2 Ekim 2015 Cuma

02.10.2015 Genel Gündem

02.10.2015

GÜNDEM

Hedef Gösterildi Korunmadı
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, önceki gece Teşvikiye'deki evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğradı. Hastaneye kaldırılan Ahmet Hakan'ın burnunda ve kaburgalarında kırıklar olduğu belirlendi. Otomobil ile Ahmet Hakan'ı Bağcılar'daki Doğan TV Center önünden evine kadar takip edip daha sonra saldıran 4 kişi yakalandı. Saldırganlardan birinin tehdit, diğerinin yaralama, tehdit, yağma ve uyuşturucu bulundurmak suçundan poliste kayıtları olduğu ortaya çıktı. Ahmet Hakan, önceki gece CNNTürk'teki 'Tarafsız Bölge' programından sonra şoförü Sadi Demir ve koruması Ceyhun Kral'ın bulunduğu otomobiliyle, Doğan TV Center'dan evine gitmek üzere ayrıldı. 00.35'te Teşvikiye'deki evinin önünde, 34 VY 7765 plakalı siyah Toyota marka otomobil, Ahmet Hakan'ın bulunduğu otomobile arkadan çarptı. Otomobilden inen dört saldırgandan biri koruma görevlisine, diğer üçü Ahmet Hakan'a saldırdı. Ahmet Hakan'ı darp eden saldırganlar otomobile binerek kaçtı. Koruması Ceyhun Kral, hemen polisi arayarak kaçan aracın plakasını verdi. Ahmet Hakan ve koruması Amerikan Hastanesi'ne kaldırıldı. Tomografisi çekilen Ahmet Hakan'ın burnunda ve kaburgasında kırık tespit edildi. Ahmet Hakan'ın hastanede yatarken, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin aracılığıyla yolladığı "Yılmayacağız, korkmuyoruz. Bildiğimiz yolda yürüyeceğiz" mesajı binlerce kez paylaşıldı. Yabancı ajanslar haberi duyururken, 6-8 Eylül'de Hürriyet binasına yapılan taşlı-sopalı saldırıyı ve hem Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'e hem Ahmet Hakan'a yönelik tehditleri hatırlattı. Ahmet Hakan, sabah 04.00'te hastaneden taburcu edildi. Saldırganların kullandığı kiralık otomobilin görüntüsü, saldırıdan bir süre önce keşif yaparken ve kapı önünde beklerken Doğan TV Center'ın güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde Ahmet Hakan aracıyla Doğan TV Center'dan ayrılıyor. Hemen ardından saldırıya karıştığı belirtilen 34 VY 7765 plakalı araç görüntüye giriyor. Kiralık aracın Ahmet Hakan'ın çıkışından önce de Doğan TV Center önünden geçtiği ve bir süre beklediği belirlendi. Plakadan yola çıkan Asayiş Şube ekipleri saldırganların Fatih ve Bayrampaşa'daki adreslerini saptadı. Polis, saldırıya karıştıkları belirlenen Uğur Adıyaman (29), Ahmet Güler (37), Kamuran Ergin (29) ve Fuat Elmas'ı (32) gözaltına aldı. Saldırıda kullandıkları aracın Uğur Adıyaman'ın kiralama şirketi sahibi ağabeyine ait olduğu belirlendi. Uğur Adıyaman hakkında tehdit suçundan 6, Kamuran Ergin hakkında ise yaralama, yağma, tehdit ve uyuşturucu suçundan 7 dava açıldığı ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, soruşturmanın daha kapsamlı bir şekilde yapılması için ek gözetim süresi verdi. Zanlılar Asayiş Şube'den Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün de araştırma yürüttüğü bildirildi. Ahmet Hakan'ı aralarında Hasan Cemal ve Cüneyt Özdemir'in de aralarında bulunduğu çok sayıda meslektaşı ziyaret etti. Hasan Cemal çıkışta Ahmet Hakan'ın "Yılmak yok, yola devam" mesajını paylaştı, "Ağrıları var. Burnundan dolayı muhtemelen yarın ameliyat olacak" dedi.
Hürriyet

2 Uzman Çavuşa Otoparkta Saldırı
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde dün sabah göreve gitmek üzere evden çıkan uzman çavuşlar 31 yaşındaki Sinan Uçan ile 26 yaşındaki Tolga Topçuoğlu, otomobillerine binerken maskeli PKK'lı teröristlerin saldırısına uğradı. Uzman çavuşlar olay yerinde şehit oldu. Silvan Taktik Jandarma Komutanlığı'nda görevli olan uzman çavuşlar Sinan Uçan ile Tolga Topçuoğlu, dün sabah saat 07.00'de göreve gitmek üzere, Bahçelievler mahallesinde bulunan Şirinevler Sitesi'ndeki evlerinden çıktı. Sitenin bahçesindeki otomo- billerine binmeye hazırlanan uzman çavuşlara, bir anda ortaya çıkan yüzleri maskeli PKK'lı teröristler otomatik silahlarla ateş açtı. İki uzman çavuş olay yerinde şehit olurken teröristler kaçtı. Şehit uzman çavuşlar Uçan ile Topçuoğlu'nun cenazeleri otopsi yapılmak üzere Silvan Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Uzman Çavuş Sinan Uçan'ın İzmir'in Gaziemir ilçesindeki babasının evine ateş düştü. Acı haberi İl Jandarma Komutanlığı ve Kaymakamlık'tan gelen heyet aslen Erzincalı olan ancak, İzmir'in Gaziemir ilçesinde oturan işçi emeklisi baba Celalettin Uçan'a iletti. Acı haberi aldıktan sonra sinir krizi geçiren baba Celalettin Uçan ve anne Türkan Uçan'a heyetle gelen sağlık ekipleri ilk müdahaleyi yaptı. Yalova'da görev yapan şehit uzman çavuşun 3 ay önce eşi Sibel Uçan ile Silvan'a giderek göreve başladığı kızı 10 yaşındaki Sudem'i eğitimi için İzmir'deki babasının evine bıraktığı belirtildi. En son Kurban Bayramı'nda İzmir'de bayram tatilini geçiren Sinan Uçan'ın dün ailelesiyle yaptığı telefon görüşmesinde de bulundukları bölgenin sıkıntılı olduğunu, her an saldırı olabileceğini anlattığı ifade edildi. Şehit uzman çavuşun bir erkek kardeşinin Urfa'da öğretmenlik yaptığı, kız kardeşinin de İzmir'de hemşire olduğu belirtildi. Şehit Sinan Uçan'ın bugün Bostanlı Beşikçioğlu Camii'nde cuma namazı ardından yapılacak tören ardından toprağa verilmesi bekleniyor. Şehit Tolga Topçuoğlu'nun Malatya'da Koyunoğlu mahalle- sindeki ailesine acı haber, askeri yetkililer tarafından sağlık görevlileri eşliğinde verilirken evden feryatlar yükseldi. Şehit Topçuoğlu'nun evli ve bir çocuk sahibi olduğu belirtildi. Şırnak-Beytüşşebap yolunun Taşarası mevkisinde de PKK'lı teröristler, yola döşedikleri patlayıcıyı askeri konvoyun geçişi sırasında infilak ettirildi. Patlamada zırhlı araçta bulunan Uzman Çavuş Hasan Büber şehit oldu, bir asker yaralandı. Büber'in Kütahya'nın Tavşanlı ilçesindeki baba evi yasa büründü. Şehadet haberi askeri yetkililer tarafından Tavşanlı'nın Beyköy mahallesinde oturan yakınlarına verildi. Yakınları gözyaşına boğulurken, ilçe sakinleri de Büber'in şehit edilmesini büyük bir üzüntü ile karşıladı. Şırnak'ın Cizre ilçesinde 3 hafta önce Özel Harekat polislerini taşıyan zırhlı araca, PKK'lıların roketatarlı saldırısı sonucu yaralanan 22 yaşındaki özel harekat polisi Emre Akbaş, tedavi gördüğü Ankara'daki Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde kurtarılamayarak şehit oldu.
Milliyet

El Frenini İndirdi Katliam Geldi
Ankara'nın en işlek caddelerinden Dikimevi'nde EGO Genel Müdürlüğü'ne ait belediye otobüsü şoförünün büyük hatası, 12 kişinin feci şekilde hayatını kaybetmesine 13 kişinin yaralanmasına neden oldu. İki belediye otobüsünün yaptığı kaza nedeniyle Dikimevi merkez durağına yanaşamadığı belirtilen şoför E.A. (46), kapıları açarak otobüsteki yolcuları indirdikten sonra otobüs çalışır vaziyette ve viteste olduğu halde, el frenini çekerek otobüsten indi. Ancak arkasındaki araçların tepkisine sinirlenen E.A. durağa yanaşmak için yeniden otobüse bindi. Ancak aracın viteste olduğunu unutan E.A. el frenini indirdiğinde otobüs kontrolden çıkıp ok gibi ileriye fırladı. Paniğe kapılan ve araç hakimiyetini kaybeden E.A. 70-80 metre boyunca yol kenarında duran araçlara çarparak ve önüne gelen vatandaşları ezerek sürükledi. E.A. (46) yönetimindeki 06 DY 5472 plakalı, Akdere seferini yapan belediye otobüsü dün saat 13.30 sıralarında, Dikimevi Cemal Gürsel Caddesi'ndeki Ankaray İstasyonu yakınındaki Dikimevi merkez durağına yöneldi. Bir kaza nedeniyle durağa yanaşamayan şoför E.A., kapıları açarak otobüsteki yolcuları indirdi. Daha sonra E.A. otobüs çalışır vaziyette ve viteste olduğu halde el frenini çekerek, kendisi de otobüsten indi. Arkasındaki araçların tepkisi üzerine E.A. kaldırıma yanaştırmak için yeniden otobüse bindi. Ancak otobüsün viteste olduğunu unutan E.A. el frenini indirdiğinde otobüs birden ileriye fırladı. Bir anda paniğe kapılan ve dev otobüsün hakimiyetini kaybeden E.A. önce durağa daldı, sonra da kaldırıma çıkarak 70-80 metre boyunca önüne gelen herşeyi altına alıp sürükledi. Kaldırımda 70-80 metre giden otobüs durağı parçaladı, kaldırımdaki ağaçları kökünden söktü. Olay anında kaldırımda bulunan 12 kişi otobüsün altında feci şekilde ezilerek can verdi. 13 vatandaş ise yaralandı. Olayda 8 araç da zarar gördü. Yaralılara ilk müdahale öğle vakti olması nedeniyle oldukça kalabalık olan Dikimevi'ndeki vatandaşar tarafından yapıldı. Çeşitli hastaneler ile itfaiyeye yürüyüş mesafesinde olmasına rağmen ambulans ve yardım ekiplerinin kaza yerine geç gelmesi vatandaşların öfkesine neden oldu. Yardım ekipleri gelene kadar otobüsün altında kalan insanları kurtarmak için vatandaşların "otobüsü devirelim" teklifinde bile bulundukları öğrenildi. Cenazeler, olay yerine gelen itfaiye ve kurtarma ekipleri tarafından otobüsün altından çıkarıldı. Olaya el koyan polis, kaza yerinde geniş bir alana güvenlik şeridi çekti. Dikimevi'ne çıkan yol trafiğe kapatıldı, otobüsün etrafı brandayla kapatıldı. Polis, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerası kayıtlarını da incelemeye aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da olayla ilgili üç savcı görevlendirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Odabaşı da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Katliama neden olan otobüste gerek Ankara Büyükşehir Belediyesi gerekse üretici firmanın yetkilileri tarafından teknik inceleme başlatıldı. Otobüsün içindeki kamera kayıtlarını da inceleyen uzman ekipler, kazanın nasıl meydana geldiğini tespite çalıştı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kazadan sonra Twitter üzerinde yaptığı açıklamada, 'Dikimevi'nde körüklü bir otobüsümüzün neden olduğu kaza neticesinde 12 vatandaşımız hayatını kaybederken 7 kişi yaralanmıştır. Olay bizi derin üzüntüye sokmuştur. Olayı yakinen takip etmeye devam ediyoruz. 8 yıllık tecrübeli bir şoförün böyle bir kaza yapmasının nedeni bilirkişilerin yaptığı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır' ifadelerini kullandı.
Milliyet

O Mit Tır'ları Mgk'ya Sorulacak!
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Adana ve Hatay'da MİT'e ait TIR'ların durdurulmasının ardından eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay, savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman ve Ahmet Karaca hakkında "darbeye teşebbüs, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin ve açıklama" suçlarından açılan davanın, "kamu güvenliğini kesin olarak gerekli kılması" nedeniyle kapalı yapılmasına karar verdi. Kapalılık kararı alınmadan önce ise 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, silah ve mühimmat taşıdığı iddia edilen TIR'larla ilgili alınmış bir karar olup olmadığının Milli Güvenlik Kurulu'ndan (MGK) sorulacağını söyledi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu salonunda başlayan davanın dünkü ilk duruşmasına, tutuklu sanıklar Süleyman Bağrıyanık, Ahmet Karaca, Özcan Şişman, Aziz Takçı ve Özkan Çokay jandarma eşliğinde getirildi. Duruşmada sanık Özkan Çokay, "Ortada bir devlet sırrı olması için olayın öncelikle Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alınması gerekirdi. Böyle bir durum yok. İdari tahkikatlar sırasında gördüm ki, Genelkurmay Başkanı ve Jandarma Genel Komutanının da bilgisi yok. Sadece bir suç var. Gizlilik talebi reddedilsin" dedi. Başkan Yeşil, Çokay'a, "MGK'nın bir kararı olup olmadığı konusunda sizin bilginiz oldu mu?" diye sordu. Çokay da, bilgisi olmadığını, kanaati olduğunu söyledi. Başkan Yeşil, "Biz soracağız bunu. Böyle bir karar olup olmadığını" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 108, 2014-108, 5155                            
ABD Doları 3, 0264-3, 0310/ Euro 3, 3880-3, 3951/İngiliz Sterlini 4, 5816-4, 5925                  


Rezerv Telaşı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sık sık övündüğü Merkez Bankası döviz rezervlerinde alarm zilleri çalıyor. Brüt döviz rezervi 2012 yılından bu yana ilk kez 100 milyar doların altına indi. Merkez Bankası verilerine göre 23 Eylül tarihi itibariyle biten haftada rezervler 117 milyar 931 milyon dolar oldu. Bunun 99 milyar 599 milyon doları brüt döviz rezervi, 18 milyar 332 milyon doları da altın rezervinden oluştu. Brüt döviz rezervi son olarak 23 Kasım 2012 tarihinde 99 milyar 563 milyon dolardı. Bu gelişmenin ardından Merkez Bankası'nın başta BOTAŞ olmak üzere enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının kamu bankaları üzerinden sağlanması için çalışma yapmasını istediği gündeme geldi. Toplam rezervin en önemli ayağı brüt döviz rezervi. 2010 yılının başında 70 milyar dolar seviyesinde olan brüt döviz rezervi, yılın sonlarına doğru 80 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Brüt döviz rezervi 30 Kasım 2012 tarihinde 100 milyar doları geçti ve 100 milyar 166 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervi en yüksek seviyesini 2013 yılında göre ve 115 milyar dolara çıktı. Merkez Bankası'nın toplam rezervleri, geçen hafta 781 milyon dolar azalarak 117 milyar 931 milyon dolara indi. Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre, 23 Eylül ile biten haftada Merkez Bankası altın rezervleri bir önceki haftaya göre değişim göstermeyerek 18 milyar 332 milyon dolar, brüt döviz rezervleri ise 100 milyar 380 milyon dolardan 99 milyar 599 milyon dolar seviyesine geriledi. Merkez Bankası döviz kurundaki hareketlilik nedeniyle 2014 yılının aralık ayından itibaren BOTAŞ'a döviz satmaya başladı. Reuters'ın bankacılık kaynaklarından aldığı bilgiye göre Merkez Bankası devreye kamu bankalarının girmesini istedi. Bir bankacılık kaynağı, "Merkez Bankası bunu önceden açıklamıştı, şimdi ise hayata geçiriyor. BOTAŞ'ın döviz ihtiyacının Merkez Bankası yerine kamu bankalarından sağlanması için bir çalışma yapılmasını istedi" dedi. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 30 Nisan'daki enflasyon raporu
Hürriyet

Cepte 0 212 Dönemi
Vodafone Türkiye, iş yerlerinde kullanılan sabit telefon numaralarını cebe taşıyor. Artık bundan böyle 0 212, 0 216 gibi sabit hatlar Vodafone'a taşınabilecek. Türkiye'de bir ilk olan "Vodafone Tek Telefon" servisinden şimdilik Vodafone Red Business üyesi işletmeler yararlanacak. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, firmaların faturaya ek 1 TL gibi sembolik bir ödeme yaparak bu hizmetten faydalanabileceğini belirterek, "Türkiye'deki orta ölçekli işletmelerin aylık sabit telefon faturası 150 TL'yi aşıyor. Ayda yalnızca ek 1 TL'ye sunduğumuz bu hizmet ile işletmelerin aylık sabit faturalarını sıfırlayarak önemli bir maliyet avantajı sağlıyoruz. Hizmet sayesinde işletmelerin santral yatırımı yapmasına da gerek kalmıyor. Firmaları 500-1000 TL arası santral yatırımından kurtarıyoruz. Ayrıca Çağrı Yönlendirme özelliği ile sabit telefon numarasına gelen aramalar, önceden tanımlanmış mobil numaralara iletiliyor. Gruptaki bütün mobil telefonlar, yapılmış olan ayara göre aynı anda veya sırayla çalabiliyor. Otomatik Çağrı Yanıtlama özelliği ile sabit telefon numarası aradığında, aramanın istenilen firma kontağına doğrudan iletilebilmesi için arayan kişiye menü özelliği ve kaydedilebilen anonslar ile farklı yönlendirme seçenekleri sunulabiliyor. Yani telesekreter hizmeti de sağlanmış oluyor" dedi. Vodafone, yenilediği Red Business tarifeleri kapsamında abonelerine "Vodafone Tek Telefon" servisi dışında başka avantajlar da sunuyor. Buna göre aboneler Her Şey Dahil Pasaport sayesinde Vodafone Red Business tarifelerini 51 ülkede özgürce kullanabiliyor. Şirketle sürekli bağlantı sağlamak isteyen aboneler ise Vodafone'un ücretsiz Güvenli Depo servisi ile kurumsal verilerini ve kişisel dosyalarını bulutta sınırsız saklayabiliyor. Red Business tarifeleri aynı zamanda 4.5G'ye hazır tarife özelliğini de taşıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan Red Business tarifelerine özel alınan izin sayesinde, Red Business tarifesi kullanıcıları, 1 Nisan 2016'da 4.5G teknolojisine otomatik olarak geçiş yapabilecek.
Türkiye

Bakliyat Zamları Kapıda!
Dünyada gıda fiyatları düşerken, Türkiye'de artmaya devam ediyor. Yaz aylarında sebze ve meyvenin en bol olduğu dönemde bile zamlar durmadı. Kış yaklaşırken şimdi de kışlık gıdalara zam gelmeye başladı. Halkın severek tükettiği kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek ve kuru soğan daha tarladayken zamlandı. Tarla fiyatlarının üstüne aracı ve nakliye farkı bindikten sonra markete gelecek ürünler vatandaşın cebini yakacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından hazırlanan, gıda ürünlerine ait üretici, hal, pazar ve market fiyatları araştırmasına göre, eylül ayında üreticiden çıkış fiyatı geçen seneye göre, kuru fasulyede yüzde 33.7, kuru soğanda yüzde 21, nohutta yüzde 19.2 ve yeşil mercimekte yüzde 15.6 oranında arttı. Bu ürünler pazar ve markete gelinceye kadar aracı kârları ve nakliye bedellerinin de eklenmesiyle kat kat yükselecek. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylül ayındaki üretici fiyat artışlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: "Hasat edilen ürün miktarındaki değişime bağlı olarak salatalık ve yeşil fasulye üretici fiyatlarında artış meydana geldi. Kuru fasulyede yeni sezon üretici fiyatı, geçen yıla göre yüzde 33.7 arttı. Kuru üzümde meydana gelen artış ise don nedeniyle rekoltede görülen düşüşten kaynaklandı. Yeni ürünün piyasaya girmesiyle birlikte kuru kayısı fiyatlarında düşüş meydana geldi. Limonda da hasadın başlamasıyla birlikte fiyatlarda düşüş oldu." Ulusal Bakliyat Konseyi Genel Sekreteri İsmail İnam, "Türkiye'de 1990'lı yıllarda 2 milyon 100 bin ton olan bakliyat üretimi 2014 yılında 900 bin tona geriledi. Destek kaldırılınca çiftçi bakliyata küstü, artık bakliyat ekmiyor. Daha kolay ve daha verimli olan ayçiçeği ve buğdayı ekiyor" dedi. Eylül ayındaki kuru fasulye ve nohut fiyatlarının sezunun ilk fiyatları olduğunu ve zamanla oturacağını kaydeden İnam, rekolte konusunda şöyle konuştu: "Rekolte tahmini ciddi sorunlardan biri. Tarım Bakanlığı'nın rekolte tahmini için kullanacağı uydu sistemi projesi vardı. Uydu verileri Çiftçi Kayıt Sistemi'yle karşılaştırılıp daha gerçekçi tahmin yapılabilecekti. Ancak 3-4 yıldan beri sistem kurulamadı. Dolayısıyla gerçekçi tahmin yapılamıyor. Bakanlığın, İl Tarım Müdürlükleri kanalıyla yaptığı tahminler de gerçekçi değil. Örneğin bu tahminlerde Mersin'de 36 bin ton nohut rekoltesi görünüyor. Mersin'de 30 yıldan beri nohut rekoltesi 5 bin tonun üzerine çıkmadı. Biz de Konsey olarak arazi gezerek tahmin yapmaya çalışıyoruz ama ne kadar arazi gezebiliriz ki?" Türkiye'de bakliyat üretiminin yüzde 60 düştüğünü vurgulayan İnam, şu bilgileri verdi: "Türkiye 1990'lı yıllarda bakliyatta söz sahibiydi, şimdi ithalatçı konumuna geldi. Bakliyat işleme sanayinin yüzde 80-85'i Mersin'de kurulu. Bu fabrikalar işleme ve paketleme için ürün bekliyor. İç piyasada yeterli ürün yoksa fabrika ne yapacak, boş mu kalacak? Tabii ki ürün ithal edecek. Üretim yapılan alanlar hızla azalıyor. Biz bakliyat ekmesi için çiftçiyi ikna etmeye çalışıyoruz. Bunun için teşvik gerekli. Üretici 7 yıl teşviksiz kaldı. 2009'da yeniden başladı hatta 2014'te verilen teşvik yüzde 100 artırıldı ama çiftçi ekmiyor artık. Çiftçiye sertifikalı tohum desteği verilmesi lazım. Bunun için konsey olarak bakanlığa başvurduk."
Milliyet

Anadolu Kaplanları Ab'de Kobi Avında
Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası, bugün İstanbul'da düzenleyeceği etkinlikte Türk ve Alman KOBİ'leri (küçük ve orta ölçekli işletme) bir araya getirerek, yeni iş fırsatlarını masaya yatırmayı hedefliyor. Köksal Avukatlık Ortaklığı girişimiyle kurulan bu yeni platformla, Türk KOBİ'lerine Avrupa yolunun açılması hedefleniyor. Almanya'da kurucularının yeni kuşağa aktaramadığı 10 bine yakın KOBİ olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Mehmet Köksal, bunun Türk şirketleri için büyük bir potansiyel yarattığına dikkat çekti. Platformunun ikincisi 10 Kasım'da Münih'te yapılacak. Almanya'daki satılık KOBİ'lerin Türk girişimciler için önemli bir fırsat olduğuna değinen Mehmet Köksal, genç kuşağın farklı sektörlere yönelmesiyle başlayan bu sürecin firmaları yeni ortak arayışına ittiğini anlattı. Köksal, Alman KOBİ'lerini satın almanın veya onlarla startejik işbirlikleri gerçekleştirmenin Türk firmalarına avantajlarını şöyle açıkladı: "Türk şirketleri böylece AB içerisinde doğrudan bir firmaya sahip olacak. Ürettiği ürünlerde 'Made in Germany' markasını kullanabilecek ve yıllardır süre gelen bir markaya sahip olacak. Aynı zamanda ekonomik anlamda çok istikrarlı ve düzgün işleyen bir pazara doğrudan girmiş olacak." Köksal, yakın zamanda imzalanacak Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTİP-serbest ticaret) anlaşmasının Türk işletmeler için Almanya pazarına giriş bakımından bazı olumsuzlukları beraberinde getireceği konusundaki endişeleri hatırlatarak, şunları kaydetti: "Anlaşma yürürlüğe girdiğinde, ABD ve AB ülkeleri arasında gümrük duvarları kaldırılacak. Türkiye ile AB 1996 yılından beri Gümrük Birliği yaptığı için bu anlaşma Türkiye'yi de tek taraflı olarak bağlayacak. ABD'den Türkiye'ye girecek mallara gümrük vergisi uygulanmayacak, buna karşılık Türkiye'den ABD'ye satılacak mallara gümrük vergisi uygulaması devam edecek. Türkiye vergi kaybına uğramanın yanı sıra, gümrüksüz mal akını nedeniyle kendi sanayisini ve ekonomisini korumakta güçlük çekecek, ithalat patlarken ihracat azalacak." Türk-Alman Sanayi ve Ticaret Odası verilerine göre halen Almanya'da 90 bin Türk kökenli işveren bulunurken, yaklaşık 450 bin kişiye istihdam sağlayan bu işletmelerin yıllık cirosu 45 milyar euro'yu buluyor.
Milliyet

İhracat Tatilde
Türkiye'nin ihracatı yılbaşından bu yana kan kaybediyor. İhracat Eylül ayında 2015'in en keskin düşüşünü gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre, ihracat Eylül'de yüzde 19.8 azalarak 10 milyar 613 milyon dolara geriledi. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 13 milyar 239 milyon dolar çıkmıştı. İhracatta yaşanan sert gerilemede Kurban Bayramı nedeniyle azalan iş günü etkili oldu. Euro/dolar paritesi ve jeopolitik gelişmelerin etkisinin de ihracatı negatif yönde etkilemeye devam ettiği görüldü. Yılın 9 aylık döneminde ihracat yüzde 10 düşüşle 106 milyar 287 milyon dolara inerken, bu dönemde parite kaynaklı 9.7 milyar dolarlık kayıp yaşandı. Euro/dolar paritesi ilk 9 ayda geçen seneye göre yüzde 17.7 geriledi. Son 12 aylık ihracat da yüzde 7.6 azalışla 145 milyar 515 milyon dolar olarak gerçekleşti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Eylül ayındaki düşüşte bayram tatilindeki 3 iş günü kaybının ve sonrasında yaşanan yavaşlamanın da etkisi olduğunu belirterek, "Bu kayıplar olmasaydı, 1.9 milyar dolar daha fazla ihracat yapmış olacaktık" diye konuştu. Eylül ayında en fazla ihracata yüzde 4.2'lik düşüşe rağmen 1.88 milyar dolarla otomotiv imza attı. Otomotivi hazırgiyim ile kimyevi maddeler takip etti. İlk 9 ayda tarım ve sanayi ihracatı kilogram bazında yüzde 1.6 artış gösterdi. Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ilk 5 ülke Almanya, İngiltere, Irak, İtalya ve ABD oldu. İhracat en büyük pazarlar olarak öne çıkan Almanya'ya yüzde 14, İngiltere'ye yüzde 11, Irak'a yüzde 32, İtalya'ya yüzde 2, ABD'ye yüzde 8 geriledi. Bölgelere bakıldığında ihracat geçen ay AB'ye yüzde 11, Kuzey Amerika'ya yüzde 7 ve Afrika'ya yüzde 25 düştü.
Vatan

100 Kaldıraca Sınır
Sermaye Piyasası Kuruluu (SPK) Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, foreks piyasasına ilişkin yeni düzenlemelerin bu yıl bitmeden tamamlanacağını açıkladı. Ertaş, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen 'Kamera Elinde Geleceğin Cebinde' kısa film yarışması ödül töreninin ardından soruları yanıtladı. Ertaş, foreks ile ilgili hazırladıkları tebliği görüşe açtıklarını hatırlatarak, öncelikle forekste işlem yapacak kişilerin "demo"yu kullanacağını söyledi. Ertaş, 10 bin TL'ye kadar daha düşük kaldıraç oranının kullanılacağını ifade etti. Ayrıca, kim ne kadar kazandı, ne kadar kaybetti gibi verilerle de bir data havuzu kurulacağını belirtti. Düzenlemenin 2016'ya sarkmayacağını, bu yıl içinde tamamlanacağını vurgulayan Ertaş, foreks piyasasında kaldıraç oranına ürün ve yatırımcı bazında yeni düzenlemeler getirildiğini belirtti. Son dönemde çok rağbet gören ve Borsa işlemlerinin de önüne geçen foreks piyasasında 2015 işlem hacminin 7.5 milyar doları geçmesi bekleniyor. Foreks piyasasında 2013 yılı 5 milyar dolar, 2014 yılı yaklaşık 6.5 milyar dolarlık işlem hacmi ile kapatılmıştı. Genel olarak foreks piyasasında işlem yapan aracılar kaldıracın düşürülmesine sıcak bakmıyor. Türk yatırımcıların kaldıraç sınırı gelirse rakip ülkelerde benzer oyunu üstelik vergi avantajı ile yapabileceğine dikkat çekiyorlar. Türkiye'nin vergi düzenlemelerinin zaten piyasa üzerinde bir baskı yarattığını düşünen aracı kurumlar, "Buna bir de kaldıraç sınırı gelirse, işlem hacmindeki istikrarlı yükseliş durur" uyarısını yaptı.
Vatan

DÜNYA

Muhaliflere Rus Bombardımanı
Suriye'de önceki gün Hama, Humus ve Lazkiye vilayetlerinde 20 hedefi vuran Rus savaş uçakları dün operasyonu Türkiye'ye komşu İdlib ve Cisr el Şuğur'a genişletti. IŞİD'in yanı sıra ABD ve Körfez destekli silahlı gruplar da hedefte yer alırken Rusya IŞİD'in vurulmadığı iddiasını reddetti. Dün İdlib ve Cisr el Şuğur'da Fetih Ordusu'na ait 30 hedef vuruldu. Fetih Ordusu'nun Kafranbal'deki operasyon merkezi de hedefteydi. Mart ayında Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib'i, mayısta Cisr el Şuğur'u ele geçiren Fetih Ordusu'nda Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi, Ahrar el Şam, Cund el Şam ve Liva el Hak gibi örgütler yer alıyor. Dün Hama'nın güneyindeki silahlı örgütler de vuruldu. Rusya Savunma Bakanlığı'na göre dünkü operasyonlarda imha edilen yerler arasında Hama'da bir komuta merkezi, Humus'ta bombalı araç atölyesi, İdlib'te bir karargâh ve bir silah deposu vardı. Önceki günkü hedeflerle ilgili de bazı detaylar ortaya çıktı. Muhalif 'Yerel Koordinasyon Komiteleri'ne göre Humus'a bağlı Zafarane, Rastan, Talbise, Makarmiya ve Hanto ilçelerindeki mevziler bombalandı. Bu ilçelerin hiçbirinin IŞİD'in kontrolünde olmadığına dikkat çekildi. Dün ise Amerikan gizli servisi CIA'nin Katar ve Suudi Arabistan'da askeri eğitim verdiği Özgür Suriye Ordusu bileşeni Liva Sukur el-Cebel'in İdlib'teki eğitim kampının bombalandığı bildirildi. Daha önce Amerikan TOW füzeleriyle rejim tanklarını imha ederken çekilmiş görüntülerini internete yükleyen grubun komutanı Cemil Salih, Hama'daki saldırıda kendi grubundan 8 yaralı olduğunu bildirdi. Salih, "Biz ılımlı muhalifiz, IŞİD buradan 100 km ötede" dedi. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı Halid Hoca, Humus'taki operasyonlarda beşi çocuk 36 sivilin öldüğünü öne sürdü. En az üç ÖSO grubunun Rusya'nın saldırısına hedef olduğu bildirildi. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise dün BM'de düzenlediği basın toplantısında Rus uçaklarının Suriyeli muhalifleri hedef aldığı iddialarıyla ilgili Suriye'de IŞİD, Nusra ve diğer terör örgütlerine karşı savaştıklarını belirtirken"Özgür Suriye Ordusu'nu terörist örgüt olarak görmüyoruz. Onlar siyasi çözümün bir parçası olmalı" dedi. Ancak Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov sadece IŞİD değil 'örgütler listesinden' bahsederek "Bu örgütler iyi biliniyorlar ve hedefler Suriye ordusu ile işbirliği içinde seçiliyor" diye konuştu. Rusya, 50'den fazla savaş uçağı ve helikopterle IŞİD hedeflerini vurduklarını açıkladı. İngiliz Reuters ajansına konuşan iki Lübnanlı kaynak, son 10 gün içinde yüzlerce İran askerinin Suriye'nin kuzeyinde büyük bir kara saldırısı başlatacağını söyledi. Lübnanlı kaynaklar, İran askerlerinin Hizbullah ve Şii milis güçler tarafından destekleneceğini, Rusların ise hava desteği vereceğini ifade etti. Haberde operasyon yapılacağı belirtilen bölgenin adı yer almadı.
Hürriyet

Almanya'da Göçmenler Birbirine Girdi
Almanya'nın Hamburg kentindeki bir mülteci barınağında, Afgan ve Suriyeli mülteciler arasında kavga çıktı. Yaklaşık 200 kişinin karıştığı, demir çubuk ve mobilyaların kullanıldığı kavgada birçok yaralı olduğu bildirildi. Eylül ayında 280 bin mültecinin giriş yaptığı Almanya'da sene sonuna kadar bu rakamın 1 milyonu geçmesi tahmin ediliyor. Morgenpost gazetesinin haberine göre, 800 kişinin yaşadığı barınaktaki olaya 50 polis müdahale etti. Hamburg'daki olay ülkede bu hafta mülteciler arasında yaşanan üçüncü kavga oldu. Alman basını, mülteci sığınaklarında yaşanan kavga ve anlaşmazlıkları önlemek için 'arabulucu' yerleştirilmesi fikrini tartışıyor. Yardım görevlileri, savaş ve çatışma bölgelerinden kaçan ve aynı dili konuşmayan yüzlerce mültecinin aynı barınaklara yerleştirilmesinin kavga çıkma ihtimalini artırdığını söylüyor. Bu hafta başı Kassel kentinde 70 Pakistanlı ile 300 Arnavutluk kökenli kişinin kavgasında 14 kişi yaralanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ise (UNHCR) 2015 yılı sonuna kadar toplamda 700 bin kişinin Akdeniz üzerinden geçerek Avrupa'da sığınma arayacağı tahmininde bulundu. UNHCR, bu rakamın 2016 yılında daha da artabileceğini açıkladı. UNHCR, daha önce 2015'te 400 bin, 2016 yılında ise 450 bin mültecinin Avrupa'da sığınma arayacağı tahmin etmişti.
Milliyet

'Almanya'nın Aradığı Selefi Turkiye'de'
Alman Der Spiegel dergisi, Almanya'da iki yıl yedi ay hapis cezasına çarptırılan 'Tevhid Almanya' örgütü üyesi aşırı İslamcı Hasan K.'nın Türkiye'ye kaçtığını yazdı. Ülkede yasadışı olarak ilan edilen Tevhid Almanya'nın en önemli isimleri arasında gösterilen Hasan K., terör propagandası yapan videolarda yer alıyor. Kendisini 'Abu İbrahim' olarak adlandıran K.'nın Türkiye üzerinden Suriye'ye geçme ihtimalinin zayıf olduğu belirtildi. Tevhid Almanya, ülkede 2012'de yasaklanan Millatu İbrahim isimli örgütün devamı olarak görülüyor. Der Spiegel, Hasan K.'nin Alman yargısının yakalama kararından kurtulmak için yaz aylarında Türkiye'ye kaçtığını yazdı. Tevhid Almanya örgütünden birçok kişinin Irak ve Suriye'de IŞİD'e katılarak savaştığı biliniyor. Bir Alman yetkili, 31 yaşındaki K.'nın çatışmaya katılmadığını, propaganda faaliyeti yürüttüğünü açıkladı.
Milliyet

43 Yıl Sonra 'Miss Irak'
Bağdat'ta en son 1972 yılında düzenlenen güzellik yarışmasını yeniden hayata geçirmek için yola çıkan Senan Kamel ve arkadaşları gazetelere ve TV'lere ilanlar vererek 'Medeni ve güzel misiniz?' sloganıyla 50 adayı kendilerine çekmeyi başardı. Ancak bazı aşiret liderleri ve din adamlarının ölüm tehditlerine varan tepkileri nedeniyle iki aday yarışmadan çekildi. Yarışma tepkilerin dinmesi için Ekim'den Aralık ayına kaydırıldı. Buna rağmen organizatörler Irak'ın 43 yıl sonra uluslararası camia tarafından da tanınacak ilk güzellik yarışmasını yapmaya kararlı görünüyor. Kamel, 'Bu yarışma Iraklılar'a ülkelerinde güzel şeylerin de olduğuna dair umut verecek' diyor.
Vatan

'Suriyeliler'i Geri Göndereceğim'
Daha önce ABD'deki Hispanikler ve Meksikalılar'a ilişkin açıklamalarıyla olay yaratan Donald Trump, bu kez de Suriyeli sığınmacılar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. '200 bin Suriyeliyi almak istediğimizi duydum. Onlar IŞİD olabilir' diyen Trump, seçimi kazanması halinde Suriyelileri göndereceğini söyledi. Söz konusu Suriyelileri '200 bin silahlı adam' olarak tanımlayan Trump, 'Toplu göçün bir parçası olarak Suriye'den buraya gelen insanları uyarıyorum. Eğer kazanırsam, onlar geri gidecekler' dedi. Meksika sınırına çok büyük bir duvar öreceğini ve duvarın masraflarının Meksika yönetimi tarafından karşılanacağını söyleyen Trump, Meksika'nın ABD'ye 'tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı ve suçluları gönderdiği'ni iddia etmişti.
Vatan

WASHINGTON POST HADDİNİ AŞTI
Türkiye'nin terör örgütü Pkk'ya yönelik operasyonlarından memnun olmayan Amerikan gazetesi Washington Post, Türkiye'deki bir kısım medyanın da sıkça başvurduğu yalanlar ve kara propagandayı tekrarladı.1 kasım seçimlerinde Ak Parti'nin gitmesine umut bağlayan Washington Post editoryal kurulu'nun imzasıyla yayınlanan analizde Cumhurbaşkanı recep Tayyip erdoğan hedef alınarak, Ak Parti yönetiminin ülkeyi istikrarsızlaştırdığı iddia edildi. Açıkça "Türk güvenlik güçlerinin Pkk'ya karşı yürüttüğü operasyonların ABD'nin Suriye'deki kürt teröristlere destek çabalarını güçleştirdiğini" yazan gazete, Washington'un tek umudunun Türk seçmeni olduğunu yazdı. "Türkiye'nin daha çok güç arayışındaki Cumhurbaşkanı, ülkeyi istikrarsızlaştırıyor" ifadelerini kullanan gazete, Türkiye, Temmuz ayında, DAeŞ'e karşı operasyonlarda ABD'ye katılmaya hazır gibi görünüyordu. Bu şimdi ise, bir yanıltma gibi görünüyor. Türk ordusu,Türkiye ve Irak'taki kürt isyancılara karşı iki yıllık bir ateşkesi bozarak topyekun bir saldırı başlattı. ABD'ye yardımcı olmak yerine yapılan bu baskınlar, ABD'nin, Suriye içinde DAeŞ karşıtı en güçlü kara gücü olarak ortaya çıkan kürt milislerini destekleme çabalarını güçleştiriyor." yalanına yer verdi.
Star

POLİTİKA

'Terör Akrep Gibi Sizi De Sokar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin 25. dönem 2. yasama yılı açış konuşmasında terör konusunda hem isim vermeden HDP başta olmak üzere Türkiye içindeki çeşitli kesimleri hem de PKK'ya destek veren ülkeleri uyardı. Erdoğan, "Terörü ve terör örgütlerini destekleyen ülkelere sesleniyorum. Ne yaptığınızı çok iyi biliyoruz, çok yakından takip ediyoruz. Tuttuğunuz maşalar gün gelecek, sizin elinizi de yakacaktır.. Akrep gibi eninde sonunda kendisini taşıyanları da sokar" dedi. HDP'lilerin salonu terk edip protesto ettiği Erdoğan'a, CHP ve MHP'li vekillerin büyük bölümü ayağa kalkmayarak tepki gösterdi. Üç muhalefet liderinin katılmadığı oturumda her sataşmaya yanıt veren Erdoğan Ak Partili vekillerce sık sık ayakta alkışlandı. Erdoğan TBMM'nin 2. Yasama Yılı açış konuşmasında şu mesajları verdi: 7 Haziran seçimleri hiçbir siyasi partinin tek başına iktidarı sağlayamadığı bir tabloyla sonuçlandı. TBMM'nin 25. dönemi, evet, kısa sürmüş olabilir. Ama milli iradenin üstünlüğü ve çözüm üretme kabiliyetini ortaya koyması bakımından çok büyük anlama sahiptir. Bir Hükümet kurulmamış olmasına rağmen Türkiye, anayasasını harfiyen uygulamak suretiyle, çok büyük bir demokratik olgunluk sergilemiştir. Ülkemizde siyasetin de, devletin de kurumsallaşma sürecinde kat ettiği mesafeyi, bu dönem vesilesiyle test ettik. Siyaset dışı saiklerle bu alanı boşaltan, görev üstlenmekten kaçınan siyasi partiler, kendi varlıklarını inkar ediyor demektir. Kimse, ortaya çıkartılan boşluğun faturasını, Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere, başka yerlere kesmeye çalışarak sorumluluktan kaçamaz. Bir kez daha vurgulamak isterim ki, Türkiye'nin sorunlarının çözümünü siyasetin dışında, siyaset dışı odaklarda aramak, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük kötülüktür. Allah'ın izniyle Türkiye, 1 Kasım'da seçimini yapacak, milli iradeyi tecelli ettirecektir. Türkiye, sınırlarının hemen yanı başında ne terörün kök salmasına, ne de tek yanlı oldubittilere izin vermeyecektir. Adı ne olursa olsun, terör örgütlerinin ülkemizde ve bölgemizde etkinlik kurmasına rıza göstermeyeceğiz. 78 milyon vatandaşımızın her biri, birinci sınıf vatandaştır. 95 yıllık süreçte, kimi dönemlerde, farklı etnik kökenlere, inançlara, mezheplere baskı yapıldığı, tabii ki inkar edilemez bir gerçektir. Bu manada, inançlı kesime de farklı düşünenlere de Kürtlere de haksızlıklar yapılmıştır, hatta zaman zaman bu haksızlıklar zulme dönüşmüştür. Buradan Kürt kardeşlerime özellikle seslenmek isterim: Biz Kürt kardeşlerimizle her zaman gönül diliyle konuştuk. Bugün de konuşuyoruz. Her bir Kürt kardeşim elini vicdanına koysun ve Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görsün. Bunun için diyorum ki, Kürt ayrıdır, terörist ayrıdır. Terör örgütü, Kürt kardeşlerimin temsilcisi değildir. Kürt kardeşimin inancı, değerleri, ahlakı, onuru böyle bir örgütle yürümeye uygun değildir. Mücadelemiz, bir etnik kökenle değil, altını çizerek ifade ediyorum, terörledir, terör örgütüyledir, teröristledir. Terörden en büyük zararı gören de yine Kürt kardeşlerimizdir. Elif Şimşek'i, Yasin Börü'yü, Fırat Sımpil'i katleden; bununla da kalmayıp cansız çocuk bedenleri üzerinden alçakça algı operasyonları yürüten bir zihniyetin Kürt kardeşlerimle hiçbir ortak noktası olamaz. Bu süreçte nihai aşama olarak, kardeşlik adına, huzur adına, yeni ve büyük Türkiye adına silahların bırakılması gerekiyordu. Türkiye düşmanı odaklara taşeronluk yapan örgüt maalesef bunu yapmadı. Terör örgütü alçakça, canice saldırılarına yeniden girişti. Türkiye Cumhuriyeti devleti de, terör örgütüne hangi dilden anlıyorsa, o dilden cevap veriyor, vermeye devam edecek.. Bu örgüt ülkemiz ve milletimiz için tehdit olmaktan çıkartılana, silahlar gömülüp üzerine beton dökülene kadar, bu mücadele sürecektir. Kimi siyasiler, kimi medya kuruluşları, kimi hain ve harici odaklar terör örgütünü desteklese de Türkiye, istiklal ve istikbal mücadelesinden kesinlikle taviz vermeyecektir. Buradan, terörü ve terör örgütlerini destekleyen ülkelere de sesleniyorum. Ne yaptığınızı çok iyi biliyoruz, çok yakından takip ediyoruz. Tuttuğunuz maşalar gün gelecek, sizin elinizi de yakacaktır. DEAŞ, PKK, DHKP-C? Adı ne olursa olsun, sırf Türkiye'ye zarar veriyor diye terör örgütlerini destekleyenler bilsinler ki, gün gelecek, bu namlular onlara da dönecektir. Çünkü terörün karakteri böyledir; akrep gibi, eninde sonunda kendisini taşıyanları da sokar. Terör örgütü ilk fırsatta silahlarını, bombalarını, tuzaklarını harekete geçirmekten geri durmadı. Bununla da kalmayıp, 'hadiseleri şahsımın ve hükümetin başlattığı' propagandasını yaparak, gerçeği örtme, hedef şaşırtma çabası içine girdiler. Maalesef aynı propagandaya, medya başta olmak üzere, çeşitli kesimlerden de destek verenler olduğunu görüyoruz. Terörle mücadele; cumhurbaşkanıyla, hükümetle, devletin ilgili kurumlarıyla birlikte Meclis'in, burada temsil edilen siyasi partilerimizin tamamının ortak görevidir. Bunun için, diğer tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak terör karşısında birlik, beraberlik, dayanışma, iş birliği içinde olmalıyız. Bu safta en küçük bir zafiyete izin vermemeliyiz. Yerli ve milli duruşa en çok ihtiyacımızın olduğu konu, işte bu meseledir.
Milliyet

Operasyon Tam Da Daeş'in İşine Yarıyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, New York dönüsü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemin en sıcak gelişmelerinden Rusya operasyonuna değinen Davutoğlu, sorulara sun yanıtları verdi: Rusya bu savasın içindeydi, yeni giriyor değil. Tartus'a Lazkiye'ye giden gemiler Suriye rejimine destek için gidiyordu. Rejime destek iki yerden geldi. İnsan unsuru İran'dan, silahları Rusya'dan geldi. Bu gizli saklı bir durum değildi, ABD uçakları DAES mevzilerine müdahalede bulunuyor. DAES ile mücadele uluslararası bir mutabakat var zaten. Rusya'nın bu çatışmalarda ilk günkü bilançosu çok kaygı verici. Yaptıkları harekat tamamıyla ılımlı Özgür Suriye Ordusu mevzilerine yapılmış bir harekattır. Bu açık bir şekilde çökmekte olan Suriye rejimine destek anlamına geliyor. Iran karadan Rusya havadan destek sağlıyor. Simdi baktığımızda fiilen Rusya müdahale etmiş oluyor. Bu doğru bir tutum değil. DAES'e karsı mücadele zaten sürüyor. Ilımlı muhalefeti yok etmek için yapılan askeri operasyonların fayda getireceği kanaatinde değilim. Rusya ile temas kanallarımız açık. Türkiye'yi rahatsız edecek bir eylem içine gireceklerini düşünmüyorum. Askeri operasyonları hakkında doğru bir bildirimde bulundular ama tam nereye müdahalede bulunacaklarını bildirmediler. Rusya'nın vurduğu hedefler tam da DAES'in isine yarayan hedefler oldu. Irak'tan olduğu gibi Suriye'den de Türkiye sınırına bir sızma olursa gerekeni yaparız. Kim Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit etmeye kalkarsa gerekli cevabı alır. Türkiye'ye dönük olarak doğrudan bir girişim olursa gerekli tedbirleri alırız.
Akşam


SPOR

Avrupa Şampiyonası'nda rakiplerine düne kadar set dahi vermeyen Filenin Sultanları, Almanya engelini zor da olsa aştı: 3-2. Maça çok iyi başlayan ve Polen'in sayısıyla ilk sette skoru 15-8'e kadar getiren Türkiye, servis karşılamada sorun yaşayanıca fark 2'ye kadar indi: 18-16. Sultanlar hücumda kendini bulunca 29 dakika süren ilk seti 25-20 kazandı. İkinci sete 8-3'le başlayan ay yıldızlı kızlar karşısında mola sonrası toparlanan Almanlar öne geçti: 14-10. 2. teknik molaya 16- 12 geride giren Sultanlar, turnuvadaki ilk setini kaybetti: 25-21. 3. Sette Türkiye, ilk teknik molaya 8-5'le girse de ikincide 16-14 gerideydi. Hücumda üretken olamayan kızlar, seti 25- 20 geride bitirdi: 2-1. Güldeniz'in sakatlığı savunmamızı etkiledi.. 4. sette de aynı senaryoyla hızlı başlayan Sultanlar ,10-5 öne fırlasa da yine yakalandı: 11-11. İkinci teknik molaya 16-14'le giren kızlarımız, çekişmeli geçen seti Naz'la 25-23 bitirdi ve mücadele 2-2'ye geldi. Final setinde Naz'ın bloğuyla 6-4 öne geçen Filenin Sultanları, saha değişimine 8-7 geride gitti. Naz soğuk kanlı plasesi Sultanları yarı finale taşıdı: 15-12.
Hürriyet

Şampiyonlar Ligi'ndeki Atletico Madrid yenilgisi, Astana deplasmanından alınan 1 puan sonrası Aslan'da yer yerinden oynadı ve Galatasaray Yönetimi harekete geçti. Başkan Dursun Özbek ekibini bugün 12.00'de olağanüstü toplantıya çağırırken, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'ndan da detaylı bir rapor istedi. Şu an için teknik adam değişikliği düşünmeyen Özbek'in Hamzaoğlu'na Fener derbisine kadar şans tanıyacağı ifade edildi. Yönetim Kurulu Üyesi Fatih İşbecer'in toplantı öncesi Futbol Direktörü Cenk Ergün'e yazılı bir not gönderdiği açıklama beklediği öğrenildi. İşbecer, Hamzaoğlu'ndan da yönetim toplantısına sunulmak üzere detaylı bir rapor isterken "Enine boyuna konuşacağız. Sorun ne, tartışacağız ve teknik heyete yardımcı olacağız" dedi. Yönetim rapor doğrultusunda hocanın talep etmesi durumunda bazı isimlerin kadro dışı bırakılmasını da gündeme getirecek. Hamza Hamzaoğlu'nun ligin başında Burak Yılmaz'ı "Pres yapmıyor" diye yedek bırakıp küstürmesi, Atletico maçındaki yanlış kadro tercihleri, kendi hatası ile Emre Çolak'ı tribünlere yuhalatması, oyuncu değişikliklerinde geç kalması ve yanlış kararlar vermesi ve son olarak da Podolski'yi Astana'da şişeleri tekmeletecek şekilde isyan etmesine neden olması, sarıkırmızılı yönetim tarafından sorgulanacak ve Hamzaoğlu sert şekilde uyarılacak.
Star

Fenerbahçe Celtic deplasmanında geç uyandı ama 1 puana razı oldu: 2-2. 3'te sağ kanattan Lustig ortasını yaptı. Forrest gelişine voleyi vurdu. Top yan ağlarda kaldı.23'te Lustig'in vuruşu savunmaya çarpıp, kornere çıktı. 28'de kornerden gelen topu Lustig kafayla indirdi. Griffiths vurdu, Fabiano çeldi, ancak dönen topu yine Griffiths tamamladı: 1-0. 32'de soldan gelişen atakta, Forrest'ten gelen pası Commons kaleye yolladı: 2-0. 43'te savunmanın hatalı pasını yakalayan Fernandao affetmedi: 2-1. 48'de Nani'nin korner atışında topu iyi takip eden Fernandao kafayla ağları havalandırdı: 2-2. 53'te Hasan Ali'nin vuruşunda kaleci topu kornere çeldi. 58'de Nani uzaklardan vurdu, Gorden yatarak topu kornere gönderdi. Aynı dakika içinde Nani'nin kullandığı korner atışında kafalardan seken topa en zon Van Persie vurdu, üstten aut. 61'de Diego uzaktan şansını denedi, kaleci ayağıyla kurtardı. 69'da Forrest uzak köşeye göndermek istedi, Fabiano topa sahip oldu. 83'te Commens sert vurdu, üstten aut.
Star

Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira, Celtic karşısında oyuna iyi başlamalarına karşın yedikleri golden sonra oyun disiplininden koptuklarını söyledi. Portekizli hoca, "İlk gole kadar iyi oynuyorduk. Ancak golü yedikten sonra kendi kimliğimizi kaybettik. Böyle zorlu atmosferde oynayınca bu gibi durumlar ortaya çıkıyor. Takımın kendine olan güveni ilk golden sonra azaldı" dedi. Fernandao'nun ilk yarının son dakikalarında attığı golden sonra ikinci 45 dakikaya umutlu başladıklarını kaydeden Pereira, "Fernandao oyuna girince oyunun kontrolünü elimize geçirdik. Skoru 2-0'dan 2-2'ye getirmek böyle bir ortamda ve atmosferde kolay değil. Rakibimiz Şampiyonlar Ligi tecrübesinde bir takım. Bu altın gibi puanın değerini bilmemiz gerekiyor" ifadesini kullandı. Portekizli teknik adam, "Volkan Şen-Fernandao değişikliği kararını sakatlıktan önce aldık. Çünkü işler iyi gitmiyordu ve iki forvete dönecektik. Diego değişikliğinde de amacımız topa sahip olmaktı. Bunu da başardık. 3-2 de olabilirdi. Bizim için bu sonuç da iyi. Grup her ihtimale açık. İçerideki bir sonraki maç çok büyük önem taşıyor, kazanmak zorundayız" şeklinde konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme