3 Eylül 2015 Perşembe

03.09.2015 Genel Gündem

GÜNDEM 

20 PKK'lı Etkisiz, 1 Şehit 
Hakkâri'nin Şemdinli ilçesi Tekeli Köyü'ne bağlı Üstünağaç ile Çalışkanlar mezrası arasında bulunan bölgede, dün sabah 07.05'te hendek kazan PKK'lılara müdahale eden güvenlik güçlerine uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Çıkan çatışmada Piyade Er Batıkan Avcı şehit oldu, 2 asker de yaralandı. Şemdinli'deki çatışmanın ardından bölgeye iki F-16 uçağı gönderildi. F-16 uçaklarının bölgeye yaptıkları hava taarruzları sonucunda doçka mevzileri ile 10'ar kişilik iki grup halindeki 20 teröristin, atılan bombalarla etkisiz hale getirildiği belirtildi. Şemdinli'deki saldırıda şehit olan Piyade Er Batıkan Avcı için Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Jandarma Pilot Yarbay Yusuf Turgut Kışlası Helikopter Filo Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Şehidin cenazesi, memleketi Erzurum'a gönderildi. Sözleşmeli er Avcı'nın (24), Erzurum'un Narman ilçesine bağlı Taşburun köyünde yaşayan ailesi ise acı haberle yıkıldı. Oğlunun şehit olduğunu öğrenen anne Meleha ve baba Köksal Avcı ile şehidin kardeşleri gözyaşlarına boğuldu. Acı haberin ardından güçlükle ayakta duran şehit babası Köksal Avcı, "İçim yanıyor. Bu nasıl bir acıdır Allah'ım, oy benim yavrum, oy" diyerek ağıt yaktı. Şehidin cenazesi bugün öğle namazından sonra uğurlanacak. Bitlis'te de terör örgütü PKK mensupları, Bitlis-Diyarbakır karayolundaki Karınca Jandarma Karakol Komutanlığı'na uzun namlulu silahlarla saldırdı. Güvenlik güçlerinin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, bir asker hafif yaralandı.
Hürriyet 



Eşbaşkanlık Soruşturması 
İçişleri Bakanlığı, DBP'li 102 belediyeyle ilgili çifte inceleme başlattı. Daha önce denetim için mülkiye müfettişleri görevlendirilen 102 belediye, şimdi de Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'ne bağlı kontrolörler tarafından 'eşbaşkanlık' yönünden soruşturuluyor. Mülkiye müfettişleri, bölgedeki 102 DBP'li (Demokratik Bölgeler Partisi) belediyeden 93'ünde bir süredir incelemelerde bulunuyorlardı. Müfettişler, "Şehir merkezine yerleşen terör örgütü PKK militanlarına lojistik destek, örgütün oluşturduğu sözde bağımsız bölge ve mahallerde militanlara yardım, şehirde örgütçe kazılan hendekler için iş makineleri ve eleman sağlama, PKK ile bağlantılı olduğu tespit edilen kişileri işe alma, mühimmat, silah ve teröristlerin taşınması için araç temin etme, teröristlerin gizlenmeleri, kaçmaları, yaralananların tedavisine yardım ve yataklık" iddialarını inceliyorlardı. Mülkiye müfettişlerinin sürdürdüğü incelemenin yanı sıra Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla 26 Ağustos 2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na gönderilen yazıda, Doğu ve Güneydoğu'daki belediyeler için yeni bir denetim başlatılması istendi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, bakanlıktaki görevinin son resmi gününde bu yazıya 27 Ağustos 2015 tarihinde hemen onay verdi. Bu soruşturma için Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'ne bağlı kontrolörlerin görevlendirildiği bildirildi. Davutoğlu'nun talimatı ve İçişleri Bakanlığı'nın onayıyla bölgeye gönderilen 70 kontrolör, belediyeleri denetlemeye başladı. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 77. Maddesi'ne göre sadece mali yönden denetleme yetkisi ve görevi olan kontrolörlerin, DBP'li belediyelerde uygulanan 'eşbaşkanlık' sistemini incelemeleri istendi. Soruşturma evrakında, 'eşbaşkanlık' sisteminin yasal olmadığı ve suç teşkil ettiği vurgulandı. Soruşturma evrakında özetle şöyle denildi: "5393 Sayılı Belediye Kanunu'nda ve mevzuatta düzenlenmeyen eşbaşkanlık uygulamasına geçildiği, belediye meclis üyesi sıfatıyla seçilen ancak belediye başkanı sıfatı bulunmayan bir kişinin daha eşbaşkanlık adı altında belediye başkanlığı görevini usulsüz olarak üstlendiği ve yetkileri kullanmaya başladığı ve kendisine ayrıcalıklar sağlandığı (makam aracı, makam odası, sekreter, ücret ödeme gibi), bu durumun ise yürürlükteki mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmesinin yanı sıra kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, belediye başkanları yönünden ise görevin kötüye kullanılması suretiyle suç oluşturabileceği, ayrıca belediye başkanının gerçekleştirdiği idari iş ve işlemlerin hukuken geçersiz olacağı dikkate alındığında bu durumun vatandaşların, kamunun ve belediyelerin zararına sebep olabileceği değerlendirildiğinden, eşbaşkanlık sistemini uygulamaya geçiren belediye başkanlarının suç oluşturabilecek bu uygulamaları terk etmelerinin sağlanması"
Hürriyet

'Koza İpek'te 7 Kişi Serbest 
Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) finans desteği sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Koza İpek Holding şirketlerine yönelik aramalarda, merkez binadaki bilgisayarlardan imaj alma faaliyeti dün gün boyu devam etti. Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek'in Çankaya Gaziosmanpaşa'daki evinde önceki gün sabah saatlerinde başlatılan arama faaliyetinin ise dün bu sabaha karşı bittiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Koza İpek Holding görevlilerinden 7 kişi ise dün adliyeye sevk edildi. İfadeleri alınan 7 kişi, savcılık tarafından serbest bırakılırken 1 kişi için de adli kontrol talep edildi. Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek'in annesi Melek İpek, imaj alma faaliyetlerinin devam ettiği holdingin merkez binasına geldi. İpek, burada bekleyen gazetecilere yaptığı açıklamada, Akın İpek'in kaçmadığını öne sürerek, "Akın Bey İngiltere'ye kaçmaz, kaçmadı, kaçmayacak. Çünkü kaçmasını gerektirecek hiçbir şey yok" dedi. Anne İpek, şunları söyledi: "Akın Bey'in yedi kat yerin altına inseler, gökyüzüne çıksalar bir hatasını bulamazlar, bulamayacaklar da Allah'ın izniyle. Bu gelip geçici bir dönem. Bunun hakkında şu anda çok şey söylenebilir ama söylemiyorum. Rabbim bizi sabreden kullarından etsin. Bunu yaptıranlar da benim düşmanım değil. İşin en acısı o. İki kardeş kavga ediyor gibi geliyor bana ve ben üzgünüm. Benim oğlum asla ve asla hiçbir hata yapmamıştır, Allah'ın izniyle de yapmayacaktır. Bugüne kadar aile olarak yaptığımız tek şey, ekmeğimizi paylaştık, karıncayı incitmedik, hiç ayrım yapmadan tüm insanlara yardımcı olduk ve bundan sonra da hayatımın sonuna kadar aynı şekilde devam edeceğim. Hiç kimse bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Bunları eseşe kınıyorum, ayıplıyorum. Bu yazılanlar, çizilenler, anlatılanlar var ya bize yapışmadı, yapışmayacak da. Sivrisineğin vızıltısı kadar da benim üzerimde tesiri yok."
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 107, 0822-107, 1748                                             
ABD Doları 2, 9417-2, 9436/ Euro 3, 3003-3, 3054/İngiliz Sterlini 4, 5078-4, 5104         
              
Dolu Kasa Sürprizi 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 28 ağustos günü bakan olarak son mesaisini yaparken, 'dolu kasa' ile sürpriz yapmaktan geri kalmadı. Bakın nasıl? Önceki gün Merkez Bankası'nın bilançosunda dikkat çeken bir gelişme vardı; o da, bankanın piyasaya verdiği paranın 93 milyar TL'ye ulaşmış olmasıydı. Normal gidişat içinde Merkez Bankası bankacılık sistemine 60-75 milyar TL arası bir likidite veriyorken, son 20 günde birden kabaca ilave 20 milyar TL para vermesinin bir nedeni olmalıydı. Nedeni hemen görünüyordu; Hazine'nin Merkez Bankası'nda tuttuğu mevduat hesabı yükselmişti. Bu hesap, bir ayda yaklaşık 30 milyarlık bir artışla 28 Ağustos günü rekor bir seviyeye 40 milyar TL'ye yükselmişti. Bankalar vergi ödemeleri için nakde ihtiyaç duymuş, bunu da Merkez Bankası karşılamıştı. Bankalar, Merkez Bankası'ndan aldıkları TL'leri de müşterilerinin talimatıyla Hazine hesaplarına geçmişlerdi. Hazine'nin mevduat artışındaki rekorun temel nedeni, Ağustos ayının nakit girişlerinde zirve yapılan bir ay olması. Kamu tahsilâtının üst üste geldiği bir dönem; hem KDV, hem geçici vergilerin tahsilâtına, hem de yapılandırılan kamu vergi ve diğer alacakların ödeneceği bir ay özelliği taşıyor olmasıydı. Geçmiş yıllarda Ağustos ayı hep nakit girişlerinin en yüksek olduğu bir ayken, geçmiş hiçbir yılda bu denli yüksek bir kamu mevduat hesabı bakiyesi olmamıştı. Hem de ekonomik faaliyetlerin görece yavaşladığı bir yıl söz konusu iken. Geriye tek bir potansiyel neden kalıyor; ötelenebilir nakit çıkışlarının yapılmamış olması. Genellikle şirketlerin ve bankaların yıl sonu bilançolarını güzelleştirmek için yaptıkları makyajlarda olduğu gibi; parayı hesapta tut, harcamayı ertele. Tam da Hazine'den sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın makamdaki son gününde, Hazine'nin Merkez Bankası'ndaki mevduat hesabının kayda değer bir rekor bakiye ile 40 milyar TL ile kapatması 'siyasi bir vitrin makyajı' yerine sayılabilir; 'kasayı dolu bıraktım' diyebilmek için. İşin doğrusu, Hazine kasasının dolu olduğu mevduat hesabından değil, aylık nakit vaziyetinden izleniyor. Nakit gelirlerden nakit yapılan giderler düşülüyor, özelleştirme ve fon gelirleri ilave ediliyor. Geriye kalan açık da yapılan borçlanmalardan gelen nakit ile 'kasa' yani Merkez Bankası'ndaki mevduat hesabından yapılan kullanımlarla kapatılıyor. Dolayısıyla, Merkez'deki 'kasa' nakit hareketlerin en küçük parçalarından, kaynaklarından biri. Ama her gün Merkez Bankası'nca yayınlanan analitik bilançoda yer alan hesap bakiyesi olarak kamuoyunun gözünün önünde. Geçen yıl Merkez Bankası'nda tutulan bu Hazine hesabının yıl içi ortalaması 14 milyar TL, bu yılın ilk 8 ayında da 18 milyar TL. Geçen yıl en yüksek ulaştığı bakiye ise 25 milyar olmuş. Bu yıl ise ağustos öncesinde 28 milyarı bulmuş. Dolayısıyla, bu yıl eğer tüm büyük tesadüfler bir araya gelmemişse 'kasa hesabının' devir teslimden bir gün önce 40 milyar TL'yi bulmasını 'vitrin makyajından' başka bir şeyle açıklayamıyoruz.
Hürriyet

Gong 15 Yıl Sonra Yeniden Çaldı 
Turkcell, hisselerinin Borsa İstanbul ile aynı gün New York Borsası'nda (NYSE) da işlem görmeye başlamasının 15. yılını, New York'ta düzenlediği resepsiyon ve borsa kapanış töreniyle kutladı. NYSE Başkanı Tom Farley'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen kapanış gongu törenine, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell Yönetim Kurulu üyeleri Atilla Koç, Mehmet Hilmi Güler, Mehmet Bostan, Bekir Pakdemirli ve Jan Erik Rudberg katıldı. NYSE'nin geleneksel kapanış gongunu Turkcell adına Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça çaldı. Seremoni kapsamında Wall Street'te bulunan NYSE binasına Türkiye ve Turkcell bayrakları çekildi, tüm dijital ekranlar Turkcell logolarıyla süslendi. Gong seremonisinden bir gün önce (31 Ağustos gecesi) ise Türkiye New York Başkonsolosluğu himayesinde 15. yıl resepsiyonu gerçekleştirildi. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, NYSE'de düzenlenen seremonide, "Bugün burada sadece NYSE'ye kote olmamızın 15. yılını değil, aynı zamanda Turkcell'in muazzam büyümesini de kutluyoruz" dedi. Geçen zaman içerisinde Turkcell'in, Türkiye ile büyüdüğünü ve kendisine inanan yatırımcıların güvenini boşa çıkarmadığını belirten Akça, "Turkcell, on binlerce kişi için istihdam fırsatları oluşturdu. 9 ülkede 68 milyon abonesiyle bölgesinde lider bir şirket haline geldi. 5 yıl sonra, NYSE'ye kote olmamızın 20. yıl dönümünde dünyada 5G teknolojisini geliştirmeyi başarmış birkaç telekomünikasyon şirketinden biri olmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Zafer ise Turkcell'in BİST'teki 15. yılını "Türkiye'nin Turkcell'inin borsamıza kota olması bizim açımızdan bir değer" sözleriyle kutladı. Zafer, "Bölgenin teknoloji ve finans merkezi olmayı hedeşeyen bir borsa olarak BİST, dünyanın dört bir yanında borsalarla ve finans kuruluşlarıyla yeni bağlantılar kurdu ve bu girişimleri daha da büyütmek için gayret gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında, Turkcell'in NYSE'ye kote olarak, Borsa İstanbul'un ve Türkiye piyasasının küresel anlamda tanınması adına ilk katkılardan birini yapmıştır" dedi.
Türkiye

Moody's: Türkiye Sağlam 
Genel seçimlerin ardından baş gösteren siyasi belirsizlik, terör olayları ve doların yükselmesi, gözleri kredi derecelendirme kuruluşlarına çevirmişti. Piyasalar; özellikle Türkiye'yi "yatırım yapılabilir" düzeyde tutan Fitch ve Moody's'ten gelebilecek bir not indiriminden korkuyordu. Ancak rahatlatan açıklama Moody's Başkan Yardımcısı ve Kıdemli Türkiye Analisti Alpona Banerji'den geldi. Türkiye'nin kredi ve görünümüne ilişkin değerlendirme takvimindeki tarihleri art arda dört defa pas geçmesinden sonra açıklamalarda bulunan Banerji, "Moody's'in temel senaryosu, reytingi 'Baa3'te (yatırım yapılabilir) tutuyor. Bu not, ülkenin mali gücü, düşük borç seviyesi ve büyük bir orta gelir ülkesi olması tarafından destekleniyor. Türkiye'nin kredibilitesi, olumlu kamu finansmanı ölçütleri tarafından da desteklenmeye devam ediyor. Bu yıl kamu borçlanma gereksinimi GSYH'nin yüzde 6'sıyla kısmen düşük bir seviyede. Düşük petrol fiyatları ve ılımlı iç talep de, cari açık seviyesini düşürüyor. Bu yıl sonunda Türkiye'de cari açığın 37 milyar dolara gerileyerek yüzde 4.7 oranında gerçekleşmesini bekliyoruz" dedi. İlerideki döneme ilişkin risklere de değinen Banerji, şöyle devam etti: "Devam eden politik belirsizlikler ve dış finansman üzerindeki baskılar, orta vadede daha zayıf büyüme görünümüne işaret ediyor. Artan dış borcu ve dolar karşısında sert şekilde zayıflayan para birimiyle Türkiye, dış finansmana karşı daha hassas. FED'in faiz artışını başlatmasıyla Türkiye'deki şirketler ve bankacılık sektörü de finansman maliyetlerinin artışıyla karşılaşabilir. Özellikle göreve gelen hükümetin, büyümeyi artırıcı reformları uygulamakta ve sermayeyi çekmekteki başarısı, ülkenin kredi kalitesi üzerinde önemli bir etki oluşturacak." Moody's, Türkiye'nin kredi notu ve görünümüne ilişkin bir sonraki değerlendirmesini 4 Aralık tarihinde yapacak.
Türkiye

Turizmde Açık Kapanıyor 7 Ayda 2014'ü Yakaladık 
Türkiye'ye temmuz ayında gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.1 arttı. 7 aylık dönemde ise turist sayısı yüzde 0.38 azalışla 20,4 milyon oldu. İlk yedi ayda Alman turist sayısı yüzde 10.3 artarken, Rus turist sayısı yüzde 21.5 azaldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2015 yılı temmuz ayı sınır giriş-çıkış istatistiklerini açıkladı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan geçici veriler ışığında ise temmuzda Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı 5 milyon 480 bin 502'ye ulaştı. Yabancı turistlerin 250 bin 525'i ülkeye günübirlik geldi. Temmuzda Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 798 bin 295 (yüzde 14.5) ile Almanya birinci olurken, bunu 686 bin 256 (yüzde 12.5) ile Rusya, 421 bin 556 (yüzde 7.6) ile İngiltere izledi. Türkiye'ye ocakta 1 milyon 250 bin, şubatta 1 milyon 383 bin, martta 1 milyon 895 bin, nisanda 2 milyon 437 bin, mayısta 3 milyon 804 bin, haziranda 4 milyon 123 bin yabancı ziyaretçi geldi. Yabancıların en çok giriş yaptığı sınır kapılarının yer aldığı iller sıralamasında ise 1 milyon 956 bin ile Antalya birinci, 1 milyon 401 bin ile İstanbul ikinci, 597 bin ile Muğla üçüncü, 564 bin ile Edirne dördüncü, 223 bin ile Artvin beşinci oldu. Bu yıl Ocak- Temmuz'da 20 milyon 375 bin ziyaretçiden 830 bini günübirlik geldi. Ocak- Temmuz arasında en çok ziyaretçiyi 2 milyon 908 bin (yüzde 14.2) ile Almanya gönderirken, 2 milyon 140 bin (yüzde 10.5) ile Rusya ikinci, 1 milyon 371 bin (yüzde 6.7) ile İngiltere üçüncü sırada yer aldı. Yılın 7 ayında yabancıların en çok giriş yaptığı sınır kapılarının yer aldığı iller ise 7 milyon 88 bin ile İstanbul, 6 milyon 54 bin ile Antalya, 1 milyon 851 bin ile Edirne, 1 milyon 576 bin ile Muğla ve 1 milyon 70 bin ile Artvin şeklinde sıralandı.
Milliyet

Mercedes Dalgaya İnat 'Yatırıma Devam' Dedi 
Daimler'in Otobüs Grubu Başkanı Hartmut Schick, son dönemde döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmaların Türkiye'deki faaliyetlerini etkilemediğini belirterek, "Türkiye'de kalmaya ve yatırımlara devam edeceğiz" dedi. Türkiye'de faaliyete geçmesinin 20'inci yılını kutlayan 'Mercedes-Benz Hoşdere Otobüs Fabrikası' için düzenlenen törende konuşan Schick, "Ekonomideki gidişat bizi etkilemedi, hedeşerimiz tutuyor. Planladığımız her şeye planladığımız şekilde devam ediyoruz ve hedeşerimizi tutturacağız. Kurdaki değişiklikleri takip ediyoruz ama şimdiye kadarki hiçbir yatırım planımızı etkilemedi. Türkiye'de kalmaya ve yatırımlara devam edeceğiz" dedi. Mercedes-Benz Türk, sadece otobüs üretimine 403 milyon euro yatırım yaptı. Türkiye'de toplam yatırımları 885 milyon euroya ulaştı. Hartmut Schick, Hoşdere'nin dünyanın en modern otobüs fabrikalarından biri olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Hoşdere Fabrikası, Daimler'in küresel otobüs Ar-Ge ve üretim ağının çok önemli bir noktası konumunda. Bugün Avrupa üretim birliğimiz ve Almanya'daki merkez fonksiyonlarımız Hoşdere'siz düşünülemez. Burada üretilen araçların yüzde 80'inden fazlası Avrupa ve Orta Doğu bölgelerine ihraç ediliyor. Burada üretilen modellerimiz, en yüksek satış adetlerine ulaşan modeller."
Vatan

Gıda Fuarı Bugün Ambargodan Kurtulan İran'ı Ağırlayacak 
23. Worldfood İstanbul, Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı bugün başlıyor. 30. Uluslararası Ambalaj, Paketleme ve Gıda İşleme Sistemleri Fuarı Ipack 2015 ve Ingredients Turkey Özel Bölümü ile eşzamanlı gerçekleştirilecek fuar bu kez 36 yıllık ambargodan kurtulan İran'dan alım heyetini ağırlayacak. YEM Fuarcılık, EUF, Ekin Fuar, Platform ve TF Fuarcılık gibi fuar şirketlerini bulunduran İngiliz fuarcılık devi ITE Group tarafından düzenlenen fuara bu yıl 31 ülkeden katılım gerçekleşecek. ITE Turkey'in yeni Genel Müdürü Burcu Başer, 6 Eylül'e kadar sürecek fuara İran'dan 20 kişilik resmi bir heyetin geleceğini belirterek "Şu an İran herkesin beklediği bir pazar. Fuarda 30 ülkeden katılımcı ağırlayacağız ama İran'ı resmi düzeyde ağırlayacağız" dedi. Düzenledikleri fuarlarda 'alım heyetleri'ne büyük önem verdiklerini belirten Başer "Türkiye hem üretici hem ihracatçı ülke. Yurtdışından alım heyetlerine büyük önem veriyoruz. Amacımız ihracatçıları uluslararası pazarlara ulaştırmak. O yüzden uluslararası alıcıları da bu fuarlara taşıyoruz. Yabancı profesyonel ziyaretçi sayısı her sene artıyor" dedi. Yılda 10 tane fuar düzenlediklerini belirten Başer Ankomak Fuarı'nı ise iki yılda bir düzenlediklerini belirtti. Başer, düzenledikleri fuarların ise kozmetik, gıda, moda, enerji, ambalaj, iş ve inşaat makineleri, yapı malzemeleri, su teknolojileri, raylı sistemler ve lojistik alanlarında olduğunu da söyledi.
Star

Petrol Düştü, Dış Açık Yüzde 40 Geriledi 
Dış ticaret açığı Ağustos'ta petrol fiyatlarındaki düşük seyrin ithalatı aşağı çekmesinin desteğiyle yüzde 40.95 azalarak 4.88 milyar dolar oldu. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre ihracat ağustosta yüzde 1.45 azalarak 11.07 milyar dolar, ithalat yüzde 18.2 azalarak 15.95 milyar dolar oldu. Yılın ilk sekiz ayında dış ticaret açığı ise yüzde 17.21 azalışla 45.18 milyar dolar, ihracat yüzde 8.53 düşüşle 95.72 milyar dolar, ithalat yüzde 11.5 düşüşle 140.91 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalatta bir önceki yıl aynı döneme göre gerçekleşen ve yüzde 18.2'ye denk gelen 3.55 milyar dolarlık düşüşün yaklaşık 1.9 milyar doları Türkiye'nin enerji maliyetindeki düşüşten kaynaklandı. Türkiye'nin enerji maliyetini gösteren mineral yakıtlar, mineral yağlar ve müstahzarları faslında 2014 yılı ağustos ayındaki 4.7 milyar dolarlık ihracat bu yılın ağustos ayında 2.79 milyar dolara geriledi. Brent ham petrolünün varil fiyatı 2014 yılının haziran ayında 115 dolara kadar yükseldikten sonra aşağı yönlü bir trend izleyerek 2008 yılından beri en düşük seviye olan 42 dolarlara kadar geriledi.
Star

SİYASET/POLİTİKA

En Ahlaksız Savaşta Bile Kabul Edilemez 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK'nın Diyarbakır'da doktor Abdullah Biroğlu'nu öldürdüğü saldırıyı lanetleyerek, "Sağlık çalışanlarına saldırı en ahlaksız savaş koşullarında bile kabul edilemez. Bir kez daha uyarıyorum; sağlık çalışanlarına kimse ne elini, ne dilini uzatmalıdır" dedi. 1 Kasım seçiminde oy hedeflerinin yüzde 20 olduğunu açıklayan Demirtaş, dün Meclis'te basına kapalı grup toplantısının ardından gazetecilere şunları söyledi: "Bölgedeki tablo iyi değil. Toplantıda, bilgilendirme yapan hiçbir vekilimiz bölgede 'Seçim koşulu vardır' demedi, diyemedi. 'Bu koşullarda sandık kurulması, seçim kampanyası yapılması imkânsız' dedi. AKP'nin de istediği zaten bu. İstese seçim koşullarını bir günde oluşturabilirler. Zannedersem hükümet bunu bir plan ve program çerçevesinde yürütüyor. Cumhurbaşkanı da '1 Kasım, 7 Haziran gibi olmayacak' dedi. Saray sandıklara el koyacak. Oyları düşmeye devam ederse seçimi erteleyebilirler, iptal edebilirler. Bu seçenekler ciddi görünüyor şu anda. Ama boykot veya seçime girmeme bizim gündemimizde yok. Türkiye'nin batısı bazı şeyleri duyuyor ama duydukları gerçeğin yüzde 10'u. Oradaki yerel birimlerden çok dışarıdan gelen küçük operasyonel birlikler sivilleri hedef alan katliamları yapıyorlar. Plakası olmayan ve yereldeki valiyi, kaymakamı çok dinlemeyen kişiler. Sağlık çalışanlarına, ambulanslara, doktorlara yönelik saldırılar asla kabul edilemez. Bunları kesinlikle lanetliyoruz. Sağlıkçılara ve sağlıkla ilgili yerlere saldırılar en ahlaksız savaş koşullarında bile kabul edilemez. Dokunulmazlıkları vardır. Ben bir kez daha uyarıyorum; sağlık çalışanlarına kimse ne elini, ne dilini uzatmalıdır. Çözüm Süreci'nin son aşaması PKK'nin silahları bırakmasıydı. İmralı'ya marangoz götürüldü, buna benzer bir masa yapıldı. Bu masada hep beraber oturulacaktı. Çay kahve makinesi dahil olmak üzere bir toplantı salonu hazırlandı orada. Soruyoruz bu toplantıya niye gelmediniz? Baktık; başkan olmak için o masayı kullanıyor. Tek hevesi bu. Başkan olamayacağını anlayınca masayı devirdi. PKK'yi silahlandıran biz değiliz. Türkiye toplumu bunun hesabını sormalı."
Hürriyet

Özgür İrade Sandığa Yansımalı 
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) Ağustos ayı olağan toplantısı, hükümet kurma çalışmalarının etkisiyle bir hafta gecikmeli olarak dün yapıldı. Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) alınan karar çerçevesinde ordunun komuta kademesinde yapılan olağan değişiklikler ve Cumhurbaşkanı'nın seçimin yenilenmesi kararının sonucu olarak kurulan Geçici Hükümet'in ardından MGK'nın üye yapısı da önemli ölçüde yenilendi. Yeni MGK'nın yapısı, 7 seçilmiş isme karşı 8 atanmış bürokrat ve bakandan oluştu. 8 üye de, ilk kez MGK toplantısına yeni unvanları ile katıldı. Ağustos ayı olağan toplantısının geçen hafta yapılması gerekiyordu. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hükümetin oluşum takvimini dikkate alarak, toplantıyı yaklaşık bir hafta ileriye almıştı. MGK'nın bir sonraki toplantısı ise Ekim ayının son haftasında yapılacak. MGK toplantısı, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. 5.5 saat süren toplantının gündeminin önemli maddelerini; seçim güvenliği, PKK terörü ile mücadele, IŞİD'e karşı ABD ile birlikte başlatılan ortak hava operasyonları ve paralel devlet yapılanması ile mücadelede gelinen aşama oluşturdu. Özellikle Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu'nun bazı illerinde seçim güvenliğinin sağlanması için alınacak önlemler de değerlendirildi. MGK bildirisinde şu ifadeler yer aldı: Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği ile kamu düzeninin sağlanmasına müteallik hususlar etraflıca görüşülmüş, ülkenin iç ve dış güvenliğine yönelik tehditler ile alınan ve alınacak tedbirler değerlendirilmiştir. Huzur ve barış ortamını bozmaya yönelik terörist saldırıların, milletimizin asırlara dayanan kardeşlik duygularını ve bir arada yaşama iradesini zayıflatma hedefine ulaşamayacağı vurgulanmıştır. Bölücü terör örgütünün, vatandaşlarımızın ve güvenlik güçlerimizin hayatlarına kasteden terör eylemlerinin, yurt içinde ve yurt dışında, demokrasi bilincine sahip, insan hak ve özgürlüklerine saygılı tüm kesimlerce lanetlenmesi memnuniyetle karşılanmış ve terörle mücadele konusunda uluslararası kamuoyu ile yakın işbirliği yapılması gerektiği mütalaa edilmiştir. Paralel devlet yapılanmasıyla, yurt içinde ve yurt dışında, illegal ekonomik boyutu da dâhil olmak üzere sürdürülmekte olan mücadelenin kararlılıkla devam ettirileceği belirtilmiştir. Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, kanun dışı hiçbir yapılanma ve eyleme müsaade edilmeyeceği, bu tür faaliyetler son buluncaya kadar mücadeleye devam edileceği ve bu mücadelenin hukuk çerçevesinde yürütüleceği ifade edilmiştir.
Milliyet

Meclis'in İkinci Tezkere Mesaisi 
TBMM Genel Kurulu 7 Haziran seçimlerinden sonra bugün ikinci kez bir tezkere için toplanacak. Meclis geçen temmuz ayında Lübnan'da BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında bulunan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık tezkeresini kabul etmişti. TBMM bugün de 2 Ekim'de dolacak olan Suriye ve Irak tezkeresini oylayacak. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasını içeren Başbakanlık Tezkeresi üzerinde siyasi parti grupları söz alacak. Bu konuda hükümete verilen bir yıllık izin süresini uzatan tezkere üzerinde hükümet adına Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül konuşacak. Ak Parti Grubu adına İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Aytun Çıray, MHP ve HDP grubundan da milletvekilleri görüşlerini dile getirecek. Geçen yıl tezkereye 'Hayır' diyen CHP'nin bu kez 'Evet' oyu kullanacağı belirtiliyor. Hürriyet'e konuşan CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, "Görüşmelerde AKP'nin izlediği yanlış siyasetin IŞİD'i güçlendirdiğini ortaya koyacağız. Bütün bu yanlış hareketlerin Türk insanını nasıl olumsuz etkilediğini ortaya koyacağız. Suriye ve Irak siyasetlerinin yanlışlarının yan etkilerini Türkiye yaşıyor şu an. Tüm bunları ortaya koyduktan sonra da, son kararımızı açıklayacağız" dedi. Geçen yıl 'evet' diyen MHP bu yıl da aynı yönde oy kullanacak. Başbakan Davutoğlu sınır ötesi operasyon tezkeresine ilişkin Bakanlar Kurulu imzasını 21 Ağustos'ta tamamlayarak Meclis Başkanlığına göndermişti. Böylece yeni tezkere, HDP'li bakanların yer aldığı seçim hükümetine bırakılmamıştı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bugün Genel Kurul'da TSK'nın sınır ötesi operasyonu tezkeresine 'hayır' diyeceklerini, HDP'li bakanların da şüphesiz 'hayır' oyu kullanacaklarını söyledi. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız da "Ortadoğu böyle kaotik bir dönemi yaşıyor iken, etrafımızdaki birçok ülke kan deryası iken böyle bir tezkereyi geçirmek akıl kârı değil" dedi.
Vatan

'Bu Soytarılık Bitecek' 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, AK Parti'yi eleştirdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun koalisyon görüşmeleri için MHP'yi ziyaret ettiği söyleyen Adan şöyle dedi: "O gün basını ziyaret etmediğimiz için üzgün olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Çünkü son derece yalan söyleyen bir tutum izlediler. Keşke basının huzurunda bu toplantıyı yapsaydık. Bundan sonra MHP, Davutoğlu veya bakanlarıyla asla basın olmadan görüşme yapmayacaktır. Türkiye'de hukuk ve adalet yoktur. Çıkıyor, '400 milletvekili istiyorum' diyor, sonra 'ben hiçbir partiye istemedim' diyor. Milleti bu kadar aptal yerine koyan soytarılık dönemine Türkiye rastlamadı. Sloganımızın bir tanesi bu, 'Soytarılık Türkiye'de bitecek'. Bu noktaya taşıdılar. Başbakan çıkıp diyor ki, 'biz çözüm sürecini yürütürken Türkiye'nin her tarafında silahlanmışlar'. Bu nasıl devlet, bu nasıl devlet yönetimi? Bunu bir insan nasıl söyleyebilir? Onurlu davranış nedir biliyor musunuz? Çözüm sürecini yürüten bütün yetkililer onurlu iseler ve şehitlere biraz saygıları varsa, siyasi hayatlarına son vermelidirler. Bu soytarılıklar Türkiye'de bitmeli."
Vatan

DÜNYA 

Lazkiye'de Bombalı Saldırı: 10 Ölü 
Suriye'de Devlet Başkanı Beşar Esad'ın kalelerinden Lazkiye kentinde bir okulun önüne park edilen bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu 10 kişi hayatını kaybetti. Suriye'nin resmi ajansı SANA saldırının dün gün ortasında kentin Hamam meydanında gerçekleştirildiğini, 25 kişinin de yaralandığını bildirdi. Bununla beraber SANA önceki gün Lazkiye'de patlayıcı yüklü iki otomobil bulunduğunu ve sorumluların da gözaltına alındığını duyurmuştu. Londra merkezli ve muhalif çizgideki Suriye İnsan Hakları Gözlemevi dünkü patlamanın iç savaşın başlamasından bu yana kentte meydana gelen en büyük bomba yüklü araç saldırısı olduğunu belirtti.
Hürriyet

1 Evde 3 Türk'ün Cesedi Bulundu 
Hollanda'nın başkenti Amsterdam'a 120 kilometre uzaklıktaki Veghel şehrinde bir evde 3 Türk ölü bulundu. Polisin verdiği bilgiye göre, bıçaklanarak öldürülen kişiler aile kavgası kurbanı. İddiaya göre, 16 yaşındaki F.S., eline geçirdiği bıçak ile annesi Neriman Soysal'ı, büyükannesi Hatun Soysal'ı ve kız kardeşi B.S.'yi öldürdü. Cinayetleri neden işlediği henüz bilinmeyen F.S. gözaltına alındı. Veghel'de ikamet eden Soysal ailesinin Sivas kökenli olduğu öğrenildi. Baba Soysal'ın iki yıl önce Türkiye'de vefat ettiği, anne Neriman Soysal ve çocuklarının birlikte kaldığı belirtildi. Olayı "aile içi dram" olarak nitelendirilen Veghel polisi, geniş çaplı araştırmayı sürdürdüklerini bildirdi.
Türkiye

Oğlu İçin Para Biriktiriyordu 
Irak'ın başkenti Bağdat'ta üniformalı, silahlı ve maskeli kişiler Nurol İnşaat bünyesinde çalışan 18 Türk işçiyi kaçırdı. IŞİD'in Musul Başkonsolosluğumuza düzenlediği rehin alma eylemini akla getiren gece baskınında sadece Türk işçilerin hedef alınması dikkati çekerken, işçilerin kurtarılması için Irak makamlarıyla temasa geçildi. Yapılan ilk tespitlere göre eylemin arkasında 'Asaib Ehlil Hak' isimli örgüt bulunuyor. Ancak bu bilgi kesinleştirilemedi. Fidye için geçmişte de adam kaçırma eylemleri yapan örgütün en bilinen özelliklerinden birisi de militanlarının üniformayla dolaşması. İran'a yakın olduğu belirtilen, liderliğini Kays Kazali'nin yaptığı örgütün, Irak'taki bölgesel dengeler nedeniyle de eylemi yapmış olabileceği değerlendiriliyor. Örgütün, bir süredir, bölgedeki Şii-Sünni rehine pazarlığının taraflarından birisi olduğuna dikkat çekiliyor. Örgütün, IŞİD'e karşı da savaştığı biliniyor. Bağdat'a bağlı Sadr mahallesinde, Nurol Holding'e ait bir stadyum inşaatı şantiyesini dün sabaha karşı basan asker üniformalı ve maskeli kişiler, Türk işçileri Iraklı işçilerden ayırarak arazi araçlarıyla kaçırdı. Silahlı kişilerin bekçilerin silahlarını aldıktan sonra karavanlarda uyuyan işçileri rehin aldığı kaydedildi. 3 mühendis, 1 muhasebeci ve 14 inşaat işçisinden oluşan çalışanların, kısa süre içinde araçlara bindirilerek götürülmesinin, olayın planlı olduğunu gösterdiği yorumu yapıldı. Dışişleri Bakanlığı da öğle saatlerinde, Türk işçilerin kaçırıldığı yönündeki haberleri teyit etti. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Irak güvenlik makamlarıyla Bağdat Büyükelçiliği'nin temas halinde olduğunu belirtti. Kaynaklar, kaçırılmanın olası nedenlerinin araştırıldığını kaydetti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, olayın saat 1 Eylül'ü 2 Eylül'e bağlayan gece saat 03.00 civarında meydana geldiğini belirterek, "Büyükelçimiz Iraklı yetkililerle hemen temas etti. Şu aşamada ne için ve hangi saikle bu kişilerin alıkonulduğunu bilmek zor. 18 Türk'ün arasında 14 işçi, 3 mühendis ve bir muhasebeci var" dedi. Sadece Türk işçilerin mi alıkonulduğu sorusu üzerine Bilgiç, Türk işçilerin diğerlerinden ayrılarak bir seçime tabi tutulduğu yönünde bilgi edindiklerini kaydetti. Kaçırılan Türk işçilerden Recep Tekin (46) ve Tahsin Cömert'in (42) Zonguldak'ın Alaplı ilçesindeki ailelerinin endişeli bekleyişi sürüyor. Evli ve 2 çocuk babası Cömert'in Musabeyli köyünde yaşayan annesi Nazikar Cömert de (62) oğlunun yaklaşık 6 aydır Irak'ta çalıştığını belirtti. Oğlunun bir süre önce İstanbul'da çalıştığını anlatan Cömert, "Oğlu Kocaeli'de üniversiteyi kazanınca ailecek oraya yerleştiler. Oğlumu yaklaşık 2 ay önce babasının mevlitine geldiğinde görmüştüm. Emekli olabilmek için sigorta gün sayısını doldurmaya ve ev alabilmek için Irak'a çalışmaya gitmişti. Kendisine birçok kez 'Oralara çalışmaya gitme, bizi yalnız bırakma' dedik ama 'gitmek zorundayım' demişti. Bir tek yetkililerden çocuğumun getirilmesini istiyorum" dedi.
Milliyet

Bangkok Saldırısında Yeni Türk Şüpheli 
Tayland'ın başkenti Bangkok'ta 17 Ağustos'ta düzenlenen ve en az 20 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla ilgili bir Türk şüpheli hakkında tutuklama emri çıkarıldı. Adının 'Emrah Davutoğlu' olduğu açıklanan şüphelinin 'savaş materyalleri' taşımakla suçlandığı belirtildi. Davutoğlu'nun polisin olayla ilgili aradığı diğer şüphelilerden Tayland vatandaşı Wanna Suansun'un eşi olduğu söyleniyor. Saldırıyla bir ilgisi olmadığını öne süren 26 yaşındaki genç kadın, akrabaları aracılığıyla yaptığı açıklamada 3 aydır Kayseri'de olduğunu söylemiş, Bangkok polisinin baskın düzenlediği evlerinde eşinin bir arkadaşının kaldığını ifade etmişti.
Vatan

Daha Kaç Kişi Ölmeli? 
Bodrum'dan Yunanistan'ın İstanköy Adası'na (Kos) geçmek için iki saat arayla denize açılan göçmenlerin içinde bulunduğu iki ayrı lastik bot uluslararası sularda battı, çifte facia yaşandı. İlk botta 2'si çocuk 8 kişi, ikinci botta ise 3'ü çocuk 4 kişi hayatını kaybetti. Toplam 12 kişinin can verdiği faciada, bölgede devriye görevi yapan Türk Sahil Güvenlik ekipleri, 9 kişiyi son anda kurtardı. İki kişinin kayıp olduğunun öğrenilmesi üzerine, Sahil Güvenlik bir helikopter, bir uçak ve 5 bot ile bölgede arama kurtarma çalışması başlattı. Bu sırada iki metrelik botla denize açılan 9 Pakistanlı göçmen, ekiplerin uyarısı üzerine geri döndü. Boğulan 12 kişiden bazılarının cesedi, sabah saatlerinde Bodrum kıyılarına vurdu. Onlardan ikisi, Suriyeli 3 yaşındaki Aylan ve 5 yaşındaki Galip Kurdi kardeşlerdi. Ali Hoca Burnu Plajı'ndaki cansız minik bedenleri görenler, gözyaşlarını tutamadı. Suriyeli çocukların yakınları, cesetleri teşhis ederken sinir krizi geçirdi. Cesetler Bodrum Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Sağ kurtulan iki kişi ise yarı baygın halde aynı plajda karaya vurdu. Göçmenler, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sahil Güvenlik ekipleri, gece boyunca İstanköy'e geçmek isteyen 100'ü aşkın göçmenin kurtarıldığını açıkladı.
Star

SPOR 

Fransa, Almanya, Hırvatistan ve Letonya'nın ev sahipliğinde 5-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 2015 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda (EuroBasket 2015) mücadele edecek A Milli Erkek Takımı, bu turnuva için dün Almanya'ya gitti. Grup maçlarını Berlin'deki O2 Arena'da oynayacak olan milliler 5 Eylül'de İtalya, 6 Eylül'de İspanya, 8 Eylül'de Almanya, 9 Eylül'de Sırbistan ve 10 Eylül'de İzlanda'yla karşılaşacak. Takımımızın tecrübeli oyuncusu Oğuz Savaş, Avrupa Basketbol Şampiyonası moduna girdiklerini ve gruplarının zor olduğunu dile getirerek, "Grupta neredeyse bütün takımlar madalya adayı. Ama çıkıp sahada mücadele etmedikten sonra kağıt üzerindeki şeyler hiçbir anlam ifade etmiyor" diye konuştu.
Türkiye

A Milli Takımımız, 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu'ndaki 7. maçında bugün Letonya ile karşılaşacak. Konya Büyükşehir Stadı'nda saat 21.45'te başlayacak karşılaşmayı İsveç Futbol Federasyonu'ndan Stefan Johannesson yönetecek. İsveçli hakemin yardımcılıklarını ise Fredrik Nilsson ve Magnus Sjöblom yapacak. Puan kaybına tahammülü olmayan ekibimiz, Letonya'yı mağlup ederek, 6 Eylül'de aynı statta karşılaşacağı kritik Hollanda maçı öncesi moral bulmak istiyor. A Milli Takımımızda Gökhan Gönül, Şener Özbayraklı ve Mehmet Topal sakat. Letonya Milli Takımı'nda ise savunmada Bulvitis ve orta alanda Zigajevs yok. A Grubu'nda günün diğer maçlarında Hollanda- İzlanda ve Çek Cumhuriyeti-Kazakistan karşı karşıya gelecek. Bu müsabakalar da TSİ 21.45'te başlayacak.
Türkiye

Ay-yıldızlı ekibin teknik patronu Fatih Terim, 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu'nda bugün Letonya ile yapacakları maç da dahil kalan 4 karşılaşmayı kazanıp Avrupa Şampiyonası finallerinde yer almak istediklerini söyledi. T e r i m, Letonya'yı yenip Hollanda maçına konsantre olmak istediklerini belirterek, "Letonya ile yaptığımız ilk maçta çok iyi oynadığımızı söyleyemeyiz. Birçok gol pozisyonu bulduk, ama olmayınca olmuyor. Bu kez oyuncularımın işi o raddeye getireceğini düşünmüyorum. Kalan 4 maçımızı da kazanıp Avrupa Şampiyonası'nda oluruz" dedi. Terim, Letonya ve Hollanda maçlarında iddialı olduklarını ve oyuncularının bu maçlardan alnının akıyla çıkacağını da vurguladı. Futbol hayatı boyunca birçok kader maçı oynadıklarını dile getiren Terim, bu mücadelelerin çoğunda da başarılı olduklarını kaydetti. Terim, Arda ile ilgili de, "Arda ile ilgili şeyler zaten açıkçası bildiğimiz bir şeydi. Transfer yasağı. O'nun sakatlığı bizi sıkıntıya soktu. Arda'yı buraya gönderen Barcelona Hocası Luis Enrique'ye ve doktoruna teşekkür etmek istiyorum. Arda hazır oynamak istiyor." diye konuştu. Futbolcuların yaşadığı sıkıntılarla ilgili durumun oynamayan oyuncular için bir şans olduğunu da belirten Terim, "Herkes şansızlık diyor, tam tersi. Ben oynamayan oyuncularımızın onlar içinde bir şans olduğunu düşünüyorum. Burada bütün o özlemlerini gidereceklerdir. Bu sıkıntılara rağmen iki maçtan çok ümitliyim" dedi. Cenk Tosun'un kadroya alınmamasıyla ilgili açıklama yapan Terim, "Cenk bizim çok şeyler beklediğimiz bir oyuncumuz. En akıllı beyanatı kendisi vermiş. Daha çok çalışmalıyım' demiş" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Galatasaray'da Grosskreutz transferi fiyaskoyla sonuçlandı! FIFA, Transfer Eşleştirme Sistemi'ne (TMS) geç girilen belgelerdeki imza eksikliği nedeniyle, Alman futbolcunun sözleşmesine onay vermedi. Sarıkırmızılı kulüp, transfer döneminin bitmesine birkaç dakika kala belgeleri tamamlanan, 31 Ağustos'ta saat 00.00'dan sonra sisteme geçirilen işlemin sadece 48 saniye geciktiğini duyurmuş, Dortmund da gerekli girişim ve başvurunun FIFA nezdinde yapıldığını açıklamıştı. FIFA tarafından yapılan teknik incelemenin ardından, Grosskreutz için TMS'e geçerli süre içinde ancak "eksik" başvuru yapıldığına karar verildi ve Alman oyuncuya devre arası transfer dönemine kadar lisans hakkı tanınmadı. Galatasaray'dan gönderilen bazı belgelerin imzasız, bu yüzden eksik olduğunu bildirdi. Galatasaray Futbol Direktör Yardımcısı Uğur Yıldız'ın sarı-kırmızılı kulüp ile ilişkisi, belgeleri sisteme imzasız yolladığı belirlendiği için kesildi. FIFA Oyuncu Statüsü Komitesi'nin kararı; Galatasaray, Dortmund ve TFF'ye bildirildi. Sarı-kırmızılı kulüp de, Grosskreutz'un 1 Ocak 2016'dan itibaren forma giyebileceğini açıkladı. Grosskreutz ile 3 yıllık sözleşme imzalayıp KAP'a bildiren ve UEFA listesine dahil eden Galatasaray, Alman yıldızdan 6 ay yararlanamayacak. Aslan, Grosskreutz'un yıllık 1 milyon 850 bin euro garanti ücretinin taksitlerini ödemeye başlayacak. Alman yıldız maç başı hariç idmanlarla para kazanacak
Star

Fenerbahçe'nin Brezilyalı golcüsü Fernandao'dan Fatih Terim'e mesaj Sambacı, ülkesinin milli takımında oynamayı hiçbir zaman düşünmediğini belirterek, Türk Milli Takımı'nda oynamanın kendisi için keyif olacağını kaydetti. Fenerbahçe Dergisi'ne konuşan Fernandao, "Bir gün Türk Milli Takımı'nda oynama fırsatım olursa, benim için büyük keyif olur. Ben ay-yıldızlı forma için hazırım" ifadesini kullandı. Bursaspor forması giyerken daha büyük takıma transfer olmayı hedeflediğini vurgulayan Fernandao, "Bursaspor'a geldiğim ilk günden bu yana performansımı üst düzeyde tutmaya çalıştım. Hedefim; Türkiye'nin en büyük takımlarında forma giymekti. Bunu da başardım. Şu anda Türkiye'nin en büyük ve en önde gelen takımlarından birindeyim. Gol kralı olduğum sezonun daha fazlasını büyük Fenerbahçe'de yaşayacağım" diye konuştu. Sambacı, "Fenerbahçe'de atacağım gollerle takımıma katkı sağlamak istiyorum. İnsanların benim kapasitemi gördüğünü düşünüyorum. Bunu üst düzeyde göstermeye devam edeceğim. Hedefimiz her zaman için zirvede yer almak. İyi bir antrenöre ve iyi oyunculara sahibiz ve Fenerbahçe'yi iyi yerlere getireceğimize inanıyoruz. UEFA Avrupa Ligi'nde çok iyi yerlere gelme şansımız var. Finale kadar gidebiliriz. Ben o ışığı görüyorum" dedi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme