7 Eylül 2015 Pazartesi

07.09.2015 Genel Gündem

07.09.2015 Pazartesi
GÜNDEM

Terörle Mücadele Çok Farklı Olacak 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Dağlıca'daki hain saldırının ardından yaptığı değerlendirmede, "Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya yeni anayasayı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı durum bugün çok daha farklı olurdu" dedi. Saldırıdan haber alındığı dakikalarda ATV'de canlı yayın programında olan Erdoğan, spikerin "Sizin bir metro açılışında seçim öncesi 400 vekil temenni ediyorum istiyorum sözünüzün bu çatışmalı ortama geçilmesinde etkili olduğu söyleniyor. O konuşmanızın tam içeriğini bizimle paylaşır mısınız? Ne diyorsunuz bu eleştirilere?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bunu anlamak mümkün değil. 400 hedefini gösterme aslında yeni bir Anayasa'nın inşası noktasında böyle hedefi hangi siyasi parti alırsa alsın bu yeni Anayasa'yı inşa edebilsin, kurabilsin, bu yeni Anayasa ile birlikte de Türkiye'de atmak istediğimiz yeni Türkiye adımını rahatlıkla atabilelim. Buna yönelik bir hedef. Buna yönelik hedefin yanında şunu da görmek lazım. Parlamento'ya girme gayreti içerisinde olanların Parlamento'ya 80 milletvekili ile girdikleri halde düşünün; Parlamento'da daha zayıf oldukları dönem olmayacak kadar bu dönem içerisindeki yaptıkları tahribatı neyle ifade edeceğiz. Biliyorsunuz 6-7-8 Ekim olayları yaşadık. Ardından bir Suruç olayı yaşadık. Diyarbakır olayını yaşadık. Burada başka bir yerlere fatura kesmenin anlamı yok. Bunlar bir dayanışmanın yardımlaşmanın neticesinde en azından ülkemizde terör belasının kestirilmesinden başka bir şey değildir. Bu terörü kestirmek suretiyle buradan rant elde ediyorlar. Yaptıkları şey hep bu. Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya yeni Anayasa'yı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı bu durum bugün çok daha farklı olurdu." (İstikrar mı olurdu?) "Her şeyden önce bir yeni Türkiye hareketini, bir adımını atmak için böyle bir şey çok çok önemliydi." Sözlerinin sosyal medyada yayılması ve tepkilerin anımsatılması üzerine açıklayıcı bir değerlendirme yapan Erdoğan, "400 milletvekili dediğimiz olay yeni Türkiye'nin yeni anayasanın süratle oluşturulmasına yöneliktir. Onlar da bu tür olumsuzlukları minimize edecek bir olaydır" diye konuştu. Erdoğan, sözleriyle ilgili yorumları "Medya manipülasyonu ve ahlaksızlığın tam bir daniskası" diye niteledi. Erdoğan şunları söyledi: (Dağlıca saldırısı)"Her şeyden önce tabi, üzüntülüyüz. Dağlıca'da yapılan bir temizlik neticesinde böyle bir olay gerçekleşiyor. Temennim odur ki şu anda yapılacak açıklama ve onun ardından da tabi oradaki devam edecek olan mücadele çok daha farklı çok daha kararlı olacaktır. Musluklardan kan akıtanların kimler olduğunu millet gördü. Temenni ederiz ki milletim bu takdiri iyi yapar. Çok daha farklı strateji uygulamalarına girmek suretiyle buradaki süreci kararlı şekilde devam ettirmemiz gerekiyor. Hele hele bu akşamki olaydan sonra bu çok daha farklı bir sürecin içerisine girmiştir. (1990'larla göre farklılık) Çok çok farklılık var. Özellikle teröristlerin ölüsü noktasında çok ciddi rakamlara ulaşıldı. Bunlar artık binlerle ifade ediliyor. Bu öyle zannediyorum ki artarak devam edecektir. Sıkıntılarımız olmayacak değil, olacak. Ama bu sıkıntılara rağmen bu süreci kararlılıkla devam ettireceğiz. Polisin de askerin de vurma yetkisi vardır. "
Hürriyet


Dağlıca Acısı 19 Asker Şehit 
Hakkari Dağlıca'da yaşanan dehşet yüreğimizi parçaladı. PKK'lı hainler 4 zırhlı aracın geçişi sırasında yola önceden tuzaklanan mayını patlattı. Bu saldırı ve ardından yaşanan çatışmalarda 1'i tabur komutanı, 10'u komando, 6'sı piyade olmak üzere toplam 19 asker şehit oldu. İçinde yaklaşık 30 askerin bulunduğu 4 zırhlı araç, Dağlıca Tabur Komutanlığı'ndan operasyona gitmek üzere yola çıktı. Araçlar saat 15.00 sıralarında Yeşiltaş Köyü yakınlarına geldiklerinde, PKK'lı teröristler önceden yola döşedikleri yaklaşık 400 kiloluk patlayıcıyı uzaktan kumandayla patlattı. Patlamanın etkisiyle öndeki 2 zırhlı araç havaya uçarken, 1 araç uçuruma yuvarlandı. Yaklaşık 150 terörist, tepelerden çapraz ateşe aldıkları askerleri yaylım ateşine tuttu. Patlamanın etkisi ve çıkan çatışmada 1'i tabur komutanı 10'u komando, 6'sı piyade olmak üzere 17 asker şehit oldu. Şehit ve yaralıların olduğu saldırıdan sonra bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. Özel birlikler zırhlı araçlarla çatışma bölgesine giderken, bir grup terörist ateş açtı. Çıkan çatışmada da askerlerden şehit ve yaralanan olurken, bazı teröristler de etkisiz hale getirildi. Operasyon süresince kötü hava koşullarına rağmen, hava desteği sağlandı. Yaklaşık 7 saati aşkın süredir devam eden operasyonlarda toplam 19 asker şehit oldu. Bu arada Hakkari, Yüksekova ve Van'daki hastanelerde personeller alarma geçti. Diyarbakır ve Malatya'dan kalkan F-16 ve F-4 uçaklarıyla 12 hedef noktasının vuruldu, çok sayıda terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildi.
Hürriyet

Özel Harekata Roketli Saldırı: 2 Şehit 
Diyarbakır merkez Sur ilçesine bağlı Hasırlı Mahallesi'nde YDG-H'li Grubun kazdığı hendekleri kapatmak için önceki gün çok sayıda polis ekibiyle operasyon başlatıldı. Dün sabah saat 05.00 sıralarında operasyon yapan polis ekibine roketatarlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, özel harekat polisleri Muzaffer Van Ersoy ile Mustafa Turanlı şehit oldu. Üç polis de yaralandı. Bölgede hava destekli başlatılan operasyon başlatılırken Diyarbakır Valiliği sokağa çıkma yasağı koydu. Sur içinde kalan, Abdal Dede, Ali Paşa, Cami Kebir, Cami Nebi, Cevat Paşa, Dabanoğlu, Fatih Paşa, Hasırlı, İskender Paşa, Melikahmet, Ziya Gökalp, Lalebey, Süleyman Nazif, Savaş, Cemal Yılmaz Mahalleri'ne çıkan bütün cadde ve sokaklara giriş-çıkışlar yasaklandı. Her sokak ve cadde başında çelik yelekli polisler, ellerinde tabanca ve mp-5 silah, gaz ve el bombalarıyla önlem alan polis, ilçeye girmek isteyen yaya ve araçları geri çevirdi. Yasak konulan bölgelerden silah sesleri yükselirken, saat 12.30 sıralarında Fatihpaşa Mahallesi Yıkıkkaya Sokak'ta polislere yeniden ateş açıldı. Saldırıda 3 polis yaralandı. Olaylar sırasında yaralanan 4 kişi de hastaneye kaldırıldı.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 108, 4326-108, 7096                                       
ABD Doları 3, 0035-3,0101/ Euro 3, 3505-3, 3545/İngiliz Sterlini 4, 5573-4, 5653           
             
'Aydınlık' İçin İhale 
Türkiye'nin her yerinde 31 Mart günü yaşanan elektrik kesintisinin tekrar etmemesi için Türkiye Elektrik İletişim AŞ (TEİAŞ) harekete geçti. TEİAŞ elektrik kesintisine neden olan bilgisayar ağını yenileyecek. Daha güvenli bir sistem kurmak isteyen TEİAŞ, saldırıları engelleyecek bir düzenleme yapılması için detaylı teknik şartname hazırladı. TEİAŞ İletişim ve Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı'nın "Ağ Bilişim Güvenliği Altyapısının İyileştirilmesi" projesinin alım ihalesi, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) tarafından açıldı. İhaleye 15 Eylül tarihine kadar teklif verilebilecek. Teknik şartmanemede sistemin ne tip özellikler taşıyacağı 82 sayfalık uzunluğa ulaştı. Güvenlik ürünlerinin özellikleri sayılırken, şartlar içinde, "Farklı ülkelerden gelebilecek trafiği anında kesecek. Coğrafi koruma sağlayacak" ifadesi yer aldı. "0. (Sıfır) gün saldırılarını engelleme teknik özellikleri" ile ilgili bir başka özelliğin de sistemde yer alması istendi. Sistemin anti virüs gibi bilindik zararlı yazılım ve tehditleri engelleyebilen mimarilerin tespit edemediği dosya transferleri aracılığıyla gerçekleştirilebilecek bilinmeyen 0. gün saldırılarını da engellemesi şartı teknik şartnameye kondu. 0 gün saldırıları, bir zayıflığın güvenlik uzmanı ya da saldırgan tarafından bulunmasıyla üreticinin bu açığı kapatması arasında geçen sürede gerçekleşiyor. 0. gün engellemesine yönelik ürünler TEİAŞ'ın veri merkezinde yer alacak. Şartnamede, TEİAŞ tarafından geliştirilmiş uygulamaların içinde veri tabanı şifreleri, şifreleme anahtarları gibi hassas veriler ve yetkili şifrelerin bulunduğu belirtilerek, "Bu şifrelerin uygulama içerisinden kaldırılarak, güvenli ve dinamik bir şekilde şifrelerin sağlandığı güvenli bölgeden alınabilmesini sağlayan çözüme ihtiyaç bulunmaktadır" denildi. Sistemde kayıtlar kriptolu bir şekilde güvenli bir alanda saklanacak.
Hürriyet

Otomotivde Son Yedi Yılın En İyi Ağustosu 
Otomotiv endüstrisi, ağustos ayında ihracatta yüzleri güldürdü. 2008 yılındaki global krizin ardından en iyi ağustos ihracatını gerçekleştiren otomotiv endüstrisi, aynı zamanda en fazla dış satış gerçekleştiren sektör oldu. Binek otomobiller ile eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar gruplarında çift haneli büyüme sağlayan otomotiv endüstrisi, ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 büyümeyle, 1 milyar 364 milyon dolarlık ihracat yaptı. Yılın 8 aylık döneminde ise parite kaynaklı 2.1 milyar dolar kayıp yaşandı ve bu dönemde dış satışlar yüzde 10 azalışla 13 milyar 467 milyon dolar oldu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Orhan Sabuncu, ağustos ayındaki olumlu gelişmeyi beklediklerini ifade ederek, şöyle konuştu: "En fazla ihracat yapılan 8 ülkenin 6'sında artış görüldü. AB ülkelerini dikkate aldığımızda, bu bölgeye yüzde 10 seviyesindeki büyüme, daha önce öngördüğümüz artıştır. Önümüzdeki dönem için artış trendinin devamını bekliyoruz."
Türkiye

'Kurban'da Ekonomiye 10 Milyar TL'lik Katkı 
Kurban Bayramı yaklaştıkça Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan hayvan pazarlarında hareketlilik de artıyor. 24-27 Eylül tarihleri arasındaki Kurban Bayramı'nda bu yıl 600 bini büyükbaş, 2 milyonu da küçükbaş olmak üzere yaklaşık 2.6 milyon hayvan kesilecek. Sadece kurbanlık ekonomisi 6.4 milyar TL civarında olacak. Nakliye, kesim, sakatat, deri gibi diğer faktörlerle birlikte kurbanlık ekonomisi 10 milyar TL'yi aşacak. Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Muammer Saygılı, bu yıl kurbanlık fiyatlarında küçükbaşın 700-1000 lira, büyükbaşın ise 5 bin-15 bin lira arasında değiştiğini söyledi. Satış ortalamaları küçükbaşta 800 lira, büyükbaşta ise 8 bin lira olarak değerlendirildiğinde ortaya büyük bir ekonominin çıkacağını kaydeden Saygılı; küçükbaşta 1.6 milyar TL, büyükbaşta ise 4.8 milyar TL olmak üzere 6.4 milyar TL'lik bir ekonomik sirkülasyon oluşacağını dile getirdi. Muammer Saygılı, "Kurbanlığın pazara getirilmesi için harcanan nakliye bedeli, pazar yerlerindeki esnafın yaklaşık 1 aylık gideri ve hayvanların pazardan nakliyesi, kesimi, ardından derisi, sakatatı, hatta tırnak ve boynuzuna kadar hepsi ayrı parasal değer. Tüm bunları düşündüğümüzde sadece kurbanlıkların oluşturduğu ekonomik sirkülasyon 10 milyar TL'yi rahatlıkla aşar" dedi.
Türkiye

Açlık Sınırı 1399 TL, Yoksulluk 3732 TL 
Memur-Sen, Türkiye'deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 1399, yoksulluk sınırını ise 3732 lira olarak tespit etti. Memur-Sen tarafından her ay yapılan açlık-yoksulluk araştırmasının ağustos ayı rakamları açıklandı. Buna göre, Türkiye'deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1399 lira 30 kuruş, yoksulluk sınırı ise 3732 lira 37 kuruş olarak belirlendi. Yapılan araştırmaya göre giyim madde fiyatlarında düşüş yaşanırken; gıda, ısınma, barınma, sağlık, ulaşım, haberleşme, kişisel temizlik ve bakım, eğitim-kültür, çevre ve su fiyatlarında artış olduğu gözlendi. Temmuz ayına göre ağustos ayında gıda maddesi fiyatlarında ortalama yüzde 1.02'lik bir artış oldu. Ağustos ayında göze çarpan en büyük artış ise yüzde 29.73 artışla salatalık, yüzde 27.74 artışla kiraz fiyatlarında yaşandı. Ağustos ayında temmuz ayına göre giyim fiyatlarında ortalama yüzde 2.12'lik bir azalış gözlenirken, en çok göze çarpan düşüşler yüzde 7.37 azalışla kadın ceketi, yüzde 6,81 azalışla erkek gömleğinde yaşandı. Ağustos ayında temmuz ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0,12'lik bir artış gözlendi. Aydınlanma fiyatında herhangi bir değişiklik olmadı. Ağustos ayında temmuz ayına göre barınma fiyatlarında ortalama yüzde 0.72'lik bir artış oldu. Ağustos'ta temmuz ayına göre sağlık fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0.66'lık bir artış olarak gözlenirken, ulaşım fiyatlarında ise yüzde 0.34'lük bir artış olduğu belirlendi. Ulaşım madde fiyatlarında temmuz ayına göre en göze çarpan değişimin yüzde 6.79 artışla uçak bileti ücreti, yüzde 3.31 artışla araba kiralama ücretinde olduğu kaydedildi. Yüzde 3.8 azalışla benzin, yüzde 2.33 azalışla mazot, ulaşım fiyatlarında yüzde 2.64 düşüş olduğu tespit edildi.
Milliyet

Hollandalı Dev Baymak'la Başarı Hikayesi Yazdı 
2013 yılında Baymak'ı bünyesine katan, Avrupa'nın ısıtma-soğutma sektörünün üçüncü büyük şirketi Hollandalı BDR Thermea'nın CEO'su Rob van Banning, Türkiye pazarının çok dinamik ve heyecan verici olduğunu belirterek, "Baymak 2 yılda büyük bir başarı hikayesi yarattı. Bugüne kadar 20 milyon TL yatırım yaptığımız Türkiye, Baymak'la bu kadar kısa sürede en çok ciro yapan ülkelerden biri olmayı başardı" diye konuştu. BDR Thermea'nın Hollanda Apeldoorn'daki Ar-Ge Merkezi'nde Türk gazetecilerle biraraya gelen van Banning, 2013'te bünyelerine kattıkları Baymak'ın çok büyük bir başarı hikayesi yarattığını belirterek, şunları kaydetti: "Baymak'ı grubumuzun önemli bir şirketi haline getirecek entegrasyonda gurur verici bir noktaya geldik. Baymak, grubun cirosuna ve net kârlılığına ciddi katkılar yaptı. Yeni nesil yoğuşmalı kazan ürünümüzü en başarılı uygulayan ülke olarak Türkiye pazarında lider oldu." Baymak Genel Müdürü Ender Çolak da 2 yıl içinde Baymak'ta büyük bir değişim gerçekleştirdiklerini belirterek, "Yeni nesil yoğuşmalı kazanlarda pazar payımızı ikiye katlayarak yüzde 31'e getirdik. 2014'te ülkemizde sektör küçüldüğü halde biz yüzde 5 büyümeyi başardık. Bu yıl da hedefimiz yüzde 10" dedi.
Vatan

Kart Taksiti 12 Aya Çıkıyor 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi kartındaki taksit sınırlamasının esnetilmesine yönelik çalışması netleşti. BDDK, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile yaptığı görüşme ve finans sektöründen gelen talep doğrultusunda taksit sayısını artıracak ön çalışma yaptı. Buna göre kredi kartına 9 olan taksit sayısı 12'ye çıkarılacak. Bazı sektörlere yönelik yapılacak esneklikte taksit sayısının artırılmasının hızlı bir şekilde düşen cari açığı yeniden artırmamasına yönelik de formül hazırlanacak. Bunun için ortak bir yol haritası belirlenecek. Kredi kartındaki taksit sayısını artıracak formül ile birlikte 36 ay olan ihtiyaç kredisindeki vadenin de 48 aya çıkarılması üzerinde duruluyor. Hazırlanan söz konusu çalışma Finansal İstikrar Komitesi'nde gündeme geldi. BDDK'nın hazırladığı raporda Komite üyelerine kredi kartı yerine vatandaşın ihtiyaç kredisine yöneldiği rakamlarla anlatıldı. Hazine'ye yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre BDDK yetkilileri, görüşmede "Kredi kartında taksit sınırlamasında cari açığı da olumsuz yönde etkilemeyecek bir şekilde düzenleme yapılabilir. Tüketici kredi kartı yerine ihtiyaç kredisine yönelme var. Ayrıca özellikle cep telefonda farklı yöntemlerle uzun vadeli taksitlerle zaten satış yapılıyor. Hem de vatandaş daha yüksek bir faiz oranıyla borçlanmak zorunda kalıyor. Bu da tüketicinin daha fazla maliyetle ürünü almasına neden oluyor" tespitini yaptı.
Star

Bir Ülkedeki Mutluluk Kadının Yüzünden Okunur 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da düzenlenen W20 Türkiye Konferansı'nda yaptığı konuşmada, W20'nin ilk toplantısının, G20 şemsiyesi altındaki yeni bir yapılanma olduğuna işaret ederek, bunun Türkiye'nin dönem başkanlığındaki ilk adım olduğunu söyledi. "G20 küresel ekonomilerin itici gücü. Bu platformda dolayısıyla kadının var olmaması bu zihniyetin devamı, eski zihniyetin sürdürülmesi anlamına geliyor" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti: "Yani 'sadece erkekler karar verebilir' anlayışının devamı. Bu girişimle biz bu anlayışta ve zihniyette radikal değişiklik yapmak istiyoruz. Kadın ve erkek Allah tarafından yaratılmış eşit varlıklardır ve aynı hak ve sorumluluklara sahiptir. Bununla birlikte bir diğer önemli nokta da şu; genellikle kadınlar, birçok şeyin bedelini ödüyor. Örneğin erkeklerin almış olduğu kararların bedelini kadınlar ödüyor, savaşların kurbanı oluyorlar." Bir ülkenin halkının mutluluğuyla ilgili iki gösterge bulunduğunu, bunlardan birinin havalimanlarındaki hareketlilik bir diğerinin ise kadınların yüzündeki tebessüm olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti: "Bir ülkeye gittiğinizde havalimanına bakın. Havaalanı dinamikse, canlıysa, hareket ediyorsa, insanlar gelip gidiyorlarsa o zaman o ülkede istikrar vardır, refah vardır ve bir ikinci gösterge o ülkenin kadınlarının yüzlerindeki ifadedir. Eğer kadınlar o ülkede gülümsüyorsa, eğer o ülkenin sokaklarında yürüdüğünüzde kadınların yüzüne baktığınızda, kadınların yüzünde tebessüm varsa ve daha iyi dünya ümidiyle yaşıyorlarsa emin olabilirsiniz ki ki o ülke mutlu bir ülkedir. Refah dediğimiz zaman sadece havaalanı, elektrik ve diğer imkanlarla bunu ölçmek mümkün değil, mutluluğun o ülkenin kadınlarının yüzünden okunur halde olması gerekiyor." Davutoğlu, Türkiye'de kadınlara yönelik, çocuk bakımındaki desteklerden ücretli annelik iznine kadar birçok olumlu uygulama bulunduğunu belirtti. Davutoğlu, Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranının son 10 yılda arttığını belirterek, "Türkiye'de kadının iş gücüne katılım oranı, 2004'te yüzde 23.3 iken, 2014'te yüzde 30.8'e, kadının istihdam oranı da yüzde 20.8'den yüzde 27'ye yükseldi" dedi. Türkiye'de kadınları destekleyici çok sayıda program olduğunu kaydeden Davutoğlu, mikro kredi programlarının, çocuk bakımı ve sosyal destek programları ile koşullu sağlık hizmetleri programlarının bulunduğunu ifade etti. Davutoğlu, bu desteklerle kadınların ekonomik yaşamdaki paylarının arttığına dikkati çekti.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Gururluyum Başörtülü Bakanım Var 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'de 1990'larda başörtülü kadınların eğitim alamadıklarını belirterek "Şu konuda ben gururluyum. On yıllar boyu devam eden bu baskıdan sonra bugün benim kabinemde bir başörtülü hanımefendi bakan olarak görev yapmakta ve siyasi yaşama diğer meslektaşlarıyla eşit ölçüde katılmaktadır. Demokrasi ilaçtır" dedi. Ankara'da düzenlenen W20 Türkiye Konferansı'nda konuşan Davutoğlu, BM'nin yapısını da eleştirerek şunları söyledi: "Neden bu kadar fazla siyasi sıkıntımız var? Mesela Suriye'de, Irak'ta neden bu sıkıntılar var? Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir karar almayı başaramadı, doğru kararları, gerekli kararları doğru zamanda almayı başaramadı. 5 tane daimi üye, BM Güvenlik Konseyi'nde neyin olup biteceğine karar veriyordu. Evet, biz münferit devletler olarak bu ülkelere saygı duyuyoruz. Ama Suriye'de ve Irak'ta olup bitenin bedelini onlar ödemiyor, biz ödüyoruz. Suriye'nin komşusu olarak biz ödüyoruz bu bedeli. 2 milyon sığınmacı o 5 ülkeye gitmiyor, Türkiye'ye geliyor, Lübnan'a, Ürdün'e gidiyorlar. Ancak bu 5 ülke, her şeye karar veriyor ve komşu ülkeler sadece o ülkeden kaçıp gelen insanları barındırmak için mülteci kampları inşa edebiliyor. Kapsayıcı bir çözüm süreci olmak durumunda. BM sistemi içerisinde barış çalışmaları kapsayıcı bir sistemle gitmeli. Eğer Afrika'da ekonomik bir problem varsa ve eğer ekonomik karar alma süreçlerine Afrika ülkeleri katılamıyorsa o zaman bu kapsayıcılık değildir. G-20'nin bazı bakanları, 'Avrupa'ya göçü nasıl engelleriz?' diye sordu. 'Etrafınızdaki siyasi krizleri sona erdirin, o insanlara yardım edin ki o insanlar Avrupa'ya geleceğine kendi ülkelerinde kalsınlar' karşılığını verdim. Küresel bir köyde yaşıyoruz bugün. Gelişmiş ülkelerin başkentinde yaşıyor olabilirsiniz, geliriniz yüksek olabilir ama sizin ekonominiz yüksek, diğer ekonomiler kötüyse, borç yükü fazlaysa, kendinizi güvende hissedemezsiniz. Bir gün Suriye yeniden inşa edilmeye başlandığında bu yeniden inşanın tüm Suriyeliler tarafından, erkekler ve kadınlar tarafından yapılması gerekiyor. Binlerce Suriyeli genç kız, mülteciler Türk üniversitelerinde eğitim alıyorlar. Binlercesi, ortaokula gidiyor, binlercesi bu mülteci kamplarında ilkokul ve okul öncesi eğitim alıyorlar. Biz, onları Türkiye'nin geleceği için değil Suriye'nin geleceği için hazırlıyoruz."
Hürriyet

Tunceli'de Eğilim Yoklaması İhtimali 
7 Haziran seçimlerinde yüzde 25 oyla ikinci parti olarak çıkan CHP'de 1 Kasım seçimlerine yönelik aday adaylığı başvuruları bugün sona eriyor. Adaylık başvurularının sonlanmasının ardından ilk listelerin teslim edileceği 18 Eylül'e kadar Kılıçdaroğlu ve kurmayları kapsamlı bir değerlendirme yapacak. Bu süre zarfında bir Parti Meclisi toplantısının da yapılabileceği belirtiliyor. Hafta sonu eski ve yeni milletvekilleriyle başbaşa görüşerek düşüncelerini alan Kılıçdaroğlu, önseçimden çıkarak milletvekili seçilen isimlerin yerlerinde oynama yapmayacak. Kontenjandan ve merkez yoklamasından listelere konulan ve daha sonra vekil seçilen isimlerin durumunda ise birkaç ufak değişiklik yapılacağı belirtiliyor. Revizyonun özellikle vekil çıkaramayan kentlere yoğunlaşacağı, vekil çıkarılan kentlerde ise kılpayı parlamentoya girme şansı bulamayan sıralardaki adayların daha güçlü olduğu değerlendirilen isimlerle değiştirilebileceği belirtiliyor. Bu çerçevede CHP'nin milletvekili çıkaramadığı 35 kentte aday listelerinde ciddi değişiklikler olacak. Bu kentlerin başında Tunceli geliyor. 2011 seçimlerinde Tunceli'den parlamentoya iki vekil gönderen CHP, 7 Haziran'da iki vekilin ikisini de HDP'ye kaptırdı. Örgütten gelen yoğun talep çerçevesinde 13 Eylül günü Tunceli'de eğilim yoklaması yapılma olasılığının arttığı ifade ediliyor. Nihai kararın, aday adayları başvurularının tamamlanmasının ardından bu hafta yapılacak MYK toplantısında verileceği belirtiliyor. Kahramanmaraş'ta eski RTÜK üyesi Ali Öztunç'un, Elazığ'da eski İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Gürsul'un, Ardahan'da eski büyükelçi Öztürk Yılmaz'ın isimleri birinci sıra adaylığı için öne çıkıyor. Kulislerde Niğde'de eski DYP'li bakanlardan Akın Gönen'in oğlu Kazım Eren Gönen, Diyarbakır'da eski Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Sapan ile eski ANAP'lı vekil Sebgatullah Seydaoğlu, Kastamonu'da ise sanatçı İlyas İlbey'in isimleri konuşuluyor.
Milliyet

İstanbul'a Kürt Aday Revizyonu 
Ak Parti, 1 Kasım seçimlerinde '1 oy fazla' almanın hesabını yapıyor. Listelere ilişkin çalışmalar başlarken milletvekili listesinde Kürt seçmene dönük revizyon yapılması tasarlanıyor. HDP'nin üçüncü parti olduğu İstanbul'da daha fazla Kürt aday ile seçime girilecek. Milletvekili listelerini 18 Eylül'de YSK'ya teslim etmesi gereken Ak Parti'de mevcut 258 milletvekilinin çok büyük bir bölümüne listelerde yer verilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 200-220 civarında ismin listelerde olacağı belirtilirken asıl değişikliğin büyük oy kaybının yaşandığı Doğu ve Güneydoğu listelerinde olması bekleniyor. Diğer bölgelerde de kritik noktalarda bazı değişiklikler yapılabileceği vurgulanıyor. 7 Haziran'da Doğu ve Güneydoğu listelerinde yer almış önemli isimlerden bazıları İstanbul'a kaydırılacak. İstanbul'daki Kürt seçmenlerin oylarının da HDP'ye kaptırıldığı tespiti yapılırken bu oyu yeniden çekebilmek için İstanbul'a da güçlü Kürt adayların milletvekili listelerine konulması bekleniyor. Böylece HDP'nin üçüncü parti olduğu İstanbul'da yaşayan Kürt seçmene de mesaj verilecek. Doğu ve Güneydoğu'da da Ak Parti, bölge halkının sevdiği önemli isimler ile temas kurdu. Ak Parti'nin sürpriz isimlere Doğu illerinin listelerinde yer vereceği de ifade ediliyor. Bölgede kanaat önderleri ile görüşmelerin yapıldığı ve onların da isim önerilerinin alındığı kaydedildi.
Milliyet

İki Bakandan Cizre Tepkisi 
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ali Haydar Konca ve Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan, Cizre'deki gelişmelerle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. AB Bakanı Konca, "Seçim Hükümeti'nde bakan olarak yer almamızın nedeni, tam da içinden geçtiğimiz bu çatışmalı ortamı durdurmak üzerinedir. Bir an evvel, hemen bu sokağa çıkma yasakları dâhil, bölgedeki güvenlik odaklı yaklaşımların son bulması, operasyonların bitirilmesi ve ellerin tetikten çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Derhal bu yaklaşımlar son bulmalı, yeniden barış ortamına dönebilmenin ortamını yaratmaya çaba göstermeliyiz" dedi. Çatışmalı ortamı durdurmak amacıyla geçici hükümette yer aldıklarını ifade eden Bakan Konca, "Türkiye halklarının barış iradesini açığa çıkarmak en büyük görevlerimizden biri olmalıdır. Bunu çalışmasını yürütmek sadece bizlerin değil, bütün siyasilerin ve özellikle kabinenin sorumluluğunda olan bir görevdir. Yaşanan olayların siyasi sorumluluğunun son derece ağır olduğunu kabinedeki bakanlara, bir kere daha hatırlatmak isteriz. Tüm yetkili insanları sağduyuya davet ediyoruz. Yeniden önemle vurgulamak isteriz ki Seçim Hükümeti'nde bakan olarak yer almamızın nedeni, tam da içinden geçtiğimiz bu çatışmalı ortamı durdurmak üzerinedir. Amacımız, tek bir canın dahi yitirilmesini engellemektir. Bu güvenlikçi yaklaşımların geçmişten bu yana defalarca denendiğini, ancak sorunları çözmediğinin bir kez daha altını çizmek isteriz. Önümüzdeki ilk Bakanlar Kurulu toplantısında bu konuyu gündeme getireceğimizi ve bir sonuç alıncaya kadar konuyu gündemde tutacağımızı ifade etmek isteriz" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA 

İki Günde 10 Bini Aşkın Sığınmacı Almanya'ya Vardı 
Macaristan'dan Almanya'ya mülteci geçişi sürüyor. Avusturya'ya gelen mülteciler buradan trenlerle Almanya'nın Münih kentine gidiyor. Önceki gün yaklaşık 7 bin mülteci ellerinde poşetler ve çocuklarla Münih tren istasyonuna inmişti. Dün gelenlerle birlikte kentteki mültecilerin sayısı 10 bini aştı. Mülteciler tren istasyonunda "Münih'e hoş geldiniz" anonsu ve alkışlarla karşılanıyor. Çok sayıda Münihli de mültecilere yiyecek, giyecek ve çocuklara çikolata dağıttı. İlk kayıtları ve sağlık kontrolleri yapılan mülteciler trenlerle, Almanya'nın başka eyaletlerine gönderildi. Sağlık durumu iyi olmayan mülteciler ise hastaneye kaldırıldı. Başbakan Merkel'in Macaristan'daki mültecileri alma kararı ise koalisyon içinde sert tartışmalara yol açtı. Koalisyon ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) Başbakan Merkel'i bu kararından ötürü sert eleştirdi. Merkel'in kararına koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) destek geldi. SPD Genel Sekreteri Yasmin Fahimi, Merkel'in mültecileri alma kararını "Avrupa'nın değerlerinin zor günlerde de geçerli olduğunu göstermek açısından önemli bir sinyal" diye niteledi. Merkel dün akşam mülteci sorununu görüşmek üzere koalisyon ortakları ile Berlin'de bir araya geldi. Toplantıda mültecilerin kış gelmeden çadırlardan çıkarılması, boş kışla ve polis binalarına yerleştirilmesi yanında, acilen yurtlar inşa edilmesi, eyalet ve belediyelere mali destek konuları ele alındı. Almanya, mülteci başına yılda 12, 13 bin Euro masraftan hareketle bu yıl mülteciler için 8 ile 10 milyar Euro arasında bir bütçe harcama hesaplıyor. Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, mülteci krizine çözüm bulmak için acilen bir AB zirvesi istedi. Kurz, hükümet ve devlet başkanlarının bir araya geleceği özel zirveye içişleri, dışişleri, adalet ve savunma bakanlarının da katılmasını talep etti. Avrupa Parlamentosu çarşamba krizle ilgili reformu oylayacak.
Hürriyet

Işid, 100 Kürt'ü Kaçırdı 
Terör örgütü IŞİD, Halep'e bağlı Bab ilçesinde bulunan Tılbetal, Goli, Tolip ile Cembır köylerine baskın yaparak yaklaşık 100 Kürt sivili kaçırdı. IŞİD ve Suriye Ordusu'na karşı savaşan Devrim Ordusu'nun (Ceyşul Suwar) sözcüsü Ahmed Hisso, "Bize gelen sağlam bilgilere göre IŞİD, Bab'a bağlı Kürt köylerine gece baskınlar düzenleyip aramalar yapıyorlar. Evlerde silah arıyorlar. Halkın, Devrim Ordusu ve YPG ile herhangi bir bağlantının olup olmadığını araştırıyor. Telefonlarını inceliyor. Evlerde yabancı kimse var mı ona bakıyorlar. Terör örgütünün kaçırdıklarının çoğu gençlerden oluşuyor. Kaçırılanlar arasında bazılarının daha önce Özgür Suriye Ordusu'nda savaştıkları için de gözaltına alındığı bilgisini aldık. Aralarında birkaç yaşlı insan da var. IŞİD kaçırdıklarını Bab'a götürerek cezaevine koymuş. Üç kişiyi de idam etmiş" diye konuştu. Öte yandan Halep'e bağlı Mera ile Telrıfat kasabası ve çevresinde IŞİD ile Özgür Suriye Ordusu arasında çatışmalar sürerken, savaş uçakları Türkiye-Suriye sınırından geçerek Suriye'nin iç bölgelerindeki IŞİD mevzilerini bombalıyor.
Türkiye

İspanya'dan Patriotlar İçin Destek Şartı 
İspanya Savunma Bakanı Pedro Morenes, Patriot füze bataryalarının konuşlandırılmasını kapsayan, ocak ayında sona ereceği açıklanan NATO misyonuna başka ülkelerin de dahil edilmesi halinde bir süre daha Türkiye'de kalabileceklerini duyurdu. Morenes, ülkesinin resmi ajansı EFE'ye verdiği demeçte, ABD ve Almanya'nın yıl sonunda Türkiye'deki NATO misyonunu bırakacak olmalarına rağmen, verdikleri sözü yerine getirerek, ocak ayına kadar Türkiye'de kalacaklarını hatta bu süreyi uzatabileceklerini söyledi. Ülkesinin yıl sonu itibarıyla Türkiye'deki NATO misyonunda yalnız kalacağını anımsatan Morenes, "Eğer ittifak (NATO), başka ülkeleri dahil ederse, İspanya, bu ülkedeki mevcudiyetini daha uzun süreye yayabilir" dedi. Morenes, ülkesinin 14 yıl sonra Afganistan'dan çıkacağına dikkati çekerek, bu ülkede çoğunluğu Herat'ta olmak üzere 464 İspanyol askeri bulunduğunu dile getirdi.
Milliyet

Libya'da Uzlaşı Yakın 
Libya Vatan Partisi Başkanı Abdulhakim Bilhac, merkezi Trablus'taki Milli Genel Kongre (MGK) ve Tobruk'taki Temsilciler Meclisi heyetleri ile Libya'daki siyasi parti temsilcilerinin katıldığı Cenevre'deki toplantılarla ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Bilhac, "Önümüzdeki süreçte ulusal birlik hükümetinin kurulması yer alıyor. Bu bağlamda Fas'ın Suheyrat kentinde gelecek hafta sonu bir toplantı düzenlenmesi konusunda anlaşma sağlandı" dedi. Bilhac, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu'nun (UNSMIL) krizin tüm taraflarının ulusal uzlaşı hükümeti başkan adaylarını açıklamasını beklediğini ve bunun ardından seçim mekanizmasının belirleneceğini dile getirdi. Libya'daki siyasi bölünmüşlüğe son verilmesi amacıyla BM aracılığıyla yürütülen görüşmeler Ocak 2015'te Cenevre'de başlamıştı. Ülkede 17 Şubat 2011'deki ayaklanmanın ardından siyasi istikrarsızlık ve rakip gruplar arasında çatışmalar baş göstermişti.
Vatan

Fas'ta Sandıktan 'Adalet Ve Kalkınma Partisi' Çıktı 
Seçime katılım oranı yüzde 53,67 olarak kaydedilen Fas'ta, yerel ve bölgesel seçim sonuçları açıklandı. İlk defa halk tarafından oylanan bölgesel meclis üyeliği seçiminde birinciliği Adalet ve Kalkınma Partisi aldı. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, yerel seçime katılım oranı yüzde 53,67 düzeyinde gerçekleşti. 15 milyona yakın seçmenin bulunduğu Fas'ta, resmi seçim sonuçlarına göre, belediye seçimlerinde Asalet ve Çağdaşlık Partisi birinci olurken, ilk defa halk tarafından oylanan bölgesel meclis üyeliği seçiminde ise birinciliği Adalet ve Kalkınma Partisi aldı.
Star

SPOR 

Önceki akşam Euro- Basket 2015 ilk maçında İtalya'yı 89-87 yenerek ülkemizi sevince boğan A Milli Basketbol Takımı'mız ikinci imtihanında İspanya'ya direnemedi: 77-104. Maça Llull ve Mirotic'in sayılarıyla 5-0'lık seriyle giren İspanya'ya Ersan'ın serbest atış skorlarıyla karşılık verdik. Ancak aynı ikili sayı bulmaya devam etti: 4-11. Gasol'un da 6 sayılık katkısıyla İspanya ilk çeyreği 24- 18 önde geçti. Ribas, Rodriguez, Reyes'le skorer bileklerini çeşitlendiren Boğalar önünde Melih ve Barış Hersek'le sayı bulan ay-yıldızlı ekibimiz farkı korumaya çalıştı: 22-30. Emeterio ve Lllul'un üçlükleriyle gardı düşen milliler soyunma odasına 54-38 mağlup döndü. 3. çeyrekte uzun süre sayı bulamayan ekibimiz önünded İspanya Gasol ve Ribas'ın üçlükleriyle farkı açtı: 41-68. Son çeyreğe 81-56 gibi büyük bir farkla önde giren Boğalar milliler önünde rahat götürdüğü maçı 104-77 gibi farklı skorla kazanmayı bildi.
Türkiye

Euro 2016'da işi zora sokan ay-yıldızlı ekibimiz, Portakal'ın suyunu çıkardı. Oğuzhan, Arda ve Burak'ın golleri baraj yolunu açtı. Olmak ya da olmamak maçıydı Hollanda mücadelesi. Letonya beraberliğinden sonra Portakallara da puan kaptırırsak EURO 2016'ya el sallayacaktık. Yani Türkiye olarak alıştığımız bir durumdu. Yüksek tansiyon, altın şans, şerefli veda, kaçan bir büyük turnuvada daha Bunlar Türk futbolunun olmazsa olmazlarıydı. Letonya'nın moral bozukluğu, Hollanda'yla mazimiz düşünüldüğünde yeni bir hayal kırıklığı daha sürpriz olmazdı. Amma velakin lehimize esen rüzgarlar da yok değildi. Hollanda'nın en büyük silahı Robben sakattı. En güçlü silahları Sneijder ile Van Persie henüz tam kapasitelerine ulaşamamıştı. Fatih Hoca da Letonya'dan dersini alıp, saldır saldır 11'den, önce durdur sonra vur kadrosuna dönünce işler bir anda lehimize gelişti. Letonya'nın yaşattığı hayal kırıklığına rağmen bu kritik maçta tribünleri hınca hınç dolduran ay-yıldız sevdalıların müthiş desteğiyle maça başlayan Milli Takım, henüz 8. dakikada teşekkür etti 12. adama. Arda'nın derinlemesine pasında Hollanda U17'de kaptanlık yapmış Oğuzhan Özyakup klas bir vuruşla avladı Cillessen'i: 1-0. Volkan Babacan, 13'te Narsingh'in vuruşunda mutlak golü önlerken, 26'da Cillessen'i kapattığı köşeden avlayan Arda şükür secdesine kapandı: 2-0. 85'te Caner aldı getirdi, Burak vurdu bitirdi: 3-0. Resmi maçlarda sadece bir kez yendiğimiz, tam 18 yıldır bu zaferle avunduğumuz Hollanda karşısında tarihin en net galibiyetiyle sahadan ayrılırken EURO 2016 Fransa yolunda umutlarımızı son iki maça taşımayı başardık.
Türkiye

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) eski başkanı ve spor yazarı Onur Belge hayatını kaybetti. Kınalıada'daki evinde sabaha karşı kalp krizi geçiren 69 yaşındaki Belge'nin yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı bildirildi. Onur Belge'nin cenazesi bugün Kınalıada Camisi'nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilecek. 1946 yılında İstanbul'da doğan Belge, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde eğitim yaptı. İstanbulspor, Vefa, Taksim gibi takımlarda profesyonel futbol oynadı. Mesleğe 1968 yılında Günaydın Gazetesi'nde spor muhabiri olarak başladı. Hayat Spor, THA, Hürriyet ve Fanatik'te çalıştı. Gazete adlı yayının spor müdürlüğünü üstlendi. Ayrıca Star Tv, Brt Tv ve Radyokulüp ve Bugün Gazetesi'nde görev aldı. Dünya Kupası Tarihi kitabı yayımlandı. İngilizce bilen Onur Belge evli, 1 çocuk babasıydı. Belge TSYD'de 2002-2006 arasında iki dönem başkanlık görevini üstlenmişti. Onur Belge'nin ani ölümü spor camiasında büyük üzüntü yarattı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile birçok kulüp, başsağlığı mesajı yayımladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu ise yayımladığı mesajda, "Sevgili meslektaşımız Onur Belge gazetecilik mesleğine uzun yıllar çok önemli hizmetler yaptı. Onur Belge'yi kaybetmenin acısı içindeyiz. Onur Belge'yi sevgi ve saygıyla anıyor, ailesine ve basın topluluğumuza baş sağlığı diliyoruz" dedi.
Milliyet

Bodrum'da kıyıya vuran 3 yaşındaki Aylan'ın cesedi, tüm dünyanın aklını başına getirdi. Suriyeli mülteciler için birçok ülke harekete geçerken, duyarlılığını daha ilk günden yazdığı duygu dolu mektupla gösteren Beşiktaşlı Ricardo Quaresma da vatandaşı Cristiano Ronaldo ile birlikte yardım maçı düzenlenmesi için kolları sıvadı. Dünyanın birçok ünlü yıldızının yer alacağı bir karşılaşmanın Türkiye'de oynanması için de TFF harekete geçti. Quaresma'nın milli maçlardan dönünce Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile bir araya gelerek projenin detaylarını konuşacağı öğrenildi. Portekizli iki starın organize edeceği karşılaşmada Guti, Okocha, Frank de Boer, Alex de Souza, Zidane, Pepe, Bale, Arda Turan gibi eski ve yeni bir çok ünlü futbolcunun da forma giymesi bekleniyor.
Star

A Milli Takım Futbol Direktörü Fatih Terim, 3-0'lık Hollanda zaferinin ardından basın mensuplarının karşısına Letonya maçı öncesi kaleme aldığı bir mektupla çıktı. Terim, "'Başta ben olmak üzere kişilere, kurumlara, tercihlere kızabilir, kırgın olabilir, eleştirebilirsiniz. Ancak şu an tek bir hedefimiz var. Millet artı ülke bütünlüğünü korumamız gereken bir dönemdeyiz. Bu toprakta yaşayan herkesin ihtiyacı olduğu dönemde sırtınızı milli takıma dönemezsiniz. Bizler gelip geçeriz. Ama ülkenin dünyada mevcudiyetini devam ettirecek bir milli takım var. Ondan dualarınızı esirgemeyin lütfen" dedi. Fatih Terim, "Katılırız, katılamayız. Şu an sıralamada daha üstte olmak isterdik ama en azından bu galibiyetimizi hayatını vatanı için kaybetmiş şehitlerimize ve geride bıraktıkları yakınlarına adıyoruz. Son olarak söyleyeceğim; mücadele devam ettiği sürece yenilgi yoktur. Sonuna kadar kovalayacağız, bu da bizim karakterimizdir" ifadeleriyle mektubu okuyup, hiçbir soru almadan basın toplantısını sonlandırdı. Milli Takım'ın patronu yayıncı kuruluşa ise şunları söyledi: "Oyuncularımı tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum. Müthiş bir atmosfer. Konya milli maçı oynamayı hak etti. İddiamız sürdüğü sürece hiçbir zaman kaybetmiş değiliz. Kaybetmeden bırakmak da bizim karakterimiz değil. Olaya şöyle bakmak lazım. Bugün perşembeden kötü müydük? Değildik Taktiksel olarak iyiydik."
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme