyse tamamen IŞİD militanları tarafından kuşatıldı. IŞİD'in ele geçirdiği yerler arasında Türkmen köylerinin de bulunduğu bildirildi. IŞİD'in bu sürpriz saldırısının, Ankara ve Washington'ın ortak hava operasyonları düzenlemede son aşamaya geldiği bir sırada gerçekleşmesi dikkat çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç dün düzenlediği basın toplantısında, yabancı haber ajanslarından gelen IŞİD'in Türkiye sınırı yakınındaki köyleri ele geçirdiği haberleriyle ilgili bilgisinin olmadığını belirterek, "DAEŞ, Türkiye için bir terör örgütü. Türkiye'nin temel hedefi tüm terör örgütlerinde olduğu gibi DAEŞ'e karşı da mücadele etmek" dedi.
Hürriyet

Yunanistan'a İlk Kadın Başbakan
Yunanistan'da, Yargıtay Başkanı Vasiliki Thanu Hristofilu'nun başbakanlığında geçici seçim hükümetinin bugün yemin ederek göreve başlaması bekleniyor. Siyasi parti liderlerinin toplam 6 gün süren mevcut parlamentodan hükümet kurma çalışmaları dün sona erdi. Önceki hafta Başbakanlıktan istifa eden SYRİZA lideri Aleksis Çipras ve ana muhalefetteki Yeni Demokrasi partisinin geçici başkanı Evangelos Meimarakis'den sonra, iktidardaki SYRİZA'dan 24 milletvekili ile birlikte ayrılarak "Halk Birliği"ni kuran Maliye eski Bakanı Panayotis Lafazanis de hükümet kurma çalışmaları görevini Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos'a iade etti. 20 Eylül'de yapılacak erken seçimlere kadar geçici kabinede aktif siyasetçiler bulunmayacak. Teknokrat ve eski siyasetçiler yeralacak. Üç haftalığına da olsa Hristofilu, Yunanistan'ın ilk kadın başbakanı olacak.
Hürriyet

İnsanlık Viyana'da Öldü
Avusturya'da bir kamyonun arka kısmında kaçak göçmenlere ait 50 ceset bulundu. Viyana yakınlarındaki Neusidl ile Pandorf kasabaları arasındaki A4 otobanında terkedilmiş bir kamyonda bulunan mültecilerin havasızlıktan öldüğü sanılıyor. Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mitl-Leitner, "Göçmenlerin Afganistan'dan geldiklerini düşünüyoruz. Aralarında en az 10 çocuğun olduğunu ve bu çocukların tamamının havasızlıktan öldüğünü söyleyebiliriz. Bugün Avusturya için kara bir gündür" dedi. 7 buçuk tonluk kamyonun soğuk hava deposuna havasızlıktan ölen göçmenlerin cesetlerinin Çarşamba gününde bu yana otobanda durduğu belirtildi. Göçmenlerin Sırbistan'dan alınarak Macaristan üzerinden Avusturya'ya getirildikleri tahmin ediliyor.
Türkiye

Enbar'da Iraklı İki Generale İntihar Saldırısıyla Suikast
Irak'ta IŞİD'i geriletmek için gereken askeri başarıyı sağlamayan ordu, iki üst düzey generalini düzenlenen suikastte kaybetti. Enbar vilayetini cihatçı örgütten geri almak için başlatılan askeri operasyonun iki numarası olan Tümgeneral Abdülrahman Ebu Rahif ve 10. Tümenin komutanı Tuğgeneral Safin Abdülmecid, Ramadi'nin kuzeyindeki Caraişi bölgesinde öldürüldü. Irak ordusu sözcüsü Yahya Resul yaptığı açıklamada; askeri güçler ilerlerken bomba yüklü bir aracın patladığını öne sürdü. Saldırıyı üstlenen IŞİD ise internete koyduğu açıklamada, dört intihar bombacısı ve iki silahlı saldırganın Caraişi'deki ana komuta merkezine saldırdığını iddia etti. IŞİD saldırıya katılan altı militanın da öldüğünü belirtti. Irak ordusu ise Tümgeneral ve Tuğgeneral'in ölümünü doğrulasa da beraberlerinde ölen askerlerin sayısını açıklamayıp 'kahraman şehitler' tanımlamasıyla yetindi. Enbar vilayetindeki operasyonu yöneten üst düzey ordu yetkilileri IŞİD tarafından sıklıkla hedef alınıyor. IŞİD 2014'te Enbar vilayetini, 2015 başında da vilayetin başkenti Ramadi'yi ele geçirmişti.
Milliyet

Generallerin İsyanı
Batılı ülkelerin Tahran yönetimiyle imzaladığı nükleer anlaşmaya Washington'daki tepki büyüyor. Başkan Barack Obama'nın onay vermeleri için Kongre'ye gönderdiği nükleer anlaşmaya karşı olan 200'e yakın emekli komutan, Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi Parti liderlerine gönderdikleri mektupta, anlaşmanın ABD için büyük bir tehdit yarattığı öne sürüldü. 80'li ve 90'lı yıllarda Amerikan ordusunda görev almış 190 general ve amiralin imza koyduğu mektupta, nükleer anlaşmanın onaylanması halinde İran'ın daha tehlikeli hale geleceği, Ortadoğu'nun daha dengesiz bir hal alacağı ve müttefik ülkelerin tehlikeye gireceği yorumu yapıldı. Emekli Amiral Leon Edney'nin inisiyatifiyle hazırlanan mektupta, anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde Amerikan ulusal güvenliğinin hiç olmadığı kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağı vurgulandı. Siyasi analistler mektubun, geçen hafta anlaşmaya destek veren 30 emekli generalin Kongre'ye gönderdiği mektuba tepki olarak yazıldığını düşünüyor. Bugüne kadar Yahudi dernekleri, nükleer bilim insanları, silahlanma karşıtı gruplar gibi pek çok grup, ABD'li vekillere mektuplar göndererek anlaşmaya ilişkin düşüncelerini paylaştı. Kongre'nin Obama'nın onaylanmasını istediği nükleer anlaşmayı 17 Eylül'e kadar oylaması bekleniyor. Cumhuriyetçilerin ret oyu vereceği plan için Demokrat Parti'den şu ana kadar 29 Senatör evet oyu vereceğini açıkladı.
Vatan

'Işid'i Yenmek İçin Birlik Olmalıyız'
Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın eşi Kraliçe Rania, Fransa'da katıldığı etkinlikte yaptığı konuşmada, Ortadoğu ülkelerinde yaşayan ılımlı İslamcıları Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle mücadelede daha etkin rol almaya çağırdı. Başkent Paris yakınlarındaki Konferans Üniversitesi'nde Fransız sanayici ve işadamları derneği Medef'in düzenlediği toplantıda kürsüye çıkan Rania, ılımlı İslamcıların IŞİD'in 'şeytani ideolojisini' durdurmak için yeterli performans göstermediği eleştirisinde bulundu. "IŞİD'e yardım etmiyoruz, ama onları durdurmak için de aktif rol üstlenmiyoruz" diye konuşan Kraliçe Rania, örgütün güç kazanmasını önlemek için Ortadoğu ülkelerinde yaşayan gençlere sahip çıkılması gerektiğini kaydetti. Bölge ülkelerinde işsizliğin çok yüksek olduğunu, bu durumun da gençlerin terör örgütlerine katılmasına yol açtığını belirten Rania, 2020 yılına kadar Ortadoğu'da 100 milyona yakın yeni iş imkanı yaratılması gerekeceğinin altını çizdi. Kraliçe konuşmasını "Başarısızlık bir seçenek değil, çünkü başarısız olursak bütün bölge yıkıma uğrar" ifadeleriyle tamamladı.
Vatan

Canlı Yayın Saldırısında 'Siyahi Ayrımcılık' Şüphesi
ABD'nin Virginia eyaletinde yerel bir televizyon kanalı için röportaj yapan Alison Parker (24) ve Adam Ward (27) isimli gazetecileri canlı yayında silahla vurarak öldüren ve daha sonra intihar eden saldırganın bu olayı siyahi ayrımcılığa tepki olarak yaptığı iddia edildi. İki medya mensubunu öldüren Vester Lee Flanagan adlı siyahinin polislerle karşılaşınca kendini vurduğu ve kaldırıldığı hastanede öldüğü açıklandı. Virginia Valisi Terry McAuliffe, saldırgan Vester Lee Flanagan'ın öldürülen kişilerle aynı TV kanalında çalıştığını ifade ederek Flanagan'ın iş yerinden memnun olmayan bir kişi olduğunu bildirdi. Kanalda, "Bryce Williams" ismini kullanan Flanagan'ın, Şubat 2013'te işten çıkarılması üzerine Mayıs 2014'te kanala ayrımcılık suçlamasıyla açtığı davanın Temmuz 2014'te düştüğü belirtildi. Çarşamba günü Flanagan tarafından gönderildiği iddia edilen 23 sayfalık faksın yayımlanmasının ardından, saldırının nefret amaçlı düzenlenmiş olabileceğini öne sürüldü. Gönderici faksta, işyerinde ayrımcılığa uğradığını, eşcinsel ve siyah olmasından dolayı tacize maruz kaldığını belirtiyor. Faksın göndericisi, "öfkesinin durmadan büyüdüğünü" ve "barut fıçısı bir insana" dönüştüğünü ifade ediyor. Flanagan'ın, Charleston'da siyahi Amerikalıların gittiği kiliseye düzenlenen silahlı baskını gerekçe olarak gösterdiği iddialar arasında. Cinayetin ardından zanlının "Bryce Williams" adıyla açtığı Twitter ve Facebook hesapları kapatıldı.
Star

POLİTİKA

Viyana Karşılaması
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ile görüştü. Önceki gün Avusturya'nın başkenti Viyana'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen görüşmeye, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür, HDP Avrupa Temsilcisi Eyyup Doru ve DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek de katıldı. Demirtaş dün ise basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında bir araya geldi. Seçim startını Viyana'dan verdiklerini belirten Demirtaş, "Biz geçici seçim hükümetinde görev alacağız. Hangi arkadaşımız görev alırsa bizim açımızdan fark etmez" dedi. Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise Parti Meclisi toplantısının açılışında "Bu kritik süreçte meydanı AKP iktidarına bırakmaya niyetli değiliz. Her alanda görmek istemedikleri, yok saydıkları HDP'yi burunlarının ucunda görmeye devam edecekler, buna alışsınlar" değerlendirmesini yaptı.
Hürriyet

'Özel Hayata Saygılıyız'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a yönelik iddiaya ilişkin, "İstanbul Milletvekilimiz Sayın Mahmut Tanal'ın TBMM'ye verdiği ve Grup Yönetimi'nin onayından geçen soru önergesinde Cumhurbaşkanı'nın kızı Sümeyye Erdoğan'ın ismine yer verilmemiştir" ifadesini kullandı. CHP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuya ilişkin açıklamalarına yanıt verdiğini belirtti. Grup Başkanvekili Levent Gök ve İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın söz konusu önergede, "asla Sayın Sümeyye Erdoğan'a dönük bir maksadın söz konusu olmadığını" açıkça söylediklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, meselenin bir danışman hatasından kaynaklandığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "İstanbul Milletvekilimiz Sayın Mahmut Tanal'ın TBMM'ye verdiği ve Grup Yönetimi'nin onayından geçen soru önergesinde Cumhurbaşkanı'nın kızı Sayın Sümeyye Erdoğan'ın ismine hiçbir şekilde yer verilmemiştir. Ancak bu önergenin medyaya duyurulması sırasında, maalesef bir danışman hatası sonucunda Sayın Sümeyye Erdoğan'ın ismi konuya dahil edilmiştir. CHP olarak özel hayata saygılıyız ve hiçbir şekilde siyasetin ilgi alanı içinde görmüyoruz. Grup Başkanvekilimiz Sayın Levent Gök Sayın Başbakan konuşmadan önce bu konuda bir açıklama yaptı. Sayın Tanal da asla Sayın Sümeyye Erdoğan'a dönük bir maksadının söz konusu olmadığını açıkça söyledi. Mesele bir danışman hatasıdır ve o danışmanın işine son verilmiştir." CHP'li Tanal da sosyal medya platformu twitter üzerinden yaptığı açıklamada, şöyle dedi: "Soru önergemde Sümeyye Erdoğan'ın adı bile geçmemektedir. Söz konusu örgüt liderinin kendi internet sitesinden yaptığı açıklamalar bana mal edilmeye çalışılmaktadır. Kendi vatandaşını kendi milletvekilini yerden yere vurup radikal örgüt liderine arka çıkmak laf ettirmemek ancak sizin fıtratınızda vardır. " Eğitici Valideler Derneği'nce (EVADER) de konuya ilişkin olarak Tanal ve tiyatro oyuncusu Orhan Aydın hakkında suç duyurusunda bulunuldu. EVADER Genel Başkan Yardımcısı Saliha Dönmez, "Bir takım haddini bilmez kişiler tarafından Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın ismi kullanılarak aslında tüm hanımlarımızı hedef alan bir karalama kampanyası yapılmıştır" dedi. Öte yandan Sümeyye Erdoğan'a sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Osman Ç. adli kontrol hükümleri çerçevesinde serbest bırakıldı.
Milliyet

'Ak Parti Oylarını Artıracak'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bazı gazetelerin Ankara temsilcileriyle yaptığı sohbet toplantısında, gündemi değerlendirdi. Kurtulmuş, özetle şunları söyledi: "Allaha şükür Türkiye, çevremizdeki ülkelerden ayrışıyorsa en temel nedenlerden birisi önümüzde sandığın olması ve sandığın belirleyici olmasıdır. Türkiye, 7 Haziran seçimlerinden sonra da bu anlamda önemli bir kazanım elde etti. Bu koalisyon kurulması aşaması da büyük bir tecrübedir, geçici hükümet olması da tecrübedir. Normal bir süreç işledi. Niye erken seçime gidiyoruz sorusunun cevabı da çok basit, uzun dönemli, milleti tatmin edecek bir koalisyon kurulamadığı için. Bunun normal görülmesi lazım. Allahtan ki önümüzde bir süreç var ve hiçbir telaşa belirsizliğe mahal olmadan süreç yürütülüyor. 1 Kasım'da sandıktan ne sonuç çıkarsa başımızın üstünde yeri var. Ne sonuç çıkarsa saygıyla karşılarız. AK parti 7 Haziran'a göre oylarını artıracaktır. Umut ederiz ki tek başına sonucu getirir. Toplumun belli kesimlerinde, önemli kesimlerinde gerçekten bir istikrar arayışını getirebilir." "Önümüzdeki dönemlerde dünya piyasalarında ekonomik krizle burun buruna geldiğimiz, belki fırtına öncesi bir dönemle karşı karşıyayız. Çin'deki durum, FED kararı, bütün bunlar Türkiye'yi kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle karşı karşıya getirebilir. Ayrıca terörle mücadele meselesi, hem terörle mücadele edilmesi, barışın sağlanması, terör örgütünün bütünüyle silahları gömerek barışın, kardeşliğin, birliğin sağlanması konusunda ciddi bir irade olduğu görülüyor. Daha çok AK Parti'nin oy almasına neden olacak bir zeminin oluşacağını tahmin ediyorum." "Bu kongre inşallah seçim kampanyasının da başlangıcı olacak. Ümit ediyorum ki 7 haziranda halkın bize verdiği mesajın anlaşıldığı, bu anlamda bir yenilenme ruhuyla AK Parti'nin fabrika ayarlarına döndüğü, ekonomik ve hukuki reformları tamamlama iradesini ortaya koyduğu, geniş kesimlerin bu kadro geleceği kurabilir mesajının çıktığı, geniş kesimlere yayıldığı bir kongre olacağını düşünüyorum. Bu kongre abdestini tazelediği bir kongre olacaktır diye u mut ediyorum."
Vatan

Mhp'den Sonra Hdp De Fire Verdi
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bakanlık teklif ettiği HDP'li üç isimden biri olan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel kurulacak seçim hükümetinde yer almayacağını açıkladı. Levet Tüzel dün TBMM'de yaptığı basın toplantısında şunları söyledi: "Başkanlık rejimini gerçekleştiremeyen sayın cumhurbaşkanı ve ekibi ülkeyi böylesi olağanüstü koşullarda bir seçime götürüyor. Bu bir dayatma ve süreç o günden bugüne anti demokratik şekilde işledi, işlemeye devam ediyor. Yeniden savaş başlatıldı." "Ülkenin Kürt illerinde, bölgede, bugün Yüksekova'da olan gelişmeler her yerde olağanüstü hal ve halka karşı yürütülen operasyonlar söz konusu. Anayasa yok, hukuk yok, teamül yok. Her şey cumhurbaşkanı başbakan ikilisinin keyfiyetleri çerçevesinde uygulanıyor. Ve şimdi bizim katılmamızı istedikleri, tekrarlanacak seçimin yürütülmesini sağlayacak seçim hükümetinin de bu işleyişin bir devamı olacağı çok açık. Hem halka karşı yürütülen savaş, hem baş gösteren ekonomik kriz, işte kamu emekçileriyle imzalanan toplu sözleşmede örnekte olduğu gibi, hem ülkedeki halkları refaha kavuşturacak bir dil tersine nefret söylemini hala sürdürüyorlar. Hâlâ HDP'yi düşmanca hedef gösterir halde olmaları aslında bu hükümetin aynı çizgide iş yapacağını gösteriyor. Teslim edelim, kabul edelim ki yeni hükümetin de ana işlevi bu olacaktır. Her tür keyfiyetle, entrikayla arzu ettikleri sonucu elde etmek için her şeyi göze almak" Bölgede olanlar kaygı verici. AKP hükümeti çok açık Kürt hareketine, barış isteyen güçlere, HDP'ye tuzak hazırlıyor. Bugün hükümette HDP'nin varlığını bile sindirmekten çok çok uzakta, demokrasi kültürü kesinlikle yok. En küçük bir saygı gereği parti yönetimlerine, önerecekleri vekillerin isimleri sorulmadı. Başbakan benim hakkımdır, benim anayasal yetkimdir deyip işin içinden çıkmaya çalışıyor."
Vatan


SPOR

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın önceki gün söylediği, "Ergin Ataman görevde kalırsa milli takıma oyuncu yollamam" sözleri basketbol dünyasında bomba etkisi yarattı. Ataman'ın kendisine dava açtığını kaydeden Yıldırım'ın, "hem milli takım hem kulüp takımı çalıştırması doğru değil" açıklamasına, Basketbol Federasyonu Başkanı Harun Erdenay'ın da destek vermesi ortalığı iyice karıştırdı. Erdenay, "Birkaç gün önce üst düzey bir antrenörü, 10 ay boşta oturtup, 2 ay milli takımı çalıştırmaya ikna etmenin mümkün olamayacağını dile getirmiştim. Biz Sayın Ergin Ataman ile milli takım antrenörlüğü konusunda anlaşma imzaladığımızda, kendisi zaten Galatasaray Kulübü'nün sözleşmeli antrenörüydü. Ben de milli takım antrenörünün sadece milli takımı çalıştırması konusunda Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım ile aynı düşünceleri paylaşıyorum. Bunun değerlendirmesini önümüzde oynayacağımız Avrupa Şampiyonası sonrası yapacağız. Zaten FIBA'nın yeni statüsünde artık kış aylarında da milli takım maçları oynanacak ve sorun kendiliğinden çözülecek" ifadelerini kullandı. Erdenay, bu konuyu tartışabileceklerini ama zamanlamanın çok yanlış olduğunu, kısa süre sonra milli takımın çok önemli bir Avrupa Şampiyonası oynayacağını belirtirken, Fenerbahçe Kulübü'nün milli takıma oyuncu göndermeme ihtimalinin bulunamayacağını, Aziz Yıldırım'ın da milli duyguları yüksek bir isim olduğunu vurguladı. Ancak Erdenay'ın sözleri, şampiyona sonrası değişim mesajı olarak algılanırken, Ergin Ataman'ın da kendisine sahip çıkılmaması nedeniyle kırgın olduğu ve Avrupa Şampiyonası'nın ardından milli takımdaki görevini bırakmayı planladığı öğrenildi.
Milliyet

Son iki maçta üçüncü farklı sistemi denedi Vitor Pereira. Bu sefer 4-3-3 ile oynadı. Orta saha kalabalık, Diego merkezde ve tüm hücum silahları da sahadaydı. İlk maçın son dakikasında gelen golle tur kapısını aralayan Fenerbahçe dün 7. dakikada iyice rahatladı. Diego, sağ kanattan bindiren Şener'i gördü. İçeri çevrilen topa Fernandao dokundu: 1-0 Golün erken gelmesine rağmen Atromitos dağılmadı. Özellikle Marcelinho bireysel anlamda zorladı. Orta sahayı tek başına geçince, Kjaer sarı kart görme pahasına durdurdu rakibini. Van Persie, Fernandao ile değişmeli olsa da genelde kanattaydı. Gol bulamadı ama hep olumlu işlerin içindeydi. 39'da Şener'in önüne bıraktığı topu tekrar almayı beklese de olmadı. İlk yarının son dakikasında Caner'in uzak mesafeli şutu direkte patladı. İkinci yarı da oyun Fenerbahçe kontrolündeydi. 60. dakikada Caner sert ve yerden içeri çevirdi. Kaleci Gorbunov bu ters topta hata yapınca golü kalesinde gördü: 2-0 Bu skorun ardından kalan yarım saat formaliteye dönse bile Fenerbahçe durmadı. Volkan Şen ilk buluştuğu topta Fernandao'ya nefis bir asist yaptı: 3-0 Bursaspor'un müthiş ikilisi geçen sezonki işbirliğini sarı-lacivertli forma altında da sürdürdü. İki maçı da kazanan sarı-lacivertliler, böylelikle hedeflediği "Avrupa Ligi Finali" için ilk adımı da atmış oldu.
Milliyet

15. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda erkekler 200 metrede altın madalyayı en büyük favori, Jamaikalı Usain Bolt kazandı. Pekin'de düzenlenen şampiyonanın 6. günü, birincilik mücadelesinin, 100 metre yarışında olduğu gibi Usain Bolt ile ABD'li Justin Gatlin arasında geçmesi beklenen erkekler 200 metre finaliyle sona erdi. Jamaikalı sprinter, son 10 metrede temposunu düşürmesine rağmen 19.55 saniye ile yılın en iyi derecesini yaptı ve peş peşe 4. kez dünya şampiyonluğuna ulaştı. Yarış öncesi 11 madalya ile (9 altın ve 2 gümüş) şampiyona tarihinin en fazla madalya kazanan sporcusu unvanını elinde bulunduran 29 yaşındaki Bolt, koleksiyonuna bir altın daha ekledi. ABD'li Justin Gatlin, 100 metre finalinde saniyenin 100'de biri farkla geçildiği Bolt'un bir kez daha gerisinde kaldı; 19.74 ile gümüş aldı. Bronz madalya ise 19.87 ile Güney Afrika rekoru kıran Jobodwana'ya gitti. Elemelerde 20.01 ile Türkiye rekoru kıran Ramil Guliyev, 20.11 koşarak dünya altıncısı oldu ve Türk spor tarihine adını yazdırdı.
Star

Beşiktaş, transfer döneminin bitmesine 4 gün kala kadrodaki eksiklerini tamamlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Cenk Gönen'in takımdan ayrılmak istemesi üzerine temasa geçilen İspanyol kaleci Victor Valdes ile de prensipte anlaşma sağlandı. Manchester United'ta Menajer Van Gaal'in kadroda düşünmediği ve alt yapı takımına göndermeye karar verdiği 33 yaşındaki deneyimli eldiven 2+1 yıllık teklifi prensipte kabul etti. İngiliz ekibinin 1 yıllık daha sözleşmesi olmasına rağmen Valdes'i bonservissiz serbest bırakacağı öğrenildi. Beşiktaş ise İspanyol kaleciye yıllık 2 milyon euro önerdi. Bu rakamı da onaylayan Valdes ile sözleşme detaylarını konuşan Beşiktaş, deneyimli eldiveni en geç pazartesi İstanbul'a getirip imza attırmayı planlıyor. Öte yandan İngiliz televizyonu SkySports da Beşiktaş'ın Victor Valdes için Manchester United ile anlaşmaya vardığını duyurdu. Bu arada Lucas Leiva'ya Liverpool'un izin vermemesi üzerine rotasını Juraj Kucka'ya çeviren Kartal, Milan engeline takıldı. Siyah- Beyazlılar, Slovak futbolcu için kulübü Genoa ile 2.5 milyon euroya el sıkıştı. Ancak Milan 3 milyon euro verip, Kucka'yı aldı. Beşiktaş, orta saha için Real Madrid'in Brezilyalısı Casemiro ve stoper bölgesi için de Marsilya'nın Sambacı'sı Doria'nın transferleri konusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme