24 Ekim 2015 Cumartesi

24.10.2015 Genel Gündem


24.10.2015
GÜNDEM
Savcı İhmali
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 52 kişinin öldüğü, 222 kişinin de yaralandığı patlamayla ilgili 33 sanık hakkında açılan davanın görülmesine Ankara 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkeme, bir önceki duruşmada, Reyhanlı patlamasına ilişkin soruşturmayı yapan ve aynı zamanda MİT TIR'larına ilişkin soruşturma nedeniyle yargılanan savcı Özcan Şişman hakkında soruşturma olup olmadığını Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) sormuştu. HSYK, patlamada ihmali olduğu gerekçesiyle savcı Şişman hakkında soruşturma izni verdiğini mahkemeye bildirdi. Kararda, Reyhanlı patlaması öncesindeki dikkat çekici yazışmalara yer verildi. Kararda, MİT'in 'Suriye istihbaratıyla bağlantılı olan Acilciler terör örgütünün Türkiye'de bombalama eylemi yapacağını' içeren ihbarını, patlamadan 3 gün önce; 8 Mayıs 2013 tarihinde Hatay Emniyeti'ne bildirdiği ifade edildi. İhbar üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığı, ihbarda adı geçen ve halen dava dosyasında tutuklu olan sanık Nasır Eskiocak'ın da aralarında bulunduğu 4 şüphelinin telefonlarının dinlemeye alındığı, teknik araçlarla izlendiği belirtildi. HSYK kararında, MİT Adana Bölge Başkanlığı tarafından 9 Mayıs 2013 günü, bizzat dönemin Adana Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman'a, "Harekete geçilmesinde yarar görüldüğü" bilgisinin verildiği de anlatıldı. Ancak Şişman'ın, mevcut verilerle yapılacak bir operasyonda, şüphelilerin serbest kalma ihtimalinin bulunduğu, somut delillere ulaşabilmek için beklemenin daha doğru olacağı yanıtı verdiği iddia edildi. Yazıda, MİT'in patlamadan iki gün önce Hatay Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç'la da şüphelilerin gözaltına alınması için görüştüğü belirtilerek şöyle denildi: "Süreç bir bütün olarak ele alındığında, oldukça somut olduğu kanaatine ulaşılan anılan ihbar varken, tüm riskler de alınmak suretiyle ihbarda adı geçen şahısların derdest edilerek toplanması yerine, ısrarla şahısların silah ve/veya patlayıcı gibi somut birtakım delillerle yakalanmasını teminen delil toplama sürecine devam edilmesi yönünde görüş bildirerek, yapılmak istenen operasyonun yapılmasına, dolayısıyla söz konusu bombalama eylemi ile ilgili olarak isimleri geçenlerin gözaltına alınmaması sonucunda anılan patlamanın ve neticelerinin engellenmemesine sebep olmuştur."
Hürriyet


'Yıldırım' Şehitleri Uğurlandı
Hakkari, Yüksekova'da operasyon sırasında yıldırım düşmesi sonucu şehit olan askerler Jandarma Komando Uzman Çavuş Kemal Mermer, Uzman Çavuş Nurullah Yeşildağ ve Uğur Uğurlu'nun cenazeleri dün toprağa verildi. Uzman çavuş olduktan sonra Hakkari'ye giden Kemal Mermer'in cenazesi dün sabah helikopter ile Adıyaman'a getirildi. Mermer'in Türk bayrağına sarılı tabutunu babası Bilal, annesi Hayriye, Şırnak'ta vatani görevini yapan kente izinli olarak gelen kardeşi Harun ve yakınları tarafından gözyaşlarıyla karşılandı. Şehit Uzman Çavuş Kemal Mermer, merkeze bağlı İndere Köyü mezarlığına gözyaşları arasında defnedildi. Uzman Çavuş Nurullah Yeşildağ için de memleketi Çorum'da tören düzenlendi. Şehidin cenazesi ilk önce baba evine götürüldü. Burada dua yapılarak helallik alındı. Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu evin önüne getirilmesiyle gözyaşları sel oldu. Şehidin babası 46 yaşındaki Adem Yeşildağ, annesi 46 yaşındaki Altın Yeşildağ, kardeşleri 20 yaşındaki Canan ve 23 yaşındaki Cihangir Yeşildağ gözyaşlarına boğuldu. Yağmur altında ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazına yüzlerce kişi katıldı. Cenaze namazı için saf tutulduğu sırada şehidin kardeşi Cihangir Yeşildağ tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Mardin'de vatani görevini yaptığı sırada ağabeyinin şehit haberi üzerine memleketine gelen Cihangir Yeşildağ komutanları tarafından teselli edildi. Yeşildağ'ın cenazesi, cenaze namazının ardından omuzlara alınarak tekbirlerle cami önündeki cenaze aracına kadar taşındı. Çorum Şehitliği'ne götürülen Şehit Uzman Çavuş Nurullah Yeşildağ, burada toprağa verildi. Üç yıldır Yüksekova'da görev yapan ve bekar olan Uzman Çavuş Uğur Uğurlu'nun cenazesi dün memleketi Manisa'ya getirildi. Mecburi hizmetinin bitmesine 3 ay kala şehit olan Uğurlu'nun tabutunu gören baba Murat Uğurlu, anne Saltanat Uğurlu, kız kardeşi Burcu Uğurlu gözyaşlarına boğuldu. Cenaze sağanak yağmur altında akşam namazı öncesinde Karaosmonoğlu Camisi'ne getirildi. Cenaze caminin önüne geldiğinde gözyaşları sel oldu. 3 bin kişinin katıldığı cenaze töreninde Burcu Uğurlu ile annesi Saltanat Uğurlu, tabuta sarılıp, "Bizi niye bıraktın" diye gözyaşı döktü. Zor ayakta duran baba Murat Uğurlu da eşi ve kızının ağladığını görünce gözyaşlarını tutamadı. Kırkağaç Şehitliği'ne götürülen cenazesi, burada toprağa verildi.
Milliyet

Gezi'ye Ceza Yağdı!
İki doktor ile Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii'ne sığınan göstericilerin de aralarında bulunduğu 255 sanıklı Gezi olayları davasında mahkeme kararını açıkladı. Camide yaralılara müdahale eden doktorlar Sercan Yüksel ve Yasemin Dokudan'a, "ibadethaneyi kirletmek" suçundan 10 ay hapis cezası verilerek bu ceza ertelendi. Dava kapsamında sadece 7 sanığın tüm suçlardan beraat ettiği davada 244 sanık çeşitli suçlardan ceza aldı. Gezi eylemleri sırasında Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii'ne sığınan sanıklar hakkında İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet", "görevi yaptırmamak için direnme", "kamu görevini usulsüz üstlenme", "kamu malına zarar verme", "özel kıyafetleri usulsüz kullanma", "suçluyu kayırma", "ibadethaneyi kirletmek suretiyle zarar verme" ve "hırsızlık" gibi suçlardan açılan davanın karar duruşması dün yapıldı. Avukatların ve 6 tutuksuz sanığın hazır bulunduğu duruşmada kararını açıklayan mahkeme, 4 sanığın savunmasının alınmadığı için dosyanın ayrılmasına karar verdi. Aralarında 7 yabancı uyruklu sanığında bulunduğu 240 sanık hakkında "görevi yaptırmamak için direnmek" suçundan beraat kararı veren mahkeme, 26 sanığa da "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçundan beraat kararı verdi. "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçundan 29 sanığa verdiği 5 ay hapis cezasını 4 bin 500 TL para cezasına çeviren mahkeme, 162 sanığa ise aynı suçtan verdiği 5 aylık hapis cezasını 1 yıllık denetimle erteledi. Aynı suçtan 10 sanığa 5 ay, 13 sanığa ise 10 ay hapis cezası veren mahkeme, olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesi ile bu cezaları ertelemedi. 4 sanık hakkında, "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan 10 ay hapis cezası veren mahkeme, suçun birden fazla kişi ile işlenmesi ve silahtan sayılan aletle yapılası sebebiyle bu cezayı da indirmedi. Aralarında camide bulunan yaralılara müdahale eden doktorlar Sercan Yüksel ve Yasemin Dokudan'ın da bulunduğu 4 sanığa, "ibadethaneyi kirletmek" suçundan 10 ay hapis cezası vererek bu cezayı erteledi. Dava kapsamında tek suçtan en yüksek cezayı alan sanık Deha Okyay ise "alenen birden fazla görevli memura hakaret" suçundan 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme sanığın olumsuz kanaat oluşturduğu gerekçesiyle cezada erteleme uygulamadı. "Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" ve "özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmak" suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası alan 3 sanığın cezası da olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesi ile ertelenmedi. Dava kapsamındaki 7 sanık ise tüm suçlardan beraat etti. Kararın okunmasının ardından avukatlar alkışla karara tepki gösterdi. Bir avukat hakim Yener Yıldırım'a, "Bu dosyada böyle bir karar vermek, sadece sizin şahsınıza münhasır bir yetenek" dedi. Başka bir avukat ise, "Avukatlara da ceza verseydiniz bari" dedi. Hakim Yıldırım ise cevap vermeyerek salondan ayrıldı.
Milliyet

Canilerin Ellerinde De El Bombaları Varmış!
10 Ekim sabahı Ankara'yı kana bulayan katliamın ardından derinleştirilen soruşturmada, her geçen gün yeni bulgulara ulaşılıyor. Son edinilen bilgilere göre Gaziantep'te IŞİD tarafından hücre evi olarak kullanılan bir adrese gelen iki canlı bombaya, yelekleri burada giydirildi ve iki araçla Ankara'ya doğru yola çıkmaları sağlandı. İki araç sürücüsüne verilen daha önce hiç kullanılmamış telefon ve hatlar, yola çıktıktan sonra açıldı. Adana'da araçlardan biri polis kontrolünde durduruldu. Ancak sorun çıkmayınca yollarına devam ettiler. Ankara il sınırlarına gelen iki araçtan öncü olanı yoluna devam ederken, diğeri Ankara girişine 30 kilometre kala durarak diğer aracın dönüşünü bekledi. Güzergahın temiz olduğunu belirten Yakup Şahin geri dönerken, canlı bombaları taşıyan Halil İbrahim Durgun, Ankara'ya giriş yaptı. İki canlı bomba, Konya yolu üzerindeki bir AVM'nin hizasındaki ara sokağa giren araçtan indikten sonra bir süre yürüdü. İki taksi değiştirerek gar önüne gelen canlı bombalardan ilk patlamayı gerçekleştiren teröristin sırt çantasında yaklaşık 4 kilo TNT tipi patlayıcı olduğu belirlendi. İkinci patlamayı yapan teröristin sırt çantasının ise yaklaşık 5 kilo olduğu ve TNT'lerin, tahrip gücünü arttırmak amacıyla arasına çelik bilyelerin yerleştirildiği tespit edildi. Teröristlerin ellerine de yol boyunca polise yakalanma ihtimaline karşı yanlarında hazır bulundurdukları iki el bombasını aldığı anlaşıldı.
Vatan

'Türkiye'yi Terörle Öne Çıkarmak Haksızlık'
İstanbul Kongre Merkezi'nde 3. TÜMSİAD TÜMEXPO ve Uluslararası Kobi Şurası'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasını kısa tuttu. Zaman zaman öksüren Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının hemen ardından gerçekleştirilecek plaket törenine katılması bekleniyordu. Ancak Erdoğan sunucunun yanına gelerek müsaade istedi. Ardından da kürsüden inip salon dışına çıktı. Bu sırada sunucu Cumhurbaşkanının geri geleceğini salondakilerin ayrılmaması gerektiğini anons etti. Bir süre sonra sunucu Cumhurbaşkanının önemli bir telefon görüşmesi için ayrıldığını kısa bir süre sonra geri döneceğini söyledi. Erdoğan yaklaşık 2 dakika sonra dönüp plaket törenine katıldı. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi: "Bugün birileri Türkiye'yi sadece terörle, terör örgütlerinin eylemleriyle, Suriye'den gelen göçmen dalgalarıyla, Irak'taki gelişmelerin ülkemize yansımalarıyla öne çıkarmaya çalışıyor. Sadece bunlardan ibaret bir Türkiye portresi çizme gayretleri, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük haksızlıktır. Türkiye, geçtiğimiz 13 yıllık dönemde her alanda gerçekten muazzam bir dönüşümü, tarihi bir değişimi gerçekleştirmeyi başarmış bir ülkedir."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 108, 7525-108, 9696                           
ABD Doları 2, 9047-2, 9097/ Euro 3, 1998-3, 2063/İngiliz Sterlini 4, 4494-4, 4564                 

Tübitak'ın Sır İhalesi
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, büyük tartışma yaratan 'yerli otomobil' projesiyle ilgili tüm geliştirmenin TÜBİTAK tarafından yapılacağını ve aracın 2020 model olarak piyasaya sunulacağını açıkladı. Yani TÜBİTAK, İsveçli Saab'ın otomobil üretim tesisleri ile 9-3 modelinin haklarını alan Çinli NEVS'in gönderdiği 4 prototip üzerinde yapacağı çalışmalarla yerli otomobili üretime hazır hale getirecek. Tabii bu aşamada tüm test araçlarının, prototipler ve üretime hazır nihai aracın ise NEVS tarafından üretileceği açıklandı. TÜBİTAK, mevcut prototiplerin içinde ve dışında hem tasarım hem de teknoloji olarak değişiklikler yapar mı bilemiyoruz. Şu ana kadar sadece TÜBİTAK'ın bu araçların içine kendi geliştirdikleri elektrikli motor ve pili yerleştireceğini biliyoruz. İşte bu noktada yine aklımıza 'TÜBİTAK bunu kendi mühendisleriyle mi yapacak?' , 'Yoksa yine prototiplerde olduğu gibi destek alacak mı?' soruları geliyor. Eğer TÜBİTAK bunu kendisi yapacaksa o zaman neden 2012 Kasım ayında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın desteğiyle 'elektrikli ve hibrit elektrikli araç teknolojilerinin geliştirilmesi' adı altında 2 yıla yakın süren Türkiye'nin yerli elektrikli aracı için kapsamlı bir ihale (çağrı) programı başlattı. Bilmeyenler için hatırlatayım, TÜBİTAK, Kasım 2012'de kazanın hükümet tarafından 100 milyon TL'lik teşvikle ödüllendirileceği firmalara söyleyen yerli elektrikli araç projesi için bir çağrı yaptı. Bazı firmalara teşvikin 500 milyon liraya çıkabileceği bile söylendi. 2013 yılının ocak ve şubat ayında firmalar çağrıya çıktı. Çağrı için son başvuru tarihi olarak Mayıs 2013 belirledi. TÜBİTAK tarafından Temmuz 2013'te yapılan açıklamada yüzde 100 Ar- Ge desteği verilecek yerli elektrikli araç üretimi çağrısına yapılan 20 proje başvurusunun mali, teknik ve hukuki olarak değerlendirildiği belirtildi. TÜBİTAK'ın devlet destekli elektrikli araç projesi için Hattat-Magna, Nurol, BD Otomotiv, Karsan-Hexagon, Temsa, Derindere, Malkoçlar ve Hisarcılar gibi büyük firmaların dışında üniversiteler ve küçük ölçekli bir çok firma ve birey teklif verdi. Hattat-Magna, BD Otomotiv ve Derindere elektrikli otomobil geliştirme teklifinde bulunurken, Temsa ve Hisarcılar hafif ticari araç, Isuzu elektrikli otobüs, Karsan ise New York için geliştirdiği V1 kodlu taksi projesini teklif etti. Projelerle ilgili TÜBİTAK'ın birkaç grubu bir araya getirebileceğini kaydeden yetkililer, projenin tek bir gruba verilmeyebileceğini de açıkladı. Yapılan değerlendirme sonunda 10 projenin elendiği kalan 10 projenin ise 'Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi' çağrısının ikinci aşamasına başvurmaya hak kazandığı açıklandı. Bu süreçte proje başvurusu yapan firmalar gerçekten tam anlamıyla uzun süreler alan raporlar hazırladılar. Maliyet ve fizibilite çalışmaları yaptılar, 1 yılı aşkın bir süre bu proje üzerinde kafa patlattılar. Aralık 2013 gerçekleşen ikinci değerlendirmede 3 proje elenerek son değerlendirme aşamasına 7 proje kaldığı açıklandı. Finale Hema Endüstri ve Magna ortaklığı, Karsan, Isuzu, Hisarlar, Malkoçlar ve Derindere kalmıştı. (1 proje bilinmiyor) Projeleri öneren konsorsiyumlar ayrıntılı projelerini ikinci aşama olan Aralık 2013'e kadar TÜBİTAK'a sundu. Projeler 6 ayrı başlıkta ve 31 konu uzmanı tarafından değerlendirildi. 2014 yılı mart ayında yapılan değerlendirme sonucunda Anadolu Isuzu 1'inci seçildi ve projesi revizyona gönderildi. Projeyi önerenlerin gerekli revizyonları yapmaları durumunda ise projenin TÜBİTAK tarafından destekleneceği açıklandı. Plana göre aracın en fazla 4 yıl içinde tamamlanacağı ve bu süre sonunda prototip araçların hazır hale getirileceği söylenmişti. Ardından da üretici kuruluşlar tarafından seri üretime geçileceği ve üretilecek araçların kritik ve yeni teknolojilere sahip, dünya ile rekabet edebilecek fiyat ve kaliteye sahip olacağı da açıklandı. Hatta TÜBİTAK sahip olduğu fikri hakları, aracın Türkiye'de üretilmesi ve 5 yıl süreyle üretim ve satış garantisi verilmesi durumunda üretici kuruluşa devredeceğini açıkladı. Ancak çağrı sonunda TÜBİTAK sürpriz bir şekilde vereceği 100 milyon TL teşvikte yarı yarıya revizyona gidince, kazananı belli olan proje Temmuz 2014'te biranda sona erdi.
Hürriyet

Ya İstikrar Ya Patinaj
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yoğun gündemi nedeniyle bir süredir ertelediği buluşma nihayet peygamberler şehri Şanlıurfa'da gerçekleşti. Yoğun miting trafiği arasında Balıklıgöl yakınlarında bulunan ve kentin tarihî dokusunu yansıtan El Ruha oteldeki buluşmaya Başbakan Davutoğu'na görüşmede Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik eşlik ediyor. Gündemde AK Parti'nin seçim beyannamesi var. "Günümüzde artık siyaseti ekonomiyle ayırt etmek mümkün değil. Hiçbir ekonomik problemin siyasal perspektif olmadan çözülemeyeceğini gördük" diyerek söze başlayan Başbakan Davutoğlu, "Ekonomi politik dediğimiz şey çok talebin az kaynakla karşılanma sanatı. Ama aynı zamanda ekonomik sistemin ahlakının da olması lazım. Ekonomik gelirin halk arasında adil şekilde dağıtılması da gerekiyor" diyerek konuyu günümüze taşıyor: "Bugün çok önemli bir seçimin arifesindeyiz. Bizim 12 yıl içinde yaptığımız şey aynı ekonomik çerçeveyi atıl kapasiteyi sonuna kullanarak geliştirmek oldu. Birinci nesil reformlarla sağladık. Demokratikleşme, hukuki reformlarla, ekonomik reformlar, şirket kurmanın kolaylaştırılması gibi… Şimdi ya daha yukarı sıçrayacağız, ya da patinaj yapacağız. Bu sıçramayı yaptırmamız için önümüzü görmemiz lazım. İkinci nesil reformlardan bahsetmek istediğim niteliksel dönüşüm." Başbakan Davutoğlu niteliksel dönüşümle ilgili de şu örneği veriyor: "Mesela bölünmüş yol niceliksel bir dönüşümdür. Ama o kuşak üzerinde lojistik merkezler kurmanız, başka bir sınıfa geçtiğinizi gösterir. Eskiden transit geçiş noktasıydı Türkiye. Şimdi üretilen malların lojistik merkezlerde toplanıp uluslar arası pazarlara ulaştırıldığı bir merkez olmak zorundasınız." İstikrarın, hedefleri tutturmak için çok önemli olduğunu vurgulayan ve 90'lı yılları örnek gösteren Davutoğlu, "O dönemlerde dünya ekonomileri biçim değiştirdi. 90'larda iktidar olsaydık, her yıl yüzde 9'larda büyürdük. Bunlar istikrarla olur. Koordinasyonla olur. Yapısal dönüşüm programında ilan ettiğimiz maddelerin muhatabı var. Bakanlıklar arasında koordinasyonu var. Kimin yapacağı, kimin takip edeceği adım adım yazılı. Bir koalisyonda bu mümkün mü? Geçmişte olduğu gibi 3 genel başkanı bir konuda uzlaştırmak olabilir mi? Koalisyon olsa bir Tanap gerçekleşebilir miydi?" diye konuştu.
Türkiye

Draghi Etkisi Sürüyor
Türk şirketlerini değerlendiren Fitch, Türkiye'deki telekom şirketlerinin döviz kurundaki değişimlere yüksek oranda maruz kaldığını belirtirken, imalat sanayisi sektöründeki şirketlerin güçlü ihracat gelirleri nedeniyle TL'deki değer kayıplarından daha az etkilendiğini vurguladı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi'nin önceki günkü parasal genişleme beklentilerini artıran söylemlerinin etkisi dün de sürdü. Dolar 2.86'nın altına gerileyerek gün içinde en düşük 2.8598'i görürken, Avro/TL paritesi 3.1725'e kadar düştü. Dolar gelen alımlarla tekrar 2.88 seviyesine yükselirken, iki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi yaklaşık 2.5 ay sonra yeniden yüzde 10'un altına geriledi. Borsa ise artan risk iştahı ile 81 bin puanın üzerine çıkarak 81 bin 66 puanla 23 Temmuz'dan itibaren en yüksek seviyeyi gördü. Borsa günü 80.125 puandan kapatırken, Çin'den ekonomiye destek için faiz indirimi hamlesi geldi. Çin Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4.35'e çekti. Banka ayrıca 1 yıl vadeli mevduat faizini de 25 baz puan düşürerek, yüzde 1.5'a indirdi.
Türkiye

Borsa 3 Ayın Zirvesinde
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Mario Draghi'nin perşembe günü parasal genişleme beklentilerini artıran söylemleri ile artan risk iştahı, borsayı 23 Temmuz'dan bu yana gördüğü en yüksek seviye olan 81.066,72 puana taşıdı. Ancak bu seviyede tutunamayan Borsa, yüzde 0.16 kayıpla haftayı 80.124 puandan kapattı. Perşembe günü ECB kararı öncesi 2.8950'li seviyelerde olan ve dün sabah 2.86'nın altını gören dolar kuru günü 2.89 seviyesinden kapattı. Hareketin en belirgin hissedildiği euro kuru ise perşembe günkü 3.28'li seviyelerden dün sabah 3.1850'ye geriledikten sonra kapanışı 3.19 TL'den yaptı. Ekonomi Bakanı Zeybekci, "3.05'ten başlayan hareketle kur 2.86'lara kadar indi, bunun (dolar/ TL'nin) daha da fazla ineceğini biz öngörüyoruz. TL'nin değer kaybı spekülatiftir ve geçecektir" dedi. Öte yandan piyasaların korkusu haline gelen Çin Merkez Bankası yeni bir adım atarak, politika faizini 25 baz puan indirdi.
Milliyet

Evin Yolunu Kaybettik
Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında sert düştü. Konut satışları, Eylül'de bir önceki aya göre yüzde 17.7, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20.1 azalarak 92 bin 483'e indi. 2015 yılını yüzde 1.7 daralmayla açan konut satışlarında, Eylül'de 8 ayın en kötü verisi görüldü. Bu düşüş, aynı zamanda konut satışlarında Temmuz 2014'ten bu yana görülen en keskin düşüş oldu. Buna en önemli sebep olarak 9 günlük Kurban Bayramı boyunca satış yapılamaması gösterildi. Öte yandan faizlerin yükselişi ve seçim öncesi tüketici talebinin beklemeye geçmesinin de gerilemede payı var. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde geçen ay 92 bin 483 konut satıldı. Toplam 9 aylık satış, 936 bin 615'e ulaştı. Bu rakam, 2014 yılının aynı döneminde 831 bin 287 seviyesindeydi. Eylül'de yaşanan sert düşüşe rağmen, konut satışları geçen yılın üzerinde seyretmeye devam etti. Eylül ayında, yükselen faiz oranlarının da etkisiyle kredili konut satışları da yüzde 33.5 azalarak 28 bin 684'e geriledi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 31 oldu. Diğer satış türleri sonucunda el değiştiren konut sayısı Eylül'de, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 12.2 azalarak 63 bin 799'e indi. Kurban Bayramı boyunca firmaların düzenlediği avantajlar sunan kampanyalara rağmen yeni konut satışları da gerilemeden nasibini aldı. İlk defa satılan konut sayısı Eylül'de, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18.3 azalarak 43 bin 333'e geriledi. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46.9 olarak hesaplandı. İkinci el konut satışları ise yüzde 21.7 azaldı ve 49 bin 150 oldu. Rakamları değerlendiren Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl, cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar konut satışları hep eksideydi. Ağustos'tan sonra artışa geçti. 2015'in rakamlarını geçen yılki bu durumla kıyaslayıp, büyümeden bahsettik. Geçen yıl ilk 7 ay ekside, sonrasında artıdaydık, bu yıl ilk 8 ay artıda kaldık, şimdi düşüş başladı. Ancak 9 aylık rakamlara baktığımızda yine geçen yılın önündeyiz. Piyasa şartları, seçim gibi sebepler yüzde 20'lik artış ya da düşüşlere neden olmaz. Tamamen geçen yılın verilerinden kaynaklanan bir düşüş yaşandı." TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya da "Eylül'de bayram tatili nedeniyle resmi işlem yapılamadı. Eylül ayında 3 haftalık veriler değerlendirildiği için bir düşüş oldu" diye konuştu.
Vatan

Dünyanın En Zengini Artık Bir Kravatsız
Finans dergisi Forbes'in güncellenen milyarderler listesinde sıralama değişti. Sıfırdan 79.6 milyar dolar servete ulaşan dünyaca ünlü giyim markası Zara'nın sahibi İspanyol işadamı Amancio Ortega, Bill Gates'i geçerek ilk sıraya yerleşti. Forbes'in "en zenginler" listesinde uzun bir aradan sonra Microsoft şirketinin kurucusu Bill Gates 2'nciliğe düşerken, ilk sıraya İspanyol tekstil devi İnditex'in patronu Amancio Ortega oturdu. Forbes'e göre, 79 yaşındaki İspanyol işadamının varlığı 79.6 milyar dolar. İkinci sıradaki Bill Gates'in 78.1 milyar dolarlık serveti olduğu açıklandı. Üçüncü sırada 64.4 milyar dolar servete sahip Warren Buffett gelirken, 62.5 milyar dolar servete sahip Meksikalı Carlos Slim dördüncü oldu. 'Ortega dünyanın en zengin adamı' haberinin ardından Inditex'in borsadaki hisselerinin tarihinin en yüksek seviyesine çıkarak, rekor kırdığı görüldü. 1975 yılında Zara'yı kurarak tekstil sektörüne giren Amancio Ortega, sıfırdan başladığı işi kısa sürede büyüterek 1984'te ilk lojistik merkezini açtı. Şirketini 2001'de borsaya soktu. Zara, Massimo Dutti, Bershka, Oysho, Stradivarius, Zara Home, Uterqüe, Pull and Bear firmalarını bünyesinde bulunduran Inditex, mevcut durumda 88 ülkede 6 bin 700'den fazla mağazaya sahip ve 140 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.
Vatan

Türk Telekom İki Yılda 30 İli Daha 'Akıllandıracak'
Türk Telekom, Londra'da düzenlenen 15. Broadband World Forum'da dünyaya, Türkiye'de hayata geçirdiği 'Akıllı Şehir Çözümlerini ve Vizyonunu' aktardı. Zirvede dünyanın önemli telekom şirketlerinin temsilcilerine bir sunum yapan Türk Telekom Grubu Kurumsal İş Birimi CEO'su Mehmet Ali Akarca, akıllı şehirlerin, günlük yaşamı kolaylaştırdığını ve yüzde 60'a varan kaynak tasarrufu sağladığını söyledi. Akarca, şubatta başlayan Karaman ve mayıs ayında başlayan Antalya uygulamalarından örnekler vererek 2 yıl içinde 20-30 ili daha 'akıllı kent' yapacaklarını, hedeflerinin 81 ilin tamamı olduğunu söyledi. Akarca, zirvenin ardından gazetecilerle sohbet toplantısında soruları da cevapladı. "Şehirleri akıllandıran teknolojimiz sayesinde, şehre özel entegre çözümler sunuyoruz" diyen Akarca, İstanbul'un trafiği, Adana'nın gürültüsü, İzmir'in atık sorununa Akıllı Şehir teknolojileriyle çözüm bulacaklarını bu sayede şehirlerin, vatandaşlar için daha yaşanabilir hale geleceğini vurguladı. Akarca, Türk Telekom Grubu'nun uyguladığı akıllı şehir servisleriyle dünyaya örnek olduğunu belirterek "Eskiden bu tür uluslararası konferanslarda başkaları konuşur, biz dinlerdik. Geliştirdiğimiz teknolojiyi anlatmamız için artık bizi konuşmacı olarak davet ediyorlar ve onlar bizim başarılarımızı dinleyip etkileniyorlar. Bu hem Türkiye hem de Türk Telekom Grubu için büyük bir gurur" dedi. İnovatif uygulamalarıyla, araçların, evlerin, okulların, şirketlerin ve şehirlerin akıllandığı bir gelecek inşa etmek istediklerini vurgulayan Akarca "Türkiye'nin ilk entegre akıllı şehir projesini Karaman'da hayata geçirdik. Diğer akıllı şehrimiz Antalya ise bu yıl G20 Zirvesi ile dünya liderlerini konuk edecek ve dünya ekonomisinin en etkili temsilcilerini Türk Telekom Grubu'nun teknolojik çözümleri ile ağırlayacak" dedi. Şu anda 20'ye yakın çözümle şehirleri Akıllı kent yapabildiklerini belirten Akarca, Antalya'daki G20 Zirvesi için birkaç kavşağı daha kontrol edilebilir hale getireceklerini söyledi.
Star

DÜNYA

Ab İlerleme Raporu Yılan Hikâyesine Döndü
Avrupa Birliği Komisyonu'nun Türkiye için 1998'den bu yana yayımladığı İlerleme Raporu, ilk kez 'bir türlü yayımlanamamasıyla' tartışma konusu oldu. Türkiye'de 1 Kasım'da yapılacak seçimler öncesi belgenin seri ertelemeye tabi tutulması ve ertelemeye getirilen gerekçelerin tutarsızlık göstermesi tartışmayı daha da yoğunlaştırmış durumda. Avrupa Parlamentosu'nun farklı gruplarından 52 parlamenterin dün AB Komisyonu'na gönderdiği, "1 Kasım'dan önce açıklayın" çağrısı içeren mektup AB içinde konuya ilişkin belli bir rahatsızlığın da bulunduğunu ortaya koydu. Aslında AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in yakın çalışma ekibinin bir üyesinin dediği gibi, "İlerleme Raporu mutlaka şu tarihte yayımlanacak diye bir durum yok, hiç de olmadı". Belgenin geçmiş 10 yılda yayımlandığı tarihlere bir göz atılınca ekim-kasım dönemi öne çıkıyor. Komisyon 2005-2008 döneminde belgeyi kasımda yayımlamış. 2009'da ekime geçiş yapılırken 2010'da tekrar kasıma dönülmüş sonrasındaki tüm raporlar ise ekimde yayımlanmış. Dolayısıyla tarih aralığı açısından 'geleneksel aralık' içindeyiz. AB tarafından verilen ilk yayımlama tarihi 14 Ekim'di. Bu tarih uzun süre korundu, ancak sonrasında birden bire bu tarihin uygun olmadığına karar verildi. Gerekçe olarak da 15 Ekim'deki mülteci krizi odaklı AB Zirvesi gösterildi. Oysa bu zirvenin yapılacağı en az altı aydır biliniyordu. AB Komisyonu ikinci tarih olarak 21 Ekim'i verdi. Böylelikle raporun açıklanması Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 18 Ekim tarihindeki kritik Türkiye ziyaretinin sonrasına bırakılmış oldu. 21 Ekim'e çok az bir süre kala ise yeni bir erteleme haberi geldi. Bu kez 'somut' bir gerekçe bile gösterilmeyip, 'Juncker'in uygun bulduğu bir tarihte yayımlanacak' denmekle yetinildi. Bu ertelemeler Türkiye'deki 1 Kasım seçimleri öncesinde yaşanmış olmasaydı belki de üzerinde pek durulmayacaktı. İki kez verilen tarihe uyulmaması, somut gerekçe vermekte zorlanılması ve son tarihin 5 Kasım'a bırakılması, "Brüksel belgeyi seçimler öncesinde açıklamak istemiyor" algısının oluşmasına neden oldu.
Hürriyet

Fransa'da Son 33 Yılın En Büyük Trafik Kazası
Fransa'nın güney batısında bir kamyon ile otobüsün çarpışması sonucu meydana gelen feci kazada en az 43 kişi hayatını kaybetti. Bordeaux şehri yakınlarındaki Libourne kasabasında yaşanan kaza sonrası her iki aracın da yandığı açıklandı. Araçların alev alması sebebiyle olay yerine 60'a yakın itfaiyeci sevk edildi. İtfaiye yetkilileri, kazada ölenlerin çoğunun yetişkin olduğunu 5'i yaralı olmak üzere 8 kişinin otobüsten kaçmayı başardığı bildirdi. Ancak yetkililer, ölü sayısının daha da artmasından endişe ediyor. Fransa İçişleri Bakanlığı yetkilileri, kazada hayatını kaybedenlerin tamamının Fransız vatandaşı olduğunu açıkladı. Fransa'da son 33 yılın en büyük trafik kazası olarak kayıtlara geçen olayda, kamyon şoförü ile yanında seyahat eden 3 yaşındaki oğlu da hayatını kaybetti. Otobüste bulunan yolcuların, Petit-Palais-et-Cornemps kasabasındaki Yaşlılar Birliği'nin üyeleri olduğubildirildi. Kazanın sebebi henüz belirlenemezken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımında hükümetin bu korkunç trajedi ile ilgili olarak harekete geçirildiğini söyledi. Başbakan Manuel Valls, İçişleri Bakanı ve Ulaştırma Bakanı da olay yerine gitti. Fransa'da 1982 yılında meydana gelen trafik kazasında da 52 kişi hayatını kaybetmişti.
Türkiye

60 Milyar Dolarlık Anlaşma İçin 'Şerefe'
İngiltere Başbakanı David Cameron, Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Şi Cinping'i Londra ziyareti kapsamında en sevdiği bara götürdü. Dışişleri Bakanı Philip Hammond'un da aralarında bulunduğu bakanların eşlik ettiği ikili, mekanda bulunanlarla sohbet etti, bira içti. İngiltere'nin milli yemeği balık ve patates yemeyi tercih eden iki liderin hesabını da ev sahibi Cameron ödedi. Ekonomik işbirliği nedeniyle Londra'nın büyük önem verdiği Çin lideri, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından da ağırlanmıştı. Ziyarette 61 milyar dolarlık anlaşmalara imza atıldı.
Milliyet

İsveç Saldırganı Hitler Hayranı Çıktı
İsveç'in Trollhättan kentindeki bir ilkokula perşembe günü düzenlenen kılıçlı saldırının 'ırkçı' bir saldırı olduğu ve göçmenleri hedef aldığı ortaya çıktı. Ülkedeki haber ajansları, 21 yaşındaki İsveçli Anton Lundin P. isimli saldırganı 'aşırı sağ ve Adolf Hitler sempatizanı' olarak nitelendirdi. Bölgede görevli polis şefi Niclas Hallgren, meydana gelen saldırıyı 'ırkçı bir nefret suçu' olarak değerlendirirken, saldırganın kurbanları ten rengine göre seçtiğini aktardı.
Milliyet

Suudilere Suriye Tepkisi
Rusya lideri Vladimir Putin, önceki gün Soçi kentinde katıldığı toplantıda, Suriye'de Esad rejiminin devrilmesini isteyen Suudi Arabistan yönetimini eleştiri bombardımanına tuttu. Putin, "70 yıldır seçim bile yapılmayan bu ülkeler, Suriye'de demokrasi hakkında konuşma hakkına sahip değiller. Kadınların bugün bile direksiyon başına geçmelerine izin verilmeyen ülkelerin, demokrasi hakkında konuşma hakları yok" ifadelerini kullandı. Terörle mücadeleyi anlatırken, eski Sovyet yıllarından kalma kavga kuralını hatırlayan Putin, "50 yıl önce Leningrad (Putin'in doğduğu kent) sokakları bana şu kuralı öğretti: Eğer kavga kaçınılmazsa o zaman ilk yumruğu sen atacaksın" diye konuştu.
Vatan

'Esad'sız Suriye Diplomasisi
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın yakın zamanda görevi bıraktığını duyuracağı bir açıklama yapmayı kabul ettiği iddia edildi. Esad'ın Rus lider Vladimir Putin'le yaptığı görüşmenin perde arkasına ulaşan Rus Kommersant gazetesi, Suriye Devlet Başkanı'nın yapacağı açıklamayla Suriye'deki krizin gidişatını değiştirebileceğini kaydetti. Gazeteye göre Esad açıklamasında, ülkesindeki krizin siyasi yolla çözülmesi için uzlaşmayı kabul ettiğini, bu amaçla yakın zamanda iktidarı devredeceğini söyleyecek. 2011 yılından bu yana ilk yurt dışı ziyaretini Moskova'ya yapan Esad'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından ikna edildiği belirtiliyor. Putin'in çözüm için Esad'a tüm muhaliflerle masaya oturması' konusunda baskı yaptığı iddia ediliyor. Geçtiğimiz günlerde 6 aylık geçiş sürecini öngören Esadsız dönem planı 9 ülke tarafından kabul edilmişti. Esadsız dönemin planlanması için görüşmeler sürüyor. Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rusya Dışişileri Bakanı Sergey Lavrov ve , Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cübeyr bir araya geldi. Zirvenin Suriye'de çözüm için bir koordinasyon toplantısı niteliğinde olduğu belirtilirken istişareye devam kararı alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile birer telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler gidişata ilişkin kaygılarını dile getirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özellikle Halep ve çevresine yönelik saldırıların yeni bir göç dalgasını tetikleyebileceğine ilişkin endişelerini aktardı.
Star

POLİTİKA

Bozkurt İşareti Yapan Kürt Var
Babası eski CHP milletvekili olan, MHP'nin Ankara Milletvekili Adayı Erkan Haberal, Ankara Garı'nda ölen insanların ne düşman ne de rakipleri olduğunu belirterek, "Bütün insanlar bizimle aynı şeyi düşünsün diye bir dayatmamız olmaz" dedi. Babasının siyaset yaptığı CHP'yi amacından uzaklaşmakla suçlayan Haberal, "CHP'ye oy verenler CHP'nin yöneticilerinden çok daha fazla cumhuriyetin değerlerine sahip çıkıyor" ifadesini kullandı. Haberal, Milliyet'e yaptığı açıklamalarda özetle şu mesajları verdi: Ankara'daki saldırının tek bir ismi var: Vahşet! İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ölen insanların hiçbiri bizim düşmanımız veya rakibimiz değil. Bütün insanlar bizimle aynı şeyi düşünüyor ya da bizim düşündüklerimizin aynısını düşünecekler diye bir dayatmamız olmaz, bu mümkün değil. Terörün bu safhaya gelmesinin en büyük sebebi çözüm denilen süreçtir. Bir tarafta bebek katiliyle, Kandil'le, bir tarafta bunların siyasi uzantılarıyla Dolmabahçe görüşmelerini yapanlar Türkiye'nin milli birlik ve bütünlüğünü masaya yatıranlar devleti çalışamaz hale getirmiştir. Bir gerçek var, IŞİD'in en büyük destekçilerinden biri Türkiye olmuştur. Gönderdiğiniz silahlar bugün size bomba, canlı bomba olarak geri dönüyor. IŞİD terör örgütünden canlı çıkmış, psikolojileri bozulmuş, inançlarının zaten ne düzeyde olduğunu hiç kimsenin bilmediği insanların dönüp; Türkiye Cumhuriyeti'nde ellerini kollarını sallayarak gezdiklerini düşünün! Bu insanların her biri canlı bombadır. Tüm bu yanlışların tek odağı AKP'dir. İktidar partisiyle terör odaklarının, onun temsilcisi partinin arasında bir ilişki vardı. Ortaklık içinde, birbirlerinden maksimum fayda sağlamanın peşindeydiler. Ama 7 Haziran seçimlerinden sonra her iki tarafın birbirine kazık atması sonucu bu çıkar ilişkisi bozuldu. En büyük kötülük orada yaşayan vatandaşlarımıza yapıldı. Bomba patladıktan bir gün sonra emniyete operasyon talimatı veriyorsunuz. Demek ki siz kaynakları, bu insanların nerelerde yaşadığını, silahların yerlerini biliyorsunuz. Twitter'da bir takipçiyi takip eden Türkiye Cumhuriyeti devleti bilmem kaç yüz kilo bomba veya bir sürü silahla ülkeye giren, başkentine kadar gelen insanların varlığını fazlasıyla biliyordur.
Milliyet
'Din Ve Kimlik Siyaseti Yapanlara Güvenmeyin'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Ordu'da vatandaşlarla bir araya geldi ve mitingler düzenledi. Fındık yasası çıkarma sözü veren Kılıçdaroğlu, "Zeytin için yasa var ama fındık için yasa yok. Fındık borsasını Karadeniz'e kuracağız. Dünya fındık borsası olacak burada. Öyle 13 yıl falan istemiyorum ben sizden adam gibi 4 yıl yetki istiyorum" dedi. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Türkiye'nin huzura, barışa birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Çok ayrıştırdılar bizi, çok böldüler. Eğer birisi gelip size etnik kimlik üzerinden siyaset yapıyorsa ona sakın güvenmeyin. Birisi gelip size en temiz dinimiz üzerinden siyaset yapıyorsa ona da güvenmeyin. Onu Müslümanlığa en büyük haksızlığı yapan kişi olarak kabul edin. Neden biliyor musunuz ibadet Allah için yapılır, siyaset için yapılmaz." CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşmasının son kısmında kendisine bir vatandaş tarafından verilen not kağıdını okuyarak, şunları söylerdi: "Bir kardeşim dedi ki ne olursun konuşurken şu metni mutlaka okumalısın. Ben de aynen okuyorum. Atanamayan öğretmenlerin hali ne olacak? Hiç meraklanmayın inşallah bu sorunu çözeceğiz. Şubat'ta 40 bin, Ağustos'ta 40 bin öğretmen sözü istiyoruz. Size söz veriyorum sadece 40 bin, 40 bin değil, 300 bin öğretmeni görevlendireceğiz. Tam zamanlı eğitim." Annelere de seslenen Kılıçdaroğlu, "Çocuğunuzu tam gün okula göndereceksiniz. Sabah gidecek akşam eve gelecek. Öğle yemeklerini okulda öğretmenleriyle beraber hiçbir bedel ödemeden yiyecekler. Buna da diyecekler parayı nereden bulacaksın diye. Sen saraya bulurken benim sesim çıkmadı. Ama ben çocuğumuza bulurken sen niye bağırıyorsun arkadaş. İkinci, üçüncü saray mı istiyorsun?" diye konuştu.
Vatan

SPOR

Beşiktaşlı futbolcular, UEFA Avrupa Ligi'nde Lokomotiv Moskova ile deplasmanda oynadıkları maçın ardından galibiyeti kaçırdıklarına üzüldüler. Ancak diğer taraftan tura olan inançları ise daha da arttı. Siyah- beyazlı futbolcular, mücadele sonrasında aralarında karşılaşmayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandılar: "Lokomotiv Moskova, ilk maçta Sporting Lizbon'u 3-1 yenince grubun favorisi gibi gösterilmeye başlanmıştı ama onlara karşı baştan sona üstün oynadık. Oyunun kontrolü maçın tamamında bizdeydi. Onlardan çok daha iyi bir takım olduğumuzu herhalde herkes görmüştür. Üstelik bu sezon ilk defa böylesine soğuk bir havada ve deplasmanda oynamamıza rağmen burada galibiyeti kaçıran taraf olduk. Hücumda biraz daha üretken olmamız gerekiyordu. Çok fazla net gol pozisyonu bulamadık. Yemememiz gereken, basit bir gol yedik. Ancak İstanbul'da yine kendi oyunumuzu oynarsak Lokomotiv Moskova'yı yeneriz ve grupta ilk sıraya çıkarız. Bu da kalan 2 maç öncesi bizim için büyük avantaj olur. Bu gruptan lider çıkabilecek gücümüz olduğunu artık herkes biliyor ve bunu başaracağız."
Vatan

Yargıtay'ın "Bu yönetim 2.5 yıllığına değil 6 aylığına seçilmiştir" kararından sonra hukuki durumu tartışmalı hale gelen İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimi kongre kararı aldı. Kulüpten yapılan açıklamada tüzüğün 29'uncu maddesi gereği yapılması gereken genel kurulda, 5 Aralık'ta 19 Mayıs Spor Salonu'nda mali kongrenin yapılmasına karar verildi. 6 Aralık'ta da başkanlık ve yönetim seçimleri için toplanılacağı kaydedildi. Kongre kararından sonra gözler başkan adaylarına çevrildi. Eşinin rahatsızlığı nedeniyle bir süredir İstanbul'da olan başkan Hacıosmanoğlu'nun yeniden adaylığını koyacağı belirtilirken karşısına çıkmaya hazırlanan yaklaşık 7 isim bulunuyor. Sebahattin Çakıroğlu, Celil Hekimoğlu, Muharrem Usta, Hayrettin Hacısalihoğlu, Emin Kahraman, Yusuf Ziya Yılmaz ve Naci Orhon'un adaylık için delegeler arasında nabız yoklamaya başladığı ifade edildi. Bu 7 isimden Sebahattin Çakıroğlu ve Celil Hekimoğlu daha önce kongrede aday olacaklarını açıklamış ve çalışmalara başlamışlardı. Bu ikili dışında son seçimde Hacıosmanoğlu'ndan sonra en fazla oyu alan Muharrem Usta'ya da yeniden aday olması için yoğun baskı yapıldığı belirtildi. Bir çok kongre üyesi diğer adayların Usta'nın başkanlığı altında güç birliği yapmasını istiyor ve Trabzonspor'un ancak bu şekilde düzlüğe çıkabileceğini belirtiyorlar.
Star

G.Saray Başkanı Dursun Özbek, yarın Kadıköy'de Fenerbahçe'yle yapacakları derbiye gitmek istediğini açıkladı. Özbek, İstiklal Caddesi'ndeki GS Store'unun açılışında "Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi'nde rakibini yendi. Biz de çarşamba günü Benfica'yı yenmiştik. Türk futbolu için bir iftihar gecesi oldu. Pazar günkü maç, Türk futbolu için önemli bir derbi. Dostluk içinde geçmesini bekliyorum. Artık Türk futbolunu yıpratıcı ve geriye götürecek faaliyetlerden arınmamız lazım" dedi. Özbek, "Kadıköy'e gitmek istiyorum. Tabii ki şartların oluşmasını bekliyorum" ifadesini kullandı. "Şartlardan kastınız Fenerbahçe Kulübü'nden bir davet beklemeniz mi?" şeklindeki soruyu Özbek, "Davet beklemiyorum. Birkaç husus var onların oluşmasını bekliyorum" cevabını verdi. Uzun süredir deplasmanda Fener galibiyeti alamadıklarının hatırlatılması üzerine G.Saray Başkanı, "Galatasaray, o zaman zarfında en çok şampiyon olan takım. Burada esas olan şampiyonluk" yorumunu yaptı. Sarı-Kırmızılılar'ın Patronu Özbek, Türkiye'nin en büyük GS Store'unun hizmete girdiğini aktararak, "Burası Galatasaray'ın 110 yıl önce doğduğu yer. Galatasaray, 110 yıl boyunca burada okuluyla, Hasnun Galip'teki binasıyla var oldu. Galatasaray'ın taraftarlarına vereceği hizmetleri bir araya toplayacağı bir mağazanın olması gerekliydi. Burada sadece forma satışı yok. Galatasaraylıların oturabileceği, bir şeyler içebileceği mekanlarımız ve bilet satışımız var" şeklinde görüş belirtti.
Star

F.Bahçe'nin Avrupa Ligi'nde Ajax'ı 89. dakikada Fernandao'nun golüyle 1-0 yenmesi camiada büyük sevinç yaratırken, koltuğu sallantıda olan Teknik Direktör Vitor Pereira'ya da rahat bir nefes aldırdı. Galibiyet sonrası büyük sevinç yaşayan Portekizli teknik adamın soyunma odasında ayakta alkışlayıp, tek tek kutladığı oyunculara "Sizinle gurur duyuyorum. Ancak Ajax yetmez, Aslan'ı da devirin" diye seslendiği ortaya çıktı. Ajax'ı mağlup eden ilk Türk takımı olma unvanını kazanarak kendilerini eleştirenlere gerekli cevabı verdiklerini kaydeden Pereira, "Bu maç bizim için çok önemliydi. Sahada sonuna kadar savaşıp futbolun 90 dakika olduğunu bir kez daha insanlara gösterdiniz. 89. dakikada da golü atarak takım için yepyeni ve bembayaz bir sayfa açtınız. Artık geçmişi unutup geleceğe güvenle bakacağız. Bu gol Avrupa'da bize final yolunu açtı" dedi. Avrupa Ligi'nde büyük hedefleri olduğuna dikkat çeken 47 yaşındaki çalıştırıcı, "Gruptan çıkmak için avantaj sağladık. Şimdi bunu unutup Galatasaray'la oynayacağımız derbiye konsantre olacağız. Ajax galibiyeti bize büyük moral kazandırdı. Taraftarımızın desteğiyle G.Saray'ı da puansız yollamak için büyük bir karakter ortaya koyacağız. Alacağımız üç puanın bizi lig şampiyonluğuna taşıyacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme