25 Ekim 2015 Pazar

25.10.2015 Genel Gündem


25.10.2015

GÜNDEM

O Da Tanıdık
Emniyet Genel Müdürlüğü, Ankara'da 10 Ekim'de102 kişinin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısından hemen sonra 81 il emniyet müdürlüğüne terör örgütü IŞİD üyesi 1'i yabancı kadın ile 4 kişinin sansasyonel eylem için kısa süre önce Suriye'den giriş yaptıklarını ve büyük bir eylem planladıklarını belirtti. Önceki gece medyaya yansıyan uyarıda teröristlerin fotoğrafları, kimlik ve sahte kimlik bilgileri de paylaşılırken, eylemcilerin Ömer Deniz Dündar, Savaş Yıldız, Muhammet Zana Alkan ve Kazakistan doğumlu kadın terörist Walentina Slobodjanjuk olduğu açıklandı. Bu 4 kişinin, Ankara'yı kana bulayan canlı bomba saldırganlarıyla aynı tarihte Türkiye'ye Kilis Elbeyi'nden yasadışı yollarla giriş yaptığı ortaya çıktı. Gaziantep'e geçtikleri de belirlenen eylemcilerin daha sonra bu kentten ayrıldıkları, başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlere geçmiş olabilecekleri de belirtildi. Emniyet'in paylaştığı 4 canlı bomba eylemcisinden Savaş Yıldız'ın, HDP'nin Adana ve Mersin bürolarına 18 Mayıs tarihinde çifte bombalı saldırı yapan kişi olduğu ortaya çıktı. MİT, Jandarma ve Emniyet'in çalışmasında zaman ayarlı, parça tesirli bombalı saldırıda bulunan Savaş Yıldız, görüntülerden de tespit edilmişti. Yakalanamayan Savaş Yıldız'ın Suriye'ye kaçtığı belirtilmişti. Bombalı saldırıda bulunan ve aranan Savaş Yıldız'ın isminin, 5 ay sonra ise canlı bomba eylemcisi olarak Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tüm birimlere bildirilmesi dikkat çekti. Tunceli Emniyeti, yerel kaynaklar ve kullandığı muhbirlerin paylaştığı bilgiler doğrultusunda 17 Eylül'de IŞİD'in bir mitingi canlı bomba ile hedef alabileceğini, "DEAŞ'ın ülkemize yönelik uluslararası ses getirecek çapta büyük bir eylem yapma kararı aldığı, bu eylemle ilgili olarak seçtiği grubu Suriye/Deyr-ez Zor'da bulunan bir kampta özel eğitime tabi tutmaya başladığı, planlanan eylemin uçak/gemi kaçırma ya da miting/kalabalık yerde aynı anda çok sayıda canlı bomba patlatma şeklinde kompleks bir eylem olabileceği" yazısını Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaştı. EGM de Tunceli'den gelen uyarı yazısını tüm birimlere geçti. Türkiye'ye geçiş yapan IŞİD bağlantılı canlı bombaların bilgileri 81 il emniyet müdürlüğüne iletilmesine rağmen eylemciler yakalanamadı. MİT'in Suriye'deki istihbarat çalışmalarının ardından 29 Eylül ve 7 Ekim'de IŞİD bağlantılı canlı bomba veya bombalı eylem yapılacağı bilgisini güvenlik birimleriyle paylaştığı öğrenildi. MİT'in uyarı yazısında, "DEAŞ(IŞİD) bağlantılı eylemcilerin Türkiye'ye geçiş yaptığının değerlendirildiği, söz konusu eylemcilerin bombalı veya canlı bomba olarak eylem yapmayı planlandığı, eylemlerini kalabalık alanlar, miting alanları, büyükşehir ve sınır şehirlerinde yapacaklarının değerlendirildiği" belirtildi. Uyarı yazısında Adıyaman'daki "Dokumacılar" grubundaki 16 kişi ile 3'ü yabancı eylemcinin de isimlerinin yer aldığı da belirtildi.
Hürriyet


'Tek Başına İktidar Olmamıza Ramak Kaldı'
Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından düzenlenen kahvaltıda Çerkezlerle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, seçime sayılı günler kalmasına karşın siyasi tansiyonun düşük olduğunu söyledi. Akdoğan bunun Dağlıca saldırısı ve Ankara'da meydana gelen terör eyleminden kaynaklandığını ifade etti. Bugünlerde dayanışma içinde olarak siyaseti arka plana atmak gerektiğini vurgulayan Akdoğan, bu yüzden Ak Parti olarak seçim kampanyasına ara verdiklerini söyledi. Terörün amacına hizmet etmemek için hayatı normalleştirmek gerektiğini dile getiren Akdoğan, "Terörün amacı hayatın normal akışına sekte vurmak. Burada hayatı normalleştirmek, teröre de verilecek bir cevap anlamına geliyor. Çünkü seçim sürecinde yaşanan bu hadiselerin hedefi aslında sandığa gölge düşürmek. Seçim sürecine bir müdahaledir bu, siyaset mühendisliği çabasıdır" diye konuştu. Akdoğan, terör örgütlerinin Türkiye'ye yön veremeyeceğini, ancak milletin istikamet çizeceğini, bunu göstermek için de siyasete güç vermek gerektiğini vurguladı. Akdoğan, birilerinin Türkiye'nin büyümesinden rahatsızlık duyduğunun altını çizerek şöyle devam etti: "'Ak Parti'den kurtulursak Türkiye'yi yeniden uydu haline getirebiliriz' anlayışı hakim. 'HDP barajı geçer mi' diye bir sürü hadise yaşandı geçen seçimden önce. Şimdi de 'Tek başına Ak Parti iktidar olmasın' diye yaşanıyor. Ama milletimiz güven ve istikrarın ne kadar önemli olduğunun farkında. Mesele memleket meselesi, burada sorumlu davranmak, sandığa gitmek önemli. İnsanların hür iradesini rahat bir şekilde, huzur ve güven içerisinde sandığa yansıtmaları önemli. Anketlere göre tek başına iktidar olmamıza ramak kaldı."
Milliyet

'İnsanlık Bunu Da Gördü'
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Fahri Doktora ve Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta içinde Esad'ın Rusya'ya düzenlediği resmi ziyarette gördüğü muameleyi eleştirerek şunları söyledi: "Suriye meselesi, uluslararası toplumun gündeminde her gün daha üst sıralara tırmanıyor. Türkiye'nin başından beri savunduğu terörden arındırılmış bölge, uçuşa yasak bölge, eğit-donat uygulamalarının gerekliliği her geçen gün daha iyi anlaşılmaya başlandı ama dert başka. Dert, aslında Türkiye'yi bölmek. Şu anda 911 kilometre Suriye'ye sınırı olan, öbür tarafta Irak'a 350 kilometre sınırı olan bir ülke, akrabalık bağları olan bir ülkeden bu gelişmeleri daha iyi değerlendirebilecek birileri olabilir mi? Ama birileri adeta 'bu işi biz daha iyi biliriz, daha iyi değerlendiririz' mantığı ile hep öne geçmenin gayreti içindeler. Bundan dolayıdır ki başaramadılar, başaramıyorlar ve başaramayacaklar. Yine er veya geç bizim tezimize gelmek durumundalar. Aksi takdirde biz adımımızı atmak durumundayız."
Vatan

'Farklı Tepki Verebiliriz'
Dün CNN Türk'te Hakan Çelik'in sorularını yanıtlayan eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, röportajda kimi zaman isim vererek kimi zaman isim vermeden sert eleştirilerde bulundu. Seçimlere katılmamasıyla ilgili "Heyecanımı kaybettiğimi de söyleyebilirim. Birilerine olan sevgimi de biraz kaybetmiş olabilirim. Siyasette insanı her gün motive eden şey biraz da heyecanıdır. Mesela biz 60-65-70'lerde de siyaset yapanları biliyorum. Bir hayalimiz hedefimiz vardı. Bu hedefe varmak için dört partim kapatıldı benim. Erbakan Refah'ın kapatılmasından sonra mükemmel bir konuşma yapmıştı. Ama bu bizim hedefimiz içinde küçücük bir olaydı dedi. Biz o zaman da önümüze baktık" dedi ve şunları söyledi: "Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen o zaman işler yürümez. Hedefe giderken ülke bakımından, parti bakımından zorluklar ortaya çıkmışsa 'böyle olmasın şöyle olsun' diyebilirsiniz. Ama bu söz kıymet bulmuyorsa beraber siyaset yapacağınız insanlarla aranıza buzdan duvarlar girmeye başlamışsa sizin bir ayak bağı olmaktan çıkmanızda fayda olur." "Bizi imtihan etmeye kalkmasınlar. Yeni yetmeler diye belki iki yıl önce tabir ettiğim bir zıpır grup ortaya çıktı. Bunlar, Ali Babacan'ı beni, Hüseyin Çelik'i, bir başkasını, Abdullah Gül'ü itibarsız, güçsüz, zayıf hale getirmek için, trollerden de istifade ederek, dedikodu kampanyalarından istifade ederek, sahip oldukları televizyon kanallarında ve gazetelerde yaylım ateşine tutuyorlar. 'Arınç + Gül = ?' yazıyorlar. (Nuh Albayrak'ın köşe yazısı). Bu vicdansızlıktır, bu bize hakarettir." Arınç, "Sayın Gül bundan sonra ne yapacak nasıl hareket edecek" sorusuna ise "Benim gibi yapacak. Dua edecek AK Parti için. AK Partiyi sahiplenecek. Yalnız şununla bizi imtihan etmesinler. 'Onlar zaten böyle bir şey yapmazlar' diye üstümüze geliyorlar. Ama şunu söylerlerse etkili olurlar, tavsiye etmem de. 'Zaten bunların toplumda bir karşılığı yok Bir araya gelseler ne olacak, parti kursalar ne olacaklar' demeye kalkarlarsa başka türlü bir tepki verebiliriz" derken Çelik'in "Ne olabilir o?" şeklindeki sorusuna ise "Onu onlar düşünsünler" şeklinde cevap verdi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 108, 7525-108, 9696                            
ABD Doları 2, 9047-2, 9097/ Euro 3, 1998-3, 2063/İngiliz Sterlini 4, 4494-4, 4564                  


Müteahhitlere Müjde
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, 1 Ocak 2016'da yürürlüğe girecek 'yeni tip imar yönetmeliği' uygulamasının 2016 yılı sonuna kadar ertelendiğini açıkladı. Bursa'da katıldığı bir programda açıklamalarda bulunan Güllüce; "İmar yönetmeliğindeki değişiklikler için çalışmalar yapmıştık. Bu konuda odalarla, üniversitelerle ve özel sektörle görüşmelerimiz olmuştu. Ancak gelinen son noktada inşaat sektörü bu yönetmelik değişimi için bir erteleme talebinde bulundu. Nihayetinde tip imar yönetmeliği değişikliğinin 1 yıl daha ertelenmesine karar verdik. İnşaatçıların gözü aydın, belediye başkanımızın gözü aydın" dedi. Ertelemenin müteahhitler için önemli emsal avantajı sağlayacağını belirten Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, "İnşaatçılar 1 Ocak 2016'ya kadar ruhsat olmak için acele ediyordu, şimdi koca bir yıl daha kazandılar. Ancak daha fazla emsal sağlayan 1 yıllık ek süreden faydalanmak için Mayıs 2014 öncesi şirketlerin sözleşmelere başlamış olması gerek" dedi. Bakan açıklamasını 'müjdeli haber' olarak değerlendiren İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, "1 yıl daha uzayan yönetmelik inşaatçılara daha fazla emsal kullanım hakkı veriyor. Yeni yönetmelikle 0.25 emsal 0.20 ye çekildi ama aradaki fark 0.05'den fazla. Teknik detaylara bakarsak uygulamanın ertelenmesinin yüzde 7'lik bir avantajı var. 1 yıl avantajı tüm sektörü değil, müracatını yapmış belgesini almış müteahhitleri etkileyecek. Özellikle Anadolu yakasındaki kentsel dönüşüm projelerinde müteahhitler 1 Ocak'a yetişemiyor, bu nedenle panik oluyordu" diye konuştu.
Hürriyet

Gitti Geldi
Kurdaki ani dalgalanmalar en çok döviz borcu bulunan firmaları etkiliyor. Ani dalgalanmalarla firmalar bir anda zarara geçtiği gibi bir anda da kâra geçebiliyor. Bunun son örneği ise Türk Telekom'un bilançosunda yaşandı. Yüksek kur sebebiyle 3. çeyrekte 493 milyon lira zarar eden Türk Telekom, KAP'a açıklama yaptığı 21 Ekim tarihinde zararını da kapatmış oldu. Londra'da düzenlenen 15. Broadband World Forum'un ardından açıklamalarda bulunan Türk Telekom Grubu Kurumsal İş Birimi CEO'su Mehmet Ali Akarca, zararın operasyonlarla ilgisi olmadığına dikkat çekerek, "Ekipman yatırımları için yurt dışındaki firmalara borçlanıyoruz. Kur zararı da tamamen bundan kaynaklanıyor. 30 Eylül tarihi itibarıyla 3. çeyreği 3.05 dolar kurundan kapattık. Zararı açıkladığımız gün ise dolar 2.89'lara gerilemişti. O gün zararımızı kapattık diyebiliriz. Tamamen bilançoyla ilgili bir durum" diye konuştu. Türk Telekom olarak 9-10 milyar lira civarında yükümlülükleri olduğunu ifade eden Akarca, "Dövizdeki yükseliş kısa vadeli borçlanmalarda fiili zarara neden olabiliyor. Ancak borçlarımızın ortalama vadesi 4 yıl. Türk Telekom olarak 1.5 yılda kazandığımız FAVÖK'le borcumuzu karşılayabilecek durumdayız. Bu dünya devi telekom şirketlerinde 2-3'lere dayanıyor" diye konuştu. GSM operatörleri ile Türk Telekom arasında yaşanan fiber kavgasına da değinen Akarca, yaşanan tartışmalarda konunun kamuoyunda tam olarak anlaşılamadığını söyledi. Türk Telekom'un fiber altyapısını kullandırmama gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını anlatan Akarca, "Operatörler Türk Telekom'un fiber altyapısını alıp satıyorlar. Altyapı için bugüne kadar 20 milyar lira yatırım yaptık. Bunu bedava kullanmak istiyorlar. Biz altyapıyı onlara kullandırıyoruz ancak bunun bir fiyatı var. Fiyatı ise biz değil BTK belirliyor" dedi. "Fiber için 1 metre bile izin alamadık" diye yakınan operatörlerin diğer taraftan da yatırımcılara "2 bin metre kazdık" diye mesajlar verdiğini anlatan Akarca, bunların yanlış söylemler olduğunu ifade etti.
Türkiye

110 Milyon Lira 'Tüketici' Cezası
Gümrük ve Ticaret Bakanı Cenap Aşcı, tüketici hakem heyetlerine 2014 yılında 5 milyon 445 bin başvuru yapıldığını, bunların 2 milyon 727 bininin karara bağlandığını söyledi. Tüketici hakem heyetine yapılan ve tüketici bilgi sistemine kaydedilen şikâyet sayısının 20 Ekim itibarıyla 1 milyon 426 olduğunu anlatan Aşcı, "Geçen sene Tüketici Kanunu yürürlüğe girdiği için bankalar tam uyum sağlamamıştı, ondan kaynaklanan bir durum vardı" dedi. Söz konusu başvuruların 1 milyon 161 bininin (yüzde 95) tüketici kredileri, kredi kartları, konut finansman sözleşmeleri gibi bankacılık sektörüyle bağlantılı şikâyetlerden oluştuğuna işaret eden Aşcı, bunların 927 bininin (yüzde 68) karara bağlandığını kaydetti. Aşcı, karara bağlanan başvurulardan yüzde 95'nin ise tüketici lehine sonuçlandığını bildirdi. Şu anda 30'a yakın bankada tüketici kanunu ve yönetmeliklerine ilişkin denetimler yaptıklarına dikkati çeken Aşcı, bu denetimleri öncelikle rehberlik anlayışıyla yerine getirdiklerini aktardı. Bakan Aşcı, şöyle devam etti: "Kredi kartı, tüketici kredisi, konut kredisi işlemlerinde Bakanlık olarak bir anlamda rehberlik hizmeti veriyoruz. Bunu yaparken de gördüğümüz aykırılıklara kanuni sınırlarımız çerçevesinde cezalarımız da var. Şu anda 4 bankamıza müfettişler tarafından kanuni sınır kapsamında 110 milyon lira ceza kesilmiş durumda, tebliğ edildi. Yıl sonuna kadar arkadaşlarımız bitirecek. 30'a yakın banka incelemeden geçiyor." Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular konusunda kendilerine gelen şikâyetlere de değinen Aşcı, bazı kişilerin şikâyette bulunan insanlara ulaşarak, 'Sizin şöyle bir şikâyetiniz vardı, lehinize sonuçlandı, bize vekalet verin biz sizin işlemlerinizi takip edelim' dediklerini söyledi. Bakan Aşcı, "Vatandaşlar böyle şeylere itibar etmesin. Biz hakem heyetlerine yapılan müracaatları bizatihi kendileriyle takip ediyoruz ve sonuçlarını onlara resmi yoldan getiriyoruz" dedi. Aşcı, vatandaşların konuya ilişkin duyuruları ve bakanlık faaliyetlerini "www.gtb.gov.tr" adresinden takip edebileceğini belirtti.
Türkiye

Piyasalar Sandığa Kilitlendi!
Piyasalar seçim sonrası hızla kurulabilecek bir hükümete odaklandı. Borsa İstanbul'da haftalık bazda hisse senetleri ortalama yüzde 2.09 artarken BIST 100 Endeksi 1.641 puan çıkışla haftayı 80.124 puandan tamamladı. Dolar kuru 2.85'lere kadar geriledikten sonra yeniden 2.90'ın üzerine çıktı. Yurtdışı piyasalardaki beklentilerin gelişmekte olan ülkeler lehine dönmesi ve seçimden sonra hızlı bir şekilde hükümet kurulabilme olasılığı alımları güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'nin açıklamaları gelişmekte olan ülkelerin borsalarını hareketlendirdi. Çin'in faizlerde indirime gitmesi gelişmekte olan ülkelerde doping etkisi yarattı. Çin Merkez Bankası'nın parasal genişlemeye giderek 2015 yılı için hedeflediği yüzde 7 büyüme rakamına ulaşmayı amaçladığı görülüyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'nin açıklamaları ve Çin Merkez Bankası kararı ile piyasalarda olumlu seyir görülüyor. Dış konjonktür Türkiye lehine dönerken 7 Haziran'dan bu yana yabancılar alım ağırlıklı işlemlerde bulundu. Borsada yabancı payı yüzde 63'ten yüzde 65'e çıktı. Bu da endeksi 7 Haziran öncesindeki 81.000 sınırına kadar taşıdı. Ancak Türkiye'nin risk primi hâlâ 250 seviyesinde bulunuyor. Oysaki 7 Haziran seçimine girilirken bu oran 218 seviyesinde bulunuyordu. Bu da dolar kurunun 7 Haziran seçimlerindeki 2.66 TL seviyesinden yüzde 9 primli işlem görmesine neden oluyor. Normal şartlar altında dış konjonktür olumluya dönmüşken bunun Türkiye'deki fiyatlaması da dolar/ TL'de 2.66'larda oluşabilirdi. Ancak seçim belirsizliği dolar kurunun 2.85 sınırına gerilemesine rağmen tekrar 2.90'ın üzerine çıkmasına neden olmakta. Kurda kalıcı bir düşüş, borsada yükseliş olabilmesi için Türkiye'nin risk priminin yeniden aşağı kayması gerekiyor. FED'in faiz artırımı masada olduğu sürece, ekim ayında bir faiz artırımı olmasa ve aralık ayında da ertelense dahi, sadece Türkiye açısından değil diğer gelişmekte olan ülkelerde de iyimserlik geçici kalacaktır. Kısa vadeli veri akışları sadece volatilite yaratıyor. Bu volatiliteyi değerlendirebilenler de kazançlı çıkıyor. Belirleyici olan ise dış konjonktür. Ancak içerideki belirsizlikler fiyatlamaların daha fazla yaşanmasının nedeni olmakta. Küresel kaygıların yüksek olduğu bir ortama Türkiye'nin güçlü bir hükümet, güçlü bir ekonomi yönetimi ile girmesi, gelişmekte olan ülkeler arasında parlamasını sağlayacaktır. Seçim sonuçları kadar seçim öncesi ve sonrası siyasilerin vereceği mesajlar da önemli. Siyasilerden gelen mesajlar yatırımcıların önlerini görebilmelerine olanak tanıyor. 7 Haziran öncesi daha sert bir siyasi iklim vardı. Söylemler daha uçlarda olduğu gibi kırmızı çizgiler de daha kalındı. Bu atmosferdeki seçim sonuçları hükümet kurma olanağı vermedi. 7 Haziran'dan hemen sonra en iyi senaryo olarak dillendirilen AKP-CHP koalisyonu da olmayınca piyasada satış eğilimi artmıştı. Sonrasında erken seçim sürecine girildi. 1 Kasım seçimlerine yönelik daha düşük profilli kampanyalar gözleniyor. Partilerin söylemlerinde değişimler yaşanırken kalın kırmızı çizgiler inceldi. Piyasa cephesine bakıldığındaysa gelişmeler ve seçim öncesi alınan pozisyonlar, yatırımcının seçimin sonucunda koalisyon da olsa bir hükümet kurulma beklentisi içerisinde olduğunu gösteriyor. Seçim sonrası hükümetin kurulma sürecinin uzamaması endeksi 85.000 ardından 88.000'e çıkarabilecek; doları 2.80 hatta daha da altına 2.72'lere geriletebilecek. Ancak bunun dışındaki ihtimaller, piyasalarda gerilimi artıracaktır. Böyle bir durumda dolar kurunda yeniden 3 sınırı denenirken endeks 70.000'lere çekilebilir. Piyasalar 7 Haziran seçimlerindeki sonuçları gördükten sonra 1 Kasım seçimlerine daha sakin giriyor. Hızlı şekilde kurulacak bir hükümet ise genel beklenti.
Milliyet

Saab Değil, Türk Markası Olacak
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilin milli bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye eğer gelecekte otomotivde 'var olacağım' diyorsa kendi markasını üretmelidir. Türkiye, SAAB markasını ne yapsın? Biz markayı satın almadık, SAAB markasıyla üretim de yapmayacağız" dedi. Yerli otomobille ilgili 1.5 yıl çok yoğun bir çalışma yaptıklarını belirten Işık, attıkları her adıma çok dikkat ettiklerini ifade etti. Kendilerinin bir Türk markası oluşturmaya çalıştıklarını vurgulayan Işık, "Biz Türk markası oluşturmaya çalışırken SAAB'ın markasını ne yapayım? Ama ben bu platformu satın aldım, fikri mülkiyet haklarını satın aldım. Aldığım SAAB 9-3'ün 4 tane modeli sedan, wagon, cup ve suv. Bu 4 modeli satın aldım, bunları Türk markası olarak geliştireceğim" görüşüne yer verdi. İşin başında oldukları ve SAAB'la yani NEVS firmasıyla bu konuda tam bir mutabakat içerisinde bulunduklarını dile getiren Işık, her milli meselede böyle gayri milli tavır göstermenin kimseye bir fayda getirmeyeceğini kaydetti. Projenin hayata geçmesi için de kendisinin bizzat ekibiyle, TÜBİTAK ile beraber ve Türkiye'nin tüm birikimini kullanarak, ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade eden Işık, halk desteği, siyasi irade varsa bunun hayata geçmemesi için hiç bir gerekçe olmadığını belirtti. Işık, "Bu açıdan inşallah bu proje hayata geçecek. Devrim otomobilinde yaşanan hayal kırıklığını, Allah'ın izniyle milletimize yaşatmayacağız, bunun içinde kılı kırk yaran bir titizlikle çalışıyoruz, insanlarımız umudunu boşa çıkarmamak için çok dikkatli davranıyoruz" dedi.
Vatan

30 Bankaya Denetim
Gümrük ve Ticaret Bakanı Cenap Aşcı, 30'a yakın bankada tüketici kanunu ve yönetmeliklerine ilişkin denetimler yaptıklarını belirterek, "Bu denetimleri öncelikle rehberlik anlayışı ile yerine getiriyoruz. 4 bankamıza kanuni sınır kapsamında 110 milyon lira ceza tebliğ edildi" dedi. Aşcı, tüketici hakem heyetlerine 2014 yılında 5 milyon 445 bin başvuru yapıldığını, bunların 2 milyon 727 bininin karara bağlandığını söyledi. Tüketici hakem heyetine yapılan ve tüketici bilgi sistemine kaydedilen şikayet sayısının 20 Ekim itibarıyla 1 milyon 426 olduğunu anlatan Aşcı, "Geçen sene Tüketici Kanunu yürürlüğe girdiği için bankalar tam uyum sağlamamıştı, ondan kaynaklanan bir durum vardı" diye konuştu. Söz konusu başvuruların 1 milyon 161 bininin (yüzde 95) tüketici kredileri, kredi kartları, konut finansman sözleşmeleri gibi bankacılık sektörüyle bağlantılı şikayetlerden oluştuğuna işaret eden Aşcı, bunların 927 bininin (yüzde 68) karara bağlandığını kaydetti. Aşcı, karara bağlanan başvurulardan yüzde 95'nin ise tüketici lehine sonuçlandığını bildirdi. Şu anda 30'a yakın bankada tüketici kanunu ve yönetmeliklerine ilişkin denetimler yaptıklarına dikkati çeken Aşcı, bu denetimleri öncelikle rehberlik anlayışıyla yerine getirdiklerini aktardı. Bakan Aşcı, şöyle devam etti: "Kredi kartı, tüketici kredisi, konut kredisi işlemlerinde Bakanlık olarak bir anlamda rehberlik hizmeti veriyoruz. Bunu yaparken de gördüğümüz aykırılıklara kanuni sınırlarımız çerçevesinde cezalarımız da var. Şu anda 4 bankamıza müfettişler tarafından kanuni sınır kapsamında 110 milyon lira ceza kesilmiş durumda, tebliğ edildi. Yıl sonuna kadar arkadaşlarımız bitirecek. 30'a yakın banka incelemeden geçiyor."
Vatan

Halkbank'tan Kosgeb İşbirliğiyle Kobi'lere Özel Destek Programı
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile Halkbank arasında imzalanan protokol kapsamında, KOBİ'ler uygun faiz oranı ve vade seçenekleriyle kredi kullanma fırsatına sahip oldu. Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile KOSGEB Başkanı Recep Biçer'in katılımıyla, KOSGEB Genel Merkezi'nde imzalanan protokole göre, KOBİ Finansman Destek Programı'ndan KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve beyannamesi güncel olan işletmeler yararlanabilecek. Aylık eşit taksitler halinde geri ödeme seçenekli kredide, KOBİ'lere nakit akışları doğrultusunda 12 aya kadar ödemesiz dönem öngörülebilecek. Finansal ihtiyaçlarını karşılamaya dönük olarak imzalanan protokol ile KOBİ'ler 3 ayda bir ödemeli gibi esnek ödeme seçeneklerinden de yararlanabilecek. Ayrıca, kendi işini kurmak isteyen KOSGEB' ten uygulamalı girişimcilik eğitimi almış girişimcilere yönelik uygun kredi imkanı sağlanabilecek. KOBİ'lerin en büyük destekçilerinden biri olmaya devam edeceklerini belirten Ali Fuat Taşkesenlioğlu, şunları söyledi: "Bu protokol çerçevesinde, KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve beyannamesi güncel olan firmalara uygun şartlarda kredi kullanma imkanı sunuyoruz. KOBİ'lerin etkinliğini artırmak ve rekabet güçlerini yükseltmek amacıyla önemli çalışmalar yapan KOSGEB ile işbirliği geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. KOBİ Finansman Destek Programı kapsamında firmalarımız, 60 ay vadeli işletme kredisinin yanı sıra ayrıcalıklı ve çok uygun şartlarla hazırlanan girişimci kredisi, enerji verimliliği kredisi, Ar-Ge ve İnovasyon kredisi vb diğer kredi ürün ve hizmetlerimizden de yararlanabilecekler."
Star

DÜNYA

Yedi Ülke Geçip Gittiler
Ahmed Macid savaş öncesinde ailesiyle birlikte Halep'te bir tekstil atölyesi işletiyordu. Ürettikleri kot pantolonları, tişörtleri Irak'a ihraç ediyorlardı. Savaş patlak verdiğinde hayatlarını sürdürmeyi denediler. 2013 yılında atölyeleri yağmalanıncaya kadar da direndiler. Sünni Kürt bir aileydiler. Daha güvenli olur diye Türkiye'ye yakın Afrin'deki köy evlerine sığındılar. Ancak Ahmed'in ağabeyi Ferid'in kaçırılması ve 120 bin dolar fidye ödemek zorunda kaldıktan sonra güvenlik ve gelecek için kaçmaya karar verdiler. Üç kardeş Ahmed (30), Ferid (35) ve Muhammed (36) Avrupa'ya gitme planları yaptılar. Ancak Muhammed, 8 yaşındaki oğlu hasta olduğu için eşiyle geride kaldı. Aralarında Muhammed'in 11 yaşındaki kızı dahil Macid ailesi 8 yetişkin ve 6 çocuk yola çıktılar. New York Times muhabiri ile Macid ailesinin yolu 26 Ağustos tarihinde Yunanistan'ın Makedonya sınırındaki Idomeni kentinde kesişti. O zamana kadar grup epey bir yol almıştı. İddialarına göre 21 Temmuz'da rüşvet vererek önce Suriye'den Türkiye'ye geçmişlerdi. NYT muhabiri Idomeni'de onlarla buluştuğunda Yunanistan'a geçeli dört gün olmuştu. Birçok mülteci gibi onlar da Türkiye'den Midilli Adası'na oradan Yunanistan ana karasına geçmişlerdi. Macid'in 22 yaşında eşi Cemile altı aylık hamileydi. Cemile'ye göre botla geçmek işin en kolayıydı. O günlerde Yunanistan- Makedonya sınırı bir açılıp bir kapanıyordu. Makedonya'ya girmeyi başardıklarında diğer mültecilerle birlikte Sırbistan sınırına taşındılar. Tren sınıra vardığında saat gece 23.00'ü gösteriyordu. Ancak mülteci kayıt merkezi birkaç km öteydi. Gönüllüler hamburger dağıtıyor, diğerleri battaniye, su, kek satmaya çalışıyordu. Otobüslerle götürüldükleri Sırbistan'ın başkenti Belgrad mülteciler nedeniyle çadırkent gibi olmuştu. Temizleyip biraz dinlenmek için bir otel aramaya başladılar. Komşu Macaristan ise göçü frenlemek için sınıra demir tel örüyordu. Ya insan kaçakçılarına para verecekler ya da tek başlarına devam etmeyi deneyeceklerdi. Ahmed, tek başlarına tel örgüyü geçmeye karar verdi. Ailenin 4 yaşındaki oğlu Zeynel Abidin Macid, gecenin bir vakti tel örgülerden uzatılırken vücudunda neşter yarası gibi iki sıyrık oluşmuştu. Kâh devletin sağladığı imkanlarla, kâh insan kaçakçılarına para yedirerek Avrupa sınırlarını tek tek geçip Almanya'ya ulaşmayı başaran Majidler'in hedefi İsveç'ti. Önce Danimarka'dan İsveç'e geçmeyi denediler. Ancak orada tutuklanıp hapishaneden bozma kampa kondular, sonra da Almanya'ya sınırdışı edildiler. Ahmed ve Ferid'in hayalleri vardı. Avrupa'ya yerleştiklerinde bir Ortadoğu marketi ya da Arap fırını açacaklardı. Bu defa feribotla İsveç'e doğru yola çıktılar.
Hürriyet

Rusya, Esad İçin Ayak Diriyor
ABD Dışişleri Bakaı John Kerry, Suriye'de Beşşar Esad'ın iktidarda kalmasının barışı neredeyse imkansız hale getirdiğini söyledi. Viyana'da ABD, Rusya, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının yaptığı Suriye konulu toplantıyı değerlendiren Kerry, Esad'ın gitmesi konusunda Rusya'dan farklı düşündüklerini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, "ABD, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Katar, Ürdün, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avrupa'nın büyük bölümü, yüzlerce değilse bile düzinelerce ülke, Esad'ın barış için imkansız bir dinamik oluşturduğunu görüyor. Esad iktidarda oldukça, isteseniz de barış yapamazsanız. Dolayısıyla bunun açıkça, siyasi bir süreçle çözülmesi gerekiyor" diye konuştu. Viyana'daki dörtlü görüşmede bazı konularda görüş ayrılıklarını gideremediklerine dikkat çeken Kerry, buna rağmen siyasi çözüm için görüşmeleri gelecek hafta cuma günü daha fazla sayıda ülkenin katılımıyla sürdürmek istediklerini dile getirdi. Viyana'da yapılan görüşmede, siyasi çözüme dönük bazı yeni fikirlerin de ele alındığını, bunlar çerçevesinde tarafların çeşitli kesimlerle görüşmeler yapacağını belirten ABD Dışişleri Bakanı Kerry, öngörülen toplantının birkaç gün gecikmeyle gerçekleşebileceğini sözlerine ekledi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından sorumlu Yüksek Temsilci Federica Mogherin de, ABD ve Rusya ile Suriye krizi ile ilgili siyasal bir çözüm arayışında olduğunu kaydederek, "Dışişleri Bakanları Suriye'de konuunda iş birliği yapmaya ve savaşı sonlandırarak kapsayıcı bir sürece imkan sağlayan siyasal geçişe yönünde ilerlemeye çalışıyorlar" dedi. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye'de muhalif Özgür Suriye Ordusu güçlerine havadan destek verebileceklerini söyledi. Rus devlet kanalı Rossiya 1 televizyonunda konuşan Lavrov, "Hava desteğimize muhalefeti de katabiliriz, ancak ABD bize teröristlerin ve muhalefetin nerede olduğu konusunda bilgi vermeyi reddetti" dedi.
Türkiye

Abd Eski Işid Üyelerini Kurtardı
ABD Özel Kuvvetleri ve Iraklı Kürt peşmerge güçlerinin IŞİD'e yönelik düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda, kurtarılan rehinelerden bir kısmının ihanetle suçlanarak hapsedilen eski IŞİD üyeleri olduğu öğrenildi. Reuters'ın haberine göre, Kürdistan Güvenlik Konseyi'ndeki bir kaynak, baskında kurtarılmak istenen rehinelerin başka bir adrese taşınma ihtimali bulunduğu açıkladı. Kurtarılan 69 kişinin Arap kökenli olduğu, bu kişilerden 20'sinin ise Irak askeri olduğu belirtildi. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ise, 69 rehinenin kurtarıldığı operasyon benzeri daha fazla operasyon yapılmasını beklediğini açıkladı. Carter, IŞİD'e karşı geniş çaplı istihbari bilgi toplandığını söyledi. Opresyonda kurtarılan rehinelerin IŞİD'in esir aldığı Peşmerge askerleri olduğu açıklanmıştı.
Milliyet

Bm'de Veto Hakkı Tartışması Alevlendi
Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşunun 70'inci yılında BM Güvenlik Konseyi'nin 'barış bekçisi' görevini yerine getirmekten uzakta olduğu gerekçesiyle geniş bir muhalefet ile karşı karşıya. Güvenlik Konseyi daimi üyesi ülkelerin 'beğenmedikleri' bir planı veto etme hakkına karşı BM'ye dahil 193 ülkenin 104'ü, veto kuralını değiştirmek istediklerine dair görüş birliğine vardı. Fransa, İngiltere, ABD, Rusya ve Çin'in daimi üyesi olduğu BM Güvenlik Konseyi, Suriye'deki iç savaş ve mülteci krizinde etkili adımlar atmadığı ve dünyadaki krizlere yeterli cevap veremediği gerekçesiyle sertçe eleştiriliyor. Güvenlik Konseyi'nin veto yetkisini karşı çıkan ülkeler arasında BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden Fransa ve İngiltere de bulunuyor. Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya'nın BM'nin Esad rejimine karşı yaptırım uygulaması için hazırlanan planlarda veto hakkını kullanarak BM'nin Suriye'deki insani ve siyasi krize müdahalesinin önünü tıkadığı ifade ediliyor.
Milliyet

Umut Yolu Kapanıyor!
Avrupa, sığınmacı krizine çözüm arıyor. Geçen hafta yapılan liderler zirvesinin ardından bu kez de Balkan ülkeleri liderlerinin katılımıyla başka bir toplantı yapılacak. AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'ın çağrısı üzerine toplanacak zirve, bugün Brüksel'de yapılacak. Juncker, çağrı metninde, Balkan ülkeleri ile sığınmacı krizi konusunda büyük bir işbirliği, daha kapsamlı danışma ve acil operasyonel eylem gerektiğini belirtti. Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan'dan devlet veya hükümet başkanlarının katılacağı zirvede Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EASO), AB Sınır Ajansı (Frontex) temsilcileri de yer alacak. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de zirveye davet edildi. Balkan ülkeleri, gelişmiş Avrupa ülkelerine varmak isteyen sığınmacıların ana güzergahı olarak öne çıkıyor. Macaristan'ın cuma gecesi Hırvatistan sınırına tel örgü çekmesinin ardından, sığınmacılar Slovenya'nın Brezica sınır kasabasına yönelmişti. Juncker zirvede Slovenya'ya 400 sınır muhafızının konuşlandırılması ve göçmenlerin parmak izlerinin burada alınmasını isteyecek. Buluşmanın Almanya Başbakanı Angela Merkel'in inisiyatifi üzerine organize edildiğini yazan Wall Street Journal gazetesi, Juncker'in liderlere, 'Ülkeler arası geçişlere izin vermeyin. Her ülke kendi sınırına giren mültecinin parmak izini ve sığınma başvurusunu alsın. Başka ülkelere taşımasın. Eğer mülteci burada sığınma başvurus yapmak istemiyorsa kapıdan geri çevirin' diyeceğini yazdı. Merkel'in yanı sıra AB üyesi Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Yunanistan, Macaristan, Romanya ve Slovenya'nın devlet ve hükümet başkanları da Brüksel'e bekleniyor.
Vatan

'Komplo' İddiası
Tatil cenneti Maldivler komplo iddialarıyla çalkalanıyor. Maldivler Devlet Başkanı Yardımcısı Ahmed Adib, Devlet Başkanı Abdülla Yamin Gayyum'a yönelik suikast girişimi iddiasıyla bağlantılı olarak gözaltına alındı. Polis Sözcüsü İsmail Ali, Adib'in Çin'e yaptığı resmi ziyaret dönüşü havaalanında gözaltına alındığını açıkladı. Sözcü Ali, patlamayla ilgili olduğundan şüphelenilen Adib'in Maldivler'e ait bir adadaki gözaltı merkezine götürüldüğünü belirtti. Adib'in hakkındaki suçlamaları reddettiği bildirildi. Devlet Başkanı Gayyum ve eşinin bulunduğu teknede 28 Eylül'de patlama meydana gelmiş, Gayyum patlamadan yara almadan kurtulurken, eşi, bir yardımcısı ve bir koruması yaralanmıştı. Yetkililer, başlangıçta patlamanın mekanik bir arızadan kaynaklandığını belirtmiş, daha sonra ise olayın bir suikast olduğu açıklanmış ve soruşturma başlatılmıştı.
Vatan

Türkiye İçin Dua Ettiler
Saraybosna'daki tarihi Bakareviça Camisi'nde, Türkiye'deki terör eylemlerinin bir an önce bitmesi için dua edildi. Yatsı namazını Bakareviça Camisi'nde kalan çok sayıda Müslüman, namazın ardından edilen duaya eşlik etti. Gazi Hüsrev Bey Camisi Müezzini Vehbiya Şeçeroviç, bu akşam çekilen zikir ve edilen duayla Allah'tan Türkiye'deki terör eylemlerinin bir an önce bitmesini dilediklerini söyledi. Türkiye'nin birçok kez hem Boşnaklara hem de tüm Müslüman halklara destek olduğunu kaydeden Şeçeroviç, "Biz Boşnaklar için Türkiye dost ve kardeş ülkedir. Türkiye'de son dönemde yaşananlardan dolayı çok üzgünüz" dedi. Şeçeroviç, Türkiye'nin teröre ve düşmanlarına galip geleceğine inandığını vurgulayarak, "Türkiye ağladığında, Boşnaklar da ağlıyor. Bu nedenle bu akşam Allah'tan Türkiye'deki kardeşlerimize yardım etmesi için dua ettik. Türkiye, Balkanlar ve Bosna Hersek için çok önemli bir ülke. Güçlü Türkiye, güçlü destek demek" ifadelerini kullandı.
Star

POLİTİKA
'1 Kasım'da Vekil Sayımız Artacak'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Batman'da düzenlenen, 'Daha tutuklanmamış belediye eş başkanları ile buluşma' konulu toplantıya katıldı. Batman Belediye Konferans Salonu'ndaki toplantı nedeniyle salon dışında polisin sıkı güvenlik önlemleri aldığı görüldü. Demirtaş, dünyada 'Mars'ta yaşam var mı yok mu? Su bulundu mu, bulunmadı mı?' tartışmaları yaşanırken, Batman'da 'Tutuklanmamış belediye başkanları' toplantısını düzenlediklerini hatırlatarak şunları söyledi: "20 Belediye Eşbaşkanı tutuklandı. İkisi İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırıldı. 6'sı da aranıyor. 15 belediye meclisi üyemiz tutuklu. 16 belediye meclis üyemiz de görevden uzaklaştırıldı. Bunlar Cumhurbaşkanı'nın talimatı ile gerçekleştiriliyor." Sandıkların birleştirilme kararını da değerlendiren Demirtaş, "Tüm parti teşkilatımıza sesleniyorum. Sakın, sandık taşımak isteyen İlçe Seçim Kurulları'na itiraz etmeyin. Biz bu mahalle, o mahalle değil, sarayın bahçesinde bile olsa gidip o zarfı sandığa atacağız" dedi. DBP'li belediye başkanlarının sözde "öz yönetim" çağrılarını desteklediklerini söyleyen Demirtaş "Yerinden yönetim modeli, İzmir'in, Antalya'nın, Edirne'nin, Tekirdağ'ın, Ankara'nın, Trabzon'un, Artvin'in kendini yerelden yönetmesi fikridir" diye konuştu. Demirtaş, "1 Kasım sonucunu görecek olanlar, 'keşke 7 Haziran'ı kabul etseydik' diyecekler. Çünkü HDP 80 vekil değil, 100-110 vekil çıkaracak. 2017'de Kürt sorununun önemli kısmını çözeceğiz. Yine 2017'de silahların sustuğu bir döneme gireceğiz. 1 Kasım sonrası barışı kalıcılaştıracağız" dedi.
Milliyet

Halka Şantaj Yapıyorlar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, BEST FM'de katıldığı radyo programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'kuzu kuzu gelecekler' söylerine atıfta bulunarak "Hiç meraklanmasın kendisi bize kuzu kuzu görev verecek" dedi ve ekledi: "Hükümet, asgari ücretin 949 TL olduğunu benden öğrendi. 1 Kasım'da halk bize yetki verirsen net 1.500 TL yapacağız. Polislerden bir şey istiyorum, iktidarın değil, halkın polisi olsunlar. Polisler, çalışırken aldıkları ücretle aynı emekli maaşını alacaklar. Tabii bana oy vermeleri gerekiyor ki iktidara gelip vaatleri yerine getirebilelim. Ben Ecevit geleneğinden geliyorum. Ecevit derdi ki; 'ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen gerçekleştireceksek, emekliye hak ettiğini vermeliyiz. Başta bu vaatlerimize karşı çıktılar ama sonra seçim bildirgelerimizi kopyaladılar." Kılıçdaroğlu, "Beyaz Toros" polemiğiyle ilgili soruyu ise "Başbakan iradesini saraya ipotek etmiş durumda. Faili meçhulle olmasın diye bize oy verin demek, açıkça halka şantajdır Türkiye'yi kaosa süreklerim demek Biz geçen yasama döneminde 24 kez faili meçhullerin araştırılması ile ilgili önerge verdik. Tamamına AKP hayır dedi. Şimdi hangi Beyaz Toroslardan bahsediyorlar.. 12 Eylül darbe hukukuna AKP sahip çıkıyor, sonra darbeye karşıyım diyor, bu trajikomik…" diye yanıtladı. "2012 yılında ben terör sorunumuz ile ilgili Erdoğan'a 3 sayfalık bir yol haritası verdim; samimi ve dürüst olacaksınız, gizli kişisel bir ajandanız olmayacak, halka hesabını veremeyeceğiniz vaatlerde bulunmayacaksınız. " "Bunların hiçbirini yapmadılar, tökezlediler. 2002'de iktidar olduklarında terör yoktu, şimdi var üstelik sadece PKK değil bir de IŞİD terörü çıktı. Sorumlusu hükümettir. Defalarca uyardık, Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyin, oradaki terörü ülkemize taşımayın dedik. IŞİD ülkemizde eylem yapmaya başladı. Bizim Suriye ile ne alıp veremediğimiz var, Mısırla, Libya'yla ne sorunumuz vardı. Sen o ülkelerin içişlerine karışırsan, oradaki terörü taşırsın. Siz PKK terör örgütü değil derseniz, teröre prim vermiş olursunuz. AKP'nin içinde ve havuz medyasında bunu seslendiren çok kişi var." "Hükümeti kuramayan kişinin tekrar hükümet kurma şansı yoktur. Neden çünkü bağımsız bir iradesi yoktur. Toplumu tekrar seçime sürüklenmesinin sebebi 'Bana 400 milletvekili vermezseniz ben de ülkeyi teröre sürüklerim' gibi yanlış bir mantık yürütmektir. Hükümeti kuramayanları halkın cezalandırması lazım, yetki vermemesi gerekir."
Vatan


SPOR

Spor Toto Basketbol Ligi'nde 3. haftanın ilk karşılaşmasında Beşiktaş Sompo Japan, deplasmanda Türk Telekom'u 79-65 yendi, ilk galibiyetini elde etti. İki takımın da hücumda çok iyi yüzde ile oynadığı ilk periyot 25- 22 Beşiktaş üstünlüğüyle geçildi. Ankara ekibi boyalı alanı iyi kullanıp, faul çizgisine de giderek skor üretirken, Beşiktaş rakibine dış atışlarla yanıt verdi. Lampe'nin boyalı alandaki etkili performansı, Siyah-beyazlılar'ın farkı artırmasını sağlarken devre de 41-35 Beşiktaş lehine tamamlandı. İkinci yarının başında Savovic ile etkili oldu ev sahibi ama kısalarından bir türlü istediği katkıyı alamadı, özellikle takımın ilk skor opsiyonu olan Brown bir türlü devreye giremeyince Engin ve Cenk'in arka arkaya üçlükleriyle arayı açan Beşiktaş, 60-43'te farkı 17'ye çıkarırken, 3. çeyreğe de 62-48 galip girmeyi başardı. Telekom bir kez daha boyalı alandan skor buldu. Son çeyreğin başında Ermal ile art arda basketler bulan Başkent ekibi farkı tek hanelere düşürdü. Woodside ile 33. dakikada skoru 63-57'ye getiren ev sahibi çok iyi bir maç çıkaran Wolters, Engin ve Muratcan'a bir kez daha teslim oldu. 36. dakikada Engin ile bir üçlük bularak farkı 9'a çıkaran Beşiktaş, son dakikalarda da iyi oyununu devam ettirdi, salondan 14 farklı galip ayrılmayı bildi. Beşiktaş 3. maçında ilk galibiyetini elde ederken, Türk Telekom ise ligdeki 2. maçında yine galibiyetle tanışamadı.
Milliyet

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, yenilenen Nevzat Demir Tesisleri'ni basına tanıttı. Orman, F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a gönderme yaparak "Aziz Bey'in kavgacı bir üslubu var. Ben halkın arasındayım. Fenerbahçeliler ve Galatasaraylılar, bana 'Üslubunuzu bozmayın' diyorlar. Beşiktaş'ın hakkında konuşmak kimsenin haddine değildir" diye konuştu. Orman "Şike davasının bizimle alakası yoktu. Biz bunları yemeyiz. Haydi başka kapıya Aziz Bey, Süleyman Seba'dan örnek alsın. Herkes önündeki yemeği yesin. Geçen sezon Fener maçından önce Brugge ile oynamıştık. Köy takımından 3 yediler diye açıklama yapmışlardı. Molde ne? 25 bin kişilik belde takımı. Ama 3 yediler. Kimse bizi çukura çekmeye uğraşmasın" dedi. Tesis hakkında bilgi veren Orman, "Hocamızın istediği gibi Arena'daki hibrit çim zemini, Nevzat Demir'e de yaptırdık. 5 milyon TL'nin üzerinde yatırım yaptık. Buranın ismini değiştirmeyiz. Nevzat Demir gibi değerli bir isme ihanet etmeyiz" dedi. Beşiktaş Başkanı takımla ilgili ise, "Oğuzhan, Gökhan gibi yıldızlarımız var. Tolga üstüne koyuyor, Necip'i beğeniyorum" yorumunu yaptı.
Star

Trabzonspor, Medicana sivasspor'u yenerek 4 hafta sonra 3 puanla tanıştı: 0-2. 13'te serbest atışı kullanan Marin'in vuruşunda top, okay yükselse de doğrudan filelere gitti: 0-1. 25'te Cicinho ortaladı, İbrahim kafayı dışarı vurdu. 27'de Medjani'nin kafasında setkus'tan seken topu Deniz ağlara gönderemedi. 31'de burhan karşı karşıya pozisyonda topu dışarı attı. 40'da Cicinho'nun ortasında kafalardan seken topu Mbia uzaklaştırdı. 48'de Medjani sert vurdu, setkus kornere çeli. 54'te okay defansın uzaklaştırmak istediği topu ceza alanı dışından ağlara yolladı: 0-2. 60'da aatıf'ın şutunda Esteban topu kornere tokatladı. 61'de İbrahim'in kafa vuruşunda top direği sıyırıp dışarı gitti. 62'de beykan vurdu, Esteban kornere çeldi. setkus, 68 ve 71'de Deniz'in çaprazdan iki şutunda gole izin vermedi. 74'te İbrahim akın vurdu, Esteban'da kaldı. 81'de beykan'ın şutunda Esteban topu kornere çeldi.
Star

Futbolda kalpler bugün Kadıköy'de atacak. Süper Lig'de 8'inci haftayı 17'şer puan ve averajla 2'nci ve 3'üncü sırada geçen Fenerbahçe ile Galatasaray, saat 19.00'da Şükrü Saracoğlu'nda kozlarını paylaşacak. Ezeli rakipler arasındaki 381. randevuda Fırat Aydınus düdük çalacak. Avrupa Ligi'nde Ajax'ı yenerek moral bulan Kanarya,50 bin taraftarı önünde kazanıp Cim-Bom karşısında 16 sezondur devam eden kaybetmeme geleneği sürdürmek istiyor. Devler Ligi'nde Benfica zaferiyle gruptan çıkma umutlarını yeşerten Aslan'ın hedefi ise Saracoğlu'ndaki 16 yıllık kötü seriyi bitirerek zirve yolunda avantaj sağlamak. 106 yıllık ezeli rekabette iki takım arasında geride kalan 380 maçta Fenerbahçe'nin Galatasaray'a galibiyet sayısında 144- 122, gol sayısında 528-480 üstünlüğü bulunuyor. Lig maçlarında Fener 48, Cim-Bom 33 galibiyet alırken, son 3 sezonda yapılan karşılaşmaları ev sahibi takımlar kazandı. Taraflar arasında geride kalan 380 derbinin 30'u ekim ayında oynandı. Ekim ayında yapılan maçlarda Fener 12 galibiyet alırken, G.Saray 5 kez sevindi. İki ekip arasında Kadıköy'de sadece 3 maç golsüz sona erdi. Bu arada 161 milyon euroluk Fenerbahçe ile 117 milyon euroluk Galatasaray'ın maçı en pahalı iki ekibin kapışmasına sahne olacak.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme