10 Ekim 2015 Cumartesi

03.10.2015 Genel Gündem

03.10.2015

GÜNDEM

'Katilleri Hesap Versin'
'Kafes eylem planı', 'amirallere suikast', 'Gölcük belgeleri', 'Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) yöneticileri hakkındaki iddialara' ilişkin dosyaların birleştirildiği 'Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat' davasında yargılanan sanıklar dün son kez hâkim karşısına çıktı. Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'ndaki duruşmaya 70 sanık ve aileleri katıldı. 6 yıldır devam eden davayla ilgili beraat isteyen savcı Sezai Öztürk'ün mütalaasını okuyan Mahkeme Başkanı Selçuk Kaya, avukat ve sanıkların son sözlerini sordu. Emekli Binbaşı Levent Bektaş'ın avukatı Celal Ülgen, "Bu üretilmiş delillerin geçersiz olduğunu bile bile yargılamaya devam eden ve sanıkların tutuklanmasına karar veren yargıçlardan Mehmet Karababa, Vedat Abdurrahmanoğlu, Mehmet Erdoğan ve Mehmet Hamza Çebi haklarında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz" dedi. Sanıklar son sözlerini söylerken konferans salonunun üst katında duruşmayı izleyen Yarbay Ali Tatar'ın ablası Hürriyet Ünver "Ali burada, ruhu bizi izliyor" diye bağırdı. Ünver, "Ali'nin katilleri hesap versin. Kardeşimin katilleri hesap versin. Burada da mahşerde de bitmeyecek. Kardeşim boşuna gitmedi" diye bağırarak sinir krizi geçirdi. Mahkeme Başkanı Selçuk Kaya, oybirliğiyle alınan kararlarını açıkladı. Başkan Kaya, dava devam ederken Somali'deki saldırıda ölen SAT komandosu Sadettin Doğan'ın davasının düşürülmesine, birleşen 6 dosyada tüm sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri sabit görülmediğinden ayrı ayrı beraatlerine, bilirkişi raporları sonucunda sahte delil üreten kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Mahkeme, sahte olduğu ileri sürülen CD ve hard disklerin, yapılacak yeni yargılamalara konu olması nedeniyle emanette kalmasına da karar verdi. Sanıklara ayrıca 3'er bin lira vekalet ücreti ödenmesine hükmedildi. Mahkeme başkanının kararı açıklamasının ardından salonda alkış koptu. Alkışla birlikte "Bu hiç bitmeyecek", "
Hürriyet

Silvan'da Tank Destekli Operasyon
Sokağa çıkma yasağı ilan edilen Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik helikopter ve tank destekli operasyonda 17 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi. Silvan'da teröristlerce kurulan barikatların kaldırılması, açılan hendeklerin kapatılması ve teröristlerin yakalanması amacıyla dün 07.00'de sokağa çıkma yasağının ilan edilmesinin ardından operasyon başlatıldı. Operasyonda güvenlik güçleri ile teröristler arasında çatışmalar yaşandı, 17 terörist etkisiz hale getirildi. Örgüt mensuplarının kamufle olmak için mahalle aralarına çarşaf ve branda astığı, yollara hendek kazdığı gözlendi. Operasyon sırasında, bazı polis araçlarına kurşun isabet ettiği görüldü. Mescit mahallesinde teröristlerin attığı roketatar mermilerinden biri Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nun çatısına isabet etti. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda, eylemlerde kullanılmak üzere PKK'lı teröristlerce hazırlanmış el yapımı patlayıcılar ele geçirildi. Giresun'un Tirebolu ilçesinde dün 15.30 sıralarında görev yapan jandarma aracına, terörist olduğu sanılan saldırganlarca otomatik silahla ateş açıldı. Olayda araçtaki askerlerden uzman çavuş C.M. yaralandı. Iğdır'da, bölücü terör örgütüne karşı Ağrı Dağı'nın Leçelik mevkisinde düzenlenen operasyonda, teröristlerin kullandığı sığınaklar imha edildi, patlayıcı düzenekler ele geçirildi. Mardin'in Ömerli ilçesindede 2 kilometre mesafede bir grup PKK'lı terörist yol kesip, geçen araçları durdururak içindekilere kimlik kontrolü yaptı. Bölgeye giden polis özel harekat ekiplerine teröristler ateş açtı. Teröristler ormanlık alana kaçtı. Bölgeye güvenlik güçleri sevk edilerek, kaçan PKK'lıları yakalamak için kapsamlı operasyon başlatıldı.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 109, 3359-109, 5548                            
ABD Doları 2, 9876-2, 9924/ Euro 3, 3516-3, 3575/İngiliz Sterlini 4, 5339-4, 5436                  

Bürokrasıde! Yerlı Araç Uyanıklığı
Kamudaki makam araçlarına yönelik eleştirilerden sonra getirilen tasarruf önlemlerinin de, bürokrasiyi 'yabancı makam aracı' ısrarından vazgeçiremediği ortaya çıktı. Sayıştay'ın tasarruf tedbirlerinin getirildiği 2014 yılına ilişkin yaptığı denetimlere göre, bazı genel müdürlükler ihaleye 'yerli otomobil' şartıyla çıkıyor, ancak ihaleyi kazanan firmadan 'yabancı otomobil' temin ediyor. Söz konusu duruma Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın denetimleri sırasında rastlandı ve hazırlanan raporda da ayrıntılı bir şekilde işlendi. Taşıt Kanunu ve Bakanlar Kurulu Kararları'yla belli makamlar dışında ne olursa olsun yabancı menşeli taşıt edinilemeyeceğinin hükme bağlandığına dikkat çekilen raporda, "Yapılan incelemede, yerli olarak ihalesi yapılan bazı birimlere ait araçların, sonradan yabancı menşeli araçlara çevrildiği ve bu şekilde kullanıldığı görülmektedir. Yerli olarak ihalesi yapılan araçların ihaleden sonra yabancı menşeli araçlara çevrilmesinin, hem ihale mevzuatına hem de Taşıt Kanunu'na uygun olmadığı değerlendirilmiştir" denildi. Bakanlıkta bu yolla 3 Volkswagen, 2 de Skoda marka binek aracınının kullanıldığı belirlendi. Bakanlıktan gelen yanıtta araç kiralamalarının Bakanlar Kurulu kararlarına uygun olarak yapıldığı ancak sözleşme imzalandıktan sonra bazı sıkıntılar yaşandığı belirtilerek, "Sözleşme imzalandıktan sonra çeşitli nedenlerle (şartnamede belirtilen aracın ellerinde bulunmaması, araçların arıza yapması v.b.) yüklenici firma tarafından karşılanamayacağı gerekçe gösterilerek, aynı özelliklerde fiyat farkı ödenmeksizin sunulan yabancı menşeli araçlar hizmetlerin aksamaması amacıyla birimler tarafından kullanılmaya başlanmıştır" açıklaması yapıldı.
Hürriyet

Matematik Ve Mizah Vasatlıktan Çıkaracak
İstanbul Sanayi Odası (İSO), geleneksel Sanayi Kongresi'nde bu yıl ezber bozmaya hazırlanıyor. İSO'nun geliştirdiği yeni nesil sanayi kongresine, "geleceği birlikte kurmak" ve "iş birliği" kavramları damgasını vuracak. İSO, 8 Ekim'de Haliç Kongre Merkezi'nde düzenleyeceği 13. Sanayi Kongresi'ni tarihinde ilk defa Anadolu'dan çok sayıda sanayi ve ticaret odalarının iş birliğiyle interaktif bir platforma dönüştürecek. Yeni nesil sanayi kongresinde, İSO'nun her platformda dikkat çektiği "Bütünsel Kalkınma"nın dünyanın en iyi örneklerinden biri olan Finlandiya modeli ele alınacak. Geçen yıl 12. Sanayi Kongresi'nde "Bütünsel Kalkınma için Vasatlıkla Yüzleşme" temasını tartışan İSO, bu yılki kongreyi ise "Vasatlıktan Çıkış için İnsan ve Kültür Geleceği Birlikte Kuralım" teması üzerine kurdu. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ekonomi basınına yaptığı bilgilendirme toplantısında kongrede 4 temel konunun ele alınacağını ve bunların 'Nasıl üretim, nasıl insan, nasıl iş birliği ve nasıl sürdürülebilirlik" çerçevesinde ele alınacağını kaydetti. Bu sene kongreyi farklı bir konseptle ele aldıklarını belirten Bahçıvan, temel olarak bir fikir vermek yerine fikirlerin tartışılmasını istediklerini kaydetti. Bahçıvan, "Her sene neredeyse aynı simalarla ve benzer cümleler kurarak toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bunun artık bir neticeye gideceğini düşünmüyoruz. Temel olarak fikirlerin tartışılmasını ve bir tartışma kültürünün oluşumuna katkı sağlamak istiyoruz. Bu nedenle bu kongrede mizahın iyileştirici gücünden, başarısızlıklardan ders çıkarılmasından ve zekanın kullanılmasından ilham alacağız. Kongrede meselelerin farklı açılardan ele alınması ve beynin farklı loblarını harekete geçirmek dolayısıyla yeni nesil bir yaklaşık sergileyerek daha interaktif bir zemin kuracağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Zirvede Finlandiya'nın eğitimde sağladığı başarının konu başlığı halinde irdeleneceğini hatırlatan Bahçıvan, "Burada doğrudan bir model sunmuyoruz. İlham verici bir kaynak olması bakımından önemli. Ülkede öğretmene verilen değer ve değer sisteminin yayılması prensibini tartıştırmak istiyoruz" dedi.
Türkiye

'Gaz'a Geldik Rezervi Erittik
Merkez Bankası döviz rezervleri tarihi dip yaptı. Brüt döviz rezervi 2012 yılından bu yana ilk kez 100 milyar doların altına inen, 2013'ten bu yana döviz rezervlerinin yüzde 23'ünü yitiren Merkez Bankası'nın, rezervlerinin tükenmesini engellemek için, başta Rusya'dan gaz olmak üzere yurtdışından yüklü alım yapan BOTAŞ'a döviz satışını kamu bankalarına devretmek için harekete geçtiği önü sürüldü. Twitter hesabından açıklama yapan Banka, BOTAŞ'a döviz satışının devam edeceği yönünde bilgi verdi ancak gelecekte uygulamanın devam edip etmeyeceği konusunda net ifade kullanmadı. Merkez Bankası'nın zaman zaman iniş çıkışlı bir tablo izleyen döviz rezervleri, 2014 sonundan itibaren istikrarlı bir erime sürecine girdi. Faiz aracını kullanmayı çeşitli sebeplerle sık şekilde devreye sokmayan Banka'nın kur politikalarını destekleme amacıyla da kullandığı döviz rezervleri, yılbaşından bu yana yüzde 8'e yakın eridi. Rezervler, 23 kasım 2012'den beri ilk kez 100 milyar dolar bandının altına gerileyerek, 99 milyar 599 milyon dolar oldu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakanlık görevini yaptığı 2013 yılındaki açıklamasında "Merkez Bankamızın döviz rezervi rekor kırarak 130 milyar dolara ulaştı" demişti. Rezervlerin önemine işaret eden Erdoğan, "Onlar bize 27,5 milyar dolar olarak devretti" diyerek geçmiş iktidarları eleştirmişti. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri, Erdoğan'ın o açıklamayı yaptığı günden bu yana yüzde 23 erimiş oldu. Döviz rezervlerindeki bu gelişmeler dikkat çekerken, Merkez Bankası'nın, BOTAŞ'ın döviz ihtiyacının Merkez Bankası yerine kamu bankalarından sağlanması için bir çalışma yapılmasını istediği iddiası ortaya atıldı. Reuters'ın bankacılık kaynaklarına dayandırdığı haberinde, "Merkez Bankası bunu önceden açıklamıştı, şimdi ise hayata geçiriyor. BOTAŞ'ın döviz ihtiyacının Merkez Bankası yerine kamu bankalarından sağlanması için bir çalışma yapılmasını istedi" denildi. Başçı'nın bahar aylarında yaptığı, BOTAŞ'ın döviz alımlarını kademeli olarak kamu bankalarına devredebileceklerini yönündeki açıklaması da iddiaları kuvvetlendirdi.
Milliyet

3'ün Altına İndiren Veri
Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı takvimi ile ilgili en kritik ölçülerden birisi olan ABD tarım dışı istihdam verisi, beklentilerin çok altında kaldı. ABD'de tarım dışı istihdam Eylül ayında 142 bin oldu. Anketlerde beklenti 203 bin düzeyindeydi. ABD'deki işsizlik oranı öngörülere paralel yüzde 5.1 oldu. Temmuz ve Ağustos ayına ilişkin veriler de aşağı yönlü revize edildi. Temmuz'daki istihdam artışı 245 binden 223 bine, Ağustos ayı da 173 binden 136 bine çekildi. Fed'in dikkat ettiği bir başka veri olan saatlik ücretlerdeki artış bir önceki aya göre 0.01 dolar gerileyerek 25.09 dolara inerken, yıllık bazda yüzde 2.2 artış gösterdi. ABD'den gelen kritik verinin tahminlerin altında artması, ekonominin Fed'in faiz artırmasına imkan verecek kadar güçlü olmadığı yorumlarına neden oldu. ABD için kötü haber yurt içi piyasada doların düşüşe geçmesini sağladı. Dolar/TL ilk etapta 3.02'nin üzerinden 3.0160'a geriledi. Ancak daha sonra yükselişe geçen k ur 3.0374 ile günün zirvesine çıktı. Dolar bu seviyelerde de tutunamadı ve kademeli olarak 3 TL'nin altına kadar geriledi, 2.9869'u gördü. Açıklanan rakamlar son 1 yılın en düşük iki aylık istihdam artışına işaret ederken, Çin öncülüğünde yaşanan küresel yavaşlamanın ABD'nin ekonomik gücüne de darbe vurduğu kaygılarını güçlendirdi. ABD faiz vadeli işlemlerine göre beklentilerin altında kalan verinin ardından Fed'in Aralık ayında faiz artırma olasılığı yüzde 44'ten yüzde 30'a gerilerken, işlemcilerin ilk faiz artırım tarihine ilişkin beklentileri de Ocak 2016'dan Mart 2016'ya ötelendi.
Vatan

Kamu Ve Finans Sektörü Kıskançlığa Son Vermeli
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 enerji Bakanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, büyük bölümünü enerjinin oluşturduğu küresel altyapı yatırımlarının teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayarak, kamunun ve finans sektörünün özel sektörü kıskanma dönemini kapatması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, G20 enerji Bakanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, Türkiye'nin G20 tarihindeki ilk enerji bakanları toplantısına dönem başkanı olarak ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Altyapı yatırımlarının teşvik edilmesine duyulan ihtiyacın giderek arttığını ve bunun için Türkiye'nin dönem başkanlığının önceliklerinden biri olarak yatırımlar konusunu tespit ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Belki açıklayacağım rakamlar anormal gelebilir, farklı gelebilir ama bunun nasıl olabileceği konusunda da bir iki şifreyi burada vermekte fayda görüyorum. 2030'a kadar küresel altyapı yatırım ihtiyacı 70 ile 90 trilyon dolar olarak hesap ediliyor. Sadece Asya ülkelerinin 2010-2020 döneminde ihtiyaç duyduğu altyapı yatırımları tutarı yaklaşık 8 trilyon dolardır. Gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmeleri için de yılda yaklaşık 1.5 trilyon dolar altyapı yatırımı gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bu fotoğraf, altyapı yatırımlarının küresel düzeyde teşvik edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bunun için de yeni bir çaba ve işbirliği anlayışı şarttır." küresel altyapı yatırımlarının finansman ihtiyacını karşılamak için özel sektör ve kamunun el ele vermesi gerektiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye'de özel sektörle kamu arasında verimli bir işbirliğinin gayet olumlu sonuçlar doğurduğuna şahit olduk. eğer 'Ben bunu milli bütçeyle çözeceğim' derseniz, çözemezsiniz Özel sektörün dinamizmiyle kamunun yatırım ihtiyaçlarını verimli bir işbirliğiyle bir araya getirebilmemiz halinde küresel ölçekte altyapı yatırımlarını canlandırabiliriz. Burada kamunun kıskançlık dönemini kapatması lazım, onu ayaklar altına alması lazım. 'Özel sektör daha fazla niye kazanıyor' veya 'özel sektörün kazanma hakkı yok' gibi bir anlayışla buna yaklaşırsa, burada netice almak mümkün değil. Bir dayanışma, yardımlaşma içerisinde paylaşım anlayışıyla bunu gerçekleştirmek mümkündür. Altyapı yatırımları konusundaki asıl mesele, finansman sorunundan ziyade özel sektörün güveninin kazanılmasıdır. Burada özel sektörde de özellikli olarak finans sektörünün kıskanç davranmaması gerekir. Zira özel sektörde sürekli olarak reel sektörün içerisindeki yatırımcıyı sıkıştırmakla bunun önünü aslında tıkıyor. Onların da bu ön tıkamayı bir kenara koyup ülke için 'yerli ve milli' anlayışını teşvik etmesi lazım. Bu anlayışla G20 ülkelerinden somut ve kapsamlı yatırım stratejileri geliştirmelerini talep ettik. Antalya zirvesinde G20 liderleri olarak altyapı yatırımları stratejilerimizi bir bütün halinde ele alacağız. Bu konuda alacağımız kararlar, ekonomik büyümenin daha yüksek bir ivmeye kavuşmasına katkıda bulunacaktır."
Star

İranlı Bakandan 300 Alanda Yatırım Daveti
İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Muhammed Rıza Nematzade, çeşitli alanlarda 300 yatırım listesi hazırladıklarını belirterek, "Türk firmaları cesaretle gelip İran'da yatırım yapmalı" dedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin daveti üzerine Türkiye'ye geldiğini belirten Nematzade, amaçlarının iki ülke arasındaki ticareti geliştirip yatırımları artırmak olduğunu söyledi. Nematzade "Biz hiçbir zaman Türkiye hükümeti ve halkının ambargo döneminde bize yaptıkları destekleri ve bizim yanımızda olduklarını unutmayız. zor dönemlerde Türkiye halkı ve hükümeti her zaman İran halkının savunucusu olmuştur" diye konuştu. Nükleer görüşmelerde taraflar açısından 'kazan-kazan' olarak nitelendirilebilecek bir anlaşmaya varıldığını anlatan Nematzade "Umarız elde edilen sonuç hepimizin yararına olacaktır. Bu şunu gösterdi en karmaşık ve en eski sorunları diyolagla çözüme ulaştırmak mümkündür. Umarız bölgemizdeki ihtilafların çözümünde ve dünya çapındaki sorunların çözümü için de iyi bir örnek teşkil eder" diye konuştu. Kabinenin, ülkenin petrol ve gaz sektöründe yabancı yatırımcıların önünü açmak için yeni petrol anlaşmasını onayladığını hatırlatan Nematzade, uluslararası bütün koşulları sağlayan firmaların İran'da yatırım yapabileceklerini vurguladı. Nematzade, şöyle konuştu: "Petrol Bakanlığımızın belirttiği çerçevede yatırım yapabilirler. Buna Amerikan şirketleri de dahil. Biz batı firmalarına, ABD firmaları dahil, herhangi bir kısıtlama getirmedik. ABD kendi firmalarına İran'da yatırım için kısıtlamalar getiriyor. İran'da işbirliği yapmaları konusunda sorun yaratıyor. Umarız bu da yakında çözülür. Bakanlığımız öncelikli projelerin devamlı listelerini hazırlar. Hangi alanlarda yatırım yapılabilir. Bu çerçevede çeşitli alanlarda 300 yatırım listesini bir ay önce hazırladık. Çeşitli dillere çevirip bir hafta içinde web sitemizde yayınlayacağız. Eminiz ambargolar kalktıktan sonra dost, kardeş ve komşu ülke Türkiye ile ilişkiler, enerji dahil bütün alanlarda daha da artacaktır." ABD'li şirketler dahil, bütün ülkelerden firmaların İran'a yatırım yapmak istediğini anlatan Bakan Nematzade, şöyle devam etti: "Uluslararası firmalar İran'da yatırım fırsatlarını arıyorlar. Türk firmalarının, bizim Türkiye'ye gösterdiğimiz ilgiden dolayı cesaretle gelip İran'da işbirliği ve yatırım yapmaları lazım. Türkiye'deki görüşmelerimizde birçok sanayiciyi yatırım için davet ettik. Türk sanayiciler ilgi gösterdiler. Türkiye'deki basın olarak siz de iki ülke ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine yardımcı olabilirsiniz." Nematzade ayrıca, Çin ve Rusya ile işbirliğinin İran için stratejik olduğunu da söyledi.
Star

252 Metre Yüksekten Körfez Geçişi
İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek olan Gebze Orhangazi İzmir Otoyol Projesi'nin en önemli parçası olan İzmit Körfez Geçiş Köprüsü'nde çalışmalar son hızıyla devam ediyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu asma köprünün 252 metre yüksekliğindeki kulesine çıkarak incelemelerde bulundu. Bakan Işık, çalışmaların programa uygun hızda olduğunu belirtti. Kasımın ortalarına kadar kabloların döşenmesinin biteceğini belirten Işık "Ondan sonra da tablalar yerleştirilecek. İnşallah nisandan itibaren geçmeye başlayacağız. Türkiye artık dünyanın en uzun ve en iyi köprülerinden birine sahip olacak. Teknoloji doğru kullanılması durumunda insanın hayatını kolaylaştırır. Bu da şu anda son teknolojiyle üretilen köprülerden biri. Yukarıdan bakınca gurur duyduk" dedi.
Star

DÜNYA

Rusya'nın Saldırıları Işid'ı Güçlendırıyor
Rusya'nın Suriye'de Esad rejimi karşıtı güçlere karşı başlattığı hava operasyonlarının yankıları sürerken, ABD Başkanı Barack Obama, dün Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Rusya'nın Suriye'deki hava saldırılarının terör örgütü IŞİD'i güçlendirdiğini söyleyen Obama, "Rusya, IŞİD ve daha ılımlı muhalifler arasında ayrım yapmıyor. Onların (Rusya'nın) perspektifinden hepsi teröristler. Ve bu da felaket için bir davetiye Burada sorun Esad ve Esad'ın Suriye halkına uyguladığı zulüm. Esad'dan bıkan ve nefret eden herkesi yok eden bir Rus müdahalesiyle işbirliği yapmayacağız" dedi. Suriye'deki iç savaşı, bu ülkede hava saldırıları düzenleyen ABD ve Rusya arasındaki bir vekalet savaşına dönüştürmeyeceğini söyleyen Obama, "Bu, büyük güçlerin satranç turnuvası değil" ifadesini kullandı. Eski ABD Dışişleri Bakanı, Demokrat Parti'den başkan aday adayı Hillary Clinton'un Rusya'nın hava operasyonu başlatmasının ardından, Suriye'de uçuşa yasak bölge kurulmasını destekleyen açıklamasıyla ilgili ise "Hillary Clinton, bu konulara yaklaşımında acemi değil. Ancak bana kalırsa başkan olmakla başkanlık için yarışmak arasında fark var" yorumunu yaptı. Rusya'nın 30 Eylül'de Suriye'de başlattığı hava operasyonları ise devam ediyor. Rusya, saldırıların başladığı ilk gün Suriye'de 8 IŞİD hedefinin vurulduğunu açıklamıştı. IŞİD'i değil, ılımlı muhaliflere ait mevzileri vurmakla eleştirilen Rusya, önceki gün terör örgütünün Suriye'deki merkezi Rakka vilayetinin ilk kez hedef alındığını duyurdu. Savunma Bakanlığı'nın dün yaptığı açıklamada Rakka'nın 70 kilometre doğusundaki Maadan Jadid köyündeki bir eğitim kampı ile güneybatısındaki Kasrat Faraj'da kamufle edilmiş bir komuta merkezinin vurulduğu kaydedildi. Rus Savunma Bakanlığı, bu saldırıların SU-34 tipi gelişmiş saldırı uçakları tarafından düzenlendiğinin altını çizdi. Merkezi İngiltere'de bulunan, muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Rakka'daki saldırılarda en az 12 IŞİD üyesinin öldürüldüğünü iddia etti. Rusya Hava Komutanlığı dün de IŞİD'e ait 6 hedefin vurulduğunu, bu saldırılarda Suriye'nin kuzeyindeki İdlib'de terör örgütünün askeri operasyon merkezinin, Hama'da ise komuta merkezi ve silah deposunun yok edildiğini açıkladı. Lübnan'da yayın yapan Hizbullah'a yakın El Meyadin televizyonu ise Rusya'nın dün İdlib'in Cisr Şuğur bölgesini vurduğunu ve Fetih Ordusu'na 30 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Rus parlamentosunun alt kanadı olan Duma'nın Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov ise Rusya'nın Suriye'deki hava operasyonlarının üç-dört ay sürmesini beklediklerini açıkladı. Puşkov, "Çıkmaza girme riski her zaman var, ancak Moskova'da üç-dört ay arası bir operasyondan söz ediyoruz. Hava saldırıları yoğunlaşacak" dedi.
Hürriyet

Nusayri Devleti Kurulmak İsteniyor
Esad güçlerinin Lazkiye kırsalında yer alan Bayırbucak bölgesine yönelik saldırılarını artırması sonrası bölgedeki muhalif Sultan Abdulhamid Han Tugayı Komutanı Ömer Abdullah gelişmeleri değerlendirdi. Abdullah, ''Esad, ülkenin (Akdeniz) sahillerini Rusya'nın kontrolüne verdi. Şu an Lazkiye'deki bütün cephelerde, kontrol noktalarında Ruslar var. Hedef, sahil bölgesinde Rusların kontrolü altında bir Nusayri devleti kurmak. Bunun için de stratejik öneme sahip Bayırbucak Türkmen bölgesindeki Türkmen Dağını da istiyorlar. Her gün bomba yağıyor. Saldırılarda üzerinde 'Rusya' yazan 6 metrelik füzeler kullanılıyor. Bunların bazıları denizden atılıyor. Bu füzeler düştüğünde önce yakıyor sonra patlıyor" dedi. Ülkenin kuzeybatısındaki Türkiye sınırında bulunan Bayırbucak bölgesinde yaklaşık 300 bin Türkmen yaşıyor.
Türkiye

"Barış Nobeli Merkel'e Verilecek"
Nobel Barış Ödülü komitesini barındıran Norveç'in başkenti Oslo kulislerine göre, bu yıl en güçlü aday Almanya Şansölyesi Angela Merkel. 9 Ekim'de sahibini bulması beklenen Nobel Barış Ödülü'nün Ukrayna krizindeki çabaları ve mülteci krizindeki liderliği nedeniyle Merkel'e verileceği konuşuluyor. Bu yıl 276 kişi Barış Ödülü için aday gösterilmişti. Norveç Nobel Enstitüsü resmi aday listesini açıklamazken uzmanlar tahmin yürütüyor. Barış Ödülü konusunda en güvenilir uzmanların başında gelen Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü (PRIO) Direkötrü Kristian Berg Harpviken, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, "Angela Merkel Barış Ödülü'nü alacak" dedi. Harpviken, "Merkel ahlaki liderliği gerçek anlamıyla üstlenen ve Avrupa'da mülteci sorunu hakkında içeriği tamamen değiştiren kişi oldu" diye ekledi. Harpviken'e göre öne çıkan diğer adaylar barış yolunda ilerleyen Kolombiya hükümeti ve FARC gerillaları, bağımsız çizgisini koruyan Rus gazetesi Novaya Gazeta.
Milliyet

'Her Pazar Erdoğan'a Dua Etmeliyiz!'
Mülteci karşıtı politikası ile tepki çeken Macaristan Başbakanı Victor Orban, Wall Street Journal gazetesine verdiği röportajda, Avrupa'nın göçmen krizini çözmek için mutlaka Erdoğan'ın yardımına ihtiyacı olduğunu söyledi. Orban, "Göçmen krizi konusunda Avrupalı liderlerin tek umudunun (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan olduğunu düşünüyorum. Her pazar ayininde Erdoğan için dua etmeliyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecek hafta ziyaret edeceği Brüksel'de mülteci sorununu ele alması bekleniyor. Orban daha önce Türkiye'ye para verilmesi, bunun karşılığında mültecilerin Türkiye'de tutulmalarını önermişti. Gazeteye konuşan bir AB yetkilisi de "Türkiye istediği zaman insan kaçakçıları konusunda çok etkin tedbirler alabileceğini gösterdi. Ancak şu anda bu tedbirler için ne bir niyet ne de teşvik görüyoruz" dedi.
Milliyet

'Bir Saniye Sonra Hepinizi Tanrıya Kavuşturacağım!'
Roseburg kentinde yaklaşık 3 bin öğrencinin eğitim gördüğü Umpqua yüksek okulunda düzenlenen silahlı saldırıyı gerçekleştiren saldırganın kimliği belirlendi. Saldırganın 26 yaşında Chris Harper Mercer olduğu ve okula 6 silahla geldiği kaydedildi. Ailesinin psikolojik detek almak istiyordu dediği Chris Harper'in evinde yapılan aramada da 7 silah bulundu. Katliamdan yaralı kurtulan öğrencilerin anlattığına göre Nazi hayranı ve IRA sempatizanı olduğu belirlenen saldırgan genç, okulda kurbanlarına hangi dine mensup olduklarını sordu. Daha önce katliam yapanlar aşırı dindar Hristiyanlardı. Ancak bu kez Mercer'in hedefinde Hristiyan olduğunu söyleyen öğrenciler vardı. Yere yatırılan öğrenciler teker teker saldırgan tarafından ayağa kaldırılıp dinleri soruldu. 'Ben Hristiyanım' diyen öğrenciler katil tarafından başlarından vuruldu. Mercer'in kurbanlarını öldürmeden önce, 'Sizi bir saniye sonra tanrınıza kavuşturacağım' dediği belirtildi. Hristiyan olmadığını söyleyen öğrenciler ise sadece bacaklarından kurşunlandı.
Vatan

'Kac Kendini Kurtar' Demiş
Libya'da 2011 yılında çıkan aşiret ayaklanmasında öldürülen devrik Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair tarafından kaçması için uyarıldığı ortaya çıktı. ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a o dönem gönderilen elektronik postalardan elde edinilen bilgilere göre Blair, muhalif aşiretlerin Sirte'ye yaklaşmasının ardından Kaddafi'yi telefonla arayarak, "Eğer gidecek güvenli bir yerin varsa oraya git" dedi. Krizin barışçıl şekilde sonuçlanmayacağı konusunda Kaddafi'yi uyaran Blair, daha sonra ABD'yi devrik lideri uyardığı konusunda bilgilendirdi. Ancak Kaddafi uyarıyı dikkate almadı ve muhalifler tarafından öldürüldü. Blair, Clinton'ın ofisine bilgilendirme postasının gönderildiği tarihte BM, ABD, AB ve Rusya'dan oluşan Ortadoğu Dörtlüsü'nün özel temsilciliğini yürütüyordu.
Vatan

Filistinli Kızdan 13 Mermi Çıktı
İsrail askerlerinin geçtiğimiz hafta açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Filistinli 18 yaşındaki Hedil el- Heşlemun'un vücuduna 13 mermi isabet ettiği belirtildi. Görgü tanıklarından Filistinli insan hakları savunucusu İssa Amro BM'de düzenlediği basın toplantısında, "Hedil vurulduktan 10 dakika sonra olay yerine ulaştım, kanlar içinde yatıyordu. Üzerinde iddia edildiği gibi bıçak da yoktu. Genç kızın vücudunda 13 mermi saydım" dedi.
Star

POLİTİKA

'Onlara Nasıl Adam Atılır Öğreteceğim'
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş; istifa ederek Ak Parti'den milletvekili adayı olmasına rağmen hakkındaki ihraç kararının iptal edilmemesi halinde MHP yönetimine karşı dava açacağını söyledi. Türkeş, "MHP benim babamın partisi. Onlara nasıl adam atılırmış öğreteceğim" dedi. Türkeş, MHP yönetimine noter aracılığıyla gönderdiği ihtarnamede Merkez Disiplin Kurulu'nun (MDK) ihraç kararının görev ve yetki yönünden yok hükmünde sayılmasını talep etmişti. Türkeş, gazeteciler ile yaptığı sohbet sırasında MHP'den ihraç edilmesine dair sürecin kanuna ve anayasaya aykırı bir şekilde cereyan ettiğini belirterek, hakkındaki ihraç kararını yargıya taşıyacağını belirtti. Türkeş, "MHP benim babamın partisi. Onlara nasıl adam atılırmış öğreteceğim. Beni ihraç ettiklerini söylüyorlar. Ben buna itiraz ederek noter aracılığıyla ihtarname çekiyorum. Ancak MHP bana ihtarnamemin ihraç işlemlerini etkilemediğine dair gönderdiği cevabı ne noter ne de PTT yoluyla değil kargo ile göndermiş. Yurtiçi Kargo ile ne zaman resmi işlemler yapılıyor hayret ettim. Komik geldi bana. Ben şimdi MHP'ye son kez bir ihtarname çekeceğim. İhraç kararının iptal edilmemesi halinde iç hukuk yollarına başvuracağım" diye konuştu. Türkeş, şunları söyledi: "Şu an hukukçularla çalışıyoruz. Bu hukuki süreç bir taraftan devam edecek. Benim için parti üyeliği istifa ettiği için düştü diyorlar. Hayır bu düşmez. İstifa ayrı bir durum. Ama buradaki itirazlarım ve yapabileceğim hukuki itirazlar var. Daha MHP için iç hukuku tüketeceğiz. Sonra da yargı yoluna gideceğiz. Bir kere şu an MHP'nin üst yönetimindeki şahsiyetlerin anlaması gereken bir şey var. O da Türkiye bir hukuk devletidir. Siyasi partiler hukuka uygun hareket etmek zorundadır. Kararları Anayasa'ya ve Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olmalılar. Hepsinden önemlisi de 'ben bu kişiyi partiden attım' yaklaşımı asla olamaz. Beni suçladıkları şey 'kol kırılır yen içinde kalır' olayı. Sen halka açık bir partisin orada hiçbir şey gizli kalamaz. Bilerek uzatıyorlar."
Milliyet
Kılıçdaroğlu: Yurttaş Artık Seçim Yorgunu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun artarak devam eden çatışma ortamına ilişkin olarak ise, "Çatışma ortamı sürerken, sorunlar çözülemez" dediği ifade edildi. Kılıçdaroğlu, dün DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Başkanı Şaziye Köse, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan ile görüştü. Görüşmeye CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de eşlik etti. Alınan bilgilere göre, görüşmede meslek örgütleri DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde 10 Ekim günü Ankara'da düzenlenecek Emek, Barış ve Demokrasi mitingine Kılıçdaroğlu'nu davet ederek, destek istedi. Sivil toplum kuruluşları temsilcileri, "Demokrasi özlemi içerisinde olan, doğa sömürüsüne hayır diyen, çatışma ortamına yönelik itirazı olan bütün yurttaşlarımızı mitinge davet ediyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu'nun, "Sivil toplumun bu çağrısı önemli. Bu mitingin özelliği, AKP'nin bütün imkanları seferberlik ettiğini, halk mitingi olması önemli. Mitinge ben olmasam bile yöneticilerim ve vekillerim katılım sağlayacak. Mitingin duyurulması konusunda da çağrım olacak" dediği belirtildi. Alınan bilgilere göre, görüşmede 7 Haziran sonrası koalisyon görüşmeleri de ele alındı. Kılıçdaroğlu'nun, "AKP, süreçte samimi adımlar atmadı, gerçek bir koalisyon önerisi bile getirmedi. Çoğunluğu kaybetmesi nedeniyle, ikinci bir seçime zorlayan bir tavır sergiledi" dediği ifade edildi. Sivil toplum kuruluşlarının parlamentonun çalıştırılamaması, seçim öncesi verilen ekonomi eksenli ortak vaatlerin yerine getirilememesi noktasında duydukları hayal kırıklığını Kılıçdaroğlu'na aktardığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, 1 Kasım seçimlerine ve artan çatışma ortamına yönelik olarak, şunları kaydettiği belirtildi: "Yurttaşlarımız seçim yorgunu. Bu nedenle siyasi partilerin 7 Haziran seçimlerine giden süreçte olduğu gibi çok yoğun bir program olacağını düşünmüyor. Oylarımız artıyor. AKP'nin oyları ise azalıyor. Türkiye'de sorunların çatışmayla değil, siyasal öznelerin çabasıyla çözülmesi gerekiyor. Çatışma ortamı sürerken, insanların birbirini öldürdüğü bir ortamda ne yazık ki çözüm olmaz, sorunlar çözülemez."
Milliyet
Nihai Karar Ysk'nın
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik, bugüne kadar pek çok köy veya mahalledeki seçmenlerin oy kullanacağı sandığın, başka bir köy veya mahalleye kurulmasına dair ilçe seçim kurulu ve YSK kararları olduğunu belirterek, "Anayasa ve yasalar bu yönde karar alınmasına engel değirdir. Bu konudaki nihai karar YSK'ya aittir" dedi. Çelik, yazılı açıklamasında, seçimlerin eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapıldığını anımsatattı. Çelik, ilçe çevresinde seçimle ilgili bütün tedbirleri almak ve seçim işlerini denetlemek, sandık kurullarını ve sandıkları kurmak ve sandıkların konulacağı yerleri belirlemenin ilçe seçim kurulunun görev ve yetkisi dahilinde olduğunu belirtti. Çelik, sandıkların konulacağı yerin tespitinde temel kıstasın, "seçmenin oyunu kolayca, serbestçe ve gizli şekilde kullanabilmesi" olduğuna dikkati çekerek, sandıkların okul avlusu ve salonların elverişli kısımları gibi genel yerlere, buralar yetmediği takdirde kiralanacak kahvehane, lokanta gibi yerlere konulabileceğini, kışla, karargâh, ordugah gibi askeri bina ve tesislerle karakollara ve parti binalarına, muhtar odalarına sandık konulamayacağını bildirdi. Basına yansıyan İlçe Seçim Kurulu kararlarının, "sandıkların kurulacağı yerin belirlenmesiyle ilgili ve sınırlı" olduğunu vurgulayan Çelik şu değerlendirmeyi yaptı: "Sandıkların birleştirilmesi ya da seçmenin kayıtlı olduğu sandık dışındaki bir sandıkta oy kullanması söz konusu değildir. Seçimde sandıkların konulacağı yeri belirleme yetkisi ilçe seçim kurulunundur. İtiraz veya şikayet halinde nihai karar, Yüksek Seçim Kurulu'na aittir. Bugüne kadar pek çok köy veya mahalledeki seçmenlerin oy kullanacağı sandığın, başka bir köy veya mahalleye kurulmasına dair ilçe seçim kurulu ve YSK kararları vardır. Burada önemli olan, bu yönde bir kararı gerekli ve zorunlu kılan haklı gerekçenin olup olmadığıdır. Çünkü anayasa ve yasalar, bu yönde bir karar alınmasına engel değildir. Anayasa ve yasaların aradığı esas şey; seçimin dürüstlük ve düzen içinde sürdürülmesi, seçmenlerin kolaylıkla, her türlü korku ve baskıdan uzak serbestçe, güvenle ve gizlice oy kullanmalarıdır. Bu şartların oluşmadığı yerlerdeki seçmenlerin oy kullanacağı sandıkların, başka bir mahalle veya köye kurulması kararını ilçe seçim kurulu verebilir. Bu konudaki nihai karar elbette YSK'ya aittir. Arzumuz, vatandaşlarımızın kolaylıkla, serbestçe, güvenle ve gizlice oylarını kullanmalarının sağlanması; seçimlerin dürüstlükle yönetilmesidir."
Milliyet
Özyönetim, Müzakere, Siyasi Af
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, 1 Kasım seçimi için hazırlanan bildirgelerini dün açıkladı. Seçim sloganları 'İnadına HDP', 'İnadına Özgürlük', 'İnadına Barış' oldu. Bildirgede yer alan bazı unsurlar özetle şöyle: 'İnadına yerinden yönetim' başlığı altında, "Valimizi, kaymakamımızı kendimiz seçmek istiyoruz" deniliyor. HDP'nin Kürt sorunu politikasında, "Dolmabahçe mutabakatı zemininde muhatapların özgür ve eşit koşullarda görüşmeleri sürdürebilmesi, ellerin tetiklerden çekilmesi ve karşılıklı güçlendirilmiş çatışmasızlığın sağlanması" hedef olarak konuldu. Türkiye'de yaşanan son şiddet ortamından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sorumlu tutularak, "7 Haziran sonrası, demokratik değişim rüzgarının kendini de silip süpüreceğinden dehşete düşen Erdoğan, ikna edici ve inandırıcı hiçbir gerekçe olmaksızın ülkeyi savaş ve kaos ortamına sürükledi" denildi. HES'lere, İstanbul'a 3. köprü ve yeni havalimanına o bölgenin özyönetimleri karar verecek. Milli Güvenlik Kurulu kaldırılacak. Özel yetkilerle donatılmış mahkemeler kaldırılacak. HSYK'nın mevcut düzeni değiştirilecek, mahkeme salonlarında savcı ve avukatlar eşit temsil edilecek. Siyasi tutsaklara genel af getirilecek. Cezaevleri sivil denetime açılacak. Çocuk cezaevleri kapatılacak.
Vatan

'Kamu Kıskançlık Dönemini Kapatmalı'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Enerji Bakanları Zirvesi'nde konuştu. Hem ulusal ölçekte hem küresel ölçekte büyüme sağlamanın yolunun ulusal güvenin tesis edilmesi olduğuna inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Performansımızın altında bu yatıyor. G-20 üyeleri olarak geçtiğimiz yıl kabul edilen stratejileri uygulamamız yönünde 2018'e kadar yüzde 2.1 ilave büyüme elde edebiliriz. 2 trilyon dolar demek bu" diye konuştu. Kamu - özel işbirliği uygulamalarıyla kamunun milli bütçe ile gerçekleştirilemeyecek altyapı yatırımlarını hayata geçirdiklerini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Özel sektörün dinamizmi ile kamunun ihtiyaçlarını bir araya getirirsek yatırımları canlandırabiliriz. Kamunun kıskançlık dönemini kapatması lazım. Onu ayaklar altına alması lazım. Bir dayanışma yardımlaşma içinde bunu gerçekleştirmek mümkün. Özel sektörün güveni kazanılmalı. Özel sektörde reel sektörün içindeki yatırımcıyı sıkıştırmak da bunun önünü tıkıyor. Yerli ve milli anlayış teşvik edilmeli. Bu anlayış ile G-20 ülkelerinden yatırım stratejileri geliştirmesini talep ettik. Bu konuda alacağımız kararlar ekonomik büyümenin daha yüksek olmasına katkıda bulunacaktır. Özellikle enerji alanındaki yatırım ihtiyacına özel önem veriyoruz. Küresel altyapı ihtiyacının büyük bir bölümünü enerji yatırımları oluşturuyor."
Vatan


SPOR

Almanya Ümit Milli Takımı'nda forma giymesine rağmen, tercihini Türkiye'den yana kullanan Mainz'dan Yunus Mallı, evrakları yetiştirilemediği için Çek Cumhuriyeti ve İzlanda karşılaşmalarında yer alamayacak. Genç futbolcunun işlemleri tamamlansa, 10 ve 13 Ekim'deki iki maçın aday kadrosunda bulunacak ve Almanya kapısını tamamen kapamış olacaktı. Ancak Yunus için bu durum ayrı bir özellik taşıyor. Çünkü gurbetçi oyuncu, nişanlısı Hatice Çavuşoğlu ile 11 Ekim'de dünyaevine girmek için tüm hazırlıklarını yapmış, davetiyelerini bile dağıtmıştı. Üstelik, Türkiye'den gidecekler için 8 Ekim'de Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan uçak kaldıracağını bile açıklamıştı. Tüm bu hazırlıkların arasına A Milli Takım girince, Yunus tercihini milli formadan yana kullandı, düğününe bile gitmemeyi göze aldığını iletti. Dolayısıyla 11 Ekim'deki düğün, damatsız yapılmış olacaktı. Ancak Yunus Mallı'nın A Milli Takımı'nda yer alabilmesi için gerekli olan izin ve evraklar tamamlanamayınca, A Milli Takımı'na katılamadı. Böylece Yunus Mallı, belki Türk Milli Takımı'nda A milli olma umutlarını erteledi ama müstakbel eşi Hatice Çavuşoğlu'nu da yalnız bırakmamış oldu. Mainzli futbolcu, Rothwesten/ Fuldatal'da yapılacak düğünde konuklarıyla kendi ilgilenmiş olacak.
Milliyet

Kartal'ın Alman golcüsü Mario Gomez, Beşiktaş Dergisi'nin ekim sayısında açıklamalar yaptı. Siyah- Beyazlı takıma şampiyonluk yaşamaya geldiğini vurgulayan yıldız futbolcu, "Bir takımın oynadığı futbol, oyuncu kalitesine göre değişir. Kalite yükseldikçe alanı genişletmek istersiniz. Fiorentina ve Münih'de hep biz alan bulmaya çalışırdık ancak Stutgartt'ta ise tam tersi, bu defa biz alanı daraltmaya çalışırdık. Bu tamamen sahip olduğunuz oyuncu kalitesiyle alakalı bir durum. Süper Lig'de oynadığımız maçlarda da alan bulmaya çalışıyoruz. Tabii ki yüksek kaliteli futbolcularla açık bir oyun hem oynayana hem seyirciye daha fazla haz verecektir. Spor yazarları, antrenörler, taktisyenler hep şuna benzer laflar ederler; 'Hücum etmek maç kazandırır, savunma yapmak ise şampiyonluk kazandırır'. Ben buna şiddetle karşı çıkıyorum. Çünkü futbolseverler stadyuma gol görmek için gelirler" dedi. İyi bir insan olmaya çalıştığını da vurgulayan Gomez, "Burada, İspanya'da, İtalya'da, Almanya'da o kadar farklı ve güzel insanlarla iletişime geçiyorum ki milliyetlerin de bir önemi kalmıyor bir noktadan sonra" ifadesini kullandı.
Star

Fener'i Celtic deplasmanında ipten alan Fernandao, bu sezon ilginç bir istatistik ortaya koyuyor. Sezon başında Bursaspor'dan Süper Lig'in gol kralı olarak transfer edilen Sambacı, ligde geride kalan 6 maçın hepsinde ilk 11'de sahaya çıkmasına karşın sadece ilk hafta Eskişehirspor ağlarını havalandırdı. Fernandao, Avrupa'da ise çok daha başarılı bir performans ortaya koyup, 4 maçta 4 gol attı. Şampiyonlar Ligi 3. Ön elemesinde Shakhtar Donetsk'le oynanan iki karşılaşmayı boş geçen Brezilyalı forvet, Avrupa Ligi Play-Off turunda Atromitos'la kadıköy'de oynanan rövanş maçında duble yaparak turun mimarı oldu. Fernandao, Saracoğlu'nda Molde'yi boş geçmesine karşın Celtic deplasmanında da 2 gol atarak adeta Avrupa maçlarını sevdiğini ortaya koydu. Sambacı, Avrupa Ligi'nin en iyi ilk 11'indeki yerini aldı. UEFA'nın resmi sitesi Fernandao'yu Celtic'e attığı ilk gol sonrası "Vav! Oyuna girdikten 3 dakika sonra golünü attı" diye överken, 2. gol sonrası ise "Yine attı. İlham verici değişiklik. Sambacı, Celtic'i tek başına yıkıyor. Hat-trick yapar mı?" ifadelerine yer verdi. 28 yaşındaki oyuncu ise "Yedek başlamayı sorun etmiyorum. 2 gol attığım için çok mutlu oldum. Ancak benim için golden çok Fenerbahçe'nin başarısı önemli" dedi.
Star

Galatasaray'da 3 saatlik kritik toplantı. Sarı-Kırmızılı yönetimi, Süper Lig'de ve Şampiyonlar Ligi'nde alınan sonuçlardan sonra Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'ndan takımın son durumu ile ilgili ayrıntılı bir rapor istemişti. Yönetim, Genel Sekreter Fatih İşbecer imzalı yazıyı Futbol Direktörü Cenk Ergün aracılığıyla Hamzaoğlu'na ulaştırmıştı. Bu duruma tepki gösteren Hamzaoğlu, "Ben yazılı rapor vermem. İstiyorlarsa istifa edeyim. Amaç bilgi almaksa gelsinler vereyim. Her şeyi yüz yüze konuşalım ve sorun varsa halledelim" ifadesini kullandı. Türk Telekom Arena'da dün saat 12.00'de yapılan toplantıya Başkan Dursun Özbek, Yöneticiler Can Topsakal, Nasuhi Sezgin, Eşref Alaçayır, Ural Aküzüm. İsmail Sarıkaya, Murat Atay, Tayfun Demir, Tarık Taşer, Alper Narman ve Burçin Arslan katıldı. Yönetimin isteğine rağmen Hamza Hamzaoğlu'nun yazılı olarak rapor vermemesi bazı üyeler tarafından sert şekilde eleştirildi. Ancak daha sonra başkanın devreye girmesi ile Sportif AŞ Yöneticisi Mehmet Özbek'in Florya'ya gidip Hamzaoğlu ile yüzyüze görüşmesi kararlaştırıldı. Başkan'ın kardeşi Mehmet Özbek, teknik direktör Hamzaoğlu ile geniş kapsamlı bir toplantı yapıp sorunları masaya yatıracak. Hamzaoğlu'na takımın genel durumu ve ceza verilmesini istediği oyuncu olup olmadığı sorulacak. Ayrıca hocadan maç kadrolarının oluşturulması, oyun içindeki değişiklikler, futbolcuların motivasyonlarının yükseltilmesi gibi konularda daha belirleyici olması ve tartışmalara yol açacak kararlardan uzak durması istenecek. Kararların uygulanmasında Hamzaoğlu'na tam destek verilecek.
Star

Trabzonspor, Konya'ya tuş: 1-2.. 27'de Medjani'nin şutunda Ali Turan topu çizgi üzerinden çıkardı. 41'de Okay'ın vuruşunda top Serkan'da kaldı. 47'de Yusuf'un serbest atışında top üst direkte patladı. 48'de Mustafa Yumlu, Rangelov'u indirdi, hakem Süleyman Abay penaltı kararı verdi. Atışı kullanan Meha, Konya'yı 1-0 öne geçirdi. 52'de Yusuf müsait durumda çalım deneyince mutlak bir fırsat kaçtı. 59'da Constant ortaladı, Medjani uçarak kafayı vurup topu ağlara yolladı: 1-1. 70'de Traore karşı karşıya pozisyonda affetmedi: 1-2. 89'da Mustafa Yumlu karşı karşıya pozisyonda kaçırdı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme