2 Eylül 2015 Çarşamba

02.09.2015 Genel Gündem


 GÜNDEM

Işid 1 Askeri Şehit Etti, 1 Asker Kayıp
Askeri kaynaklar olayın dün akşam saat 18.15 civarında meydana geldiğini söylediler. Şehit Mehmet Hudut Karakolu'nun sorumluluk alanında kaçakçılık yapan, IŞİD'le bağlantısı olduğu tahmin edilen ve Türkiye'ye girmeye çalışan grupla çatışma yaşandı. Olaydan sonra sınırda konuşlu birlikler, tank atışı da dahil olmak üzere bölgeyi yoğun ateş altına aldı. Sosyal medyada IŞİD yanlısı çevreler Türk askerini, örgütün kaçırdığını ileri sürdüler. Türk yetkililer arama çalışmalarının bu iddialar da dikkate alınarak yürütüldüğünü söyledi. Askeri kaynaklar Türk tanklarının Suriye sınırları içerisine girdiği iddialarını ise doğrulamadı. İçişleri Bakanı Selami Altınok, "Orada bir şehidimiz var, bir askerimiz de kayıp. Kayıp olduğunu söylüyorum, kaçırıldığına dair bir şey söylemiyorum. Vali Bey'den aldığım bilgi öyle" dedi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada da şöyle denildi: "1 Eylül'de saat 18.15 sularında Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Kilis Şehit Mehmet Hudut Karakolu'nda görevli unsurlarımıza, sınırın Suriye tarafında DEAŞ terör örgütü kontrolündeki bölgeden açılan ateş sonucunda kahraman bir silah arkadaşımız ağır şekilde yaralanmış, derhal ambulansla hastaneye tahliye edilmiştir. Kahraman silah arkadaşımız hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Ayrıca çatışma esnasında bir silah arkadaşımız ile irtibatımız kesilmiş olup arama faaliyeti ve operasyonlara devam edilmektedir." IŞİD geçen 23 Temmuz'da da Gaziantep'in Oğuzeli ilçesindeki Dağ Hudut Karakolu'na ateş açarak Astsubay Mehmet Yalçın Nane'yi şehit etmiş, 2 uzman çavuşu da yaralamıştı. TSK, bunun üzerine IŞİD mevzilerine, Suriye Hava Sahası'na girmeden güdümlü bombalarla hava operasyonu gerçekleştirmişti.
Hürriyet


Bizi Dünyaya Rezil Etmeyin
Uzun zamandan beri Türkiye'de basın üzerinde çok büyük baskılar olduğu gibi sermaye grupları üzerinde de büyük bir tedirginlik yaratacak davranışlar sergilenmektedir. Bunlardan bir kötü örnek, bugün gerçekleşmiş oluyor. Bunu tasvip etmek mümkün değil. Bu gidişatın sonu da hayırlı olmayacaktır. Ali Haydar Konca (Avrupa Birliği Bakanı): Yasaklamayla hiçbir yere varılamaz. Özellikle de basına yönelik operasyonların Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğu konusunda bütün dünyada büyük bir endişe yaratmasından şahsen ürkerim. Basına operasyonların doğru olmadığı düşüncesindeyim. Mahmut Tanal (CHP İstanbul Milletvekili): Basın halkın gözü, kulağı ve dili. Basına yönelmiş operasyonlar tamamen siyasidir, hukuki değil. Bunu yapanlar hukuk önünde mutlaka hesap vereceklerdir. Şenal Sarıhan (CHP Ankara Milletvekili): İktidar, bir suskunluk ortamı içinde kendine uygun seçim sonuçları yaratmak istiyor. Bu hukuka aykırı uygulamaların, bütünüyle hukuksuz olan, hukuka uygun olmadan, keyfiyetle gerçekleştirilen bütün uygulamaların karşısında olduğumuzu ifade etmeliyim. Mücadele vermeye de devam edeceğiz. Eren Erdem (CHP İstanbul Milletvekili): AKP, bu baskınla somut olarak seçim çalışmasına başlamıştır. Bugünden itibaren 1 Kasım'a kadar muhalif görüşlü ne kadar yayın organı ve gazeteci varsa susturmak için ellerinden geleni yapacaklar. Türkiye artık resmi olmasa da gayriresmi bir olağanüstü hâl ilanıyla bu süreci yaşayacaktır. İpek Medya Grubu'na yönelik baskının IŞİD'e silah sevkiyatına dair haberler yaptıktan sonra gerçekleşti.
Hürriyet

'Şüpheli' Var Diye Çağırıp Şehit Ettiler!
Hain tuzak dün saat 08.00 sıralarında, Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesinde kuruldu. Yanına gelen bir çocuğun 'Orada 2 şüpheli var' sözleri üzerine evli ve 3 çocuk babası polis Olgun Kurbanoğlu, Jandarma Karakol Komutanlığı'nın arkasına gitti. Arazide gizlenen PKK'lı teröristler, yanlarına doğru gelen polis memuru Kurbanoğlu'na otomatik tüfekle ateş etti. Ateşe tabancası ile karşılık veren Kurbanoğlu, bir teröristi yaraladı, ancak başından ve göğsünden vuruldu. Silah sesleri üzerine olay yerine koşan polisler tarafından hemen Iğdır Devlet Hastanesi'ne kaldırılan polis Olgun Kurbanoğlu, doktorların tüm çabasına karşın şehit oldu. Güvenlik güçleri, kaçan teröristlerin yakalanması için operasyon başlattı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 107, 2888-107, 3842                            
ABD Doları 2, 9312-2, 9327/ Euro 3, 3027-3, 3084/İngiliz Sterlini 4, 4827-4, 4885                  

23 Şirkete Baskın!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) finans desteği sağladığı iddiasıyla Koza İpek Grubu'na yönelik başlattığı soruşturmada dün harekete geçti. Savcılık, 31 Ağustos günü Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği'nden şirket sahibi Akın İpek'in ev ve işyerlerinde "Silahlı terör örgütü FETÖ yöneticisi olmak, terörizmin finansmanı suçu, zimmet ve terör örgütünün propagandası yapmak" suçlarından arama kararı aldırdı. Savcı Musa Yücel'in talimatıyla Koza İpek grubuna ait 23 şirkete dün sabah operasyon düzenlendi. Terör ve istihbarat polisleri İpek'in evinde ve 23 şirketinde arama yaptı. Operasyon kapsamında şirket sahibi Akın İpek ile Koza Altın üst düzey yöneticilerin bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Akın İpek'in 30 Ağustos'ta yurtdışına gittiği belirlenirken, 6 şirket yöneticisi gözaltına alındı. Arama yapılacak şirketlerin bazılarının adreslerinin KanalTürk TV, Bugün Gazetesi'nin binalar olarak gösterilmesi nedeniyle iki yayın grubunun Ankara temsilciliklerinde de bulunduğu binalarda da arama yapıldı. Ancak savcılık kaynakları aramanın hedefinde yayın organlarının bulunmadığına dikkat çekerek, "Bazı şirketlerin adresleri gazete ve TV'nin Ankara temsilciliklerinin adresleri bulunduğu binalara görülüyor. Bu nedenle buralarda arama yapıldı. Yoksa iki yayın organın başta İstanbul ve diğer bürolarında herhangi bir arama yapılmadı" açıklaması yaptı. Savcılığın talep yazısında madenlerden gelen paranın 2014'te İngiltere'de kurulan Koza iştirakine konularak yurtdışına çıkarıldığı, İpek şirketlerinin mali tablolarında ve banka hareketlerinde ticari hayatın doğasına uygun olmayan şüpheli durumlar bulunduğu iddia edildi. Talep yazısında grubun fikir ve eylem birliği içerisinde FETÖ'ye finansman desteği sağladığı ileri sürülerek "Söz konusu terör örgütünün mali kaynaklarını gizlemek ve yurtdışına aktarmak, sahip oldukları yazılı ve görsel medya organları vasıtasıyla terör örgütü propagandası yapmak amacıyla bir kısım paravan ve şemsiye şirketler kurarak gerçeğe aykırı işlemler yapmaktadır" değerlendirilmesi yapıldı. Koza İpek Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı'nın banka hesaplarına 2011 yılında ağustos ve eylülde Ereğli Demir Çelik tarafından 122 milyon lira gönderildiği, bu para transferinin şüpheli bulunduğu iddia edildi. Vakfın tüm kayıtlarına elkonulması istendi.
Hürriyet

Kesintisiz Gerileme
İhracatta ağustos ayı da kayıp. Yıla düşüşle başlayan ve özellikle Euro/dolar paritesindeki gerilemeyle her ay çift haneli kayıplar yaşayan ihracat ağustosta yüzde 4.9 azaldı. Ağustosun ilk 17 gününde yüzde 5 artsa da Türkiye'nin siyasi ortamı, çatışmaların sürmesi ve güçlü dolar ihracatçının umutlarını suya düşürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre ağustosta 10 milyar 482 milyon dolar olan ihracat yılın 8 ayında ise yüzde 8.9 geriledi. Geçtiğimiz yıl 104.4 milyar dolar olan 8 aylık ihracat bu yıl 95.1 milyar dolara geriledi. Son 12 aylık ihracatta ise kayıp yüzde 5.7. 8 ayda ihracatçının parite zararı ise 8.9 milyar dolara ulaştı. TİM ağustos ayı ihracat verilerini Düzce'de açıkladı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi 18 Ağustos'ta yaptığı basın toplantısında "Ağustos ayını artıda kapatabiliriz" demişti ama sonuç öyle olmadı. Büyükekşi, "Ağustos ayının ilk haftasında yüzde 16'lık bir yükseliş vardı. İlk 15 gündeki artış ise yüzde 5 seviyelerindeydi. Ancak ay sonu itibariyle düşüş yüzde 4.9'u buldu. Bunda parite ve AB ülkelerine yapılan ihracatın düşmesinin etkisi var. Ancak eylülden itibaren toparlanma olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Son günlerde toparlansa da ortalama Euro/dolar paritesinin ilk 8 ayda geçen seneye göre yüzde 18.3 gerilediğini belirten Büyükekşi, "Bu gerilemenin ihracatımıza faturası ise ilk sekiz ayda toplam 8.9 milyar dolar oldu" diye konuştu. Ağustosta tarım ve sanayi ihracatının kilogram bazında yüzde 5.8 arttığını söyleyen Büyükekşi, "Toplam ihracat kilogram bazında yüzde 11.7 arttı. İlk 8 ayda ise toplam ihracatımız kilogram bazında yüzde 0.8 arttı. Bu rakamlar, birim fiyatlarındaki düşüş nedeniyle gerileyen ihracatın aslında kilogram bazında artış gösterdiğini ortaya koyuyor" dedi.
Hürriyet

İhracatçı, Yükseliş İçin Eylülden Çok Umutlu
Dünya ekonomisindeki olumsuz gelişmeler, Türkiye'nin pazarlarındaki daralma ile döviz kurundaki dalgalanmalar, ağustos ayı ihracatını da vurdu. Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.9 azalarak 10 milyar 482 milyon 987 bin dolar olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye'nin bu yılın sekiz ayında ihracatı yıllık bazda yüzde 8.9 düşüşle 95 milyar 135 milyon 724 bin dolara indi. İhracat, 2014'ün ocak-ağustos döneminde 104 milyar 439 milyon 491 bin dolar seviyesindeydi. Son 12 aylık ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 gerileyerek 147 milyar 947 milyon 94 bin dolar oldu. Hazır giyim ve konfeksiyon, önceki ayların lideri otomotivi geride bıraktı ve 1 milyar 547 milyon dolarla en fazla ihracat yapan sektör oldu. Otomotiv 1 milyar 363 milyon 694 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, kimyevi maddeler 1 milyar 192 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.
Türkiye

Küresel Ekonominin Devleri Ankara'da Bir Araya Geliyor
Dünyanın gelişmiş 20 ekonomisini buluşturan G20'nin iş dünyası kolu B20 (Business 20), dünyanın en büyük iş örgütü olan International Chamber of Commerce (Milletlerarası Ticaret Odası) başta olmak üzere ticaret ve sanayi devlerini Ankara'da buluşturacak. B20 Türkiye ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Pek çok sıkıntı var. Küresel ticaret pastası eskisi gibi büyümüyor. Dünya liderlerinden taleplerimizin başında ticaretin önünü açmaları, altyapı ve yatırım stratejilerini açıklamaları, kadın ve gençler için beceri gelişimine önem vermeleri, KOBİ'lerin finansmana erişimini desteklemeleri gelecek" dedi. B20 Türkiye Konferansı 60 ülkeden 1000'in üzerinde işadamı ve finans dünyası temsilcisinin katılımı ile 3 Eylül'de başlıyor. Açılış oturumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hisarcıklıoğlu konuşacak. İlk gün yapılacak oturumlarda Milletlerarası Ticaret Odası Başkanı Harold McGraw III, EUROCHAMBRES Başkanı Richard Weber, Coca Cola Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Muhtar Kent, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk'in de aralarında bulunduğu isimler konuşmacı olacak. Dünya KOBİ Forumu'nun tanıtım toplantısında ise ICC Genel Sekreteri John Danilovich, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Klaus Tilmes, G20 Sherpası Gabriella Ramos yer alacak. Konferansın ikinci günü, Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Küresel Görünüm ve Türkiye'nin G20 Dönem Başkanlığı" konulu bir konuşma gerçekleştirecek. Aynı gün, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın moderasyonunda IMF Direktörü Christine Lagarde, Avustralya Hazine Bakanı Joe Hockey, ile Fransa, Hindistan ve Meksika'nın merkez bankası başkanları küresel ekonominin içinde olduğu yeni düşük büyüme ve çalkantılı seyir ortamını değerlendirecek. B20 Türkiye Görev Gücü Başkanları Güler Sabancı, Ali Koç, Hüsnü Özyeğin başta olmak üzere 100'e yakın konuşmacının yer alacağı paralel oturumlarda ise iş dünyasına yol haritası çizilecek.
Milliyet

Imf Başkanı Dünyayı Uyardı
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, gelişmekte olan ülkelerde ekonomik yavaşlama görülmesinden dolayı küresel büyümenin beklentilerin altında kalacağını söyledi. Lagarde ayrıca Endonezya gibi bazı gelişen ekonomilerin Çin'deki yavaşlama, sıkılaşan küresel mali koşullar ve ABD'de faiz artış ihtimali gibi olayların etkileri konusunda tetikte olması gerektiğini belirtti. Lagarde, "Genel olarak küresel ekonomik büyümenin ılımlı olmasını ve Temmuz'da tahmin ettiğimizin altında olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. IMF, Temmuz ayında yaptığı tahminde küresel ekonominin bu yıl yüzde 3.3 büyümesini beklediğini belirtmişti.
Vatan

Dünyadaki Ekonomik Risklere Çözümün Adresi Türkiye
Çin ekonomisindeki belirsizlik dünya piyasalarını alt üst ederken çözümün adresi Türkiye oldu. Paranın patronları ile küresel iş dünyası temsilcileri dünya ekonomisindeki risklere Başkentte çözüm arayacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve B20 Türkiye Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, B20 (Business 20) Konferansı ile 19 önerinin 60 ülkeden gelecek binin üzerinde katılımcıyla dünyaya duyurulacağını belirterek, Türkiye'nin dünyaya tanıtılması açısından eşsiz bir fırsatı beraberinde getirdiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu "Dünya liderlerinden taleplerimizin başında ticaretin önünü açmaları, altyapı ve yatırım stratejilerinizi açıklamaları, kadın ve gençler için beceri gelişimine önem vermeleri, KOBİ'lerin finansmana erişimini desteklemeleri gelecek. Bu anlamda B20 Konferansı tam anlamıyla iş dünyasının bir gövde gösterisi olacak" dedi. Konferansı küresel piyasalar için önemli kılan özelliklerden bir diğerinin paranın patronlarının buluşması olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, 2008'de başlayan küresel finansal krizden beri küresel ekonomide istikrarın sağlanamadığını kaydetti. Kriz döneminde küresel ekonomiyi ayakta tutan yükselen piyasaların birçoğunda yavaşlama gözlendiğini aktaran Hisarcıklıoğlu "Kurlardaki hareketlilik kur savaşları tehdidini kuvvetlendiriyor. Böylesi bir ortamda IMF Başkanı Christine Lagarde, Meksika Merkez Bankası Başkanı Agustin Carstens, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer gibi dünya ekonomisini yönlendiren isimler küresel ekonominin gidişatını özel bir oturumda tartışacak" diye konuştu. 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara'da, açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı konferans hakkında değerlendirmede bulunan Hisarcıklıoğlu, küresel ticaret pastasının büyümediğine dikkat çekti. Ticaret ve yatırımlarda korumacılığın arttığını aktaran Hisarcıklıoğlu "Altyapı yatırımlarının projelendirme ve finansman süreçlerinde öngörülebilirlik sorunları var. Finansal regülasyonlarda reform süreci tamamlanmadı. KOBİ'lerin küresel ekonomiye entegrasyonunda ciddi sorunlar yaşanıyor ve kadın ile gençler için iş hayatında başarıya götürecek beceri gelişimi sağlanamıyor. İş dünyası temsilcileri olarak bizler tam bu sorunlara parmak basan, bu sorunlara çözüm getirecek öneriler üzerinde çalıştık. Altı ay boyunca geliştirilen öneriler işte bu öneriler" dedi.
Star

DÜNYA

Okuyun Ve Tartışın
ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın e-mail yazışmalarından yeni bölümler yayınlandı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın internet sayfasından önceki gece yayınlanan yazışmaların büyük kısmında günlük ofis işlerine ilişkin bilgiler yer alırken, 'gizli' olarak kabul edilen bazı yazışmaların içeriğine sansür uygulandı. Sansüre maruz kalan e-mail'ler arasında dönemin Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla ilgili görüşmelere ilişkin olanlar da bulunuyor. Clinton 6 Ekim 2010'da danışmanı Jacob Sullivan'a gönderdiği bir e-mail'inde, siyasi yorum sitesi www. thehill.com'da yayınlanan ve o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren bir yazıyı iletmiş. Clinton "Lütfen okuyun ve tartışın" notunu da düşmüş. Lanny Davis imzalı söz konusu analizde, "Başbakan Erdoğan'ın son dönemlerde sadece İsrail'e değil ABD'ye de düşman gibi göründüğü" yazıyor. 28 Kasım 2010 tarihli bir başka e-mail'de danışman Sullivan, Hillary Clinton'a, Davutoğlu ile Wikileaks'te sızan belgelerle ilgili yapacağı görüşmeden bir gün önce bazı bilgiler veriyor. Ancak bu bilgilerin ne olduğu sansürlü. Yazışmada Sullivan'ın Ahmet Davutoğlu'ndan "Davut" diye bahsetmesi dikkat çekiyor. 22 Ocak 2010 tarihli bu kez Clinton'ın kendi ekibine gönderdiği e-mailde ise Clinton, yardımcılarına "Davutoğlu ile yapacağım telefon görüşmesi öncesi sizden bilgi almak ve stratejiyi tartışmak istiyorum. Lütfen buluşmamızdan önce notları okuyun" uyarısında bulunuyor. Ancak yine Clinton'ın bahsettiği stratejinin ne olduğunu gösteren kısım sansüre uğramış. Clinton'ın yazışmalarında sık sık gazete ve ajansların haberleri de bilgi amacıyla paylaşılmış.
Hürriyet

3 'Türk' Kimlikli Aranıyor..
Tayland Başbakanı Prayut Chan-ocha, 17 Ağustos'ta başkent Bangkok'ta düzenlenen tapınak saldırısıyla ilgili dün sabah ikinci bir şüphelinin yakalandığını açıkladı. Amerikan AP ajansının haberine göre Tayland Başbakanı, bu şahsın saldırı sırasında güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde sırt çantasını Erawan Tapınağı'nın korkuluğuna astıktan sonra bölgeden ayrılırken görülen "sarı tişörtlü" kişiye benzediğini söyledi. Sınırda yakalanan şüphelinin üzerinde Yusufu Mierail isminin yazılı olduğu ve sahte olma ihtimali olan bir Çin pasaportu çıktı. Pasaporttaki bilgilere göre şahıs, Uygurların yoğun olarak yaşadığı Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde doğdu, pasaportu da aynı bölgedeki yetkililerden aldı. Geçtiğimiz cumartesi Bangkok'un mahallelerinden birinde pasaportunda Adem Karadağ yazılı bir şüpheli yakalanmıştı. Kısa bir süre sonra, baskında gözaltına alınan kişinin Bangkok'taki saldırıyı düzenlemekle değil, "patlayıcı madde" bulundurmakla suçlandığını açıklayan Tayland polisi, şüphelinin üzerinden çıkan pasaportun da sahte olduğunun tespit edildiğini duyurmuştu. Türkiye'nin Bangkok Büyükelçiliği söz konusu kişinin Türk olmadığını açıklamıştı. Bangkok'ta gözaltına alınan bu şahsın evinde yapılan aramada en az 11'i Türk, 200'den fazla sahte pasaport da ele geçirilmişti. Cumartesi günkü gözaltının ardından geçen pazar günü de polis, Bangkok'ta ikinci bir apartman dairesine baskın yaptı. Polis, dairede bomba yapımında kullanılan gübre, barut, çivi ve uzaktan kumandalı araba ele geçirdi. Daireyi 26 yaşındaki Taylandlı Müslüman Wanna Suansan adlı bir kadının kiraladığı açıklandı. Önceki gün Wanna Suansan hakkında arama kararı çıkarıldı. Dün de soruşturma kapsamında Ali Jolan, Ahmet Bozoğlan ve ismi belirlenemeyen üç Türk kimlikli için tutuklama kararı çıkarıldığı açıklandı. Ancak bu kişilerin gerçekten Türk vatandaşı olup olmadığı bilinmiyor.
Hürriyet

'Kıbrıs Tarihinin En Hızlı Müzakereleri'
Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Yannis Kasulidis, İngiltere'de yayımlanan Independent gazetesine barış görüşmelerini değerlendirdi. Rum ve Türk liderler Nikos Anastasiadis ile Mustafa Akıncı arasında yapılan yedi görüşmede de ilerleme sağlandığını belirten Kasulidis, "Ben hiç müzakerelerin bu kadar hızla ilerlediğini görmedim" yorumunu yaptı. Kasulidis, Kıbrıslı Türklerin 'başkalarına bağlı olmak yerine Kıbrıslılık ruhu içinde Kıbrıs'ın çıkarları için Kıbrıslı Rumlarla çalışma niyetinde olduklarını' söyledi. Tarafların 'tamamen bağımsız' bir devleti hedeflemeleri gerektiğini belirten Kasulidis, "Eğer bu adada Türk askerine ya da Yunan askerine ihtiyaç duyduğumuzu söylüyorsak, hangi çözümden bahsediyoruz?" sorusunu gündeme getirdi. Kıbrıs Dışişleri Bakanı Kasulidis, Anastasiadis ve Akıncı arasındaki müzakerelerde şu ana kadar, Türkiye için kritik konular olan toprak paylaşımı ve güvenlik garantisi gibi konuların ise gündeme gelmediğini söyledi. Rum bakan "Türkiye henüz elini göstermedi" dedi. Türkiye'nin şu ana dek Kıbrıslı Türklere herhangi bir pozisyonu dikte etmediğini öne süren Rum bakan, "Türkler, çözümle ilgilendiklerini söylüyorlar. Söylenenlerin yapılanlarla uyumlu olmasının zamanı geldi" diye konuştu. Rum bakan kamuoyu için tartışmalı bazı konular olsa da koşulların, Annan Planı'nın reddedildiği 2004'e kıyasla çok daha iyi olduğunu söyledi. Kıbrıslı Rumların planın dışardan dikte ettirildiğini düşündüklerini, bu kez çözümün adanın içinden geleceğini belirtti. Kasulidis, "Kaybedecek vaktimiz yok. İnsanlar bana müzakerelerin aylar içinde sonuçlanabileceğini söylediğimde, neyi kastettiğimi soruyorlar. Ben bu sürenin 15 ay olabileceği görüşündeyim. Ancak burada yıllardan değil, aylardan söz ediyoruz" ifadeleriyle Akıncı'nın önceki açıklamalarıyla uyumlu bir takvim çizdi.
Milliyet

'Soykırım Demedim'
Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca, dün HDP Genel Merkezi önünde Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi soruları yanıtlarken, 1915 olaylarıyla ilgili sözlerine açıklık getirdi. Konca, şunları söyledi: "Ben kesinlikle soykırım lafını kullanmadım. Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde ya da Cumhuriyet döneminde yapılmış bütün iş ve işlemleriyle yüzleşmesi gerekiyor. 1915'te bir şeyler olmadı mı? Ermeniler nereye gitti? Onun tanımlaması, niteliğinin ne olduğu konusu elbette araştırmayı gerektiren bir konudur. Ama karşılıklı da olsa, tek taraflı da olsa bir öldürme olduğunu ve bunun katliam olduğu bir gerçektir. Ermeniler de yapsalar, Osmanlı da yapsa bir gerçektir. Dün söylemek istediğim buydu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisine yakışır bir biçimde bütün bu sorunlarla yüzleşmesi ve o sayfayı kapatması gerekiyor." TBMM'nin 3 Eylül'de Irak ve Suriye tezkeresi için olağanüstü toplantıya çağrılamsına da değinen Konca, "Tezkerenin bu hükümetten önceki müstafi hükümet tarafından TBMM'ye sevki şimdiki hükümet üyelerine güvensizlik ve hakaret anlamına geldiğini belirtmek istiyorum" dedi.
Vatan

Sarı Tişörtlü Bombacı Yakalandı
DHA'nın haberine göre, Kamboçya sınırının Tayland tarafındaki Sa Kaeo kontrol noktasında yakalanan şüphelinin üzerinden Çin pasaportu çıktı. Kamboçya'ya geçmeye çalışırken yakalanan bombacının, tanınmamak için güneş gözlüğü ve şapka taktığı bildirildi. Pasaportta yazılan bilgilere göre, Yusufu Mieraili adındaki şüpheli Uygurların yaşadığı Sincan bölgesinde doğdu ve pasaportunu da yine aynı bölgedeki yetkili makamlardan aldı. Bombacının yakalanmasının hemen ardından Türk pasaportu taşıdığı belirtilen üç kişi için yakalama kararı çıkarıldı. Ali Jolan, Ahmez Bozoğlan ve ismi belirlenemeyen üçüncü bir kişi için robot resimlerle arama başlatıldı. İsimlerin ve kimliklerin gerçek olup olmadığı henüz bilinmiyor. Tayland polisi, Cumartesi günü başkent Bangkok'taki bir eve yaptığı baskında Adem Karadağ ismiyle sahte Türk pasaportu taşıyan bir yabancıyı tutuklamıştı.
Vatan

Abd: Türkiye Fazlasıyla Destek Veriyor
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, Türkiye'nin, terör örgütü DAEŞ ile mücadele ve Suriyeli sığınmacı akınıyla başa çıkmada beklediklerinin ötesinde şeyler yaptığını söyledi. Türkiye'nin NATO müttefiki ve DAEŞ'e karşı oluşturulan uluslararası koalisyonun güçlü bir ortağı olduğunun altını çizen Toner, "Türkiye, koalisyonun bir üyesi olarak DAEŞ karşıtı operasyonlara katkı sunmak için elinden geleni yapıyor. Bu doğrultuda kesin bir mesafe kaydedildiğini gördük. Sınırlarına yönelik kaygılarına ve sınırlarını daha güvenli kılmaya yardımda bulunmaya ilişkin Türkiye ile görüşme içerisinde bulunmaya devam edeceğiz. Ancak Türkiye, DAEŞ ile mücadele noktasında ve Suriyeli sığınmacı akınıyla başa çıkmada beklediğimizin üstünde ve ötesinde şeyler yaptı" diye konuştu.
Star

POLİTİKA

Erdoğan'a Hayırlı Olsun
MHP'de bir yandan 1 Kasım'daki seçim için milletvekilliği aday adaylık süreci başlarken, diğer yandan da Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'le ilgili disiplin çalışması devam ediyor. Osmaniye'den milletvekili aday adayı olmak için dün başvuru yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkeş'in "Beni MHP'den atamazlar" açıklamasının sorulması üzerine "Bu soruyu yok farz ediyorum. Böyle sorulara da gerek yok artık. Recep Tayyip Erdoğan'a hayırlı uğurlu olsun" tepkisini gösterdi. Türkeş, "Kendisine bu görevi Anayasa'nın verdiği ve Anayasal bir görev yerine getirdiği" savunması yapacak. Partinin ise yine aynı maddedeki açığı yorumlayarak ihraç karar vermesi bekleniyor. Anayasa'nın 114'üncü maddesi, "Geçici Bakanlar Kurulu'na, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları TBMM'deki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır. Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını TBMM Başkanı tespit ederek Başbakan'a bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, TBMM içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır" diyor. MHP, bu ifadeden yola çıkarak 'teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen' ifadesiyle, Türkeş'in görevi kabul etmeye zorunlu olmadığı tezini işleyecek. Türkeş, parti kararına rağmen görevi kabul ettiği ve kamuoyunda partiyi kötü duruma düşürdüğü gerekçesiyle ihraç edilecek. İhracın ise tebligatın kabul edildiği saatten '15 dakika sonra' verileceği öğrenildi. Böylece 'şekil' yönünden hiçbir hata yapılmamış olacak.
Hürriyet
Emekliye, Çiftçiye Öğretmene Müjde
Bakanlar Kurulu'ndan sonra İlk toplantısına çıkan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Önümüzdeki Kurban Bayramı süresinde köprü ve otoyollar ücretsiz olacak, Bağkur, SSK emeklilerinin ve 4C'lilerin alacakları maaşları bayramdan öncesi ödenecek. Bakanlar Kurulu içerisinde yer alan bakan arkadaşlarımız, her birisi eşit haklara ve sorumluluklara sahiptir" dedi. Kurtulmuş, "Doğu karadeniz'de sel ve heyalan riskinin arttığından bahsettik ve bunları tespit ettik. Risklerle ilgili adımların atılması kararlaştırıldı. Çiftçilerimizin uğradığı zararlar da karşılanacaktır" dedi. Eylül ayı içerisinde 37 bin yeni öğretmen ataması yapılacak ve ihtiyaç duyulan alanlarda genç öğretmen arkadaşlarımız görevlerine başlayacaklardır. Bugün itibariyle dershane adı altında bir faaliyet olmayacak. 2 bin 415 dershane dönüşüm programına müracaat etti. Bin 401 tanesi de özel okul ruhsatı aldılar. 23 Eylül Çarşamba günü saat 00:00'dan 28 Eylül Pazartesi 07:00'ye kadar bütün otoyolların, boğaz köprülerinin ücretsiz olması, ayrıca belediyeler tarafından toplu taşım araçlarının ücretsiz yada indirimli olarak kullanılmasıyla ilgili olarak bakanlar kurulu kararnamemizi imzalamış olduk. Yine ikinci müjdemiz ise, kurban bayramı tatili öncesinde Bağkur, SSK emeklilerinin ve 4C'lilerin alacakları maaşları ücretleri bayramdan önce 17-23'ü arasındaki süre içerisinde ödemeler yapılacak.
Vatan
Barut Kokusuyla Seçim Yapılmaz
Türkiye'nin ilk seçim hükümeti olan 63. Hükümet'in ilk toplantısı dün yapıldı. Çankaya Köşkü'nde düzenlenen toplantı yaklaşık 7.5 saat sürdü. Başbakan Yardımcılığı ve Hükümet Sözcülüğü görevini üstlenen Numan Kurtulmuş da, Bakanlar Kurulu sonrası ilk basın toplantısını düzenledi. Kurtulmuş "Bu hükümetin dört tane temel özelliği var. Bunlardan bir tanesi, Anayasa'nın 114. ve 116. maddelerine göre kurulmuş bir hükümet olması. İkinci özelliği, Anayasal bir zorunluluktan kaynaklanıyor olması. Hükümetin üçüncü özelliği, toplumun çok geniş kesimlerini, farklı siyasi kanatlardan olan insanları temsil edebiliyor olmasıdır. Dördüncü temel özelliği ise bu ülkeyi sükunetle ve suhuletle seçime götürme görevi olmasıdır" dedi. Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu'nun 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde toplandığına işaret ederek, "Silahları toprağa gömmeliyiz. Samimiyetle barış istiyorsak bir elimizde kalaşnikof, diğer elimizle halay çekemeyiz. Bir elimizde oy atarken diğer elimizle bomba atamayız. Sandıktan ne çıkıyorsa başımızın üstünde" dedi. İlk toplantıda çok güzel, konularına hakim bir Bakanlar Kurulu olarak toplantıyı gerçekleştirdiklerini dile getiren Kurtulmuş, Milli Eğitim ile ilgili gelişmeleri, bütçeyle ilgili görüşmeleri, Hopa'daki sel felaketi ve diğer farklı konuları görüştüklerini ve bu anlamda herhangi bir uyumsuzluk görmediklerini belirtti. Hükümetin kurulmasıyla atamaların sınırlandırılmasına ilişkin genelgenin HDP'li bakanlar tarafından güvensizlik olarak değerlendirilmesinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, bakanların böyle bir serzenişte bulunmadıklarını söyledi. Seçim güvenliğinin gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine Kurtulmuş, İçişleri Bakanlığı'nın konu ile ilgili bir sunum yaptığını belirtti. Kurtulmuş, "Seçimin en temel önceliklerinden birisi güvenliğin sağlanmasıdır. Yani barut kokuları içerisinde, bomba sesleri arasında, silah sesleri arasında asla sağlıklı bir seçimin yapılması mümkün değil" dedi.
Milliyet


SPOR

Süper Lig'de ilk 3 haftada 7 puan elde eden Trabzonspor'da, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde lige en iyi başlangıç yapan teknik direktör, Şota Arveladze oldu. Gürcü futbol adamı, ligde 3 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlikle bu dönemde görev yapan 5 hocadan en iyi startı yapan oldu. BORDO mavililerde son 3 sezonda Mustafa Akçay, Hami Mandıralı, Vahid Halilhodzic, Ersun Yanal ve Şota Arveladze olmak üzere 5 teknik adam görev yaptı. Karadeniz ekibi, sırasıyla Akçay yönetiminde ilk 3 maçta 3, Mandıralı ile 5, Halilhodzic ile 3, Yanal ile 6 puan elde etmişti. FIRTINA Mustafa Akçay yönetiminde 2013-2014 sezonunda ilk 3 haftada 2 mağlubiyet yaşadı, 1 galibiyet aldı. Hami Mandıralı yönetiminde ise mağlubiyet olmasa da sadece 1 galibiyet elde edildi. Vahid Halilhodzic lige 3 beraberlikle başlarken Ersun Yanal da 2 galibiyet, 1 mağlubiyet aldı.
Hürriyet

A Milli Futbol Takımı, EURO 2016 elemeleri öncesinde iki hayati maça çıkıyor; kafile başarıya odaklandı. Süper Lig'de 3 hafta geçmesinin ardından Riva'da toplanan Ay-Yıldızlı ekipte morallerin yüksek olması dikkat çekerken; Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, oyuncularla yakından ilgilenerek, uyarılarda bulunuyor. Terim, önceki gün antrenman sonrası futbolcularla toplantı yaptı. Terim, "Son dönemlerde ülkemizde yaşanan kalleş terör olayları bir hayli moralimizi bozdu. Göğsünüzde taşıdığınız ay-yıldızın ağırlığını ve onurunu kafanıza koyun. Konya'da yeni stadyum ve bizi 42 bin seyirci bekliyor. Letonya maçında hata istemiyorum, sorumluluk sahibi arkadaşları takım içindeki kenetlenmeyi sağlasınlar. Letonya'yı yenelim, moralimiz yükselsin" dedi. Milli Takım'ın patronu, "Letonya'yı yendiğimiz takdirde grupta üstümüzde yer alan takımların tedirginleşeceğini düşünüyorum. Hollanda'yı Amsterdam'da elimizden kaçırdık, şanssız bir şekilde 3 puanımız gitti. Ama bu kez hiç de öyle olmayacak. Bizim sizlere inancımız tam. Hollanda bizden korksun, bizim korkumuz yok. İmkansızı başarmak sizlerin ellerinizde" ifadelerini kullandı.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, siyah-beyazlı kulüp ile ilgili dşüncelerini Beşiktaş Dergisi'ne anlattı. Tecrübeli çalıştırıcı "Amacımız rakibi oynatmayan ama kendisi sahada tüm varlığıyla oynayan, dinamik bir takım görüntüsü ortaya serebilmek, Beşiktaş'ın karakterine uyan bu. İnşallah bunu başarırız. Taraftarı mutlu etmek istiyoruz. Üretmek isteyen bir camia Beşiktaş. Başarı beklentisi var" ifadelerini kullanarak şöyle devam etti: "Medenice fikrini ortaya serebilen, zeki bir taraftar yapısına yakışır bir futbol ortaya sermeyi hedefleyeceğiz. Her futbolcunun başarısı kendine aittir. Genç oyuncular da kendileri yapacak,ben değil.Hiçbir oyuncuyu ben çıkarmadım, onlar zaten vardı. Güneş herkese doğar yani, yeter ki ondan yararlanmasını bilin. Devrimci bir yapısı olan Beşiktaş görüyorum. Saygıdeğer, yaşam kalitesi ve entelektüel kapasitesi çok yüksek, yaratıcı bir taraftarı var. Etkilenmemek mümkün değil." "Ben de bu yapıya uyum sağlamaya çalışıyorum. Çarşı gibi 'Her şeye karşıyım' demek istiyorum; elbette doğruya karşı değiliz ama ırk ayrımcılığına karşıyız. İnsan insandır, ırk, din, dil ayrımını çok ayıp buluyorum. Hele ki insan ayrımcılığı falan, ayıptır, kabul edilebilir şeyler değil. Çarşı'nın ne kadar değerli, önemli olduğunun her zaman farkında oldum. Bu sevgideğer taraftara ben de ayak uydurmak için çabalayacağım. Umuyorum ki tüm Beşiktaşlıları mutlu edebiliriz."
Star

Fenerbahçe'nin Hollandalı yıldızı Robin van Persie, Milli Takım kampında NTV Spor'un sorularını yanıtladı. Türkiye ile oynayacakları milli maçta taraftardan çekindiğini anlatan Van Persie, "Benim için çok özel bir maç olacak tabi ki. Çünkü şu anda oynadığım ülkeye karşı sahaya çıkacağım, benim için ilginç bir maç olacak çünkü Türkiye'deki taraftarların ne kadar iyi olduğunu biliyorum. Ve ben de arkadaşlarımı bu konuda uyardım. Özellikle atmosfere hazırlıklı olmalarını istedim" dedi. Nani'nin 90+7'de attığı gol sonrası 2-1 kazandıkları Antalya maçını harika bitirdiklerini ifade eden Hollandalı yıldız, "Taraftar için de keyifli olmuştur izlemesi. Çünkü Antalyaspor da karşılaşmada oldukça iddialıydı. Ama Nani uzatmada harika bir bitiriş yaptı ve galibiyeti getirdi. Ve o anlar benim hayatımda gördüğüm en iyi atmosferlerden biriydi. Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un maçlarını seyrettim, seviyenin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Çoğu takım fit ve hazır gözüküyor" şeklinde konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme