1 Eylül 2015 Salı

01.09.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Neredesin Baba
Şehitler için ilk tören Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlendi. Törene, il yöneticileriyle şehit polis memuru Ahmet Gılıç'ın eşi Akile, kızı Ece Gılıç, şehit polis memuru İlker Narin'in eşi Emel ile 1.5 yaşındaki kızı Meyra Narin ve polis memuru Yılmaz Dikmen'in yakınları katıldı. Şehit polislerin cenazelerinin tören alanına getirilmesi sırasında Ahmet Gılıç'ın kızı Ece Gılıç, annesinin "Söz vermiştin dik olup ağlamayacaktın" demesine rağmen sürekli ağladı. Babası Ahmet Gılıç'ın fotoğrafına bakarak zaman zaman öpen Ece Gılıç, "Babamı iki aydır görmüyorum. Neredesin baba?" diye feryat etti. Şehit İlker Narin'in eşi Emel Narin soğukkanlı olmaya çalışırken, zaman zaman ağlayan kızı Meyra'yı kadın polisler kucaklayarak sakinleştirdi. Diyarbakır Emniyet Müdürü Adnan Daştan'ın konuşması ve duaların ardından cenazeler ambulanslara konulurken, şehit yakınları ve polisler birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü. Şehitler daha sonra toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi. Şehit Ahmet Gılıç'ın cenazesi İzmir Bergama'daki Kurşunlu Camisi ve çevresinde toplanan vatandaşlarca alkışlarla ve sloganlarla karşılandı. Annesiyle, şehit babasının tabutuna kapanan 13 yaşındaki Ece Gılıç, "Baba ne olur yanıma gel" diye bağırdı. Şehit kızının bu sözleri törene katılanları gözyaşına boğdu. Güçlükle ayakta duran şehit annesi Ümmühan Gılıç da, "Ahmetim geliyor. Bu acıya nasıl dayanırım" dedi. Şehidin ablası Hacer Kızıltaş da törende baygınlık geçirdi. Şehit polisin cenazesi ilçeye 18 kilometre uzaklıktaki Karahıdırlı Mahallesi Mezarlığı'nda babası Halil İbrahim Gılıç'ın, yanında toprağa verildi. Şehit polis memuru İlker Narin'in cenazesinin Kastamonu Havalimanı'nda karşılanması sırasında kızı Meyra'nın gözyaşları herkesi duygulandırdı. Şehidin cenazesi buradan Taşköprü Sümer Mahallesi Şehit Mehmet Sözen Caddesi'ndeki dede evine götürüldü. Şehidin annesi Elife Narin (51), babası Selim Narin (52) ve kız kardeşi Feyza Şenel (26) tabuta sarılıp ağladı. Şehidin annesi gazetecilere, "Oğlumu vuranın elleri kırılsın. Aslan yavrum. Kalleşlere inat dimdik ayaktayım. Beni çekin, biz yandık, başkaları da yanmasın. Utansınlar. Yavrumu görsünler de utansınlar. Şerefsizler utansın. Oturmayacağım, beni ayakta görsünler. Oğlum için dayanacağım. Yavrum, ben ayaktayım. Benim yavrumu yetim bıraktılar. Ağlayıp onları sevindirmeyeceğim" dedi. Taşköprü Şehir Stadyumu'nda yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla düzenlenen törende İlker Narin'in kız kardeşi Feyza Şenel, tabuta sarılıp ağabeyinin fotoğrafını okşayarak gözyaşı döktü. Şenel, "Bu benim en mutlu günüm, onlara inat dimdik ayaktayım" derken, annesi de "Bana bayramda izin alabilirse 10 gün izine geleceğini söyledi. Ama gelemedi. Çok seviyordu mesleğini. 'Gel, istifanı ver' dedim. 'Ben başka bir şey yapamam' dedi. Yavrumu kurban verdim teröristlere. Evimin neşesi gitti" diye ağladı. Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Mustafa Yoldan, "Gerekirse bu yolda hepimiz şehit olmaya hazırız" dedi. Şehidin cenazesi aile kabristanında toprağa verildi. Defin işlemi sırasında fenalık geçiren Narin'in annesi Elife, eşi Emel ve kız kardeşlerine sağlık görevlileri müdahale etti.
Hürriyet


'Barış Günü' İçin Umut Dolu Ziyaret
Bugün 1 Eylül, yani 'Dünya Barış günü' Maalesef Türkiye, silahların gölgesinde günler yaşıyor. Her gün şehit haberleri geliyor. İlklere sahne olan 30 Ağustos Resepsiyonu'na katılmak için gittiğim Ankara'dan umut veren izlenimlerle döndüm. Herkes kanın durmasını istiyor. Ön koşul silahların koşulsuz olarak bırakılması, PKK unsurlarının ülkeyi terk etmesi Resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Başbakan Ahmet Davutoğlu da devletin bu yöndeki kararlılığını kalın harflerle vurguladılar. Bu yapılırken bugünden itibaren yani tam da Dünya Barış gününde bölge halkıyla yakın temasa geçiliyor. Önceki günlerde hazırlıkları yapılan komisyonlar oluşturuldu. Ak Parti'de eski milletvekilleri ve mevcut milletvekillerinden Doğu ve Güneydoğu illerini ziyaret edip temaslarda bulunacak isimler belirlendi. İlk durakları Diyarbakır, Mardin ve Ağrı. Doğu'daki illerin kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ve mülki idare amirleriyle görüşecekler. Evet, çözüm süreci 'buzdolabında' belki ama Ak Partili isimlerin sahada bir durum değerlendirmesi yapacak olması son derece dikkate değer bir gelişme. İnsan, böyle bir ziyaretin olacağını duyduğunda bile içinde barışa dair umutlar hemen yeşeriveriyor. Bu komisyonlarla yüz yüze gelecek bölge insanı ile empati yaparsak onlar için bu ziyaretlerin önemini daha iyi kavrayabiliriz. Kısacası bu 1 Eylül, umudu müjdeliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla önceki gün ilk kez Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon verdi. Biz de bu sayede külliyeyi görmüş olduk. Resepsiyona tam 1800 davetli katıldı. Ancak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne girerken ne de çıkarken en ufak bir trafik sorunu yaşanmadı. Şehit haberleri nedeniyle müzik yoktu, şehitler için Kur'an okundu, dualar edildi. İkramlar abartılı değildi.
Milliyet

Onları İhbar Edene 4 Milyon Tl!
Terörle mücadelede 'ihbar' dönemi resmen başladı. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suç faillerinin yakalanmasına yardımcı olanlara, yerlerini ya da kimliklerini bildirenlere para ödülü verilmesine dair İçişleri Bakanlığı yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlandı. Kanun kapsamındaki suçların faillerinin yakalanmasında etkinliği arttırmak için, suçun işlenmesine katılmayan ve teröristlerin yakalanmasına yardımcı olan, yerlerini ya da kimliklerini bildiren kişilere İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulan komisyonca belirlenen miktarda para ödülü verilecek. Yönetmeliğe göre polis, asker ya da MİT mensuplarından ihbarda bulunanlara ödül verilmeyecek. Ancak köy korucuları ihbarda bulundukları takdirde para ödülünden yararlanacak. İhbarda verilecek bilgilerin daha önce devletin terörle mücadele birimleri tarafından elde edilmemiş olması gerekiyor. Ödül kazanmak isteyen ihbarcıların Türk vatandaşı olması da gerekmiyor. Yani yabancı bir kişi de ihbarda bulunduğunda hak ettiği takdirde para ödülü alacak. Ödülün miktarı ise aydınlatılacak suç ya da ihbar edilen teröristin etkinliğine göre değişecek. Ödül miktarı 200 bin lirayı geçemeyecek. Ancak yönetmeliğe göre ihbar edilen kişinin terör örgütünde üst düzey yönetici olması ya da aydınlatılacak suçun toplumda oluşturduğu infial ve etki dikkate alınarak ödül komisyonun önerisi ve İçişleri Bakanı'nın onayıyla ödülün miktarı 20 kat arttırılarak ihbarcıya 4 milyon liraya kadar ödül verilecek. Birden fazla farklı ihbarda bulunulduğu takdirde yakalanan her terörist ve aydınlatılan her suç için ayrı ayrı ödül verilecek.
Vatan

Polis Servisine Bombalı Saldırı
Şırnak'ın İdil ile Cizre ilçeleri arasında bulunan Şerafettin Elçi Havalimanı'nda görev yapan polis memurlarını taşıyan servis midibüsüne teröristler dün saat 11.30'da bombalı saldırı düzenledi. İdil ilçesinden havalimanında görevli polis memurlarını taşıyan ve içinde 13 polis memurunun bulunduğu zırhlı servis minibüsü, İdil'e 5 kilometre mesafedeki Jandarma Köprüsü Mevkii'ne geldiğinde PKK'lılar yola yerleştirdikleri bombayı uzaktan kumanda ile patlattı. Bombanın şans eseri midibüsün geçişinden hemen önce patlamasıyla, faciadan dönüldü. Patlamada 3 polis memuru yaralanırken, aracın ön kısmında hasar meydana geldi. Yaralı polisler bölgeye sevk edilen ambulanslarla İdil Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Saldırının ardından bölgeye çok sayıda asker ve polis sevk edildi. Karayolu trafiğe kapatılarak, bombanın patladığı yerde ayrıntılı inceleme yapıldı. Saldırıda kullanılan bombanın yaklaşık 200 kilo amonyum nitratla güçlendirilmiş C-4 patlayıcı olduğunun tahmin edildiği belirtildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 106, 8455-106, 9500                            
ABD Doları 2, 9164-2, 9181/ Euro 3, 2805-3, 2833/İngiliz Sterlini 4, 4831-4, 4911                  

Mısır'a Talih Kuşu
İtalyan enerji şirketi Eni, Mısır açıklarında 'süper dev' bir doğalgaz yatağı keşfettiğini, bunun Akdeniz'de şu ana kadar bulunan en geniş yatak olduğunu açıkladı. Bu keşif Doğu Akdeniz'i yeniden ısındıracağa benziyor. Keşif, kendi açıklarında bulunan doğalgazı ihraç etmeye çalışan İsrail'de siyasi tartışmalara yol açtı. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, "Mısır'daki bu dev keşif İsrail için can sıkıcı bir hatırlatma oldu. İsrail uyurgezerlik yaparak, kendi doğalgaz yol haritasını erteler ve yeni arama projelerini geciktirirken, ihracat olanaklarımızı da etkileyecek şekilde, dünya gözümüzün önünde değişiyor" eleştirisinde bulundu. Doğu Akdeniz bölgesini yakından takip eden Türk enerji uzmanları ise Mısır'daki keşif sonucunda, gazını ya Türkiye, ya Mısır'a ihraç etmesi söz konusu olan İsrail için Mısır opsiyonunun zora gireceği ve Türkiye opsiyonunun ağırlık kazanabileceğini söylüyor. Lakin İsrail gazının Türkiye'ye, Türkiye üzerinden Avrupa'ya iletilmesi projesinin önündeki başlıca engeller ise iki ülke arasında bozulan ilişkiler ve Kıbrıs meselesi. İtalyan enerji şirket Eni, önceki gün Mısır açıklarında dünyanın en büyük doğalgaz yataklarından birini bulduğunu açıkladı. 30 trilyon kübik feet yani yaklaşık 1 trilyon metreküplük bu rezervin, bugüne kadar Akdeniz'de keşfedilen en büyük rezerv olduğu açıklandı. Bu rezerv, 2014 yılında 48 milyar metreküp gaz tüketen Mısır'ın enerji ihtiyacını on yıllar boyunca karşılayacak büyüklükte. Eni CEO'su Claudio Descalzi, keşfin hem Eni, hem de Mısır için tarihi nitelikte olduğunu ve bundan sonraki planları tamamen değiştirecek bir rol oynayabileceğini söyledi. Descalzi proje için hızla çalışmalara başlayacaklarını ve en yakın zamanda üretime başlayacaklarını kaydetti. Keşif, düşük ve oynak petrol fiyatları ortamında yatırımlarını iyice kısan sektör açısından umut verici oldu. Söz konusu keşif, Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirebilir. En çok da İsrail gazının Mısır'a ihraç edilmesi planlarını etkileyecek gibi.
Hürriyet

Kredi Vadesi 4 Yıla Çıkıyor
Hükümet seçim öncesinde iç talebi canlandırmak, daha rahat bir ortamda seçime giderek daha fazla oy almak istiyor. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerdeki vade sınırını 36 aydan 48 aya çıkarma kararı aldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bu kararın kısa sürede alınacağı ve bir an önce uygulamaya sokulmasının planlandığını öğrendik. Bununla beraber tüketici kredilerinin bankalara maliyetinin de azaltılması planlanıyor. BDDK bireysel kredilerin risk ağırlığının azaltılması üzerinde çalışıyor. Bu yolla bankaların bireysel kredi vermeleri cazip hale getirilip piyasada rahatlık sağlanması ve bunun seçimde AKP oylarını olumlu etkilenmesinin amaçlandığı kesin. Böylece Ali Babacan'ın çabasıyla 2014 yılı başında uygulamaya sokulan iç talep ve cari açığı kısıtlamaya dönük tedbirlerde geri dönüş yaşanacak. Kritik küresel süreçte Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen cari açık, alınan bu önlemlerle sınırlandırılmış ve sağladığı fayda herkes tarafından görülmüştü. Şimdi ise kritik küresel süreç devam etmesine rağmen bu önlemlerde geri dönüş planlanıyor. Yanısıra son dönemde cari açığın yeniden artma eğiliminde olduğu da açık. Seçim ekonomisi ille de para dağıtarak olmuyor, ileride yaşanacak riskler görülmesine rağmen bankaların para dağıtmasının önünü açmak da popülizm. Bunun ilk işaretlerini yaklaşık 10 gün önce, yeni göreve gelen BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben vermişti. Akben konuyu finansal istikrar komitesinde ele aldıklarını ve "Kredi kartında taksit sayısı 9, acaba biraz bunu esnetebiliriz miyiz veya tüketici kredilerinde 36 taksit gibi Fakat orada da onları artırdığınızda bu defa cari açığa olumsuz etki yapıyor. Bilhassa ithal cep telefonu gibi ya da pahalı ürünler konusunda bunu esnettiğinizde cari açığa olumsuz etki yapıyor. Yani orta bir yerde buluşturmak lazım. Yönetebilir bir seviyeye getirmek lazım" demişti.
Hürriyet

'Sanayi' Ve 'Hizmet' Sektörleri Canlanıyor
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) oluşturduğu oluşturduğu Satınalma Müdürleri Bileşik Endeksi'nin (SAMEKS) ağustos ayı sonuçları Kırıkkale'de açıklandı. MÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Akif Demirbaş, sanayi ve hizmet sektörlerini içeren SAMEKS'in, ağustos ayında bir önceki aya göre 3.4 puan artarak 52.8 puana yükseldiğini bildirdi. Demirbaş, SAMEKS verilerinin Türkiye ekonomisinde aylık olarak işlerin nasıl gittiğini göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Nazım Özdemir de, kaos ortamlarının bir an önce sona ermesi ve ülkenin tekrar hızlı bir şekilde kalkınmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. Özdemir, "2.63'e kadar düşen dolar bir anda 3 liraya kadar tırmandı. Ancak Bütün bu olumsuzluklara, güven ortamındaki problemlere ve kurdaki baskılara rağmen Türkiye ekonomisi, yılın 2. çeyreğinde de ciddi anlamda bir gelişme gösterdi" dedi.
Türkiye

Ekonominin Patronu Cevdet Yılmaz
Başbakan yardımcılarının görev alanları belirlendi ve 13 yılın ardından kabineye veda eden Ali Babacan'ın görev alanlarının tamamı yeni Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a geçti. "Ekonomi konularında genel koordinasyon" görevinin yanı sıra Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Türkiye Kalkınma Bankası, Türkiye İhracat Kredi Bankası, Vakıflar Bankası, SPK, BDDK ve TMSF kurumları Cevdet Yılmaz'a bağlandı. Yılmaz, böylece ekonominin de patronu oldu. Öte yandan kurullarda görev alacak hükümet üyeleri ile ilgili Başbakanlık Genelgesi de dün Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Genelgeye göre, Yüksek Planlama Kurulu'na, Özelleştirme Yüksek Kurulu'na, Savunma Sanayi Yüksek Koordinasyon Kurulu'na Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlık edecek. Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu'nun başkanlığını Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz yapacak.
Milliyet

Fırtınaya Hazırız
Piyasalar faizleri 6 yıldır neredeyse sıfırda tutan ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 17-18 Eylül tarihinde vereceği faiz kararına kilitlenirken, parayı yönetenlerden sürpriz bir çıkış geldi. 1978 yılından bu yana düzenlenen Jackson Hole merkez bankaları konferansına katılan üst düzey yetkililer, 'Fırtınaya hazırız' mesajı verdi. Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'ın Eylül'de faiz artışı için açık kapı bıraktığı hafta sonu yapılan zirveye katılanlar, ABD'li meslektaşlarına Fed'in yapacağı bir faiz artışına hazır olduklarını ve bu adımın daha fazla geciktirmeden atılmasını tercih ettiklerini belirtti. Farklı merkez bankalarından gelen yetkililer, katıldıkları özel ve açık oturumlarda Fed'in parasal sıkılaşmanın sinyalini uzun süredir verdiğine dikkat çekerek, doların 1 yıldır devam eden değer kazanma süreci sonrasında piyasaların faiz artırımına olabildiğince hazır olduğu mesajını verdi. Bazı yetkililer de piyasadaki volatilitenin ABD'de faizlerin Eylül ayında artırılabileceğine yönelik Fed yetkililerinden gelen açıklamalardan kaynaklandığını düşünüyor. Meksika Merkez Bankası'nın Başkanı Agustin Carstens'e göre, ABD'de yapılacak faiz artışı, her ne kadar Meksika'nın birkaç gün içinde faiz artırmasını gerektirecek olsa da sağlıklı bir ekonominin göstergesi olacağından olumlu bir sinyal olarak algılanacak. Carstens, "Eğer Fed sıkılaşmaya başlarsa enflasyonda artış olduğu algısından dolayı olacak ama orada daha önemli olan işsizliğin düşmesi ve ekonominin toparlanması Bu bizim için çok iyi bir haber" ifadelerini kullandı.
Vatan

Suriyeliler Ev Kurmaya Başladı Beyaz Eşya Sektörü Canlandı
Dayanıklı Tüketim ve Beyaz Eşya Perakendecileri Derneği (BEYPER) Başkanı Şahin Mersin, sayıları iki milyona ulaşan Suriyeli mültecilerin bir kısmının yerleşik hale gelip ev kurmaya başlamasıyla sektörün canlandığını söyledi. Mersin, yerleşik hale gelmeye başlayan Suriyelilerin pazara hareket getirdiğini belirterek, "Yaklaşık iki yıldır seçim sürecindeyiz. Türk halkı şu anda acil ihtiyacı olmayan ürünlerin alımını erteliyor. Suriyeliler ise pazara hareket getiriyor" dedi. Çeşitli kaynaklara göre Suriye'deki kaostan kaçarak Türkiye'ye gelen sığınması sayısı 2 milyon civarında bulunurken, bunun yüzde 10'luk kısmının yerleşmeye karar vermesi bile yaklaşık 200 bin kişilik talep oluşturuyor. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD)verilerine göre, beyaz eşya iç satışları Ocak-Haziran döneminde yüzde 10 artışla 3.29 milyon adet oldu. Sektördeki hareketlenmenin sınır illerinde ve İstanbul gibi büyük şehirlerde daha fazla hissedildiğini söyleyen Mersin "Gaziantep ve Adana'daki bayiler başta olmak üzere üyelerden aldığımız bildirimler bu yönde. Suriyeliler'in beyaz eşya satışlarını önemli oranda artırdığı bilgisi geliyor" dedi. Suriyeliler'in yerleşik hale gelmeye başlamasının diğer sektörlere de yansıdığını söyleyen Mersin "Sıfırdan ev kurdukları için hareketlilik beyaz eşyanın yanı sıra mobilya, ev tekstili, züccaciye, halı, elektronik satışlarına da yansıyor" dedi.
Star

Dış Ticaret Açığı 7 Aylık Dönemde % 13 Azaldı
Dış ticaret açığı, ocak-temmuzda yüzde 13 azalarak 40.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ihracat temmuz ayında, yüzde 16.2 azalarak 11.18 milyar dolar, ocak-temmuz'da yüzde 9.4 azalarak 84.65 milyar dolar olurken, ithalat temmuz'da yüzde 8.7 azalarak 18.21 milyar dolar, ocaktemmuzda yüzde 10.6 azalarak 124.96 milyar dolar oldu. Böylece ithalatta son üç ayda yıllık bazda yüzde 10'un üzerinde olan daralma temmuz ayında hız kesti. Dış ticaret açığı temmuz ayında ise, otomotiv ve altın ithalatındaki artışın etkisiyle yüzde 6.5 artışla 7.03 milyar dolar olarak gerçekleşti. TÜİK verilerine göre Avrupa Birliği'nin ihracattaki payı 2014 Temmuz ayında yüzde 45 iken, 2015 Temmuz ayında yüzde 46.3'e geriledi. AB'ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 13.8 azalarak 5.18 milyar oldu.
Star

DÜNYA

Kiev'de 'Özerklik Savaşı'
Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgelere daha fazla özerklik verileceği iddiasıyla aşırı sağcıların düzenlediği gösterilerde kan aktı. Ukrayna İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, dün ayrılıkçı bölgelerle ilgili görüşmelerin yapıldığı sırada parlamento binasını basmaya çalışan sağcılarla güvenlik güçlerinin çatışmaları sırasında bir ulusal muhafız ölürken, 10'u ağır 122 kişi yaralandı. Arbede esnasında bir protestocu el bombası attı. İçişleri Bakanı Arsen Avakov gözaltına alınan saldırganın üzerinde aşırı sağcı Svoboda Partisi'nin logosunun olduğu bir tişört giydiğini açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Sağ Sektör ve Svoboda'nın gösterilerini "Arkamızdan bıçaklandık" sözleriyle yorumladı. Ukrayna'nın Rus yanlısı eski Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'in 22 Şubat 2014'te devrilmesiyle sonuçlanan eylemlerde Sağ Sektör ve Svoboda, Poroşenko'nun da aralarında yer aldığı batı yanlılarıyla birlikte hareket etmişti. Yanukoviç'in devrilmesinin ardından ülkenin doğusundaki Rus yanlılarının isyanları aşırı sağcı gruplar ile Kiev'i karşı karşıya getirdi. Fransız haber ajansı AFP'ye göre sağcı grupların protesto ettiği ve dün parlamentoda ilk onayını alan yasa tasarısı doğuda ayrılıkçıların denetimindeki bölgelere daha fazla yerel yönetim hakkı tanıyor. Ancak ayrılıkçıların beklentilerinin aksine sanayi tesislerinin yer aldığı bu bölgelere tam ve kesin olarak özerk statü tanımıyor.
Hürriyet

Utanç Duvarı Ab'yi Birbirine Düşürdü
Tarihinin en önemli göç sorunuyla karşı karşıya olan Avrupa Birliği şu ana kadar devreye sokmaya çalıştığı önlemler sonuç vermeyince acil çözüm arayışlarını hızlandırdı. Kâğıt üzerinde dayanışma mesajı verilmesine karşın AB başkentlerindeki duyarlılık dozunun farklı olması üye ülkeleri birbirine düşürdü. Durumun giderek kötüleşmesi üzerine AB Dönem Başkanı Lüksemburg, Birlik ülkelerinin içişleri bakanlarını 14 Eylül'de acil toplantıya çağırdı. Şu ana kadar çok sayıda acil nitelikli toplantı düzenleyen ancak sorunun büyüklüğü ve bazı ülkelerin isteksizliği nedeniyle aciz kalan AB, Brüksel'de yapılacak toplantıda insan ticaretini önleyici önlemlerin yanı sıra bazı göçmenlerin geri gönderilmesini sağlayacak politikaların devreye sokulmasına odaklanacak. AB ülkeleri göçmenler ile mülteciler arasında ayrım yapılmasını ve önceliğin mültecilere verilerek göçmenlerin geri gönderilmesini tercih ediyor. Bu kapsamda AB ülkelerinin 'geri dönüşün güvenli olduğu ülkeler' listesi hazırlaması bekleniyor. Göçmen akışını engellemek amacıyla bu tür bir adım atarak Sırbistan'la olan sınırına tel örgü yerleştiren Macaristan, en çok mülteci kabul eden ülkeler arasında yer alan Fransa'nın hışmına uğradı. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, "Macaristan, Avrupa'nın parçası. Avrupa'nın değerleri var ve bu değerlere hayvanlar için bile yapılmayan çitler yerleştirerek saygı gösterilmez" ifadelerini kullandı. Fransa'dan gelen sert tepkilere Macaristan da aynı sertlikte cevap verdi. Macaristan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Levente Magyar, "İnşa ettiğimiz tel örgü, hem AB hem de uluslararası normlara uygun bir şekilde yapılıyor. Fransa da mültecilere karşı İngiltere sınırına yakın Calais'de daha büyük bir duvar ördü" diye konuştu. Öte yandan Fransa'nın Budapeşte büyükelçisi de Macaristan Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Günlerdir Budapeşte'deki tren istasyonlarında bekleyen yüzlerce göçmenin Viyana, Münihh ve Berlin'e giden trenlere binmelerine izin verilmesi de Macaristan'ın attığı son adımlardan birisi oldu. Avusturya polisi, akşam saatlerinde yüzlerce mültecinin Salzburg kentine ulaştığını, bazılarının Almanya'nın Münich kentine giden trenlere binerek yollarına devam ettiklerini açıkladı. Avusturya'nın başkenti Viyana'da da 20 bin kişi, geçtiğimiz hafta 71 mültecinin kamyon kasasında havasızlıktan boğulmasını protesto etti. Yunanistan ve Bulgaristan'a ulaşan binlerce mülteci, daha sonra Sırbistan üzerinden Macaristan'a yöneliyor. Schengen üyesi olan Macaristan, mültecilerin gitmek istediği Avrupa ülkelerine de komşu. Macaristan ise bu akını durdurmak için Sırbistan sınırına 175 km'lik bir dikenli tel örme kararı aldı. Çitin tamamlanması için 31 Ağustos'a kadar süre konmuştu.
Hürriyet

'Yunanistan'a Götüreceğiz' Yalanıyla Kelepçeli Esaret
Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde hapsedildikleri bağ evinden bekçi tarafından kurtarılan 13 Suriyeli sığınmacıların, kendilerine polis süsü veren kişiler tarafından alıkonulduğu ortaya çıktı. Sancaklı İğdecik Mahallesi Muhtarı Yusuf Ziya Özel, sığınmacıların İzmir plakalı bir ticari taksinin ova yollarında dolaşmasının şüphe çekmesi üzerine kurtarıldığını anlattı. Bağ evine girdiklerinde insanlık dışı manzarayla karşılaştıklarını aktaran Özel, 3'ü kadın 13 sığınmacının ellerinin plastik kelepçelerle bağlanmış olduğunu gördüklerini söyledi. Kurtarılan sığınmacıların, Yunanistan'a götürülmek üzere anlaştıkları kişilerin kendilerini polis olarak tanıttığını aktardığını ifade eden Özel, "İzmir'den buraya getirmişler, ellerini arkadan kelepçelemişler. Suriyelilere 'Biz polisiz' demişler, kendilerine polis süsü vermişler. Ellerinde telsizleri varmış. Yunanistan'a götürmek üzere anlaşmışlar. 14 bin liraya anlaşmışlar ancak buraya neden getirdiler, ellerini neden kelepçelediler, bilmiyoruz" şeklinde konuştu.
Milliyet

'Baal Tapınağı Yıkıldı' Muamması
Cihatçı örgüt IŞİD'in kontrolünü mayıs ayında ele geçirdiği Suriye'deki antik Palmira kentine saldırıları sürüyor. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden yapılan açıklamaya göre IŞİD, pazar gecesi iki bin yıllık Baal (Bel) Tapınağı'nın büyük bir bölümünü 30 tonluk patlayıcılarla havaya uçurdu. Patlamayla ilgili farklı kaynaklardan çelişkili açıklamalar yapıldı. Konuyla ilgili UNESCO, dünya mirası listesinde bulunan Baal Tapınağı'nın yıkıldığını duyururken, Suriye antik kentlerinden sorumlu Mamun Abdülkerim bu açıklamayı yalanladı ve patlamanın tapınağa zarar vermediğini aktardı. Abdülkerim, tapınağın çevresinde patlama meydana geldiğini doğrularken, temel yapının, kolonların ve kutsal yerlerin zarar görmediğini belirtti. Abdülkerim ayrıca, "Kasabadan aldığımız bilgilere göre tapınak hala ayakta ancak bölgeye yeteri kadar yaklaşmak henüz mümkün değil" ifadelerini kullandı. Palmira'da yaşayan aktivist Muhammed Hasan el-Humsi, pazar gecesi gerçekleşen patlamada ciddi bir yıkım meydana geldiğini aktardı. AFP'nin aktardığı bilgiye göre, UNESCO tarafından dünya mirası listesinde bulunan Baal Tapınağı'nın yıkımını gösteren herhangi bir fotoğraf da IŞİD tarafından henüz yayınlanmadı. IŞİD geçen hafta Palmira'daki bir diğer tapınak olan Baalşamin Tapınağı'nı havaya uçurmuş; UNESCO bu yıkımı 'savaş suçu' olarak nitelendirmişti. Suriye antik kentlerinden sorumlu Abdülkerim, Baal Tapınağı'nı Yunanlılar ve Romalılar'ın sanat anlayışı ile Doğu'nun sanat stilinin muhteşem bir kombinasyonu olarak nitelendirdi.
Milliyet

'O Aileyi Vurmalıydı'
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde cuma günü İsrail askerinin gözaltına almaya çalıştığı çocuğun görüntüleri konuşulmaya devam ederken, İsrail Kültür Bakanı Miri Regev'den tartışılacak bir açıklama geldi. Filistinli ailenin askeri engellemeye çalıştığı görüntülerden dolayı şoke olduğunu kaydeden Regev, Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Saldırıya uğrayan askerin ateş etmesine izin vermeliyiz. Güvenlik Bakanlığı'na bu aşağılamanın durdurulması ve ateş etme düzenlemelerinin derhal değiştirilmesi çağrısı yapıyorum" diye yazdı. Askerin kolu alçılı olan 12 yaşındaki Muhammed Tamimi'yi gözaltına alma girişimi, aile üyelerinin araya girmesiyle başarısız olmuştu. Görüntülerde askerin elini ısırdığı görülen küçük kızın Muhammed'in 13 yaşındaki ablası Ahed Tamimi olduğu ortaya çıkmıştı. 2012'de İsrail askerlerine 'kafa tutarken' çekilen görüntüleriyle dünya gündemine gelen Ahed Tamimi, aynı yıl İstanbul'a gelmiş ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan cesaret madalyası almıştı.
Vatan

Tayland Polisinin Aradığı Kadın Turkiye'de
Tayland'ın başkenti Bangkok'un gözde turistik mekanlarından Erawan Tapınağı yakınlarında 17 Ağustos'ta düzenlenen ve çoğu turist 20 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıyla ilgili 2 yeni şüpheli belirlendi. Polis, hafta sonunda başkentte düzenlenen operasyonda evinde 'Adem Karadağ' adına düzenlenmiş sahte bir Türk pasaportu bulunan zanlıyla bağlantısı bulunan Wanna Suansun adlı Tayland vatandaşı bir kadınla yabancı olduğu söylenen bir erkeği arıyor. Polis yetkilileri, Suansun ve diğer zanlı hakkında izinsiz patlayıcı bulundurma suçlamasıyla yakalama emri çıkartıldığını belirtti. Pazar günü Bangkok'un Min Buri semtindeki bir eve baskın düzenleyen polis, içinde patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler bulunan evi 26 yaşındaki Suansun'un kiraladığını belirledi. Baskın sırasında polisle işbirliği yapan Suansun'un akrabalarının genç kadınla en son internet üzerinden haberleştiklerini söyleniyor. Akrabalarının iddiasına göre Suansun 3 aydan bu yana Türkiye'de bulunuyor. Saldırıyla ilgisi olmadığını öne süren genç kadının yakın zamanda ülkesine dönerek polise ifade vereceği iddia edildi.
Vatan

Türk Jetleri Halep Ve Çevresini Vuruyor
SUriye'nin Halep kenti ve çevresinde DAEŞ ile Türkmenler arasında çatışmalar sürerken Türkiye'nin de yer aldığı koalisyon uçakları Türkiye- Suriye sınırından geçerek Suriye'nin iç bölgelerindeki DAEŞ mevzilerini bombalıyor. Sınırın iç bölgelerinde aralarında Türkmenlerin de olduğu ÖSO ile DAEŞ militanları arasında çatışmalar sürerken sınıra yakın bölgelerde sessizlik hakim. Savaş uçaklarının Halep ve çevresinde bulunan Türkiye sınırına 40 kilometre uzaklıktaki DAEŞ mevzilerini vurduğu bildirildi. Türk jetlerinin Pazar günü DAEŞ mevzilerine yönelik saldırıları sonrası Halep'e bağlı Azez bölgesinde terör örgütüyle savaşan Türkmen birlikler bir köyü geri almıştı.
Star

POLİTİKA

İlklerin Resepsiyonu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Başkomutan' sıfatıyla, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin havuzlu bahçesinde önceki akşam 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu verdi. Terör eylemleri ve şehitlerin acısı nedeniyle resepsiyonda, müzik dinletisine yer verilmedi. Bunun yerine, Kurtuluş Savaşı ve terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitler için Kuran-ı Kerim tilaveti, külliye içindeki Millet Camii İmam Hatibi Adem Kemaneci tarafından okundu. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, resepsiyon boyunca davetlilerle sohbet etti, hatıra fotoğrafı çekildi. Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla bahçedeki havuz başında protokol için ayrılan koltuklara oturarak bir süre sohbet etti. Erdoğan'ın, resepsiyon kıyafeti giymiş olan komutanlarla sohbeti ilginiç bir görüntü oluşturdu. Resepsiyona TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Başbakan yardımcıları Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş ve Tuğrul Türkeş ile bazı bakanlar katıldı. CHP'den istifa eden Bağımsız Milletvekili İhsan Özkes de, resepsiyona katılan isimler arasındaydı. CHP'de iken Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni eleştiren Özkes'in, Erdoğan ile aynı fotoğraf karesinde yer alması ilginç bir görüntü oluşturdu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın da eşi Şule Akar ile katıldığı resepsiyonda, kuvvet komutanları, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, yüksek yargı organlarının başkanları ve üyeleri yer aldı. Milletvekilleri, azınlık cemaatlerinin dini temsilcilerinin de katıldığı resepsiyonda, Hülya Koçyiğit, Ahmet Özhan, Bülent Ersoy, İzzet Yıldızhan, Ece Erken, Alişan, Ahmet Yenilmez, Berdan Mardini, Muazzez Ersoy'un da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar da davetliler arasında bulundu. Resepsiyonda; iş dünyasından TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Demirören Holding Yönetim Kurulu Erdoğan Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Meltem Demirören Oktay, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şahenk de davetliler arasındaydı.
Milliyet

Eğer Görev Alsaydım Hükümeti Kurardım
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün NTV'de katıldığı programda gündeme ilişkin konuştu. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına "Söylediklerinin hiçbir ağırlığı yok. Bari kaçak sarayında konuşma arkadaş, sus yerinde otur, bağrımıza taş basalım, seni orada tutalım. Hâlâ intikam, kin hırsıyla konuşuyor" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Başbakanın güvenmediği bir kabine. Resmi Gazete'ye dayanarak söylüyorum. Bütün atamalar aşağı yukarı durdurulmuş. Güvensizlik üzerine inşa edilen kabine Türkiye'ye yarar getirmez. Bu kabinede yer almak ne demektir? Bakanlık koltuğunda oturacaksınız, altınızda arabalar olacak, eliniz kolunuz bağlı olacak sonra da 'ben bakanım' diye gezeceksiniz. Biz tekrar seçime hangi gerekçeyle gidiyoruz? 'Oy verdin ama iradeni saymıyoruz, benim söylemlerimi kabul edinceye kadar tekrar tekrar seçime gidiyoruz' diyorlar. Cumhuriyet tarihinde işlenmemiş bir süreci sıfırdan başlatıp tekrar seçime toplumu götürmek doğru değildir. Kndi müsteşarlarını tayin edebilecekler mi? İki aylık sürede Türkiye'nin hangi sorununu çözecekler? Türkiye'nin çözüm bekleyen temel sorunları var. Hiçbirisini bırakın çözmeyi, etrafında bile dolaşamayacaklar. Kabineyi tartışmak doğru değil, Türkiye'de hukuk yok, demokrasi kanıyor, anayasa askıya alınmış. Bu Bakanlar Kurulu etkisiz eleman. Koltukları usulen doldurulan Bakanlar Kurulu, bazıları araba ve koltuk sevdasıyla gitti, bazıları inanarak gitti ama onlar da neyle karşılaştıklarını görüyorlar. Görev alsaydım hükümeti kurardım. İkna edebilirdim Bahçeli'yi. Uzun süreli mi, kısa süreli mi kuracağız hükümeti? Kısa süreli hükümet bir koalisyon hükümeti mi, azınlık hükümeti mi olacak? Kısa süreli hükümetin başbakanı kim olacak? Koalisyon kurma gücümüz vardı. Parlamentoda sadece bir siyasi parti bütün siyasal partilerle görüşebiliyor. Bahçeli de Demirtaş da, koalisyon da mutlaka CHP olmalı diyor. Çünkü CHP'ye güveniyorlar. Bir kişi istemiyordu. O kişi iradesiyle, AKP'yi baskı altına aldı. Şimdi tekrar seçime gidiyoruz. Siyasi parti liderleri koalisyon kuramamışlarsa, vatandaşın siyasi partilere 'benim irademi niye çiğnedin, neden sandığa götürüyorsun' demesi lazım. Bahçeli'yle konuşurdum, onu ikna etmeye çalışırdım, ilkelerimizi koyardık masaya, emekliye ikramiye, asgari ücreti yapardık, 17/25 Aralık'ta hukukun gereklerini yerine getirebilirdik. Bizim koalisyon ya da azınlık hükümeti kurma şansımız yüksekti. O hak bilinçli olarak verilmedi.
Milliyet

Teğmenin Mesajı Hazırız
Deniz Harp Okulu'nu bitirerek harbiye saflarına katılan 223 teğmen için dün İstanbul Tuzla'daki Deniz Harp Okulu Komutanlığı'nda mezuniyet töreni düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel, 213'ü Türk, 4'ü Azerbaycan, 3'ü Kazakistan, 2'si Türkmenistan ve biri de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden olmak üzere toplam 223 deniz teğmenini donanma saflarına uğurlamanın haklı gururunu yaşadığını söyledi. Özel, genç teğmenlere seslenerek, meslek yaşantıları boyunca Atatürk ilkelerinin en büyük yol göstericisi olacağını vurguladı. Yeni mezunlar adına konuşan okul birincisi Hasan Salim Kanmaz, hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak her zaman göreve hazır olacaklarını belirtti. Hasan Salim Kanmaz, ailelerine de seslenerek duydukları gururu meslek hayatları boyunca yaşatmaya devam edecekleri sözünü verdi. Ardından Deniz Harp Okulu'nu dereceyle bitiren genç teğmenler diplomalarını aldı. Okul birincisi Teğmen Kanmaz'a diploma ve hediyesi Erdoğan tarafından verildi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da denizci üniformasıyla törene katılarak yeni mezunlara diploma ve hediyelerini takdim etti.
Hürriyet


SPOR

Trabzonspor Sportif Direktörü Süleyman Hurma, yönetime koşan, mücadele eden, rakibi dişleyen bir kadro kurma sözü verdiğini belirtip "Bunu yapabilirsek, eksiklerimizi de giderirsek şampiyon oluruz" ifadelerini kullandı. Camianın desteğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Hurma, "Camiamız arkamızda durduğu sürece biz bu işi başaracağız. Onların beklediği sonuçları ortaya çıkaracağız. Kimsenin bundan şüphesi olmasın" dedi. Ligin ilk 3 haftasında elde edilen 7 puandan daha önemli olanın orta çıkan tablo olduğunu söyleyen Trabzonspor Sportif Direktörü "Trabzonspor'un karakterini ortaya koyacak, mücadele gücü yüksek olan, eksiği de herkes tarafından görülebilen bir takım ortaya çıkarmak istedik" diye konuştu. Transfere de değinen Süleyman Hurma, çok özel bir oyuncu olmaması halinde transferi kapadıklarını söyledi. Hurma, devre arasında yapılacak takviyeler konusunda daha dikkatli olacaklarının da altını çizdi.
Hürriyet

Ukrayna asıllı milli yüzücü Viktoria Zeynep Güneş, ülkesindeki iç savaştan kaçarak geldiği Türkiye'de adeta tarih yazdı. Singapur'da düzenlenen Dünya Gençler Yüzme Şampiyonası'nda 50, 100 ve 200 metre kurbağalama ile 200 metre karışıkta altın madalyaya uzanan yıldız yüzücünün başarılarının yanında ilginç bir hayat hikayesi bulunuyor. Asıl adı Viktoria Solntseva olan 1998 doğumlu yüzücü, Ukrayna'nın doğusunda çıkan savaştan dolayı büyük sıkıntılar yaşadı. Ülkesi adına 2013 Dünya Gençler Şampiyonası'nda kurbağalamada 200 metrede altın, 50 metrede gümüş, 100 metrede ise bronz madalya alarak 15 yaşında dünyaya adını duyuran Viktoria Zeynep, geçen yıl ülkesinden ayrılarak Türkiye'ye geldi. İstanbul'da yaşamaya başlayan ve antrenmanlarını Turkcell'in sponsorluğunda gerçekleştiren Türk Milli Takımı'yla yapan Viktoria Zeynep Güneş, kısa sürede ay-yıldızlı formayla büyük başarılara imza attı. T ü r k Milli Takımı'yla ilk ciddi sınavını Singapur'daki Dünya Gençler Yüzme Şampiyonası'nda veren Viktoria Zeynep Güneş, Türk yüzme tarihine daha 17 yaşında adını "altın" harflerle yazdırdı. Viktoria Zeynep, daha önce gençler kategorisinde hiç madalyası olmayan Türkiye'ye tam 4 altın madalya kazandırdı. Viktoria Zeynep'in başarıları sonrası milli yüzücüyü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tebrik etti.
Milliyet

Transferin son gününde Galatasaray'da hareketli saatler yaşandı. İnter, daha önce 2.5 milyon euro teklif etiği Melo için sabah 3.7 milyon euro'ya çıktı; ayrıca Devler Ligi bonuslarıyla birlikte rakamın 5.2 milyon euro'ya yükselmesini sağladı. Brezilyalı oyuncunun menajeri Rodriguez de Melo'nun mutlu olmadığını ve İtalya'ya gitmek istediğini bir kez daha yönetime iletince, Cim Bom, İnter'in teklifini kabul etti. Melo'da mutlu sona ulaşan İnter, daha sonra Telles için devreye girdi; Brezilyalı sol beki yıl sonuna kadar kiralık olarak renklerine katmak istediğini bildirdi. Başkan Özbek teklifi Hamzaoğlu'na iletti. Genç hoca "Gitmek isteyeni tutmayalım" cevabını verince; teklif kabul edildi. Mancini'nin hocalığını yaptığı İnter, Telles için 1 milyon 550 bin euro kiralama bedeli öderken; sözleşmeye 8.5 milyon euro satın alma opsiyonu konuldu. Galatasaray'daki yeni sözleşmesine konulan "30 maç oynarsa 250 bin euro alır" maddesine tepki gösteren, yaz kampına katılmadığı için takım arkadaşları tarafından dışlandığını düşünüp ayrılmayı kafasına koyan Melo'nun babası Carvalho İnstagram hesabından; "Galatasaray her zaman kalbimizde olacak. Galatasaray taraftarını çok sevdik. Türkiye'de güzel anılarımız oldu. Kupalar kazandık, 4. yıldızı aldık" ifadesini kullandı.
Star

Viktor Valdes'ten Beşiktaş'a ağır bombardıman. Transfer döneminin bitimine çok az bir süre kala Beşiktaş'ın anlaşma sağladığı, ancak daha sonra transferinden vazgeçtiği Manchester United'ın kalecisi, Siyah-Beyazlı yönetimi suçladı. İspanyol basınına transferiyle ilgili açıklamalar yapan Valdes, Beşiktaşlı yöneticilerle anlaşmaya vardığını ve tüm şartları kabul ettiğini vurgularken, "Deyim yerindeyse beni ortada bıraktılar" ifadesini kullandı. Sözlü olarak tüm maddelerde görüş birliği içinde olduğu bir anlaşmadan neden geri dönüldüğüne anlam veremediğini belirten Valdes, Beşiktaş'ı ciddiyetten uzak bir kulüp olarak niteledi. Siyah- beyazlı kulüp ile prensipte 3 yıllık sözleşme imzalayacaklarını da sözlerine ekleyen İspanyol kaleci, onlara verdiği söz gereği bir başka takım ile görüşmediğini, son dakikada gelen olumsuz haber ile zor durumda kaldığını vurguladı. İspanyol basını ise Valdes'in, İstanbul'a hareket etmek için hazırlanan uçağın merdivenlerinden döndürüldüğünü yazdı. Beşiktaş'ın daha önce anlaşmaya vardığı bazı maddelerde değişiklik yapmak istemesi üzerine sözleşme yapılmadığına dikkat çekildi. Bu arada Beşiktaş Kulübü dün şu açıklamayı yaptı: "Önce anlaşıp, sonra vazgeçilmedi. Görüşme menajerlerle oldu. Teklifimiz uygun görülmediği için görüşmeler sonlandırılmıştır. Kimseyi ortada bıraktamdık."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme