31 Ağustos 2015 Pazartesi

31.08.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Aziz Atatürk; İstiklal Ve İstikbale Gölge Düşmez
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 93'üncü yıldönümü dün kutlanırken, Ankara'daki törenler Anıtkabir'den başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: "Aziz Atatürk; Büyük Zafer'in 93. yıldönümüne ulaştığımız bugün, bizlere emanetin olan cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Kurtuluş Savaşımızın dönüm noktası olan Büyük Zafer'de ve o güne kadar geçen süreçte inancı ve iradesiyle tarihi bir mücadele veren Zat-ı Ali'niz başta olmak üzere Büyük Millet Meclisi mensupları ile erinden subayına kadar tüm askerlerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum. Anadolu'yu ebedi yurdumuz olarak muhafaza etme mücadelemiz bugün de sürüyor. Ülkemizin varlığına kasteden iç ve dış hiçbir güç, istiklalimizin ve istikbalimizin üzerine gölge düşüremeyecektir. Anadolu'nun düşman işgalinden kurtarılması ve yeni devletimizin kuruluşu sürecinde mücadele veren şehitlerimize ve gazilerimize bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimiz ve onun bağrından çıkan güvenlik güçlerimiz emanetine sahip çıkıyor. Ruhun şad olsun."
Hürriyet


Kalleşçe Taradılar
Diyarbakır'da merkez Kayapınar ilçesinde iki polis memuru, PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit oldu. Yılmaz Güney Caddesi ile Selahattin Eyyubi Bulvarı'nın kesiştiği kavşakta görev yapan trafik ekibine araçla yaklaşan teröristler, polisleri kurşun yağmuruna tuttu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ahmet Gılıç (38) ile İlker Narin (25) kurtarılamayarak şehit düştü. Ahmet Gılıç'ın şehit olduğu haberini alan İzmir Bergama'daki yakınları gözyaşlarına boğuldu. Anne Ümmühan Gılıç, evin girişine asılan Türk bayrağının kaldırılmasını isteyip, "Bayrakta oğlumu görüyorum. Kaldırın bunu" diyerek sinir krizi geçirdi. Şehidin teyzesinin oğlu İbrahim İşlek, Gılıç ile şehit olmasından önce telefonda konuştuklarını belirterek şunları söyledi: "Ahmet, bana telefon etti. Ancak, hasta babamla uğraştığım için telefona cevap veremedim. 5 dakika kadar sonra aradım. Kendisinin iyi olduğunu belirtip, babamın sağlığını sordu. Neler yaptığını sorduğumda, 'Diyarbakır'da görevdeyim. Buralar biraz daha iyi ama tehlikenin nereden, nasıl geleceği belli değil' dedi. Bu sırada ses kesilip, telefon yere düşer gibi oldu. Ahmet'in kelime- i şehadet getirdiğini duydum. Telefon kapandı. Defalarca aradım. Cevap veren olmadı" dedi. Şehidin eşi Akile'nin Diyarbakır'daki bir sağlık kuruluşunda 1 yıldır çalıştığı, Çocukları Ece'nin (13) ise Bergama'da anneannesinin yanında kaldığı öğrenildi. Şehidin babası Halil İbrahim Gılıç'ın, 2001 yılında Balıkesir Polis Okulu'na kayıt yaptırdıktan iki ay sonra bayram tatiline gelen oğlunu üniformayla görünce heyecanlanıp, kalp krizinden yaşamını yitirdiği öğrenildi. Şehit Gılıç'ın cenazesi bugün Diyarbakır'daki törenin ardından İzmir'e gönderilecek. Bergama Karahıdırlı Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verilecek. 5 yıllık polis memuru şehit İlker Narin'in Kastamonu'da yaşayan annesi Elife ve babası Selim Narin, acı haberi araçlarıyla yoldayken aldı. Ailenin yol kenarında ağladığını gören vatandaşların haber vermesiyle gelen polis ekipleri çifti teselli etmeye çalıştı. Elife Narin, "Yakışıklı yavrum, aslan yavrum. Yavrusuna doyamadan gitti. İlker'im adı gibi ilker oldu" diye ağıt yaktı. 3 yıllık evli ve 1.5 yaşında bir kız çocuğu olan Şehit Narin, evin tek çocuğuydu. Emel Narin ise eşinin acı haberini anne ve babasının yaşadığı Balıkesir'de öğrendi. Şehit, bugün Taşköprü'de toprağa verilecek.
Hürriyet

Yük Trenine Bombalı Tuzak
Elazığ-Tatvan seferini yapan yük trenine Muş'un Korkut ilçesi Altınova beldesi yakınlarında bombalı saldırı düzenlendi. Raylara döşenen bombanın patlamasıyla 32 vagondan 4'ü raydan çıkıp yamaçta yuvarlandı. Saldırıda 4 makinist yara almadan kurtulurken, güvenlik görevlileri Kazım Çakar, Metin Kaya ve Ergin Dağoğlu hafif yaralandı. Tunceli'de AK Parti Mazgirt İlçe Başkanı Süleyman Canpolat, önceki gece ilçe yakınlarında yol kesen bir grup PKK'lı tarafından kaçırıldı. Teröristler kaçmadan önce Canpolat'ın otomobilini ateşe verdi. Canpolat'ın kurtarılması için bölgede operasyon başlatıldı Şırnak'ın Uludere ilçesi Şenoba'da, önceki gün askeri birliğe erzak ikmali yapan sivil kamyonete silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda bir geçici köy korucusu yaralanırken çıkan çatışmada 2 PKK'lı öldürüldü. Şırnak merkeze bağlı Milli beldesinde, bir yolcu minibüsünde yapılan aramada, 18 Kalaşnikof piyade tüfeği ele geçirildi. Kars Sarıkamış'ta PKK'nın dağ kadrosuna patlayıcı yapımında kullanılan malzemenin yanı sıra gıda ve giyim malzemesi götürdüğü tespit edilen, aralarında bir devlet memurunun da bulunduğu üç kişi gözaltına alındı. Elazığ Karakoçan İlçe Jandarma Komutanlığı'na önceki gece bir grup PKK'lı tarafından roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Askerlerin karşılık vermesiyle kaçan PKK'lıların yakalanması için bölgeye özel hareket birliği sevk edildi. Bingöl'de TV ve GSM vericilerinin bulunduğu Seyir Tepesi Mevkii'ne önceki gece saat 00.30 sıralarında gelen bir grup PKK'lı, buradaki cihazları roketatar ve otomatik silahlarla tarayarak kullanılmaz hale getirdi. PKK'lılar vericileri taşıyan direkleri de altına yerleştirdikleri patlayıcıyı infilak ettirip devirdi. Tunceli Valiliği, Nazımiye ilçesinde 28 Ağustos'ta Özel Harekatçı polis memuru Ali Rıza Güneş'in şehit edildiği ve 2 PKK'lının öldürüldüğü olaylarla ilgili olarak 8 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Valilik ayrıca terör örgütü mensuplarınca yapılan yol kesme, araç yakma, gasp, tehdit ve silahlı saldırıları önlemek amacıyla Tunceli- Pülümür ve Tunceli-Ovacık karayollarının 3 gün süreyle ulaşıma kapatıldığını bildirdi.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 106, 4237-106, 8087                            
ABD Doları 2, 9190-2, 9284/ Euro 3, 2657-3, 2789/İngiliz Sterlini 4, 4954-4, 5161                  

Büyük Erozyon
1 Kasım'da yapılacak seçim öncesi ekonomideki görünümün kötü olması AKP'lileri korkutuyor. Ancak biran önce yeniden seçim yapılması, tablo daha da kötüleşeceği için, zamanlama açısından da olumlu bulunuyor. Geçen hafta Metropoll Araştırma'nın son anketi için Özer Sencar Hoca ile sohbet imkanı bulunca, özellikle ekonomiye ilişkin sonuçlara odaklandık. Anket sonuçları ekonomik havada son yılda oluşan ama koalisyon kurulamayacağı anlaşılınca iyice bozulan havayı somut olarak gösteriyor. Türkiye'nin genel olarak kötüye gittiğini düşünenler temmuza göre 10 puan atmış, son bir yılın en yüksek oranı olan yüzde 65'e çıkmış. Türkiye'nin genel olarak iyiyi gittiğini düşünen oranı bir ayda 6 puan düşmüş ve Hoca'nın "ölçtüğümüz en düşük oran" dediği, yüzde 23'e inmiş. AKP'li seçmenin yüzde 54'ü hala ülkenin iyiyi gittiğini inanıyor ama onlarda da düşüş başlamış. Ekonominin kötü yönetildiğine ilişkin algı bir ayda 7 puan artarak yüzde 66'ya çıkmış. Hoca, ilk kez yüzde 60'ı aştığını söylüyor. Ekonominin iyi yönetildiğini düşünenlerin oranı ise 6 puanlık gerilemeyle yüzde 26'ya inmiş. Toplumun yüzde 20'si son bir yıl içinde kendisinin ve ailesinin geçim standartı- refah düzeyinin iyileştiğini, yüzde 54'ü kötüleştiğini düşünüyor. Bununla beraber ekonomik durumunun önümüzdeki bir yıl içinde iyileşeceğini düşünenlerin oran, 1 ayda 3 puanlık düşüşle yüzde 29'a inmiş, kötüleşeceğini düşünenlerin oranı ise son bir ayda 10 puanlık artışla yüzde 50'ye çıkmış. Ekonomik gidişat ile Metropoll araştırmasında çıkan ekonomik sonuçlar birbiriyle tutarlı. Beklenti anketleri ve güven anketleri son dönemde sürekli gerileme gösterirken, uluslararası reyting kuruluşları "Puan indirimi için biraz zaman verelim" mealinde, ciddi uyarılar yapıyor. Araştırmada geçen yıl ağustosta ekonomi kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 43.9, iyi gidiyor diyenleri oranı yüzde 43.8 çıkmış yani aynı orandaymış. Şimdi kötüye gidiyor diyenler yüzde 65, iyiye gidiyor diyenler yüzde 23. 2. Bu tablo durumu çok iyi özetliyor.
Hürriyet

Dış Ticarette 19 Milyar Dolara Ulaştı
Siyasetin, sanayinin ve ticaretin merkezi olan Ankara'nın Türkiye nüfusunun yüzde 7'sine evsahipliği yaptığını belirten Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci, şehrin hedeflerini anlattı. Ankara'nın 19 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle dikkat çektiğini belirten Bezci, şöyle devam etti: "Şehrimiz, 2014 yılı sonu itibariyle 8.1 milyar doları ihracat olmak üzere toplam 19 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahiptir. Başkent Ankara'nın ülke katma değerindeki payı yüzde 9'dur. Ankara 2011 yılı itibariyle kişi başına 12 bin 259 dolar Gayri Safi Katma Değer üretmiştir. Ankara'nın ülke geneli vergi gelirleri içindeki payı yüzde 12 seviyesindedir. Kurumlar vergisinin yüzde 24'ü Ankaralı şirketlerden gelir vergisinin ise yüzde 8'i yine Ankara'dan elde edilmektedir. Son 10 yıllık süreçte başkentimiz her yıl önemli bir büyüme kaydetmiştir. Ticarette yeterlilik olmaz. Her zaman daha fazla ihracat yapabilmek için gayret içinde olmamız gerekiyor. Bu pencereden bakınca Ankara'nın ihracatını yeterli görmek elbette mümkün değildir. Savunma ve güvenlik kurumlarının Ankara'da bulunması savunma, uzay ve havacılık sektörlerini öne çıkarmakta. Başkent'te yaklaşık 140 bin ticari işletmenin yanı sıra, yaklaşık 3 bin sanayi tesisi yer almakta. Ankara'da sürdürülmekte olan bazı üretim faaliyetleri konuları itibariyle Türkiye'de tek olma özelliğine sahip. Örneğin; rulmanla ile seri halde dişli üretimi sadece ilimizde gerçekleştiriliyor. Bunun yanında ilaç hammaddesi olarak kullanılan morfin ile diyaliz makinesi üretimleri de yine sadece Ankara'da gerçekleştirilen üretim faaliyetleri."
Hürriyet

'Çeyreğin Yarısı' Düğün Sezonunda Çare Oldu
Uluslararası piyasalarda yükselen altın, iç piyasada yüksek taleple birleşince fiyatlar fırladı. Bir ay önce 95 lira olan gram altın 106 liraya, yine bir ay önce 148 lira olan ve 1.75 gram olarak üretilen çeyrek altın 175 liraya kadar yükseldi. Bu da Türkiye'nin düğünlerdeki geleneksel hediyesi olan 'çeyrek altın'ı gözden düşürdü. Şimdi ya gram altın ya da 'çeyreğin yarısı' olarak adlandırılan 'hediyelik çeyreklere' bıraktı. Altın ve Para piyasaları Uzmanı İslam Memiş, altın fiyatlarının son 4 yılın zirvesini gördüğünü belirterek, "Vatandaşlar çeyrek alamayınca başka seçeneklere yöneldi. 22 ayar ve 1 gramlık altınlar var. Fiyatı 105 lira. Bunun yanı sıra 0.625 gram olan ve 'hediyelik çeyrek' denilen daha küçük bir altın türü var. O da 22 ayar ve fiyatı 65 lira. Ayrıca vatandaşlara gram altını da tavsiye ediyorum. Alım ve satım arasında 2-3 lira oynuyor" dedi. Yakın akraba düğünlerinde bilezik takma geleneğinin ise 22 ayar yerine 14 veya 18 ayarla devam ettirilmeye çalışıldığını belirten Memiş, gram altının şu anda 106 lira civarında olan fiyatının yakında 120-125 lira seviyesine gelebileceğini, bu durumda çeyrek altının da 200 lirayı bulabileceğini söyledi.
Türkiye

Kırsal Kalkınmaya 1 Milyar Avro Hibe
AB'nin aday ülkeler için oluşturduğu, kırsal kalkınmayı destekleyen IPARD programında ikinci faza geçiliyor. Bu yılın son çeyreğinde uygulanmaya başlayacak olan program sürecinde, yatırımcılara devlet destekleriyle beraber 1 milyar avronun üzerinde kaynak sağlanacak. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ali Recep Nazlı, "IPARD Programının ilk döneminde yaklaşık 11 bin projeye, 2.6 milyar lira hibe desteği sağladık. Bu destekler sayesinde 4.6 milyar liralık yatırım gerçekleşti ve 35 bin kişilik istihdam oluştu. İkinci dönemde de 1 milyar avronun üzerinde kaynağı yatırımcıyla buluşturacağız. Et ve süt üretimine verilen hibe desteği yüzde 65'ten yüzde 70'e, arıcılık, bitkisel üretim, kırsal turizm ve kültür balıkçılığına verilen destek yüzde 50'den yüzde 65'e çıkarıldı. Yenilenebilir enerji yatırımları ise yüzde 100'e varan oranlarda desteklenecek" dedi
Türkiye

Tüsiad'a Dava Sitemi
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİ- AD) DEİK'e açtığı davayla ilgili konuştu. Hükümet, TOBB bünyesinde faaliyet gösteren DEİK'i Ekonomi Bakanlığı'na bağlarken, yapılan düzenleme ile TOBB, TÜSİAD, MÜSİ- AD ve Türkiye Müteahhitler Birliği'nin her yıl gelirlerinin yüzde 1'ini DEİK'e aktarma zorunluluğu getirilmişti. TÜ- SİAD'ın, DEİK yönetiminden çıkmak ve yıllık gelirinin yüzde 1'ini DEİK'e aktarmamak için Danıştay'a açtığı davayla ilgili sitemde bulunan DEİK Başkanı Vardan, O dönem yönetim kurulunda yer alan herkesi Ekonomi Bakanı'nın bizzat arayarak DEİK'in yeni baştan oluşturulduğunu ve bu yeni oluşumda aranan kişinin de bulunmasını arzu ettiklerini söylediğini aktardı. Vardan, şöyle devam etti: "Daha geniş bir temsil kabiliyeti olan yeni yapıda Haluk bey (Dinçer) de bu arananlardan biridir. Bu bağlamda Haluk Bey'den böyle bir teyit de alınmışken, onların ayrı durması hoş olmadı. Dava konusu tamamıyla kendi bilecekleri bir şey. Öyle bir karar almış olabilirler. Davayı Haluk Bey'le hiç konuşmadık. Muhtemelen yönetim kurullarında buna bir itiraz geldi, onlar da o şekilde hareket etmek durumunda kaldı. Biz burada hiçbir kurumu, hiçbir şahsı ayırmıyoruz." Vardan, DEİK bünyesinde 102 kurucu kuruluşun yer aldığı bilgisini vererek, TÜSİAD'ın da bu kuruluşlardan ve ayrıcalıklı olanlar arasında bulunduğunu dile getirdi.
Vatan

Sınır Güvenliğine 203 Milyon Kaynak
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suriye sınırındaki güvenliği artıracak 'Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi'nin oluşturulması için Milli Savunma Bakanlığı'na 203 milyon lira ödenek aktardıklarını bildirdi. Türkiye, özellikle Suriye sınırına ilişkin aldığı önlemleri her geçen gün artırıyor. Söz konusu ek önlemler neticesinde son 1.5 yılda yasa dışı sınır geçişleri büyük oranda önlendi. Bu önlemlere ek olarak Suriye sınırında Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi Projesi de hayata geçirildi. Söz konusu sistemle Suriye sınırının 7/24 gözetlenmesi, sınırdan yasa dışı geçişlerin önlenmesi ve sınır aşan suçların engellenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, sınır hattına yüzlerce kilometre uzunluğunda modüler duvar, güçlendirilmiş kafes telleri, beton temelli teller, aydınlatma ve yol yapılacak. Ayrıca, söz konusu bölgedeki hudut ve devriye yolları da ıslah edilecek. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, söz konusu proje için Milli Savunma Bakanlığına 203 milyon lira ödenek aktardıklarını söyledi. Bu parayla toplam 4 ilde 134 kilometre uzunluğunda modüler duvarla birlikte yol, aydınlatma ve güçlendirilmiş kafes tellerinin yapılacağı bilgisini veren Şimşek, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak için gerekirse daha fazla önlemin de alınabileceğini ifade etti. Şimşek, aktarılan ödenekle neler yapılacağına ilişkin de şu detayları verdi: "Söz konusu ödenekle Hatay'a 24 kilometre modüler duvar, 40 kilometre yol ve 37 kilometre aydınlatma; Gaziantep'e 47 kilometre modüler duvar, 91 kilometre yol ve 62 kilometre aydınlatma; Şanlıurfa'ya 19 kilometre modüler duvar, 76 kilometre yol, 6 kilometre beton temelli tel ve 30 kilometre güçlendirilmiş kafes teli; Mardin'e de 44 kilometre modüler duvar, 32 kilometre yol, 8 kilometre beton temelli tel ve 24 kilometre güçlendirilmiş kafes teli yapılması planlanıyor."
Star

DÜNYA

Gazetecilere Hapis Krizi
Mısır'da Katar merkezli El Cezire televizyon kanalının çalışanı olan 3 gazetecinin 'kamu güvenliğini tehdit edecek yanıltıcı yayın yapmak ve terör örgütlerine destek vermekten' yeniden yargılandığı davada karar önceki gün açıklandı. Mısır mahkemesi, Mısır asıllı Kanada vatandaşı Muhammed Fehmi, Avustralya vatandaşı Peter Greste ve Mısır vatandaşı Bahir Muhammed'e 3'er yıl ağırlaştırılmış hapis cezası verdi. Bahir Muhammed'e gösterileri haber yaparken yerden aldığı bir 'kurşun' nedeniyle ek olarak 6 ay hapis daha verildi. Yargıç Hasan Ferid, kanal çalışanları Fehmi, Muhammed ve Greste'nin gazeteci olarak kayıtlı olmadıklarını ve Kahire'de bulunan bir otelde lisansız bir şekilde yayın yaptıklarını kaydetti. Kararlara Batı'dan tepki gecikmedi.
Hürriyet

Kıbrıs'ta '4 Rum 1 Türk' Tartışması
Rum medyası, muhtemel bir çözüm sonrasında Ada'ya yerleşip vatandaş olmak isteyecek Türkiye ve Yunanistan vatandaşları için konuşulan, '4 Rum 1 Türk' nüfus dengesinin, mevcut KKTC vatandaşlarında da aranacağını ileri sürdü. Rumların mevcut nüfus verilerine göre yaptığı hesaba göre, adada 734 bin Rum, 183 bin Türk kalacak ve 280 bin nüfuslu KKTC'de onbinlerce vatandaşlık iptal edilecek. KKTC yönetimi özellikle KKTC kimliği taşıyan Türkiye kökenlilere, 'çarpıtma haberlere' inanmama çağrısı yaptı ve tüm vatandaşların yeni kurulacak devlette yer alacağını duyurdu. KKTC'yi karıştıran vatandaşlık ve bireysel mülkiyetle ilgili haberi Rum Politis gazetesi yayınladı. Gazete, 'Yüzde 80 Rum, yüzde 20 Türk' manşetiyle verdiği haberde, tarafların anlaşmaya yaklaştığını ve yeni federal cumhuriyette '4 Rum 1 Türk' eşitliği arandığını yazdı. Gazete, Rumların nüfusunun 734 bin olduğunu, 280 bin nüfuslu KKTC'de '4 Rum 1 Türk' dengesinin sağlanması için onbinlerce Türkiye kökenlinin vatandaşlığının iptal edilmesi gerektiğini ileri sürdü. Gazete ayrıca, 'vatandaş olmayanın mülkiyet hakkı da olmayacak' kuralının uygulanacağını, bireysel mülkiyette ise, mevcut kullanıcı ve Rum eski mülk sahibini belirleyecek 24 maddelik kriterlerin belirlendiğini öne sürdü. Türkiye'nin garantörlüğü konusunda da yeni formüller arandığını iddia etti. Hürriyet'in KKTC müzakere heyetine yakın yetkililerden aldığı bilgilere göre, Rumların iddiaları müzakere masasındaki gerçekleri yansıtmıyor. Türk yetkililerin verdiği bilgilere göre, pazarlıklarda görüşülenler tam aksi yönde. Rumlarla anlaşmaya varılması halinde, yeni federal Kıbrıs, şöyle olacak: KKTC vatandaşlarının tümü, Türkiye kökenli ayrımı yapılmadan AB üyesi yeni federasyonun vatandaşı olacak. Çözümden sonra adaya gelmek isteyecek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, AB üyesi Yunanistan vatandaşlarının sahip olduğu 4 özgürlüğe sahip olacak. (Serbest giriş, dolaşım, yerleşim, mülk edinme) 80 milyonluk Türkiye'nin adadaki nüfus dengesini bozmaması için çözümden sonra federal Kıbrıs'a alınacak yeni vatandaşlıklar konusunda, sadece Yunanistan ve Türkiye vatandaşlarını için geçerli '4 Rum, 1 Türk' dengesi aranacak. Rumlar mevcut nüfus üzerinde hesap oyunu yapıyor. Rumlar 734 binlik kendi nüfuslarının 4'te birini hesaplıyor. Tüm KKTC vatandaşlarıyla birlikte yeni devletin toplam nüfusu 1 milyonun üzerinde olacak. Böylece, 4 Rum 1 Türk eşitliği, adadaki vatandaşlık sisteminde de korunmuş olacak. KKTC topraklarının yüzde 80'inin 1974 eski Rum mülkü olması nedeniyle, bireysel mülkiyetin, mevcut kullanıcı mı yoksa eski Rum sahibine mi ait olacağı konusunda kriterler önemli. Kriterler henüz görüşülmedi. Rumların bahsettiği 24 kriter, mülklerin sınıflandırılmasıyla ilgili. Garantörlük konusu müzakerelerin en sonunda garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de katılacağı uluslararası konferansta ele alınacak.
Hürriyet

Mülteciler İçin Yeni Rota: Kutup Çizgisi
Türkiye'den yola çıkıp Ege Denizi'ni ya da Libya'dan botlara binip Akdeniz'i aşmaya çalışan; Balkanlar üzerinden tren yolculuğuyla ya da yürüyerek Almanya'ya ulaşmayı hedefleyen mülteciler sürpriz bir rota keşfetti. Geçtiğimiz ay yirmi kadar Suriyeli mülteci Norveç'in Rusya sınırındaki Kirkenes kasabasına ulaştı. Kasabadaki tek polis görevlisi Thomas Pettersen Guardian'a yaptığı açıklamada "Bu olay yaklaşık 6 ay önce başladı. Bazıları bisikletle bazıları da eski Rus arabalarına binip sınırı geçiyor. Yaptıkları tamamen yasal" dedi. 2015'te bu yöntemle Norveç'e gelen çoğu Suriyeli 133 kişi sığınma başvurusu yaptı. Suriye'nin başkenti Şam, Kirkenes'e 4 bin kilometre uzaklıkta. Facebook üzerinden Suriyeli mültecilere AB topraklarına ulaşma tavsiyeleri veren bir sayfa, 2013'te mültecilere Norveç-Rusya sınırını denememelerini; geçmenin neredeyse imkansız olduğu uyarısını yapmıştı. Öte yandan, mülteci krizi Ege sularında devam ediyor. Yunanistan'ın Sömbeki adası açıklarında yaklaşık 70 mülteciyi taşıyan teknedeki Türk vatandaşı üç insan kaçakçısı, Avrupa Birliği (AB) Frontex Sınır Koruma Muhafızları ve Yunan Sahil Güvenlik birimlerinin tekneye operasyonuna silahla karşılık verdi. Çıkan çatışmada 17 yaşındaki bir mülteci hayatını kaybederken, bir sahil güvenlik görevlisi yaralandı. Çatışmanın ardından Türk vatandaşı olduklarını söyleyen üç insan kaçakçısı tutuklandı. Yunanistan Sahil Muhafaza Bakan Yardımcısı Christos Zois, çatışmayı doğrularken, zor durumdaki göçmenlere yardım için her gün verdikleri mücadele nedeniyle güvenlik görevlilerini övdü. Zois, "Mülteciler acımasız insan kaçakçılarının kurbanıdır" dedi. 17 yaşındaki gencin ölüm sebebinin ilk olarak 'boğulma' şeklinde açıklanmasının ardından yapılan incelemede uyruğu açıklanmayan gencin çatışmada isabet eden bir kurşunla öldüğü belirtildi. Yunanistan'a Ege Denizi üzerinden 2015 yılında şu ana kadar 160 binden fazla göçmenin vardığı biliniyor. Günde yaklaşık 2 bin göçmen AB'ye varıyor.
Milliyet

72 Saatlik Ultimatom
Sosyal medya üzerinden başlatılan "kokunuz çıktı" kampanyasına öncülük edenler binlerce Lübnanlı başkentin Şüheda ve Riyad es- Sulh meydanlarında toplandı. Beyrutlu, yetkililere, taleplerine yanıt vermek ve ülkedeki siyasi, iktisadi ve sosyal sorunları çözmeleri için üç gün mühlet vererek gösterileri sonlandırdı. Göstericiler Çevre Bakanı'nın derhal istifa etmesini, İçişleri Bakanı'nın polisin eylemlere sert müdahalesi nedeniyle sorumluluğunu kabul etmesini ve hükümetin kapsamlı bir reform paketi açıklamasını istiyor. 72 saat içinde bu taleplerin yerine getirilmemesi durumunda eylemlerin yeniden başlayacağı ve bu kez amacın hükümeti devirmek olacağı uyarısı yapıldı. Ülke tarihinin en kalabalık protestosu olarak görülen gösterilere katılan 23 yaşındaki Hani Ebu Hamdan, 'Bu siyasetçilerden yakayı kurtarmak için devrim istiyoruz' dedi. Hamdan, ülkede gündelik hayatı sıkıntıya sokan sorunlara atıfta bulunarak 'İktidarı istiyoruz. Su istiyoruz. Sokaklarda çöp görmek istemiyoruz. Bu siyasetçiler artık gitsin' çağrısı yaptı. Göstericiler "siyasi yolsuzluk", "halk rejimin düşmesini istiyor", "halk yolsuzluk yönetiminin düşmesini istiyor" ve "hepiniz aynısınız" sloganları atarak cumhurbaşkanı seçimi yapılması çağrısında bulunmuştu. Lübnan Parlamentosu'ndaki cumhurbaşkanı seçimi, yeterli çoğunluk sağlanamadığı için bir yılı aşkın süredir 27 kez ertelendi.
Vatan

Fransa İsrail'e Resti Çekti
Fransız şirketi Veolia, İsrail'in Kudüs'te yapmayı planladığı tramvay projesinden çekildi. Şirketin projeden çekilme sebebi ise bu tramvay hattının İsrail'in Kudüs'ü Yahudileştirme planına hizmet edecek olması. İsrail ürünlerine yönelik "Boykot, Tecrit ve Yaptırım Hareketi" anlamına gelen BDS Genel Koordinatörü Mahmud en-Nevacia, birçok sektörde faaliyet gösteren Fransız şirketi Veolia'nın İsrail'in Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimlerini birbirine bağlayan tramvay projesinden çekildiğini belirtti. Nevacia, BDS'nin Fransız şirkete 7 yıldır yaptığı baskının meyve verdiğini ifade ederek şirketin gerek tramvay gerek diğer alanlardaki yatırımlarını geri çekmesini başardıklarını kaydetti. Söz konusu projenin "Kudüs'ü Yahudileştirme" planının bir parçası olduğunu ifade eden Nevacia, "Tramvay projesi, Yahudi yerleşim birimlerini şehrin çevresinden birbirine bağlamak suretiyle Kudüs'ün Yahudileştirilmesini hedefleyen bir projeydi" açıklamasında bulundu.
Star

POLİTİKA

Ev Ev Kapı Kapı Dolaşın
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önceki gün illerdeki tüm kadın kolları başkanlarını genel merkeze davet ederek, basına kapalı istişare toplantısı yaptı. Edirne'den Erzurum'a, Artvin'den Mersin'e kadar 120'yi aşkın kadın yönetici toplantıya katıldı. Bahçeli, yaklaşık 1.5 saat süren konuşmasında önce 7 Haziran sonrasında yaşanan süreçle ilgili bilgilendirme yaptı. 4 maddeden oluşan kırmızı çizgilerinin kabul edilmesinde neden ısrar ettiklerini anlatan Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun koalisyon noktasına hiç gelmediğini de vurguladı. Bu durumun kamuoyuna yanlış aktarıldığının altını çizen Bahçeli, "Süreci doğru anlatmak size düşüyor. İlk çalışmayı da evde anlatmanız gerekiyor. Daha sonra sokak sokak, ev ev, kapı kapı dolaşmalıyız. Her evde, her yerde olacağız. Birebir provokasyonlara girmeden kendinizi anlatın" dedi. Bahçeli, partide kadın milletvekilleri ve yöneticilere fazla şans tanınmadığı yönündeki eleştirilere de "Hem Meclis hem parti hem de il yönetimleri noktasında görev talep edin. Siyasetin birçok noktasında isterseniz görev alabilirsiniz. Siz talep edin, isteyin" yanıtını verdi. Bahçeli, toplantı sonrasında ise kadın yöneticilerden yoğun ilgi gördü. Kadın yöneticiler genel merkez binasının önünde MHP lideri ile toplu olarak hatıra fotoğrafı çektirdi. MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Nevin Taşlıçay ise toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Avrupa'dan önce Mustafa Kemal'in Türkiye'sinde kadının toplumdaki konumu ve hakkı teslim edilmeye başlanmıştır. Kadının sorunları çözülmeden ülkenin sorunlarının çözülemeyeceği, kadınlar sisteme dahil olmadan ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşamayacağı görülmüş ve buna göre hareket edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu fikri olan Türk milliyetçiliğinin bugünkü siyasi temsilcisi olan MHP de bu bilinçle kadını merkezine alarak 46 yıldır Türk siyasi hayatında yer almaktadır ve yer almaya devam edecektir. Seçim maratonunun yorgunluğunu henüz üzerimizden atamamışken bugün çok daha önemli bir seçimle karşı karşıyayız. Geçen seçimdeki katkınız inkâr edilemez. Her şeye ve her türlü zorluğa rağmen didindiniz, uğraştınız, emek verdiniz. Yeri geldi kapı kapı dolaştınız, yeri geldi saatlerce sokaklarda broşür dağıttınız, davamızı anlattınız. Gerek siyasi alanda, gerekse milletimizin bize ihtiyaç duyduğu tüm kademelerde yer alacağız. Kadın eli değerse zarafet, kadın eli değerse estetik, kadın eli değerse huzur hâkim olur. Bugün başarı, dokunmadık el, çalınmadık kapı bırakmamak şartıyla sağlanıyor. Milletin içinde bulunduğu dehlizin farkında olarak 1 Kasım'a hazırlanmalı ve fethedilmedik gönül bırakmamalıyız. Herkese geçtiğimiz 3 aylık süreci doğru anlatmalıyız. Türk kadını olarak gece gündüz demeden çok çalışacağız. Her kapıyı çalacağız, her insanımıza ulaşacağız. Tarlada, evde, fabrikada, bostanda, mezrada, çarşıda ve pazarda, her sokakta ve caddede, camide ve cemevinde, her yerde olacağız. Her gönüle gireceğiz, her eli sıkacağız."
Hürriyet

Cep Telefonuyla 'Torun Muhabbeti'
7 Haziran'dan sonra en uzun süreli koalisyon görüşmelerini yürüten ancak anlaşamayan Ak Parti ile CHP'nin liderleri arasında eriyen buzlar, 30 Ağustos törenlerine de damga vurdu. İki partinin yürüttüğü istikşafi görüşmeler öncesinde ve sonrasında görüşmeler yapan, bundan sonra da daha sık iletişim kurmak konusunda görüş birliğine varan Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri sırasında neşeli biçimde sohbet etti. Birbirleriyle ilgili nazik mesajlar veren Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun merak uyandıran sohbetinin konusunun ise torunları olduğu ortaya çıktı. Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu'nun telefonundan Kılıçdaroğlu'na torunu Ayşe Sare'nin fotoğrafını gösterdi. Kılıçdaroğlu da "Maşallah çok tatlıymış" dedi. Ak Parti ile CHP'nin koalisyon kurmaya yönelik istikşafi görüşmeleri, iki partinin mesajlarının daha ılımlı bir boyuta taşınmasını sağlamıştı. Bu süreçte hem Başbakan Davutoğlu hem de Kılıçdaroğlu, kurdukları iletişimin ve yürütülen görüşmelerin niteliğinin bile ayrı birer kazanım olduğuna dikkati çekmişti. İki lider, bundan sonra daha sık iletişim kurulması gerektiği konusunda da benzer görüşleri kamuoyuna açıklamışlardı. Bu tablo dün, 30 Ağustos törenlerinde de kendisini gösterdi. 30 Ağustos törenlerinde Başbakan Davutoğlu ve CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun cep telefonuna bakarak yaptıkları sohbet dikkati çekti. Edinilen bilgiye göre Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ile tokalaştıktan sonra eşi Sare Davutoğlu ile yerine geçti. Bu esnada Sare Davutoğlu, daha önce annesi vefat ettiğinde taziye ziyaretinde bulunduğu Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu'nu sordu. Başbakan Davutoğlu da bu esnada, Kılıçdaroğlu'na "Selvi Hanım yok mu?" dedi. Kılıçdaroğlu'ndan, "Torunlara bakıyor" karşılığı alan Davutoğlu, "Eşiniz mi bakıyor, çok güzel. Bizimkiler de buradaydı, bizimleydiler yeni gittiler ABD'ye. Biz de artık fotoğrafları ile idare ediyoruz" dedi. Daha sonra eşi Sare Davutoğlu'ndan cep telefonunu isteyen Başbakan Davutoğlu, ABD'de yaşayan kızı Meymune ile damadı Talha Topçu'nun kızları olan torunu Ayşe Sare'nin fotoğraflarını Kılıçdaroğlu'na gösterdi. Fotoğraflara gülümseyerek bakan Kılıçdaroğlu, "Maşallah çok tatlıymış" dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, "Torunlar çok farklı, sevgileri çok farklı oluyor" diye konuştu. Daha sonra sohbet torunlar üzerinden bir süre daha sürdü.
Milliyet

İlklerin Resepsiyonuna Muhalefet Katılmadı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ev sahipliği yaptığı resepsiyon, pek çok açıdan ilke sahne oldu. Bin 800 davetlinin katıldığı resepsiyonda, gelenekselleşen tokalaşma merasimi yapılmadı. Erdoğan'ın 'başkomutan' sıfatıyla verdiği resepsiyona, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu üyesi Meltem Demirören Oktay, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören katıldı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli, HDP lideri Selahattin Demirtaş'ın katılmadığı resepsiyona yeni kabinenin üyeleri geldi. En büyük ilgiyi ise MHP'nin vetosuna rağmen hükümete giren ve Tuğrul Türkeş gördü. Türkeş, ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte görüntülendi. Aralarında şehit yakınları, gaziler, sporcular, harbiyeli öğrenciler ile sınıflarını temsilen farklı rütbede askerlerin de olduğu resepsiyonda Bülent Ersoy, Muazzez Ersoy, Hülya Koçyiğit, Ahmet Özhan gibi sanatçılar da vardı. Kuran tilavetiyle başlayan resepsiyonda davetlilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletin evine hoşgeldiniz" diyerek başladığı konuşmasında özetle şunları kaydetti: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da önüne çıkartılacak her engeli aşacak güce, imkana, kararlılığa sahiptir. Ülkemizde yaşayan 78 milyon insanımızın her biri bu devletin eşit haklara sahip 1. sınıf vatandaşlarıdır. 81 vilayetimizin her biri Türkiye'nin ayrılmaz birer parçasıdır. Biz, ne tek bir vatandaşımızdan ne de bir karış toprağımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bunun için kurulan tuzakların oynanan oyunların ortaya atılan fitnelerin üstesinden Allah'ın izniyle geleceğiz. Devletin tüm kurumlarıyla, güvenlik güçlerimizle milletimizle birlikte hedeflerimiz doğrultusunda adım adım ilerleyeceğiz."
Milliyet

'Bahçeli 7 Haziran'dan Sonra Benimle Görüşmeyi Kesti'
Seçim Hükümeti'nin Başbakan Yardımcısı MHP'li Tuğrul Türkeş, 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda, "Ben MHP'liyim, beni partiden hiç kimse atamaz" dedi. Türkeş sözlerine şöyle devam etti: Ben AK Parti ile koalisyon yapmadım, anayasal görevimi yaptım. Bunların hepsini önümüzdeki hafta yapacağım basın toplantısında bütün detaylarıyla veririm. Ben hala MHP milletvekiliyim. Ayrılmayı da düşünmüyorum. Onların atabileceğini de zannetmiyorum. Sayın Bahçeli 7 Haziran itibariyle benimle görüşmeyi kesti. Ben MHP milletvekili olarak seçim hükümetinde başbakan yardımcılığı görevini üstlendim. İki şeyi yapabilir ki onu yaptı. Üçüncü komik bir şey daha yaptı. Bir genel başkan yardımcılığından azletti. Yapabilir, yetkisi dahilindedir. İki tek seçici olarak liste yapıyor. 18 Eylül'deki liste yapımında da beni listeye koymayabilir. O da yetkisi dahilindedir. Üç asansörden ismimi söktü. Onu da biri kağıtla yazmış koymuş. Çok şeker. Bunları yapabilir. Beni MHP'den atmak o ayrı bir şey. MHP babamın partisidir. Beni atamazlar. Beni atarlarsa MHP'nin esas sahibinin kim olduğunu tartışırız.
Vatan



SPOR

İkide iki yaparak "Fırtına" gibi bir başlangıçla sezona başlayan Trabzon evinde Akhisar engeline takıldı. Avni Aker'de maça iştahlı giren bordo mavililere, Akhisar ilk yarım saat geçit vermedi. 32. dakikada Erkan Zengin'in ilk isabetli şutunda kaleciden dönen topu tamamlayan Yusuf Erdoğan takımını 1-0 öne geçirdi. 56'da Hasan Kabze'nin penaltı golüyle eşitliği sağlayan konuk ekipte 7 dakika sonra kaleci Milan Lukac, Trabzon'un penaltısında N'Doye'ye geçit vermedi. 68'de Okay ile direğe takılan ev sahibi 77'de Rodallega'nın kafa golüyle geriye düştü. 85'te siftahını yapan Oscar Cardozo volesiyle bir puanı getirdi: 2-2.
Hürriyet

Saracoğlu'na son kez adımını atmak için Kadıköy'e gelen Sow, gözyaşlarını tutamazken ona destek için Saracoğlu Stadı'na gelen eski Beşiktaşlı Demba Ba da bu manzara karşısında gözyaşlarını tutamadı. ON binlerce F.Bahçe taraftarının tribünden, milyonlarcasının ise ekranları başından tezahüratlarla uğurladığı Moussa Sow, Kadıköy'de tüm tribünleri gezdi, başkan Aziz Yıldırım'dan plaketini aldı ardından da Demba Ba ile birlikte yazarımız Ömer Güvenç'in Lig TV'deki yayınına konuk oldu. SENEGALİ golcü, sarılacivertli takıma "Elveda" demenin çok zor olduğunu belirterek "Burada gerçekten muhteşem bir 3.5 yıl geçirdim. Nereye gidersem gideyim, bu takımı ve taraftarı hiç unutmayacağım. Bana çok güzel bir 3.5 yıl yaşattıkları için başta başkanım olmak üzere tüm camiaya teşekkür ederim" dedi. DEMBA Ba'nın vedasına gelmesi konusuna da açıklık getiren Sow, "Çok sevdiğim arkadaşım Demba Ba'dan bu veda günümde beni yalnız bırakmamasını rica ettim. O da beni kırmadı ve geldi. Ama gelirken de 'Bir şartla gelirim. Çok duygusal anlar yaşacağını biliyorum. Ağlamayacağına söz verirsen gelirim' dedi. Ben de söz verdim" şeklinde konuştu. BEŞİKTAŞ'TAN sezon başında ayrılarak Çin'in yolunu tutan Demba Ba ise Kadıköy'deki atmosferin çok duygusal olduğunu belirterek "Bu veda gününde Sow yanında olmamı istedi. Ben de çok sevdiğim arkadaşımı yalnız bırakmadım. Ona 'Ağlamayacağına söz verirsen gelirim' dedim ama öyle bir coşku vardı ki ben ağlamamak için kendimi zor tuttum" ifadelerini kullandı.
Vatan

Galatasaray'da sezon başında en fazla tartışılan konulardan birisi Wesley Sneijder'ın sözleşmesinin uzatılıp uzatılmayacağıydı. Yönetimden iyi şartlarda sözleşme uzatma teklifi bekleyen Hollandalı futbolcu, şu ana kadar istediğini elde edemezken, son Torku Konyaspor karşılaşmasındaki performansıyla Sarı-Kırmızılı takım için vazgeçilmez olduğunu gösterdi. Konya'da 10 kişi kalan Cim-Bom, son bölüme 2-1 önde girerken her an karşılaşmanın berabere bitme endişesi yaşarken, sahneye Sneijder çıktı. Bu sezon ilk isabetli şutlarını atan "Sneiper" bunların ikisinde de golü bularak 6 dakika içinde Galatasaray'a hayat veren oyuncu oldu. Sneijder'ın attığı gollerle sadece takımını kurtarmadığını, yönetime de mesaj gönderdiğini belirten otoriteler, "Galatasaray yönetimi, Sneijder'ın bu performansı sonrası iyi şartlarda sözleşme yenileme şartlarını sunacaktır. Çünkü Galatasaray'ın böyle bir Sneijder'a ihtiyacı var" yorumunu yaptı.
Star

Fenerbahçe, 3. haftanın kapanışında Antalyaspor'u son anda Portekizli starı Nani ile devirdi. 2'de Mehmet Topal'ın uzaktan vuruşu farklı şekilde auta çıktı. 7'de konuk ekipten Lazarevic şansını denedi, o da sonuç alamadı. 12'de Fernandao kaleyi karşısına alıp, şutunu çekti, isabet bulamadı. 40'ta Hasan Ali'nin ortasında Nani yakın mesaferen kafayı vurdu, Fornezzi çıkardı, dönen topa Diego vurdu, üstten dışarı. 37'de kornerden gelen top savunmadan sekti, Lazarevic ceza alanı dışında vurdu, top autu boyladı. 42'de Van Persie soldan ortaladı, Nani kafayla affetmedi: 1-0. 49'da Eto'o ceza alanı dışından vurdu, aut. 61'de Van Persie, Şener'den gelen topu plaseyle kaleye yolladı,az farkla dışarı. 69'da Diego'nun serbest vuruşu doğrudan kaleye giderken kaleci kurtardı. 70'te Kadlec'in sektirdiği topu alan Guilhere, ceza alanı dışından sert şutla skoru eşitledi: 1-1. 86'da Alper ortaladı, Diego kafayı vurdu, Fornezzi son anda çeldi. 90+7'de Nani frikikten ağları sarstı: 2-1.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme