20 Ekim 2015 Salı

20.10.2015 Genel Gündem


20.10.2015
GÜNDEM
'Mehmet'im Burada Üşür'
Teröristlerin Tunceli'de zırhlı aracın geçişi sırasında düzenlediği bombalı saldırıda şehit olan Astsubay Kıdemli Çavuş Mehmet Şimşek ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Onur Sönmez dün son yolculuklarına uğurlandı. Şehit astsubaylar için ilk tören Elazığ'da düzenlendi. Daha sonra Şimşek'in cenazesi Afyonkarahisar'ın Çay İlçesi'ne, Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Onur Söylemez'in cenazesi de toprağa verilmek üzere Kayseri'ye gönderildi. Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Mehmet Şimşek'ın cenazesi askeri uçakla memleketi Afyonkarahisar'a getirildi. Şehidin cenazesini taşıyan ambulansın Çay'a bağlı Çayırpınar Köyü'ne gelmesiyle baba evinden feryatlar yükseldi. Yakınlarının tek tek ambulansa binerek şehidi son kez gördüğü helallik sırasında eşi Şeyda Şimşek'in çığlıkları ambulansın dışına taştı. Anne Adile Şimşek, eşi Şeyda Şimşek ile şehidin yakınlarının fenalık geçirdiği evin önünde helallik alınarak dua edildi. Daha sonra şehit Astsubay Mehmet Şimşek için Çayırpınar köy mezarlığı önünde askeri tören düzenlendi. Cenaze törenine Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Gökhan İsmet Gülmez, Afyonkarahisar milletvekilleri Ali Özkaya, Burcu Köksal ve Mehmet Parsak, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Ak Partili Burhanettin Çoban ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından şehidin cenazesi köy mezarlığına defnedildi. Eşinin fotoğrafını okşayan Şeyda Şimşek, "Mehmet'imin yüzü çok güzeldi ama parçalamışlar yüzünü" diye ağladı. 26 yaşındaki şehit Sönmez'in Türk bayrağına sarılı cenazesi uçakla Kayseri Erkilet Havalimanı'na getirildiktan sonra babasının evine götürüldü. Burada, helallik alınması sırasında baba Yavuz, anne Şenyurt Sönmez gözyaşı döktü. Seyyid Burhanettin Türbesi bahçesindeki Kalemkırdı Camii'ndeki cenaze namazına mülki ve askeri yetkilerin yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. 5 yıllık asker şehidin cenazesi silah arkadaşlarının omuzunda, Garnizon Şehitliği'ne getirilerek, burada toprağa verildi.
Milliyet


 'İki Canlı Bombadan Biri Yunus Alagöz!'
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 102 kişinin hayatını kaybettiği, Ankara Tren Garı önündeki canlı bomba saldırısını gerçekleştiren kişilerden birinin Suruç'ta 34 kişiyi katleden canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün kardeşi Yunus Emre Alagöz olduğunu açıkladı. Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın talebi üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Gar Meydanı'nda 102 kişinin can verdiği iki patlamayla ilgili yayın yasağı kaldırıldı. Başsavcılık, ikinci canlı bomba eylemcisinin fotoğrafla teşhisinin yapıldığı ve açık kimliğinin belirlenmesi için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, kimlik tespit çalışmaları yapılan eylemcinin Türkiye'nin güney sınırlarına komşu bir ülkeden geldiğinin tespit edildiği belirtildi. Ankara Başsavcılığı'nın konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklama, şöyle: Ankara Garı civarında meydana gelen eyleme dair bazı Twitter içerikleri ile ilgili olarak 4 kişi hakkında gözaltı işlemleri uygulanmış, bu kişilerden 3'ü Başsavcılığımızca serbest bırakılmış, 1'i hakkında talebimiz üzerine mahkemece yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmiştir. Söz konusu canlı bomba eylemini gerçekleştiren kişilerden birinin Yunus Emre Alagöz isimli şahıs olduğu tespit edilmiştir. Diğer canlı bomba eylemcisinin fotoğrafla teşhisi yapılmış olup, açık kimliğinin belirlenmesi için çalışmalar devam etmektedir. Bu kişinin eylemi gerçekleştirmek üzere, güney sınırlarımıza komşu bir ülkeden geldiği tespit edilmiştir. İki canlı bomba eylemcisine yardım ettikleri ve bu eyleme katıldıkları düşünülen toplam 20 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış olup, bunlardan 11'i gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan 11 şüpheliden 4'ü Başsavcılığımızca serbest bırakılmış, 6 şüpheli tutuklanma talebi ile 1 şüpheli de adli kontrol talebi ile Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmiştir. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklanmış, 3'ü hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Şüphelilerin yerlerinin tespit edilip, yapılacak operasyonlarla gözaltına alınma işlemlerinin gerçekleştirilmesine çaba gösterildiği sırada, bazı basın yayın organları sorumsuzca davranarak, bir kısım şüphelilerin ad ve soyadlarının baŞ harflerini yazmak suretiyle haber yapmaları neticesinde, bombalama eylemi ile kuvvetli irtibatları olduğu düşünülen 9 kişinin kaçmasına sebep olmuşlardır. Kaçan kişiler hakkında Sulh Ceza Hakimliğinden 'yoklukta tutuklama kararı' alınmıştır. Yakalanan şüphelilerin Gaziantep ilindeki evlerinde, iş yerlerinde, araçlarında, depo olarak kullandıkları alanlarda ve hücre evi olarak kullandıkları evde yapılan aramalarda; Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 1 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, Ankara'daki patlama olayında kullanılan 34 DM 8574 plaka sayılı Ford Focus marka araç, Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 2 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba yapımında kullanılan 400 kg amonyum nitrat, Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 3 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba yapımında kullanılan 1100 kg amonyum nitrat, Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 4 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, 10 adet intihar yeleği, 150 metre Kortex patlayıcı, 60 kg TNT patlayıcı, 15 kg demir bilye, 5 kg civata somunu, 2000 adet 9 mm çaplı tabanca mermisi, 10 paket kimyasal patlayıcı, çuvallar içerisine konulmuş kükürt ve amonyum nitrat, canlı bomba yeleği dikiminde kullanılan dikiş makinası,27xI6 ebatlı fünyesi takılı olmayan TNT düzeneği, 1 adet boş TNT kalıbı, bomba yapımında kullanıldığı düşünülen sair malzemeler, Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 5 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba yapımında kullanılan 1000 kg amonyum nitrat, Şüphelilerden birinin evinde yapılan aramada, 3 adet el bombası, l adet av tüfeği, Ankara'da meydana gelen patlama bölgesinde bulunan fünye ile aynı tipte 1 adet el bombası fünyesi, Bir diğer şüphelinin evinde yapılan aramada,6 adet AK-47 kalaşnikof marka silah, 1 adet susturucu aparatı olan tabanca, 22 adet Fl tipi el bombası, 1683 adet değişik çap ve markalarda mermi, 8 adet fünye ele geçirilmiştir. Yukarıda dökümü yapılan çok sayıda silah, el bombası, bomba yapımında kullanılan materyaller ile tonlarca amonyum nitratın, şüphelilerce başka bombalama eylemlerinde kullanacakları değerlendirilmiş olup, iş bu soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucu bu kişilerin gelecekte planladıkları muhtemel eylemlerin de önüne geçildiği düşünülmüştür. Olayı gerçekleştiren Terör örgütü katkısı olabileceği düşünülen diğer derinleştirilerek sürdürülmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi Başsavcılığımızca yürütülen sürecin en kritik anlarında bazı basın yayın organlarının yaptıkları sorumsuz yayıncılık anlayışı sebebi ile soruşturmamız bir miktar akamete uğramış ise de; en kısa zamanda kaçan şüphelilerin de yakalanması suretiyle elde edilecek yeni bilgi ve belgeler ışığında eylemin diğer planlayıcılarına da ulaşılacaktır. Başsavcılığımızın talebi üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla yayın yasağı kaldırılmıştır. Bu vesileyle devamı süresince yayın yasağı kararına saygı gösterip, sorumlu yayıncılık örneği sergileyen diğer basın yayın organlarına da özellikle teşekkürlerimizi sunarız."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 109, 2540-109, 3572                           
ABD Doları 2, 9052-2, 9062/ Euro 3, 2950-3, 2962/İngiliz Sterlini 4, 4976-4, 4994                 

Su Bombası
Rum İstihbarat Örgütü (KİP), Türkiye'nin asrın projeleri arasında yer alan Kıbrıs'a su temin projesinin açılışının hemen ertesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Birleşmiş Milletler'in (BM) ortak hazırladığı ve sadece Türkiye'yle paylaşılan 'gizli damgalı' su belgesini medyaya sızdırdı. KKTC Cumhurbaşkanlığı'nın, Türkiye'den suyun geldiği Alaköprü Barajı'nın 2011'deki temel atma çalışmaları sırasında hazırladığı gizli belgeye göre, stratejik öneme sahip su projesi, KKTC'de mülk fiyatları ile ülkenin milli gelirini artıracak. Böylece Rumlar'ın müzakere masasında talep ettiği toprakları alması uluslararası hukuk kurallarına göre zorlaşacak. KKTC'nin gizli belgesini Rum Fileleftheros gazetesi yayınladı. Küçük bir bölümü yayınlanan belge, KKTC eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun mülkiyet konusundaki müzakerecisi Serden Hoca'nın imzasını taşıyor. Hürriyet'in elde ettiği bilgilere göre, belge sadece KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Türk Dışişleri Bakanlığı'nda bulunuyor. Belgenin orjinali, 3 ayrı metinden oluşuyor. Rumların yayınladığı bölümler, 3 belgeden de alıntılar yapıyor. Suyun Kıbrıs sorunu üzerindeki stratejik etkilerini inceleyen gizli rapor, şöyle hazırlandı: Türkiye'nin asrın projeleri arasında gösterilen su projesi için ilk adım 07 Mart 2014 tarihinde dönemin Başbakanı, günümüzün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Dragos çayı üzerine Alaköprü barajının temelini atmasıyla başladı. Kıbrıs'ta Rumlarla çözüm müzakerelerini yürüten BM, 2011 yılında Dünya Bankası'ndan ABD'li su ve mülkiyet uzmanı Frederick Brusberg'i Ada'ya davet etti. KKTC'nin mülkiyet konusundaki müzakerecisi Serden Hoca, Amerikalı uzman Brusberg'le temeli yeni atılan Alaköprü Barajı inşaatına giderek yerinde inceleme yaptı. Frederick Brusberg, KKTC'ye su temin projesinin Dünya Bankası tarafından onaylanmasını ve böylece Rumların müzakere masasında, su projesinden dolayı değer artışı yaşayacak 1974 öncesi Rum mülklerin iadesi konusunda ses çıkartamayacağı tavsiyesinde bulundu. Serden Hoca, BM yetkilisi ile yaptığı çalışmaların sonuçlarını 3 ayrı parça halinde toplam 8 sayfalık rapor haline getirdi ve KKTC Cumhurbaşkanlığı ile Türk Dışişleri'ne elektronik postayla gönderdi.
Hürriyet

Yüzde 100 Yerli Diye Bir Şey Yok
Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Ali Babacan, Türkiye'nin halen önemli bir otomobil üreticisi olduğunu belirterek, Türkiye'de üretilen otomobillerin yüzde 80-90'ının ihraç edildiğini, buna karşılık Türkiye'de kullanılan otomobillerin yüzde 85'inin ithal olduğunu söyledi. A Haber yayınında konuşan Babacan, Türkiye'nin kendi markasıyla otomobil üretmesinin önemli bir adım olduğunu kaydetti. Babacan, "Son açıkladığımız yerli otomobil projesiyle ilgili belki iletişimle alakalı bazı sorunlardan bahsedilebilir ama projenin özüne indiğinizde bu bir yerli marka çabasıdır. Bu çok önemlidir. Uçakta, otomobilde olsun Türkiye'nin artık kendi markasını, yerli üretimini gerçekleştirmesi önemlidir. Yerli derken, artık dünyada yüzde 100 şu ülkenin malı diye bir şey yok. Teknolojide küreselleşmiş bir dünyadan bahsediyoruz. Önemli olan bütün bunların yöneticisi, işin sahibi olabilmek" dedi. Türkiye'de şu an itibarıyla kriz diye adlandırılabilecek bir tablonun olmadığına işaret eden Babacan, şöyle devam etti: "Kuşkusuz dikkat etmemiz lazım. Ülke ateş çemberindeyken, bütün gelişmekte olan ülkelerle ilgili problemler varken, eğer ekonomi politikalarında doğruları yapmazsak Allah korusun işte o zaman kriz diye tabir edilecek duruma Türkiye düşebilir."
Türkiye

4.5 Milyar €'Luk Paket Piste İndi
İstanbul'a yapılacak üçüncü havalimanının 6 milyar euro'ya malolacak ilk etabı için toplam 6 bankadan sağlanan 4.5 milyar euro'luk kredi anlaşması dün imzalandı. İmza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Hani çılgın projeler diyorduk ya işte hayata geçen en önemlisi şu anda budur. Bu projenin tüm etaplarıyla tamamlanması halinde Türkiye, bilhassa İstanbul artık dünya hava trafiğinde küresel bir merkeze dönüşecek" dedi. İlk etabı 2018'in ilk çeyreğinde tamamlanması planlanan havalimanı 2028'de tüm bölümleriyle faaliyete geçip, Avrupa, Asya ve Afrika'yı birleştiren küresel bir merkez olacak. Toplam 90 milyon yolcu kapasiteli ve üç adet kuzey- güney pistini kapsayan birinci etap yatırımlarının finansmanı için Cengiz-Mapa- Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu'nca kurulan "İGA" ile Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank, Denizbank, Garanti Bankası ve Finansbank arasında 16 yıl vadeli toplam 4.5 milyar euro'luk kredi anlaşması imzalandı. Ziraat Bankası yaklaşık 1.5 milyar euro, Halkbank ve Vakıfbank yaklaşık 1'er milyar euro, Denizbank 500 milyon euro ve Garanti Bankası ile Finansbank da 300'er milyon euro kredi verdi. 5 müteahhit grubu, İstanbul üçüncü havalimanının 25 yıllık işletme hakkı için Mayıs 2013'te yapılan yap-işlet-devret ihalesini kira bedeli olarak 22 milyar 152 milyon euro artı KDV teklif ederek kazanmış ve İGA Havalimanı İşlemesi A.Ş'yi kurmuştu.
Milliyet

20 Milyar Tl'lik Çek Karşılıksız Çıktı
Karşılıksız çeklerin sayısı son 9 ayda yüzde 15; tutarı ise yüzde 41 oranında arttı. Karşılıksız çekteki artışın sebebi olarak cezai sorumluluğun azalması ve ekonomideki yavaşlama öne çıktı. Bir diğer etmen ise çekin, "likit araç" haline gelmesi, adeta bir senet gibi kullanılmaya başlaması. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin verilerine göre bankalara ibraz edilen çek tutarı yılın ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 487 milyar TL oldu. Bu dönemde, ibraz edilen çek adedi ise yüzde 2 azalarak 17 milyon oldu. İlk 9 ayda, karşılıksız işlemi yapılan çek adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15; karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı ise yüzde 41 oranında arttı. Bu dönemde, parasal tutarı 19.7 milyar TL olan 557 bin adet çek için karşılıksız işlemi yapıldı. Aynı dönemde, karşılıksız işlemi yapılan 2.9 milyar TL tutarındaki 109 bin adet çek, daha sonra ödendi. Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin bankalara ibraz edilen çeklere oranı, Eylül 2015 ayında, adet olarak yüzde 3.4 ve tutar olarak yüzde 3.8 oldu. Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin bankalara ibraz edilen çeklere oranı, adet olarak yılın ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre 0.5 puanlık artış ile yüzde 3.3 olurken, tutar olarak 0.9 puanlık artışla yüzde 4.1 oldu. Eylül 2015'te karşılıksız işlemi yapılan çek adedinin en fazla olduğu beş il, sırasıyla İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa oldu. Tutar olarak en fazla karşılıksız işlemi yapılan çeklerin bulunduğu iller arasında ilk sırada İstanbul yer alırken, İstanbul'u Ankara, Antalya, İzmir ve Kocaeli izledi. Eylül 2015 ayında tutar olarak, karşılıksız işlemi yapılan çeklerin ibraz edilen çeklere oranının en yüksek olduğu beş il sırasıyla yüzde 13.6 ile Bingöl, yüzde 11.8 ile Bitlis, yüzde 10.1 ile Hakkari, yüzde 9.3 ile Artvin ve yüzde 9.3 ile Van oldu. Tutar olarak en düşük karşılıksız çek oranına sahip iller ise Bolu, Karaman ve Karabük oldu.
Milliyet

Faizlerin Artması İçin Henüz Erken
New York Fed Başkanı William Dudley, küresel ekonomik büyümenin ivme kaybetmesi nedeniyle ABD'de faizleri artırmaktan söz etmek için çok erken olduğunu söyledi. Durumun son birkaç ayda değiştiğini ifade eden Dudley, "Faizleri 2015 sonunda artırabileceğimizi düşündüğümüz doğru ancak finans piyasalarındaki çalkantı, ılımlı küresel büyüme, enerji fiyatları ve makro-ihtiyati dengesizlikler süreci yavaşlatıyor. Faiz artırımını düşünmek için çok erken" dedi.
Vatan

Dünyanın İkinci Büyüğü Frene Bastı
Çin'in ekonomik büyümesi küresel krizden bu yana en düşük düzeye gerilemesine karşın beklentileri aştı. Çin gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) üçüncü çeyrekte yüzde 6.9 büyüdüğünü açıkladı. Bu rakam aynı zamanda 2009 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen yüzde 6.2'lik büyümeden bu yana en düşük seviye olarak kayda geçti. Ekonomistler Çin ekonomisinin yüzde 6.8 büyümesini ve ikinci çeyreğin yüzde 7'lik oranının altına inmesini bekliyordu. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde ikinci çeyrek büyümesi yüzde 7.0 olarak gerçekleşmişti.
Vatan

G20: Türkiye Bölgenin Ve Yükselen Pazarların Yıldızı
Türkiye, 15-16 Kasım'da Antalya'da liderler zirvesine sahne olacak G20 toplantılarına hazırlanırken, bu kapsamda hazırlanan uluslararası nitelikteki 'G20 in Turkey' adlı gazete de dünyanın önde gelen ülkelerin okuyucularıyla buluşmaya başladı. Fransa, Almanya, İngiltere, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bu ülkelerin lider gazeteleri ile birlikte okuyucuya oluşan G20 in Turkey'de yer alan yazılarda, Türkiye'nin 'bölgenin ve yükselen pazarların yıldızı' olduğu belirtildi. Uluslararası medya kuruluşu Global Connection tarafından yayına hazırlanan G20'nin resmi yayını G20 in Turkey'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın görüşlerine de yer verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteye yaptığı açıklamada, sürdürülebilir bir büyüme için altyapı yatırımlarının teşvik edilmesine duyulan ihtiyacın arttığını söyledi. G20 ülkelerinin tüm dünyayı etkileyen krizler karşısında ortak hareket etmek üzere anlayış birliğinde olduklarına vurgu yapan Erdoğan "Ortaya çıkan bu anlayış birliğini önümüzdeki küresel meselelere çare bulabilmek için çok iyi değerlendirmeliyiz" dedi. Türkiye olarak G2O Dönem Başkanlığı'nda 'uygulama, yatırımlar ve kapsayıcılık' konuları üzerinde çalıştıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Hem ulusal ölçekte, hem de küresel düzeyde güçlü bir ekonomik büyüme sağlamanın en etkin yolunun istikrar ve güvenin tesis edilmesi olduğuna inanıyoruz. Bunun için verilen taahhütlerin etkin bir biçimde uygulanması gerekiyor. G20 üyeleri olarak geçen yıl kabul ettiğimiz büyüme stratejilerini uygulamaya geçirdiğimiz takdirde, 2018 yılına kadar yüzde 2.1 ilave büyüme sağlanmasını bekliyoruz."
Star

DÜNYA

Halep'ten 72 Saatte 70 Bin Kişikaçtı..
Rusya'nın Halep'e yönelik hava operasyonları, İran ve Hizbullah destekli karar operasyonunun ardından Halep'ten kaçış başladı. En az 70 bin sivil evlerini terk ederek, çatışma olmayan bölgelere gitmeye çalışıyor. Suriye Tıbbi Yardım Birliği Başkanı Zaydun Al Zoabi, ziyaret ettiği köy ve kasabalarda neredeyse hiç kimsenin kalmadığını aktardı. Zoabi, "Açık alanlarda binlerce insanı kaçarken gördük. Son 72 saat içerisinde 70 bin kişi Halep'ten ayrıldı" dedi. Evlerini terk edenlerden bir kısmının, yanına çadır ya da barınak gibi bir şey almadığını ifade eden Zoabi, "Gıda dahi alamadan bölgeyi terk ediyorlar. Bombardımanlar da bütün şiddetiyle sürüyor. Gökyüzünde savaş uçaklarını ve helikopterleri gören siviller büyük korku içinde kaçışıyor" diye konuştu. Başbakanı Ahmet Davutoğlu da önceki gün Halep çevresinde yoğunlaşan çatışmaların yeni bir göç dalgasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Suriye ordusu, iç savaş öncesinde ülkenin en büyük ticaret merkezi olan Halep şehrini muhaliflerden almak için geçen hafta kapsamlı bir harekât başlatmıştı. Halep harekâtına Rusya havadan, İran ve Lübnan Hizbullahı ise karadan destek veriyor. Bu arada Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bağlantılı gruplar, Halep'e karşı başlatılan saldırıyı püskürtebilmeleri amacıyla ABD yapımı yeni füzeler geldiğini açıkladı. İsmini vermek istemeyen bir örgüt mensubu, "Gelen silahlar yetersiz. Halep'in rejim askerlerinin eline geçmemesi için onlarcasına daha ihtiyacımız var" dedi.
Türkiye

Kudüs'ün Ortasına Duvar
Kudüs'ün nüfusunun üçte birini oluşturan Filistinliler, dün yeni bir gerçekliğe uyandı. İsrail güvenlik güçleri Arap mahallelerinin etrafını çevirirken, yeni bir duvar inşaatına başlanmıştı. İsrail polisinin pazar günü örmeye başladığı duvar ile son dönemde yaşanan bıçaklı ve silahlı saldırıların önüne geçmek, molotof kokteyli ve taş atılmasını durdurmak amaçlanıyor. Yapımına başlanan duvar, Arap mahallesi Cabel Muhaker ile Yahudi mahallesi Armon Hanatziv arasında yükselirken, İsrail muhalefeti bunun Kudüs'ün de facto bölünmesi anlamına geldiği yönünde eleştirilerde bulunuyor. İsrail'de halihazırda Gazze ve Batı Şeria sınırlarında duvar bulunuyor. Cabel Muhaker, son günlerde yaşanan olayların merkezi haline gelmiş; üç mahalleli, farklı saldırılarda üç İsrailliyi öldürmüştü. Cumartesi günü de 16 yaşındaki bir Filistinli sınır polisini bıçaklamaya çalıştığı sırada mahalle yakınındaki kontrol noktasında öldürülmüştü. Ana muhalefetteki merkez sol Siyonist Birliği duvar kararını eleştirerek, "Netanyahu bugün resmen Kudüs'ü böldü. Netanyahu İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve Kudüs'ün birliğini sağlama yetisini kaybetti" açıklamasında bulundu. Sol eğilimli Haaretz gazetesi köşe yazarı Nehemiah Strassler ise "Birleşik, bölünemez ve daha büyük bir Kudüs için dua etmeden yatağa gitmeyen büyük vatanseverler Şimdi onu parçalara ayırmayı teklif ediyorlar" diye yazdı. Filistinliler ise güvenlik önlemleri nedeniyle daha da öfkelenirken bazıları şiddetin daha da tırmanacağı tahmininde bulunuyor. İsrail, 1967 savaşında kontrolünün tamamını ele geçirdiği Kudüs'ü başkenti kabul ediyor. Filistinliler de Doğu Kudüs'ü gelecekteki ülkelerinin başkenti olarak görüyor. Netanyahu bugüne kadar Doğu Kudüs'ün Filistinlilerle yapılan müzakerelerin dışında kalmasını savunmuştu.
Milliyet

Mülteciler Avrupa'nın Göbeğinde Açıkta Kaldı
Balkanlar'dan kuzeye doğru ilerleyen mülteciler, yeni kontrol noktaları ve getirilen kıstlamalar nedeniyle geceyi soğuk havada ve yağmurun altında geçirdi. Hırvatistan Slovenya'dan günde 5 bin mülteci almasını talep ederken Slovenya ancak bunun yarısını alabileceğini bildirdi. Slovenya dün bu sayıya ulaşılmasının ardından sınırı kapatırken Hırvatistan ve Sırbistan'da yığılma yaşandı. Makedonya'ya ise Yunanistan'dan sadece iki saat içinde 10 bin kişinin girdiği aktarıldı. Slovenya'nın getirdiği yeni kısıtlamaya yönelik açıklamada bulunan İçişleri Bakanı Bostjan Sefic, kuzeydeki komşuları Avusturya'nın günde sadece 1500 mülteci aldığını, kapasitelerinin dolduğunu söyledi. Hırvat bir yetkili BBC'ye birkaç gün içinde transit kamplarda yer kalmayacağını söyledi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Sırbistan'da 10 bin kişinin yağmurun altında beklediğini, ne battaniyeleri ne de yiyecekleri olduğunu duyurdu.
Milliyet

Başbakan Abe'den Tepki Ceken Adak
Japonya Başbakanı Shinzo Abe'nin, hafta sonunda Tokyo'daki tartışmalı Yasukuni Tapınağı'na gönderdiği 'adak' ağacı, Çin'in tepkisine yol açtı. Japonya'nın savaşlarda ölen askerler için inşa ettiği tapınakta 2. Dünya Savaşı'nda işledikleri savaş suçları nedeniyle yargılanarak idam edilen askerlerin de anılması, Çin, Güney Kore gibi 2. Dünya Savaşı'nda Japon işgaline uğrayan ülkelerin tepkisini çekiyor. Japon Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Abe'nin geleneksel sonbahar festivalinin başlaması sebebiyle tapınağa adak sunduğu, eylemin Başbakan'ın kendi inisiyatifiyle gerçekleştiği ve Tokyo yönetimini bağlamadığı belirtildi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, Japonya'nın önde gelen siyasetçilerinin bu tür eylemleri konusunda geçmişte de uyarılarda bulunduklarını, Tokyo yönetiminin militarist geçmişiyle bir an önce yüzleşmesi gerektiğini kaydetti.
Vatan

Nükleer Tesisleri Ajanlar Koruyacak
Londra yönetimi, Çinli firmalarla birlikte inşa edilecek olan nükleer santrallerin ulusal güvenlik tehdidi oluşturmasına engel olmak için istihbarat servislerini devreye soktu. Yerel basında çıkan haberlere göre İngiltere'nin siber saldırılara karşı savunmasından sorumlu istihbarat birimi (GCQH), inşa edilecek 3 santralin bilgisayar sistemlerini denetlemekle görevlendirildi. Güvenlik yetkilileri, Suffolk ve Essex'te inşa edilecek santrallerin, Pekin yönetimiyle diplomatik ilişkilerin bozulması halinde Çinli bilgisayar korsanlarınca hacklenmesinden endişe ettiklerini açıklamıştı. Çin ordusuyla bağlantılı firmalar Suffolk'ta Fransız enerji devi EDF ile ortaklaşa 2 nükleer santral inşa edecek; Bradwell, Essex'te ise tek başlarına bir santral kuracaklar.
Vatan

Abd'li Komutan Öldürüldü
IraK'ta Enbar ve ramadi kentlerinde DaEŞ'e yönelik taaruz başlatılırken, çok sayıda DaEŞ militanı ölü ele geçirildi. Her iki kentte öldürülen Da- EŞ'li komutan sayısı 11'i militan sayısı ise 65'i buldu. Ölen komutanlardan birinin aBD'li olduğu ortaya çıktı ramadi'ye bağlı El-Kaim ilçesinde örgüte ait bir silah deposuna düzenlenen saldırıda biri aBD vatandaşı 4 komutanın da aralarında bulunduğu 18 militan öldürülürken, Enbar'ın rava ilçesine 3 askeri araç eşliğinde girerek 3 ayrı mevziye DaEŞ miltanlarına yönelik operasyonda, 7'si komutan 47 militan öldürüldü.
Star

Avrupalı Türkler'den Sandığa Yoğun İlgi
Türkiye 1 Kasım'daki seçimlere hazırlanırken yurt dışında oy verme işleminde son haftaya girildi. 1 milyon 411 bin seçmenin bulunduğu Almanya'da, 11 günde gümrüklerde kullanılanlar hariç 256 bin 751 kişi oy verdi. Almanya'nın 13 başkonsolosluk bölgesinde bir günde 60 binden fazla oy kullanıldı. Berlin, Hamburg, Hannover, Frankfurt, Düsseldorf, Münster, Köln, Essen, Stuttgart, Münih, Karlsruhe, Nürnberg ve Mainz başkonsolosluklarının görev bölgelerinde yaşayan vatandaşlar sandık başlarında uzun kuyruklar oluşturdu. Köln Başkonsolosluğunda oy kullanmak isteyen seçmenler 500 metrelik kuyruklar oluşturdu. seçmen kuyruğu caddeleri kaplayınca alman polisi bazı caddeleri trafiğe kapattı. 19.00'da sona ermesi gereken oy verme işlemi Köln'de 2 saat daha fazla sürdü. saat 19.00- dan önce kuyruğa giren vatandaşlar oy kullanana kadar sandıklar açık kaldı. Bu seçimlere yoğun ilgi olduğunu belirten Essen Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, oy verme mahallinde yeterli imkan olmasına karşın yoğun talep karşısında sıralar oluştuğunu belirtti. Ak Parti SKM Köln Başkanı Muhammed Kaygan, kalabalığın fazla olmasının ve insanların seçimlere ilgisinin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Bizlerin ve diğer partilerin çalışmaları da bu yoğunlukta etkili oluyor. sadece bizim bugün getirdiğimiz otobüs sayısı 20. Özellikle son 2 gündür yoğun bir katılım söz konusu" dedi. Uzayan kuyruklarda bekleyen vatandaşlar ise 2 saat beklemek zorunda kalsalar da Türkiye'nin geleceği ve demokrasi için gerekirse daha fazla bekleyebileceklerini ifade etti. ABD'de devam eden oy verme işlemiyle ilgili Washington Büyükelçisi serdar Kılıç, "Daha önceki seçimlerin neredeyse 3 katına yaklaşan bir katılım var" dedi. Yurt dışında 2 milyon 898 bin 904 kayıtlı seçmen bulunuyor. Yurt dışında oy verme işlemi 25 Ekim'de sona erecek.
Star

POLİTİKA

Konyalıya Yakışmadı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Konyalı taraftarların A Milli Futbol Takımı'nın İzlanda ile karşılaştığı Euro 2016 elemeleri maçı önesinde, Ankara katliamında ölenler için düzenlenen saygı duruşundaki ıslıklamalarına, "O maça gelmiş olan Konyalılara yakışmayan bir davranış. İdeolojileri farklıdır diye vefatına sevinmek insanlıkla bağdaşmaz" tepkisini gösterdi. Önceki gün İstanbul mitinginden Ankara'ya dönerken verdiği molada bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Bahçeli, özetle şunları söyledi: (Ankara katliamında ölenler için saygı duruşunda Konyalı taraftarların ıslıklı protestosunu nasıl değerlendiriyor sunuz?) Çok çirkin, o maça gelmiş olan Konyalılara yakışmayan bir davranıştır. 100'e yakın insanımızı rahmetle anmak dururken, ıslıklamak gibi terbiyesiz, saygısız tavır, hiç kimseye faydası olmadığı gibi Konya'ya da yakışmamıştır. Onlar da bu ülkenin vatandaşı. Değişik fikir ve görüşlerde, ideolojileri farklı olabilir. Farklı insanlardır diye bunların vefatına sevinmek insanlıkla bağdaşmaz. Konya halkının tertip heyetinden veya hayatını kaybeden 102 kişinin ailelerinden özür dilemeleri lazım. Olacak şey mi? Türkiye'de ayrışma öne çıkmıştır. Sosyal anarşinin yoğunlaştığı bir dönem sonrası, DSP ile MHP'nin koalisyon partisi kurması Türkiye'yi rahatlatmıştır. Devrimci ile ülkücü muhtelif yerlerde görüşebilir, konuşabilir, alışveriş yapabilir bir konuma gelmiştir. Bundan kimse zarar görmemiştir. 12 Eylül öncesinde birbirini tanıyan insanlar daha çok tanır hale gelmiştir. Milli değerlerde erozyon var. (Milli maçların sürekli Konya'da oynanması manidar mı?) Onu bizim eski başkanımız Demirören'e (TFF Başkanı Yıldırım Demirören) sormak lazım. Ona kim telkin etti? Başbakana karşı daha hoşgörülü olma konusunda ('Bahçeli dört şartı Bülent Ecevit'e niye sunmadı' diyorlar) O zaman ak troller yoktu. Şimdi ak troller var, ısmarlama siyaseti yönlendirecek insanlar var. O sebepten dolayı ak troller Türkiye'de siyaseti zehirleyen unsurlar olmuştur. Ak troller, 13 yıldır iktidarda kalan bir siyasi partinin hırsızlıklarının üstünü örtmeye yönelik görevli kurumsal yapı haline gelmiştir. Bunların hepsi profesyoneldir ve maaşlıdır. Açın yandaş havuz medyasını, Akşam gazetesinden Yeni Şafak'a kadar hepsi aynı, kelime farkı yok. Bunların hepsinin önüne geçilmesi lazım. (Bilal Erdoğan'ın doktora için İtalya'ya gitmesi) Suriyeden ayrıldıktan sonra özellikle Öcalan denen caninin İtalya'da yaşamayı tercih etmesi, önce başka yere gitmesi sonra oraya gelmesi haddizatında akılcı bir yoldur. Türkiye ile İtalya arasında suçluların iadesi anlaşması var mı yok mu bilmiyorum ama şu an için suçlu mu değil mi Ama İtalya'nın da tecrübeli savcıları var bildiğim kadarıyla. (Vatandaşta seçime dönük bir ilgi yokmuş gibi. Heyecan görünmüyor) Her ne kadar heyecan gözükmese de sessiz bir öfke olduğunu tahmin ediyorum. Eğer bu sandıktan patlarsa demokrasimiz için hayırlı bir sonuç oluşturur umarım. (AKP'nin dört şartı kabul etmesi görünmüyor. Tıkanma olacak gibi yine) Türk siyasetinde vazgeçilmez insan yoktur. Türkiye'nin geleceği ile ilgili AKP'liler ne malum belki de Recep Tayyip Erdoğan'dan vazgeçebilirler. Kaos derinleşecekse o zaman ne yapacağız? Türkiye'yi mi batıracağız yoksa Erdoğan'ı korumak için Türkiye'nin batışına katkı mı sağlayacağız? Bu AKP'nin sorunu. Belki de Türkiye'nin kritik bu aşamasında AKP içinde akil insanlar grubu olabilir. (Merkel görüşmesinde tahta benzeyen koltuklar) Koltuk meraklıları için sevindirici bir hayli. Bundan daha güzel koltuk mu olur. Bizim saraydaki koltuklar değil mi?"
Hürriyet

'Bunlar Mankurt 5. Kol Faaliyeti'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK terörü ile mücadele konusunda devletin kararlı olduğu mesajını vererek, "Allah'ın izni ile teröre diz çöktüreceğiz" dedi. Erdoğan, 100 akademisyene de Almanya Başbakanı Angela Merkel'e gezisi öncesinde gönderdikleri mektup nedeniyle sert tepki göstererek, "Bu girişimin adı beşinci kol faaliyetidir. Bu girişimin içinde yer alanları ben birer mankurt (Milli kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan) olarak görüyorum" diye konuştu. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Muhtarlar Toplantısı"nda konuştu. Cumhurbaşkanlığı yerleşkesiyle ilgili eleştirilere yanıt veren Erdoğan, "İstedikleri kadar uğraşsınlar Beştepe milletin emrinde olmaya devam edecektir. Bunlar müfteri" dedi. İsim vermeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli'yi eleştiren Erdoğan, anamuhalefet partisi genel başkanının önce, "ben kaçak saraya çıkmam" dediğini, şimdi "beni çağırırlarsa gelirim" demeye başladığını belirterek, şunları söyledi: "Aynısını şimdi diğeri yapıyor, 'kaçak saraydan Türkiye yönetiliyor' diyor, benzer ifadeler kullanılıyor. Bu ülkede siyasetçi olmanın önce dürüst olmaktan geçtiğini önce bu insanların öğrenmesi lazım" Erdoğan, PKK terörü ile mücadele konusunda da "Biz hizmet siyasetine mi önem vereceğiz yokasa teröre mi? Terörü, biz ne yapacağız, Allah'ın izni ile diz çöktüreceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın. Şehitlerimiz tabii ki bizim kanayan yaramız ama şunu bilin ki bir milletin zaferinin altında şehitler yatmaktadır" dedi. HDP'yi ve bazı aydınları da isim vermeden eleştiren Erdoğan şöyle devam etti: "Ülkemizde hükümeti ve devlet kurumlarını eleştirmek adına terör örgütlerini, bölücü örgütün güdümündeki siyasi organizasyona ki bakınız parti demeye dilim varmıyor organizasyon diyorum, bu tür yapılara destek vermeyi, muhalefet adı altında meşrulaştırmaya çalışanlar var. Birtakım medya kuruluşları, akademisyenler, siyasetçiler işi gücü bırakmış terör örgütünün ve onun güdümündeki siyasi organizasyonun propaganda makinesi haline dönüşmüştür. Bunun demokrasi ile en küçük bir ilişkisi yoktur. Şimdi buradan soruyorum, cevap versinler. Bu soruya Avrupa'dan, Amerika'dan veya onların demokratik saydığı başka herhangi bir yerden örnek verebilirler, demokrasi ile yönetilen herhangi bir ülkede PKK gibi on binlerce insanın katili olan bir terör örgütünü ve onun güdümündeki kuruluşları bizdeki gibi aleni şekilde destekleyebilmek mümkün müdür?"
Milliyet

'Taziye Evi Hdp Değil, Başbakanlık'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki patlamanın ardından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ı taziye için aramasına sitem etti. Davutoğlu, "Kendi takdiridir ama taziye evi Başbakanlık'tır. HDP'ye taziye dilemek bütün vatandaşlarımızı HDP ile özdeşleştirmek" dedi. A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Davutoğlu, Ankara'daki patlamayı gerçekleştiren faillerle ve arkasındaki güçlere mutlaka ulaşılacağını söyledi. Davutoğlu, "Bu saldırıyı Türkiye'ye yapmış olan perde önü ve arkasındakiler adalete teslim edilecek. Birinin kimliği tespit edildi, diğerinin kimliği ve irtibatları bağlamında çalışmalar sürdürülüyor" dedi. Davutoğlu, "Yabancı saldırgan mı?" sorusuna ise soruşturmanın selameti için detaya girmenin doğru olmadığını belirtirek, "Başka spekülasyonlar, zanlıların alacağı sinyallerle kaçmaları veya kendilerini gizlemeleri mümkün olabileceği için kimlikler ve diğer unsurlar da, basına sızan bilgiler yanlış temellere dayanıyor" uyarısını yaptı. Davutoğlu "iki canlı bombanın kaçmasına yönelik" soru üzerine şöyle devam etti: "Toplumda panik oluşturmaya çalışmak, sanki yanı başımızda bombacı varmış gibi algı oluşturmak doğru değil. Tam da teröristin yapmak istediği bu. Onlar panik oluşturmak istiyorlar, bomba atarak da, psikolojik algı oluşturarak da panik oluştururlar. Panik oluşturacak hiçbir şeye yer vermemek sosyal bir sorumluluktur. Hükümet zarar görsün diye yapılacak haberler bumerang gibi döner hepimizi vurur."
Milliyet

'Sen Değil, Halk Yetki Verececek'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da meydana gelen patlama nedeniyle 15 Ekim'de Samsun'da düzenlemeyi planladığı mitingi iptal ederek programını düne ertelemişti. Samsun'un ilçelerinde halkla buluşan Kılıçdaroğlu, sevgi gösterileriyle moral boldu. Kılıçdaroğlu özetle şu mesajları verdi: "1 Kasım sandığa gideceğiz. 7 Haziran'da da gittik, ne değişti? Niye bir daha gidiyoruz? Düne kadar diyorlardı ki 'Milli irade, milli irade.' Milli irade tecelli etti kardeşim. Niye milli iradeye güvenmiyorsun? Niye vatandaşa 'İlle yine sandığa gideceksin', niçin 'İilla bana 400 milletvekili vereceksin.' Millet vermiyor kardeşim. Terör mü estireceksin? Benim size sözüm, Kılıçdaroğlu sözü, namus sözü; bu ülkede terörü bitireceğim. Benim gizli kişisel bir ajandam yok. Millete hesabını veremeyeceğim hiçbir angajmana girmedim. Millete hesabını veremeyeceğimiz bir vaadin altına imza atmadım. Onlar attılar, Oslo görüşmelerini açıklayamıyorlar. İmralı'ya ne söz verdiklerini açıklayamıyorlar." "Gücü saraydan değil, gücü halktan alacaksın. Bize sayın Erdoğan görev vermedi. 'Efendim sana niye görev vereyim' diyor. Ben yetkiyi senden istemiyorum. Ben yetkiyi halktan alacağım. Hiç meraklanmayın, tıpış tıpış görev verecek. Yeter ki halk o yetkiyi bize versin. Şimdi Merkel gelmiş yalvarıyorlar. 'Bizi AB'ye davet edin' diye. 'Orada zirve yaptığınızda bizi davet edin' diye. Bir ülkeyi bu konuma devleti yönetenler getiremez."
Vatan

SPOR

Anadolu Efes, Spor Toto Basketbol Ligi'nde 2. haftanın kapanış mücadelesinde Galatasaray Odeabank'ı deplasmanda devirdi, rakibini etkili savunmasıyla durdurup 71-60 galip geldi. Maça iki takım da uzunlarından bulduğu sayılarla başladı ama Efes, Dunston'ın girişinin ardından bu alanda üstünlüğünü artırdı. Galatasaray rakibine dış şutlarla yanıt vererek ilk çeyreği 19-18 önde kapadı ancak Efes ikinci periyotta Granger'ın devreye girmesiyle rahatladı. Bu oyuncu ile 6. denemesinde ilk üçlüğünü bulan Efes farkı 9 sayıya kadar çıkardığı devreyi 38-33 galip tamamladı. 2. yarının başında farkı çift hanelere çıkaran Anadolu Efes karşısında Galatasaray, Şafak'ı oyuna alıp baskıyı artırdı, hücumda da kolay sayılar bulmaya başlayan sarı-kırmızılı ekip, 26. dakikada 28 dakikada 51-49 ile öne geçmeyi başardı. Ancak çabuk toparlanan Efes, son çeyreğe de 56-53 galip girdi. Galatasaray, son çeyrekte bir kez daha baskı ile maça ortak olup farkı 3'e indirse de Brown-Granger ikilisinin sayıları ile yeniden arayı açan Anadolu Efes, salondan da 71-60 galip ayrıldı.
Milliyet

Trabzonspor Mersin'de yıkıldı! 4'te savunmadan dönen topa Yusuf, çok sert vurdu. Muammer'in parmaklarının ucuyla dokunduğu top üst direğe çarpıp kornere gitti. 26'da Pedriel'in ortasında Welliton'un indirdiği topa penaltı noktası yakınlarındaki Nakoulma gelişine sert vurdu ve top ağlara gitti: 1-0. 40'da Vederson'un ortasında Cavanda'nın ters vuruşunu kaleci Esteban çeldi ama boşta kalan topu Nakoulma ağlara gönderdi: 2-0. 61'de Vederson, ceza sahası dışından sert vuruşu şık bir şekilde ağlarla buluştu: 3-0. 69'da Cavanda sert vurdu önce Muammer kurtardı ardından top direğe çarparak, kornere gitti. 75'te Salih'in sert vuruşunda Cardozo kafasıyla topu ağlarla buluşturdu: 3-1. 76'de Özer'in vuruşunda yine Muammer hamle yaptı, top yine direkten döndü. 90+4'de Mbia maçın skorunu belirledi: 3-2. Mersin ilk galibiyetini alırken, Trabzon 10 yıl sonra ilk kez üst üste 4. kez kaybetti.
Star

Hamza Hamzaoğlu, Şampiyonlar Ligi'nde Benfica ile oynayacakları karşılaşmaya "Kader maçı" gözüyle bakıyor. Galatasaray'ın teknik direktörü kulüp televizyonuna yarınki randevuyu değerlendirdi. Hamzaoğlu, "Kazanmamız durumunda diğer takımlar kadar bizim de gruptan çıkma şansımız olacak. Çok önem verdiğimiz bir maç. Kolay olmayacağını biliyoruz. Taraftarımızın da desteğini arkamıza alarak, sahadan galibiyetle ayrılmak istiyoruz" diye konuştu. Benfica maçının olumsuz sonuçlanması halinde gruptan çıkma şanslarının azalacağını vurgulayan Galatasaray'ın hocası "Son ana kadar her şeyi zorlayacağız. Kazandığımızda gruptan çıkma şansımızın artacağını biliyoruz" dedi. Süper Lig'deki durumlarını da değerlendiren Hamzaoğlu, "Şu anda oldukça iyi durumdayız. Özellikle son 4 maçı kazanmış olmamız bize ayrı bir güven getirdi" yorumunu yaptı. Başarılı teknik adam "Benfica maçından da iyi bir oyun ve iyi bir skorla ayrılmak istiyoruz. Bize yakışan da bu. İnşallah Benfica maçında bunu göstermeyi planlıyoruz" açıklamasını yaptı. Taraftarlara da seslenen Hamzaoğlu, "Onlar bizim için çok önemli bir güç. Taraftar desteğine her zaman ihtiyaç duyuyoruz. İnşallah Benfica maçında da bu desteği bizden esirgemezler" dedi.
Star

Ve Başkan Aziz Yıldırım sonunda soyunma odasına indi. Bu sezon yeni bir oluşuma giden Sportif direktörlüğe Terraneo'yu, teknik direktörlüğe Pereira'yı getiren ve müthiş transferlerle yıldızlar topluluğunu oluşturan Fenerbahçe'nin patronu 8. hafta sonunda takımın ortaya koyduğu performanstan memnun kalmayınca devreye girme kararı aldı. Kayserispor deplasmanında alınan 1-0'lık galibiyete rağmen hoşnutsuzluğunu gösteren Yıldırım, maçtan sonra soyunma odasına giderek 40 dakika kadar Teknik Direktör Pereira ve futbolcularla konuştu. Önemli uyarılarda bulunan Başkan'ın sahada sergilenen futbolun Fenerbahçe'ye yakışmadığını belirterek şunları söylediği öğrenildi: "Sezon başında büyük yatırımlar yaptık. Yönetim olarak hiçbir şeyi esirgemedik." "Biz canımızı dişimize takıp, sabahlara kadar sizin için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Ama takımın sahada sergilediği futbola bir bakın. S.O.S veriyor. Bu böyle gitmez. Herkes bir an önce kendisine çeki düzen versin. Alınan galibiyetler kimseyi yanıltmasın. Bu formsuzluk devam ederse ibre tersine dönebilir. Ajax ve ardından Galatasaray maçlarında daha kaliteli bir futbol bekliyorum. Artık Fenerbahçe gibi oynayın"
Star

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, geçtiğimiz günlerde beraatle sonuçlanan "Şike" davasının kendi üstlerinde kalan bir şey olduğunu söyledi. TOÇEV ile gerçekleştirdikleri tanıtım toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kartal'ın Başkanı, "Şike davasına kenar süsü olarak dahil edildik. Zaten mahkeme Beşiktaş'ın suçsuz olduğuna ve kararın hukuksuz olduğuna hükmetti' dedi. Orman şunları söyledi: "Şike davası yüzünden oynanamayan Süper Kupa finali var. Yargı kararını bekleyip ona göre hareket edeceğiz. Tabii ki oynamak isteriz. Hele Fenerbahçe ile oynamak bize zevk verir. UEFA'nın ve Türk hukukunun vermiş olduğu kararları karıştırmak yanlış olur.." "UEFA hiçbir şeye bakmadan, tapeler üzerinden karar verdi. Sonuçta Türk mahkemeleri Beşiktaş'ın suçsuz ve daha önceki kararların haksız olduğunu belirtti. Suçsuzluğumuz ispatlandı. Zaten hiçbir zaman bizim kendimizden şüphemiz yoktu. Şimdi bu karardan dolayı son derece mutluyuz."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme