4 Ekim 2015 Pazar

04.10.2015 Genel Gündem



04.10.2015

GÜNDEM

'Yolda Kalmaya Tahammülümüz Yok'
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için Tuzla'daki Anadolu Tersanesi'nde yapılan dünyanın en büyük amfibi çıkarma gemilerinden TCG Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı törenle dün suya indirildi. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulisi Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, ADİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süalp Ömer Ürkmez ve denizcilik sektöründen birçok isim katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli savaş gemisi projesi kapsamında ürettilen Heybeliada gemisinin 2011'de, Büyükada gemisinin de 2013'te teslim alınarak donanmanın emrine verildiğini belirterek şunları söyledi: "Türkiye 2002'de savunma sanayi ihtiyaçlarının yüzde 80'ini ithal etmek zorunda olan bir ülkeydi. Bu vahim tablonun istiklalilimiz ve istikbalimiz için çok büyük bir tehdit olduğunu gördüğümüz için savunma sanayini önceliklerimiz arasına aldık. Savunma sanayindeki dışa bağımlılığımızı bugün yüzde 40'lar düzeyine kadar indirmeyi başardık. Hedefimiz 2023 yılında savunma sanayinde dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmaktır. Temel savunma ihtiyaçlarımızın tamamını kendimiz tasarladığımızda ve ürettiğimizde istiklalimize ve istikbalimize daha güvenli bakabilir hale geleceğimiz açıktır. Milgem başta olmak üzere, bu alandaki projelerimizi devam ettirmek, yeni projelerle donanmamızı güçlendirmek zorundayız. BHızır Reis'in donanmayla seferden geldiği günün heyacınını yeniden yaşayacağımız günleri hep birlikte görmeyi temenni ediyorum." "Bugün, ilk gemiyi denize indiriyoruz. Milgem Projesi'nde de 8 gemiden henüz ikisini denize indirebildik. Helikopter, tank, insansız hava aracı, uçak gibi pek çok projede ciddi ilerleme kaydettik. Üretim aşamasına geldik. Ama halen katetmemiz gereken mesafeler var. Küresel sistem, ekonomik kaosla birlikte jeopolitik bir yeniden yapılanma sürecinin de işine geliyor. Üstelik bu sürecin tüm önemli çatışmaların, çekişmelerin, mücadeleleri bizim yakın çevremizde cereyan ediyor. Bu dönemi ülkemiz ve milletimiz lehinde değerlendirebilmemizin en başta gelen şartı güçlü bir orduya, güçlü bir savunma sanayine, güçlü bir yüksek teknolojiye dayalı üretim alt yapısına sahip olmamızdır. Askeri güçle desteklenmeyen diplomasi, sizi yolda bırakır. Bizim yolda kalmaya tahümmülümüz yok."
Milliyet

Tunceli'de Yol Kesen Pkk 2 Askeri Kaçırdı
Tunceli-Erzincan karayolunu Alacık köyü yakınlarında kesen PKK'lı teröristler araçları durdurup içindekilere kimlik kontrolü yaptı. Acemi birliklerindeki eğitimlerini tamamlayan ve Erzincan ile Ağrı'daki birliklerine Tunceli üzerinden otobüsle giden erler Osmaniye nüfusuna kayıtlı A.K. ile Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı M.A., teröristlerce otobüsten indirilerek dağlık alana götürüldü. Siirt İl Jandarma Komutanlığı'na silahlı saldırı düzenleyen teröristlerden ikisi etkisiz hale getirildi. Ayrıca, bölücü terör örgütüne yardım ve yataklık eden şüpheli yakalandı. Kars'ın Kağızman, Hakkâri'nin Şemdinli ve Şırnak'ın Uludere ilçelerinde yollara yerleştirilen altı el yapımı patlayıcı ile Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesinde teröristlere ait altı uzaktan kumandalı el yapımı patlayıcı imha edildi. Mardin Valiliği, önceki gün saat 19.00'dan itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edilen Nusaybin İlçesi'nde PKK'lı teröristlere yönelik operasyonların sürdüğünü açıkladı. Açıklamada, Sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde yapılan operasyonlarda toplam 9 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Nusaybin'de toplam 54 barikat ve hendek kapatılmıştır. Bombalı düzenekler kontrollü olarak patlatılmıştır. Kontrollü olarak patlatılan patlayıcı miktarı yaklaşık olarak 1500 kilogramdır" denildi. Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağı devam ederken, dün PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H mensuplarının cadde ve sokaklara açtığı hendekleri kapatan güvenlik güçlerine teröristler ateş açtı. Güvenlik güçlerinin karşılık vermesiyle ilçede yer yer çatışma çıkarken, çeşitli semtlerden de silah sesleri duyuluyor. İlçede tanklar ve zırhlı araçlar desteğiyle yapılan geniş çaplı operasyonda terör örgütüne büyük darbe indiren güvenlik güçleri, 18 teröristi etkisiz hale getirmişti. İzmir'de PKK'nın gençlik yapılanmasına yönelik çeşitli adreslere yapılan operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 109, 3359-109, 5548                            
ABD Doları 2, 9876-2, 9924/ Euro 3, 3516-3, 3575/İngiliz Sterlini 4, 5339-4, 5436                  

Olumlu Hava Kalıcı Mı?
Dış piyasalar ve gelişen ülke para birimlerinde düşüşlerin ivme kaybetmesi borsada tepki yükselişlerine neden olurken döviz kurlarında kâr satışları görüldü. Ancak piyasayı taşıyacak beklenti eksikliği ve zor gündem nedeniyle temkinli görünüm korunuyor. Yakalaşan seçim ve FED'in faiz artırım baskısı dışında henüz fiyatlanmasa da Rusya'nın fiilen Suriye'ye müdahalesi gündemi biraz daha zorlaştırdı. Beklentilerin altında gelen ABD tarım dışı istihdam verileri ekimde FED'in faiz artış olasılığını iyice azaltırken içeride ve dışarıda dolara değer kaybettirdi. Bu durum kısa süreli olumlu algıya neden olabilir. Ancak FED başkanı Yellen'in bu yıl içinde faiz artışı olabilir, açıklaması da geçerliliğini koruyor. Borsada tepki yükselişi henüz güç kazanmış görülmüyor. Bu açıdan 76.000-76.500 seviyelerinin geçilmesi önemli olacak. Geri çekilmelerde ise destekler 73.000-72.500 seviyelerinde. Borsada dış piyasalara bağlı olarak tepki alımlarının devamı beklense de direnç seviyelerinde satışla karşılaşabilir. Dolar/TL paritesinde kâr satışları sürüyor. İlk destek 2.975 seviyesinde görülürken bu seviyenin üzerinde tutunabilir. Aksi takidirde düşüş formasyonlarından "Çift tepe" formasyonu işlerlik kazanacaktır. Sonraki destekler 2.92-2.90 seviyelerinde bulunuyor. İlk dirençler ise 3.03 ve 3.07-3.08 seviyelerinde. 3.07-3.08 daha önemli. Çıkışın devamı için bu seviyelerin geçilmesi gerekecek. Kâr satışları etkisini sürdürebilir.
Hürriyet

Yerli – Yabancı Dövize Koştuk
Türkiye'deki yerli ve yabancı yerleşiklerin yatırımları 2014 yılının ocak ayında toplamda 1.6 trilyon TL iken geçtiğimiz temmuz sonu itibariyle bu rakam 1.9 trilyon TL'ye yükseldi. Artış yüzde 23'e denk geliyor. Yerliler yönünden yönelim TL mevduatı, döviz tevdiat hesabı ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) olmak üzere üç ana seçenekte toplanırken yabancıların yöneliminde hisse senedi, DİBS ve döviz tevdiat hesabı ağırlık kazanıyor. Piyasalardaki son 19 aydaki para trafiği takip edildiğinde ise yerli ve yabancı yatırımcının ağırlıklı olarak dövize yöneldiği gözleniyor. Yabancıların döviz hesaplarındaki pozisyonlar artarken borsadaki düşüşü fırsata çevirmeye çalıştıkları görülüyor. Aynı süre zarfında DİBS'te ise pozisyonlarını düşürdüler. Yerliler ise bu süre içinde altın satarken döviz, eurobond ve özel sektör tahvili aldı. Veriler yurt içerisindeki yerleşiklerin geçtiğimiz temmuz sonu itibariyle toplamda 1.6 trilyon TL tutarında tasarrufu bulunduğunu gösteriyor. Bu süre içindeki yabancıların Türkiye'deki toplam tasarrufları ise 348 milyar TL. Yurtiçi ve yurtdışı yatırımcının elindeki tutarın dağılımına baktığımızdaysa farklı enstrümanlara ağırlık verildiğini görebiliyoruz. Yurtiçi yatırımcısı birikiminin büyük bölümünü yani yüzde 42'sini TL cinsi mevduatta tutarken yüzde 27'sini dövize yönlendirmiş durumda. Birikimlerinin ancak yüzde 22'si devlet iç borçlanma senetlerine giderken toplam portföylerinin ancak yüzde 5'inde hisse senedi yer alıyor. Daha çok bildikleri ve güvendikleri yatırım enstrümanlarına yönelen yerli yatırımcıların kıymetli madenler konusunda da sisteme çok güvenmedikleri ve altını sistem dahilinde ancak yüzde 1'lik oranda hesaplarında tuttukları görülüyor. 2014 yılından bu yana yerli yatırımcıların eğilimlerine baktığımızda, döviz hesaplarındaki pozisyonlarını yüzde 39 oranında artırdıklarını görüyoruz. Yerli yatırımcıların döviz cinsi yatırım enstrümanlarına da ilgilerinin arttığını ve eurobond aldıklarını görüyoruz. Dikkat çeken bir başka önemli gelişme özel sektör tahvillerinde. Yerli yatırımcılar özel sektör tahvillerindeki pozisyonlarını yüzde 31 artırdı.
Milliyet

'2019'dan Sonra Doğalgaz Sıkıntısı Meydana Gelebilir'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Rusya'dan gelen doğalgazın kış aylarında kesilmesi gibi bir ihtimalin olduğunu sanmadığını ancak 2019'dan sonra doğalgaz sıkıntısı olabileceğini söyledi. Alaboyun, Rusya'nın Ukrayna üzerinden gelen Batı Hattı'nı 2019'da keseceğine işaret ederek, şunları söyledi: "Buradan 14 milyar metreküp gaz alıyoruz. Bu yüzden 2019 sonrası gaz sıkıntısı yaşayabiliriz. Bizim temel kaygımız bu. Rusya dört boru hattından oluşan Türk Akımı'nı önerdi. Bir tanesi bize 14 milyar metreküp gaz taşıyacak. Biz bunun inşasını destekliyoruz. Gerisi gündemimizde değil. Bu hatların inşasına karşı değiliz. Ancak, AB'nin Yunanistan'a Rusya ile anlaşma izni vereceğini düşünmüyorum." Alaboyun, Batı Hattı'nın kesileceği dönemde, TANAP üzerinden gaz almaya başlamasının da planlandığını hatırlattı. Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin de BOTAŞ'ın Gazprom'la 2021'e kadar anlaşması olduğunu kaydetti.
Milliyet

Biz Akbaba Değiliz
Işık FX Satış Müdürü Ece Pulaş, Forex piyasalarının kamuoyunda antipatik bir algıya sahip olduğunu belirterek, "Forex piyasası da Forex çalışanları da akbaba değil. En nihayetinde tüm dünyada işlem yapılan büyük bir piyasa. Dolayısıyla Forex piyasasını öyle çok kötü bir piyasa gibi, kumarmış gibi yansıtmanın anlamı olmadığını düşünüyorum" dedi. İstanbul Forexpo Fuarı, forex ve aracı finans kurumlarını bir araya getirdi. Forex şirketlerinin yöneticilerinin gündeminde SPK'nın yapmayı düşündüğü düzenlemeler vardı. Ece Pulaş, Türkiye'de Forex piyasalarının genelde "para kaptırılan" mecra olarak bilindiğini ancak büyük avantajlarının gözardı edildiğini söyledi.İstanbul'un finans merkezi kabul edilen Kapalıçarşı'daki esnafların kendi risklerini hedge'lemek için Forex'i kullandığını belirten Pulaş, "Yatırımcılar arasında eğitim almadan ve bir anda çok büyük paralar kazanmak isteyen kişiler bu kayıplara uğruyorlar. Ayrıca bu işin eğitimi var, bazı kurumlarda eğitim çok iyi bir şekilde veriliyor. Bu piyasa gerekli eğitimin alınması ve ihtiyatlı olunması halinde para kazanmak için ideal bir piyasadır" diye konuştu. ALB Menkul Değerler Genel Müdürü Tuncay Karahan da Türkiye'de sermaye piyasalarının Ağustos 2011'de yapılan regülasyonlarla merdiven altı firmalardan temizlendiğini söyledi. SPK tebliğlerinin Forex piyasalarında vatandaşı gözeten mekanizmalar getirdiğini belirten Karahan, "Forex piyasaları dünyada 5 trilyon dolar günlük hacme ulaşırken, Türkiye'de ancak sene bazında bu hacimleri bulabiliyoruz. Geçen seneye göre kullanıcı sayısı ve işlem hacmi açısından ciddi bir artış var. Kayıplar eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor" diye konuştu.
Vatan

Kosova'ya Avrupa Yolunu Açtı
Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambers) Başkan Yardımcısı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Priştine'de Kosova Ticaret Odası'nı ziyaret etti. Kosova Ticaret Odası Başkanı Safet Gerxhaliu ile görüşen Hisarcıklıoğlu, Kosova Ticaret Odası'nın Eurochambers üyeliği için 2008 yılında ilk başvurusunu yaptığını söyledi. 24 Eylül'de bu başvuruyu Eurochambers Başkanlık Divanı'nda ele aldıklarını belirten Hisarcıklıoğlu "Buraya genel kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlamak için geldim. Bu raporu hazırladıktan sonra 16 Ekim'de Eurochambers genel kurulunda oya sunacağız. İnşallah bu orada da oylandıktan sonra Kosova Ticaret Odası, Eurochambers üyesi bir kurum haline gelecek" şeklinde konuştu. Kosova Ticaret Odası Başkanı Gerxhaliu ise Eurochambers'ın 15-16 Ekim'de Lüksemburg'da yapacağı toplantıda Avrupalı ticaret odalarının arasına gireceklerini umduğunu ifade ederek, "Bu başarıda en büyük pay benim değil Rifat Bey'in. Çünkü Kosova'yı üyelik sürecinde sürekli destekledi" dedi.
Star

4.5g İle Ekonominin Motoru Yazılım Sektörü Olacak
26 Ağustos'ta yapılan 3.9 milyar Euro'luk 4.5G ihalesiyle gelecek yıllarda sadece internet değil ekonominin taşları da hareketlenecek. 1 Nisan 2016'da kullanıma sunulacak olan 4.5G teknolojisinin hem bireylerin hem de kurumların hayatını değiştireceğini belirten Yazılım sanayicileri Derneği (YAsAD) Başkanı Doğan ufuk Güneş, gelecek dönemde Türkiye'nin bilişimde cazip pazar hale geleceğini ve yatırımların artacağını söyledi. Güneş "Öncelikle 4.5G'nin hayatımıza neler katacağına bakmak lazım. Çünkü LTE Advanced dediğimiz 4.5G ile şu anki internet hızları en az 100 kat artacak. Avrupa şu anda 4G teknolojisini kullanıyor ama biz bunun bir ileri seviyesini ihale ettik. 4.5G hem bireylerin hayatlarını hem de kurumların iş yapış şekillerini değiştirecek. Eğer bilgi ekonomisi diyorsak bunun motoru yazılım olacak" dedi. İhale şartnamesinde yerli ürün kullanım oranlarının birinci yıl için en az yüzde 30, ikinci yıl için en az yüzde 40 ve üçüncü yıl ile devam eden yıllarda en az yüzde 45 olarak belirlenmesinin 3 GsM operatörünün ekosistemini genişleteceğini belirten Güneş, şunları söyledi: "Şu anda Türkiye'de 3 milyon KOBİ var ve bunların yüzde 60'ı bilişimden yararlanmıyor. Bilişim yatırımına para ayırmıyor. Ama 4.5G ile bulut teknolojisinin gelişmesiyle kullandığı kadar para ödeyeceği bir sistem kurulmuş olacak. Böylece 4.5G ile şu anki yazılım pazarının büyüklüğü en az 3 katına çıkarak 18 milyar dolara ulaşabilir. Ama daha önemlisi KOBİ'lerin iş yapış şekilleri değişeceği için ekonomiye katkıları da artacak. Hızlı altyapı ekonomiyi canlandıracak. Yazılım sektörü olarak onlara bütün teknolojisi hazır bir gemi sunacağız onlara sadece gidecekleri seyahati planlamak kalacak." sektörün yeni döneme hazırlandığını belirten Güneş "Ama hazırlanmasına yardım etmek gerekiyor. Bunun için de destekler gerekli. sermayedarlar olmalı ki ya mevcut işe yatırım yapsın ya da yeni fikirleri desteklesin. Girişim sermayesi fonlarının önünün açılması gerekiyor. Belki Nasdaq'taki gibi bir teknoloji endeksi oluşturulabilir. Hintliler 50 milyar dolarlık yazılım satıyor. Biz de 10 yıl içinde Türkiye'yi bölgesel merkez haline getirebiliriz. 4.5G için en önemli şey istikrar. İstikrar ortamı sürerse, ülkeye yatırım artar. Böylece 10 yıl içinde minimum 1 milyon genç iş bulabilir. strateji doğru kurulursa Türkiye'den de Instagram, WhatsApp gibi dünya çapında 5-10 şirket çıkabilir" diye konuştu.
Star

DÜNYA

Suriyeli Kürtlere Doğrudan Silah
Obama, Suriye'de son gelişmeleri ele aldığı önceki günkü basın toplantısında bu ülkede IŞİD'e karşı başarı kazanan Suriyeli Kürt grupları yakından izledikleri mesajını verdi. Bu konuya eğit-donat programındaki sorunlara dair görüşlerini belirtirken değinen Obama, eğit-donat inisiyatifinin planlandığı gibi işlemediğinin ilk kabul eden kişi olduğunu söyleyerek, rejimin varil bombaları yağarken muhaliflerin IŞİD ile savaşmasının zor olduğunu belirtti. Obama şöyle devam etti; "Ve bu yüzden onlar (muhalifler) batıdan bombalanırken, önceliklerini değiştirmek, onları doğuya yöneltmek zordu. Bundan dolayı eğit-donat ile yaptığımız; başarılı olduğumuz yere bakmak, örneğin doğuda Kürt topluluğun IŞİD'i yenilgiye uğratan bazı unsurlarıyla birlikte çalışmak ve bunun üzerine inşa edip edemeyeceğimize bakmalıyız." . Amerikan Washington Post gazetesi de, Obama'nın bu haftaki Rus operasyonlarının öncesinde ABD'nin yeni Genelkurmay Başkanı Joseph F. Dunford'un muhaliflere destekle ilgili tavsiyelerini onayladığını yazdı. Bu önlemler ABD silah ve cephanelerinin doğrudan Irak üzerinden karayoluyla birkaç ay önce IŞİD'i Suriye'nin Türkiye sınırındaki önemli alanlardan geri çekilmeye zorlayan Suriyeli Kürt ve Arap savaşçılara teslimini içeriyor. Gazeteye göre Kürtlerin güneye yani IŞİD'in Suriye'deki merkezi Rakka'ya ilerlemesi öngörülüyor. İngiliz haber ajansı Reuters'ın analizine göre ise ABD, IŞİD'i Türkiye sınırından uzaklaştırmak için muhalifleri hava desteği ve silah donanımıyla desteklemeyi gözden geçiriyor. Bu plana göre, ABD ve Türkiye, daha çok Arap savaşçılardan oluşan ama diğer etnik grupları da kapsayan muhalifleri desteklemeyi ele alıyor. Türkiye tarafından önerilen savaşçıların bir kısmının ABD'nin onayını aldığı, 8 bin potansiyel savaşçının durumunun gözden geçirildiği belirtildi. Operasyonun hedefi ise IŞİD'i Suriye'nin Türkiye sınırında kontrol ettiği ve doğuda Cerablus'tan batıda Azez'e kadar ulaşan 90 km uzunluğundaki bölgeden çıkarmak. Suriye Devlet Başkanı Esad'ın akıbetiyle ilgili olarak da Obama, "Suriye'deki muhalif grupları destekleme hususunda, ABD'nin askeri bir çözüm yolunu dayatmayacağını daha önce de açıkça söylemiştim. Çünkü Suriye sonunda düşecek, bu bağlamda 'ılımlı muhalifler'le ilişki içinde olmak bizim yararımızaydı. Esad düşecek ve bizim Suriye'de dağılmış parçaları toplayıp bir araya getirecek birine ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

'Rusya'nın 20 Saldırısından Biri Işid'i Hedef Alıyor'
Rusya savaş jetleri, Suriye'deki operasyonun dördüncü gününde bir kez daha IŞİD örgütünün merkezi olan Rakka eyaletini hedef aldı. Eyaletin başkenti Rakka ve çevresini hedef alan saldırılarda, IŞİD'e ait bir komuta merkezi ve yeraltı sığınağının imha edildiği açıklandı. Rusya Savunma Bakanlığı cuma günü IŞİD'e ait altı hedefin vurulduğunu açıklamıştı. Rusya ordusunun operasyondan sorumlu üst düzey isimlerinden General Andrei Kartapolov, saldırılar nedeniyle "militanların paniğe kapıldığını, 600 militanın mevzilerini terk ederek Avrupa'ya gitmeye çalıştıklarını" iddia etti. Suriye'deki aktivistlere dayanarak bilgi aktaran Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise, Rusya'nın operasyonlarında sekizi çocuk, sekizi kadın olmak üzere bugüne kadar 39 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Operasyonlarda 14 IŞİD militanının öldüğü aktarıldı. İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon, Rusya'nın Suriye'deki 20 hava operasyonundan sadece birinin IŞİD'i hedef aldığını söyledi. BBC'ye konuşan Fallon "Hava saldırılarını her sabah inceliyoruz. Çok büyük çoğunluğu IŞİD'e yönelik değil" dedi. Fallon, "Elimizdeki kanıtlar sivil bölgelere rehbersiz şekilde atılan bombaların sivilleri öldürdüğüne işaret ediyor. Bunları Beşar Esad'e karşı savaşan Özgür Suriye güçlerine karşı atıyorlar" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Almanya'da Birleşme Coşkuyla Kutlandı
Almanya, komunist rejim altındaki Doğu ve kapitalizmin hakim olduğu Batı Almanya'nın yeniden birleşmesinin 25. yıldönümünü törenlerle kutladı. Frankfurt, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Cumhurbaşkanı Joackim Gauck'un da katılımıyla törenlerin bu yılki merkeziydi. Doğu Almanya'da, komunist rejim altında büyüyen Merkel, 1990 yılında iki devletin birleşmeye karar vermesini, "Yakın Alman tarihinin en etkileyici ve mutlu anlarından biriydi. Şimdi ise Almanya iyi yaşamın sürdüğü ve uluslararası sorumluluğu yüklenebilen bir ülke" olarak tanımladı. Mülteci krizine de değinen Merkel, bu krizin AB için önemli bir test olduğunu ve sorunu çözecek tek ülkenin Almanya olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Gauck ise, "Mültecilerin topluma entegrasyonu birleşmeden daha zorlu bir görev olacak" dedi. Birleşmenin 25. yılında Almanya'nın gündemini ülkeye giren yüz binlerce göçmen ve Volkswagen firmasının karıştığı skandal oluşturuyor. 1949'da ikiye ayrılan Almanya, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bir yıl sonra yeniden birleşme kararı almıştı
Milliyet

Kerry'den 'Kıbrıs Tazminatı' Sözü
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York'ta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile bir araya geldi, "Kıbrıs'ta bir çözüm ile beraber ortaya çıkacak tazminatlar sorunu" konusunda destek istedi. ABD'nin de bu yönde gerekeni yapacağı sözünü verdiği öğrenildi. New York'ta temaslar yapan Akıncı önceki gün Kerry ile görüştü. ABD Dışişleri Bakanı Kerry, "Vizyonu olan bir lidersiniz" dediği Akıncı'ya, "Çözümün bir ekonomik bedeli olacağını bunun içinde ABD'nin gerekli adımları atmaya hazır olduğunu" iletti. Akıncı da, Kıbrıs'taki çözümün ABD'nin de yararına olduğunu ifade etti ve "Tazminatlar konusunda atılacak adımların çözüm için hayati olduğu" mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Kerry'den sonra BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile de görüştü. Kıbrıs'ta devam eden görüşmelere destek bildiren Ban'ın, "BM Genel Sekreterliği görevim bitmeden Kıbrıs sorunun çözülmesini arzu ediyorum" dediği öğrenildi.
Milliyet

Doktorların Üzerine 30 Dakika Bomba Yağdı
Taliban güçleri Afganistan'ın en büyük kentlerinden biri olan Kunduz'u geçtiğimiz günlerde ele geçirmiş, Afgan ordusu da kenti yeniden alabilmek için bölgede NATO görevi kapsamında görev yapan Amerikalılar'la ortak operasyon başlatmıştı. ABD uçakları önceki gece 02:15'te Taliban mevzilerini vurmak için havalandı. Yarım saat süren bombardıman sonrası korkunç bir gerçek ortaya çıktı. Uçakların vurduğu yerin Taliban tesisi değil uluslararası sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) görev yaptığı Kunduz Hastanesi olduğu anlaşıldı. Hastanenin büyük bölümü yerle bir oldu. 12'si MSF üyesi doktor 19 kişi saldırıda hayatını kaybederken 37 kişi de yaralandı. Ölülerin 3'ünün çocuk olduğu bildirildi. Yaralılardan durumu kritik olanların Kunduz'a 2 saat uzaklıktaki Pul-i Humri kentine nakledildiği belirtilirken, hastanede tedavi edilen çok sayıda hastanın da halen kayıp olduğu ifade edildi. Yerel kaynaklara göre saldırının gerçekleştiği sırada hastanede 105 hasta ve 80 doktor bulunuyordu. Saldırıdan sonra aralarında Afganların da bulunduğu 30 doktordan haber alınamadığı belirtildi. Korkunç hatanın ortaya çıkmasının ardından Afganistan'daki ABD güçlerinin sözcüsü Albay Brian Tribus, "Hastanenin yanlışlıkla kendi güçlerince vurulmuş olabileceğini ve konunun incelendiğini' söyledi. Tribus, hastanenin vurulduğu sırada Amerikan jetlerinin bölgedeki "düşman unsurlara" yönelik hava saldırısı düzenlediğini sözlerine ekledi. Afgan İçişleri Bakanlığı, saldırı sırasında 10-15 teröristin hastanede saklandığını, hepsinin öldürüldüğünü açıkladı. Bakanlık, 'Malesef doktorlarımızı da o sırada kaybettik' dedi. Taliban ise 'Saldırılan hastanede herhangi bir Taliban üyesi bulunmuyordu' açıklaması yaptı.
Vatan

Ağzından Çıkanı Kulağı Duymuyor!
İsrail hükümetinde Adalet Bakanlığı görevi yapan ve daha önce Filistinli annelerin de öldürülmesi çağrısıyla tepki çeken Ayalet Shaked, bu kez Oslo Anlaşması ile gelecekteki Filistin Devleti'nin parçası olarak İsrail tarafından da tanınan Batı Şeria'nın büyük bölümünün İsrail topraklarına katılması çağrısı yaptı. 'Teröre' karşı Başbakan Netanyahu'yu etkisiz kalmakla suçlayan Bakan, Oslo anlaşmasında 'aşamalı olarak Filistin yönetimine devredileceği' belirtilen ve Area C olarak anılan Batı Şeria topraklarının İsrail'in parçası haline getirilmesi gerektiğini savundu. Toprağında azınlık Haritada kırmızıyla taralı gösterilen Area C, henüz Filistin yönetiminin kontrolünde olmayan ancak Filistinli nüfusunun çoğunlukta olduğu Batı Şeria topraklarıydı. Batı Şeria'nın yüzde 72-74'ünü oluşturan bu topraklarda 1972'de sadece 1000 İsrailli Yahudi yaşıyordu. 1993'te bu rakam 110 bine, 2012'de ise 300 bine çıktı. Yerleşke inşaatlarıyla Area C'de yaşayan 150 bin Filistinli kendi topraklarında azınlık durumuna düştü. Şimdi de bu toprakların da İsrail'e katılması çağrısı bizzat İsrail Adalet Bakanı tarafından yapılıyor.
Vatan

POLİTİKA

Cumhurbaşkanı Hâlâ Sessizse Sorun Var
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan yardımcıları Sezgin Tanrıkulu ve Enis Berberoğlu, İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın ve Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'la birlikte saldırıya uğrayan Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ı Teşvikiye'deki evinde ziyaret etti. Saat 10.10'da Ahmet Hakan'ın evine giren CHP heyeti, yaklaşık 50 dakika içeride kaldı. Ziyaretin ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın saldırı sonrası sessiz kalmasını eleştirerek, şunları söyledi: "Bir gazete, önemli bir gazeteci saldırıya uğruyor ve Cumhurbaşkanı makamında oturan kişi sessizliğini koruyorsa bu ülkede bir sorun var demektir. Kendisine net açık çağrı yapıyorum. Demokrasiyi, özgür basını savunuyorsan tepkini açık ve net ortaya koyacaksın, bu saate kadar sessiz kalması doğru değil. Evet demokrasi konusunda sorunlarımız olabilir ama asgari müştereklerde birlikteliğimiz vardır. 'Medya özgürlüğünü hep beraber savunuyoruz' diye düşünüyorsak, tepkini açık ve net geçirmeksizin ortaya koyacaksın. Bu saate kadar tepki vermemesi, pek çok kafada ciddi soru işaretleri yarattı. Kendisi için diktatör tanımı kullanılıyordu. Diktatör deniyordu. O tanımı besleyen bir tutum içinde, ondan kaçınmasını tavsiye ediyorum." Kılıçdaroğlu, Ahmet Hakan'ı ziyaretinin ardından iki kez üst üste saldırıya uğrayan Hürriyet'in Bağcılar'daki binasına geldi. Ziyarette Kılıçdaroğlu'na, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul milletvekilleri Barış Yarkadaş ve Ali Şeker eşlik etti. Kılıçdaroğlu'nu kapıda Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, köşe yazarı Taha Akyol, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin karşıladı. Gazetenin saldırıda kırılan camlarını inceleyen Kılıçdaroğlu, Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Hürriyet gazetesi yazarları Ertuğrul Özkök, Taha Akyol ve Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin ile yaklaşık 1.5 saat görüştü. Geçmiş olsun dileklerini ileten Kılıçdaroğlu'nu Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ve yazar Taha Akyol kapıya kadar uğurladı.
Hürriyet

Şartlı Da Olsa Koalisyona Onay
CHP ve HDP'nin ardından MHP de seçim beyannamesini dün kamuoyuna açıkladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Arena Spor Salonu'nda, partisinin büyük ölçüde 7 Haziran'daki vaatlerini içeren seçim beyannamesini açıklarken, 7 Haziran'dan farklı olarak seçim sonrası tabloya ilişkin sürpriz bir açıklama yaptı. Bahçeli, 1 Kasım sonrasında 7 Haziran'a benzer bir siyasi tablo ortaya çıkması halinde partisinin 4 ilkesi saklı kalmak kaydıyla, HDP dışındaki her partiyle koalisyon ortaklığı kurmaya hazır olduğunu ilan etti. Bahçeli, özetle şunları söyledi: Her türlü hile, desise, ayak oyunu, entrika ve dalavereyle yenilenme kararı alınan 7 Haziran seçimlerinden sonra, şimdi önümüzde 1 Kasım randevusu bulunmaktadır. Seçim sonuçlarını hazmedemeyen kaçak saray ve uşakları bir kez daha seçim kartını masaya koymuşlardır. AKP Türkiye'ye rest çekmiştir. Erdoğan tuzak kurmuş; Davutoğlu figüran olmuş, AKP ise siyasi operasyon aracı gibi kullanılarak Türk milletinin demokratik seçimi yok sayılmıştır. Demokrasi düşmanlarının, milli irade kaçkınlarının oyunlarını bozmak için yeni bir imkan önümüzdedir. İktidar olmak, Türkiye'nin yönetimini üstlenmek için azimli ve inançlıyız. Türk milletinin yarınlarına, saray serumuyla güç bela canlılık emaresi gösteren "Bozgun Ahmet" yön veremeyecektir. Erdoğan Allah'ın izniyle istikbalimizde söz ve pay sahibi olamayacaktır. Şimdi bu ikili kalkmış millikten bahsediyorlar. Tıpkı İblisin sevaptan bahsetmesi gibi. Sanıyorlar ki, milli demekle milli olunur. Millik; ayakkabı kutularına, para kasalarına, vakıf adı altında kurulan tahsilat ve rüşvet merkezlerine ahlakını rehin bırakmışların harcı değildir. Yani Türklüğün yaşayan iki düşmanı, bölücülüğün iktidardaki iki elebaşı, milliyetçiliği alet ederek 1 Kasım'da AKP'nin tek başına iktidarı için sinsi bir siyasi faaliyet yürütmektedir. Ancak şer oyunları bozulacak, hayal ve hırslarının kurbanı oldukları da inşallah görülecektir. Erdoğan'ın MHP düşmanlığı boşuna değildir. Davutoğlu'nun MHP alerjisi, AKP yönetiminin MHP öfkesi tesadüf görülmemelidir. Biz olmasaydık, AKP ile PKK çoktan Türkiye'nin fişini çekmişlerdi. AKP, PKK'ya cephanelik vermiş, militan devşirilmesini sessizce izlemiş, cinayetlerin tahkimi için siper kazmıştır. Hatta AKP, PKK'yı iktidara taşımış, bakanlık koltuğu bile verecek kadar ardan, namustan ve milli vakardan uzaklaşmıştır. 20 Temmuz'dan bu tarafa dökülen her şehit kanının vebali Erdoğan'ın üzerindedir. Erdoğan'ın 400 vekil olsaydı terör olmazdı sözü esasen gizli bir itirafname gibidir. AKP ile PKK'yı, AKP ile HDP'yi birbirinden ayırt etmek artık kolay değildir. AKP, PKK'sız; PKK'da AKP'siz bir hiçtir. MHP iktidara hazırdır. Her sözünde haklı çıkmıştır. Hak için, halk için haklı çıktıysak, iktidar hakkımızı da aziz milletimizden istiyoruz. Bizi koalisyon kurmadı diye suçladılar. Bizim her şeye hayır dediğimizi ileri sürdüler. AKP ile istikşafi ortağı CHP sürekli bu asılsız iftiralarla bizi karalamaya çabalamıştır. Herkes bilsin ki; koalisyon kurulmamasının azmettiricisi Erdoğan, icracısı Davutoğlu, itirafçısı da tüm gerçekleri korkusuzca açıklayan Bülent Arınç'tır. Koalisyon kurdurmayan, kurulmaması için görev verdiği Davutoğlu'nu sıkı sıkıya tembihleyen Erdoğan, iktidarı paylaşmamak adına Türkiye'yi uçurumdan aşağı savurmaya hazırdır. Acaba, 1 Kasım'da sonuçlar beğenilmediği takdirde Erdoğan yine seçimleri yenileyecek midir? Eğer algı operasyonlarıyla arzuladıkları gibi bir sonuç alınırsa; 1 Kasım'ın aşağı yukarı 7 Haziran'ın tekrarı olması halinde, kimse kaygılanmasın. Böyle bir durum karşısında MHP, PKK uzantısı HDP dışındaki her partiyle, 4 ilkesi saklı kalmak kaydıyla, iktidar kurmaya ve iktidar olmaya vardır, bunu da şimdiden ilan etmektedir. Türkiye'nin üst üste 1 Kasım'lar yaşamaması için biz sorumluluğa varız.
Milliyet

Ysk'dan Sandık Taşımaya Ret!
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 1 Kasım'da yapılacak 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nde, güvenlik nedeniyle bazı sandık bölgelerinin güvenli başka bir sandık bölgesine taşınmasına ilişkin, ilçe seçim kurullarından gelen talepleri oy çokluğuyla reddetti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bazı ilçe seçim kurulları, güvenlik nedeniyle kimi mahallelerdeki sandıkların başka yerlere taşınması yönündeki taleplerini YSK'ya iletmişti. Konuyu bugün gündeme alan kurul, ilçe seçim kurullarından gelen söz konusu talepleri reddetti. Karar, oy çokluğuyla alındı. YSK kararının içeriğini YSK'daki CHP Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Hürriyet'e anlattı. YSK, "yetkisizlik" kararını "oy birliği" ile, "güvenlik nedeniyle sandıkların taşınmasına" ilişkin kararı ise "oy çokluğu ile aldı. Yakupoğlu, Ağustos ayından bu yana ilçe seçim kurullarından gelen ilk sandık taşıma kararından beri 298 sayılı kararın 4 ve 5. maddelerinin "sandıkların mahallelerde kurulması ve Mahalle dışında sandık kurulmaması" hükümlerini içerdiğine dikkat çektiğini, Anayasa'nın 79. maddesinde kanunun bu açık hükmünü değiştirmek için kullanılamayacağını savunduğunu anlattı. YSK'nın da bu görüşü benimsediğini belirten Yakupoğlu, konuştu: "YSK'nın önüne iki çeşit dosya geldi. İlk dosya, Cizre örneğinde olduğu gibi İlçe Seçim Kurulu'nun aldığı sandıkların taşınmasına ilişkin kararlardı. Bu kararlar, YSK tarafından oy birliği ile iptal edildi. İkinci tür dosyalar ise yine ilçe seçim kurullarından gelen taşımaya ilişkin YSK'dan gisteyen dosyalardı. Bunlara da sandıkların taşınamayacağına ilişkin görüş bildirilmesine karar verildi."
Vatan

'Kimse Bize Karşı Blok Oluşturmaya Kalkmasın'
Seçim startını Almanya'dan veren Başbakan Ahmet Davutoğlu, ISS Dome Spor Salonu'nda UETD tarafından düzenlenen Düsseldorf Buluşması'nda gurbetçilere seslendi. "Size 81 vilayetin selamını getirdim" diyen Davutoğlu, "Burada Türkiye'nin bütün renkleri var. Seçim startını bu yüzden Almanya'dan verdik Haydi Bismillah" ifadelerini kullanarak konuşmasına başladı. İşte Davutoğlu'nun konuşmasından çarpıcı satır başları: "Sizler bizim Avrupa'da onurumuzun vakarımızın temsilcileri oldunuz tahta bavullarla gelenler bugün 100 bin işletmenin sahibi oldu. Sizden beklentimiz dilinizle dininizle kültürünüzle en önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti ile gurur duymanızdır. Milletimiz hiçbir kaygı duymasın bizler bu ülkeyi yönetim boşluğuna düşürmeyiz." diyen Davutoğlu, blok siyasetine değinerek, "Bir yerde blok siyaseti vardı biz birlik siyaseti dedik. Bir parti hayır siyaseti dedi, seçime hayır dedi ne dediysek hayır dedi. Biz ona karşı millet ne diyorsa ona evet dedik. Ümit ederiz ki bir daha dönüp de bize karşı blok oluşturmaya kalkmazlar. Bilsinler ki ne blok oluşursa oluşsun o bloku aşar, milletle buluşur geleceğe yürürüz."
Vatan

SPOR

CEV Avrupa Şampiyonası yarı finalinde Hollanda'ya 3-0 yenilen Filenin Sultanları, bugün saatler 15.00'i gösterirken Sırbistan ile bronz için oynayacak. İlk teknik molaya 8-6 geride giren kızlar, ikincide de 16-14 mağluptu.. Takım olarak etkili oynayan Hollanda karşısında, Polen'in silik kaldığı ilk seti Neriman'ın çabasına rağmen 25-22 kaybettik. 2. sette üst üste sayılar alan Hollanda, 2. teknik molaya 16-11 önde girdi. Portakalların çabuk hücumu karşısında blok yapamadığımız seti 25-18 geride bitirdik. 3. Sette de ilk teknik molaya 8-4 mağlup giren ay yıldızlı kızlar, ikincide ise 16-10 gerideydi. Nilay ve Hande'nin girişiyle toparlanan Sultanlar, rakibin servis hataları nedeniyle 3 kez set sayısı attığı ve çok iyi mücadele ettiği seti 28-26, karşılaşmayı da 3-0 kaybetti. Ay yıldızlı kızlar, Avrupa Üçüncüsü olabilmek adına Rusya'ya 3-1 yenilen Sırbistan'la kozlarını paylaşacak.
Hürriyet

Süper Lig'de Fenerbahçe ve UEFA Avrupa Ligi'nde Sporting ile üst üste zorlu maçlar oynayan Beşiktaş bugün de Eskişehirspor deplasmanında 3 puan mücadelesi verecek. Teknik Direktör Şenol Güneş, kritik müsabaka öncesi oyuncularıyla yaptığı toplantıda yorgun olmalarına rağmen Eskişehir'den galibiyetle dönmeleri gerektiğini söyledi. Sezona kötü başlayan ve son olarak Bursaspor deplasmanından yenilgiyle ayrılan Eskişehirspor'un, Beşiktaş karşısına galibiyet için çıkacağını dile getiren Güneş'in, "Bu maçtaki işimiz herkesin düşündüğü gibi kolay değil. Eskişehirspor kazanmak için elinden geleni yapacaktır. Bize karşı kapalı bir savunma ile oynayacaklarını düşünüyorum. Bu nedenle rak i p savunmayı açabilecek duvar paslarını sık sık tekrarlamanız gerekiyor" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Siyah-beyazlı hocanın özellikle Mario Gomez'in ceza sahası içinde sık sık topla buluşturulmasını isteyerek, "Gençlerbirliği deplasmanında kapalı savunmaya karşı zorlanmıştık. Hücumda çok hareketli olursanız kilidi açmamız kolaylaşır. Bu nedenle hem sabırlı hem de çabuk oynamamız gerekiyor. Milli araya 3 puan alıp lider girmemiz lazım" diyerek oyuncularından 3 puan istediği aktarıldı. Şenol Güneş, Eskişehirspor'un deneyimli golcüsü Theofanis Gekas için savunma oyuncularına da özel uyarılarda bulundu. Beşiktaş'ın teknik patronu, stoperler Ersan Gülüm ve Rhodolfo'dan savunma arkasına sık sık koşu yapan Yunan golcüye boş alan bırakmamalarını istedi.
Milliyet

Süper Lig'de şampiyonluk parolasıyla başlanan sezonda Galatasaray ve Osmanlıspor'un ardından sahasında Torku Konyaspor'a mağlup olan Trabzonspor'da büyük bir şok ve öfke patlaması yaşanıyor. Bordo-Mavili taraftarlar, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Teknik Direktör Şota Arveladze ve Sportif Direktör Süleyman Hurma'nın yanı sıra hakemlere kazan kaldırdı. Taraftarlar, Konyaspor maçının ardından "İstifaya" davet ettikleri Başkan Hacıosmanoğlu'nu verdiği sözü tutmamak ve kendilerini oyalamakla suçluyor. Hedef tahtasına ikinci olarak Şota Arveladze ile Süleyman Hurma oturtuldu. Gürcü teknik adamın, takımı iyi hazırlayamadığı, oyun sistemini oturtamadığı ve değişikliklerde hata yaptığı belirtiliyor. Arveladze'nin N'Doye'de ısrar edip, Cardozo'yu kulübede oturtması da yanlış olarak değerlendiriliyor. Sportif Direktör Süleyman Hurma'ya ise kaleci Onur Recep Kıvrak'la yaşadığı kriz ve Şota Arveladze'nin kadro seçimine müdahele ettiği gerekçesiyle tepki var. Trabzonspor taraftarının öfke kustuğu bir başka merci ise hakemler ve Futbol Federasyonu. Öncelikle Galatasaray maçında Cüneyt Çakır'ın penaltılarını vermediğini savunan Bordo-Mavililer, Süleyman Abay'ın da haksız penaltı verip, ofsayttan atılan golü vererek haklarını gasp ettiğini ifade ediyor.
Star

F.Bahçe Kulübü, Başkan Aziz Yıldırım ve Yönetici Şekip Mosturoğlu'nun PFDK'ya sevki üzerine sert bir bildiri yayınladı. Bildiri şöyle: "TFF, geçen iki haftalık süreçte yaşananları yeterince anlayamamış. TFF'ye, TFF yargı kurullarının, kulüpten kulübe, kişiden kişiye değişen kararlar aldığı, bu tip kararların hakemler tarafından özel olarak "manalandırıldığını" ve müsabaka sonucuna tesir eden hakem hatalarına tesadüf edildiğini önce yazılı, sonra basın toplantısı yapmak suretiyle bildirmiştik." "Uyarılarımızın ardından atamalarda genç ve yeni hakemlerin tercih edildiğini görünce TFF'nin hatasını kabul ettiğini düşünerek umutlandık ve teşekkür ettik. TFF'nin de teşekkürle yanıt vermesi umudumuzu arttırdı. Fakat iki gün önce yapılmış ve içeriğinde hakaret ihtiva etmeyen, hakemlik kurumuna yönelik düşüncelerin paylaşıldığı basın toplantısı sebebi ile Yıldırım ve Mosturoğlu'nun PFDK'ya sevki TFF için umutlanmamızın yersiz olduğunu gösterdi." "TFF yargı kurullarının; TFF bağlılarını "manalandırma" düşüncesini sürdürdükleri anlaşılmaktadır. TFF'nin her türlü uygulaması TFF Genel Kurulu'nun denetim ve gözetiminde olup, TFF Genel Kurulu'nu oluşturan kulüplerin TFF'den hesap sorma hak ve yetkisi vardır. TFF Genel Kurulu'nu oluşturan üyeleri bulunan kulübümüz de her vesile ile TFF'den uygulamaları ile alakalı olarak hesap sorma hak ve yetkisini kullanacaktır.
Star

G.Saray, Başakşehir engelini 2- 0'lık skorla geçti. 22'de Carol'un sıfırdan yaptığı ortaya, Podolski dokundu, Volkan son anda kornere çeldi. 30'da Emre'nin pasında Visca'nın uzaktan çektiği şut auta çıktı. 32'de Sneijder'in yarım röveşatası auta gitti. 45'te Emre, Mehmet'i gördü. Onun vuruşunda Muslera müthiş bir refleksle gole izin vermedi. 50'de Edin Visca soldan vuruşunu yaptı, ancak kaleci Muslera iki hamlede kontrol etti. 65'te Sneijder'in serbest vuruşunda top barajdan döndü. 73'te Umut Bulut'un pası sonrası Bilal ceza alanı önünden şansını denedi ama top auta gitti. 77'de Carole'ün ortasında Podolski arka direkte topu göğsüyle düzeltip vurdu: 1-0. 79'da Umut'un kafayla aşırttığı top kalecide kaldı. 81'de Visca'nın şutunda top direğin dibinden auta çıktı. 84'te Sneijder çevirdi, Umut dokundu: 2-0.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme