8 Ekim 2015 Perşembe

08.10.2015 Genel Gündem

08.10.2015

GÜNDEM

Bombalı Araçla Karakola Saldırı
Van'ın Başkale ilçesi Eşmepınar Jandarma Karakolu'na önceki akşam bomba yüklü araç, roketatar ve otomatik silahlarla saldıran PKK'lı teröristlerden 1'i ölü olarak ele geçirildi. Çatışmada 14 asker ise yaralandı. Batman ve Siirt'te de dün akşam PKK'nın gençlik kolu YDG-H'li teröristlerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Batman'da 4 kişi yaralandı. Sokağa çıkma yasağı uygulanan Diyarbakır Bismil'de PKK'lıların bir kamu bankasına ait para nakil aracından 110 bin lira gasp ettiği ve ilçe genelinde düzenlenen operasyonlarda 4 PKK'lının öldürüldüğü açıklandı. Van Valiliği, Başkale'ye 50 kilometre uzaklıktaki Eşmepınar mahallesi yakınında bulunan Eşmepınar Jandarma Karakoluna bir grup PKK'lı terörist tarafından önceki gece saat 18.35'te yapılan saldırı ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, saldırının bomba yüklü araç, roketatar ve uzun namlulu silahlarla yapıldığı "Saldırıya görevli askerlerimizce anında ateşle karşılık verilmiş, çatışma sonucunda 14 personel hayati tehlike arz etmeyecek şekilde yaralanmıştır. Çıkan çatışmada 1 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir" denildi. Batman'ın Bağlar ve Çamlıtepe mahallelerinde önceki akşam saat 21.00 sıralarında polis, Bağlar ve Pazaryeri mahallelerinin kesiştiği noktada, çok sayıda piknik tüpüyle güçlendirilmiş bomba düzeneği olduğunu tespit etti. El yapımı patlayıcının imha edilmesinin ardından yasadışı göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Olaya karışan 4 kişi yaralı olarak yakalandı. Siirt kent merkezinde önceki akşam saat 21.00 sıralarında, YDG-H üyeleri ile bunları dağıtmak isteyen güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Grup, bu 3 caddede barikat kurarak, yolu trafiğe kapatmak istedi. Polis de gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale etti. Diyarbakır Valiliği, sokağa çıkma yasağı bulunan Bismil'de PKK'lıların bir kamu bankasına ait para nakil aracından 110 bin lira gasp ettiğini, ilçe genelinde düzenlenen operasyonlarda 4 PKK'lının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Siirt'te de Aydınlar, Cumhuriyet ve Sakıpbeygo caddelerinde toplanan bir grup terör örgütü mensubu ile yandaşı, barikat kurdukları yolları trafiğe kapattı. Güvenlik güçlerine saldıran grup içerisinden uzun namlulu silahla ateş edildi. Kaçan teröristlerin yakalanması için operasyon başlatıldı. Şırnak'ın Silopi ilçesindeki 8 mahallede, Valilik kararı ile dün akşam saat 20.00'dan itibaren, ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yapılan açıklamada, "İlimiz Silopi İlçesinde; Nuh, Cudi, Başak, Barbaros, Yenişehir, Karşıyaka, Şehit Harunboy ve Yeşiltepe Mahalleleri'nde, bölücü terör örgütü mensuplarının yakalanması, halkımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması için sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir" denildi.
Milliyet


Savur, Nobel'e Savurdu
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından verilen Nobel ödülleri açıklandı. Nobel Kimya Ödülü'ne Mardin doğumlu Amerika'da yaşayan Türk profesör Aziz Sancar (69) ile ABD'li Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl layık görüldü. Prof. Aziz Sancar, 2006'da edebiyat dalında Nobel kazanan Orhan Pamuk'tan sonra ikinci, bilimsel alanda ise kazanan ilk Türk oldu. Aziz Sancar, kanser tedavisinde 'ritmik saat' buluşunu yaparak dünya çapında tanınmıştı. Nobel Komitesi'nden yapılan açıklamaya göre; Sancar, Lindahl ve Modrich 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü, hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmalarıyla kazandı. Bilim insanları Sancar, Modrich ve Lindhal'in kazandığı 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon TL) para ödülü, Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta Oslo'da düzenlenecek törenle verilecek. Aziz Sancar, 1946'da okuma yazma bilmeyen ancak çocuklarını okutmak için mücadele eden sekiz çocuklu bir anne ve babanın oğlu olarak Mardin'de dünyaya geldi. 8 kardeşin 7'ncisi olan Sancar, 1963'te girdiği İstanbul Tıp Fakültesi'nden 1971'de mezun oldu. Sancar mezun olduktan sonra doğduğu Mardin Savur'da iki yıl köy doktorluğu yaptı. Sancar, bir röportajında köy doktorluğu yaptığı günlerini, "Bazen köy doktorluğunu sürdürmediğime pişman oluyorum. O yıllarda bir doktor, halkın yaşamını muazzam şekilde değiştirebilirdi" demişti. Kuzey Carolina'da Chapel Hill'de yaşayan Sancar çifti, Türk öğrenci ve akademisyenlere yardımcı olmak için kurdukları Aziz ve Gwen Sancar Vakfı (AGS Foundation) ile faaliyetlerini yürütüyorlar. Prof. Dr. Sancar, Nobelprize.org muhabirine, "Haberi telefonda eşim öğrendi. Sakin olabilmek için elimden geleni yaptım. Türkiye'de kutlayacaklarına eminim. Dolayısıyla ülkem için ayrıca gurur duyuyorum" diye konuştu. Daha sonra bir TV kanalına konuşan Sancar, "Kendim ve memleketimin adına çok sevindim. Çünkü bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımının kaynağı oldu. O bakımdan ana vatanıma çok minnettarım. 5-10yıl içinde ülkemden Nobel Ödülü alacak başka bilim adamları da çıkacak. Türk milletine sevgi ve selamlarımı iletiyorum" dedi. Prof. Sancar, ödül sonrası açıklamasında, "DNA onarımı mekanizması üzerinde 35 yıldır çalışıyorum. Tıp alanında bir ödül alırım diye düşünüyordum" dedi. Aziz Sancar, Mardin'deki ailesini ise şöyle anlattı: "İlk ve orta okulu Savur'da, liseyi Mardin'de okudum. Annem ve babam okuyup yazamasalar bile çocuklarını okutmaya önem verirlerdi. 8 kardeşin hepsi üniversiteden mezun olduk" dedi.
Vatan
 
Gaziantep'te Işid Darphanesi!
Geçtiğimiz aylarda kendi kontrolü altındaki bölgelerde geçerli olmak üzere para bastırdığı iddia edilen terör örgütü IŞİD'in bu işlem için Gaziantep'te adeta bir darphane kurduğu ortaya çıktı. İlde yapılan operasyonda para baskı kalıpları ele geçirildi. Yakalanan 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu. Gaziantep Valiliği'nden yapılan açıklamada, IŞİD Terör Örgütünün Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin ve olası terör eylemlerinin bertaraf edilmesi, Türkiye üzerinden çatışma bölgelerine malzeme temin eden, terör örgütüne militan teminine yardımcı olan şahısların faaliyetlerinin engellenmesi amacıyla çalışma yapıldığı belirtildi. Buna göre, Şahinbey ilçesi Savcılı Mahallesi Türkmenler Caddesi üzerinde yapılan kontrollerde, IŞİD terör örgütünün para basımı için kullandığı malzemeler bulundu. Olayla ilgili 6 yabancı uyruklu şahıs yakalandı. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün şahısların araçlarında ve iş yerlerinde yaptığı aramalarda, IŞİD terör örgütünün para basımında kullandığı 12 adet IŞİD para baskı kalıbı, 2 ayrı çeşit IŞİD parasının ön ve arka yüzüne ait 4 çeşit 56 adet para kalıbı, 4 adet para kesme kalıbı, 20 adet baskılara ait piston çubuğu ele geçirildi. Yakalanan 6 kişinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 108, 0834-108, 2478                            
ABD Doları 2, 9373-2, 9411
Euro 3, 3085-3, 3139
İngiliz Sterlini 4, 4966-4, 5114                  

Santral Göçü
Dolar kurunun beklenen seviyelerin üzerinde seyretmesi, baskılanan elektrik ve doğalgaz tarifeleri, çapraz sübvansiyon uygulaması ve elektrikte ortaya çıkan arz fazlasına bağlı olarak düşük seyreden piyasa fiyatlarının da etkisiyle, enerji sektörü zor bir dönemden geçiyor. Türk yatırımcısı ise çareyi Afrika'da aramaya başladı. Türkiye'de elektrik üretimi kârlı olmayan doğalgaz santralleri bir bir sökülüp, Afrika gibi acil elektrik ihtiyacı olan ülkelere taşınıyor. Ancak sektör endişeli. Bugün ortaya çıkan arz fazlası tablosunun ileride kuraklık yaşanan bir yılda tam tersine dönebileceğini ve çok fazla doğalgaz santralinin devre dışı kalmasının arz güvenliği açısından sıkıntı yaratabileceğini savunanlar da var. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yetkililerinin verdiği bilgiye göre, amortismanlarını tamamlayan 1000 megavata (MW) yakın kapasite için sonlandırma müracaatı var. EPDK yetkilileri, "Gaz fiyatı yüksek, bu santraller işletme giderlerini karşılayamıyor. Doğal bir seleksiyonda gidiyor. Taşıma daha avantajlı oluyor. Özellikle Afrika ülkelerinde talep var. İran'da da doğalgazdan elektrik üretmek avantajlı çünkü yerli kaynakları" şeklinde konuşuyor. Yeni teknolojiye sahip santrallere göre daha düşük verimli olan doğalgaz santralleri başta olmak üzere piyasa koşullarında kârlı elektrik üretimi yapamayan tesislerin devre dışı bırakılması süreci hızlandı. Düşük verimli doğalgaz santrallerini, emisyon değerleri yüksek ve pahalı olan fuel-oil, motorin gibi yakıtlarla çalışan termik santraller izliyor. Elektrik üretim lisansları sonlandırılan bu santraller, demonte edilerek genellikle Afrika ülkelerine taşınıyor. Sarempet Enerji Genel Müdürü Ali Rıza Öner, elektrik üretiminin yüzde 44'ünün doğalgaza dayalı termik santrallerden yapıldığına işaret ederek, "Mevcut durumda, fiyatların en yüksek olduğu haziran ortası ile eylül sonu ile aralık-şubat ayları haricinde yüzde 58 verimin altındaki kombine çevrim santrallerinin maalesef çalışma şansı yok. Serbest elektrik üreticileri, finansman fizibilitelerini minimum 7 bin 200 saat üzerinden yaparken, son 2 yılda bu oran 2 bin 500 saat çalışma sürelerine dahi zor çıktı. Bu sebeple birçok doğalgaz santral yatırımcısı, bölgede kendine yeni ülkeler seçiyor. Gaz fiyatının yüksek olması, elektrik fiyatlarının düşük olması sebebi ile öncelikle düşük verimli santraller olmak üzere İran, Kazakistan ve bazı Afrika ülkelerine yöneldi. Afrika'nın tüm bölgelerinde enerji sorunu yaşanıyor ve elektrik talebini karşılamada yetersiz kalan Afrika ülkelerinin verdiği alım garantileri, ikinci el santral piyasasını canlı tutuyor"dedi.
Hürriyet

Piyasa İstikrara Oynuyor
Gelişmekte olan piyasalar içerisinde haftalardır en çok hırpalanan Türkiye, seçime sayılı günler kala pozitif ayrışmaya başladı. Seçimlerden AK Parti'nin "tek başına iktidar" veya "muhtemel bir koalisyonda lokomotif ortak" olarak çıkacağını öngören piyasalar, bu beklentileri fiyatlara yansıtmaya başladı. Borsa İstanbul endeksi, özellikle banka hisselerinde yoğunlaşan yabancı alışlarıyla, 13 Ağustos'tan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı ve 78.500 puanı aştı. Küresel piyasalarda geçen haftanın son işlem gününde açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından artan risk iştahı, döviz kurları ve faizlerin de düşüşünü hızlandırdı. Dolar, cuma günü 3,0370 seviyelerinden başladığı düşüşünü dün de sürdürerek 2.92 seviyesine kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi ise, haftanın ilk yarısında gerçekleştirilen tahvil ihalelerinin başarılı şekilde sonuçlanmasının ardından yüzde 11.40 seviyelerinden yüzde 10.85'e indi. Analistler, borsanın 77.500 puan üzerinde tutunması durumunda yeni hedefin 79.400 olacağını kaydediyor. Veri gündeminin zayıf olması sebebiyle piyasalarda iç dinamiklerin öne çıktığını aktaran analistler, 76.200 seviyesinin ise destek konumuna geldiğini dile getiriyor. Dolar tarafında ise FED'in faiz artırımına ilişkin beklentilerin ötelenmesi, yeni dipleri gündeme getirebilir. Analistler, pozitif havanın devamı halinde kısa vadede doların 2.90 seviyesine kadar geri çekilebileceğini öngörüyor.
Türkiye

Piyasada Düzeltme: Dolar 2.91 Tl Oldu
ABD'de son istihdam verisinin kötü gelmesinin ardından ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımını 2016 yılına erteleyebileceği beklentilerinin piyasalarda yarattığı rahatlama sürüyor. Gelişmekte olan ülkelerin piyasalarına para girişi yaşanırken fiyat hareketlerinin de seyri değişiyor. Bankalarla birlikte BİST 100 endeksi 78.000 seviyesinin üzerine yükselirken dolar kuru 2.9165 TL'ye kadar geriledi. Dolar kuru son 5 haftanın en düşük seviyesine indi. Dolar/TL'de teknik olarak oluşan ikili zirve formasyonu satışları beraberinde getirdi. İkili zirve formasyonunun hedef destek seviyesi 2.90 - 2.89 seviyelerinde bulunuyor. Dolar/TL'nin aşağı hareketinde bu seviyelerde destek bulması ve yönünü yeniden yukarı çevirmesi halinde hedefi 3.07 seviyesinin üzerinde olacaktır. Yeni para girişi ile 2.90 seviyesinin altına sarkmalar geçici olacaktır. Dolar/TL en son geçtiğimiz kurban bayramında 3.0750 seviyesine kadar yükselmişti. Kurda satışların artması döviz açığı olan şirketler için fırsat yaratıyor. Kurdaki gerileme ve dolar bazında aşırı gerileyen hisse senetlerine gelen taleple yükselişe geçen BİST 100'de ise çıkış sürüyor. Endeks dün 78.626 seviyesine kadar çıktı. Borsa İstanbul'da yükselişin hedefi 80.000 - 81.000 seviyelerinde bulunuyor. Dolayısı ile bu seviyelere doğru yaklaşıldıkça kâr satışlarını görebiliriz. BİST 100 için direnç seviyelerine yaklaşılmış olması nedeni ile biraz daha temkinli bir hareket gözlenebilir. Banka sektörü hisseleri son bir haftada yüzde 8.16 değer kazanırken sanayi sektörü hisseleri yüzde 3.85 prim yaptı. BİST 100'deki değer artışı ise yüzde 5.75. Banka hisselerinin endeksten hızlı yükseldiği gözleniyor.
Milliyet

'Performansa Ben De Şaşırdım'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bu yılki bütçe performansımız beni de şaşırtacak ölçüde iyi" dedi. BloombergHT'nin sorularını yanıtlayan Şimşek "POS cihazı ile fişleri birleştirdik. Bu bizim matrahımızı 11 milyar lira arttı. Yılın ilk 8 ayında fazlamız bile oldu. Bütçemizin ekonomideki aşağı yönlü risklere gücü var. Bütçede büyük başarı var, bozmamamız lazım" dedi. Asgari ücrette iyileştirmenin bazı sektörlere rekabet konusunda olumsuz etkisi olabileceğini, bunu telafi edecek çalışmalar olabileceğini ifade eden Şimşek, "İlk defa sektörel olarak rekabet-asgari ücret ilişkisini değerlendireceğiz. OVP'nin ruhuna sahip çıkacağız" dedi. Mali disiplin ile yola devam edeceklerini aktaran Şimşek, "Vaatler bütçe açığına yüzde yarım bile yansımayacak. Bütçenin gelir ayağında iyileşme bekliyoruz. Vergi artışı öngörmüyoruz" dedi. En önemli risk faktörünün siyasi belirsizlik olduğuna dikkat çeken Şimşek, "Dışarıda hukuk devleti, şeffaflık gibi reformlarda duraklama algısı var. Suriye'de olup bitenler enerjimizin bir kısmını alıyor" diye konuştu.
Vatan

1 Füzeyle 2 Kuş
Dünyanın en büyük petrol üreten ve ihraç eden ülkeleri arasında yer alan Rusya'nın Suriye'ye askeri müdahalesi, petrol fiyatlarını 1 ayın zirvesine taşırken, operasyonun arkasındaki nedenler arasında düşen petrol fiyatlarını yükselme isteğinin de bulunduğu iddiası, gittikçe artan taraftar buluyor. Kırım'ı ilhak sonrası AB yaptırımlarıyla karşılaşan ve para birimi Ruble'nin çöküşüyle ülke ekonomisi iyice sarsılan Rusya lideri Putin, Suriye hamlesiyle dünyada tansiyonu artırmaya devam ediyor. Bir füzeyle adeta 2 kuş vuran Rus lider, bir taraftan Esad'a güçlü desteğini gösterirken, diğer taraftan Türkiye hava sahası ihlallerini de kapsayan uluslararası kriz ortamı yaratarak petrol fiyatlarını yükseltti. Brent petrolün varil fiyatı, analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 50 doların üzerine çıktı ve 52.21 dolarla yaklaşık 1 ayın en yüksek seviyesini gördü. Hazar Denizi'ndeki 4 Rus gemisinden IŞİD mevzilerine füze yağdırıldığı dün de yukarı yönlü seyrini 4'üncü güne taşıyan Brent petrolün varil fiyatı, 52.92 dolarla 1 Eylül'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, Brent petrolün varil fiyatının, Rusya'nın Suriye'de gerçekleştirdiği hava saldırıları sonrasında yükselişe geçtiğine işaret ederek, ABD'de petrol stoklarındaki gerilemenin de fiyatlardaki yukarı yönlü seyre ivme kazandırdığını vurguluyor. Petrol piyasasında özellikle son iki gündür alımların yoğunlaştığına dikkati çeken analistler, Brent petrolün varil fiyatının 52.6 doların üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda, 55 dolar seviyelerinin gündeme gelebileceğini dile getiriyor. Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Volkan Özdemir, Rusya'nın müdahalesinin arkasındaki temel amaçlardan birinin, petrol fiyatlarını varil başına 60 dolar seviyesine çıkartacak uluslararası kriz ortamını yaratmak olabileceğini iddia etti. Rusya 2016 bütçesini 60 dolarlık varil fiyatına göre hazırlamıştı. Rusya Federal Gümrük Servisi, 5 ayda Rusya'nın petrol ihracatından gelirinin geçen senenin aynı dönemine kıyasla 1.7 kat azalarak 39.8 milyar dolara gerilediğini açıklamıştı.
Vatan

Kalkınma İçin Kadınların İş Hayatında Olması Şart
W20'nin Türkiye Organizasyon Komitesi olan Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD), Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) zirveye ilişkin bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan, bir ülkenin ekonomik refahı ve kalkınmışlığı açısından kadının iş gücü piyasası içinde yer almasının son derece önemli olduğunu söyledi. Bakan Gürcan, "G20 altında yapılandırılan başlı başına bir açılım grubu, Kadın 20 (W20), hayata geçirilmiştir. Ülkemizin belirlediği önceliklerden özellikle 'kapsayıcılık' hedefine çok büyük katkıda bulunacağını düşünüyorum. Kadınların çalışma yaşamına dahil olmaları aynı zamanda sosyal kalkınmanın da önemli bir koşuludur" diye konuştu. Bakan Gürcan, 2014 yılı Mayıs ayında yürürlüğe giren "Ulusal İstihdam Stratejisi"nde de kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve kayıt dışı çalışma oranlarının azaltılmasına yönelik somut hedeflere yer verildiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "W20'nin belirlediği öncelikli politika alanlarını, gerek ülkemizin konuyla ilgili politika metinleri gerekse Türkiye Dönem Başkanlığında G20'nin benimsediği üç temel öncelik olan 'Küresel Toparlanmanın Güçlendirilmesi ve Potansiyelin Arttırılması', 'Dayanıklılığın Arttırılması' ve 'Sürdürülebilirliğin Desteklenmesi' ile örtüştüğünü düşünmekteyim. G20'nin bundan önce benimsediği taahhütlere ulaşmada ve bundan sonraki dönemlerde ekonomik büyümenin toplumsal cinsiyete duyarlı ve kapsayıcı şekilde olmasına katkıda bulunacak önemli bir belge çıkacağına inanmaktayım." TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut ise şu değerlendirmeyi yaptı: "G20 açılım grupları arasında geç de olsa, Women 20'nin yer almasının sadece kadınlar için değil, ekonomiye katkıları düşünüldüğünde dünya için de bir kazanımdır" dedi. W20'nin Türkiye'nin dönem başkanlığında kurulmuş olmasından dolayı mutlu olduklarını kaydeden Bulut, "W20 Türkiye Komitesi'nde görevlendirilmiş olmaktan mutluyuz ve kadınların bu süreçte daha katılımcı olmaları için elimizden gelen herşeyi yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" dedi.
Vatan

Apple Her Alanda 1'ci
Piyasa değeri açısından dünyanın en değerli şirketi olan Apple, geçtiğimiz günlerde de yeni iPhone satışları ile rekor kırmıştı. Apple iki yeni alanda daha birinci oldu. ilki çalışan başına gelir. Teknoloji şirketlerinin en dikkat çekici özelliklerinden biri de az çalışanla çok gelir elde etmektir. ABD'li Expert Market şirketinin analistleri de bunu ortaya çıkaran bir araştırma yaptı. Geliri en yüksek 100 ABD'li şirketi inceleyen analistler, petrol şirketleri dahil çalışan başına ortalama gelirin 1.3 milyon dolar olduğunu ortaya çıkardı. Apple ise bu listede çalışan başına 1 milyon 865 bin 306 dolarla ilk sırada yer aldı. Apple'ın çalışan başına 1 milyon 154 bin 896 dolar gelirle Google takip etti. Bir başka birincilik haberi ise vergi saklamayla ilgili. Fortune 500'deki dört şirketten üçü offshore iştirakleri sayesinde ABD Hazinesi'nden vergi kaçırıyorlar. ABD'li dev şirketler vergi cennetlerinde açtıkları bazen sadece tabela ya da posta kutusundan ibaret şirketlerinde 2008-2014 arasında 2.1 trilyon dolar kâr etmişler. ABD bu nedenle yıllık 90 milyar dolar vergiyi kaybediyor. Muhasebe oyunları yapan şirketlerin başında da Apple geliyor. Apple offshore ülkelerdeki 3 şirketinde 181 milyar 100 milyon lira tutuyor. Bu miktarı ABD'de tutsa 59.2 milyar dolar vergi vermek zorunda kalacak. Listenin başında Apple var ama listede kimler yok ki ilaç devi Pfizer 151 offshore şirketinde 74 bin dolar, Cisco systems 59 şirkette 52 milyon 700 bin, GE 18 şirkette 119 bin dolar tutuyor. Offshore'da en çok para tutan ilk 30 şirket vergi cenneti ülkelerde kurdukları toplam 1.225 şirkette toplam 1 trilyon 402 milyar doları ABD'den kaçırmış.
Star

DÜNYA

'Bana kasım süleymanı'yı yollayın'
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü'nün Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani'nin (58) geçen temmuz ayında gizlice Moskova'ya gittiği yolunda haberler çıkmıştı. Ancak bu iddialar doğrulanmamıştı. Şimdi İngiliz Reuters haber ajansı, bu görüşmeyle ilgili perde arkasını konu alan bir haber yayınladı. Buna göre İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney, Moskova'ya Vladimir Putin'le biraraya gelmesi için üst düzey temsilcisini yolladı. Aracı 'Esad'ı kurtarma şansı var" mesajı verince Putin'in ona "Pekala müdahil olacağız. Bana Kasım Süleymani'yi yollayın" dediği öne sürüldü. Bunun üzerine görüşme temmuz ayında Moskova'da gerçekleşti. Reuters'a konuşan bir kaynak, "Süleymani, masaya bir Suriye haritası yatırdı. Ruslar alarm halindeydi, (Esad) rejiminin büyük tehlike altında olduğunu düşünüyorlardı. İranlılar, onları, hâlâ inisiyatif sağlamanın mümkün olduğuna ikna ettiler. Süleymani, tüm kozların henüz tükenmediğine dair onları ikna edici bir rol oynadı" dedi. İran ve Rusya zaten çok önceden Esad'ın nasıl güçlendirilebileceğini görüşmeye başlamıştı. İran, Suriye ordusunun desteklenmesi için Şii milisleri devreye sokmuş, İran Devrim Muhafızları komutanlarını Suriye'ye yollamıştı. Tahran, Suriye'de askeri kayıp bile vermişti. Soğuk Savaş'tan bu yana Suriye'nin yanında yer alan Rusya da savaş boyunca Şam rejimine silah vererek desteğini sürdürmüştü. Reuters'a konuşan bir yetkili, "Hamaney, operasyonu İran adına yürütmek için Süleymani'yi görevlendirmişti, detayları görüşmek için Moskova'ya gitti. O zamandan bu yana da birçok kez Suriye'ye seyahat etti" dedi. Rusya ve İran, askeri hedefin, Suriye'deki İran güçleri, Suriye rejimi ve Lübnan Hizbullah'ının kara operasyonlarını destekleyecek şekilde olması konusunda da uzlaşmaya vardı. ABD ile de müttefik olan Irak'ta ortak bir operasyon merkezi kuruldu. Şimdi merkezlerden biri Şam, diğeri ise Bağdat'ta bulunuyor. Ajansa konuşan bir yetkili, "Süleymani neredeyse Şam'da yaşıyor. Ya da sürekli gelip gidiyor diyelim. Onu Esad ile komuta merkezindeki toplantılar arasında görmeniz mümkün" diye anlatıyor.
Hürriyet

Çarşafl Merkel Tartışma Yarattı
Alman devlet televizyon kanalı ARD'nin Şansölye Angela Merkel'in 'çarşaflı' fotomontaj görüntüsünü ekrana taşıması tartışmaya neden oldu. "Bericht aus Berlin" (Berlin'den Rapor) isimli programda yayımlanan görüntülerde Alman Federal Meclisi'nin bulunduğu bölge cami minareli bir alan olarak yansıtıldı. Görüntüyü ekrana getiren ARD, İslam karşıtı tutum almakla suçlandı. Öte yandan, Forsa isimli anket şirketinin yaptığı 2017 yılındaki Almanya genel seçimi anketinde, Şansölye Merkel'in Hıristiyan Demokrat Partisi'nin (CDU) bir önceki seçime göre yüzde 2.5 oy kaybettiği belirtildi. PEGİDA eylemlerinin ardından kurulan Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy oranı ise yüzde 7 olarak açıklandı. 2015 yılında 1.5 milyon mülteci alması beklenen Almanya'da mülteci karşıtı siyasi oluşumlardaki yükseliş dikkat çekiyor.
Milliyet

Yüz Binlerce Mülteci Geri Gönderilecek
Brüksel, her geçen gün artan mülteci akınına karşı radikal adımlar atmaya hazırlanıyor. İngiliz The Times gazetesinin ele geçirdiği gizli belgelere göre Avrupa Birliği (AB), önümüzdeki haftalarda sığınma başvurusu reddedilmiş yüz binlerce göçmeni ülkelerine geri gönderecek. Bugün AB bakanları tarafından görüşülecek eylem planına göre Eritre, Nijer gibi Afrika ülkelerinde Avrupa'ya gelmiş göçmenler ilk etapta yollanması planlanan grupta yer alıyor. Bahsi geçen ülkelerin vatandaşlarını geri almamaları halinde, AB üyesi ülkelerden aldıkları mali yardımların kesilmesiyle ayrıca ticaret ve vize anlaşmalarının da iptal edilmesiyle 'tehdit edileceği' belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, Suriye, Afganistan, Libya gibi çatışmaların olduğu ülkelerden gelen, ancak sığınma başvuruları reddedilen mültecilerin de plan kapsamında geri gönderilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu vurguluyor. 'Geri dönüş eylem planı' adı verilen mültecileri geri gönderme operasyonunun, AB'nin sınır güvenlik ofisi Frontex bünyesinde kurulacak yeni bir birim tarafından organize edileceği kaydedildi
Vatan

Tazminat Kazandı
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın sevgilisi aktrist Julie Gayet, Versailles Sarayı'nda gizlice çekilen fotoğraflarını yayınlayan 2 magazin dergisine karşı açtığı davayı kazandı. Mahkeme, Voici ve VSD adlı dergilerin Gayet'e bin 500'er Euro tazminat ödemesine karar verdi. Geçtiğimiz nisan ayında yayınlanan fotoğraflarda Gayet ile babası ve cumhurbaşkanlığı yetkilisi Jean- Pierre Jouyet Versailles Sarayı'nda birlikte görünüyordu. Hollande Ocak 2014'te eski sevgilisi Valerie Trierweiler ile resmen ayrıldığını duyurmuştu. Gayet o tarihten bu yana Hollande'ın resmi konutu Elysee Sarayı'nda kalıyor.
Vatan

Havadan Denizden
Suriye ordusu, Hama, Humus, Lazkiye ve İdlib'de Rus hava güçlerinin desteğindeki operasyonlarına devam ediyor. Bölgede muhaliflerin bulunduğu kasabalar Rus uçakların bombardımanına tabi tutulurken, operasyonlar kapsamında ilk kez Halep de hedef alındı. Bölgedeki sivil yerleşim alanını hedef alan saldırılarda biri çocuk 9 sivilin hayatını kaybettiği 10 sivilin de yaralandığı belirtiliyor. Operasyonlarına deniz filosunu da dahil eden Rusya, Suriye operasyonunu Hazar Denizi'ne konuşlandırdığı savaş gemilerinden fırlattığı füzelerle gerçekleştirdi. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, "Teröristlere karşı Rusya Hazar Filosu gemilerini de faaliyete geçirdik. 4 gemi 11 hedefe 26 roket fırlattı" dedi. Şoygu olay sırasında sivillerin zarar görmediğinin öne sürdü.. Bölgede uzun süredir devam eden hava operasyonları ve kara operasyonu beklentisinin sivilleri İdlib'in kuzeyine doğru göçe zorladığı belirtiliyor. Özellikle Hama'nın kuzey kesimlerinde muhaliflerin denetiminde olan bölgelerden 45 bin ila 80 bin arasında bir göç dalgasının yaşanabileceği belirtiliyor. Bu arada Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Esad rejiminin halkına karşı varil bombası kullanmasını durdurmasını amaçlayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı üzerinde çalıştıklarını bildirdi.
Star

Devlet Destekli Yahudi Zulmü
İsrail'de devlet desteğini de arkalarına alan Yahudi yerleşimciler Filstinlilere yönelik saldırılarını arttırdı. Bir Filistinli kadın Yahudi bir yerleşimci tarafından vurularak ağır şekilde yaralanırken, İsrail polisi, bölgeye girişi yasakladı. Yahudi yerleşimciler Batı Şeria'da da, bazı ana yolları trafiğe kapattığı, Filistinlilere ait evleri ve araçları taşladı. Yahudi yerleşimcileri korumaya çalışan İsrail askerleri 47 Filistinliyi gözaltına aldı. Çıkan çatışmalarda 14 kişi yaraland. İsrail'in, Filistinlilerin Mescid-i aksa'ya girişini engellemesi sebebiyle eylül ayından bu yana gerginlik yaşanıyor. İsrail polisi, pazar akşamından beri Aksa'ya 50 yaş altı Müslüman erkeklerin girmesine izin vermiyor. FIFA, Filistin ile Suudi Arabistan arasında 13 Ekim'de yapılacak 2018 FIFA dünya Kupası elemeleri rövanş maçının ertelendiğini açıkladı. Kararın İsrail'in kontrol noktaları duyulan endişe nedeniyle alındığı belirtildi.
Star
POLİTİKA
Aramam Anlamsız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Belçika Kralı Philippe'in davetiyle resmi ziyarette bulunduğu Brüksel'den Japonya İmparatoru Akihito'ya konuk olduğu Tokyo'ya geçerken uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Rusya'nın ihlallerle ilgili açıklamalarının ciddiyetle bağdaşmadığını belirten Erdoğan, "Putin'le görüşecek misiniz" sorusunu ise "Yaşananlardan dolayı elbette kırgınlık içindeyiz. Bu şartlarda aramamın bir anlamı yok" diye yanıtladı. Erdoğan, şunları söyledi: NATO'nun verdiği mesaj son derece açık: Türkiye'nin hava sahasının ihlali, NATO hava sahasını ihlalidir. Rusya'nın bu ihlallerle ilgili açıklamaları ciddiyetle bağdaşmıyor. Rusya'nın Türkiye gibi kendisiyle komşu olan; dahası, üst düzey işbirliği konseyi mekanizmasının yürürlükte olduğu bir ülkeye yönelik bu tür ihlaller yapmış olması elbette hoş değil." Rusya ile gerilimin sıcak bir çatışmaya dönüşme ihtimalini bertaraf etmek için Putin'le görüşecek misiniz? Çatışma gibi bir endişe söz konusu mu? Rusya'nın böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum. NATO Konseyi'nin hemen bir olağanüstü toplantı yapması da işin ciddiyetini gösterdi. Putin'le arife günü uzun bir görüşme yaptık. Ardından Suriye'deki hava operasyonları üzerine telefon görüşmemiz de oldu. Ondan sonra neler yaşandığı ortada. Hava sahası ihlali oldu. Bu ihlaller ciddiyetle bağdaşmıyor. Yaşananlardan dolayı elbette kırgınlık içindeyiz. Bu şartlarda aramamın bir anlamı yok. Rusya da ABD de DAİŞ'le mücadele için PYD'yi destekleyeceklerini söylüyorlar. Bu konuda aynı noktada birleşmiş olmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin söz konusu olduğu bir meselede, ABD ve Rusya'nın tümüyle aynı çizgide olabileceklerini düşünmüyorum. Her şeyden önce Türkiye, ABD ile müttefik ve NATO üyesi. Türkiye'ye yapılacak bir yanlışlıkta her iki ülkenin aynı çizgide olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Mümkün değil. PYD'nin PKK ile iç içe olduğunu herkesin bilmesi lazım. Rusya, 'Irak davet ederse, DAİŞ için orada da hava operasyonu yapabiliriz' diyor. Rusya, Suriye'de DAİŞ'i vurmuyor ki! Bir kere ağızlarından kaçırarak, 'Rejime karşı her unsur bizim için teröristtir' dedi. Sonra toparlamaya çalıştı. Görünen o ki asıl derdi, Lazkiye'de üs kurmak, Suriye'de askeri varlıklarını güçlendirmek. Oraya 50 uçak gönderdiler. Ciddi bir askeri oluşum içindeler. NATO Konseyi'nden sonra, başta ABD olmak üzere tüm ülkelerin ortaya farklı bir tavır koymaları gerekecek. Mevcut durumu kabullenemeyiz. PYD'yi terör örgütü olarak görme konusunda AB'nin yaklaşımı nasıl? Görüştüklerimin hiçbiri buna 'hayır' diyemiyor. Kobani'yi anlattım. Kobani'deki sivil halk Türkiye'ye sığındı. Ama PYD'nin PKK ile alakalı olduğu apaçık ortada. Kobani'de PYD'lilerin olduğu mekânlarda bölücübaşının fotoğrafları asılı. Rusya, Türkiye için önemli bir ticari partner. Doğalgazla ilgili projeler, Mersin Akkuyu gibi projeler, nasıl etkilenir? Bu tek taraflı bir konu değil. Aynı zamanda Rusya'nın da düşünmesi gereken meseleler. Mersin Akkuyu'yu Ruslar yapmaz ise bir başkası gelir yapar. Oraya 3 milyar dolarlık bir yatırım yaptılar zaten. Dolayısıyla o konuda daha hassas olması gereken Rusya. Rusya'nın bir numaralı doğalgaz tüketicisiyiz. Türkiye'yi kaybetmek, Rusya için ciddi bir kayıp olur. Türkiye, gerektiğinde, doğalgazı çok farklı yerlerden temin yoluna da gidebilir. Rusya da iyi düşünmek durumundadır. Türkiye-Rusya arasında Üst Düzey İşbirliği Konseyi mekanizması var. Bu tür bir mekanizmayı kaybetmek herhalde Rusya açısından da yanlış olur. Biz de bunların kaybedilmesini istemeyiz elbet. Rusya'nın bunların kaybedilmesine yol açacak adımlar atması bizleri üzüyor. Bu hadiselerde duygusal davranamayız.
Hürriyet  
Mhp Neden Sessiz?
1 Kasım seçimine haftalar kala MHP'deki sessizlik beraberinde birçok soruyu gündeme getiriyor. Kulislerde "Bahçeli hasta mı?", "MHP'nin kasası tamamen mi boşaldı?", "Olası provokasyon ihtimali var diye mi?", "Bitmek bilmeyen Meral Akşener, Tuğrul Türkeş soruları nedeniyle mi?" şeklindeki sorular art arda sıralanıyor. Hemen belirtmek gerekir ki, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gayet sağlıklı ve MHP Genel Merkezi'ndeki makamında yoğun bir mesai yürütüyor. Seçime dönük il teşkilatlarıyla sürekli temasta olan Bahçeli, İzmir, İstanbul ve Ankara'da gerçekleştireceği üç büyük miting dışında gideceği bölgesel toplantılar üzerinde yoğunlaşmış durumda. Genel Başkan yardımcıları başta olmak üzere tüm yöneticilerini "makamınıza gelmeyin" diyerek sahaya süren Bahçeli, yurtdışındaki seçmeni unutmayarak özel ekipler gönderiyor. Bahçeli merkezi mitingler yerine, yerel düzeydeki yoğun temaslara ağırlık veriyor. MHP'nin kasasında para olup olmadığı konusuna gelince, maddi imkanların sınırlı olduğu çok açık. Hiçbir işadamından destek almayan, partinin elindeki hiçbir belediyenin bütçesini seçim harcamaları için yönlendirmeyen MHP, devlet hazinesinden aldığı yardımla ayakta duruyor. MHP yönetimi, milletvekili adayları ve teşkilatlara maddi sınırlarını zorlayarak çalışmaları yürütmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Mitinglerin sayısının azlığı konusunda maddi imkansızlıkların yanı sıra güvenlik sıkıntısını da dikkate almak gerekiyor. MHP yönetiminin de aklının bir köşesinde, "terör ortamında provokasyon olabilir mi" sorusunun olduğunu belirtelim. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki illerde geçmişte gerçekleştirilen mitinglerin 1 Kasım öncesi yapılmamasında olası provokasyona meydan verilmemesinden kaynaklandığı dile getiriliyor. MHP'nin sahada sık karşılaştığı sorular ise, "neden koalisyona kurmadınız, her şeye 'hayır' dediniz. Akşener'i neden aday göstermediniz. Türkeş neden ayrıldı?" şeklinde sıralanıyor. 1 Kasım'dan koalisyon tablosu çıkarsa buna kapıyı açık bırakan MHP yönetimi, daha önce açıkladığı dört ilkeden ise hiçbir zaman taviz verilmeyeceğini belirtiyor. Akşener konusunda ise, "nöbet değişimi, mahkeme kadıya mülk değil" diyen MHP, Akşener'in değerini MHP'de bulduğunu ve aday gösterilmemesinin partiden koptuğu anlamına gelmediğini, onun gibi partiden bulunan bir çok önemli isimden gelecek dönem daha çok istifade edilebileceği açıklamasını yapıyor. MHP, Türkeş'in ayrılışını ise hiç tartışmıyor, Türkeş'in, "rehin ve esir alındığını" düşünüyor. Sessiz bir fotoğraf veren MHP, 1 Kasım'a "sakin, dikkatli ve kendinden emin" adımlarla gidiyor.
Milliyet

Müezzinoğlu: Bunlar Provokatif Görüntüler
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sokağa çıkma yasağının uygulandığı Mardin'in Nusaybin ilçesinde, bir diyaliz hastasının elinde beyaz bayrakla hastaneye giderken görüntülenmesi ile ilgili olarak, "Diyaliz hastaları zaman zaman provokatif olarak medyaya veriliyor" dedi. AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu şunları söyledi: "Diyaliz hastaları zaman zaman provokatif olarak medyaya veriliyor. Cizre'de geçtiğimiz ay bir hafta süresince sokağa çıkma yasağı uygulandı ama biz 66 diyaliz hastamızı evlerinden alarak o zor koşullarda bir kısmı Silopi'de, bir kısmı Şırnak merkezde yatırarak tedavilerini hiç aksatmamak için elimizden geleni yaptık." 'Terör olaylarında en ağır bedeli Kürt kökenli vatandaşlarımız ödüyor. Vatandaş sağlık hizmetine ulaşmada sorun yaşıyor. Ateş var, silah var, molotofkokteyli, mayın döşenmiş, kazılmış yollar var. Dolayısıyla vatandaşın sağlık hizmeti alımında, sorunu engeli vatandaşa yaşatan bir terör örgütü var. Bir de sağlık hizmeti sunanların yaşadığı sorunlar. Ambulanslar kaçırılıyor, ekipler alıkonuluyor, ambulanslara ateş ediliyor."
Milliyet

Rusya'nın Harekatları Daeş'e Karşı Değil!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe teşkilatları ve belediye başkanlarıyla bir araya geldikten sonra, Rusya'nın Suriye'deki hava herakatı ve Türkiye hava sahasını ihlaliyle ilgili açıklamalar yaptı. Davutoğlu, Suriye'deki krizin bölge krizine dönüşmesiyle ilgili BM'de karar çıkmasını engelleyen Rusya ve Çin'i eleştirdi. Davutoğlu şunları söyledi: "Hep beraber terör örgütlerine karşı mücadele etmeye hazırız. Rusya, Türkiye, Batı müttefik ülkeler arasında bu anlamda bir fark yok. Ancak bu mücadele, Suriye rejimine karşı haklı bir mücadele yürüten ve Suriyeli olan, yabancı savaşçı olmayan, Suriyeli ılımlı muhalefete karşı bir savaşa dönüşürse, Suriyeli ılımlı muhalefet şu anda Suriye'de kuzeyde DAEŞ'e karşı tek güç neredeyse. Rejim DAEŞ'e karşı mücadele etmiyor. Şimdi hangi güç olursa olsun eğer Suriye muhalefetini zayıflatırsa aslında DAEŞ'i güçlendirmiş olur. " "Sınır güvenliğimiz ve hava sahası güvenliğimiz bağlamında hiçbir şekilde taviz vermeyiz. Bu konuda herkesin, kendi sınırlarına saygı duyan her ülkenin, Türkiye'nin sınırlarına saygı duymasını bekleriz, Türkiye'nin hava sahasına saygı duyulmasını da bekleriz. Siyasi çözüm konusunda da Rusya'yla, İran'la, her ülkeyle çalışmaya hazırız, konuşmaya hazırız ama sınırlarımızın ve hava sahamızın güvenliği konusunda masum Suriye halkının talepleri konusunda ve mülteci akınlarını Türkiye'nin tekrar muhatap almaması konusunda ilkesel bir tutumumuz var." "Bu hava akınları DAEŞ'e karşı yapılmıyor. 57 hava akını yapılmış Rus hava güçleri tarafından, bunun 55'i ılımlı muhalefete karşı ve sadece 2'si DAEŞ'e karşı, bize gelen askeri bilgilere göre. Eğer DAEŞ'e karşı mücadele edilecekse hep beraber edelim ama eğer Türkiye sınırlarına yakın bir yerde yeni mülteci akınlarına yol açacak bir şekilde sivil halka ve ılımlı muhalefete karşı bir harekat yapılıyorsa, işte o zaman hepimizin oturup konuşmamız gereken çok ciddi bir mesele var demektir. Hele hele sınır ihlalleri konusunda mutlaka Türkiye'nin hassasiyetlerine riayet edilmesini, göz önüne alınmasını bekleriz. Bu çerçevede Rusya'nın Büyükelçisi evet Dışişleri Bakanlığımıza çağrıldı. Bize verilen bilgiler ile alanda oluşan bilgiler arasındaki farklar da kendilerine aktarıldı. Yani ihlaller kaç dakika sürmüş, saniyeler mi sürmüş, hangi şartlarda oluşmuş, bunları Rusya tarafıyla samimi ve dostane bir şekilde, birbirine saygı duyan iki komşu ülke olarak müzakere ediyoruz."
Vatan

SPOR

Galatasaray'da yönetim UEFA'dan gelebilecek Avrupa kupalarına katılmama yasağının önüne geçmek için başlattığı büyük tasarruf politikasını her alana yayıyor. Transfer dönemini kârla kapatıp oyuncu adedini 44'ten 25'e indirerek önemli bir yükten kurtulan Cim-Bom'da Florya Metin Oktay Tesisleri'nde de ciddi bir tasarrufa gidilecek. Buna göre futbol bölümünün mali yönden idaresi de, Türk Telekom Arena yerine yeni dönemde direkt olarak Florya'da olacak. Bu şekilde denetim, sağlıklı bir yapıya kavuşturulacak. Sık sık kaybolan ve bir türlü kontrol edilemeyen antrenman malzemeleri depolama sistemi ile gözaltına alınacak. Ayrıca Florya'da yemekhane için yapılan alışverişler de gelişigüzel olmayacak. Yönetim bu konuda da ince eleyip sık dokuyacak. Kaliteden ödün verilmeyecek ama boşa yapılmış harcamaların da önüne geçilecek. 100'ün üzerinde personelin bulunduğu Florya Metin Oktay Tesisleri'nde uygulanacak bu politikanın kulübe senelik 2 milyon dolar tasarruf olarak geri döneceği belirtiliyor. Kuruşun hesabını yapan yönetim, bu strateji ile sadece saha içinde değil saha dışında da bu şekilde boşa gidecek harcamaların önüne geçecek. Başkan Dursun Özbek'in kardeşi Mehmet Özbek geçtiğimiz günlerde Florya için "Çiftlik" benzetmesi yapmış ve kısa süre sonra da tesislerde operasyona gidilmişti. Tesis Müdürü Orhan Kemal Şenol'un görevine son veren yönetim çalışanların tesislere geliş gidiş saatlerini kontrol etmek için kartlı uygulamaya gitmişti.
Milliyet

Fenerbahçe'de merakla beklenen Başkan Aziz Yıldırım-Vitor Pereira zirvesinin detaylarına Milliyet ulaştı. Robin van Persie krizi başta olmak üzere alınan kötü sonuçlardan ve oynanan futboldan hoşnut olmayan Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticiler geçtiğimiz gün futbol takımı sorumluları ile biraraya geldi. İlk kez bu kadar kapsamlı yapılan toplantının en önemli detayı ise görüşmede Sportif Direktör Terraneo'dan çok Teknik Direktör Vitor Pereira'nın da hazır bulunmasıydı. Uzun süren bu zirvede takımla ilgili tüm detaylar masaya yatırıldı. Üç başlık altında toplandığında konuşulan konular şunlardı; 1Terraneo ve Pereira'dan rapor alındı. 2 Kötü sonuçların sebepleri masaya yatırıldı. 3Yedek kalan Hollandalı yıldız van Persie'nin durumu tartışıldı. Başkan Yıldırım dışında da bazı yöneticiler bu toplantıda hazır bulundu. Yıldırım ve yönetim ilk olarak, Terraneo ve Pereira'dan bir rapor istedi. İlk günden bugüne kadar gelen süreçte Terraneo ve Pereira'nın neler yaptığı ve nasıl çalıştığı konusunda bilgiler alındı. Ardından, son iki haftada kaybedilen beş puan ve beklentilerin uzağında kalan futboldan duyulan memnuniyetsizlik dile getirildi, bunun sebepleri ve neler yapılması gerektiği tartışıldı. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri de Robin van Persie kriziydi. Yönetim, Pereira ve Terraneo'ya net şekilde "Bu konuda artık kriz istemiyoruz. Bu işi çözün" dediler. Bu olayın medya ve kamuoyunda çok fazla yer bulduğu, takımın ve camianın da bu durumdan olumsuz olarak etkilendiğinin altı çizildi. Pereira ise kendisi açısından bir kriz olmadığını ve sahaya elindeki en formda isimleri sürdüğünü ifade etti. Temmuz ayından bu yana ilk kez bu kadar kapsamlı yapılan toplantıda kritik konulara çözüm bulunmaya çalışıldı. Zirvede şu an için istenen sonuçlar gelmemiş olsa da yönetimin teknik heyete güven duyduğu ve her zaman destek vermeye hazır olduğu ifade edildi.
Milliyet

Geçen sezonun kupa ve lig galibi, Cumhurbaşkanlığı Kupası için sahadaydı. İki Euroleague takımı, iki iddialı kadro karşı karşıya gelince sezon öncesi bu en ciddi sınavdan da basketbol kalitesi adına beklenti büyüktü. Ancak mücadele hiç de öyle başlamadı. Gelenler-gidenlerle kadrolarını yeni sezona hazırlayan iki takımdan Karşıyaka, alışık olduğumuz görüntüsünden uzaktı. Efes'in 15-0'lık serisine engel olamayan İzmir ekibi ilk çeyrekte ilk sayılarını ancak 4:50 kala bulabildi. Rakibinin top kayıpları ve savunmada fazlasıyla yumuşak görüntüsünü iyi değerlendiren Efes çeyreği 12-26 önde tamamladı. 2. çeyreğe savunmada baskıyla başlayan Karşıyaka kısa sürede bu baskının meyvesini aldı. Justin ve Josh Carter'la etkili olan Kaf-Kaf farkı eritirken ilk çeyrekte izlediğimiz etkisizlik bu kez lacivert-beyazlılar adına sahadaydı. Efes 6 dakikasında 2 sayı üretebildiği 2. periyodu Dunston ve Ahmet'in sayılarıyla 30-37 önde geçti. Yenilerin uyumlu, eskilerinse yeni hali yüzünden istikrar sağlamakta zorlanan Kaf-Kaf'ta 3. çeyrek Justin Carter'ın performansı etkiliydi. Gabriel ve Palacios'un açığını başına kapattı. Huertel'in bireyselliğinin Efes formasıyla ilk kez oynadığı maçları hatırlatıp can yaktığı 3. çeyrek fark kapandı ve son çeyrek 52-54'lük başladı. Son 10 dakikası Euroleague finalini aratmayacak mücadeleyle geçen maçta Birkan Batuk'la Justin Carter arasında geçen şut düellosunun galibi maçın da galibi oldu. Birkan'ın müthiş performansı kupayı kazandıran en önemli etkendi. SON saniyede bulduğu sayılarla sahadan 74-76 galip ayrılarak 31. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı müzesine götüren Efes, sezon öncesi çok önemli sınavından başarıyla geçti. Ortaya konan mücadele içinse iki takım da alkışı hak etti.
Vatan

Tüm Türkiye EURO 2016 elemelerinde yapacağımız cumartesi günkü Çek Cumhuriyeti ve salı günkü İzlanda maçlarına kenetlenirken, Arda Turan da milli maçlar başta olmak üzere hayatıyla ilgili samimi itiraflarda bulundu. Barcelona ve A Milli Takım'ın yıldız oyuncusu, sosyal paylaşım sitesi Instagram'daki "ardaturan10line" isimli hesabından yaptığı açıklamada, hayatına ilişkin iç hesaplaşmalarda bulunurken, samimi itiraflar yaptı ve geçmişe özlemini de dile getirdi. Arda, şu ana kadar yaptığı yanlışlardan dolayı hayattan özür dilediğini belirtirken şunları söyledi: "Kendimi kötü hissediyorum. Bazen kendi doyumsuzluğuma, aç gözlülüğüme çok kızıyorum. Halbuki hiç bir şey yokken Allah çok şey verdi ama işte insanız; hep biraz daha fazlasını çekiyor nefis. Daha fazla para, daha fazla araba, daha fazla ev Hep daha fazla. İnanın hiçbir şey olmuyor" "Olmayan olsun diye bir şeyler istiyor. Olana da elindeki yetmiyor daha fazlasını istiyor. Bu mücadele de insanların hayatını alıp gidiyor. Hayata karşı yaptığım haylazlıklardan dolayı hayattan özür diliyorum. Şimdiye kadar çok hata yaptım ama asla niyetim kötü değildi. Ve en önemlisi de Allah'a ne kadar şükretsem az çünkü şu anda bana verdiklerini, bana verdiği akılla hayal bile edemezdim."
Star

Başkan Fikret Orman Beşiktaş'ın şu anda puan cetvelinde hak ettiği yerde olduğunu söyledi. Kartal ile Sompo Japan Sigorta arasında BJK Akatlar Arena'da imzalanan sponsorluk anlaşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Kartal'ın patronu, "Ligde olmamız gereken yerdeyiz. Şu dakikadan sonra yapacağımız tek iş, devreye lider olarak girip, Vodafone Arena'da bu işi taçlandırmak" ifadesini kullandı. Siyah-Beyazlı kulübün başkanı Orman şöyle devam etti: " Çok önemli oyunculardan kurulu çok iyi bir kadromuz var. Bu kadroyu bütün kamuoyunun da bildiği gibi uzun dönemdir planlayarak yaptığımız bir çalışmayla kurduk. Devre arasından sonra da kendi stadımıza en kısa sürede dönmek istiyoruz. Bu sene de Beşiktaş'ı herkesin beklediği şekilde şampiyon olmasını bekliyoruz ve çok istiyoruz. Bizim bütün çalışmalarımız ve konsantrasyonumuz bu yönde." Yapımı devam eden Vodafone Arena'nın son durumu hakkında da bilgi veren Başkan, "Hemen hemen imalat bitti. Bursaspor da bizim yaptığımız çatı teknolojisinin aynısını yaptı ve uzun zamandır uğraşıyorlar. Bu normal bir çatı değil. Halatlarla, gerdirme sistemiyle yapıldığı için çok zor bir çatı. Önümüzdeki hafta yavaş yavaş çatı yerine gelmeye başlar. Sonra zemine ve koltukların montajına başlayacağız. Çatıyı kaldırdıktan sonra yokuş aşağı ineceğiz" dedi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme