10 Eylül 2015 Perşembe

01.10.2015 Genel Gündem

01.10.2015

GÜNDEM

İşçiler 28 Gün Sonra Serbest
Irak'ta 28 gün alıkonulduktan sonra serbest bırakılan 16 Türk işçi, ANA uçağıyla Ankara'ya geldi. İşçileri yurda getirmek için Irak'a giden, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga'yı taşıyan uçak, Bağdat Havalimanı'ndan uçuş ekibinin "hoş geldiniz" dilekleriyle havalandı. Uçağın havalanmasının ardından Türkeş ve bakanlar işçilerle konuştu, alıkonuldukları 28 güne ilişkin bilgi aldı. Yolculuk sırasında kendileri için özel hazırlanan Türk yemekleri ikram edilen işçiler, gösterilen ilgiden duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Protokol üyeleri ile işçileri taşıyan uçak, yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından Türk güvenlik görevlileri eşliğinde Esenboğa Havalimanı'na indi. Uçağın kapısında Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve beraberindekiler tarafından karşılanan işçilerin yakınları da aprona getirildi. İşçiler uçağın merdivenlerinden inerken apronda bekleyen eşler gözyaşına boğulurken, bazılarının kucaklarındaki bebekler de babalarını tanıyarak seslenmeye çalıştı. Burada bayraklarla bekleyen yakınlarıyla bir araya gelen işçilerden Hasan Türkmen, "Bize iyi baktılar, dövmediler, sevgi gösterdiler" dedi. Oğuzhan Yılmaz adlı işçi ise babası ve ağabeyiyle birlikte gittiği Irak'ta ailesiyle beraber esir düştüğünü belirterek, "Bayramda burada olmak isterdik, olamadık. Babamı önceden bırakmışlardı, ağabeyimle birlikte geldik" diye konuştu. Yakınlarına ağlayarak kavuşan bir işçi ise "Allah kimseye göstermesin, Irak işi benim için bitmiştir. Bize iyi davrandılar" dedi. Bir başka işçi "Bizi kim kaçırdı bilmiyorum" derken diğer bir işçi de "Operasyon yapılmadı, bırakıldık" diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun kaçırılan işçilerle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Devletin ilgili bütün birimlerinin yapılması gereken her türlü çalışmayı yaptığını vurgulayan Akdoğan, Irak merkezi hükümeti yönetimi ile de her türlü temasların kurulduğunu kaydetti. Akdoğan, "İşçilerin sağlık durumları gayet iyi. İşçilerimize bu süreçte milletimiz de dualarıyla destek oldular. Hepsine çok teşekkür ediyoruz. Havaalanı önünde çok büyük kalabalık var, bütün vatandaşlarımıza duaları için çok teşekkür ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kasırga ise, "Başlarına herhangi bir hadise gelmedi, burunları kanamadı, sorunsuz şekilde bu esaret sürecini geride bırakmış oldular. Iraklı yetkililerle sürekli görüşmeler yapıldı. Şükürler olsun işçi kardeşlerimiz serbest kaldı" ifadesini kullandı. Kasırga, işçilerin özgürlüklerine kavuşmasından Erdoğan'ın da büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "İşçilerin Irak'tan teslim alınması konusunda kendilerine vekaleten beni görevlendirdi ve bu uçağı tahsis etti" dedi.
Milliyet


Amcaya Son Görev
Tedavi gördüğü hastanede ani kalp durması sonucu önceki gün vefat eden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın amcası Aziz Gülbaran, dün İstanbul'da toprağa verildi. 84 yaşındaki Gülbaran için cenaze namazı öğle namazının ardından Fatih Camisinde kılındı. Cenazeye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan kızı Sümeyye Erdoğan ile Aziz Gülbaran'ın torunu Müge Gümüşdağ ile eşi Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ da katıldı. Galatasaray Eski Başkanı Adnan Polat da Gümüşdağ ailesini yalnız bırakmadı. Fatih Camisinden aynı anda 4 cenaze vardı. 4 cenaze için de ayrı ayrı namaz kılındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan namazda ön sırada saf tuttu. Erdoğan'a eski bakanlar Bekir Bozdağ, Lütfi Elvan ve damadı AK Parti İstanbul Milletvekili Berat Albayrak da eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan cenazenin arabaya kadar taşınmasına eşlik etti. Cenaze arabası başında bekleyen ve imamla konuşan Erdoğan daha sonra camiden ayrıldı. Aziz Gülbaran'ın cenazesi Edirnekapı'da toprağa verildi.
Vatan

Şehit Babası: Birlik Beraberlik İçinde Olalım
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde PKK'lı teröristlerin yola döşedikleri patlayıcıyı infilak etirmeleri sonucu şehit düşen Uzman Çavuş İzzet Taşbaş ve Uzman Onbaşı Yunus Arda Van'dan, Kozluk'ta şehit edilen polis Nedim Erbay ise Batman'da düzenlenen törenlerle memleketlerine uğurlandılar. Erzurumlu şehit Yunus Arda'nın Erzurum'un Aziziye ilçesine getirilen cenazesi ağıtlarla karşılandı. Ömer Nasuhi Bilmen Camisi'ndeki törende tabuta büyük oğlu Yavuz ile birlikte sarılan 4 çocuk babası Lütfü Arda, gözyaşlarını tutmadı. Baba Arda, "Rabbim kimseye böyle bir acı göstermesin. Allah için bu zalimlere karşı hep birlik ve beraberlik içinde olalım. Dışta ve içte bizi yıkmak isteyenlere karşı müslümanlar bir olalım. Kuzum, aslanım benim. Murat almadın hele düğünün olacaktı. Yavrum seni Allah'a emanet ediyorum" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 108, 3937-108, 5498                             
ABD Doları 3, 0226-3, 0267/ Euro 3, 3767-3, 3828/İngiliz Sterlini 4, 5760-4, 5832                  

'Milli' Ödeme
Kredi ve banka kartlarının sağ alt köşesinde yer alan ödeme sistemini gösteren alanda artık bir Türk markası da yer alacak. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından geliştirilen yerli ödeme yöntemi 'TROY' (Türkiye'nin Ödeme Yöntemi) 1 Nisan 2016 tarihinden itibaren uygulamaya geçecek. MasterCard, Visa'ya rakip olması beklenen TROY'un Türkiye'de bulunan 164 milyon adet kartta kullanılması bekleniyor. TROY aynı zamanda İngilizce'de Truva anlamına geliyor. BKM Genel Müdürü Soner Canko, "TROY kısa süre sonra hayata geçecek. Bugüne kadar bilgi birikimi ve teknoloji gücü ile oluşan altyapımızla artık kendi ödeme yönetimimizi yaratmanın zamanı gelmişti. Türkiye'de 106 milyon banka kartı, 58 milyon kredi kartı ve 2.4 milyon adet POS cihazı bulunuyor. Yıllık kartlı işlem tutarı 400 milyar dolar" dedi. Küresel düzeyde 1 milyarın üzerinde kredi kartı ve banka kartı için faaliyet gösteren sistemlere, yerel düzeyde özelleşen taleplere cevap verecek, farklı bir alternatif ihtiyacın giderek arttığını söyleyen Canko, çeşitli ülkelerde de yerel düzeyde bakıldığında alternatif ödeme yönteminin mevcut olduğuna işaret etti. Canko, şöyle konuştu: "Almanya, İtalya, Fransa gibi ülkeler bu uygulamaları gerçekleştirdi. Brezilya, Çin ve Rusya gibi ülkeler ise çalışmalar yapıyor. Bu da ne kadar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. 'Ben buna katılmayacağım. Ben bu işte yokum' diyen banka olmadı. 2.4 milyon POS cihazında TROY kullanılabilecek ve 45 bin ATM de TROY'a para ödeyecek."
Hürriyet

'Bunlar Açgözlülüğün Bir Sonucu!'
Almanya Federal Ekonomi Bakanı Wolfgang Schauble, Volkswagen'de ortaya çıkan emisyon skandalı hakkında ağır konuştu. Krizin ardından VW'nin artık eskisi gibi olamayacağını savunan Schauble, skandalın "açgözlülüğün sonucu" olduğunu söyledi. " Redaktions Netzwerk Deutschland"a (RND) ilk kez skandalı değerlendiren Bakan Schaeuble, emisyon skandalı sonrası otomobil devi Volkswagen şirketinin yapısında önemli değişiklikler yapacaklarını söyledi. Volkswagen'in, artık varlığını eskisi gibi sürdüremeyeceğini savunan Schaeuble, skandalın Almanya ekonomisi için bir tehdit yaratmadığını vurgulayarak, "Krizden daha güçlü bir şekilde çıkıyoruz. Krizlerden öğreniyoruz" dedi. VW'deki skandalı "Dünya pazarında giderek artan açgözlülüğün bir sonucu" olarak nitelendiren Alman Maliye Bakanı, finansal krizde olduğu gibi, küresel rekabette başarının da "acımasız olmaktan" geçtiğine inanıldığını gösterdiğini kaydetti. Schauble,"Bu aynı zamanda takdir edilme ve şöhret açlığı. Hayrete düşüyoruz ve her defasında nasıl sonuçlandığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. Krizin sonucunun VW'ye ağır bir bedel ödeteceğine işaret eden Schauble, "VW, kriz sonunda eski VW olmayacak" ifadesini kullandı. Bununla birlikte krizin etkileri de sürüyor. ABD, dizel araçlara verdiği çevre desteğini yeniden gözden geçirmeye alırken, Fransa da, VW Grubu'na krize konu olan motorlara sahip araçlar için sağlanan vergi desteğinin geri ödenmesi gerektiğini bildirdi. Enerji ve Çevre Bakanı Segolene Royal, "Şayet bu skandala konu olan araçlara da 'temiz" oldukları için devlet desteği verildiyse, bunlar geri alınmalı" ifadesini kullandı. VW'nin, İspanya'da araç başına 1000 euro olan alım desteğini geri ödemeyi kabul ettiği belirtiliyor. Alman sendika liderleri ise, Volkswagen'in istifa eden CEO'su Martin Winterkorn'un alacağı tazminata itiraz etti. Sendika liderleri, Winterkorn'un bu skandalın ve krizin meydana gelmesinde rolü bulunduğunu savunarak, tazminatının verilmemesini talep ettiler. Winterkorn'un tazminatının 60 milyon euro'yu bulabileceği öne sürülürken, sendikaların, eski Başkan Ferdinand Piech ile nisan ayında yaşadığı "mücadele"de CEO lehine görüş bildirdikleri ve destek oldukları hatırlatılıyor.
Milliyet

Kartta Yüksek Faiz Oyunu
Bankacılık sektöründe bankaların yasal düzenleme ve bu kapsamdaki tebliğleri açık alan bularak farklı eylemlerde bulunma girişimlerine yeni bir örnek daha eklendi. Geçmişte yüksek faiz oranları nedeniyle sayısız tüketicinin canının yandığı kredi kartı faizleri konusunda alınan tedbirler sonrası, Merkez Bankası, kart faizinde üst limit belirlemişti. Burada da oran yüzde 2.02 idi. Ancak bu yasal faize ek olarak, 'işlem ücreti' adı altında karttan çekilen nakit paranın tutarına göre aylık yüzde 5.5 ile yüzde 9'a varan faiz alan bir banka olduğu ortaya çıktı. Tüketiciyi korumak amacıyla yapılan bu düzenlemeyi aşmak için bu uygulamaya giden bir banka, kredi kartına Merkez Bankası'nın getirdiği azami faiz oranı olan aylık yüzde 2.02 faizin üstüne 100 Türk Lirası (TL) ile 499 TL arasında nakit çekiminde aylık yüzde 5.5 faiz, bankanın tanımı ile 'işlem ücreti' alıyor. Bu banka müşterilerine 500 TL ve üzeri işlemlerde de nakit çekimi 9 taksitte bölme olanağı veriyor ve yüzde 9 da faiz alıyor. Türkiye'de 90'lı yıllarda bireysel ve ticari hayatta ekonomik sıkıntılar yaşayan insanların başvurduğu tefeci faizlerini hatırlatan bu uygulama Merkez Bankası'nın karta getirdiği üst sınırın havada kaldığını gösteriyor. Banka'nın üçer aylık olarak açıkladığı ve uzun süredir aynı seviyede tuttuğu yasal azami aylık kredi kartı faizi açıklaması şöyle: "1 Temmuz 2015 tarihi itibarıyla geçerli olmak üzeri kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranları Türk lirası için yüzde 2.02, yabancı para için yüzde 1.62, aylık azami gecikme faiz oranları Türk lirası için yüzde 2.52, yabancı para için yüzde 2.12 olarak belirlenmiştir. Söz konusu oranlar azami oranlar olup, bankalarca kredi kartı işlemlerinde bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. Söz konusu oranlar azami oranlar olup, bankalarca kredi kartı işlemlerinde bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. "
Milliyet

Küresel Rekabette 6 Basamak Geriledik
Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan 'Küresel Rekabet Raporu'nda, 2015-2016 döneminde makroekonomik ortam ve kurumsal yapılanmadaki bozulma sonucu 140 ülke arasında altı basamak gerileyerek 51'inci sıraya düştü. İsviçre'de yerleşik olan WEF, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) - Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu ile çalışmalarını ortak yürüttüğü Küresel Rekabet Gücü Raporu sonuçlarını açıkladı. 2015-2016 dönemi Küresel Rekabetçilik Endeksi hesaplamalarına göre Türkiye 140 ülke arasında 51'inci sırada yer aldı. Türkiye bir önceki yıl 144 ülke arasında 45'inci, ondan önceki yıl ise 148 ülke arasında ise 44'üncü sırada konumlanmıştı.
Milliyet

Dolar 2.70'e İner Mi?
Döviz borcu olan şirketler, sanayiciler ve vatandaş 3 TL'nin üzerine demir atan dolar/TL'nin düşüp, düşmeyeceğini merak ediyor. Dolarla ilgili olarak yıl sonu için farklı senaryolar çiziliyor. Peki dolarda en iyimser ve en kötümser senaryo ne? ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı, 1 Kasım genel seçim sonuçları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) atacağı adımlar doların yönü üzerinde etkili olacak ana gündem maddelerini oluşturuyor. Analistler, ana senaryolar dışında Çin ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) kaynaklı gelişmelerin dolardaki harekete katkı sağlayacak olsa da söz konusu maddelerin, dolar üzerindeki etkilerinin sınırlı olacağı görüşünde birleşiyor. Olumsuz senaryoda dolar/TL için 3.30 ila 3.40 arasındaki seviyelerin görülebileceğini tahmin eden yatırım kuruluşları ve ekonomistler, en olumsuz senaryoda 3.70'in gündeme gelebileceğini aktarıyor. Olumlu senaryoların gerçekleşmesi halinde doların 2.90 TL'ye gerileyeceği kaydediliyor. En olumlu senaryoda 2.70 seviyelerine kadar bir geri çekilmenin görülebileceği ifade ediliyor. Analistler, Fed ve seçim sonrası hükümet kurmaya yönelik kötümser senaryolarda TCMB'nin olası adımlarının etkisinin sınırlı kalabileceğini ve dolar/TL'nin 3.20-3.40 aralığına kadar yükselebileceğini öngörüyor. Analistler, seçim sonrası tek parti iktidarının çıkmaması, partilerin herhangi bir uzlaşıya varamaması ve kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin kredi notunu düşürmesi gibi durumların söz konusu olması halinde, bunun şok etkisi yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Bu olumsuz durumda TL varlıklara yoğun satış dalgası gelebileceği kaydediyorlar. Uzmanlar, erken seçim sonuçlarının hükümet kurulmasını destekler şekilde gerçekleşmesiyle, koalisyon veya tek partili hükümet kuruluş sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasının yanı sıra Fed'in faiz artışını ötelemesi ve TCMB'nin sadeleşme adımlarını hayat geçirmesinin en olumlu senaryo olduğunu dile getiriyor. En iyimser senaryoda kurun 2.70-2.80 aralığını hedeflemesinin beklenebileceği vurgulanıyor.
Vatan

Petrol Ve Oto, Dış Ticarete Yama Oldu
DIŞ ticaret açığı düşük seyreden petrol fiyatları ve otomobil ihracatındaki artışla Ağustos'ta yüzde 39.8 düşüşle 4.89 milyar dolara geriledi. Son 6 ayın en düşük dış ticaret açığı elde edildi. TÜİK verilerine göre, Ağustos'ta dış ticaret açığında Ekim 2009'dan bu yana en büyük yıllık daralma görüldü. Açık Ocak-Ağustos döneminde yüzde 16.9 azalışla 45.24 milyar dolar oldu. İhracat Ağustos ayında, yüzde 2.8 azalarak 11.07 milyar dolar, Ocak-Ağustos'ta yüzde 8.7 azalarak 95.67 milyar dolara indi. İthalat Ağustos'ta yüzde 18.2 azalarak 15.95 milyar dolar, Ocak-Ağustos'ta yüzde 11.5 düşüşle 140.92 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalatta da aylık bazda bu yılın en yüksek daralması gerçekleşti. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın öncü verileri dış ticaret açığının Ağustos'ta yüzde 40.95 azalarak 4.88 milyar dolar olduğunu göstermişti. Avrupa Birliği'nin ihracattaki payı Ağustos 2014'te yüzde 44.3 iken, Ağustos 2015'te yüzde 44 oldu. AB'ye yapılan ihracat, 2014'ün aynı dönemine göre yüzde 3.4 azalarak 4.87 milyara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ağustos'ta yüzde 58.4'ten yüzde 69.4'e yükseldi. Odeabank Başekonomisti İnanç Sözer, Euro Bölgesi ekonomilerindeki canlanma ile Ağustos'ta ihracatın sadece yüzde 2.8 gerilediğini, ithalatın düşük petrol fiyatları ile yüzde 18.2 daraldığını söyledi. Sözer, şunları kaydetti: "Böylece Ağustos'ta cari işlemler dengesinin Ekim 2009'dan sonra ilk kez fazla vereceğini ve 12 aylık açığın da 43 milyar dolar ile 2010 sonundan bu yana en düşük seviyeye ineceğini tahmin ediyoruz. Yılın geri kalanında ise düşük petrol fiyatları ve son dönem gelişmeleri ışığında iç taleple birlikte cari açığın da hız keserek 2015 yıl genelinde 36.9 milyar dolara düşeceğini öngörüyoruz."
Vatan

Doğalgaz Ve Elektriğe Zam Yok
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali rıza Alaboyun, doğalgaz ve elektriğe yakın zamanda zam görünmediğini belirtti. Türkiye Enerji Vakfı (TENVA) tarafından düzenlenen 'Elektrik perakende satış sektörünün geleceği' sempozyumu sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Alaboyun "Serbest piyasa ekonomisi şartları içerisinde fiyatlar yükselebilecek de, alçalabilecek de. Ama mevcut elimizdeki veriler ve maliyetler açısında yakın bir gelecekte bir zam öngörmüyoruz. Serbest piyasa ekonomisi çok önemli petrol fiyatlarına bağlı olarak, doğalgaz fiyatlarımız da üçer aylık dönemlerde yenilenmesi söz konusu. Bundan kaynaklanan fiyat indirimi de olabilir, dolar ve piyasadaki şartlara göre fiyat artışı da olabilir. Artık serbest rekabet ortamında bunu değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Bakan Ali rıza Alaboyun, Güney Kıbrıs'ın doğalgaz arama çalışmaları konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'siz bir projenin Kıbrıs'ta gerçekleşemeyeceğini söyleyen Alaboyun "Kıbrıs'daki doğalgazın da bir noktadan sonra ister istemez Türkler'le paylaşmak durumundalar. Bunu eğer Avrupa'ya satmak istiyorlarsa, geçiş güzargahı Türkiye, başka bir yoldan nakledebilme imkanları da yok" diye konuştu. Alaboyun, elektrik dağıtım sektöründe 21 elektrik dağıtım şirketinin hepsinin 2013 yılı itibariyle özelleştirilmesi sonucunda özel sektör payının yüzde 100'e çıktığını anımsatarak "Bu sektör bu yıl itibariyle ülkemizde 100 bin istihdam, 760 milyon dolar vergi geliri sağladı. Bu kadar önemli bir sektörün uzun vadeli olarak yatırımlarına devam etmesi için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor" diye konuştu.
Star

DÜNYA

Rusya Da Savaşta
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Suriye'de iktidar değişiminin 'makul' bir sürede gerçekleşeceğine dair açıklamasını dün Rusya Federal Konseyi'nde ülke dışında operasyon düzenleme tezkeresine dair teklifin kabulü izledi. Bu gelişmenin ardından da Rus savaş uçakları dün öğleden sonra Suriye'de ilk kez hava operasyonu düzenledi. Moskova, operasyonu başladıktan 3 saat sonra doğruladı. Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü General İgor Konaşenkov, "Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Vladimir Putin'den aldığımız emirler doğrultusunda hava kuvvetlerimiz Suriye topraklarında terörist unsurlara karşı operasyonlarını başlattı" dedi. İlerleyen saatlerde Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Rus jetlerinin toplamda 20 uçuş gerçekleştirdiği, Suriye'deki Himeymim Hava Üssü'nden kalkan jetlerin, IŞİD'e ait sekiz hedefi vurduğu belirtildi. Açıklamada, hava operasyonunda, IŞİD'e ait silah, mühimmat ve yakıt depoları, araç ve iletişim merkezlerinin hedef alındığı ve dağlık alanda bulunan komuta merkezi gibi noktaların tamamen imha edildiği belirtildi. Suriye Cumhurbaşkanlığı da, operasyondan önce yaptığı açıklamada hava desteğinin Rusya'dan resmen istendiğini belirtti. Suriye devlet televizyonu, Humus ve Hama vilayetlerinde en az 7 alanın Rus savaş uçaklarınca vurulduğunu, Rus uçaklarının Suriye Hava Kuvvetleri ile işbirliği içinde IŞİD hedeflerini bombaladığını ileri sürdü. Hava saldırısının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir açıklama yaparak, operasyonun geçici olacağını, havadan gerçekleştirileceğini ve kara operasyonu öngörülmediğini söyledi. Suriye'de teröristlerle mücadele etmenin tek yolunun önleyici hamle olduğunu ileri süren Putin, teröristlerin başarılı olması halinde Rusya'ya geleceğini söyleyerek, bunun gerçekleşmesini beklemeyeceğini kaydetti. Terörizme karşı mücadelede uluslararası çabaların birleştirilmesi gerektiğini ve bunun mümkün olduğunu ifade eden Putin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'dan da ülkesinin geleceğine dair taviz vermeye hazır olmasını beklediğini söyledi. Rusya lideri "Rusya'nın beklentisi Esad yönetiminin ülkedeki yapıcı muhalefetle sıkı diyaloga başlamasıdır" ifadesini de kullandı. Hava operasyonuna ABD'den de tepki geldi. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Rusya'nın Suriye'de muhtemelen IŞİD güçlerinin bulunmadığı alanlara hava saldırısı yapmış göründüğünü söyledi. Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında Carter, bir gazetecinin "(Rusların) Hava saldırılarının IŞİD militanlarının bulunmadığı bir bölgede düzenlendiğini mi düşünüyorsunuz?" sorusunu, "Bilgiyi doğrulama konusunda dikkatli olmak isterim, ama öyle görünüyor ki, hava saldırıları muhtemelen IŞİD güçlerinin bulunmadığı bölgelerde oldu" şeklinde yanıtladı. Carter, ayrıca sadece Esad'a destek vermeye yönelik bir yaklaşımın"çökmeye mahkum" olduğunu söyledi. Rusya'nın, hava operasyonlarına başlama planını Bağdat'taki Amerikalı askeri yetkililere sadece bir saat önceden haber verdiği haberleriyle ilgili ise Carter, "Bu profesyonelce bir davranış değil" dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise "IŞİD operasyonu öncesi ABD'ye bilgi vermedik" açıklaması yaptı.
Hürriyet

Merkel'den 'Güvenli Bölge'ye Ret
Türkiye'nin Suriye'de istediği 'güvenli ve uçuşa yasak bölge' teklifine Fransa yeşil ışık yakarken Almanya karşı çıktı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye'nin kuzeyinde kurulacak bir güvenli bölge konusunda endişeli olduklarını açıkladı. Berlin'de partisinin milletvekilleriyle görüşen Merkel, mülteciler için oluşturulacak bir güvenli bölgeye sığınacak göçmenlerin katliam riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Srebrenica'da katledilen 8 bin Müslümana atıfta bulunarak, "Güvenliği garanti altına alamazsak ortaya Srebrenica'dan daha kötü bir durum çıkar" dedi. Buna karşılık Fransa Dışişleri'nden yapılan açıklamada, Paris'in Suriye'nin kuzeyinde mültecilerin yaşayabileceği uçuşa yasak bölge talebine olumlu yaklaştığı kaydedildi. Açıklamada Cumhurbaşkanı François Hollande'ın sözleri hatırlatılarak, "IŞİD ve rejim güçlerinin dışındaki tüm kuvvetlerin katılımıyla oluşturulacak uçuşa yasak ve mültecilerin gelerek yaşayabileceği güvenli bölge" fikrine Fransa"nın taraftar olduğu kaydedildi.
Türkiye

Almanya'dan Mültecilere Ek Yardım Sözü
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, mülteciler için öngörülen yardımların 1 milyar 600 milyon euro daha artırıldığını açıkladı. New York'ta yapılan G7 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısında konuşan Alman bakan, bu yardım ile Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi Suriye'ye komşu ve çok sayıda sığınmacıyı ağırlayan ülkelere destek verileceğini belirtti. Steinmeier, Almanya'nın payının 100 milyon euro olduğunu ifade etti. Yardım parası, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Dünya Gıda Programı (WFP) gibi BM'ye bağlı kurumlarda toplanacak. Steinmeier, "İkinci Dünya Savaşı'nın ardından en büyük mülteci akışı ile karşı karşıyayız. Uluslararası yardım kurumlarının kendileri de yardım talebinde bulunuyor" dedi.
Milliyet

Esad'a Karşı Fransa'da Savaş Suçu Soruşturması
Fransa'da Paris Savcılığı, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin 2011-2013 yılları arasında işlediği savaş suçları hakkında ön soruşturma başlattığını duyurdu. Soruşturmanın, Suriye'de polis fotoğrafçısı olarak görev yapan ve 2013 yılında ülkeden kaçan "Cesar" lakaplı bir Suriyelinin çekmiş olduğu fotoğraflardan yola çıkarak açıldığı belirtildi. 'Cesar' tarafından çekilmiş 55 bin fotoğraf daha önce Fransız yargısına teslim edilmişti. Fotoğrafta, Esad rejimi tarafından işkenceye uğramış 11 bin kişiye ait görüntüler bulunuyor. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius soruşturmayı 'savaş suçu soruşturması bizim görevimiz ve sorumluluğumuz' olarak nitelerken; işkenceye uğramış ve açlıktan ölmüş insanlara ait fotoğrafların bakılamaz derecede korkunç olduğunu söyledi. 15 Eylül tarihinde açılan soruşturma, dünyadaki önemli güçlerin Esad konusunda derin fikir ayrılıkları yaşadığını nişaret olarak yorumlanıyor. Fransa, dört gün önce ilk kez Suriye'deki savaşa hava operasyonları ile dahil olarak IŞİD'e ait bölgeleri vurmaya başlamıştı.
Milliyet

Diyarbakır'a 300 Amerikan Askeri
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı General Philip Breedlove, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne karşı oluşturulan uluslararası koalisyonun İncirlik Üssü'ndeki faaliyetlerini gelecek aylarda artırmayı planladığını, ABD Hava Kuvvetleri'nin de son dönemde Diyarbakır'daki hava üssüne uçak ve personel konuşlandırmaya başladığını açıkladı. Operasyon buyuyor Amerikan-Türk Konseyi'nin 34.Yıllık Konferansı'nda konuşan General Breedlove, "Koalisyon, IŞİD'e karşı yürütülen mücadelenin dozunu yükseltmek için gelecek aylarda İncirlik'teki operasyonel kapsama alanını artırma niyetinde. Son dönemde ABD Hava Kuvvetleri, Diyarbakır'daki hava üssüne uçak ve personel konuşlandırmaya başladı. (Bu güçler) Türk hükümetinin misafirleri olarak, koalisyon ortaklarımız Suriye veya Irak'ta yardıma ihtiyaç duydukları takdirde, onlara daha iyi biçimde destek sunmamızı sağlayacaklar. Bu gelişme, IŞİD'e karşı mücadelede koalisyon içerisindeki bir diğer başarılı işbirliğini oluşturuyor" dedi. Türkiye'nin Irak ve Suriye'den kaynaklı geniş çaplı istikrarsızlıklarla yüz yüze kaldığını ifade eden Breedlove, 'Türkiye'nin bir tarafta Suriye'de Esad rejimi tarafından alevlendirilen bir savaş ve bir devletin parçalanmasıyla baş etmek zorunda kaldığını, diğer tarafta da hükümeti IŞİD tarafından tehdit edilen Irak'taki derin istikrarsızlıkla uğraştığını' kaydetti. Arama-kurtarma Pentagon, Irak ve Suriye'de IŞİD'e yönelik mücadelede arama- kurtarma faaliyeti sağlamak için Diyarbakır'daki üsse, birkaç Pave Hawk helikopteri, bir C-130 nakil uçağı ve yaklaşık 300 asker konuşlandırılacağını açıkladı.
Vatan

Abbas'tan Oslo Resti
Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas, haftalardır merakla beklenen BM Genel Kurul konuşmasını gerçekleştirdi. Abbas, daha önce de sinyallerini verdiği gibi Filistin yönetiminin, İsrail'le önümüzdeki aylarda barış süreci konusunda olumlu bir gelişme yaşanmaması durumunda, Oslo Anlaşması başta olmak üzere son 20 yılda Tel Aviv yönetimiyle imzaladıkları tüm anlaşmaları feshedeceklerini duyurdu. Dünya liderlerinin BM kürsüsünde yaptıkları konuşmalarda Filistin sorununa değinmemelerine tepki gösteren Abbas, barış sürecinin, Batılı ülkelerin İran'la yürüttüğü nükleer müzakerelerde olduğu gibi çok taraflı şekilde ele alınmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Abbas, Filistin halkı üzerinde kontrolü bulunan İsrail gibi bir ülkeyle doğrudan müzakere edemeyeceklerini belirtti. Filistin lideri Mahmud Abbas, ülkesinin bayrağını dün BM Genel Merkezi önünde göndere çekti. Törende aralarında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da aralarında olduğu 193 üye ülkenin temsilcisi hazır bulundu. BM Genel Kurulu, Kasım 2012'de Filistin'i 'gözlemci kuruluş' statüsünden 'üye olmayan gözlemci devlet' statüsüne geçirmişti. Filistin bayrağının BM'ye çekilmesine İsrail, ABD, Kanada ve Avustralya karşı çıkmış, ancak tasarı oy çokluğuyla kabul edilmişti.
Vatan

POLİTİKA

Gençleri Baş Tacı Yapacağız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım bildirgesini gençlere adayarak "Bir ülkede diktatöre diz çöktüren sevgili gençler, sizinle övünüyoruz ve gurur duyuyoruz. Onlar gençleri göz ardı etti, biz baş tacı yapacağız. Sizlerden istediğim sadece bir şey var. Siyasete ilgi gösterin. Siyaseti dinozorlardan temizleyin" dedi. Konuştuğu kürsünün iki yanını da gençlere ayıran CHP lideri, partisinin ATO Kongre Merkezi'ndeki Seçim Bildirgesi ve Aday Tanıtım Toplantısı'nda şunları söyledi: "Bugün 30 Eylül 2015. 5 ay sonra yeni bir seçim bildirgesi ile karşınızdayız. Baskıya karşı direnen, özgürlüğü savunan gençlere adıyoruz bu seçim bildirgesini. 'Ali İsmail'lere, 'Özgecan'lara Öğrenci, memur, işçi, işsiz, çiftçi Bütün gençlere. Gençler yarının umududur. Ama gençler bugünün de ortaklarıdır. Soma'da yaşamını yitiren genç maden işçilerine adıyoruz bu seçim bildirgesini. TOMA'lara, biber gazlarına karşın polis barikatlarının önünde elinde karanfille bekleyen kitap okuyan yarattığı mizahla bir diktatöre diz çöktüren gençlere adıyoruz. Neden gençler? Büyüklerin kabahatlerinin faturası gençlere ödetildiği için 'gençler' diyoruz. Gence sen 'sus', senin konuşma hakkın yok dediler. Oysa o babalarından daha iyi yetişmişti. Daha iyi sorguluyordu. O nedenle biz gençleri baş tacı yapacağız. Gençleri bu ülkenin umudu olmanın yanında ortağı yapacağız. Bir süreç başladı 12 Eylül hukukuyla. Gençler olağan şüpheli olarak görünüyorlar. Gençleri olağan şüpheli sıfatından çıkaracağız. Onları olağan şüpheli olarak değil onları olağan yurtsever olarak göreceğiz. Biz bu gençlerden ne bekliyoruz? Siyasete ilgi gösterin. Siyaseti dinozorlardan temizleyin. Sizler siyasete ilgi gösterseniz emin olan bugün Türkiye'de yaşananların hiçbiri olmazdı. Siyasete barışı sizler getirirdiniz. Siyasete girin, aktif bir güç olarak da öne çıkın. Bakın tüzüğümüzde gençlere yüzde 10 kotası getirdik. Oran az diyorsanız önümüzde kurultay var. Gelin kurultaya, oranı yükseltin, size destek vereceğim. Mücadele ruhunuzu kaybetmeyin, mücadeleyi yapın, kesin kazanacaksınız. Gençler, sakın tuzağa düşmeyin. Birisi gelip size inanç üzerinden siyaset yaparsa bilin ki o bu ülkeye en büyük ihaneti yapan insandır. Birisi gelip etnik farklılıklar üzerinden siyaset yaparsa bilin ki o kendi ülkesini seven birisi değildir, ayrımcıdır, bölücüdür. Herkesin yaşam tarzına saygılı olacağız. Bunları siyasette araç olmaktan kurtaracağız. Önümüzde bekleyen en büyük 3 tehlike budur: Etnik ayrılık üzerinden siyaset, inanç üzerinden siyaset ve yaşam tarzı üzerinden siyaset. Bunları reddedin. Niye seçim sandığına gidiyoruz? Koalisyon neden kurulamadı? Biliyorsunuz herhalde. Bir siyasi lider özgür iradeye sahip değilse, kendi iradesini başka bir otoriteye teslim etmişse o siyasi lider koalisyon kuramaz ve ülkeyi de yönetemez. Saray'da oturan zatın baskısını omuzunda, sırtında, üstünde, hayatının her yerinde hissediyorsa o kişi lider olamaz. Lider özgür karar alan kimsedir. Türkiye'nin 5 temel sorunu; demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ekonomi, dış politika, eğitim ve toplumsal barış, yani Kürt sorunudur. Bunları çözmek yerine vatandaşın önüne şantaj tablosu koydular. Bu garabete son vereceksiniz. Sorun olan parti sorunu çözemez. Her şeye hayır diyen parti de sorunu çözemez. MHP her şeye hayır diyor, o zaman niye siyaset yapıyorsun? HDP denklem dışı. Türkiye'yi yönetmeye hazır değil, talip de değil. Geriye bir tek CHP kalıyor. Eğer Saray'a hizmet edecek birini bekliyorsanız, vesayet altında birini bekliyorsanız, gideceğiniz yer belli, itirazım yok. Ama halka hizmet edecek birini bekliyorsanız adres CHP."
Hürriyet
Güvenli Bir Bölge Sağlamalı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 70. BM Genel Kurulu'na hitap etti. Davutoğlu'nu eşi Sare Davutoğlu da locadan dinledi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'tan sonra kürsüye gelen Davutoğlu, 20 dakikalık bir konuşma yaptı. Konuşmasına Aylan'ın dünyayı sarsan fotoğrafı ile başlayan Davutoğlu, "Aylan'ın trajik hikayesi bize BM'nin ne için var olduğunu hatırlatmalı. Ailesi Suriye'deki bombalardan kaçmaya çalışıyordu. Bulan Jandarma, 'babası gibi hissettim' dedi. Aylan hepimizin çocuğu. Bizler insanlar olarak tarihin boş sayfalarında değiliz. Gecikmeden bugün, trajik olaylara karşı mücadele etmeliyiz. Kapılarımız, kalplerimiz açık olmaya devam edecek. Savaş ve zulümden kaçanları kucaklıyoruz. Şu ana kadar Türkiye'de 66 bin Suriyeli bebek doğdu, 9 milyon tıbbi muayene ve 280 bin ameliyat yapıldı" dedi. 12 milyon kişinin yerlerinden edildiğini bunun yarısının da çocuk olduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Bu trajedinin sona ermesi için Suriye'de halkın meşru bir devlete, hükümete ihtiyacı var. Onların iradesi, onların onayıyla kurulmuş bir hükümete ihtiyaçları var. Uluslararası toplum, o tarihe kadar bu insanlara güven duyabilecekleri, güvenli bir bölge sağlamalı. Hem rejimden hem de DEAŞ'ın kara saldırılarından korumak için. Esad'sız bir Suriye'ye ihtiyaç var, bir tiran olup varil bombaları ve kimyasal silahlarla halkını öldürüyor. Her başta kaldığı an, onu destekleyenlerin utancı bizim aklımızda olmalı ve diplomatik çözüm için, siyasi değişikliğin gerçekleşeceği bir geçiş dönemine ihtiyaç var. Bu amaç için çalışacağız. Hayatını kaybeden 300 bin kişinin sesini artık duymuyorsunuz" dedi. Terörizmi herhangi bir din veya herhangi bir etnik grup ile bağlantılandırmanın hata olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bugün geçmişte olduğu gibi Türkiye her türlü terörle mücadele etmektedir. Bunun içerisine DEAŞ ve PKK ile olan mücadele dahildir. Terörle mücadele faaliyetlerimiz ve bu amaçla uluslararası işbirliğine yönelik katkılarımız partnerlerimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. Biz de bu çerçevede partnerlerimizden önemli destekler bekliyoruz. DEAŞ ile mücadele etmek, DEAŞ'ı ortaya çıkaran şartları yok etmekten geçer onun için Esad gidene kadar bu süreci devam ettireceğiz. Demokratik, çok kültürlü, Esad'sız ve DEAŞ'sız bir Suriye'nin oluşması için çalışmalarımızı devam ettireceğiz. O çerçevede müttefiklerimizin, ortaklarımızın, dostlarımızın Türkiye ile birlikte her türlü terörle mücadele konusunda birlikte dayanışma göstermesini bekliyoruz" dedi. Davutoğlu, terörle birlikte mücadele edilmesi gerektiğine de bir kez daha vurgu yaptı.
Milliyet
Rutte: Suriye İle İlgili Görüşmemiz Lazım
Başbakan Ahmet Davutoğlu, BM Genel Kurulu için geldiği New York'ta BM'deki toplantıların yanı sıra bir dizi de ikili görüşme yaptı. Davutoğlu, ABD'deki temasları sırasında BM Genel Sekreteri Ban ki-Mun, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sali, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Ürdün Kralı 2. Abdullah, Kosova Başbakanı İsa Mustafa, Belçika Başbakanı Charles Michel, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, İngiltere Başbakanı David Cameron, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, İngiltere eski Başbakanı Tony Blair, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmeler yaptı. Davutoğlu, yoğun programı içinde birçok görüşmeye ucu ucuna yetişirken, Hollanda Başbakanı Mark Rutte'den görüşme talebi geldi. Birçok görüşme talebi yoğun program nedeniyle mecburi olarak reddedilirken, Davutoğlu'nun istemesine karşın Rutte görüşmesi de vakit olmadığı için gerçekleşemedi. Bir toplantı çıkışında Davutoğlu'nun yanına gelen Rutte, "Ahmet, görüşmemiz lazım" deyince Başbakan, "Cameron'la görüşmemiz var" yanıtını verdi. Tam o sırada yanlarına Cameron geldi. Rutte, Cameron'a dönerek, "Başbakan'la birkaç dakika görüşmem lazım" deyince Cameron da "olmaz bizim programımız var" karşılığını verdi. Bunun üzerine Cameron'dan sonraki Pakistan Başbakanı görüşmesi öncesine Rutte için görüşme süresi ayarlandı. IŞİD'e en fazla katılımın olduğu Avrupa ülkelerinden olan Hollanda'nın Başbakanı Rutte'nin Suriye'deki kriz ve IŞİD ile mücadele konularında Davutoğlu ile kısa bir görüşme yaptığı kaydedildi.
Milliyet
'Yasa Değişmeden Sandık Taşınmamalı'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, genel seçimde bazı bölgelerdeki sandıkların yeni bir yasal düzenleme yapılmadan taşınmasının mümkün olmadığını savundu. Şahin, dün TRT Haber'deki Haber Odası Programı'nda soruları yanıtladı. 1 Kasım'daki seçimde bazı bölgelerdeki sandıkların taşınması kararıyla ilgili soru üzerine, 7 Haziran seçimi sürecinde terör örgütü PKK'nın kırsal kesimde bazı köylerde çok yoğun baskı uyguladığını, bazı Ak Parti mensuplarının dağa kaldırılarak tehdit edildiklerini anlatan Şahin, şöyle devam etti: "Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki bir kanunun ilgili maddelerinde bir değişiklik yapılarak acaba risk oluşturan köylerde yaşayan seçmenlerimizi ilçe merkezlerine getirerek orada oy kullandırabilir miyiz diye bir yasal düzenleme hazırlığı içerisinde de olduk. Şimdi daha önce de buna benzer bir çalışma Adalet Bakanlığı'nda yapılmış. İlgili arkadaşlar dediler ki, 'bir ilçenin köylerini şehir merkezlerine getirdiğimiz de onları şehir merkezine getirecek şu kadar araç lazım, diyelim ki getirdik o şehir merkezinde o araçları park edecek yer bile bulamazsınız. Yani bunu fiilen uygulamak çok zordur' diye bir açıklama getirmişlerdi. Ama biz buna rağmen risk oluşturan özellikle kırsal kesimlerdeki köylerle ilgili bir yasal düzenleme yapalım diye bir hazırlık yapmıştık. Bu hazırlığın başında da ben vardım doğrusu. Arkadaşlarla elimizde bir metin oluşturmuştuk. Hatta eğer bir koalisyon kurulması mümkün olsaydı, sanıyorum CHP ile yapılan görüşmelerde bu da gündeme gelmişti. Bir koalisyon kurulması mümkün olsaydı ilk yapacağımız düzenlemelerden biri bu olmalıdır diye kendilerine teklif etmeyi öneriyorduk." Şahin, Cizre'deki bazı mahallelerdeki sandıklarla ilgili karar konusunda, "Şimdi Cizre İlçe Seçim Kurulu Başkanı oradaki iki mahalle veya üç mahallede sandık kurulmaması şeklinde bir karar almış. Benim hukuki bilgime göre bir ilçe seçim kurulu başkanının böyle bir karar alma yetkisi yok. Yüksek Seçim Kurulu'nun var mı? Bana göre o da yok. Çünkü bu konuda yasal bir düzenleme yapılmadan Yüksek Seçim Kurulu'nun bile böyle bir karar alamaması gerekir diye düşünüyorum" dedi. Programda, "O zaman taşımalı sistem konusunu boşu boşuna tartışıyoruz" denilmesi Şahin, "Ben öyle düşünüyorum" karşılığını verdi.
Vatan

SPOR

Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında pazartesi günü oynanan Kasımpaşa-Çaykur Rizespor maçı sonrasında canlı yayında iki takımdan özür dileyerek Türk Futbolu'na damga vuran Deniz Çoban, düzenlediği basın toplantısında gözyaşlarını tutamadı ve hakemliği bıraktığını açıkladı. Maçta çok farklı bir ortam olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Çoban, "Hakem yüzde 100 haklı olsa bile o koridorlarda hakemlere neler yapıldığını neler söylendiğini hepiniz biliyorsunuz. Ancak o maçta hiçbir kötü davranış yoktu. Soyunma odasına girdim, ardından Rıza hoca geldi ve 'Tebrik ediyorum güzel maç yönettin. Farklı bir amaçla söylemiyorum ama penaltı, penaltı gibi gelmedi' dedi. Cep telefonundan izledim ve Rıza hocanın yanına gitmek istedim. Ardından onun röportajda olduğunu gördüm. Orada vicdanım, ruhum, hislerim her şeyim aklımın geri planında hiçbir şey olmadan beni yayına çıkardı. Söylediğim bütün sözleri, vicdanımın sesini dinleyerek yaptım" dedi. Konuşmaya başlarken ilk olarak hata yaptığının altını çizdiğini belirten Çoban konuşmasına şöyle devam etti: "Hata yaptığımı söyledim. Vicdanımın sesini de durduramadım. Şunun çok net farkına vardım, benim için hakemlik bitmişti. Hiç kimse ile konuşmadım. Ailemle konuştum, böyle bir karar aldığımı söyledim kendilerine." Yaptığı hiçbir şeyden pişmanlık duymadığını da net bir şekilde ifade eden eski hakem, "Geriye dönüp baktığımda yine o davranışı yapmakta geri adım atmayacağımdan eminim. Kimseye en ufak bir gönül kırgınlığım yok. Tamamen kendi kararım ile hakemlik görevimi noktaladım" diye konuştu.
Milliyet

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım beklenen toplantısını yaptı. Bursa ve Beşiktaş maçlarındaki hakem hataları sonrası medyanın karşısına geçen Yıldırım, "Federasyon, içerideki çürük yumurtaları temizlemeli. 70 milyon euro harcayıp takım yaptık. Bir düdük ile bu rakamları sokağa atamayız. Bunu yapanlar mutlaka cezalandırılmalı. Aşağılanmış hakemlerle bu lig yürümez. Temizlemezlerse bu operasyonlar sezon sonuna kadar devam edecek" dedi. Yıldırım şöyle devam etti: "Hasan Doğan, başkan olduğu zaman önce kronik sorun haline gelen hakemleri bitirdi. Ancak 2 yıl sürdü. Hakem camiasında savaş var. Hakemler ayda 40-50 milyar para alıyor, asgari ücret ortada ve kimse bunu sorgulayamıyor. İşin içerisine para girince camia içerisinde çok ciddi çekişmeler başladı. Bir-iki kulüp kollanıyor ve onun dışında tüm kulüpler hakemlerden canı yandı. Kapalı kapılar ardında yapılan açıklamalar her zaman tehlikelidir." "Halis Özkahya için kafamda soru işaretleri var. Fenerbahçe - Galatasaray maçında Meireles'i attı, Meireles 4 maç ceza aldı. Bu hafta Markovic'e atılan tekmeleri görmedi. Ankara'da yaptıkları ortada, bizi şampiyonluktan etti. Bu hafta maçın kaderine etki etti. 3-4 ay önce Atiba'yı çizgiye basıp basmamasından dolayı oyundan attı, bu durumdan da etkilenmiş olabilir. Halis Özkahya ile TFF ilişiğini kesmelidir. Bu hakem kararları ile resmen bizi doğradı."
Star

Fenerbahçe Avrupa Ligi A Grubu'ndaki ikinci maçında bu akşam deplamanda Celtic'le karşı karşıya gelecek. 61 bin kişilik Celtic Park Stadı'ndaki mücadele TSİ 22.05'te başlayacak. Sarı-Lacivertliler, İngilizler'e karşı verdiği mücadeleyi temsil eden ve hayatı Cesur Yürek (Braveheart) filminde anlatılan İskoç halk kahramanı William Wallace gibi cesur bir futbol ortaya koyarak deplasmandan galibiyetle dönüp grubunda ilk galibiyetini almayı planlıyor. Teknik Direktör Perreira'nın problem yaşadığı ve Beşiktaş derbisinde ilk 11'de almadığı Van Persie'yi Celtic'e karşı ilk 11'de sahaya sürmesi bekleniyor. Volkan Şen ve Diego'ya da ilk 11'de yer verecek Portekizli hoca, Caner ile Hasan Ali arasındaki tercihini ise maçtan önce yapacak. Bu sezon Avrupa'da 6.sınavını verecek Kanarya Avrupa arenasında bugüne kadar çıktığı 195 karşılaşmada 69 galibiyet ve 38 beraberlik alırken 88 kez sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Celtic ise İskoç Ligi ve Avrupa'da bu sezon son 8 maçta sahasında hiç yenilmedi. Grupta diğer maçta Molde-Ajax kapışacak.
Star

Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi' H Grubu'nda ikinci hafta maçında Sporting Lizbon ile karşılaşacak. Kartal, Portekiz temsilcisinin karşısına 2'de 2 yapmak ve gruptan çıkma yolunda büyük avantaj sağlamak hedefiyle çıkacak. Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki mücadele saat 20.00'de başlayacak. Siyah-Beyazlılar'ın 1-0 kazandığı ilk haftadaki İskenderbey Korçe maçında kırmızı kart gören Olcay Şahan, Sporting Lizbon mücadelesinde forma giyemeyecek. Portekiz ekibinde ise kart cezalısı Mario oynamayacak. Sporting karşılaşması, Beşiktaş'ın Avrupa Kupaları'ndaki 180. maçı olacak. Kartal, 179 mücadelede Kartal, 67 galibiyet, 34 beraberlik ve 78 yenilgi aldı. 225 gol atan Siyah-Beyazlılar, 254 gole engel olamadı. İç sahadaki 90. maçına çıkacak Beşiktaş, Olimpiyat Stadı'nda ise 9. Avrupa sınavını verecek. H Grubu'ndaki diğer maçta Lokomotiv Moskova, evinde İskenderbey Korçe'yi ağırlayacak.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme